Türkiye | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Mon, 12 Jan 2026 19:07:53 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Türkiye | Biz Evde Yokuz 32 32 ERCİYES KAYAK MERKEZİ HAKKINDA BİLGİ & SON DURUM https://www.bizevdeyokuz.com/erciyes-kayak-merkezi https://www.bizevdeyokuz.com/erciyes-kayak-merkezi#respond Tue, 05 Mar 2024 14:15:46 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=105618 Yenilenmişsin, havalısın, ama gerçekten en iyisi misin Erciyes? Bu kış nerede kaysak diyenler için buyrun size sözünü esirgemeyen bir Erciyes rehberi. Fiyatlardan, pislere, yeme içme imkanlarından bütçe tüyolarına tüm bilmeniz gerekenleri toplarladık.

The post ERCİYES KAYAK MERKEZİ HAKKINDA BİLGİ & SON DURUM appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Yazı uğurlarken içimiz hep bi burulsa da ufukta bir kayak tatili olduğunu bilmek bizi hep teselli eder. Ancak küresel ısınma onu da elimizden alacak gibi duruyor. Bir gün değerlendiremediğimiz kayak tatillerine yanacağımıza her kışın hakkını verelim diyerek sözü Erciyes Kayak Merkezi’ne getiriyoruz.

Diğer kayak merkezlerini incelemek isterseniz:
– Yemyeşil ormanların kucağındaki Sarıkamış Kayak Merkezi
– Salda Gölü manzaralı Davraz Kayak Merkezi
Sarıkamış ve Palandöken Kayak Merkezleri Karşılaştırması

Zor (Siyah) Pistlerden Ottoman

Erciyes Kayak Merkezi Nasıl Bir Yer?

Erciyes Kayak Merkezi’nin Avantajları

– Kayseri Havalimanı’na Yarım Saatlik Mesafesi: Bu hafta sonu kayıp dönmek isteyenler için çok büyük bir avantaj. Ulaşımla vakit kaybetmeden tüm vaktinizi pistlerde değerlendirebiliyorsunuz:

– Şehir Merkezine Yakınlığı: Bu dağdaki imkanlarla sınırlı olmadığınız anlamına geliyor. Örneğin bütçe yapıyorsanız şehir merkezinde bir otelde kalıp her gün kolayca in çık yapabilirsiniz ya da açık büfe sevmeyenlerdenseniz her akşam şehre inerek Kayseri yemeklerini en meşhur Kayseri restoranlarında deneyebilirsiniz. Şehir merkezinden düzenli otobüs ve shuttle var. Yazının sonundaki ulaşım kısmında hareket saatlerini öğrenebilirsiniz.

– Gelişmiş ve Nispeten Yeni Altyapısı: Erciyes Kayak Merkezi Türkiye’de en çok yatırımın yapıldığı, en son teknolojiye sahip kayak merkezi. Erciyes’i popüler yapan en büyük unsur bu. Öyle ki bugün Erciyes’e geldiğinizde, yerli turist kadar yabancı turist olduğunu göreceksiniz ki bu çok müthiş bir başarı! Kar kalınlığı 100 santime kadar varan merkezde, farklı uzunlukta ve zorluk derecelerine sahip 41 pist, ikisi gondol olmak üzere 19 mekanik tesis bulunuyor. Dağda konaklama opsiyonları nitelikli ve bol çeşitli, kayak sonrası aktiviteleri, kayak okulu, snowkite, gece kayağı (bilgileri aşağıda), spa hizmetleri gibi imkanlar var. Bazı pistlerde yapay kar makinası da var.

– Konaklama Opsiyonlarının Yeniliği & Sosyal İmkanlar: Oteller daha genç. Yenilenmiş ortamlar insana daha iyi hissettiriyor. Ayrıca hip otellerin bulunması da apres-ski imkanları bakımından iyi oluyor. Yine de çok bir şey yok ama Sarıkamış’ta hiçlikten ya da Uludağ’ın garip ortamlarından daha iyi.

Gelelim dezavanatajlarına…

Erciyes Kayak Merkezi’nin Dezavantajları

– “Oturmamışlık” Hissi: Gel gelelim bu kadar olanağın yanında bir şeylerin tam da oturmamış olduğu hissi sizi tatiliniz boyunca yalnız bırakmıyor. Fazla kapasite ile çalışan ve fazla oda satıp “overbooked” olan oteller, aşırı yoğunluktan siparişlere asla dönemeyen ve toptan salan garsonlar, açık büfe kahvaltılarda dünden kalmış bayat ekmek ve simitlerin, yemek menüsünde ise bildiğiniz paket lavaşa konmuş domates soslu kıymadan yapılmış yağlamaların olması gibi…

Bunlar sadece bir otelin dertleri değil her otelde bu tip oturmamışlık ve hizmet sorunları yaşanabiliyor. Bu tip aksaklıklar tatilinize gölge düşürmese de ağzınızda bir tatsızlık yaratıyor. Palandöken ve Sarıkamış gibi dağın teknik imkanlarının daha kısıtlı olduğu seçeneklerde anlayışla karşılayacağımız şeyleri büyükşehir belediyesi statüsündeki Kayseri’de ve şehre bu kadar yakın bir kayak merkezinde göz ardı edemiyoruz ve bahsetmeden geçemiyoruz ne yazık ki… Elbette bu eleştirilerimiz tesislerin gelişmesi, profesyonelleşmesi, Avrupa standartlarını yakalaması adına.

– Peyzajın Monotonluğu: Pistler çıplak tepelere kurulduğu için kayarken pek bi ambiyans ya da manzara yok.

– Buzlanma: Ağaçsız bir zirve olduğu için rüzgar pistlerde buzlanmaya sebep oluyor.

Erciyes Seyahati Planlaması – Gelmeden Önce

Erciyes’e Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Erciyes’e uçakla gelecekseniz, size en yakın havalimanı Kayseri Erkilet Havalimanı. Erciyes Kayak Merkezi de Kayseri Havalimanı’na arabayla veya taksiyle 30 dakika kadar bir mesafede kalıyor. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka farklı havayolu firmalarının bilet fiyatlarını karşılaştırın deriz. Aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz. Kayseri Erkilet Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Erciyes’e Ne Zaman Gitmeli?

Erciyes’e yılın 5 ayı yani Aralık başından Nisan başına kadar kar düşüyor. Ancak Aralık ya da Mart sonu kayak tatili planlıyorsanız mutlaka karın durumunu kontrol edin. Çünkü o sene kar erken bitmiş veya henüz başlamamış olabilir.


Erciyes’te Seçtiğimiz Oteller

Erciyes dağında da Kayseri merkezde de çok fazla konaklama seçeneğiniz var. Biraz ekonomi yapıyorsanız, dağda kalmak yerine ona 20 dakika mesafedeki merkezdeki otellerden birinde kalıp günübirlik dağa çıkmayı da tercih edebilirsiniz ama biz burada konfor ve zaman paritesi bakımından daha uygun olan dağ otellerini önereceğiz:

Das 3917 $$$

Das 3917, iki binasıyla hizmet veren, dağın en gözde işletmesi. Konaklama birimleri şömineli ev modunda, bazıları loft tarzda. Spor salonu, kapalı yüzme havuzu, oyun salonu, masa tenisi, hamam, sauna, masaj, bilardo gibi imkanlar var.  Kahvaltı açık büfe. İncelemek için TIKLAYIN.

Radisson Blu Hotel Mount Erciyes $$

4 yıldız sahibi, iki binasıyla, oda kahvaltı hizmet veren Radisson Blu Hotel Mount Erciyes, sade ve konforlu odalara sahip. Superior odalar ön binada, standart odalar ise lake side otelinde kalıyor. İki bina arasında shuttle servisi oluyor. Kahvaltısı açık büfe ama akşam yemekleri alakart. Restoran, lounge bar, spor salonu, kapalı ve açık yüzme havuzu var. İncelemek için TIKLAYIN.

Mirada Del Lago Hotel $$

Mirada Del Lago otel modern döşenmiş sade odalar tercih eden bir işletme. Aile odaları bulunuyor. Restoranı ve minik bir barı, spa alanı, hamam, spor salonu, masaj servisi ve kapalı yüzme havuzu var. İncelemek için TIKLAYIN.

Mirada Del Monte $$

3 yıldızlı Mirada Del Monte konumu ideal bir konaklama seçeneği. Oda ve süitler için çok büyük diyemeyeceğiz ama temel ihtiyaçların hepsi yer alıyor. Sabah akşam restoranda açık büfe servisi bulunuyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantılardan Kayseri merkez ve Erciyes’teki tüm otelleri ve evleri inceleyebilirsiniz.

– Kayseri Merkezdeki tüm OTELLER için TIKLAYIN.
– Erciyes’teki tüm OTELLER için TIKLAYIN.


Araç Kiralamak Gerekir Mi?

Bizce tercih etmenize gerek yok havalimanından Erciyes’e gidiş Erciyes’ten havalimanına dönüş için taksi tercih ederseniz kiralamaktan çok daha uyguna geliyor.

Erciyes Kayak Merkezi Kapıları & Pistleri

Harita Kaynak: www.kayserierciyes.com.tr

Erciyes Kayak Merkezi’nde pistler 4 ana kapıya ayrılıyor: Hacılar, Develi, Tekir ve Hisarcık. Develi Kapı, otellerin de kümelendiği bölge. Tekir Kapı ise halka açık gondolun (teleferik), tepede dağ cafesinin, genişçe bir otoparkın, yeme içme alanlarının da olduğu ana kapı. Hisarcık Kapı Divan lifti aktarması ile dağın en zirve noktası olan meşhur Ottoman pistine ulaşım için kullanmanız gereken kapı. Hisarcık Kapı da yine kaymayanların da binebileceği bir gondolun, gondolun bittiği yerde bir dağ cafesinin bulunduğu kapı.

Bu bahsettiğimiz 4 kapıda, 300 metreden 2.575 metreye kadar değişen uzunluklarda, 6’sı zor seviye, 17’si orta seviye ve 18’i kolay seviye olmak üzere toplam 41 pist ve 2 si gondol olmak üzere 19 mekanik sistem bulunuyor. Pistler zorluk seviyelerine göre renklere ayrılıyor. Eğer acemiyseniz mavi pistleri tercih etmelisiniz. Eğer bazı eğitimleri almış ve biraz daha deneyimliyseniz kırmızı pistlere geçiş yapabilirsiniz. Siyah pistler ise sadece profesyoneller için. Ayrıca acemi ve kızak pisti olarak ayrı pistler de bulunuyor. Aynı liftle çıkılan pistlerin kendi içinde numaraları ve o numaraların kırılımları var. Örneğin Develi Kapı’daki Kartın lifti ile ulaşacağınız ana pist 19 numara ise onun kolları 19a ve 19b olarak adlandırılıyor. Her pistin başında hangisinde olduğunuza dair bilgilendirmeler mevcut. Hiç kaybolmadan elinizdeki haritaya bakarak hangi piste hangi lifti kullanarak, hangi aktarmaları yaparak gitmeniz gerektiğini öğrenebiliyorsunuz.

Kolay Pistler (Mavi)

Hacılar Kapı’da: 3, 5

Hisarcık Kapı’da: 6, 6a, 7, 10a, 11, 11a

Tekir Kapı’da: 13, 13a, 13b

Develi Kapı’da: 16, 16a, 16b, 16c, 19, 19a, 19b

Orta Zorluk Derecesindeki Pistler (Kırmızı)

Hacılar Kapı’da: 1a, 1b, 2, 2a, 2b, 3a, 3b, 4

Hisarcık Kapı’da: 7a, 9, 10

Tekir Kapı’da: 12

Develi Kapı’da: 15, 15a, 15b, 15c, 18a

Zor Pistler (Siyah)

Hacılar Kapı’da: 1

Hisarcık Kapı’da: 8, 14, 14a, 17, 18

Tekir Kapı’da:

Develi Kapı’da:

Erciyes Kayak Merkezi’nde Gece Kayağı

Erciyes' gece düşerken
Erciyes Kayak Merkezi’nde hava kararınca gece kayağı yapmak çok popüler. Yalnız sadece cuma ve cumartesi günleri Tekir Kapı 13 Nolu (mavi/kolay) pistte gerçekleşiyor ve saat 20.00’ye dek sürüyor. Yani usta kayakçıları ve snowboardcuları tatmin edecek bir seviye değil.

Erciyes’te Snowkite

Das otelin bünyesinde Snowkite merkezi var. Tıpkı kitesurf dersi alır gibi snowkite dersi alıp yapabiliyorsunuz. Başlangıç, Gelişmiş ve Rehber olmak üzere 3 ayrı kapsamda eğitim paketi sunuyorlar. Kiralama hizmeti ise yalnızca daha önce snowkite yapmış, deneyimli kişilere veriliyor.

Erciyes Teleferik (Gondol)

Uludağ’da olduğu gibi Kayseri merkezden kalkıp sizi Erciyes’e götüren bir teleferik burada yok maalesef. Burada bahsettiğimiz teleferik yalnızca dağda iki yerde gondol diye geçen, kısa süren ve sizi manzaralı cafelere çıkaran teleferikler: Lifos ve Tekir gondolları. Sadece bu teleferiklerde kayaksız veya snowboardsuz biniş yapabiliyorsunuz. Diğer liftlere kaymayacak günübirlik dağ havasına gelmişler binemiyor. Eğer dağda kaymayacaksanız, otelinizde oturmak yerine gondollardan birine binip yolculuğun bittiği yerdeki cafelerde mola verip dağ havası alabilirsiniz.

Erciyes Kayak Merkezi Liftleri (Telesijeyler, Yürüyen Bantlar & Gondollar)

Erciyes kayak merkezinde, ortalama 24.000 metre uzunluğunda ve 19 farklı hatta mekanik lift sistemi bulunuyor. Kayak merkezinin resmi sitesinde güncel olarak pistlerin canlı görüntülerini de izleyebiliyorsunuz. Hava durumuna göre pistlerin kullanımı, açıklık ve kapalılık durumları değişebiliyor bu yüzden hem yoğunluğuna göz atmak hem de güncel olarak haberdar olmak için websitesinden bakabilirsiniz. Aynı şekilde telesiyej ve gondol kullanımı için de göz atmalısınız çünkü hava şartlarına göre her pist için kullanılamıyor.

LİFTLER
İsim Uzunluk Açılış Saati Kapanış Saati
1 Lifos Gondol (Hacılar Kapı) 2.495 m 09.00 17.00
2 Karakulak (Hisarcık Kapı) 1.589 m 09.30 16.30
3 Sırt (Hisarcık Kapı) 1.434 m 09.00 16.30
4 Yalçın (Hisarcık Kapı) 902 m 09.30 16.30
5 Keven (Hisarcık Kapı) 1.853 m 09.00 17.00
6 Hitit (Hacılar Kapı) 2.225 m 09.30 15.30
7 Kültepe (Develi Kapı) 2.173 m 09.00 17.00
8 Kaniş (Develi Kapı) 985 m 09.00 17.00
9 Divan (Hisarcık Kapı) 2.736 m 09.30 16.00
10 Ottoman (Hisarcık Kapı) 1.613 m 10.00 14.00
11 T-Bar Hisarcık (Hisarcık Kapı) 510 m 09.00 17.00
12 Zümrüt (Tekir Kapı) 1.500 m 09.30 16.00
13 Kartın (Develi Kapı) 808 m 09.30 17.00
14 Tekir Gondol (Tekir Kapı) 1.602 m 09.00 17.00
YÜRÜYEN BANTLAR
İsim Uzunluk Açılış Saati Kapanış Saati
15 Hacılar 200 m 09.30 17.30
16 Tekir 140 m 09.00 17.30
17 Hisarcık 1 130 m 09.00 17.30
18 Hisarcık 2 50 m 09.00 17.30
19 Develi (BabyLift) 150 m 09.00 17.30

 

Erciyes Kayak Merkezi 2026 Ski Pass Ücretleri

Elbette ücretler dolar olarak alınmıyor ama TL ile devamlı güncellenen fiyatlara yetişemediğimiz için USD karşılığını yazdık. Ancak siz de kontrol edersiniz diye TL fiyatların yazdığı resmi siteyi de ekliyoruz.

Yaya
13 Yaş ve Üzeri Yetişkin 7-12 Yaş Çocuk (0-6 Yaş Ücretsiz)
1 Çıkış 2,32 USD 1,39 USD
Yürüyen Bant
5 Çıkış 2,32 USD
10 Çıkış 4,64 USD
Kayakçı
13 Yaş ve Üzeri Yetişkin 0-12 Yaş Çocuk
1 Çıkış 2,78 USD 2,32 USD
7 Çıkış 18,56 USD 13,92 USD
14 Çıkış 34,80 USD 23,20 USD
30 Çıkış 69,60 USD 58 USD
50 Çıkış 92,80 USD 81,20 USD
100 Çıkış 173,99 USD 139,20 USD
200 Çıkış 324,79 USD 255,18 USD

 

Kayakçı biletleri sezon boyunca herhangi bir günde kullanılabiliyor. Sadece bir sonraki sezona sarkıtılamıyor. Biletler art arda kullanılamıyor. Yani bir arkadaşınız sizin için akbil gibi basamıyor çünkü bir ski pass kartını okuttuğunuzda beş dakika beklemek durumundasınız ki bu sırayı göz önüne aldığınızda hiç mümkün değil. O nedenle de her kayakçı kendi skipass’ını almak zorunda. Bir de başka kayak merkezlerinde olduğu gibi kayakçı biletleri ile tesislere yaya olarak binilemiyor. Yani ayağımda kayak olmadan gideyim de şu liftten çıkıp manzaraya bakıp dağ havası alayım da inmeden geri geleyim yok. O nedenle ailesiyle veya arkadaş grubuyla kayak tatiline gelmiş ama kayak veya snowboad yapmayacak olanların boynu biraz bükük kalıyor. Bunu sadece gondollarda yapabiliyorsunuz ki onlar da günübirlikçilerle çok kalabalık oluyor.

Kayak ve Snowboard Malzemesi Nasıl Seçilir?

Kendi kayak takımımı veya snowboardumu satın almanın vakti geldi diyorsanız, kayak için Kayak Malzemleri Nasıl Seçilir, snowboard için Snowboard Malzemeleri Nasıl Seçilir yazılarımızdan tüm bilgileri edinebilirsiniz.

Erciyes Kayak Merkezi’nde Kayak Kiralama Ücretleri

Kayak merkezi içindeki tüm otellerin kayak odaları, onlar dışında da kapıların girişlerinde malzeme kiralama ofisleri var. Biz kendi kaldığımız otelin fiyatlarına hakim olabildik ama tüm otellerde aşağı yukarı aynı fiyatların geçerli olacağını düşünüyoruz. Kayak takımı (kayak ve batonlar) ve kasktan (pistlerde zorunlu) oluşan bir paketin günlük kiralama ücreti 22 USD’ye tekabül ediyor. Elbette dolar olarak kiralanmıyor, Türk Lirası ile kiralanıyor ama devamlı güncellenen fiyatlara yetişemediğimiz için USD karşılığını yazdık. 

Erciyes Snow Academia Kayak Okulu

Özellikle çocuğunuzu kayağa veya snowboarda başlatmak istiyorsanız burası ülkenin en ideal yeri diyebiliriz. Çünkü çok fazla acemi pisti, yürüyen bant ve babylift seçeneği var. Erciyes Kayak Merkezi’nde Snow Academia’nın deneyimli öğretmenleri ders veriyor. Elbette Türk Lirası olarak ücretlendiriliyor ama devamlı güncellenen fiyatlara yetişemediğimiz için biz USD karşılığını yazdık. 

DERS ÜCRETLERİ (2026)
1 Kişi 84,66 USD
2 Kişi 141,10 USD
3 Kişi 169,32 USD
4 Kişi 197,54 USD
5 Kişi ve üstü, kişi başı 42,33 USD

Erciyes Kayak Merkezi’nde Kaymayanlar İçin Neler Var?

Magna Apex

Her arkadaş grubunda ve ailede kaymayan birileri mutlaka vardır. Peki onlar buraya geldiklerinde ne yapabilir derseniz:

1. Otellerin Lounge Barları & After Ski Partileri’nde Takılmak

Develi Kapı’daki oteller bölgesi, tüm kapılar arasında en ortam yapmalık nokta. Kayakçılar ve snowboardcular genellikle zirvelerdeki cafe ve restoranlardansa buradaki otellerin lounge barlarında, kara attıkları şezlonglarda veya after ski party’lerinde takılıp yorgunluk atıyor. Siz de kaymasanız bile güneşin, müziğin ve karın tadını çıkarabilirsiniz.

2. Otellerin Spa Olanaklarından Yararlanıp Yorgunluk Atmak

Yine Develi Kapı’daki çoğu otelin kendi spa merkezi, açık veya kapalı havuzu, masaj servisleri oluyor. Fiyatları değişmekle birlikte hepsinin spa menüsünü inceleyip dilediğiniz uygulamaları yaptırabilir, kendinize bir spa günü armağan edebilirsiniz.

3. Gondolla Zirve Cafelere Çıkıp Sucuk Ekmek Yemek

Kayseri’de kayak ve snowboard takımları olmadan binebileceğiniz iki lift var onlar da gondollar. Biri Tekir Kapı’da diğeri ise Hacılar Kapı’da. Gondollarla zirveye çıktığınızda karşınıza çıkacak H2650 ve Tekir Sucuk Evi gibi bazı cafe ve restoranlar var. Buralar çok nitelikli yerler olmasalar da manzaraya karşı sucuk ekmek yapabileceğiniz seçenekler. Kalabalık oluşu nedeniyle bizim çok tercihimiz olmadı. Genellikle kaymaya değil günübirlik dağ havası almaya gelmiş Kayseri halkının tercihi.

4. Günübirlik Kayseri Merkez’i Gezmek

Siz kayarken, onlar da Kayseri şehir merkezini gezip homini gırtlağa bağlayabilirler. Kayseri civarındaki önerilerimiz için Kayseri’de Gezilecek Yerler yazımıza göz atmayı unutmayın.

5. Günübirlik Kapadokya’ya Kaçmak

Siz kayarken ailenizden kaymayanlar günübirlik de olsa Kapadokya’ya doğru rahatlıkla uzanabilir çünkü Kayseri Avanos arası arabayla sadece 2 saat 15 dakika kadar. Yani İstanbul’dan Tekirdağ’a gitmek kadar yakın. İster gezilecek yerleri gezer ister doğa aktivitesi yapar, yemeklerini yer akşam da geri dönerler. Tabii daha derli toplu bir planlama için yola çıkmadan mutlaka Kapadokya Gezi Rehberi‘mize de mutlaka göz atsınlar.

Erciyes Kayak Merkezi’nde Yeme-İçme

Erciyes Kayak Merkezi’nde bizim tarzımız, nitelikli mekanların hepsi oteller bölgesi olan Develi Kapı’da kümeleniyor. O nedenle de diğer bölgelerdeki yerleri ve zirve cafeleri biraz pas geçeceğiz.

DAS Apres

Yukarıda da bolca bahsettiğimiz Das 3917 aslında Develi Kapı’da bir otel. Bar ve restoran kısmı ise dışardan da ziyaretçi kabul eden keyifli alanlardan biri. Bu bölümde keyifli after partyler olabiliyor, özellikle de hafta sonları. Kocaman bir terası var ve genelde büyük etkinlikler buraya taşıyor. Dilerseniz restoran kısmını da kahvaltıdan akşam yemeğine değerlendirebiliyorsunuz. Yalnız bu tip djli etklinlikler olunca giriş ücreti ve akşam yemeğine rezervasyon sistemi devreye giriyor. Onun dışındaki saatlerde gelirseniz normal bir şekilde giriş yapabiliyorsunuz. Hafta sonları sokak lezzetleri standları da kuruluyor. Özellikle pastırmalı kumpiri başarılı. Konum için tıklayın.

Radisson Blu Lounge & Restaurant

Hayalinizdeki şömineli o keyif köşesini Erciyes’te arıyorsanız, gelmeniz gereken mekan burası. Yazımızın kapağı yaptığımız yer de burası. Radisson Blu Hotel’in lounge barı iç mekan olarak civardaki bizce en keyifli seçenek. Akşamları dj performansları ve canlı müzik de oluyor. Aynı otelin için de bir de restoran kısmı var. Açık büfe değil alakart hizmet veriyor. Özellikle de et yemek isterseniz Enrecote de Paris kısmı sizi mutlu edebilir ama biz restoranın klasik menülü kısmını biraz zayıf bulduk. Konum için tıklayın.

Magna Apex Cafe & Restaurant

Gün içinde en çok tercih edilen mekan Magna Hotel’in cafe ve barı. Çünkü Develi Kapı’nın en popüler lifti Kültepe’nin hemen dibinde. Dışarı attığı şezlongları ve puflarında oturmak çok keyifli. Yalnız yoğun saatlerde ve günlerde, servis çok aksayabiliyor. Garsonlar yetersiz kalıyor ve iç biraz çığrından çıkabiliyor. Akşamları ise canlı müzik ve dj performanslı after ski party’leri oluyor. Konum için tıklayın.

Uçağa Binmeden Önce Merkezde Ne Yenir?

Gelelim uçağa binmeden son bir mideye bayram yaptıracaklara önerilerimize. Bizce son akşam yemeğinizi veya hangisine denk geliyorsa öğle yemeğinizi, Kayseri merkezdeki bu restoranlardan birine ayırmanız. Çünkü dağda has Kayseri mantısının, yağlamasının, Develi cıvıklısının iyisini asla bulamıyorsunuz.

1. Çemen’s Gurme: Çemen’s Gurme yalnızca şarküteri gibi görünse de aynı zamanda bir restoran. Genişce bir şarküteri alanı var dilerseniz. Alışveriş için de uğrayabilirsiniz. Mix AVM’nin içinde kalıyor. İç ve dış alanı var. Menüsünde ise yağ mantısından tepsi mantısına çeşit çeşit mantı türleri, yağlama, Develi Cıvıklısı, içli köfte, etli yaprak sarma gibi bir sürü yöresel lezzet var ve biz denediğimiz her şeyi çok lezzetli bulduk. Haftanın her günü 09.00’dan 22.00’ye dek açık, serpme kahvaltı için de uğrayabilirsiniz. Ancaaaakk yoğun sezonda akşam geçe kalırsanız, tepsi mantısı, içli köfte gibi seçenekler tükenmiş olabiliyor veya servis aksayabiliyor. O nedenle de uçağınız kaçta olursa olsun, en geç 17.00-18.00 gibi gelmiş olun deriz. Konum için tıklayın.

2. Elmacıoğlu İskender: Elmacıoğlu birden çok şubesi olan, şehrin en köklü ve ünlü restoranı. Kayseri lezzetlerini deneyebileceğiniz duraklardan biri. Daha çok kebap ve etli seçenekler üzerine ustalar. Mantılar, etli ekmekler, Develi Cıvıklısı, yağlama ve kağıtta pastırma gibi seçenekleri başarılı. Haftanın her günü 21.45’e dek açıklar. Konum için tıklayın.

4. Çiçek Develi Cıvıklısı: Çiçek Develi cıvıklısı, kebap ve pide salonu. Klasik ve ferah bir restoran. Yıllardır Develi cıvıklısı yapıyorlar ve bu konuda iddialılar. Develi cıvıklısı kuşbaşı ya da kıymayla yapılan pidemsi yöresel lezzetlerden biri ve bizce çok lezzetli. Bunun dışında da kebap, güveç gibi lezzetler ve farklı pideler de var. Haftanın her günü 08-20.30’a dek açıklar. Konum için tıklayın.

5. Envai Çeşit Manda Ürünüyle Hürmetçi’de Nefis Köy Kahvaltısı: Uçağı akşam değil de gündüz olanları da unutmuyor ve kahvaltıya da bir öneri ile geliyoruz: Kayseri’nin yılkı atları ile meşhur köyü Hürmetçi’de peynirinden sucuğuna kaymağından yoğurduna manda ürünlerinden oluşan köy kahvaltısı. Yalnız mutlaka önceden arayıp yerinizi ayırtın. Konum için tıklayın.

Kayseri Havalimanından Erciyes Kayak Merkezi’ne Ulaşım

Erciyes Kayak Merkezi, Kayseri Erkilet Havaalanı’na 25 kilometre mesafede yer alıyor. Yalnız diğer kayak merkezleri gibi havalimanından dağa çıkaran bir shuttle ağı yok. Bizce mutlaka olmalı ama ne yazık ki yok. O nedenle de araba kiralamaya, kendi transferinizi ayarlamaya veya taksiye binmeye mecbursunuz. Kayseri Belediyesi’nin şehir merkezinden belediye otobüsü servisi ile günübirlik vatandaşlara dağa ulaşım hizmeti verip de dağ ekonomisine orada konaklayarak asıl katkıyı sağlayan kayakçı ve snowboardcu tayfaya havalimanından ulaşım hizmeti vermiyor oluşuna bir anlam veremedik doğrusu. Herhalde taksiciler de kazansın mantığı var ama bizce çok yanlış.

– Taksi ile: Havalimanından taksilerle ulaşabiliyorsunuz. Tek yön ortalama 700 TL kadar tutuyor. (2026 sezonu fiyatıdır.) Birkaç uçağın aynı anda indiği yoğun saatlerde de kapıda taksi sırası uzadıkça uzuyor. En az 1 saat beklemek durumunda kalabiliyorsunuz. Baştan uyarmış olalım.
– Otel Shuttle’ları: Birçok otel ücret karşılığı havalimanından sizi alabiliyor. Özellikle kendi ekipmanınızla geliyorsanız otelinizle temasa geçip büyük araç isteyebilirsiniz. Ancak aramalarınızı son dakikaya bırakmayın. Ayrıca bazı otellerin Euro fiyatlandırma yaptığını da belirtelim.

Şehir Merkezinden Erciyes Kayak Merkezi’ne Ulaşım

Minibüs (Dolmuş): Seyyid Burhaneddin Türbesi önünden kalkan ve Erciyes Kayak Merkezi’ne götüren Develi ilçe minibüsü seferleri var.
– Shuttle:  Kayak sezonu boyunca her hafta sonu cumartesi ve pazar günleri, sömestr tatili süresince her gün, Kayseri Kalesi önünden 08.30, 09.30, 10.00, 10.30, 11.00 ve 11.30 saatlerinde dağa, dağdan da merkeze 15.00, 15.30, 16.00, 16.30 ve 17.30 saatlerinde Kayseri Belediyesi’nin ring seferleri var.
– Otobüs: Şehir merkezinden de oldukça kolay bir ulaşım var, belediye düzenli olarak şehir merkezinden otobüs kaldırıyor ve kış sezonunda bu otobüsler 24 saat hizmet veriyorlar.

Gidiş Dönüş
Hafta İçi Cumartesi Pazar Hafta İçi Cumartesi Pazar
08:30 08:30 08:30
09:30 09:30 09:30 15:00 15:00 15:00
10:00 10:00 10:00 15:30 15:30 15:30
10:30 10:30 10:30 16:00 16:00 16:00
11:00 11:00 11:00 16:30 16:30 16:30
11:30 11:30 11:30 17:30 17:30 17:30

 

The post ERCİYES KAYAK MERKEZİ HAKKINDA BİLGİ & SON DURUM appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/erciyes-kayak-merkezi/feed/ 0
İĞNEADA’DA GEZİLECEK YERLER – 2 GÜNLÜK İĞNEADA PROGRAMI https://www.bizevdeyokuz.com/igneada https://www.bizevdeyokuz.com/igneada#respond Wed, 14 Jun 2023 03:05:20 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=47716 Büyük şehirden doğanın kalbine hızlı bir hafta sonu kaçışı yapmak isterseniz Avrupa'nın en büyük longoz ormanları olan İğneada'dan dolu dolu 2 günlük bir program önerimiz var.

The post İĞNEADA’DA GEZİLECEK YERLER – 2 GÜNLÜK İĞNEADA PROGRAMI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Sonbahar renkleriyle dolu fotoğraflar görüyorsunuz, canınız yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya dönen yaprakları çıtırdata çıtırdata yürümek istiyor ama Abant ya da Sapanca kalabalığına giresiniz de hiiiç gelmiyorsa veya aylardan baharsa ve İstanbul’dan hızlı hafta sonu kaçışı için çok keşfedilmemiş bir adres arayışındaysanız Trakya güzel bir alternatif daha sunuyor: İğneada!

Istranca Dağları’nı tırmanana kadar her şey bildiğimiz gibi, sıradan -hatta çorak- çok izlemeye değecek bir yol değil. Ancaaak Istrancaları kıvrıla kıvrıla tırmanmaya başladığınız anda manzara değişiyor, bitki örtüsü, hatta havanın kokusu bile değişiyor.

İğneada Kırklareli’ne bağlı, neredeyse Bulgaristan sınırında, Karadeniz’e kıyısı olan bir sahil yerleşimi. Etrafı ilginç doğal oluşumlarla dolu. Küçücük bir belde ama sunduğu imkanlar arasında Avrupa’nın en büyük longoz (subasar) ormanı olarak bilinen, İğneada Longoz Ormanları Milli Park’ında keşf turları, longoz ormanlarında kano, upuzun ve pırıl pırıl incekum bir plaj hatta iki katlı bir mağara sistemi olan Dupnisa Mağarası var. Üstelik sadece 3 saatlik sürüş mesafesinde. Daha önce Acarlar Longozu‘nu görmüş olanlar burayı da listesine acilen eklemeli.

Baştan söyleyelim İğneada ben lüks ve konfor arayışındayım ya da gurme lezzetler peşindeyim diyenlere çok cazip gelmeyebilir (Nayu’nun restoranı hariç, Şef Gökçen Yıldırım tedarik sıkıntılarına rağmen harikalar yaratıyor) . Fakat İstanbul’dan çok da uzaklaşmadan doğanın tadını çıkarmak istiyorum, pek de ekstrem olmasa da kano ve atv gibi farklı tatlı su outdoorculuğu yapmak isterseniz işte o zaman İğneada tam size göre!

Hadi gelin size 2 günlük bir rota çizelim.

İğneada Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

İğneada’ya Ne Zaman Gitmeli

İğneada en çok Eylül, Ekim, Kasım aylarında popüler. Bizce de en güzel vakti yaprakların renk dönüşümünün mükemmel tablolar çizdiği Ekim ortası ve Kasım başı. Ayrıca bu aylar, yağmurların henüz başlamadığı ama havanın nispeten serinlememiş olduğu zamanlar olduğundan, kamp, atv ya da kano gibi doğa aktiviteleri için de harika zamanlama. Fakat yine bizce İğneada’ya baharda gelmek ve doğanın uyanışına şahit olmak da bir diğer opsiyon. Kara kış ve yazın ortası buraya gelmek için pek de uygun değil çünkü kışın çok soğuk yazın ise sulak bir alan olması nedeniyle sivrisinekli olabiliyor.


İğneada’da Seçtiğimiz Oteller ve Evler

İğneada’da konaklama konusunda 4 tercihiniz var: Ya İğneada içindeki glamping veya otel işletmelerinde kalabilir veya Kırklareli ve çevresindeki bağ otellerinde veya kiralık evlerde konaklayıp İğneada’ya günübirlik gelebilirsiniz. Fakat bu programı çekirdek arkadaş grubunuzla organize edecekseniz, Kırklareli çevresinde veya Tekirdağ sınırına yakın mevkiilerde kişi sayınıza ve bütçenize göre bir ev kiralamaya daha sıcak bakabilirsiniz. Bizim önerdiğimiz oteller ve evleri ise aşağıda bulabilirsiniz.

Longosphere Glamping $$

Özellikle çocuklu ailelerin sıklıkla tercih ettiği Longosphere Glamping, bölgenin son yıllardaki en popüler işletmesi. Tesiste iki türde çadır: Sincap ve kaplumbağa çadır. İlki tipi çadır şeklinde, içinde wc ve banyo bulunmayan, diğeri bungalov şeklinde, kendi wc ve banyosu olan opsiyon. Tesiste birçok restoran, bar, aktivite olanağı var. İncelemek için TIKLAYIN.

Nayu İğneada $$$

Nayu İğneada, 2023 yaz sezonunda açılmış çok yeni, temiz ve özenli bir işletme. Denize sıfır konumu, zevkli döşenmiş ortak alanları, ferah odaları ve şef elinden çıkma lezzetler sunan restoranı ile İğneada’daki açık ara en nitelikli konaklama seçeneklerinden. İncelemek için TIKLAYIN.

İnemare $$$

İğneada’nın en şık otellerinden. 2022 sezonunda açıldı. Temiz, modern, şık dekore edilmiş, ilgili çalışanları olan bir seçenek. Deniz manzaralı odaları tercih sebebi. Mert Gölü’ne 10 dakika mesafede. İncelemek için TIKLAYIN.

Çiftlik Evi $$

Kıyıköy’e gelmeden bir önceki köy olan Bahçeköy’de, 8 dönüm arazi içinde, 2 kişilik, bahçesi olan bir çiftlik evi. İçinde 1 banyosu, 1 odası ve 1 yatağı var. İncelemek için TIKLAYIN.


Aşağıdaki bağlantıdan İğneada’nın da bağlı olduğu Kırklareli’deki tüm otelleri inceleyebilirsiniz.

– Kırklareli’deki tüm OTELLER için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

İğneada’ya kendi aracınızla gelmeyecekseniz, araba kiralamayı düşünebilirsiniz. Burası birbirinden keyifli doğa aktivitelerinin olduğu bir bölge. Geldiğiniz zaman hepsini deneyimlemek için altınızda araç olması en ideali olur. İstanbul’dan uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMAK için TIKLAYIN.

Evrenin Nadirlerinden: İğneada’daki Longoz (Subasar) Ormanı Ekosistemi

Fotoğraf: Kemal Bilgin

Karadeniz’e kıyısında, Yıldız Dağları’nın eteğinde ve Bulgaristan sınırına yaklaşık olarak 12 kilometre mesafede yer alan, Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı olan İğneada Longoz Ormanı Milli Parkı, bataklıklar, subasar orman, tuzlu ve tatlı su gölleri ve kıyı kumullarından oluşan bir ekosisteme sahip. Tıpkı Dalyan gibi tuzlu su ekosistemi ile tatlı su ekosisteminin birleşip kendine has melez bir ekosistem oluşturduğu dünyadaki ender noktalardan. Hatta İğneada Londoz Ormanları, tüm Avrupa’daki en büyük Longoz Ormanları sayılıyor.

Nedir Bu Longoz (Subasar) Ormanı?

Akarsulardaki alüvyonlar, zamanla suyun denize döküldüğü yerde birikip bir set oluşturuyor. Böylece oluşan bu set, suyun denizle buluşmasını engellemeye başlıyor. Akarsu kendi oluşturduğu seti aşamayınca arkasında kalan alanı su basıyor. Bu subasmış alanda da zamanla batalıklılar, göller, kumullar ve ormanlar oluşuyor. Ve biz bu karmaşık ekosistemin bütününe longoz ormanı diyoruz.

Burada inanılmaz hassas bir ekosistemden bahsediyoruz. Çünkü longoz veya subasar dediğimiz oluşumlar aslında suyun bölgedeki varlığı ile doğrudan ilişkili. Subasar ormanları, su seviyesinin genellikle toprak yüzeyinde ya da yüzeye yakın bir şekilde bulunduğu ve alanın periyodik olarak sığ bir suyla örtülü olduğu ormanları ifade ediyor. Buradaki subasar ekosistemin devamlılığında da Yıldız Dağları’ndan Karadeniz’e dökülen dereler ve bölgedeki göller hayati öneme sahip. Anlayacağınız bir gün su biterse longoz ormanlarının da sonu gelir. İğneada Longoz Ormanları içinde de 3 adet göl ve onların çevresinde oluşan, her biri birbirinden farklı karakterlere sahip 3 longoz ormanı bulunuyor: Saka Gölü Longozu, Erikli Gölü Longozu ve aralarından en ünlüsü olan Mert Gölü Longozu. Bunların dışında bölgede Deniz Gölü, Hamam Gölü, Pedina Gölü gibi irili ufaklı başka göller de bulunuyor.

İğneada Longoz Ormanları’nın Sakinleri

Bu ormanlar biyolojik çeşitlilik açısından inanılmaz bereketli alanlar. İğneada Longozları Ormanları Milli Parkı içinde, dişbudak, saplı meşe, saplı karaağaç, ova karaağacı, kızılağaç, adi gürgen, ova akçaağacı, kayın gövdeli akçaağaç, ceviz ve fındık gibi ağaç türleri, ak kuyruklu kartal, yeşil ağaçkakan, küçük orman kartalı, baykuş, ibibik, kara leylek, yalıçapkını, gri balıkçıl ile kara ağaçkakan gibi kuş türleri, yaban kedisi, yaban domuzu, yaban tavşanı, kır tavşanı, karaca, ağaç sansarı, kurt, porsuk, tilki, gelincik, susamuru, alacalı kokarca, büyükkulaklı yarasa gibi memeliler yaşıyor. Ayrıca ormanların kıyısını oluşturan Karadeniz’de hamsi, kalkan, istavrit, mezgit ve dil balığı, tatlı sularında ise kefal, alabalık, gümüş balığı gibi balık türleri bulunuyor.

İğneada’da Gezilecek Yerler

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Aşıklar Plajı
  2. İğneada Plajı
  3. Beğendik Köyü Sahili
  4. Fransız Feneri
  5. Mert Gölü Kano Noktası
  6. İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı
  7. Dupnisa Mağarası
  8. Vino Dessera Bağları
  9. Arcadia Bağları
  10. Palivor Çiftliği
  11. Mert Gölü Mesire Alanı
  12. Beğendik Kamp Alanı
  13. İğneada Aylak Meşe Kamp Alanı
  14. Candaş Kamp
  15. İğneada Kamp Alanı Saklıkent Beylerbeyi Çiftliği

Yeme-İçme

  1. Samakof Kır Restaurant
  2. İğneada Rota Balık Restaurant
  3. Kafe Limanköy Uğur’un Yeri
  4. Dupnisa Alabalık Çiftliği
  5. Mest
  6. Çatkapı

2 Günlük İğneada Programı

1. GÜN

09:30 – Sabah İstanbul’dan Çıkış

Avrupa yakasındaysanız İğneada ortalama 3 saatlik, Anadolu yakasındaysanız 4 saatlik bir yolculuk. İstanbul, Saray, Vize, Demirköy derken İğneada’ya varıyorsunuz. Sabah evden çıkarken kahvaltıyı çok hafif yapmanızı öneriyoruz çünkü yol üstünde Demirköy’de, İğneada’ya yarım saat kala Samakof Kır Restaurant’daki mevsime göre güveci veya oğlak tandırı pas geçmemelisiniz.

12:30 – Öğle Yemeği – Samakof Kır Lokantası

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/samakofkirrestaurant

Öğle yemeği molası için önerimiz Demirköy’deki Samakof Kır Lokantası. Sonbaharda geldiyseniz etli güvecini, bahar-yaz aylarında geldiyseniz oğlak çevirmesi ile ünlü olan Samakof, güleryüzlü bir hizmet bulabileceğiniz samimi bir kır lokantası. Mekanın ormana bakan ferah bir konumu var. Yemek üstüne orman manzarasına karşı çay-kahve keyfi yapmadan kalkmayın. Ertesi gün serpme kahvaltıya da gelebileceğiniz yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

14:00 – İğneada’ya Varış ve Plaj Keyfi Veya Fransız Feneri

Biliyoruz ilk hedef Longoz Ormanları ve kano keyfi fakat bu ikisi için günün en iyi zamanları güneş ışığının biraz düştüğü akşamüstü vakitleri. İğneada’ya vardığınızda otelinizin odasına veya evinize yerleştikten sonra civarda vakit geçirmek için iki şansınız var. Eğer yaz aylarında veya Eylül, Ekim ayları gibi nispeten sıcak bir sonbahar günündeyseniz, Karadeniz’e sahili olan İğneada’dan denize girilebilir, hava müsait değilse Fransız Feneri’ni görmeye gidebilir ve sonrasında civarda bir şeyler içebilirsiniz.

İğneada’nın Karadeniz’den beklenmeyecek güzellikte turkuaz, berrak bir suyu var. Sahili de oldukça ince kumlu. Fakat deniz her zaman güzel olmuyor. O yüzden denize girme odaklı gitmeyin ama yanınıza mayonuzu almayı da unutmayın. Gittiğinizde denizin durumuna göre Limanköy’ün oradaki Aşıklar Plajı’nda, İğneada’nın sahilinde veya Beğendik Köyü Plajı’ndan suya girebilirsiniz. İğneada plajlarında sezonda şemsiye ve şezlonglar da bulunuyor.

Aşıklar Plajı: Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
İğneda Plajı: Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Beğendik Plajı: Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Hava ve deniz şartları uygun değilse, civarda biraz yürüyüş yapıp Fransız Feneri diye geçen deniz fenerini görmeye gidebilirsiniz. 40-50 metre yükseklikteki bir uçurumun kenarında bulunan fener Sultan Abdülmecit döneminde, 1866 yılında Fransızlara yaptırıldığından halk arasında Fransız Feneri olarak da geçiyor. Son dönemde gidenlerin dediklerine göre fener biraz atıl durumdaymış ve bir zamanlar cafe olarak işleyen kısmı artık yokmuş. Yine de her şekilde manzara tepesi olarak kullanmak için gidilir.

Ekim sonrası gidecekseniz fenerin olduğu tepede içmek üzere otelinizde veya evinizde termosta kahve yapıp götürmek ve hipnotize edici dalgaları seyrederken yudumlamak da iyi bir fikir. İlla mekanda oturarak bir şeyler içmek isterim diyenler için de fenere yürüyerek 5-10 dakika mesafede birkaç kafe alternatifiniz var. Aralarından kahvaltı için de önerimiz olan Uğur’un Yeri Kafe Limanköy’de kumda Türk kahvesi kaçmaz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

16:00 – Akşamüstü Longoz Ormanları ve Mert Gölü’nde Kano

Akşamüstü olduysa şimdi sıra İğneada’nın en büyük olayı olan Longoz Ormanları ve Mert Gölü’nde kanoda. Akşamüstü dememizin nedeni kanoda hareket halinde olacağınız için daha rahat edecek olmanız ve günbatımında kano yaparken Longoz Ormanları içinde harika kareler yakalayacak olmanız. O yüzden güneş gittiğiniz ayda kaçta batıyorsa, batışından en az 2,5 saat önce kano turunuza başlamış olun.

DİKKAT: Kanoya binerken telefonlarınız ıslanmasın ama en güzel kareleri de yakalayabilin diye kano kiralama yaptığınız yerde su geçirmez koruma kapları veriyorlar. Fakat her şekilde çok dikkat edin çünkü koruyucu kaba rağmen telefonunu suya düşüren çok oluyormuş.

Mert Gölü kenarında kano kiralayabileceğiniz yerler var. Tura da bu noktadan başlıyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Yalnız kano kiralayacağınız yere ulaşmak için İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı tabelalarını takip etmeyin çünkü aslında varmak istediğiniz nokta deniz fenerinden arabayla 10 dakikada mesafede kalıyor. Sizin varacağınız nokta, Mert Gölü’nün Mert Gölü Mesire Yeri’nin olduğu noktadaki ucu. Eğer tabelaları takip ederseniz gölün kano kiralanan başlangıç noktasına değil arka tarafına çıkarsınız. Ayrıca kano için yoğunluğa ve sezona bağlı olarak sıra da beklemek durumunda kalabiliyorsunuz. Çünkü İğneada’da kanı eskisi gibi bir sır olmaktan çıktı artık herkesin günübirlik de olsa hafta sonu yapmaya geldiği aktivite haline geldi. Haliyle de kano kiralama noktaları artan talebe cevap vermekte zorlanabiliyor.

Kanolar günlük kiralanıyor yani belirli bir zaman dilimi yok. Kanonuzu kiralarken daha önce hiç kürek çekmemişseniz size kısaca gösteriliyor ve size her ihtimale karşı can yeleği veriliyor. Hatta dilerseniz rehberli tur da ayarlayabiliyorsunuz fakat bizce hiç gerek yok. Kendi başınıza da kolaylıkla yönünüzü bulabilirsiniz. Ne de olsa özgürce kürek çekmenin ve keşfetmenin tadı başka. Zaten kanolarda gerekli tüm yön talimatları yazıyor. İyice tadını çıkarmak için kanoya en az bir iki saatinizi ayırın deriz. Bir de ne kadar dikkat etseniz de doğal olarak üstünüz başınız biraz ıslanıyor akşam yemeğine geçmeden önce evinize veya otelinize dönüp üst baş değiştirmek isteyebilirsiniz.

19:00 – Akşam Yemeği – Rota Balık

Akşam yemeği için otelinizin veya kamp alanınızın restoranını tercih etmeyecekseniz, civardaki en keyifli seçeneğin doğrudan plaj üstünde olduğu için manzarası çok güzel olan Rota Balık olduğunu söyleyebiliriz. Yemekler ve servis konusunda çok fazla beklentiye girmeyin, balığınızı yiyin ama en çok manzaranın tadını çıkarın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2. GÜN

08.00 – Kahvaltı – Uğur’un Yeri Kafe Limanköy

Kaldığınız yerde kahvaltı etmeyecekseniz, İğneada’da kahvaltının en sevilen adresi Uğur’un Yeri Kafe Limanköy’e gidebilirsiniz. Deniz manzarasına karşı, çeşit açısından oldukça başarılı bir kahvaltı sunuyor. Özellikle süt reçeli başta olmak üzere reçelleri çok seviliyor hatta beğendiklerinizi satın alabiliyorsunuz. Kahvaltının üzerine kumda Türk kahvesini kaçırmayın. Sabah hava güzelse kahvaltıdan önce çarşaf gibi denizi yakalarsanız bir denize atlayıp çıkmayı da düşünebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

11.00 – Longoz Ormanı’nda ATV Safari veya Yürüyüş

Mert Gölü’nde kano yapıp Longoz Ormanları’na doymadıysanız atv kiralayıp çamurlara bata çıka bir de karadan keşfe çıkabilirsiniz. Zaten bu coğrafya öyle özel ki birçok farklı şekilde deneyimlenmesi gerekiyor. ATV kiralayıp bata çıka ormanlara dalmak yürüyüş yapmaya göre daha eğlenceli fakat daha kirlenmeli. Yaklaşık 1,5 saat süren tur sonunda çamura batmamış yeriniz kalmıyor. O nedenle kıyafetlerinizi ona göre seçmenizi tavsiye ederiz. ATV kiralama içinse çevrede çokça Atv kiralama noktaları var. Yürüyüş içinse önerimiz 1-2 saatinizi alacak Şahindere Parkuru. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

13:30 – Dupnisa Mağarası

Artık dönüş yoluna çıkma zamanı. İstikamet: Trakya’nın turizme açılan ilk ve tek mağarası Dupnisa Mağarası! Dupnisa Mağarası İğneada’ya 1 saat 10 dakika mesafede kalıyor. Aylardan sonbaharsa, yolun son 20-25 dakikası sonbaharın tüm renklerini degrade biçimde barındıran güzel meşe ormanlarının içinden geçiyor.

Mağara ikisi halka açık üç kattan oluşuyor. Aslında Dupnisa Mağarası’nın gezilebilen kısmının 5 katı büyüklüğünde bir de gezilemeyen alanı varmış fakat bu kısımları ziyarete açık değil. Girişi alt kattan yapıyorsunuz. Bu kat üst kata göre çok daha iyi ışıklandırılmış, havadar ve ferah. 200 metre ilerledikten sonra mağaranın içindeki merdivenlerle üst kata çıkıyorsunuz. İkinci kat klostrofobisi olanlar için daha zorlayıcı olabilir. Çünkü burada daha basık tavanlar, geçmek için eğilip bükülmeniz gereken alanlar bulunuyor.

Mağarada 16 değişik türde 30.000’i aşkın yarasa yaşıyor ve onlar kış uykusundayken gürültü kaynaklı stres yaratmamak için mağara 15 Kasım – 15 Mayıs tarihleri arasında kapalı oluyor. Gelip de kapıda kalmamak için ziyaretinizi bu tarihler arasına denk getirmemeye özellikle dikkat edin. Giriş ücretli ve müzekart geçmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

14:00 – Hardaliye Tadımı

Gezi sonrası mağaranın girişinde turistik magnetler, gözleme, mısır vs gibi şeyler satılan tezgahların yanı sıra bu bölgeye özgü bir içecek olan hardaliye satışı yapan tezgahlar da göreceksiniz. Burada kısa bir mola verip hardaliyeyi mutlaka tadın deriz. Hardaliye, Kırklareli ve çevresinde yetişen papazkarası cinsi olgunlaşmış yaş üzümden yapılan alkolsüz fakat fermante bir içecek türü. Çelik fıçılarda, üzüm, vişne yaprağı ve kırılmış siyah hardal tohumunun dinlendirilmesiyle yapılan ekşimtrak bir içecek. Tamamen doğal, orijinal tarifinde ilave su ve şeker içermiyor. Üzüm şırasından farkı ise içinde sadece fermante üzüm değil aynı zamanda vişne yaprağı ve hardal tohumu da bulunması. Fermante bir içecek olduğundan antioksidan özelliklere sahip, tansiyon dengeleyici ve  bağışıklık sistemlerini düzenleyici özelliklere sahip.

Mustafa Kemal Atatürk, 20 Aralık 1930 tarihinde Kırklareli’ni ziyaret ettiğinde, hardaliyeyi tadarak bu içeceğin milli bir içecek haline getirilmesini ve tanıtımının yapılmasını öğütlemiş fakat tavsiyelerine yeni yeni uyulabiliyor. Son olarak 2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Coğrafi İşaret verilerek Kırklareli’ne tescillenmiş.

14:30 – Öğle Yemeği – Dupnisa Alabalık Çiftliği

Dupnisa Mağarası’na yarım saat mesafede, Dupnisa Alabalık Çiftliği var. Burası nehir kenarında, hatta nehrin sığ bölgelerinde doğrudan nehrin içine atılmış masalarda alabalık, köfte, sucuk gibi seçenekler bulabileceğiniz bir restoran. Tam bir keyif noktası. İğneada gezinize ideal son noktayı burada koyup eve doğru yola çıkabilirsiniz. Demirköy yolundan sonraki Balaban Köyü yolu biraz taşlı ve mıcırlı bir yol ancak sorun olacak kadar kötü değil. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Hala vaktiniz varsa ve tatilinizi bir gün daha uzatmak isterseniz veya programda modifikasyon ihtiyacı duyarsanız aşağıdaki önerilerimizi de değerlendirebilirsiniz.

Diğer İğneada Mekanları

Mest Cafe & Restaurant

Mest Cafe & Restaurant’ın hamburgerden tavuk dönere hayli geniş bir enüsü bulunuyor. Bir sokak mekanı değil, teras severler içinse gayet uygun. Menülerde sucuk ızgaralar ve et ana yemekler bulmak isteyenler için ideal. Kahvaltı da edebiliyorsunuz elbette, sanırız akşam ve sabah modu çok değişiyor. Akşamüzeri gidecekler için bonfile gibi kırmızı etler herkesin favorilerinden. İğneada manzarası terastan başka tabii. Haftanın her günü 01.00’e dek açıklar. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Çatkapı Et & Balık

Çatkapı, denizin hemen kıyısında bir restoran. Bu yüzden deniz ürünleri yiyecekseniz evet doğru adres. İç mekanda geniş cam alanı manzarayı izlemek için müsait ama dış oturma alanı sanki biraz daha keyifli geldi bize. Bunun dışında atmosfer akşamüstü oturmaları için hayli keyifli. Haftanın her günü erken saatten 02.00’ye dek açıklar. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Trakya Bağ Rotası ve Kırklareli Bağları

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/dessera_bag_evi

Hala bilmeyenler için tekrar müjdeleyelim, Urla Bağ Yolu‘na çıkmaya vaktiniz yoksa, hafta sonu şehirden uzaklaşmalı günübirlik veya tek gece konaklamalı, Toskana deneyimleri yaşamak istiyorsanız elinizin altında harika bir bağ rotası daha var: Trakya Bağ Rotası. Tekirdağ, Şarköy, Edirne, Gelibolu ve Kırklareli’ni kapsayan, 12 tane nokta ile yürütülen bir proje. Hazır tam da Trakya’nın kalbindeyken, rota üzerindeki Kırklareli bağlarını ziyaret etmek hatta tatilinizi bir gün daha uzatıp bunlardan birinde konaklamayı da düşünebilirsiniz. Rotada öne çıkan iki bağ evi Vino Dessera Vineyards ve Arcadia Bağları.

Vino Dessera Vineyards

Kırklareli’nin Ahmetçe Köyü’nde yer alan ve tüm yıl açık olan Dessera Bağ Evi kahvaltıya, öğle yemeğine ya da akşam yemeğine gelebileceğiniz çok keyifli bir bağ evi. Hatta sonbaharda hasat zamanı gelirseniz hasat aktivitelerine tanık olabilirsiniz. Kışın gelirseniz de karlar içinde şömine başında keyifle vakit geçirebilirsiniz. Dilerseniz bağ evinde konaklayabilirsiniz. Konaklama konusunda bir veya iki gece konaklama paketleri sunuyorlar. Bu paketlere kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği, üzüm türlerini, bağ bakımı ve hasat hakkında bilgiler alabileceğiniz bir bağ gezisi gibi maddeler de dahil.

200 dönümlük arazisinde yürüşe çıkmak, güneşlenmek ve güneşi batırmak anlatılmaz yaşanır deneyimlerden. Bağ evinde zaman zaman canlı caz müzik dinletileri de oluyor. Mutlaka önceden arayıp rezervasyon yaptırın. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Arcadia Bağları ve Bakucha Bağ Evi

İsmini Lüleburgaz’ın eski ismi Arcadiapolis’ten alan Arcadia Bağları ise Kırklareli’nin Hamitabat Köyü’nde bulunan ve teruar tipi üretim yapann bir bağ evi. Üzümün yetiştiği bölgedeki hava durumu, toprak özelliği ve topografik yapının bir araya gelerek oluşturduğu özel şartlara teruar deniyor. Teruar tipi ise en az işlemden geçirilerek, en az mekanik işleme tabi tutularak, minimum manipülasyon yapılarak, geleneksel yöntemlerle yapılan üretime verilen isim.

Buraya geldiğinizde bağların, çiftliklerin ve koruların içinde yürüyüş, Arcadia’nın üretimhanesinde ve bağlarında rehberli bir tur yapabilir, mevsimine göre üzüm, kiraz, armut, yaban kekiği, kuşburnu, kuzukulağı, mantar toplayabilir, her biri özel teraslı odaları olan Bakucha Bağ Evi’nde konaklayabilirsiniz. Bağ evinde konaklama ücretine bağ turu da dahil. Mutlaka önceden arayıp rezervasyon yaptırın. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Kırklareli’nde Çiftlik Deneyimi

Palivor Çiftliği

Palivor Çiftliği ise artık başlıbaşına bir Kırklareli klasiği haline geldi. Demirköy’de yer alan ve 2011 yılında hayata geçirilen ve zamanla ürünlerini İstanbul’da bile her markette bulur hale geldiğimiz başarılı bir markaya dönüşen ödüllü bir çiftlik projesi. Tüketiciyi, hem kendi çiftliğinde ürettiği hem de diğer yerel üreticilerden temin ettiği doğal ve mevsiminde ürünlerle buluşturan bir oluşum. Çiftliğin en güzel yanı ise yemyeşil doğasında konaklamaya ve kahvaltıya gelebiliyor oluşunuz. Kahvaltısında menemenden sucuklu yumurtaya yok yok. Elbette Palivor’un o meşhur süt reçeli ve kırmızı biber reçeli de var. Gelmişken yerinden alışveriş de yapabilirsiniz.

Konaklama içinse farklı büyüklükte çiftlik evleri var. Kimisi 10, kimisi 8, kimisi 7 kişilik. İçinde Amerikan mutfak, şömineli salon, barbekü alanı ve teras gibi olanaklar var. Aile veya arkadaşlarla kalabalık tatiller için ideal. Mutlaka gelmeden önce rezervasyon yaptırın. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Öte Çiftlik

Öte Çiftlik İğneada’da bir sürdürülebilir yaşam ve gastronomi deneyimi sunan özel bir oluşum. Anlayacağınız sıradan bir otel işletmesi veya kamp alanı değil. Gastronomi ve permakültür üzerine atölyeler bulabileceğiniz, minimal yaşamı deneyimleyebileceğiniz bir fırsat gözü ile bakabilirsiniz. Konumu Google’da yok. Instagram’dan DM attığınızda gerekli bilgileri direkt olarak kendilerinden alabilirsiniz.

İğneada’da Kamp

İğneada’da kamp yapacakları da düşünerek buradaki birkaç kamp yeri alternatifinden de bahsedelim. Hiçbiri özellikle önerdiğimiz kamp alanları değiller her zamanki gibi bölgedekli alternatiflerinizi verip kararı size bırakıyoruz. Hepsinde en büyük ortak dezavantaj sivrisinekler. Bu nedenle de hazırlıklı gitmenizde fayda var. Bizim önerdiğimiz kamp alanlarını ise nerede bulacağınızı biliyorsunuz: Türkiye’nin En İyi 30 Kamp Alanı

Mert Gölü Mesire Yeri: Merkezde, çadır kurmanın ücretsiz olduğu bir kamp alanı. Fakat tuvalet, banyo gibi konuları çevredeki işletmelerden çözmeniz gerekiyor. Etraf Beğendik Köyü Kamp Alanı’na göre çok daha hareketli. Kontrollü bir şekilde ateş de yakabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Beğendik Köyü Sahili ve Limanı: Ücretsiz çadır atabileceğiniz yerlerden ama etrafta hiçbir tesis yok. O yüzden yiyeceğinize içeceğinize kadar hazırlıklı gelmelisiniz. Beğendik Köyü merkezde alışveriş yapabileceğiniz bakkal ve küçük işletmeler var. Burası da Mert Gölü Mesire Yeri’ne oranla çok daha sessiz, sakin ve huzurlu. Bulgaristan sınırında, merkeze en uzak kamp alanı. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

İğneada Aylak Meşe Kamp Alanı: İğneada’ya araçla 15-20 dakika mesafede, doğayla iç içe huzur dolu bir yer. Özellikle kalabalıktan uzak, çadırınızı kurmalık sakin bir yer arıyorsanız tercih sebebi. Tuvaletler ve duş tertemiz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Candaş Kamp: Karavan kampı için de tercih edebileceğiniz bir seçenek. Ormanın içinde, tüm karavan, çadır ve konaklama alanları dere kenarında konumlanıyor. Ortak tuvaletleri temiz. İçinde restoranı da var. Karavan için elektrik ve su yok. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

İğneada Kamp Alanı Saklıkent Beylerbeyi Çiftliği: İster doğayla iç içe çadırda ister bungalovda kalabileceğiniz bir kamp alanı. Tuvaleti temiz. Mangal yapabilceğiniz alanları mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

İğneada’ya Ulaşım

İstanbul’dan İğneada’ya en kolay şahsi aracınızla veya araç kiralayarak gelebilirsiniz. Tek yapmanız gereken Mahmutbey Gişeler’den geçerek Lüleburgaz’a kadar E80 otobanından ilerleyip, Pınarhisar – Demirköy rotasını takip etmek. Bu yola alternatif olarak Çerkezköy’den çıktıktan sonra, Saray – Vize – Poyralı – Demirköy yolunu da kullanılabilirsiniz. Yol Anadolu yakasından geliyorsanız yol 4 saat, Avrupa yakasından geliyorsanız ortalama 3 saat sürüyor.

İğneada’ya otobüsle gitmek isterseniz de Metro Turizm’in Bayrampaşa Otogar’dan kalkan seferleri var. İğneada’nın tam içindeki otogarda bırakıyor. otogarda bırakıyor.

The post İĞNEADA’DA GEZİLECEK YERLER – 2 GÜNLÜK İĞNEADA PROGRAMI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/igneada/feed/ 0
ÖDEMİŞ’TE GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/odemis https://www.bizevdeyokuz.com/odemis#comments Fri, 19 May 2023 19:18:55 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=90101 Sizi tarihi dokusu, funası, havası ile İzmir'in geri kalanından farklılaşan Ödemiş'i keşfe davete ediyoruz. Öyle çok uzun bir görülecek yerler listesi yoksa da Türkiye'nin en güzel köylerinden biri olan Birgi'yi ve fotoğrafçıların gözdesi hayalet köy Lübbey'i görmek için bile uğramaya kesinlikle değer.

The post ÖDEMİŞ’TE GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Çeşme ve Alaçatı‘dan oluşan İzmir’de Gezilecek Yerler ezberini bozmanın çoktan geldi. Sizi tarihi dokusu, funası, havası ile farklılaşan Ödemiş’i keşfe davete ediyoruz. Öyle çok uzun bir görülecek yerler listesi yoksa da Türkiye’nin en güzel köylerinden biri olan Birgi‘yi ve fotoğrafçıların gözdesi hayalet köy Lübbey’i görmek için bile uğramaya kesinlikle değer. İzmir’in tek kayak merkezi de yine Ödemiş’te bulunuyor. Gelelim nasıl bir tur planlayabileceğinize…


Ödemiş Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Ödemiş’e Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Ödemiş’e gelmek için önce İzmir’e gelmeniz gerekiyor. İzmir’e ülkenin hemen hemen her yerinden direkt uçuş var. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapmanızı öneririz. Fiyat karşılaştırması yapmak ve uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Ödemiş’te Seçtiğimiz Oteller

Ödemiş merkez yerine bölgenin en özellikli yeri olan Birgi’de konaklamanızı öneririz. Burada ağırlıklı olarak konaklardan dönüştürülmüş butik oteller var. Bizim seçtiğimiz konak oteller şöyle:

Kadılar Paşazade Konağı Butik Otel $$

Kadılar Paşazade Konağı Butik Otel, bölgedeki en otantik konaklama seçeneklerinden. Toplam 7 odası var. Tüm odaları, 150 yıllık Birgi mimarisini yansıtıyor. Otel, Birgi’de yöresel bir kahvaltı için de doğru mekan. Evcil hayvan kabul ediliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Saliha Hanım Taş Konak $$

Saliha Hanım Taş Konak, 7 odalı bir konak otel. Odalarında tuvalet-banyo, wi-fi, saç kurutma makinesi bulunuyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Sabahları kahvaltı servisi var. İncelemek için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Büyük ihtimalle İzmir’e sadece Ödemiş veya Birgi için gelmeyeceksiniz. Bu bölgeyi İzmir’in Çeşme, Urla, Seferihisar, Selçuk gibi diğer görülesi yerlerine ekleyeceğiniz bir durak olarak düşündüğünüzü tahmin ettiğimizden özel aracınızla gelmediyseniz mutlaka araç kiralamanızı şiddetle tavsiye ederiz.

– İzmir Havalimanı’ndan uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMAK için TIKLAYIN.
– İzmir Merkez’den uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMAK için TIKLAYIN.

Ödemiş’te Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Birgi
  2. İbrahim Hakkı Ayvaz Kent Müzesi
  3. Ödemiş Kent Arşivi Müzesi
  4. Ödemiş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
  5. Ödemiş Arasta Çarşısı
  6. Merkez Ulu Cami
  7. Kadın El Sanatları Pazarı
  8. Lübbey Köyü
  9. Bozdağ Köyü
  10. Gölcük Gölü
  11. Bozdağ Kayak Merkezi
  12. Tire Salı Pazarı

Yeme-İçme

  1. Dostol Kebap
  2. Hurşit Kebap
  3. Töngül Pide Fırını
  4. Kaplan Dağ Restoran

1. Türkiye’nin En Güzel Osmanlı Köyü: Birgi’ye 1 Gün Ayırın

Unutursam Fısılda filminden gözünüzün aşina olduğu, Aydınoğulları Beyliği’nin başkenti olarak kurulan Birgi kocaman ağaçları, tarihi konakları, medreseleri, camileri ve hamamlar ile bizce Türkiye’nin en güzel Osmanlı köyü. Çakıroğlu Konağı başta olmak üzere, 18. ve 19. yüzyıl sivil Osmanlı mimarisine ait, kalem işinin dile geldiği, genellikle iki katlı ahşap konaklar köyü tam bir açık hava müzesi yapıyor. Zaten köy de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde.

Bizce buranın hakkını tam olarak verebilmek ve bahsettiğimiz Osmanlı köyü ruhunu yaşamak için Birgi’de bir gece konaklamalısınız. Birgi’de ne yenir, nerede kalınır, gezilecek yerleri hangi sıra ile gezilir soruları için Birgi’de Gezilecek Yerler adlı ayrı bir rehberimiz var. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Ödemiş Merkez’de Gezilecek Yerleri Görün

Ödemiş’in merkezinde az vaktiniz varsa önceliğiniz cumartesi geldiyseniz tarihi pazarı, diğer günler geldiyseniz töngül pidesi veya Ödemiş köftesi gibi lezzetlerini tatmak olsun ama merkezde daha çok vaktiniz varsa, aşağıda sayacağımız yerlere de uğrayabilirsiniz.

2.1 İbrahim Hakkı Ayvaz Kent Müzesi & Bedia Akartürk Müzesi

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr
Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Bu müze aslında iki ayrı müzeyi içinde barındırıyor. Kent müzesi kısmı Ödemişli İbrahim Hakkı Ayvaz’ın ailesi tarafından bağışlanan evden dönüştürülmüş. O nedenle de müzenin bir bölümünde aileye ait tarihi belgelere yer veriliyor. Diğer bölümünde ise Ödemiş’ten çıkma Türk halk müziği yorumcusu Bedia Akartürk’ün bugüne kadar almış olduğu ödülleri, çıkarmış olduğu plaklar, kasetler, gazete haberleri, sanatçının resimleri ve sahne kıyafetleri sergileniyor. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2.2 Ödemiş Yıldız Kent Müzesi ve Arşivi

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr
Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr
Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Tarihseverler için önerimiz bu müzeyi gezmeleri olur. Tarihi Yıldız Oteli’nin içinde bulunan müzede, sadece Ödemiş’in değil Ege Bölgesi’nin tarihi, kültürü, sosyal yaşamı, ekonomisi ve günlük yaşamına ışık tutan binlerce obje ve doküman bulunuyor. Müzenin kimi odalarında çeyiz, alma veya düğün gibi sahneler canlandırılırken başka odalarında kunduracı, berber, tütüncü, saatçi gibi çeşitli mesleklerin canlandırmaları bulunuyor. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

2.3 Ödemiş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Ödemiş’ten çıkan arkeolojik buluntular ve etnografik eserler ise bu müzede sergileniyor. Arkeolojik bölümde, Eski Tunç Çağı’ndan (M.Ö. 3000) Bizans’a kadar (M.S. 395-1453) seramikler, baltalar, kandiller, bronz ve cam eserler, süs eşyaları, pişmiş toprak ve mermer heykelcikler sergileniyor. Ayrıca burada Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı dönemlerine ait 12.278 adet sikke bulunuyor. Etnografik bölümde ise çoğunluğu Osmanlı dönemine ait çeşitli silahlar, bakır ve gümüş eşyalar, cam eserler, süs eşyaları, el işlemeleri, giysi örnekleri sergileniyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

2.4 Ödemiş Arastası

Ödemiş Arastası, 1800’lü yılların Osmanlısından günümüze kalmış ender açık arastalardan. Günümüze kadar kalabilmesinin tek sebebi ise Yunan işgali sırasında yakılmaktan kurtarılmış olması. Birinci derece kentsel sit alanı olanı tarihi arasta, semerci, keçeci, kalaycı, tenekeci, sepetçi gibi Ege’ye özgü el sanatlarının ve zanaatlarının hala yaşatıldığı bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

2.5 Merkez Ulu Cami

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Ödemiş Merkez Ulu Cami ise 1702 yılında Bıçakçızade Mustafa Bey tarafından yapılmış. En önemli özelliği, caminin tavanının ve içindeki sütunların ahşaptan olması. Caminin sol üst tarafında, çok şirin bir detay olarak kuş sarayı bulunuyor. 1852 yılında büyük bir yangın geçirmiş olsa da bugün halen daha ibadete açık. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

2.6 Ödemiş Cumartesi Pazarı

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr
Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Cumartesi günleri kurulan Ödemiş pazarı en az 110 yıllık bir pazar. Pazarda nohut mayasıyla yapılan köy ekmeği, kekik, çökelek peyniri, salça ve reçel gibi yöresel ürünler ve taze köy ürünleri, yerel üreticilerden ve çiftçilerden sebze ve meyve çeşitleri bulabiliyorsunuz. Özellikle de meşhur Ödemiş patatesini ve şevketi bostan, ebegümeci, turp otu gibi Ege otlarının en tazesini arayanlar için ideal pazarlardan.

Ödemiş Pazarı ile aynı gün yani cumartesileri Teyyare Parkı’nda kurulan Kadın El Sanatları Pazarı da Ödemiş’te emekçi kadınların standlarını kurduğu, yöresel el emeği ürünlerini saattığı bir pazar. Özellikle de bu yöreye ait ipekçilik standları gezilesi. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

3. Ödemiş’in Lezzetlerini Tadın: Töngül, Kar Helvası ve Ödemiş Köftesi

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Ödemiş’in tatmadan geçmeyin diyeceğimiz belli başlı lezzetleri var. Hepsinin nerede yenir bilgilerini aşağıdaki yeme-içme bölümümüzde bulacaksınız. Bunlardan ilki Ödemiş’in kendine has pidesi Töngül. Töngül pidesi, otlu kır pidesini andıran bir hamur işi. Pidenin içinde az kıyma, maydanoz ve yumurta, üstünde rende peynir ve tereyağı oluyor. Kır pidesi boyutlarında ve tıpkı onun gibi üstü kapalı ve genellikle kahvaltıda yeniyor. Töngül için doğru adres Tarihi Töngül Pide Fırını. Yalnız kahvaltıda yenen bir pide türü olduğundan öğlene kadar kalmayabiliyor.

Ödemiş’te öğle yemeğinin yıldızı ise Ödemiş Köftesi. Tereyağlı ekmek ve baharatlı köfte ile servis edilen lezzeti hakkıyla yapan iki yer Hurşit Kebap ve Dostol Kebap.

Son olarak denemeden gitmeyin ama çok da matah değil diyeceğimiz bir lezzet var. Özellikle sıcak yaz aylarında halkın kurtarıcısı olan Kar helvası. Kırılmış buz ve Bozdağ’dan getirilen taze karın üstüne karadut suyu dökülerek yapılıyor. Mersin ve Adana’nın karsambaçına benziyor. Yazın Ödemiş merkezdeki seyyar satıcılarda bulabilirsiniz.

4. Gelmişken Hayalet Köy Lübbey Köyü’nü De Görün

Fotoğraf Kaynak: Adil Alpkoçak / Flickr

Bozdağ’ın eteklerindeki bir diğer görülmesi gereken yer de Türkmen kökenli bir dağ köyü olan Lübbey Köyü, nam-ı diğer Hayalet Köy. Terk edilmiş bir film platosu gibi sessiz ve sakin bir yerleşim. Tahmin edebileceğiniz üzere dışarıya göç vere vere zamanla burada yaşayan yerli nüfusun sayısı iki elin parmağını geçmeyecek kadar azalmış. Tıpkı Kayaköy gibi fotoğrafçılar için bulunmaz Hint kumaşı. Özellikle de kiremit çatılı, taş, toprak, kerpiç, ahşap malzemelerin karışımından oluşan evler çok fotojenik. Google Haritalar’da Lübbey olarak değil bölge olarak Çamyayla diye geçiyor. Özel aracınız yoksa Ödemiş’ten kalkan minibüslerle Lübbey’e gelebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

5. Bozdağ Köyü, Gölcük Gölü ve Yaylası’nda Oksijene Doyun

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Ödemiş’e 36 kilometre mesafede yer alan Bozdağ Köyü, ismini Birgi ve Lübbey Köyü’nün de eteklerinde bulunduğu, İzmir’in Alpler’i olarak geçen Bozdağ’dan alan yeri. Deniz seviyesinden 1150 metre yükseklikte kalan köy özellikle de şifalı olduğu düşünülen su kaynakları, kayak merkezi ve patatesi ile ünlü. Girişte sizi “Yeryüzü Cenneti Bozdağ’a Hoş Geldiniz” yazısı karşılıyor. Gerçekten de köy ve dağ havasının şehirlerden sonra insana iyi geldiği yerlerden. Yüksek rakımlı bir köy olduğundan, yaz aylarında sıcaklardan kaçan Ödemiş ve İzmirlilerin de yayla mantığı ile geldikleri yer. Çevresinde de az sonra bahsedeceğimiz Gölcük, Gündalan ve Çavdar gibi gerçek yaylalar da var. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Bozdağ Ege’nin Alpler’i ise Gölcük Gölü ise Hallstatt’ı. Bu çam ormanları arasındaki küçük ama pitoresk göl, Bozdağ Köyü’ne 10 kilometre mesafede, Gölcük Yaylası’na giderken 1050 metre yükseklikte yer alıyor. Denilene göre 1938’de İsmet İnönü buraya geldiğinde gölü görünce “Aaa” demiş o yüzden de gölü gören tepenin ismi de “A Tepesi” kalmış. Göl kenarındaki alanda birkaç restoran, otel ve pansiyon bulunuyor. Ayrıca günübirlik pikniğe gelecekler için de çadır kampı kuracaklar için de uygun yerler mevcut. Göl kenarında bir de futbol sahası var. Hatta futbol kulüpleri de buradaki temiz havadan istifade etmek için buraya kampa girmeye ve antrenman yapmaya geliyormuş. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

6. İzmir’de Kayak Merkezi De Mi Varmış Dedirten Bozdağ Kayak Merkezi’ne Kayağa Gelin

Fotoğraf Kaynak: Selin Erkan / Unsplash

Bozdağ Kayak Merkezi, özellikle İzmirlilerin tercih ettiği, Ege bölgesinin en yüksek ikinci noktası olan Bozdağ’ın zirvesinde, 3 pistli, 2 liftli küçük bir kayak merkezi. Aralık-Mart arası kar seviyesi kayak yapmaya elverişli oluyor. Fakat zaman zaman çığ düşme tehlikesi olduğundan kapatılabiliyor. Yani bir sezon boyunca kapalı kaldığı dönemler de oluyor. O yüzden gitmek istediğiniz zaman telefonla arayarak açık mı kapalı mı kontrolünü yapmadan yola çıkmayın. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

7. Bonus Olarak Ödemiş’in Komşusu Tire’ye Geçin

Fotoğraf Kaynak: www.tire.gov.tr

Tire de Ödemiş merkeze sadece yarım saat mesafede olması nedeniyle programınıza kolayca eklenebilir bir seçenek. Burada yapılacak açık ara en keyifli şeyler Tire’nin meşhur salı pazarını gezmek ve Tire’ye geldiğinizde yolunuzu mutlaka yemyeşil doğası ile insana huzur veren Güme Dağı eteklerindeki Kaplan Köyü’ne düşürmek.

Burada sizi benzersiz bir Tire klasiği karşılıyor: Kaplan Dağ Restaurant. Kendisi Tire ve Ege mutfağını en iyi şekilde temsil eden gastronomi noktalarından. Tamamen bu bölgenin malzemelerinden yerel tatlar yaratıyor. Ne yapın edin burada bir yemek molası verin. Türkiye’nin en özel pazarlarından Tire Salı Pazarı’nı da yakalayarak bir taşla iki kuş vurmanın tek yolu, Tire’ye olan ziyaretinizi salı gününe denk getirmek.

Tire Salı Pazarı

Fotoğraf Kaynak: www.tire.gov.tr
Fotoğraf Kaynak: www.tire.gov.tr

Çevre köylerden yerel üreticilerin ürünlerini getirdiği, bölgenin en büyük pazarı. Hatta denilene göre Kırgızistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci açık hava pazarı Tire pazarı. Sabahleyin saat 08.30′ da belediye hoparlöründen anons edilen pazar duasından ile açılıyor. Ege otlar, peynirler, patates, keçe, çekirdek gibi 5000’den fazla ürünün tezgahı bulunuyor. Tüm şehir koca bir pazar alanına dönüşüyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Ödemiş’te Yeme-İçme

Dostol Kebap

Fotoğraf Kaynak: dostol.com.tr

Dostol Kebap da Ödemiş köftesi için ikinci alternatifiniz. Tam bir esnaf lokantası. Küçük bir yer>olduğu için oturmak için sıra bekleyebilir veya masanızı başkaları ile paylaşmak durumunda kalabilirsiniz. Köfte üstüne tahinli fındıklı kemalpaşa tatlısı da yemeyi unutmayın. Adres: Akıncılar Mah. Hürriyet Cad. No:18, Vergi Dairesi Karşısı Tel: (0232) 543 26 55 Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Hurşit Kebap

Ödemiş’te en iyi Ödemiş köftesini yiyebileceğiniz iki yerden biri. Saat 15.00 gibi köfteler bitiyor ona göre erken gitmeye çalışın. İyi haber! Köftesini beğenirseniz websitesinden İstanbul’dan bile donmuş halde köfte siparişi verip buzluğa atabiliyorsunuz. Adres: Umurbey, Saraçoğlu Cad. No:14, 35759 Tel: (0232) 545 40 98 Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Tarihi Töngül Pide Fırını

Fotoğraf Kaynak: www.odemis.bel.tr

Ödemiş’te Töngül pidesinin tek adresi. Zaten pide ismini fırının kurucuları Töngül Ailesi’nden alıyor. Töngül Ailesi yaklaşık 130 yıllık fırını 4 nesildir işletmeyi sürdürüyor. Sadece tek çeşit pide var. Meşhur töngül pidesi. Meşe odunu fırınında pişiyor. Öğleden önce tükeniyor çünkü kıymalı, maydanozlu peynirli bir pide olduğu için Ödemişliler bu pideyi genellikle kahvaltıda yiyor. Adres: Mimar Sinan, 35753 Tel: (0232) 545 73 75 Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Kaplan Dağ Restaurant

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/kaplandagrestorantire

Doğanın içinde, asırlık kestane, ceviz, çınar ağaçlarının ortasında kalan Kaplan Dağ Restaurant Tire’nin sembollerinden biri olan, hatta buranın bir gastronomi durağı olmasına ön ayak olmuş lezzet durağı. Ege coğrafyasına ve özellikle Tire de yöresine ait keşkek, yerel ot kavurmaları, kabak çiçeği dolması,Ttire köftesi, ceviz kroket, Girit kabağı salatası, tandır ve lor peyniri tatlısı gibi geleneksel yemekleri tadabileceğiniz restorandan memnun ayrılmamak çok zor. Yemeğin üstüne de Derekahve Köyü Ayazması’nda kahve molası kaçmaz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

The post ÖDEMİŞ’TE GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/odemis/feed/ 3
YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI – TABLO GİBİ BİR DOĞA KAÇAMAĞI https://www.bizevdeyokuz.com/yedigoller https://www.bizevdeyokuz.com/yedigoller#comments Tue, 13 Dec 2022 12:53:06 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=94230 Ağaçların sarıdan kırmızıya çalan tonları arasında Türkiye'de yaşayabileceğiniz en güzel sonbaharlardan birini sunan, Bolu'nun en fotojenik köşesi Yedigöller Milli Parkı'nda gezilecek yerlerden konaklama için şömineli dağ evlerine tüm detayları bu yazımızda anlattık.

The post YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI – TABLO GİBİ BİR DOĞA KAÇAMAĞI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
İşte karşınızda İstanbul ve Ankara’ya  yakınlığı ile pratik mi pratik, alt yapı bulunması ile konforlu mu konforlu bir doğa kaçamağı. Üstelik her mevsimi de ayrı güzel. Kışın karlar altında, ilkbaharda yemyeşil haliyle, yazın çamlarının gölgesiyle kalpleri çalıyorsa da fotoğraf tutkunları için en fotojenik hali sarıdan kırmızıya tüm güz renklerini görebileceğiniz sonbahar hali. (Yazıdaki fotoğraflar sonbahar gibi dursa da Aralık ayından. Biz vardığımızda o güzel görüntü maalesef bitmişti.)

Yedigöller’in “hadi bana kaç” diyen çağrısına kulak verdik ve her seferinde tam da ihtiyacımız olan oksijene, doğanın kalbinde olma ve şehirden kaçış hissiyatlarına doyduk. Şimdi de burada planlama tüyolarımızı, parkta görülesi yerleri, keşiflerimizi ve önerilerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

Yedigöller Milli Parkı’na Gelmeden Önce Yapılacaklar & Tüyolarımız

1. Sonbahar Renklerini Görmek İçin Ekim Sonunu Kasım Başı

Yedigöller Milli Parkı her mevsim güzel elbette ama milli parkı bu kadar özel yapan şey içerisinde sonbaharda harika bir renk değişimi geçiren ağaçların olması. Ekim’de başlayan renk değişimi genelde Kasım ayında zirveye çıkıyor. Kızıl, sarı ve turuncu tonlarındaki ağaçlarla milli park en güzel haline bürünüyor. O yüzden en az yaz ayları kadar sonbaharı da yoğun oluyor.

Kasım sonu Aralık başı gibi yapraklar dökülüyor. Aralık’ın ilk haftası tüm yapraklar neredeyse dökülmüş bu sefer de parkın zemini turunculara boyanmış oluyor. Eğer bu aralığı kaçırdıysanız o güzel sonbahar atmosferini yakalamak için son şansınız Kasım’ın son haftası ve belki Aralık’ın ilk haftası. Sonrasında kar başlıyor ve bitki örtüsü tamamen kara teslim oluyor. Yeni yılda genellikle karlı bir atmosfer bulmayı bekleyebilirsiniz.

Gelmeden önce Instagram’da Yedigöller konumunu aratıp en güncel fotoğraflara bakın. Böylece renk geçişi ne aşamadan görüp öyle karar verin.

2. Yeni Yıla Yedigöller’de Girmek De Güzel Bir Fikir

Yılbaşında arkadaş grubunuz veya sevdiğiniz kişi ile bungalov kiralayıp, her türlü alışverişinizi yapıp, kendi müziğinizi açıp, şöminenizi yakıp, kutu oyunları oynayarak, fonda lapa lapa kar yağarken yeni yıla girmek güzel fikir değil mi? Ama talep çok, arz limitli, o yüzden planlamanızı erkenden yapın. Aralık sonu (küresel ısınma bizi yalancı çıkarmazsa) pencerenizde kar görme ihtimalinizin yüksek ama Ocak ve Şubat’taki gibi kar yoğun olmayacağından  yolların kapanma ihtimali düşük. Aralık ortası gibi kar yağışı da başlıyor ve Mart sonuna kadar devam ediyor.

3. Kasım Sonrası Gidecekseniz Bunları Atlamayın

Aralık mevsimi ve yılbaşından bahsettiysek bu bizi başka önemli bir konuya götürüyor: Kış aylarında Yedigöller’e ulaşım. Aralık-Mart arası aylar Yedigöller’e ulaşımın en kestirme hali olan Bolu-Yedigöller yolunun karla kaplı olması demek. Bu durumda ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılabiliyor.

Güncel yol durumunu buradan öğrenin: Gideceğiniz zaman milli parkı ya da içerdeki tek müessese olan Habitat Evleri’ni arayın ve yol durumunu sorun. O gün hangi yolu tercih etmeniz gerektiği bilgisi konumlar eşliğinde veriyorlar. Böylece son dakika sürprizi ile karşılaşmıyorsunuz.
Habitat Evleri’ne ulaşmak için tel: 0374 229 40 10
Habitat Evleri İstanbul ofisi tel: 0850 241 1581

Aralık’tan itibaren milli parka giden virajlı dağ yolunda buzlanma olabildiğinden kış lastiği ve 4×4 araç en güvenli ulaşım şekli. Eğer kendi aracınız uygun değilse uygun bir araç kiralayarak gitmeyi tercih edebilirsiniz. Dağ yolunda öyle aman aman keskin virajlar ve tehlikeli noktalar yok fakat buzlanma olduğunda boşuna stres olmak istemezsiniz.

Aralık’tan itibaren kar yağışı ile kapanabilen Bolu-Yedigöller dağ yoluna alternatif olarak Yeniçağa-Mengen-Yazıcık yolunu tercih etmeniz bekleniyor. Her iki yolun da yaklaşık 30 kilometrelik bölümü stabilize olduğundan her şekilde kış şartlarında altınızda sağlam bir araç olmasını isteyeceksiniz.

4. Yollarda Telefonunuz Çekmeyebilir, Dikkat!

Hem Bolu’dan Yedigöller’e hem de Mengen’den Yedigöller’e ulaşırken yolda telefonunuz çekmeyebilir. (Vodafone tamamen çekmezken Turkcell yer yer çekiyor.) O nedenle de aklınıza takılan sorular varsa Yedigöller yoluna girmeden önce parkla irtibata geçebilirsiniz.

5. Mutlaka Market Alışverişinizi Yapıp Gelin

– Bir kere milli parka girdiğinizde size en yakın süpermarket bir saat mesafede kalmış oluyor. Özetle hazırlığınızı yapıp gelin.

– Milli parkın içinde Habitat Evleri’nin restoranı olan Habitat Restoran dışında seçeneğiniz yok, oradaki menü de limitli.

– Mangal yapmayı düşünenler bunu okusun: Mangal için et, sucuk, tavuk, ekmek, ızgaralık sebze, kömür, çıra, odun gibi ihtiyaçlarınızı Habitat Restoran’dan para karşılığı satın alabilirsiniz ancak mangal telinden maşanıza, bardağınızdan tabağınıza, çatalınızdan bıçağınıza, tribüşondan açacağa kadar her türlü mutfak malzemenizi sizin getirmeniz gerekiyor.

– Ayrıca diğer önemli bir nokta da milli parkta alkol satışının olmaması fakat içeri alkol sokmanın da yasak olmaması. Yani dilediğiniz gibi alışverişinizi yapıp evlerinizdeki dolabınıza koyabilirsiniz.

6. Yedigöller Milli Parkı’ndaki Tek Konaklama Ve Restoran Habitat Evleri

– Kamp yapmıyorsanız tek konaklama seçeneğiniz Habitat Mesire Yerleri‘nin ahşap bungalovlarında kalmak.
Habitat Evleri’ninde kalıyorsanız önerimiz şömineli Psagor evlerininden tutmanız olur. Çünkü Psagor evleri diğer ev modellerine göre hem daha geniş ve konforlu, hem de şömineli. İki oda, bir mutfaklı salon, bir de banyodan oluşuyor. Odalarından birinde çift kişilik yatak, diğerinde iki tane tek kişilik yatak, salonda ise açılıp yatak olabilen bir L koltuk var. Bizce her ne kadar 6 kişilik deseler de daha çok 4 kişilik bir grup için ideal çünkü belki salondaki koltukta uyumak tercih edilesi değil. Toplam yedi adet Psagor ev var. Erken rezervasyon yapan kapar. Eğer çift olarak geliyorsanız biraz büyük kaçacaktır. O zaman da tercihinizi yine şömineli olan Nazlı Evler’den yana kullanabilirsiniz. Ayrıca Psagor Evler sessiz, sakin, günübirlik turist kalabalığından izole bir yerdeler. Bizce bu da çok büyük bir artı.

– Psagor ve Nazlı tipi evlerde her yatak odasında elektrikli duvara monte ufolar ve şömine mevcut. Serin evler ise merkezi ısıtma ile ısınıyor ancak şömine yok. Fakat söz konusu Yedigöller ise bizce olay şöminede. 🙂  Tesis size odun ve çıra veriyor. Kasım ayında 1 çuval, Aralık ayında iki çuval, Ocak ayında üç diye odun miktarı artarak gidiyor ama ekstra para vererek daha fazla da satın alabilirsiniz. Yaz dışındaki mevsimlerde tesisin size vereceği odunlar nemli oluyor. Yakamakta zorlanırsanız kulübenizdeki telefon numarasından destek isteyin. Hemen gelip çözüyorlar. Biz burada işin püf noktasının size verilen çıraları ortadan 4’e 5’e kırıp öyle kullanmak olduğunu gördük. Eğer çırayı bütün olarak kullanmaya kalkarsanız işiniz iş. O çıra asla odunları tutuşturmaya yetecek kadar güçlü yanamadan sönüyor. Fakat kırarsanız çok daha etkili bir tutuşturma sağlıyor. Bu deneme ve tecrübe ile sabit bilgi de burada bulunsun.

7. Konaklama Rezervasyonunuzu Son Dakikaya Bırakmayın

Hepi topu 18 tanecik ev olduğundan son dakika yer bulmak bir hayli zor. Bazı dönemlerde tüm evler aylar öncesinden doluyor.

8. Dikkat Vahşi Doğadasınız!

Milli park sınırları içinde yüzlerce tür canlı yaşıyor siz sadece onların evinde misafirsiniz. O nedenle de çok ender de olsa karşınıza ayı, kurt, çakal, geyik gibi hayvanların çıkabileceği aklınızda olsun. Böyle durumlarda milli parkın yaptığı bazı uyarılar var. Bunlardan en önemlisi ormanlık alanda yürüyüş yaparken, bağırarak konuşmak ve gürültü çıkarmak. Çünkü insan sesi vahşi hayvanları kaçırıyor. Muhtemelen siz gittiğinizde en fazla ağaçtan ağaca koşan sincapları veya kuşları göreceksiniz. Sincaplar Habitat Restoranda insanların masasından kuruyemiş yemeye de alışmışlar. Eğer şanslıysanız masanıza uğrarlar.

9. Milli Park İçinde Ateş, Piknik Tüpü, Mangal Yakamak Yasak

Milli Park’ta bungalov evlerin kendine özel mangal alanları dışında hiçbir şekilde aklınıza estiği yerde mangal yapamıyor, semaver veya piknik tüpü çalıştıramıyor ve ateş yakamıyorsunuz. Sadece kamp alanları içinde çadırda kalan kampçıların, kafalarına göre değil ama belirlenen ateş yakma alanlarında ateş yakmalarına müsaade ediliyor.

10. Mevsimlerden Ne Olursa Olsun Yanınıza Ekstra Kalın Kıyafetler Alın

Buraya dair son uyarımız ise mevsimlerden ne olursa olsun yanınıza mevsim normallerinin biraz üstü olacak şekilde kalın kıyafetler almanız. Rakım yüksek olduğu için sıcaklıklar da deniz seviyesine göre daha düşük oluyor. Özellikle de güneş battıktan sonra hava hızlıca soğuyor.

Ayrıca yağmur olduğunda alan bol çamurlu oluyor. Ona göre de ayakkabı tercihi yapmayı düşünebilirsiniz. Temelde rahat kıyafetler tercih edin. Mevsimlerde kış ise de katman katman giyinin.

Yedigöller Milli Parkı’na Nasıl Gidilir?


Yedigöller’e ulaşmak için iki yol var:

1. Nisan’dan Kasım sonuna kullanılan Bolu – Yedigöller yolu. İstanbul yönünden gelecekler için diğer yola göre daha kestirme. Fakat kışın kar nedeniyle kapalı oluyor.
2. Aralık’tan Mart sonuna kullanılan Yeniçağa – Mengen – Yazıcık yolu. Her iki yolun da son 30 kilometresi stabilize.
Parka araç için 33 TL giriş ücreti alınıyor.

Yedigöller’e toplu taşıma aracı ile gelemiyorsunuz ancak Bolu’dan taksiye binip sizi buraya getirmesini isteyebilirsiniz. Bu çok sık yapılan bir şey ancak astarı yüzünden pahalıya gelebilir. Bizce son seçeneğiniz olsun.

Bir de fotoğrafçılık, kampçılık, yürüyüş gibi tur acentalarının düzenlediği günübirlik veya konaklamalı turlarla da gelmeyi tercih edebilirsiniz.

Birinci Yol: Bolu Merkez – Yedigöller

Eğer mevsim elveriyorsa ve siz Bolu merkezden geliyorsanız, tek yapmanız gereken Google haritalara Bolu Adliyesi yazıp çıkan konuma vardığınızda ise oradan tekrar Google haritalara girip Yedigöller Milli Parkı yazmak ve gps yönlendirmeleri ile çıkan yolu takip etmek. Yol biraz virajlı ancak korkulacak seviyede değil. Bu yolla yaklaşık 4,5 saatte İstanbul’dan Yedigöller’e gelebiliyorsunuz.

İkinci Yol: Yeniçağa – Mengen – Yazıcık

Eğer mevsimlerden kışsa, ilk olarak TEM otoyolundan Yeniçağa-Zonguldak ayrımından saparak Mengen’e varmalısınız. Mengen’e geldikten sonra Zonguldak istikametine doğru yaklaşık 7 kilometre kadar ilerleyince karşınıza Yedigöller tabelası çıkacak. Eğer geç saatlerde geliyorsanız tabelayı kaçırmamak için dikkatli olmayı untumayın. Tabeladan saptıktan sonra Google haritalara Dirgine (Yazıcık) köyünü girebilirsiniz. Dirgine’ye ulaştıktan sonra yaklaşık 26 kilometre sonra da Yedigöller Milli Parkı’na varacaksınız. Bu yol diğerine göre yolu 1 saat kadar uzatıyor ancak kışın sadece bu yol kullanılıyor. Bu yol ise İstanbul’dan yaklaşık 5,5 saat sürüyor.

Yedigöller Milli Parkı’nda Gezilecek Yerler

Yedigöller Milli Parkı gezinize vadinin en derinindeki göl olan Serin Göl’den başlayıp sırası ile Büyük Göl, Derin Göl, Nazlı Göl, Kuru Göl, İnce Göl ve Sazlı Göl şeklinde ilerleyebilirsiniz. Biz de size bu rotanın üzerinde göreceklerinizin sırasına göre bir dizilim yaptık. Eğer Mengen yönünden gelir ve üst girişten girerseniz karşınıza çıkan ilk göl Serin Göl iken Bolu yönünden gelir ve alt girişten girerseniz de son göl Serin Göl oluyor. Siz dilerseniz tam tersi şeklinde başlayıp Serin Göl’de de bitirebilirsiniz.

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Serin Göl
  2. Yedigöller Ziyaretçi Merkezi
  3. Büyük Göl
  4. Derin Göl
  5. Yedigöller Milli Parkı Kamp Alanı
  6. Şelale
  7. Dilek Çeşmesi
  8. Psagor Ağacı
  9. Gülen Kayalar
  10. Psagor Evleri
  11. Nazlı Göl
  12. Nazlı Göl Çadır Kampı Alanı
  13. Kuru Göl
  14. İnce Göl
  15. Sazlı Göl
  16. Atmaca Seyir Terası
  17. Kapankaya Seyir Terası
  18. Ayıkayası Tabiat Parkı
  19. Bolu Merkez
  20. Gölcük Tabiat Parkı

Yeme-İçme

  1. Sincap Cafe
  2. Habitat Restoran
  3. Gözleme-Ayran
  4. Öterin Yeri
  5. Mantar Evi
  6. Buğra’m Gözleme ve Çay Evi
  7. Batuhanin Gozleme Evi
  8. Yörem Mantı
  9. Hanzade Restoran

1. Serin Göl

Sincap Cafe’nin de hemen yakınında bulunduğu Serin Göl ile rotaya başlıyoruz. Bu göl Yedigöller’in en aşağısında kalan gölü. Derinliği 2,5 metre. Büyük Göl ile yüzeyden bir bağlantısı var. Zaten o şekilde oluşmuş. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Yedigöller Milli Parkı Ziyaretçi Merkezi

Büyük Göl’e doğru devam etmeden önce Sincap Cafe’ye uğrayıp içindeki ziyaretçi merkezini gezebilirsiniz. Ziyaretçi merkezi içinde milli parkta doğal yollardan ölmüş ayı, şahin, vaşak, geyik, ceylan, tilki gibi hayvanların doldurulmuş hallerini görebilir ve tüm parkın küçük ölçekli maketini bulabilirsiniz. Burada size milli park ve burada yaşayan canlı türleri hakkında bilgi verecek bir görevli de var. Ziyaretçi merkezini de gördükten sonra kahvenizi alıp yürüyüşe başlayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Büyük Göl

Geldik parkın en çok fotoğraflanan iki gölünden birine. Büyük Göl adı üzerinde milli parktaki en büyük göl. En derin yeri 15 metre. Canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılan bir yer. Mayıs – Eylül ayları arasında izne bağlı olarak ve belirli bir ücret karşılığında olta balıkçılığı yapabileceğiniz iki yerden biri. Tüm çevresini turlamak için 1 kilometre kadar yürümeniz gerekiyor ki bu da yaklaşık 20 dakikadanızı alıyor. Tabii siz onu ahşap platformlarında fotoğraf molaları ile 40 dakika yapın. Milli parkta kamp yapılabilen iki yerden biri olan kamp alanına da yakın olduğundan çevresinde bolca piknik masası bulabilirsiniz. Acıktıysanız hemen ilerisinde bir gözlemeci ve yayık ayrancı var. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Derin Göl

Büyük Göl’ün hemen güneydoğusundaki ve ona yüzey akıntılarıyla bağlı göl ise Derin Göl. İsmi derin ancak büyük gölden daha derin değil. En derin yeri 10 metre kadar. Büyük Göl ile beraber mevsiminde ve ücret karşılığında olta balıkçılığı yapılabilecek 2. yer. Burası aynı zamanda en güzel fotoğraf karelerini veren 2. göl. Çadır kampı alanına en yakın göl olduğundan çevresinde yine bolca piknik masası var. Yine ortak tuvaletlere en yakın nokta da bu göl. Gölün çevresini turlardıktan sonra sağ tarafından bir yol gittiğiniz göreceksiniz işte bu yol sizi şelalelere, çeşmelere ve diğer göllere götürecek olan yol. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Yedigöller Şelalesi

İlk platonun sonuna geldik şelale ile birlikte 100 metre kot farkı yaratan ikinci platoya geçiş yapıyoruz. Buradaki şelalenin kaynağı hemen üst platado yer alan Nazlı Göl. Nazlı Göl’ün dibinden sızan su, bu noktada yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olmuş ve tüm milli parkın en fotojenik noktalarından birini oluşturmuş. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

6. Dilek Çeşmesi


Şelaleye yakın bir konumda, su içilebilir bir çeşme. Rivayete göre içinizden bir dilek dileyip 7 çeşmeden de sırasıyla su içtiğinizde dilediğiniz gerçekleşiyormuş. Denemesi bedava. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

7. Psagor (Pisagor) Ağacı

Üçgenin kenarları arasındaki temel ilişkiyi kuran ilk teoremlerden olan a² + b² = c² Pisagor teoremini hatırladınız mı? İşte tıpkı Pisagor teoremindeki gibi birbirine dik açı ile kaynaşmış iki ağaç gövdesinden oluşan Pisagor Ağacı neredeyse Yedigöller’in sembolü olacak bir üne sahip. Aslında ise doğada eşine ender rastlanan bir anomali. Araba yoluna 50 metre mesafede, orman içine doğru girdiğinizde karşınıza çıkacak. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Güncel not: Ne yazık ki ağacın çöktüğü haberini aldık.

8. Gülen Kayalar

Gülen insan suratını andırdığı için adına Gülen Kayalar denmiş kaya blokları. Nazlı Göl’den 15 dakikalık bir yürüyüş ile ulaşılabiliyor. Bizce gitmeye değmez çünkü kayalar ne gülen bir insana ne de insana benziyor. Fakat ekstra bir yürüyüş yapmak için enerjiniz ve vaktiniz varsa dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

9. Nazlı Göl (Şelale Gölü)

Şimdi alt platodan 100 metre yukarıda olan ikinci platodasınız. Burada sizi ilk olarak Nazlı Göl karşılıyor. Nazlı Göl’ün diğer ismi de dibinden sızdırdığı sularla alt platoda şelale oluşmasına neden olduğu için Şelale Gölü. Bu gölün çevresinde çadır kampı alanı da var. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

10. Kuru Göl (Küçük Göl)


Nazlı Göl’ün hemen yanında kurumuş bir göl yatağı göreceksiniz. İsmi Kuru Göl veya Küçük Göl. Eskiden Nazlı Göl’den gelen su ile beslenir, Nazlı Göl’ün debisi arttığında dolarmış ancak artık tamamen kuru halde. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

11. İnce Göl


Nazlı Göl’ün önünden geçen araba yolunu takip ettiğinizde karşınıza çıkacak olan İnce Göl tamamen kurumuş olan Kuru Göl’ü saymaz isek milli parkın en küçük gölü. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

12. Sazlı Göl


Hemen İnce Gölü geçtiğinizde ise karşınıza milli parkın son gölü olan Sazlı Göl çıkacak. Etrafında sazlıklar olan tek göl olmasından ismini alıyor. Üzerini kaplayan su bitkileri ile longoz ormanları atmosferi sunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

13. Anıt Çam

Yedigöller’den çıkarken bir tabela göreceksiniz, işte bu tabeladan ormanın derinliklerine saptığınızda yaşının 500’ün üzerinde olduğu tahmin edilen, 30 metrelik anıt çamı bulacaksınız. Ne yazık ki konum bilgisi yok.

14. Atmaca Seyir Terası

Bolu-Yedigöller yolu üzerinde Yedigöller’e en yakın seyir terası. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

15. Kapankaya Seyir Terası

1298 metre yükseltideki Kapankaya Seyir Terası Yedigöller’deki Büyük, Nazlı ve Derin Göl’ü yukarıdan görebileceğiniz nokta. Eğer tek bir seyir terasında duracaksanız o Kapankaya olsun. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Yedigöller Milli Parkı Yakınlarında Bunlar Da Var

Gölcük Tabiat Parkı

Bolu merkeze 20 dakika, Yedigöller’e 1,5 saat mesafedeki Gölcük Tabiat Parkı, gelmişken mutlaka programınıza dahil edin ve birkaç saniyede İsviçre’ye veya Almanya’ya ışınlanın diyeceğimiz yer. Kendisi insan eliyle yaratılmış, doğanın çokça katkısının olduğu bir yeryüzü cenneti. İnsan eliyle yaratılmış diyoruz çünkü göl aslında suni olarak yapılmış bir set gölü. Yine de bizce burası göl kenarındaki misafirhanesi ile Bolu’nun en fotojenik yeri. Ancak Yedigöller gibi bir günü dolu dolu geçirebileceğiniz bir olayı yok. Ayrıca kalabalıklar nedeniyle doğayla başbaşa olma duygusunu yaşayamıyorsunuz. Göle gelen herkesin merak edeceği soruyu da hemen cevaplayalım, fotoğrafları güzelliği ile taçlandıran göl kıyısındaki ev Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı devlet konukevi.

Ufak bir göl olduğu için 1 saatte etrafını yürüyebilirsiniz. İçinde bir de kafesi ve piknik alanı var. Daha uzun yürüyüşler için 8, 10 ve 14 kilometrelik etaplarıyla Üçgöl yürüyüş parkuruna geçebilir, bisiklet kiralayıp turlayabilir, dilerseniz mevsiminde olta balıkçılığı yapabilirsiniz. Yedigöller’den farklı olarak buraya toplu taşıma da var. Bolu şehir merkezden kalkan Seben ve Kıbrıscık minibüsleri ve Bolu Belediyesi Halk Otobüsleri ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Ayıkayası Tabiat Parkı

Yedigöller’e gelmeden 20 dakika önce karşınıza çıkacak olan Ayıkayası Tabiat Parkı da Yedigöller milli parkının daha çok mangalcılara ve kampçılara yönelik bir uzantısı gibi. Yedigöller Milli Parkı içinde ateş yakmak yasak ancak burada ateş yakabiliyor ve mangal yapabiliyorsunuz. Burası da bir işletme tarafından işletiliyor. Çadır kurmak için ve içeri giriş için ücret ödüyorsunuz. İçinde sucuk ekmek, köfte ekmek yiyebileceğiniz alan mevcut. Ancak bizce uğrayıp zaman kaybetmek yerine pas geçebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Bolu Merkez

Yörem Mantı’da Bolu Mantısı

Bolu merkezin bizce pek bir esprisi yok. Bu kadar yeşil bir şehrin, Yedigöller’i, Abant’ı, Kartalkaya’sı ile ormanla ve ağaçla iç içe bir ilin, merkezini bu kadar betona hapsetmiş olmasına çok üzüldük doğrusu. O nedenle buradaki tek önerimiz homini gırtlak olur. Ne de olsa aşçılar diyarı Bolu’dasınız. O zaman ya Yedigöller gidişi ya da dönüşünde uğramalık iki nokta atışı yer verelim. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Yörem Mantı: Nebile Teyze’nin elinden çıkma ev yemeklerinin şirin ve misafirperver dükkanı. Menüsü az ve öz. Bolu’nun keşli, cevizli, etli mantısını ve etli yaprak sarmasını denemek için ideal adres. Porsiyonları çok doyurucu. Yanına mutlaka az şekerli, buz gibi, ev yapımı üzüm hoşafından da söylemeyi unutmayın. Biz en çok ona bayıldık. Yemeklerle de harika bir uyum yakalıyor. Yemeğin sonunda da çay ve tatlı ikram etmeleri gönlümüzü ayrıca fethetti. Sokakta park yeri yok ancak hemen yanındaki katlı otopark mekanın müşterilerine ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Hanzade Restoran: Bolu merkezden ikinci bir yer önereceksek o da Hanzade Restoran olur. Kebap, kuru fasulye, çorba çeşitleri ve diğer klasik Bolu lezzetlerini bulabileceğiniz, küçük ve mütevazı, self-servis bir esnaf lokantası. Çok popüler bir yer o nedenle de hafta içi öğle saatlerinde kapısında sıra oluyor. Saat 5’ten sonra servis kapanıyor. Pazar günleri ise tamamen kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Yedigöller Milli Parkı’nda Konaklama: Habitat Evleri

Psagor Evler

Yukarıda da anlattığımız gibi Yedigöller’deki favori ev tipimiz Psagor Ev. Toplam 7 adet var fakat Nazlı Ev 7 numara ve Serin ev 21 numara da Psagor ev tipinde. Yani içinde şömine, elektrikli ısıtıcılar, iki oda, bir mutfaklı salon, bir de sıcak sulu duşu olan banyo var. Odalarından birinde çift kişilik yatak, diğerinde iki tane tek kişilik yatak, salonda ise açılıp yatak olabilen bir L koltuk mevcut. Dışarıda ise mangal alanı, ateş yakıp etrafına toplanabileceğiniz bir varil var. Mutfakta ise mutfak eşyası olarak sadece set üstü ocak, mini buzdolabı, çaydanlık bulunuyor. İhtiyaç duyacağınız tüm diğer mutfak araç gereçlerinizi yanınızda getirmelisiniz. Bizce her ne kadar 6 kişilik olsa da 4 kişilik bir grup için ideal. Konum olarak da milli parkın en tenha yerinde. Evde wifi de var. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Nazlı Evler

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yedigollermillipark

Nazlı Evler ise bir oda, bir salon ve banyodan oluşan evler. Toplam 4 tane var. Sadece 7 numara olan Psagor ev tipinde. Daha çok çocuklu aileler için ugyun. Çünkü tek bir odada 1 adet çift kişilik yatak, 2 adet tek kişilik yatak var. Yani yetişkin ve çocuk toplam 4 kişi konaklayabilir. Evde hem şömine hem de UFO var. Dışarıda da yine mangal alanı var. Mutfak ve banyo içinse yukarıda saydığımız her şey geçerli.

Serin Evler

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yedigollermillipark

Serin Ev ise son tercihimiz olur çünkü içinde şöminesi yok. Merkezi ısıtma kaloriferle ısınıyor. Toplam 7 tane var ama bir tek 21 numara Psagor ev tipinde. Toplam iki oda, bir salon. İçinde 1 adet çift kişilik yatak, 1 adet iki kişilik altlı üstlü ranza mevcut. Bizce yine çocuklu aileler için daha uygun bir seçenek. Diğer konular diğer evlerle aynı.

Yedigöller Milli Parkı’nda Kamp

Yedigöller Milli Parkı içinde kafanızın estiği yere çadırınızı atamıyorsunuz. Bunun için ayrılmış sadece iki yer var. Biri Büyük Göl ila Derin Göl arasında kalan Yedigöller Milli Parkı Kamp Alanı diğeri ise Nazlı Göl Çadır Kamp Alanı.

– Yedigöller Milli Parkı Kamp Alanı Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
– Nazlı Göl Çadır Kamp Alanı Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

  • Nazlı Göl Çadır Kampı wc, restoran ve cafeye daha uzak ancak daha sessiz sakin. Büyük Göl ve Derin Göl arasında kalan Yedigöller Milli Parkı Kamp Alanı ise restoran, cafe ve wc’ye daha yakın ancak çok daha kalabalık.
  • İkisi için de ortak tuvaletler mevcut ancak içinde tuvalet kağıdı olmuyor. O nedenle sabun, tuvalet kağıdı, ıslak mendil, peçete gibi tüm hijyen malzemelerinizi yanınızda getirmenizde fayda var. Su ihtiyacınız içinse etrafta çeşmeler mevcut.
  • Yedigöller’de hava Ekim’den itibaren oldukça serinliyor. Kafanıza göre ateş de yakamayacak oluşunuzdan yanınıza ekstra kalın kıyafetler almanızda fayda var.
  • Bu tarihten sonra parkın en hareketli dönemi de başlıyor. O nedenle de kalabalıklar içinde kamp yapmak size göre değilse bizce bahar veya yaz aylarını tercih edebilirsiniz.
  • Yedigöller’de kamp yapacaksanız mutlaka kendi çadırınızı getirmelisiniz zira çadır kiralama opsiyonunuz yok.
  • Yedigöller Milli Parkı içinde karavanlar için oluşturulan ayrı bir bölgede karavan kampı da yapılabiliyor.
  • Kamp alanında mangal yapamayacağınız için yanınıza pişirilmeyecek yiyecekler almanız daha mantıklı olur.
  • Yakınlarda market olmadığı için buraya gelmeden önce tüm alışverişinizi yapmalısınız. Yine de acil bir ihtiyacınızda Büyük Göl ve Derin Göl arasındaki kamp alanında gözleme ve ayran satan büfeden şansınızı deneyebilirsiniz. İçinde su, meşrubat, paketli atıştırmalıklar, kömür gibi çok temel ihtiyaçlarınızı karşılayacak kadar seçenek var.
  • Kamp alanları size elektrik hizmeti sunmuyor. Telefonuzu şarj etmek için ortak tuvaletlerdeki, restorandaki ve cafedeki prizleri kullanabilirsiniz ancak garanti olsun diye yanınıza powerbank almanızı tavsiye ederiz.

Yeme-İçme

Habitat Restoran

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yedigollermillipark

Habitat Restoran, alandaki tek restoran işletmesi. Menüsünde serpme veya yumurtalı kahvaltı seçenekleri, ızgara etler, makarnalar, gözleme, ekmek arası sucuk veya köfte gibi seçenekler var. Alkol satışı yok. Dilerseniz buradan sadece et, tavuk, sucuk satın alıp kendi bungalovunuzun özel mangal alanında pişirebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Sincap Cafe

Her türlü kahve çeşidinin veya çayın yanına kurabiye, ıslak kek gibi tatlı seçenekleri bulabileceğiniz bir cafe. İçinde gezilecek yerler bölümünde bahsettiğimiz Yedigöller Ziyaretçi Merkezi de var. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Gözlemeci ve Yayık Ayrancı

Kamp bölümünde bahsettiğimiz gözleme ve yayık ayran satan büfe. Ancak kampçılar için temel birkaç malzemeyi de bulunduruyor. Konum olarak Derin Göl ile Büyük Göl arasında kalan kamp alanın içinde yer alıyor. Haritada 3 numara.

Yedigöller Yolunda 1: Mantar Evi

Yedigöller dönüşü tercih edebileceğiniz, yol üzeri bir mantarcı. Sacda yapılan sucuk, mantar, soba üstinde pişen kestane, mısır, semaver çayı ve şömine ile uzun yola çıkmadan önce son bir keyif yapabileceğiniz yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Yedigöller Yolunda 2: Gözlemeciler

Yedigöller yolunda sık sık karşınıza gözlemeciler çıkacak. Hiçbirinde durmadık ancak seçeneklerinizi vermiş olmak istedik.

– Öter’in Yeri Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
– Buğra’m Gözleme ve Çay Evi Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.
– Batuhan’ın Gözleme Evi Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Yedigöller’in 7 Gölü Nasıl Oluşmuş?

Yedigöller Milli Parkı’na adını veren, kuzeyden güneye 1.500 metre mesafede birbirinin peşi sıra giden 7 küçük göl, zamanında vadide yaşanan iki heyelan sonucu meydana gelmiş. Birinci heyelan ile ilk platoda bulunan Büyük Göl, Serin Göl, Derin Göl, ondan 100 metre yüksekteki ikinci platoda ise Nazlı Göl, Kuru Göl, İnce Göl ve Sazlı Göl oluşmuş.

Havzada toprak kayması ile kopan kütleler vadinin belli kısımlarının önünü kapatmış böylece oluşan çukurlarda yüzey ve yeraltı sularıyla birbirine bağlanan bir göller ekosistemi oluşmuş. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde bulunan Bizans dönemine ait kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılıyormuş.

Yedigöller Milli Parkı’nın Biyoçeşitliliği

1965’te milli park statüsü verilerek koruma altına alınan Yedigöller Milli Parkı toplam 236 adet bitki türünü içeriyor. Aralarında zambak, sıklamen, çiğdem ve orkide gibi tanıdık türler de var. Milli parktaki başlıca ağaç türleri ise kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, yapraklı üvez, keçi söğüdü, yabani kiraz, porsuk, ıhlamur ve dişbudak. İşte bu biyoçeşitlilik burayı gerçek bir sonbahar destinasyonu yapan şey. Çünkü yaprakları farklı tonlarda sararıp kızaran ağaçlarla park en güzel halini sonbaharda alıyor.

Yedigöller yaban hayatı konusunda da oldukça canlı bir yer. Ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, dağ kedisi, vaşak, porsuk, sansar, sincap, geyik, karaca, tavşan, yabani ördek, yabani güvercin, ağaçkakan, üveyik, bıldırcın, çulluk, sığırcık, alakarga ve keklik karşınıza çıkabilecek türler. Elbette öyle adım attığınız yerde bu türlere rastlamanız mümkün değil çünkü çoğu insan sesinden kaçıyor. Muhtemelen siz gittiğinizde en fazla ağaçtan ağaca koşan sincapları veya kuşları göreceksiniz.

Bolu’da Kiralık Dağ Evleri ve Şömineli Villalar

Soğuk bir kış gününde, şöminesi çıtır çıtır yanan bir dağ evinde ormanı seyretmek gibisi var mı? Sevgiliyleyken romantik, arkadaşlarlayken şamatalı, aile ile de huzurlu olabilen bir hafta sonu kaçamağı. Türkiye’nin en fotojenik noktaları Bolu’da olur da dizi dizi dağ evleri olmaz mı? En güzel dağ evleri Yumrukaya, Mudurnu, Abant, Mengen, Kındıra gibi mevkilerde bulunuyor. İstanbul’a yakın olması, doğası ve bu konaklama opsiyonlarının fazlalığı Bolu’yu en popüler şehirden kaçış destinasyonlarından birisi yapıyor. Biz sizin için bölgedeki birçok seçeneği Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri, Kiralık Dağ Evleri & Bungalovlar ve İstanbul’a Yakın Bungalov Evler ve Kiralık Villalar yazılarımızda verdik. İncelemeden yola çıkmayın deriz.

The post YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI – TABLO GİBİ BİR DOĞA KAÇAMAĞI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/yedigoller/feed/ 24
BOZCAADA KOYLARI VE PLAJLARI – YÜZMEK İÇİN EN GÜZEL YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-koylari-plajlari/ https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-koylari-plajlari/#comments Wed, 15 Jun 2022 23:04:46 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=91204 Çivi gibi suyu, çöpsüz kumsalları, medeni ortamları, denizden çıkıp bir şeyler atıştırmalık restoranları ve püfür püfür esen plajları ile insana “oh be!” dedirten bir deniz kaçamağı vadeden Bozcaada'nın en popüler koylarını ve işletmelerini derledik.

The post BOZCAADA KOYLARI VE PLAJLARI – YÜZMEK İÇİN EN GÜZEL YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Temiz ve sakin bir plajda şöyle havlunu serip, şemsiyeni kuma saplamanın bir lükse döneceğine kim inanırdı?

Bozcaada medeni insanlarla, çöpsüz, bakımlı halk plajlarında yüzebileceğiniz son kalan yerlerden bir tanesi. Etrafta ne bir mangalcı var, ne de kenara çekip müziği ile keyfinize limon sıkan bir araba…

Öte yandan işletmesiz rahat edemeyenler için salaş beach clublar da var. Ne yardan ne serden vazgeçebilenler ise sahil boyunca dizilmiş restoranların olduğu Ayazma Plajı’nı tercih edebilirler. Denizden çıkıp oturacağınız samimi mekanları, yaz sıcağına inat püfür püfür esen rüzgarı ile insana “oh be!” dedirten bir deniz kaçamağı için adanın en popüler plaj ve işletmelerini derledik.

Bozcaada Koyları ve Plajları Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Salhane
  2. Liman
  3. Ayazma Plajı
  4. Sulubahçe Plajı
  5. Habbele Plajı
  6. Beylik Koyu
  7. Akvaryum Koyu
  8. Birinci Bakir Koy
  9. İkinci Bakir Koy
  10. Ayana Plajı
  11. Üçüncü Bakir Koy
  12. Tuzburnu Koyu
  13. Tekirbahçe Koyu
  14. Poyraz Limanı
  15. Çayır Plajı

1. Bozcaada Merkezde Nerede Denize Girilir?

1.1 Salhane


Bozcaada merkezde denize girmek için en güzel nokta açık Salhane’nin iskelesi. Bozcaada Kalesi manzaralı yan koyun sonunda kalan mekan aynı zamanda çok da keyifli bir bar. İskelesi son senelerde yapıldığından oldukça yeni ve bakımlı. Merdivenlerinden direkt olarak sığ olan sularına iniyorsunuz. Ayağınıza deniz kestanesi veya sert kayalıklar batmasın diye deniz ayakkabısı giymeyi tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

1.2 Liman

Denize giriş için pek çok merdivenin bulunduğu Bozcaada limanı da Salhane’den sonraki ikinci seçeneğiniz ama bize sorarsanız ilk tercihiniz Salhane olsun çünkü burada deniz trafiği devam ediyor. Her ne kadar temiz olursa olsun teknelere karşı tetikte olmalısınız. Limana geldiğinizde Rıhtım Cafe ve Biz Bize Cafe gibi liman boyunca uzanan çeşitli cafe işletmeleri göreceksiniz. Buralarda hem bir şeyler yiyip içebilir hem de önlerinden denize girmek için mini bir beach club hizmeti alabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2. En Popüler Koylar

2.1 Ayazma Plajı


Anlatmaya adanın en popüler koyu Ayazma Plajı’ndan başlayalım. Aracınız yoksa adanın merkezinden her 10 dakikada bir kalkan seferlerle kolayca ulaşabilirsiniz. Zaten diğer popüler koylar da Ayazma’nın iki yanına diziliyor. Eğer serin deniz sevenlerdenseniz Ayazma tam size göre bir plaj olduğunu söyleyebiliriz. Buranın suyu dişlerinizi tıkırdatmaya yetecek cinsten. Mayıs ayında biz denizde 3 dakika kalabildik ama Temmuz’da hava kavrulurken müthiş rahatlatıyor. Serin sularına rağmen plajı kumluk olduğu için çocuklu aileler de tercih ediyor.

Ayazma’nın hem kumsalı ve hem de koyu güzel ama en cazip yani beach club’daymış konforunda takılabiliyor olmanız. Kıyı boyunca dizilmiş 4 işletme var. Patates kızartmanız, kalamarınız, karpuz peyniriniz hemen yanı başınızda. Şezlong, şemsiye ve duş gibi bir plaj gününe dair tüm ihtiyaçlarınızı da karşılarsınız. Bu sebeple çok tercih ediliyor, hatta sezonda iğne atsanız yere düşmeyecek bir kalabalıkla karşılaşmaya hazır olun. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.


Ayazma kıyısındaki 4 işletmenin dördü de güzel ama akşam yemeği için gidecekseniz Vahit’in Yeri’nin performansı bir başka. En İyi Bozcaada Mekanları önerilerimizde zaten kendisinden bolca bahsettiğimiz için şimdi detaya girmiyoruz ama plajdaki dört seçeneği veriyoruz:

Vahit’in Yeri: Gündüz plajdaysanız acıktığınızda manzaralı masalarına oturup patates veya kalamar yemelik, akşam ise Ayazma’ya tek başına gelme sebebi bir mekan. Konum için tıklayın.

Koreli: 1967’den beri sahilin ikinci uğrak mekanı olan Koreli de en az Vahit’in Yeri kadar klasikleşmiş bir Ayazma mekanı. Hatta adanın yerelleri Vahit’in Yeri’nden daha çok sakinliği nedeniyle daha çok Koreli’yi tercih ediyor. Konum için tıklayın.

– Thenes Restoran: İbrahim Bey ve ailesinin mütevazı restoran işletmesi. Kendi yapımları köfteleri özellikle seviliyor. Konum için tıklayın.

Ayazma Restoran: Plajın en sonunda kalan bir restoran ve kokteyl bar işletmesi. Diğer üçü gibi köklü bir mekan değil el değiştiren yerlerden. Mekanın tam önüne kendine ait plaj çardakları da koymuş. Konum için tıklayın.

2.2 Sulubahçe Plajı

Sulubahçe ise Ayazma Plajı’nın hemen solundaki koy. Deniz aynı deniz ama işletme olmadığı için Ayazma’ya göre daha sakin oluyor. Kendi imkanlarınızla tüm günü geçirebileceğiniz ücretsiz plajlardan. Taş kum karışık bir kumsalı var. Denizi ise her daim soğuk. Plaja inen yol da biraz toz toprak. Kampçılar burayı mesken tutuyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

2.3 Habbele Plajı

Sulubahçe’den sonraki plaj olan Habbele Plajı ise adanın en popüler ikinci sahili. Bir ucunda beach işletmeleri var. Diğer ucunda ise şemsiye ve katlanır sandalyenizi getirip dilediğiniz gibi kurulabileceğiniz plaj kısmı.

Denizi kum ve taş karışık. Burası da merkezden dolmuşların kalktığı ada plajlarından. Plajdaki işletmeyi de geçtiğinizde karşınıza Bertiz Otel çıkıyor. Günübirlik otel müşterisi olmasanız da plajından istifade etmek için tercih edebilirsiniz.

Habbele Plajı’nın bir önemli özelliği de Bozcaada’da tekerlekli sandalye ile erişime uygun bir engelsiz plaj kısmının olması. Bu bölümde engelli otoparkı, şemsiye ve iki denize sokulabilir özellikte plaj sandalyesi bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

2.4 Beylik Koyu

Beylik Koyu ise Ayazma Koyu’nun öbür yanında kalan koy. Burayı asıl meşhur yapan olay 2015’te koyda karaya oturmuş olan Mercy God (ama Tanrı pek de merhamet etmemiş sanki:) ) gemi enkazı. Enkaz 2019’a kadar koyda bulunuyordu ve gerçek bir turist çekim noktasıydı. Fakat zamanla paslanan metal parçalar koy ekosistemini tehdit etmeye ve asbest salmaya başlayınca kaldırıldı. Çok da iyi oldu. Merkezden saat başı kalkan minibüsler ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

2.5 Akvaryum Koyu

Artık Ayazma taraflarından uzaklaşıyoruz. Adanın en güneyine iniyoruz. Korunaklı konumu ile Akvaryum adanın en sevilen denize girme noktalarından. Suyu pek güzel. Herhangi bir işletme ya da şezlong ve şemsiye hizmeti bulunmuyor. Yine de çok talep görüyor çünkü Ayazma Plajı artık sezonda Bozcaada’ya yetmemeye başladı. Orada yer bulamayanlar Akvaryum’a veya Habbele’ye sığınıyor. Merkezden kalkan minibüsler ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Daha Az Kalabalık Plajlar

Yüzmek İçin Birinci Bakir Koy

Beylik Koyu’ndan sonra Akvaryum Koyu’na kadar karşınız irili ufaklı çokça bakir koy çıkıyor. Buralara ulaşım için altınızda araba olması şart. Dilediğinizi gözünüze kestirip araba ile kıyısına inebilirsiniz. Aralarından bizim uğrama fırsatı bulduğumuz ilk koy burası. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Yüzmek İçin İkinci Bakir Koy

Hemen yol kenarına çok yakın bir şekilde karşınıza çıkacak olan bakir koy. Arabayla direkt olara kıyısına inemiyorsunuz ancak arabanızı yol kenarındaki ceplere park edip yürüyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Ayana Koyu


Ayana Koyu ise yine güzergah üzerindeki bakir koylardan biri fakat en azından ismi var. Ayrıca minibüslerin duraklarından biri. Oldukça geniş ve uzun olan plajın bir kısmı taşlık bir kısmı da incecik kum. Sığ denizi le çocuklu aileler için ideal noktalardan. Adanın kalabalık koylarından kaçıp daha huzurlu bir ortam arayanların tercihi. Yalnız duş, şezlong, wc, şemsiye, yeme-içme namına bir şey olmadığı aklınızda olsun. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Yüzmek İçin Üçüncü Bakir Koy

Birinci bakir koyu ve Ayana Koyu’nu geçip yola devam ettiğinizde karşınıza bu üçüncü keşfimiz çıkacak. Bu üçüncüsüne de arabayla inemiyorsunuz ancak arabanızı yol kenarındaki ceplere park edip rahatlıkla yürüyerek kıyısına gidebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Tuzburnu Koyu, Neco Beach, Ataol Beach

Neco Beach

Bozcaada’da bir diğer feneri olan, güneydoğu ucundaki Tuzburnu Feneri’nin de olduğu denize girme noktası. İşletmenin olmadığı bakir koylardan. Tuzburnu’nda ada merkezine biraz daha doğru devam ettiğinizde karşınıza Ataol Beach & Bungalow işletmesi ve Korukcu Villaları’na bağlı Neco Beach’i çıkacak. Buralarda konaklamasanız da beach olarak hizmet alabiliyorsunuz. Merkezden saat başı kalkan minibüsler ile koya ulaşım sağlayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Tekirbahçe Koyu

3,5 kilometre ile Bozcaada merkeze en yakın koylardan olan Tekirbahçe Koyu, adada otellerin kümelendiği bölgede bulunuyor. O nedenle de buradaki oteller ve tatil köylerince parsellenmiş bir koy. Kimisine dışarıdan siz de gelip plajından istifade edebiliyorsunuz kimisi ise sadece konaklayan misafirlere özel. Bu ufak plajlardan bazılarına siz de dışardan katılabilirsiniz. Bizce pas geçilebilir bir seçenek ama yine de bilgileri bulunsun. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Poyraz Limanı

Bozcaada merkeze en yakın koy ise Poyraz Limanı. Koyda herhangi bir tesis yok. Deniz ayakkabınız varsa rahat edersiniz çünkü suyun içinde kayıp düşmenize neden olacak yosunlu kayalıklar ve deniz kestaneleri var. Suyu sığ, dalgasız ve ılıman. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Çayır Plajı

Bozcaada’nın en kuzey plajı olan Çayır ise adada kitesurf yapılabilen nokta. Eskiden burada bir kite tesisi de varmış hatta kitesurf turnuvası da düzenleniyormuş ama biz gittiğimizde plajda böyle bir hizmete rastlamadık. O nedenle şimdilik tesisin bulunmayan bakir plajlardan diyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

The post BOZCAADA KOYLARI VE PLAJLARI – YÜZMEK İÇİN EN GÜZEL YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-koylari-plajlari/feed/ 17
BOZCAADA’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada/ https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada/#comments Wed, 08 Jun 2022 07:20:38 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=73677 Türkiye'nin dışı boz içi üzüm kokan adası, harika günbatımı ve Rum mimarisi ile bezeli sokakları ile gözlere, leziz sofraları ile damaklara bayram yaşatan, Kuzey Ege'nin en torpilli noktalarından Bozcaada'da gezilecek yerleri ve en güzel ada deneyimlerini bu yazımızda anlattık. 

The post BOZCAADA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bir ada düşünün ki dışı boz ama içi sevimli mekanlarlarıyla capcanlı olan, Rum mimarisi ile bezeli sokaklarıyla gözleri okşayan, nefis gün batımları, meşhur rüzgarı, güneşi ve nefes kesen buz gibi denizi ile insanın ömrünü uzatan… İşte burası Kuzey Ege’nin en torpilli noktalarından Bozcaada.

Bozcaada’nın en güzel yanı kitle turizminden korunmuş olması. İşletmeler ya butik ya da yerel. Öte yandan adanın limitli kapasitesine rağmen her gün arttırılan feribot ve deniz otobüsü seferleri ile yığılan günübirlikçiler adanın dokusunu tehdit ediyor. Avuntumuz ise kuzey Ege’de olması sebebiyle sezonu kısacık olduğu için adaya kendini yenilemek için zaman kalması. Bozcaada’ya 19 Mayıs – 15 Eylül arası gittiniz gittiniz, sonrası bırrr….

Gitmeden önce bolca blog okumuş, bunca yaşanmışlık biriktirmiş bir yere sadece mekanlardan ve plajlardan ibaret bir eğlence merkeziymişcesine yaklaşılmasına adalılar adına kırılmıştık. O yüzden bu gidişimizde adaya dair değerleri bulup çıkartmak için bir çabaya giriştik. Her gün en az 3-5 adalıyla tanışıp sohbet ettik, onların adayı nasıl yaşadıklarını, ada belleğinden silinmeye yüz tutan ritüellerini ve kişileri dinledik.

“Adalı” olmak göğüslerinde gururla ve alçak gönüllükle taşıdıkları bir madalya. İyi bir mekan olmak için bile bir faktör, bir yerden bahsederken hemen “Oranın sahibi de adalı” diye onore ediliyor, yüceltiliyor. Haklılar da. Gerçekten Adalı olan mekanlarda genellikle her şey yerelden sağlanıyor, yerel yöntemlerle hazırlanıyor. Tam kelimelere dökemediğimiz, her yerdeki standart işletmelerden farklı, daha özenli ve sıcak bir dokunuşa sahip.

Yalnız 7 ceddinizin Bozcaadalı olması sizi burada yapsa yapsa mor kuşak bir adalı yapar. 🙂 Asıl mesele kışı burada geçirmek. Sert rüzgar sebebiyle seferler sık sık iptal olduğundan ada sık sık içine kapanıyor, kışlar bir hayli zor geçiyor. Burada doğmasa da adada geçirdiği düzinelerce 365 günden sonra siyah kuşak olan Hüseyin Abi  “Adanın tanrısı rüzgar” demişti, hem adalı olup hem burada kışlayan Mustafa Bey “Kışın burada kalacak, rüzgar şöminenin dumanını içeri bastığı için evini ısıtamayacak, sefer olmadığı için buzdolabı boşalacak, benimle birlikte bağlardan taşan tezek kokusunu soluyacak ki adalı olsun” diye konuyu açıklamıştı. İlk başta kulağa klasik memleketçilik muhabbeti gibi gelebilir ama değil. Kışın buranın çilesini çekenler olmasa ada sadece yazları açıp kapanan, jenerik bir film setine, ruhu olmayan bir tatil köyüne döner. Tatlı sokaklarından kaptığımız masalarda demlenirken pek fark etmesek de aslında adanın keyfini kışı burada göğüsleyen ufacık bir azınlık sayesinde sürebiliyoruz. O yüzden adayı yaşatmak için “adalı” işletmeleri var gücünüzle destekleyin, olur mu?

Bir haftada Bozcaada’yı nasıl sevdiysek, biz de baya ada savunucusu moda girmişiz. 🙂 Şimdi kılıcı kalkanı bırakıp şapkayı mayoyu çekiyor ve sizi adanın sefasını sürmeye götürüyoruz.

Bozcaada Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Bozcaada’ya Ulaşım

İstanbul’un Avrupa yakasından, Tekirdağ veya Gelibolu üzerinden kendi aracınızla geliyorsanız, iki kez arabalı feribota bineceksiniz demektir. Biri Çanakkale Boğazı’nı geçmek, diğeri de adaya bağlantı noktası olan Geyikli’den adaya geçmek için.

1. Adım: Çanakkale Boğazı’nı Geçmek

Çanakkale Boğazı’nı geçmek için 3 seçeneğiniz var. Biri Gelibolu – Lapseki feribotları, öbürü Eceabat – Çanakkale merkez feribotu diğeri de Kilitbahir – Çanakkale merkez feribotu.
Gelibolu – Lapseki 20 dakika,
Eceabat – Çanakkale merkez 15 dakika
Kilitbahir – Çanakkale merkez ise 7 dakika kadar sürüyor.

Bu hatların hepsinde sezonda yoğunluk olması durumlarında seferler saatsiz olarak yapılıyor ama idealde hepsinin bir saati var. Gestaş’ın sefer tarifesi için tıkayın. Çanakkale Boğaz’ını geçince de Geyikli’ye doğru 45 kilometrelik bir sürüş sizi bekliyor. Bu yol da yaklaşık 50 dakika kadar sürüyor.

2. Adım: Geyikli’den Bozcaada’ya Geçmek

Feribot biletinizi internetten alarak yerinizi garanti edin! Adaya geçiş Geyikli’den kalkan Gestaş feribotları ile sağlanıyor. Aslında feribot sadece yarım saat sürüyor ama yazın öyle kuyruklar oluyor ki saatlerinizi alabilir. 2022’de nihayet online bilete geçtiler.

– Biletler çift yön kesiliyor ama tek yön için seferiniz belli. Biz gittiğimizde sistem hala tam oturmamıştı. Online alınan bilet gidiş-dönüş olarak kesiliyordu ama sadece adaya giderken belli bir saat için rezervasyon yapabiliyorsunuz. Yani dönüş biletinizi de almış oluyordunuz ama belli bir gün ve saate kesilmediğinden dönerken feribota binebilmek için yine kuyruğa girip yer kapmanız gerekiyordu.

– Çok önemli: Belli bir saatteki sefere biletiniz olsa bile sakın yaymayın. Sefer saatinden en az 20 dakika önce mutlaka sırada olun. Yoksa yerinizi verebiliyorlar.

– Websitelerinden bilet almak için cebelleşmeyin. Ödeme kısmında sürekli hata veriyor. Bir bilet almak için 4 kere çağrı merkezini aramak zorunda kaldık. Yok cookieleri temizleyin, yok başka tarayıcıdan girin… Sonra onlar da bezip “Bizim websitesi biraz sıkıntılı, siz en iyisi uygulamadan alın” dedi. Hiç saçınızı başınızı yolmayın, direkt uygulamadan işlem yapın.

– Geyikli – Bozcaada feribot tarifesi sezonlara göre değişiyor. Normalde yazın 45 dakikada bire çıkan seferler kışın 3 saatte bire kadar düşüyor. Kışın azalan seferler sezonun açılması ile birlikte daha da sıklaşıyor hatta dolmuş moduna geçebiliyor. Kimi zaman saatlerce feribot sırası bekleyebiliyor ya da siz tam son vapuru kaçırdığınızı düşünürken bir anda ek sefer konabiliyor. Gestaş’ın sefer tarifesi için tıkayın.

– Bir de şöyle bir tüyo daha verelim: Yüksek sezonda yer bulup dönememekten çekinenler sabah erken bir seferle Geyikli’ye arabalarını geçirip sonraki seferle vapurla yaya olarak adaya geri dönebilir. Akşama kadar rahat rahat ada keyfi yapıp akşam da, yoğunluk ne olursa olsun, yine yaya olarak dönebilirsiniz.

3. Toplu Taşıma İle

Otobüs Seferleri
Bozcaada’ya kendi aracınızla gelmeyecekseniz, bütün büyük şehirlerden adaya çeşitli firmaların otobüs seferi olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle de Truva, Kamil Koç, Metro ve Pamukkale bu taraflara seferi sık olan firmalar. Otobüsler sizi Geyikli iskelesine kadar getiriyor buradan sonrasına geçmeleri yasak. Bu da yaz sezonu için geçerli. Kış sezonunda sizi oraya kadar bile bırakmıyorlar. Kışın son durak Ezine otogarı. Kışın adaya geçmeye kalkarsanız başınızın çaresine Ezine otogarından taksi ile bakarsınız.

Deniz Otobüsü Seferleri
Eğer Bozcaada’ya ne otobüsle ne de kendi aracınızla geliyorsanız, tamamen yaya iseniz güzel haber çünkü yaz sezonunda sadece yayalar için Çanakkale’den direkt olarak Bozcaada’ya deniz otobüsü seferleri var. Haftanın 4 günü Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri sefer yaparak Çanakkale’den saat 10.00’da, Bozcaada’dan da akşam 20.00’de kalkıyor.

4. Bozcaada İçinde Ulaşım

Merkezden Ayazma ve Habbele gibi denize girilen popüler plajlara dolmuşlar kalkıyor. Fakat adada daha özgür olmak için kendi aracınızla gelmiş olmanız veya araba kiralamış olmanız şart. Hele ki Polente Feneri gibi popüler güneşi batırma noktalarına kendi ritminizde gitmek istiyorsanız. Taksi tutmak ise bizce çok daha pahalı bir seçim olacaktır.

5. Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Bozcaada’da arabanızın olması size hem kalabalıklardan kaçma imkanı, hem de özgürlük sağlar. Polente’de gün batımına, plajlara, Pavli gibi merkez dışı tatlı mekanlara gitmek için mutlaka bir çeşit araca ihtiyacınız var. İstanbul’dan uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Ama arabasız da idare edebilirsiniz. Ayazma’ya ve birkaç koya daha minibüsle ulaşmak mümkün. Arabanız yoksa adanın merkezinde konaklar, merkezdeki mekanlarda takılırsınız. Adada ATV kiralayabilirsiniz. Eğlenceli olur ama araba kiralamadan daha ucuz olmayacağını da söylemiş olalım.


Bozcaada’da Nerede Kalınır

3 seçeneğiniz var. İhtiyacınıza göre hangisinin sizin için ideal olduğu değişir:
1. Merkezde kalmak: Aracınız yoksa ya da akşamları mekanlarda takılıp rahatça içebilmek isterseniz merkezde kalın. Mekanlarla çok iç içe bir otel seçmemeye özen gösterin ki sesten rahatsız olmayın.
2. Plajlara yakın otel / evlerde kalmak: Her gün plajlara göç etmektense konaklamanızı yürüme mesafesinde bir yer yerde tutabilirsiniz. Çocuklu aileler için daha kolay bir seçenek olabilir ama biz aracınız varsa her gün aynı yerde yüzmektense koy koy gezin deriz.
3. Bağ evlerinde kalmak: Aracınız varsa bizce bağ evleri hem farklı hem de daha ferah bir seçenek. Özellikle de 1 odadan fazlasına ihtiyacınız varsa kişi başı maliyetleri azaltan bir seçenek.


Bozcaada’da Seçtiğimiz Oteller

Bozcaada’da konaklamak için en iyi alternatif eski Rum evlerinden otele veya pansiyona dönen yerlerde kalmak. Zaten bu kadar kendi halinde bir yeri yaşamaya başlamak için önce yine kendi halinde bir yerde konaklamak lazım. İkisi konusunda da, eskiye göre oldukça çok seçenek bulunuyor. Adada konaklamanın bir diğer güzel yolu da kiralık bağ evlerini tutmak. Bozcaada’da bizim önerdiğimiz otelleri aşağıda bulabilirsiniz.

Panorama Otel $$

Bozcaada’da yel değirmenlerinin sıralandığı tepede konuşlanan Panorama Hotel, toplamda 9 odaya sahip, ada manzarasına ve denize hakim bir taş otel. İncelemek için TIKLAYIN.

Kemerbağ 29 $$

Bozcaada’da merkezde, üzüm bağları ile zeytin ağaçlarının arasında bulunan, 10 oda ile hizmet veren bir otel seçeneği. İncelemek için TIKLAYIN.

Aral Çiftliği $$

Yaz kış konaklayabileceğiniz, toplam 50 odalı bir taş otel. Kendi tavuklarının yumurtalarından kahvaltılar sunuyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Zaten çok hayvan dostu bir işletme. Odaları taştan. Çocuklu ailelerin de tercihi. İncelemek için TIKLAYIN.

Taş Ev $$

4 kişi kapasiteli, 2 yatak odasında 3 yataklı, 1 banyolu ve bahçeli bir bağ evi. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantılardan Bozcaada’daki tüm otelleri ve bağ evlerini inceleyebilirsiniz.
Bozcaada’daki KİRALIK BAĞ EVLERİ
– Bozcaada’daki tüm OTELLER için TIKLAYIN.

Yukarıdaki işletmelerin fiyat karşılaştırmasını, kişi başı maliyetlere göre belirledik. Özellikle villa veya ev kiraladığınızda, kişi başı maliyetler düşüyor ve daha avantajlı hale geliyor. Şimdiden harika bir tatil diliyoruz.

Bozcaada’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Rum Mahallesi
  2. Bozcaada Müzesi
  3. Meryem Ana Kilisesi
  4. Türk Mahallesi
  5. Bozcaada Kalesi
  6. Yel Değirmenleri
  7. Polente Feneri
  8. Habbele Beach
  9. Akvaryum Plajı
  10. Ayazma Plajı
  11. Bakir Koy
  12. Bozcaada Tekne Turu
  13. Geyikli Feribot İskelesi
  14. Kemallı Köyü Yolu

Yeme-İçme

  1. Salhane
  2. Pavli
  3. Sosyal Tesisler
  4. Vahit’in Yeri
  5. Dört Hanımeli
  6. Hasan Tefik
  7. Sapa
  8. Kedi
  9. Manastır

1. Adanın Kalbini Oluşturan Rum Mahallesi’ni Gezin

Feribotla adaya yanaşırken sağınızdaki evlerin üzerinden bir kilise kulesinin, solunuzdaki evlerin üzerindense bir minarenin yükseldiğini fark edeceksiniz. İşte bu kare size hem adanın tarihini özetliyor, hem de adayı gezerken navigasyon görevi görüyor.

Gezmeye adanın en güzel tarihi yapılarına ve bir çok sempatik mekana da ev sahipliği yapan Rum mahallesinden başlayın. Zaten Bozcaada haritasına baktığınız anda Rum mahallesinin ızgara planı dikkatinizi çekecek, neresi Rum neresi Türk mahallesi anında fark edeceksiniz. Rumlar adanın hem çehresinde, hem de kültüründe önemli izler bırakmışlar. Hatta bağcılıktan mimariye adaya ününü kazandıran en büyük unsurlar onlardan  miras kalmış. Bozcaada Belediyesi’nin demeçine göre 19. yüzyılın başına ada nüfusunun yarısından biraz fazlası Rumlardan oluşuyorken bugün sadece 3 kişi kalmış. Bozcaada, Gökçeada ve İstanbul Rumları Kurtulaş Savaşı sonrası gerçekleşen zorunlu göçe tabi tutulmamalarına rağmen  6-7 Eylül Olayları, Kıbrıs Harekatı, topraklarının düşük bedelle kamulaştırılması ve gayrimüslimlerin gayrimenkul edinmesine getirilen kısıtlamalar sebebiyle yıllar içinde yılarak Avusturalya ve Yunanistan’a göç etmişler. Böylece son Yorgo’lar, Despina’lar, Yanni’ler de gidince ada için bir devir kapanmış. Yine de manevi olarak mekan isimlerinde, evlerde pişen yemeklerde, adaya özgü rituellerde yaşamaya devam ediyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Rum Mahallesi’ndeki Bozcaada Müzesi’ni Atlamayın

Bozcaada’nın bir yiyip içip tozma yeri ya da bir fotoğraf fonu muamelesi görmesine biraz içerliyoruz doğrusu. Evet, her köşesi fotoğraflanmalık şirin mi şirin bir yerleşim ama biz isteriz ki gelenler adayı anlayarak gezsinler, o fotoğrafladıkları renkli pencerelerden bir zamanlar bakan insanları da yok saymasınlar. O yüzden Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkez Müzesi’ne bizce vakit ayırmak şart. Zaten 15 dakikada bitereceğiniz ve keyfili bir müze.

Kısmen yıkılana kadar adanın en heybetli konağı olan, Yunanistan ve İtalya Konsolosluğu görevi de gören binanın içindeki koleksiyon kapıda bileti de bizzat kesen Hakan Gürüney’e ait. Adalı olmamasına rağmen bu ada için yaptıkları, emekleri takdire şayan. Dağılan ada halkının peşine düşmüş, onlardan bir sürü anı ve sergi malzememesi toplamış, kaybolup giderek ada tarihini tutup çıkarmış.

İçeride adanın geleneklerinden yeme içme kültürüne, eski mesleklerden buradaki köklü ailelerin hikayelerine harika anekdotlar bulacak, adanın geçmişine yolculuk yapacağınız bir zaman tüneline gireceksiniz. Bu müzeyi gezdikten sonra tüm bunların ada kültüründeki yeri ve önemi kafanızda daha çok oturuyor işte o zaman adadan çok daha fazla ve çok daha farkındalıkla keyif almaya başlıyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Meryem Ana Kilisesi’ne Uğrayın, Gölgesinde Kahve İçin


Arada çanın sesini duyacağınız Meryem Ana Kilisesi Rum Mahallesi’nin 1800’lerden kalma daimi sembolü. Rum Ortodoks cemaatine ait adadaki tek işlek kilise. Artık adada Rum nüfusun iyice azalması nedeniyle sadece pazar sabahları yapılan ayin için açılıyor ve yeniden kapısına kilit vuruluyor. Dolayısıyla içine girip gezemiyorsunuz. Yalnızca dışından kulesini fotoğraflamak mümkün. Ya da kilisenin gölgesine masa atan ve mütemadiyen kalabalık olan Madamın Kahvesi’nde birer sakızlı Türk kahvesi içebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Rum Mahallesinin Komşusu Türk Mahallesi’ne De Uğrayın


Türk mahallesi ise adanın merkezinin sol yakasını oluşturuyor. Google Maps’ten bu mahallenin yapısına baktığınızda komşusu Rum mahallesi gibi ızgara planda olmadığını göreceksiniz. Bir diğer farkı da sokakların daha dar olması ve cami, çeşme, hamam, namazgah gibi yapılara ev sahipliği yapması. Rum mahallesi kadar çok ve özel seçenek olmasa da adanın mekanları buraya doğru yavaş yavaş uzanmaya başlamış. Ara sokaklarda minik dükkanlar, ev yemekçiler, pideciler gibi opsiyonlar var. Türk Mahallesi Rum Mahallesi’ne göre daha sakin, mekanlardan çok konaklama seçeneklerinin olduğu bir bölge. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Bozcaada Kalesi’ni Görün

Adanın, tüm heybeti ile feribotla gelenleri karşılayan yapısı Bozcaada Kalesi. Ne zaman ve kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmese de Fatih Sultan Mehmet tarafından restore edildiği ve II. Mahmut döneminde 1815’te neredeyse tamamen yeniden yaptırıldığı biliniyor. Böylesine küçük bir ada için ortantısızca büyük kaçan bir savunma kalesi olduğunu daha limana yaklaşırken fark edeceksiniz. Çünkü Bozcaada Çanakkale Boğazı’nı kontrol eden pozisyonu sebebiyle özellikle korunması gereken bir ada. Hatta ada üzerinde henüz daha yerleşim yokken bile burada bir kale varmış. Uzak toprakların medeniyetleri bile adayı bu sebepten ötürü ele geçirmek istemiş. 1377’de adayı kontrole almak isteyen Cenevizliler ve Venedikliler arasında savaş çıkmış. I. Dünya Savaşı’nın Çanakkale ayağında, İngiliz ve Fransız kuvvetleri tarafından işgal edilerek lojistik destek için kullanılmış olması yine adanın önemli pozisyonunun göstergesi.

Giriş tam 10 TL. Öğrenci 5 TL. Müze kart geçmiyor. İçeride birer çay – kahve içmek için minik bir çay bahçesi var ama aslında biraz daha bakım ile daha güzel bir turizm noktasına dönüştürülebilir. Belediye kale içinde zaman zaman resitaller düzenliyor bizce gayet güzel bir hamle.

Bize sorarsanız, kaleyi içeriden görmektense ada silüeti ile bütünleşen manzarasını dışarıdan seyretmek çok daha keyifli ama kalede yapılan konserlerden birine denk gelirseniz kaçırmayın. Özellikle de kalenin hemen arkasındaki koyundaki Salhane, Kedi Tapas Bar gibi mekanlardan kale manzarasına doyum olmuyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

6. Salhane’de Denize Girin, Akşam Canlı Performans Yakalayın


Salhane adanın aynı anda birçok şeyi: Çok güzel bir keyif yapma ve denize girme noktası, canlı müzik dinleme barı. Gerçekten de adanın hem en demirbaş hem de en nitelikli mekanlarından. Zaten adada aracınız yoksa ve merkezde kalıyorsanız Salhane’nin iskelesi ve liman tarafı iki yakın denize girme noktası. Fakat küçük bir yer o nedenle de oturacak sandalye bulmak için sezonda erkenden gitmenizi tavsiye ederiz. Kış aylarında gelirseniz de açık. İşte o zaman cama vuran dalgalar eşliğinde bir şeyler içmek de çok keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

7. Yeldeğirmenlerine Çıkıp, Adaya Tepeden Bakın

Salhane’den sonra biraz daha devam ettiğinizde Bozcaada Kalesi’ne ve merkeze hakim bir tepeye konuşlanmış yeldeğirmenlerini bulacaksınız. Aracınızı hemen aşağıdaki park noktasına park edip 10 dakika kadar yeldeğirmenlerinin olduğu tepeye çıkıyorsunuz. Tepede sizi mükemmel bir manzara karşılıyor. Yukarısı her mevsin aşırı rüzgarlı zaten yeldeğirmenlerini tam bu noktaya kondurmuş olmaları tesadüf değil. O nedenle sezonda gitmiyorsanız üzerine kalın bir şeyler almayı unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

8. Gün Batımı Paketlerinden Alıp Polente Feneri’nde Güneşi Uğurlayın


Adada günbatımı saatinde kesinlikle gitmeniz gereken yer ise, adanın en batı ucundaki Polente Feneri ve ona çıkan, rüzgar türbinlerinin olduğu falez. Kısaca Polente diye geçen bu bölge, sandalyenizi, örtünüzü ve birkaç çeşit atıştırmalığınızı veya pizzanızı kapıp adadaki en güzel gün batımını yakalayacağınız yer.

Öyle bir ada klasiği ki gün batımı saati yaklaşırken bu ritüeli gerçekleştirmek isteyenler nedeniyle fenere giden yolda trafik yaşanıyor. Zaten bu güneşi uğurlama geleneği sayesinde adada peyniri, üzümü, kuruyemişi içinde gün batımı paketleri, piknik örtüsü, katlanan sandalye gibi araç gereçleri satan dükkanlar da mantar gibi hızla türemiş. Geldiğinizde gün batımı paketi nedir diye şaşırmayın yani. Gün batımı paketi satın alabileceğiniz yerleri Bozcaada Mekan Önerileri – En İyi Restoranlar, Meyhaneler, Barlar yazımızda bulabilirsiniz.

Buraya geldiğimizde belediyenin her yere bolca çöp kutusu kondurmuş olduğunu gördük. Bozcaada’nın çevre dostu bir belediyesini bölgeyi temiz tutma çabasından dolayı tebrik ederiz. Belediye üzerine düşen görevi yapmış siz de buraya pikniğe geldiğinizde çöplerinizi ardınızda bırakmamaya özen gösterirsiniz diye umuyoruz.

Minibüsle Gün Batımına

Her gün 19.30’da adanın merkezindeki minibüs durağından Polente Feneri’ne minibüs kalkıyor. Eğer özel aracınız yoksa değerlendirebilirsiniz. Eğer özel aracınızla gelecekseniz de gün batımından iki saat önce piknik malzemelerinizi temin edip yola çıkmanız iyi olur. Yoksa bu deneyimi çok koştur koştur yaşarsınız ve hiç keyif almazsınız. Biz en az 1 saati tepede güneşi batırmaya, 1 saat de yola ve tepeye yerleşmeye ayırın deriz. Zaten son saate kalırsanız tepe iyice dolmuş oluyor ve size gerilerde yer kalıyor. En önden yer kapmak için de erken gitmek en ideali. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

9. Başka Bir Gün De Ormanın İçindeki Tepedeki Pavli’de Güneşi Batırın

Adanın tam göbeğinde bir tepelikte çam ormanı var. Adı Çamlığı Mesire Yeri diye geçiyor. İşte bu mesire yerinin de ortasında çok keyifli bir başka güneşi batırma noktası Pavli. Peynir ve şarküteri tabağı, pizza gibi seçeneklerin olduğu az ve öz bir menüsü bulunuyor. Yani burayı bir restoran gibi düşünmeyin maksat güneşi bırakıp merkezde yemeğe geçmek. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

10. Bir Bağ Evi Kiralayın

Aracınız varsa merkezde konaklamak yerine kalabalıklardan biraz daha izole olmak adına size özel, doğa içinde (hatta kimi zaman bağlar içinde) taş bir bağ evi kiralamayı düşünebilirsiniz. Adanın iç taraflarına yayılmış bu şirin bağ evleri hem farklı hem daha ferah hem de arkadaş grubunuzlaysanız kişi başı maliyetleri azaltan bir seçenek. Tabii bu durumda merkeze biraz uzak kaldığınızdan merkezdeki yeme-içme yerlerine gitmek için altnızda araç olması şart. Haliyle de dilediğiniz gibi içemiyorsunuz. İşte tam burada bir konum tercihi yapmak gerekiyor. Her şeye çok daha yakın mı olmak istiyorsunuz yoksa biraz uzak kalıp kafa dinlemek mi? Bağ evi seçimi konusunda ise ne şanslısınız ki Bozcaada’daki en güzel kiralık bağ evlerini topladığımız bir yazımız var. İncelemeden tercih yapmayın deriz.

11. Adanın Meşhur Koylarında Şezlong Bulmayı Deneyin: Ayazma, Akvaryum, Habbele


Soğuk denizleri sevin ya da sevmeyin, Bozcaada’da denize girmek nadir bulunan temiz plajları, medeni ortamı ve bakir koyları sebebiyle çok keyifli. Habbele Plajı (Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.), Akvaryum Koyu (Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.), Ayazma Plajı (Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.) adanın en meşhur ve en revaçta olan 3 yüzme noktası.

Özellikle de Ayazma aralarından en popüleri. Ayazma yolu üzerinde de birkaç yeme-içme noktası olması, adanın en popüler mekanlarından Vahit’in Yeri’nin Ayazma’da olması burayı daha da tercih sebebi yapıyor.

Turistik plajlar olduğundan hepsine merkezden servisler kalkıyor ama en özgür olduğunuz yol tabii ki özel aracınızla ulaşım sağlamak. Buralarda isterseniz şezlong kiralayabilir,  isterseniz kendi şemsiyenizi dikebilir veya havlunuzu atabilir, acıktığınızda manzaralı restoranlarında yemeğe geçebilirsiniz. Bozcaada’da denize girilecek tüm noktaları Bozcaada Plajları yazımızda anlattık.

12. Ya Da Aracınız Varsa Adayı Turlayıp Bakir Koylarda Kendinize Yer Seçin

Habbele, Akvaryum ve Ayazma adanın üç büyükleri. Ama eğri oturup doğru konuşalım, hepsi sezonda aşırı kalabalık, üst üste olacağınız ve park sorunu yaşayacağınız denize girme noktaları. Tüm bunlar yüksek sezonda karşılaşabileceğiniz potansiyel durumlar ama hiçbiri sizi Bozcaada’dan soğutacak kadar büyük sorunlar teşkil etmiyor.

Yine de kalabalıklardan olabildiğince sıyrılayım derseniz, aracınıza atlayıp daha bakir olan, herhangi bir plaj işletmesinin veya restoranın olmadığı bakir koylara da havlu atabilirsiniz. En güzeli arabaya binip sahil boyunca uzanan yolda giderken kendinize bir yer seçmeniz ama Bozcaada Plajları yazımızdan da fikir edenebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

13. Denizin Keyfini Tekne Turu İle Çıkarın & Kaptanınıza Deniz Kestanesi Tatmayı Sorun

Bozcaada’da tekne turu turizmi çok gelişmemiş, o nedenle de seçenekleriniz sınırlı ama yok değil.

Biz bir adalı olan Hüseyin Bey’in davetiyle yine adalı kaptanlardan Cihan Bey ile denize çıktık. Çok mütevazi bir tekneydi, ama kaptanımızın aynı zamanda usta bir dalgıç ve çok misafirperver olması sayesinde çok özel bir ada deneyimine ortak olma şansımız oldu. Bize deniz kestanesi tattırdı. Numarasını 05326377362. Aya göre deniz kestanesi oluyor ya da olmuyormuş. Bir de Hüseyin Bey’in tabiriyle adanın tanrısının rüzgar olduğunu, dur derse durmanız, git derse gitmeniz gerektiğini unutmayın, kaptanınızın önerilerine kulak verin.

Bir de Titanik tekne turu hizmeti veriyormuş ama biz deneyimlemedik. Her gün limandan kalkan tekne, Bozcaada’nın koylarını geziyor, öğle yemeği de güvertede yeniyor, bangır bangır müzik olmadan huzurlu bir gün sunuyormuş. Ama özel tur gibi olmaz tabii. Tel: 0507 531 77 77 Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

14. Adaya Özgü Lezzetleri Kaçırmayın

Çiğ Dolma

Rum ve Türk mutfağının ayrılamaz bir şekilde iç içe geçtiği Bozcaada mutfağının spesiyalleri de ağırlıklı olarak Rum mutfağından ada mutfağına geçme. Yalnız aralarından bazılarını öyle ha deyince bulamıyorsunuz. O nedenle de hangi lezzeti nerede bulabileceğinizi de not düşüyoruz. Mekanlar hakkında daha fazla detayları Bozcaada Mekan Önerileri – En İyi Restoranlar, Meyhaneler, Barlar yazımızda bulabilirsiniz.

– Deniz Kestanesi: Dediğimiz gibi restoranların menüsünde kalıcı olarak yok ama ikram şeklinde denk gelirseniz kaçırmayın.

– Çiğ Dolma: Dolmanın iç harcı olan bulgur, soğan, salça, taze otların kısır gibi ıslatılarak hazırlandığı, asma yapraklarının ise yemeğin yanında geldiği, iç harcını asma yaprağına sizin dürdüğünüz adaya özgü bir yemek. Sosyal Tesisler’de Esma Abla yapıyor. Mutlaka önden arayıp tatmak istediğinizi belirtin ona göre hazırlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

– Mafiş Rum Tatlısı: Fiyonk şeklinde lokma tatlısı görünümünde şerbetli bir kızartma tatlı. Vahit’in Yeri (Konum için tıklayın.) Haritada 4 numara
Ve Dört Hanımeli’nde tadabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

– Ada Mantısı: Klasik mantıdan farklı olarak fırında kızartılan ada mantısı. Yine Dört Hanımeli’nde tadabilirsiniz.

– Salyangoz Yemeği: Rumlardan kalma salyangoz yemeği sadece yazın Hasan Tevfik’te bulunuyor.  Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

– Domates Reçeli: Eskiden Rumlar tatlı olarak yermiş, biz kültürümüze reçel olarak almışız. Adada yapacağınız tüm kahvaltılarda bulunuyor. Bozcaada’da nerede kahvaltı ederim derseniz Bozcaada Kahvaltı Mekanları yazımızdan tavsiyelerimizi öğrenebilirsiniz.

15. Ada Gecelerinde Canlı Müziği Yakalayın

Adanın nefis gün batımına karşı, o en güzel saatlerde keyif yapmak veya yemek sonrası geceye devam etmek istediğinizde uğrayabileceğiniz barlar:

– Sapa: Deniz kenarında değil Rum Mahallesi iç taraflarında popüler bir kokteyl barı. Itır adlı aromatik ada otu imza malzemesi. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

– Salhane: Tam bir ada klasiği. Kale manzarası ile Polente’ye veya Ayazma’ya rakip olacak bir güneşi batırma noktası. Geceleri ise zaman zaman canlı müzik performanslarının da olduğu bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

– Kedi: Salhane ile aynı koyda, denize sıfır konumda bir tapas bar. Tapas bar diye geçiyor ama biz gittiğimizde bruschetta dışında tapas adına pek bir seçenek yoktu. İsminin vadettiği bir tapas mekanı bulmayı beklemeyin ama konumu harika. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

– Manastır: Ayazma’daki tarihi manastırın çınar ağaçlarının gölgesinde bir açık hava mekanı. 2022 sezonunda Hayal Kahvesi ile iş birliği içinde olduğundan akşamları canlı performanslar bulmayı bekleyebilirsiniz. Zaten merkeze uzak bir konumda olduğundan burada müzik 00.00 dedin mi hemen kesilmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

16. Pazardan Çanakkale’nin Meşhur Peynirlerinden, Domatesinden ve Ada Reçellerinden Alın

Bozcaada’da çarşamba günleri kale önündeki alanda pazar kuruluyor. Bu yerel üretici pazarından en taze sebze meyveleri, kahvaltılarımızın yıldızı Ezine peyniri ve keçi peyniri gibi Çanakkale’nin en güzel yöresel lezzetlerini satın alabilirsiniz.

17. Bozcaada Bağlarını Gezin

Zaten artık bildiğinizi varsaydığımız gibi Bozcaada bağları ve üzümleri ile ünlü. Asma yapraklarıyla çevrili Ayazma ise adanın üzüm bağlarının yer aldığı bölgesi. Buradaki üreticilerin bağlarında adanın dördü kendine has olmak üzere beş çeşit üzümü yetişiyor: Kuntra, Karalahna, Karasakız, Vasilaki ve Çavuş. Bir tek Karasakız Çanakkale’nin başka yerlerinde de yetiştiği için adaya has değil. Çavuş dışında diğer üzümler sert kabuklu olduklarından sofralık değiller. Aralarından Çavuş üzümü ince kabuklu ve yemeye de uygun aromatik bir üzüm cinsi.

18. Ağustos Ya Da Eylül’de Gelirseniz Bağbozumu Turlarına Katılın

Fotoğraf Kaynak: www.bozcaada.bel.tr

Eğer Bozcaada’ya gelişinizi ağustos sonu eylül başına denk getirirseniz de adada bağbozumunu dönemini yakalamış olursunuz. Bu dönem adanın en canlı dönemlerinden biri. Hatta 3 günlük bir Bağbozumu Festivali de gerçekleştiriliyor. Merkezden iki saatte bir çok şirin asma yaprakları ile süslenmiş, adanın en meşhur murallerinde de imzası olan Cemil Onay’ın fırçası ile renklendirdiği kasalı traktörlere binip hasır sepetinizle bağlara gittiğiniz, üzüm topladığınız bağbozumu turları oluyor. Belediye, Kaymakamlık ve Bağcılar Kooperatifi’nin iş birliğinde düzenlenen bu turlarda her gün bir üreticinin bağına gidiliyor. Bu turlara katılmak isterseniz, ada merkezinde kurulan tur stantlarına başvurarak belirtilen saatteki araca rezervasyon yaptırıyorsunuz. Cüzi bir miktara sepetinizin aldığı kadar üzüm toplayabiliyorsunuz.

Bağbozumu döneminde belediyenin Salhane’de etkinlikleri ve konuşmacılarla söyleşileri de oluyor. Belediye’de Bozcaada Kalesi’nde festivale özel resitaller tertipliyor. En iyi çavuş üzümü ve üzüm güzelini seçen yarışmalar oluyor. Bizce bu festival, Bozcaada sevdasını daha pekiştirmek isteyenler ya da yeni keşfedecekler için şahane bir fırsat. Kaçırmayın deriz.

19. Bozcaada Caz Festivali’nde Ritim Tutun

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/bozcaadacazfestivali

Ne mutlu ki ülkemizde de caz festivali kültürü her sene giderek yerleşmeye başlıyor. Şimdi Bozcaada’yı fona alın ve ona biraz da caz ekleyin. Karşınızda Türkiye’nin yazı güzelleştiren festivalleri arasına bizce ilk üçe giren Bozcaada Caz Festivali var. Normalde pandemi öncesinde tam bir Temmuz klasiği olan festival 2021’den beri Ağustos ayında klasikleşmiş mekanı olan Ayazma Manastırı’nda ve diğer başka butik mekanlarda gerçekleşiyor, caz, çağdaş sanat ve gastronomi üçgeninde kapsamlı bir program sunuyor. Bizce Bozcaada seyahatinizi özellikle denk getirmek isteyeceğiniz bu üç günü takip edin.

20. adidas Bozcaada Yarı Maratonu’nu Koşun

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/bozcaadayarimaratonu

Bozcaada’da yarınlar için bugün koşmaya, karbon ayak izinizi nötrleştirmeye bir adım daha yaklaşmaya ne dersiniz? Bozcaada’nın en klasikleşmiş organizasyonu hangisi derseniz cevabımız adidas Bozcaada Yarı Maratonu olur. Pandemi boyunca ara verilen yarı maraton 2022’de geri döndü. 21K ve 10K etapları olan koşuya kayıt olduğunuzda size bir yarış kiti temin ediliyor. O kiti de şehrinizdeki belirlenen adidas mağazasından teslim alabiliyorsunuz. Kayıt olup kitinizi edindikten sonra tek yapmanız gereken Bozcaada’ya geçmek.

Üç gün süren etkinlikte sadece koşular yok aynı zamanda çeşitli konserler, spor aktiviteleri, çocuklar için mini koşu, yoga, pilates seansları, workshoplar da oluyor. Her ne kadar organizasyon okulların henüz kapanmadığı, sezonun tam açılmadığı, havaların çok da bunaltmadığı mayıs sonu haziran başı aralığında gerçekleştiriliyor olsa da çok geniş katılımlı bir etkinlik olduğundan konaklama konusunda sıkıntı yaşamamak için rezervasyonlarınızı son dakikaya bırakmayın deriz.

21. Bozcaada Uluslararası Yerel Tatlar Festivali’nde Ender Bulunan Ada Lezzetlerini Tadın

Bozcaada’da her sene haziran ayında gerçekleşen Bozcaada Uluslararası Yerel Tatlar Festivali ise ülkenin en gurme festivallerinden biri. Festival her sene Bozcaadalı kadınların ellerinden çıkma ada lezzetlerini meydanda kurulan stantlarda bizlerle buluşturuyor. Festivalin en güzel özelliği, zahmetli olduğu için restoranlarda yapılmayan, o nedenle de artık ender rastlanan ada lezzetlerini tadabiliyor oluşunuz. Festival programı tabii ki sadece yeme-içmeden ibaret değil. Konserlere ve atölyelere de zaman ayırmayı pas geçmeyin.

22. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’ne Katılın

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/bifeddoc

Şimdi size bizim için küçük gezegenimiz için büyük bir adım niteliği taşıyan bir belgesel festivalinden bahsedeceğiz. Ekim ayında gerçekleştirilen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali, ortak evimiz dünyanın ortak sorunları hakkında kafa yormamıza vesile olan belgesel filmlerle dolu birkaç gün geçirmemizi sağlıyor. Türkiye’nin ilk ve tek “ekoloji” temalı belgesel festivali olan BIFED, adadaki dayanışma duygusunu inanılmaz körüklüyor. Festival ekibi çok çok saygı duyulası bu girişimi 2014’ten beri fire sene vermeden yürütüyor. Ekim ayında adada olacaklara duyurulur.

23. Adanın En Güzel Yerlerinde Güneşi Selamlayın

Bozcaada son yıllarda şehir hayatından kaçıp buraya yerleşen İstanbulluların da evi. O nedenle adada şehir hayatında devam ettirdiğiniz pratikleri sürdürebileceğiniz, her türlü arayışınıza çare bulabileceğiniz bir yer. İşte yoga da o pratiklerden bir tanesi. Bozcaada’ya yerleşip burada bir düzen kurmuş olan yoga eğitmeni Ayça Oğuş‘un yaz sezonunda çok keyifli yoga dersleri ve yüz egzersizleri var. Kendisi online veya fiziken gerçekleştirdiği seansları Instagram’daki sayfasında yayımlıyor oradan kolaylıkla takip edebilirsiniz. Bizce adanın ömüre ömür katan havasında, gün doğumlarında ve gün batımlarında güneşi selamlamak ruha, bedene ve zihne çok iyi gelecektir.

24. Bozcaada’da Bisikletle Turlayın

Mayıs – Haziran arası dönem Bozcaada’da fiziksel sporlar yapmaya çok müsait. Yarı Maraton’un da gerçekleştiği bu bahardan yaza geçiş aylarında adada bisiklete binmenin de keyfi ayrı. Merkezdeki birkaç araç ve scooter kiralama noktası bisiklet kiralama opsiyonu da sunuyor. Buralardan kiralayacağınız bisikletler ile zaten fazla engebeli olmayan, sezon açılmadığı için araç trafiği de çok olmayan adada rahatlıkla pedallarsınız.

Bozcaada’ya Geçmeden

Geyikli

Geyikli denince aklınızda anında bir yer canlanmıyor olabilir peki ama size “eyvah eyvah” desek? Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı sevimli kasaba Geyikli, ister özel aracınızla, ister otobüsle gelin, Bozcaada-Çanakkale seferi yapan feribotların kalkış noktası. Ata Demirer’in en iyi işi “Eyvah Eyvah” serisinin de çekildiği yer. Çalgısı çengisi eksik olmayan akşamların ve köy kahvelerinde tavla oynayan tonton amcaların eksik olmadığı Kuzey Ege’nin huzur dolu bu kasabası Bozcaada tatilinizden önce ısınma turu yapabileceğiniz yer. Geyikli’ye geldiğinizde kasabanın mavi bayraklı plajlarında yüzebilir, Roma dönemine ait Aleksandria Troas Antik Kenti’ni gezebilir veya yarım saat mesafedeki Troya Antik Kenti’ini, Troya Müzesi’ni ve Etno köylerini paket bir program şeklinde ziyaret edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Tarihi Kemallı Köyü

Yine bir Ezine köyü olan Kemallı ise 700 yıllık tarihi bir köy. Aleksandria Troas Antik Kenti yakınlarında olan Kemallı 1300’lerde Selçuklu Devleti döneminde bir uç beyi olan Kemal Bey’in adı ile anılıyor. Malum Ezine’ye bağlı olunca ezine peyniri ve taş baskı zeytinyağı üretimi ile meşhur. Tam da bu nedenle Bozcaada dönüşünde insanların özellikle uğradığı yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

The post BOZCAADA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada/feed/ 31
BOZCAADA KAHVALTI MEKANLARI https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-kahvalti/ https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-kahvalti/#respond Tue, 31 May 2022 14:49:32 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=91399 Bozcaada'da ev yapımı reçelleri, tazecik pişisi ve yöresel lezzetleri eksik olmayan bir serpme kahvaltı için tercih edebileceğiniz favori kahvaltı mekanlarını bu yazımızda anlattık.

The post BOZCAADA KAHVALTI MEKANLARI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bozcaada’ya geldiğinizde sıcacık pişisi, ev yapımı reçelleri eksik olmayan dolu dolu bir serpme ada kahvaltısı yapmanın adanın en klasik rituellerinden birisi olduğunu hemen fark edeceksiniz.

Konaklama yapılan çoğu yer aynı zamanda serpme ada kahvaltısını veriliyorsa da mekan değiştirmek ya da farklı tatlar denemek isteyebilirsiniz. Bir de doğrusunu söylemek gerekirse çoğu yerde serpme kahvaltı bol çeşit ile göz boyama üzerine. Hem nicelik hem nitelik bulabileceğiniz yer oldukça az.

Rengigül Konukevi


Nostaljik detaylarla dekore edilmiş Rengigül adanın en özellikli kahvaltısını bulacağınız yer. Hatta Bozcaada’da tek bir kahvaltı hakkınız varsa bu hakkınızı merkezdeki eski bir konağın avlusunda yiyeceğiniz Rengigül’den yana kullanın deriz. Aslında bir konukevi ama konaklama işletmelerinde bulacağınız market kahvaltılarından çok çok daha nitelikli ve özenli. Peynirinden zeytinine her şey artizanal üretimdi, söğüş domatese fesleğen, yeşilliğe ada otları, omlete asma yaprağı, ısırganlı börek gibi her şeyde farklılaştırıcı ufak dokunuşlar vardı. Tatlıları, sıcakları her gün değişiyor. Yani hem nicelik hem nitelik bulacağınız nadir yerlerden. İşletmecisi Türkan Hanım açık büfe şeklinde zarif sunumlu bir kahvaltı hazırlıyor. Reçelleri de oldukça zengindi, başka hiç bir yerde görmediğimiz katırtırnağı reçeli aralarından favorimiz. Adanın yıldız kahvaltıcısında yer bulmak için rezervasyon şart. Adres: Cumhuriyet, Atatürk Cd. No:31, 17680 Tel: 0 538 497 50 17 Konum için tıklayın.

Madam Eleni Bağ Evi & Kahvaltı


Adadaki ikinci numaralı kahvaltı mekanımız ise Madam Eleni Bağ Evi & Kahvaltı oldu. Aslında bağlara yakın bir konaklama işletmesi, büyük bahçesindeki kahvaltıya dışarıdan da misafir kabul ediyor. Zaten en çok da bu bahçe içinde kahvaltı fikri ile insanı cezbediyor. Servisi de başarılı çünkü esnekler ve istediğiniz kahvaltılık çeşidini ilave yapabiliyorlar. Otlu yumurtası çok seviliyor. Gözleme, pişi ve börek gibi sıcaklar da var. Domates biberler kendi bahçelerinden, reçel ve tereyağı da kendi üretimleri. Fix bir ücret ödüyorsunuz. Adres: Alaybey kocamış deresi mevkii no:10, 17000 Tel: 05057665995 Konum için tıklayın.

Kardinal Bağ Evi

Yine keyifli bahçesinde kahvaltıya gelebileceğiniz bir bağ evi işletmesi. Köz patlıcanlı omlet, reyhanlı omlet, karpuz kabuğu reçeli, Gürcü elması reçeli gibi farklı seçenekler bulabileceğiniz bir kahvaltısı var. Çalışanları da çok güleryüzlü ve sıcakkanlı. Adres: Cumhuriyet, Papaz Bahçe Mevkii Küme Evleri No:3, 17680 Tel: 05345644477 Konum için tıklayın.

Madam Niça

Patiska Bozcaada’da kahvaltı denince ilk akla gelen yerlerdendi ama kapandı. Sanırız işletmecisi artık daha çok meyhane olarak bildiğimiz Madam Niça’da kahvaltı veriyor. Yine pişiden ev yapımı reçellere uzanan bol çeşitli bir ada kahvaltısı bulabilirsiniz. Adres: Cumhuriyet, Emniyet Sk. no 25, 17680 Tel: 05383546422 Konum için tıklayın.

Talay Bağları Konuk Evi

Bozcaada’daki en köklü üzüm üreticilerinden olan Talay’ın yarım asırlık bağ evini restore ederek hayata geçirdiği Talay Bağları Konuk Evi de kahvaltıya gelebileceğiniz seçeneklerden biri. Sabah kahvaltısını serpme şekilde servis ediyor. Size adeta evinizdeymişsinizcesine bir sofra kuruyor. Adres: Alaybey, Sulubahçe Bağ Yolu, NO.24, 17680 Tel: 05332328395 Konum için tıklayın.

Ananas

“Serpme kahvaltı da bir yere kadar ben avokadolu omletimi, granola kasemi özledim” diyenler için merkezde Ananas var. Elbette serpme kahvaltısı yok değil ama biz buraya serpme kahvaltısı için değil alternatifiniz olsun diye ekledik. Adres: Alaybey mahallesi kurtuluş caddesi 2/G bozcaada Ananas, 17680 Tel: 05330914517 Konum için tıklayın.

The post BOZCAADA KAHVALTI MEKANLARI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-kahvalti/feed/ 0
BOZCAADA MEKAN ÖNERİLERİ – EN İYİ RESTORANLAR, MEYHANELER, BARLAR https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-mekanlari/ https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-mekanlari/#comments Mon, 30 May 2022 21:21:02 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=91202 Bozcaada özgün mutfağı yoksa da yiyip içmekten çok keyif alacağınız bir yer. Ama bu yazımızda sadece adanın en keyifli mekanlarını bulmayacaksınız, adanın kültürüne ve geçmişine perdeyi aralayan lezzetlerin de adreslerini keşfedeceksiniz.

The post BOZCAADA MEKAN ÖNERİLERİ – EN İYİ RESTORANLAR, MEYHANELER, BARLAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bozcaada’nın bir İzmir ya da Gaziantep gibi kendine has bir mutfağı yoksa da Arnavut kaldırımlı sokaklarına dizili minik meyhaneleri, meşhur bağlarından sofralara transfer olmuş lezzetleri, Rumlar ve Türklerin 500 senelik komşuluğundan doğmuş ritüelleri ile yiyip içmekten çok keyif alacağınız bir yer.

Sadece en keyifli mekanları yazmakla kalmamak istemedik, adanın kültürüne ve geçmişine perdeyi aralayan lezzetlerin de peşine düştük. Birçok adalı ile sohbet ettik, araştırdık, salyangoz yemeği gibi belleklerden silinmeye yüz tutmuş ada tatlarını ve bunları yaşatan son mekanları öğrendik. İsteriz ki hem Bozcaada kendine has kimliği ile varolmaya devam etsin, hem de siz daha özel şeyler tadın.

Bozcaada’ya Özgü Lezzetler Nelerdir ve Nerede Yenirler?

Deniz Kestanesi

Sofistike Japon restoranlarının menülerini süsleyen deniz kestanesi Bozcaadalıların alışık olduğu lezzetlerden. Rumlardan adaya miras kalan bir ritüel denizden kestaneyi çıkartıp oracıkta taze taze yemek. Aromasının bol olması için zaten bir saat içinde tüketmek en iyisi. Zeytinyağı, sirke ve limonla soslanarak çiğ olarak tüketiliyor ama biz soslanmamış halini daha çok sevdik.

Menülerde deniz kestanesi yok ama nadiren restoranlarda günün spesiyali olarak denk gelebilirsiniz. Denk gelirseniz denemeden geçmeyin. Daha garanti bir seçenek de tekne turuna çıkmanız ve kaptanınızdan size tattırmasını talep etmeniz. Hem bakir koylarda yüzer, hem de deniz kestanesinin tadına bakarsınız. Ama her zaman kestanelerin içi olmuyormuş, aya göre etleniyor ya da boşalıyor, kaptanınıza sorun mutlaka.

Çiğ Dolma

Bozcaada’nın meşhur bağları birçok leziz tarife de ilham olmuş. Bunlardan biri de batırığı bilenlere bir nebze tanıdık gelecek olan çiğ dolma. Kısır gibi, ateş görmeden sıcak suda demleme usulü piştiği için çiğ dolma deniyor. Bulgur, soğan, salça, taze otlar ve asmanın haşlama suyunun buluşmasından oluşan bu sulu iç pilav asma yaprağına dürülerek yeniyor. Damlata damlata elle yenmesi makbul. Evlerde hala yaygın olarak yapılıyormuş ama restoran menülerinde yok. Güzel haber ise önden sipariş verirseniz Sosyal Tesisler isimli restoranın işletmecisi Esma Abla’nın marifetli elleriyle size hazırlayacak olması. Restoranın detaylı bilgilerini aşağıdaki bölümde bulabilirsiniz. Tel: 02866970151 Konum için tıklayın.

Asma Yaprağında Sardalya

Çanakkale’nin en özel lezzetlerinden sardalya da asma yaprağında pişiriliyor adada. Sardalyanın mevsimi yaz olduğu için menülerde görmeniz kuvvetle muhtemel.

Ada Mantısı

Bozcaada mantısında el açması, klasik mantı tepsi içinde fırında kızartılıyor, üzerine sarımsaklı yoğurt ve baharatlı sos eklenerek servis ediliyor. En tazesini adanın ev yemeklerini sunan Dört Hanımeli’nde bulabilirsiniz. Tel: 05464375577 Konum için tıklayın.

Mafiş Tatlısı

Adaya özgü bir hamur tatlısı olan mafiş, fiyonk tatlısı olarak da bilinen çıtır çıtır bir lezzet. Bazıları tulumba tatlısına benzetmiş ama bizce daha çok lokmaya benziyor. Hatta tam olarak lokma tatlısının kabuğu gibi diyebiliriz. Biz çok özel bulmadık ama adadayken denemek isteyebilirsiniz. Ayazma’daki Vahit’in Yeri’nde veya yine Dört Hanımeli’nde bulup tadabilirsiniz. Tel: 02866970130 Konum için tıklayın.

Koruk Suyu

Bozcaada’nın bağcılık mirası yan ürünlere de ilham olmuş. Koruk suyu da onlardan bir tanesi. Koruk suyu, fermantasyon görmemiş ham üzümlerden yapılan üzüm suyu aslında. Vitamini yüksek, sağlıklı ve ferahlatıcı bir meyve suyu. Veli Dede’de bulup şişeli bir şekilde satın alabilirsiniz. Konum için tıklayın. Tel: 02866970436

Gelincik Şerbeti

Adanın geleneksel şerbeti ada gelinciklerinden yapılan gelincik şerbeti. Bozcaada tarlalarında kendiliğinden yetişen gelincikler toplanıyor, siyah kısımları ayıklanıyor, su, şeker, limon ile birlikte kaynatılıp şerbet haline getiriliyor. No:8’de ve Veli Dede’de bulabilirsiniz. Tel: 0535 048 8812 Konum için tıklayın.

Ada Reçelleri

Reçel birçok dünya mutfağında zaten var. Bozcaada’ya özgü kısmı ise Rumların alışılagelmiş meyveler dışındaki şeyleri reçelleştirmesi. Mesela onların tatlı olarak tükettiği domates reçelini biz kahvaltılık haline getirmişiz. Bugün hangi otelde kalırsanız kalın kahvaltıya indiğinizden domatesinden, incirine ve gelinciğine birçok çeşit ile karşılacaksınız. Çarşamba günleri adada kurulan pazarda her çeşitini bulabilirsiniz. Pazara denk gelemediyseniz de Veli Dede’ye uğrayabilirsiniz.

Ada Tavşanı

Adada gezerken tavşan çıkabilir tabelaları suratınıza bir tebessüm konduracak. Rumların masalarına da güzel bir yahni konduruyormuş. 🙂

Bozcaada Uluslararası Yerel Tatlar Festivali

Adada her sene Haziran ayında Bozcaada’nın en keyifli festivallerinden biri gerçekleşiyor: Bozcaada Uluslararası Yerel Tatlar Festivali. Festival her sene Bozcaadalı kadınların el emeği ürünlerini merkezdeki meydanda bizlerle buluşturuyor. Festivalde hem adaya özgü yemekleri tadabiliyor hem de yemeklerde kullanılan ürünleri satın alabiliyorsunuz. Festival programı tabii ki sadece yeme-içmeden ibaret değil. Konserlere, atölyelere ve spor aktivitelerine de zaman ayırmayı pas geçmeyin.

Bozcaada Meyhaneleri

Bozcaada’ya ayak basar basmaz sokaklarında onlarca meyhane bulacaksınız. Bu meyhanelerin birinde bir akşam nefis Ege mezeleri eşliğinde demlenmek tam bir ada klasiği. İşte Bozcaada’daki bu meyhanecilik kültürü 1945’den sonra Andrea Manolidis ile başlıyor. Daha sonra oğlu Manol Manolidis ile bu gelenek devam ediyor. Onlara zamanla başka isimler de katılıyor. 1960 – 1975 yılları arasında Türkler de meyhaneciliğe başlıyor.

1974’te çıkan Kıbrıs Savaşı meyhaneleri de vurmuş. Çoğu kepenk indirmek zorunda kalmış. 1990’lara kadar pek de popüler olmayan ada 2010’larda yeniden patlama yaparak turist akınlarının yaşandığı bir yere dönüşünce meyhaneler de yeniden filizlenmiş. Kimini adalılar açmış, kimini dışarıdan gelenler. Söylemeye gerek yok, adalılar arasında yerel oluşumlar daha çok takdir ve tercih ediliyor. Asma 6, Hasan Tevfik gibi yerellerin açtıklarından bazıları. Öyle olması da güzel çünkü adayı asıl yaşatan da onlar. Birçok mekana adada eskiden yaşamış Rumların ismi verilmiş, bu sizi yanıltmasın.

Vahit’in Yeri

Adaya gideceğiniz belli olur olmaz, Vahit’in Yeri’ni arayıp gün batımı vaktine doğru 1. sıradadan bir masa kapmaya bakın. O kadar net. Ayazma Plajı’nı seyreden konumu, akıl almaz hızdaki servisi, merkezdeki restoranlara kıyasla daha uygun fiyata daha özgün ve leziz yemekler sunması ile adada yemeden dönmeyin dediğimiz yerlerden.

Oldukça rahat bir mekan. Gündüz Ayazma Plajı’ndan çıkıp havlusuna sararak yemeğe gelen de var, yemek dışında akşam üzeri patates & kalamar atıştırmak için gelen de… Akşam yemeğinde güzel bir masada oturmak istiyorsanız 1 hafta öncesinden kesinlikle rezervasyon yaptırmanız şart. Bizce en güzel masalar bahçede çimlerin üzerinde olanlar, ama hemen dibinde çocuklar için oyun alanı var, kafanız şişebilir.

Neleri beğendik? Karpadia ve Sicilyano mezelerinden mutlaka söyleyin. Normalde bana kabak çiçeği dolması çok sıradan gelir, ama kendi bahçelerinden gelen çiçeklerle yapıyorlarmış, çok iyiydi. Keza atomları farklı ve yine baya iyi. Fotoğrafta gördüğünüz tatlı ekşi soslu karides ve soya soslu kalamar da beğendiklerimizden. Adres: Alaybey, Cumhuriyet Mahallesi, 17680 Tel: 02866970130 Konum için tıklayın.

Yalova 1940

Adanın hem ortam, hem lezzet olarak en klas işletmesi. Kalenin arkasındaki sakin, denize sıfır konumu zaten önünden geçerken gel gel diyor. Bir şubesi de Çanakkale’de bulunan restoranda bizim önerimiz zaten her yerde bulduğu için mezeleri atlamanız ve garsonunuza “Bize size özgün ara sıcaklarınızdan getirin” demeniz. Bozcaada’dan çıkan kalamarını, ahtapot, sübye, akivades (kum midyesi) gibi enfes deniz mahsüllerini ve çıtır kabak gibi klasikleşmiş Girit mezelerini de bulabilirsiniz. Mutlaka rezervasyon yaptırın. Adres: Cumhuriyet, Gürsel Sk. No:51, 17680 Tel: 02866970045 Konum için tıklayın.

Hasan Tevfik

Tüm blogların pas geçtiği adanın halis muhlis meyhanesi Hasan Tevfik 10-12 masalı salaş bir işletme. Merkezdeki sakin bir sokaklardan birine yayılmış. Yani diğer turistikleşen meyhaneler gibi gürültülü ve keşmekeşli değil, sakin bir sokakta konumlanıyor, fiyatlar da bir tık daha uygun. Biz kağıtta sardalyasını, kendi yorumlarını kattıkları atomunu, karakoruğunu ve çiğ yenilen sardalya mezesini beğendik. Yazın Rumlardan kalma salyangoz yemeğini de bulmak mümkünmüş. Anlayacağınız yerel kalabilmeyi başarmış bir mekan burası. Yine mezeli konsept için cevizli kabak, uskumru füme, Girit ezmesi, ada ot tabağı, Rum böreği gibi seçenekler de var menüsünde. Adres: Cumhuriyet, Alsancak Sk. No:2, 17680 Tel: 05323851652 Konum için tıklayın.

Asma 6

Adanın en önemli markalarından Talay ile aynı aileye ait olan Asma 6 limanda denize sıfır bir özenli bir restoran. Asma yaprağına sarılı levrek, çörek otlu saganaki ve ızgara ahtapot gibi imza lezzetleri var. Fiyatlar ada ortalamasının biraz üzerinde seyrediyor. Adres: Alaybey, Yalı Cd No:6, 17680 Tel: 05437757054 Konum için tıklayın.

Yakamoz Restaurant

Yakamoz, Bozcaada’da deniz mahsulleri denince akla ilk gelen işletmelerden. Deniz kıyısındaki konumu, taze balıkları, deniz mahsullü ara sıcakları ve mezeleri ile öne çıkıyor. Karides mantısı, ahtapot ızgara, deniz tarağı, ahtapot kokoreç gibi seçenekler bulmayı bekleyebilirsiniz. Adres: Alaybey, Yalı Cd No:14, 17680 Tel: 02866970398 Konum için tıklayın.

Bozcaada’nın Et Restoranları

Adanın meyhaneleri her ne kadar güzel olsa da eninde sonunda yine mi fava noktasına geleceksiniz. İşte o zaman öğünlerinizi çeşitlendirmek için bu liste epey işinize yarayarak.

Maya

Adada gastronomik bir deneyim adına şef mutfağı arayanlar için, 2010’dan beri ekşi mayalı ada ekmeği ve ada keçilerinin sütünden yaptığı peynirini sunan Maya var. Şef Selçuk Aykan’ın bağ evi konseptli mekanı, konum olarak adanın iç kısmında, çamların ve bağların arasında gizli bir bahçe içerisinde kalıyor. Konsepti fix menü şeklinde. Fix menü içeriği değişse de genellikle etler, mezeler, tatlı ve içecekten oluşuyor. Ancak tüm adanın en tuzlu yeri. Aşırı aç ve çok içmeye hazır değilseniz fiyat/ performans olarak tatmin olmayabilirsiniz. Adres: Cumhuriyet, Amerikan Cesme Mevkii, 17680 Tel: 02866978050 Konum için tıklayın.

Kekik Et Restoranı

Balık & meze yapmaya doyanlar için alternatif bir kır lokantası. Kosept olarak ızgara et ağırlıklı bir menüsü var. Adres: Alaybey, Tekirbahçe Mevkii No: 4, 17680 Tel: 05304194677 Konum için tıklayın.

Bütçe Odaklı Restoranlar

Kuzeye çıktıktan sezon kısaldığından tatil yerleri de pahalılaşıyor. Çünkü mekanlar 12 aylık giderlerini 3 aydan çıkarmak zorunda kalıyorlar. En azından öğle yemeklerini daha uygun fiyata çıkarmak isterseniz şöyle seçenekleriniz var:

Sosyal Tesisler

Adadaki en mütevazı ama lezzetleri yerinde işletmelerden biri. Fiyatlar da adanın kalanına göre daha makul. Çalışanları güler yüzlü ve çok ilgili. Menülerde bulunmayan ama ada mutfağı klasiklerinden olan çiğ dolmayı bir gün önceden sipariş vermek suretiyle burada denemelisiniz. Ayrıca önceden konuşursanız yemek istediğiniz balıkları bulabilmek için de yardımcı oluyorlar. Adres: Cumhuriyet, Çınarlı Çarşı Cd. No:116, 17680 Tel: 02866970151 Konum için tıklayın.

Dört Hanımeli

İsmi gibi hanımların elinden çıkma ev yemekleri sunan bir restoran seçeneği. Ada mantısı, kabak çiçeği dolması, ada yaprağından zeytinyağlı veya etli yaprak sarma ve adaya mahsus mafiş tatlısı gibi lezzetler bulabilirsiniz. Anne köftesi de güzeldi. Adres: Cumhuriyet, Alsancak Sk. no 15, 17680 Tel: 05464375577 Konum için tıklayın.

Kechi

Adada canınız hot dog, hamburger, patates kızartması gibi pisleşmelik sokak lezzetleri çekerse adresiniz Kechi olabilir. Sadece bu ikisinde uzmanlaşmış olduklarından menülerinde başka seçenekler bulmayı beklemeden gidin. Adres: Cumhuriyet, Sakarya Sk. No:17, 17680 Tel: 05321680543 Konum için tıklayın.

Karga 7

Yine mezeli sofralara alternatif olacak, kremalı mantarlı makarna, Penne Arabiata, hamburger, wrap gibi doymalık seçenekler sunan küçük ve samimi bir mekan. Adres: Alaybey, Kurtuluş Cd 2b, 17680 Tel: 05439003628 Konum için tıklayın.

In Vino

Meze konsepti dışında alternatif arayanlar için bir diğer seçenek de adanın pizzacıları. Polente’de elde pizza, güneşi batırmak çok popüler bir akşam etkinliği olduğundan adada normalden daha fazla pizzacı bulmayı bekleyebilirsiniz. Onlardan biri de In Vino. Bacon pizza ve sucuklu Margherita gibi çeşitler var. Bir pizza bir kişiyi tam doyurur büyüklükte. Adres: Cumhuriyet, Lale Sk. No:16, 17680 Tel: 05394460646 Konum için tıklayın.

Tayyare Pizza

Adanın en eski pizzacısı. Hiçbiri yokken o vardı. Konumu biraz sevimsiz, Aytemiz benzincisinin içinde gibi kalıyor. Ama zeytin ağaçlarına bakan bir bahçesi de var. Sahibi eski bir pilot ve mekanın iç dekorasyonu da uçak parçaları ile dolu. Günbatımı izlemeye giderken dilerseniz hiç oturmadan birer pizza kapıp soğumadan yolunuza devam da edebilirsiniz. Adres: Cumhuriyet, Ayazma Yolu, 17680 Tel: 02866978075 Konum için tıklayın.

Bozcaada Kahvaltı Mekanları

Bozcaada’ya geldiğinizde envai çeşitte ev yapımı reçeli, el açması böreği, pişisi, organik domatesi eksik olmayan bir ada kahvaltısı yapmadan dönmek olmaz. Kahvaltı için adada öne çıkan adresleri ayrıca Bozcaada Kahvaltı Mekanları yazımızda anlattık.

Bozcaada Cafe & Pastaneleri

Bozcaada’da turizm bir kurabiye furyası yaratmış. Açıkçası bize çok anlamlı bir ritüel gibi gelmedi çünkü ne kurabiyeler buraya özgü farklı çeşitler, ne de lezzet olarak alıştığımız pastane kurabiyelerinden öteler. Ama buyrun kendiniz karar verin tabii.

Bozcaadalı Veli Dede (Pastane)

Bozcaada’dan çıkmış en başarılı markalardan biri. Kavala kurabiyesi ve sakızlı kurabiye, koruk suyu, üzüm suyu, ev yapımı reçeller satın alabileceğiniz bir dükkan cafe konseptine sahip. Dilerseniz beğendiklerinizi online olarak sipariş de verebiliyorsunuz. Sahibinin eşi Polonyalı. O yüzden güzel ekmek çeşitleri ve farklı tatlılar da var. Websitesi Adres: Alaybey Mah. Cumhuriyet Meydanı No:9, 17680 Tel: 02866970436 Konum için tıklayın.

Çiçek Pastanesi (Pastane)

Bozcaada’nın çatlak kurabiyesi ve sakızlı kurabiyeleri ile meşhur pastanesine de uğramadan dönmedik tabii ki. Bize sorarsanız çok bir numarası yok, standart kurabiye işte ama seven de seviyor. Öte yandan glutensiz kurabiyeleri şaşırtıcı şekilde iyiydi. 🙂 Yine de bizce en tatlı yanı çiçeklerle süslenmiş duvarları, sempatik atmosferi. Börek-çay gibi şipşak kahvaltılar için de tercih edilebilir bir seçenek. Adada birkaç şubesi daha var biz ilk yerinin adresini koyuyoruz. Adres: Alaybey Cumhuriyet meydanı No:17, 17680 Tel: 02866970053 Konum için tıklayın.

Mir Ada Patisserie (Cafe)


Bozcaada’nın, bademli kurabiyesi, Lavantalı cheescake’i ve özellikle de her ısırıkta ağıza çıtır prinç fındıkları gelen “favori” adlı kurabiyesi için uğrayıp bir kahve molası verebileceğiniz şirin cafesi. MSA mezunu bir pasta şefi olan Duygu’nun cafesi. Kendisi her ürünü kendi elleriyle yapıyor. Adres: Cumhuriyet mahallesi, 20 eylül caddesi no:55, 17680 Tel: 05323473393 Konum için tıklayın.

Madamın Kahvesi (Cafe)

Rum Mahallesi’nde, kilisenin gölgesinde dibek kahvesi veya meşhur ada esintisi kahvesi içip soluklanabileceğiniz bir cafe. Kahvenizin yanında bir şeyler yemek istersiniz pek bir seçenek yok, onun yerine komşusu Mir Ada’ya geçin deriz. Ürünlerini online olarak sipariş de verebileceğiniz yerlerden. Websitesi Adres: Cumhuriyet, 20 Eylül Cd. No:49, 17680 Tel: 05326067187 Konum için tıklayın.

Bir Ada Klasiği Çınaraltı Kahvesi (Cafe)

Feribottan inip adaya ayak basar basmaz dumanı üzerinde bir yorgunluk kahvesi içmek için ideal yer. Fazla bir hizmet ve çeşit beklemeyin. Salaş, samimi ve nostaljik bir ada kahvesi. Gerçekten de ismi gibi ulu bir çınarın gölgesinde. Adres: Alaybey, Çınarçarşı Caddesi, 17680 Tel: 02866978133 Konum için tıklayın.

Orta (Cafe)

Hemen rıhtımda, geç sabah kahvaltısı için ekmek üstü seçenekler, öğlen yemeği için falafelli humuslu atıştırmalıklar, tatlı kahve molası içinse beyaz çikolatalı browni gibi tatlılar bulabileceğiniz bir cafe. Adres: Kemalpaşa Çınar, Çarşı Cd. No:35, 17680 Tel: 05324511831 Konum için tıklayın.

Coffee Shelter (Cafe)

Adanın klasikleşen nitelikli kahve durağı. Flat white, taze demlenmiş filtre kahve, ice latte ve ice americano gibi aklınıza gelebilecek her türlü üçücü dalga kahvecisi seçeneğini bulabilirsiniz. Kahvenizin yanına vegan cookie gibi farklı seçenekler bulabilirsiniz. Aynı zamanda evcil hayvan dostu bir mekan. Adres: Alaybey, Çınar Çeşme Sk. No:5, 17680 Konum için tıklayın.

Bozcaada Barları

Salhane (Gündüzden geceye)

Yıllardır adanın en keyifli köşelerinden. Kısıtlı bir menüsü var ama zaten yemeğe değil bir şeyler içmeye gelebileceğiniz türden bir mekan. Eğer şehrin merkezinde kalıyorsanız, altınızda aracınız yoksa veya feribota az vakit kalmış ise merkezde denize girilecek en uygun yer de Salhane’nin iskelesi. Kale manzarası ve iskelesi ile aynı zamanda çok güzel bir günü noktalama yeri. Gecenin ilerleyen saatlerinde müziğin sesi artıyor hatta kimi akşamlar canlı müzik performansları da oluyor.  Adres: Cumhuriyet, 17680 Rezervasyon almıyor. Konum için tıklayın.

Pavli (Akşama doğru)


Pavli de peynir tabağının keyfini çıkarabileceğiniz veya pizza tercih edebileceğiniz yerlerden. Menüsü çok kısıtlı ama biz buranın hissiyatına bayıldık. Adanın tam ortasında mesire alanı olarak da geçen çamlık alanda, bir tepede yer alıyor. Özellikle de güneşi batırmak için gitmelik. Mekan, ambiyans, çalan müzikler ile meyhane modundan çıkmak isteyenler için güzel bir alternatif. Adres: Çamlığı Mesire Yeri Tel: 05424607618 Konum için tıklayın.

Kedi (Gündüzden geceye)


Salhane’nin yan komşusu olan, deniz kıyısında bir tapas lounge. Kale manzaralı bahçesinde akşamüstü bir şeyler içmeye ya da atıştırmaya gelebilirsiniz. Adres: Cumhuriyet Mah, Kazan Sk. No. 20, 17680 Konum için tıklayın.

Corvus Wine & Bite (Akşam)

Adanın en isim yapmış markalarından bir tanesi olan Corvus’un fabrika satış mağazası değil Salhane ile aynı koyda bulunan Wine & Bite kısmı. Burası merkezin kalabalığından uzak olması ile daha keyifli bir seçenek. Adres: Cumhuriyet, Şükran Sk. No:4, 17680, 17680 Konum için tıklayın.

Sapa (Akşam & Gece)


Adanın en popüler kokteyl barı. Sezonda mutlaka rezervasyon yaptırmanız tavsiye ediliyor. Adres: Cumhuriyet, Atatürk Cd. No:54, 17680 Tel: 02866978263 Konum için tıklayın.

Manastır (Akşamdan geceye)

Ayazma’nın tarihi manastırının tarihi çınarları altında, gün batımına doğru gelip akşam yemeğine kalabileceğiniz, sonrasında ise canlı müzik keyfi yapabileceğiniz bir açık hava mekanı. Bozcaada Caz Festivali’nin gelenekselleşmiş mekanlarından. Hatta bu seneye özel (2022) Hayal Kahvesi ile bir iş birliği içindeler. Bu sezon ünlü isimleri burada canlı dinlemeye hazır olun. Ayazma Koyu’nu tepeden gören bir manzarası var. Bu tepeden gün batımı da çok güzel. Adres: Alaybey, 17680 Konum için tıklayın.

Günbatımı Tabakları Bulabileceğiniz Yerler

No: 8

Bozcaada’da gün batımını izlerken giderken piknik yapmak isteyenleri düşünen minnoş bir dükkan. İster peynir / şarküteri tabağı yaptırabiliyorsunuz isterseniz de sandviç. Sunumlar da ürünlerin lezzeti de güzeldi. Ayrıca plastik kadeh ve piknik örtüsü de satıyorlar. Gerçekten de bizim gibi Bozcaada gün batımlarına karşı yayılmayı seven piknikçiler için dev hizmet. Instagram Adres: Cumhuriyet, Lale Sk. No:8, 17680 Tel: 0535 048 8812 Konum için tıklayın.

Krasi Bozcaada

Bozcaada’da günbatımı noktalarında tadını çıkarmak üzere günbatımı tabağı alabileceğiniz bir dükkan. Instagram Adres: Cumhuriyet, Çınarçarşı Cad No:66, 17680 Tel: 5445606550 Konum için tıklayın.

Boboz

Adada günbatımı pikniği için peynir tabağı, şarküteri, sandviç, üzüm ve kıtır ekmek bulabileceğiniz bir diğer nokta. Vegan sandviçi bile var. Adres: Alaybey, Çınarlı Çarşı Cd. No:57, 17680 Konum için tıklayın.

Bozcaada’da Bağcılık

Bozcaada’da bağcılığın tarihi antik Yunan’a kadar uzanıyor. Evliya Çelebi’nin, 16. yüzyılda kaleme aldığı seyahatnamelerinde, o dönem dünyanın en kaliteli üzümlerinin Bozcaada’da üretildiğini yazdığı biliniyor. Adanın kendine has dört çeşit üzümü var. Bu üzümler Kuntra (Karasakız), Karalahna, Vasilaki, Çavuş. Kuntra (Karasakız) kırmızı, Çavuş ve Vasilaki ise beyaz üzümler. Ayazma ise Bozcaada’da üzüm bağlarının uzandığı bölgesi.

Adada üretim yapan 6 marka var. Bunlar: Talay, Corvus, Amadeus, Gülerada, Çamlıbağ (Yunatçılar) ve Ataol. Kimisi bağ evinde veya çiftliğinde konaklama imkanı da sunuyor. Bozcaada’da bağcılık ve bağ evleri hakkında her şeyi Bozcaada Bağ Rotası yazımızda anlattık.

The post BOZCAADA MEKAN ÖNERİLERİ – EN İYİ RESTORANLAR, MEYHANELER, BARLAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/bozcaada-mekanlari/feed/ 2
GÖCEK KOYLARI VE PLAJLARI – KARADAN VE DENİZDEN ULAŞILABİLENLER https://www.bizevdeyokuz.com/gocek-koylari-ve-plajlari/ https://www.bizevdeyokuz.com/gocek-koylari-ve-plajlari/#comments Tue, 17 May 2022 18:38:49 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=70784 Cennet koylarıyla ülkemizin en nadide yerlerinden olan Göcek'in sefasını en çok tekneler sürüyor ama karadan da ulaşılabilen yerler de var. Keza bazı karadan ulaşımı olmayan koylarda konuçlanmış restoran, beach gibi işletmeler tekne ile shuttle servisi veriyor. Hem "Anlayamazsınız"cıların, hem de karacıların Göcek'te gidebileceği en güzel koyları anlattık.

The post GÖCEK KOYLARI VE PLAJLARI – KARADAN VE DENİZDEN ULAŞILABİLENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Cennet koylarıyla ülkemizin en nadide yerlerinden olan Göcek’in sefasını en çok tekneler sürüyor. 2-3 yelkenliden başka kimsenin olmadığı bakir koylarda bulunmanın elbette keyfi bambaşka ama karadan ulaşılabilen birkaç koyda da bu zevke ortak olmak mümkün.

Keza bazı karadan ulaşımı olmayan koylarda konuçlanmış restoran, beach gibi işletmeler tekne ile shuttle servisi veriyor. Hem “Anlayamazsınız”cıların, hem de karacıların Göcek’te gidebileceği en güzel koyları burada bulabilirsiniz.

Göcek ve Fethiye’nin çok yakın olduğunu, birinden diğerine hem karadan hem de denizden günübirlik gidebileceğinizi unutmayın. Fethiye Koy ve Plajları‘nı da buradan inceleyebilirsiniz.

Göcek’te Mavi Tur

Tatillerimiz gündelik yaşamlarımızdan bir an olsun kopup gerçeklikten uzaklaştığımız anlarsa denizin sonsuzluğunda birkaç gün geçireceğiniz mavi turda bu hissiyatı iki ile çarpın. Göcek ise bakir koyları, sadece denizden ulaşılabilinen nezih mekanları, nefis denizi ile mavi turun yıldızı. Üstelik Türkiye’de kaptanlı veya kaptansıztekne kiralama opsiyonlarının ve tekneye hizmetin en gelişmiş olduğu destinasyon. Bu sularda bulabileceğiniz tüm hizmetleri de aşağıda anlattık. Göcek’te günlük kiralama yapabileceğiniz ve mavi tura çıkabileceğiniz tekneleri incelemek için tıklayın. 

Göcek’te Günlük ve Saatlik Tekne Kiralama

Göcek için mavi turun yıldızı dedik ancak herkesin bütçesi uzun rotalara çıkmalı bir tekne deneyimine yetmeyebiliyor. Fakat iyi haber şu ki, sadece tekne ile ulaşılabilen, bakir ve camgöbeği Göcek koylarında keyif yapmanız için başka yollar da var. İşte o yollardan en kestirmesi, günlük veya saatlik kendi teknenizi kiralamak. Eğer arkadaş grubunuzlaysanız, maliyetler otomatik olarak bölünüp kişi başı bazında uyguna geliyor. Günlük ve saatlik kiralanabilir Göcek teknelerini incelemek için tıklayın.

Göcek’de Denize Girilecek En Güzel Koylar ve Plajlar

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. İnlice Halk Plajı
  2. Osmanaga Koyu
  3. Ayten Koyu
  4. Kille Koyu
  5. Bedri Rahmi Koyu
  6. Sarsala Koyu
  7. Boynuz Bükü
  8. Blue Point Beach
  9. Göcek Adası
  10. Fimi Island
  11. Yassıca Adaları
  12. Tersane Adası
  13. Akvaryum Koyu
  14. Domuz Adası
  15. Göbün Koyu
  16. Merdivenli Koyu
  17. Yavan Su Martı Koyu
  18. Kurşunlu Cennet Koyu
  19. Binlik Koyu
  20. Hamam Koyu (Keleopatra Koyu)
  21. Adaia Göcek
  22. Sıralıkbük Koyu

Arabayla Ulaşabileceğiniz Göcek Koyları ve Plajları

İnlice Halk Plajı

Fotoğraf Kaynak: Hayrullah Gargı -Foursquare

Göcek’te havlunuzu katlanır sandalyenizi atıp deniz keyfi yapabileceğiniz bir belediye plajı İnlice Halk Plajı. Giriş ücreti yok fakat aracınızla geliyorsanız park yeri ücreti var. Şezlong ve şemsiye kira ile. Wc, duş ve kabinler ise ücretsiz. Plajda belediyenin işlettiği bir cafe de var. Plajı iri kumlu ve çakıllık. Deniz suyu sıcaklığı normal fakat derinlik sığ başlayıp aniden derinleşebiliyor. Dikkatli olmakta fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Osmanağa Koyu

Fotoğraf Kaynak: Haşim Kesava – Foursquare

Osmanağa Koyu, Ayten Koyu ve Bedri Rahmi Koyu Göcek’te tekne ile de gelebileceğiniz ama aynı zamanda karadan kendi aracınızla kıyıya kadar ulaşım sağlayabildiğiniz 3 koy. Yalnız yolların biraz bozuk olduğunu da not düşelim. Bunlardan Osmanağa olanı oldukça küçük bir koy. Sahili taşlık, denizi berrak. Tamamen bakir bir koy olduğu için wc, duş, kabin veya yeme-içme işletmesi yok. Sadece bir tatlı su çeşmesi var. O yüzden hazırlıklı gelin. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Ayten Koyu

Fotoğraf Kaynak: Mehmet Yağız – Foursquare

Ayten Koyu ise Osmanağa Koyu’na gelmeden bir önceki koy. Burası da küçük ve bakir bir koy. Herhangi bir işletme, wc, duş, kabin yok. Denizi oldukça taşlık. Göcek merkezden çıktığınızda karşınıza çıkan ilk bakir denize girme noktası olduğu için diğerlerine göre daha kalabalık olabiliyor. Eğer kalabalıksa ona 5 dakika sürüş mesafesindeki Osmanağa Koyu’na devam edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Kille Koyu

Dalaman ve Göcek’in sınırlarını çizen Kille Koyu da araba ile ulaşım sağlayabileceğiniz aynı zamanda tekne ile de gelebileceğiniz bir koy. Diğerlerine göre oldukça büyük bir alana yayılıyor. Ulaşım toprak yol nedeniyle biraz zor ama gelmeye değer. Kalabalık değil, huzurlu, kamp için uygun. Denizin toprak bağlantısı olduğu için, girdiğiniz anda deniz suyu bulanık olabiliyor ama açıldığınızda berraklaşıyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Bedri Rahmi Koyu

Bedri Rahmi Koyu da Kille Koyu’ndan bir sonra gelen, Göcek’ten kalkan her tur teknesinin mutlaka uğradığı, ismini Türk ressam, yazar ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan alan koy. Kendisinin buradaki bir kayaya yaptığı ünlü balık figürünün olduğu yer.

Bedri Rahmi, 1974’de Göçek’e yaptığı bir seyahatte buradaki kayaya balık figürü çizince önceden Taşyaka Bükü olan koyun ismi zamanla ismi Bedri Rahmi Koyu olmuş. Dikkatli incelendiğinde içinde 6 farklı hayvan olduğunu görebilirsiniz. Bedri Rahmi bu resmi yaptıktan bir yıl sonra vefat etmiş. Ölümünden yıllar sonra balık resminin renklerinin tazeliğini koydaki doğal şartlara rağmen böylesine korumasının sırrı ise dönem dönem gönüllü ressamlar tarafından restore ediliyor oluşuymuş. Koyda küçük bir iskele ve Onno Restoran da var. Koyda bir diğer dikkat çekici detay da M.Ö 350 yılında Likyalılar tarafından yapılmış kaya mezarları. Tekne turları nedeniyle koyun trafiği bir hayli fazla. Buraya aracınızla gelebiliyorsunuz ama diğer koylardaki gibi sahiline kadar araçla inemiyorsunuz. Aracınızı yukarıda park edip kıyıya doğru yürümeniz gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Sarsala Koyu

Fotoğraf Kaynak: Serkan KARATAY – Foursquare

Çam ve iğne ağaçları ile çevrili Sarsala Koyu, bölgedeki en güzel koylardan ve karadan direkt ulaşım var. Plajı kumluk, deniz suyu ılık. Buraya geldiğinizde deniz, kum, güneş muhabbetinden sıkılırsanız, bölgede yürüyüş yapabileceğiniz patikalar var. Bu patikalar Hamam Koyu’na kadar uzanıyor. Plajda, belediye işletmesi bir cafe, wc ve duş bulunuyor. Şezlong ve şemsiye de kiralayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Boynuzbükü

Tekne turlarının uğrak noktalarından olan Boynuzbükü de kara bağlantısı olan koylardan. Çam ağaçlarıyla çevrili harika bir doğası var. Burada keyifli bir restoran işletmesi ve iskelesi de bulunuyor. Restoranın tüm sebze ve meyve ihtiyacı hemen arkasındaki bahçeden sağlanıyor. Aynı zamanda işletme Parasailing imkanı da sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Blue Point Beach ve D-Marin

Fotoğraf Kaynak: Aslı Vural – Foursquare

Blue Point Beach, D-Marin’in Mısır’dan getirilmiş o meşhur altın kumlu özel plajı. Plajı mavi bayraklı. Göcek merkezdeki tek ve özel plaja sahip yer. İçinde restoran bulunuyor. Gerçekten üst düzey bir hizmet sunuyor. Yalnız her hizmetin de bir bedeli var. Giriş ücreti bir hayli yüksek. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Tekne Turu İle Ulaşılan Göcek Koyları ve Plajları

Göcek’ten çıkmalı tekne turları 12 adalar denilen bir rota izliyor. Bu rota içinde, Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası gibi duraklar var ama 12 adanın tamamı Göcek’te değil kimisi Marmaris’te ve Fethiye’nin başka yerlerinde. Ayrıca 12 adalar tekne turu rotaları katıldığınız tur acentesine göre farklılık gösteriyor. Turdaki durakların hepsi gerçek bir ada değil kimisi koy. Fakat genel olarak 12 adalar turu olarak geçiyor. Göcek çevresinde teknelerin durduğu koy ve adaları aşağıda veriyoruz.

Göcek Adası

Fotoğraf Kaynak: Sinem K. – Foursquare

Göcek merkeze en yakın ada. Belediye’nin marinasından saatte bir kalkan motorlar ile 15 dakikada ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Burada Göcek Adası Plajı var ve ücretli. Daha bakir koylar arıyorsanız bir tekne turuna çıkın deriz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Fimi Island

Göcek Adası’nda bir beach işletmesi ve restoran. Yazın burada DJ performanslı elektronik müzik festivalleri de oluyor. Eğer kendi teknenizle gelmiyorsanız müşterilerini marinadan botla alıyorlar ve 10 dakika sonra Göcek Adası’na varıyorsunuz. Giriş fiyatı uygulaması var. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Yassıca Adalar

Sahilde oturanları tanıdınız mı? D

Yassıca Adalar irili ufaklı, derin veya sığ suları olan birçok küçük adadan oluşuyor. Hiçbirinde işletme yok. Tamamen bakir. Havuz gibi bir denizi var. Her tekne turu buraya mutlaka uğruyor. Göcek merkeze de en yakın adalardan olduğundan tekne trafiği yoğun olan bir yer. Takımadalar Zeytinli Ada, Şeytanlı Ada, Büyük Yassıca Adası, Küçük Ada, Kızıl Ada ve Kaşık Adası’ndan oluşuyor. Aralarından en ünlü olanı Kaşık şeklini andıran Kaşık Adası. Burada devamlı park halinde bulunan bir gözleme teknesi var. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Tersane Koyu

Göcek’in en büyük adası. Osmanlı zamanında burada bir tersane varmış. Kalıntıları halen daha duruyor. Doğu ve batı yönünde Yaz ve kış olmak üzere demir atmalık 2 limanı var. Kıyısında iskelesi olan şirin bir restoran var. Burası da günübirlikçi teknelerin sıklıkla demir attığı yerlerden. O yüzden asıl tadı 17’den sonra çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Akvaryum Koyu

Fotoğraf Kaynak: Zerrin Ergin – Foursquare

Tüm Göcek adaları ve koyları arasında en mavi ve berrak denizi olan, suda yüzen balıkları şnorkele ihtiyaç duymadan görebildiğiniz nokta, Domuz Adası ve Tersane Adası arasında kalan Akvaryum Koyu. Koyun ortasında yıkık bir fener kalıntısı da var. Yanınızda deniz gözlüğü veya şnorkel olduğundan emin olun. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Domuz Adası

Fotoğraf Kaynak: Sibel H. A. – Foursquare

Çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı, adını bir zamanlar tepelerinde yaşayan yaban domuzlarından alan bu ada da Simavi ailesine ait özel bir ada. Adanın kuzeyindeki küçük koya tekneler demir atıyor. Su altında tarihi kalıntılar var o yüzden şnorkel yapmak için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Göbün Koyu


Çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı, rüzgar almayan, çok korunaklı bir koy olan Göbün Koyu, Domuz Adası’nı güneye doğru geçince karşınıza çıkıyor. Teknelerin gecelemesi için mükemmel bir yapıya sahip olan koyu Göbün isimli restoran işletiyor. Sadece tekne ile ulaşılabilen restoran bizce Göcek koylarındaki en iyi restoran. Set menü şeklinde ana yemek + meze servisi veriyorlar. Ana yemek için balık veya tandır seçiyorsunuz. Tandırı başarılı. Sezon sonuna kalmıyor ama en çok da böceği ile ünlü. Eğer böcek alırsanız seçtiğiniz 5-6 çeşit meze ikram olarak geliyor. Yine de özellikle böcek için gidecekseniz kalmış mı diye sormanızda fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Merdivenli Koyu

Fotoğraf Kaynak: Yelda Ayhan – Foursquare

Merdivenli Koyu ise adını sahilinde bulunan ve tarihi olduğu düşünülen merdivenlerden alan bir koy. Burada denize girmekten daha güzel bir aktivite daha var. O da kanyon görünümlü vadinin içinden geçen patikayı takip ederek tepeye doğru yürüyüş yapıp muhteşem manzarayı seyretmek. Koyda çadır kampı yapmak da güzel fikir. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Yavansu (Martı Koyu)

Fotoğraf Kaynak: Sinem A – Foursquare

İsmini, kıyıda taşlarla yapılmış büyük beyaz bir martı şeklinden alan koy. Kıyıya yakınlaştığınızda çok sığlaşan denizi var. Burada ahşap bir iskele ve zaman zaman hizmet veren bir restoran var. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Kurşunlu Cennet Koyu

Fotoğraf Kaynak: Olgar – Foursquare

Burası da rota üzerinde küçük, korunaklı bir koy. Küçük bir plajı, plajında bir tekne-restoran ve Likya mezarlarının bulunduğu tepeleri var. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Binlik Koyu (Kuyrucak Koyu)

Çam ağaçlarının denize kadar ulaştığı, tesisin olmadığı, rüzgara korunaklı, doğal bir koy. Tekneleri bağlamak için iskeleler var. Şnorkel yapmaya müsait bir koy. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Kleopatra Koyu (Hamam Koyu)

Kleopatra veya Hamam Koyu, Likyalılardan kalma hamam kalıntılarının bulunduğu meşhur koy. Ama kalıntılar sualtında değil. Olduğu gibi su üstünde. Yani kalıntıların arasında yüzebiliyorsunuz. Göcek’in en ünlü koyu olduğundan, gün içinde sabahın erken saatlerinde veya 17’den sonra gelmeniz ideal olur. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Aynı zamanda Hamam Koyu’nda Adaia Göcek da var. Ambiyans çok hoş ama lezzet olarak ödediğimiz faturayı karşılamadı. En güzeli yemekten sonra bir şeyler içmeye barına gelmek. Bazı akşamlar Ayhan Sicimoğlu gibi ünlü isimlerin canlı performansları veya dj performansları da oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Sıralıbük Koyu

Fotoğraf Kaynak: Murat E – Foursquare

Sıralıbük Koyu, Göcek koyları arasında suyu en serin ve derin olanı. Çünkü burada tatlı su kaynağı deniz suyu birleşiyor. Ayrıca bu koy dağ keçilerinin mesken tuttuğu koylardan. Plajında herhangi bir tesis yok. Sahili çakıllı. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Koylarda Bulabileceğiniz Servisler

Göcek öyle bir yer ki marinaya hiç girmeden aylarca denizde kalabilirsiniz. Koylardaki restoranlardan teknenize su alabilir (ama kuyu suyu olacaktır), sadece yeme içmeyi değil, masajı bile teknenize çağırabilirsiniz. Ancak siz mümkün olduğunca ihtiyaçlarınızı önden halletmeye çalışın yoksa yüksek bedeller ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Migros


Migros’un süper market teknesi gün boyu koy koy gezerek park ediyor. Zodyağına atlayıp markete yanaşıyorsunuz. Ya da teknenize getirmelerini isterseniz 05414563456’yı arayabilirsiniz. Ayrıca şnorkel, Birkenstock terlik gibi denizde gerekebilecek ihtiyaçlarınızı da bulabiliyorsunuz.

CarrefourSA Mavi

Aynı şekilde Carrefour’un da süper market teknesi var. Arayarak siperiş verebilirsiniz. Tel: 0505 184 95 95

Tekneyeal

Tekneyeal, denize açıldıktan sonra tekrar limana dönmemeniz için size istediğiniz market ürünlerini getiriyor. Kendi websitesine girip sepeti doldurabiliyor ya da alışveriş listenizin fotoğrafını dahi çekip onlara whatsapp üzerinden atabiliyorsunuz. İsterseniz koydan çıkış yapmadan önce de ihtiyaç listenizi teknenize bırakıyorlar. Unutmadan, bu hizmet yalnızca Göcek koyları için. Tel: 532 240 21 22 Instagram

Mezeci

Göcek’te restoranı bulunan Mezegi’nin bir de koy koy gezen bir sandalı var. Kavanozda servis edilen mezeleri lezzetli ve pratik. Teknenize çağırmak isterseniz numarası 05384846393

Tatlı ve Dondurma


Özsüt Pastanesi’nin tatlılarını satan sandalda aynı zamanda Algida’nın dondurmalarını bulabiliyorsunuz. Artizanal dondurma tercih ederseniz aile boyu olarak bulabiliyorsunuz.

Balıkçı


Deniz ürünü teknesi de gün boyu sahilleri turlayarak müşteri arıyor. Eğer bir gün önceden ararsanız kalamar, midye gibi özel isteklerinizi de organize edebiliyorlar. 05415228545’ten teknenize çağırabilirsiniz.

Bakkal

Koyları ayrıca yerellerin meyve-sebze, ekmek gibi basit ihtiyaçlarla dolu sandalları turluyor.

Gözleme


Yassıcalar’da park halinde duran bu tekne de her gün gözleme yapılıyor. Yani sizin tekneye ulaşmanız gerekiyor.

Su Sporları

Muz, su kayağı, ringo? Bir telefon kadar yakın.

Tekneye Pasta

Vakkorama Cafe ve Q Lounge pasta ve diğer ürünlerini tekne ile istediğiniz koya yolluyor. Eğer onlara çiçek ve balon gibi diğer kutlama gereçlerini ulaştırırsanız pasta ile birlikte getiriyorlar.
Vakkorama Cafe : 0546 400 40 40
Q Lounge : 0252 661 09 00

Royal Marina Spa

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/royalmarinaspa

Royal Marina Spa ile tekne keyfinizi spa hizmeti ile ikiye katlayabiliyorsunuz. Teknenize gelip ekipmanlarını kuruyor sonrasında masaj, cilt bakımı gibi hizmetler veriyorlar. Rezervasyon yaptığınız vakitte gelip önden ekipmanlar bırakılıyor ve masaj bittiğinde de yine gelip ekipmanlarını toplayıp ayrılıyorlar. Tekne yorgunluğunu atmak için hiç fena bir alternatif değil! Tel: 0555 333 37 33

The post GÖCEK KOYLARI VE PLAJLARI – KARADAN VE DENİZDEN ULAŞILABİLENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/gocek-koylari-ve-plajlari/feed/ 13
KAPIDAĞ YARIMADASI – BÜYÜK VE KÜÇÜK RİNG https://www.bizevdeyokuz.com/kapidag-yarimadasi/ https://www.bizevdeyokuz.com/kapidag-yarimadasi/#comments Mon, 02 May 2022 23:17:42 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=90599 Kapıdağ Yarımadası İstanbul, Bursa ve İzmir'de oturup hafta sonu yakın ve keyifli bir kaçamak arayanlara bahşedilmiş bir doğa harikası. Sarp burunlarla ayrılmış yapılaşmamış koyları, her virajda sizi selamlayan manzaraları, plajlara kavuşan dereler ile adeta araba, karavan ya da motosikletle roadtrip yapmak için yaratılmış.

The post KAPIDAĞ YARIMADASI – BÜYÜK VE KÜÇÜK RİNG appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kapıdağ Yarımadası İstanbul, Bursa ve İzmir’de oturup hafta sonu yakın ve keyifli bir kaçamak arayanlara bahşedilmiş bir doğa harikası.

Sarp burunlarla ayrılmış yapılaşmamış koyları, her virajda sizi selamlayan nefes kesici manzaraları, baharda rengarenk çiçeklerin adım atacak yer bırakmadığı bayırları, yemyeşil dağlardan akarak plajlara kavuşan dereler ve dolambaçlı yollar boyunca size eşlik eden Marmara Adaları manzaraları ile adeta araba, karavan ya da motosikletle roadtrip yapmak için yaratılmış.

Yabani coğrafyası ve sık sık karşınıza çıkan ikmal noktaları ile yol bisikletçilerin de favori rotalarından biri.

Yol üzerinde birçok köy var ama buralara gezilip görülecek yerlerden ziyade ihtiyaç durumunda uğramalık pitstop noktaları gözüyle bakın. Çoğu köy bakımsız ve izbe haldeydi biz Nisan 2022’de gittiğimizde. Biz yine de yolunuzun üzerindeki köyleri ve buralarda neler bulabileceğinizi not ettik. Mübadele öncesinde burada yaşayan bir Rum nüfusu varmış ama onlardan geriye Ayvalık ya da Çeşme’deki gibi estetik ya da tarihi bir doku kalmamış. Bu manada tek görmenizi şiddetle tavsiye edeceğimiz yer Kirazlı Manastırı, o da zaten yerleşimlerden uzak, ormanın içinde.

Rotanız kıvrıla kıvrıla kıyıları dönerken birçok nefis koy göreceksiniz. Çoğunun içine yol iniyor ama indiğimizde keşke yolu olmasaymış, insanlar da gelemeseymiş dedik. Ömrümüzde bu kadar pis plajlar, yamaçlar görmedik. Denize girecekseniz ya da kamp atacaksanız bizim önerimiz yolu, plajı olmayan yerleri tercih etmeniz.

Özetle, Kapıdağ Yarımadası’nı harika bir sürüş rotası. Yani rotanın cazibesi doğasında ve manzaralı yollarında. Karavanla da çok keyifli olur. Biz de size İzlanda’daki sürüş rotası gibi küçük ve büyük olmak üzere 2 tane Kapıdağ Ring hazırladık. Rehberlik bizden, sefasını sürmek sizden. Hareket noktasını buraların en gelişmiş yerleşimi ve benzin, konaklama, yeme içme gibi ihtiyaçları gidermek için ideal yer olan Erdek olarak planladık. İyi sürüşler!

Buralarda daha uzun vaktiniz varsa çevrede başka ne yapılır öğrenmek için BALIKESİR’DE GEZİLECEK YERLER ve BALIKESİR’DE NE YENİR yazılarımızda da bakmayı unutmayın.

Kapıdağ Yarımadası Küçük Ring

Rota: Küçük tur Erdek’ten hareket ediyor ve Ocaklar Köyü’ne gidiyor. Ocaklar’dan sonra sahildeki manzaralı yolu izleyerek Narlı – İlhanköy üzerinden Turanköy’e varıyor. Hem bitki örtüsü hem de size eşlik eden ada manzaraları ile bizce Kapıdağ sahilin en fotojenik kısmını Turanköy’e kadar büyük ölçüde görmüş oluyorsunuz. Turanköy’den de Ocaklar’a bağlanan arka yol üzerinden de Erdek’e dönebiliyorsunuz.

Süre: Küçük ring harita üzerine sadece 1,5 saat sürüyor ama biz her manzarada dura dura, koylara gire çıka 1 günde anca tamamladık. 😀 Tabii siz bize aldırmayın, biz rehber çıkardığımız için her deliği iyi araştırmak durumundayız. Yoksa koylara, köylere çok girmeden devam etmek en mantıklısı.

Not: Bu rotanın bizce en büyük eksiği Kirazlı Manastırı’na uğrayamaması.

Kapıdağ Yarımadası Büyük Ring


Rota: Tura aynı küçük ring gibi başlıyorsunuz. Turanköy’e kadar aynı. Tarife oradan devam ediyoruz. Sahilden Ormanlı Köy’e, oradan da Ballıpınar’a devam ediyorsunuz. Uğramak isterseniz hem Ormanlı’da hem de Ballıpınar’da bir şelale var.

Ballıpınar’dan sonra kıyı yolunu terk edip, Kirazlı Manastırı’na doğru içeri sapıyorsunuz. Yolunuza önce Ballıpınar Şelalesi çıkacak. Sonra da Kirazlı Manastırı’na varacaksınız. Aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz üzere Manastır çok güzel ve mistik.

Yol manastırdan Yukarıyapıcı Köyü’ne devam ediyor ama bu yol hem çok karışık ve hem de telefon çekmiyor. Kaybolabilirsiniz. Bu sebeple Kapıdağ Offroad kulübünden tam yol tarifini alıp buraya ekledik (aşağıda). Bu tariften şaşmayın. Ama kendinize güvenmiyorsanız ya da arabanıza kıyamıyorsanız da bu yola girmeyin. Ballıpınar’a geri dönüp sahil yolunu izleyerek dönün.

Süre: Bu rota harita üzerinde 3,5 saat sürüyor.

Not: Biz tüm yarımadayı sahilden de döndük ve Ballıpınar’dan içeri sapmanın daha güzel bir tur olduğuna kanaat ettik. Ballıpınar’dan sonra rotanın modu hem doğa hem de hijyen olarak değişiyor. Özellikle Çakılköy yolundaki çöpler moralimizi bozdu. Yarımadanın batı tarafı hem daha yeşil hem adalara bakan manzaralar daha güzel hem de daha iç açıcı. Yarımadanın güneydoğu tarafı Bandırma’ya bakıyor. Oralarda da sanayi bölgesi var. Bununla birlikte Bandırma’ya en yakın köy olan Tatlısu ise tüm yarımadadaki en bakımlı yerleşimdi.

Kapıdağ Yarımadası Turunu Nasıl Planlamalı


– Erdek’i merkez edinin, Pınar Otel’de geceleyin. Erdek buraların en gelişmiş yeri. Bununla birlikte kaliteli hizmet alabileceğiniz işletme sayısı Erdek’te bile oldukça az. Pınar Otel aralarında inci gibi parlıyor. Erdek’te olduğu için fiyatları bu segmentte bir otel için makul. İmkanlarınız dahilindeyse hiç başka bir yere bakmayın. Konum, hizmet, bakımlılık, estetik, vizyon olarak yanına yanaşabilen bir işletme daha yok. Bir de aileler için villa tipi kısa ve uzun dönem konaklamaları var. Bu evlere evcil hayvanlarınızı da getirebiliyorsunuz. İçinde 2 tane restoranı var. En keyifli öğünlerimizi de burada yedik. Eğer Kapıdağ Yarımadası’nı rehber eşliğinde yürüyerek ya da pedallayarak gezmek isterseniz otel müşterilerine özel turlar düzenliyor. Pınar Otel Tel: (0266) 711 10 00. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

– Erdek’ten ve Narlı Köyü’nden Marmara Adaları’na feribot kalktığını unutmayın. Kapıdağ Yarımadası’nı gezdikten sonraki günleriniz için bi ada turu da planlayabilirsiniz.

– Kapıdağ Ring’e başlamadan önce benzininizi Erdek’ten alın. Köylere bırakmayın.

– Kapıdağ köylerini keyif noktaları gibi değil de ihtiyaç halinde gideceğiniz pitstop’lar olarak düşünün. İhtiyaçlarınızı gidermek için uğrayabilirsiniz ama ne görsellik, ne de servis adına pek bir beklentiniz olmasın. İşletmeler çok bakımsızdı, köyler ve plajlar da çöp içindeydi. Biz yazını göremedik, belki köyler ve işletmeler seferber olup temizlik yapıyordur. Buralardaki pansiyon ve plajların yazın dar gelirli aileler tarafından yaz aylarında oldukça talep gördüğünü öğrendik. İyi, kötü her köyde her köyde çay & tost molası verebileceğiniz bir kahvehane var. Bazılarında restoran, fırın, market de bulabiliyorsunuz. Aşağıdaki köyler bölümünde hangisinde ne var not ettik.

– Kapıdağ’ın açık denize bakan koyları Marmara Denizi standartlarında yüzebileceğiniz en temiz yerlerdenmiş. Ama tabii hepimiz bu sene de Marmara Denizi’nde müsilaj olacak mı diye korkuyla bekliyoruz. Adanın tüm koylarının görüntüsü bir harika, çok da güzel, ince kumlu sahilleri var. Hepsi ücretsiz ama varınca keşke buraları çekip çeviren bir işletme olsaymış dedik. Birkaç yerden yaz başlamadan belediye temizletiyor diye duyduk. O hali ne güzeldir kim bilir.

– Kampçılar için bir cennet olabilirmiş. Aslında buralar kamp yapmak için mükemmel coğrafyalar. Çoğu koyda gölge yapacak ağaç, içinden geçen tatlı su bile var. Gelin görün ki çöp içinde. Yine de insanlar buralara çadır atmaktan caymıyor. Bizce sahilleri değil, burunları ya da iç tarafları hedefleyin. Ve siz bu az gelişmişlerden daha iyi bir insan olup çevre ne kadar pis olursa olsun elma çekirdeğinizi bile yer atmadan dönün.


– Yeme içme için en iyisi akşam yine Erdek’e dönmek. Mevsimlerden yazsa birçok köyde basit restoranlar ya da büfeler bulabiliyorsunuz. Ama hiçbirini gözümüz tutmadı. Aralarında Manastır Beach ve Serez Restoran en eli yüzü düzgün görünenlerdi. Yaz sezonu gelmediyse de köy kahvelerinde tost-çay bulduğunuza şükretmek durumundasınız. En kötü ihtimalle bazı köylerde marketler var. Aşağıda köy köy yazdık. Bizim tavsiyemiz akşam yemeği için dişinizi sıkıp Pınar Otel’in içindeki Midye ya da Zeytin Restoran’a gitmeniz. Bakımlı tertemiz, keyifli ve yemekler de çok güzel. Tel: 0266 711 10 22.

Kapıdağ Yarımadası Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Pınar Otel
  2. Erdek merkez
  3. Ocaklar Köyü
  4. Sakin bir sahil
  5. Küçük Narlı
  6. Narlı Köyü
  7. Balyos Feneri
  8. Fotojenik Koy
  9. İlhanköy
  10. Küçükova Koyu
  11. Büyükova Koyu
  12. Doğanlar Köyü
  13. Turanköy
  14. Manastır Koyu
  15. Burunlar Fotoğraf Noktası
  16. Ormanlı Köyü
  17. Ormanlı Şelalesi
  18. Kılıç Koyu
  19. Dere
  20. Ballıpınar Köyü
  21. Fotoğraf Noktası
  22. Ballıpınar Şelalesi
  23. Kirazlı Manastırı
  24. Yukarıyapıcı Köyü
  25. Tatlısu
  26. Kyzikos Antik Kenti
  27. Marmara Adası
  28. Avşa Adası
  29. Paşalimanı Adası
  30. Ekinlik Adası

Yeme-İçme

  1. Midye ve Zeytin Restaurantlar
  2. Ögs Tost
  3. Kekik Kokoreç
  4. Özlem Mantı
  5. Gözde Denizhan Balık Evi
  6. Duru’s Garden
  7. Zeytin Lokantası
  8. Erdek Gurme

Rota Üzerindeki Köyler & Koylar & Duraklar

Rota boyunca sık sık köylere girip çıkıyorsunuz. Hepsinin birbirine arası 15-20 dakika. Buralarda market, fırın gibi ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. Bazı köylerde yeme, içme ve konaklama opsiyonları da var ama biz size önerebileceğimiz bir yer göremedik. Hemen hemen hepsinde bir kahvehane veya çay bahçesi var. Yazın da büfeler açılıyor. İhtiyaç gidermek dışında köylere girmek için pek bir sebep yok.

1. Merkez üssünüz Erdek olsun.

1960’lardan 1980’lere altın çağını yaşayan Erdek, dönemininde İstanbul sosyetesinin, ünlü sanatçı ve politikacıların tatil yeriymiş. Daha sonra tahtını Bodrum ve Çeşme’ye kaptırınca içine kapanmış, biraz da kaderine küsmüş. Eski ihtişamı anılarda yaşamaya devam eden Erdek bütçe dostu bir tatil yerine dönüşmüş. Hala Kapıdağ bölgesindeki en imkanları geniş yer. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Gezilecek çok bir yeri yok, bizce zamanınızı Kapıdağ Ring’e saklamanız daha doğru olur. Açık Hava Müzesi’nde Antik Kyzikos Kenti’ndeki yapılardan kopan ve çevrede bulunan antik döneme ait kültür varlıkları, bir lahit, birçok sütun ve yapı parçaları sergileniyor ama yere serilmiş taşlar dışında görebileceğiniz hiçbir şey olmadığı için o da pek cazip değil. Bir de Zeytinli Ada var. Üzerinde vaftizhane, manastır, 2 hamam yapısı ve 4 kilise var fakat Fakat sit alanı adaya ayak basamıyorsunuz. Kiliselerin M.S.500’lerde yapıldığı düşünülüyor.

Nerede Yenir?
– Keyifli Bir Akşam Yemeği İçin: Pınar Otel’in içindeki Midye restoranı tek geçeriz. Denize sıfır, yemekler güzel. Konum için tıklayın. Artizal pizzalar için de yine aynı yerde Zeytin Restoran var. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
– Ye Kalk: Ögs Tost (Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.), Kekik Kokoreç (Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.), Özlem Mantı (Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.), Gözde Denizhan Balık Evi Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
– Sulu Yemek: Duru’s Garden (öğlenden sonra çeşit azalıyor, ızgaralar kalıyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.), Zeytin Lokantası (Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.) ve Erdek Gurme Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Konaklama
– Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Pınar Otel buraların en zarif işletmesi. Denize sıfır, yepyeni, nitelikli.
Kamp & Bungalow:
Denize sıfır konumuyla buradaki kamplar bölgesi yazları oldukça rağbet görüyor.
Göktur Kamp & kocaman ağaçların gölgesindeki Kapıdağ Camping
Ya da Pino Mar Bungalow seçenekleriniz arasında.

2. Ocaklar Köyü


Erdek’ten sonraki ikinci büyük yerleşim Ocaklar Köyü. Daha yola yeni çıkmış olacağınız için ihtiyaç molasına gerek olmayacaktır ama Migros Jet, Şok marketler ve bir eczanesi olduğu ve Erdek merkezden Ocaklar’a giderken yol üzerinde Opet benzinci bulunduğu aklınızda olsun. Ocaklar’dan günübirlik tekne turları da kalkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

3. Sakin Bir Sahil


Ocaklar’dan devam edince yolun üzerinde bir hayrat  göreceksiniz. Bu hayratı görünce park edip sahile doğru inebilirsiniz. Sakin, kimsesiz bir sahil. Çöp görmediğimiz tek yerdi. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

4. Küçük Narlı


Devam ettiğinizde ve denizdeki dalyanları geçtiğinizde, Narlı Köyü’ne gelmeden, deniz kenarında evleri, evlerin önünde ahşap iskelesi olan bir koy göreceksiniz. O fotojenik koylardan olmadığından daha sakin bir plajı var. Denizle ilgili bir planınız yoksa durmadan devam edin. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

5. Narlı Köyü

Rumlar yaşarken köyün adı “nur” anlamına gelen “Rutya”ymış. 1924 mübadelesinden önce mahallenin nüfusu Rumlardan oluşuyormuş. Paşalimanı Adası’na bakıyor. Tam Marmara Adaları’nın karşısında kalan köyden adalara seferler başladı. Alışveriş için marketler ve fırın, yeme içme için de çay bahçesi tipli yerler var. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

6. Balyos Feneri


Narlı Köyü’nen arabayla 5 dakika sonra İlhanköy’deki 1861 tarihli Balyos Feneri’ne varacaksınız. Kapıdağ Yarımadası’nın kuzeybatı ucunda ve binası yıkık durumda. 10 saniyede 2 kez beyaz çakıyor, 12 metre yükseklik, 38 metre odağı var. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

7. Fotojenik Koy


İlhanköy’e gelmeden önce çiçeklerle dolu çok fotojenik bir koy. Balyos Feneri’ne bakıyor. İsmini de biz koyduk. Herhangi bir tesis yok. Balyos Feneri’ni karşıdan gören yakasından aşağıya toprak bir yol iniyor. Arabanızı park edip aşağı yürüyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

8. İlhanköy

Kapıdağ Yarımadası’nın en kuzeybatı yer alan ve geçimini balıkçılıktan sağlayan bir köy. Nitelikli konaklama seçenekleri mevcut değil. Ekmek fırını var. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

9. Güzelliği Başına Bela Olan Küçükova Koyu

Yine İlhanköye bağlı, Büyükova’ya gelmeden hemen önceki koy. Deniz kenarına inmek yerine aracınızı yukarında park edip yürümeyi tercih edebilirsiniz çünkü koya iniş yolu çok engebeli. İçinde tatlı su da bulunduğu için kampçıların tercih ettiği yerlerden. Ne yazık ki kamp kültürünü oturtamamış insanların çöpleri yüzünden kötü olduğu zamanları olabiliyor. Aslında çok güzel ve bakir bir koy, herhangi bir işletme ya da yerleşim yok. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

10. Büyükova Koyu


Eski adıyla Paflima Yarımada’nın en popüler koylarından. Rüzgarlı bir koy ve dalgalı bir denizi var. Maalesef çocuk bezi, sigara izmariti, şişeler ve çöpler ile dolu bir yere kolaylıkla dönüşebilen yerlerden. Tesis olarak çay bahçesi, kamp ve birkaç pansiyon var.  Sahilde tuvalet, duş yok, giyinme soyunma kabini yok. Koyda market bulunmuyor. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

11. Doğanlar Köyü

Bir balıkçı köyü olan Doğanlar Köyü Marmara Adası’na bakıyor. Plajı Turan Köy’e göre daha sakin ve sahilin sol tarafında bir duş var. Plaja yakın büfe ve işletmeler mevcut. Ancak etraftaki işletmeler pek cazip görünmedi bize. Fırın ve tekel ihtiyacınızı burada giderebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

12. Turanköy

Alışveriş için küçük marketler, tekel ve Şok market var. Kamp alanlarında mangal yapmanın popüler olduğu bir koy o nedenle de birkaç kasap var. Deniz kenarında çay bahçeleri var. Kaplan Beach Restoran diye bir yer açılmış. Fakat bizce burayı geçip bir sonraki manastır koyuna devam edin. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Küçük tur burada biriyor. Buradan sonra Turanköy’ü yeniden Ocaklar’a bağlayan yoldan Erdek’e geri dönmece.

13. Kapıdağ’ın En Popüler Plajlarından Manastır Koyu

Turanlar Köyü’nden çıkıp Ormanlı’ya doğru giderken karşınıza çıkan Manastır Koyu’nda adından anlayacağınız üzere eskiden bir manastır varmış ama küçücük bir duvar dışında geriye bir şey kalmamış. Manastırın yanından akan dere bugün hala akmaya devam ediyor. Ufak bir kumsalı var. Denizi birkaç adımda hemen derinleşiyor. Kampçıların uğrak mekanı. Yaz aylarında özellikle hafta sonu adım atacak yer kalmıyormuş. Hafta sonu sabah saatleri ve hafta içi ise oldukça sakinmiş. Deniz rüzgarlı, fazla dalgalı oluyor.

Manastır Beach adlı bir konaklama ve restoran işletmesi dışında herhangi bir tesis yok. Oradan hem hamburger tost gibi atıştırmalıklar alabilir hem de şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

14. Burunlar Fotoğraf Noktası


Birkaç burunu peşpeşe göredüğünüz güzel bir fotoğraf noktası. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

15. Ormanlı Köyü

Market ve yeme içme ihtiyacı için uğranabilecek bir yer. Serez diye mütevazı bir restoran var. Eksikleri var ama buralardaki yerlere göre göre daha bakımlı. Pansiyonlar ve oteller de var ama yine nitelikli diyemeyiz. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

16. Ormanlı Köyü’nün Ormanlı Şelalesi

Kapıdağ Yarımadası’nda 3 şelale var. Birinin yolu olmadığı için haritalarda konumu çıkmıyor. Biz rotamız üzerinde kalan ve konumu olan şelaleleri veriyoruz. İlk şelale hemen Ormanlı Köyü girişinden tabela ile gösterilen yerden sağa döndüğünüzde 700 metre kadar ileride. Yolun belli bir noktasına kadar arabayla geliyorsunuz. Sonrasında araç yolu olmadığı için artık yürüyerek şelaleye ulaşmanız gerekiyor. Yol terlikle dahi yürüyebileceğiniz düz ve kumlu bir yol. Yemyeşil ormanlık patika bir yoldan ortalama 500 metre yürüdükten sonra buz gibi suyuyla şelale karşınıza çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

17. Kılıç Koyu


Tüm yarımadanın en güzel denizine sahip koylardan biri olan Kılıç aynı zamanda çöp konusunda da yine başı çeken yerlerden. Denizi sığ olduğundan yüzme bilmeyenler tercih ediyor. Çevresinde wc, duş, market, gölgelik hatta elektrik bile yok. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

18. Dere


Kılıç Koyu’ndan sonra 5 dakika daha yol yapıp ormanın derinliklerinde yürüyüşe çıktığınızda karşınıza bir dere çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

19. Ballıpınar Köyü

Mübadele öncesinde ismi “Langada” olan bu Rum köyü  “Türkiye’nin kırmızı soğan ambarı” olarak da biliniyor. Köyde yaşayanların tamamına yakını, geçimlerini, kırmızı soğan üretiminden sağlıyor. Köyün ovası baştan aşağı soğan tarlaları ile örülmüştü biz gittiğimizde. Bahar aylarında ekilen soğanlar Haziran’da çıkıyor. Temmuz ortasında gittiğinizde köyün kadınlarını soğanları saplarını örerken görebilirsiniz. Plastik lastik kullanmak yerine atık üretmeden bu şekilde soğanları demetleştiriyorlar.

İster Bandırma yönünden, ister Erdek yönünden geliyor olun yarımadadaki en uzak nokta olduğu için daha bakir kalmış bir yer. Bu sebeple yazın da plajı diğer yerlere göre daha sakin oluyormuş.

Yazın açık olan bir pansiyon var, acıkırsanız orası yemek de veriyor. Ballıpınar Beach & Cafe’de de mola verilebilir. Alternatif olarak Ballıpınar Köyü dönüşünde orman içinde Uysal Alabalık’ta kiremitte alabalık, köfte, salata ve kiremitte tahin tatlısı gibi şeyler bulabiliyormuşsunuz ama biz denemedik. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

20. Fotoğraf Noktası

Ballıpınar Köyü’ne yukarıdan bakan güzel bir fotoğraf noktası. Zamanınıza göre pas geçebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

21. Ballıpınar (Kapıdağ) Şelalesi

Kapıdağ Yarımadası’ndaki ziyaret edilebilen ikinci şelale de Ballıpınar Şelalesi. Kapıdağ Şelalesi olarak da bilinmesi kafaları yeterince karıştırmıyormuş gibi bir de Google Maps’de Ormanlı Şelalesi diye işaretlenmiş. Bu sebeple yarımadada 2 farklı yerde 2 Ormanlı Şelalesi var gibi duruyor. Ayrıca şelalenin yerini bulmanız da kolay değil. Şelaleyi gösteren bir levha yok. Dere tarafında bir çeşme göreceksiniz, patika yol onun yanından başıyor. Yol hemen yanından geçse de şelale aşağıda kaldığı için görünmüyor. Bir patika yolla şelalenin seviyesine inmeniz gerek. Ballıpınar Deresi’nde toplanan sular, yaklaşık dört metre yükseklikten düşüyor ve düştüğü yerde doğal bir havuz oluşturuyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

22. Doğanın Esir Aldığı Kirazlı Manastırı

Angkor Wat’ı hatırlatan Kirazlı Manastırı Türkiye’de gördüğümüz en mistik yerlerde biri. 1895 yılından inşa edildikten sonra 1922 yılında kaderine terk edilmiş. Zamanla doğanın ele geçirdiği 99 odalık manastırın heybeti ayaktaki duvarlarından hala belli oluyor. Ağaçların pencerelerinden içeri  uzanan dalları, duvarlar kaldıran kocaman kökleri, ormanın içindeki konumu ile çok gizemli ve etkileyici duruyor. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

ÖNEMLİ: Kirazlı Manastırı’ndan Yukarıyapıcı’ya giden yolda kaybolma ihtimaliniz çok yüksek. Telefon da çekmiyor. O yüzden bu yolu kullanmak için yerellerden mutlaka yol tarifi alın.

23. Yukarıyapıcı Köyü

Bu eski Rum köyünün yeni sahipleri 1924 yılında Yunanistan’dan mübadele ile gelen Kavalalılar olmuş. Köyün çok bir özelliği yok ama gölet mangal meraklılarını buraya çekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

24. Tatlısu

Rotadaki son yerleşim Bandırma’ya bağlı olan Tatlısu. Yoksa neredeyse tüm yerleşimler Erdek Belediyesi’ne bağlı. Bandırma’ya yakın olduğundan diğer köylere kıyasla daha çok gelişmiş ve plajlar çok daha temiz. Benzininiz bittiyse burada doldurabilirsiniz. Market, cafe, restoran alternatifleri de daha fazla. Piraye Restoran ve belediyenin tesisleri en düzgün yerlerdi gördüğümüz kadarıyla. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

25. Kyzikos Antik Kenti


Belkıs mevkiindeki Kyzikos Antik Kenti’nin M.Ö 6 bin yılına kadar uzanan bir geçmişi var. Kent zamanının önemli şehirlerinden birisi olsa da üç limanı, tiyatrosu ve Hadrian Tapınağı’nda geriye var gezilip görülecek pek de bir şey kalmamış. Ayakta kalan en görkemli da parçası fotoğrafta gördüğünüz kolezyum duvarı. Yine de uğramak isterseniz konumun takip edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Marmara Takımadaları

Paşalimanı

Marmara Adası: İstanbul’dan İdo deniz otobüsleri ile yaklaşık 4 saatte ulaşabiliyorsunuz. Deniz otobüsü Bostancı’dan kalkıp Yenikapı – Marmara Adası – Avşa Adası seferi yapıyor. Eğer zaten Erdek’teyseniz Getaş feribotları ile Marmara Adası’na geçebilirsiniz. Feribotlar Erdek – Avşa Adası – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) ve Ekinlik Adası arasında ve Narlı – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) şeklinde iki farklı güzergahta işliyor. Sefer saatleri için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Avşa Adası: İstanbul’dan İdo deniz otobüsleri ile yaklaşık 4 saatte ulaşabiliyorsunuz. Deniz otobüsü Bostancı’dan kalkıp Yenikapı – Marmara Adası – Avşa Adası seferi yapıyor. Zaten karayolu ile Erdek’e geçtiyseniz, buradan Gestaş’ın Erdek – Avşa Adası – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) ve Ekinlik Adası arasında giden feribotları ile Avşa Adası’na geçebilirsiniz. Ayrıca Erdek, Narlı Köyü’nden hareket eden deniz taksiler ile de Avşa Adası’na 20 dakikada geçebiliyorsunuz. Sefer saatlerini öğrenmek için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Paşalimanı Adası (Balıklı): Adaya tek ulaşım Gestaş feribotlarıyla gerçekleştiriliyor. Feribot Erdek – Avşa Adası – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) ve Ekinlik Adası arasında ve Narlı – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) arasında işliyor. Sefer saatleri için tıklayın. Feribotun işlemediği dönemlerde Tuzla Köyü ve köydeki balıkçı tekneleri ile ulaşım sağlanıyor. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Ekinlik Adası: Gestaş’ın Erdek – Avşa Adası – Marmara Adası – Paşalimanı Adası (Balıklı) ve Ekinlik Adası arasında işleyen feribotu ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Bulursanız Kartika Yiyin


Osmanlı’nın Balkan hakimiyeti ile islama geçen Slav kökenli bir topluluk olan Pomaklar zamanla Bulgaristan’dan göç ederek Balıkesir ve Trakya’ya yerleşmişler. Balıkesir’de hayvancılık ve tarımla uğraşan bolca sarışın renkli gözlü insan görmenizin sebebi de bu. Kartika isimli asma yaprağı ile yapılan foccacia’ya çok benzeyen bir ekmekleri var. Çok da güzel. İnsanın asma yaprağının kullanımına dair kafasını da açıyor. Evlerde yapıldığı için bulması zor ama bulursanız mutlaka deneyin. Biz otelin restoranında denemiştik.

Instagram’a Da Bekleriz

 

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)

The post KAPIDAĞ YARIMADASI – BÜYÜK VE KÜÇÜK RİNG appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kapidag-yarimadasi/feed/ 10