Konya | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Wed, 09 Apr 2025 16:41:47 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Konya | Biz Evde Yokuz 32 32 MEVLANA KİMDİR https://www.bizevdeyokuz.com/mevlana/ https://www.bizevdeyokuz.com/mevlana/#comments Wed, 29 Apr 2020 07:33:20 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=62331 Dünyada sevgi ve hoşgörü ikonlarından birisi, dinler ve uluslar ötesi bir alim olan Mevlana kimdir? Küçükken ailesi ile Konya'ya göç etmişti ama aslen Mevlana nereliydi ve hayatı nasıl geçmişti? Aşk ile ilgili görüşleri.

The post MEVLANA KİMDİR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Dünyada sevgi ve hoşgörü ikonlarından birisi ve dinler ve uluslar ötesi bir alim olan Mevlana kimdir? Küçükken ailesi ile Konya’ya göç etmişti ama aslen Mevlana nereliydi? Hayatı nasıl geçmişti?

Mevlana’yı anlatmaya başlamadan önce, kendisinin doğum yeri dahil, yaşamının birçok evresi hakkındaki bilgilerin tartışmalı olduğunun altını çizmek gerekiyor. Çünkü kendisinin yaşam öyküsünü kaleme alanların verdikleri bilgiler zaman zaman birbiriyle çelişiyor. O nedenle kendisi hakkındaki tek mutlak bilginin, ölüm tarihi ve yeri olduğu söyleniyor.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. -Mevlana

Mevlana Kimdir?


Hoşgörü ve barışın evrensel sembolü olan Mevlana Celaleddin Rumi, 13. yüzyılda yaşamış ve tüm dünyaya mal olmuş bir İslam alimi, düşünür, şair, sufi ve mutasavvıf. Onu ve düşüncelerini herhangi bir kalıba sokmak, sınırlamak veya belli bir kesime atfetmek yanlış olur. Çünkü kendisi 66 yıllık yaşamı boyunca, Müslüman’ından Gayrimüslim’ine herkese dokunabilmiş, kim olursa olsun herkesi kucaklayabilmiş bir isim. Öyle ki eserleri, onlarca dile çevrilmiş, ardında bıraktığı sema geleneği UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne girmiş ve her yıl yapılan Şeb-i Arus törenleri ile de evrensel bir boyut kazanmış.

Mevlana’nın Doğum Yeri Afganistan’dan Anadolu’ya Gelişi

Asıl adı Muhammed Celaleddin olan Mevlana, Hicri takvime göre 604’de bugünün takvimi ile 30 Eylül 1207’de Afganistan’ın Belh şehrindede doğmuş. “Efendimiz” anlamına gelen Mevlana ve Konya’da yaşayıp burada vefat etmiş olmasına ithafen “Anadolulu” anlamına gelen Rumi isimleri ise ona sonradan yakıştırılan adlar.

Döneminin en büyük ilim insanlarından olan babası Bahaaddin Veled, Mevlana’nın hayatındaki ilk etkili figür ve öğretmeni olmuş. Kendisi Sultanü’l Ulema yani “Alimlerin Sultanı” lakabına sahip olsa da oldukça mütevazı biriymiş.

Zamanında yaşanan yoğun Moğol baskınları ve Bahaaddin Veled’in diğer alimlerle arasında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, Mevlana ve ailesi 1212’de Belh’ten göç etme kararı almış. Tüm aile Belh’ten yola koyulmuş ve Mekke, Nişabur, Bağdat, Şam gibi şehirlere uğraya uğraya Anadolu’ya varmışlar. Önce Malatya’ya gelen daha sonra da Erzincan ve Karaman’a geçen Sultanü’l Ulema ve ailesi, Karaman’a yerleşme kararı almış. Babası, 18 yaşına gelen Mevlana’yı burada Gevher Banu ile evlendirmiş.

O zamanlar Selçuklu egemenliğinde olan Anadolu toprakları, Konya’dan yönetiliyormuş. Döneminin Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, Bahaaddin Veled’i Konya’ya huzuruna davet etmiş ve kendisini kapıda karşılamış. Hatta daha sonra Bahaaddin Veled adına bir medrese yaptırmış.

Bahaaddin Veled’in 1231’de vefat etmesi ile Mevlana babasının yerine Konya’daki medresede ders vermeye başlamış. İşte Mevlana ismi ona medresede ders verdiği zamanlarda uygun görülmüş. Bir yıl sonra Konya’ya babasını ziyarete gelen fakat ölüm haberini alan, ileride Mevlana’nın yetişmesinde büyük emeği olacak olan İslam alimi ve düşünür Seyyid Burhaneddin’e bağlanmış ve onun öğrencisi olmuş. Seyyid Burhaneddin’in isteği üzerine fıkıh, tefsir ve usul dersleri almak için Halep ve Şam’a giden Mevlana, 7 yılın ardından Konya’ya geri dönerek 40’ar günden 3 kez çile çıkararak burada eğitim vermeye başlamış.

1241’de Mevlana’nın yolu ileride hocası, dostu, sırdaşı, yoldaşı olacak Şems ile kesişmiş. Şems’in ölümüne kadar hiç ayrılmamışlar. Mevlana’nın tasavvufi fikirleri bu dönemde Şems’in etkisi ile şekillenmiş ve oturmuş. Detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Mevlana’nın Eşleri ve Çocukları

Mevlana, toplam iki evlilik yapmış. İlk eşi Gevher Hatun’dan, Sultan Veled ve Alaaddin adlı iki oğlu olmuş. Gevher Hatun vefat edince, Kira Hatun ile evlenen Mevlana’nın Emir Muzaafferudun Alim Çelebi ve Melike Hatun adında iki çocuğu daha olmuş. Bugün ise Mevlana Celaleddin Rumi’nin en az 22. kuşağa kadar uzanan torunları bulunuyor ve Çelebi soyadını taşıyorlar.

Mevlana’nın Vefatı ve Mezarı

Kendisi, Hicri Takvim’e göre 672’de, Mevlevilerin Şeb-i Arus yani Düğün Gecesi dediği 17 Aralık 1270’de 66 yaşında vefat etmiş. Cenazesine Gayrimüslimler de dahil binlerce insan katılmış. Hatta Müslümanlar önce onları alandan kovmak istemişler fakat Gayrimüslimler, “bize İsa’yı da, Musa’yı da Mevlana öğretti” diyerek gitmeyi reddetmiş. Güzel insan Mevlana, ardında, büyük eseri Mesnevi dahil çok önemli eserleri ve bugünlere kadar gelecek olan müridlerini bırakmış. Şu anda türbesi, şimdilerde Mevlana Müzesi olan dergahın içinde bulunuyor. Asıl mezarı ise sandukasının altındaki odada yer alıyor.

Mevlana Türk Mü, Afgan Mı, Fars Mı?

Mevlana bugünkü Afganistan sınırları içinde doğmuş. Moğollar doğudan bastırdıkça zaman içinde daha güvenli olan batıya, Anadolu’ya kadar gelmişler. Ancak o dönemde Afganistan diye bir ülke yoktu. Ailesinin yaşadığı Belh şehri o zamanlar İran’a bağlı olan Horasan Bölgesi’ndeydi ve bölgede Türkler, Araplar ve Farslar beraber yaşıyordu.

O dönemde, Selçuklular’ın resmi dili de, o coğrafyada yaygın edebiyat dili de Farsçaydı. Mevlana Türkçe de biliyordu ancak eserlerininin bir kısmını Yunanca, Arapça, çoğunu ise Farsça kaleme almıştı.

Mevlana Divan-ı Kebir eserinde kökenleri ile ilgili şöyle demiş:

Her ne kadar Farsça söylesem de aslım Türk’tür. – Mevlana

Şems ile Mevlana

Çoğu düşünüre göre Mevlana’yı Mevlana yapan kişi Şems-i Tebrizi. 1186’da İran’ın Tebriz şehrinde doğan Şems-i Tebrizi, gösterişe, makama önem vermeyen, sürekli seyahat eden, aşk ile Allah’a ulaşılacağı düşüncesi ile ibadetlerini gizli yapan bir din alimi. Sürekli göçebe bir hal içinde şehir şehir gezen Şems’in yolu 1241’de Konya’ya düşmüş ve Mevlana ile tanıştıklarında, sanki yıllardır birbirlerini tanıyormuşcasına yakın olmuşlar. Günlerce süren sohbetler etmeye başlamışlar ve zamanla Şems, Mevlana’nın hocası olmuş.

Şems ile Mevlana et ve kemik gibi yakın olduklarından, içinde bulundukları çevreler ilişkilerinden rahatsız olmaya başlamış. Bunun üzerine Şems, Konya’yı sessiz sedasız terk edip Şam’a gitmiş. Mevlana arkasından o kadar üzülmüş ki Şems’in yokluğuna dayanamayıp oğlu Sultan Veled’i Şems’i arayıp bulması için Şam’a göndermiş. Oğlu Şems’i bulmuş ve Mevlana’nın geri dönmesi çağrısını ona iletmiş. Şems de bu çağrıyı yanıtsız bırakmamış ve Konya’ya geri dönmüş.

Ey Şems’im! Senin hasretin yanında Selahaddin Zerubumun gözyaşları, içimdeki ateşi bir nebze dahi söndüremiyor. İlla sen. Ancak sen. Ah bir gelsen. – Mevlana

Sen nasıl bir pınarsın Mevlana’m, içtikçe daha çok susadığım. – Şems

Mevlana’nın Oğlunun Şems’i Öldürmesi

Mevlana, Şems’in yine çekip gideceğini bildiği için onu üvey kızı Kimya ile evlendirmiş. Fakat Mevlana’nın oğlu Alaaddin de Kimya’ya aşık olduğundan aile içinde ipler gerilmiş. Sonunda da Alaaddin’in de içinde bulunduğu bir çete Şems’i öldürmüş. Elbette Mevlana bu duruma kahrolmuş ve ölümüne kadar da Şems gibi bir hoca, dost, sırdaş, yoldaş asla bulamamış. Başka isimlerle onun yerini doldurmaya çalışmış fakat hiçbiri Şems’in yerini tutmamış.

Mevlana’nın Felsefeleri

Mevlana İçin Aşk

Mevlana’ya göre aşk, bizim bildiğimiz anlamda dünyevi bir aşk değildir sadece ilahi aşktır. Ondan başkasına aşık olmak geçici bir hevestir. Tanrı evreni aşk yüzünden yaratmıştır o yüzden de her şeyin temelinde sevgi vardır. Mevlana’ya göre, gerçek aşk karşılıksız sevgidir.

Sevenler en sonunda bir yerlerde buluşmazlar. Onlar en başından beri birbirlerinin içindedirler. – Mevlana

Tasavvuf İnancı

Mevlana’nın düşüncelerini ve kendinden sonra gelen Mevlevilik tarikatının temel aldığı inanç sistemi Tasavvuf inancı. Tasavvuf için mistisizmin İslam’da karşımıza çıkan hali diyebiliriz. Tasavvuf inancına göre tüm canlılar, yaratanın suretidir, ondan bir parçadır. Evrende olan bütün şeyler onun yansımasıdır. Allah’tan başka yaratan yoktur, o ezeli ve ebedidir, insan da Allah’tan gelmiştir ve yine ona dönecektir. Tasavvuf inancı, işte bu mutlak gerçeğe göre bir yaşam sürdürmeyi gerektirir ve üç temel düşünceye dayanır: Zikir, sabır ve şükür.

Mevlana İçin Yaşamın Amacı

Mevlana için yaşamın asıl amacı, var oluşun temeli olan tanrıya ulaşmak. Ona göre yaşam, ilahi olanın bir parçasıdır ve her zaman ona geri dönmeye çalışıyordur.

Mevlana İçin İnsan

Mevlana’ya göre, Allah, kendi sanat ve sıfatını göstermek isteyince dünyayı, kendi zatını göstermek isteyince Adem’i yaratmış. O yüzden her insan yaradanın bir parçasıdır ve değerlidir. Mevlana’ya göre, insan noksan  bir varlık olduğu için hata yapabilir. Önemli olan hatayı kabul etmek, pişman olmak ve doğru yola yönelmektir.

Bir günah işlediğinde hemen tövbe et
İnsan suya düştüğü değil
Sudan çıkmadığı için boğulur. – Mevlana

Mevlana’ya Göre Ölüm

Mevlana’ya göre ölüm kötü bir şey değildir, bir son da değildir. Onun için ölüm, yeniden doğma ve gerçek var oluştur. Ruhun, asıl çıktığı yer olan tanrıya kavuşmasıdır. O Allah’ı, ona kavuşacağı günü sabırsızlıkla bekleyen bir sevgili yerine koyar. Hatta ölümünden sonra, müridleri tarafından ölüm günü Şeb-i Arus yani Düğün Gecesi olarak anılmaya başlar.

Ölüm günüm düğün günümdür. – Mevlana

Mevlana’nın Eserleri

Mevlana’nın en önemli eseri 1268’de tamamladığı Mesnevi‘si. Yaklaşık dört senede, katibi, dostu ve sırdaşı Çelebi Hüsameddin tarafından Farsça olarak kaleme alınan Mesnevi, aslında klasik doğu edebiyatında, kendine has bir nazım şekli olan bir şiir türünün genel adı. Her beytin aynı vezinde fakat ayrı ayrı kafiyeli olduğu bu şiir türü, uzun konuları anlatmak için tercih ediliyor. Mevlana’nın Mesnevi’si de kendisinin tasavvufi fikir ve düşüncelerini hikayeler halinde anlatıyor. Toplam 25.618 beyitten oluşuyor. 6 büyük ciltten oluşan Mesnevi’nin vezni ise Fâ i lâ tün- Fâ i lâ tün – Fâ i lün. Şu anda bilinen en eski Mesnevi kopyası, Mevlâna Müzesi’nde bulunan 1278 tarihli nüsha.

-Mevlana’nın diğer eserleri ise kendisinin çeşitli konularda söylediği şiirlerini topladığı Divân-ı Kebir yani “Büyük Defter”,

-Başta Selçuklu hükümdarlarına ve devrin ileri gelenlerine nasihat için, kendisinden sorulan dini ve ilmi konularda açıklayıcı bilgiler vermek için yazdığı 147 adet mektuptan oluşan Mektubat,

-Mevlana’nın çeşitli meclislerde yaptığı sohbetlerin, oğlu Sultan Veled tarafından toplanması ile meydana getirilmiş, cennet ve cehennem, dünya ve ahiret, mürşit ve mürid, aşk ve sema gibi konuların işlendiği Fîhi Mâ Fih,

-Adından da anlaşılacağı üzere Mevlana’nın Yedi Meclisi’nin, Yedi Vaazı’nın not edilmesinden meydana gelmiş olan Mecâlis-i Seb’a (Yedi Meclis).

Saltanat ile Mevlevi Dergahı’nın İlişkisi

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Mevlana’nın babası, Bahaaddin Veled, döneminin ünlü alimlerinden biriymiş. Ünü Belh’ten Anadolu’ya kadar uzanıyormuş. Selçuklu sultanlarından Sultan Alaaddin Keykubat, Bahaaddin Veled’i Konya’ya huzuruna davet etmiş, sarayının gül bahçesinde, yani bugünkü Mevlana Dergahı’nın olduğu yerde onun adına bir medrese yaptırmış. Elbette sonrasında da saltanat, Mevlana’ya çok saygı duymuş ve korumuş. Tabi Mevlana asla bu ayrıcalıktan kendine pay çıkarmaya kalkmamış. Kendisi babası gibi oldukça mütevazı, dünyanın cazibelerine kapılmadan, bir lokma bir hırka felsefesi ile tam bir derviş hayatı sürmüş.

Kendisinden sonra bir tarikat haline gelen Mevlevi Tarikatı, Anadolu Beylikleri döneminden Osmanlı’nın son dönemlerine kadar aktif bir şekilde toplumu ve sarayı etkilemiş. Elbette tarikatının en yoğun olduğu bölge her daim Mevlana’nın şehri Konya olmuş. Mevlana’nın mezarının da burada olması ve üzerine bir de türbe yapılmasıyla Konya, Mevleviliğin merkezi haline gelmiş.

14.- 16. yüzıl arasında Mevlevilik, köylere kadar yaygınlaşmış. Osmanlı padişahları arasında, Mevleviliği en çok benimsediği bilinen padişahlar III. Selim ve V. Mehmet Reşad olmuş. Özellikle aleni bir şekilde Mevlevi olduğunu ilan eden tek padişah olan V. Mehmet Reşad, mevlevihanelere çokça yardımda bulunmuş.

19. yüzyılda, kasabalara ve şehirlere İstanbul Galata’da bir örneğini bulabileceğini gibi Mevlevihaneler açılmış. Şu an dünyadaki tüm mevlevihanelerin nerelerde olduğunu görmek için tıklayın.

Şeb-i Arus

Her sene Aralık ayında yani Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm yıl dönümünde Şeb-i Arus törenleri oluyor. Şeb-i Arus, düğün gecesi anlamına geliyor. Çünkü Mevlana’ya göre ölüm ruhun, Allah’a yani asıl sevgiliye kavuşması. Asla bir yok oluş değil daha güzel bir hayatın başlangıcı. 2007’den beri UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde olan ve her sene 7-17 Aralık haftasında düzenelenen Şeb-i Arus’ta, Sema törenleri gerçekleşiyor. Bu dönem, Konya’nın en hareketli zamanı. Çok büyük hazırlıklar oluyor, tüm Türkiye’den ve dünyadan Konya’ya turistler geliyor.

Gitmeden Konya’da Gezilecek Yerler yazımıza da bakmayı ihmal etmeyin.

Sufizmde Sema

Sema nedir?, Mevlana ile tasavvuf inancının Mevlevilik adı altında bir tarikat haline gelmesi, Semadaki semboller gibi konuları işlediğimiz yazımız Sema Hakkında Bilgi için tıklayın.

Hamdım, piştim, yandım. – Mevlana

The post MEVLANA KİMDİR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/mevlana/feed/ 2
SEMA HAKKINDA BİLGİ – NEDİR, FELSEFESİ, SEMBOLLER https://www.bizevdeyokuz.com/sema-nedir/ https://www.bizevdeyokuz.com/sema-nedir/#respond Tue, 07 Apr 2020 12:10:54 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=63679 Tasavvufta kendi etrafında dönerek zikir etmek anlamına gelen sema aslında kökleri çok daha eskilere, şamanizme kadar uzanan bir rituel. Bir çok eski medeniyet kendi etrafında dönmenin transı derinleştirdiğine inanıyordu. Kökleri, Mevlana ile tasavvuf inancının Mevlevilik adı altında bir tarikat haline gelmesi ve semadaki semboller, anlamlar.

The post SEMA HAKKINDA BİLGİ – NEDİR, FELSEFESİ, SEMBOLLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Sema Nedir?

Sema, Arapça kökenli bir kelime. İki anlamı var. Biri gökyüzü, diğeri de dinlemek. Zamanla tasavvuf inancına sahip olan sufilerin şiir ve ilahiler eşliğinde kendi etraflarında dönerek yaptıkları zikir pratiklerinden birinin de ismi olmuş. Sufiler semada, evrenin hakikatlerinin işitildiğine ve öğrenilen bu hakikatler doğrultusunda yaşanılması gerektiğine inanıyor.

13. yüzyılda Mevlana tarafından da yapıldığı bilinen sema, Mevlana’dan sonra, tasavvuf inancının Mevlevilik adı altında bir tarikat haline gelmesiyle kendi başına bir tören haline geliyor. Günümüzde ise yüzyıllardan beri icra edilen sema törenleri, UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde bulunuyor.

Bu kendi etrafında dönme ritüeli sadece sufilere özgü bir ritüel değil. Geçmişi şamanizme kadar uzanıyor. Birçok eski uygarlık insanın kendi etrafında dönüşünün transını derinleştirdiğine inanıyor.

Semanın Felsefesi

Sufiler için semanın felsefesi, varoluşun temelinde “dönmek” eylemi olduğu tezine dayanıyor. Elektronların, protonların, damarlarımızdaki kanın, dünyanın, yıldızların ve diğer gezegenlerin sürekli bir devir halinde olduğu gibi insanın da “aşk” ile pervane olmasını temsil ediyor. İnsanın topraktan gelip toprağa gideceği gerçeğinin bir nevi simülasyonu. Kişinin hakikate yönelip aşkla nefsini terk etmesini, Allah yolunda olgunluğa ererek yeniden kul olmasını temsil ediyor.

Semanın Bölümleri

Sema, toplam 7 bölümden oluşuyor ve hepsinin bir anlamı var. Çünkü yer ile gök arasında 7 kat olduğuna inanılıyor.

1. Bölüm: Nat-ı Şerif adlı bölümde Hz. Muhammed ve diğer tüm peygamberler methediliyor.

2. Bölüm: Bir kudüm (müzik aleti) darbesi ile Allah’ın kainatı yaratışı sembolize ediliyor.

3. Bölüm: Bu bölümde, Allah’ın hayat veren nefesini sembolize eden ney duyuluyor.

4. Bölüm: Semazenler birbirlerine üç kere selam vererek yürüyorlar.

5. Bölüm: Semazenler üstlerindeki hırkayı çıkarıp sembolik olarak doğmuş oluyorlar. Sonrasında Şeyh Efendi’nin elini öperek semaya izin alıyorlar ve dört kez dönüş hareketini yapıyorlar.

6. Bölüm: Kur’an-Kerim’in Bakara suresinden ayetler okunuyor.

7. Bölüm: Dualar ve Fatiha ile sema sona eriyor. Semazenler hiç konuşmadan sessizce dinlenmeye çekiliyorlar.

Semada Semboller

Semadaki her detay arkasında sembolik anlamlar barındırıyor. Bazı göze çarpanlar:

Dönmek: Sema törenlerindeki meşhur dönme hareketi de her şeyin topraktan gelip toprağa geri dönmesini, inanan kişinin Allah’tan gelip ona geri dönüşünü simgeliyor.

Kıyafetler: Semazenin üzerindeki kıyafetlerin sadeliği de ölümlü dünyanın geçiciliğine, ahiret hayatının ebediliğine işaret ediyor. Semazenin başındaki sikkesi dünyeviyetin mezar taşını, beyaz tennuresi ise dünyevi şeylerin kefenini temsil ediyor.

Kolların Pozisyonu:
–  Dönmeye başlamadan önce semazenler ellerini çapraz bir şekilde omuzlarına koyuyorlar. Bu figür yandan bakıldığında Arap alfabesinin ilk harfi olan ve biricik anlamı taşıyan elife benziyor. Bu da Allah’ın birliğine gönderme yapıyor.
– Semazenin kolları açık sağdan sola dönerken de sağ eli yukarı yani Allah’a, sol eli aşağı yani toprağa bakıyor. Burada, Allah’tan aldığını, dünyevi hayata aktarması sembolize ediliyor.

Semada Müzik

Sema dingin bir müzik eşliğinde yapılıyor. Buna da Mevlevi Musikisi deniliyor. Bu müzikte, Mevlana’nın kendisinin de çok güzel çaldığı söylenen rebap denilen telli bir çalgı, Mevlana’nın insana benzettiği ney, iki çubukla çalınan bir vurmalı çalgı olan kudüm, bir tür tef olan bendir ve birbirine vurularak çalınan halile kullanılıyor.

Rebabın, iniltiye benzeyen içli bir sesi var. Ney ise yaratılışın sembolü olan aşkın ses hali olarak kabul ediliyor. Kudüm de en az ney kadar kutsal kabul ediliyor. Bendir ise el üstünde veya bel hizasından üstte çalışması şart olan bir çalgı. Asla dize dayandırılmıyor ve bacak arasına alınmıyor. Halile ise Mehter musikisine benzer zillerin bir küçük versiyonu ve çarpma, kapatma ve sürtme gibi farklı temaslarla çalınıyor.

Sema töreninin musikili kısmı, baş taksim ile yani ney ile uzun bir giriş yapılarak başlıyor. Semazenlerin alanı üç defa dolaşmaları sırasında peşrev yani “giriş müziği” çalınıyor. Bu, selamlama bitene kadar tekrar ediyor. Bu kısım, semazenler çoksa 20 dakika kadar sürebiliyor. Daha sonra semazenlerin 360 derecelik  dönüşleri başlıyor. Bu dönüş toplam 4 kez tekrarlanıyor.

Mevlana Hakkında Bilgi

Mevlana kimdir? yazımızdan dünyada sevgi ve hoşgörü ikonlarından birisi, dinler ve uluslar ötesi bir alim olan Mevlana hakkında bilgi alabilirsiniz.
Aslen Mevlana nereliydi?
Hayatı nasıl geçmişti?
Mevlana ve Şems

Şeb-i Arus

Şeb-i Arus, Düğün Gecesi anlamına geliyor fakat Mevlana’nın ölüm yıl dönümü olan 17 Aralık’a işaret ediyor. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Mevlana’ya göre, ölüm bir bitiş değil bir başlangıç, aşık olunan sevgiliye yani Allah’a kavuşma günü. O nedenle de Mevlana’nın müridleri bugünü Şeb-i Arus diye adlandırmışlar ve o zamandan beri de Mevlana’yı her sene bu zamanda, sema törenleri ile anagelmişler. Günümüzde de her sene 7-17 Aralık haftasında Konya’da Şeb-i Arus etkinlikleri düzenleniyor. Bu anma etkinliklerin büyük çoğunluğunu da sema törenleri oluşturuyor. Bu etkinlikler, 2007’den beri UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde yer alıyor.

Konya’ya Giderseniz

Konya’da Gezilecek Yerler yazımıza göz atmayı unutmayın.

The post SEMA HAKKINDA BİLGİ – NEDİR, FELSEFESİ, SEMBOLLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/sema-nedir/feed/ 0
KONYA’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/konya/ https://www.bizevdeyokuz.com/konya/#comments Mon, 02 Mar 2020 07:44:57 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=59356 Yo, hayır, fotoğraflar karışmadı, kapaktaki yer gerçekten Konya. :) Anlayacağınız Konya gezilecek yerlerini çeşitlendirmeye çalışıyor. Yani tarihe ve inanç turizmine meraklıysanız zaten Konya ilginizi çekecektir ama ilginizi çekmiyor ve o kadar yolu sırf lale tarlalarını görmek için gitmeye değer mi diye düşünüyorsanız, Konya ve etrafında yapılacak farklı şeyleri bu yazıda bulabilirsiniz.

The post KONYA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Yo, hayır, fotoğraflar karışmadı, kapaktaki yer gerçekten Konya. 🙂 Zaten ön cephedeki klimaları fark eder etmez Türkiye olduğuna ikna olacaksınız. Anlayacağınız, Konya gezilecek yerlerini çeşitlendirmeye çalışıyor. Aralarında Kyoto Japon Bahçesi, Tropikal Kelebek Bahçesi gibi güzel yerler de var, Sille’deki fıskiye havuza mavi boya dökülmesi gibi anlam veremediğimiz gariplikler de.


Özetle, tarihe ve inanç turizmine meraklıysanız zaten Konya ilginizi çekecektir ama ilginizi çekmiyorsa ve o kadar yol sırf lale tarlalarını görmek için gidilir mi diye düşünüyorsanız, Konya ve etrafında yapılacak farklı şeyleri de bu yazıda bulabilirsiniz.

Konya Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Konya’ya Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Konya’ya uçakla geliyorsanız Konya Havalimanı’na ineceksiniz. Türkiye’nin birçok şehrinden Konya’ya direkt uçuş var. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın. Fiyatları karşılaştırarak uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Konya’ya Ne Kadar Zaman Ayırmalı

Nisan – Mayıs Lale Dönemi  Bence Konya’nın en güzel vakti. Doğa uyanıyor, etraf yeşilleniyor ve lale tarlalarını da rengarenk çiçekler bürünüyor.

Aralıkta Mevlana Haftası (Şeb-i Arus) – Her sene Aralık ayında Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm yıldönümü törenleri oluyor. Buna düğün gecesi anlamına gelen Şeb-i Arus deniyor çünkü Mevlana’ya göre ölüm ruhun Tanrı’ya, sevgiye kavuşmasıdır.

Bu Mevlevi Sema törenleri, 2007’den beri UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde. Her sene 7-17 Aralık haftasında, Konya’da büyük hazırlıklar oluyor, tüm Türkiye’den ve dünyadan Konya’ya turist geliyor. Açılış ve kapanış günlerinden uzak durun, eline mikrofonu alan protokol bir türlü bırakmıyor, saatlerce laflarının bitip semanın başlamasını bekliyorsunuz. Bizi 3 saat kadar madur ettiler.


Konya’da Seçtiğimiz Oteller

Konya’da şehir otelleri ağırlıkta. Her bütçeye uygun bir konaklama seçeneği var. Aşağıda buradan seçtiğimiz birkaç otel opsiyonunu bulabilirsiniz.

Hich Hotel $$

Her gidişimizde çok keyifle kaldığımız bir otel. Tarihi bir konağın yeniden düzenlenmesi ile faaliyete geçmiş. Odalar ferah, tasarım hoş, kahvaltısı çok iyi, bahçesi de var. Konumu da tüm gezilecek yerlere yakın. Odanızın camından bile Mevlana’yı görüyorsunuz. İncelemek için TIKLAYIN.

Novotel Konya $$

Novotel Konya, klimaları odaları olan, sabahları açık büfe kahvaltı servisi veren, aileler için çok avantajlı bir otel. 16 yaş altı 2 çocuğa kadar ücret alınmıyor, ayrıca 2. oda %50 indirimli. İncelemek için TIKLAYIN.

– Konya’daki tüm OTELLER için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Kesinlikle! Çünkü Konya yüzölçüm bakımından çok geniş bir yer. Konya’nın meşhur Lale tarlalarını, tematik parklarını, Meram gibi çevre ilçelerini kendi programınıza göre ve kendi temponuzda keşfetmek istiyorsanız araç şart. Konya Havalimanı’ndan uygun fiyatlı ARAÇ KİRALAMAK için TIKLAYIN.

Konya’da Gezilecek Yerler

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Mevlana Müzesi
  2. Kadınlar Pazarı
  3. Mevlâna Kültür Merkezi
  4. Bedesten Çarşısı
  5. Aziziye Cami
  6. İnce Minareli Medrese
  7. Karatay Medresesi
  8. Alaaddin Tepesi Parkı
  9. Tropikal Kelebek Bahçesi
  10. Meram Köprüsü
  11. 80 Binde Devr-i Alem Parkı
  12. Kyoto Japon Parkı
  13. Konya Bilim Merkezi
  14. Ecdat Parkı
  15. Asya Lale Tarlası
  16. Atlas Lale Tarlası
  17. Çatalhöyük
  18. Sille
  19. Aya Eleni Kilisesi
  20. Beyşehir
  21. Tuz Gölü
  22. Tınaztepe Mağarası
  23. Akşehir
  24. Kızören Obruğu
  25. Obruk Han
  26. Meke Gölü
  27. Karapınar Kumulları

Yeme-İçme

  1. Pideci Şendağlı

Merkezde

1. Mevlana’nın İzini Sürün

Mevlana’nın “Bilginlerin Sultanı” lakaplı babası Bahaeddin Veled Afganistan’da çok saygın bir kişiymiş. Yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, Konya’ya sığındıklarında Selçuklu sultanı tarafından el üstünde tutulup, ağırlanmışlar. Hatta sultan kendi sarayının gül bahçesini onlara armağan etmiş. İşte bu gül bahçesine Mevlana Dergahı kurulmuş. İçinde Mevlana Müzesi ve Türbesi, Şemsi Tebrizi Camii ve Türbesi gibi görülecek noktalar var.

Müzede, Mevlevi tarikatı üyelerinin nasıl yaşadıklarını, derviş hücrelerini, ibadet ve eğitim mekanlarını görüyorsunuz. Dergahın her bölümündeki günlük yaşam, kostümlü insan figürleri ile gerçek mekanlarında canlandırılıyor. Hz. Mevlana’nın kendisi de Kubbe-i Harda (Yeşil Kubbe) olarak anılan türbede yatıyor.

Kendisinin en büyük eseri olan Mesnevi’nin 1278 tarihli en eski nüshası, Mevlana’nın dergah eşyaları, bugünkü kemanların öncüsü olarak kabul edilen sekiz telli keman, sabır taşları ve Galileo’nun asıldığı dönemde astronomi dersleri vermek için kullanılmış olduğu küre de müzede sergileniyor. Dergahın diğer bölümlerinde ise Mevlana’nın akıl hocası Şems’in türbesini ve diğer Selçuklu türbelerini de görebilirsiniz.

Mevlana hakkında çok daha fazlasını Mevlana Kimdir yazımızda bulabilirsiniz.

Müzenin yaz ve kış dönemi açılış saati 09.00. Yazın 19.00’da, kışın da 17.00’de kapanıyor. Pazartesi günleri de açılış 10.00. Giriş ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Etliekmekten Tirite, Konya’nın İmza Lezzetlerini Tadın


Başta Konya’nın medar-ı iftiharı etliekmek, fırın kebap, yağ somunu, tirit, mevlana böreği, kuru bamya çorbası olmak üzere Konya’nın yöresel lezzetleri ve bunların en iyi adreslerini sizin için derledik. Tüm detaylar, Konya’da Ne Yenir, Nerede Yenir yazımızda!

3. Kadınlar Pazarı’nı Gezin, Çıkışta Yağ Somunu Yiyin


Kadınlar Pazarı asırlık bir pazar. Eskiden civar köy ve ilçelerden gelen kadınların kendi bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri sattıkları yermiş ama şimdi normal bir pazar yeri gibi, kadın tezgahtar falan da kalmamış. Taze meyve sebzenin yanı sıra, Konya küflü peyniri, tulum peyniri, kuru bamya, tarhana gibi yöresel ürünleri bir arada bulabileceğiniz çok geniş bir kapalı alan. Güzel fotoğraf kareleri veriyor (en aşağıdaki Instagram linkimizde). Fotoğrafa meraklıysanız uğramadan geçmeyin. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Çıkışta ise Kadınlar Pazarı’nın hemen girişindeki küçük nostaljik taş fırını olan Pideci Hasan Şendağlı’dan, fırından taze ve sıcak çıkmış, Konya küflü peynirinin pide ile buluştuğu muhteşem lezzet yağ somununu denemeyi unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

4. Mevlana Kültür Merkezi’nde Sema Gösterisi İzleyin

Konya Belediyesi’nin her cumartesi Mevlana Kültür Merkezi‘nde ücretsiz olarak düzenlediği Sema törenine katılabiliyor ve sema gösterilerini izleyebiliyorsunuz. Tüm tören yaklaşık 1 saat kadar sürüyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Gitmeden önce mutlaka dersinize buradan çalışabilirsiniz:  Sema Nedir

5. Tarihi Bedesten Çarşısı’nı Turlayın

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Konya’da müftü ve kadıesker olan Mevlana Kadri Çelebi tarafından 1538 yılında yapılmış tarihi çarşı, 2013 yılında restore edilerek yeniden hayata döndürülmüş. Çarşıda hala epey aktfif, 40 adet sokak ve 2687 tane dükkân bulunuyor. Bu dükkanlarda, ağırlıklı olarak giyim kuşam, antika, ev tekstili ve hediyelik eşyalar satılıyor. Bir şey almayacak olsanız da şöyle bir turlamak güzel olur. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

6. Şehirdeki Selçuklu ve Osmanlı Eserlerini Görün

Aziziye Cami

Aziziye Camii

Aziziye Camii, Konya’daki son Osmanlı mimarisinin en güzel örneği. Oldukça süslü ve görkemli olan camii, Barok özellikler taşıyor. Camii, 1867 Sultan Abdülaziz’in annesi Pertenihal adına yaptırılıyor. Caminin alt kısmı, mermer sütuna oturan üç kubbeli bir revaktan oluşuyor ve kaideleri şadırvanlı iki minaresi ile dikkat çekiyor. Konya’da tek bir camii görecekseniz bu Aziziye Camiisi olsun. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

İnce Minareli Medrese

1260-1264 yılları arasında Selçuklu Başveziri Sahip Ata tarafından Konya’da yaptırılmış olan medrese. Çinilerle süslü minaresi ve işlemeli taş kapısıyla ünlü. 1901 yılında düşen bir yıldırımla ilk şerefeye kadar yıkılan minaresi, 1936 yılında onarılmış ve medrese, 1956 yılında Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak hizmete açılmış.

Müzede Selçuklu ve Karamanoğlu Devrine ait kitabeler, rölyefler, çeşitli ahşap malzemeye oyma tekniği ile yapılmış kapılar ve sandukalar sergileniyor. Özellikle de Selçukluların sembolü çift başlı kartal ve kanatlı melek figürlerinin en güzel örnekleri de bu müzede. Müzenin yaz ve kış dönemi açılış saati 09.00. Yazın 19.00’da, kışın da 17.00’de kapanıyor. Her gün açık. Müzekart geçiyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Karatay Medresesi

Karatay Medresesi, Sultan II. İzzeddin Keykavus devrinde, Emir Celaleddin Karatay tarafından 1251 yılında yaptırılmış medrese. Yapının mimarı bilinmiyor fakat bu medrese, Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli sayılıyor. Zaten yapı, 1955’de Çini Eserler Müzesi olarak hizmete giriyor. İçinde, duvar çinileri, çini ve cam tabaklar ile Konya ve yöresinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çini ve seramik tabaklar, kandiller ve alçı buluntuları sergileniyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Alaeddin Tepesi ve Alaeddin Camii

Alaeddin Tepesi, halk tarafından yüksek bir tepe olarak görülse de aslında bir höyük. Anlayacağınız bu höyüğün altına prehistorik bir geçmiş var. Burası dümdüz olan Konya Ovası’ndaki tek yükselti. Tepenin altında kalan kavşağın da dünyanın en büyük ışıklı kavşağı olduğu söyleniyor. Mimarı da bir Almanmış. Zamanında Frigler’e, Roma’ya, Bizans’a, Selçuklular’a ve Osmanlı’ya yerleşim yeri olmuş olan tepe şimdilerde şehir terası ve şehir parkı konumunda.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin en büyük ve en önemli ulu camilerinden sayılan Alaeddin Camisi de Alaeddin Tepesi üzerinde inşa edilmiş olan camii. Yapımına Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud zamanında başlanan cami, I. Alaeddin Keykubad zamanında tamamlanmış. Tarih derslerinden hatırlayacağınız, I. Mesud, II. Kılıçarslan, I. Gıyaseddin Keyhüsrev, I. Alaeddin Keykubad gibi çoğu isim, bu camiinin avlusuna defnedilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

7. Tropikal Kelebek Bahçesi’ni Gezin


385 bin metrekare alana yapılmış Tropikal Kelebek Bahçesi insanı Konya’dan Filipinlere ışınlıyor. Görmeye değer. İçeride kelebeklerin geldiği tropik bölgelerin iklim ve faunası yaratılmış. Kapıdan girer girmez etrafınızda kelebekler uçmaya başlıyor. Kelebeklerin pupa halinden ölümüne kadar her aşamasına tanıklık edeceğiniz üretim alanı, kapalı uçuş alanı, açık uçuş alanı ve kelebek müzesi olmak üzere 4 ana bölüm var. Merkez pazartesi günleri hariç her gün açık. Fakat gün ortası saatler kapısında uzun kuyruklar oluşabiliyor. Gideceklere önerimiz sabah erken saatleri tercih etmeleri. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

8. Meram Bağları’nı Gezin

Meram Konya’nın zamanında bağları bahçeleri ile meşhur merkez ilçesi. Öyle ki Evliya Çelebi, seyahatnamesinde gezip gördüğü diğer yeşillikli yerler için Meram’a atıfta bulunan “Bağ-ı Meram” ifadesini kullanırmış. Eskiden Konya’nın en yeşil, içinden sular akan, bağ, bahçe ve bostanlarla dolu yeri olduğu için bugün bu miras günümüzde de yaşatılmak isteniyor. O nedenle de Meram’da son zamanlarda yoğun bir kentsel dönüşüm faaliyetleri yürütülüyor. Meram Belediyesince, devasa tematik parklar, sosyal tesisler ve yeşil alanlar oluşturuluyor. Buraya uğrarsanız ve çocukluysanız, aşağıda detaylıca bahsedeceğimiz 80 Binde Devrialem Parkı’nı gezebilir, çocuklu değilseniz de Meram Çayı üzerindeki tarihi Meram Köprüsü civarındaki çay bahçelerinde mola verebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

9. 80 Binde Devrialem Parkı’nı Çocuklarınızla Gezin

Konya’daki tematik park furyasının bir başka ürünü de Meram’daki içinde, deniz feneri, dinazorlar, surlar, eski sokaklar gibi maketler olan 80 Binde Devri Alem. Çocuklu aileler hep öneri sorduğu bahsetmek istedik yoksa bizce öncelik değil.  Parkı küçük bir yer sanmayın, çok geniş bir alana yayılıyor. Hareketli ve sesli 50 dinazor maketinin bulunduğu T-Rex parkı, masal dünyası temalı Pamuk Şeker Parkı ve Türk tarihi ve kültürel mirasını yaşatan 120 minyatürden oluşan Cihan-ı Türk parkı olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor.  Tüm tematik parklara giriş ücretsiz. Ziyaret Saatleri: 09.00 – 17.30 Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

10. Kyoto Japon Bahçesi’nde Japonya’ya Işınlanın

Konya’da çok fazla tematik park var fakat Kyoto Japon Bahçesi peysaj düzenlemesi, mimarisi ve estetik unsurları ile diğerlerine fark atıyor. Nisan ayında sukaralar açınca daha da güzel olur. Türkiye’nin en büyük Japon bahçesiymiş.  Fotoğrafta görünen Japon evi de kafesi. Bir hevesle gittik acaba içinde Japon çay seramonisi  ya da en azındn çayları var mıdır diye ama üzüntü ve muz kabuğu. Menüye matcha falan koysalar güzel olurmuş. Her gün açık büfe kahvaltı var. Her gün 08.00 – 23.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

11. Bilim Merkezi’ni Gezin

TÜBİTAK’ın Konya’da çocukları ve gençleri bilimle tanıştırmak amacıyla kurduğu bilim merkezi özellikle çocuklu ailelerin favori duraklarından. Kalbinizin ritmini dinleyebilir, 9 şiddetindeki bir depremi yaşayabilir, rüzgardan enerji elde edebilir, tıpkı bir bilim insanı gibi laboratuvarda deney yapabilir, elektrik devresi kurabilir, planetaryumda bilimsel gösterilere katılabilir ve gözlem kulesinden gökyüzüne bakabilirsiniz. Pazartesi hariç hafta içi her gün 09.00 – 17.00, hafta sonu 10.00 – 18.00 saatleri arasına açık. Websitesi / konum için tıklayabilirsiniz. Haritada 13 numara.

12. Ecdad Parkı’nda Kafanızı Kaşıyın


Ecdad Parkı’nda da Konya Belediyesi burada Osmanlı ve Selçuklu mimarisi mirasını, bir park etrafında yeniden canlandırmış ama bize sorarsanız tam bir kakafoni olmuş. Bir yanda maket bir Osmanlı sokağı, diğer tarafta içinde deniz feneri olan bir yapay gölet, kenarında kale gibi bir yapı ile anlam bütünlükten uzak bir tasarım. Hani yürüdükçe tarihte ilerleyen kronolojik bir kurguya da bağlamamışlar? Vardı da biz anlamadıysak affola ama bu tematik parktan ne çıkarmamız gerektiğini açıkçası pek anlamadık. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Merkez Dışında

13. Nisan Ayında Lale Bahçelerini Görün

Atlas Lale

Hollanda’nın meşhur lale tarlaları varsa Konya’nın ve komşusu Karaman’ın da renkli lale bahçeleri var. Laleler Nisan ayında açıyor, doğa ve fotoğraf tutkunları için harika kareler vadediyor. İki tane büyük üretici var: Konya, İsmil’de Asya Lale tarlaları ve Karaman – Konya sınırındaki Kızılkuyu’da Atlas Lale tarlaları.

Asya Lale tarlasının dikim alanı daha küçük ve laleleri sık dikmedikleri için görsel olarak daha zayıf kareler veriyor. Fakat avantajı Konya’ya yakın olması. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Asya Lale

Karaman sınırındaki Atlas Lale ise Türkiye’nin en büyük üreticisi. Hem dikim alanları daha geniş hem de daha sık dikim yapıyorlar. Ayrıca fonda görünen dağlar da daha güzel bir fotoğraflar veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara. Hazır bu mevsimde buraya gelmişken, bir roadtrip’e çıkarak güzel kareler veren lale tarlalarını da görebilirsiniz.

14. Çatalhöyük’te Tarih Öncesine Yolculuk Yapın

Konya’da şehir merkezi dışına çıkmak için tek atımlık hakkınız varsa bu mutlaka ama mutlaka Çatalhöyük olsun. Şehir merkezine 40-45 kilometre mesafede, insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük kazı alanı Konya merkeze yakın en görülesi yer. Biz, 2012’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’na alınan Çatalhöyük’ün tanıtımının da Şeb-i Arus törenlerinde olduğu kadar organize ve ziyarete teşvik edici şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Sonuçta burası, 9500 yıllık geçmişi olan, yaklaşık 8000 insanı barındırmış bir Neolitik kasaba. Bu sokaksız kasabada insanlar, evlerine damlardan giriyor, günümüze kadar kalmayı başaran duvar resimleri ve heykellerden oluşan sanatsal faaliyetler icra ediyorlarmış. Buradan çıkan buluntular Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Çatalhöyük’te 8600 yıllık ekmek kalıntısı

Neolitik dönemde yaklaşık 8 bin kişinin yaşadığı Çatalhöyük’teki kazılarda bir fırın kapısı keşfedilmiş. Fırın büyük ölçüde tahrip olsa da çevresinde arpa, buğday gibi kalıntılara rastlanıyor. Avuç içi büyüklüğünde bir de besin kalıntısına rastlanılmış. Doç. Dr. Ali Umut Türkcan ve ekibinin araştırmalarıyla kulağa ilginç gelse de bu buluntunun ekmek olduğu 2024’te anlaşıldı. Ekmeğin günümüze nasıl gelebildiği ise üzerinin kil ve ahşapla kaplı olmasıyla açıklanıyor. Hatta ortasına parmak basılmış ve henüz pişmemiş olduğu düşünülüyor. Bu organik kalıntı 8600 senelik bir geçmişe sahip ve dünyanın en eski ekmeği! Elbette Çatalhöyük gibi ilk dokuma örneklerinin bulunduğu ve çalışmaların devam ettiği bir yerden çıkması heyecan verici. Çatalhöyük’ten Etli Ekmek’e, Konya ekmek sevdasını hiç kaybetmemiş gibi…

15. Tarihi Sille Sokaklarını Gezin

Kafeler dere boyunca sıralanıyor.

Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı antik Sille Mahallesi merkezden araçla sadece 15 dakika sürüyor. Kapadokya gibi hristiyanlığın ilk dönemlerinden mağara şeklinde ev ve mağbetlerin bulunduğu köyde mübadele yıllarına kadar Rumlar yaşarmış. Bugün ise köy taş konaklardaki kafeleri ile Konyalılar için popüler bir hafta sonu kahvaltı adresi. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Kilise tavanı

Giderseniz vakit ayırıp Bizans İmparatoru Constantin’in annesi Helena’nın yaptırdığı M.S 327 tarihli Aya Eleni Kilisesi’sine de uğrayın. İstanbul’dan Kudüs’e haca giderken Konya’da durduğunda ilk inanların yaptığı ilkel mağbetleri görünce buraya bir kilise yaptırmaya karar verir. Kilise bahçesinde kayalara oyulmuş binanın devamı niteliğinde bölümler de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

İçinde mezarlar olduğu tahmin edilien kayaya oyma bir mağbet

Üşenmeyip, biraz mağara yerleşimlerini de karıştırın. Tüf kaya cephelerine oyulmuş bu mağara kiliseler ve manastırlar, zamanında burada yaşayan papazların inzivaya çekildikleri yerler.

16. Konya’nın Deniz Kıyısı Beyşehir’i Görün

Beyşehir, Konya’nın denizi denilen Beyşehir Gölü’nün kıyısındaki ilçesi. Burada göl kıyısında bisiklete binebilir, yürüyüş yapabilir hatta mevsiminde Türkiye’nin ikinci büyük gölü Beyşehir Gölü’ne bile girebilirsiniz.

Beyşehir’de bahsetmeden geçemeyeceğimiz çok güzel bir de camii var: Eşrefoğlu Camiisi. Anadolu’daki, ahşap direkli camilerin en büyüğü ve orijinali. Orta Asya’da Semerkant, Buhara gibi eski Türkistan şehirlerinde yer alan ağaç direkli camilerin ülkemizdeki en eşsiz örneği. 1296-1299 yılları arasında inşa edilmiş olan camii, ahşap sütunları, tamamen ahşap ve kalem işçiliği ile süslü tavanı, Kündekari tekniği ile yapılmış ahşap minberi ile gerçekten çok zarif. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

17. Büyük Bölümü Konya Sınırları İçinde Olan Tuz Gölü’ne Uğrayın


Türkiye’nin tuz ihtiyacının %40’ını tek başına karşılayan, Türkiye’nin üçüncü büyük ve en sığ gölü Tuz Gölü’nün büyük bir bölümü Konya sınırları içinde kalıyor. Hazır Konya’ya gelmişken, altınızda aracınız da varsa Tuz Gölü’ne de uğrayabilirsiniz. Buranın özellikle gün batımında doğal bir fotoğraf stüdyosuna dönüştüğünü hatırlatalım. Öyle ki Türkiye’nin her yerinden fotoğraf kulüpleri buraya özel turlar düzenliyor. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

18. Seydişehir’de Tınaztepe Mağarası’nı Keşfedin

Size dünyanın en uzun mağaralarından birinin, Konya Seydişehir’de bulunduğunu söylesek? 22 kilometre uzunluğa sahip olan Tınaztepe Mağarası, 1968’de Fransız bilimci Michel Bakalowichz tarafından keşfedilmiş. Sarkıt ve dikitleri, yaz kış değişmeyen ısısıyla oldukça enteresan bir yer. 1580 metresi ışıklandırarak, gezilir hale getirilmiş. Girişine de bir cafe açılmış. Özellikle yolunuzu düşürün demiyoruz ama eğer özel araçlıysanız ve yakınlarından geçecekseniz, mutlaka uğrayın. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

19. Nasreddin Hoca’nın Diyarı Akşehir

Nasreddin Hoca’nın maya çaldığı, Akşehir Gölü artık kuruduğu için kalmış ancak yerleşim yaşamaya devam ediyor. Nasreddin Hoca’nın mezarı olduğu düşünülen yerin karşısında Gülmece Parkı var. Burada hocanın en bilinen fıkralarını canlandıran heykeller var. Burada görülecek yerlerden biri de Akşehir Nasreddin Hoca Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi yani Rüştü Bey Konağı. Müzede hem Akşehir’e özgü etnografik nesneler hem de Nasreddin Hoca’ya dair bilgiler ve canlandırmalar bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

20. Kızören Obruğu

Kızören Gölü veya Kızören Obruğu, Karatay’ın Obruk Platosu üzerindeki kalker blokları arasında kartstik oluşumlu bir obruk gölü. 228 metrelik çapı ve 171 metre derinliği ile Türkiye’nin en büyük obruğu. İçinde herhangi bir canlı yaşamıyor ama göl yer altı sularının seviyesini gösteren önemli bir ölçüt. Zamanında sulama için buradan su çekilmiş olması göl seviyesini düşürmüş. O yüzden de göl ve çevresi Ramsar alanı ilan edilerek koruma altına alınmış. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Gölün hemen yanında da 13. yüzyıla tarihlendirilen, I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmış olan tarihi Sultanhanı Obruk Han bulunuyor. İpek Yolu güzergahında bulunan han restore ediliyor ve onu çevreyelen alana da çevre düzenlemesi yapılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

21. Meke Krater Gölü

Konya’nın Karapınar ilçesindeki Meke Krater Gölü için “Dünya’nın nazar boncuğu” yakıştırılması yapılıyor. Şekil itibariyle gerçekten de bir nazar boncuğunu andırıyor. 4-5 milyon yıl önce yani Pleistosen Çağ’da sönmüş bir volkan kraterinin gaz patlaması sonucu suyla dolmasıyla oluşmuş. Fakat Konya Ovası’nın yeraltı suları çekildiği için göl çevresinde fazla su kalmadığından o eski formunu kaybetmiş. Artık kuşbakışı bakıldığında eskisi gibi masmavi bir nazar bocuğu gibi görünmüyor. Ayrıca sular azaldığında göl ekosisteminin dengesi de bozulduğundan ve göldeki mikroorganizmarda artışı olduğundan dolayı mavi yerine yer yer kırmızı bir renk alıyor. Ramsar kapsamında koruma altına ancak 2005’e gelindiğinde alınabilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

22. Karapınar Kumulları

Meke Gölü ile aynı bölgede, Karapınar ilçe merkezinin güneybatısında bulunan 4.000 hektarlık Karapınar kumulları, Türkiye’nin tek gerçek çöl noktası. Tarihte zaman zaman buradan başlayan çöl fırtınalarının şehri etkisi altına aldığı da oluyormuş. Hatta ilçenin başka bir noktaya taşınması bile gündeme gelmiş ama sonra rüzgar çitleri ve ağaçlandırma ile bu kum fırtınalarının önü kesilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Konya’da Yeme-İçme

Etliekmek zaten cepte! Peki Konya’da başka ne yenir ne içilir derseniz sizi Konya’da Ne Yenir, Nerede Yenir yazımıza alalım.

Konya’ya Ulaşım

Konya’ya uçakla İstanbul ve İzmir’den ulaşabiliyorsunuz. İstanbul’dan THY, Pegasus, Atlas Global seferleriyle, İzmir’den de SunExpress ile Konya’ya 1 saatte ulaşabiliyorsunuz.

Ayrıca, İstanbul’dan, Eskişehir’den ve Ankara’dan hızlı trenle Konya’ya gelebilirsiniz. Konya-İstanbul arası hızlı tren 4,5 saat sürüyor. Ankara’dan ise sadece 1 saat 55 dakika, Eskişehir’den de 1 saat 45 dakikada Konya’dasınız. Bizce en pratik yöntem her türlü hızlı trenle gelmek. İzmir’den kalkan Konya Mavi Treni de uzun bir yolculuk olsa da keyifli bir seçenek. Toplam 12 saat sürüyor.

Tüm bunlara ek olarak, tüm şehirlerden Konya’ya, çeşitli otobüs firmalarının otobüs seferleri var. Ankara Konya arası karayoluyla yaklaşık 287 kilometre kilometre, 4 saat 10 dakika kadar sürüyor. İstanbul Konya arası ise 548 kilometre ve yaklaşık 8 saat sürüyor.

Instagram’a Da Bekleriz

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

The post KONYA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/konya/feed/ 22
KONYA’DA NE YENİR, NEREDE YENİR? – YEREL LEZZETLER & EN İYİ ADRESLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/konya-ne-yenir-nerede-yenir/ https://www.bizevdeyokuz.com/konya-ne-yenir-nerede-yenir/#comments Sun, 01 Mar 2020 17:04:53 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=60191 Bildiğiniz üzere Bilgehan Konyalı ve ne yesek "Konya'da daha iyisini yapıyorlar" muhabbetine giriyor. Her yemeğin ehli Konya demek fazla iddialı ama bazı lezzetlerin kesinlikle şampiyonu. Bir etliekmek ya da kuzu tandır yemeden dönmek düşünülemez. Bu yazımızda Konya'da ne yenir ve bunlar ağız tadıyla nerede yenir sizin için listeledik.

The post KONYA’DA NE YENİR, NEREDE YENİR? – YEREL LEZZETLER & EN İYİ ADRESLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bildiğiniz üzere Bilgehan Konyalı ve ne yesek “Bunun çok daha iyisini Konya’da yapıyorlar” muhabbetine giriyor. İnsanın damak tadı büyüdüğü yere göre şekillendiğinden pek objektif yaklaşabildiğine ikna olmasam da orada yediğimiz bazı yemeklerin tadı gerçekten damağımdan gitmiyor.

Her yemeğin ehli Konya demek fazla iddialı ama bazı lezzetlerin kesinlikle şampiyonu. Bir etli ekmek ya da kuzu tandır yemeden Konya’dan dönmek düşünülemez.  Bu yazımızda Konya’da ne yenir ve bunlar en ağız tadıyla nerede yenir sizin için listeledik. Mekanların hepsi yerellerin gittiği yerler, dolayısı ile fiyat/performans olarak iyiler ama ambiyans olarak son derece sadeler.

♡ = Favorilerimiz

1. Etliekmek / Mevlana / Bıçakarası


Etliekmek, “Konya’da yapılan bir çeşit pide türü” demek istiyorum ama Konyalılar acayip kızıyorlar. İncecik ve uzun bir şerit şeklinde açılan hamurun üzerine yayılan kıyma harcı fırına veriliyor. Göz doldursun diye masa boyunda uzun tahtalar üzerinde masaya servis ediliyor. Yukarıdaki fotoğraftaki ise kesilmiş hali. Bıçakarası ise etin satırla daha iri parçalar halinde kesilmiş hali.Mevlana da etliekmeğin peynirle şenlendirilmişi. Aralarındaki şahsi favorim ise etli ekmek ve bıçakarası. Etliekmek ertesi güne kaldığında kahvaltıda börek gibi çok güzel oluyor.

Konya’da etliekmek nerede yenir? 👉 Halk Etliekmek

Konya etliekmeği, Konya böreği, Konya furun kebabı ve Konya’ya özgü fırında pişirilen tüm etliekmek ve börek çeşitlerini bulabileceğiniz, iki şubesi olan bir etliekmekçi. Özellikle de küflü peynirli ve bıçak arası etli Recai böreği çok seviliyor. Biz merkez şubesinin konumunu veriyoruz. Adres: Şemsitebrizi, Şerafettin Cd. 38/A, 42060 Karatay Tel: (0332) 352 51 85 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Konya’da etliekmek nerede yenir? 👉 Seranade Etliekmek

Sanayi bölgesi içinde bulunan mekan salaş ama Konya’daki en lezzetli etli ekmeklerden birini bulabileceğiniz yerlerden biri de burası. Özellikle de Mevlanası ve küflü peynirlisi çok başarılı. Adres: Musalla Bağları, Elmalı Cd. No:254, 42000 Horozluhan Organize Sanayi Bölgesi /Selçuklu Tel: (0332) 235 25 93 Konum için tıklayın.

Konya’da etliekmek nerede yenir? 👉Bolu Lokantası

Burası hakkında tartışmalar sürüyor. Vedat Milor buradaki etliekmeğin, tam olması gerektiği gibi hafif kalın ve küçük boyutlu olmasını takdir ederken, hamurunun ince olmasına alışkın olan müşteriler aynı şekilde düşünmüyor. Deneyip kararı siz verin. Atmosfer beklemeyin, salaş bir esnaf lokantası. Adres: el: 0544 860 00 01 Konum için tıklayın.

Konya’da etliekmek nerede yenir? 👉 Ferah Etliekmek

Bıçak arası, etliekmek gibi seçeneklerin yanına, kekikli, küflü peynirli Mevlana, mantar güveç ve patlıcan közleme gibi yan lezzetler var. Etli ekmek çıtır çıtır ve lezzetli. Mekan salaş. İki şubesi var. Biz ilk şubesini veriyoruz. Adres: Necip Fazıl, Yaka Cd. No:13/B, 42090 Meram Tel: (0332) 323 22 79 Konum için tıklayın.

2. Fırın Kebabı (Furun Kebap)


Kuzu tandıra burada fırın hatta furun kebabı deniyor. Et taş fırında, kendi yağında ve suyunda, 5 – 6 saat kadar pişiyor. Et, dinlendikçe daha da lezzetleniyor. En sevdiğim Konya lezzeti.

Konya’da fırın kebap nerede yenir? 👉 Hacı Şükrü

Hacı Şükrü, Konya’nın meşhur fırın kebabını tadabileceğiniz en iyi yerlerden, 100 yılı aşkın bir süredir hizmet veren bir işletme. Yumuşacık, ağızda dağılan kuzu eti gerçekten harika. Yanına da el yapımı bol köpüklü ayranından söyleyin. Kebap öncesinde de Konya’ya özgü kuru bamya çorbasını deneyebilirsiniz. Finalde ise sac arası tatlısından da söylemeyi unutmayın. İki şubesi var. Merkez ve Meram. Biz Meram’da yedik o yüzden onun adresini veriyoruz. Adres: Yorgancı, Dutlu Cd. 5/B D:T, 42140 Meram Tel: (0332) 325 28 29 Websitesi ve  konum için tıklayabilirsiniz.

Konya’da fırın kebap nerede yenir? 👉 Ali Baba Fırın Kebap

1974’ten beri hizmet veren bir kebab salonu. Kuzu tandırın ve fırın kebabının en iyi adreslerinden. İkisi de yumuşacık. Yanında sadece soğan geliyor. Müdavimi olan herkes, lezzetini yıllar içinde hiç bozmadığını söylüyor. Akşamları kapalı. Adres: Şemsitebrizi, Şeref Şirin Sk. 5-A, 42010 Karatay Tel: (0332) 351 03 07  Websitesi ve  Konum için tıklayabilirsiniz.

Konya’da fırın kebap nerede yenir? 👉 Gazyağcı Furun Kebabı 1891

Fırın kebabını turistik hale getiren yerin ve çoğu ustayı yetiştiren mekanın, 1891 tarihli Gazyağcı Furun Kebap olduğu söyleniyor. Fakat 1891 tarihki halinden eser yok burası şu an oldukça modern ve büyük bir işletme. 5 kuşaktır aynı ailenin bireyleri tarafından işletiliyor. Eti lezzetli ve yumuşak. Ayrıca ayranı ve tatlıları da lezzetli. Üstelik akşamları da açık. Adres: Aşkan Mahallesi Yeni Meram Caddesi D:No 222/A, 42090 Meram Tel: (0332) 321 18 91 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Konya’da fırın kebap nerede yenir? 👉 Kuzucu Ali

1974 yılında küçük bir esnaf lokantası olarak hizmete açılan Kuzucu Ali, İkinci kuşak tarafından işletilen bir kebabçı. Özelliği, fırın kebabını, kuzu gerdandan yapması. Ekmek kadayıfı, kuru bamya çorbası da başarılı. İkinci şubesi İstanbul’da. Adres: Fevziçakmak Mahallesi, No:, 10642. Sk. No:21, 42050 Karatay Tel: (0332) 345 04 75 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

3. Tirit

Etli ekmek ve fırın kebabtan sonra en meşhur Konya lezzetidir Tirit Kebabı. İskender gibi pidenin üzerine yoğurt, et ya da köfte, domates, biber, soğan konulup üzerine tereyağ gezdiriyorlar.

Konya’da tirit nerede yenir? 👉 Tarihi Tiritçi Mithat

Burası Konya’da tirit yemek için bir numaralı yer. İnsanlar bayılıyor ancak köftesi benim damak zevkine uymadığı için ben pek haz almadım. Porsiyonlar doyurucu. Adres: Aziziye Mahallesi, İstanbul Caddesi, Yusufağa Sk. No:21/A, 42030 Karatay Tel: (0332) 350 72 98 Konum için tıklayın.

Konya’da tirit nerede yenir? 👉 Lokanta Kabakçı Ali

Burası da 1940 yılından beri meşhur Konya tiritçisi. Şehrin en eskilerinden. Sadece tirit yapıyor.  Adres: Devri Cedid Mahallesi, Müneccimbaşı Sk. 18/A, 42060 Selçuklu Tel: (0332) 350 21 31 Konum için tıklayın.

4. Arap Köfte & Şiş Köfte


Arap köfte denince akla genellikle fellah köfte geliyor. Bulgur ve kıymanın yoğrulması hususunda benzer olsalar da Konya’da farkı olarak şişe dizip ateşe veriyorlar. Şiş köfte ise isminden anlaşılacağı gibi şişte köfte.

Konya’da Arap ve şiş köfte nerede yenir? 👉 Numan Usta

Yıllar deviren Numan Usta sadece Arap ve şiş köftenin değil, Konya’da etin en iyi adreslerinden. Sadece 3 çeşit yapıyor, Arap ve şiş köfteye ek olarak kuşbaşı da söylemek mümkün. Karışık porsiyonda hepsinden tadabiliyorsunuz ancak hepsinden yarım şiş koyduğu için 1,5 porsiyon olarak hesaplanıyor. Bana fazla gelir derseniz, karışık Arap ve şiş köfte alabilirsiniz. Adres: Şemsitebrizi, İstanbul Cd., 42030 Karatay Tel: (0332) 350 70 79 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

5. Kuru Bamya Çorbası


Kurutulmuş bamya ve kuşbaşı et ile yapılan, tatlı ekşi bir çorba. Ana yemek öncesi az da olsa söyleyip tadın.  Konya’da mercimek çorbası gibi yaygın olduğu için hemen hemen her restoranda var. Ama özellikle çorbacıya gitmek isterseniz:

Konya’da bamya çorbası nerede içilir? 👉 Çorbacı Dayım

Sadece kuru bamya çorbası için değil diğer çorba çeşitleri için de tercih edebileceğiniz bir çorbacı. Tüm çorbalarının porsiyonları büyük ve fiyatları uygun. İkramları çeşitli, çalışanlar ilgili. Adres: Şeyh Sadrettin, Ferit Paşa Cd. No:52, 42040 Meram Tel: (0332) 408 53 76 Konum için tıklayın.

Konya’da bamya çorbası nerede içilir? 👉Efe Çorba

Kuru bamya çorbası, arabaşı ve kelle paça çorbası bulabileceğiniz, 1930’dan beri babadan oğula geçen bir çorbacı. Adres: Akçeşme, E 42030, Piri Esat Cd. No:13, 42020 Karatay Tel: (0332) 351 28 19 Konum için tıklayın.

Konya’da bamya çorbası nerede içilir? 👉 Lokmahane

Osmanlı ve Selçuklu mutfağı lezzetlerini bulabileceğiniz, kayısılı yahni, tarhun çorbası ve tiriti çok başarılı olan, otantik ve geleneksel bir restoran. Çorbaları, ana yemekleri, şerbetleri ve tatlıları çok çeşitli. Adres: Aziziye, Mengüc Cd. No:49, 42050 Karatay Tel: (0332) 353 13 43 Websitesi  ve konum için tıklayabilirsiniz.

6. Arabaşı Çorbası

Arabaşı çorbası, tavuk eti, un, salça, baharatlar ve tereyağından yapılan yöresel bir çorba. Sadece Konya’ya özgü değil tüm İç Anadolu’da bulabileceğiniz bir lezzet. Özellikle şifa niyetine kış aylarında yapılıyor. Yanında gelen kendine özgü hamuru ile beraber yeniyor.

Konya’da arabaşı nerede içilir?

Yukarıda bahsettiğimiz Efe Çorba’da.

7. Yağ Somunu

Konya küflü peyniri, kaşar peyniri ve tereyağı’nın pideyle birleşimi. Bir nevi Calzone gibi üstü kapalı. Bizce harika bir lezzet. Bol peynirli pizzayı seviyorsanız, yağ somununu da çok seversiniz.

Konya’da Yağ Somunu nerede yenir? 👉 Pideci Hasan Şendağlı

Konya küflü peyniri ile yapılan yağ somununun numaralı adresi. Kadınlar pazarının hemen yanında kalıyor. Küçücük bir ekmek fırını büyüklüğünde. Özellikle pazar günleri Konyalılar buradan yağ somunu alıp pazar kahvaltılarına eşlikçi yapıyorlar. Sıcak sıcak taş fırından yeni çıktığı anda elinizde plastik tabaklarda alıp yiyorsunuz. Adres: Aziziye, Selimiye Cd. 1-3, 42030 Karatay Tel: (0332) 357 37 01 Konum için tıklayın.

8. Sac Arası


Sac arası için, kol böreğinin şerbetli ve içi fıstıkla dolu hali diyebiliriz. Konya’ya özgü bir tatlı. Etliekmek veya fırın kebap sonrası olmazsa olmazlardan.

Konya’da sac arası nerede yenir? 👉 Hacı Şükrü

Biz en iyisini, yukarıda detaylıca bahsettiğimiz Hacı Şükrü’de yemeğin üzerine yedik.

9. Konya Küflü Peyniri


Fransızların rokfor peyniri varsa bizim de Konya küflü peynirimiz var. Rengi yeşilimsi, çok baskın, aromatik, dağılabilir yapıda bir tulum peynirine benziyor. Özellikle yağ somununa çok yakışıyor. Ayrıca etliekmek yapan bazı yerler küflü peynirli mevlana da yapıyor. Denk gelirseniz affetmeyin.

Konya küflü peyniri nereden alınır? 👉 Kadınlar Pazarı

Peynir veya yöresel ürün satan yerlerde kolayca bulabilirsiniz. Biz Kadınlar Pazarı’ndan almıştık. Burada birçok diğer yöresel ürünü de bulabiliyorsunuz. Adres: Konum için tıklayın.

10. Mevlana Şekeri


Mevlana şekeri de bakır kazanlarda 140 derecelik ısıyla şeker, su ve limon tuzundan üretilen bir tür akide şekeri. Değişik bir tadı var, denemeye değer ancak aşırı şekerli. Kafe gibi yerlerde çayın yanında ikram olarak gelebiliyor.

Konya’da Mevlana şekeri nereden alınır? 👉 Kadınlar Pazarı

Kuruyemiş, şeker ya da yöresel ürün satan yerlerde kolayca bulabilirsiniz. Kadınlar Pazarı kolay bir çözüm olabilir.

11. Zerde


Zerde, Osmanlı döneminden günümüze kadar gelmiş tatlılarımızdan. Konya’da hala çokça yapılan ve yenen bir tatlı; özellikle de düğün, sünnet gibi özel günlerde. şeker, gül suyu, karanfil, tarçın, pirinç, nişasta, dolmalık fıstık, kuş üzümü ve safranla hazırlanıyor.

Konya’de zerde nerede yenir? 👉 Tarihi Tiritçi Mithat

Yukarıda bahsettiğimiz Tiritçi Mithat’ta yemeğin üstüne yiyebilirsiniz.

12. Selçuklu ve Osmanlı Mutfakları

Konya’da Selçuklu yemekleri nerede yenir?  👉 Somatçı Fihi Ma Fih Restoran

Mekan atmosfer olarak çok başarılı değil ancak yemek olarak Selçuklu, Osmanlı dönemi özelliklerini başarılı yansıtıyor. Genel olarak baharatlı, incirli, kaysılı et yemekleri var. Adres: Aziziye mahallesi, Celal Sk. No:39, 42030 Karatay Tel: 0536 562 22 05 Websitesi  ve konum için tıklayabilirsiniz.

Konya’da Selçuklu yemekleri nerede yenir?  👉 Lokmahane Restaurant

Yukarıda detaylıca bahsettiğimiz Lokmahane’de yenir.

The post KONYA’DA NE YENİR, NEREDE YENİR? – YEREL LEZZETLER & EN İYİ ADRESLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/konya-ne-yenir-nerede-yenir/feed/ 9