Biz Evde Yokuz https://www.bizevdeyokuz.com/ Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Thu, 29 Jan 2026 21:20:36 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Biz Evde Yokuz https://www.bizevdeyokuz.com/ 32 32 DUBAİ GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/dubai/ https://www.bizevdeyokuz.com/dubai/#respond Mon, 05 Jan 2026 18:52:06 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=119222 Bu rehberimizde hem aile hem de çocuksuz bireyler olarak Dubai'de yapabileceğiniz en iyi şeylerden, gezip görülecek yerlerinden bahsedeceğiz. Deniz ve şehir tatilini beraber yapmak, içine biraz adrenalin, biraz da sanat sıkıştırmak, hem en popüler ortamları öğrenmek hem de Dubai'nin meşhur alışveriş imkanlarından faydalanmak için sizlere pek çok tüyomuz var.

The post DUBAİ GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
“Abartılı, yapay ve yavan” olarak damgaladığımız Dubai’ye gitmemek için 20 yıl ayak sürüdükten sonra bir kış günü kendimizi bilet alırken bulduk. Kızımız iki yaşında olması bizi gelişmiş bir sağlık sistemine sahip ve kısa bir uçuş ile gidilebilen sıcak yerlere sürüklemese daha uzun bir süre bu önyargımızın esiri olmaya muhtemelen devam edecektik. O yüzden söze Dubai’ye gitmeye değer mi emin olamayanlara cevap vererek başlayalım: Eğer çocuklu bir aile iseniz Dubai harika bir kış kaçamağı. Kışın yaz yaşama hafifliği, şehrin her yerine yayılmış trafiğe kapalı alanlarında çocuklarınızı tasasızca salma özgürlüğü, ince kumlu plajları, restoranlarda çocuklar için boyalar, menüler ve cillop gibi mama sandalyeleri bulundurma hassasiyetleri, oyun parklarınını bekçilerin beklemesi ve çocuklar için yaratılmış tematik alanların zenginliği ile Avrupa’dan ya da Amerika’dan bile çok daha rahat aile tatili yapabileceğiniz bir yeri.

Bununla birlikte 20 yıl önce genç bekarlar olarak gittimizde Dubai’den sıkıldığımızı da ekleyelim. Tabii o günden bugüne Dubai çağ atlamış, artık çok daha fazla şey vadedebiliyor ancak sanırız bugün 25 yaşında olsak, yine Avrupa’ya ya da Asya’ya seyahat etmeyi tercih ederdik. Dubai’de her şey özenli ve düzenli ama macera hissinden yoksun, eğlence anlayışı abartılı bir lüks üzerinden dönüyor, yeme-içme de pahalı. Öyle nefis manzaralar, masalsı köyler yok. Hava şartları insanları klimalı fanuslarda yaşamaya ittiği için aktiviteler genelde şehir imkanları ile sınırlı. BAE’liler o sınırları AVMlerin içine kayak pistleri, indoor skydiving alanları (kapalı alanda paraşütsüz uçuş) gibi çılgın şeyler sığdıracak kadar esnetmişlerse de şehrin genel ritmi yeme-içme ve alışveriş üzerinden akıyor.

Yaşınızdan bağımsız, eğer bu tatilde ihtiyacınız olan şey biraz dünyanın en tepesinde hissetmek ise Dubai’nin sizi yaldıza boğacağından hiç şüpheneniz olmasın. 50. kattaki havuzun içinden The Palm’ı izlemek, hayalinizdeki supercar’ı kiralayarak çöle açılan otoyollarda sürmek, herkesin şıkır şıkır giyindiği rooftop barlarda kokteylinizi yudumlamak buranın peynir ekmeği.

Bu rehberimizde hem aile hem de çocuksuz bireyler olarak Dubai’de yapabileceğiniz en iyi şeylerden, gezip görülecek yerlerinden bahsedeceğiz. Deniz ve şehir tatilini beraber yapmak, içinde biraz adrenalin, biraz da sanat sıkıştırmak, hem en popüler ortamları öğrenmek, hem de Dubai’nin meşhur alışveriş imkanlarından faydalanmak için sizlere çok faydalı tüyolarımız var. Dubai hikayelerimize de göz atmayı atlamayın.

Not: Aşağıda şehri bölge bölge işliyoruz. Ayrıca Gün Gün Planlar bölümünde nasıl günlere bölmenizi önerdiğimizi bulabilirsiniz. Neleri önceliklendirmeniz gerektiği konusunda kafanız karışırsa burası size yol gösterecektir.

Fotoğraf Kaynak: Florian Kriechbaumer / Pexels

Dubai Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Dubai’ye Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Dubai’de iki adet havalimanı bulunuyor. Dubai Uluslararası Havalimanı (DXB) için her gün yüzlerce uçuşun gerçekleştiği, şehrin en sık kullanılan ana havalimanı diyebiliriz. El-Mektum Uluslararası Havalimanı (DWC) ise Dubai’nin güneyinde, şehir merkezine nispeten uzak bir konumda olan olan daha yeni bir havalimanı. Buraya Türkiye’den uçuşlar hem sadece aktarmalı hem de daha pahalı. İstanbul, İzmir ve Ankara’dan Dubai’ye direkt uçuşlar var. Antalya, Konya ve Trabzon gibi birkaç şehirden ise aktarmalı şekilde Dubai’ye uçmak mümkün. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın deriz.

– Dubai Uluslararası Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

– El-Mektum Uluslararası Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Dubai Havalimanlarından Şehir Merkezine Ulaşım

Dubai Uluslararası Havalimanı (DXB) zaten konumu itibariyle şehir merkezine yakın. Şehrin sıcak iklimi göz önünde bulundurulduğunda daha konforlu olduğu için taksiler en çok tercih edilen ulaşım aracı. Fakat sabah 05:00’ten gece yarısına kadar çalışan metrolar da taksi kullanmak istemeyenler için makul bir opsiyon. Kısacası Downtown Dubai’ye metro ile ulaşmak oldukça rahat. Yolculuk yarım saat bile sürmüyor. Dilerseniz havalimanından transfer aracı da ayarlayabilirsiniz. Dubai Uluslararası Havalimanı’ndan otelinize transfer aracı ayarlamak için tıklayın.

Ayrıca havalimanından şehir merkezine otobüsle de gidilebilir fakat bu hem daha meşakkatli hem de daha uzun süren bir seçenek. Yolculuk minimum 70 dakika sürüyor ve varacağınız noktaya aktarma yapmadan gidemiyorsunuz. Kısaca otobüs tavsiye ettiğimiz bir seçenek değil.

El-Mektum Uluslararası Havalimanı (DWC) ise şehir merkezine 45 dakika – 1 saat araba yolculuğu mesafesinde. Toplu taşımayla direkt şehir merkezine ulaşım yok. F55 otobüsüne binip on durak gittikten sonra “Expo 2020 Metro Station 2” durağında inmeli ve “MRed1” metrosuna geçmelisiniz. On altı durak gittikten sonra ise Burj Khalifa bölgesine ulaşıyorsunuz. Tüm bu yolculuk yaklaşık iki saat sürüyor. Bu yüzden taksi kullanmanız birincil önerimiz. Havalimanından direkt taksiye bineyim otelimde ineyim derseniz de havaalanı taksinizi online rezerve etmek için tıklayın.


Dubai’ye Ne Zaman Gidilir?

Yaz ve kış olmak üzere sadece iki mevsim yaşayan Dubai’yi ziyaret etmek için en ideal zaman kış ayları, bu da Kasım-Mart aralığına tekabül ediyor. Sıcaklıkların rahatsız etmediği, havanın gezmeye en uygun olduğu zaman bu aylar olduğu için şehir kış mevsiminde ziyaretçi konusunda doruğa ulaşıyor. Bunun bir getirisi olarak da Dubai’nin en yoğun ve pahalı sezonu.

Mart-Eylül arasında ise şehir yaz mevsimini yaşadığı için sıcaklıklar doğal olarak aşırı yükseliyor, buna eklenen yüksek nem de cabası. Kışın gitmek varken yazları tercih etmeyin deriz ama otel fiyatları bu dönemde düştüğü için duruma göre tercih sebebi de olabilir. Öyle bir durumda SkiDubai veya IMG Worlds of Adventure gibi kapalı alan aktivitelerine yoğunluk verebilirsiniz.


Dubai’ye Ne Kadar Zaman Ayırmalı?

Dubai’de çok fazla yapılacak şey var ama çoğu yapay atraksiyonlar. O yüzden aslında 2 hafta kalsanız bile şehri bitiremezsiniz denecek kadar zenginse de bir yerden sonra tekrara kaçtığı için çok uzatmanın da anlamı yok.

Minimum Süre: 4-5 gün
İdeal Süre: 6-7 gün
Çocuklu Aileler İçin: 7-10 gün

Doğru karar vermek için mutlaka yazının en sonundaki Gün Gün Dubai Gezi Planı bölümüne bakın.


Dubai İçin Vize Gerekiyor Mu?

Dubai’ye, yani Birleşik Arap Emirlikleri’ne, gidebilmek için bordo pasaport sahibiyseniz eğer vize almanız gerekiyor. Bu vize süreci tamamen online şekilde yürütülüyor ve e-vize şeklinde alınıyor. Kapıda vize uygulaması yok. Vize başvurularını Ankara’daki BAE Büyükelçiliğine, İstanbul’daki BAE Başkonsolosluğuna, görevli vize başvuru merkezlerine, akredite acentelere veya iki ülke arasında seferleri bulunan THY gibi havayollarına yapabiliyorunuz. Genellikle 1-3 iş günü içinde sonuçlanan vizelerin seyahat detayına göre 30 günlük, 60 günlük ve saatlik transit vizeler gibi çeşitli tipleri var. Ayrıca “gitmeme birkaç gün kala başvururum, hemen vize çıkar zaten” diye de düşünmeyin, mutlaka seyahatinizden en az 10 iş günü önceden başvurmuş olun. Gerekli belgeler de Schengen kadar karmaşık değil: Pasaport, fotoğraf, nüfus cüzdanı fotokopisi, İngilizce uçak ve otel rezervasyonu gibi temel belgeler. Yukarıda saydıklarımız bordo pasaport sahipleri içindi. Hizmet, hususi veya diplomatik pasaportu olan kişiler 60 gün içerisinde 30 günlük süreyle vizeye ihtiyaç duymadan Dubai’ye gidebilirler.


Dubai’nin Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– JBR: Açılımı Jumeirah Beach Residence olan JBR, adının yansıttığı gibi Palm Jumeirah’nın dibinde, kendine ait plajıyla deniz kenarında bulunan popüler bir yaşam bölgesi. Plaj şeridi boyunca uzanan The Walk isimli yürüyüş yolu, otel çeşitliliği ve restoran, mağaza gibi olanakların zenginliğiyle Dubai’ye ilk kez gelenler, çocuklu aileler ve denize yakın olmak isteyenler için ideal. Konaklama tipleri daha çok lüks oteller, rezidanslar ve dairelerden oluşuyor. Metro artı tramvay yaparak şehrin çoğu noktasına ulaşmak mümkün fakat tabii ki Downtown Dubai kadar da merkezi bir bölge değil.

JBR otellerini incelemek için tıklayın.

– Dubai Marina: JBR’la komşu olan Dubai Marina, Basra Körfezi kıyısından genişletilerek oluşturulmuş yapay marinanın etrafında oluşturulan bir bölge. Yapay marinayı çevreleyen gökdelenler, Marina Walk adındaki yürüyüş yolu ve gece hayatı açısından aktif olmasıyla gündüzleri hareketli fakat gün ilerledikçe daha da hareketli bir hal alıyor. Dünyanın en büyük marinalarından biri olduğu için hem yatları hem de geleneksel tekneleri izlemek için iyi bir nokta. Konaklama açısından genellikle lüks otel ve rezidanslardan oluşuyor. Ulaşım konusunda ise JBR’a göre daha iyi bir noktada çünkü DMCC isimli bir metro istasyonuna sahip. Aile dostu bir bölge olduğunu da ekleyebiliriz.

Dubai Marina otellerini incelemek için tıklayın.

– Palm Jumeirah / West Beach: İkonik görünümü, lüks olanakları ve görkemli atmosferiyle Dubai’de konaklama konusunda tercih edilebilecek en prestijli bölge sanıyoruz ki Palm Jumeirah’tır. Mühendislik ve tasarım harikası sayılan bu yapay adayı şehirden ayrı ultra lüks bir inziva adası gibi düşünebiliriz. En pahalı ve şaşalı oteller, tatil köyleri, rezidanslar, özel plajlar, restoranlar, mağazalar, kulüpler hep burada toplanmış. O yüzden lüks bir resort deneyimi yaşamak veya balayına çıkmak için biçilmiş kaftan. Sadece, şehrin kalanına kıyasla daha ayrık kaldığı için yürüyerek bir yerlere çabucak ulaşmayı beklememek lazım. Otelden hiç çıkmadan resort tatili yapmak istiyorsanız ise harika. Palm West Beach kısmındaki otellerde kalarak da hem Palm’da hem de şehir merkezine yakın konumda kalabilirsiniz. Burası da diğer bölgeler gibi çocuklu aileler için bir cennet gibi.

Palm Jumeirah otellerini incelemek için tıklayın.

– Downtown Dubai: Şehre ilk kez gelen turistlerin, kısıtlı seyahat planı olanların ve sadece alışverişe odaklanmak isteyenlerin favorisi. Lüks otel zincirlerinin şehir otelleri ve yüksek gökdelenler içinde rezidans opsiyonlarının kümelendiği yerlerden. Şehrin en merkezi noktası olduğu için bir yerden bir yere ulaşım için en ideal yer.

Downtown Dubai otellerini incelemek için tıklayın.


Dubai’de Seçtiğimiz Oteller

Dubai hem otel hem de kiralık ev/rezidans bakımından konaklama seçeneklerinin çok bol olduğu yerlerden. Özellikle hem çocuklu aileler için hem de arkadaş grupları için çok güzel kiralık rezidans tipi daire opsiyonları var. Biz sizin için birkaç otel seçtik ancak her bölgenin altında alternatif önerilerimize de yer verdik.

Five Luxe $$$

Dubai Marina bölgesinde, sonsuzluk havuzu, altı restoranı, fitness salonu, kahvaltı olanağı, otoparkı ve özel plaj alanı bulunan beş yıldızlı lüks otel. İncelemek için TIKLAYIN.

Rixos Premium Dubai JBR $$

JBR’de, deniz manzaralı oda ve süitlere sahip olan beş yıldızlı konaklama seçeneği. Açık yüzme havuzuna, ücretsiz otoparka ve sekiz restorana sahip. Kahvaltısı da tavsiye ediliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

The Heritage Hotel $$

Downtown Dubai’de, Burj Khalifa’ya 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Her birimi klima, minibar ve kahve makinesine sahip. İncelemek için TIKLAYIN.

Jumeirah Beach Hotel Dubai $$

Jumeirah sahilinde, kendi plaj alanı, restoranları ve yüzme havuzları bulunan beş yıldızlı lüks konaklama seçeneği. Özellikle çocuklu ailelere hitap eden aktivite ve oyun alanlarına sahip. Ayrıca bu otelde kalanlar Wild Wadi Waterpark’tan da ücretsiz şekilde faydalanabiliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Dubai’deki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Dubai’deki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.


Dubai’deki En Favori 3 Deneyim

1. Burj Khalifa’dan şehre kuşbakışı bakmak.
2. Dubai çöllerinde Jeep Safari yapmak.
3. Dubai sahillerinde tekne turuna çıkmak.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Hemen cevabımızı verelim: Dubai’de araba kiralamak şart değil, özellikle de kısa seyahatler için. Şehrin güneyinden kuzeyine uzanan metro hattı sayesinde neredeyse her bölgeye ulaşmak mümkün. Biraz daha konfor isterseniz Careem ya da Bolt uygulamaları üzerinden çağırabileceğiniz taksiler yaygın ve kullanışlı bir diğer seçenek. Araba kullanacaklara ise Dubai’deki yollar ve tabelalar kafa karıştırıcı gelebilir. Salik denen otoyol geçiş ücretleri ve otoparklar da ekstra masraf sayılabilir. Abu Dabi veya Sharjah (Şarika) gibi diğer şehirlere geçecekseniz veya “çocuğum var, bebek arabam var daha rahat olmak istiyorum” diyenlerdenseniz tabii ki araç kiralamayı değerlendirebilirsiniz. Dubai’de uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Dubai Kışın Deniz Tatili İçin Nasıl?

Fotoğraf Kaynak: Marx Ilagan / Pexels

İşin aslı, beni şubat şubat tshirt giyebileceğim nereye götürseniz kabulüm. Dubai bu anlamda yüzleri güldürüyor ama kesinlikle kafanızda bir Tayland gibi deniz tatili yeri olarak konumlamayın. Daha çok denizi de olan bir büyük şehir olarak düşünmeli.

Plaja Erişim Limitli: Şehirde JBR ve Kite Beach dışında kolayca ulaşabileceğiniz ve bir işletme bünyesinde olmadan keyif yapabileceğiniz halk plajı yok. Jumeirah Beach’in de bir kısmı da halka açık ama bizce çok tercih edilesi değil, başka yerlerde La Mar Beach okuduysanız, orası da özelleştirme nedeniyle inşaat içinde. Elbette her zaman beach’lere gidebilirsiniz.

Deniz Sıcaklığı: Şubat’ta gittiğimizde deniz suyunun serinliği nedeniyle yüzemedik. Denize giren nadir insan vardı, ama kumlarda güneşlenen çokça insan vardı. Bize mayo giymek için biraz serin geldi, genelde üzerimize bir tshirt giyme ihtiyacı duyduk. Deniz tatili için geliyorsanız Mart- Nisan ve Kasım- Aralık ayları daha ideal.

Deniz Anası: Bazen dalgalar çok deniz anası getiriyor. Böyle olduğunda plajlara uyarı asıyorlar. Deniz anasının net bir sezonu yoksa da halk arasında havalar ısındıkça daha çok deniz anası geldiği söyleniyor.

2. Şeriatla Yönetilmesi Turistleri Nasıl Etkiliyor?

Dubai’de şeriat ve yabancı ülkelerden alınan Sivil ve Ceza kanunların karması bir sistem var. Şeriat daha çok aile hukuku ve bazı ceza hukuku kapsamına giren alanlarda uygulanıyor. Uyuşturucu gibi bazı konularda yaptırımlar herkese çok sert uygulanırken, alkol gibi bazı konularda turistlere limitli özgürlükler vermişler, giyim kuşam gibi bazı alanlarda da kağıt üzerinde sıkı, uygulama turistlere müsamahakarlar. Yani turistlerin günlük hayatlarına çok müdahale etmiyorlar ama bir şeyler ters giderse şeriatın Demokles’in görünmez kılıcı gibi ensenizde sallandığını unutmayın. Bu da bizi sıradaki konuya getiriyor.

3. Dubai’de Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alkol: Sadece otellerin bünyelerinde ve az sayıdaki lisanslı işletmelerde satışı var. Otel bünyesinde olmayan çok nadir restoranda alkol bulabiliyorsunuz. Bununla birlike gece kulüplerinde, barlarda ve festivallerde alkol satışı var. Ayrıca pasaportunuzu göstererek içki satış mağazalarından içki alabilirsiniz ancak evinizde ya da otel odanızda tüketmeniz lazım. Kamuya açık alanda alkol tüketmenin ya da sarhoş görünmenin ağır cezaları var.

Fotoğraf & Video: Kamusal alanda bile insanları çekmemeye gayret edin. Çekerken izin alın.

Küçümseyici, Gurur Kırıcı Sözler: İmaj konusunda hassaslar. Özellikle sosyal medyada kelimelerinizi iyi seçin. Sadece medyada değil, arkadaşınızla yaptığınız özel Whatsapp yazışmanız bile suç oluşturabilir. İmaj zedeleyici herhangi bir yorum yüksek para cezaları, hatta hapisle bile cezalandırılabilir.

Kıyafet ve Kamu Adabı: Plaj ve havuzda bikini giymek serbest olsa da sokağa adım attığınızda ve AVMlerde mütevazı giyinmeniz bekleniyor. Diğer taraftan turistik bölgelerde, otel restoranlarında, lüks rooftop barlarda ve beach clublarda sırtı açık, askılı ve daha cesur kıyafetler genellikle kabul görüyor. Yine de Ramazan daha hassas olmakta fayda var.

Kamuya açık alanda selamlaşmak dışında sarılmak, yanaktan dahi öpmek yasak. Evli çiftlerin el ele tutuşması kanunen yasak değil ama Ramazan’da ve muhafazakar bölgelerde hoş karşılanmıyor.

LGBTQ+ : Eşcinsel ilişkiler ve LGBTQ+ kimlikler yasalarca suç kapsamına giriyor ve 10 yıl hapis ile cezalandırılabiliyor. Elbette Dubai’de de LGBTQ+ bireyler var ancak yasal ve kültürel baskılar yüzünden kamusal hayatta kendilerini çok belli etmiyorlar.

Uyuşturucu: Her türlü miktar bulundurmak ağır cezalara tabi.

4. Dubai’de Nasıl Giyinmeli?

Plaj/Havuz Alanı – Mayo, bikini, şort serbest. Tanga bile gördük. Ama caddeye bu şekilde çıkmak yasak.
AVM, Restoran, Toplu Taşıma – Diz üstü çok kısa şort/etek, derin dekolte, askılı atlet hoş karşılanmıyor. Bununla birlikte hayatımızda gördüğümüz en açık giyinmiş insanlardan bazılarını Dubai’de gördüğümüzü de söylememiz lazım.
Dini/Kültürel Yerler – Omuzlar, dizler kapalı olmalı. Camilerde başörtüsü zorunlu.

5. Evli Olmayan Çiftler Beraber Konaklayabilir Mi?

Evet. 2020’de suç olmaktan çıktı. Ancak iki taraftan biri evliyse şeriata göre zina hükümleri doğabilir.

6. Dubai’de Toplu Taşıma

Fotoğraf Kaynak: Kate Trysh / Pexels

Her ne kadar özel araç veya taksiyle bir yerlerden bir yerlere gitmek daha yaygın olsa da Dubai’nin toplu taşıma konusunda gelişmiş bir şehir olduğunu söyleyebiliriz. Otobüs, metro ve tramvay gibi ulaşım sistemleri mevcut. Özellikle körfez boyunca uzanan kırmızı hat ve şehrin tarihi kısmı boyunca dolanan yeşil metro hattı ulaşımın omurgası. Metronun gitmediği bölgelere klimalı ve konforlu otobüslerle ulaşılabilir. Marina ve JBR civarında ise tramvay daha aktif şekilde kullanılıyor. Ayrıca sadece karayoluyla değil abra’lar, feribotlar veya su taksileriyle Dubai Koyu üstünden su yoluyla karşıdan karşıya geçebilirsiniz.

Şehir içinde toplu taşımayı nasıl kullanacağınızı planlamak adına yapılmış bir uygulamaları da var ki buna S’hail deniyor. Bu uygulama daha çok nerden nereye hangi araçla gideceğinizi veya hangi durakta ineceğinizi planlamak adına faydalı. RTA Dubai App isimli başka bir uygulama daha var ki bu da daha çok otopark ödemesi ve yazıldıysa cezaları vs. takip etmek için kullanılıyor. RTA zaten Dubai’de toplu taşımadan sorumlu olan şirket.

Son olarak toplu taşıma araçlarında nakit parayla herhangi bir işlem yapılmadığını bilmeniz gerek. Sistem tamamen Nol Card isimli toplu taşıma kartıyla işliyor. Bunları metrolardaki gişelerden alabilir veya S’hail’den aktive edebilirsiniz. Birkaç çeşidi olsa da mantık basit, içine ne kadar kredi yüklediyseniz o kadar kullanıyorsunuz. Ayrıca mutlaka araca binerken ve inerken olmak üzere iki kez okutmanız gerekiyor ki aman diyelim yüksek para cezalarına maruz kalmayın!

Toplu taşıma değil belki ama Dubai’de ulaşım konusunda zorda kaldığınızda rahatlıkla Careem ya da Bolt uygulamalarını kullanıp taksi çağırabilirsiniz.

7. Prizlerin Farklı Olması

1892’den 1971’e kadar İngiliz himayesi altında kalan Dubai’de bu durumun etkilerini gösteren noktalardan biri de prizler. Bizde iki yuvarlak uçlu C ve F tip prizler varken onlar üç adet dikdörtgen uca sahip İngiliz tipi (Tip G) priz kullanıyorlar. Bu yüzden seyahatiniz sırasında zorlanmamak adına yanınızda mutlaka bir priz dönüştürücü-adaptör getirin. Telefon, saç kurutma makinesi veya laptop gibi cihazlarınızı kullanabilmek için ihtiyacınız olacak.

8. WhatsApp’tan Mesaj Atabiliyor Ancak Arama Yapamıyorsunuz

Birleşik Arap Emirlikleri’nin global telekomünikasyon şirketleri ve internet sağlayıcıları arasındaki kendi iç politikası gereği Dubai’de Whatsapp’tan mesajlaşabiliyor, fotoğraf veya video gönderebiliyorsunuz ancak görüntülü veya sesli arama yapamıyorsunuz. Aynı şey FaceTime veya Skype gibi başka iletişim araçları için de geçerli. Bunlar yerine Zoom veya Google Meet gibi alternatifleri çoğunlukla sorunsuz kullanabilirsiniz. Ancak 2 yabancı numara Dubai’deyken birbirini Whatsapp üzerinden aramasından sıkıntı olmuyor. Özetle, oradayken beraber seyahat ettiğiniz kişilere Whatsapp araması ile ulaşabilirsiniz ancak yerel bir kişiyi Whatapp’tan arayamazsınız.

9. Bütçe

Dubai genel olarak pahalı bir şehir ama biraz daha bütçe dostu bir tatil yapmak istiyorsanız birkaç tüyo verebiliriz:
  1. Mutlaka uçak bileti bakarken Abu Dhabi fiyatlarına da bakın. Dubai’ye ikisi de çok yakın. Örneğin; Abu Dhabi Zayed Havalimanı’ndan JBR 1 saat 10 dakikayken, JBR – Dubai Havalimanı 45 dakika ama Abu Dhabi genelde çok daha ucuz oluyor.
  2. Atraksiyonlara giriş biletlerinizi online alın. Kapıda biletler genelde daha pahalıya satılıyor.
  3. Keza atraksiyonlara kombine bilet almak daha hesaplı.
  4. Trafik zamanında taksiler farklı fiyat verebiliyorlar, fiyatları karşılaştırmakta fayda var. Kareem ve Bolt indirip karşılaştırın.
  5. Eğer otel yerine evde kalıyorsanız market alışverişinizi yerel servis sağlayacılar yerine Amazon’dan sipariş edin.

Dubai’yi Anlamak

Fotoğraf Kaynak: Aleksandar Pasaric / Pexels

Sizin de benim gibi Dubai’ye karşı bir çok önyargınızın olduğunu tahmin ediyorum. Yabancı ve Türk basınında Dubai sıklıkla kara para, insan ticareti, ifade özgürlüğü kısıtlamaları, kadın erkek eşitliği ve işçi haklarının ihmal edilmesi gibi insan hakları ihlalleri ile gündemde. Uzaktan petrol parasıyla müteahhitlik şovu yapan, kültürel boşluğunu mega yapılarla doldurmaya çalışan bir yerden ibaret gibi görünüyor. Ve “Dubai glam” o kadar pompalanıyor ki, artık kafalarda Dubai abartılı lüks ile neredeyse eş anlamlı. Ayrıca konjonktür olarak da ülkemizde Arap antipatisinin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. O yüzden zihnim Dubai’yi onaylamamaya o kadar şartlanmıştı ki ben size nasıl pozitif anlamda şaşırdığımdan bahsetmek istiyorum.

Çölün ortasındaki Dubai tahmin edersiniz ki kalkındırması oldukça zor bir konuma sahip. Bu yüzden mimari, ticari, ekolojik ve sosyal olarak kitabın dışına çıkmaya mecburlar. Sevdiğimiz ve sevmediğimiz yönleriyle, şimdiden gelecekte yaşıyor: Çöle yağmur yağdırıyor, sivrisinek sorununu çekirgelerle ithal ederek çözüyor, adalar yaratıyor, vergisiz bir devlet işleyişi kuruyorlar. Oyunun kurallarını baştan yazıyorlar. Dolayısı ile eğer birisi Dubai’ye gelip, böylesi bir yeri dünya çapında bir cazibe merkezine dünüştürebilmelerinin arkasındaki aklı ve eforu takdir etmeden sadece yargı dağıtıyorsa, o zaman bu kişinin kültürel üstünlüğünü koruma refleksinin tetiklendiğini düşünürüm.

Bu kadar planlı ve denetimli bir fanusun Truman Show etkisi yarattığı da bir gerçek. Bu serabı sürdürmenin yüksek maliyetini de hayat pahalılığında göreceksiniz.

Dubai Sanıldığı Gibi Petrol Zengini Değil

Dubai, denizden inci toplayarak ayakta kalan mütevazı bir yerleşim yeriydi. 1930’larda Japonların çiftliklerde inci üretmeyi başarmasıyla ekonomisi çöktü. Öyle büyük bir yoksulluk yaşandı ki, yerel halk Körfez’deki diğer bölgelere göç etmek zorunda kaldı. Aynı dönemde, Abu Dabi’de zengin petrol yatakları keşfedilirken Dubai’de bulunamadı. Hatta bu durum iki emirliği savaşın eşiğine getirdi. Tam bu dar boğazdayken, şeyh “Dubai’yi ticaret, turizm ve finans ile kalkındıracağız” diye bir vizyon ortaya koydu. Ancak kaynakları yoktu, çözüm olarak dev krediler alındı. Bu parayla, şeyhin garantörlüğünde şirketler kuruldu ve limanlar, iletişim ve enerji altyapıları gibi kritik yatırımlar hayata geçirildi. 1966’da nihayet petrol bulundu ama miktarı oldukça azdı. Bunun üzerine, petrol gelirlerini uzun vadeli kalkınma planlarına kanalize etmeye karar verdiler.

Peki, Değirmenin Suyu Nereden Geliyor?

Evet, Dubai’de kesinlikle bir müteahhitlik şovu var. Dünya ile sürekli bir “en” yarışındalar: En yüksek bina, en büyük havalimanı, en büyük yapay ada, en büyük alışveriş merkezi vb… Ama bunun sadece boş bir “kas gösterme müsabakası” olmadığını, ticaret, turizm ve finans ile kalkınma politikalarına hizmet eden bir strateji olduğunu da gördük.

Başarının ne kadarının stratejiye, ne kadarının petrole dayandığını milli gelir dağılımı net bir şekilde anlatıyor: Ticaret: %26, Ulaşım ve Lojistik: %12, Finans: %10, İmalat Sanayi: %9, Gayrimenkul: %7, İnşaat: %6, Turizm: %5. Dubai’nin milli gelirinde petrolün payı yalnızca %1 civarında. Yani, petrolden gelen parayı çöle dökmek yerine, akıllı bir planla buraya gelmişler. Müteahhitlik şovunu sevelim ya da sevmeyelim, Sezar’ın hakkı Sezar’a.

Peki, Para ile Mutluluk Olmuş Mu?

“Parayla saadet olmaz” diyemedim çünkü burada para, insanı sinsice yıpratan o “background noise”u ortadan kaldırmış. Çok güvenli, her yer bakımlı ve tertemiz. Kadınlar için rahat bir ortam. Ne giyerseniz giyin, gece gündüz tek başınıza dolaşabiliyorsunuz. Çocuk parklarını güvenlik görevlileri bekliyordu. En iyi okulların fiyatı, Türkiye’deki en iyi okulların yarısı kadar. Bir arkadaşımın oğlu Türkiye’de futbol oynuyordu, Dubai’ye taşınınca kayağa başladı. İmkanlar öyle geniş. Ailelerin en büyük derdi “Bu kadar steril bir ortamda büyüyen çocuklar dünyaya nasıl adapte olacak?”

Ülkede bir Mutluluk Bakanlığı var. Müteahhitlerin bir eve kaç banyo yapacağından, binalarda bulunması gereken sosyal tesislere kadar yaşam kalitesini artırmayı hedefliyorlar. Ev almak yüksek maaşlar ve kredi imkanları sayesinde çok erişilebilir bir hedef. İşte bütün bunlar, farkında olmadan taşıdığınız stresi azaltıyor.

Dubai’nin Bölgeleri


Dubai’ye ilk gez gittiğinizde hangi mahalle neresi karışık gelebilir. Gözünüzde canlandırabilmeniz için bölgelerin isimlerini harita üzerinde işaretledik. Aşağıda da bölgelere göre düzenlenmiş şekilde gezilecek yerler önerilerimizi bulacaksınız.

Dubai’de Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. JBR
  2. Dubai Marina
  3. Dubai Marina Mall
  4. XLine
  5. The Pointe
  6. Aquaventure Su Parkı
  7. The Lost Chambers
  8. The View Palm Jumeirah
  9. Aura Skypool
  10. Palm West Beach
  11. Burj Al Arab
  12. Jumeirah Cami
  13. Etihad Museum
  14. Souk Madinat
  15. City Walk
  16. The Green Planet
  17. La Perle
  18. Burj Khalifa
  19. Sky Views Observatory
  20. Dubai Fountain
  21. Dubai Mall
  22. Dubai Aquarium & Underwater Zoo
  23. Dubai Ice Rink
  24. Mall of the Emirates
  25. Ski Dubai
  26. OliOli®
  27. Alserkal Avenue
  28. Bounce
  29. Al Fahidi
  30. Dubai Müzesi
  31. Textile Souk
  32. XVA Gallery
  33. Coffee Museum
  34. Al Seef
  35. Abra İstasyonu
  36. Gold Souk
  37. Spice Souk
  38. Perfume Souk
  39. Al Mamzar Beach Park
  40. Dubai Frame
  41. Aya
  42. Museum of the Future
  43. Motiongate Dubai
  44. Legoland® Dubai
  45. Riverland Dubai
  46. Neon Galaxy
  47. IMG Worlds of Adventure
  48. Dubai Butterfly Garden
  49. Dubai Miracle Garden
  50. Ain Dubai
  51. iFly
  52. Deep Dive Dubai
  53. Global Village

Yeme-İçme

  1. La Mezcaleria
  2. Hisaya
  3. Projeto Açaí
  4. The MAINE Oyster Bar
  5. ZouZou Turkish & Lebanese Restaurant
  6. Fusion Ceviche
  7. Splendour Fields
  8. Mythos Kouzina & Grill
  9. Pier 7
  10. The Butcher Shop & Grill
  11. Bosporus Turkish Cuisine
  12. Catch22 JBR
  13. OSH Del Mar
  14. Toro Toro
  15. Attiko
  16. Pavilion at The Beach
  17. Nola Eatery & Social House
  18. Nobu Dubai
  19. Sushisamba
  20. Seafire Steakhouse
  21. CouCou Dubai
  22. L’ETO
  23. The Tap House
  24. Cucina
  25. Jones the Grocer
  26. Ristorante Loren
  27. Primi
  28. 3Fils
  29. Orto Cafe
  30. Knot Bakehouse
  31. Berenjak Dubai
  32. IchiRyu Ramen House
  33. Steak On Me
  34. Brunch & Cake
  35. Goldfish Sushi & Yakitori
  36. Orfali Bros
  37. 21grams Urban Balkan Bistro
  38. ZouZou Turkish & Lebanese Restaurant
  39. REIF Japanese Kushiyaki
  40. Time Out Market Dubai
  41. Soul Kitchen
  42. Zenon Dubai
  43. Thiptara
  44. BohoX
  45. Public
  46. Foundry
  47. Café Bateel
  48. tashas
  49. Din Tai Fung
  50. Al Beiruti
  51. bkry
  52. Duo Gastrobar
  53. Konjiki Hototogisu
  54. Avatara Restaurant
  55. Matcha Club
  56. Arabian Tea House
  57. Al Khayma Heritage Restaurant
  58. Al Fanar Seafood Restaurant
  59. Al Safadi Restaurant
  60. Dampa Seafood Grill
  61. Mina Brasserie
  62. Sucre Brasserie
  63. Avli by tashas
  64. Boca
  65. La Petite Maison
  66. The Guild
  67. Josette
  68. Amazónico
  69. Clap
  70. Zuma
  71. Jass Lounge
  72. Replay Lounge & Karaoke
  73. The Fridge Warehouse
  74. Club Iris Dubai
  75. Salmon Guru Dubai
  76. Honeycomb Hi-Fi
  77. Amelia Lounge
  78. Terra Solis
  79. Ushuaïa Dubai Harbour Experience
  80. La Morenita
  81. Bla Bla Dubai
  82. Surf Club
  83. Drift
  84. J1 Beach

Plajlar

  1. Mercato Beach
  2. Jumeirah Sahili
  3. Sunset Beach
  4. La Mer Beach
  5. Kite Beach
  6. Sufouh Beach

1. Dubai Marina District

Dubai Marina ve JBR Beach’i içeren Marina District için şehrin turistik kalbi diyebiliriz. Haliyle Dubai’ye ilk defa gidenler için gezinize başlamanızı önereceğimiz yer de burası. Eğer denizde vakit geçirmek istiyorsanız burayı tam gün olarak planlayabilirsiniz ama sadece yürüyerek gezmek isterseniz de yarım güne de sıkıştırabilirsiniz.

1.1 JBR Beach (Jumeirah Beach Residence)

Fotoğraf Kaynak: Lloyd Alozie / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Henry Wagner / Pexels

Dubai denildiğinde akla her ne kadar Burj Al Arab ya da Burj Khalifa gelse de bizce Dubai’nin en güzel ve en hatırlanası yeri bizce burası. İsmindeki plaj ifadesi kafanızsa Yunan adalarının sahilleri gibi bir kum ve denizden ibaret doğal bir tablo çizdiyse Dubai’de hiç bir şeyin manikürsüz bırakılmayacağını söyleyerek söze girelim. 🙂 JBR için geniş denize komşu bir cadde ve eğlence merkezi demek daha doğru olur. Oldukça geniş, ücretsiz bir plaja sahip. Denizde de şişme parkurlar var. Hemen arkasındaki yürüyüş yolu boyunca mağazalar, cafeler, çocuk eğlence alanları uzanıyor. Özetle, denizin şehirli hali. JBR Walk ve JBR Beach diye iki farklı şey duyarsanız kafanız karışmasın, ikisi de aynı yer, biri kumsalın, diğeri de bitişiğindeki yürüyüş yolunun adı. Özellikle çocuklu bir aileseniz yeme içme yerlerinin bolluğu ve denize yakınlığı ile otelinizi burada ya da Dubai Marina’nın denize yakın tarafında tutmanızı öneririz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.


La Mezcaleria: Oteller dışında nadir seçenek olduğu için denize sıfır bir bar not etmenin suratınıza bir gülücük konduracağını düşündük. Pavillion denilen kompleksin içinde. Üstelik sahildeki çocuk parkını görebilecek mesafede. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

1.2 Wheel (Ain Dubai) & Blue Waters

Fotoğraf Kaynak: Kenza Benaouda / Pexels

JBR Beach’te turunuzu Dubai silüetinin önemli öğelerinden biri olan Wheel’a diğer adıyla Ain Dubai’ye doğru uzatmak çok iyi bir fikir. Zaten sahildeki yürüyüş yolu otomatik olarak Blue Waters adlı yapay adaya geçen köprüye çıkıyor. Ada, Dubai siluetinin ikonlarından olan, 250 metrelik dev dönme dolabı ile ünlü. London Eye’ın neredeyse iki katı büyüklüğünde olmasıyla dünyanın en büyük dönme dolabı sayılıyor. Bir tam tur yaklaşık 40 dakika sürüyor. Bu turlar da tamamı klimalı olan ve 360 derece panoramik manzara sunan kabinlerde gerçekleşiyor. Son ana kalmaması adına biletlerinizi önden, web sitesinden satın alabilirsiniz. (3 yaşın altındaki çocuklar için ücretsiz.) Ayrıca hava koşulları sebebiyle turların ertelenebileceğini de akılda bulundurmak gerekiyor. Adada birçok restoran var ve Ain’ın altındaki kocaman meydan çocukların özgürce takılması için çok müsait. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Ain Dubai bileti almak için tıklayın.

1.3 Dubai Marina & Tekne Turu

Fotoğraf Kaynak: Zakaria HANIF / Pexels
Fotoğraf Kaynak: IJAZ AHAMED / Pexels

JBR’ın hemen arkasındaki Dubai Marina Dubai’nin en hoş yerlerinden biri. Öyle kapısı kilidi olan, sadece tekne sahiplerinin girdiği bir marina değil, herkese açık, restoranlar, rezidanslar ve yürüyüş parkurlarının olduğu bir mahalle. Bu sebeple “suyun üzerindeki Manhattan” deniyor. JBR’ın bir başından girip, sonra da arkasından dolaşarak diğer ucundan çıkan kocaman bir marina. Bir akşam yürüyüşünü kesinlikle hak ediyor, hatta eğer bütçeniz dahilindeyse marinayı tekne ile turlayarak denize açılmak planlarınıza almanız gereken bir Dubai ritüeli. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

– Tekne Turu

Tekne turu her “Dubai’de yapmadan dönmeyin” listesinde karşınıza çıkacaktır çünkü hem keyifli, hem de Dubai’nin silüetine imza yapılarını görmek için en kesinlikle en mantıklı seçeneklerden biri. Aksi takdirde bir çok ünlü binayı sırf dışarıdan görmek için şehirde ordan oraya mekik dokumanız lazım. Tekne size hem zaman kazandırır, hem de lojistik uğraşıdan kurtarır. Suyun üzerinde olmak her zaman güzel bir şey zaten. Ancak bunu bir yüzme etkinliği gibi düşünmeyin, şehir turu. Bikini vs giymek de yasak. Yemekli/ yemeksiz, uzun/ kısa, yatla/sürat botuyla gibi farklı alternatifler var. Ain Dubai, The Atlantis, Palm Jumeirah ve Burj Al Arab turun uğradığı popüler duraklar ama seçtiğiniz tura göre kapsamı azalabilir.

  • Az zamanım var ama hiç bir noktayı atlamasın istiyorum > Sürat botuyla 1,5 saatte tüm popüler duraklar
    Dubai Marina: 1,5 Saatlik Atlantis Gezi Hız Teknesi Turu almak için tıklayın.
  • Az zamanım var, duraklar eksik olsun ama konforlu olsun > Yatla geziyorsunuz, ama ne Atlantis’i ne Burj Al Arabı görebiliyorsunuz.
    Dubai Marina’da 1 Saatlik Lüks Yat Turu almak için tıklayın.
  • Önceliğim en güzel fotoğraf karelerini yakalamak > Bizim tercihimiz bu çünkü gün batımı bizce en estetik vakit bu tur için. Yatla barbekü eşliğinde 2 saatlik gezdiriyorlar, isterseniz 3 saatliği de var. Atlantis’e gitmiyor, ancak hava şartlarına göre opsiyonel olarak değişiklik yapılabiliyor. Barbekü Akşam Yemeği ile 2 Saatlik Gün Batımı Gezisi almak için tıklayın.

– Dubai Marina Mall

Marina tarafında konaklıyorsanız ve alışveriş yapacaksanız Dubai Marina Mall hem pratik konumu hem de ideal büyüklüğü ile en iyi seçeneklerden biri. Dubai’deki bazı alışveriş merkezleri çok büyük ve yorucu. Burası daha rahat işinizi çözebileceğiniz bir yer. Ama yakınlarınızda başka bir AVM varsa özellikle buraya gelmeye değmez. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

– XLine Dubai

Adrenalin sevenlerdenseniz Dubai’de yapılacak en güzel şeylerden biri buradaki bir gökdelenin damından diğerine uçmak. Dünyanın en uzun kentsel zipline’i unvanına sahip XLine Dubai, JBR tarafındaki Amwaj Tower’ın üzerinden başlıyor ve gökdelenleri, tekneleri selamlayarak Dubai Marina Mall’un üzerindeki platforma iniyor. Uçanların 12 yaş üzerinde, 50-100 kilo arası ve en az 130 cm olması bekleniyor. Oldukça popüler olduğundan önden rezervasyon yapmanızda fayda var. Şuradan videosunu izleyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Xline Dubai bileti almak için tıklayın.

1.4 Marina District’ten Yeme-İçme Önerilerimiz

Hisaya

Hisaya Marina Japanese Restaurant: Ömrümüzde yediğimiz en iyi sukiyakilerden birini burada yedik. Kapısına geldiğimizde gözümüz çok kesmemişti ama içerisinin tıka basa Japon dolu olduğunu görünce oturduk ve çatlayasıya yedik. Noodle gibi başka Japon klasikleri de var ama et yiyorsanız kesinlikle sukiyakiden şaşmayın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Projeto Açaí: Yumurtalı kahvaltı tabaklarından açai bowllara, sandviçlerden salatalara pek çok sağlıklı kahvaltı seçeneğini bulabileceğiniz bir kafe. Ayrıca vegan seçenekler açısından da zengin. DMCC metro istasyonundan yürüyerek ulaşılabilir. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/themainedxb/
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/themainedxb/

The MAINE Oyster Bar & Grill Restaurant, JBR: İster romantik bir akşam yemeği, isterseniz de hızlısından öğle yemeği için tercih edebileceğiniz deniz mahsulleri restoranı. Şık ve zarif bir dekorasyonu var, gün ilerledikçe de ortam DJ’lerle birlikte canlanıyor. Menüsü fish and chips’ten yengeç salatasına başrolünde deniz mahsulünün olduğu çoğu lezzeti içeriyor. Her gün 12:00’den itibaren açık. Ayrıca çarşamba günlerine özel 20.00 ve 00.00 saatleri arasında Ladies Night ismiyle kadınlar gecesi düzenleniyor, belirli bir harcama miktarı koşulluyla da ücretsiz şarap sunuyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Zou Zou Turkish & Lebanese Restaurant: Dubai’de toplam dört şubesi bulunan Türk & Lübnan füzyonu restoran. Özellikle Lübnan usulü kahvaltısı için geliniyor. Bizdeki serpme kahvaltılar gibi çeşitli Türk kahvaltısı da var, labneli ve humuslu Arap kahvaltısı da. Ayrıca ızgaralar açısından da zengin. En ünlü şubesi Jumeira Caddesi üzerindeki. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Fusion Ceviche: Perulu şef Penelope Diaz’ın Gault&Millau rehberinde önerilen Latin Amerika restoranı. Hem paylaşımlı masaları hem de paylaşımlı tabaklarıyla restoranın teması özellikle “paylaşmak” teması üzerine kurulmuş. Menünün yıldızı pek tabii ki “ceviche”, geri kalan lezzetler de deniz ürünleri ağırlıklı. Restoranın smart casual dress code’u var. Ayrıca mutlaka rezervasyon yaptırıp gitmek gerekiyor. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Splendour Fields – The Park JLT: Pastel yeşil duvarları, renkli tabloları ve ahşap masa-sandalyeleriyle JLT bölgesinde bulunan bir brunch restoranı. Hem şık hem de samimi bir atmosferi var. Smoothie ve bowllarıyla kahvaltı/brunch için, burger ve tacolarıyla da öğle yemeği için tercih edilebilir. Her gün 08:00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/mythosdubai/

Mythos Kouzina & Grill: Bu bölgede tercih edebileceğiniz bir Yunan restoranı. Menüsünde galaktoboureko, tzatziki, ızgara kalamar ve ahtapot gibi geleneksel Yunan lezzetleri bulunuyor. Restoran hem ferah hem de modern bir dekorasyona sahip. DMCC metro istasyonundan yürüyerek ulaşılabilir. Her gün 12.30’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Mama Zonia

Pier 7: Her bir katı Dubai Marina manzarası gören Pier 7, her damak tadına uyum sağlayacak farklı restoranlardan oluşan bir restoranlar bütünü aslında. Örneğin Atalier isimli restoran Fransız mutfağı odaklıyken Cargo Asya mutfağı temalı. Abdelwahab Lübnan mutfağını tadabileceğiniz bir restoranken Bedrock da bir şeyler içip eğlenebileceğiniz bir mekan. Akdeniz mutfağı temalı Elaia ve dizaynıyla Amazonları çağrıştıran Mama Zonia da var. Her biri için rezervasyon tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

The Butcher Shop & Grill: Şehirde birkaç şubesine rastlayabileceğiniz, Güney Afrika usulü etler yapan şarküteri/restoran. Kırmızı et dışında deniz mahsulleri de menüsünde bulunuyor. Dubai’de et severlerin sıklıkla uğradığı bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Bosporus Turkish Cuisine – The Beach (JBR): Marina Beach’e yürüme mesafesinde bulunan bir Türk mutfağı restoranı. Serpme kahvaltıdan mercimek çorbasına, ızgara kebaplardan baklavaya çoğu geleneksel lezzeti burada bulmak mümkün. Her gün 08.00 ve 00.30 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Catch22 JBR: Dünya mutfağından çoğu tadı bulabileceğiniz Catch22 JBR, Marina Beach’e sıfır konumdaki bir sahil restoranı. Hamburgerden paellaya, makarnadan sushi roll’lara herkese göre bir şeyler bulmak mümkün. Haftanın her günü 08.00’den itibaren açık. Özellikle hafta sonları rezervasyon tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/oshdelmar

OSH Del Mar: Marina bölgesinin güneyinde kalan bir Orta Asya mutfağı restoranı. Spesifik olarak Özbekistan lezzetlerine odaklanıyor. Restoranın dizaynı oldukça modern ve şık. Manzaraya bakan kısmında oturmak isterseniz önden rezervasyon yaptırmak faydalı oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/torotorodubai/

Toro Toro by Chef Richard Sandoval: Arjantin, Brezilya, Meksika ve Peru gibi Güney Amerika ülkelerinin mutfaklarından izler taşıyan Toro Toro, özellikle et konusunda iddialı bir şef restoranı. Paylaşımlık tabakları da var. Konum olarak Marina Terrace Marine iskelesine yürüme mesafesinde. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/TheAttikoDubai

ATTIKO Dubai: W Dubai’nin 31. katında bulunan ATTIKO, DJ setlerinin de kurulduğu bir teras barı ve restoranı. Dekorasyonu oldukça modern ve şık, menüsü de Asya mutfağından izler taşıyor. Özellikle Marina’ya bakan manzarası sebebiyle tercih sebebi. Cumartesileri 13.00’te açılmalarının haricinde her gün 17.00 ve 02.00 aralığında gidilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Pavillion at the Beach

Pavilion at The Beach: Alışveriş merkezlerindeki yemek katları gibi içinde bir çok restoranın olduğu 66.000 metrekarelik bir yemek kompleksi. Açılır kapanır çatısıyla yılın her dönemi gidilebilecek şekilde tasarlanmış. İtalya’dan Japonya’ya çoğu ülke mutfağını burada tek bir yerde bulabiliyorsunuz. Çoğu restoranın marina manzaralı olduğunu ve mekanlarda alkol bulunduğunu da ekleyelim. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/noladubai

Nola Eatery & Social House: Özellikle iş çıkışı akşam yemeği yiyip vakit geçirmek isteyen çalışanlar tarafından tercih edilen Nola, barbekü soslu tavuk,mac and cheese ve soslu kaburga etler gibi Güney Amerika mutfağının klasik tatlarını modern dokunuşlarla menüsüne taşıyor. Gece hayatı arayanlar için de iyi bir tercih. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

1.5 Marina District’ten Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Doubletree by Hilton JBR $$: JBR üzerinde, denize sıfır, konumu olağanüstü bir opsiyon. Otel odalarının yanı sıra apartman dairesi şeklinde mutfaklı, 2-3 odalı daireleri de var.

JW Marriott Hotel Marina $$: Klima, minibar, düz ekran TV ve özel banyo gibi özelliklere sahip olan birimleriyle beş yıldızlı bir otel. İki yüzme havuzu ve dört restoranı bulunuyor. Hem çiftler hem de aileler tarafından tavsiye edilmiş.

Grosvenor House, a Luxury Collection Hotel $$: Bu beş yıldızlı otelin panoramik marina manzarası sunan odalarının her biri modern bir çizgide döşenmiş. Minibar, klima ve düz ekran tv gibi özelliklere sahipler. Otel ayrıca yüzme havuzu ve restoran sayısı açısından da zengin.

InterContinental Dubai Marina by IHG $$: Marinaya sıfır konumda bulunan beş yıldızlı konaklama opsiyonu. Dört restoran, iki havuz, pilates stüdyosu, spa ve çatı katı bara sahip. Odaları manzaralı, gerekli donanımlara sahipler.

Taj Jumeirah Lakes Towers $: Bir gökdelende bulunan beş yıldızlı otelin klima, düz ekran TV, buzdolabı ve spa küveti gibi özelliklere sahip olan odalarının tümü şehir manzaralı. Ayrıca açık yüzme havuzu, beş restoran ve fitness merkezi gibi olanaklar da otelde mevcut.

2. Palm Jumeirah’da Gezilecek Yerler

Fotoğraf Kaynak: Abid Ali / Pexels

Marina District’in bitiminde yer alan, insanoğlunun coğrafyayı şekillendirme becerisinin zirve noktası sayılan Palm Jumeirah nice haber ve belgesele konu olduğu üzere denizi doldurmak suretiyle yapılmış palmiye şeklinde sosyetik bir ada. Beckhamların ve falanca başka milyonerin buradaki evi, adanın inşaasının gerektirdiği mühendislikten daha çok merak edilse de içimdeki nerd’in iki dakika kafanızı şişirmesine izin verin lütfen.

İnovasyonlar: Adayı denizde yaratmak için beton değil, milyonlarca ton kum ve kaya kullanılmış. Haliyle mühendislerin en büyük sorunu bu kumul zemini sağlamlaştırmak olmuş. Dökülen kumu sıkıştırmak için zemine yıllarca borularla yüksek frekansta titreşim uygulanmışlar ve uydu GPS sistemleri ile uzaydan erozyonu milimetrik ölçmüşler. Bu yönüyle uzay teknolojilerinin bir inşaatta kullanıldığı ilk projelerden ve şehir planlamasında da yeni boyut olarak değerlendiriliyor. Nitekim bu projenin akabinde şehiri denizin içinde büyütmeye devam ettiler. İki tane daha yeni palmiye (Palm Jebel Ali ve Palm Deira) yapılıyor ve The World Islands projesi başladı. Jumeirah bile tek başına Dubai’nin sahil hattını ikiye katmamıştı, şimdi kaça katlayacak kim bilir.

Her şey toz pembe mi? Tabi ki değil. Ada denizdeki akıntıyı değiştirince doğal habitatlar bozuldu, düşen oksijen seviyesi ekoçeşitliliği azalttı ve adanın etrafını dönen dairenin iç tarafında kirlilik sıkıntıları baş gösterdi. Boğazlar açılarak sorun giderilmeye çalışılsa da yüzmek için hala tercih edilmiyor. “Bir mühendislik mucizesi ama ekolojik bir deney” diye boşuna denmiyor. Ayrıca adaya giriş çıkış trafiği çok sıkışabiliyor.

Gezilebiliyor mu?
– Yapraklar: Villaların olduğu palmiyenin yapraklarını oluşturan kısım özel mülk ve halkın erişime kapalı. Sadece yapraklarının en tepesinde taç şeklinde, 1,5 kilometrelik bir yürüyüş yolu ve restoranlardan oluşan kamusal bir alan (The Pointe) var.
– Gövde: Onun da üzerindeki West Palm Beach yine yürüyüş yolu, kumsal ve plaj işletmelerinden oluşan hibrid bir alan. Denize girmek serbest, şezlong için bir ödeme yapmanız lazım.
– Hilal: Adanın etrafındaki çember ise oteller bölgesi olarak planlanmış. Ücret karşılığı tesislerini (beachleri, restoranları ya da aqua parklarını) kullanabiliyorsunuz ama ücretsiz kullanabileceğiniz bir yürüyüş yolu da var.

2.1 The Pointe

Fotoğraf Kaynak: Aidan-dubai2024, Atlantis and The Pointe at Palm Jumeirah, CC BY-SA 4.0

Yukarıda daha bahsettiğimiz üzere, The Pointe Palmiye’nin tepesinde konumlanan, taç şeklindeki bölge. Burası 15, kilometrelik yürüyüş yolu (promenade), restoranları, su sporları, plajı, dine-in sineması (yemekli sinema salonu) ve fıskiye şovu ile kamuya açık bir eğlence alanı olarak planlanmış. Fıskiye şovu 2023’te sonlandırmışlar ancak diğer yerler faaliyete devam ediyor. Atlantis The Palm’i fotoğraflamak için de ideal yer. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

2.2 Atlantis The Palm

Fotoğraf Kaynak: Mikhail Nilov / Pexels

Atlantis The Palm 1500 kusur kişilik kapasitesiyle devasa bir otel ve en öne çıkan yanı ortasındaki denize açılan kocaman boşluk ile Dubai siluetindeki yeri. Haliyle amaç silüet seyretmekse gidip yerinde ziyaret etmeseniz de olur. Ancak çocukluysanız sizi buraya çekebilecek birkaç şey olabilir:

– Aquaventure Waterpark

Fotoğraf Kaynak: Mikhail Nilov / Pexels

Biliyorsunuz Dubai “en”leri sever ve 105 kaydırağı ile Aquaventure da hemen Guiness Rekorlar Kitabı’a “Most Slides In A Park” ünvanı ile girmiş. Kaydıraktan kaydırağa zipline ile uçtuğun, kah şişme botlarla, kah poponun üzerine havuzu boyladığın bu su parkı yüzmeyi bilen çocuklar için tam aklını yitirmelik yer. Bazı kaydırakları izlerken anne babaların da aklının çıkacağı garanti. 🙂 Bazıları ise sandal sefası tadında. Çocukları biraz babalarına sarıp kafa dinlemek isteyen anneler için güzel de bir plajı var. Parktan faydalanmak için otel müşterisi olmanız şart değil. 9.00’dan 17.00’ye açık. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Atlantis Dubai Günlük Su Parkı Girişi alabilirsiniz.

Not: Sıradaki maddede anlattığımız Lost Worlds Akvaryumu ile Aquavenure Su Parkı’nın kombine bileti, ikisini ayrı ayrı almaya kıyasla çok hesaplı oluyor. Su parkı daha erken kapandığı için genelde aileler günü parkta/ plajda geçirip, yemek yiyip akvaryum ile final yapıyor. Tüm gününüzü Atlantis’te geçirmek planlarınıza uyuyorsa kombine bilet çok mantıklı.

Aquaventures Su Parkı + Lost Chambers Akvaryumu Kombine Bileti almak için tıklayın.

– The Lost Chambers Aquarium

Fotoğraf Kaynak: AwOiSoAk KaOsIoWa, The Lost Chambers – panoramio, CC BY-SA 3.0

Kayıp şehir Atlantis dekorlu The Lost Chambers Akvaryumu otelin bünyesinde bulunsa da otel müşterisi olmadan da ücret karşılığı girebiliyorsunuz. Dubai Mall’un içinde yer alan Dubai Akvaryumu’ndan minicik daha büyük. İlgilenirseniz tanklara dalış yaptırıyorlar. Köpekbalığı, ahtapot ve “deniz kızı” gibi deniz canlılarını görebilirsiniz. 21’a kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

The Lost Chambers Akvaryumu Bileti almak için tıklayın.
Aquaventures Su Parkı + Lost Chambers Akvaryumu Kombine Bileti almak için tıklayın.

2.3 The View At The Palm

Fotoğraf Kaynak: Saaremees, The View at the Palm-Dubai UAE-Andres Larin, CC BY-SA 4.0
Fotoğraf Kaynak: Rockwell branding agency / Pexels

Palmiye’nin formunu net olarak görmek isterseniz, ağacın gövdesinin bitip yaprakların tam başladığı yerde bulunan Nakheel Mall’un üzerindeki Palm Tower’ın seyir terasına çıkabilirsiniz. 240 metre’den (52. kat) hem ada hem de Dubai şehir silüetini ayaklarınıza seriliyor. Bilet alırken giriş saati seçmeniz gerekiyor. Gün batımı buranın en güzel vakti olduğu için daha yüksek ücretlendirmişler. Ayrıca 2 kat daha yukarıdaki Next Level diye bir terası daha var. Bize sorarsanız 2 kat manzara açısından hiç bir şey değiştirmiyor ama bu terasın camları bel hizasında olduğu için daha keyifli. Alt terasın camları yüksek, kafes şeklinde terası dönüyor. İçinde bir adanın yapılışını konu alan interaktif sergi var. Son olarak, isterseniz burada yemekli paketler de var ama manzaraya karşı bir keyifli bir şeyler yapmak istiyorsanız tercihinizi Aura Sky Pool’dan yana kullananın. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Dubai The View At The Palm Gözlemevi Giriş Bileti almak için tıklayın.

2.4 Aura Sky Pool


Elbette panorama terasları hoş da gökdelenin tepesindeki bir havuzdan manzara seyretmenin yakınından bile geçemez! Dünyanın en yüksek 360° havuzu olan Aura’nın her cephesinden farklı bir Dubai manzarası görebiliyorsunuz ve bir cephesi de direkt Palm’a bakıyor. Kapalı alan ada gibi havuzun tam ortasında. Onun etrafını da güneşlenme platformu dönüyor. Bu platformun neresinden ve saat kaça yer aldığınıza göre giriş ücreti değişiyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Hack’lerimiz:

  • Tüm günlük pası almanıza hiç gerek yok. 4 saatlik paslar hayli hayli yetiyor.
  • Web sitesinde yer seçerken size güneş planını gösteriyor. Hangi manzaradan yer tutarsanız ne kadar güneş alacağınızı görebiliyorsunuz. Biz Palm’a bakan taraftan aldık ve 15:00’e kadar gölgedeydik. İkonik manzara burası ama çok az güneş alıyor. Hava 23 derece olmasına rağmen 50. katın estiğini hesaba katmadığımız için gölge bize çok soğuk geldi. Siz 50. kat faktörünü atlamayın!
  • Hangi manzaradan ve hangi konumdan (loca, şezlong, bar sandalyesi) yer tuttuğunuza göre ücret değişiyor. Ancak biz neredeyse biz hiç yerimizde duramadık, sürekli ısıtmalı havuzdaydık. 🙂 İstediğin manzara yüz yüzebildiğin kadar. O yüzden oturduğunuz yere o kadar da yatırım yapmayın derim. Palm’dan tutacak olursanız da 3. row diye sattıkları şeyin aslında bar sandalyesi olduğunu söylemiş olalım.
  • “Dress code: Island Chic” diyorlar ama içeride kıyafetine aşırı özenmiş insanlar da vardı, az özenmiş de.
  • 15 yaş altını almıyorlar. Saat 19’den sonra da 21 yaş altını. Neyse ki Nakheel Mall’un içindeki çocuklar için birkaç tematik park var. 0-4 yaş için Orange Wheels (yetişkin eşliğinde), daha büyükler için Trampo’nun zıplama parkurları, Fabyland oyun salonu, Bricobilandia’da lego tarzı oyunlar eğlenceli olabilir. Orange Wheels’i Çocukla Dubaş başlığında ayrıca anlatacağız.

Aura Sky Pool Girişinizi buradan alabilirsiniz.

2.5 Palm West Beach

Şehir merkezinden yüzmek için en çok tercih edilen adreslerden biri olan Palm West Beach palmiyenin gövde kısmında yer alıyor. Aynı JBR gibi burası da bir “plaj sokağı”; yani kumul bir plaj boyunca uzanan bir yürüyüş yola sahip ve yol boyunca da restoranlar, mağazalar ve kocaman binalar konumlanıyor. Hava şartları ne olursa olsun, dalgaların önünü kesen yapılar nedeniyle burada sakin bir deniz bulmayı bekleyebilirsiniz. Plaja giriş ücretsiz ancak tercih edenler için plaj işletmeleri de var. Akşama doğru DJ setleri, kokteyl barlar ve gün batımı ortam hareketleniyor. Burası JBR’a konaklama için güzel bir alternatif olabilir. Az sonra ona da değineceğiz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

2.6 The Palm’un Üzerinde Skydiving & Gyrocopter

Fotoğraf Kaynak: Ralph Burrows / Pexels

Dubai gökdelenlerini arkanıza alarak Palm Jumeirah’ın üzerinde, yerden metrelerce yüksekte gerçekleştirebileceğiniz iki farklı adrenalin dolu aktivite var; bunlar Skydiving ve Gyrocopter uçuşları.

Palm Jumeirah, Burj Khalifa ve çöl manzaraları gibi Dubai’nin ikonik manzaralarını 4.000 metre yükseklikten görme imkanı sunan Skydiving, aşina olanların bildiği gibi binlerce metre yüksekteki bir uçaktan paraşütle atladığınız bir eğlence sporu. İlk defa Skydiving yapacaklara eğitmen eşlik ediyor ve beraber paraşütle atlıyorlar, deneyimli paraşütçülerin ise eğitmensiz atlayış gerçekleştirmeleri mümkün. Tabii bazı sağlık gereklilikleri var; kadınlar için 90 ve erkekler için 100 kg sınırı, 18-75 yaş sınırı ve epilepsi gibi bazı hastalıklara sahip olmamak gibi.

Gyrocopter ise kendine özgü bir tasarımı olan pervaneli, ufak bir hava taşıtı. İlla bir şeye benzetmek istesek helikopterin daha kompakt ve mini haline benzetebiliriz. Gyrocopter uçuşlarıyla yerden 500 metre yükseğe çıkıyorsunuz ve panoramik bir Dubai manzarası gözlerinizin önüne seriliyor. Size eşlik eden bir pilot da oluyor. Takip edilen rota genellikle Dubai Marina’nın kıyı şeridi, uçuş süresi ise 20 dakika kadar. Burada da 100 kg ve 17+ yaş sınırı var.

Bu aktiviteleri başka başka firmaların da düzenlediğini görmek mümkün fakat en meşhuru SkyDive Dubai isimli firma. Web sitelerinde hem Skydive hem de Gyrocopter uçuşları için detaylı bilgi yer alıyor, müsaitlik durumunu görüp online olarak bilet de satın alabiliyorsunuz.

The Palm üzerinde Skydiving Bileti almak için tıklayın.

2.7 Palm Jumeirah’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/NobuDubai/

Nobu’da Japon & Peru Füzyon: Bir çoğunuzun adını gitmese bile duymuş olduğu Nobu, şefi Nobu Matsuhisa, Robert De Niro ve film yapımcısı Meir Teper’ın birlikte NY’ta açtığı, sonra dünyanın farkı yerlerinde 50-60 şubeye çıkan bir restoran zinciri. Dünyanın en güzel iki mutfağı olmaya aday Japon ve Peru mutfaklarını harmanlıyor. Black cod miso imza yemeği, wagyu beef tacos, yellowtail jalapeno ve rock shrimp tempura da en sevilenler arasında. Henüz Peru mutfağı ile tanışmadıysanız yazımıza göz atabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/sushisambadubai/

SUSHISAMBA: Bir botanik bahçesini andıran iç dizaynıyla SUSHISAMBA, menüsünde Brezilya, Japonya ve Peru mutfaklarının her birinden izler taşıyan şık bir restoran. Özellikle paylaşımlık tabaklar ve suşiler konusunda iddialı. Palm Jumeirah manzarasına bakan St. Regis otelinin üst katlarında bulunuyor. O nedenle de manzarası çok güzel. Rezervasyon mutlaka gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/seafiresteakhouse

Seafire Steakhouse: Zarif ve sofistike bir atmosfere sahip olan Seafire Steakhouse, konuklarına hem özel kesim kırmızı etler hem de taze deniz mahsulleri sunan bir restoran. Menünün yıldızları filet mignon, tomahawk steak ve kobe beef. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

CouCou Dubai | Rooftop Restaurant in Palm Jumeirah: İster özel akşam yemeklerinde isterseniz de dışarı çıkıp eğlenmek istediğinizde tercih edebileceğiniz bir rooftop barı/restoranı. Panoramik bir Palm Jumeirah manzarasına sahip. Ayrıca zaman zaman DJ setleri de kuruluyor. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

l’eto: Kahvaltı, brunch, öğle ve akşam yemekleri gibi günün her öğünü için bir şeyler bulabileceğiniz kapsamlı menüsüyle Palm Jumeirah Mall’un içindeki restoranlardan biri. Tatlıları, hamur işleri ve çay çeşitleriyle de afternoon tea’ler için ideal. Zaten Londra menşeili bir marka ve Dubai’de birçok şubesi var. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

The Tap House Palm Jumeirah: Daha çok kokteyl bar konseptinde olan ama ana yemekler için de tercih edilen bir gastropub. İç mekanda oturabileceğiniz alanları olduğu gibi sahilde şezlonglar üstünde de vakit geçirmenize olanak tanıyor. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/cucinathepalm

Cucina, The Palm: Palm West Beach üzerindeki Cucina, The Palm otantik İtalyan lezzetlerinin çoğunu bulabileceğiniz bir İtalyan restoranı. Genellikle öğle ve akşam yemekleri için tercih ediliyor. Al Tartufo isimli pizzası ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Jones the Grocer: Hem market alışverişi yapabileceğiniz hem de yemek yiyebileceğiniz bir Avustralya markası olan Jones the Grocer’ın Dubai şubesi. Brunch tabakları, salatalar ve pizzalar açısından zengin. Konum olarak Hilton Dubai’nin sahile uzanan kısmında bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ristoranteloren

Ristorante Loren: Hem menüsü hem de dekorasyonu İtalyan esintili olan Ristorante Loren, Palm Jumeirah’ın gövde kısmında bulunan restoranlardan biri. Hem özel akşam yemekleri hem de bir şeyler içip vakit geçirmek için tercih edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

2.8 Palm Jumeirah’dan Önerdiğimiz Oteller

Palm Jumeirah Dubai’nin en lüks otel seçkisine sahip. Kempinski, W, Six Senses, Rixos, Raffles, One and Only ve nicesi burada… Artılarına ve eksilerine gelince: Şehirde gezilecek yerlerin aşağı yukarı ortasında yer aldığı için elverişli bir konuma sahip ancak adaya giriş çıkışlarda trafik problemi yaşanıyor ve taksi bulmak şehri içine göre daha zor. Alternatif olarak raylı sistem var ama o da sizi gideceğiniz yerin kapısına bırakmıyor tabi. 🙂 Şehre çok karışmadan resort tatili yapacaksanız Palm Jumeirah’nın oteller bölgesindeki dev komplekslerde hem yok yok hem de konumları çok merkezi. Ancak her gün bir ayağınız şehirde olacaksa Palm West civarları ulaşım açısından daha pratik olabilir.

Palm’ın Hilalindeki Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

One & Only $$$: Adanın en lüks oteli. Tasarımsal olarak Arap üslubuna bir sakinlik getirmişler. Bazı odalarıyla birlikte Atlantis’in içindeki Aquaventure Park’a ücretsiz giriş de veriyorlar.

Atlantis The Palm $$: Tamamen aileler için düşünülmüş bir resort. Zaten az önce içindekileri anlattık. Buradan hiç çıkmadan ailenizle günler geçirebilirsiniz.

– Six Senses açıldığında buranın muhtemelen en zarif oteli olacak.

Taj Exotica $$: Buradaki denize sıfır resortlar içinde en uygun fiyatlısı. Elbette karşılaştırmalı olarak, yoksa Palm’daki herhangi bir yere uygun denemez.

Radisson Beach Resort $$: Taj Exotica’dan da ucuz ama deniz kenarında değil. E, denize sıfır olmadıkça Palm’da kalmak bizce anlamlı çok değil.

Dejaview Stays $: Mutfaklı, salonlu apartman dairesi tercih edenler için.

Palm West Beach Tarafındaki (Palmiyenin Gövdesi) Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

FIVE Palm Jumeirah Dubai $$$: Palmiyenin gövde kısmındaki en pahalı konaklama seçeneği. Gece kulüpleri, yüzme havuzları, restoranları ve 400 oda-süitiyle adeta kendi başına bir şehir gibi. Kalabalık aileler için uygun birimleri ve kendine ait özel bir plajı da var.

Fairmont The Palm $$: Dışarıdan bakıldığında bir Arap sarayını andıran tasarımıyla lüks olanaklara sahip olan beş yıldızlı bir otel. Özellikle wellness konusunda iddialı. Diğer otellere kıyasla ödüllü spaları, su sporları ve dünya mutfağından seçkin restoranları ile öne çıkıyor. Burada da özel bir plaj alanı var.

The St. Regis $$: Manzaralı oda ve süitler sunan beş yıldızlı otel. En önemli özelliklerinden biri Palm Jumeirah Mall’a direkt bağlanabiliyor olması. Kapsamlı bir spa merkezi, özel plaj alanı ve Yunanistan temalı bir beach club da sahip olduğu diğer nitelikler arasında.

Adagio Premium The Palm $$: Diğer otellere kıyasla bu bölgedeki en uygun fiyatlı konaklama seçeneklerinden biri. Mini mutfaklı ve banyolu apart daireler konseptinde. Açık yüzme havuzu, restoranı ve özel plaj alanı var.

3. Jumeirah’da Gezilecek Yerler

Boylu boyunca uzanan beyaz kumlu plajları, gökdelenlerin aksine daha yatay bir mimariye sahip olan lüks villaları ve hem mağaza hem de restoran çeşitliliğiyle şehrin en prestijli bölgelerinden biri. Bölgenin planından ve burada yaşayanların profilinden yola çıkarak Kaliforniya’nın Beverly Hills’ine benzetebiliriz. Alışveriş için, gurme keşifler yapmak veya plajlarında denize girmek için tercih edilebilir. Ayrıca kitesurfing ve paddleboard gibi su sporları yapmak için de ideal.

3.1 Burj Al Arab

Fotoğraf Kaynak: Aleksandar Pasaric / Pexels

Dubai, mimar Tom Wright’ın kapısını özel bir brief ile çalar; “Bize Eyfel Kulesi ya da Sydney Opera Binası gibi Dubai’nın simgesi olacak bir yapı yarat.” Mimar da Dubai’nin basit denizcilik günlerinden buralara yükselme azmini sembolize etmek için denize bir ada inşaa edip üzerine geleneksel Arap yelkenlisi dhow şeklinde bir bina tasarlar. Mimari estetiğini beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ama çok nadir proje brief’ini bu kadar iyi hayata geçirebilmiştir. Bugün Burj Al Arab Dubai ile o kadar eş anlamlı görülür ki yapıya dair herhangi bi kötü söz halka hakaret gibi karşılanır.

Dubai’nin ikonu haline gelen bina Şeyh Maktum’a ait ve ultra-lüks bir otel olarak hizmet veriyor. Kendi deyimi ile “7 yıldızlı tek otel”. Tabi 7 yıldız diye bir resmi derecelendirme yok, sadece ne kadar ayrıcalıklı bir yer olduğunu anlatmak için söyleniyor. Kraliyet ailesine ait otelde de genelde krallar ve kendi endüstrilerinin kralı niteliğinde iş insanları konaklıyor. Helikopter pisti sıklıklıkla Dubai’nin PR çalışmalarında kullanılıyor; Federer ve Agassi maçı, Tiger Woods’un golf topunu denize vuruşu, David Coulthard’un yaptığı F1 gösterisi, Red Bull’un piste uçak indirmesi, McIlroy ve Nadal karşılaşması gibi.

Rezervasyonunuz yoksa otele uzanan köprüyü geçemiyorsunuz ancak “dünyanın en ayrıcalıklı oteli”ni merak ederseniz turlara katılarak kendinizi altın tozuna bulamanız mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Burj Al Arab’ın İçini Rehberli Tur İle Gezmek için bileti almak için tıklayın.

3.2 Jumeirah Camii

Fotoğraf Kaynak: Lidia Miralles / Pexels

Lüks ile özdeşleşen Dubai’ye bir de kimlik ve kültür lensinden bakmak isterseniz Jumeirah Camii’ne uğrayabilirsiniz. Zaten Dubai’de turistlere açık cami çok sınırlı sayıda var, çoğu sadece ibadet için kullanılabiliyor. Camii 1979 yılında yapılsa da Fatımi ve Memlük mimarisini harmanlayan geleneksel bir tarza sahip. 10-12. yüzyıllarda Mısır ve Kuzey Afrika’da kullanılan Fatımi stilini sade geometriler, geniş kemerler ve temiz hatlardan tanıyabilirsiniz. 13-16. yüzyıllarda Suriye ve Mısır bölgelerinde yaygınlaşan Memlük mimarisi ise ince işçiliği, kabartma ve taş süslemeleri, zengin detayları ve keskin hatlı minareleri ile biliniyor. Dış cephesinde çölün güçlü ışında parlayarak saflık/ temizlik çağrıştırması için beyaza yakın taşlar tercih edilmiş. Camiyi illa turla gezmeniz gerekiyor ve 75 dakika sürüyor. Rehber, İslam ve Emirati gelenekleri hakkında bilgi veriyor. Bir sürpriz detayda içeride kahve, hurma gibi Arap atıştırmalıklarının ikram edilmesi. Turlar genelde 10 ve 14’te başlıyor ve Cuma hariç her gün yapılıyor. Kadınlar baş örtüsü takmalı, hem erkekler hem de kadınlar bacaklarını ve kollarını bileklere kadar örtmeli. Caminin girişinde de abaya ve başörtüsü veriyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

3.3 Etihad Museum

Fotoğraf Kaynak: Miguel Cuenca / Pexels

Bugün BAE yer aldığı bölge 1820’den 1968’e kadar İngiltere’ye bağlı “sözleşmeli kıyılardı” (Trucial States). İngiltere, Kıbrıs’tan ve Hindistan’da tanıdığımız küçük yerel yönetimler üzerinden yönetme modelini burada da kurmuştu. İç işler emirliklerin, dış ilişkiler ve güvenlik İngiltere kontrolündeydi. Zayıflayan İngiliz İmparatorluğu’nın 1971’e kadar Suez’in doğusundan çekilme kararı almasıyla korumasız kalan emirlikler için bir güvenlik açığı oluştu. Özellikle de bölgedeki büyük aktörlerden İran ve Suudi Arabistan emirliklere karşı tehdit oluşturmaktaydı. Hayatta kalmak için birlik olmak gerektiğini gören Abu Dhabi ve Dubai emirleri bir Körfez federasyonu kurmak için 7 emirliği, Katar’ı ve Bahreyn’i bir araya getirdi. Neticede Katar ve Bahreyn kendi yolunu çizmeye karar verirdi, bir emirlik çekimsek kaldı ve diğer 6 emirlik birleşerek Birleşik Arap Emirlikleri’ni kurdular. Birlik’te şu an 7 emirlik var diye kafanızın karıştığını görür gibiyim. Bunun sebebi, başta çekimser kalan Ras al-Khaimah’in 72’de İran tehdidi artınca federasyona dahil olması. İşte bu anlaşma sürecini, anlaşmanın imzalandığı Union House’un hemen yanına inşaa edilen Etihad Museum’da yani Birlik Müzesi’nde görebilirsiniz. Bina da anlaşmanın fiziki bir sembolü olarak katlanmış bir kağıt şeklinde tasarlanmış ve 7 imzacı kalemi temsilen 7 sütun kullanılmış. Müzede kurucu babaların şahsi eşyaları sergileniyor ve Emirati kültürüne dair bilgi veriliyor. Her gün açık ve son giriş 19 civarında. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

3.4 Souk Madinat Jumeirah

Her ne kadar bir nevi AVM de olsa mutlaka zaman ayırın diyeceğimiz yerlerden biri Souk Madinat Jumeirah. Souk geleneksel çarşı demek. Burada da geleneksel çöl mimarisi ile modern hayatın getirilerini harmanlararak turist bir çarşı oluşturulmuşlar. Orta doğudan gelenler için dükkanlar çok enteresan olmayabilir, zaten muhabbet ettiğimiz birkaç esnaf da Kapalı Çarşı’dan ürünleri aldıklarını söyledi. Ancak rüzgar kuleleri ile bezeli silüeti, çarşısının geleneksel ahşap işlemeleri ve kemerleri, abra’ların turladığı yapay gölü ile nostaljik mimasi çok hoş. Keşke dikey mimari yerine bütün şehri bu şekilde modernize etselermiş dedik. Özellikle de açık havadaki güzel restoranlarda oturup bir yandan bu güzel yapıyı, bir yandan fondaki Burj Al Arab’ı seyretmek çok keyifli. Genelde mekanlar üst segment, o yüzden oturmadan fiyatlara bakın. Souk Madinat’da doğum günü yemeği yiyecek olursanız, Meat Co. isimli restoranda doğum günü sahibine Afrika davulları eşliğinde ufak bir dans şovu yapıyorlar. Dubai hikayelerimizde zaten görmüşsünüzdür. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

3.5 City Walk

City Walk’u, içinde ufak bir alışveriş merkezi de olan bir yeme-içme sokağı gibi düşünebilirsiniz. Kafanızda Dubai’de gezilmesi gereken listenizde yer alması gereken gibi değil de, çocuğunuzu The Green Planet’a getirdiğinizde, pitstop yapabileceğiniz bir yer gibi konumlayın. City Walk da JBR ve Marina Walk gibi trafiğe kapalı ve tertemiz sokakları ile çok rahat edeceği yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

3.6 The Green Planet

The Green Planet cam bir binadan fanus yaparak kurulmuş, içinde farklı kıtalardan egzotik hayvanların serbest dolaştığı ve ziyaretçilerin de arada herhangi bi bariyer olmadan onların içine karıştığı bir habitat. Konseptlerini “kapalı yağmur ormanı” ve “biyosfer” olarak geçiyor ama içinde tek bir ağaç var, o da zaten suni. Şekere bandırmadan tasvir etmek gerekirse bir nevi hayvanat bahçesi. İnsanların buraya gelme sebebi bu 80 metrelik ağacı dolanan yürüyüş yolu boyunca sloth (tembel hayvan), lemur, Afrika oklu kirpisi, karınca yiyen, lorikeet ve tukan gibi tropik kuşlar, hatta nesli tükenmekte olan pamuk başlı tamarin (Kolombiya’dan bir maymun türü) gibi anca Nat Geo’da göreceğiniz hayvanlarla burun buruna gelmeleri. Serbest dolaşanların yanı sıra sürüngen türleri, su canlıları ve böcekler için de kafesli bölümler var. Serbest gezen hayvanlara dokunmak yasak ancak bir çalışanın denetiminde yılan, kirpi ya da sürüngenler gibi bazı hayvanlara dokunma imkanı oluyor. 2 yaş altına giriş ücretsiz. 10.00 -18.00 arası açık.

The Green Planet Giriş Bileti‘ni buradan satın alabilirsiniz.

Bir de kuş, tembel hayvan, armadillo, karıncayiyen, dikenli karınca yiyen (echidna), oklu kirpi, sürüngenler, sugar glider (Avusturalya’ya özgü, sincap tipli bir keseli) gibi hayvanlar ile ekstra ücrete tabi buluşmalar var. Özel bir hayvana merakınız varsa buluşma gününe ve saatine bakarak gezinizi planlayın. Buluşma yapmayacaksanız 1 saat ayırmanız yeterli. Buluşma satın almak için illa giriş biletinizi The Green Planet websitesinen almanız gerekiyor. Sepete Day Pass (günlük giriş) attıktan sonra sayfanın altında size Add Encounters opsiyonu verecek. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

3.7 La Perle

Dubai’nin Cirque Du Soleil’i olarak hızlıca özetleyebileceğimiz La Perle akrobasi ve ileri sahne teknolojilerini birleştiren 90 dakikalık bir şov. Dubai’yi kurarken “Dünyada bu işi en iyi bilen kimse onu getirip yaptıralım” yaklaşımını benimsemişler. Bu şovun arkasında da bir Vegas efsanesi ve Cirque Du Soleil’in yaratıcı direktörü olan Franco Dragone’nun ta kendisi var. Dev bir arenada genelde günde 2 matine şeklinde gerçekleşiyor. 2 yaş üzeri çocukların alınması çok güzel çünkü uçan insanlar, rengarenk ışıklar ve kostümler görmek onlar için daha da ilginç. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

La Perle şov bileti almak için tıklayın.

3.8 Jumeirah’da Denize Girilecek Yerler

Mercato Beach

JBR ve Rove La Mer gibi popüler plajların aksine daha sakin bir Dubai plajı. Beyaz kum zemine ve hırçın dalgaları olmayan bir denize sahip. Soyunma kabinleri, tuvalet ve duşlar bulunuyor fakat şezlong ve restoran gibi olanakları bulamayacağınız bir halk plajı. O yüzden beklentiyi buna göre ayarlayıp, eşyalarınızla hazırlıklı gitmenizde fayda var. Bir şeyler yiyip içmek istediğinizde ise beş dakikalık yürüyüş mesafesinde gidebileceğiniz Mercato Shopping Mall var. Ayrıca şu an düzenleme çalışmaları sürdüğü için plaj girişe kapalı, çalışmaların ne zaman biteceği de belli değil. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Jumeirah Beach

Fotoğraf Kaynak: Lloyd Alozie / Pexels

Dubai’nin en ünlü halka açık plajlarından biri olan Jumeirah Beach, Burj Al Arab manzaralı bir halk plajı. Uzun yürüyüş ve bisiklet yolları, soyunma odaları, tuvalet ve duş gibi olanaklara sahip. Şemsiye ve şezlong kiralamak da mümkün. Işıl ışıl bir şehir manzarası sunduğu için günün ilerleyen saatlerinde ve hafta sonlarında özellikle kalabalık. Ayrıca jet ski, kürek sörfü ve paraşüt gibi aktiviteler için de sıkça tercih ediliyor. Fakat şunu da belirtmemiz lazım ki durmaksızın devam eden çalışmalar ve inşaatlarla huzurlu ve sessiz sakin bir plaj atmosferi bulmayı beklememek gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Sunset Beach

Burj Al Arab manzaralı, beyaz kumlu halk plajlarından bir diğeri. Özellikle sörf yapanlar ve gece yüzmek isteyenler tarafından tercih ediliyor. Giriş için herhangi bir ücret ödemenize veya rezervasyon yapmanıza gerek yok. Duşlar, wc ve atıştırmalık bir şeyler alabileceğiniz büfesi mevcut fakat şezlong ve şemsiyeye ihtiyaç duyuyorsanız bunları kendiniz getirmeniz lazım. Umm Suqeim Park’ın hemen önünde, taksilerin sık geçtiği bir konumda. Her gün kullanıma açık. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

La Mer Beach

La Mer en çok sevilen Dubai plajlarından biriydi, ancak özelleştirildi. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Kite Beach

Kite Beach, bizce Dubai’nin an atmosfer sahibi plajı. Food Truckları, büfeleri ile resort estetiğinden arındırılmış, daha batılı ve samimi bir hissi var. Yüzmesiniz bile gelip uzun yürüyüş parkurunda yürümekten, şirin mekanlarını incelemekten keyif alırsınız. Ancak burada kitesurf yapılmasından da tahmin edebileceğiniz üzere çok esiyor. Gitmeden önce rüzgar durumuna bakmanızda fayda var çünkü bazen rüzgar o kadar sert oluyor ki insanın burnundan geliyor. Kiteçılar için hava hoş tabi. 🙂

Esmediği günlerde aileler sıkça tercih ediyor çünkü suyu dingin ve sıcak, kumu da incecik. Voleybol oynayanları, kitesurfing, kano ve jet ski yapanları veya parkurda koşan insanları izlemek başlı başına bir aktivite değerinde. Şezlong ve şemsiye kiralamak mümkün, ayrıca tuvalet ve soyunma odası gibi imkanlara da sahip. En meşhuru SALT isimli hamburgerci olmak üzere çeşitli food truck’lar da plajda bulunuyor. Her gün 7/24 açık. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Al Sufouh Beach

Fotoğraf Kaynak: 7777777kz, Al Sufouh 2 – Dubai – United Arab Emirates – panoramio, CC BY 3.0

Palm Jumeirah yakınlarındaki halk plajlarından bir tanesi. Zemini beyaz kum, denizi ise sakin. Aktiviteler açısından zengin değil fakat voleybol oynayabileceğiniz alanlar mevcut. Wc, duş alanı ve soyunma kabinin gibi özelliklerin hiçbiri bulunmuyor. Bu sebeple ihtiyaç duyacağınız her şeyi yanınızda getirmeniz gerekiyor. Normal koşullarda gün doğumundan gün batımına kadar açık fakat yaklaşık altı aydır kapalı olduğu ve özel bir işletmeye satıldığı söyleniyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

3.9 Jumeirah’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/primiae

Primi – City Walk Dubai: El yapımı makarnalar ve taze deniz ürünleri ağırlıklı bir menüsü bulunan İtalyan restoranı. Bohem atmosferi hem gelişigüzel yemek molaları hem de özel akşam yemekleri için uygun. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/3fils

3Fils: Michelin rehberinin Bib Gourmand Listesi’nde yer alan 3Fils, açık mutfak konseptli modern bir Japon restoranı. Özellikle Şili levrekleri, baharatlı kuzu kaburgası ve deniz yosunlu salatası tavsiye ediliyor. Manzaralı masalar isterseniz teras kısmındaki Jumeirah Limanı’na bakan masaları tercih etmelisiniz. Rezervasyon gerekmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Orto Cafe: Pinterestvari minimal bir dizaynı olan Orto, Dubai Water Canal’ın hemen dibinde bulunan bir kafe. Kahve ve içecek seçeneklerine ek bowl’lar, sandviçler ve tatlılar açısından da zengin. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

KNOT BAKEHOUSE: Burası da Dubai Water Canal’a giden cadde üzerinde uğranabilecek bir fırın. Kruvasan gibi hamur işleri, tostlar, sandviçler ve tatlılarına ek çeşit çeşit aromaya sahip matcahaları var. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Berenjak Dubai: Londra menşeili İran restoranı Berenjak’ın Dubai’de açılmış şubesi. Londra’daki gibi bu şubesi de Michelin’in Bib Gourmand rehberinde kendine yer edinmiş. Kömür ateşinde pişen ızgara etleri ve soğuk mezeleri menüsünde ön plana çıkıyor. Ayrıca İran halıları, duvar kilimleri, büyük şamdanları ve tablolarıyla ilgi çekici bir dekorasyonu var. Rezervasyon zorunlu olmasa da tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

IchiRyu Ramen House Wasl: Manga ve anime karakterlerinin sık sık kullanıldığı dekorasyonuyla al Wasl civarında tercih edebileceğiniz bir ramen restoranı. Haftanın her günü açık. Ayrıca Marina bölgesinde de bir şubesi var. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/steakonme.ae/

Steak On Me: Al Wasl caddesi üzerindeki bir et restoranı. “Steak On Me” isimli bifteği, cheeseburgeri ve cannelloni makarnası ünlü. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/brunchandcake/

Brunch & Cake Wasl 51: Sağlıklı protein shake’lerden taze sıkım meyve sularına, açai bowl’lardan pankek ve wafflelara çeşit çeşit brunch tabağını gün boyunca bulabileceğiniz bir restoran. Bambu ve hasır gibi doğal malzemelerin süslediği, açık renklerin hakim olduğu bohem bir tasarımı var. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/GoldfishSushiDubai

Goldfish Sushi & Yakitori: Galleria Mall alışveriş merkezinde bulunan ödüllü Japon restoranı. Hem Michelin hem de Bib Gourmand rehberinde bulunuyor. Sushi ve ramenler, Wagyu eti ve paylaşımlık tabaklar menüde bulabilecekleriniz arasında. Ayrıca “Yellowtail Carpaccio”su en popüler tabaklarından biri. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

ORFALI BROS RESTAURANT: Urfa kökenli üç Suriyeli kardeşin kurduğu Orfalı Bros Restaurant, 2025 yılının “Tüm Dünyanın En İyi 50 Restoranı Listesi”ne 37. sıradan girmiş ödüllü bir restoran. Michelin rehberinde de bulunuyor. Fine-dine seviyesinde tabaklar çıkarırken bunu açık mutfak konseptinde, daha samimi bir atmosferde yapmayı hedefliyorlar. Mantarlı pideleri, Wagyu kebapları ve fermente içecekleri gidince tatmanız gereken lezzetlerinden. Tadım menüleri de mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/21grams.dubai/

21grams Urban Balkan Bistro: Cevapi, börek, ajvar ve phyllo pie gibi lezzetleri tadabileceğiniz Balkan mutfağı restoranı. Bib Gourmand rozetine de sahip. Samimi ve rahat bir ambiyansı var. Ayrıca kahvaltı için de tercih edilebilir, “Balkan Breakfast” isimli tabağı tavsiye ediliyor. Restoran Meyan Mall’un ikinci katında bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

ZouZou Turkish & Lebanese Restaurant: Alinazik, lahmacun ve tombik döner gibi bizim damak tadımıza uygun yemeklere ek Lübnan mutfağından fette, humus ve tabbule gibi lezzetler de bulabileceğiniz füzyon bir restoran. Dubai’de birkaç şubesi olduğundan bahsetmiştik, burası da Jumeirah’taki şubesi. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

REIF Japanese Kushiyaki: Dubai’de üç şubesi bulunan Japon restoranı REIF Japanese Kushiyaki’nin en bilinir şubesi Al Wasl’da olanı. Singapurlu şef Reif Othman’ın Japon sokak yemeklerini modern dokunuşlarla yeniden yorumlamasıyla ortaya çıkan menü kushiyaki şişler, ramen ve sushi gibi tatlardan oluşuyor. Bu restoranın da Michelin’in Bib Gourmand listesinde olduğunu belirtelim. İnternet üzerinden rezervasyon yapmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

3.10 Jumeirah’dan Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Four Seasons Resort Dubai at Jumeirah Beach $$$: Hem oda ve süitlerine hem de otelin geneline hakim olan Arap mimarisi dokunuşlarıyla Jumeirah bölgesinde tercih edebileceğiniz beş yıldızlı otellerden. Ayrıca özel plaj alanı, yüzme havuzları ve fitness merkezi de var.

Mandarin Oriental Jumeirah $$$: Spa, yüzme havuzu ve gece kulübü gibi olanakları bulunan, çağdaş ve lüks bir tasarıma sahip olan beş yıldızlı otel. Portekiz, Japonya ve Akdeniz gibi yerel mutfakların yemeklerini sunan restoranlara da sahip.

Rove La Mer Beach, Jumeirah $$: La Mer Plajı’na sıfır konumda bulunan üç yıldızlı otel. Odaları havadar ve elverişli, her birinde düz ekran tv, kahve makinesi ve klima gibi gerekli özellikler mevcut. Ayrıca önerilen bir kahvaltısı var.

Nikki Beach Resort & Spa Dubai $$: Pearl Jumeirah’ta bulunan ve konuklarına açık yüzme havuzu, fitness merkezi ve özel plajı alanı sunan beş yıldızlı otel. Oda, süit ve villa olmak üzere üç farklı konaklama seçeneği mevcut. Bazılarının kendine ait havuzu da var.

4. Downtown Dubai’de Gezilecek Yerler

Dünyanın en yüksek yapısı olan Burj Khalifa’nın, 1.000’den fazla mağazasıyla Dubai Mall’un, müzik ve fıskiye gösterisi sunan Dubai Fountain’in bulunduğu modern bölge. En pahalı oteller, yüksek gökdelenler, şık restoranlar ve barlarla şehrin dünyaya yansıttığı iştihamı yaşamak isteyenler için Dubai’nin vitrini niteliğinde diyebiliriz. Ayrıca geleneksel Arap mimarisininin modern yorumunu görebileceğiniz Souk Al Bahar çarşısı ve dünya çapında performanslara ev sahipliği yapan Dubai Operası da burada bulunuyor.

4.1 Burj Khalifa

Fotoğraf Kaynak: Shann / Pexels

Dubai’nin medarı iftiharı, dünyanın en yüksek binası rekorunun sahibi, 828 metreden dünyayı seyreden dev Burj Khalifa. Gerçekten seyir teraslarından aşağıya bakınca Dubai gibi gökdelenle dolu bir yer bile maket gibi duruyor. Boyu yaklaşık 200 kata tekabül ediyor ancak teknik katlar çıkınca insan kullanımına açık 163 katı var. 3 farklı seviyeye seyir terası yapmışlar. Hepsi farklı ücretlendiriliyor ve içerikleri de biraz farklı. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Burj Khalifa Seyir Terası Biletleri

1) 124 &125. katlar: En popüler bilet, fiyatı nedeniyle 456 metredeki bu seyir terasına çıkmak. O yüzden burada kalabalıklar ve kuyruk bekleyebilirsiniz. Alt katı açık hava seyir terası, üst katında ise Dubai’nin silüetini tanıtan teleskoplar var. Açık hava dedikleri sizi aldatmasın, yine yüksek camlar arkasından manzaraya bakıyorsunuz, sadece tavanı kapalı değil. Peki, yükseklik dünyanın en yüksek binasında hissetmeye yetiyor mu? Dubai’nin en yüksek 2. binası taa Marina bölgesindeki 425 metrelik Marina 101 olduğu için elbette kendinizi tepede hissediyorsunuz, ancak şehirin genelde dikey mimariye sahip olması biraz o derinlik hissini biraz azaltıyor tabi.

124 & 125. Kata Giriş Bileti almak için tıklayın.
124 & 125. Kata Sıra Beklemeden Giriş Bileti almak için tıklayın.

2) 148. kat: Artık ikramların başladığı yüksekliktesiniz. Buraya bir lounge alanı yapmışlar ve açık büfesinden istediğiniz gibi atıştırmalık bir şeyler alabiliyorsunuz. Keza kendine ait açık ve kapalı terasları da var ve aşağıdakine göre çok daha sakin. 148. kat bileti ile alt katlara da girebiliyorsunuz. 148 ve sonraki katların en büyük avantajı asansör ve güvenlik kontrolünde önceliği olması. 124 için yüksek sezonda 40 dakika asansör bekleyen duyduk.

148. Kata Giriş Bileti (124 ve 125’e giriş ve sıra beklemeden geçiş hakkı dahil) almak için tıklayın.

3) 152, 153, 154. katlar: 585 metredeki bu alanın adı “The Lounge” ve şampanya ile turunuz başlıyor. 148. kat gibi burayı da açık büfeli bir lounge alanı olarak planlamışlar. Buranın en büyük 2 farkı alkol servisinin de olması ve gerçek anlamda bir açık seyir terasına sahip olması. Cam çitler sadece göğüs hizasında kadar yükseliyor. Şehrin tüm dikey mimarisine rağmen burada tam bir tepeden bakma hissiyatı var. Elbette bu bilet ile alt katlara da girebiliyorsunuz.

152. Kata Giriş Bileti (124,125 ve 148’e giriş ve sıra beklemeden geçiş hakkı dahil) almak için tıklayın.

Kimler Geldi, Kimler Geçti…

Burj Khalifa’dan önce en yüksek bina tacını Tayvan’daki 508 metrelik Taipei 101, ondan önce Malezya’daki 452 metrelik Petronas Powers, ondan önce de Chicago’daki 442 metrelik Willis Tower takıyordu. Anlayacağınız 20-50 metrelik uzatmalarla ünvan kaptırılıyordu. Dubai işini sağlama alıp rakiplerine yüzlerce metrelik fark atmasına rağmen Suudi Arabistan 1 kilometreyi aşan Jeddah Tower’ın inşaatına başlayınca ortalık karıştı. Tahtını kaptırmaya hiç niyeti olmayan Dubai hemen Dubai Creek Tower projesini hayata geçirdi. Ancak tam olarak kaç metreye varacağı açıklanmadı, acelesi de yok zaten, Jeddah Tower inşaatı da finansal sıkıntılar nedeniyle sarktı…

4.2 Sky Views Dubai’de Cam Kaydırak & Edge Walk

Address Sky View Oteli’nin içindeki Sky Views Dubai’nin cam yürüme platformu ve 53. kattan 52’ye inen cam kaydırağı, fonda Dubai’nin ikonu Burj Khalifa ile panoramik fotoğraflar çekebileceğiniz eğlenceli bir gözlem istasyonu. Cam teras (observatory) ayrı, kaydırak (glass slide) ayrı ücretlendiriliyor. Çocuğunuzla gidecekseniz kaydırak için minimum 120 cm olmaları gerektiğini ve bilet başına 1 kez kayılabildiğini bilmenizde fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Cam Teras + Cam Kaydırak Bileti (Observatory + Glass Slide) almak için tıklayın.

Edge Walk

Bunlar sizi kesmezse, Edge Walk deneyiminin kalbinizin atışını hızlandıracağından şüphemiz yok. Sizi belinizden kemerle emniyete alıyorlar ve 220 metre yukardaki terasın çeperinden sarkarak binayı turluyorsunuz. Burj Khalifa’dan yürüyerek 5-7 dakikada olduğunu düşünürsek ikisini de aynı gün içinde yapabilirsiniz. Bunun için de fiyat avantajlı kombine biletler yapmışlar:

Burj Khalifa 148. Kata Giriş + Sky Views Standart Bileti (İsterseniz orada kaydırak bileti ekletebiliyorsunuz) almak için tıklayın.
Burj Khalifa 124 & 125. Kata Giriş Bileti + Edge Walk Bileti almak için tıklayın.

4.3 Dubai Fountain

Fotoğraf Kaynak: Aleksandar Pasaric / Pexels

275 metreyi kaplayan ve 150 metreye çıkan jetleri ile dünyanın en büyük koreografili müzikli fıskiye şovu elbette Dubai’de. Dubai Mall’un önündeki havuzda her yarım saatte bir, 3-5 dakika boyunca müzik eşliğinde sular fışkırıyor. Biz çok özel bulmadıysak da Dubai’de yapılmadan dönülmeyeceklerden kabul ediliyor ve zaten Burj Khalifa ve Dubai Mall’un dibinde olduğu için herkesin yolu illa bir düşüyor. Şovun en güzel vakti havuz ışıklarının devreye girmesi ama havanın da çok karanlık olmaması sebebiyle gün batımından sonraki ilk 1-2 saat. Dolayısı havuzu gören restoranlarda akşam yemeği yapmak oldukça popüler. Bu saatlerde rezervasyonsuz yer bulmak oldukça zor. Rüzgarın çok olduğu günlerde şov iptal ediliyor, aklınızda olsun. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

4.4 Dubai Mall

Fotoğraf Kaynak: Anna Sovi / Pexels

Dünyanın en büyük AVMsi de tahmin edeceğiniz üzere Dubai’de. İçinde buz pateni pistinden akvaryuma, 1200 mağazadan 200 restoranta, Amerikan markalarından Avrupa klasiklerine gez gez bitmeyecek büyüklükte. Ben alışveriş seven birisi olmama rağmen 1-2 saat zor dayandım çünkü içeride çok yorucu bir uğultu var. Şehirdeki diğer AVMlerde daha rahat ettim. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

– Dubai Aquarium & Underwater Zoo

Fotoğraf Kaynak: Diego Britez / Pexels

Dubai Mall içindeki Dubai Aquarium & Underwater Zoo için de çok özel bir akvaryum diyemeyiz, dünyada birçok muadili var. Ancak ekstra ücrete tabi penguen buluşmaları ile farklılaşıyorlar. Alışveriş sevmeyen babalar ve çocuklar birlikte vakit geçirirken, annelerin rahatça dükkan gezmesi en cazip yanı. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Dubai Aquarium & Underwater Zoo Giriş Bileti almak için tıklayın.

– Dubai Ice Rink

Son olarak, buz pateni pisti olması çöl sıcakları bastığına Dubai Mall’u şehrin en güzel yeri yapıyor. İster ders alabilir, ister kiralama yaparak kendiniz kayabilirsiniz. Patenler ücrete dahil ama yeni başlayan çocuklar için destek malzemeleri için ayrı ücret talep ediyorlar. Kapış kapış giden bir şey olmadığı için vardığınızda bilet alabilirsiniz. Önden almak isterseniz de linkini aşağıya bıraktık. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Dubai Buz Pisti Giriş Bileti almak için tıklayın.

4.5 Downtown Dubai’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/timeoutmarketdubai

Time Out Market Dubai: Geleneksel Arap çarşılarının modern şekilde yorumlanarak hem çarşı görünümünde hem de alışveriş merkezi konseptinde tasarlanmış olan Souk Al Bahar’daki gurme bir yemek alanı. İçinde şehrin en iyi restoranlarının ve şeflerinin tek bir çatı altında toplanmasıyla özenle seçilmiş 17 restoran ve 3 barın bir araya geldiği bir alan. Fiyatlar konusunda beklentinizi restoranlar kadar pahalı olmayan ama fastfood kadar da ucuz olmayan bir seviyede tutabilirsiniz. Rezervasyon vs. yok, tamamen food hall konseptinde kim nereye denk gelirse oraya oturuyor. Burada ayrıca Burj Khalifa’yı ve Dubai Çeşmesi’ni gören geniş bir teras da var. Hafta içi her gün 12.00’den, hafta sonları ise 10.00’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

Soul Kitchen Dubai: Latin Amerika ve Lübnan füzyonu menüsüyle Soul Kitchen yemek ve sanatın bir arada harmanlandığı bir restoran. Menüsünde wagyu köfte, vejetaryen mantı ve tavuk shawarma empanada’lar görmek mümkün. Belli bir saatten sonra club moduna geçiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/zenondubai/
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/zenondubai/

Zenon Dubai: Led ekranlarla kaplı duvarlarında yapay zeka tarafından üretilmiş görsel şovların gösterildiği, yenilikçi bir Asya&Akdeniz mutfağı restoranı. Aynı zamanda DJ setleri de kuruluyor. Böylece gastronomi, yapay zeka ve müziğin bir arada olduğu bir restoran kategorisine giriyor. Deniz tarağı ve somon carpaccio’su öne çıkan lezzetler arasında. Rezervasyon yaptırıp gitmek faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Thiptara: Burj Khalifa ve Dubai Fountain manzarasını gören konumuyla Thiptara, Tay mutfağını fine-dine seviyesinde tadabileceğiniz lüks bir restoran. Tom Yum çorbası, green-red curry, satay, dim sum gibi tabakları seviliyor. Özellikle manzarayı gören masalarda oturmayı planlıyorsanız önden rezervasyon yaptırmalısınız. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/thebohox/

BohoX – All Day Breakfast Downtown Dubai: Günün hangi öğününde canınız kahvaltı yapmak isterse o zaman tercih edebileceğiniz bir restoran. Ispanaklı börekten peynirli omlete, çılbırdan French toast’a tatlı-tuzlu çeşitli kahvaltı tabaklarına sahip. Restoranın iç dekorasyonu da yeşil bitkilerin ve doğal unsurların kullanılmasıyla oldukça ferah ve bohem tarzda. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

PUBLIC: Dubai Mall içinde bulunan Public, hem İtalyan hem de Amerikan lezzetlerini bulabileceğiniz bir restoran. Renkli ve hareketli bir atmosferi var. Menüsü pizza, makarna, burger ve salatalar ağırlıklı. Konum olarak Dubai Mall’un içinde, Burj Khalifa’yı gören bir terası mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

Foundry: Sanat galerisi ve modern çalışma alanı konseptindeki Foundry için Downtown Dubai’nin kalbinde bulunan yaratıcı bir merkez diyebiliriz. İçince bağımsız sanatçıların eserlerini görebileceğiniz sergiler, bir kütüphane, podcast odası ve kafe bulunuyor. Tamamen ücretsiz şekilde gezilebilecek alan özellikle dijital göçebelerin ve sanatseverlerin favori yerlerinden. Yani ister gidin laptopunuzla çalışın ister kahve molası verin isterseniz de güncel sergileri gezin tamamen size kalmış. Her gün sabah 10’dan gece 10’a kadar ziyaret etmek mümkün. Arabanız varsa Boulevard P2’deki otoparka da ücretsiz park edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

Café Bateel: Dubai’de en iyi hurma nereden alınır en cevabı Bateel’den. Dünyada neredeyse her kıtada pek çok şubesi bulunan prestijli hurma markası Bateel’in Dubai’de de toplam on beş şubesi mevcut. Örneğin en bilinenleri Dubai Mall, DIFC ve Jumeirah bölgelerinde. Aslen Suudi Arabistan menşeli olan bu markanın olayı ise kaliteli ve organik gurme hurmaları. Hurmalar sade satılabildiği gibi karamelize cevizli, fıstıklı, limon kabuklu veya bademli çeşit çeşit dolguyla da sunuluyorlar. Ayrıca şık paketlemeleri ve üst segment fiyat etiketleriyle de insanların Dubai’den sevdiklerine götürmeyi tercihe ettiği hediyeler arasında. Ancak marketten alabileceğiniz hurmalara kıyasla oldukça pahalı. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

4.6 Downtown Dubai’den Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Boulevard, Autograph Collection, Downtown Dubai $$: Burj Khalifa’ya yirmi dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan Hotel Boulevard güneşlenme terası ve açık yüzme havuzu gibi olanaklara sahip olan dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Her birimi modern tarzda dekore edilmiş. Klima, düz ekran TV, minibar ve kahve makinesi hepsinde bulunuyor.

Kempinski The Boulevard Dubai $$: Yüksek tavanları, gösterişli avizeleri ve çiçek aranjmanlarıyla Kempinski lüksünü hissettiren beş yıldızlı lüks bir otel. Hem Dubai Mall’a hem de Burj Khalifa bölgesine kapalı koridorlarla yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca spa ve yüzme havuzu gibi olanakları da var.

Kempinski Central Avenue Dubai $$: Açık yüzme havuzu ve fitness merkezi gibi olanakları olan beş yıldızlı otel. Odalarında çoğunlukla açık renkler kullanılmış, bu sebeple ferah bir havaya sahipler. Her biri klima, balkon, kahve makinesi ve özel banyo gibi özelliklerle donatılmış.

Vida Dubai Mall $$: Downtown Dubai’de, yüzme havuzu, otoparkı, restoranı ve iyi bir kahvaltısı olan beş yıldızlı otel. Dubai Mall’a bağlanan koridorlarla direkt geçiş de sağlayabiliyorsunuz.

5. Al Barsha & Al Quoz’da Gezilecek Yerler

Ne Al Barsha ne de Al Quoz, Dubai’ye ilk gelişinizde mutlaka görün diye ısrar edeceğimiz mahalleler ancak buradaki Alserkal Avenue bizce Dubai’nin en hoş yerlerinden ve kesinlikle zaman yaratmalısınız. Ayrıca aşağıda göreceğiniz üzere çocuklu bir aileyseniz buraya uğramak için bolca sebebiniz var. Birbirlerine yakın olmaları sayesinde birkaçını birden bir peş peşe yapabilirsiniz.

5.1 Mall of the Emirates

Fotoğraf Kaynak: AHAMED SHAIBIN / Pexels

Dubai Mall’dan sonra Dubai’de alışverişin bir diğer gözde mekanı olan Mall of the Emirates, 2005 yılında açılmış devasa bir yaşam ve eğlence merkezi. Belki burada 2 dakika durup, AVM konusuna bir değinmek lazım çünkü AVMlerin buradaki yeri tam bizim kültürümüzdeki işlevinden fazlasına tercüme ediyor. Çöl sıcakları sokak hayatını oldukça kısıtladığı için burada AVMler sokak yaşantısının yerini almış. AVM içinde mahkeme salonu da gördük noter de, diş kliniği de gördük banka şubesi de. Nasıl şehir yaşantısında çarşı pazar ve çeşitli kurumlar bir kabukta bulunabiliyor, buradaki AVMlerde onu düzeni kapalı alana taşımışlar gibi. Elbette her zaman hepsinin, özellikle de Mall of Emirates ve Dubai Mall gibi daha turistik olanların, odağında alışveriş var.

Mall of the Emirates de 630’dan fazla mağaza, 100’ü aşan restoran ve bar, 80’den fazla lüks markaların butiklene ev sahipliği yapıyor. Ayrıca burayı diğer alışveriş merkezlerinden ayrın birkaç özellik daha var: Gerçek karla kaplı olan kayak merkezi Ski Dubai, sanal gerçeklik deneyimi sunan Dreamscape ve donanımlı bir sinema olan VOX Sinemaları. Alışveriş merkezi her gün sabah 10.00’dan gece yarısına kadar açık. Arabayla gidecekler için otoparkı var. Toplu taşımayla gelecekler ise Mall of the Emirates Metro İstasyonu’nda inip birkaç dakika yürünebilir. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

– Ski Dubai

Mall of the Emirates’e başlı başına ziyaretçi çeken Ski Dubai, yılın her döneminde açık olan gerçek karla kaplı devasa bir kapalı kış kompleksi. Gözde canlandırabilmek adına üç futbol sahası büyüklüğünde olduğunu söyleyelim, bu yüzden de kendi alanında dünyanın en büyük kapalı kayak merkezlerinden biri sayılıyor. Hem başlangıç hem de profesyonel seviyede kayak yapanlara uygun olan beş farklı piste sahip. Gerçek dağ atmosferini yaratabilmek adına telesiyej de kurulmuş. Ayrıca kayak yapmayanlar için veya özellikle çocuklu ailelere hitap edebilecek kar tüpleriyle kayma, dev şeffaf toplarla yokuş aşağı yuvarlanma veya penguenlerini çok yakından görüp dokunabileceğiniz başka başka aktiviteler de var. Kompleks her gün gece yarısına kadar açık. Biletinize kayak takımı ve bot gibi ekipmanlar dahil, hem gişeden hem de web siteleri üzerinden bilet satın almanız mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Ski Dubai bileti almak için tıklayın.

Not: Burada “Penguenlerle Yemek” deneyimleri satıyorlar. Atladığımız için yazmadığımız sanılmasın, penguenlerin sirk hayvanı gibi kullanılması bizi rahatsız ettiği için özellikle eklememeyi seçtik.

5.2 OliOli



OliOli®, özellikle 2-6 yaş çocukların bayılacağı, dokunarak, deneyerek eğlendiren bir oyun parkı. Dijital ekranlar veya pasif oyuncaklar olmadan, çocukları hem duyusal, hem zihinsel hem de hareketli oyunlarla saatlerce oyalayan ve çaktırmadan da çok şey öğreten bir konsepti var. Galeri galeri deneyim alanları kurmuşlar. Islak bölümünde baraj kuruyor, akış değiştiriyor ve sıçratıyorlar, yağmurluk giyip gerçek araba yıkıyorlar. Hava bölümünde balonlar, tüneller ve fanlarla aerodinamik oyunlar kuruyorlar, hareket alanlarında dünyada gördüğünüz göreceğiniz en güzel ve dev kroşe ağa tırmanıyorlar. Bizim 2 yaşındaki kızımız çok eğlendi, 4 yaşındaki arkadaşı daha da çok eğlendi. Küçük çocuğunuz varsa mutlala buraya getirmelisiniz. 8 yaşından sonra daha az büyülü gelir. Biletler “bir çocuk biletine bir yetişkin bileti bedava” şeklinde satılıyor. Her gün 19.00’a kadar ziyarete edilebilir. Dubai’de birkaç yerde Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Önemli:
– Yağmurluk veriyorlar ama yedek ayakkabı ve kıyafet götürün.
– İçindeki kafeye erişmek için illa biletinizin olması lazım. Birimiz çocukla gideriz, diğerimiz kafede bekleriz diye plan yaparsanız, 2. ebeveyne de bilet almanız gerekir. Öyle yakınlarında da alternatif kafe yok.

OliOli® Giriş Bileti almak için tıklayın.

5.3 Alserkal Avenue

Alserkal Avenue, Dubai’nin kültür-sanat kalbi ve pop-up dükkanları, butik mekanları ile hiç şüphesiz şehrin en cool yeri. Şehirdeki çoğu sinema etkinliği, festival, yaratıcı atölyeler veya modern sanat sergisi burada gerçekleşiyor. Bölgenin sanayi bölgesinden şehrin kültür sanat merkezine dönüşmesinde de birkaç dönüm noktası olmuş. Bunlardan ilki 2008’de Ayyam Sanat Galerisi’nin buraya taşınması, ilk kurşunu bu galeri sıkmış diyebiliriz. Bir yıl sonra 2009’da önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Carbon 12’nin buraya taşınması da diğer galerilerin onları takip edip buraya taşınmalarına sebep olmuş. O zamandan beri faaliyetlerini çeşitlendiren ve artıran alan bugün Carbon 12, Green Art Gallery, Leila Heller gibi sanat galerilerine, Dubai’nin ilk ve tek bağımsız sineması olan Cinema Akil’e ve butik yeme içme mekanlarına ev sahipliği yapıyor. Brunch yapmayı düşürseniz Paris’in popüler kafesi Wild & The Moon’un burada bir dükkanı var, diğer bir seçeneğiniz de bkry. Sergilerin çoğu normal koşullarda ücretsiz şekilde gezilebiliyor. Dubai’ye varmadan mutlaka burada herhangi bir festival/ etkinlik var mı Instagramlarından kontrol edin, yoksa bile gelip Dubai’nin bu yüzünü de görün. Dubai’ gece çıkmak için en hoş mekanlardan olan The Fridge‘in de programına bakmadan akşam için plan yapmayın. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

5.4 Bounce

Alserkal Avenue’ya birkaç dakika yürüme mesafesinde bulunan Bounce devasa bir trambolin parkı. İçindeki çeşit çeşit trambolin ve macera parkurlarında, yakan top oyunlarında çocuğunuzun bütün enerjisini bırakması garanti. İddialı olanlar çocuklar ya da yetişkinler akrobatik hareketler deneyebilecekleri dersler de var ancak onlar tek seferlikten çok devamlılık halinde ilerleyecek beceriler. Haftanın her günü 10.00 ve 21.00 saatleri arasında açık. Rezervasyon yaptırıp bilet satın almak web siteleri üzerinden online şekilde mümkün. Ayrıca bir tane de Festival City Mall’da var. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Not: 2-6 yaş çocuklara göre de bir “miniBOUNCE” salonları açmışlar, Google Maps’ten farklı konumlarını görebilirsiniz.

5.5 Al Barsha & Al Quoz’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Tashas Al Barsha: Şık ve bohem dekoruyla sadece yemek yemek için değil, Instagram’lık postlar çıkarmak için de tercih edebileceğiniz bir restoran. Çoğunlukla kahvaltı tabaklarıyla ön plana çıkıyor fakat günün her öğünü için tercih edebileceğiniz genişlikte bir menüye sahip. Her gün 08.00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Din Tai Fung: Dünyada pek çok şubesi bulunan Tayvan restoranı Din Tai Fung’un Dubai’de de iki şubesi bulunuyor. Biri The Dubai Mall’da, diğeri ise Dubai Hills Mall’da. Menüsü buharda dumpling, wonton, noodle ve kızarmış pilav gibi lezzetlerden oluşuyor. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Albeirutiofficial

Al Beiruti SZR: Sheikh Zayed Caddesi üzerinden bulunan Lübnan restoranı. Hummus, moutabbal, tabbule, babagannuş ve falafel gibi Lübnan mutfağına özgü yemeklerini bulabileceğiniz menüsü bizim damak tadımıza da uygun. Hem iç hem de dış mekanında oturma alanları mevcut. Rezervasyon zorunlu olmasa da akşam yemeklerinde tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

bkry: Bir sanat bölgesi olan Alserkal Avenue’de bulunan bkry, artisan hamur işleri bulabileceğiniz modern bir fırın. Pekan cevizli ve fıstıklı kruvasanları için insanlar kuyruk kuyruk bekliyorlar. Avokado tost ve omlet gibi tabakları da kahvaltı yapmak için uygun. Her gün açık fakat her an oturmaya uygun yer olmayacağını belirtelim. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/people/DUO-Gastrobar-Dubai-Hills/

DUO Gastrobar: Gastronomiyi herkes için ulaşılabilir kılmayı hedefleyen DUO Gastrobar, Michelin tarafından Bib Gorumand’a layık görülmüş bir restoran. Dubai Hills ve Dubai Creek Harbour olmak üzere iki şubesi var. Modern Avrupa, Akdeniz ve Asya mutfaklarından ilham alan menüsünün yıldızı soğan gratenli sığır yanağı ve mantar soslu somonu. Ayrıca kahvaltı menüleri de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Konjiki Hototogisu: Dubai’deki Bib Gorumand ödüllü restoranlardan bir diğeri de ramenleriyle ünlü Japon restoranı Konjiki Hototogisu. İstiridyeli shoyu rameni en popüler tabağı, ardından gyoza, tempura ve yakitorisi geliyor. Restoran Mall of the Emirates’te, 2. katta bulunuyor. İçinde çocuklar için ayrılmış bir oyun alanı da mevcut. Rezervasyon almıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/AvataraRestaurant

Avatara Restaurant: Hint mutfağının modern bir yorumunu sunan Michelin yıldızlı Avatara Restaurant, dünyanın ilk ve tek tamamen vejetaryen fine dining’i olan restoranı unvanına sahip. Soğan, sarımsak bile kullanmadan sebzeler ve baharatlarla yenilikçi tabaklar ortaya koymayı hedefliyorlar. Dekorasyonunda ise bu temaya uygun olarak sadece yeşilin açık bir rengi kullanılmış. Pazartesi günleri hariç her gün açık. Web siteleri üzerinden rezervasyon yapmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Matcha Club: Padel oynayıp veya yoga yapabileceğiniz egzersiz alanları da olan bir kulüp aslında ama aynı zamanda kahvaltı veya brunch yapabileceğiniz bir mekanı da var. İsminden de anlaşıldığı üzere matcha çeşitleri ile öne çıkıyor. Laptop alıp çalışmaya da gelebileceğiniz çok amaçlı yerlerden. Üye olmasanız da günübirlik girişler yapabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

5.6 Al Barsha & Al Quoz’dan Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Aspen Chalets by Kempinski Hotel Mall of The Emirates $$: Kempinski Hotel’in dağ evleri konseptindeki konaklama seçenekleri. Ski Dubai’nin yanında bulunuyor, hatta bazı dağ evleri kayak merkezini de görüyor. Ayrıca oda ve süitlerde de konaklama imkanı mevcut. Her biri düz ekran TV, minibar, klima ve küvet gibi özelliklere sahip.

Kempinski Hotel Mall of the Emirates $$: Bu beş yıldızlı lüks otel de Mall of the Emirates’e doğrudan bağlı olmasıyla elverişli bir konumda. Spa, iki havuz, modern spor salonu ve üç restorana sahip.

Grand Millennium Dubai $$: Sheikh Zayed Road üzerinde, metro durağına da beş dakika yürüme mesafesinde bulunan beş yıldızlı otel. Gerekli donanımlara sahip oda, süit ve dairelere sahip. Ayrıca çatı katı havuzu otelin ayırt edici özelliklerinden.

Courtyard by Marriott Dubai, Al Barsha $: Açık yüzme havuzu, spa-sauna olanakları, fitness merkezi ve restoranları bulunan dört yıldızlı otel. Oda ve süitleri modern tarzda, yeni mobilyalarla döşenmiş. Her biri klima, düz ekran TV, minibar ve küvete sahip.

6. Al Fahidi / Bur Dubai (Eski Şehir)’de Gezilecek Yerler

Fotoğraf Kaynak: Phil6007, Al Bastakiya of Dubai, CC BY-SA 4.0

Doğal bir deniz girintisi olan Dubai Creek aslında Dubai’nin ilk yeşerdiği yer. Nasıl doğal bir liman olan Haliç, etrafında Sultanahmet, Balat gibi İstanbul’un tarihi çekirdeğinin gelişmesine imkan sağlamışsa, Dubai Creek de 1950’lere kadar İran- Hindistan hattında çalışan küçük gemilerin demirliği yer olarak Dubai’nin ilk ekonomisine can vermiş. Dubai Creek’in bir yakasındaki Deira bölgesinin çarşılarında ticaret döner, diğer yakasındaki Al Fahidi mahallesinde, başta İranlı tüccarlar olmak üzere aileler yaşarmış. O yüzden Al Fahidi bugün şehrin “en eski yerleşim bölgesi” sayılıyor ve Dubai gezinizde mutlaka zaman ayırmanız gereken durakların başında geliyor.

6.1. Al Fahidi Tarihi Mahallesi


19. yüzyılın sonundan itibaren İran’daki ağır vergilerden bunalan Bastaklı zengin tüccarlar, düşük vergi uygulayan ve ticari potansiyeli olan Dubai Creek’e göç ederler. Al Fahidi Kalesi’nin etrafına yerleşimlerini kurdular. Beraberlerinde rüzgar kuleleriyle iklimlendirilen, mercan taşı ve alçıdan yapılan, büyük avlulu, kum rengi İran çöl mimarisini getirdiler. Dolayısı ile mahallenin çehresi aslında İran mirası. Zaten Al Fahidi’nin tarihi adı da, Bastak yerleşkesi anlamına gelen Al Bastakiya. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Zaman içinde ticaret çok değişir. Deira bölgesinin altın, baharat, parfüm gibi geleneksel çarşıları hayata tutunmayı başarır ancak Al Fahidi bölgesi zamanla terk edilir, çürür. 1970’lerde tam kentsel dönüşüme kurban gidecekken, o dönem Galler Prensi olan Kral Charles şehre gelip bölgenin özellikle korunmasını rica ediyor ve Al Bastakiya’yı resmen ipten alıyor. İçindeki Al Fahidi Mahallesi restore edilerek kurtarıyorlar, yanında da onun devamı şeklinde sıfırdan ama tarihi görünümlü bir mahalle olan Al Seef’i yapılıyor.

– Dubai Museum (Al Fahidi Fort)

Fotoğraf Kaynak: Fabio Achilli, Dubai Museum – 8971329131, CC BY 2.0

1787’de, hala hüküm süren Maktoum Hanedenlığı’nın yöneticileri tarafından yaptırılan kale, 1971’de şehrin UAE öncesi tarihini anlatan bir müzeye dönüştürülmüş. Renkli dioramalardan sergilere, 1000 yıllık yelkenlilerden balmumu heykellerle oluşturulmuş eski pazar alanı replikalarına petrolün keşfinden önce Dubai’de yaşamın nasıl olduğuna dair eserler içeriyor. Özellikle bölgedeki inci dalıcılığının geçmişini merak edenler için çeşitli tartı ve ölçü aletleri de sergilenen tarihi eserler arasında. Müze 2021’den beri yenileme çalışmaları sebebiyle kapalı, açılış tarihi de belli değil. Bu sebeple gitmeden son durumunu mutlaka kontrol etmek gerek. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

– Textile Souk

Ham ipek ve pamuk kumaşlar başta olmak üzere renk, desen ve şekil konusunda türlü türlü kumaş çeşidini bulabileceğiniz Textile Souk, Dubai Ulu Camii’nin hemen yanında bulunan bir tekstil çarşısı. Hem yerel tasarımcıların giyim ürünlerinin hem de dünyanın dört bir yanında gelen kumaş çeşitlerinin satıldığı yüzlerce dükkandan oluşuyor. Ayrıca seçtiğiniz kumaşlarla burada bulunan terzilerde kendi tasarımınızı da diktirebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

– XVA Gallery

Fotoğraf Kaynak: Saaremees, XVA Gallery-Dubai UAE-Andres Larin, CC BY-SA 4.0

Tarihi Al Fahidi Mahallesi’ni dolaşırken güne hem kahve hem de sanat molası verebileceğiniz XVA Art Hotel’in galeri kısmı. Şehrin gürültüsünden uzak, sessiz ve sakin bir atmosferi var. Her ay yenilenen geçici sergileri şimdiye kadar neredeyse elli sanatçının resimden heykele, fotoğraftan enstalasyona çeşit çeşit eserine ev sahipliği yapıyor. Tema da genel olarak hep modern sanat çizgisinde. Ayrıca
hediyelik eşya, seramik objeler, halı ve kilim gibi tasarım ürünler satın alabileceğiniz ufak bir mağazası var. Hemen yanında da bahsettiğimiz gibi menüsünde hem kahve gibi içecekler hem de vejetaryen lezzetler bulabileceğiniz XVA Café & Restaurant bulunuyor. Galeri her gün 10.00 ve 18.00 saatleri arasında açık. Kafe ve restoran kısmı ise her gün 07.00 ve 21.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

– Coffee Museum

Olur da rüzgar kuleli kutu gibi evlerin içinden hangisinin Coffee Museum olduğunu bilemezseniz kavrulmuş kahve kokusunu takip edin, zaten yolunuzu çabucak bulacaksınız 🙂 İki kata yayılmış bu butik müzenin içinde dünyanın dört bir yanından toplanmış tarihi cezveler, kavurma aletleri ve fincanlar bulunuyor. Majlis isimli Emirati kahve kültürünü gözler önüne seren minderlerle döşeli geleneksel oturma odası da
fotoğraflık bir köşesi. Kahvenin tarihçesi hakkında bilgi veren görevlilere ek canlı kahve sunumları da oluyor. Villa 44’te yer alan müzeye giriş biletini makul bir ücret karşılığında satın alabiliyorsunuz. Ayrıca ücretsiz kahve tadımı da bilete dahil. Haftanın her günü 09.00 ve 17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Konum için tıklayı. Haritada 33 numara.

6.2 Al Seef

Instagram’ın gözdesi Starbucks da burada.

Dubai Creek boyunca uzanan neredeyse iki kilometrelik sokak Al Seef, Dubai’nin hem geleneksel hem de modern yüzününün birleştiği bir alan olarak tanıtılıyor. Dar ara sokaklarını, eski rüzgar kulelerini ve kum rengi otantik binalarını görebileceğiniz geleneksel kısmına bir de daha çağdaş binaların olduğu marina kısmı ekleniyor. Ayrıca butik mağazalar, sanat galerileri ve restoranlar açısından da oldukça zengin bir sokak. Yani, şehirde vaktiniz kısıtlıysa bu sokağı ziyaret ederek bir taşla iki kuş vurabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Birkaç yenileme projesi geçirse de tarihi dokusunu hala koruyan mahalle, günümüzde çeşitli kültür-sanat etkinliğine, butik dükkanlara, kafe ve restoranlara ev sahipliği yapıyor.

6.3 Abra İle Dubai Creek Turu / Deira’ya Geçiş


Arapça’daki kelime anlamı “karşıdan karşıya geçmek” olan abra tekneleri, şehrin hem en eski ulaşım aracı hem de balıkçılık ve inci ticareti dönemlerinde kullanılan geçim kaynağıymış. Bugün hala Dubai Creek’in iki yakasını birbirine bağlıyor. Deira’ya geçmek isterseniz abra seferleri su taksisi gibi kullanıldığında yolculuk beş dakika bile sürmüyor. Ama ben daha uzun, daha özel bir deneyim istiyorum diyorsanız da kendi abra’nızı bir saatliğine kiralayabiliyorsunuz ki biz öyle yaptık. Abralara binmek için konuma gidebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

6.4 Al Fahidi / Bur Dubai’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Arabian Tea House

Arabian Tea House: Tarihi bölgede, geleneksel Emirati mutfağını ve çay kültürünü deneyimleyebileceğiniz en ikonik mekan. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

Al Khayma Heritage Restaurant: Geleneksel Arap mimarisine ve dekorasyonuna dikkat edilerek dizayn edilmiş Al Khayma Heritage Restaurant, otantik Emirati mutfağını deneyebileceğiniz en iddialı yerlerden bir tanesi. Öyle ki Michelin tarafından Bib Gourmand listesine kabul edilerek de kendisini kanıtlamış. Ana yemek olarak “lamb machboos”, tatlı olarak da “sticky date pudding” mutlaka önerilmiş. Rezervasyon zorunlu olmasa da tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

Al Fanar Seafood Restaurant: Dubai Creek kıyısında bulunan ve deniz mahsulleri özelinde öne çıkan Bib Gourmand ödüllü bir restoran. Rustik ve doğal malzemelerin kullanılmasıyla geleneksel bir Körfez evi görünümüne sahip. Favori tabakları arasında ızgara karides, legaimat isimli tatlısı ve biryani çeşitleri var. Ayrıca kahvaltı için de tercih edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

6.5 Al Fahidi / Bur Dubai’den Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Arabian Boutique Hotel $$: Dubai Creek kıyısında bulunan, geleneksel Arap evi mimarisindeki üç yıldızlı butik otel. Oda ve süit olmak üzere iki tip konaklama sunuyor. Ayrıca palmiye ağaçlarına ve süs havuzuna sahip olan bir bahçesi, havaalanı servisi ve restoranı bulunuyor.

Mazmi Casa $$: Al Fahidi tarihi mahallesinde bulunan üç odalı bir butik otel. Ahşap mobilyaların, hasır ve keten gibi doğal malzemelerin kullanıldığı otantik bir dekorasyonu var. Her bir odası klima, düz ekran TV ve özel banyoya sahip.

XVA Art Hotel $$: Zayan Ghandour gibi lokal sanatçılar tarafından her bir odası ayrı ayrı tasarlanan şık ve otantik bir butik otel. Odaları klima, minibar, düz ekran tv ve özel banyo gibi olanaklara sahip. Otelde ayrıca özellikle vejetaryenlere hitap eden bir kafesi de var.

Grayton Hotel by Blazon Hotels $: Al Fahidi Metro’ya 6-7 dakika yürüme mesafesinde bulunan, iki yüzme havuzu ve restoranı olan dört yıldızlı otel. Oda ve süitleri modern tarzda dekore edilmiş, gerekli özelliklere sahipler. Otelin ayrıca sevilen bir kahvaltısı var.

7. Deira’da Gezilecek Yerler


Deira için şehrin geri kalanına kıyasla şehrin daha eski bölgesi diyebiliriz. Gökdelenler yükselmeden önce şehrin kalbi burada atıyormuş. Ayrıca Hindistan, Pakistan, İran ve Filipinler gibi ülkelerden gelen insanların da yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Bu sebeple çehresi Dubai’de diğer gezdiğiniz yerlerden çok farklı. Farklı mutfaklar deneyimlemeyi seviyorsanız, bu ülkelerin mutfaklarını salaş ortamlarda deneyimleme imkanınız da var.

7.1 Gold Souk

Hindistan-Arap Yarımadası ve Afrika arasında bir pasör görevi gören Dubai bundan yıllar önce altın ve inci ticaretiyle kalkınıyordu. Sonra bir turizm ve ticaret merkezine döndü ve siyah altın da bulundu ama altın kültürdeki önemini hala kaybetmedi. Altın statü demek, gelenek demek… Altın tozlu yüz kremlerinden altın ATMlerine altın her yerde. Altın ticaretinin kalbi de Gold Souk’ta atıyor. Bir nevi Dubai’nin Kapalıçarşı‘sı. Yaklaşık 400 dükkandan oluşan pazar, hem dünyaya hem de Dubai’ye kıyasla çok daha uygun fiyatlı olan altın satışlarıyla meşhur. Ancak tasarım şeyler bulmak biraz zor çünkü Dubai’de batıda fazla görülen 22 ayar makbul ve motifler de daha geleneksel. Altın külçe külçe de satılıyor, gramla da. Ayrıca gümüş veya diğer değerli taşlardan yapılmış mücevherleri de bu çarşıda bulabiliyorsunuz. Örneğin “Najmat Taiba” isimli 64 kilogram ağırlığındaki yüzük “Dünyanın En Büyük Yüzüğü” unvanıyla Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş. İlgilenenler için kendisi pazarın içindeki Kanz Jewels’da sergileniyor. Pazarın tarihinden de biraz bahsedecek olursak geçmişi çok eskilere dayanmıyor, 1900’lerin başında bir avuç tüccarın burada kümelenmesiyle zamanla altın çarşısı olup çıkıvermiş fakat şehrin yükselen gökdelenlerine, lüks alışveriş merkezlerine kıyasla daha tarihi bir atmosferi olduğu da kesin. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

7.2 Spice Souk

Gold Souk’un bitişiğindeki Spice Souk da adından anlaşılabileceği gibi bir “Baharat Çarşısı”. Geleneksel ahşap yapının altındaki dükkanlar envai çeşit baharattan çaylara, tütsüden kokulu mumlara beş duyunuzun hepsine olmasa da birkaçına dokunan ürünleri satıyor. En çok satılanlar arasında hurma, safran, oud yağı ve kahve başı çekiyor. Dört bir taraftan onlardan alışveriş yapın diye size seslenen satıcılar olacağı için de hangi dükkandan neyi alacağınız konusunda pek çok seçeneğiniz var. Pazarlık yapmayı unutmayın 🙂 Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

7.3 Perfume Souk

Nasıl edebiyat veya müzik tutkunları varsa koku tutkunları da var; ve azıcık bu alana ilgisi olanlar bilir ki Araplar günümüzde kendi kokusal ekollerini yaratmış durumdalar. “Arab Perfumery” artık parfüm dünyasının önde gelenlerinden değil, yön verenlerinden. Deyra’daki Perfume Souk da yüzlerce parfümerinin, esans dükkanın bulunduğu bir çarşı. Ajmal ve Swiss Arabian başta olmak üzere sektörün önemli birçok parfüm markasını bir arada bulabileceğiniz, oud, bakhoor ve misk gibi geleneksel kokuları satın alabileceğiniz bir durak. Burada da pazarlık pek tabii şart. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

7.4 Deira Al Mamzar Beach Park

Fotoğraf Kaynak: trolvag, Mamzar beach, Dubai – United Arab Emirates – panoramio, CC BY-SA 3.0

Yaklaşık 150 futbol sahası büyüklüğünde olan Deira Al Mamzar Beach Park, beyaz kumlu sahili, yeşil piknik alanları ve restoran çeşitliliğiyle Dubai’nin en sevilen sahil parklarından biri. Akıllı teknolojik donanımlarıyla da Dubai’nin “ilk akıllı parkı” olma özelliğine sahip. Beş farklı plaj bölümü ve üç havuzu olduğu için yüzenler ve su sporu yapanlar tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Palmiye ağaçları ile çevrili yeşil alanlarıyla piknik-barbekü yapanlar için ideal. “Chalet” isimli evleri kiralanabildiği için sadece konaklamak için gidenler de var. Ayrıca oyun parkları, yürüyüş yolları ve bisiklet sürmeye uygun bölgelere sahip olmasıyla çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Park normalde her gün 08:00’den itibaren açık, fakat pazartesi ve çarşamba günlerinin sadece kadınlara ve çocuklara özel olduğunu belirtmemiz gerek. (6 yaşın üstündeki erkek çocukları da bu günlerde parka kabul edilmiyor.) Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

7.5 Deira’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Al Safadi Restaurant Rigga: Mezelerden ızgaralara, shawarmalardan tatlılara geniş bir menüye sahip olan Lübnan restoranı. Sadece öğle ve akşam yemekleri için değil kahvaltı için de tercih edebilirsiniz. Dubai’de farklı noktalarda birkaç şubesi daha bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

Dampa Seafood Grill – Dubai: Neon ışıklarla çevrili renkli ve hareketli ambiyansıyla Filipin tarzı deniz mahsulleri yapan restoran. “Seafood boil” konseptiyle yengeç, karides ve midye gibi deniz ürünlerini soslu ve salaş bir şekilde masaya servis ediyorlar. Çevredeki diğer opsiyonlara kıyasla daha bütçe dostu bir restoran. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

7.6 Deira’dan Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Park Hyatt Dubai $$: Dubai Creek kıyısında bulunan, özel plaj alanı, açık yüzme havuzu ve çeşitli restoranları bulunan beş yıldızlı otel. Oda ve süitlerinin her biri balkonlu ve manzaralı. Yat kiralayıp golf oynayabileceğiniz Dubai Creek Golf ve Yat Kulübü’ne de yakın.

Rove City Centre $$: Deira’da, Dubai Uluslararası Havaalanına arabayla maksimum 10 dakika mesafede bulunan üç yıldızlı otel. Fitness salonu, açık yüzme havuzu ve ücretsiz otoparkı mevcut.

Edge Creekside Hotel $$: Spa ve fitness merkezi, kapalı yüzme havuzu gibi olanakları bulunan dört yıldızlı otel. Oda ve süit olmak üzere iki tip konaklama sunuyor. Bir Asya mutfağı restoranı var. Ayrıca ahşap gemilerin yanaştığı Dhow Warfage iskelesine yürüme mesafesinde.

Golden Sands Boutique Hotel-Dubai Creek $: Gold Souk gibi çarşılara arabayla on dakikalık uzaklıkta bulunan beş yıldızlı butik otel. Açık yüzme havuzu, spa ve fitness merkezi gibi imkanlara sahip. Oda ve süitlerinin her biri şehir manzaralı, modern tarzda dekore edilmişler.

8. Zabeel & Wafi / Oud Bölgesi’nde Gezilecek Yerler

8.1 Zabeel Park & Dubai Frame

Fotoğraf Kaynak: Mikhail Nilov / Pexels

Zabeel bölgesinin merkezinde bir şehir parkı olan Zabeel Park’ın içinde bulunan Dubai Frame, “şehrin geçmişini, bugününü ve geleceğini alışılmışın dışında nasıl vurgulayabiliriz?” sorusuna cevap olması amacıyla yapılmış çerçeve şeklindeki devasa bir yapı. Zaten Zabeel Park da özellikle seçilmiş bir konum; bir tarafı geleneksel evlere, dar sokaklara sahip Deira bölgesine bakarken bir tarafı da modern gökdelenleri ve palmiye adalarını gören Marina kısmını karşılıyor. Guinness Rekorlar Kitabı’na göre “dünyanın en büyük çerçevesi” olan yapı, Meksimalı mimar Fernando Donis imzalı. Tasarımın en ilgi çekici noktalarından biri de dışındaki deseni, bu desen Dubai’nin uluslararası EXPO fuarlarında kullandığı sembolün ta kendisi.

Çerçevenin inşasında kullanılan çelik, cam, alüminyum gibi çeşitli malzemeler bir araya gelerek yaklaşık 150 metre yüksekliğinde ve 95 metre genişliğinde bir yapı ortaya çıkarmış. En üst kısmındaki Sky Deck isimli cam köprüde de yürüme imkanı bulunuyor. Şehri ayaklarınızın altına seren, her açıdan panoramik manzaraya sahip bir köprü bu. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

Sky Deck erişimli Frame Dubai bileti almak için tıklayın.

8.2 Aya Universe



Sanat ve teknolojinin iç içe geçtiği 12 farklı temalı odadan oluşan Aya Universe, ışık ve grafik oyunlarından ibaret olan bir deneyim müzesi. Örneğin; The Source isimli odası bahçe, çiçekler ve sonsuzluk temalı dijital sanat eserlerinden ve ışık oyunlarından oluşuyor. The Falls’ta ise tersine akan dijital bir şelalenin içinde yer çekimine karşı koyuyorsunuz. Avrupa’da ziyaret etmişleriniz varsa eğer Amsterdam’daki AMAZE veya Madrid’deki IKONO müzelerine benzetebiliriz. Instagram’lık fotoğraflar çıkartmak için ideal, ayrıca çocuklar için de ilgi çekici dijital bir deneyim olabilir. Sadece, ışığa ve sese duyarlı olan kişilerin buradan etkilenebileceğini ufak bir not olarak düşmemiz gerek. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Aya Universe giriş bileti almak için tıklayın.

8.3 Museum Of The Future

Fotoğraf Kaynak: Denys Gromov / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Walid Ahmad / Pexels

Çoğu kişinin Dubai’yi gözünde canlandırdığında aklına ilk gelen yapılarından olan Museum of The Future için şehrin en ikonik eserlerinden biri denebilir. Gözü andıran, boşluklu oval yapı, BAE başbakanı Şeyh Muhammed bin Rashid Al Maktoum’un geleceği anlattığı bir şiirle, Arapça kaligrafi sanatıyla kaplı. Hiçbir köşesi veya sütunu olmayan yapının tasarımı Killa Design isimli bir mimarlık stüdyosuna ait. Her bir katı tamamen gelecek, inovasyon ve teknoloji odaklı. Zaten müzenin amacı da bu, tarihi eserlerin sergilendiği klasik bir müze deneyiminden ziyade sergiler ve hikaye anlatımlarıyla “geleceğin nasıl görünebileceğini” ziyaret edenlere anlatmak.

Toplam yedi kattan oluşan müzeyi gezmeye en üst katan başlanıyor ve alt katlara doğru gezile gezile gidiliyor. Örneğin en üst katı “(OSS) Hope”, 2071 yılında uzaydaki yaşamın nasıl olacağını, asteroid madenciliği ve yörüngelerde kurulan koloniler gibi füturistik temaları işliyor. Üçüncü katı “Al Waha”, meditasyon ve rahatlama odalarıyla çöldeki vahalar gibi ziyaretçileri rahatlatmak ve topraklanmış kılmak istiyor. En alt katı ise “Future Heroes” ismiyle 10 yaşın altındaki çocuklara yönelik interaktif etkinlik ve oyunlara sahip.

Dönem dönem giriş biletleri hemen tükenebildiği için önceden, online olarak satın almanız daha garanti bir yöntem olacaktır. Ayrıca dört yaşın altındaki çocuklar için girişler ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Museum of the Future giriş bileti almak için tıklayın.

8.4 Zabeel & Wafi / Oud Bölgesinden Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/minabrasseriedubai/

MINA Brasserie: Ödüllü şef Michael Mina’nın brasserie konseptindeki, Fransız-Akdeniz mutfağı temalı restoranı. Michelin rehberinde de bulunuyor. İster kahvaltı ve brunch için isterseniz de özel akşam yemekleri için tercih edilebilir. “Tuna Tartare” ve “Truffle Gratinee” mutlaka denenmeli denen tabakları. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/SucreDubai/

Sucre Brasserie: Michelin ve Gault & Millau rehberlerinde önerilmiş Sucre Brasserie, Latin Amerika etkilerini hem menüsünde hem de dekorasyonunda hissettiren bir restoran-bar. Açık mutfak konseptinde. Cumartesi brunch’ları da popüler. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/avlibytashas/
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/avlibytashas/

Avli by tashas: Krem ve bej tonlarının kullanıldığı lüks dekorasyonu ve Atina’nın tavernalarını modern bir çizgide yeniden yorumlayan tarzıyla Michelin rehberinde bulunan restoran. Öğle ve akşam yemeklerinde tercih ediliyor. Menüsü mezelerden souvlaki’lere, kırmızı etten deniz mahsullerine çeşitlilik açısından zengin. Gitmeden rezervasyon tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

Boca: “Tarladan Sofraya” mottosuyla hem mevsimsel hem de lokal ürünlerle yemeklerini hazırlayan Boca, Michelin Green Star sahibi bir restoran. İspanyol mutfağının modern bir yorumunu sunan menüsünde paylaşımlık tabaklar ön plana çıkıyor. Ayrıca tadım menüleri de bulunuyor. Rezervasyon zorunlu olmasa da faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/lpmdubai

La Petite Maison (LPM) Dubai: Dubai’nin finans merkezi DIFC’nin Gate Village 08 kısmında bulunan, Fransız Rivierası ilhamlı brasserie. Michelin rehberinde de önerilmiş. Renkli tabloların asılı olduğu duvarları, beyaz örtülü masaları ve yeşil süs bitkileriyle Akdeniz estetiğini yansıtan bir dekorasyona sahip. Önden rezervasyon yaptırmak kritik. Konum için tıklayın. Haritada 65 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/theguilddubai

The Guild: Tamamen sarmaşıkla kaplı tavanı, kırmızı kadife perdeleri ve loş aydınlatmalarıyla Instagram’lık bir görünümü olan The Guild, Michelin rehberinde bulunan bir mekan. Farklı farklı kısımlardan oluşuyor; örneğin The Nursery kahve dükkanı konseptindeyken The Aviary kokteyl barı konseptinde. Rockpool ve The Salon isimli kısımları da restoran olarak hizmet veriyor. Mutlaka gitmeden önce rezervasyonunuzu yaptırın, aksi takdirde yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 66 numara.

Josette: Art Deco mimarinin ve Fransız brasseriesi konseptinin bir arada kullanıldığı Josette, Michelin Guide tarafından da seçilen şık bir fine-dining restoranı. Kreplerden salyangozlara menüsü klasik Fransız mutfağı çizgisinde fakat ana yemekler için tercih edildiği kadar brunchlarıyla da popüler. Ayrıca günün ilerleyen saatlerinde canlı müzik etkinlikleri ve DJ etkinlikleri de düzenleniyor ve ortam hareketleniyor. Konum için tıklayın. Haritada 67 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/amazonicodubai
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/amazonicodubai

Amazónico Dubai: Her bir yanını kaplayan yeşil bitkilerle Amazon ormanlarını yansıtan dekorasyonu ve çoğunlukla Latin Amerika lezzetlerinden oluşan menüsüyle Amazónico Dubai, Michelin rehberindeki açık mutfak konseptli bir restoran. Üç kattan oluşuyor, en üst katında da manzaralı terasıyla bir rooftop bar bulunuyor. Özellikle akşam yemekleri ve hafta sonu brunchları için gidecekseniz rezervasyon yaptırın deriz. Her gün öğlen 12’den gece 3’e kadar açıklar. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/clapdubai/

Clap Dubai: DIFC’de bulunan Clap, Michelin ve Gault & Millau rehberlerinde bulunan bir Japon restoranı. Suşiden sashimiye geleneksel Japon mutfağı lezzetleri modern dokunuşlarla yorumlanarak sunuluyor. Gece hayatı bölümünde de bahsettiğimiz gibi bir saatten sonra cluba dönüşüyor. Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/zumadubai
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/zumadubai

Zuma Dubai: Bırakın Dubai’yi, dünyanın en prestijli ve lüks restoran zincirlerinden biri olan Zuma’nın DIFC’de bulunan şubesi. Michelin rehberinde de bulunan restoranın konseptiyse modern Japon mutfağının “izakaya” tarzıyla sunulması. En popüler lezzetleri miso ile marine edilmiş siyah morina balığı olan Black Cod, ardından da robata grill’leri ve taze taze yapılan sushileri geliyor. Rezervasyon mutlaka gerekli. Haftanın her gün öğlen 12’den gece 2’ye 3’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 70 numara.

8.5 Zabeel & Wafi / Oud Bölgesinden Önerdiğimiz Oteller

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

One&Only One Za’abeel $$: Zabeel Park yakınlarındaki beş yıldızlı konaklama seçeneği. Açık yüzme havuzu, spa ve fitness merkezi ve altı restoranı bulunuyor. Çocuklar için uygun oyun alanları da mevcut. Oda, süit ve villa olmak üzere üç çeşit konaklama seçeneği sunuyor.

Waldorf Astoria Dubai International Financial Centre $$: 247 oda ve süitten oluşan, her birimi zarif şekilde döşenmiş beş yıldızlı lüks otel. Açık yüzme havuzu bulunuyor. Ayrıca sevilen bir kahvaltısı var.

Sofitel Dubai The Obelisk $$: Şehir manzarasını gören oda ve süitleriyle Wafi Mall yakınlarındaki beş yıldızlı otel. Her birimi klima, düz ekran TV, minibar ve kahve makinesi gibi özelliklerle donatılmış. Otelin ayrıca sevilen bir kahvaltısı ve yüzme havuzu gibi olanakları bulunuyor.

Raffles Dubai $$: Sheikh Rashid Road üzerinde bulunan, Mısır’ın piramitlerinden ilham almış mimarisiyle ikonik bir görünüme sahip beş yıldızlı lüks otel. Oda ve süitleri ince detaylar ve kaliteli malzemelerle dekore edilmiş, her birinde manzaralı bir balkon bulunuyor.

Rove Downtown $$: Burj Khalifa’ya arabayla beş dakikalık mesafede bulunan, açık havuz ve güneşlenme terası gibi olanaklara sahip üç yıldızlı konaklama seçeneği. Konaklamanıza plaj ve alışveriş merkezi gibi noktalara ulaşım sağlayan shuttle servisi de dahil oluyor.

Çocukla Dubai

Aşağıda çocukla Dubai’de yapılabilecek en keyifli aktiviteleri verdik ancak bir şeyin altını baştan çizmekte fayda var: Mutlaka mevsim ne olursa olsun hem kendinize hem de çocuğunuza çorap getirmeyi unutmayın çünkü ebeveynlerin eşlik etmesini gerektirecek çoğu yaş grubuna ait atraksiyonda çorap giyme zorunluluğu bulunuyor.

ÖNEMLİ:
Kapalı alandaki parklar ve oyun alanları için çorap şartı koyuyorlar. O yüzden mevsim ne olursa olsun, çantanızda çorap gezdirin. Çocuğunuz eşlik edilmesi gereken yaştaysa, kendinize de çorap getirmeniz lazım.

1. Dubai & Parks Resorts

Nasıl Disneyland’ı Paris’in dışına konumlamışlarsa Dubai’de de şehrin dışında bir Parks & Resorts alanı oluşturmuşlar. Alanın içinde Real Madrid World, Dream Works, Lions Gate, Şirinler Köyü, Sony Pictures Studios gibi burada yazdığımızdan daha fazla park var ancak biz en öne çıkanlarını yazacağız. Her parkın kendine özel giriş bileti var. Yani her birine girmeden önce o tema parkına özel olan bileti satın almak gerekiyor. Fakat pek çok parka gitmek isteyenler için de tüm parkları kapsayan veya bir günde iki tema parkına erişimi mümkün kılan kombine biletler var. Tek biletle iki parkı kapsayan, kendi kombine biletinizi yaratmak için bu linke bakabilirsiniz: Dubai Parks & Resorts Multi Parks Pass

Önemli: Arkadaşımız kapıda biletlerin online’a göre daha pahalı olduğunu söyledi. Değişiklik olursa lütfen yorumlarda güncelleyin.

– Motiongate Dubai

Çölün ortasına kurulmuş bir Hollywood setini andıran Motiongate Dubai, Universal Studios gibi tematik bir eğlence parkı. Dubai’yi dünyadaki eğlence parkları arasında öne çıkarmak ve bir merkez haline getirebilmek için özel dekorlar, roller coaster’lar ve 4D sinemalarla detaylı şekilde tasarlanmış. Dreamworks, Lionsgate, Sony Pictures Studios, Studio Central ve Smurfs Village olmak üzere beş ana bölümden oluşuyor. Yetişkinler için adrenalini tavan yaptıracak hız trenleri de var, çocuklar için daha sakin oyuncaklar da. Çocuklu aileler için Smurfs Village ve Dreamworks kısımları çok daha ideal, Lionsgate’in hız treni de özellikle adrenalin severlere hitap ediyor. 3 yaşın altındaki çocuklar için girişler ücretsiz. Ayrıca yemek molası verebileceğiniz restoranlar ve kafeler de parkın içinde mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Montiongate Dubai giriş bileti almak için tıklayın.

– Legoland®Dubai

Amerika, İngiltere ve Japonya gibi dünyanın pek çok noktasında bulunan Legoland®, Orta Doğu’daki tek şubesini Dubai’ye açmış. Kırk çeşit trenden, yirmi adet su havuzundan ve renkli renkli Lego figürlerinden oluşan büyük bir tema parkı. Özellikle 2–12 yaş arasındaki çocuklar için tasarlanmış. Ancak bizce 95 cm altı çocuklarınızı götürmenizin pek manası yok çünkü bilebilecekleri çok çok az şey var. 95-110 cm arası çocukların da anca yarım gününü dolduracak kadar ride var ama çok eğleniyorlar. 110 cm üzeri içinse bütün gününüzü burada planlayabilirsiniz.

İçinde restoranlar da, konaklamak için tematik oteller de bulunuyor. Bu yüzden planınıza göre ortalama bir gününüzü ayırabileceğiniz büyüklükte. Tema parkı ve su oyunları odaklı Water Land olmak üzere iki kısımdan ibaret olduğu için biletinizi ister kombine isterseniz de sadece birine giriş şeklinde alabiliyorsunuz. Her şekilde biletinizi gişe yerine online alırsanız daha uygun fiyata geliyor. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

Legoland® Theme Park giriş bileti almak için tıklayın.
Legoland® Water Park giriş bileti almak için tıklayın.
Legoland® Theme Park ve Water Park Kombine giriş bileti almak için tıklayın.

– Riverland Dubai & Neon Galaxy

Riverland, aslında yukarıda bahsettiğimiz tematik parkların arasında geçiş bölümü gibi bir şey. Tek başına pek de gelinip görülmeye değer bir yer değil, sırf burayı görmek için giriş bileti almaya değmez. Ancak diğer parklara biletiniz varsa buraya ücretsiz girebildiğiniz için vaktiniz kalırsa uğrayabilirsiniz.

İçinde ne var derseniz, aslında yeme-içme dışında pek bir şey yok. Sokakları set gibi giydirmişler. Biri taş evleri ve su değirmenleri ile Alsas’taki Orta Çağ kasabası dekorlu French Village. Boardwalk bölümü ise neon tabelaları ve palmiyeleriyle Amerika sahillerinden ilham almış. Her akşam 19.30, 20. ve 21.30 saatlerinde gerçekleşen lazer şovları oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.



Neon Galaxy ise Riverland içinde kalan ancak ayrıca giriş için bilet almanız gereken eğlenceli kapalı bir oyun alanı. 
Neon ışıklarla aydınlatılmış uzay temalı oyuncakları, parkurları, tırmanma iplerini ve kaydırakları içinde barındırıyor. “Little Astronauts” kısmı 98 cm ve altındaki çocuklara ayrılmışken “Astro Arena” kısmı 99 cm – 160 cm arasındaki çocuklar için uygun. Çorap giymek alandaki herkes için zorunlu, kaymaz çorak ya da slip stop ideal olur. İçeride vakit geçirebileceğiniz bir kafe de mevcut.

Bilet konusuysa şu şekilde; Riverland’e girerken zaten bilet almanız gerekiyor. Neon Galaxy de Riverland’in içinde olduğu için bilete dahil. Neon Galaxy içindeki Little Astronauts ve Astro Arena kısmı için de iki farklı fiyat belirlenmiş fakat girişte aldığınız Riverland biletinin fiyatı ya buradan düşülüyor ya da indirimli şekilde biletinizi alabiliyorsunuz. Kısaca en başta ödediğiniz ücret içerideki harcamanızdan bir şekilde düşülüyor. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

3. IMG Worlds of Adventure

Dubai sıcaklarında açık havada vakit geçirmek istemeyenlerin, özellikle de çocuklu ailelerin tercih ettiği kapalı bir tema parkı. Cartoon Network ve Marvel gibi evrenlerin de olduğu altı farklı bölgeden oluşuyor. Örneğin Lost Valley dinozorlar temalıyken Haunted Town ürkütücü bir hayalet evi konseptine sahip. Her oyuncağı/aleti için ortalama 1.20 metre boy sınırlaması var. Dinosorium isimli kısmın bebekler için daha uygun olduğu söylenebilir. Parkın içinde hem yemek molası vermek hem de alışveriş yapmak için tematik restoran, kafe ve mağazalar bulunuyor. Bu noktada Disneyland’e benzetebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

IMG Worlds of Adventure giriş bileti almak için tıklayın.

4. Dubai Butterfly Garden

Fotoğraf Kaynak: Ginevrajocosa88, Dubai Butterfly Garden, CC BY-SA 4.0

50 farklı türden 15.000 kelebeği görüp yakından inceleme imkanı sunan bir kelebek bahçesi. Farklı habitatlara sahip kelebeklere özel hazırlanmış 10 farklı alandan oluşuyor. Kelebekler serbestçe dolaştıkları için her an omzunuza, elinize konmaları çok olası. Özellikle çocuklu ailelerin ve fotoğraf sevenlerin tercih edebileceği bir bahçe. Sadece gittiğinizde dikkat edilmesi gereken birkaç husus var; örneğin yanınızda herhangi bir yiyecek içecek getirmenize izin verilmiyor. Kelebeklerin kanatlarına dokunmak da yasak. Çocukların mutlaka ebeveyn kontrolü ile gezmesi lazım. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Dubai Butterfly Garden giriş bileti almak için tıklayın.

5. Dubai Miracle Garden

150 milyondan fazla gerçek çiçeğe sahip olan Dubai Miracle Garden, dünyanın en büyük çiçek bahçesi sayılıyor. Her biri çiçeklerle yapılmış dev heykeller, kalpli geçitler, tüneller, Disney karakterleri ve hayvan figürleri gibi Instagram’lık sayısız fotoğraf noktasına sahip. En ünlüsü de dünyanın en büyük çiçek enstalasyonu olan Emirates A380 uçağı figürü. Yalnız Miracle Garden yılın her anı açık değil. Genellikle Ekim-Nisan ayları arasında ziyaret edilebiliyor. Kapalı olduğu aylarda da bahçe yeni tasarım ve figürlerle bir sonraki sezona hazırlanıyor. Bizce önceliklendirilmesi gereken bir yer değil ancak bir yerden bir yere giderken yolunuzun üzerinde kalıyorsa şans vermeyi değerlendirirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Dubai Miracle Garden giriş bileti almak için tıklayın.

6. Orange Wheels

Palm Jumeirah Mall, Global Village ve Nad Al Sheba Mall gibi Dubai’de birkaç farklı noktada şubesi bulunan Orange Wheels edutainment, yani eğitici eğlence konseptli kapalı bir çocuk oyun alanı. Çocukların farklı meslek rollerine bürünüp rol yapabileceği, kaydırak ve tırmanma alanları gibi oyun alanlarının olduğu ve yaratıcı atölyelerin düzenlendiği güvenli ve hijyenik bir oyun alanı sağlıyorlar. Ayrıca “drop and shop” özelliğiyle isteğe göre çocuğunuzu buradaki eğitmenlerle bırakıp alışveriş yapmaya gidebiliyorsunuz. Daha çok 6 ay ve 8 yaş arasındaki çocuklara hitap ediyor ve en popüler şubesi Town Centre Jumeirah ama biz tüm şubelerini konumlarını aşağıya ekledik. Satın aldığınız biletlerde her aile için sadece bir ebeveyne izin veriliyor, yani çocuk başına bir ebeveyn değil. Bir çocuğunuz varsa da üç çocuğunuz varsa da sadece bir ebeveyn girebilir. Bir ebeveyn daha girmek isterse ek ücrete tabi oluyor. Bir de ekleyelim hem çocuk hem de ebeveyn için çorap şart.

– Palm Jumeirah Orange Wheels konum için tıklayın.
– Jumeirah Orange Wheels konum için tıklayın.
– Global Village Orange Wheels konum için tıklayın.
– Circle Mall Orange Wheels konum için tıklayın.

7. Yukarıda Şehrin İçinde Bahsettiklerimiz

Yukarıda ilgili mahallelerde bahsettiğimiz yerleri unutmayın.
The Green Planet
Akvaryumlar
Aquaventure Su Parkı
OliOli®
XLine Dubai
Bounce

Dubai Deneyimleri

1. Çölde Safari

Fotoğraf Kaynak: Stephane Hurbe / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Taryn Elliott / Pexels
Fotoğraf Kaynak: Denys Gromov / Pexels

Dubai’de yapılacak en iyi aktivitelerden biri çöle gitmek. Kumun içinden serap gibi yükselen gökdelenleri uzaktan görmek, Dubai’nin özüne dokunmak ve çölün ritmine şahit olmak, bize olmayan, bu coğrafyaya özgü deneyimler. Ancak Dubai’de otantik bir çöl deneyimi bulmayı beklemeyin. Mısır ya da Ürdün’deki gibi gerçek Bedevilere misafir olma ya da doğal ortamlarına girme şansınız yok. O yüzden genellikle Dubai’deki çöl deneyimlere aksiyon üzerine ve sadece tur şirketleri aracılığıyla ya da çöl otelleri bünyesinde yapılabiliyor. 4×4’lerle kum tepelerinde adrenalinli sürüşler, deve turlarını, sandboard’u, oryantal dans gösterilerini ve kamp alanına kurulan geleneksel bir Dubai sofrası gibi çeşitli aktiviteleri içeriyor. Bu aktivitelerden kaçını içerdiğine göre de turların fiyatları farklılık gösteriyor. Ortalama bir tur süresi 5-6 saat kadar. İster sabah ister akşam, hatta çölde konaklayabileceğiniz şekilde farklı opsiyonlar arasından seçmek mümkün.

Önemli:
– Günün hangi saatinde gittiğinize göre değişir fakat biliyorsunuz ki çöllerde gece soğuk geçiyor. Safariniz akşamsa veya bir gece kalacaksanız mutlaka ona göre kalın bir şeyler giyinin. Rahat ayakkabı ve kıyafetler, ayrıca tozdan korunmak için eşarp getirmek de size epey kolaylık sağlayacaktır.
– Eğer Abu Dabi’de de konaklayacaksanız oradan çöl turlarına katılmanız daha iyi olur çünkü Abu Dabi çölleri daha bir kartpostallık.

  • Kısa vaktim var ama tadımlık tüm çöl deneyimlerini yaşamak istiyorum diyenler için > 4 saat içinde kum tepesine çıkma, kum sörfü yapma, şahin yetiştiriciliği gözlemi, deve gezintisi ve gösterilerle çadır molası içeren, dilenirse ATV sürüşü ve barbekü gibi aktiviteler de ekleyerek 7 saate tamamlanabilen Dubai çöllerinde ATV Safari turu bileti.
  • Biraz daha konfor arayanlar için > 4 saatlik 4×4 araçla çöl safarisi yaptıran, deve gezintisi ve gösterilerle çadır molası içeren, dilenirse ekstra ücret ile akşam barbeküsü ve ATV turları ile 7 saate uzatılabilen Dubai çöllerinde atv, deve sürüşü, akşam yemeği turu.
  • Gündüz sıcağından kaçıp gece çöl deneyimi yaşamak isteyenler için > Gün batımında çöl safarisi yapıp deveye binebileceğiniz ardından da teleskopla yıldız gözlemi yapabileceğiniz ve bedevi çadırında akşam yemeği yiyebileceğiniz Yıldız gözlemi yapmalı akşam çöl safarisi turu.
  • Dönüş günündeyim uçağım var ama çöl deneyimi yaşamadan da dönmek istemem diyenler için > Gün doğumunda yola çıkıp çölde kahvaltı edip kum sörfü yapabileceğiniz 4 saatlik bir mini program içeren Dubai çöllerinde gün doğumunda jeep safari turu.
  • Tüm çöl deneyimlerini yaşamak istiyorum diyenler için > 7 saatlik, ATV sürüşü, teleskopla yıldız gözlemi ve şahin gözlemi dahil tüm çöl deneyimlerini içeren Premium Safari, Deve Gezintisi ve Al Khayma Kampı 3’lü Büfe turu.

2. Çölde Kamp

Dubai şehir merkezinden maksimum bir saat araba yolculuğuyla ulaşılabilen Lahbab Çölü ve Red Dunes bölgesinde gece konaklamalı çöl kampları düzenleniyor. Barbekü partilerden oryantal dans şovlarına, suv araçlarla yapılan turlardan yemek sunumlarına her tur firması çeşit çeşit aktiviteyi içinde barındıran konaklamalı çöl turları var. Biz içlerinden bunları seçtik, aşağıdaki linklerden detaylı incelemeniz de mümkün.

Alpha 6 Tours Desert Camping: 4×4’lerle kum tepelerinde sürüş yapmanın, deveye binmenin, oryantal dans gösterisi izlemenin ve kına yaptırmanın mümkün olduğu konaklama paketine tüm öğün yemeklerin de dahil olduğu turlar düzenleyen bir şirket. Günlük tur istediğinizde her aktivite hepi topu altı saatinizi alıyor, fakat isteğe göre dört yıldızlı otelde konaklama imkanı sunan ve içine ulaşımın da dahil olduğu birkaç haftalık paketleri bulunuyor. Turlar hem çocuklar hem aileler hem de solo gezginler için uygun. Sadece safari ortamının kumlu atmosferi küçük çocuklar ve hamile kadınlar için ideal olmayabilir.

OceanAir Travels Campouts: Al Khayma Camp alanında gerçekleşen turlarıyla OceanAir de konaklamalı çöl turları konusunda tercih edebileceğiniz bir başka firma. İster gün doğumunda isterseniz de gün batımında deveyle yapacağınız gezintiler, kum sörfü, yıldız gözlemi ve isteğe bağlı ATV turları yapmayı mümkün kılan bir paket. Ayrıca ödeyeceğiniz fiyata Michelin’in Bib Gourmand rehberindeki restoranında sunulan akşam yemeği de dahil. Gün bittikten sonra bedevi çadırlarının daha konforlu bir versiyonu olan glamping çadırlarında konaklıyor ve ertesi gün kahvaltınızı yapıp deveye bindikten sonra sizi asıl kaldığınız otele bırakıyorlar. Böylece konaklamalı bir çöl turunu tamamlamış oluyorsunuz. Ufak bir not olarak ekleyelim, bu tur hamileler ve üç yaş altı çocuklar için uygun değil.

Platinum Heritage Desert Camps: Eco-luxury kategorisinin ödüllü safari markası Platinium Heritage’ın çölde gece konaklaması sunan günlük turları var. Uzman rehberler eşliğinde çöl florası hakkında bilgi aldığınız, yerel Emirlik dans şovlarını izlediğiniz ve kahvaltıdan akşam yemeğine geleneksel Arap mutfağını tattığınız her duyuya hitap eden bir deneyim. Gece kaldığınız alan ise Bedevi çadırlarından ilham alarak yapılmış otantik çadırlar. Sadece ufak bir not, ortak banyolar var fakat duş alma imkanı bulunmuyor. Gidecekseniz ona göre hazırlıklı gidin ve yanınızda da mutlaka kalın kıyafetler bulundurun. İsteğe göre turunuza ek ücretle sıcak hava balonu gezisi de ekletebiliyorsunuz.

Nara Camp: Eco-luxury konseptinden devam ettiğimizde öne çıkan bir diğer marka da Nara. Gürültülü, hareketli denebilecek çöl safarilerinin aksine çölün içerisinde daha sakin ve nezih bir akşam yemeği imkanı sunuyor. Minik ışıklarla süslenmiş atmosferinde ödüllü şefler tarafından hazırlanmış birkaç setlik menüler servis ediliyor. Ayrıca akşam yemeğine canlı müzik ve ateş şovları eşlik ederken isteğe göre deve turu gibi aktiviteleri de planınıza eklemek mümkün. Sonara Camp’e ek olarak çöldeki akşam yemeği deneyiminizi uzatmak veya en başından bu şekilde planlamak istediğinizde The Nest kısmına da göz atabilirsiniz. Modern görünümlü ve donanımlı Arap çadırlarında konaklama imkanı sunuyor. Ayrıca yıldız gözlemi yapma fırsatı da var.

3. Çölde Konaklamak

Çölde konaklama deneyimi yaşamak isteyenlerin seçenekleri arasında illa ki çadır kampı veya glamping alanları yok aynı zamanda lüks resort oteller de var. Onlar arasından birkaç öneriyi de buraya bırakalım.

Al Maha: Şehir merkezine 45 dakikalık araba yolculuğu mesafesindeki Al Maha, Arap mimarisine sahip Bedevi çadırları şeklinde tasarlanmış 42 özel villadan oluşan lüks bir resort. Birbirini görmeyecek şekilde tasarlanmış her villası sıcaklığı ayarlanabilen özel havuza, çöl manzaralı terasa, klima, tv ve küvet gibi özelliklere sahip. Resortta şık bir restoran ve donanımlı bir spa merkezi de mevcut. Ayrıca otelin düzenlediği aktiviteler arasında şahin gösterileri, okçuluk, kum sörfü ve doğa yürüyüşleri var. Her gün isteğe göre tercih edeceğiniz iki aktivite konaklamanıza dahil. Otelin 8 yaş altı çocuklar ve evcil dostlar için uygun olmadığını da belirtelim.

Bab Al Shams Desert Resort: Tasarımında geleneksel Arap mimarisini modern lüksle birleştiren donanımlı bir resort. Üst kısımlarda bahsettiğimiz çadır türünde değil, düşük katlı binalardan oluşan köy tipi bir planlaması var. Arabayla şehir merkezine yaklaşık 45 dakika mesafede. Dört restoranı, üç yüzme havuzu, tavsiye edilen bir kahvaltısı, fitness ve spa merkezi gibi olanakları bulunuyor. Teraslı, manzaralı veya havuzlu olması gibi özellikleri birimden birime değişen, ister çiftlerin ister de on kişilik ailelerin konaklayabileceği oda, süit ve villalara sahip. Ayrıca okçuluk, lokal turlar, binicilik ve temalı yemekler gibi aktivitelere katılmak da mümkün. Resort her yaştan çocuğun konaklamasına uygun fakat evcil dostlar için aynı durum söz konusu değil.

Anantara Quasr Al Sarab Desert Resort: Çöl içindeki bir vahayı andıran, surlarla çevrili olmasıyla kendine ait bir dünyası varmış gibi gözüken lüks bir resort kompleksi. Toprak tonlarının hakim olduğu otantik mimarisi, her biriminde geçerli olan geleneksel unsur ve dokunuşlarla bölgenin en fotojenik otellerinden biri denebilir. Bünyesinde altı restoran, açık yüzme havuzu, ücretsiz otopark, tenis kortu, çocuk kulübü ve spa-kaplıca olanakları bulunuyor. Oda, süit ve villa olmak üzere üç tip konaklama tipine sahip. Her biriminde ya balkon, veranda ya da bahçe manzarası mutlaka var. Ayriyeten ilgiler için okçuluk, deve yürüyüşleri ve at binme gibi aktiviteleri de burada bulmak mümkün. Konaklayanlar için 18+ yaş kısıtlaması var, evcil hayvanlar da kabul edilmiyor.

4. iFly

10 metrelik bir rüzgar tüneli içinde hava dalışı yapabileceğiniz iFLY, adrenalin severler için uygun olan kapalı alan aktivitelerinden biri. Silindir şeklinde şeffaf bir tüpün içine giriyorsunuz ve alttan gelen çok güçlü bir hava akımıyla 4 metreye kadar yükseliyorsunuz. İlk defa deneyecekler ve tecrübeli kişiler için ayrı ayrı bilet türleri var; mesela ilk kez bu aktiviteyi yapacaklara bir rehber de eşlik ediyor. Ayrıca rüzgar tulumu ve gözlük biletinize dahil. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

5. Deep Dive

Fotoğraf Kaynak: Deep dive dubai, Deep dive uae, CC BY-SA 4.0

60 metreyle dünyanın en derin havuzu sayılan Deep Dive, Atlantis gibi sular altında kalmış bir batık şehir konseptinde tasarlanmış. Profesyonel hocalar ve verilen eğitimlerle burada dalış yapmak hem amatörler hem de tecrübeli dalgıçlar için uygun. Scuba-diving, tüpsüz dalış veya şnorkel gibi istediğiniz dalış türleri arasından seçim yapabiliyorsunuz, tabii fiyatları değişiyor. 6-12 yaş arasındaki çocuklara özel programları var. Ben ıslanmak istemiyorum derseniz de dalışlar dışarıdan izlenebiliyor. Sadece ufak bir not, terlik ve dalış kıyafetini sizin getirmeniz gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Deep Dive’da dalış sertifikası gerektirmeyen batık şehir deneyimi almak için tıklayın.
Deep Dive’da şnorkelli dalış deneyimi almak için tıklayın.

6. Global Village

Fotoğraf Kaynak: Slayym, Inside the Global Village in Dubai February 2019, CC BY-SA 4.0
Fotoğraf Kaynak: Philosographer, Global village Dubai6, CC BY-SA 4.0

Türkiye’den Filistin’e, Japonya’dan Amerika’ya 100’e yakın ülkenin kültürünü şovlar, konserler ve etkinliklerle bir arada görebileceğiniz bir tema parkı. Fakat her gün açıkmış gibi düşünmeyin, sadece yılın belli bir kısmında düzenlenen sezonluk bir takvime sahip. Genellikle Ekim gibi açılıp Nisan gibi sezonu kapatıyorlar. Her ülkeden çeşitli simgesel yapıların replikalarının, sokak lezzeti standlarının ve lunaparkların kurulduğu bir festival havasında geçiyor. Ayrıca girişler üç yaşın altındaki çocuklara ve 65 yaş üstündeki kişilere ücretsiz. Zaten daha çok ailenin yaşlılarına hitap edebilecek bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Global Village giriş bileti almak için tıklayın.

Dubai Gece Hayatı

Nola Eatery & Social House: Marina bölgesinin yeme içme bölümünde de bahsettiğimiz Nola’da salı ve cumartesi günleri biraz jazz biraz funk müzik yapan Nuvo Soul Band sahne alıyor. Eğlenceli ve canlı bir atmosfer isteyenlerin aklında bulunsun. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/jassloungedifc

Jass Lounge: DIFC Dubai’nin en şık caz kulüplerinden biri. Art Deco esintilerinin olduğu bir iç mekan tasarımı var. Programlarında her gece caz, soul ve funk türlerinden canlı müzik etkinliği bulmak mümkün. Yalnız minimum harcama tutarı var, bunu akılda bulundurmak gerekiyor. Her gün açık, gitmeden rezervasyon yaptırmak faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 71 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ReplayLoungeDubai

Replay Lounge & Karaoke: Bir karaoke bar olan Replay, Dubai’de biraz daha eğlenceli aktiviteler yapmak isteyenler için ideal bir durak. Ayrıca hem yemek hem de içmek için bir şeyler bulabileceğiniz bir barı da var. Karaoke odaları önden rezerve edilebildiği gibi direkt uğrayabiliyorsunuz da. Sadece pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 72 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/soulkitchendubai

Soul Kitchen Dubai: Aslında Downtown Dubai yeme içme bölümünde de bahsettiğimiz gibi popüler bir restoran ama enerjik DJ setleri ve her haftaya özel derlenen canlı müzik etkinlikleriyle öne çıkıyor. Her gün gece 2-3’e kadar açık. Rezervasyon tavsiye ediliyor. Belli bir saatten sonra club moduna geçiliyor. Ayrıca ilgisini çekenler için her çarşamba “Abri & The Band” isimli funky bir grup sahne alıyor. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/TheFridge.me

The Fridge Warehouse: Alserkal Avenue’da bulunan The Fridge Warehouse, bağımsız müzisyenlerin, lokal sanatçıların ve deneysel performansların sahne aldığı yenilikçi bir canlı performans merkezi. Dubai’deki underground dokuyu hissedebileceğiniz nadir yerlerden biri. Lüks ve şaşadan uzak depodan çevrilmiş endüstriyel bir tasarımı var. Ayrıca alkolsüz kokteyl menüsü olan bir bar kısmına da sahip. Güncel programlarına Instagram sayfaları üzerinden bakılabilir. Cumartesi ve pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 73 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/clubirisdubai

Club Iris Dubai: Dubai’de gece hayatının gözde mekanlarından biri de deep house ve techno ağırlıklı çalan Club Iris. Panoramik Dubai silüeti manzarasını gören açık hava alanı ve ünlü DJ’leri ağırlandığı özel odalarıyla şehirdeki elektronik müzik tutkunlarının ana buluşma noktası gibi bir şey. Ayrıca cumartesi brunchlarıyla da oldukça meşhur. Pazar ve pazartesi günleri hariç her gün gece geç saatlere kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 74 numara.

Pavilion at The Beach

Pavilion at The Beach: Marina bölgesinin yeme içme bölümünde de bahsettiğimiz Pavilion at The Beach çoğu mekanı tek bir yerde bulabileceğiniz bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Salmon Guru: Milano ve Madrid’de de şubeleri bulunan dünyaca ünlü ve ödüllü kokteyl bar Salmon Guru’nun Dubai şubesi. Led ışıklar, rengarenk mobilya ve dekorlara sahip eğlenceli bir dekorasyonu var. Menüsü de aynı şekilde yaratıcı, uçuk kaçık kokteyl çeşitlerine sahip. Denk gelirseniz French Night ve Ladies Night gibi tematik geceler de düzenleniyor. Haftanın her günü gece 02:00’ye kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 75 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/honeycombhifi

Honeycomb Hi-Fi: Önünden geçen birinin bilmese plak mağazası sanıp devam edeceği Honeycomb Hi-Fi, arka planda plakta çalan şarkıların oynadığı ve Japonların izakaya’larından esinlenen menüsüyle speakeasy bir bar. Pullman Hotel’in içerisinde Dubai Canal’ı gören bir konumda. Her gün 19:30’dan itibaren açıklar. Rezervasyon mutlaka tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 76 numara.

Clap Dubai: DIFC’de bulunan bir Japon restoranı ama bölgenin en geniş açık hava terası burada, hatta teras gecenin ilerleyen saatlerinde “Ongaku” isimli gizli bir gece kulübüne dönüşüyor fakat insanların dans ettiğini pek de söyleyemeyiz 🙂 Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Zuma Dubai: Dünyaca ünlü Zuma’nın DIFC şubesi. Dizaynı diğer tüm şubelerde olduğu gibi aşırı gösterişli, adeta glam’in zirvesi. Gece 2’ye 3’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 70 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/amazonicodubai

Amazónico Dubai: DIFC bölgesindeki Amazónico Dubai, Michelin aslında Michelin rehberinde yer alan bir restoran ama manzaralı terasındaki bar geceye devam etmek için de uygun. Gece 3’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/amelia.dubai/

Amelia Lounge: Burj Khalifa’da, tasarımında havacılık ve 1900’lerin başlarındaki steampunk estetiğinden, menüsündeyse Japon ve Peru mutfaklarından esinlenilmiş olan restoran-bar. Dana wagyu, guacamole, somon ceviche ve dana tartar taco gibi tabaklardan oluşan füzyon bir menüsü var. Ayrıca restoranın en üst katında Voyage by Amelia isimli speakeasy tarzda bir bar da var. Çoğunlukla deep house odaklı elektronik müzik çalıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 77 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/terrasolisdxb

Terra Solis Dubai: Dubai’nin çöllerine Tomorrowland ekibi kurulmuş olan Terra Solis, hem sıra dışı bir otel deneyimi, hem de en iyi DJ’lere ev sahipliği yapan bir beach + club. Kum tepelerinin arasına kurulmuş otelde hem villa hem de glamping tarzı lüks bedevi çadırları var. Gündüzleri havuzu cool bir beach club olarak işletiliyor, akşamlarıysa dünyanın en ünlü DJ’leri eşliğinde partilere katıldığınız bir kompleks olarak düşünebilirsiniz. Etkinlik takvimlerini mutlaka kontrol edin. Ayrıca Mesa adında, Akdeniz mutfağından esinlenen kaliteli bir restoranı da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 78 numara.

Burada konaklamadan havuzundan faydalanabilirsiniz: Tomorrowland Ekibinin Kurduğu Terra Solis’in Havuzunda DJler Eşliğinde Bir Gün

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ushuaiadubaiofficial/

Ushuaïa Dubai Harbour Experience: Anyma, Adriatique, Calvin Harris, Monolink ve David Guetta gibi mega DJ’lerin sahne aldığı Ushuaïa Dubai Harbour Experience, Ibiza merkezli Ushuaïa markasının Dubai’de açtığı geniş bir açık hava kulübü. Şehrin lüks yat limanı Dubai Harbour’un kıyısındaki muazzam sahne kurulumlarıyla buradaki etkinlikler her daim festival havasında geçiyor. Dubai’deki çoğu etkinlik gibi burada da takvim Ekim-Mayıs aylarında zengin. Konum için tıklayın. Haritada 79 numara.

Morenita: DIFC bölgesinde, Sheikh Zayed Road’un bir yan caddesinde bulunan enerjisi yüksek bir gece kulübü. Daha çok Latinlerin gittiği için birçok yerin aksine insanlar gerçekten burada dans ediyor ancak reggaton ile barışık olmanız lazım. Çarşamba günleri “Ladies Night” adıyla sadece kadınlara özel etkinlikler de düzenliyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 80 numara.

Dubai Beach Clubları

Bla Bla Dubai: Hem manzarayı ve gün batımını hem de sosyal aktivitelerin çoğunu bir arada sunan bir beach club. İçinde pek çok restoran ve lounge bulunuyor. Yani havuzunda yüzüp güneşlenmek de restoranlarında romantik bir akşam yemeğine çıkmak da mümkün. Aynı zamanda günün ilerleyen saatlerinde bir gece kulübüne dönüşüyor. Gece kulübü olarak sizi pek tatmin etmez ama rooftop olarak düşünürseniz gün batımı manzarası güzel. Konum için tıklayın. Haritada 81 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/surfclubdubai

Surf Club: West Beach’de bulunan boho chic estetiğine sahip beach club. Gündüzleri Dubai silüetini gören nezih bir plaj, geceleriyse dünyaca ünlü DJ’lerin geldiği bir gece kulübü olarak işliyor. Çalan parçalar elektronik müzik ağırlıklı. Ayrıca Akdeniz mutfağı sunan menüsüyle özel günler için de tercih edilebilecek bir restoranı var. Her gün öğlen 12.00’den gece 01.00’e kadar açık. (Plaj Ladies Day ismiyle her çarşamba 12.00 ve 17.00 saatleri arasında sadece kadınlara özel açılıyor.) Konum için tıklayın. Haritada 82 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/driftbeachdubai/

Drift: Beyazın ve açık mavinin hakim olduğu modern tasarımıyla ödüllü bir beach club. Dubai Marina gökdelenlerini ve Ain Dubai’yi gören havuzu en popüler noktası. Ayrıca Fransız mutfağı temalı bir restorana da sahip. Ufak bir not: burası sadece 16 yaş üstü ziyaretçileri kabul ediyor. 16 ve 20 yaş arasındaki kişilere de mutlaka bir ebeveynin eşlik etmesi gerekli. Yani çocuklu ailelerden ziyade çiftler ve arkadaş grupları için daha uygun bir beach club olduğunu söyleyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 83 numara.

J1 Beach: La Mer ve Jumeirah plajlarının kıyısında bulunan J1 Beach, 12 lüks beach clubın bir arada olduğu bir mekanlar bütünü. Yunan mutfağı ve estetiği sunan Sirene by Gaia, Meksika lezzetleri bulabileceğiniz restoranı ve Tulum’a özgü boho unsurlardan oluşmuş dekorasyonuyla Gitano ve hem Fransız hem de Japon esintileri taşıyan Bâoli içlerinden en popülerleri. Haftanın her günü tüm mekanlar 10.00 ve 02.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 84 numara.

Günübirlik Abu Dhabi


Dubai’den Abu Dhabi sadece bir saat sürüyor ve taa Arap Yarımadası’na kadar gelmişken Abu Dhabi’yi de görmenizi şiddetle tavsiye ederiz. İsterseniz Dubai’den kalıp, Şeyh Zayed Cami, Corniche, Emirates Sarayı gibi şehrin önemli yapılarını turlayan turlar var: Dubai’den Günübirlik Abu Dhabi Şehir Turu.

Maalesef günübirlik turların hiç biri Abu Dhabi’nin Louvre’a vakit ayırmıyor, sadece fotoğraf molası veriyor. Gitmeden önce “Fransa Emirlikler’in parasını almak için en fazla 3-5 eser emanet etmiştir” diye düşünürken Abu Dhabi Louvre’a bayıldım. Hatta ana baba günü olan Paris’tekine kıyasla çok daha keyifli. Üstelik çocuklar için bir pavilyonu da var. O yüzden size diğer bir önerim de Tam Gün Özel Transfer ayarlayıp Louvre’u da ekleyerek kendi programınızı kendiniz yapmanız. Çünkü müze gerçekten Abu Dhabi’nin gerçekten yıldızı olmuş. Guggenheim Müzesi de 2026 açılıyor.

Dubai Etkinlikleri

Özellikle Aralık ve Ocak aylarında aktiviteler açısından zengin olan Dubai, diğer aylarda da çeşitli etkinlik ve festivallere ev sahipliği yapıyor.

Gitmeden Önce Buralardan Etkinliklere Bakın

Dubai’ye ülkemize gelenden çok daha fazla büyük isim konsere geliyor. Biz Green Day ve Off Spring’e denk geldik, bizden bir hafta önce Cold Play vardı. Büyük konserler Expo City’de gerçekleşiyor, gitmek kolay ama dönmesi sıkıntılı çünkü taksiler 5 katı fiyat istiyor ve toplu taşıma da yok. Araç/ transfer ayarlamanız iyi olur. Aynı zamanda Abu Dhabi çok yakın, sakın başka bir memleket gibi düşünerek Abu Dhabi etkinliklerine balmayı ihmal etmeyin. Platinumlist ve Ticketmaster‘dan arayabilirsiniz.

Dubai Shopping Festival (DSF)

1996’dan beri her yıl Aralık-Ocak aylarında gerçekleşen ve sadece bir ay süren devasa bir alışveriş festivali. Dünyaca ünlü markaların ürünlerinde %90 gibi ciddi bir orana ulaşan indirimler gerçekleşiyor. Ayrıca altın ve araba gibi ürünleri kazanmak için çekilişler de ziyaretçilere cazip gelen unsurlardan bir diğeri. Festival havasını katan özelliklerse her gün düzenlenen drone şovları, havai fişek gösterileri, açık hava pazarları, konserler ve gastronomi etkinlikleri gibi daha sosyal aktiviteler. Son yıllarda genellikle Mall of the Emirates ve City Centre alışveriş merkezlerindeki mağazalarda düzenlenen festivale kış aylarında denk gelirseniz kaçırmayın deriz.

Taste of Dubai – Food Festival

Genellikle Şubat – Mart aylarında gerçekleşen bir gastronomi festivali. Dünyaca ünlü şeflerin, şehrin en iyi restoranlarının ve yemek tutkunlarını bir araya geldiği prestijli bir etkinlik. Şeflerle tanışmak, ünlü restoranların fine-dine klasmanındaki menülerini daha uygun fiyata, küçük porsiyonlarda tatmak ve masterclasslara katılmak için tercih edebilirsiniz. Canlı müzik ve çocuklara ayrılmış bir bölüm de mutlaka festivalde bulunuyor. Girişler ücretli, biletleri internet siteleri üzerinden önden almak mümkün.

Dubai Design Week

Dubai Design District’te gerçekleşen, 2015’ten beri kademeli olarak artarak yüzbinlerce ziyaretçiyi ağırlamış yaratıcı bir tasarım festivali. Tasarım ve sanat alanında Orta Doğu’nun en büyük ve öncü festivallerinden biri kabul ediliyor. Güney yarım küreden sanatçılar ön planda olmak üzere uluslararası sanatçıları ve tasarımcıları bu alana ilgi duyan herkesle birleştirmek hedeflenmiş. Devasa enstalasyonlar, sergiler, sanatçı söyleşileri ve uygulamalı atölyelerin düzenlendiği bu festival her yıl Kasım ayında bir hafta sürecek şekilde gerçekleşiyor. Program boyunca alanı görmek veya gerçekleşen etkinliklere katılmak özel etkinlikler hariç ücretsiz. Detaylı programı web siteleri üzerinden incelemek mümkün.

Dubai Summer Surprises (DSS)

İlk başta bahsettiğimiz Dubai Shopping Festival vardı ya, işte onun yaz mevsiminde gerçekleşen versiyonu. Haziran – Eylül arasında, sıcaklardan şehirdeki hareketin azaldığı aylarda turizmi ve ekonomiyi canlandırmak adına düzenleniyormuş. Aynı DSF’de olduğu gibi %25’ten %90’a varan indirimler, çekilişler, sürprizler, ödüller ve AVM’lerin içinde düzenlenen etkinliklerle yaz aylarında klimalı ortamlarda alışveriş yapmak ve vakit geçirmek için ideal.

UNTOLD Festival Dubai

Her yıl Romanya’da gerçekleşen elektronik müzik festivali UNTOLD’un Dubai ayağı. Gidenlerin Tomorrowland veya Coachella’dan eksik kalır yanı yok dediği, dev enstalasyonların kurulduğu, prodüksiyonda en iyisinin hedeflendiği ve Armin van Buuren, Martin Garrix, Steve Aoki gibi dünyaca ünlü DJ’lerin geldiği bir EDM, yani elektronik müzik festivali. Her yıl ya Kasım ya da Şubat ayında, 4 gün 4 gece konseptinde gerçekleşiyor. Genel giriş ve VIP gibi bilet satın alma türleri var. 2026 versiyonu 5-8 Kasım tarihlerinde Dubai Parks and Resorts’ta gerçekleşecek. İlgisini çekenlerin şimdiden bilet konusunu halletmesi faydalı olacaktır. Detaylı bilgi için de web sitelerinin linkini şöyle bırakıyoruz.

Emirates Dubai 7s

Orta Doğu’nun en büyük spor ve eğlence festivali Emirates Dubai 7s, Dubai’de her yıl yapılan devasa bir spor etkinliği. O yüzden spor severlerin kaçırmak istemeyeceğini düşündük. Fakat merkezinde futbol ve voleybol gibi bizim aşina olduğumuz sporlar değil de 7’li ragbi yani rugby sevens yer alıyor. Nedir bu rugby sevens derseniz de 7 kişilik takımların 7 dakikada ragbi oynadığı hareketli bir oyun. Festivalde ayrıca kriket, netball ve padel tenis maçları da oynanıyor. Alanda bunlara ek çeşitli müzik etkinlikleri, çocuklara özel aktiviteler ve yemek standları da mevcut. 2026 versiyonu 27-29 Kasım’da The Sevens Stadium’da gerçekleşecek. Biletleri internet sitelerinden almanız mümkün.

World Art Dubai

Sanat severlerin, özellikle de profesyonellerin ilgisini çekebilecek olan Art Dubai, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinin en önemli modern sanat fuarı sayılıyor. Her yıl Mart – Nisan aylarında gerçekleşiyor. 50’yi aşkın farklı ülkeden gelen 500’e yakın bağımsız sanatçıya ve sanat galerisine ait 10.000’den fazla sanat eserini bu fuarda görmek mümkün. 100 dolara da 20.000 dolara da sanat eseri satın alabiliyorsunuz. Bir şey satın almak istemeyenler içinse canlı performanslar, atölyeler ve sanatçı-küratör söyleşilerinin olduğu dolu dolu bir programa sahip. 2026’da 23 ve 26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. Detaylı programı buradan inceleyebilirsiniz.

Gün Gün Dubai Gezi Planı

Fotoğraf Kaynak: Aleksandar Pasaric / Pexels

Plan yapmadan önce Alserkal’daki etkinliklere, konser ve festival için Platinumlist ve Ticketmaster‘a bakın. Günlerin sırasını kendi ihtiyaçlarınıza göre değiştirebileceğinizi unutmayın.

4 Gününüz Varsa; Dubai’nin Ana Görülecek Yerlerini Anca Bitirirsiniz:
1. Gün – Gezinizin açılışını JBR + Marina ile yapın. Tekne turu da eklemek iyi olur.
2. Gün – Aura Sky Pool + Souk Madinah Jumeirah + Kite Beach + Alserkal Avenue
3. Gün – Dubai Mall + Burj Khalifa seyir terası ya da Sky Views Dubai’de Edge Walk & Cam Kaydırak + Dubai Fountain Show
(Dubai Mall’da vakit kaybetmezseniz bugüne Museum Of The Future + Dubai Frame ya da City Walk + The Green Planet‘ı da sığdırabilirsiniz, ya da güzel bir mekanda keyif yapabilirsiniz)
4. Gün – Eski Dubai: Al Fahidi + Al Seef + İsterseniz Deira ya da Atraksiyonlar bölümünden Deep Dive, i Fly, Sky Dive gibi bir şeyler seçebilirsiniz.

Gördüğünüz üzere bu programda denize girmeye, çölü deneyimlemeye ya da başka aktivitelere pek yer kalmadı.

Bizce 5-7 Gün Daha Yerinde Olur:
5. Gün – Çöle gitmeli. İster turlarla günübirlik, ister konaklamaya.
6. Gün – Dubai’den bir gün ayırıp kesinlikle Abu Dabi turu yapmaya değer.
7. Gün – Plaja girmek, alışveriş yapmak ya da ilk 4 güne sıkıştırmadıklarınızı yapmak için.

Çocukla Geliyorsanız, Hem Yukarıdakileri Yapmak, Hem De Ona Özel Bir Tatil Yaşatmak İstiyorsanız:
8. Gün – Aquaventure Su Parkı + Lost Chambers Akvaryum
9 & 10. Gün – Çocuğunuzun yaşına göre çocuklu aktiviteler bölümünden seçebilirsiniz.

The post DUBAİ GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/dubai/feed/ 0
BELGRAD’DA NEREDE KALINIR? EN GÜZEL BELGRAD OTELLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad-nerede-kalinir https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad-nerede-kalinir#respond Tue, 21 Oct 2025 15:19:18 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=122293 Belgrad’da nerede kalacağınız, şehri nasıl hissedeceğiniz konusunda belirleyici bir rol oynuyor: Kalemegdan veya Kneza Mihaila'da tarihi sokakların ruhunu mu, Skadarlija veya Dorcol'da gece hayatının enerjisini mi yoksa Vracar'da yerel hayatın sakinliğini mi tercih edersiniz? En iyisi rehberimizi okuyup kendiniz karar verin.

The post BELGRAD’DA NEREDE KALINIR? EN GÜZEL BELGRAD OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Belgrad’da kalacağınız semt, şehri nasıl deneyimleyeceğinizi doğrudan etkileyen faktörlerden. Mesela tarihi sokaklarda her şeyin elinizin altında olduğu canlı bir atmosfer mi, gece hayatının kalbinin attığı bohem sokaklar mı, yoksa merkeze yakın ama daha sakin daha lokal ve daha az turistik bir mahalle hayatı mı size göre? Bu noktada bizce Belgrad’da konaklama konusunda iki semt öne çıkıyor: Biri Stari Grad diğeri de Vračar.

Stari Grad şehrin tarihi çekirdeği ancak çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Buna biraz da bizdeki Beşiktaş’tan pay biçebilirsiniz. Hani baktığınızda Etiler de Beşiktaş, Ortaköy de, Akaretler de… Ancak hepsinin de farklı auraları var. Belgrad’ın Stari Grad’ı da biraz böyle. Kneza Mihaila’da şehrin İstiklal Caddesi’nde, Skadarlija’da Ortaköy’ünde, Dorcol’da Cihangir’indesiniz ama aslında hala şehrin tarihi merkezi Stari Grad’dasınız. Vračar ise tüm bu turistik semtlere göre daha rezidansiyel kalan, şehrin iş merkezlerinin, idari birimlerinin, geniş cadde ve meydanlarının bulunduğu nispeten yeni bölgesi. Biz her ikisinden de otel önerilerimizi sizin için toparladık.

Belgrad’ın Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Stari Grad (Tarihi Şehir): Belgrad’ın tarihi kalbi diyebileceğimiz Stari Grad, Kalemegdan’dan başlayıp Dorćol ve Skadarlija’ya kadar uzanan geniş bir bölgeyi kapsıyor. Şehri ilk defa ziyaret edenler için kesinlikle en doğru konaklama seçeneği burası. “Her yere yürüyerek ulaşayım, şehrin göbeğinde olayım” diyorsanız Cumhuriyet Meydanı ile Kneza Mihaila çevresi ya da Skadarlija tam size göre. Ama unutmadan söyleyelim; buralar Belgrad’ın en turistik noktaları. Daha sakin, yerellerin takıldığı kafelerle dolu, turizmden biraz daha uzak, lokal mahalle tarzı bir bölgede kalmak isterseniz Dorćol’u tercih edin deriz. Stari Grad’daki oteller genelde dört yıldızlı, tarihi dokuyu koruyan, zincir olmayan seçeneklerden oluşuyor. Uluslararası konaklama gruplarının otelleri daha Vračar veya Novi Belgrad gibi nehrin karşı yakasında konumlanıyor. Pusetli çocukluysanız da her daim kalabalık olan Kalemegdan ve Kneza Mihaila veya parke taşı döşemeli Skadarlija pek de sizlik olmayabilir. Onun yerine Dorćol’da kalıp her yere yürüyerek ulaşım sağlayabilirsiniz.

Stari Grad otellerini incelemek için tıklayın.

– Vračar: Stari Grad’ın hemen yanı başında, tarihi merkezin dışında ama ona çok yakın bir bölge. Aziz Sava Katedrali buranın en önemli noktası. Stari Grad’a kıyasla biraz daha yeni sayılabilecek bu semt, 1900’lerden kalma yapıları ve Sovyet esintili geniş caddeleriyle dikkat çekiyor. Burada daha çok devlet binaları ve kamu yapıları var; dolayısıyla turistik değil, daha çok beyaz yakalıların uğrak noktası diyebiliriz. “Şehrin karmaşasından biraz uzaklaşayım ama gezilecek yerlere de çok uzak olmayayım” derseniz Vračar tam size göre. Buradaki oteller genellikle dünyaca bilinen büyük otel zincirlerinin şubeleri. Bizce burası tarihi merkezin kalabalığından ve dip dibeliğinden uzakta daha sakin bir bölge olarak konfor açısından çocuklu aileler için daha ideal.

Vracar otellerini incelemek için tıklayın.

Belgrad Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Square Nine Hotel Belgrade $$$
  2. Otel Moskva $$
  3. Townhouse 27 Hotel $$
  4. Boutique Hotel Museum $$
  5. Envoy Hotel $$$
  6. Lumiere Hotel $$$
  7. Central Point Hotel $$
  8. Hotel Calisi $$
  9. Dominic Smart Luxury Suites $$
  10. Superb Luxury Suites $$
  11. Zepter hotel $$
  12. Hotel Balkan Beograd $$
  13. Centar No1 $$
  14. Belgrade Art Hotel $$
  15. Courtyard Belgrade City Center $$
  16. Hotel Indigo Belgrade by IHG $$
  17. Nobel Design Belgrade $$
  18. Mama Shelter Belgrade $$
  19. Simma Luxury Apartments & Rooms $
  20. 7 Rooms Suites $
  21. Belgrade Inn $$$
  22. Heaven Luxury Suites $$
  23. Black Pearl Luxury Suites $$
  24. Room 25 Belgrade $$
  25. Skadarlija Suites $$
  26. Bohemian Apartment $
  27. Cetinjska Palace $
  28. Onyx Luxury Apartments $$
  29. Smokvica $$
  30. Iva old town $$
  31. Hotel Royal $$
  32. Mona Plaza Hotel $$
  33. M House Belgrade $$
  34. Hilton Belgrade $$$
  35. Saint Ten Hotel $$$
  36. Hanami Belgrade $$$
  37. Crystal Hotel Belgrade $$$
  38. Moxy Belgrade $$
  39. Nota Hotel & Restaurant $$
  40. Nomad Luxury Suites $$
  41. Hotel Jardin & Restaurant $$
  42. Enjoy B-52 Crown $$
  43. Royal Park $

Kalemegdan ve Kneza Mihaila Çevresi Otelleri, Stari Grad

1. Square Nine Hotel Belgrade $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kapalı yüzme havuzu, spa ve sağlıklı yaşam merkezi, fitness salonu, otoparkı ve havaalanı servisi bulunan beş yıldızlı lüks bir otel. Şehir merkezindeki çoğu turistik noktaya yakın. Kahvaltı servisi de konuklar tarafından öneriliyor. Gerekli donanımlara sahip oda ve süitleri hem çiftler hem de aileler için uygun. Her yaştan çocuk konaklayabiliyor, bebek karyolası da ücretsiz olarak temin edilebiliyor. Fakat evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Hotel Moskva $$


Art Nouveau mimarisiyle dikkat çeken ve tarihi 1908’e dayanan şehrin en ünlü simgelerinden Hotel Moskva, merkezde tercih edebileceğiniz dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Öyle ki Robert de Niro, Albert Einstein, Indira Gandhi, Maxim Gorky ve Alfred Hitchcock gibi önemli isimler burada konaklamış. Özelliklerine gelindiğinde havaalanı servisi, önerilen bir kahvaltısı, spa ve sağlıklı yaşam merkezi bulunmakta. Odaları geleneksel bir dekorasyona sahip. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Boutique Hotel Townhouse 27 $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hem Cumhuriyet Meydanı’na hem de Knez Mihailova Caddesi’ne yakın bir konumda kalan fakat bu alanlara kıyasla daha sakin bir mahallede bulunan dört yıldızlı bir otel seçeneği. Havaalanı servisi, restoran, bar ve açık büfe kahvaltısı var. Oda ve süitleri modern-minimal bir tasarıma sahip ve gerekli donanımlar da her birinde mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ise ücretsiz olarak veriliyor. Maalesef evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Boutique Hotel Museum $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Havaalanı servisi, fitness merkezi, restoran, bar ve açık büfe kahvaltısı bulunan dört yıldızlı bir otel. Konumu tam olarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunuyor. Odaları zarif bir tasarıma sahip. Her birinde de oturma alanı, kahve makinesi, düz ekran tv, klima ve çalışma masası bulunurken sadece bazı odaları şehir manzarasına sahip. Evcil dostlar için değil fakat çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz olarak eklenebiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Envoy Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Özel park yeri, fitness merkezi, restoran, bar ve havaalanı servisi gibi olanaklara sahip dört yıldızlı otel. Kahvaltısı öneriliyor. Oda ve süitleri açık renkli dekorasyonu sebebiyle ferah ve oldukça elverişli. Her biri klima, düz ekran tv, minibar, kettle ve özel banyo gibi donanımlara sahip. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz olarak verilebiliyor. Evcil dostlar ne yazık ki kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

6. Lumière Hotel Pool & SPA $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kapalı yüzme havuzu, fitness salonu ve spa-sağlıklı yaşam merkeziyle ön plana çıkan “wellness” temalı dört yıldızlı bir otel. Aynı zamanda havaalanı servisi ve konuklar tarafından sevilen bir kahvaltısı da var. Odaları klima, oturma alanı, düz ekran tv ve özel banyo gibi özelliklere sahip. Evcil dostlar ve çocuklar sıkıntısız konaklayabiliyor. Bebek karyolası da ücretsiz olarak temin edilebiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Central Point Hotel Beograd $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Taşmeydan Parkı’na beş dakika yürüme mesafesinde bulunan ve iyi bir kahvaltısı, fitness merkezi ve havaalanı servisi bulunan dört yıldızlı bir otel seçeneği. Aynı zamanda saunası ve bisiklet kiralama hizmeti de var. Odalarında masa, düz ekran tv ve özel banyo gibi özellikler mevcut. Evcil dostların ve her yaştan çocuğun konaklamasına uygun. Bebek karyolası desteği almak ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Calisi Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Prenses Ljubica’nın Konağı’na beş dakika yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı bir otel opsiyonu. Restoran, teras, özel park yeri ve açık büfe kahvaltısı bulunuyor. Modern bir dekorasyona sahip odalarında da klima, düz ekran, uydu tv ve özel banyo gibi özellikler mevcut. Evcil hayvanlar kabul edilmiyor fakat her yaştan çocuğun konaklamasına uygun. Bebek karyolası ise müsaitliğe bağlı olarak veriliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Dominic Smart & Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Doğal toprak tonlarının baskın olduğu modern oda ve süitleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan dört yıldızlı otel. Havaalanı servisi, ücretsiz wifi bağlantısı ve otoparkı mevcut. Odaları da düz ekran tv, minibar, kettle ve kahve makinesi gibi başlıca araçlara sahip. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

10. SuperB Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Şehir merkezine beş dakika yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı lüks otel. Havaalanı servisi ve otoparkı bulunan otelin kahvaltısı da misafirleri tarafından seviliyor. Odalarında beyazın hakim olduğu açık tonlu renkler ve doğal dekorlar kullanılmış. Her birinde tv, kahve makinesi, kettle, buzdolabı ve özel banyo mevcut. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

11. Zepter Hotel Belgrade $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sırbistan Ulusal Müzesi ve Kalemegdan gibi noktalara yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı otel seçeneği. Restoranı, barı, havaalanı servisi, fitness merkezi ve özel park yeri sağlıyor. Oda, daire ve süit olmak üzere çeşitli konaklama seçenekler mevcut. Her biri de tv, klima, minibar ve kahve makinesine sahip. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Hotel Balkan $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Havaalanı servisi, restoran, bar ve özel park yeri gibi olanaklarla dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Belgrad’daki çoğu turistik atraksiyona yürüme mesafesinde bulunan merkezi bir konuma sahip. Odaları minimal tarzda dekore edilmiş; klima, oturma alanı, düz ekran tv ve özel banyo gibi olanaklarla da oldukça elverişli. Çocukların konaklamasına uygunken maalesef evcil dostlar için aynı durum geçerli değil. Bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

13. Hotel Centar No.1 $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Cumhuriyet Meydanı’nda, tarihi bir binada bulunan dört yıldızlı otel. Spa ve sağlıklı yaşam merkezi, fitness salonu, havaalanı servisi gibi hizmetlere sahip olan otelin kahvaltısı da konukları tarafından sevilmiş. Odaları klasik ve zarif bir dekorasyona sahip. Ayrıca düz ekran tv, masa, elektrikli su ısıtıcısı ve özel banyo gibi olanaklar da mevcut. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

14. Belgrade Art Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Şehir merkezinin en merkezi noktalarından birinde bulunan dört yıldızlı, lüks bir konaklama seçeneği. Otelin tasarımı ve dekorasyonu için İtalyan tarzının kullanıldığı söylenebilir. Fitness salonu, sağlıklı yaşam merkezi ve havaalanı servisi mevcut. Gerekli donanımlara sahip oda ve süitlerinin bazıları da şehir manzaralı. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

15. Courtyard by Marriott Belgrade City Center $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Lüks otel zinciri Marriott’un Belgrad’daki dört yıldızlı konaklama seçeneği. Restoranı, barı, özel park yeri, havaalanı servisi ve fitness merkezi bulunuyor. Kahvaltısı konukları tarafından önerilmiş. Ayrıca hem otelin geneline hem de odalara modern bir hava hakim. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası da ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

16. Hotel Indigo Belgrade by IHG $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sırbistan Ulusal Müzesi’nin hemen yanında bulunan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Havaalanı servisi, restoran ve barı, konuklar tarafından önerilen bir kahvaltısı mevcut. Salaş tarzda döşenmiş çatı katı odaları bulunuyor. Ayrıca engelli bireyler için erişilebilir bir otel. Çocukların konaklamasına uygunken maalesef evcil dostlar için aynı durum geçerli değil. Bebek karyolası ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. Nobel Design Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Havaalanı servisi, ücretsiz otoparkı ve kahvaltı hizmetiyle Belgrad şehir merkezinde bulunan dört yıldızlı bir otel. Klima, oturma alanı, düz ekran tv kettle ve özel banyo gibi olanaklara sahip olan odaları toprak tonlarında modern ve minimal bir çizgide dekore edilmiş. Evcil hayvanların ve çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

18. Mama Shelter Belgrade $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Knez Mihailova Caddesi üzerinde bulunan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Fitness merkezi ve havaalanı servisi gibi özelliklerine ek olarak dünya mutfağından lezzetleri tadabileceğiniz bir restoranı var. Odaları farklı renklerin ve dokuların kullanıldığı hareketli bir dekorasyona sahip. Hepsinde düz ekran tv, mini buzdolabı, klima ve özel banyo bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun. Bebek karyolası mevcut. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

19. Simma Luxury Apartments & Rooms $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Cumhuriyet Meydanı ve Sırbistan Ulusal Müzesi gibi turistik noktalara beş dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Özel banyo, klima, düz ekran tv, kettle, ütü, saç kurutma makinesi ve buzdolabı gibi özelliklere sahip olan ferah ve elverişli odalarda konaklama imkanı sunuyor. Her yaştan çocuk konaklayabiliyor, bebek karyolası ise müsaitliğe bağlı. Maalesef evcil dostların kalmasına uygun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

20. 7 Rooms Suites $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

7 Room Suites, son yıllarda inşa edilen üç yıldızlı ve uygun fiyatlı bir konukevi. Havaalanı servisi sağlıyor. Restoranı ve kahvaltı servisi de var. Odaları genellikle çift kişilik ve klima, oturma alanı, düz ekran tv, kettle ve özel banyo gibi özelliklere sahipler. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun fakat bebek karyolası mevcut değil. Evcil hayvanlar da kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

Skardarlija Otelleri, Stari Grad

21. Belgrade Inn Garni Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sauna, fitness merkezi, masaj hizmetleri, açık büfe kahvaltısı ve barı bulunan dört yıldızlı otel. 2016 yılında inşa edildiği için odaları ve otelin geneli oldukça yeni. Her biriminde ses yalıtımı, klima, tv, çalışma masası, minibar, duşlu ve saç kurutma makineli özel banyo bulunmakta. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 21 numara.

22. Heaven Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Açık tonlarla zarif ve modern şekilde dekore edilmiş odalara sahip olan dört yıldızlı otel opsiyonu. Sırbistan Ulusal Müzesi’ne birkaç dakika yürüme mesafesinde konumlanıyor. Havaalanı servisi bulunuyor. Odalarının her birinde klima, düz ekran tv ve buzdolabı varken bazılarında ise teras ve spalı banyo mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ise müsaitliğe bağlı. Evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 22 numara.

23. Black Pearl Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Aile odaları ve havaalanı servisi bulunan dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Gri, siyah, ahşap tonlarının kullanıldığı modern ve endüstriyel dizayna sahip olan süitler sunuyor. Her biriminde oturma alanı, düz ekran tv, klima, kahve makinesi ve minibar bulunurken bazılarında teras ve spa küveti de var. Çocuklar ve evcil dostlar kabul ediliyor, bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 23 numara.

24. Room 25 Belgrade $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Şehir merkezine ve Cumhuriyet Meydanı’na beş dakika yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı otel seçeneği. Tüm odalarında klima, kahve makinesi, buzdolabı, tv, kettle ve duşlu özel banyo bulunurken bazılarında şehir manzaralı balkon da bulunuyor. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Maalesef evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 24 numara.

25. Skadarlija Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Cumhuriyet Meydanı’na beş, Kalemegdan’a on dakika yürüme mesafesinde bulunan üç yıldızlı süit seçenekleri sunan bir işletme. Özel park yeri, havaalanı servisi ve restoranı bulunuyor. Konukları tarafından sevilen bir kahvaltısı da var. Her biriminde düz ekran tv, klima, minibar, kahve makinesi ve özel banyo mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 25 numara.

26. Bohemian Apartment $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İki yatak odası, oturma odası, tam donanımlı mutfak ve banyodan oluşan ve tamamı size ait olan 77 metrekare büyüklüğündeki bir daire opsiyonu. Maksimum dört kişiyi ağırlayabiliyor. Buzdolabı, kettle, çamaşır makinesi, klima, ısıtma ve ücretsiz wifi gibi özelliklere de sahip. Alakart kahvaltı da sunuluyor. Çocuklar konaklayabiliyor, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostlar için uygun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 26 numara.

27. Cetinjska Palace $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İki yatak odası, iki banyo, oturma odası, tam donanımlı mutfak ve balkondan oluşan 84 metrekarelik bir daire seçeneği. Toplam dört kişiyi ağırlayabiliyor. Havaalanı servisi ve özel park yeri bulunuyor. Ayrıca Skadarlija’da toplu taşıma duraklarına yakın bir konumda. Evcil dostlar kabul edilmiyor fakat çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası temin edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 27 numara.

Dorcol Otelleri, Stari Grad

28. Onyx Luxury Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dorcol’un kalbinde bulunan, modern tarzda dekore edilmiş daire seçenekleri sunan bir işletme. Fakat kalabalık ailelerden ziyade daha çok çiftler için uygun. Havaalanı servisi bulunan tesisin her biriminde klima, düz ekran tv, kahve makinesi, kettle, buzdolabı, minibar oturma alanı ve özel banyo mevcut. Çocukların konaklamasına izin veriliyor fakat evcil dostlar için aynı durum söz konusu değil. Bebek karyolası müsaitliğe bağlı. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 28 numara.

29. Smokvica Dorcol B&B $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hem Dorcol’da olup hem de Cumhuriyet Meydanı gibi merkezi noktalara yürüme mesafesinde bulunan üç yıldızlı otel. Ayrıca şehrin popüler restoranlarından Smokvica’nın hemen üstünde. Havaalanı servisi var, kahvaltısı da tavsiye ediliyor. Odalarında klima, düz ekran tv, kettle ve özel banyo mevcut. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 29 numara.

30. Iva Old Town $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Silosi’nin arasında kalan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Özel park yeri, havaalanı servisi, spa küveti ve jakuzisi bulunan sağlıklı yaşam merkezi bulunmakta. Modern tarzda dekore edilmiş odalarında da klima, düz ekran tv, oturma alanı ve özel banyo mevcut. Çocukların konaklamasına uygun fakat evcil hayvan kabul edilmiyor. Bebek karyolası da mevcut değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 30 numara.

31. Hotel Royal Inn $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dorcol’un merkezinde bulunan ve tarihi 1885’e dayanan dört yıldızlı otel. Restoran ve barı, özel park yeri ve havaalanı servisi bulunmakta. Kahvaltısı konukları tarafından seviliyor. Ferah bir tasarıma ait odalarında klima, düz ekran tv, minibar ve özel banyo mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Evcil dostlar burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 31 numara.

32. Hotel Mona Plaza $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Fitness salonu, spa ve sağlıklı yaşam merkezi, havaalanı servisi ve barı bulunan dört yıldızlı otel. Konum olarak Kalemegdan’a 15 dakika yürüme mesafesinde. Önerilen bir kahvaltısı mevcut. Modern tarzda dekore edilmiş odalarında gerekli donanımlar bulunuyor. Ayrıca aile odaları da var. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 32 numara.

33. M House Belgrade Bed and Breakfast $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kalemegdan’a on dakika yürüme mesafesinde bulunan bir oda & kahvaltı işletmesi. Özel park yeri, havaalanı servisi, tavsiye edilen kahvaltısı ve aile odalarıyla dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Elverişli odalarında düz ekran tv, kahve makinesi, kettle, minibar ve özel banyo mevcut. Evcil dostlar konaklayamıyor fakat çocuklar için uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 33 numara.

Vracar Otelleri

34. Hilton Belgrade $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hilton otel zincirinin tavsiye edilen bir kahvaltısı, fitness salonu, spa ve sağlıklı yaşam merkezi, restoran ve barı bulunan Belgrad’daki beş yıldızlı şubesi. Modern ve şık bir tasarıma sahip olan geniş odalarının her birinde klima, düz ekran tv, kettle, buzdolabı ve özel banyo bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz olarak temin edilebiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 34 numara.

35. SAINT TEN Boutique Hotel $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Aziz Sava Katedrali’ne üç dakikalık yürüme mesafesinde, tarihi bir binada bulunan beş yıldızlı butik otel. Fitness salonu, havaalanı servisi, restoranı ve tavsiye edilen bir kahvaltısı var. Odalarının ahşap ağırlıklı modern bir dekorasyonu var. Her birinde akıllı tv, alerjen korumalı havalandırma, minibar ve kahve makinesi gibi teknolojik donanımlar bulunuyor. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 35 numara.

36. Hanami Design Hotel $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Taşmeydan Parkı’na ve Nikola Tesla Müzesi’ne maksimum beş dakika mesafede bulunan dört yıldızlı, lüks bir otel. Spa ve sağlıklı yaşam merkezi, havaalanı servisi, restoran ve özel park yeri sağlıyor. Odaları ahşap mobilya ve dekor yoğunluklu iken, aydınlatmaları da modern ve zevkli bir çizgide kullanılmış. Her biri gerekli donanımlara sahip. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Maalesef evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 36 numara.

37. CRYSTAL Hotel Belgrade $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Şehir merkezindense Aziz Sava Tapınağı’na yakın bir konumda bulunan dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Havaalanı servisi, özel park yeri, fitness salonu, iki restoranı ve barı bulunuyor. Hem çiftler için hem de aileler için uygun olan odaları mevcut. Her biriminde klima, minibar, kettle, düz ekran tv ve özel banyo bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 37 numara.

38. Moxy Belgrade $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dünyaca ünlü otel zinciri Moxy’nin üç yıldızlı Belgrad şubesi. Havaalanı servisi, restoran ve barı, fitness salonu ve tavsiye edilen bir kahvaltısı var. Oda ve süitleri klima, düz ekran tv gibi gerekli özelliklere sahipken bazılarında manzaralı teraslar da bulunuyor. Evcil dostlar konaklayamıyor fakat her yaştan çocuk için uygun. Bebek karyolası ise ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 38 numara.

39. Hotel Nota $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Nikola Tesla Müzesi’ne yürüyerek ortalama yarım saatte verebileceğiniz konumuyla dört yıldızlı bir otel. Alakart kahvaltısı, çocuk oyun alanı, ücretsiz otoparkı, bar ve restoranı bulunuyor. Sıcak tonların hakim olduğu odalarının tümünde klima, düz ekran tv, özel banyo ve şehir manzaralı bir veranda mevcut. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun fakat evcil dostlar için aynı durum söz konusu değil. Bebek karyolası ücretsiz sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 39 numara.

40. Nomad Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Nikola Tesla Müzesi’ne beş dakika yürüme mesafesindeki dört yıldızlı otel opsiyonu. Kahvaltı hizmeti, havaalanı servisi ve otoparkı bulunuyor. Hem çiftler hem de aileler için uygun olan süit ve daireleri var. Her biriminde oturma alanı, düz ekran tv, minibar ve özel banyo mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 40 numara.

41. Hotel Jardin $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dört yıldızlı bir konaklama seçeneği olan Hotel Jardin, Knez Mihailova Caddesi’ne 5 dakikalık yürüyüşle ulaşabileceğiniz merkezi bir konumda bulunuyor. Her gün servis edilen kahvaltısı, restoran ve barı, yaz terası ve havaalanı servisi gibi hizmetleri var. Her biriminde klima, LCD tv, minibar ve özel banyo mevcut. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 41 numara.

42. Enjoy B-52 Crown $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İki yatak odası, iki banyo, oturma odası, tam donanımlı mutfak ve balkondan oluşan 125 metrekare büyüklüğündeki dört yıldızlı daire. Toplam dört kişiyi ağırlayabiliyor. Konum olarak Taşmeydan Parkı’nın hemen yanında. Klima, düz ekran tv, kettle, ütü ve ücretsiz wifi bağlantısı gibi gerekli özelliklere sahip. Beş yaş ve üzerindeki çocukların konaklamasına uygun, bu sebeple bebek karyolası bulunmuyor. Evcil hayvanlar da kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 42 numara.

43. Royal Park $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Bir yatak odası, oturma odası, tam donanımlı mutfak, banyo ve bahçe manzaralı bir terastan oluşan 34 metrekare büyüklüğündeki daire. Ayrıca havaalanı servisi ve kendine ait bir otopark alanı da var. Konum olarak The New Palace’a beş dakika yürüme mesafesinde. Çocukların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası mevcut değil. Evcil dostlar da kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 43 numara.

The post BELGRAD’DA NEREDE KALINIR? EN GÜZEL BELGRAD OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad-nerede-kalinir/feed/ 0
MİDİLLİ ADASI’NDA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE EN GÜZEL MİDİLLİ OTELLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/midilli-nerede-kalinir https://www.bizevdeyokuz.com/midilli-nerede-kalinir#comments Sun, 31 Aug 2025 10:34:39 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=107770 4 kritik konu var: 1. Midilli'de hizmet sektörü az gelişmiş, 2. Mesafeler uzak, 3. Çocuklu aileler denize sıfır otellerin olduğu Molyvos - Petra hattında daha rahat eder, 4. Gece hayatı ise merkezde. İşte tüm bunları göz önünde bulundurulak en iyi otel seçenekleri...

The post MİDİLLİ ADASI’NDA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE EN GÜZEL MİDİLLİ OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Midilli‘de otel tutmadan önce bilmeniz gereken 4 kritik konu var:

1. Midilli, Yunanistan’ın 3. büyük adası olmasına rağmen, hizmet sektörü adanın büyüklüğüne paralel gelişmemiş. O yüzden adadaki konaklama standartları Rodos veya Kos‘takinin altında. Resort, tasarım butik oteller hiç yok, eli yüzü düzgün yer sayısı da az. Tüm değerlendirmeye değer yerleri bulup çıkardık.
2. Ada büyük olduğu için mesefeler uzak. Dolayısı ile adayı gezerken konaklamanızı ikiye bölmenizi tavsiye ederiz. Örneğin; 4 gününün 2’sini kuzeyde Molyvos’ta, diğer 2’sini güneyde Plomari’de olacak şekilde bölmeniz adadaki gezilecek yerlere ulaşım ve yüzme imkanlarından faydalanma açısından çok daha efektif bir seçim olur.
3. Bizce en güzel deniz Plomari’de, en romantik gün batımları Molyvos’ta, gece hayatı ise merkez Mytilini’de…
4. Çocuklu aileler denize sıfır otellerin olduğu Molyvos – Petra hattında daha rahat eder. Ancak adanın neredeyse tüm sahillerin çakıllı ve günün belli saatlerinde dalgalanıyor. İncecik kumsallı sütliman sahiller beklentisi ile giderseniz üzülürsünüz.
5. Bar-hopping peşinde olan kanı kaynayanları da merkeze alalım.

O yüzden bölge seçiminde öncelikler bu adada çok aktif rol oynuyor.

Midilli’nin Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Favorimiz Molyvos: Molyvos (diğer adıyla Mithymna) konaklama için adanın en keyifli noktalarından biri. Tepedeki kalesiyle  kartpostallık bir görünüme sahip olan bu ortaçağ kasabası, taş evleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla oldukça romantik. Gün batımı manzaraları, popüler tavernaları ve sokak aralarındaki küçük barlarıyla bizce Midilli’nin en cazip adresi. Burası ve hemen yan komşusu Petra, deniz kenarındaki otelleri sayesinde çocuklu aileler için de oldukça avantajlı. Tek dezavantajı adanın kuzey ucunda yer almasıyla merkeze en uzak bölgelerden biri olması. Fakat Ayvalık’tan Molyvos’a yaklaşık 75 dakika süren direkt feribot seferleri olması, adada arabalı olmayacaklar için uzak mesafeleri sorun olmaktan çıkıyor.

Molyvos otellerini incelemek için tıklayın.

Petra otellerini incelemek için tıklalyın.

– Lokal Takılmak İsteyenler & Önceliği Deniz Tatili Olanlar İçin Plomari: Adanın güneyinde yer alan Plomari, Midilli’nin ikinci büyük yerleşimi. En büyük kozu adanın en berrak denizlerine sahip olması. Molyvos’a göre burada oteller daha mütevazı, genellikle pansiyon, apart otel, stüdyo daire veya kiralık villalardan oluşuyor. Turistlerin ilk tercihi olmadığı için de daha salaş, daha otantik bir Midilli deneyimi sunuyor. Eğer adada 4 gününüz varsa, tatilinizi Molyvos ve Plomari arasında 2+2 gün olarak bölmek ideal olabilir.

Plomari otellerini incelemek için tıklayın.

– Günübirlik Veya Tek Günlük Gelecekler İçin Mytilini (Merkez): Sona bıraktık ama adanın asıl merkezi ne Plomari ne Molyvos. Adanın başkenti ve en büyük yerleşimi, tarihi limanı, neoklasik mimarisi, canlı gece hayatı ve zengin yeme-içme seçenekleriyle öne çıkan Mytilini. Ayvalık, Alsancak ve Dikili’den kalkan feribotlar da buraya yanaşıyor. Eğer adaya yalnızca günübirlik ya da bir gece için gidiyorsanız, ya da aracınız olmayacaksa, limana yakın olduğu için burada konaklamak mantıklı. Ancak daha uzun süre kalmayı planlıyorsanız ve aracınız da varsa, bizce konaklama için Molyvos ve Plomari çok daha keyifli seçenekler. Deniz imkanları sınırlı olsa da, şehir özellikle yemek ve gece hayatı açısından oldukça hareketli.

Mytilini merkez otellerini incelemek için tıklayın.

– Önermediğimiz Körfezler: Eklemeden geçmeyelim, Midilli Adası’nın haritasına baktığınızıda adanın içine uzanan iki körfez dikkatinizi çekecektir. Bunlar uzaktan çok şey vadediyormuş gibi gözükse de pek keyifli yerler değiller. Özellikle de durgun su veya göl ekosistemine sahip oldukları için ikisi için de yer yer hoş olmayan kokulu, herhangi bir işletmenin olmadığı yerler diyebiliriz.

Midilli Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Aphrodite Hotel $$
  2. Villa Molivos Castle $$
  3. Bella Vista Hotel $$
  4. Molivos Castle Apartments $$
  5. Archontiko Petras 1821 $$
  6. Niki Suites Petra $$
  7. Niki Studios Sea-Front $$
  8. Hotel Shining Star $$
  9. Hotel Molyvos I $
  10. Villa Iris Hotel $
  11. Zaira Hotel $$$
  12. Lesvion Hotel $$
  13. Elies Residences $$
  14. The Zorbas Hotel $$
  15. ISSA Lesvos $$
  16. Peacock Guesthouse $$
  17. #SimpliCity Modern Design Studio $$
  18. Mythical Coast Wellness Retreat $$
  19. Hotel Elysion $$
  20. ΟΙKIES Small & Elegant Hotel $$
  21. Galazio Asteri Hotel Apartments $
  22. Elia Downtown Towerhouse $
  23. Sappho Studios $
  24. Elia Village by Irida Iris Group $$
  25. Sandy Bay Hotel $$
  26. Jano’s House $$
  27. Blue Waves Resort $$
  28. Ouzo Villas $$
  29. Infinity Villa $$
  30. A-Luxury Villas $$
  31. Pano Sto Kyma $
  32. Melinda Holiday House $

Molyvos & Petra Otelleri

1. Aphrodite Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Molyvos’ta denize sıfır, ağaçlarla çevrili dört yıldızlı bir otel. Açık havuzu, tenis kortu, kahvaltı servisi, iki restoranı ve kendine ait plaj alanı var. Odalarına açık renkler ve ahşap detaylar hakim ve her birinde tv, klima, buzdolabı, saç kurutma makinesi gibi donanımlar mevcut. Her yaştan çocuk kabul ediliyor, bebek karyolası da ücretsiz sağlanıyor. Yalnız maalesef evcil hayvanlar burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Villa Molivos Castle $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Villa Molivos Castle, Molyvos Plajı’na 1 kilometrelik mesafede yer alıyor. Apart otelin hoş bir binası var. Bir tarafı doğaya bakarken sonsuzluk havuzu güzel bir deniz manzarasına bakıyor. Her konaklama biriminde rahatça yemek yapabileceğiniz bir mutfak ve balkon var. Tv, klima, çay kahve makinesi, buzdolabı, banyo gereçleri, saç kurutma makinesi gibi detaylar ihmal edilmemiş. Kahvaltı her sabah alakart olarak sunuluyor. Dediğimiz gibi yüzme havuzu da var. Bebek karyolası istek üzerine ücretsiz bir şekilde temin ediliyor. Evcil hayvanınız sizinle kalamıyor. Otopark alanı mevcut. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Hotel Bella Vista $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

4 yıldızlı Hotel Bella Vista, hemen deniz kıyısında kalan seçeneklerden. Yürüyerek plaja inebiliyorsunuz ama bunu tercih etmezseniz geniş bir havuzu da var.  Odalar oldukça sade döşenmiş ancak hepsi çok geniş değil, eğer önceliğiniz genişlik ise ona göre dikkat etmelisiniz. Bazı odalar balkonlu ve bazıları deniz manzaralı. Tv, wifi, çay kahve makinesi, banyo gereçleri gibi gereçler her odada var. Kahvaltı beğeniliyor ve açık büfe şeklinde. Restoranı ise Yunan ve Akdeniz mutfağı ağırlıklı bir menüye sahip. Bir de barı bulunuyor. Havalimanına transfer servisi de veriyorlar. Otopark sorun olmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Molivos Castle Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Molivos Castle Apartments, Molyvos’a 2 kilometre mesafede deniz gören bir seçenek. Odalarda ve evin genelinde klasik ahşap detaylı mobilyalar hakim. Tam donanımlı bir mutfak bulunuyor. Güneşlenme terası ve dış mekan yemek alanı keyifli. Tesisin bir barı var ama restoranı yok o nedenle yemek için civardaki seçenekleri değerlendiriyorsunuz. Havuzu bulunuyor. Park yeri sorun olmuyor. Bebek karyolası maalesef yok ve evcil dostunuz burada sizinle vakit geçiremiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Archontiko Petras 1821 $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Archontiko Petras 1821, Molyvos’a 5 dakika mesafedeki Petra’da yer alan hoş bir köy evi havasındaki bir villa işletmesi. İhtiyacınız olan tüm temel şeyler içinde yer alıyor. Bahçesinde de yemek alanı bulunuyor. Salonda şömine detayı keyifli. Kahvaltı servisi de alabiliyorsunuz. 2 yaş altı minikler için karyola desteği var ve ücretsiz. Evcil dostunuz sizinle kalabiliyor. Otopark sorun olmuyor, araba kiralama gibi konularda da yardımcılar. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

6. Niki Luxury Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Açık yüzme havuzu, barı, ücretsiz otoparkı ve kontinental kahvaltı servisiyle Petra’da bulunan bir süit otel seçeneği. Süitleri havadar ve modern-minimal tarzda dekore edilmiş. Her birinde kettle, düz ekran tv ve küvetli özel banyo mevcut. Konumu ise plaja yürüyerek beş dakika mesafede. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun bir seçenek değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Niki Studios Sea – Front $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Petra’da, Petra plajına yakın bir konaklama seçeneği. Açık yüzme havuzu, ücretsiz otoparkı, bar ve bahçesi bulunan otelin odaları özel banyo, deniz manzaralı balkon, wifi, klima, kahve makinesi, buzdolabı ve düz ekran tv gibi özelliklerle oldukça elverişli. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun bir otel değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Shining Star Petra $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Shining Star Petra, Petra Plajı’na 600 metre mesafede yer alan bir otel. Odalar sade ve genişler, modern mobilyalar tercih edilmiş. Hemen hepsinde oturma ve çalışma alanı bulunuyor. Apart birimlerde yemek yapabileceğiniz bir mutfak da bulunuyor. Tüm birimlerde tv, klima, wifi, buzdolabı, çay kahve makinesi, banyo gereçleri mevcut. Bahçe alanı var ve hem yemek masası hem oturma alanı içeriyor. Havuz gibi seçenekler yok. Park yeri de maalesef yok ama civarda zaten halka açık otoparklar bolca var. Bebekler için karyola desteği sunuyorlar. Evcil dostunuz ne yazık ki sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Molyvos I $

Molyvos sahilinde bulunan denize sıfır üç yıldızlı bir otel seçeneği. Otantik taş binası kale ve deniz manzaralı odalara sahip. Her birinde özel banyo, düz ekran tv, klima, minibar, saç kurutma makinesi ve wifi mevcut. Otelde ayrıca güneşlenme terası, otopark ve bar da bulunuyor. Denize sıfır olduğu için önünden denize girebiliyorsunuz ancak şezlongları ekstra cüzi bir ücret karşılığı kiralayarak kullanabiliyorsunuz. Sabahları kahvaltı açık büfe şeklinde sunuluyor. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, bebek karyolası sağlanıyor. Evcil dostlar için uygun bir seçenek değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

10. Iris $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Molyvos plajına yaklaşık on dakika yürümeyle ulaşabileceğiniz bir konuma sahip olan butik bir otel. Ağaçlarla ve mor salkımlarla çevrili otantik bir taş binada bulunuyor. Odalarında dağ manzaralı bir teras, özel banyo, klima, kahve makinesi, düz ekran tv ve minibar gibi özellikler mevcut. Kahvaltı servisi de var. 12 yaş ve üzerindeki çocukların konaklamasına uygun ancak evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

Midilli Merkez (Mytilini) Otelleri

11. Zaira Hotel $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Zaira Hotel, Midilli merkeze yarım saat mesafede, 4 yıldızlı bir konaklama seçeneği. Oldukça modern dizayn edilmiş, siyah beyaz detaylar hakim ve ferah bir ortam var. Bazı odalar teraslı. Tv, klima, çay kahve makinesi, banyo gereçleri, saç kurutma makinesi gibi detaylar ihmal edilmemiş. Kahvaltı açık büfe tercih edilmiş. Spa ve jakuzi değerlendirilebilir. Evcil hayvanınız sizinle kalabiliyor. Miniklere karyola desteği maalesef ki yok. Otopark mevcut. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Lesvion Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Midilli merkeze on dakika yürüme mesafesinde bulunan 3 yıldızlı bir konaklama seçeneği. Sade ve modern bir tasarıma sahip olan odalarının bazıları da liman manzarasına bakıyor. Restoran ve barı bulunan otel bisiklet kiralama hizmeti de mevcut. Her yaştan çocuk konaklayabilirken aksine, evcil dostlar kabul edilmiyor. Ayrıca bebek karyolası da ücretsiz şekilde sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

13. Elies Residences Luxury Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Midilli merkeze arabayla on dakika mesafede bulunan 45 metrekare genişliğindeki bir villa seçeneği. Ayrıca Midilli havalimanına yakın bir seçenek. Açık yüzme havuzu, otoparkı ve ücretsiz wifi bağlantısı sağlayan villa doğal tonların kullanıldığı şık bir tasarıma sahip. Bir yatak odası, tam donanımlı mutfak ve özel banyodan oluşuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası mevcut. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

14. The Zorbas Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Altı daireden oluşan The Zorbas Apartments, ahşap panjurlu pencerelerin eşlik ettiği otantik görünümlü bir binada bulunuyor. Düz ekran tv, klima, tam donanımlı mini mutfak ve özel banyoya sahip daireleri de oldukça ferah. Midilli merkezi yürüyerek gezebileceğiniz bir konuma sahip. Ayrıca kahvaltısı da var. Evcil dostlar kabul edilmiyor fakat çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

15. ISSA Lesvos $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Taş kaplama duvarların ve ahşap detayların yoğun kullanıldığı dekorasyonuyla Midilli merkez yakınlarındaki bir konaklama seçeneği. Havaalanı ve kahvaltı servisi mevcut. Odalarında da klima, özel banyo, kettle, saç kurutma makinesi ve buzdolabı bulunuyor. Bebek karyolası ücretsiz şekilde sağlanıyor. Evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

16. Peacock Guest House $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Midilli merkezde, daire tipi bir konaklama seçeneği. Pastel renklerin kullanıldığı minimal bir dizayna sahip. Oturma odası, yatak odası, tam donanımlı mutfak ve banyodan oluşuyor. Klima, buzdolabı, fırın, düz ekran tv ve çamaşır makinesi gibi özellikleri mevcut. Çocuklar konaklayamıyor fakat evcil hayvanların ücretsiz şekilde burada kalması mümkün. Altında aynı isimli kahvaltısı ile popüler bir kafesi de var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. #SimpliCity Modern Design Studio $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Merkezde bir yatak odası, tam donanımlı mutfak ve özel banyodan oluşan çatı katı bir daire seçeneği. Parlak, canlı renklerin kullanıldığı modern ve şık bir dekorasyona sahip. Konum olarak Ermou Caddesi’nde bulunuyor. Düz ekran tv, klima, çamaşır makinesi, ütü, klima ve ücretsiz wifi bağlantısı mevcut. Evcil dostlar kabul edilmiyor fakat çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretli şekilde sağlanabilir. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

18. Mythical Coast Wellness Retreat $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Agrilia Kratigou’da bulunan wellness konseptli beş yıldızlı bir otel. Beyaz taş detaylı otelin geneline hem de odalara modern ve şık bir ambiyans hakim. Havaalanı servisi, dört yüzme havuzu, spa olanakları ve fitness merkezi bulunan otelin odalarında da klima, çalışma alanı, tv, banyo, deniz manzaralı balkon var. Kahvaltı açık büfe tercih edilmiş. Restoranda Yunan ve Akdeniz yemekleri deneyebiliyorsunuz. Çocukların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Evcil dostlar için uygun bir seçenek değil. Binicilik, tenis kortu, karaoke, temalı akşam yemekleri ve canlı müzik değerlendirilebilir. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

19. Elysion Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Elysion Hotel hemen Nespoli sahilinin karşısında yer alan 3 katlı bir kompleks. Klasik modern bir havası var. Otelin odaları geniş ve temel her ihtiyaç düşünülmüş. Bazı odalar deniz manzaralı. Havuz alanı bulunuyor. Havuz barı ve atıştırmalık büfesi de ihmal edilmemiş. Dilerseniz yakın mesafede tenis, binicilik ve tüplü dalış yapabilirsiniz. 2 restoranı bulunuyor. Bar restoranında Yunan ve Akdeniz mutfağından bir menü varken diğer restoranın menüsü daha uluslararası. Araba kiralama, havalimanı transfer servisi gibi konularda yardımcılar. Minikler için karyola desteği var ancak ekstra ücretli. Evcil hayvanlarınız maalesef konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

20. Oikies Small Elegant Houses $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Oikies Small Elegant Houses, Midilli Uluslararası Havalimanı’na çok yakın mesafede bulunan bir taş otel. Odalar krem tonlarda modern ve sadeler. Bazı odalar havuz veya deniz, bazıları köy manzaralı. Kahvaltı servisi odalara yapılıyor. Odalarda wifi, klima, çay kahve makinesi, banyo gereçleri bulunuyor. Havuzu da var. Bebekler için mama sandalyesi ve karyola desteği var. Evcil dostunuz sizinle kalabiliyor. Park yeri bulunuyor, havalimanına transfer servisleri var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

21. Galazio Asteri I $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Galazio Asteri I, Thermis köyünde bir aile işletmesi. Thermis Plajı’na 40 metre mesafede yer alıyor. Odalar oldukça sade, açık tonlarda ve ferahlar. Aileler için ideal odalar var. Balkonlar ve manzaraları keyifli, mutfak donanımlı ve rahatça yemek pişirebiliyorsunuz. Tv, banyo gereçleri, saç kurutma makinesi gibi detaylar ihmal edilmemiş. Kahvaltısı ücretli. Tesise yürüme mesafesinde 2 restoran ve market bulunuyor. Havuz var ve çocuk alanı ihmal edilmemiş. Çocuklar için açıkhava oyun alanları da var. Araba kiralama gibi konularda yardımcılar. Miniklere karyola desteği ücretsiz. Evcil dostunuz sizinle kalabiliyor. Otopark bulunuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 21 numara.

22. Elia Downtown Eco House $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Eski Kent’in ortasında yer alan daire tipinde bir konaklama seçeneği. Tsamakia Plajı’na 1 kilometre mesafede yer alıyor. İçinde 2 yatak odası, 1 banyo, oturma odası ve mutfak bulunuyor. Tv, buzdolabı, wifi, banyo gereçleri, saç kurutma makinesi de var. Ahşap bir bebek karyolası bulunuyor. Evcil dostlarınız sizinle konaklayamıyor. Tesisin kendine ait bir restoranı yok ama civarda seçenekler var. Otopark da bulunmuyor bu sorunu civarda çözmeniz gerek. Havalimanına transfer servisleri yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 22 numara.

23. Sappho Studios $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sappho Studios, Midilli Limanı’na 3 kilometre mesafede uygun fiyatlı bir seçenek. Odalar oldukça sade, çalışma ve oturma alanları var. Bazı odalar balkonlu. Bazı odalarda yarı donanımlı mutfak bulunuyor. Bunlar dışında wifi, klima, tv, banyo gereçleri gibi seçenekler her odada var. Kahvaltı beğeniliyor ama ayrıca bir restoran yok. Otopark bulunuyor. Transfer servisleri yok. Minikler için karyola desteği var ve ücretli. Evcil dostunuz sizinle kalabiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 23 numara.

Plomari Otelleri

24. Elia Village $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Agios Isidoros plajına birkaç dakika yürüme mesafesinde bulunan taş bir otel. Açık yüzme havuzu, otopark alanı, havaalanı servisi ve araba kiralama hizmeti sağlayan otelin her biriminde özel banyo, tam donanımlı mutfak, klima, düz ekran tv, kahve makinesi ve kettle mevcut. Çocuklar konaklayabiliyor, bebek karyolası ücretsiz olarak temin edilebiliyor. Maalesef evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 24 numara.

25. Sandy Bay Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Plomari’de, restoran, bar, açık yüzme havuzu, ücretsiz otopark ve kahvaltısı bulunan üç yıldızlı bir konaklama seçeneği. Odaları balkon, özel banyo, klima, uydu tv, mini buzdolabı ve saç kurutma makinesi gibi özelliklere sahip. Konum olarak Agios Isidoros plajının ve Ouzo Müzesi’nin ortasında kalıyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 25 numara.

26. Jano’s House $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İki yatak odası, iki banyo, oturma salonu, tam donanımlı mutfak ve deniz manzaralı terastan oluşan Plomari’de bir daire seçeneği. Ammoudeli plajına beş dakika yürüme mesafesinde kalıyor. Toplam altı kişinin konaklamasına uygun. Ücretsiz wifi, klima, düz ekran tv, fırın, bulaşık ve çamaşır makinesi gibi donanımlar da dairede mevcut. Bebek karyolası yok fakat çocuklar konaklayabiliyor. Evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 26 numara.

27. Blue Waves Luxury Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Agios Isidoros plajının yanında, açık yüzme havuzu, bar ve ücretsiz otopark gibi özelliklere sahip olan bir konaklama seçeneği. İster oda, ister daire, isterseniz de tatil evi olarak tutabiliyorsunuz. Her biriminde deniz manzaralı teras, mini mutfak, özel banyo bulunuyor. Ücretsiz wifi bağlantısı da var. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor. Maalesef evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 27 numara.

28. Ouzo Panoramic Houses $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Plomari’de, birbiri ardına konumlanmış villalardan oluşan bir işletme. Plaja 5 dakikalık yürüme mesafesindeler ama hepsinde havuz da bulunuyor. 2 katlı geniş bir alan sunuyor ve şömine gibi detaylar da farklı mevsimler için ideal. Teras deniz ve dağ manzarasına açılıyor. Hepsinde 3 yatak odası, 2 banyo bulunuyor. Donanımlı ve rahatça vakit geçirebileceğiniz bir mutfak alanı var. Havuz keyifli ama çocuklar için ayrı bir alanı yok. Tesise ait bir restoran bulunmuyor. Araba ve bisiklet kiralayabiliyorsunuz. Bebek karyolası var. Evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Otopark sorun olmuyor. Havalimanına transfer servisi vermiyorlar. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 28 numara.

29. Infinity Villa $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Infinity Villa, Plomari’de, modern dizayn edilmiş bir konaklama seçeneği. Geniş cam detaylarıyla oldukça aydınlık. Eşyalar pastel tonlarda ve oldukça yeni. 2 yatak odası ve donanımlı Amerikan mutfak bulunuyor, rahatça yemek pişirebiliyorsunuz. Dış oturma alanları bulunuyor. Zeytin ağaçlarını ya da denizi seyredebiliyorsunuz. Bir sonsuzluk havuzu ve barbekü gibi imkanlar var. İçinde 2 şömine yer alıyor. Bar alanını değerlendirebilirsiniz. Miniklere karyola desteği ücretsiz. Evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Havalimanına transfer servisi maalesef yok. Otoparksa burada sorun olmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 29 numara.

30. A – Luxury Villas $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

A – Luxury Villas, Plomari’de yer alan, modern ve lüks bir konaklama seçeneği. Siyah beyaz renkler, geniş camlar ve ferah bir iç ortam sizi bekliyor. Havuz keyifli ve çocuklar için uygun. Villada ihtiyacınız olan temel her şey var. Tüm villalar teras ve balkonlu. Kahvaltı servisi yapılıyor. Güneşlenme terası ve şezlongları değerlendirebilirsiniz. Masaj gibi servisler var. Şömine bulunuyor. Minikler için karyola desteği var ve ücretli. Evcil dostunuz sizinle kalamıyor. Otopark sorun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 30 numara.

31. Pano sto Kyma Studios $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Pano sto Kyma Studios, Agios Isidoros sahilinin hemen yanında yer alıyor. Bembeyaz, deniz manzaralı, güzel bir otel. İç mekan oldukça sade, basit ahşap mobilyalarla döşenmiş. Dairelerde tv, wifi, klima, temel ev gereçleri, mini bir mutfak yer alıyor. Aileler için uygun bir tercih. Sahilin kenarında sakin vakit geçirmek için ideal. Otopark sorun olmuyor. Bebek karyolası bulunmuyor. Evcil hayvanınız burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 31 numara.

32. Melinda Holiday House $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Melinda Holiday House, Melinta Plajı’nın hemen yanında, Plomari’de zeytinliğin ortasında kalan bir ev. İçinde 3 yatak odası ve 2 banyosu var. Mutfağı donanımlı ve yemek yapmak için ideal, Amerikan mutfak tarzında. Evde ihtiyacınız olan her şey var. Güzel bir dış verandası, oturma alanı ve yemek masası bulunuyor. Eve yakın mesafede balık lokantaları ve tavernalar bulunuyor. Plomari merkeze 10 dakika mesafede olduğu için market gibi ihtiyaçlarınızı orada halledebilirsiniz. Miniklere karyola desteği var ve evcil dostlarınız sizinle kalabilir. Otopark sorun olmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 32 numara.

The post MİDİLLİ ADASI’NDA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE EN GÜZEL MİDİLLİ OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/midilli-nerede-kalinir/feed/ 6
BELGRAD’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad#comments Fri, 29 Aug 2025 16:09:23 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=122162 Tarih boyunca pek çok farklı medeniyetin izlerini taşıyan, hem Doğu hem Batı kültürlerinin kesişim noktası olmuş, eski ile yeninin bir arada var olmaya devam ettiği Sırbistan'ın güzel başkenti Belgrad'da gezilecek yerler, ne yapılır, ne yenir, nerede konaklanır sorularının cevapları ile dolu bir gezi rehberi.

The post BELGRAD’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kendine özgü doğu batı sentezi, katman katman mimarisi, Tuna ve Sava nehirlerinin kesişiminde yer alan ikonik konumu, keşfedilmeyi bekleyen sürprizli, cıvıl cıvıl ve bohem sokakları, hareketli gece hayatı, çok kültürlü yapısı ile Balkanlarda vizesiz gidebileceğimiz en güzel yerlerden olan Belgrad’a “Ha bugün ha yarın giderim” diye diye bugüne kadar turşusunu kurduysanız, çok şey kaçırıyorsunuz! Size bu kavuşmanın hakkını verecek enfes bir rehber hazırladık.

Gözlerinizi bağlayıp sizi Belgrad’a atsalar şehrin yaratıcı, dışa dönük ve neşeli haline bakıp asla yakın tarihte savaş geçirmiş bir ülke olduğunu tahmin edemezsiniz. Sanki geçmişe bir perde çekilmiş. Güneşi doğana kadar devam eden kulüpleri, nehirde yüzen barları (splavovi) ve dünyayı ayağına getiren festivalleri ile Avrupa’da gece hayatıyla en ünlü şehirlerinden. Aynı zamanda murallar ile kaplı alternatif mahalleleri ve sanat galeriyle de aynı bir Berlin ya da Prag gibi yaratıcı merkez olarak yükselişte. Tuna-Sava kenarındaki taverna ve kafeleri, Osmanlı – Habsburg – Yugoslavya harmanı çehresi ile bütün olarak keşfe açık, ilham verici ve keyifli bir şehir.

Her ne kadar Belgrad şavaşın üzerini örtmüş olsa da bugün hala ülkeye gelen yabancılar için Sırbistan denince ilk akla gelen şey Hırvatistan, Bosna ve Kosova Savaşları’nda işledikleri ve uluslararası hukuk tarafından da tescillenen savaş suçları. Ancak yerelde savaş hala kendi “mağduriyetleri” üzerinden konuşuluyor. Bazı sivil toplum kuruluşları işlenen savaş suçları ile yüzleşmeleri gerektiğini savunuyor. Savaş sonrasında doğan gençler ise her gün sokaklarda anti-hükümet, anti-yolsuzluk protestolarındalar. Kokuşmuş düzene karşı başlattıkları bu isyan Belgrad’ın barındırdığı yaratıcı potansiyeli ateşliyor ve bugün gezip dinamizmine, yaşama tutunma azmine hayran kalacağınız şehri parlatıyor.

Şundan hiç şüphemiz yok, geziniz bittiğinde “Tekrar Belgrad’a gelinir” diyeceksiniz. Hadi o zaman daha fazla uzatmadan gezinizi planlamaya koyulalım.

Belgrad Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Belgrad’a Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

Belgrad’a uçakla geldiğinizde Belgrad Nikola Tesla Havalimanı’na ineceksiniz. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırması yapın deriz.

– Belgrad Nikola Tesla Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Belgrad Havalimanından Şehre Ulaşım

Belgrad’ın havalimanı olan Nikola Tesla Havalimanı normalde şehir merkezine arabayla 20 dakika mesafede. Yani taksi veya araç kiralama yollarıyla gitmek isterseniz bu süre makul sayılır. Toplu taşımayla da aktarma yapıp yapılmadığına göre 30- 60 dakika civarında şehir merkezi yakınlarına (Zeleni Venac) ulaşabiliyorsunuz fakat belirtmek gerekir ki çok düzenli bir toplu taşıma sistemi yok, ya da en azından bize öyle denk geldi.

Öncelikle havalimanından şehir merkezine giden A1 isimli shuttle’lar var. Bizdeki minibüslerin neredeyse aynısı. Nakit şekilde ödeme kabul ediliyor. Ücreti de 400 RSD yani 3.5 Euro civarındaydı. (2025) Henüz paranızı çevirmemişseniz Euro olarak ödeme yapabiliyorsunuz fakat para üstünü Sırp Dinarı şeklinde veriyorlar. Pek konforlu gözüktüğü söylenemez fakat sık olarak geçen bir minibüs hattı.

Bir de 72, 600, 65 ve A1 gibi otobüsler var. Biz hiç A1 otobüsüne denk gelmedik, o yüzden haritalarda minibüsle karışıyor olabileceğini düşündük. Bu otobüslerle de belli noktalardan aktarma yaparak hedeflediğiniz noktaya ulaşabilirsiniz. Bahsettiğimiz gibi çok düzenli bir ulaşım sistemi yok, örneğin tabelada beş dakikaya geleceği gözüken otobüs yarım saat sonra gelebiliyor. Fakat güzel tarafı biletle uğraşmanıza gerek kalmıyor çünkü Belgrad’da toplu taşıma ücretsiz!

Ben havalimanından direkt taksiye bineyim otelimde ineyim derseniz de havaalanı taksinizi online rezerve etmek için tıklayın.


Belgrad’a Ne Zaman Gidilir?

İlkbahar: Şehri gezmek için ideal zamanlardan. Hem sıcakların bastırmadığı, hem şehrin her türlü kültürel aktivite açısından canlanmaya başladığı dönem. Zaman zaman yağmurlu günlere de rastlayabilirsiniz ancak şehirde kapalı havada da yapılabilecek pek çok seçenek olduğu için sorun olmuyor. Biz mesela bir Nisan ayında buradaydık, olumsuz bir durum yaşamadık. Tek dezavantajı Tuna ve Sava nehirleri üzerindeki yüzen pop-up mekanların henüz açılmamış olmasıydı.

Yaz: Belgrad’a yazın gelmenin en büyük esprisi bizce şehre 1,5 saat mesafedeki Novi Sad’da her sene Temmuz’da gerçekleşen EXIT Festivali’nin öncesine veya sonrasına birleştirmiş olmak. Yoksa bizce Belgrad pek de yaz sıcaklarında gezilecek bir yer değil. Yaz boyunca dolup taşan Tuna ve Sava nehirleri üzerindeki yüzen kafeler ve barlar da cabası. Sıcaklıkların yüksek olmasının yanında en yüksek fiyatlı dönem olması da yaz döneminin bir diğer dezavantajı.

Sonbahar: Eylül-Kasım arası dönem de bol yürüyüşlü, bol yeme-içmeli, bol müze gezmeli bir kültür tatili için ideal zamanlar. Üstüne bir de şehrin büründüğü sonbahar renklerini de eklerseniz tadından yenmez.

Kış: Belgrad’ın soğuğu sıkı soğuklardan oluyor o nedenle de Aralık’taki bol ışıldaklı, yeni yıl ruhlu, hava soğuk olsa da iç ısıtan Noel dönemini özellikle hedeflemeyecekseniz bizce o havalarda gelmenin hiçbir esprisi yok. Bu sezonun tek artısı en uygun fiyatlı dönem olması.


Belgrad’a Ne Kadar Zaman Ayırmalı?

Bizce Belgrad’a bir hafta sonu rahatlıkla gelip gezebilirsiniz yani sorumuzun cevabı aslında 2 gün. Ancak biraz daha Belgrad’ı Belgradlılar gibi yaşamak isterseniz 3-4 gün kalmayı düşünün deriz. Çünkü o 2 günde şehrin anca turistik kısmını görebilir, Dorcol gibi daha yerellerin takıldığı mekanlarla dolu yerlerini pas geçmek zorunda kalabilirsiniz.


Belgrad İçin Vize Gerekiyor Mu?

Belgrad’a gelmenin en güzel yanı sanırsak Sırbistan’ın TC vatandaşlarından vize istemiyor oluşu. Yalnız her ne kadar yıllar önce bazı söylentiler çıkmış olsa da Sırbistan’a kimlikle giriş yapamıyorsunuz mutlaka en az 6 ay geçerli bir pasaportunuzun olması gerekiyor. Böylece toplamda 90 gün kadar Sırbistan’da vizesiz olarak kalış hakkınız oluyor.


Belgrad’ın Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Stari Grad (Tarihi Şehir): Stari Grad yani tarihi şehir bölgesi Kalemegdan’dan Dorćol ve Skadarlija’ya kadar olan bir bölümü kapsayan geniş bir bölge. Şehrin en turistik kalbi diyebiliriz. Bizce Belgrad’a ilk kez geliyorsanız konaklamanız gereken yer de bu bölge sınırları içinde olmalı. Eğer her şey elimin altında olsun, gezilecek her yere yürüyerek ulaşayım derseniz Cumhuriyet Meydanı ve Kneza Mihaila arasındaki bölgeyi veya Skadarlija’yı tercih edebilirsiniz. Ancak buraların şehrin en turistik noktaları olduğunu da belirtelim. Eğer biraz daha samimi, turizmden uzak, yerellerin takıldığı mekanlarla dolu bir mahallede kalmak isterseniz tercihiniz Dorćol olsun. Stari Grad otellerinin de genellikle butik, aile işletmesi, tarihi dokuyu bozmayacak ölçülerde, zincir olmayan seçenekler olduğunu da söyleyebiliriz.

Stari Grad otellerini incelemek için tıklayın.

– Vracar: Stari Grad’ın devamında tarihi çekirdeğin hemen dışında ama ona komşu olan bölge Vracar. Aziz Sava Katedrali’nin merkezi olduğu, şehrin Stari Grad’a göre nispeten daha yeni bölgesi. Buradaki doku daha çok 1900’lerden kalma. Sovyet şehir planlaması ile tasarlanmış geniş caddeleri, devlet daireleri ve kamu yapıları ile şehrin Stari Grad’a göre daha az turistik daha beyaz yakalı ve bürokratik bölgesi. Stari Grad’ın kalabalığından ve turistikliğinden biraz çıkmak ama aynı zamanda da gezilecek yerlerden fazla da uzaklaşmamak isteyenler için ideal. Buradaki oteller de daha çok dünyaca ünlü zincir markaların şubelerinden oluşuyor.

Vracar otellerini incelemek için tıklayın.


Belgrad’da Seçtiğimiz Oteller & Evler

Belgrad konaklama seçeneklerinin bol ve her bütçeye uygun olduğu bir şehir. Belgrad’da ev tutmak da yaygın. Özellikle de 4-6 kişilik bir ekipseniz çok güzel ve uygun fiyatlı seçenekler var. Biz sizin için birkaç otel seçtik ancak her bölgenin altında alternatif otel ve kiralık daire tipi önerilerimize de yer verdik.

Square Nine Hotel Belgrade $$$

Kalemegdan bölgesinde, kapalı yüzme havuzu, spa ve sağlıklı yaşam merkezi, fitness salonu, otoparkı ve havaalanı servisi bulunan beş yıldızlı lüks bir otel. İncelemek için TIKLAYIN.

Calisi Hotel $$

Stari Grad bölgesinde, nehir manzarası, restoranı, özel park yeri ve açık büfe kahvaltısı bulunan dört yıldızlı bir otel seçeneği. Odaları modern dekorasyona sahip. İncelemek için TIKLAYIN.

Crystal Hotel Belgrade $$

Vracar bölgesinde, Aziz Sava Tapınağı’na yakın bir konumda bulunan dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Her biriminde klima, minibar, kettle, tv ve özel banyo bulunuyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Smokvica Dorcol B&B $$

Dorcol’da üç yıldızlı bir otel seçeneği. Kahvaltısı ekstra tavsiye ediliyor çünkü şehrin sevilen brunch mekanlarından birinin şubesi var. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Belgrad’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Belgrad’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Ayrıca Belgrad’dan çok daha fazla otel önerimizin olduğu BELGRAD’DA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL BELGRAD OTELLERİ yazımız da var.


Belgrad’daki En Favori 3 Deneyim

1. Tuna ve Sava nehirlerinde tekne turu yapmak.
2. Tarihi Belgrad’ı rehberli yürüyüş turu ile keşfetmek.
3. Belgrad’ın sosyalist geçmişini gözler önüne seren rehberli yürüyüş turuna çıkmak.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Belgrad’da araç kiralamaya hiç gerek yok çünkü hem çok gelişmiş bir toplu taşıma ağı var hem de hepsi ücretsiz. Evet yanlış duymadınız Belgrad’da turistler dahil istisnasız herkes için tüm toplu taşıma araçları ücretsiz. Ancak ve ancak rotasında Belgrad da olan çok şehirli bir gezi planlıyorsanız araç kiralamayı değerlendirebilirsiniz. Belgrad’dan uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Belgrad’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

1. Toplu Taşıma İstisnasız Herkese Ücretsiz

Sırbistan’da 1 Kasım 2024’te Novi Sad tren garı üst çatısının çökmesi sonucu 15 kişi yaşamını yitirmesinin ardından halk liyakatsizliğe, tedbirsizliğe, ülkedeki politik çürümüşlüğe karşı uzun süren protestolar başlattı. Bu protestolar sonrası Belgrad’da toplu taşıma 1 Ocak 2025’ten itibaren herkese ücretsiz oldu. Bu da Avrupa’da nüfusu 500.000’den fazla olup toplu taşımayı ücretsiz sunan ilk şehir olma özelliğini ona kazandırdı. Trafiği azaltmak, çevre duyarlılığını sağlamak ve şehri erişilebilir kılmak için bu karar verilmiş. Kısaca şehrin içindeki tüm otobüsleri, tramvayları ve troleybüsleri ücretsiz şekilde, kart vs. olmadan kullanabiliyorsunuz. (A1 havalimanı minibüsleri ve E hattı minibüsü hariç) Bu da hem yerli halka hem de turistlere Belgrad’ı ekonomik bir şekilde gezmenin kolaylığını sağlıyor.

2. Dikkat! Kredi Kartının Geçmediği Yerler Var

Konu kredi kartı kullanımına geldi mi Belgrad’ın bir Amsterdam olduğunu söyleyemeyiz… Evet kredi kartınızı makul bir oranda kullanabilirsiniz fakat konu küçük işletmelere; özellikle “pekara”lara, lokal kafelere, büfelere, cevapicilere, pazarlara ve hatta müzelere geldi mi yanınızda mutlaka nakit Sırp Dinarı veya en olmadı Euro bulunduruyor olmanız lazım. Şehrin en çok ziyaret edilen müzelerinden olan Nikola Tesla Müzesi’nde dahi kredi kartı geçmiyor. Aynı şekilde Jevremovac Botanik Parkı’nda da. O yüzden müze sırasını bekleyip gişede kalmak istemiyorsanız veya pekara’dan sıcacık böreğinizle çıkmaya hazırlanırken “sadece nakit” geçtiğini öğrenip üzülmek istemiyorsanız yanınızda belli bir miktar Sırp Dinarı bulundurun deriz. Eğer Euro ödeme yaparsanız da paranızın üstü her zaman Sırp Dinarı şeklinde geliyor. Ayrıca Google Maps’ten mekan açıklamalarını kontrol edip kart geçip geçmediğine göz atmak veya dükkanların girişinde “Samo keš!” yani “Yalnızca nakit!” uyarısı var mı diye bakmak da tavsiyelerimiz arasında.

3. Belgrad’da Ne Yenir?

Sırp mutfağı, bir tutam Osmanlı, bir tutam Balkanlar, bir tutam Orta Avrupa ve Slav esintileriyle harmanlanmış, birçok kültürden izler taşıyan zengin bir mutfak kültürüne sahip. Farklılıklar elbette var fakat bizim damak tadımıza epey yakın. Her köşe başındaki pekara’ları (fırın), caddelerdeki patlamış mısır standları ve buram buram cevapi kokan sokaklarıyla Belgrad uygun fiyatlara deyim yerindeyse damağınızı çatlatabilecek bir şehir. Şehrin başta gelen meşhur lezzetleri ise aslında Balkanlar’ın her yerinde karşınıza çıkan klasikler:

– Pekaradan Hamur İşleri: Balkan coğrafyasında yaygın olarak bulunan “pekara”lar, Sırpça’da “fırın” anlamına geliyor. Fiyatlar genellikle çok uygun. İçinde binbir çeşit unlu mamulu bulabileceğiniz lokal fırınlar özünde. “Kifla” denen tatlı-tuzlu otantik poğaçalar, ıspanaklısı meşhur olan “Zeljanica”lar ve patatesliden kıymalıya tutun çeşit çeşit yapılan “Burek”ler pekara’larda en sık satılan ürünler. Her sabah işe giden insanların buralardan bir şeyler alıp öyle yola koyulduğunu görüyorsunuz, o yüzden bizdeki pastane/fırın kültürünün neredeyse aynısı. Bir minik uyarı: Kredi kartı sadece bazılarında geçiyor, o yüzden yanınızda mutlaka nakit bulundurun.

– Cevapi Veya Bir Diğer Adıyla Cevapcici: Balkanlara has bir ızgara köfte çeşidi. Belgrad da bu konuda iddialı. Bir şeye benzetecek olursak eğer bizdeki İnegöl köfteye benziyor. Köfteler pide benzeri “lepinja” isimli ekmeğin içinde 5’li, 10’lu olarak servis edilirken beraberinde de ince kıyılmış çiğ soğan, kaymak ve ajvar sos eşlikçi olarak geliyor. Ayrıca dini hassasiyetiniz varsa gittiğiniz yerde dana etinden mi yoksa domuz etinden mi yapıldığını sormak en iyisi olacaktır.

– Rakija: “Rakiya” diye okunan rakija da Balkanlarda yaygın olan fakat spesifik olarak Sırpların milli içkisi olarak geçen bir içki çeşidi. Başta erik olmak üzere elma, üzüm ve ayva gibi meyvelerden yapılıyor. Sırplar bunu ister kahvaltıda, ister ara öğün olarak isterseler de akşamüstü aperitifi olarak sıkça içiyor hatta çoğu evde kendi rakijasını üretiyor. İnce, ufak shot bardaklarında servis ediliyor. Alkol derecesi epey yüksek.

– Ajvar: Ajvar közlenmiş kırmızı biber, patlıcan ve sarımsakla yapılan bir sos. Balkanlardaki bir diğer adı da Lutenitsa. Tariften tarife değişse de domates ve soğan da yerine göre eklenebiliyor. Ayriyeten acılı versiyonu da var acısızı da. Diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi Belgrad’da da oldukça yaygın olarak tüketiliyor. İster kahvaltıda ekmeğin üstüne sürmelik, ister cavapi’nin yanında eşlikçi… Damak zevkinize uyarsa eğer her şeyle giden, lezzetli “joker” bir meze. Sevdiklerinize götürmek için ideal bir hediye olabilir. Marketlerde de lokal pazarlarda da satılıyor.

Belgrad’ın Nesi Meşhur?

Belgrad Gece Hayatı

Belgrad birkaç üniversiteye ev sahipliği yaptığı için genç nüfusu epey fazla ve bunun da şehre dinamik bir enerji kattığı su götürmez bir gerçek. Alternatif underground barlar, clublar ve kafeler yaygın. Şehrin biraz Berlin’i, biraz da Eskişehir’i andıran bir havası var. Buna ek olarak fiyatlar da makul olunca Avrupa’nın her yerinden pek çok kişi Belgrad’a sırf gece hayatı için bile geliyor. Gece hayatından neler beklediğinize göre tabii ki beğenip beğenmemek size kalmış fakat Belgrad’da gece hayatının dopdolu, kendine has ve özgür bir enerjisi olduğunu söyleyebiliriz. Ben daha sakin bir akşam istiyorum, arkada folklorik canlı müzik çalsın diyorsanız Skadarlija caddesine, biraz daha canlı bir şeyler olsun gençliğin enerjisini hissetmek istiyorum modundaysanız da Cetinjska ve Savamala gibi bölgelerdeki bağımsız bar-clublara uğrayabilirsiniz. Ayrıca “splavovi” isimli eğlence mekanları var. Bunlar nehir kenarında, su üstünde yüzen clublar. Açıkçası yılın ilk yarısında çok aktif olmuyorlar ama sezonuna denk gelirseniz sabaha kadar dans etmek isteyenler için ideal bir tercih olabilir.

Sava ve Tuna Nehirlerinin Kesişim Noktasında Bulunan İkonik Konumu

Keltlerden Romalılara, Osmanlılardan Avusturyalılara anlıyoruz ki Belgrad ele geçirilmek istenen ve bunun için çaba sarf edilen bir şehir. Avrupa’nın en büyük ikinci nehri Tuna’nın ve onun sağ kollarından Sava’nın kesiştiği ikonik bir konumda olduğu için tarih boyunca oldukça stratejik, kültürel ve ruhsal bir merkez halindeymiş. Bu konum vakti zamanında ırmakların ticaret yollarını kontrol etmesi sebebiyle ekonomik öneme sahipmiş. Günümüzde ise yürüyüş yollarına, plajlara ve yüzen mekanlara ev sahipliği yaptığı için kültürel bir öneme de sahip. Ayrıca ah o manzara… Güneşin batmasına yakın Kalemegdan’a çıkıp tepenin en üstünden iki nehrin kesişimini izlediğinizde siz de kendinizi her an Belgrad’ı fethedecekmiş gibi hissediyorsunuz. O yüzden yanınıza atıştırmalık bir şeyler alıp Kalemegdan’a gitmenizi ve Sava’yla Tuna’nın kesişimini ilk elden görmenizi tavsiye ederiz. Bu nehirler fiziken şehri ayırıp bölüyor gibi gözükse de aslında besleyen ve dönüştüren bir noktada duruyor. O yüzden ne diyelim, gidin ve bir de kendiniz deneyimleyin. Hatta mümkünse tekne turu ile…. Tuna ve Sava nehirlerinde tekne turuna bilet almak için tıklayın.

Denk Gelirseniz Kaçırmayın: EXIT Festival

Fotoğraf Kaynak: Exitfest, Drone shot of Exit fest 2021CC BY 3.0

EXIT Festival Belgrad’a ortalama 90 kilometre mesafedeki Novi Sad şehrinde yapılan ve 2000’den beri her yaz gerçekleştirilen ünlü bir müzik festivali. Yaklaşık dört gün süren festival Petrovaradin Kalesi isimli 18. yüzyıldan kalma bir kalenin surlarında düzenleniyor, bu tarihi atmosfer de EXIT’i EXIT yapan şey. Her sene 40’tan fazla sahnede 1000’den fazla sanatçı yer alıyor evet ama, bu festivalin tek amacı eğlenmek de değil. 2000’lerin başında bir öğrenci hareketi olarak başladığı için politik protesto hareketinin bir parçası ve bu sebeple verdiği mesajlarla pozitif sosyal değişimleri, özgürlüğü ve sevgiyi yaymayı hedefliyor. Exit, rock, elektronik, metal gibi çok fazla müzik türüyle her zevke hitap ediyor. Festivalin çadır alanında gecelemek hem sosyalleşmek hem de eğlenmek için iyi bir seçenek. Dilerseniz ev de kiralayabilirsiniz ama elinizi çabuk tutmanızı öneriyoruz. Festivalin ardından eğlenceye, Belgrad’ın Tuna ve Sava kıyısındaki mekanlarında devam edebilirsiniz. Bizce her gencin 20’ler sona ermeden önce listesine eklemesini tavsiye edeceğimiz kalibrede bir organizasyon. Hem de vize almadan gidilebildiği için Avrupa’nın diğer ünlü müzik festivallerine göre ulaşılabilir bir alternatif. O senenin line up’ını incelemek ve bilet bilgileri için websitesine göz atabilirsiniz.

Belgrad’ın Tarihi

Beograd yani “Beyaz Şehir” anlamına gelen Belgrad ismini nasıl almış diye merak edip şöyle bir araştırınca görüyoruz ki ismin kaynağının pek çok sebebi var. Kimine göre şehir karlar altında kalınca bembeyaz bir görüntü oluşturduğu için, Evliya Çelebi’ye göre o dönemde çok fazla beyaz minaresi olduğu için, kimine göre de Kalemegdan’daki bembeyaz duvar taşları için… Evet adı ‘Beyaz Şehir’, fakat gidip görünce anlıyorsunuz ki yakın tarihin karanlık travmalarından gençlikle gelen rengarenk kahkahalara, burası her rengi görüp deneyimleyeceğiniz bambaşka ve kendine has bir Avrupa başkenti.

Antik Çağ’da: Antik çağda Keltlerin kurmasıyla adı “Singidunum” olmuş, sonra Roma kolonileri ve Bizans ele geçirmiş. Üstüne üstlük bu şehrin Türklerle de ortak bir geçmişi mevcut. Hun İmparatoru Atilla bu toprakları deyim yerindeyse yıkıp geçmiş, Türk kökenli oldukları düşünülen Avarlar da onu takiben gelmiş.

Osmanlı Yönetimi: Kanuni Sultan Süleyman da burayı fethediyor ve Belgrad’ı Osmanlı toprağı yapıyor. Bu süreçte şehir talan oluyor tabii, oradaki Ortodoks nüfus İstanbul’a, bugünkü Belgrad Ormanları bölgesine yerleştiriliyor. Bu kısım şehrin kökenini anlamak açısından önemli ama Belgrad’ın kimliğini oluşturan şeylerin 20. yüzyılda yaşandığını söylemek bizce daha mümkün.

Yugoslavya Dönemi: Çoğu Avrupa şehri gibi Belgrad da I. ve II. Dünya Savaşlarında defalarca kez işgal ediliyor. Nazi Almanyası’nın bombaladığı şehir Bolşeviklerin Kızıl Ordu’su tarafından kurtarılıyor. 1945’te Josef Broz Tito önderliğinde ne Batı’ya ne de Doğu’ya yaslanan, Güney Slav halklarından oluşan ve sosyalizmle yönetilen bir ülke idealiyle ortaya çıkan Yugoslavya’nın (Hırvatistan, Karadağ, Sırbistan, Slovenya, Bosna-Hersek ve Makedonya) kuruluyor ve Belgrad 85 sene Yugoslasvya’nın başkenti oluyor. Soğuk Savaş’ın alternatif üçüncü bloğu olan Bağlantısızlar Hareketi’nin ilk toplantısı da 1961’de Belgrad’da yapılıyor mesela. Bu bile Belgrad’ın yakın tarihte nasıl bir politik öneme sahip olduğunu gösteriyor. Sokaklarına yürürken denk geldiğiniz o sosyalist mimarili binaların izleri işte hep bu döneme dayanıyor.

Yugoslavya’nın Dağılma Savaşları: 1990’ların başlarına gelindiğinde, özellikle Tito’nun vefatından sonra Yugoslavya’yı ortak paydada birleştiren pek bir şey kalmıyor. Yugoslavya çatısı altındaki milletler kendi egemenliklerini kazanmak için harekete geçiyorlar. Ülke hızla parçalanmaya başlıyor ve çok kanlı bir iç savaş yaşanıyor. Yugaslavya’nın başkentin Belgrad olması, federasyondaki en büyük cumhuriyetin Sırbistan olması ve en büyük orduya sahip olması nedeniyle ülke otomatik olarak bu savaşların baş aktörü oluyor. En kanlısı Bosna olmak üzere Sırplar’ın 3 savaşta savaş suçu işlediği uluslararası mahkemelerce tescillendi:

Hırvatisyan Savaşı (1991-1995): Sırp güçleri Vukovar Kuşatması’nda teslim olan yüzlerce sivili öldürdü ve insanlar zorla göç ettirildi.

Bosna Savaşı (1992-1995): Srebrenitsa Soykırımı’nda 8000’den fazla yetişkin ve çocuk öldürüldü ve tarihe 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en büyük katliam olarak geçti. Ayrıca Sarajevo Kuşatması’nda 4 yıl boyunca siviller keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Sistematik tecavüzler gerçekleşti.

Kosovo (1998-1999): Sırp yönetiminden kurtulmak isteyen Kosovalı Müslüman Arnavutlar direnişe geçti. Sırplar 800 bin kişi zorla göç ettirerek bölgede etnik temizlik yaptı. Racak Katliamı’nda 45 sivil öldürüldü. Sistematik tecavüz ve köy yakma uygulamalarıyla halk sindirildi. Sonucunda NATO, Birleşmiş Milletler onayı almadan Sırbistan’a ve özellikle Belgrad’a hava saldırıları düzenledi. Yugoslav Savunma Bakanlığı’nın eski binası günümüzde özellikle bombalanmış haliyle sergileniyor, yaşananlar unutulmasın ve o kolektif hafıza korunabilsin diye. Kosova 2008’e gelindiğinde bağımsızlığını resmen ilan ediyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 117 ülke tarafından tanınan bu ülke başta Sırbistan olmak üzere Yunanistan, İspanya, Romanya, Kıbrıs Rum Kesimi ve Rusya gibi ülkelerce halen daha tanınmamaya devam ediyor.

ÖZETLE; 3 cephede savaş suçu işlediği tescillendi, Bosna’daki katliam da soykırım olarak tanındı. Ancak bu devlet politikası olarak değil, bireylerin yasaları çiğnemesi olarak nitelendirildiği için yaşananlara karşılık Sırbistan’a bir tazminat bedeli kesilmedi ya da “soykırımcı ülke” damgası almadı. Yine de NATO ve AB ile ilişkiler donduğu için halk ağır bir yoksulluk çekti. Savaş suçluları ise uzun süre “kaçtı” ancak sonunda siyasi izolasyona dayanamayan Sırbistan hepsini yıllar içinde teslim etti.

Belgrad’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Kalemegdan
  2. Saat Kulesi
  3. Askerî Müze
  4. The Victor
  5. Damat Ali Paşa Türbesi
  6. Barutana
  7. Sokullu Mehmet Paşa Çesmesi
  8. Ružica Kilisesi
  9. Cumhuriyet Meydanı
  10. Sırbistan Ulusal Müzesi
  11. Belgrad Ulusal Tiyatrosu
  12. Kneza Mihaila
  13. Data Status – Knjižara Akademija
  14. Zepter Müzesi
  15. Skadarlija
  16. Cetinjska
  17. Art Quarter
  18. Bajloni Market
  19. Terazije
  20. Hotel Moskva
  21. Belgrade Design District
  22. Etnografya Müzesi
  23. Prenses Ljubica’nın Konağı
  24. Aziz Mihail Katedrali
  25. Beton Hala
  26. Nikola Tesla Müzesi
  27. Aziz Sava Katedrali
  28. Eski Saray
  29. Yeni Saray
  30. Nikola Pašić Meydanı
  31. Sırbistan Tarih Müzesi
  32. Parlamento Binası
  33. Taşmeydan Parkı
  34. Aziz Mark Kilisesi
  35. Sırbistan Posta Merkezi
  36. Old General Staff Building
  37. St. Alexandar Nevsky Kilisesi
  38. Bayraklı Cami
  39. Silosi
  40. Dorćol Platz
  41. Jevremovac Botanik Parkı
  42. Branko Köprüsü
  43. Zeleni Venac Pazarı
  44. KC GRAD
  45. Belgrade Waterfront
  46. Yugoslavya Müzesi
  47. Ada Ciganlija
  48. Hyde Park
  49. Topcider
  50. Ušće Park
  51. Çağdaş Sanat Müzesi
  52. Zemun
  53. Gardos Kulesi
  54. Kej Oslobodenja
  55. Meryem Ana Kilisesi
  56. Avala Kulesi
  57. Beli Dvor

Yeme-İçme

  1. Kafeterija Magazin 1907
  2. Sarajevski ćevap „To je to“
  3. Kafe poslastičarnica Moskva
  4. Чарли
  5. PRANA Brunch & More
  6. Znak Pitanja (Question Mark)
  7. Café Amelie
  8. Majstor i Margarita
  9. The Black Turtle
  10. Bar Central
  11. Bife Bar
  12. Ok.No
  13. Princess Puff Belgrade
  14. La BoULANGeRie Kalemegdan
  15. Toro Latin Gastro Bar
  16. Comunale Caffe e Cucina
  17. Cantina de Frida
  18. Concrete Boat
  19. Ambar
  20. Druid Bar
  21. Dvorištance & La Gitana
  22. Zaokret
  23. Polet
  24. Lift Bar
  25. Dim
  26. Bucko
  27. Velika Skadarlija
  28. Tri Sešira
  29. Dva Jelena
  30. April Bar
  31. Tezga
  32. D Bar
  33. Riddle Bar
  34. Trpkovic Bakery
  35. Ćevabdžinica Savčić
  36. Azbuka
  37. Dokolica Bistro
  38. Kultura Bar
  39. Restoran Lovac
  40. Miamiam Restaurant
  41. La BoULANGeRie Vracar
  42. Pržionica/kafeterija Lokal
  43. Samo Pivo
  44. Lorenzo & Kakalamba
  45. Lula fine espresso bar
  46. Prava Pljeskavica
  47. Smash Burgers
  48. Mezestoran Dvoriste
  49. Uzitak Coffee
  50. Dali Bar
  51. June Coffee
  52. Bloom
  53. Sonder Dorcol
  54. Iva New Balkan Cuisine
  55. Leila Records
  56. Radionica
  57. eklektika 40
  58. Pržionica
  59. Valentina i Karanfil
  60. Bitters Bar
  61. Passengers Bar
  62. Kafe Bar Blaznavac
  63. Strogi Centar
  64. Docker Brewery & Beer Garden
  65. Crna Ovca
  66. Smokvica
  67. Smokvica – Kralja Petra
  68. D59B
  69. Đura Cafe Bar
  70. Botako
  71. Ginger Bar
  72. Krafter Beograd
  73. Homa
  74. Hotel Beograd Café
  75. Java Coffee Roastery
  76. Java Coffee Serbia
  77. Stovarište Materijala
  78. Salon 1905
  79. Tranzit Bar
  80. Prohibicija Pre Club
  81. Klub 20/44
  82. Cafeteria Gardos
  83. Koordinata Street
  84. Savana

1. Tarihi Merkez Stari Grad’da Gezilecek Yerler

Stari Grad aslında şehrin tarihi çekirdeğini oluşturan bölgeye verilen genel bir ad. Kabaca Kalemegdan’dan Terazije’ye kadar uzanan bölüm diyebiliriz. Şehrin en turistik noktaları bu hat üzerinde kalıyor. Sizin de iki günlük bir Belgrad programınız varsa muhtemelen zamanınızın çoğu burada geçecek ama önerimiz buranın dışına çıkıp Dorcol ve Savamala gibi daha alternatif bölgelere de zaman ayırmanız. Dilerseniz tarihi Belgrad’ı rehberli gezdiren turlara katılıp bölgeyi daha kompakt şekilde de gezebilirsiniz. Tarihi Belgrad’ı gezdiren 3 saatlik rehberli yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın.

1.1 Kalemegdan Parkı ve Belgrad Kalesi

 

Sava ve Tuna nehirlerinin kesiştiği, etkileyici bir manzarayı kucaklayan panoramik bir konumda bulunan Kalemegdan bölgesi belki de tüm Belgrad’ın en değerli hazinesi. Tam bu noktaya kondurulmuş bir kuş yuvası misali görünen Belgrad Kalesi de Milattan önce 3. yüzyılda Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılmış. Kale tarih boyunca pek çok uygarlık tarafından fethedilmiş ancak 29 Ağustos 1521’de de Kanuni Sultan Süleyman’ın önderliğinde Osmanlı tarafından ele geçirilmiş. 1688’e kadar da Osmanlı yönetiminde kalmış. Bugün gittiğinizde Belgrad Kalesi de dahil olmak üzere Kalemegdan’daki çoğu turistik noktayı ücretsiz şekilde gezebiliyorsunuz. Sava ve Tuna’yı panoramik olarak ücretsiz şekilde izleyebilmek varken, yanınıza atıştırmalıklarınızı alın ve Belgrad Kalesi’nin tadını çıkarın. Yalnız oldukça büyük bir alandan bahsediyoruz o yüzden buraya en az bir 3 saat ayırmaya çalışın ve aşağıdaki yapıları görmeden geçmediğinize emin olun deriz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

1.1.1 Saat Kulesi

Belgrad Kalesi’ndeki Saat Kulesi’nin kendine has bir özelliği var, o da normalde Türk pazarlarına has olan kule figürünün ilk defa bir kalede kullanılması. 28 metre uzunluğundaki kule, Barok mimariye sahip ve geçmişi 18. yüzyıla dayanıyor. Hem bir kule olarak askeri işlevi hem de Belgrad’a zamanı duyurabilmek gibi bir amacı var. Hatta Evliya Çelebi’nin yazdıklarına göre bu kulenin çanını Sava’ya bir gün uzaklıktaki bir seyyah dahi vakti zamanında duyabilirmiş. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

1.1.2 Askeri Müze

Kalemegdan’ın içindeki askeri müze, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze kadar her dönemden yaklaşık 25.000 ögeyi sergileyen askeri bir müze. Aslında müze 1878 yılında oluşturulmuş ama II. Dünya Savaşı’nda zarar görmüş, koleksiyonu yetersiz görülmüş, bugünkü binasına taşınmış. Hem yapı içinde hem de bahçesinde çok zengin bir koleksiyon var. Bu konuya spesifik olarak ilginiz de varsa özellikle ilginizi çekecektir. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

1.1.3 The Victor Monument (Pobednik)

Pobednik diye de bilinen The Victor heykeli, Kalemegdan’ın en yüksek noktasında, şehrin büyük çoğunluğundan görülecek şekilde yükseliyor. Bir elinde kılıç, diğer elinde güvercin tutan bu bronz erkek figürü I. Balkan Savaşı’nda Sırbistan’ın hem Osmanlıya hem de Avusturya-Macaristan’a karşı kazandığı zaferleri simgeliyor. 20. yüzyılın en önemli heykeltraşlarından Ivan Mestrovic tarafından tasarlanan heykelin yaratılması I. Dünya Savaşı’ndan öncesine dayansa da Kalemegdan’a konulması epey bir vakit almış. Belgrad’ın silüetine renk katan ve kartpostallara ilham olan kültleşmiş bir yapıt. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

1.1.4 Damat Ali Paşa Türbesi

Kalemegdan’daki bu küçük türbe, Petrovaradin Muharebesi’nde Osmanlı ordusunun başında görev alan Sadrazam Damat Ali Paşa’ya ait. İnşa edildiği tarihi 1784 olarak kabul edilse de yapım yılı hakkında başka iddialar da mevcut. Sadrazam Ali Paşa 5 Ağustos 1716’da şehit düştüğünde cenazesi Belgrad Kalesi’ne getirilip, günümüzde türbenin olduğu yere defnedilmiş. Daha sonrasında da üstüne Belgrad’ın İslam cenaze mimarisinin nadide örneklerinden olan bu türbe yapılmış. Fakat bu türbenin başında gelenler biraz tatsız…Osmanlı Belgrad’dan çekildikten sonra depo olarak kullanılmış. 1915’te Avusturyalıların yeniden inşa etmesi ve ardından Belgrad Belediyesi’nin restorasyonuyla yeniden türbe halini almış. Ayriyeten 2017’de TİKA’nın kapsamlı restorasyonuyla günümüzdeki formuna ulaşmış. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

1.1.5 Barutana

18. yüzyılda tarihi bir cephanelik olarak inşa edilen Barutana, yani Türkçesiyle “baruthane”, konum olarak Kalemegdan’ın daha alt kısımlarında kalıyor. 1995’te konserlerin verildiği bir etkinlik alanına dönüştürülmüş. Özellikle yaz aylarında Kalemegdan’ın taş duvarlarıyla tarihi bir atmosfer oluşturan Barutana’da sizi zamanda yolculuğa çıkaracak etkinlikler yakalayabilirsiniz. Programını incelemek isterseniz Instagram sayfasından ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.1.6 Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi

Fotoğraf Kaynak: Mickey MystiqueČesma Mehmed-paše Sokolovića iz 1578. godine, Kalemegdan 06CC BY-SA 4.0

Osmanlı’ya ait Belgrad’daki en eski yapılardan biri olan bu çeşme Sokullu Mehmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmış. Defterdar Kapısı’nın hemen yanında bulunuyor ve sadeliğiyle, ince taş işçiliğiyle önem taşıyor. Kalemegdan çok geniş bir alana yayıldığı için burayı gözden kaçırma ihtimaliniz yüksek, o yüzden Defterdar Kapısı civarına yolunuz düştüğünde bu çeşmeye de bir göz atın deriz. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

1.1.7 Ruzica Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: ВанилицаЦрква Ружица, БеоградCC BY-SA 4.0

Belgrad’ın en eski Ortodoks kiliselerinden biri olan Ruzica Kilisesi Kalemegdan’ın doğu kısmında, Zindan Kapısı ve Jakšić Kulesi arasında bulunuyor. Ružica “küçük gül” anlamına geliyor ve bu ismin kaynağı da bir halk efsanesine dayanıyor. Efsaneye göre Ružica, Cveta ve Marica isimli üç kız kardeş bu bölgeye üç minik kilise inşa etmişler. Diğer iki kız kardeşin kiliseleri zamana karşı yenik düşüp yok olurken Ružica’nın mirası güller ve sarmaşıklarla çevrili biçimde yaşamaya devam etmiş. Geçmişi 15. yüzyıla dayanan kilise Sırp-Yunan tarzında inşa edilmiş. İçindeki avizelerin kılıç ve top gibi savaş silahlarından yapıldığını ve dış cephesindeki sarmaşıkların dikkat çektiğini söyleyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

1.1.7 Kale Kapıları

Kalemegdan büyük bir kale kompleksi olduğu için ve amaç da bu bölgeyi saldırılara karşı korumak olduğu için irili ufaklı çok sayıda kapısı bulunuyor. Bunların en ünlüleri arasında Stambol Kapısı, Karađorđe Kapısı, Saat Kapısı, Leopold Kapısı, Zindan Kapısı, Despot Kapısı, Defterdar Kapısı, Kral Kapısı, Vidin Kapısı, Mračna Kapısı, Karla VI Kapısı ve Kornar Kapısı bulunuyor. Stambol Kapısı adını bu yolun İstanbul’a çıkmasından alırken, iç ve dış olmak üzere toplam iki bölümden oluşuyor. Karađorđe Kapısı ise Osmanlı’ya karşı Birinci Sırp Ayaklanması’nı başlatan Kara Yorgi’nin kullandığı bir kapıymış. Saat Kapısı da adından anlaşılacağı gibi Saat Kulesi’nin kapısı. 15. yüzyılda inşa edile Zindan Kapısı da yine bariz şekilde adını bir zindana ev sahipliği yapmasından almış. Bunun gibi daha pek çok kapının işlevi de aslında isminde yatıyor. Tüm bu kapılar Kalemegdan’ın mihenk taşları gibi. Hepsi farklı dönemlerde farklı sebeplerle kullanılmış. Bu yüzden her bir kapıdan geçtiğinizde kendinizi geçitlerle boyut atlayan bir zaman yolcusu gibi hissediyorsunuz.

1.2 Cumhuriyet Meydanı

Cumhuriyet Meydanı, Belgrad’ın Taksim Meydanı adeta. Neredeyse her sokağın, her yürüyüş rotasının kesiştiği bu meydanın dikkat çekici özelliği hemen ortasında yer alan at üzerindeki Prens Mihailo Heykeli. Prens Mihailo, Osmanlı yönetimine karşı Sırbistan’ın bağımsızlığını savunan ve bu hedef uğruna savaşmış önemli bir lider. Meydandaki atlı heykel de 1882 yılında İtalyan heykeltıraş Enrico Pazzi tarafından yapılmış. Bu heykelin önemi bir Sırp liderin ilk atlı heykeli olmasında yatıyor. Meydan sabah saatlerinden itibaren yavaş yavaş günün ritmine hazırlanmaya başlıyor ve akşam saatlerinde kalabalığının en üst noktasına ulaşıyor. Meydan yoldan geçenlerle, sokak sanatçılarıyla adeta bir açık hava sahnesine dönüşüyor. Herkesin mutlaka yolunun düşeceği önemli bir nokta. Belgrad Ulusal Tiyatrosu da Sırbistan Ulusal Müzesi de meydanı çevreleyen iki önemli yapı. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

1.2.1 Sırbistan Ulusal Müzesi

Atlı Prens Mihailo Heykeli’nin hemen arkasında yer alan Sırbistan Ulusal Müzesi, bugün Sırbistan’ın; vakti zamanında ise Yugoslavya’nın en büyük ve en köklü müzesi. Bunun sebebi de sahip olduğu koleksiyonların çeşitliliği ve genişliği. 10 Mayıs 1944’te halka açılan müze, Sırbistan’ın kültürel mirasını koruyabilmek adına Milli Eğitim Bakanı Jovan Sterija Popovic tarafından kurulmuş. Hem sanat koleksiyonlarına hem de araştırmalara ev sahipliği yapan müzede Titian’dan Rubens’e, Renoir’dan Monet’e ve Van Gogh’a pek çok önemli sanatçının eseri bulunuyor. Aynı zamanda Sırbistan’ın tarihine ışık tutan paleolitik dönemden kalma eserler de var. Yani Belgrad’da kısıtlı vaktim var ve nokta atışı bir müzeye gitmek istiyorum diyorsanız Sırbistan Ulusal Müzesi ilk tercihiniz olmalı. Pazartesi günleri kapalı. Pazar günleri ise ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

1.2.2 Belgrad Ulusal Tiyatrosu

Fotoğraf Kaynak: Simon Legner (User:simon04), National Theatre in Belgrade (DSC04616)CC BY-SA 4.0

Belgrad Ulusal Tiyatrosu, Cumhuriyet Meydanı’nın hemen yanında bulunan Sırbistan’ın en köklü sanat kurumlarından biri. Prens Mihailo tarafından yapılması istenmiş ve konum olarak da Cumhuriyet Meydanı seçilmiş. Mimar Aleksandar Bugarski tarafından tasarlanan yapının inşaatı 1869 yılında tamamlanmış. İçinde drama, bale ve opera olmak üzere üç dalda performans sergileniyor. Biletlerin ücretleri de herkes için ulaşılabilir olması açısından makul seviyelerde tutulmuş. Belgrad’a gitmişken sanatla iç içe vakit geçireyim diyorsanız bu tiyatrodaki etkinlikleri takip edin deriz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

1.3 Kneza Mihaila (Knez Mihailova)

Knez Mihailova bize direkt İstiklal Caddesi’nin 2000’lerin başındakini halini anımsatan, neredeyse bir kilometre uzunluğundaki bir cadde. Terazije Caddesi’nin başladığı yerden Kalemegdan’a uzanan araç trafiğine kapalı bu cadde Belgrad’ın en ünlü ve en işlek caddesi sayılıyor. Yayaların kolayca yürüyebileceği geniş yolu, 19. yüzyıldan kalma tarihi yapılarla çevrili. Mağazalar, kafeler, restoranlar da bu caddede sıra sıra dizilmiş. O yüzden kahve mi içsem, bir şeyler mi atıştırsam, alışveriş mi yapsam üçgeni arasında kalırsanız Kneza Mihaliova en doğru yer. İsminin hikayesini de kısaca anlatalım; Cumhuriyet Meydanı’nı anlatırken Prens Mihailo Heykeli’nden bahsetmiştik ya, o Prens Mihailo işte bu meydanın ismi konusunda ilham kaynağı. Osmanlı’ya karşı Sırbistan’ın bağımsızlığını savunduğu ve buna yönelik faaliyetlerde bulunduğu için Sırp halkı için önemli bir figür. Bu sebeple de ismi şehrin en önemli caddelerinden birine konmuş. Bu cadde üzerinde kaçırmayın diyeceğimiz iki yerden bahsedeceğiz şimdi bir de sizlere. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

1.3.1 Data Status – Knjizara Akademija

Knez Mihaila üzerinde bir köşe başını tutan Data Status – Knjižara Akademija, samimi ve sıcak atmosferiyle hem Sırpça hem de İngilizce kitapların satıldığı bir kitap kafe. İçinde bulunan küçük kafe kısmıyla bir şeyler atıştırıp içebileceğiniz bir kısma sahip. Konu ister kitapları ve dergileri karıştırmak, ister kahve molası vermek ister sevdiklerinize Belgrad’dan tatlı kartpostallar ve hediyelik eşyalar almak olsun, Data Status – Knjižara Akademija Belgrad’ın entelektüel ruhuna dokunabileceğiniz ikonik bir nokta. Kesinlikle uğramadan geçmeyin. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

1.3.2 Zepter Müzesi

Knez Mikaila’nın nasıl İstiklal Caddesi’ne benzediğini söylediysek Zepter Müzesi de İstiklal’de bulunan Pera Müzesi gibi. Öncesinde bir banka olarak kullanılan bina yenilenerek 1 Temmuz 2010’dan itibaren müze olarak hizmet vermeye başlamış. Zemin kat, giriş kat ve onun üstündeki bir kat daha olmak üzere üç kattan oluşuyor. Sürekli değişen sergilere ek olarak sergilenen sabit bir sanat koleksiyonu da var. Bu koleksiyon ülkenin önde gelen sanatçılarının eserlerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle modern sanattan hoşlananların bizce kesin uğraması gereken kültürel bir nokta. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

1.4 Skadarlija ve Cetinjska

Skadarlija, Belgrad’ın tarihi ve bohem havasını yansıtan ünlü bir sokak. Sevimli otantik evleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla Paris’teki Montmartre’ın Balkanlardaki kardeşi gibi. 19. yüzyılın başlarında Romanların bu bölgeye gelmesiyle yerleşim başlamış, daha sonra Arnavutluk’taki İşkodra şehrinden ilham alınarak “Skadarska” olarak adı resmileşmiş. 20. yüzyılın başlarında da yazarların, şairlerin ve ressamların, genel olarak sanatçıların buluşma noktası olmuş. Ayrıca Tri Šešira, Dva Jelena ve Zlatni Bokal gibi ünlü kafana’ların (meyhanelerin) hepsi bu cadde üzerinde bulunuyor. Önlerinden geçerken folklör müziği yapan grupların masalarda insanları eğlendirdiğini görüyorsunuz. Çok turistik kaçacakları için kafanalara gitmeseniz bile Skadarlija üzerinde yürüyüp o bohem atmosferin tadını çıkarmak fazlasıyla keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Cetinjska da Skadarlija’nın hemen yanında yer alan daha alternatif ve küçük bir bölge. Kesinlikle Skadarlija’ya göre çok daha az turistik kaçıyor. Daha çok “kentsel dönüşüme” uğrayan eski binalardan ve eski bira fabrikalarından oluşuyor. Devletin bu binaları yıkıp yerine yenilerini yapma projesi uzun süredir varmış fakat bir türlü gerçekleşmeyip erteleniyormuş. Neyse ki buraya gelen insanların da bu dönüşümü pek istediği söylenemez. Canlı müziğin, sosyal atmosferin ve iyi partilerin verildiği sokak barları ve mekanlarıyla Belgrad’ın gençleri arasında da en rağbet gören bölgelerinden biri. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

1.5.1 Art Quarter – Cetinjska 15

Cetinjska 15 diye geçen bu sanat bölgesi bohem havası, canlı müzik performansları, muralleri ve grafittileri ile Belgrad’da sosyalleşmenin en güzel olduğu yerlerden biri. Burası için Belgrad’ın Kreuzberg’i deniyor biz de açıkcası ortamda aynı hissiyatı yakaladık. “Skadarlija’ya yakın olayım tamam ama daha alternatif bir şeyler yok mu?” dediğinizde direkt haritalardan Cetinjska 15’i açın ve plak dükkanlarından gizli kulüplere, küçük ve samimi barlardan vegan kafelere çeşit çeşit mekanın tadını çıkarın. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

1.5.2 Bajloni Market

Skadarlija ve Cetinjska caddelerinin sonundaki meydanda kurulan lokal bir pazar. Sadece sebze, meyve pazarı gibi düşünmeyin içinde kıyafetler de satılıyor, prizler de, kuş yemleri de, hırdavat da, çiçek de, peynir de, balık da… Daha küçük ölçekli Tahtakale denebilir. Her gün 06.00 ve 19.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

1.5 Terazije Caddesi

İsmi Osmanlıların Belgrad’a su getirmek için kurdukları “su terazisi” kulelerinden gelen Terazije, teknik olarak Belgrad’ın resmi merkezi sayılıyor. Belgrad’ın merkezi denince çoğu kişinin aklına Knez Mihailova veya Cumhuriyet Meydanı gelse de en önemli kamu kurumları ve iş merkezleri Terazije Caddesi üzerinde toplanıyor. Ayrıca şehrin en ikonik yapılarından Otel Moskva da bu bölgede bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

1.5.1 Hotel Moskva

Denilen o ki, II. Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte Balkanların geleceği bu otelin duvarları arasında şekillenmiş. Diplomasinin, müzakerelerin ve askeri stratejilerin deyim yerindeyse üssü olan Otel Moskva, 1908 yılında Kral I. Petar tarafından açılmış. Mimari olarak Art Nouveau’nun ihtişamlı bir örneği. Ayrıca burada kalan isimlere insan bir baktığında şaşırıyor. Einstein’dan Alfred Hitchcock’a, Tito’dan Brad Pitt’e pek çok ünlü isim burada konaklamış. Ayrıca otelin hemen altındaki kafenin kapıları herkese açık. Siz de gelip canlı klasik müzik dinletisiyle Terazije Caddesi’ni izleyebiliyorsunuz. Elbette bir Budapeşte’deki New York Cafe, Viyana’daki Central Cafe ihtişamı beklememek lazım. Ne de olsa eski bir Sovyetler Birliği şehrindesiniz. Yine de menüsünde çeşit çeşit tatlı seçeneği var. Biz en ünlü tatlısı “Moskva Snit”i denedik ve oldukça beğendik. Hele bir de Türk kahvesi yanına getirdikleri lokumları var ki iddia ediyoruz bu kadar güzel bir lokumu Türkiye’de bile yememişsinizdir. Dilerseniz pastane kısmında yediklerinizi paket şeklinde de götürebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

1.5.2 Belgrade Design District

Belgrad’ın daha alternatif, daha bohem tarafına dalıp özel tasarım ürünler satın almak istiyorsanız Belgrade Design District’e göz atabilirsiniz. İsmi district olsa da çok büyük bir alan beklemeyin. Eski bir iş hanının dönüştürülmesiyle Sırp tasarımcıların butiklerine, atölyelerine ev sahipliği yapan bir hub a dönüştürülmüş. Daha çok Beşiktaş’taki Sinan Paşa Pasajı’nın tasarım butikleri olan halini gözünüzde canlandırabilirsiniz. Dükkanların yanında sanat galerilerine, küçük kafelere ve ikinci el dükkanlarına da burada rastlayabilirsiniz. İster takı ister seramik isterse kendine has baskılar ve çizimler olsun, el işi pek çok ürün burada yerel tasarımcılar tarafından satılıyor. Yalnız günün erken saatlerinde dükkanların çoğu kapalı oluyor. O yüzden 13.00’den sonra gittiğinizde büyük olasılıkla daha fazla seçeneğe rastlayacaksınız. Pazar ve pazartesi günleri ise tamamen kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

1.6 Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi, Sırbistan’ın kırsal yaşamından geleneksel kıyafetlerine, halk kültüründen, eşyalarına ülkenin folklorik yaşamına ışık tutan bir müze. 1901’de kurulan müzede aklınıza gelebilecek gündelik hayatın neredeyse her olgusuna rastlayabiliyorsunuz. Üç kattan oluşan koleksiyonda mankenler de sık sık kullanıldığı için 19. yüzyılda herhangi bir Sırp köyünde, bir eve misafirliğe gitmişsiniz gibi de hissedebilirsiniz. Müze enteresan bir şekilde pazartesi değil çarşamba günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

1.7 Prenses Ljubica’nın Konağı

Bu konak Sırbistan’ın Osmanlı egemenliğinden kurtulup nasıl kendi özerkliğini kazandığının güzel bir örneği. Böyle diyoruz çünkü mimarisinde doğu ve batı arasındaki geçişi bariz bir şekilde görebileceğiniz detaylar var. Dış cephesinde yarım dairesel tabana sahip dikdörtgen cumbalı pencereler, üç katlı Sırp-Balkan tarzı şehir evlerinin tarzını yansıtırken, iç planında “selamlık” (erkek misafirlerin ağırlandığı) ve “haremlik” (kadınların yaşadığı) odalarının bulunması, Osmanlı esintili hamamı ve avluya bakan divanhanalar Osmanlı kültürünün etkilerini yansıtıyor. Yapının yapılma sebebi ise Sırp Prensi Miloš Obrenović’in eşi Prenses Ljubica ve çocukları için bir konak yaptırmak istemesi. 1831 yılından inşasına başlanan konak 1834 yılında tamamlanmış ve uzun yıllar da kullanılmış. Belgrad Şehir Müzesi’nin bir parçası olduktan sonra da halkın ziyaretine açılmış. Konak, Pazartesi günleri ziyarete kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

1.8 Aziz Mihail Katedrali

Sırp Ortodoks Kilisesi’nin en önemli katedrallerinden biri olan Aziz Mihail Katedrali, Prenses Ljubica konağının hemen yakınında kalıyor. 1837 ve 1840 yılları arasında, Mimar Adam Friedrich Kwerfeld tarafından Neoklasik ve Geç Barok tarzlarının izlerini taşıyacak şekilde tasarlanarak Prens Miloš Obrenović’in emriyle yapılmış. İkonostasis ve duvar resimleri, altın kaplamaları ve barındırdığı kutsal emanetler ile Belgrad’ın dini mirasını yansıtan önemli bir yapı. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

1.9 Beton Hala

Sava Nehri’nin kıyısı boyunca uzanan çeşit çeşit kafe ve restoranın oluşturduğu Beton Hala ister bir şeyler yemek istediğinizde, isterseniz de yürüyüş yapıp bisiklet sürmek istediğinizde tercih edebileceğiniz bir yürüyüş yolu. Eski bir depo bölgesinin dönüştürülmesiyle oluşturulmuş ve zamanla şehrin en hip alanlarından birine dönüşmüş. Şık restoranların, kafelerin, kokteyl barların ve galerilerin sıra sıra dizildiği bir rıhtım hattı. Özellikle gün batımında ziyaret ettiğinizde Beton Hala’nın en hoş haliyle karşılaşacaksınız. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

1.10 Stari Grad’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Kafeterija Magazin 1907

Kafeterija Magazin 1907: Belgrad’da pek çok şubesi bulunan Kafeterija’nın, Kralja Petra caddesi üzerindeki üç katlı şubesi. Oldukça geniş, ferah ve modern bir mekan. Menüsünde omletli brunch tabakları, bowl’lar, makarnalar ve tostlar olmak üzere zengin bir yiyecek çeşidi var. Laptop alıp çalışmaya gelinebilecek de bir yer aynı zamanda. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Sarajevski ćevap „To je to“ (Cevapi)

– Sarajevski ćevap „To je to“ (Cevapi): „To je to“, bizce cevapi konusunda şöhretini hak ediyor.  Rustik bir tarzda döşenmiş salaş bir cevapi dükkanı. Saraybosna tarzı cevapileri isli bir tada sahip ve oldukça lezzetli. Ayrıca siparişinizin yanına ek olarak ajvar sos ve kaymak da söyleyebiliyorsunuz ki, kendileri cevapiye epey yakışıyor. Haftanın her günü 11:00 ve 21:00 saatleri arasında açık. Yalnız aklınızda bulunsun, burada sadece nakit ödeme yapabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Kafe Poslastičarnica Moskva

Kafe Poslastičarnica Moskva: Belgrad’ın ünlü Hotel Moskva’sının giriş katında bulunan ve herkese açık olan kafe kısmı. Oldukça avangart ve zarif bir dekorasyona sahip, içinde canlı piyano dinletisi de oluyor. En ünlü tatlısı meyveli parfeye benzeyen Moskva šnit; meyveli, hafif bir pasta. Ayrıca Türk kahvesi söylerseniz yanında gelen güllü lokumu da tatmamazlık etmeyin, bizden söylemesi! Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Чарли

– Чарли: Cumhuriyet Meydanı’na yakın bir pekara. Çeşit çeşit börek ve simit benzeri hamur işlerini burada bulabilirsiniz. Yalnız bizim yaptığımız hataya düşmeyin, burada yalnızca nakit geçiyor. Bu yüzden bizim kasadan dönüşümüzü görüp arkamızdan koşan ve pretzel hediye eden teyzeye teşekkürler. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

PRANA Brunch & More

PRANA Brunch & More: Menüsünde tostlar, bowl’lar, salatalar, makarnalar ve risottolar bulunan bir brunch restoranı. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Znak Pitanja (Question Mark)

Znak Pitanja (Question Mark): Tarihi 1823’e dayanan Belgrad’ın en eski restoranlarından biri. Geleneksel Balkan şarkıları eşliğinde geleneksel lezzetler sunuyor. İsminin hikayesi ise ilginç. Şöyle ki, restoranın ta ilk kurulduğu zamanlarda isminin ne olacağı konusunda kafa karışıklığı varmış. Sahibi de ne yapsın, tabelaya geçici bir soru işareti koymuş. Ama kalış o kalış. O günden itibaren restoranın ismi “soru işareti” olarak kalmış. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Café Amelie

Café Amelie: Sevimli ve küçük bir vintage kafe. Dantellerin, porselenlerin ve bir dikiş makinesinin süslediği dekorasyonu oldukça nostaljik. Güzel havalarda dışarıdaki oturma alanı oldukça canlı oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Majstor i Margarita: Belgrad’da iki şubesi bulunan epey ünlü ve ödüllü bir pizzacı. Kendisi Avrupa’nın en iyi 50 pizzacısından biri sayılıyor. Salaş bir atmosfere ve iç-dış oturma alanına sahip. Cumhuriyet Meydanı’na yakın olan şubesi en popüleri. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

The Black Turtle: Sava Nehri kıyısına yakın bir konumda bulunan birahane. Artizan biralar sunuyor. Yaban mersini ve çilek gibi aromalı biralarıyla ünlü. Her gün gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Bar Central: Kalemegdan’la Etnografya Müzesi arasındaki merkezi bölgede bulunan kokteyl bar. Menü usulünden ziyade barmenin sizin sevdiğiniz tatlar üzerine bir şeyler hazırlamasına göre sipariş şekilleniyor. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Bife bar: Terazije caddesi yakınlarındaki bir binanın ikinci katındaki “speakeasy” türden bar. Samimi ve alternatif bir atmosferi var. Ayrıca her hafta sonu farklı DJ’lerin geldiği müzik etkinlikleri de düzenleniyor. Pazartesi ve Salı günleri kapalı. Konum için tıklayın.Haritada 11 numara.

– Ok.No: Cumhuriyet Meydanı’na çok yakın bir bar. Dekorasyonuna demir ve metal malzemeler hakim, biraz “rock and roll” bir tarzı var. Ayrıca motorsiklet sevenlerin de ilgisini çekecektir. Her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Princess Puff Belgrade: Bir Paris lezzeti olan choux hamuruna yapılan creme puff’un Belgrad’daki adresi. Biz şahsen denemedik ama kapısında sıralar olacak kadar popüler bir pastane burası o nedenle de denemek isterseniz diye eklemeden geçmeyelim istedik. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

La BoULANGeRie: Kalemegdan’ın girişine yakın bir konumda bulunan modern fırın. Çeşit çeşit unlu mamule, avokado tostlara ve granolalara ek olarak öğle menüsü de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Toro Latin Gastro Bar

Toro Latin Gastro Bar: Beton Hala’da şef Richard Sandoval’a ait olan bir Latin restoranı. Yeşil bitkilerle ve renkli figürlerle çevrili hareketli bir atmosferi var. Menüsü hem Latin yemekleri hem de içecekler açısından zengin. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Comunale Caffe e Cucina

Comunale Caffe e Cucina: Michelin 2022 ve 2023 rehberlerinde bulunan ve İtalyan esintileri taşıyan restoran. Şık ve modern bir atmosfere sahip, o yüzden özellikle özel akşam yemekleri için tercih edilebilir. Konum olarak Beton Hala’da bulunuyor. Rezervasyon yaptırmak faydalı olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Cantina de Frida

Cantina de Frida: Beton Hala’da nehir kıyısındaki restoranlardan bir diğeri de Cantina de Frida. Kendisi görkemli avizeleri, Frida Kahlolu grafitileri ve renkli detaylarıyla dikkat çeken bir Meksika restoranı. Ayrıca vejetaryen seçenekler de var. Pazartesi ve Salı günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Concrete Boat

– Concrete Boat: Beton Hala şeridi boyunca yürüdüğünüzde en uç kısımda karşınıza çıkan Concrete Boat, bazen bir restoran bazen de bir parti botu. Anladığımız kadarıyla mevsimlik kullanım amacı değişiyor, çünkü biz gittiğimizde herhangi bir hareketlilik yoktu. İsmi de beton kullanılarak yapılmış nadir bir savaş gemisi olmasından geliyor. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Ambar

Ambar: Beton Hala’da bulunan Ambar, geleneksel Sırp mutfağını modern dokunuşlarla dönüştürerek misafirlerine sunuyor. Dekorasyonu da oldukça modern ve şık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

– Druid bar: Kalemegdan civarında bulunan “speakeasy” türden bir kokteyl bar. Tabelası vesaire yok, siz telefon numaralarını arayarak içeri girebiliyorsunuz. Dekorasyonu rustik tarzda. Haftanın her günü 17:00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Dvorištance & La Gitana

Dvorištance & La Gitana: Çetinska 15’te hem bir şeyler yemek hem bir şeyler içmek için tercih edilebilecek bir mekan. İnsanların daha çok arkadaşlarıyla takılmak için tercih ettiği bir yer. Rezervasyon linki Instagram sayfalarında mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Zaokret

Zaokret: Çetinjska 15’de bulunan bir kafe-bar. Sanatsal ve renkli bir ambiyansı var. Hem bir şeyler yemek hem de içmek için tercih edilebilir. Bazen DJ’ler de burada yer alıyor. Rezervasyon kabul edilmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Polet

Polet: Endüstriyel tasarımı ve arkadaş canlısı atmosferiyle Çetinska 15’teki barlardan bir diğeri. Canlı müzik performansları da düzenleniyor. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Lift

LIFT Bar: Alternatif ambiyansıyla Çetinjska 15’de bulunan hip bir bar. Hoş bir açık hava terası var. Ayrıca genelde her akşam bir DJ performansı oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Dim: Endüstriyel, salaş atmosferiyle Çetinjska 15’de bulunan underground bir tekno mekanı. Pazartesi ve Salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Bucko Pizza: Belgrad’da iki şubesi olan eksantrik bir dilim pizzacı. Eksantrik diyoruz çünkü sadece küçük bir camdan hizmet verilen konseptiyle diğerlerinden ayrışıyor. Pizzaların üzerine de isterseniz ekstra ücrete tabi olmak üzere özel soslardan sürüyorlar. Gençler tarafından geceyi sonlandırırken tercih ediliyor genelde, bu yüzden günün ilerleyen saatlerinde önünde uzayan kuyruklar görmek mümkün. Her gün 07:00 ve 00:00 saatleri arasında açık, sadece hafta sonu kapanış saati bir saat sarkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Velika Skadarlija Restaurant

Velika Skadarlija Restaurant: Skadarlija bölgesinin en şık restoranlarından. Menüsünde geleneksel Sırp yemeklerinin hepsini menüsünde bulabilirsiniz ama risotto veya Sezar salata gibi daha dünya mutfağından seçenekler de var. Rezervasyon şart. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Tri šešira: Belgrad’ın en popüler restoranlarından biri desek yanılmış olmayız. Skadarlija Caddesi üzerinde yürürken buradan gelen canlı müzik tınılarıyla zaten insanın dikkatini bir şekilde çekiyor. Dekorasyonu da menüsü de oldukça geleneksel. Çok talep gördüğü için rezervasyon gerekli. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Dva Jelena: Ahşap sandalyeler, klasik avizeler ve figüratif tablolarıyla Klasik Avrupa estetiğine sahip diyebileceğimiz ünlü bir Sırp restoranı. Canlı müzik eşliğinde otantik Sırp lezzetlerini tadabiliyorsunuz. Instagram’ları üzerinden online rezervasyon mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

April bar

April bar: Sarmaşık ve ışıklandırmalarla kaplı ufak bahçesiyle bir sokak arası barı. Kahve molası vermek için de tercih edilebilir. Ayrıca zaman zaman DJ performansları oluyor. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Tezga: Hem brunch hem de akşam yemeği için tercih edebileceğiniz bir bar – restoran. Skadarlija Caddesi üzerinde bulunuyor. Sokaktaki ağaçların altına atılmış masa ve sandalyeleriyle açık havada vakit geçirme imkanı da mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

D Bar / Д Бар: Şık ve modern atmosferiyle Skadarlija yakınlarındaki bir bar. Girişte minimum 26 yaş sınırı var. Pazar günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Riddle Bar: Binanın dışındaki zile basıp bekledikten sonra girebildiğiniz, loş atmosferli bir kokteyl bar. Epey talep görüyor, bu sebeple önceden rezervasyon yaptırmak kesinlikle gerekli. Pazar günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

1.11 Stari Grad’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Moskva $$$: Art Nouveau mimarisiyle dikkat çeken ve tarihi 1908’e dayanarak şehrin en ünlü simgelerinden biri olan dört yıldızlı bir konaklama seçeneği.

Boutique Hotel Townhouse 27 $$$: Knez Mihailova Caddesi’ne yakın bir konumda kalan, restoranı, barı ve açık büfe kahvaltısıyla dört yıldızlı bir konaklama seçeneği.

Mama Shelter Belgrade $$: Knez Mihailova Caddesi üzerinde bulunan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Odaları farklı renklerin ve dokuların kullanıldığı hareketli bir dekorasyona sahip.

Zepter Hotel Belgrade $$: Terazije’de bulunan dört yıldızlı otel. Restoranı, barı, fitness merkezi ve özel park yeri var. Her birimi tv, klima, minibar ve kahve makinesine sahip.

Room 25 Belgrade $$: Skadarlija’da bulunan dört yıldızlı bir otel. Tüm odalarında klima, kahve makinesi, buzdolabı, tv mevcut.

Heaven Luxury Suites $$: Skadarlija bölgesinde, açık tonlarla zarif ve modern şekilde dekore edilmiş odalara sahip olan dört yıldızlı otel.

Simma Luxury Apartments & Rooms $: Cumhuriyet Meydanı’na beş dakika yürüme mesafesinde bulunan, içinde özel banyo, klima, düz ekran tv, kettle, ütü, saç kurutma makinesi ve buzdolabı gibi özelliklere sahip ferah daireler sunan bir işletme.

2. Vracar Bölgesinde Gezilecek Yerler

Vračar, Belgrad’ın Stari Grad yani tarihi şehrinin daha çok 1900’lü yıllarda gelişen, devamı niteliğinde. Aynı zamanda da Belgrad’ın bürokratik kalbi. Şehrin tüm yönetimsel binaları burada kümeleniyor. O nedenle de hem insanların çalışmaya geldiği hem de yerel halkın yaşadığı, Nikola Tesla Müzesi ve Aziz Sava Katedrali gibi noktalarla kültürel, üçüncü dalga kahvecilerden şarap barlarına, brunch mekanlarından kokteyl barlara gastronomik anlamda zengin bir bölge. Şehir planlamasında Sovyet dönemi etkisi olduğu için geniş bulvarlar ve modern binalar ile bizce şehrin en şık ve sofistike bölgesi.

2.1 Nikola Tesla Müzesi

Sırbistan’ın en önemli turistik duraklarından olan Nikola Tesla Müzesi, bizce Belgrad’a gittiğinizde mutlaka uğramanız gereken bir yer. Sonuçta elektrik akım sistemini bularak insanlığa büyük katkıda bulunan bir dahinin kişisel eşyalarının ve icatlarının modellerinin yanı sıra küllerinin de bulunduğu bir müzeden bahsediyoruz. 160.000 belgeden, 2.000 kitaptan ve 1.500 fotoğraftan oluşan müzede teknik aletler, balmumu heykeller, kıyafetler ve interaktif etkinlikler de var. Müze deneyimi 15 dakikalık bir belgesel gösterimi ile başlıyor. Onu rehberli anlatım takip ediyor. Finalde ise rehberin eşlik ettiği ve elektrik akımına (Tesla Bobini de deniyor) fiziken dokunabileceğiniz bir kısım oluşturmuşlar. Yani anlayacağınız müzeyi kendi başınıza gezemiyorsunuz bu akışta gezebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

İlginçtir ki her ne kadar adına bir müze de olsa, ülkenin bir numaralı havalimanının ismi Nikola Tesla Havalimanı da olsaAslında Tesla’nın Belgrad ile pek bir ilgisi yok. Kendisi Hırvatistan sınırlarındaki bir kasabada doğmuş ancak anne babası Sırp asıllı. Hatta denilen o ki kendisi Belgrad’a hayatı boyunca bir kez gelmiş ve hepi topu 1,5 gün kadar kalmış. Yine de Sırpların onu böylesine sahiplenmiş olmaları takdire şayan diyerek birkaç önemli konuya daha parmak istiyoruz;

– Müze sadece bilete de dahil olan rehberlerle gezilebiliyor. Saat başı düzenlenen turlar ya İngilizce ya da Sırpça düzenleniyor. İnternet sitesinden gitmeden kontrol etmek lazım. Ona göre erkenden gidip sıraya girmeniz lazım. Eğer kontenjan dolarsa bir sonraki İngilizce turu beklemeniz gerekiyor. Yani teknik olarak kapıda kalma riskiniz var.

– Bileti sadece nakit olarak Sırp Dinarı ile alabiliyorsunuz. Euro da kart da geçmiyor.

– Ziyaretçilerin kullanabileceği bir WC’si yok. Bizce o kadar süre sıra bekledikten sonra bu da önemli bir konu haline geliyor.

2.2 Aziz Sava Katedrali

Balkanlar’ın en büyük Ortodoks kilisesi olan Aziz Sava Katedrali, Belgrad’ın modern gururu. Bizde Çamlıca Kulesi nasıl İstanbul’un çoğu yerinden gözüküyorsa Belgrad’da da Aziz Sava Katedrali için aynısı geçerli! O kadar büyük ve heybetli ki şöyle bir dikkatle baktığınızda fark etmemeniz neredeyse imkansız. İsmini Sırp Ortodoks Kilisenin kurucusu olan Aziz Sava’dan, asıl ismiyle Rastko Nemanjic’ten alıyor. Rastko; 12. yüzyılda yaşamış, Sırp devletinin kurucusu kabul edilen Stefan Nemanja’nın oğlu. Sahip olduğu fırsatlar sebebiyle büyük bir güç ve iktidar sahibi olan Rastko, bütün bunları bir kenara bırakıp manevi bir yaşamı hedeflemiş ve Athos Dağı’na giderek keşiş olmuş. Bizans İmparatorunun atadığı Sırp Ortodoks Kilisesi’nin ilk başpiskoposu olarak, yani Aziz Sava olarak ülkesine dönmüş. Bu da Sırbistan’ın manevi ve siyasi birliğinin sağlanmasında önemli bir adım olmuş elbet.

Sırbistan’ın dini, milli ve kültürel kimliğinin oluşmasında önemli rol oynayan Aziz Sava’ya adanmış bu katedral seksen iki metre yüksekliğinde görkemli bir yapı. Sadece dışı değil, iç tasarımı da mozaik ve ikonalarıyla çok ama çok etkileyici. Yapımına 1935 senesinde başlanmış olsa da 2004 yılına gelindiğinde anca bitirilebilmiş. Bunda elbette yaşanan savaşlar etkili. Bizans mimarisiyle yapılmış ve özellikle Ayasofya’dan esinlenilmiş. Haftanın her günü 07.00 ve 20.00 saatleri arasında ücretsiz şekilde ziyaret edilebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

2.3 Eski Saray ve Yeni Saray

Fotoğraf Kaynak: Fred RomeroBeograd – Stari Dvor (29994124437) (crop)CC BY 4.0

Eski Saray (Stari Dvor), Sırbistan Kralı Milan Obrenović tarafından yapılması istenmiş ve inşasına 1882’de başlanmış kraliyet ikametgahı. Mimarlar Aleksandar Bugarski ve Jovan Ilkić tarafından tasarlanmış, Neoklasik bir tarza sahip. Hem Obrenović hem de Karađorđević hanedanlarının ikametgahları olarak kullanılan Eski Saray, I. ve II. Dünya Savaşları’nın ikisinde de zarar görmüş. Daha sade bir şekilde yenilenip düzenlendikten sonra da Belgrad Belediyesi’nin resmi binası olarak kullanılmaya başlanmış. Ziyaret edilemiyor fakat dışındaki bahçelerde vakit geçirilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Fotoğraf Kaynak: Srđan PopovićNovi Dvor (1)CC BY-SA 3.0

“Novi Dvor” olarak geçen Yeni Saray da Kralja Milana ve Andrićev Venac caddelerinin kesiştiği noktada bulunan Rönesans ve Barok etkilerinin olduğu etkileyici bir yapı. Eski Saray ile aynı bahçe kompleksinde bulunuyor. 1911 yılında inşasına başlanan yapının amacı Kral Alexander I ve Kraliçe Maria için resmi bir kraliyet ikametgahı olmasıymış ki kullanılmış da. 1934’te müze haline getirilmiş, bir süre de Prens Paul Müzesi olarak anılmış. 1948’de Komunist rejimin gelmesiyle de devlet binasına dönüştürülmüş. Günümüzde ise Sırbistan Cumhurbaşkanlığı ofisi olarak kullanılıyor. Eski Saray gibi iç kısmı ziyaret edilemese de dışındaki bahçeler halka açık. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

2.4 Nikola Pasic Meydanı

Nikola Pasic Meydanı, ilk bakışta Sovyet mimarisinin etkisi oldukça yoğun hissedebileceğiniz 10.000 metrekare büyüklüğündeki bir meydan. 1947–1957 tarihleri arasında Sosyalist gerçekçilik mimariyle yapılmış. Zaten uzunca bir süre adı Marx ve Engels Meydanıymış, sonra değiştirilmesine karar verilmiş ve hem Belgrad hem de Yugoslavya için önemli bir isim olan Nikola Pašić’in ismi verilmiş. Terazije Caddesi boyunca yürüdüğünüzde ulaşabiliyorsunuz. Biz gittiğimizde protestolar sebebiyle daha sakindi fakat normal şartlarda kitap fuarlarına, etkinliklere ve pazarlara ev sahipliği yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

2.4.1 Sırbistan Tarih Müzesi

20 Şubat 1963’te kurulan Sırbistan Tarih Müzesi ise konum olarak Nikola Nikola Pašić Meydanı’nın hemen yanında kalıyor. İki katlı binanın içerisinde Sırp halkını daha yakından tanıtan folklorik kıyafetler, sanat eserleri, heykeller ve takılar bulunuyor. Tarih öncesi Sırbistan’dan günümüze Sırp tarihini gözler önünde seren 35.000’i geçkin eser söz konusu. Özel bir merakınız varsa uğrayabileceğiniz müzelerden. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

2.4.2 Parlamento Binası

Nikola Pašić Meydanı’ndaki Parlamento Binası, günümüzde Sırbistan Ulusal Meclisi’nin resmi binası olarak kullanılıyor. Neo-Rönesans ve Neo-Barok tarzdan izler taşıyan binanın inşası 1907-1936 yılları arasında tamamlanmış. Toplam dört kattan oluşuyor ve içinde çok sayıda ofis, konferans salonu var. Ayrıca 60.000 kitaptan oluşan kapsamlı bir kütüphanesi de mevcut. Tarih boyunca II. Dünya Savaşı sırasında Alman işgal karargahı olarak da kulanılmış, Yugoslavya Federal Meclisi olarak da… Ayrıca sinemaya ilginiz varsa 2011’de çekilden Coriolanus filmine de set olmuş. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

2.5 Taşmeydan Parkı ve Aziz Mark Kilisesi

Taşmeydan, Terazije Caddesi’ne birkaç dakika yürüme mesafesinde bulunan ve sadece yeşillik bir alan olmasının dışında tarihi öneme de sahip olan bir park. Öncelikle isminin kökeni Roma İmparatorluğu dönemine dayanıyor, Belgrad taa Singidunum’ken şehrin inşası için bu parkın olduğu yerdeki taş ocakları kullanılıyormuş. Sonra Osmanlı gelmiş ve onun yönetimindeyken de barut yapımı için gerekli olan güherçile için kullanılmış. “Tašmajdan” da etimolojik olarak Osmanlı döneminde oluşmuş bir isim. Yakın tarihte NATO’nun RTS binasına yaptığı bombardımanlar sebebiyle bu parkın buruk bir geçmişi de var. NATO kurbanları için yapılmış birkaç anıta ve RTS binasının bombalanmış kısmına Taşmeydan Parkı’nda yürürken rastlıyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Parkın girişindeki Aziz Mark Kilisesi de pembe-kırmızı doğal taşları ve kubbeli mimarisiyle dikkat çeken etkileyici bir yapı. Kendisi aynı zamanda Aziz Sava Katedrali’nden sonra Sırbistan’ın en büyük ikinci Ortodoks kilisesi olarak geçiyor. 1835 yılında kurulmuş çok daha eski bir kilise varmış bu bölgede ama I. Dünya Savaşı’nda zarar görmüş ve sonraki yıllarda Nazi bombardımanıyla tamamen yıkılmış. Ardından 1940 yılında yeni binanın inşası tamamlanmış. İçinde Kral I. Aleksandar ve Kraliçe Draga’nın mezarları, Çar Dušan’ın mermer lahdi, devasa mozaikler ve altın işlemeler bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

2.6 Sırbistan Posta Merkezi

Sırbistan Posta Merkezi granit kaplı dış cephesi, Dor sütunları ve saat kulesiyle Takovska Caddesi üzerinde bulunan devasa bir Sovyet yapısı. 2013’te kültürel anıt ilan edilen bina 1938 yılında inşa edilmiş ve mimarisinde modernist hatta yer yer brutalist tasarımlarının etkisi var. Kurulduğu günden itibaren Sırbistan’ın ulusal posta hizmetlerine ev sahipliği yapan bina bugün hem posta merkezi olarak hem de bir kısmıyla Sırbistan Anayasa Mahkemesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Size eski bir Sovyet binasının içine girme şansı veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

2.7 Eski Genelkurmay Binası (Bombalanmış Hafıza Yapılar)

Nemanjina Caddesi üzerinde bulunan Eski Yugoslavya Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Binası, savaşın ve tarihin etkilerinin insan hafızasında nasıl yaşatılmak istendiğinin canlı bir örneği. Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmek istemesinin ardından çıkan olaylar sonrasında 1999 yılında NATO Sırbistan’a dur mesajı vermek adına, Belgrad’daki Genelkurmay binası gibi sembolik şekilde birkaç yeri bombalıyor. Bina bombardıman sırasında tamamen boşmuş ve 15 dakika aralıklarla kasıtlı olarak iki defa bombalanmış. Her ne kadar bina boş olsa da  bombardıman sırasında çevrede hayatını kaybeden insanlar olmuş. Yapıyı bombalanmış yalın haliyle gözlemlerken orada bulunan “Why?” anıtı ile de ölen insanların hayatlarını nasıl kaybettiklerinin sorgulanması isteniyor. Bina A’nın yıkık cephesi savaşın etkilerini gözler önüne sererken, Bina B hala Sırbistan Savunma Bakanlığı tarafından kısmen kullanılıyor. Tarih, kolektif hafıza ve kentsel dönüşüm gibi kavramları sorgulayabilmek adına çok doğru ve görülmesi gereken bir durak olduğunu düşünüyoruz. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

2.8 Vracar’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Trpkovic Bakery

Trpkovic Bakery: 1905’ten beri hizmet veren meşhur bir pekara yani fırın. Önünde uzun kuyruklar olabiliyor. Halihazırda küçük bir dükkan, içinde oturup yemek yiyebileceğiniz bir alan yok ama hemen önünde bulan birkaç küçük masada ayaküstü aldıklarınızı yiyebiliyorsunuz. Ayrıca bizim yediklerimiz bize biraz yağlı geldi damak tadınıza göre aklınızda bulunsun. Pazar günleri kapalı, kalan günlerde de 06:00 ve 19:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Ćevabdžinica Savčić Vračar: Saraybosna usulü cevapi yapan bir cevapi restoranı. Günden güne saatleri değişiklik gösterse de genellikle 12:00 ve 21:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Azbuka

Azbuka (Alphabet): Eski Saray’ın hemen yanında, evcil hayvan dostu bir bar-restoran. Terazije üzerindeki bir binanın arkasında, çok keşfedilmemiş gizli bir bahçe gibi. Hem bir şeyler yemek hem de bir şeyler içmek için tercih edilebilir. Pazar günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Dokolica Bistro Vračar: Nikola Tesla Müzesi yakınlarında bulunan bir bistro. İç mekanından ziyade ağaçların altında bir sürü masası bulunan bahçesiyle dikkat çekiyor. İster kahve molası, istersenizde öğle ve akşam yemeği gibi durumlarda tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Kultura Bar: Nikola Tesla Müzesi yakınlarında bulunan atmosferik bir kokteyl bar. İç ve dış mekanı bulunuyor. Her gün 09:00’dan itibaren gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

Restoran Lovac: Başta tavşan, geyik ve ördek gibi av etleri olmak üzere barbekü lezzetleri sunan bir restoran. Mekanın tasarımı da zaten modern bir av köşkünü andırıyor. Rezervasyon yaptırıp gitmek faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

Miamiam Restaurant & Catering: Menüsünde hem Hint hem de Avrupa mutfaklarından dokunuşlar taşıyan bir restoran. Ayrıca vegan ve vejetaryen seçenekler açısından da zengin. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

La BoULANGeRie

La BoULANGeRie: La BoULANGeRie’nin Kralja Milutina caddesi üzerindeki şubesi. Sadece birkaç masanın olduğu küçük bir dükkan. Hem tatlı hem de tuzlu hamur işleri açısından zengin. Her gün 08:00 ve 18:00 arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Pržionica/kafeterija Lokal: Nikola Tesla Müzesi civarında bulunan kafelerden bir diğeri. İç mekanı zaman zaman kalabalık olsa da açık havada oturabileceğiniz birkaç masa, sandalyesi var. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Samo Pivo: Balkanska caddesi üzerinde, sadece yerel kraft biralar sunan bir pub. Hem iç hem de dış mekanı mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Lorenzo & Kakalamba

Lorenzo & Kakalamba: Belgrad’ın ünü sınırları aşan meşhur bir restoranı. Devasa sarımsakların avize haline geldiği, masaya uzanan kuzu heykellerini olduğu, her yerden absürt bir motifin, her detayında muzipliğin olduğu bir konsept restoran Lorenzo & Kakalamba. Adeta Alice Harikalar Diyarı restoranı. Menüsünde hem İtalyan hem de Sırp mutfağından bir şeyler bulabiliyorsunuz. Özellikle akşam için rezervasyon yaptırmak gerekli. Çocukların ayrıca aşırı ilgisini çekecek bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

Lula fine espresso bar: Jevremovac Botanik Parkı yakınlarındaki ufak bir espresso bar. Daha çok mahalleli tarafından gidilen lokal bir yer. Ayrıca evcil hayvan dostu. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

– Prava Pljeskavica: Sırbistan’ın ulusal yemeklerinden olan Pljeskavica, konsept olarak ekmek arası köfte aslında. Prava Pljeskavica da bu lezzeti tadabileceğiniz salaş bir mekan. İster ayaküstü orada bulunan masalarda ister de alıp sokakta yürürken yiyebiliyorsunuz. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

Smash Burgers: Jevremovac Botanik Parkı yakınlarında tercih edebileceğiniz popüler bir hamburgerci. Dört çeşit hamburger arasında açlık durumunuza göre double, triple, triple-triple gibi artan seçeneklerle seçim yapıyorsunuz. Küçük bir yer, o yüzden ufak bir yemek molası verip yola devam etmelik. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

Mezestoran Dvoriste

Mezestoran Dvoriste: Açık havada oturup meze akşamı yapabileceğiniz keyifli bir restoran. Genellikle paylaşımlık meze tabakları sunuyor zaten isminden de anlaşılan bir konsepti var. İç alanı da var ve orası da ayrı renkli bir yer. Burada yediklerimizin gayet lezzeti yerinde idi. Oldukça popüler o nedenle websitesinden rezervasyon yaptırıp gitmeyi unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Uzitak Coffee Selection & Delights: Hilandarska caddesi üzerindeki ufak bir kafe. Ferah ve modern bir dekorasyonu var. Wifi’si olduğu için oturup çalışmak için de uygun. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Dali Bar: Adından da anlaşılabileceği gibi Salvador Dali temalı bir bar. 2000’den beri hizmet veriyorlarmış. Günün erken saatlerinde daha sakinken ilerleyen saatlerde DJ setlerle birlikte hareketli bir atmosfere bürünüyor. Her gün gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

2.9 Vracar’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

SAINT TEN Boutique Hotel $$$: Aziz Sava Katedrali’ne üç dakikalık yürüme mesafesinde, tarihi bir binada bulunan beş yıldızlı butik otel.  Odalarının ahşap ağırlıklı modern bir dekorasyonu var. Her birinde akıllı tv, minibar ve kahve makinesi gibi teknolojik donanımlar bulunuyor.

Hilton Belgrade $$$: Hilton otel zincirinin spa ve sağlıklı yaşam merkezi, restoran ve barı bulunan Belgrad’daki beş yıldızlı şubesi. Modern ve şık bir tasarıma sahip olan geniş odaları var.

Hanami Design Hotel $$$: Taşmeydan Parkı’na ve Nikola Tesla Müzesi’ne maksimum beş dakika mesafede bulunan dört yıldızlı, lüks bir spa oteli seçeneği.

Hotel Nota $$: Nikola Tesla Müzesi’ne yürüyerek ortalama yarım saatte verebileceğiniz konumuyla dört yıldızlı bir otel. Sıcak tonların hakim olduğu odalarının tümünde klima, tv, özel banyo ve şehir manzaralı bir veranda mevcut.

Moxy Belgrade $$: Dünyaca ünlü otel zinciri Moxy’nin üç yıldızlı Belgrad şubesi. Tam donanımlı oda ve süitlerinin bazılarında manzaralı teraslar da bulunuyor.

Enjoy B-52 Crown $: İki yatak odası, iki banyo, oturma odası, tam donanımlı mutfak ve balkondan oluşan 125 metrekare büyüklüğündeki dört yıldızlı daire. Toplam dört kişiyi ağırlayabiliyor.

3. Dorcol’da Gezilecek Yerler

Dorćol, Belgrad’ın en bohem, en renkli, en karakteristik ve çok kültürlü mahallelerinden biri. Vintage dükkanlar, ikinci elciler, plak dükkanları, yaratıcı endüstriler hubları, bağımsız sanat galerileri, muraller, grafittiler, kolektif toplaşma alanları, alternatif mekanlar derken burada tüm günü keşif modunda geçirebilirsiniz. Bizce kendinizi Belgradlı hissetmek için ideal yer. Konaklama konusunda da oldukça güzel bir seçenek. Adımınızı attığınız her sokağında takılabileceğiniz barlara, üçüncü dalga kahvecilere, kahvaltıcılara, şık restoranlara rastlayabileceğiniz, kapı önlerinde sosyalleşen yerelleri ile şehrin lokal yüzü ile tanışabileceğiniz, Stari Grad’a yürüme mesafesinde olsa da onun gibi turistik olmayan bir mahalle.

3.1 St. Alexandar Nevsky Sırp Ortodoks Kilisesi

İçi pastel renkli süslemelerden oluşan bize göre gizli saklı kalmış sevimli bir kilise burası. Konum olarak Dorćol’dan Skadarlija’ya giden cadde üzerinde bulunuyor. Ortaçağ Rus tarihinde önemli bir figür olan aziz Alexander Nevsky’den ismini almış. Morava tarzında inşa edilen kilisenin yapımı 1877’de tamamladıktan sonra genişletilme planları devreye girmiş fakat I. Dünya Savaşı çıkınca bu planın tamamlanması 1930’lara kadar sarkmış. Yolunuzun üstündeyse içine girip bir bakın deriz gerçekten şehirde pas geçmeyin diyeceğimiz bir cevher. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

3.2 Bayraklı Camii

Belgrad’da, Osmanlı’dan günümüze kalan 273 caminin günümüze ulaşan tek örneği Bayraklı Camii. Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1575 yılında inşa edilmiş. Kare planı, tek kubbeli ve tek minareli olmasıyla klasik Osmanlı mimarisini yansıtıyor. Avusturya işgali sırasında Katolik kilisesine dönüştürülmüş, ardından yeniden restore edilerek camii formunu almış. Günümüzde devlet koruması altında ve Belgrad’daki Müslüman cemaatinin ana ibadet merkezi olarak kullanılmaya devam ediyor. Şehrin zengin geçmişine ışık tutan tarihi bir durak diyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

3.3 Silosi

Tuna Nehri kenarında bulunan Silosi, adından da anlaşılacağı gibi eski bir silo bölgesi aslında. Rengarenk murallerle kaplı devasa silolardan ve çevresindekilerden oluşan bir alan. Gaia Hareketi isimli doğayla uyumu destekleyen bir ekoloji ve sanat hareketi tarafından dönüştürülmüş. Belgrad’ın endüstriyel geçmişine ait bir alanın dönüştürülerek şehrin kültür mirasına yeni bir mekan olarak eklenmesi hedeflenmiş. Silosi’de ister nehir kenarında güneşlenebiliyorsunuz, isterseniz de orada bulunan alternatif ve hip mekanlarda eğlenebiliyorsunuz. İstanbul’daki Bomontiada’ya benzetebiliriz belki. Sadece buraya ulaşım otobüslerle çok da kolay değil. Hemen yakınında kocaman bir otopark alanı olduğunu göz önünde bulundurursak belki de arabayla gelmek daha kolay bir yol olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

3.4 Dorcol Platz

Burası da Silosi’ye yakın olan bir başka kültür merkezi, veya sanat organizasyonu desek daha doğru olabilir. Kültür, ekoloji, spor ve teknoloji gibi alanlarda sürdürülebilir projeler üretmeyi hedefleyen bir grup tarafından yürütülüyor. Yenilikçi sanat galerileri ve atölyelerle Belgrad’ın en dinamik alanlarından biri sayılan Dorćol Platz’da oturup vakit geçirebileceğiniz kraft bira dükkanları, kafe ve restoranlar da var. Biz hafta içi sabah saatlerinde gittiğimiz için pek canlı bir ortam yoktu fakat hafta sonları burası dolup taşıyor. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

3.5 Jevremovac Botanik Parkı

Sırp botanikçi Josif Pančić’in öncü olmasıyla 1874’te açılan Jevremovac Botanik Parkı, Dorćol yakınlarındaki Jevremovac bölgesine gittiğinizde uğrayabileceğiniz şehrin içindeki yeşil bir vaha adeta. Açık alanı, serası ve Japon bahçesiyle yaklaşık beş hektar kadar büyük bir alana yayılmış. 150 yıllık meşe ağaçlarından tutun da devasa sekoyalara 2.500 türden fazla bitki çeşidine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca botanikle alakalı kitapları olan bir kütüphanesi ve Osmanlı’dan kalma yeraltı mahzenleri de var. Girişler ücretli, gişeden biletinizi nakit olarak satın alabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

3.6 Dorcol’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

June Cafe

June Cafe: Dorcol’da bulunan, açık mutfak konseptindeki bir brunch restoranı. İki katı olsa da kapasite olarak çok büyük bir yer değil. O yüzden saat ilerledikçe önünde uzun kuyruklar oluşabiliyor. Biz “Caccio e Pepe Omlett” ve “Syrniki” denedik, gayet lezzetliydiler. Haftanın her günü 09:00’dan itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

Bloom

Bloom: June Cafe’nin komşusu bir başka brunch restoranı. Aynı şekilde iki katlı fakat az kapasiteli bir alan. Buranın önünde de kuyruklar oluşabiliyor. Omletli tabakları ve bowl’ları en çok tercih edilenler arasında. Rezervasyon kabul etmiyorlar. Pazartesi günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Sonder Dorcol

Sonder Dorćol: Rahat ve sakin atmosferiyle Dorćol’da bulunan bir kafe. İç mekanından daha çok yemyeşil bahçesi insanların bir şeyler yiyip içerken vakit geçirdiği samimi bir ortam sağlıyor. Haftanın her günü 09:00 ve 23:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Iva New Balkan Cuisine

Iva New Balkan Cuisine: Balkan lezzetlerini merkeze koyarak her güne özel yeni birer yaratıcı menü oluşturan bistro restoranı. 2022, 2023 ve 2024 olmak üzere art arda Michelin rehberinde bulunmuşlar. Burada yediğimiz her şey çok lezizdi belirtmeden geçmeyelim. Özellikle de büyük porsiyonlar halinde gelmesi ile ayrıca bizi mutlu etti. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Leila Records

Leila Records: Dorćol’un bohem sokaklarında bir plaj dükkanı ve cafe. Şehirde ruhu olan mekanlardan. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

Radionica

Radionica: Dorćol Platz’ın içinde, giriş için minimum 21 yaş sınırı olan bir bar. Dışarıdan gözüken gri cephesinin aksine içi rengarenk. Bir şeyler yemek, içmek veya canlı müzik eşliğinde dans etmek için tercih edilebilir. Pazar günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

eklektika 40

eklektika 40: Türk bir çift tarafından işletilen eklektika 40, tabelasının altında da yazdığı gibi kırk merdiven anlamına geliyor. Mahalleli tarafından sıklıkla tercih edilen hoş bir kafe. Kahve çeşitlerine ek olarak Türk kahvesi ve çayı içmek istediğinizde tercih edebilirsiniz. Her gün 08:00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

Pržionica: Dorćol Platz’da bulunan endüstriyel dekorasyonlu bir kafe, roastery de denebilir. Zaman zaman canlı müzik etkinlikleri de düzenleniyor. Açık havada oturabileceğiniz birkaç masası var. Her gün 18:00’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

Valentina i Karanfil: Çoğunlukla çikolata odaklı bir kafe. Yeşil bitkilerin, ahşap mobilyaların ve pastel tonların hakim olduğu hoş bir dekorasyonu var. Konum olarak Bayraklı Camii’ne yakın. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

Bitters Bar: Dorcol’da bulunan, sofistike atmosferiyle küçük bir kokteyl bar. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

Passengers Bar: Sakin atmosferiyle Dorcol’un merkezinde bulunan bir başka bar. İçecek menüsüne ek olarak birkaç yemek alternatifi de var. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

Kafe Bar Blaznavac

Kafe Bar Blaznavac: Girişindeki ağaca asılı kocaman, renkli bir fil figürüne sahip olan Kafe Bar Blaznavac, bu detaydan da anlaşıldığı gibi ruin barları andıran bir atmosfere sahip. Hem iç hem de dış mekanıyla insanların oturup bir şeyler içtiği, sohbet ettiği bir mekan. Haftanın her günü 09:00 ve 00:00 arasında hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

Strogi Centar: Hemen Kafe Blaznavac’ın kapı komşusu olan, tüm duvarı kaplayan duvar çizimleri, antika dekorları ve vintage ambiyans ile Dorcol’da bulunan bir bar. Dans etmelik bir pisti de var. Haftanın her günü 12:00’den gece yarısına kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

Docker Brewery & Beer Garden

Docker Brewery & Beer Garden: Silosi yakınlarındaki bir bira bahçesi, kendi kraft biralarını üretiyorlar. Menüsünün genişliğiyle bir yandan restoran da sayılır. Oldukça geniş bir alana sahip fakat hafta sonu akşamları için rezervasyon faydalı olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

Crna Ovca

Crna Ovca: Belgrad’da birkaç şubesi bulunan Crna Ovca, kara koyunlu logosuyla muhtemelen sokaklarda dolanırken dikkatinizi çekecektir. Kendisi Belgrad’ın en ünlü dondurmacılarından biri. Dondurma çeşidi açısından oldukça zengin. İster kap, ister külahta tercih edebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 65 numara.

Smokvica: Burası aslında bir otel ama kafe kısmı Belgrad’da birkaç şubesi bulunan Smokvica. Her gün 08:00 ve 00:00 saatleri arasında açık. Hem iç hem de dış oturma alanı bulunuyor. İster bir şeyler içmek için isterseniz de kahvaltı ve akşam yemeği gibi öğünler için tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 66 numara.

Smokvica – Kralja Petra

Smokvica – Kralja Petra: Smokvica’nın aynı bölgedeki bir diğer şubesi. Bitkilerle dolu bir bahçede sakin müzikler eşliğinde rahat bir ortam sunuyor. İster kahvaltı ister de akşam yemeği için tercih edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 67 numara.

D59B | Belgrade: Kralja Petra sokağı üzerinden aşağı doğru yürürken hemen sağa sapınca karşınıza çıkan sevimli sarı cepheli bir kafe. Klasik bir kafe menüsüne sahip. İnsanlar iç mekanından ziyade dışarı atılmış sandalye ve koltuklarda oturuyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

Đura Cafe Bar

Đura Cafe Bar: Venizelosova caddesinde, köşe başındaki tarihi bir binada bulunan espresso bar. Sokağa sıralanmış masaları ve sandalyeleri var, bu sebeple gidenler daha çok açık havadaki bu kısmında oturuyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Botako

Botako: Havadar, aydınlık ve ferah atmosferiyle cam cephelerle kaplı bir serada bulunan pizza restoranı. Çeşit çeşit ve boy boy pizza çeşitlerine sahip. Fakat makarna ve hamburger gibi alternatifler de var. Konum için tıklayın. Haritada 70 numara.

Ginger Bar

Ginger Bar: Venizelosova’da bulunan bir bar. Hoş müziklerin çaldığı ferah bir bahçesi var. Ayrıca evcil hayvan dostu bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 71 numara.

Krafter Beograd: Kraft bira üzerine uzmanlaşmış bir bar. Sava Nehri’ni ve Kalemegdan’ı gören bir açık hava terası da var. Konum için tıklayın. Haritada 72 numara.

Homa: Şehirde fine dining denince akla ilk gelen adreslerden. İsterseniz güne brunch ile başlayabilir, akşam ise şefin minimalist sunumlarla dolu tasting menüsünü deneyimleyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 73 numara.

3.7 Dorcol’da Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Royal Inn $$: Dorcol’un merkezinde bulunan ve tarihi 1885’e dayanan dört yıldızlı otel. Restoran ve barı, ferah bir tasarıma sahip odaları var.

Onyx luxury apartments $$: Dorcol’da, lüks tarzda dekore edilmiş daire seçenekleri sunan bir işletme. Fakat kalabalık ailelerden ziyade daha çok çiftler için uygun. Her biriminde klima, tv, kahve makinesi, minibar, oturma alanı ve özel banyo mevcut.

Iva Old Town $$: ilosi yakınlarında kalan dört yıldızlı konaklama seçeneği. Modern tarzda dekore edilmiş odalarında da klima, düz ekran tv, oturma alanı ve özel banyo mevcut.

M House Belgrade Bed and Breakfast $$: Dorcol’de, dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Odalarında tv, kahve makinesi, minibar ve özel banyo mevcut.

4. Savamala ve Savski Venac’ta Gezilecek Yerler

Savamala Belgrad’ın yakın zamanda dönüşüm geçirmeye başlayan semtlerinden biri. Eskiden antrepo bölgesi olan mahallenin nehir hattı boyunca sıralanan binaları zamanla sanat galerisi ve kültür merkezi gibi çeşitli yaratıcı endüstriler alanlarına veya gece kulübü, tekno kulübü / bar gibi alternatif mekanlara dönüştürülmüş. Bugün grafitilerle dolu sokaklarıyla Savamala şehrin yaratıcı ruhunu hissedebileceğiniz, şehrin en hardcore gece hayatını yaşayabileceğiniz nokta atışı bölgelerden. Savamala’nın devamında ise Belgrad’ın en yeşil bölgesi Savski Venac başlıyor. Bu bölge sakinliği ve huzurlu banliyö havası ile Savamala’dan keskin bir şekilde ayrılıyor. Ayrıca son yıllarda Belgrad silüetini radikal bir şekilde değiştiren çok tartışmalı modern gökdelen projesi Belgrade Waterfront’un da burada olduğunu ekleyelim.

4.1 Branko Köprüsü

Fotoğraf Kaynak: Alexey Komarov, Under Branko’s Bridge, Belgrade – panoramioCC BY 3.0

Branko Köprüsü’nden eski şehir manzarası.

Branko Köprüsü; eski ve yeni Belgrad’ı birleştiren ilk otoyol köprüsü olarak biliniyor. Aynı zamanda Belgrad’ın, Gazela’dan sonra, Sava Nehri üzerindeki ikinci büyük köprüsüymüş. Knez Mihailova civarındaysanız ve bu köprüyü kullanıp karşı tarafa geçtiyseniz atmosferin bir anda nasıl değiştiğine ve Belgrad’ın modern ve yenilenen yüzüne nasıl bu kadar çabuk ulaştığınıza inanamayacaksınız. Tarihi de şöyle; Kral Aleksandar ismiyle 1934’te yine aynı bölgeye bir köprü daha inşa ediliyor fakat II. Dünya Savaşı ile birlikte ayakta kalamıyor. 1956’da ise aynı temeller üstüne yeni bir köprü daha yapılıyor ve bu da Branko Köprüsü oluyor. Brankova Caddesi’nin bir uzantısı olduğu için “Branko” ismini almış. Bu köprüden yürüyerek Kalemegdan ve Stari Grad manzarasına baka baka Yeni Belgrad bölgesine geçmek yapılacaklar listenizde olsun. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

4.2 Zeleni Venac Üretici Pazarı

Belgrad’ın en ünlü meyve-sebze pazarı Zeleni Venac’ta kuruluyor. Hem de 1900’lü yıllardan beri…İlk olarak 1918’de bir sebzeciler birliği toplantısıyla kurulsa da 1920’de resmi olarak açılmış. Yani 100 yılı geçkin bir tarihi var bu pazarın. Kubbeli mi desek kuleli mi desek kendine has bir tasarımı da mevcut. Sırp peynirleri, taze meyveler veya kuru etleri tadıp almak olsun yerel halkın ve turistlerin uğrak noktası olan renkli bir halk pazarı. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

4.3 KC GRAD

Belgrad’ın yaratıcı damarının attığı en ama en kilit yerlerden birisi burası. European Centre for Culture and Debate gibi bir açılıma sahip olan ismi de az çok ne olduğunu bize anlatıyor. Sava Nehri kıyısında endüstriyel bir deponun dönüştürülmesiyle 2009 yılında KC GRAD açılmış. Amaç ana akım dışında alternatif projeler üretebilmek, halkla sanat aracılığıyla iletişim kurmak ve hem yerel hem de Avrupalı sanatçılar için bir üretim alanı oluşturabilmek. Çağdaş sanat gösterileri, fotoğraf sergileri, DJ performansları ve bağımsız filmlerin gösterimleri buradan eksik olmuyor. Yeme-içme seçenekleri açısından zengin, gece hayatı açısından da canlı bir yer. Belgrad’ın alternatif tarafında dokunmak isteyenlerin buraya mutlaka uğraması gerek deriz. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

4.4 Belgrade Waterfront

Geldik Belgrad’ın en tartışmalı kentsel dönüşüm projesine. Sava Nehri kıyısında halihazırda devam eden Belgrade Waterfront, Dubai olmaya öykünen bir kentsel dönüşüm alanı. Sırbistan Hükümeti ve Abu Dabili Eagle Hills’in ortak olduğu lüks bir yaşam projesi de denebilir. 2014’ten beri devam eden inşa faaliyetleriyle bugün bile vinçlerin ve kamyonların eksik olmadığı bir görüntüye sahip. Proje bittiğinde içinde lüks rezidansların, otellerin, gökdelenelerin, ofislerin, parkların, restoranların, yürüyüş yollarının, okulların, kreşlerin, metro hatlarının, alışveriş merkezlerinin olduğu ultra modern bir yaşam merkezi olması hedefleniyor. Fakat eski kent dokusunu ve mimari bütünlüğü bozması, şeffaf olmayan ihaleler ve hızlı kamulaştırmalar, halka ait olan kıyı şeridinin özel yatırıma açılması ve Abu Dabi sermayesiyle yapılması gibi sebeplerle halktan oldukça tepki topluyor. Bizce de yerel dokudan ve kültürden kopuk, steril ve soğuk bir yer olmuş. Dubai ve muadilleri ile aynı mimari zihniyetle yaratıldığı için de onunla benzer bir alıcı profiline hitap ediyor. Yine de içindeki Galerija – Beograd adlı AVM tüm sahil hattının turistler açısından en gözde noktalarından olmaya devam ediyor. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

4.5 Yugoslavya Müzesi

Yugoslavya Müzesi Belgrad seyahatimiz sırasında bizi en çok etkileyen yerlerden biri oldu. Çünkü burası bir halkın bir lidere beslediği sonsuz minneti en derinden hissedebileceğiniz yerlerden biri. Yugoslavya’yı tek bir çatı altında birleştirmiş, onu yıllarca refah, istikrar, barış içinde yönetmiş, herkesin eşit olduğu bir ütopyayı hayata geçirmeyi başarmış unutulmaz lideri Josip Broz Tito’dan bahsediyoruz elbette. Kendisi Romanya’yı katı bir diktatörlük ile yöneten, halktan kopuk, acımasız, baskıcı ve totaliter Çavuşesku rejiminin aksine, “ılımlı sosyalizm” anlayışı ile yönettiği Yugoslavya’da, insanlara kendilerini ekonomik olarak güvende hissettikleri, gelecek kaygısı duymadıkları bir hayat vadederek bu vaadini de büyük ölçüde gerçekleştirmiş bir isim. O yüzden halen daha özellikle de yaşlı Belgradlılar arasında saygı ile anılıyor ve bugün Yugoslavya Müzesi içindeki Çiçek Ev’de bulunan mozolesi başında her sene ölüm yıldönümünde anılıyor. Bizce Yugoslavya’nın tarihine ve kültürüne özellikle bir merakınız olmasa bile, bugün Belgrad’a geldiğinizde Josip Broz Tito’nun bıraktığı mirası ve arkasındaki idealleri daha iyi anlamak için Yugoslavya Müzesi’ne mutlaka uğramanız gerek.

Josip Broz Tito Mozalesi

Müzenin içerisinde Yugoslavya’nın kültürel ve etnik dinamiklerini gösteren koleksiyonlar, dünya liderleri tarafından Tito’ya verilen hediyeler ve Tito’ya ait kişisel eşyalar bulunuyor. Müzenin bölümlerinden olan Çiçek Ev’de Josip Broz Tito ve eşi Jovanka Broz’un mozoleleri var. Bu kısmın devamında da panoramik bir manzaraya sahip harika bir teras bulunuyor. Pazartesi hariç her gün açık olan müze 10.00 ve 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Müzenin hediyelik eşya mağazası da çok başarılı, Belgrad seyahatinizden hediye bekleyen eş, dost veya arkadaşınız varsa güzel bir hediye durağı olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

4.6 Ada Ciganlija

Ender görülen kuş türlerine ve bitki çeşitlerine ev sahipliği yapan Ada Ciganlija, denizi olmayan Belgrad’ın deniz kenarı olarak biliniyor. Özellikle yazın buradaki sahil nehirde serinlemek isteyen Belgradlılarla dolup taşıyor. Önceden Sava Nehri üzerinde bulunan eski bir adayken bilinçli bir planlamayla karaya bağlanmış ve bir yarımada halini almış. İster kano, jet-ski ve sörf gibi su sporları için ister parkurlarında yürüyüş yapmak veya bisiklete binmek için kullanın Ada Ciganlija’nın başarılı bir rekreasyon alanı, Belgradlılar tarafından şehrin karmaşasından uzaklaşmak için ideal bir kaçış durağı olduğunu söyleyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

4.7 Hyde Park

Evet doğru okudunuz bir dünyada bir Hyde Park da Belgrad’da var. Burası yürürüken ara ara sanat enstalasyonlarına rastlayacağınız, neredeyse 10 hektar büyüklüğünde bir kent ormanı. Konum olarak Yugoslavya Müzesine’de yakın konumda bulunuyor. Koşu veya yürüyüş yapmak ya da piknik için tercih edebileceğiniz Belgrad parkları arasında. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

4.8 Topcider

Topčider 19. yüzyıldan kalma dev çınarlardan, piknik alanlarına ve içinden geçen nehirlere Belgrad’ın Belgrad Ormanı. Nasıl ki bizdeki Belgrad Ormanı ismini gerçekten Belgrad şehrinden alıyorsa, Topcier’in ismi de bildiğiniz “topçu yeri” anlamına geliyor. Çünkü bu bölge  Osmanlı bölgeye hakim iken Osmanlı ordusunun topçu birliklerinin bulunduğu yermiş. Burası aynı zamanda Nobel Edebiyat ödüllü Yugoslav yazar Ivo Andrić’in “dünya üzerinde en sevdiği yer” olarak da biliniyor. Hatta kendisi vasiyeti üzerine Topčider Mezarlığı’na gömülmüş. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

4.9 Savamala ve Savski Venac’tan Yeme-İçme Önerilerimiz

Hotel Beograd Cafe

Hotel Beograd Cafe: Belgrad tren istasyonuna yakın küçük, hoş bir kafe. Sahibi Karadağlı, oldukça yüksek enerjili bir beyfendi. Kahvelerine eşlik edecek kruvasan çeşitlerine ek olarak bagel sandviç ve cinnamon bun gibi farklı hamur işleri de mevcut. Açık havada birkaç masası da var. Konum için tıklayın. Haritada 74 numara.

Java Coffee Roastery

Java Coffee Roastery: Java Coffee’nin Ada Ciganlija yakınlarındaki şubesi. Modern ve özenli bir dekorasyonu var. Menüsü de hem içecek hem de yiyecek açısından pek çok çeşide sahip. Konum için tıklayın. Haritada 75 numara.

Java Coffee Serbia: Java Coffee’nin Yugoslavya Müzesi yakınlarında bulunan şubesi. Pek çok yere kahve tedarik ediyorlarmış. İç mekanına ek olarak açık havada oturabileceğiniz birkaç masası da var. Konum için tıklayın. Haritada 76 numara.

Stovarište Materijala: Beton duvarların, büyük tabloların ve eski mobilyaların hakim olduğu hem vintage hem de endüstriyel bir dekorasyonu olan bir pizzacı. Menüsünde pizza dışında günün her öğünü için bir şeyler bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 77 numara.

Salon 1905: Hem Gault & Millau hem de Michelin rehberlerinde bulunan bir fine dining restoranı. Barok ve Art Nouveau tarzlarının birleştiği ünlü Geozavod binasında bulunan restoran, pazar günleri hariç her gün açık. İnternet siteleri üzerinden rezervasyon yaptırmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 78 numara.

Tranzit Bar: Brankov Köprüsü yakınlarında, nehir manzaralı bir açık hava terası. Uluslararası DJ’lerin çaldığı kalabalık partilere ev sahipliği yapıyor. Sadece Cuma ve Cumartesi günlerinde, 23:00 ve 04:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 79 numara.

Prohibicija Pre Club: Daha çok lokaller tarafından gidilen Branko Köprüsü yakınlarındaki bir bar. Evcil dostlar kabul ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 80 numara.

Klub 20/44: Kalemegdan ve Sava Nehri manzaralı, duba üzeri alternatif bir gece kulübü. Özellikle yaz aylarındaki açık hava partileriyle adından sıkça söz ettiriyor. Kısaca Berlin tarzı tekno partileri Belgrad’da arıyorsanız burası tam sizlik. Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 81 numara.

4.10 Savamala ve Savski Venac’tan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Bristol Belgrade $$$: Savamala’da, fitness merkezi, restoranı, saunası, özel park yeri olan, her odasında kahve makinesi, minibar, tv, klima olan, açık büfe kahvaltı sunan beş yıldızlı bir otel seçeneği.

Nobel Gallery Hotel $$: Savski Venac’tan 4 yıldızlı bir otel. İçinde kendi restoranı ve açık büfe kahvaltı servisi var. Odalarında kettle, minibar, tv ve klima gibi donanımlar var.

Jump INN Hotel Belgrade $$: Savamala’da zarif oda ve süitler sunan bir otel. Otelin alakart restoranı, tüm oda ve süitlerde klima, tv, su ısıtıcısı ve minibar mevcut.

Sky Hotel $$: Savamala’da, tüm odalarında klima, tv, minibar bulunan, bazı odaları balkonlu olan, barında her gün açık büfe kahvaltı sunulan bir otel seçeneği.

5. Novi Beograd Bölgesinde Gezilecek Yerler

Sava Nehri’nin karşı kıyısı, Zemun’a kadar olan bölge genel olarak Yeni Belgrad yani Novi Beograd diye adlandırılıyor. Burası Belgrad’ın geniş caddeleri, devasa meydanları, işlevsel ama brutalist mimarili toplu konutları, soğuk ama düzenli şehir planı ile büyük ölçüde Sovyet etkisi ile şekillenmiş Tito dönemi Yugoslav modernizmini yansıtan yüzü. Elbette bölge Tito dönemindeki eşitlikçi bir yaşam alanı olma işlevini yitirerek günümüze gelene dek şehrin finans ve iş merkezi haline gelmiş. Özellikle de nehir kıyısındaki yüzen açık hava barları yani splavovilerde gece hayatı yazın oldukça canlı oluyor.

5.1 Usce Park ve Çağdaş Sanat Müzesi

Branko Köprüsü’nden yürüyerek karşı kıyıya geçtiğinizde sizi karşılayan yeşil alan Ušće Park. Konum olarak Sava ve Tuna nehirlerinin kesiştiği nokta olduğundan ismi de bu yüzden Sıpça “birleşme” anlamına gelen “Ušće” kelimesinden geliyor. Buraya geldiğinizde aylardan yaz ise nehir kenarı yüzen barlarda takılabilir, yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir veya piknik yapabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Ayrıca şehrin çağdaş sanat müzesi de Ušće Park’ın içinde yer alıyor. 1958 yılında kurulan müzenin üçgen çatılı piramitimsi sütunlardan oluşan binası da kendine has bir tasarıma sahip, parkta yürürken eminiz fark edeceksiniz. İçindeki koleksiyonlar Yugoslav-Sırp sanatçıların 20. ve 21. yüzyılda yaptığı resim, heykel ve enstalasyon gibi sanat eserlerinden oluşuyor. Ayrıca belirtelim, burası Avrupa’nın ilk çağdaş sanatlar müzesiymiş. Bu sebeple çağdaş sanata meraklıysanız bir şans verin deriz. Müze salı günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

5.2 Zemun

Arnavut kaldırımlı sokakları, pastel renkli, kiremit çatılı sevimli evleri ve nostaljik atmosferiyle Zemun, insana Belgrad’da zamanda yolculuk yaptıran bir sahil kasabası. Belgrad’a kısa bir otobüs yolculuğu mesafesinde bulunuyor ama şehrin modern atmosferinden de bir o kadar uzak…Günümüzde Belgrad’ı oluşturan 17 ilçeden biri ama 1934’e kadar Belgrad’dan ayrı bir kasabaymış. Hatta Osmanlı döneminde başlı başına bir şehirmiş. Buraya yarım gününüzü ayırdığınızda Gardos Kulesi’nden manzaraya bakabilir, Tuna kıyısı olan Zemun sahilinde (Kej Oslobođenja) yürüyüş yapabilir ve meydanda kurulan Zemun Pazarı’na uğrayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

5.3.1 Gardos Kulesi

Zemun denince akla gelen ilk sembollerden biri Milenyum Kulesi diye de bilinen Gardos Kulesi. Avusturya-Macaristan’nın Macar kısmına Macar Krallığı’nın kuruluşunun 1000. yılı şerefine dikilen 7 adet anıtın en güneyindeki parçası. Tam olarak 36 metrelik uzunluğuyla Zemun’un en yüksek tepesine yapılmış. Günümüzde biraz harap halde fakat bir tadilata-onarıma denk gelmediğiniz sürece üst kısmına çıkabiliyorsunuz. Çevresinde otopark ve kafeler var. Konumu sebebiyle muhteşem Zemun manzarası da pastanın üstündeki çilek tabii ki. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

5.3.2 Tuna Kıyısı (Kej Oslobodenja)

Belgrad’ın en huzurlu yürüyüş yollarından biri de Zemun’da bulunuyor. Kej Oslobođenja diye geçen kıyı hattı Tuna Nehri’ne sıfır bir şekilde boylu boyunca uzanıyor. Bir yandan yürüyüş yapan insanlar, bir yandan köpeğini gezdirenler, bir yandan bisiklet sürenler veya yalnızca şöyle bir durup Tuna’yı ve burada yüzen kuğuları izlemek isteyenler… Ayrıca nehir kenarında bulunan yüzen restoranlarda da vakit geçirebilir, bir şeyler yiyip içmek için de tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

5.3.3 Meryem Ana’nın Göğe Kabulü Kilisesi

Zemun Pazarı’nın kurulduğu meydanda sade mimarisiyle dikkat çeken bir Katolik kilisesi. 16. yüzyıldan kalma bir caminin yerine 1795 yılında kurulmuş. Kurulma amacı da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yönetimindeyken buraya yerleştirilen Katolik halkın dini ihtiyaçlarını karşılayabilmek. Her ne kadar “sıradan” bir kiliseymiş gibi gözükse de iki ayırt edici özelliği var. İlki; sunağının normalin aksine batı yerine doğuya bakması, ikincisi de bahçesinde 15 metre uzunluğunda ve Kudüs’ten getirilen bir ağacın olması. Bu ağaç önemli çünkü inanışa göre bu spesifik ağacın (Gleditsia triacanthos) dikenlerinden İsa’nın çarmıha gerildiği taç yapılmış. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

5.3 Yeni Belgrad Bölgesinden Yeme-İçme Önerilerimiz

Cafeteria Gardos: Gardos Kalesi’ne yakın, Tuna Nehri kıyısında bir kafetarya. Oldukça ikonik bir görünümü olan, Zemun’un kiremit çatılı tatlı binalarından birinde bulunuyor. Hem bir şeyler yemek hem de içmek için tercih edilebilir. Pazartesi günleri hariç her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 82 numara.

Koordinata Street: Gelecek vadeden genç şef Stefan Živković’in “sürdürülebilir gastronomi” temalı restoranı. Kullandıkları bütün malzemeler kendi bahçelerinden. Zemun pazarı içinde bulunan salaş bir dükkanda bulunuyor. Pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 14:00 ve 22:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 83 numara.

– Savana: Tuna kıyısındaki sevimli, ahşap bir kulübede bulunan kafe. Nehir manzaralı olduğu için dingin bir atmosferi var. Evcil hayvan dostu. Konum için tıklayın. Haritada 84 numara.

5.4 Yeni Belgrad Bölgesinden Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

New Belgrade Premium Hotel $$: Yeni Belgrad bölgesinde, açık büfe kahvaltı sunan bir restoranı, kapalı havuzu ve spası olan 4 yıldızlı bir konaklama opsiyonu.

Hyatt Regency Belgrade $$: Novi Beograd’ın iş bölgesinde bulunan, spası, restoranı ve konforlu odaları olan 5 yıldızlı bir otel.

Falkensteiner Hotel Belgrade Superior $$: İçinde spası, restoranı, modern tasarımlı odaları olan bir otel seçeneği. Lounge bar kısmından tarihi eski şehrin panoramik manzaraları görülebiliyor.

6. Belgrad Çevresinde Gezilecek Yerler

6.1 Avala Kulesi

Fotoğraf Kaynak: Nikola Kojević / Pexels

Belgrad şehir merkezine arabayla yarım saat, toplu taşımayla ortalama 1.5 saat mesafedeki Avala Kulesi özünde 204.68 metre yüksekliğinde bir gözlem ve telekomünikasyon kulesi. Avala Dağı’nın tepesine 1961-1965 yılları arasında yapılmış. Sabit tek zeminli normal kule tasarımlarının aksine üç adet bacak üzerinde yükselen nadir kule tasarımlarından birine sahip. Ayriyeten tasarımına eşkenar üçgen kesitlerden oluşan Brutalist bir mimari hakim. Fiziken Belgrad’ın simge yapılarından biri olmasının yanında tarihte de kritik bir öneme sahip, 29 Nisan 1999’da NATO tarafından bombardımana tutulmuş ve epey harap görmüş. Ardından sanatçıların ve sporcuların da önderlik ettiği bağışlarla 2006’dan itibaren yeniden inşasına başlanmış. Bugün Belgrad ve Sava Nehri’ni gören panoramik manzara noktasına çıkılabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

6.2 The White Palace (Beli Dvor)

Fotoğraf Kaynak: NemezisBeograd Beli dvor na DedinjuCC BY-SA 3.0

Hazır Avala Kulesi civarına gitmişken uğranabilecek ve günümüzde Sırbistan Kraliyet Ailesi’ne ait olan tarihi bir saray. 1934 – 1937 yılları arasında Kral I. Aleksandar için inşa edilmiş. Neo-Palladian isimli mimari bir akımın örneği ki o akım da 18. yüzyıl İngiltere’de çıkmış olan ve 16. yüzyıl mimarlarından Andrea Palladio’nun Roma ve antik Yunan mimarisinden esinlenen tasarım prensiplerini baz alan bir sanat akımı. Genellikle Tito birilerini ağırlamak ve resmi törenler için Milosevic ise 1999 NATO görüşmelerini yapmak ve istifasını duyurmak için bu sarayı kullanmış. Sarayın içinde ayrıca başta Titian, Rembrandt, Rubens ve Poussin olmak üzere çeşitli bir sanat koleksiyonu da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

6.3 Novi Sad

Fotoğraf Kaynak: Lazar Gugleta / Unsplash

Belgrad’a yaklaşık bir buçuk saatlik mesafede yer alan Novi Sad, Sırbistan’ın ikinci büyük şehri ancak onu bu kadar gidilesi yapan şey ne müzeleri ne tarihi yapıları ne de doğası…Burayı asıl önemli yapan şey her yıl Temmuz ayında dünyanın dört bir yanından gelen müzikseverleri ağırlayan EXIT Festivali. Elbette gelmişken zarif mimarili binaları, renkli sokakları ve trafiğe kapalı caddeleriyle oldukça tatlı olan şehir merkezini de görür, meşhur Štrand Plajı’ndaki beach barlarda yerellerle birlikte serinlersiniz. Dilerseniz Belgrad çıkışlı, Novi Sad’ı Sremski Karlovci ile birleştiren günübirlik rehberli tura da katılabilirsiniz. Konum için tıklayın.

3 Günlük Belgrad Turu Programı

1. Gün: Tarihi Şehir Merkezi Stari Grad

Güne Cumhuriyet Meydanı ve çevresindeki önemli yapıları görerek başlayın. Belgrad’da tek bir müze gezecekseniz o Sırbistan Ulusal Müzesi olsun. Ardından Kneza Mihaila (Knez Mihailova) caddesini boyndan boya yürüyün. Data Status – Knjižara Akademija adlı kitapçıya uğramayı ve Zepter Müzesi’ndeki sanat koleksiyonunu görmeden geçmeyin. Eğer biraz daha vaktiniz varsa hemen yakınlardaki Prenses Ljubica’nın Konağı’nı gezin.

Akşam üzerini ise Kalemegdan’da görülecek yerlere ayırın. Kaleden indiğinizde akşam yemeği için nehir kenarındaki Beton Hala’daki mekanları değerlendirebilirsiniz. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise Savamala bölgesinin gece hayatını deneyimleyebilir veya KC GRAD’da bir performans yakalayabilirsiniz.

2. Gün: Vracar ve Dorcol

Güne ilk iş Vracar bölgesinin iki popüler noktası olan Nikola Tesla Müzesi ve Dünyanın en büyük Ortodoks kiliselerinden biri ola Aziz Sava Katedrali’ni gezerek başlayın. İkisini de günün ilk yarısında görmeniz öğleden sonra yoğunlaşan kalabalıklardan sıyrılmanızı sağlayacak. Ardından kahve molanızı şehrin ikonik oteli Hotel Moskva’nın klasik atmosferinde verebilirsiniz.

Mola sonrasında hemen yakınlardaki tasarım mağazalarını gezmek için Belgrade Design District’e uğrayabilir, Taşmeydan Parkı ve Aziz Mark Kilisesi’ni gezip menzilinizi şehrin bohem yüzü Dorcol bölgesine doğru genişletebilirsiniz. Burada içi bugüne kadar gördüğümüz en güzel kiliselerden biri olan St. Alexandar Nevsky Sırp Ortodoks Kilisesi, mahallenin çok kültürlü dokusunu anlayabilmek için Bayraklı Camii ve alternatif bir durak olan Silosi mutlaka listenizde olsun.

Akşamı ise Skadarlija ve Cetinjska sokaklarına ayırın. Yemeği Skadarlija’nın bohem sokaklarında yiyip geceyi Art Quarter – Cetinjska 15’in barlarında sonlandırabilirsiniz.

3. Gün: Savski Venac ve Zemun

Güne Savski Venac’ta Belgrade Waterfront’ta bir sahil yürüyüşü yaparak başlayın ve çok tartışmalı modern Belgrad’a bir de siz yakından bakın. Ardından çok görmenizi önerdiğimiz Yugoslavya Müzesi’ni gezip biraz doğa yürüyüşü için Hyde Park veya Topcider’e uğrayın. Eğer aylardan yaz ise Ada Ciganlija’nın plaja dönüşen sahillerini de değerlendirebilirsiniz. Eğer doğada olmak sizlik değilse Ušće Park’ın içindeki Çağdaş Sanat Müzesi’ni gezebilir veya nehir kıyısındaki duba cafelerde takılabilirsiniz.

Günün ikinci yarısında ise tercihinizi bizce merkeze 20 dakikalık bir otobüs yolculuğu mesafesindeki tarihi kasaba Zemun’dan yana kullanın. Burada Gardoš Kulesi’ne çıkıp manzaraya baktıktan sonra sahilinde yürüyüş yapıp balık restoranlarında günü tamamlayabilirsiniz. Eğer yemek için şehre dönmek isterseniz de Dorcol bölgesi mekanlarına bir de akşam şans verin deriz.

The post BELGRAD’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/belgrad/feed/ 8
BATUM’DA NEREDE KALINIR? – EN İYİ BATUM OTELLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/batum-nerede-kalinir https://www.bizevdeyokuz.com/batum-nerede-kalinir#respond Fri, 22 Aug 2025 18:30:13 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=103121 Her destinasyonda otel seçerken kriterlerimiz önce doğru mahalleyi, sonra da doğru işletmeyi bulmak. Ancak Batum'da otel seçerken dikkat edilmesi gereken bir kriter daha var; rezidanslardan sakınmak. Batum'da nerede kalınır sorusunu iyisiyle kötüsüyle cevaplıyoruz ve tabi ki en doğru işletmeleri de paylaşıyoruz.

The post BATUM’DA NEREDE KALINIR? – EN İYİ BATUM OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Her destinasyonda otel seçerken kriterlerimiz önce doğru mahalleyi, sonra da doğru işletmeyi bulmak. Ancak Batum’da otel seçerken dikkat edilmesi gereken bir kriter daha var;  rezidanslardan sakınmak. Hemen açalım:

Batum, Rusya ve Orta Doğu’dan yoğun göç almakta. Yabancı çalışanların bu ne kısa ne de uzun dönemli konaklama ihtiyacına cevaben de şehirde otelden çok rezidans kurulmuş. Özellikle de yeni bulvar bölgesindeki, Booking.com üzerinden de kiralanan gökdelenler Çeçen, İranlı ve Rus birçok işçinin evi olmuş. Daireler Booking’de çok havalı görünse de maalesef ortam çok kaotik ve yönetim de çok kötü. Bir sıkıntı ya da sorunuz oldu mu Airbnb’de ev sahibi, otelde resepsiyon muhattabınızdır ancak bu tip rezidanslarda turizm işletmesi değil de uzun süreli kiralama yapmış ev sahibi tutumu var. Muhattap bulamıyorsunuz. Örneğin, alt tarafı eksik konan bir havluyu bile 3 günde temin edemeyecek kadar ilgisizler. Biz de ziyaretlerimizden birinde aynı mağduriyeti yaşadık ve bir daha bu kumara girmemeye karar verdik. Değinmek istediklerimize baştan değindiğimize göre Batum’da Gezilecek Yerler yazımızı da okuduğunuzu da varsayarak Batum’da nerede kalınır sorusuna yanıt vermeye geçebiliriz.

Batum’un Hangi Bölgesinde Otel Tutmalı?

Eski Bulvar: Rustaveli Bulvarı ve Ninoshvili Caddesi boyunca Ali ve Nino Heykeli’ne kadar uzanan bölge eski bulvar olarak adlandırılıyor. Şehrin küçük ve orta ölçekli butik otelleri, Hilton, Radisson, Wyndham, Le Meridien gibi bazı büyük zincir markaların otelleri burada kümeleniyor. Ayrıca şehrin en nitelikli mekanları, tarihi şehir dokusunu yansıtan sokakları ve yürüyerek gezilebilecek mesafede olan tüm turistik noktalar da burada. O yüzden Batum’a ilk kez geliyorsanız önerimiz otelinizi bu bölgeden tutmanız olur.

Eski Bulvar otellerini incelemek için tıklayın.

Yeni Batum Bulvarı: Bu bölge, Rustaveli Bulvarı’nın bittiği yerden başlayıp Sherif Khimshiashvili caddesi boyunca devam ediyor. Buradaki otellerin önü komple deniz olduğu için çoğu konaklama seçeneği genellikle deniz manzaralı oluyor. Burada kalacaksanız girişte anlattığımız nedenlerden ötürü rezidans şeklinde daire kiralama seçenekleri yerine klasik otel hizmeti sunan yerleri tercih edin. Yine de konaklamak için önceliğiniz Eski Bulvar otelleri olsun deriz çünkü orası gezilecek her yere daha yakın ve genel atmosfer de Yeni Batum’a göre daha sevimli.

Yeni Bulvar otellerini incelemek için tıklayın.

Batum Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Le Méridien Batumi $$
  2. Hotel Retro $$
  3. Wyndham Batumi $$
  4. Radisson Blu Batumi $$
  5. Hilton Batumi $$
  6. Hotel Monarch $$
  7. Boulevard Hotel Batumi $$
  8. Hotel Bloom $$
  9. Piazza Epigraph $$
  10. Hotel Old Batumi $$
  11. Light Palace Hotel $
  12. Hotel N 16 $
  13. Station22 $
  14. Karvi Hostel & Suites $
  15. Ramada Plaza by Wyndham Batumi $$
  16. Courtyard Batumi $$
  17. Hotel Salvador $$
  18. Graphic Hotel Batumi $$
  19. Aisi Hotel $$
  20. Kartuli hotel $$
  21. Banana Apartments Batumi $$
  22. Boulevardside Hotel $

Eski Batum Bulvarı Otelleri

1. Le Meridien Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Beş yıldızlı Le Meridien Batumi, modern ve şık tarzda dekore edilmiş deniz manzaralı oda ve süitler sunuyor. Yüzme havuzu, fitness merkezi, saunası, bar ve restoranı mevcut. Her odasında özel banyo, klima, kettle, kahve makinesi, minibar ve deniz manzaralı balkon bulunuyor. Bebek karyolası ücretsiz olarak sağlanıyor, çocukların ve evcil dostların konaklaması için uygun. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Hotel Retro $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Retro Ali ve Nino Heykeli civarındaki dört yıldızlı konaklama seçenekleri arasında. Loş ve koyu tonlarda dekore edilmiş odalarının hepsinde şehir veya deniz manzaralı balkonlar bulunuyor. Ek olarak her biri klima, kahve makinesi, oturma alanı, tv ve özel banyo gibi özelliklerle de donatılmış. Çocukların konaklamasına uygun fakat evcil dostunuz sizinle burada konaklayamıyor. Bebek karyolası da mevcut değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Wyndham Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Wyndham Batumi merkezi konumlu, turistik her yere yürüme mesafesinde yer alan bir otel seçeneği. Odalarına klasik bir dekor hakim. Tv, minibar, çay kahve makinesi, banyo gereçleri, oturma alanı gibi detaylar hepsinde var. Kahvaltı açık büfe tarzında sunuluyor. Restoran, spa, hamam, sauna, yüzme havuzu, spor salonu gibi seçenekler var. Döviz bozdurma konusunda yardımcı oluyorlar, araba kiralamada da öyle. Evcil hayvanınız sizinle konaklayamıyor. Otopark bulunmuyor. Miniklere karyola desteği var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Radisson Blu Hotel Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sahil hattına 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan Radisson Blu Hotel bölgenin lüks seçeneklerinden. Odaları oldukça geniş ve ihtiyacınız olan her şey yer alıyor. Hem açık hem de kapalı havuzu bulunuyor. Çatı katında manzaralı bir restoran yer alıyor. Kahvaltı da her sabah açık büfe tarzında. Bir spor salonu, buhar odaları, sauna, masaj gibi hizmetler var. Evcil hayvanınız sizinle konaklayamıyor. Miniklere karyola desteği var. Otopark bulunuyor ve ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Hilton Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Deniz kıyısına 200 metre mesafedeki Hilton yine merkezi konumlu ve 5 yıldızlı otellerden. İçi de dışı da modern tasarımlı. Bazı odalarında deniz ya da dağ manzaralı balkon yer alıyor. Sauna, buhar odası, spor salonu, yüzme havuzu bulunuyor. Çocuklar için oyun alanı ve yetişkinler için casino bölümü var. Kahvaltı açık büfe, restoransa yerel yemekler sunuyor. Evcil hayvanınız sizinle konaklayabiliyor. Otopark bulunuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

6. Hotel Monarch $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Monarch Avrupa Meydanı’na çok yakın, oldukça merkezi konumlu, 4 yıldızlı bir konaklama seçeneği. Oldukça modern ve şehir manzaralı odalara sahip. Klima, su ısıtıcısı, minibar, banyo gereçleri, tv her odada var. Kahvaltı her sabah açık büfe halinde sunuluyor. Bir bar ve terası da bulunuyor. İçinde ayrıca bir restoran yer almıyor. Otopark ücretsiz. Evcil hayvanınız sizinle kalamıyor. Miniklere karyola desteği var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Boulevard Hotel Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dört yıldızlı Boulevard Hotel Batumi, Batum Sahili’ne bakan konumuyla oldukça merkezi bir seçenek. Açık büfe ve alakart kahvaltısı mevcut. Odalarının hepsinde klima, kahve makinesi, düz ekran uydu tv, kettle ve özel banyo bulunurken bazıları bir terasa da sahip. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Evcil hayvanlar burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Hotel Bloom $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Avrupa Meydanı’na 600 metre mesafedeki Hotel Bloom, renkli dekorasyonu ile dikkat çekiyor. Tv, klima, minibar, kahve makinesi, banyo gereçleri, çalışma masası hepsinde bulunuyor. Kahvaltı açık büfe şeklinde. Şehir ve bahçe manzarasına bakan alanlar keyifli. Otopark bulunmuyor. Evcil hayvanınız sizinle konaklayamıyor. Miniklere karyola desteğiyse var ama önceden haber etmeyi ihmal etmemelisiniz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Piazza Epigraph $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Piazza Epigraph, Batum’un şehir merkezindeki dört yıldızlı otellerden biri. Hem Batum Sahili’ne hem de Avrupa Meydanı’na yakın. Otelin odalarında klima, düz ekran tv, kettle, minibar, çalışma masası ve özel banyo bulunuyor. Açık büfe kahvaltısının vejetaryen seçeneği de var. Çocuklarına konaklamasına uygunken maalesef evcil hayvanlar için aynı durum söz konusu değil. Bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

10. Old Batumi Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Old Batumi Hotel Neptün Çeşmesi’ne 8 dakika yürüme mesafesinde bir otel. Bahçesi, barı ve terası ile dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Kahvaltı dahil hizmet veriyor. Her odasında klima, kahve makinesi, düz ekran tv, mini buzdolabı gibi özellikler mevcut. Bazıları şehir bazıları bahçe manzaralı bir balkona sahip. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz veriliyor. Maalesef evcil dostunuz sizinle burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

11. Hotel Light Palace $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Merkezi konumda ve plaja 1 kilometre mesafedeki Hotel Light Palace uygun fiyatlı ve üç yıldızlı bir seçenek. Oldukça geniş olan odalarda temel ihtiyaçlarınız var. Kahvaltısı beğeniliyor. Ayrıca bir restoranı da var. Otopark bulunuyor. Unutmadan, evcil hayvanlarınız sizinle konaklayamıyorlar ve çocuklar için karyola desteği yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Hotel N16 $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel N16, Batum Meydanı’ndaki üç yıldızlı konaklama seçenekleri arasında. Sahile de üç dakika yürüme mesafesinde. Kahvaltısı konuklar tarafından seviliyor. Odaları sade ve minimal tarzda. Özel banyo, ücretsiz wifi, klima, kablolu tv, kahve makinesi, minibar, buzdolabı gibi donanımlara sahip. Çocukların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Evcil hayvanlara da izin verilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

13. Station 22 Hotel $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Station 22 Hotel, civardaki uygun fiyatlı oteller arasında. Çatı havuzu, bar ve terası bulunan otelin odaların hepsi farklı renklerde tasarlanmış. Klima, tv, özel banyo, buzdolabı, kahve makinesi, kettle ve çalışma masası her odasında mevcut. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun fakat evcil hayvanlar için değil. Bebek karyolası ücretsiz şekilde sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

14. Karvi Hostel & Suites $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Karvi Hostel Batum plajına 1,1 kilometre mesafede yer alan iyi konumlu ve uygun fiyatlı bir hostel seçeneği. Odalar paylaşımlı ve kapsül otel tarzında. Kadın ve erkekler için ayrı yatakhaneler gibi tasarlanmışlar. Duş, mutfak gibi alanlar da ortak. Çamaşırhane ve ütü hizmeti bulunuyor. Birkaç tane de ayrı banyosu veya mutfağı olan odası bulunuyor. Geniş yeşillikli bir bahçesi ve atıştırmalık barı var. Otopark var ve ücretsiz. Evcil hayvanınız sizinle kalamıyor ve bebekler için de ayrıca karyola desteği mümkün değil. Daha çok sırtçantalı veya solo gezginler için ideal. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

Yeni Batum Bulvarı Otelleri

15. Ramada Plaza by Wyndham Batumi & Casino $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Batum Plajı’na yürüme mesafesinde bulunan Ramada Plaza by Wyndham Batumi & Casino bu bölgedeki beş yıldızlı konaklama seçenekleri arasında. Ücretsiz özel otoparkı, açık yüzme havuzu, fitness merkezi ve sauna gibi hizmetleri bulunmakta. Açık büfe ve alakart kahvaltısı da var. Odaları modern tarzda dekore edilmiş; klima, düz ekran tv, kettle, minibar ve özel banyo hepsinde bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

16. Courtyard by Marriott Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Batum Plajı civarındaki beş yıldızlı konaklama seçeneklerinden bir diğeri ise Courtyard by Marriott Batumi. Fitness merkezi, ücretsiz özel otoparkı, kapalı yüzme havuzu ve bar gibi olanakları bulunan otelin her odasında özel banyo, tv, klima, gardırop ve kettle bulunuyor. Ek olarak bazı odalarında balkon var. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. Hotel Salvador $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Spa, sağlıklı yaşam merkezi, ücretsiz özel otopark ve restoranına ek olarak kapalı havuzu da bulunan Hotel Salvador dört yıldızlı bir otel seçeneği. Batum Plajı’na beş dakika yürüme mesafesinde kalıyor. Odalarında özel banyo, balkon, ücretsiz wifi, tv, klima, kettle gibi donanımlar mevcut. Çocuklarına konaklamasına uygunken maalesef evcil hayvanlar için aynı durum söz konusu değil. Bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

18. Graphic Hotel Batumi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Graphic Hotel Batumi bölgenin 4 yıldızlı otelleri arasında. Otelin açık büfe kahvaltısı, restoran ve barı bulunuyor. Her odası özel banyo, tv, klima, çalışma masası, kettle ve şehir manzaralı balkona sahip. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolasının sağlanması müsaitliğe bağlı. Maalesef evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

19. Hotel Aisi $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Aisi sahile 5 dakika, pek çok turistik yereyse 5-10 dakikada yürüyerek ulaşabileceğiniz konumda. Odalar sade döşenmeye çalışılmış. Hepsinde klima, tv, wifi, minibar, banyo gereçleri bulunuyor. Tüm odaları balkonlu. Kahvaltı beğeniliyor, odaya da servis edilebiliyor. Restoranı güzel bir manzaraya sahip. Spor salonu, masaj salonu, bilardo gibi alanları bulunuyor. Miniklere karyola desteği var. Evcil hayvanlarınızsa maalesef sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

20. Kartuli Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

4 yıldızlı sahil oteli Kartuli güzel konumlu konaklama opsiyonlarından. Çoğu odanın geniş bir terası var ve deniz manzarasına bakıyorlar. Her oda için çok geniş diyemeyiz ama hemen hepsi kullanışlı ve modern döşenmiş. Bazı odalarda mini bir mutfak yer alıyor. Temel ihtiyaçlarsa elbette her odada mevcut. Oyun odası, spor salonu gibi ortak sosyal alanlar var. Park yeri maalesef yok. Miniklere karyola desteği bulunmasının yanında evcil hayvanlarınızın sizinle konaklayabilmesi güzel haberlerden. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

21. Banana Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Plaja 1 kilometre mesafede yer alan Banana Apartments şehir manzaralı bir seçenek. Odaları çok geniş sayılmaz ama canlı renkler modern eşyalarla harmanlanmış. Yemek alanı, minik yeterli bir mutfağı, oturma ve çalışma alanı var. Ses yalıtımlı odalarda temel ihtiyaçlar, banyo gereçleri, saç kurutma makinesi gibi eşyalar düşünülmüş. Park yeri ücretsiz. Kendine ait herhangi bir restoran yok. Minikler için karyola desteği olan bir yer değil. Evcil hayvanınız da maalesef sizinle kalamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 22 numara.

22. Boulevardside $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Plajın hemen yanında yer alan ve çatı terasındaki açık yüzme havuzuyla dikkat çeken Boulevardside’ın haliyle hoş bir manzarası var. Odalar sade döşenmiş ve tüm ihtiyaçlar düşünülmüş. Ücretsiz otoparkı, özel plaj alanı, bar ve restoranı bulunan otelin odalarında özel banyo, klima, tv, su ısıtıcısı ve buzdolabı bulunurken bazılarında şehir manzaralı balkon da mevcut. Evcil hayvan giremiyor, bebek karyolası da sağlanmıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 23 numara.

The post BATUM’DA NEREDE KALINIR? – EN İYİ BATUM OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/batum-nerede-kalinir/feed/ 0
MİDİLLİ ADASI’NDA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/midilli https://www.bizevdeyokuz.com/midilli#comments Mon, 21 Jul 2025 16:05:04 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=120820 İpte güneşte kurutulmaya bırakılmış ahtapotların, Plomari Uzosu'nun, nefis Yunan mezelerinin, masmavi Ege sularının ve harika gün batımlarının zeytin ağaçları ile kaplı adası Midilli'de gezilecek yerlerden, denize girilecek plajlar, yeme-içme ve konaklama önerilerimize aradığınız ne varsa bu yazımızda.

The post MİDİLLİ ADASI’NDA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Yunan adalarının her biri yazların en popüler seyahat destinasyonu olmak için birbiriyle bile değil, adeta diğer ülkelerle yarış içindeyken, ne sıfat ne de şatafat derdindeki Ayvalık’tan deniz komşumuz Midilli’nin kimseyi memnun etmek için kendini allayıp pullayası yok. O asıl, “gerçek Yunan adası” olmakla gurur duyuyor ve geleneksel köy yaşantısına dahil olmak isteyen, mütevazı zevklerden keyif almayı bilenlere kollarını kocaman açıyor.

Pandemi öncesinde Midilli’nin, Yunancadaki adıyla Lesvos’un, ziyaretçileri daha çok cruiseların getirdiği Hollandalı ve Almanlarken, şimdi adayı kapı vizesi kalkındırıyor desek yeri. Bizce kapı vizesinin imkan tanıdığı daha cazip adalar varsa da, sanırız İstanbul’a yakınlığından, hem İzmir hem de Ayvalık’tan feribot kalkmasından, Türklerin açık ara en çok rağbet ettiği Yunan adası Midilli. Hesaplı ve leziz yeme-içme seçenekleri, göz alabildiğine zeytinliklerle dolu yemyeşil doğası, dilediğinize özgürce havlu atabileceğiniz sahilleri, ağır ama güler yüzlü hizmeti, iyi niyetli işletmecileri, ikramı kusur etmeyen misafirperverliği ile de gelenlerin suratlarında bir gülücük kondurmadan yollamıyor.

Tatil için kendinize kapı vizesi ile ve tek feribotla gidilebilen bir Yunan adası seçmeye çalışıyorsanız; farklarını şöyle özetleyelim:
– Hareket arıyorsanız Kos ve Rodos‘’un sosyal hayatı hepsinden daha zengin,
– Rodos’un ve Sakız’ın tarihi dokusu hepsinden güzel,
– 3 günlük planlar için Kos, Samos ve Sakız ideal.
– Midilli, Samos ve Sakız ise aralarında en otantik olan ancak içlerinde Midilli diğerlerine kıyasla daha canlı bir gece hayatına sahip. Sakız ve Samos’ta yemekten sonra geceler dondurmacıda ya da bi kafede noktalanırken, Midilli’de gençlerin köşe barlarda ayak üzeri buluşup bir şeyler içtiği, buzuki eşliğinde Yunan türküleri söylediği bir merkezi var. Gündüzleri ise bolca bakir plaj, salaş ama samimi işletmeler, sakin ada hayatı sizi bekliyor. Elbette diğer adaları için de bunlar sayılabilir ama Midilli’nin büyük yüz ölçüsünden ötürü (Yunanistan’ın en büyük 3. adası) burası için sanki biraz daha geçerli. 🙂 Ne kadar kalabalık olursa olsun, çok büyük bir ada olduğu için kalabalığı hissetmiyorsunuz. Biz bir bayram haftasında gitmiş olmamıza rağmen yer yok diye şezlongda oturamadığımız plaj olmadı. Fakat adanın en popüler mekanlarına rezervasyonsuz gitmemek gerekir.

Son olarak, Midilli’de bir gün nasıl geçecek canladırmanıza yardım edelim: Sakin bir sahilde yüzdükten sonra öğle yemeğini plaj kenarındaki salaş bir büfede patates-kalamar ikilisi eşliğinde geçiştirecek, akşamları duvarları eski fotoğraflar ve hatıratlarla bezeli geleneksel tavernalarda o gün Ege denizinden ne çıktıysa/ mutfakta ne piştiyse yiyecek, karşı komşu Ayvalık’ın Taş Kahve’si gibi tarihi kahvelerinde adalı amcalarla yan yana kahvenizi içip çat pat İngilizce-Türkçe kelimelerle ayaküstü Panathinaikos-Fenerbahçe muhabbeti çevirecek, eski püskü kiralık arabanızla bir mavi koydan diğer mavi koya geçerken pembe zakkumlu yollarda zamanın ne çabuk geçtiğine hayret edeceksiniz.

Adanın bu sadeliği ve makyajsızlığı kafanıza yattıysa, hadi gelin ideal Midilli programını çıkarmaya koyulalım.

Midilli Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Midilli Adası’na Nasıl Gidilir?

Midilli Adası’na Havayolu İle Ulaşım

Midilli’ye hem uçak hem de feribotlarla gidilebiliyor. Midilli Uluslararası Havalimanı (MJT), Mytilini merkez bölgesine yakın bir konumda. Türkiye’den Midilli’ye gitmek istediğinizde Aegean Airways ile İstanbul ve İzmir’den kalkan seferleri tercih edebilirsiniz. Halihazırda Yunanistan’daysanız Atina, Selanik, Sakız, Korfu, Kos, Milos, Samos, Rodos ve Girit gibi noktalardan da Midilli’ye direkt uçak seferleri var.

–  Midilli Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

– Atina Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

Midilli Havalimanı’na indiğinizde ada merkezine veya otelinize geçmek için hazır bulunması adına taksinizi önden rezerve etme şansınız var. Havaalanı taksinizi online rezerve etmek için tıklayın.


Midilli’ye Feribot İle Geçiş

Midilli’ye Türkiye’den en yaygın geçiş şekli feribota binmek.  Feribotlar Ayvalık’tan tek,  İzmir’den 2 farklı limandan kalkıyor. Hangisinden binecek olursanız olun check-in işlemleri için en az bir saat önceden gelmiş olmanız gerek. Bayram ve tatil gibi zamanlarda kapıda baya uzun sıra olabiliyor. Böyle durumlarda feribotun kalkış zamanı da sarkabiliyor. Yurt dışı çıkış harç pulunuzu internet üzerinden almak size zaman kazandıracaktır. Bankanızın uygulamalarından ya da online Vergi Daire’sinden alabilirsiniz.

Önemli: İskelede Yanınızda Nakit Bulundurun
Feribottan anınan demirleme vergisi size yansıtılıyor ancak bunu biletin dışında nakit olarak vermeniz lazım.
Örneğin; Ayvalık’tan Jalem Tur’la seyahat edecekseniz 200 TL (2025 yılı) liman vergisini feribot bileti haricinde ödüyorsunuz.

1. Midilli’ye Ayvalık’tan Feribotla Ulaşım
İstanbul’a yakınlığı nedeniyle Midilli’ye gitmek için en çok tercih edilen kalkış noktası Ayvalık. İzmir’den kalkış noktası olan Dikili’ye göre de daha uygun fiyatlı. Ayvalık limanından iki farklı şirketle Midilli limanına gidilebiliyor. Bunlar sırayla Jalem Tur ve Turyol. Jalem Turla bu hat 45 dakika sürerken, Turyol ile yaklaşık 90 dakika sürüyor. Ayrıca araçsız feribotlar da biraz daha kısa sürüyor. Tatil sezonu boyunca neredeyse her gün seferler var. Genellikle sabah 08.45’te sabit bir sefer oluyor ama yine de önceden kontrol edip öyle bilet almak gerek. Arabalı feribot seçeneği Ayvalık limanından gidiş ve gelişte mevcut.

2. İzmir Alsancak’tan Midilli’ye Feribotla Ulaşım
Alsancak’tan Midilli’ye gitmek konumu sebebiyle daha uzun sürüyor, yaklaşık 2 saat 45 dakika. Haliyle, Ayvalık’a göre daha pahalı bir seçenek. Seferleri düzenleyen şirket İzdeniz. İzmir Alsancak Limanı ile Midilli limanı arasında gerçekleşen seferler de bir gün gidiş, bir gün dönüş şeklinde planlanmış. Yani günübirlik gittim geldim mümkün değil. Alsancak tercih edilecekse mutlaka bir gün Midilli’de kalmak lazım. Ayrıca, Alsancak-Midilli rotası kendi aracıyla seyahat etmek isteyenler için uygun değil, çünkü bu hatta araç taşınmıyor.

3. İzmir Dikili’den Midilli’ye Deniz Otobüsüyle Ulaşım
Dikilli-Midilli ise 2025’te yeni yeni seferlerin düzenlenmeye başlandığı bir hat. Seferler İDO tarafından yürütülüyor. Dikili limanından Midilli limanına karşılıklı düzenlenen seferler yaz aylarında hemen her gün mevcut. Dikili’den sabah 08.00’de kalkan feribotlar 30 dakikalık yolculuğun ardından Midilli’ye varıyor. Aynın günün akşamında 18.00’de ise Midilli’den kalkıp Dikili’ye dönüyor. Seferler deniz otobüsleriyle yapıldığı için arabasıyla seyahat etmek isteyenler bu seçeneği pas geçmeli.


Midilli Adası’na Kendi Aracınızla Geçmek

Kendi aracı ile seyahat etmek isteyenler için tek seçenek Ayvalık üzerinden Midilli’ye geçmek. Alsancak ve Dikili’den araçla Midilli’ye geçmek mümkün değil. Motosiklet, otomobil, jeep, minibus, kamyonet, karavan, otobüs, kamyon ve tırlar feribota uygun olan araç çeşitleri kapsamında. Tabii ki hepsinin bilet ve liman vergisi ücretleri boyutlarına bağlı olarak değişiyor. Jalem Tur ve Turyol, Ayvalık’tan aracınızla feribota bineceğiz zaman tercih edebileceğiniz iki firma. Elbette aracınızı yurt dışına çıkarabilmek için ehliyetinizin çipli olması, uluslararası sigortanızın yapılmış olması, araç sizin değilse ve ruhsat sahibi de sizinle yolculuk yapmıyorsa noterden vekaletname almış olmanız gerekiyor.


Midilli Adası İçin Vize/Pasaport Gerekiyor Mu? Kapıda Vize Uygulaması Var Mı?

Midilli “Kapıda Vize” uygulamasıyla gidebileceğiniz Yunan adalarından bir tanesi. Her ne kadar ismi sınır kapısında kolayca alındığını ima etse de vizesi, sınırda ödemeye yaparak alınan vizelerden değil. Yaklaşık on gün önceden belgelerinizi hazırlayıp hangi feribot şirketiyle gidecekseniz ona teslim etmenizi gerektiren bir süreç. Schengen Vizesi‘ne göre daha kolay sayılır elbet ama kendi hazırlıklarını gerektiriyor.

Midilli Kapı Vizesi Başvurusu İçin Gerekli Evraklar
Her tur şirketi için gereken belgeler değişebiliyor, internet sitelerinden mutlaka detaylı öğrenip hazırlıklara başlayın fakat kabaca şöyle bir genelleme yapabiliriz. İster ailecek, ister dostlarla gidiyor olun gerekli belgeler herkes için özel olarak ayarlanmalı. Ortak belgeler varsa bile bunları kişi başı ayrı ayrı hazırlamalısınız. Midilli için alacağınız kapı vizesi sadece Midilli’ye özel. “Midilli için kapı vizesi aldım, birkaç gün burada dururum sonra Kos’a geçerim” gibi bir durum söz konusu değil. Her ada için özel olarak kapı vizesi almak gerekiyor. Ayrıca Kapı Vizesi sadece on Yunan adalarında geçerli olan bir vize türü. Yani Atina, Selanik gibi şehirlerin olduğu Yunanistan anakarasına bu vizeyle gidilemiyor. Oralara Schengen lazım.

1. Son sayfası ıslak imzalı kapı vizesi başvuru formu çıktısı,
2. En az 6 ay geçerliliği olan pasaportunuzun fotoğraflı sayfasının fotokopisi (pasaportunuzun aslını kesinlikle göndermiyorsunuz.)
3. 2 adet son 6 ay içinde çekilmiş beyaz fonlu biyometrik fotoğraf,
4. Hangi feribot firması aracılığı ile vize alınıyorsa o feribot firmasından satın alınmış gidiş dönüş biletleri,
5. Kapıda vize alacak olan tüm yolcuların isimlerinin yer aldığı, ödemesi yapılmış otel rezervasyonu konfirmasyonu,
6. Seyahat tarihleriniz için geçerli seyahat sağlık sigortası,
7. Seyahat masraflarını karşılayacak kadar bakiyenin yer aldığı 3 aylık banka hesap dökümü,
8. Varsa son bir yıl içinde aldığınız Schengen Vizesi fotokopisi.

Belgelerde görülen bir eksiklik veya daha önce aldığınız bir Schengen reddi, kapı vizenizin çıkmamasına neden olabilir…Bu olasılığı da aklın bir köşesinde tutmak gerekiyor. Bir de pasaportunuzda KKTC damgası olmamalı kesinlikle.

Son olarak kapı vizenizin olumlu sonuçlanıp sonuçlanmadığını da yine kapıda öğreniyorsunuz. Yani adaya varana kadar vizenizin çıkıp çıkmadığını bilemiyorsunuz. Kapı vizesi alanları normal Schengen sırasından ayırıyorlar. Kapı vizesi alanlar daha çok beklemek durumunda kalıyor çünkü vizeleri tek tek yanlarında getirmiş oldukları pasaportlarına yapıştırılıyor.

2025 yılında kapıda vize uygulamasının 18 yaş üstü yetişkinler için resmi fiyatı 85 Euro, 18 yaş altındakiler içinse 20 Euro.


Midilli Adası’na Ne Kadar Gün Ayırmak Lazım?

Yunanistan’ın en büyük 3. adası olan Midilli Kapı Vizesi ile gilen arasında da en büyüğü. Sakız’ın 2, Kos’un 5 katı. Ayrıca topografik olarak da oldukça dağlık ve virajlı bir yer. Haliyle bir yerden bir yere gitmek arabayla da olsa zaman alıyor. Dolayısı ile bizce Midilli’nin hem kuzeyinin hem de güneyinin tadını almak için, adaya en az 3 tam gün. Daha azı yorgunluk olur.  Bizce güneyde ayrı bir konaklama ayarlayıp 2-3 gün, kuzeyde de ayrı bir konaklama ayarlayıp 2 gün olacak şekilde planlamanızı yaparsanız memnun kalırsınız.


Midilli’nin Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

En beğendiğimizden başlayarak sırasıyla konaklamak için favorilerimiz; Molyvos, Plomari ve Mytilini. Aralarında en güzel deniz Plomari’ye aitse de hepsinde yüzme imkanı var.  Tüm sahiller çakıllı ve günün belli saatlerinde dalgalanıyor. Denizi durgun ve plajı kumlu bir yer arıyorsanız, Midilli’nin ideal olmadığını söylememiz gerekir. Adanın içine doğru uzanan Kalloni Körfezi haritadan çok cazip görünse de yosunlu olduğu, hoş kokmadığı ve biraz terk edilmiş hissettirdiği için pek keyifli değil.

– Favorimiz Molyvos: İster aile olun, ister çift bizce konaklamak için ideal yer kalesinin tepede bir inci gibi parladığı kartpostallık görünümüyle Molyvos (diğer adıyla Mithymna). Taş evlere ve dar Arnavut kaldırımlı sokaklara sahip şirin bir ortaçağ yerleşimi olduğu için hem çehresi sempatik, hem de popüler tavernaları olsun, sokak arasında şirin barları olsun, gün batımı manzaraları olsun bizce adanın açık ara en romantik noktası. Adanın en nitelikli işletmeleri burada diyebiliriz. Çocuklu aileler için deniz kıyısında otellere sahip olması da bir avantaj. Mytilini kadar büyük olmaması da çocukla kolayca hareket edebileceğiniz anlamına geliyor. Ufak olsa da yeteri kadar yeme-içme ve otel seçenekleri de var. Tek dezavantajı adanın en kuzey noktası olması sebebiyle merkeze en uzak bölgelerden biri olması. Son olarak, Jalem Tur, Ayvalık’tan Molivos’a yaklaşık 75 dakika süren direkt feribot seferleri de düzenliyor.

Molyvos otellerini incelemek için tıklayın.

– Lokal Takılmak İsteyenler & Önceliği Deniz Tatili Olanlar İçin Plomari: Midilli’nin güney kısımda bulunan Plomari, Mytilini’den sonra adanın en büyük ikinci şehri. Fakat elbette güneyin en önemli özelliği adanın en berrak denizlerinde yüzme fırsatları sunması. Molyvos’a kıyasla oteller çok daha mütevazı, daha çok pansiyon tarzı yerler. En çok kiralık villa veya stüdyo daireler veya apart oteller gibi konaklama seçeneklerini öne çıkıyor. Kiralık daireleri ve denizi sebebiyle çocuklu aileler için cazip olabilir. Ayrıca turistlerin ilk tercihi olmaması sebebiyle daha salaş daha otantik bir Midilli deneyimi için ideal. Ada da 4 gününüz varsa 2+2 olarak Molyvos ve Plomari arasında bölün deriz.

Plomari otellerini incelemek için tıklayın.

– Günübirlik Veya Tek Günlük Gelecekler İçin Mytilini (Merkez): Tarihi limanı, neoklasik binaları ve hareketli gece hayatı ve zengin yeme-içme seçenekleriyle Midilli’nin hem en büyük yerleşimi hem de başkenti. Ayvalık, Alsancak ve Dikili’den gelen feribotlar buraya demirliyor. Eğer adaya günübirlik veya 1 geceliğine geliyorsanız ya da uzun kalacaksanız ama aracınız olmayacaksa, feribotlara yakın olmak açısından Mytilini’de konaklamak mantıklı ancak eğer daha uzun kalacaksanız veya altınızda aracınız olacaksa bizce burada kalmak yerine günlerinizi Molyvos ve Plomari arasında pay edebilirsiniz. Denize girme seçenekleri oldukça sınırlı ancak yeme-içme ve gece hayatı konusunda canlı bir yer.

Mytilini merkez otellerini incelemek için tıklayın.


Midilli’de Seçtiğimiz Oteller & Evler

Barefoot Luxury Eressos Apartments $$

Adanın kuzeyindeki Skala Eressos bölgesinde, bahçe, teras ve açık yüzme havuzu olan daireler sunan bir işletme. TIKLAYIN.

Elies Residences Luxury Apartments $$

Adanın merkezi Mytilini’ye bağlı Nea Póllis’te, villalar sunan sonsuzluk havuzlu bir işletme. Hepsinde klima, mini mutfak ve banyo bulunuyor. TIKLAYIN.

Molyvos I $

Molyvos’un sahilinde, kahvaltı dahil hizmet veren, denizin hemen kenarında konumlanan bir otel seçeneği. Çok yeni odaları olan lüks bir yer değil ama küçük, mütevazı, keyifli bir işletme. TIKLAYIN.

Gera’s Olive Grove $

Güneyde Gera körfezinde konumlanan bir zeytinlik içinde, keyifli apart hotel seçeneği. Sahibesi zamanında Türkiye’den göç etmiş bir Rum olduğu için çok güzel Türkçe de konuşuyor. Bahçesinde çok tatlı köpekçikleri de var. TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Midilli’deki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Midilli’deki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN

Midilli’den çok daha fazla otel önerimizi MİDİLLİ ADASI’NDA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL MİDİLLİ OTELLERİ yazımızda bulabilirsiniz.


5 Dolar Hediyeli eSIM İle Uygun Fiyatlı İnternet

Yunan adalarına yapacağınız seyahatlerde en çok ihtiyacınız olacak şey internet çünkü bir koydan diğerine yolunuzu ararken en çok haritaları kullanacaksınız yani öyle wifi kovalamakla olacak iş değil. İşte 180’den fazla ülkede geçerli olan bir eSIM sağlayıcısı olan Roamless bu endişeyi kökünden çözüyor. Roamless uygulamasından kullanmak istediğiniz GB kadar kredi yüklüyorsunuz. Bu krediyi de son kullanma tarihi olmadan kullanabiliyorsunuz. Sabit tarifelerle uğraşmak yok. Bizce internet konusunda epey pratik bir çözüm sağlıyor.

Ayrıca Roamless’ın Avrupa’daki fiyatları diğer eSIM sağlayıcılarına kıyasla çok daha düşük. Buna ek olarak BIZEVDEYOKUZ koduyla ücretsiz şekilde 5 $’lık kredi kazanabiliyorsunuz. Bu da Yunanistan gibi yazın sık yolumuzu düşürdüğümüz destinasyonlarda yaklaşık 2 GB değerinde internet demek. Yunanistan’daki Roamless fırsatlarını incelemek için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

%100! Yunanistan’ın en büyük üçüncü adası olan Midilli’yi, İstanbul’dan günübirlik gidip gezdiğimiz Prens Adaları gibi düşünmemek lazım. Akılda canlandırabilmek adına şöyle söyleyebiliriz ki, Büyükada’nın yaklaşık 300 katı büyüklüğünde Midilli. Üstelik toplu taşıma da çok sınırlı. Sadece günün belli saatlerinde belli merkezlere halk otobüsü gibi işleyen, içinde kliması hak getiren, külüstür diyeceğimiz otobüs seferleri var. O yüzden mutlaka ya kendi aracınızla gelin ya da adadan araç kiralayın. Yoksa merkezde çakılı kalırsınız ve tüm güzel plajları kaçırırsınız. Ayrıca bizce adanın Plomari’si ayrı, Molyvos’u ayrı gezilmeyi hak ediyor. Aracınızı ister ana kara Türkiye’deki havalimanınızdan ister adadan kiralayabilirsiniz. Midilli Adası’ndan uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Midilli Adası’na Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Barbaros Hayrettin Paşa’nın Adası Midilli’nin Kısaca Tarihi

Şimdi uzosuyla, Sappho’suyla ve Barbaros Hayrettin’iyle ünlü olan Midilli’nin tarihine bakalım bir de. Yerel adı Lesbos/Lesvos olan Midilli, M.Ö 3000’lerden itibaren çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir ada. Yunanlar, Bizanslılar, Ceneviz ve Osmanlılar sırayla burada hükümdar olmuşlar.

M.Ö 7. yüzyıl civarında Troya Krallığı’na bağlı olan ada sonraki dönemlerde kendi Yunan şehir devletleri federasyonunu (pentapolis) kurmuş. Sonra Pers İmparatorluğu kısa bir süreliğine adayı kontrol etmiş. M.Ö 79’da Roma topraklarına katıldıktan sonra ada su kemerleri ve kaleleriyle altyapısal anlamda geliştirilmiş. Arap akınları ve Latin istilaları derken sıra Osmanlı’ya gelmiş. 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilip Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra ada zeytin, üzüm ve sabun gibi maddelerin üretiminini desteklenmesiyle ekonomik açıdan bir yükseliş yaşamış. Buradan Akdenizle ticaret başlamış. Tabii Osmanlı’nın iskan politikası sebebiyle müslüman Türk nüfus da buraya zamanla yerleştirilmiş. Barbaros Hayrettin Paşa’nın babası Yakup da Midilli’nin fethine katılmış ve fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet onu adaya yerleştirmiş. Bizim meşhur kaptan-ı derya kızılsakal (Barbarossa) Barbaros Hayrettin Paşa da burada dünyaya gelmiş.

Modern zamanlara geldiğimizde, 1912’de Yunan donanması tarafından ele geçiriliyor Midilli. Hem I. Dünya Savaşı hem de 1919’da başlayan Yunan-Türk Savaşı derken iki devlet arasında nüfus mübadelesi yapılmasına karar veriliyor. 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması da bu mübadele sürecinin garantisi sayılıyor. Bu süreçte adadaki Müslüman nüfus Türkiye’ye gönderilirken, Midilli’ye de Rum nüfus getiriliyor. Osmanlı yönetiminde geçen 450 sene elbette adada derin sosyokültürel izler bırakacakmış. Osmanlı da bu süre içinde pek çok cami, çeşme, hamam, medrese ve insanlar bırakmış geriye. Denilene göre Midilli’de 100’e yakın Osmanlı eseri bulunuyormuş ama çoğu harap olmuş.

Midilli’nin Neyi Meşhur?

Ada Mutfağı

Midilli Adası mutfağı, Egelilerin daha aşina olacağı türden zeytinyağlılar ve mezeleriyle ünlü. Deniz ürünleri, Ege otları, zeytinyağı, taze peynirler en çok kullanılan taze malzemeler. Üzerinde koca bir kalıp feta peyniri olan Yunan salatası ve Tzatziki (cacık) tabii ki klasikleşmiş ada lezzetlerinden ama “Saganaki” denen peynir kızartması adanın asıl simgelerinden biri. Hellim gibi bir peynir olan “Ladotiri”nin tavada kızartılarak servis edildiği saganaki en meşhur lezzetlerden. Tatlı olarak en sevilen lezzetse “Loukoumades” yani aslında lokma. Tarçın, ceviz, dondurma gibi tatlarla zenginleştiriyorlar.

Tüm bunların dışında elbette en çok tüketilen, en taze, en tadına doyulmaz seçenekse deniz ürünleri. Ahtapot, balık kızartmaları, kalamar, derken siz çoğu ürünü dahil edin, hepsi oldukça güzel ama ahtapot biraz daha sivriliyor diyebiliriz. Deniz ürünleri seviyorsanız zaten, hoşlanmayanlardansanız da çok çeşitli mezeleriyle Midilli sizi doyuracak desek yeri.

– Ladotiri Peyniri: Yunanca’da “yağ peyniri” anlamına gelen, Midilli’ye özgü coğrafi işaretli bir peynir. Koyun sütünden yapılanı makbul fakat keçi sütü de katılabiliyor. Sert ve yoğun bir dokusu var. Piştikten sonra aylarca zeytinyağında bekletildiği bir sürece giriyor. Yağ peyniri denmesinin de sebebi bu aslında. Meze tabaklarına genellikle saganakisi giriyor.

– Plomari Uzosu: Meze sofralarının vazgeçilmezi, rakının komşudaki kardeşi Uzo (Ouzo), Yunanistan’ın geleneksel içkisi. Midilli, özellikle de Plomari bölgesi Uzo’nun en ünlü üretim merkezi. Anason aromalı, bazen rezene ve sakız gibi aromatik otlar eklenen berrak ve güçlü bir içki. Genellikle üzüm bazlı alkol kullanılıyor.

– Ballı Yoğurt: Mantamados’a yolunuz düştüğünde göreceksiniz ki burada popüler olan bir ballı yoğurt kültürü var! Özellikle de Taksiarhis Manastırı’nda. İnsanlar kilisenin bahçesine oturup ballı yoğurt yiyorlar. Bal ve yoğurt üretimiyle öne çıkan bölgenin sunduğu doğal ve sade bir tatlı diyebiliriz.

Lokma: Yunanistan’da özellikle dini bayramlarda ve panayırlarda servis edilen lokma, bizim de aşina olduğumuz klasik lokma aslında. Taze kızartılmış hamur toplarının üzerine tercihen eklenen bal, tarçın ve fındık kırıntılarıyla servis ediliyor. Midilli’de Taksiarhis Manastırı’nın bahçesi ufak bir lokma molası vermek için ideal.

 – Zeytinyağı: Midilli’nin ekonomisinin, kültürünün ve kimliğinin temel bir taşı olan zeytinyağı, yaklaşık 3000 yıldır bu topraklarda üretiliyor. Yunanistan’ın geri kalanından daha farklı bir ağaç çeşitliliğine sahip olan adanın zeytinyağının farkı ikliminde, toprak yapısında ve hala geleneksel taş değirmenlerin kullanılmasında yatıyor. Sabun haline de çoğu lokal dükkanda rastlıyorsunuz.

– Kabak Çiçeği Dolması Kızartması: Kabak çiçeği dolması bizim alışkın olduğumuz türde çiçek içinde değil de hamur harcında kızartılmış şekilde servis ediliyor.

– Güneşte Kurutulmuş Ahtapot: Yunan adalarının klasik görüntüsü olan ipe asılarak güneşte kurutulmaya bırakılmış ahtapotlar adanın her yerinde rastlayabiliyorsunuz. Bizce ızgarası en makbul ama menülerde şarapta ahtapot veya ahtapot salatası gibi farklı versiyonları da var.

Midilli Gezilecek Yerler Haritası

 Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Midilli Kalesi
  2. Kordon Boyu
  3. Saint Therapon
  4. Bizans Müzesi
  5. Ermou Caddesi
  6. Yeni Cami
  7. St. Athanasios Katedrali
  8. Tarihi Hamam
  9. Midilli Arkeoloji Müzesi
  10. Molyvos Kalesi
  11. Petra
  12. Glykophilousa Kilisesi
  13. Mantamados Köyü
  14. Başmelek Manastırı
  15. Skala Sikamineas
  16. Panagia Gorgona
  17. Sigri
  18. Taşlaşmış Orman Müzesi
  19. Eresos
  20. Eftalou
  21. Zeytinyağı Müzesi
  22. Skala Kallonis
  23. Saint Ignatios Manastırı
  24. Plomari
  25. Uzo Müzesi
  26. Agiasos
  27. Panagia Vrefokratusa
  28. Zoodochos Pigi Kilisesi
  29. Theofilos Müzesi

Yeme-İçme

  1. Kafeneion O Ermis
  2. 28 Bistro & Bar
  3. Paratairon
  4. Aproopto
  5. To Frikton Lathos
  6. Boem
  7. Kojam
  8. White Lab Speciality Coffee Shop
  9. Alley Dog
  10. Peacock
  11. Loksa
  12. Moth Bar
  13. Home #itsafeeling
  14. Bobiras Cafe
  15. Cubano
  16. Mousiko Kafeneio
  17. To Kastro
  18. O Batis
  19. Congas Beach Bar
  20. Symposion
  21. Pirates Cafe – Bar
  22. The Octopus Restaurant
  23. Volta by Lesvos
  24. Martin’s Restaurant
  25. Limanaki
  26. Tropicana Platanos
  27. Nisi Restaurant
  28. Misirlou
  29. Baazar Cafe
  30. The Blue Fox
  31. Fuga Wine Bar
  32. Byzantino
  33. Panorama
  34. Le Grand Bleu
  35. The Captain’s Table
  36. Molyvos Stars Restaurant
  37. Bakery
  38. Molly’s Bar
  39. Women’s Cooperative of Petra
  40. Bake & Cake
  41. O Gavrilos
  42. Thalassa
  43. Kalderimi
  44. I Mouria tou Mirivili
  45. Anemoessa Restaurant
  46. Kagia Fish Taverna
  47. Wave Taverna
  48. Poseidon
  49. Remezzo Restaurant
  50. Parasol
  51. Aigaío
  52. To Kentro
  53. To Megalo Kafe
  54. Seven Seas Taverna
  55. Serafino cafe bar
  56. Καφενείο Κουτζαμάνη
  57. Ammoudeli Fish & Seafood Restaurant
  58. To Magazaki
  59. Kafentaria
  60. Οινομαγειρειο ” Τα Εξάρχεια”
  61. Cafes sthn Xoboli
  62. το σταυρί
  63. Taverna Maria
  64. Zouros Restaurant & Beach Bar

Plajlar

  1. Tsamakia Plajı
  2. Paralia Agios Ermogenis
  3. Skala Mistegnon
  4. Molyvos Plajı
  5. Petra Plajı
  6. Skala Eresou Plajı
  7. Sigri Plajı
  8. Skala Sikamineas Plajı
  9. Anaxos Plajı
  10. Efthalou Plajları
  11. Kagia Plajı
  12. Tsonia Plajı
  13. Tsichranta Plajı
  14. Agios Isidoros Plajı
  15. Plomari Plajı
  16. Tarti Plajı
  17. Ammoudeli Plajı
  18. Melinta Plajı
  19. Vatera Plajı
  20. Gera Körfezi

1. Adanın Merkezi Mytillini’de Gezilecek Yerler

Mytilene veya Mytillini, Midilli’nin ister kültürel ister turistik ister resmi olsun her anlamda başkenti. Osmanlı mirası yapılarıyla, müzeleriyle, kafeleriyle, restoranlarıyla, barlarıyla ve adanın geneline göre daha dinamik bir yaşantıya sahip olmasıyla Midilli’ye Türkiye’den geçtiğinizde keşfedilecek ilk durak. Adanın en büyük limanı da zaten burada. Adadaki tek havalimanı da diğer bölgelere kıyasla bu bölgeye daha yakın. Yalnız ne denize girmek ne de konaklamak için favorimiz değil. Bizce buraya birkaç saat ayırıp şöyle bir gezip akşam da yemeğe kaldınız mı yeterli. Değerli vaktinizi şehir hissiyatı olan bir bölge ile harcamak istemezsiniz. Elbette eğer günübirlik veya hafta sonu için Midilli’ye geldiyseniz, altınızda kendi ya da kiralık aracınız yoksa geri dönüş yolu açısından merkezde kalmayı tercih edebilirsiniz.

1.1 Midilli Kalesi

Midilli Limanı’nın kuzeyinde, Tsamakia Plajı’nın tam tepesinde bulunan Midilli Kalesi tüm heybetiyle şehre deniz yoluyla girenleri karşılayan ilk yapı. Hem şehre hem de denize nazır konumuyla adanın en önemli yapılarından biri. 60 dönümlük arazi üzerine yayılmış kalenin Yukarı Kale, Orta Kale ve Aşağı Kale olarak üç ana bölümden oluşan bir mimari yapısı var. Ziyaretinizde Ceneviz döneminden kalma bir kule olan Kraliçe Kulesi’ni, 17. yüzyıldan kalma bir Osmanlı çeşmesini, antik tiyatro kalıntılarını ve deniz surlarını görebiliyorsunuz.

Tarihinden biraz bahsedecek olursak kalenin inşasına ilk olarak 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde başlanmış fakat asıl formunu 1355-1462 yıllarında adaya hakim olan Cenevizli Gattilusio hanedanın döneminde almış. 1462 yılında Midilli, Osmanlı tarafından işgal edilince kaleye başta top atışı için pencereler ve iki büyük kule gibi savunma odaklı ekler yapılmış. Kale salı günleri kapalı, kalan günlerde de 08.30 ve 15.30 arasında ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

1.2 Midilli Kordon Boyu

Her Yunan adasında olduğu gibi Midilli’nin de meşhur bir kordon boyu var o da P. Kountouriotoi Caddesi. Gemilerin yanaştığı limandan başlayıp C şeklinde bir yay çizerek devam ediyor. Kordon boyunca demir atmış tekneler, yatlar, mekanlar, cafeler, barlar, dondurmacılar, gyrosçular, araba kiralama şirketleri, ATMler, hoş yapılar ve renkli evler sıralanıyor. Akşamüzeri yemeğe geçmeden önce şöyle bir yürünesi. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

1.3 Agios Therapon Kilisesi

Agios Therapon Kilisesi Midilli’nin en ünlü kilisesi. Yunanistan’ın en ünlü mimarlarından Ernst Ziller’in öğrencisi Lesvoslu mimar Argiris Adalis tarafından Neo-Bizans, Gotik ve Neoklasik tarzların karışımıyla tasarlanmış. Dış süslemeleri de ressam ve heykeltraş Nikolas Kesenlis imzalı. 1850’de başlayan inşa süreci 85 yılın sonunda 1935’de tamamlanmış. Çinko kaplama ana kubbesine eşlik eden dört küçük kubbeden, sivri kemerli pencerelerden ve cephesinde kabartmalı taş işçiliğinden oluşuyor. İçindeki önemli unsurlar arasında ise 17. yüzyıldan bugüne kadar gelen Aziz Therapon ikonası ve Piskopos Ignatios’un mezarı var. Ziyaret edecekseniz, Midilli’ye yazın gelmiş olacağınızı da öngörerek, içeriye girerken her Ortodoks kilisesinde olduğu gibi kılık kıyafet kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatalım. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

1.4 Bizans Müzesi

Bizans Müzesi Agios Therapon Kilisesi’nin hemen karşısında kalıyor. Bizans döneminden günümüze kadar korunarak gelebilmiş gösterişli kilise binası 1978’den itibaren müze olarak kullanılmaya başlanmış. İçinde Bizans ve Bizans sonrası döneme ait ikonalar, rahip giysileri, nadir el yazmaları ve kitaplar bulunuyor. Pazar günleri hariç her gün 09.00 ve 13.00 saatleri arasında ziyarete açık. Eğer özellikle Bizans tarihine, el yazması tarihi ve dini eserlere veya Bizans sanatına ilginiz varsa ziyaret edebilir, yoksa pas geçebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

1.5 Ermou Caddesi

Ermou Atina’da da Selanik’te de karşımıza çıkan bir cadde ismi o yüzden size de muhtemelen tanıdık gelecektir. Üçünün de ortak özelliği trafiğe kapalı alışveriş caddeleri olmaları. Limandan başlayıp Midilli Kalesi’ne kadar uzanan yol boyunca uzanan caddede zeytinyağından baharatlara, fırınlardan şarküterilere çeşit çeşit ürünler satan lokal dükkanlar var. Kafanızı kaldırdığınızda binaların güzelliği, indirdiğinizdeyse kısım kısım arnavut kaldırımın nostaljik havası hoşunuza gidiyor. Yürüdükçe değişen mimaride yer yer Osmanlı izlerini de görüyorsunuz. Az sonra bahsedeceğimiz Yeni Cami’ye de bu cadde üzerinde rastlayacaksınız. Özetle Ermou Caddesi, Midilli’nin atar damarlarından biri. Ayrıca Neo-gotik çan kulesiyle karakteristik bir görünüme sahip olan Agios Athanasios Metropoliti Kilisesi de bu caddenin sembollerinden biri sayılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

1.6 Yeni Cami

Midilli’nin çok kültürlü geçmişinin somut bir örneği olan Yeni Cami, Osmanlı döneminde adaya yapılan camilerden biri. 1826’da II. Mahmut döneminde yapımı tamamlanan camii adanın fethinden sonra buraya getirilen Müslüman halkın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Osmanlı dönemi Midilli Nazırı Kulaksızzade Mustafa Ağa tarafından yaptırılmış. Ayvalık’tan getirilen taşlarla 30 metre uzunluğunda inşa edilmiş fakat zamanla bakımsızlıktan neredeyse yarısı yıkılmış. Bugün gittiğinizde içine girmek her ne kadar mümkün olmasa da Ermou Caddesi üzerinde şöyle bir durup kemer ve sütunlarıyla etkileyici taş işçiliğini izleyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.7 Agios Athanasios Metropoliti Kilisesi

Ermou Caddesi üzerindeki Ortodoks kilisesi. İsmini adandığı aziz İskenderiyeli Athanasius’tan alıyor. En geç 17. yüzyılın başlarında inşa edildiği düşünülüyor. İçinde Rönesans esintili duvar resimleri ve Aziz Theodoros’un emanetleri bulunuyor. Dikkat çekici özelliği ise yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki gotik tasarımlı çan kulesi. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

1.8 Tarihi Osmanlı Hamamı

Yeni Cami’nin birkaç adım ötesinde bulunan Tarihi Hamam’ın da Midilli Nazırı Mustafa Ağa tarafından aynı yıllarda yaptırıldığı düşünülüyor. Klasik Osmanlı hamamı mimarisiyle tasarlanmış. Yeni Cami’nin aksine korunmuş ve restore edilmiş, hatta bazı kültür-sanat etkinliklerine ve sergilere ev sahipliği yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

1.9 Midilli Arkeoloji Müzesi

Fotoğraf Kaynak: KureCewlik81Archäologisches Museum Mytilini 09 – MosaikCC BY-SA 4.0

Midilli Arkeoloji Müzesi, nispeten yeni bir müze. Eskiden müze binası Argiri Eftalioti sokakta, 1912’de Vurnazu Ailesi için inşa edilmiş eklektik bir binada bulunuyormuş 1999’da bu yeni ve modern bina oluşturulmuş. Buradaki koleksiyon M.Ö. 3. ve M.S. 4. yüzyıl arası dönemi kapsıyor. Midilli’nin günlük yaşamını yansıtan mozaikler, kabartmalar, portreler ve heykellere rastlıyorsunuz. Salı günleri hariç her gün 08.30 ve 15.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

1.10 Adanın Merkezi Mytillini’de Denize Girilecek Yerler ve Plajlar

Tsamakia Plajı

– Tsamakia Plajı: Hemen kalenin altında, limanın yanında, feribotunuza binmeden önce merkezde gidebileceğiniz bir belediye plajı. Şezlong, şemsiye, duş ve tuvaletin de dahil olduğu makul bir ücret ile giriş yapıyorsunuz. Otopark, çocuk oyun alanları ve bir şeyler yiyip içebileceğiniz işletmesi mevcut. Çok özel bir denizi yok ama temiz. Zemini tamamen taşlık. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

– Paralia Agios Ermogenis: Merkeze güneye doğru arabayla 25 dakika mesafedeki mavi bayraklı bir plaj. Oldukça popüler ama küçük bir koy olduğu için geç saatlere kalırsanız yer bulamayabilirsiniz. Denizi temiz, berrak ve aynı zamanda en azından giriş kısmı kumluk. Bir işletme tarafından işletiliyor. Otoparkı, duşu, wc ve soyunma kabinleri var. Şezlong ve şemsiyeleri de ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

– Skala Mistegnon: Merkezin bu sefer 25 dakika kuzeyinde bulunan, çevresi çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı uzun bir plaj. Duş, soyunma kabini ve wc olanakları bulunuyor. Denizi hemen derinleşse de berrak ve oldukça temiz zaten mavi bayraklı. Çakıllı bir sahili var. Taverna seçeneklerine ek olarak bir mini market de yakınlarında bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

1.11 Adanın Merkezi Mytillini’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Kafeneion O Ermis

Kafeneion O Ermis: Duvarlardaki mitolojik tabloları, yer işlemeleri, aynalı duvarları ve ahşap masalarıyla merkezin en eski ve en nostaljik mekanı. Zamanında İzmir’de yaşayan sahibi, 1922’de gerçekleşen mübadeleyle Midilli’ye yerleşiyor. Geride 2 dükkan bırakıyor ve onların yerine de burayı alıyor. Hafızası ve hikayesi olan mekanlardan anlayacağınız. İster birer kahve içmeye ister yemeğe gelebilirsiniz. Porsiyonlar ideal ve fiyatları da makul. Şarapta ahtapotu ve kabak çiçeği dolması menünün yıldızlarından. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Diğer günlerde genelde kalabalık o yüzden rezervasyon yaptırmanız iyi olur. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

28 Bistro & Bar

28 Bistro & Bar: Yunan mutfağını dünya mutfağıyla füzyonlayıp ortaya yenilikçi lezzetler çıkaran bir bistro bar. Ayrıca vegan-vejetaryen seçenekleri de var. Ambiyansı özel günler ve kutlamalar için ideal. İnternet sitesinden kolaylıkla rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Burada yediğimiz her şey çok lezizdi. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Paratairon

Paratairon: Tuzda balık, ballı feta, gyros ve tavuk ızgara gibi geleneksel Yunan lezzetlerini bazı ufak modern dokunuşlarla sunan çok popüler bir restoran. Rezervasyon yaptırıp gitmek daha mantıklı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Aproopto

– Aproopto: Adanın popüler tavernalarından biri, çoğunlukla kalabalık bir ortama sahip. Sokak boyunca ufak masaları var, hepsi silme dolu oluyor. Akşamları buziki eşliğinde canlı müzik de oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

– To Frikton Lathos: Midilli merkezin ara sokaklarından birinde, kırmızı etten balığa, mezelerden salatalara herkese göre bir şeyler bulunabilecek bir menüsü olan esnaf lokantası tarzı, salaş bir lokanta. Porsiyonları büyük ve uygun fiyatlı. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

BOEM Ladadika

BOEM Ladadika: Adı gibi “bohem” bir ambiyansa sahip olan popüler bir taverna. Fakat geleneksel bir taverna gibi düşünmeyin, bütün o geleneksel lezzetler modern dokunuşlarla sunuluyor. Bir şeyler içmek istediğinde de gidilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Kojam Bar

Kojam Bar: Sarmaşıkların ve ağaçların deyim yerindeyse doğal bir çatı oluşturarak salaş bir atmosfer yarattığı küçük, sevimli ve oldukça popüler bir köşebaşı kafe-barı. Genelde caz ritimleri çalıyorlar ama bazen Dj performansları ya da canlı etkinlikler de olabiliyor. Eğer yoğun sezonda saat 20.00’den sonra giderseniz yer ayakta duracak bile yer bulmak çok zor. Açık ara Midilli merkezin hem en keyifli hem de ne popüler yeri. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

White Lab Speciality Coffee Shop

White Lab Speciality Coffee Shop: Ermou Caddesi’nde, İskandinav tarzı dekorasyona sahip küçük bir kahve dükkanı. Ayrıca evcil hayvan dostu bir mekan. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Alley Dog

Alley Dog: Midilli merkezde endüstriyel tasarımlı bir kahve dükkanı. Kahve seçeneklerine ek olarak özellikle kahvaltı ve brunch için tercih ediliyor ancak biz bu yönünü pek güçlü bulmadık bizce kahveleri güzel ama kahvaltılık seçenekler konusunda zayıflar. Vejetaryen ve vegan opsiyonları da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Peacock

– Peacock: Merkezin sevimli kafelerinden biri. Menüsünde daha çok kahvaltılık granolaları, pankekleri, ekmek üstü seçenekleri var. Burası aynı zamanda airbnb tarzda bir pansiyon ve tasarım dükkanı. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Loksa

Loksa: Kahvaltıya, öğle atıştırmasına veya akşam bir şeyler içmeye gelebileceğiniz bir cafe/bar. Bowl, granola gibi sağlıklı seçenekler arayanlar için de uygun seçenekler var menüsünde. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Moth Bar

Moth Bar: Merkezin kokteyl barlarından. Akşam saatleri her daim dolu. Yer kapmak istiyorsanız erken gitmelisiniz. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Home #itsafeeling

Home #itsafeeling: Hem bir restoran hem de kokteyl barı. Akşamları daha hareketli oluyor ama gündüzleri kahvaltıya bile gelebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Bobiras

Bobiras: Mekanlarla dolu Komninaki sokağında popüler bir bar. Her ne kadar bir bar olarak geçse de öğünlük tabaklar dahi yiyebileceğiniz çeşitli bir menüsü var. Salaş ama huzurlu bir atmosferi var. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Cubano

Cubano: Yine Komninaki sokağında, hem murallerle dolu dekorasyonunda hem menüsünde hem de müziklerinde Küba esintileri taşıyan popüler bir bar. Konum için tıklayı. Haritada 15 numara.

Mousiko Kafeneio

Mousiko Kafeneio: Komninaki sokağının başını tutan bir kahve-kahvaltı durağı. Kahvaltı menüsünde kruvasan arası seçenekler, sandviçler, ekmek üzeri lezzetler var. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

To Kastro

To Kastro: Midilli merkezin en klasik tavernalarından. Sokak başında güzel bir köşeyi tutuyor. Sokaktaki masalarını kapıp gelen geçene bakarak masanızı donatabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

– O Batis, Skala Mistegnon: Bir de Skala Mistegnon’dan da bir öneri verelim. O Batis deniz kenarına atılmış ahşap masaları olan salaş bir taverna. Yerel halk tarafından da sık sık tercih edilen bir yer. Menüsünde klasik deniz ürünleri var. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

1.12 Adanın Merkezi Mytillini’den Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Zaira Hotel $$: Merkezde, oldukça modern dizayn edilmiş 4 yıldızlı bir konaklama seçeneği. Tesiste yüzme havuzu ile her odada klima, özel banyo, deniz veya bahçe manzarası, tv ve wifi mevcut.

Lesvion Hotel $$: Limana 1 kilometre mesafede, sabahları kahvaltı servis eden bir şehir içi oteli. Kimi odaları denize bakıyor.

Elysion Hotel $$: Neapoli’de, deniz manzaralı odalar, yüzme havuzu, sabahları kahvaltı servisi sunan bir otel seçeneği.

The Zorbas Apartments $$: Her odasında klima, deniz veya şehir manzaralı balkon, mini mutfak ve özel banyo içeren aile odaları sunan bir işletme.

Oikies Small Elegant Houses $: Midilli Havalimanı’na yakın Neapoli’de, klimalı, özel balkonlu ve banyolu, minibarlı ve wifi donanımlı aile odaları sunan bir işletme.

Elia downtown eco house $: Tsamakia Plajı’na 1 kilometre mesafede yer alan bir daire seçeneği. 2 yatak odası, 1 banyo, oturma odası ve mutfak bulunuyor.

ISSA Lesvos $: Tsamakia Plajı’na 9 dakikalık yürüme mesafesinde, kahvaltı servisi olan, uygun fiyatlı bir daire seçeneği.

Peacock guest house $: Merkezin ara sokaklarından birinde, oturma odası, tam donanımlı bir mutfak ve balkon içeren tek yatak odalı bir daire.

#SimpliCity $: Modern döşenmiş bir stüdyo daire seçeneği. Dairede klima, mini mutfak, balkon, çamaşır makinesi, mutfak, banyo ve tv mevcut.

2. Midilli Adası’nın Kuzeyinde Gezilecek Yerler

Midilli’nin kuzeyi kesinlikle merkezden 1-1,5 saat yol yapmaya değecek türden güzel noktalarla dolu. Başta adanın en romantik yeri diyeceğimiz Molyvos olmak üzere, Skala Sikamineas, Eresos, Mantamados, Sigri her biri kendine has karakteristik özellikleri olan apayrı güzel yerleşimler.

2.1 Molyvos (Mithymna)


Adanın en kuzeyinde kalan, bir diğer adı Mithymna olan Molyvos, bizce en güzel noktası. İsmini Midilli’yi yöneten ilk kral Makaras’ın kızı Methymna’dan aldığı düşünülüyor. Tarih boyunca Bizans tarafından da Osmanlı tarafından da yönetilmiş. Osmanlı döneminde Methymna olan adı değişip Molyvos olmuş hatta. Kiremit çatılı taş evleri, renkli dükkanlarla dolu Arnavut kaldırımlı, yokuşlu sokakları, kalesinden müthiş gün batımı manzaraları, sakin denizi ve keyifli mekanları ile adanın mutlaka konaklamanızı ve koşturmadan, doya doya yaşamanızı önereceğimiz yerlerinden. Burada mutlaka diyeceklerimiz ise şöyle:

2.1.1 Molyvos’un Arnavut Kaldırımlı Sokaklarında Dolaşın

Molyvos’ta yapılacak en güzel şeylerden biri çeşit çeşit tezgahlar, dükkanlar, mekanlar, miskin kediler ve taş Rum evleri ile dolu Molyvos sokaklarında kaybolmak. Biraz yokuşlu ama zaman ayırmaya kesinlikle değer.

2.1.2 Molyvos Kalesi’ne Çıkıp Güneşi Batırın

Doğu Akdeniz’in en iyi korunmuş Orta Çağ kalelerinden biri olan ve kasabanın silüetinin en önemli figürü sayılabilecek Molyvos Kalesi, adanın ikinci en büyük kalesi. 1300’lerde yani Bizans döneminde yöreye özgü kahverengi-kırmızı kiremitler kullanılarak yapılmış 70 metrelik surlardan oluşuyor. Bizans döneminde antik surların üzerine temeli atılmış, Ceneviz döneminde Gattilusio Ailesi tarafından genişletilmiş ve 1462 sonrasında da Osmanlı’nın eklemeleri olmuş. Yapısal olarak kare ve yuvarlak formlu 10 adet kuleden, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı etkilerinin bir arada görüldüğü üçlü giriş kapısından ve çift yöne bakan penceresiyle bir Başkule’den oluşuyor. Salı günleri ziyarete kapalı, kalan günlerde 08.30 ve 15.30 arasında gidilebilir. Yemekten önce güneşin batışını yakalamak için Molyvos sokaklarından geçe geçe ön kapıdan kaleye ulaşmanızı tavsiye ederiz ancak arka kapının bir bölümüne kadar araçla da gelebiliyorsunuz. Giriş kısmında dinlenmek, gün batımını izlemek veya bir şeyler yiyip içmek için iki mekan da var. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

2.1.3 Gün Batımına Karşı Bir Şeyler İçin

Congas Bar

Gün batımını Molyvos Kalesi’nden yakalamayacaksanız, Molyvos’un keyifli barlarından da yakalayabilirsiniz. Eğer deniz kenarında olayım derseniz favorimiz Congas Bar. Eğer daha yukarıdan göz hizasında kalayım derseniz yola masa atan Pirates Bar’ın sandalyelerini tercih edebilirsiniz. İkisinin de bilgilerini hemen 2.12 maddesindeki yeme-içme bölümünde bulabilirsiniz.

2.1.4 Hem Liman Bölgesi’ndeki Hem De Manzaralı Balkonlu Mekanlarda Yemek Yiyin

Molyvos’ta mekanlar ya biraz aşağıdaki liman bölgesinde denize sıfır ya da kaleye çıkan yokuşlu ve manzaralı sokaklarda kümeleniyor. Bizce bir öğününüzü liman bölgesindeki mekanlara bir öğününüzü de püfür püfür esen küçük balkonları olan, manzaraya tepeden bakan mekanlara ayırın. İkisinin de modları çok farklı ama ikisi de çok güzel. Yine ikisinden de önerilerimizi 2.12 maddesindeki yeme-içme bölümünde bulabilirsiniz.

2.2 Petra

Petra için Molyvos’un komşu kasabası diyebiliriz. Ona sadece 10 dakika mesafede kalan, geniş bir kıyı şeridine sahip, yazlıkçı tipi bir sahil kasabası Petra. Bizce ne Molyvos gibi bozulmadan kalmış otantik bir dokusu var ne de genellikle dalgalı olan denizi ahım şahım. Yine de sahil kenarındaki geleneksel tavernaları ve daha geniş geniş oturmalık beach tipi işletmelerin yoğun olduğu sahili için gelinebilir. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Kendine has bir kilisesi de var, o da Panagia Glykofilousa Kilisesi. Hem Ege Denizi’ne hem de çevre köylerin panoramik görüntüsüne hakim. Yüksek bir taş üstündeki konumuna 141 basamakla ulaşılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

2.3 Mantamados Köyü ve Taksiarhis Manastırı

Midilli şirin yerleşimler ve dağ köyleri açısından zengin bir ada değil belki ama yine de en azından görmeden geçmeyin diyeceğimiz birkaç noktası var. Mantamados Köyü de bunlardan biri. Bu köy doğal zeytinyağı üretimi ve mandıracılık faaliyetleri ile öne çıkıyor. Ayrıca köy seramik üretimi ile ünlü. Hatta öğrendiğimize göre bir seramik festivali bile varmış. Köyün içlerine doğru girerseniz seramik dükkanları ve sakin kafeler bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Ancak burayı asıl meşhur yapan yer Baş Melek Mikail’e adanmış Taksiarhis Manastırı. Önemini şöyle anlatalım, kendisi sadece Midilli’nin değil tüm Yunanistan’ın en önemli manastırlarından biri olarak kabul ediliyor. Rivayete göre Midilli’ye saldıran korsanlar, bazı yerlerde Osmanlı askerleri deniyor, bu manastıra da uğruyor ve tüm keşişleri öldürüyor. Ama içlerinden biri kurtuluyor. Korsanlar sonradan fark edip ona doğru yöneldiklerinde de gökyüzünde kılıçlı bir şekilde Başmelek Mikail beliriyor ve hepsini korkutup kaçırıyor. Kurtulan keşiş arkadaşlarının kanlı toprağıyla Başmelek Mikail’in suretini yapmaya çalışıyor. Sonucunda da günümüze kadar gelen ve hala kutsal sayılan toprak ikon ortaya çıkıyor. Bu nedenle Başmelek Mikail adanın koruyucu azizi, Bizans Dönemi’nde yapılmış bu manastır da Yunanistan’daki en önemli haç merkezlerinden biri kabul ediliyor. Mikail’den dilekler dileniyor ve yeterinde temiz kalpliyseniz dileğinizin olacağına inanılıyor. Yine efsaneye göre Mikail dilekleri gerçekleştirmeye metal ayakkabılarla gidermiş. Bu yüzden insanlar buraya metal ayakkabı bırakıp sonra gelip burada olup olmadığını kontrol ediyor, ayakkabıları görüp şaşırmayın.

Ayrıca tüm bu dini arka plana ek olarak manastırın gastronomik bir özelliği de var; ballı yoğurdu. Siz de manastır bahçesindeki küçük cafede Mantamados üretimi yoğurt üzerine bal veya lokma tatlısı ile mola verebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

2.4 Skala Sikamineas ve Panagia Gorgona

Skala Sikamineas adanın en pitoresk balıkçı kasabası. Türkiye’ye en yakın konumunda bulunuyor zira limanından Assos’a bakıyor. Toplam 2 taverna, 1 cafeden ve birkaç hediyelik eşya dükkanından oluşan çok minik bir yer ancak en çok da “Denizkızı Meryem” anlamına gelen, kayalıkların üzerine konuşlamış, küçük, beyaz kilisesi Panagia Gorgona ile ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Kilise yerel balıkçıların ibadet etmesi için kurulmuş bir şapel aslında ama Midilli’de doğup büyümüş bir yazar olan Stratos Myrivilis’in The Mermaid Madonna kitabının da esin kaynağı olduğu için de edebiyat dünyasında çok ünlü. Zaten yazarın dünyanın dört bir yanından gelen hayranları tarafından da adanın en çok ziyaret edilen noktalarından.

Kilisenin isminin Denizkızı Meryem olmasının sebebi ise rivayete göre vakti zamanında burada kaybolan denizcileri denizkızı kılığına girmiş Meryem Ana’nın kurtarmış olması. Bu inanışa ithafen yerel bir ressam tarafından kilisenin içine yapılan fresk de çok etkileyici. Sanatçı Hristiyan inancını ve Antik Yunan geleneğini birleştirerek Meryem Ana’yı bir denizkızı şeklinde tasvir etmiş. Buna ek olarak kayalıklarda da bir deniz kızı heykeli var. Yazar Stratos Myrivilis’e de ilham olmuş bu kiliseyi kitabı The Mermaid Madonna’yı okuduktan sonra ziyaret etmek de etkileyici olacaktır eminiz. Ayrıca burada çok popüler Mouria tou Mirivili isimli bir restoran da var ki sadece onun yüzünden bu kasabaya gelenler oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

2.5 Sigri ve Taşlaşmış Orman Müzesi

Sigri Midilli’nin en batı tarafında kalan bir balıkçı köyü. İsmininin ya İtalyanca “sicuro” (güvenli) kelimesinden ya da Yunanca “sigrya” (sıtma) kelimesinden geldiği düşünülüyor. Sosyal imkanlar açısından adanın diğer kısımlarına göre daha limitli fakat zaten asıl olayı doğal güzellikleri. Milyonlarca yıl içinde bölgede volkanik patlamalarla taşlaşmış dev ağaç gövdelerini sergileyen Taşlaşmış Orman Doğal Tarih Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Sakin sahili de yerellere karışmak ve bir denize atlayıp çıkmak için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Sigri ve çevresinde 286 dönümlük bir alana yayılan fosil ormanın, yaklaşık 15-20 milyon yıl önce meydana geldiği tahmin ediliyor. UNESCO’nun koruma altına aldığı alanda halen daha çalışmalar devam ediyor. Hem kazı alanını hem de müzede alandan çıkarılanları görebiliyorsunuz. Yaklaşık 9 metre çapında, 15-20 milyon yıl öncesine ait fosil bir ağaç görmek oldukça farklı bir deneyim.

Taşlanmış Orman Müzesi, dünyada bir benzerine de İtalya’daki Pompei’de rastlandığı şekliyle Sigri’de volkanik patlamaların deyim yerindeyse “dondurduğu” bir ormanın korunması amacıyla 1994 yılında kurulmuş. Buradaki taşlaşmış orman da Küresel Jeopark Ağı üyesi olarak UNESCO koruması altında. 20 milyon yıllık devasa fosil ağaçların, kökleriyle birlikte korunmuş sekoya gövdelerinin, lav akıntılarının 3D simülasyonlarının ve artırılmış gerçeklik deneyimi yaşatan uygulamaların hepsini bu müzede görebiliyorsunuz. Her gün 08.00 ve 16.00 saatlerinde ziyarete açık. Biletler online olarak internet sitesi üzerinden alınabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

2.6 Antik Yunan’ın Lirik Şairi Sappho’nun Köyü Eresou (Eresos)

Trulos ve Lebor isimli iki tepenin arasında kalan Eresou veya Eresos, Antik Dönem’in bilinen en önemli kadın lirik şairlerinden Sappho’nun beraberinde filozof Theophrastus’un da doğum yeri. Kuruluşu Midilli’nin ilk kralı Makar’ın oğlu Eressos tarafından olduğu için ismi ondan geliyor. Eresos, Peloponnes Savaşı’nda taraf değiştirdiği için tarihe ismini kazımış, ayrıca Roma döneminde Roma vatandaşlarının yerleştiği de önemli bir sahil kentiymiş. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

2.7 Termal Sularıyla Ünlü Eftalaou

Eftalaou, zeytin ağaçlarıyla kaplı tepeleri, doğal güzellikleri ve şifalı sularıyla adanın kuzeyinde bulunan bir sahil kasabası. Beyaz çakıl taşlarıyla kaplı plajı ve Antik dönemden kalma kaplıcaları ile en çok yabancı turistlerin tercihi. Kaplıcaların romatizma ve bel ağrısı gibi kronik hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. Doğru mudur değil midir bilemeyiz ancak kalabalık benden uzak olsun diyorsanız tercih edebileceğiniz sakin bir kaçış noktası gibi. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

2.8 Agia Paraskevi Köyü ve Sanayi Zeytinyağı Üretimi Müzesi

Adanın kuzeyinde kalan Agia Paraskevi Köyü’nde bulunan “Museum of Industrial Olive Oil Production in Greece” zeytinin bir meyveden ziyade, medeniyetin fark edilmeyen gizli aktörü olduğunu anlatıyor bize. 19. ve 20. yüzyılın başlarında yağhane olarak kullanılan bir binanın 2004’te müzeye dönüştürülmesiyle bugünkü işlevini kazanmış. İçinde zeytinin granit taş değirmenlerde ezilmesinden hidrolik preslere girmesine ve en sonda ayrılmasına tanık oluyorsunuz. Ayrıca sadece bir gözlemci olarak değil, hem yetişkinler hem de çocuklar için yapılmış etkileşimli aktivitelerle zeytinin zeytinyağına dönüşme sürecine katılıyorsunuz. Müze salı günleri kapalı, kalan günlerde 10:00 ve 18:00 saatlerinde ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

2.9 Skala Kalloni

Skala Kalloni için modern bir balıkçı kasabası diyebiliriz. Modern dedik ama bölge Orta Çağ ve Bizans Dönemi’lerinden kalma çok sayıda antik kalıntı içeriyor yani aslında köklü bir yerleşim. Güneyinde denize girmek için güzel bir plajı var ama doğru zamanı yakalarsanız bir dürbüne ihtiyacınız olabilir. Çünkü kuşların göç noktası olan Kalloni, yılın belirli vakitlerinde kuş gözlemcilerini de ağırlıyor. Bir de eğer sardalya seviyorsanız mutlaka buradan geçmelisiniz. Adanın meşhur sardalyaları buradan çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

2.10 Saint Ignatios Manastırı

Kalloni’ye yakın, Başmelek Mikail’e admış Saint Ignatios Manastırı, Bizans Dönemi’nde kurulmuş ve Osmanlı’nın 1462’deki fethine kadar işlevselliğini devam ettirmiş, sonrasında 1526’da tekrar açılmış bir Ortodoks manastırı. Midilli’nin en büyük ve en önemli manastırı. Bugün nadir bulunan dini kitap ve el yazmaları, elbette teolojik eserler, kutsal ikonalar içeriyor. 200’den fazla şapeli var ve yapmaya da devam ediyorlarmış. Her sene ekimin ilk haftasında kutsal sayılan bir festivalleri oluyor bu yüzden hacı adaylarıyla kalabalık oluyor. Çeşitli stantlar ve yemeklerle şenlik havasında geçiyormuş. Belki denk gelirsiniz. Giriş ücretsiz ama özel gün ve bayramlarda kapalı oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

2.11 Midilli Adası’nın Kuzeyinde Denize Girilecek Yerler ve Plajlar

– Molyvos Plajı: Molyvos kasabasının sahil kısmı. Dar bir sahil hattına sahip olduğu için korunaklı bir koy gibi dalgasız bir denizi var. Plajı taşlık ama denizde biraz açıldıkça kum zemine dönüşüyor. Suyu ise berrak ve tertemiz. Zaten adadaki mavi bayraklı plajlardan. Makul bir fiyata şezlong ve şemsiyeleri kiralayabiliyorsunuz. Biraz ilerideki Congas Beach Bar’dan da denize girebilirsiniz ancak burada şezlong bulunmuyor, plajın kenarındaki koltukları kullanabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

– Petra Plajı: Adanın en kuzeyinde samimi bir tatil beldesi olan Petra’nın geniş uzanan sahili. Tüm sahilde deniz yer yer taşlık olsa da genel olarak kumlu bir zeminden oluşuyor. Denizi rüzgarlı havalarda şiddetli dalgalı oluyor. İşletmeleri tercih ederseniz şemsiye ve şezlongları ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Soyuma kabini ve duşlar mevcut. Sahil boyunca bolca restoran ve taverna da var. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

– Skala Eresou Plajı: Adanın en kuzey batısında, çakıl taşlı uzun bir kumsala sahip, işletmelerce zengin bir plaj. Denizde ilerledikçe de zemin kuma dönüşüyor. Kendi şemsiye ve şezlonglarınızla gidebileceğiniz gibi sıra sıra uzanmış işletmelerden de bu konuda yararlanabilirsiniz. Duş, şezlong gibi konularda sıkıntı yaşamıyorsunuz, işletmeler plaja da servis yapıyorlar. Park yeri sorun olmuyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

– Sigri Plajı: Yine adanın en kuzeybatısında kalan, taşlaşmış ormanı ile ünlü Sigri kasabasının halk plajı. Temiz, sakin ve küçük bir koy olduğu için büyük dalgalar ve şiddetli rüzgarlar yok. Zemini kum, birkaç sıra şezlonga ve şemsiyeye sahip. Makul bir ücret karşılığında kullanabiliyorsunuz. Soyunma kabinleri ve duşlar bulunuyor. Ayrıca koyda bir şeyler yenebilecek bir restoran da var. Daha çok çocuklu aileler ve yereller tarafından tercih ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

– Skala Sikamineas Plajı: Kayalıkların üstündeki Panagia Gorgona kilisesine ve küçük bir balıkçı kasabası limanına bakan koy. Kafe ve tavernalarla çevrili koyun suyu berrak, plajı kum ve çakıl taşı karışık türden. Deniz ayakkabısına, kendi şezlong ve şemsiyenize ihtiyacınız olacak. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

– Anaxos Plajı: Petra’dan hemen sonra gelen tatil beldesi Anaxos’ta bulunan uzun bir sahil. Plajı kumluk bir zemine sahip, denizi de berrak ve sığ. Bu yüzden çocuklar için oldukça güvenli. Şemsiye ve şezlong hizmeti alabileceğiniz pek çok plaj işletmesine ek olarak çevresine pek çok taverna ve restoran da var. Elbette “kendi havlumu atıp denize gireceğim!” diyecekler için ücretsiz bir kısma da sahip. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

– Eftalou Plajları: Molyvos’a arabayla 10 dakika mesafedeki Eftalou Plajı bu bölgedeki sakin ve daha az popüler plaj seçeneklerinden. Hem çakıl hem kayalık karışık bir plajı var. O yüzden plaj ayakkabınızı alsanız iyi olur. Denizi çok berrak. Bu plajı diğerlerinden ayıran bir özellik ise burada doğal kaynak sularının bulunması. Arka arkaya birkaç koydan oluşuyor ilk koyda plaj işletmeleri var, ikinci koy daha bakir, üçüncü koyda ise termal sular var. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

– Kagia Plajı: Skala Sikaminias’tan arabayla beş dakikada ulaşabileceğiniz tamamen bakir bir koy. Denize giriş kısmı oldukça çakıllı o yüzden deniz ayakkabısı gerekli olabilir. Soyunma kabinleri ve duşlar mevcut. Çevresinde iki adet restoran ve taverna da var. Ayrıca ağaçların gölgelediği ferah bir plaj, bu sebeple şemsiyeniz yoksa da üzülmeyin. Gerçek sakinlik arayanların ve yerellerin tercihi. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

– Tsonia Plajı: Adanın kuzeydoğusundaki plaj seçeneklerinden biri. Kırmızı kumlu-taşlı bir zemini var. Denizi berrak ve nispeten ılık. Koyda otopark, duşlar, soyunma kabinleri, şezlong ve şemsiye gibi imkanlar sunan birkaç işletme de var. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

– Tsichranta Plajı: Daha çok yerli halkın ve balıkçıların geldiği, Anaxos yakınlarındaki bir plaj. Huzurlu, sessiz ve bakir bir plaj. Zemini kumla karışık küçük çakıl taşlarından oluşuyor. Çevresinde iki taverna var. O tavernalar da bir şeyler yiyip içtiğiniz sürece şezlong ve şemsiye sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

2.12 Midilli Adası’nın Kuzeyinden Yeme-İçme Önerilerimiz

Congas Beach Bar

Congas Beach Bar, Molyvos: Tüm adadaki favori noktalarımızdan. Molivos’ta tropikal esintiler taşıyan popüler bir beach bar. Hemen önünden denize girip çıkmak, bir yandan da hoş bir mekanda takılabilmek adına iyi bir seçenek. Hem geç saatte hem gündüz gidebileceğiniz mekan tüm günü denizde geçirmek için ideal ve canlı etkinlikler olduğunda da kalabalıklaşıyor. Dj performansları da oluyor. Yalnız burada şezlong şemsiye hizmeti beklemeyin plaj kısmı çok dar olduğu için onlar yok. Denize girip bar bölümünde takılabilirsiniz. Gün batımı saatleri manzara harika oluyor. Her gün 10:00’dan 03:00’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Symposion

Symposion, Molyvos: Molivos’taki ikinci favori mekanımız da merdivenlerine oturup akşam üzeri bir şeyler içmeyi çok sevdiğimiz Symposion. Ahşap sandalyeleri ve minik barıyla tam bir ada mekanı. Küçük bir yer ama içerde ve dışarda oturma alanı var. Sabah kahve içenlere de rastlayabilirsiniz çünkü mekan 10.00’da açılıyor ve 02.00’ye dek devam ediyor. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Pirates Bar

Pirates Café, Molyvos: Molivos’ta, gün batımına karşı sokağa attığı minderli ahşap sandalyeleri ile adanın en popüler yemek öncesi mekanlarından. Sokakta gelen geçen insanları seyretmek çok keyifli. Gün batımını görmek için en güzel noktalardan biri. Her gün 18:00’den 03:00’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Octopus

The Octopus Restaurant, Molyvos Liman: Midilli’ye gideceğim dediğinizde birileri kulağınıza mutlaka The Octopus’a gitmenizi fısıldayacaktır. Kendisi Molyvos Limanı’nın en popüler restoranı. Denize sıfır olması ve Molivos kalesi manzarasıyla etkileyici bir konuma sahip. Tazecik balıklar, zeytinyağlılar, deniz mahsülleri ile çok geniş bir menüsü var. Özellikle de kabak çiçeği kızartması başarılı. Rezervasyon şart çünkü fazlasıyla popüler. Websitesinden kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Güneşte kurutulmuş ahtapot bizim damak zevkimize göre biraz sertti ancak sarımsaklı hardal soslu karides çok lezizdi. Yalnız popülariteden olacak adanın geri kalanına göre fiyatlar burada daha yüksek. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

VOLTA by LESVOS, Molyvos: Molyvos’ta, otantik Yunan lezzetlerinin modern dokunuşlarla servis edildiği deniz manzaralı bir restoran. Rezervasyon yapıp gün batımını gören balkonundan yer kapmaya bakın. Burada yediğimiz her şey, servis, ilgi alaka çok başarılıydı. Özellikle de Greek Salad’a kendi yorumlarını katmalarını ve kabuklu ızgara karideslerini çok sevdik. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Martin’s Restaurant

Martin’s Restaurant, Molyvos: Adanın aile işletmesi restoranlarından. Pötikareli, ahşap, yol kenarı ve manzaralı masalarını kapabilirseniz  şanslısınız çünkü rezervasyon kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Limanaki, Molyvos Liman: Molyvos limanındaki restoranlardan bir diğer alternatif. Meze ve salatalarının yanında taze deniz ürünleri ile sakin vakit geçirebileceğiniz, fonda tatlı müzikler çalan bir mekan. Haftanın her günü de açık. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Tropicana Platanos

Tropicana Platanos, Molyvos: Limandan biraz uzaklaşalım, Molyvos’un ara sokaklarına girelim derseniz Tropicano Platanos’a doğru yol alabilirsiniz. Andreas Kyriakou Meydanı’ndaki büyükçe bir ağacın altında, daha çok yerel halk tarafından gidilen aile işletmesi bir taverna. Menüsünde geleneksel ada lezzetleri var ama elbette deniz mahsülleri denemeniz gerekenlerden. Talep gören bir yer olduğu için rezervasyon yaptırıp gitmek gerek. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Nisi Restaurant

Nisi Restaurant, Molyvos: Andreas Kyriakou Meydanı’nda bulunan bir restoran. Kopenhag deneyimi bulunan iki genç şef tarafından lokal ve kaliteli malzemelerle hazırlanan, taze makarna, ballı susamlı peynir, ekşili tavuk veya geleneksel sosis tabağı gibi daha uluslararası bir menü sunuyorlar.  Rezervasyon yaptırıp gitmek faydalı olur. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Misirlou

Misirlou, Molyvos Liman: Molyvos’un liman tarafında, otantik bir taş binada, manzarası güzel olan seçeneklerden biri. Genişce bir balkon alanı var. Menüsünde klasik ada seçeneklerindense daha çok fast food tarzı hamburger, wrapler, makarnalar var. Bunun dışında meze gibi daha hafif şeyler de seçebilirsiniz. Haftanın her günü 10-00.00 arası açık. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Café-Brasserie Bazaar, Molyvos Liman: Molyvos rıhtımının arkasında, bir yanıyla Molivos Kalesi’ni bir yanıyla da tekneleri gören hoş atmosferli bir işletme. Menüsünde dünya mutfağından seçenekler var. 09-14.00 arası daha çok kahve modunda bir yer sonrasında 17.00’ye dek kapanıyorlar. Akşam servisinde daha çok mezeciye dönüşüyor. Haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

The Blue Fox

The Blue Fox, Molyvos: Molyvos’un ünlü tatlıcısı. Deniz manzaralı hoş bir terası var. Dondurması ve limonlu tartı oldukça popüler. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Fuga Wine Bar

Fuga Wine Bar, Molyvos: Molyvos’un şarap barı. Deniz manzarasını gören bir konumda, özellikle gün batımında hoş bir atmosferi var. Menüsü de oldukça geniş. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Byzantino

Byzantino, Molyvos: Molyvos Kalesi’nin hemen dibinde bir kafe-restoran. İster bir şeyler atıştırmak, ister de kahvaltı veya akşam yemeği gibi ana öğünler için tercih edilebilir. Bizce yemeğe değil de akşamları gün batımı saatlerinde bir şeyler içmek için gelinebilir. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Panorama

– Panorama, Molyvos: Molyvos Kalesi’nin çıkışında kalan bir kafe. Adının hakkını veren panoramik bir gün batımı manzarası sunuyor. Atıştırmalık yiyecekler de var. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Le Grand Bleu

– Le Grand Bleu, Molyvos Liman: Liman tarafında bulunan bir diğer restoran alternatifi. Burdaki restoranlar arasında Octopus yıllardır isim yapmış olduğu için haliyle yer kapma önceliği onda oluyor ama deniz mahsulleri, Saganakiler, kızartmalar her yerde başarılı zaten o nedenle de burayı da tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

The Captain’s Table

The Captain’s Table, Molyvos Liman: Molyvos’un bir diğer liman restoranı. Limanın biraz sonlarında kaldığı için gözden kaçabiliyor ancak emin olun limandaki diğer seçeneklerle aynı kalite ve lezzeti yakalıyor. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Molyvos Stars Restaurant

Molyvos Stars Restaurant, Molyvos: Molyvos’un eski şehrinin kaldırımlı sokaklarının birinde yüksekçe bir konumda bulunan, deniz manzaralı bir restoran. Menüsü otantik Yunan yemeklerinden oluşuyor. Özellikle balkon kısmında oturmak istiyorsanız önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Bakery

Bakery, Molyvos: Molyvos Kalesi’ne çıkan sokakların birinde, tarihi bir taş binada bulunan yerel fırın. Ekmekten kruvasana, tarçınlı çörekten turtalara çeşit çeşit unlu mamule sahip. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Molly’s Bar, Molyvos Liman: Limanı yukarıdan gören minik bir balkonu olan bar seçeneği. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

Women’s Cooperative of Petra

– Women’s Cooperative of Petra, Petra: Petra’da yemek için en güzel seçeneklerden. Kooperatif 1900 sonlarında bakanlık yardımıyla kurulmuş ve kadınlar da burayı gelir elde etmek için işletmeye başlamış. Binası ve manzarası oldukça güzel, hele gün batımında ayrı bir güzelleşiyor. Kabak çiçeği dolması, mezeler, salataları ve tabii karides, kalamar, ahtapot gibi deniz ürünleri var. Kışın kapalı oluyorlar ve yazın haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

Bake & Cake

Bake & Cake, Petra: Petra Sahili üzerinde bulunan kafelerden biri. Deniz manzaralı kahve keyfi yapabilmenin yanında kruvasan sandviçleri ve pankekleriyle kahvaltı için de uygun olabilir. Çok büyük bir yer değil, birkaç masası var. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

O Gavrilos

O Gavrilos, Petra: Petra anayolu üstünde, denize ve gün batımı manzarasına tepeden bakan bir dağ restoranı. Kuzu pirzolası başta olmak üzere et çeşitleri, manzarası ve ambiyansı ile oldukça popüler. Bu sebeple gitmeden Facebook üzerinden rezervasyon yaptırmanız tavsiye. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Thalassa, Petra: Petra Plajı üzerindeki işletmelerden biri. İster önünden gündüz denize girmeye ister akşam güneşin batışına karşı yemek yemeğe gelebilirsiniz. Denize diye geldiyseniz, bir şeyler yiyip içtiyseniz restoranın önündeki şezlongları ve şemsiyeleri ücretsiz kullanabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Kalderimi, Petra: Eski şehirden sahile doğru yürürken karşınıza çıkacak bir gyros restoranı. Izgara etler, salata, makarna ve ana yemek çeşitleri bulmak da mümkün. Büyük bir bahçede bolca oturma alanı bulunan uygun fiyatlı bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

I Mouria tou Mirivili

– I Mouria tou Mirivili, Skala Sikamineas: Skala Sikamineas’ın ünlü restoranı. “Mirivilis’in dut ağaçları” anlamına gelen ismi Midillili yazar Stratis Mirivilis’ten geliyor. Panagia Gorgona kilisesini de gören bir liman manzarasına sahip. Kalloni sardalyası, karides saganaki ve ahtopot ızgarası ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

Anemoessa Restaurant

– Anemoessa Restaurant, Skala Sikamineas: Skala Sikamineas’ın tatlı balıkçı kasabası atmosferinde tercih edebileceğiniz bir başka restoran. Kendisi Panagia Gorgona kilisesinin hemen dibinde bulunuyor. Ahtopotu, karidesi ve mezeleri önerilen lezzetleri arasında. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

– Kagia Fish Taverna, Skala Sikamineas: Sahile atılmış masalarıyla daha çok yerlilerin tercih ettiği aile işletmesi bir taverna. Geleneksel mezelerin yanı sıra ızgara deniz mahsulleri için nokta atışı bir tercih olacaktır. Ayrıca plaja erişimi olmasıyla denize de girebiliyorsunuz fakat şezlong sağlamıyor. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

– Wave Taverna, Skala Sikamineas: Skala Sikamineas iskelesine yürüyerek on dakikada ulaşılabilecek bir konumda bulunan aile işletmesi taverna. Denizin hemen kıyısında, aile evinizin bahçesinde ya da pikniğe gitmiş gibi hissedebileceğiniz bir atmosfer var. Arkada geleneksel Yunan şarkılarının çaldığı, ağaçların altında ahşap masalarının olduğu, deniz manzaralı oldukça lokal bir işletme. Menüsündeki mezelere eşlik edecek çeşit çeşit deniz ürünü var. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

Poseidon

Poseidon, Kagia: Kagia Plajı’nda bulunan geleneksel bir taverna. Samimi ve sakin bir atmosferi var.  Deniz kenarında, ağaçlarla çevrili olan atmosferik bir işletme. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Remezzo Restaurant, Sigri: Sigri Kalesi’nin hemen dibinde bulunan ve manzara, müzik ve ambiyansın bir ara olduğu bir restoran. Başta sardalya ve kalamar olmak üzere deniz mahsulleri menüsünde bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Parasol

Parasol, Skala Eresou: Plajı kenarında 1997’den beri hizmet veren bir kokteyl bar. Tropikal ada estetiğiyle dekore edilmiş. Canlı dj etkinlikleri de düzenleniyor. Menüsünde Meksika mutfağından tacos, guacamole, nachos gibi seçenekler de var. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Aigaío

– Aigaío, Skala Eresou: Skala Eresou meydanında, mavi sandalyeleri ile dikkatinizi hemen çekecek popüler bir restoran. Karides, ahtopot ve kalamar gibi lezzetleri deniz kenarında yiyebilme fırsatı sunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

TO KENTRO 1904

TO KENTRO 1904, Mantamados: Aziz Vassiliou Kilisesi’nin karşısında bulunan ve 1904’ten beri hizmet veren tarihi bir kafe. Burasının imza yiyeceği için ballı manda yoğurdu diyebiliriz. Tabii bunlara ek olarak sandviç ve burger gibi aperatifler de bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

2.13 Midilli Adası’nın Kuzeyinden Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Lesvos Tower House Komninos $$: Sigri’de, yüzme havuzu ve yemyeşil bir bahçeye sahip bir villa. İçinde klima, mini mutfak ve özel banyo bulunuyor.

Niki Luxury Apartments Niki Suites $$: Petra’da, özel balkon ve teraslara sahip yetişkinlere özel daireler sunuyor. Her dairede klima, banyo ve tam donanımlı mutfak mevcut. Kahvaltı servisi de var.

Eressian Hotel & Hammam Spa $: Eresos’ta, deniz manzaralı, balkonlu ve teraslı odalar, spa olanakları, kapalı yüzme havuzu, masaj hizmetleri sunan bir otel seçeneği.

Ιρις $$: Molyvos’ta, her biriminde klima, banyo ve bahçe veya dağ manzaralı balkonu olan 1 yıldızlı bir otel. Sabahları kontinental açık büfe kahvaltı sunuyor.

Molivos Castle Apartments $: Molyvos’ta, manzaralı bir yüzme havuzu ve yemyeşil bir bahçe sunan, her dairesinde klima, banyo ve tam donanımlı bir mutfak bulunan bir daire işletmesi.

Aphrodite Hotel $: Sahile yakın, bir havuzu ve 2 restoranı bulunan, deniz veya dağ manzaralı odaları olan, her sabah açık büfe kahvaltı sunan bir otel seçeneği.

3. Midili Adası’nın Güneyinde Gezilecek Yerler

Midilli’nin güneyi en çok da berrak denizleri, salaş plajları, tatlı dağ köyleri, kilometrelerce kesintisiz uzanan kumsalları ile meşhur. Kesinlikle adanın kaçırmayın diyeceğimiz yerlerinden bazıları da burada. O yüzden güneye de zaman ayırıp hakkını vermelisiniz.

3.1 Plomari ve Uzo Müzesi

Zeytinyağlı sabunları, geleneksel taş evleri ve elbette ki Uzo’suyla otantik bir Ege kasabası Plomari. Ayrıca Midilli’nin merkez Mytillini’den sonra ikinci büyük şehri. Yunan ve Osmanlı izlerini taşıyan taş evli dar sokaklarına ek olarak 19. yüzyıldan kalma tersaneleri ve sabun üretim fabrikaları da şehre farklı bir doku ekliyor. Merkezinde lokal bir kafenioda kahve içmek, Uzo Müzesi’ne uğradıktan sonra butik bir mağazadan el yapımı sabun olmak ve masmavi denizine girmek Plomari’de yapılacaklar arasında. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Aynı zamanda ünlü Barbayanni markasının fabrikası olan Uzo Müzesi de adından da anlaşılacağı gibi Yunanistan’ın milli içkisi Uzo’nun hikayesini ve yapımını gözler önüne seriyor. 1894’te İsidoros Arvanitis tarafından kurulan müzede “Plomari Uzosu” denen spesifik türün nasıl yapıldığını, damıtılıdığını, hangi malzemelerin kullanıldığını ve şişeleme-ambalajlama gibi süreçleri görüyorsunuz. İçeri girdiğiniz anda hafif bir anason kokusunun size merhaba diyeceği müzede her saat başı 12 kişilik gruplar halinde rehberli tur oluyor. Sadece gittiğiniz mevsime göre açık olduğu günler ve ziyaret saatleri değişebilir ancak normalde pazarları kapalı ve diğer günlerde 09-16.00 arası açık. Yalnızca cumartesileri 14.00’te kapanıyor. Gitmeden websitesinden kontrol etmekte fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

3.2 Agiasos Köyü ve Kiliseleri

Dar taş sokakları, balkonlarını çiçeklerin süslediği geleneksel mimarili evleri, şirin kiliseleri, önünde Yunan amcalar ve teyzelerin oturduğu kahvehaneleri, tüm sokakları gölge yapan çınar ve kestane ağaçlarıyla Agiasos açık ara Midilli’nin en güzel dağ köyü. 475 metre rakıma sahip olduğu için en tepe noktasından güzel bir doğa manzarası da var. Kesinlikle zaman ayırıp görülmeye değer bir yer deniz tatilinize ara verip köy meydanındaki taş kahvede bir şeyler içmeye gelin deriz. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Merkezindeki 1170’te, Bizans döneminde inşa edilmiş Panagia Vrefokratusa (İsa’yı Tutan Meryem Ana) Kilisesi, Kudüs’ten gelen “Panagia Vrefokratusa” ikonu sebebiyle Hristiyanlar için önemli bir hac noktası. O yüzden hac günlerinde, yani 15 Ağustos’ta köy ziyaretçilerle dolup taşıyor. Aslında şu anki bina nispeten yeni. İlk kilise binası yangınlar ve yağmalar gördükten sonra yerine yenisinin yapılmasına karar verilmiş. İkinci kilise binası, yani bugünkü yapının inşasına da 1806 yılında başlanmış. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Gelmişken bölgenin en eski ve güzel yapılarından, kırmızı, gri, beyaz taşlardan yapılmış mütevazı bir Rum Ortodoks kilisesi olan Zoodochos Pigi Kilisesi’ni de ziyaret etmelisiniz. M.S 800’lerde keşiş Agathon, Kudüs’ten getirdiği kutsal emanetleri kilisenin bugün bulunduğu yere saklamış. Ardından bölgeyi kendi için bir inziva alanına çevirmiş. Zamanla müritleri de olmuş ve burası bir manastıra dönüşmüş. Yemyeşil avlusu dinlenmek ve küçük bir mola vermek için çok elverişli. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

3.3 Theofilos Müzesi

Midilli’nin Vareia köyünde doğan ünlü ressam Theophilos Hatzimihail’in anısına sanat yayıncısı Stratis Eleftheriadis tarafından kurulmuş küçük bir müze. Müze 1964’te inşa edilmiş bir yıl sonra da Eleftheriadis ressam Theophilos’un eserlerinden oluşan 86 eserlik koleksiyonunu Midilli Belediyesi’ne bağışlamış. Dört odadan oluşan müzenin her odası tarih, mitoloji gibi ayrı bir temalara ayrılmış. Zaten benzer şekilde Theophilos Hatzimihail’in eserleri çoğunlukla pitoresk manzaralardan, kırsal yaşamdan ve 1821 Yunan İsyanı kahramanlarından ilham alıyor. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

3.4 Midilli Adası’nın Güneyinde Denize Girilecek Yerler ve Plajlar

Agios Isidoros Plajı: Plomari köyünde bulunan bu mavi bayraklı plaj bizce güney Midilli’nin en güzel denizi. Çakıl taşlı bir plajı var, suyu berrak ve temiz. Yakınlarında kafeler de bulunuyor. Hepsi kendilerinden bir şeyler aldığınız sürece ücretsiz şezlong sağlıyor. Sabah saatlerinde çarşaf gibi olan deniz öğleden sonra biraz dalgalı olabiliyor. Park yeri gibi sorunlar yok. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

– Plomari Plajı: Midilli’nin en büyük kasabalarından olan Plomari’nin diğer plajlara kıyasla nispeten daha kalabalık olan plajı. Denizi hem berrak hem sığ. Daha çok çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Duş ve wc var. Şezlong ve şemsiyeleri de işletmeden bir şeyler aldığınız sürece ücretsiz kullanabiliyorsunuz. Etrafında çeşitli taverna ve restoranlar da mevcut. Zemini çakıl taşlı olduğu için yanınızda deniz ayakkabısı getirmekte fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

– Tarti Plajı: Adanın güneyindeki en güzel plajlardan. Üç işletme tarafından yönetiliyor. Şezlong ve şemsiyeler mevcut, bir şeyler yiyip içtiğiniz sürece ek ücret talep etmiyorlar fakat dolu olma ihtimallerine karşı kendi eşyalarınızı yanınızda getirmek de isteyebilirsiniz. Kumlu-çakıl taşlı bir plajı ve çabuk derinleşen berrak bir denizi var. Dağ yolu olduğu için yolu biraz zorlu bulunuyor ama değiyor. Otopark burada ücretli yine de yol kenarına falan bırakanlar var. Çok büyük bir yer olmadığı için hafta sonu gitmek kalabalık açısından riskli olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

– Ammoudeli Plajı: Plomari merkezi biraz geçince karşınıza çıkacak küçük bir plaj. Ana yoldan merdivenle ulaşım sağlanıyor. Denizi dalgalı değil ve yavaş yavaş derinleşiyor. Zemini taşlık olduğu için yanınızda deniz ayakkabısı getirmek isteyebilirsiniz. Ayrıca üst tarafında, yolun kenarında bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafesi var ki bu kafe, şemsiye ve şezlong da sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

– Melinta Plajı: Kartpostallık koca bir kayanın eşlik ettiği kendine has, sakin bir plaj. Suyu dingin ve cam gibi. Denizin dibi ve plajı tamamen taşlık. Deniz ayakkabısını unutmayın. Çevresindeki birkaç taverna dışında çok fazla işletme yok. Otopark sorun olmuyor. Burada paddle board kiralayan ve sizi tekne ile yakınlardaki gizli yüzme noktalarına götüren bir kulübe de var. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Fotoğraf Kaynak: Phelim123 (talk), Vatera Beach- Lesbos, GreeceCC BY-SA 3.0

– Vatera Plajı: 8 kilometrelik uzunluğuyla adanın en uzun plajı. Her yere biraz uzak kaldığı için turistlerden ziyade yerlilerin gittiği ve kalabalıklardan uzak, kendi halinde bir plaj. Ufak çakıl taşlarının eşlik ettiği kumlu bir sahili var. Ayrıca denizi tertemiz ve cam gibi, bu yüzden her sene mavi bayrağı kapıyor. Yakınında bar ve tavernalar mevcut ve çoğu ücretsiz olarak şezlong ve şemsiye sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

– Gera Körfezi: Gera Körfezi Midilli’nin güneyinde kalan körfez. Neredeyse bir göl kadar durgun bir suyu var ancak dibi bataklık olmadığından berrak ve temiz. Yalnız yer yer durgun sudan dolayı kötü bir koku geliyor. Genellikle çevrede oturan yerellerin tercihi çünkü burada yol kenarından denize giriyorsunuz insanlar arabalarını kenara çekip denize giriyor. O nedenle de ne beach işletmesi var ne de duş hizmeti alınabilecek düzenli plajlar. Bizce mis gibi açık denizler varken burada denize girmek istemezsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

3.5 Midilli Adası’nın Güneyinden Yeme-İçme Önerilerimiz

To Megalo Kafe

– To Megalo Kafé, Plomari: Dış cephesine pastel sarı ve mavinin eşlik ettiği tarihi bir binada bulunan kafe. Oldukça küçük, samimi ve kendi halinde. Bir caddenin köşebaşında bulunuyor, bu yüzden güne tatlı bir mola verildiğinde oturup, yoldan gelip geçenleri izlemek için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Seven Seas Taverna

Seven Seas Taverna, Plomari: Plomari sahilinde, iskele manzaralı bir taverna. Mavi sandalyeleri ve önü deniz gören açık balkonuyla tam bir ada restoranı. Menüsü oldukça beğeniliyor ve kabak çiçeğinden patlıcanına her kızartması oldukça iyi. Deniz ürünlerini denemelisiniz ve kalamar yemeden de ayrılmayın. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Serafino, Plomari: Kocaman, tarihi bir çınarın altına konmuş rengarenk sandalyeleri olan samimi bir cafe-bar. İster kahve, ister kahvaltı, ister de pizza-hamburger gibi ana öğünler için tercih edilebilir. Haftanın birkaç akşamı canlı müzik etkinlikleri oluyor. Haftanın her günü geç saate dek açık. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

Καφενείο Κουτζαμάνη

– Καφενείο Κουτζαμάνη, Plomari: Plomari İskelesi yakınlarındaysanız uğranabilecek bir kafe. Dışardan şöyle bir bakıldığında bizim kahvehaneler gibi de gözüküyor. İki katlı otantik bir binanın sarmaşıklı tentesi altındaki küçük masa ve sandalyeler… Ufak ve ferahlatıcı bir kahve molası için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

– Ammoudeli Fish & Seafood Restaurant, Plomari: Ammoudeli Plajı’nın hemen yanında bulunan bir deniz ürünleri restoranı. Her gün ilk elden taze olarak sağladıkları deniz ürünlerini kullanıyorlar. Terası hoş bir deniz manzarasına bakıyor. Masa sayısı kısıtlı olduğu için rezervasyon faydalı olur. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

To Magazaki

– To Magazaki, Agios Isidoros: Agios Isidoros ve Plomari plajları arasında kalan ve bir aile tarafından yürütülen salaş ve samimi bir plaj işletmesi. Hem uygun fiyatlı olup hem de lezzeti ürünler sunmasıyla çoğu kişi tarafından tercih ediliyor. Ayrıca buradan bir şeyler satın aldığınızda şezlonglarını da ücretsiz kullanabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

Kafentaria

Kafentaria, Agiasos: Panagia tis Agisaou Kilisesi’nin hemen yanında bulunan sevimli bir kafe. Arnavut kaldırımlı sokaklardan gelip geçeni izleyebileceğiniz Yunan adalarına özgü yeşil renkli sandalye ve masaları var. Menüsü de el yapımı tatlılardan, kahve limonata gibi içeceklerden oluşuyor. Tercih etmek isterseniz kahvaltısı da var. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

Οινομαγειρειο ” Τα Εξάρχεια”

– Οινομαγειρειο ” Τα Εξάρχεια”, Agiasos: Köyün en otantik ve renkli işletmelerinden. Çerçevelerin ve çeşitli objelerin süslediği duvarlarıyla, kaldırıma atılmış rengarenk sandalye ve masalarıyla oldukça salaş bir mekan. Adeta bir köy kahvesi havasında. Köfteden kabak çiçeği dolmasına, uzodan ona eşlik eden mezelere çoğu seçenek menüsünde var. Her gün gece 03.00’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

– Cafes sthn Xoboli, Agiasos: Agiasos meydanındaki çıfıt çarşısı dekorlu, önündeki masalara oturup gelene gidene bakarken birer kahve içmesi ve bougatsa (Yunan işi kremalı börek) yemesi keyifli bir mekan. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

το σταυρί, Agiasos: Agiasos’un kuzeyinde bulunan geleneksel bir taverna. Tabaklarının en vurucu malzemeleri arasında dağ mantarı ve tarhana var. Aynı zamanda dağlarda yetişmiş hayvanların lezzeti konusunda da tavsiye ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

Taverna Maria

Taverna Maria, Melinta: Dile kolay, tarihi 1800’e dayanan Taverna Maria, Melinta’ya yolunuz düştüğünde tercih edebileceğiniz restoranlar arasında. Yunan adalarının tipik ambiyansını veren bir dekorasyonu var. Deniz ürünleri de geleneksel Yunan lezzetleri de menüsünde mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

– Zouros Restaurant & Beach Bar, Vatera: Hem şezlonglarını kullanıp denize girebileceğiniz hem de şık bir akşam yemeği yiyebileceğiniz bir restoran ve beach bar. 1961’den beri hizmet veren bir aile işletmesi. Balık ızgaradan ıstakozlu makarnaya zengin bir menüsü var. Adanın en uzun plajı Vatera’da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

3.6 Midilli Adası’nın Güneyinden Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

A – Luxury Villas $$: Plomari’de, modern ve lüks bir konaklama seçeneği. Villada ihtiyacınız olan temel her şey var. Her birim teraslı ve balkonlu. Havuz da mevcut.

Elia Village by Irida Iris Group $$: Plomari’de, bahçe, bar, sezonluk açık yüzme havuzu ile yalnızca yetişkinlere özel apart otel konaklama seçeneği. Odalarının her birinde klima, mini mutfak, balkon, banyo, bahçe veya dağ manzarası bulunuyor.

Infinity Villa $$: Plomari’de, modern dizayn edilmiş bir konaklama seçeneği. Geniş cam detaylarıyla oldukça aydınlık. 2 yatak odası ve donanımlı Amerikan mutfağı bulunuyor.

Jano’s House $: Plomari’de, iki yatak odası ve iki banyodan oluşan, uygun fiyatlı, geniş bir daire seçeneği. Oturma odasında, tam donanımlı mini mutfak, çekyat ve yemek alanı bulunuyor.

3 Günlük Midilli Turu Rotası

1. Gün: Sigri + Eresos + Molyvos

Rotanıza adanın en kuzeyinden başlayın ki sonraki günlerde yavaş yavaş güneye inersiniz. Güne adanın en kuzeybatısı Sigri kasabası ve milyonlarca yıl önce volkanik patlamalarla adeta Pompei’deki gibi taşlaşarak fosilleşen ormanın kalıntılarını görebileceğiniz Taşlaşmış Orman Müzesi ile başlayın.Müzeyi gezdikten sonra Sigri Plajı’nda kısa bir yüzme molası da verebilirsiniz. Ardından yine kuzey batı sahillerinden olan, Yunan şairi Sappho’nun kasabası Eresos’a devam edin ve burada uzun deniz ve öğle yemeği molası verin. Bir şeyler atıştırmak ve önünden denize girmek için Parasol’ü tercih edebilirsiniz. Akşam üzeri artık adanın en romantik güneşi batırma köşesi Molyvos’a geçmiş olun. Gün batımına yarım saat – 1 saat kala Molyvos Kalesi’ne tırmanmaya başlayın ki manzarayı yakalayabilin. Kaleye çıkıp indikten önce veya sonra Congas Beach Bar veya Pirates’te yemek öncesi gün batımına karşı bir şeyler de içebilirsiniz. Güneş batınca da ya liman tarafındaki Octopus’ta ya da manzaralı balkonu olan Volta by Lesvos’ta yemeğe geçebilirsiniz. Her ikisi için de rezervasyon şart. Konaklama da tercihen Molyvos’ta olsun.

2. Gün: Petra, Eftalou, Skala Sikamineas, Mantamados Köyü

İkinci güne Molyvos’un komşu sahil kasabası Petra’da denize girerek başlayın. Ardından tepedeki ikonik kilisesi Glykophilousa’yı ziyaret edip yolunuzu sırasıyla termal sularıyla ünlü Eftalou sahillerine ve limanındaki küçük beyaz kilisesi ile çok şirin bir balıkçı köyü olan Skala Sikamineas’a düşürün. Buradaki Kagia Plajı’nda bir yüzme molası daha verip kuzeydeki en ilginç köy olan manastırı, seramikleri, mandıracılığı ile meşhur olan Mantamados’a geçin. Bölgenin en önemli dini yapılarından olan Başmelek Manastırı’nı (Taxiarchis Manastırı) ziyaret edip avlusunda ballı yoğurt ve lokma denemeyi unutmayın. Akşam ise güneşi batırmak ve yemek yemek için Petra’ya tepeden bakan dağ restoranı O Gavrilos’taki sofranızı kurmuş olun. Tercihen yine kuzeyde Petra veya Molyvos’ta konaklayın.

3. Gün: Plomari, Agiasos ve Midilli Şehir Merkezi Mytilini

Artık son gün tamamen adanın güneyindesiniz. O yüzden son gününüzde adanın merkezinde veya Plomari’de konaklamanızı tavsiye edeceğiz ki dönüş feribotunuza yakın olun. Güne Plomari’de Agios Isidoros plajında denize girerek ve Uzo Müzesi’nde Plomari uzo’sunun üretim süreçlerini öğrenerek başlayıp günün devamını sırasıyla Ammoudeli, Melinta ve Tarti Plajları arasında plaj hopping yaparak geçirin. Tarti’de son kez denize girdikten sonra rotanın son durağı olan Midilli merkeze geçmeden önce adanın en tatlı dağ köyü olan Agiasos’a gidin. Burayı kendi hızınızda gezmek için en az 1 saat ayırın.  Panagia Vrefokratusa ve Zoodochos Pigi Kiliselerini mutlaka ziyaret edin. Üçüncü günün akşamında yemek için şehre indiğinizde akşam üzeri saatlerinde tarihi Midilli Kalesi’ni gezebilir, şehrin simgelerinden, kordon boyunu kubbesi ile süsleyen Saint Therapon Kilisesi’ni ziyaret edebilir, kordon boyunu ve meşhur Ermou Caddesi’ni boydan boya yürüyebilirsiniz. Yemek için de 28 Bistro’yu tercih edebilir, üzerine bir de kapanış olarak merkezin en popüler köşesi olan Kojam Bar’a uğrayabilirsiniz.

The post MİDİLLİ ADASI’NDA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/midilli/feed/ 6
KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/ https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/#respond Fri, 06 Jun 2025 12:20:40 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=120164 Tüm diplomatik problemler gibi, Kıbrıs sorunu da sadece bir adanın ikiye bölünmüşlüğünden ibaret olmayan, farklı kesimlerce farklı yorumlanan karmaşık ve çok katmanlı bir düğüm. Bu yazımızda süreci KKTC ziyaretimiz esnasında bize anlatıldığı şekiliyle sizlere aktarıyoruz.

The post KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Tüm diplomatik problemler gibi, Kıbrıs sorunu da sadece bir adanın ikiye bölünmüşlüğünden ibaret olmayan, farklı kesimlerce farklı yorumlanan karmaşık ve çok katmanlı bir düğüm. Bu yazımızda süreci KKTC ziyaretimiz esnasında bize anlatıldığı şekliyle sizlere aktarıyoruz. Eğer sizin başka bir görüşünüz ya da anınız varsa lütfen yorumlarda paylaşarak daha geniş bir açıdan bakmamıza katkıda bulunun.

Yakın Tarihimizde Kıbrıs ve Türk-Rum Kısımları Arasındaki Tansiyon

300 Yıllık Osmanlı Yönetiminin İngilizlere Geçmesi

Kuzey Kıbrıs’taki Türk ve Rum kısımlarındaki tansiyonu anlayabilmek için tarihte biraz geriye gitmek gerekiyor. Kıbrıs 1570’ten 1878’e kadar ortalama 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan bir ada. 1878’de ise Rusya tehdidi ortaya çıkınca Osmanlı tarafından İngiltere’ye “kiralanıyor” veya bir süreliğine yönetimi devrediliyor. Ancak işler öyle ilerlemiyor; İngiltere 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı resmen ilhak ettiğini dünyaya duyurduktan sonra buradaki Osmanlı hakimiyeti resmen bitiyor. Aradan bir süre geçtikten sonra hem İngiltere’nin egemenliğinin zayıfladığı hem de II. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlık hareketlerinin başladığı bir dönem var. İşte tam da o sıralarda adaya kaos ve kin dolu dönemin tohumları ekiliyor.

Kıbrıslı Rumların Yunanistan İle Birleşme İdeolojisi: Enosis

“Enosis” (Eνωσις) kavramını tarihe meraklıysanız öğrenmiş veya anne-babalarınızdan o dönemleri konuşurken duymuş olabilirsiniz. Kendisi Yunanca’da “birlik” demek. Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşme idealinin sloganı. O dönemde Enosis bir ideoloji olarak sokaklarda yayılıyor, Rumların zihinlerinde büyüyor. İdeolojiyi somutlaştırmak için 1951 yılında, komünist AKEL ve aşırı sağcı EOKA örgütleri kuruluyor. Eklemek gerekir ki, EOKA’nın kurucusu ve lideri Yeoryos Grivas Kıbrıs’ın tarihini okurken sık sık karşınıza çıkacak bir isim. Kendisi bombalarla, saldırılarla İngilizleri korkutup adadan kaçıracağını düşündüğü için Yunanistan’dan silah yardımı alıyor ve faaliyetlerine başlıyor. Yani sonraki yıllarda Türklere saldırılarıyla gündeme oturacak olan bu terör örgütleri aslında İngilizleri adadan göndermek amacıyla kurulmuş. Fakat İngilizlerin bu duruma verdiği tepki Grivas’ın beklediğinden daha farklı. Tarihte, farklı kıtalarda sık sık kullandıkları bir taktik: “Böl ve Yönet.”

İngilizlerin “Böl ve Yönet” Stratejisi Türk – Rum Gerilimini Ateşliyor

İngilizler kendi polis kadrolarındaki boşluğu adadaki Türklerle doldurmaya başlıyor. Bu hamleyle Rumların odak noktası artık İngilizler değil, Türkler oluyor. Türk- Rum kısımları arasındaki tansiyonun bu noktada çıkmaya başladığını söyleyebiliyoruz. 1955’te Londra’da bir konferans düzenleniyor. Burada ne Rumlar Türkleri Kıbrıs için bir taraf olarak görüyor ne de Türkiye’nin Kıbrıs gibi bir sorunu var.  İngiltere ise doğal olarak Türkiye’yi destekliyor çünkü Rumları desteklemesi onun adada artık olmaması demek.

Kıbrıs Geriliminin Türkiye’ye Sıçraması

Zamanla Türklere yapılan saldırılar artınca bu sefer Türkler de örgütleniyor, adaya Anadolu’dan silah sevkiyatları başlıyor. Hürriyet Gazetesi’nin “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacak” başlıkları atmasıyla Kıbrıs’taki çatışma ve katliamlar Türkiye’de bilinir hale gelmeye başlıyor. “Ya Taksim Ya Ölüm” de aynı şekilde halk arasında en çok tekrar edilen sloganlar arasında. Dediğimiz gibi bunun öncesinde Türkiye’nin Kıbrıs’la bir münasebeti yok, Kıbrıs İngilizlerin hakimiyetindeki bir ada olarak görülüyor. Elbette bu mesafeli duruştan, “Ya Taksim Ya Ölüm” haline gelinmesinin de bir sebebi olmalı. Dönemin Kıbrıs Türk Kurumları Federasyon Başkanı Rauf Denktaş bu süreç için şöyle diyor; “Onlar ‘Kıbrıs Yunan’ındır’ iddiasında bulunduğu sürece bizimki de ‘Kıbrıs Türk’tür’ olmalıydı ki, eninde sonunda ortada buluşabilelim.” Belirli bir süre müzakerelerle geçiyor. 1958’de Yunanistan Birleşmiş Milletler’e başvurarak Kıbrıs’ın kendi kaderini tayinini istiyor. Beklentisi adanın çoğunluğunun Rum olduğu gerekçesiyle Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine yol açıp Enosis’i sağlamak.

Kıbrıs İki Toplumlu Federe Bir Devlet Oluyor

İngiltere ve ABD’nin Türkiye’nin yanında durmasına ek olarak Türk Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Yunan Dışişleri Bakanı Evangelos Averoff’un çabalarıyla iki toplumlu federe bir devlet düşüncesinin temelleri atılıyor. Adanın başkanının hem Enosis’in öncülerinden hem de Kıbrıs Ortodoks Kilisesi başpiskoposu Makarios, başkan yardımcısının da Rauf Denktaş olduğu bir federasyon düşüncesi… Hem Yunan hem de Türk tarafı bu düşüncede anlaşıyor aslında. Bu uzlaşma, 1960 Zürih ve Londra Anlaşmalarının temelini oluşturuyor oluşturmasına ama maalesef imza için Londra’da masaya oturulduğunda Makarios itiraz ediyor. Dönemin Yunanistan başbakanı Konstandinos Karamanlis çözüm istediği için zorla da olsa Makarios imzayı atmak durumunda kalıyor. Böylece 16 Ağustos 1960’da Kıbrıs iki toplum tarafından imzalanan anayasayla resmen bağımsız bir devlet oluyor.

Kıbrıslı Rumların Diplomatik Çözüm Sürecini Terk Edip Silaha Sarınması

Bu anayasa her iki devlete de eşit hakları tanıyan, bir milletin diğer milleti yönetmesine izin vermeyen bir anayasa oluyor. Hem bu anayasayı hem de Grivas’ın Yunanistan’a geri dönmesinin hayal kırıklığıyla karşılayan Rum kesmi “Akritas Planı” denen planı devreye sokuyor. Akritas Planı için kısaca adadaki Kıbrıs Türklerinin etkisini azaltarak Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleştirmeyi hedefleyen plan diyebiliriz. Temelinde yine Enosis düşüncesi yatıyor. Bu noktadan sonra kasıtlı olarak Kıbrıslı Türklere zulüm başlıyor. Kanlı Noel ve Küçükkaymaklı Katliamı başta olmak üzere mahallelere, kahvehanelere ve okullara düzenlenen saldırılarla ölü ve yaralı sayısı günden güne artıyor. Artık bu noktada Türkiye’nin müdahalesi devrede. İlk başta gözdağı vermek için birkaç hava uçuşu, ardından şiddeti artan askeri müdahaleler…

Kanlı Noel: Kıbrıslı Rumlar ile Türkler Arasındaki Gerilimin Etnik Çatışmaya Dönüştüğü Trajik Dönüm Noktası

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Akritas Planı, Rumların Enosis idealini gerçekleştirmek için uygulamaya soktukları bir plan. Amaç adadaki Türkleri zayıflatmak, yapılan saldırılar göz önünde bulundurulduğunda adadan silmek ve kontrolü sağladıkları Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamaktı. Kanlı Noel de adı gibi bu planın en acılı ve zalim örneği olarak bilinir. Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki travmatik ilişkinin düzeltilmeye çalıştığı anlarda bile zihinlerde canlanan kanlı bir dönüm noktası. Çatışmalar toplamda dört gün dört gece sürüyor. Başlangıcı ise 21 Aralık 1963’te yani Noel gecesine yakın EOKA’cılar tarafından Kıbrıs Türk alayının doktoru Nihat İlhan’ın evinin basılmasıyla oluyor. Yazması zor,  Kanlı Noel’in Küvet Katliamı olarak anılması da bu evinin küvetinde ailenin Nihat Bey’in eşinin ve 3 çocuğunun katledilmesine dayanıyor. Kıbrıs Türkleri bu saldırılara hazırlıksız yakalanıyor, tek yapabildikleri o an Türkiye’den bir destek görmek.

Bu esnada EOKA saldırılarına Nikos Sampson önderliğinde Türklerin fazlaca olduğu ve Türk Mukavemet Teşkilatı’nın da merkezi olan Küçük Kaymaklı köyünde devam ediyor. Buradaki saldırılar ve ölümler sebebiyle Nikos Sampson’a Kıbrıslı Türkler tarafından “Küçük Kaymaklı’nın Kasabı” lakabı da konuyor. Akabinde saldırılar kısa sürede Lefkoşa başta olmak üzere tüm adaya yayılıyor.

Türkiye, Garantör Ülke Olarak Müdahale Etmeyi Ciddi Şekilde Düşünse De, Önce Diplomatik Yollarla Olaylar Soğutulmaya Çalışıldı

Yaşanan gelişmeler Türkiye’nin sessiz kalacağı bir noktada değil, diğer garantör ülkelerle iletişim kurulmaya çalışılıyor fakat ortada ne bir ses var ne de bir seda. Bu noktada Türkiye siyasetinin başında İsmet İnönü’nün olduğunu da belirtelim. Göz korkutmak ve ‘buradayız’ mesajı verebilmek için Kıbrıs’a iki tane uçak yollandıktan hemen sonra Makarios ve İngiltere’den toplantı talebi geliyor. Toplantıdan sonra ilk ateşkes anlaşması imzalanıp üç ülkenin askerlerinden oluşan bir barış gücü oluşturuluyor. “Yeşil hat” bu noktada Kıbrıs’ın tarihine giren bir uygulama. Lefkoşa’yı ikiye ayıran hattın adı. İngiliz general Peter Young tarafından harita üzerine yeşil bir kalemle çizildiği için bu adı almış. Bu hattın çizilmesinden sonra kantonlar oluşturuluyor ve Türkler yeşil hattın ötesine göç ediyor. Bu göçler devam ettikçe de Kıbrıs’ın iki kimlikli problemli ilişkisi derinleşiyor da derinleşiyor.

“Ayşe Tatile Çıksın” İle Başlayan Kıbrıs Barış Harekatı Ve Sonrası

EOKA’nın İyice Radikalleşmesi

Kanlı Noel’den Kıbrıs Barış Harekatı’na uzanan süreç müdahale tehditleri, iki toplumun arasında artan şiddet olayları ve istikrarsız dönemlerle dolu. Fakat işlerin patlak verdiği nokta Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974’te gerçekleşen bir darbe. Makarios, Küçükkaymaklı’nın baş aktörü Nikos Sampson ve destekçileri tarafından indiriliyor. “E bunların ikisi de EOKA’cı neden birbirlerini indiriyorlar?” diye sorarsanız, burada karşımıza çıkan yeni bir kavram var; EOKA B. EOKA hatırlarsanız Kıbrıs’tan İngilizleri kovmak ve bu şekilde Yunanistan’a bağlanmak üzerine kurulmuştu ve Makarios da önde gelen liderlerindendi. Fakat zamanla kendi içlerinde Makarios’un bu ideale paralel davranmadığı ve yeterince hizmet etmediği düşünülüyor. EOKA’cılar tarafından Kıbrıs’ın federal yapısını-bağımsızlığını reddeden ve tamamen Yunanistan’a bağlanmasını hedefleyen EOKA-B kuruluyor. Kısaca yeni EOKA B eski EOKA’yı deviriyor.

Türkiye 1960 Garanti Anlaşması’na Dayanarak Müdahale Kararı Alır

Bu darbe Türkiye için fazlasıyla tehditkar çünkü iş artık, Kanlı Noel olayları da göz önüne alındığında, Kıbrıs’taki Türk toplumunu kaybetmeye kadar gitmesi demek. Amerika ve İngiltere’nin karşı çıkmasına rağmen hemen o gece düzenlenen bir MGK toplantısında Kıbrıs’a askeri bir müdahale yapılmasına karar veriliyor. Türkiye bu kararı hem garantör ülke olmasına hem de 1960 Garanti Anlaşması’nın 4. maddesine dayanarak alıyor. Madde diyor ki “Mevcut Antlaşma hükümlerinin ihlali halinde, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, bu hükümlerin uygulanmasını sağlamak için gerekli beyanlar veya önlemler konusunda birlikte istişare etmeyi taahhüt ederler. Ortak veya uyumlu bir eylem mümkün olmadığı takdirde, üç garanti eden güçten her biri, mevcut antlaşma ile yaratılan durumu yeniden tesis etme amacıyla eylemde bulunma hakkını saklı tutar.”

Denizden Girne’ye Çıkartma, Havadan Lefkoşa’ya İndirme

Ordunun hazırlıksız olması, olası bir savaş ihtimali ve ambargolara rağmen 20 Temmuz 1974’ün sabah saatlerinde Türk askerleri havadan paraşütle Kıbrıs’a iniyor. Bu karar alınmasında etkili olan Türk siyasiler için de bir parantez açalım. O dönem cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, başbakan Bülent Ecevit ve başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan. Denizden Girne’ye çıkartma, havadan Lefkoşa’ya indirme yapılıyor. Fakat hem Rumların verdiği karşılık hem Beşparmak Dağları’nın aşılmasındaki zorluk hem de Amerika ve İngiltere’nin diplomasi önerileriyle harekatın ilk kısmı birkaç gün içinde sonlandırılıyor. Ateşkes ilan ediliyor. 1. Cenevre Konferansı’nda Türkiye’nin elindeki tek kazanç Kıbrıs’taki Türk toplumunun diğerleri tarafından tanınması. Bir hafta sonra 2. Cenevre Konferansı da düzenleniyor. Bu sefer Türk ve Rum liderler de konferansta fakat durum için artık en uygun söz “aynı tas aynı hamam”. Hiçbir çözüm üretilmediğini gören Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş Bülent Ecevit’i arayarak ona harekatın en sembolik sözünü fısıldıyor: “Ayşe Tatile Çıksın.”

“Ayşe Tatile Çıksın”

Ayşe, Turan Güneş’in ODTÜ’de okuyan 19 yaşındaki kızı. Kendisinin üniversitedeki son sınavları bitmiş ve tatil planları yapıyor. Bu esnada Turan Güneş de bakıyor ki ortalık karışık ve olaylar daha da hiddetlenecek, Ayşe’yi tanıdık birileri varsa onlarla birlikte tatile göndereyim ki güvende olsun diye düşünüyor. En son bu konuyu konuşmuşlar. Ardından Bülent Ecevit ve Turan Güneş görüşüyorlar. Bu konferansın bir yere varmayacağı ve ikinci harekatın gerekli olduğu konusunda hemfikirler. Fakat başka ülkelerin kendilerini dinlediklerini düşünüp harekatı başlatmak için gizli bir parola oluşturmaya karar veriyorlar. Turan Güneş’in de aklına kızıyla yaptığı en son konuşma geliyor. En sonunda parola “Ayşe Tatile Çıksın” olup çıkıveriyor.

Sonrasında Yaşananlar

14 Ağustos 1974’te başlayan Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci kısmından sonra yaşananlar arasında adanın fiilen kuzey ve güney olarak ayrılması, iki millet arasında yaşanan nüfus değişimi ve Türkiye’ye yapılan ambargolar var. Daha pek çok olay yaşanıyor tabii fakat kısaca özetlemeye kalktığımızda Kıbrıs Barış Harekatı’nın hem Türkiye hem Yunanistan hem de Doğu Akdeniz için önem arz eden ve dengeleri değiştiren bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliyoruz.

KKTC ve Güney Kıbrıs

1974’te Yunanistan’la birleşmek istemesi ve sonrasında Türkiye’nin askeri müdahalesi ile ada ikiye bölünüyor: Türklerin yoğun olarak yaşadığı kuzey kısmı ve Rum ağırlıklı olan güney kısmı. KKTC kısmını dünyada tanıyan bir ülke yok, hukuken Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bağlı ve siyasi çekişmeler ardı ardına devam ediyor. Tüm seyahatinizde aslında iç içe bir adada iki tarafı ayıran kapılar görmek garip oluyor. KKTC vatandaşları kapıdan rahatlıkla geçebiliyorlar ama Güney Kıbrıs kimliği olmayanlar veya sonradan vatandaşlık almış Türkler Güney Rum kesimine geçemiyor. Güneyden biri kuzeye alışverişe geçebiliyor mesela, burada sınır denen şey sahiden üzerine düşünülesi.

Yeşil Hat

Barış Harekatı sonrasında ikiye bölünen Lefkoşa’da, ince bir duvarla ayrılmış bir sokağa denk gelebiliyorsunuz. Bir ev KKTC yan evi Güney Kıbrıs. Şehir iki tarafın da başkenti. Tüm adayı bölen ve BM askerlerince korunan yeşil hat Lefkoşa’dan da geçiyor. Bu hat kimi yerlerde özellikle de şehir içinde 3 metreye kadar düşüyor. Yeşil hatta denk gelen ne varsa boşaltılmış. Lefkoşa’nın havalimanı da bu hatta denk gelip kaderine terk edilmiş, zamanında beş yıldızlı olan bir otel de. Şehir içinde Lefkoşa’da bir sınır kapısı var. Schengen vizeniz olsa da buradan geçemiyorsunuz.

Annan Planı ve Sonrası

Annan Planı özünde Kıbrıs’ın 30 yıllık bölünmüşlüğüne bir son vermek amacıyla Birleşmiş Milletler’in o yıllardaki Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanmış bir plan. Amaç Kıbrıs Rum Devleti ile Kıbrıs Türk Devleti olarak iki kurucu devletten oluşan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti (United Cyprus Republic) adında yeni bir federal devletin kurulması.

İsviçre tipi bir federasyon modelinden oluşan ve toplam beş kez revizyona uğrayan bu planın anayasal zemini biraz incelendiğinde hem Kıbrıs Rum Devleti’nin hem de Kıbrıs Türk Devleti’nin eşit yetkilere sahip olduğu görülüyor. Eşit sayıda temsilciden oluşan bir Senato ve Temsilciler Meclisine ek olarak, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcısından oluşan bir Başkanlık Konseyi ile yönetilmesi hedeflenmiş. Zamana yayılmış aşamalı bir toprak düzenlemesi, mülkiyetle ilgili kararları verecek özel bir komisyonun kurulması ve kurulacak olan federal cumhuriyetin AB üyesi olarak tam üyeliğe alınması da hedeflenen idealler arasında.

Bu planların uygulanabilmesi için bir referandum yapılmasına karar veriliyor ve bu referandum da Kıbrıs’ın hem Rum hem de Türk tarafında eş zamanlı olarak 24 Nisan 2004’te yapılıyor. Yapılıyor yapılmasına ama iki taraf arasında çıkan sonuçlar arasında neredeyse bir uçurum var. Kıbrıs Türkleri, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti adındaki yeni federal devletin kurulmasına %65 oranında “evet” derken, Kıbrıs Rumları %75 oranında “hayır” diyor. Böylece Kıbrıs’ta barışı sağlamayı hedefleyen Annan Planı, Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilirken Kıbrıs Rumlarının hayır demesi üzerine yürürlüğe giremiyor.

Avrupa Birliği Komisyonu, Annan Planı’nın başarısız olmasını Kıbrıs için büyük bir fırsatın kaçışı olarak görüyor. O dönem Kuzey Kıbrıs’ın bu plana yaklaşımı barışçıl olduğu için AB ve BM tarafından vaatler veriliyor ve deyim yerindeyse ödüllendirilmeye layık görülüyor. Fakat yıllar içinde yaşananlar oldukça farklı ilerliyor. Güney Kıbrıs AB’ye alınırken Kuzey Kıbrıs, verilen sözlerin aksine, ambargolar ve izolasyon politikasıyla baş başa bırakılıyor.

The post KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/feed/ 0
LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa#comments Thu, 29 May 2025 21:33:46 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=107652 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti, hem Türk hem de Rum kültürlerinin izlerini taşıyan, her köşesinde farklı bir hikaye barındıran ve yakın tarihimizin en taze izlerini taşıyan Lefkoşa'da gezilecek yerler, yeme-içme ve konaklama önerilerimiz.

The post LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Girne’nin hareketli sosyal hayatının, Karpaz’ın uçsuz bucaksız sahilinin övgüsünü duymuştuk da kimse bize Lefkoşa’nın Kıbrıs‘ın en beğenilesi yeri olabileceğine dair sufle vermemişti. Biz size verelim de, ola ki; güneşin kavurduğu bir Ağustos gününde Kıbrıs’taysanız, bardaktan buzu eksiltmeyen bir beach’in cazibesine kapılıp dünyanın son bölünmüş başkentini tanıma fırsatını kaçırmayın. Sadece 5-6 saatinizi ayırarak bile şehrin ana çekirdeğini gezebilirsiniz.

Lefkoşa, ilk kez başkentlik statüsüne 12. yüzyılın sonlarında, Lüzinyanlar (Fransızlar) döneminde kavuşmuş. Üzerinden kimler gelmiş, kimler geçmişse de Lefkoşa’nın tahtı hiç sallanmamış. 1571’de Osmanlı, 1878’de İngilizler yönetimi ele geçirdiğinde başkentliğine devam etmiş. 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda yine başkenti Lefkoşa olmuş. 1974’te ada fiilen ikiye bölününce parçalanan şehir, bir yarısı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, diğer yarısı ile Güney Lefkoşa ise Kıbrıs Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmaya devam ediyor. Şöyle bir baktığınızda İstanbul’dan bile daha uzun bir başkentlik geçmişi var. İşte kendine özgü sempatik oturaklılığı ve Avrupalı çehresiyle Doğu Akdeniz yaşam tarzını harmanlaran karakteri buradan geliyor. Özellikle de Suriçi Mahallesi’nde yürürken Kıbrıs’ın çok katmanlı kültürel mirasını adanın hiçbir yerinde olmadığı kadar yoğun hissediyorsunuz. Bir evin tabanı Venedik tarzı olup, üstü Osmanlı stiline dönebiliyor ve komşusu bir İngiliz yapısı olabiliyor.

Başkentliğini anlattık, şimdi de şehrin zaten sıra dışı olan mirasına bir doku daha ekleyen bölünmüşlük konusuna gelelim: 1963 yılında Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında Kanlı Noel olarak bilinen olaylar başlayınca, Birleşik Krallık ordusundan General Peter Young Türk ve Rum mahallelerinin temasını kesmeyi düşünür. Bir toplantı sırasında masadaki haritaya elindeki yeşil kalemle şehri  bölen üstünkörü bir çizgi çeker. Sırt sırta evler, parklardaki oyuncaklar, akrabalar, sevgililer farklı taraflara düşer. Geçici bir çözüm olarak kabaca çizilen bu hat 74’te gerçekleşen Barış Harekatı ile de siyasi sınıra dönüşür. Yer yer 3-5 metreye kadar daralan hattı gezerken, yanı başında çalan kilisenin çanını duyup kendisini görememek, az katlı Türk tarafından Rum kesminin yüksek binaların silüetini izlemek, Birleşmiş Milletler tarafından korunan tampon bölgenin kenarındaki kafelerde sıradan bir manzaraya karşı yudumlar gibi kahve içenlere katılmak, şehir sakinlerinden Kuzey Kıbrıslı bir Lefkoşalı olmayı dinlemek çok ama çok enteresan bir his.

Aşağıda paylaştığımız bilgilerle kolaylıkla Lefkoşa’yı yürüyerek gezebilirsiniz. Geri döndüğünüzde bizimle yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın.

Şehrin sürprizli mimari dokusu

Lefkoşa Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Lefkoşa’ya Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

KKTC’ye Türkiye’den tüm havayollarının Lefkoşa Ercan Havalimanı’na direkt uçuşlar var. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka seçenekler arası fiyat karşılaştırmasını yapın deriz.

Ercan Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Lefkoşa’ya Ne Zaman Gidilir?

Kuzey Kıbrıs yaz aylarında aşırı sıcak ve nemli oluyor. Eğer deniz tatili için değil sadece Lefkoşa’yı gezmeye gelecekseniz, Haziran – Ağustos ayları arasından uzak durun deriz.

Buna karşılık sıcaklıkların makul düzeylerde seyrettiği Nisan – Mayıs ile Eylül – Ekim ayları arası bizce adanın en ideal zamanları. Kış ayları ise sadece Lefkoşa için değil tüm Kıbrıs için direkt pas geçebileceğiniz dönem diyebiliriz.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçin Vize / Pasaport Gerekiyor Mu?

  • Kuzey Kıbırs Türk Cumhuriyeti Türk vatandaşlarından ne vize ne de pasaport istiyor. Yeni tip çipli kimlik kartınız ile adaya geçiş yapabiliyorsunuz.
  • Elbette tercihinize göre pasaportunuzla da giriş yapabilirsiniz ANCAK ileride bir gün Yunanistan’a giriş yapmak istiyorsanız, KKTC’ye girerken ve çıkarken pasaport memurunun damga basmamasını rica etmelisiniz. Ayrıca bu damga hem Schengen başvurularınızda sıkıntı yaratabiliyor.
  • Bir önemli nokta da kimlikle giriş yapacak çocukların yaşları kaç olursa olsun, kimliklerinde fotoğraflarının bulunması zorunluluğu. Bu konu çok önemli çünkü çocukların ilk kimlikleri genellikle fotoğrafsız oluyor. Aksi halde sınırdan geçemiyorsunuz. Pasaportta ise böyle bir sorun olmuyor çünkü pasaport çıkartmak için zaten yaş kaç olursa olsun fotoğraf zorunluluğu var.

Lefkoşa’ya Ne Kadar Gün Ayırmak Lazım?

Yarım gününüz varsa şehrin şehrin tüm hikayesini anlatan çekirdeğini, müzelere girmediğiniz takdirde yürüyerek gezebilirsiniz. Yani aşağıdaki gezilecek yerler haritasına baktığınızda Yeşil Hat boyunca öbeklenen yerler.

Tam gününüz varsa, meşhur fırınından pilavuna yemek, Zahra Sokak’taki mekanlarda şehrin genç yönünü yaklamak gibi ritüellere de fırsatınız olur.


Lefkoşa’da Seçtiğimiz Oteller

KKTC’de deniz sezonu dışında bir zamanda, kültür tatili modunda bir gezi planladıysanız Lefkoşa merkezde konaklayıp adanın her yerini gezebilirsiniz. Ancak halihazırda tüm Kuzey Kıbrıs konaklama konusunda çok da farklı seçenekler sunan bir yer değilken Lefkoşa da bu konuda adanı bizce en zayıf noktası. Buradaki oteller oldukça mutevazı olan konukevleri veya orta bütçeli şehir otelleri minvalinde. Pek de öyle hoş butik oteller, konsept oteller bulmayı beklemeyin deriz. Biz yine de bu bölgeden birkaç seçeneği aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

Güneş Rezidans $$

Sivrihisar mevkiinde, fitness merkezi, havuzu, havaalanı servisi ve ücretsiz otoparkı olan üç yıldızlı bir konaklama seçeneği. Odalarında özel banyo, klima, kahve makinesi, minibar, düz ekran tv bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Nicosia Eagle Eye $

Lefkoşa merkezde bir butik otel seçeneği. Açık büfe kahvaltısı var. Oda ve dairelerinde wifi, tv, klima, özel banyo, kettle, minibar ve kahve makinesi gibi donanımlar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

TasEV Guesthouse $

Venedik Sütunu’na üç dakika yürüme mesafede bulunan bir konukevi. Otantik bir dekorasyonu var. Tüm birimlerinde ücretsiz wifi, klima, buzdolabı, özel banyo, çamaşır ve kahve makinesi bulunuyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Pedieos Guest House $

Lefkoşa’da, iyi bir kahvaltısı olan konukevi seçeneği. Birimlerinde özel banyo, klima, düz ekran tv, buzdolabı, kettle gibi donanımlar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Kuzey Kıbrıs’taki tüm otelleri ve daireleri inceleyebilirsiniz.

– Kuzey Kıbrıs’taki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Kıbrıs’tan daha fazla konaklama önerilerimizi içeren bir KUZEY KIBIRS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KIBRIS OTELLERİ yazımız da var.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Kıbrıs’ı gezmek için ilk şart Ercan Havalimanı’ndan araç kiralamak. İlk şart diyoruz çünkü araçsız bu adayı keşfetmeniz oldukça zor. Adada toplu taşıma ağı çok sınırlı ve sadece ana merkezler arasında işleyen minibüsler gibi seçeneklerden ibaret. O nedenle de altınızda bir araç olması biraz şart gibi. Kıbırs’ta uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Lefkoşa’da Gezilecek Yerler

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Büyük Han
  2. Arasta
  3. Lokmacı Sınır Kapısı
  4. Kumarcılar Hanı
  5. İngiliz Koloni Mahkemesi
  6. Lefkoşa Merkez Postanesi
  7. Venedik Sütunu
  8. Selimiye Camii
  9. Bedesten Hagia Nikola Kilisesi
  10. Bandabuliya
  11. Lüzinyan Evi
  12. Haydarpaşa Cami
  13. Rüstem Kitabevi
  14. Arabahmet Mahallesi
  15. Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi
  16. Derviş Paşa Etnoğrafya Müzesi
  17. Zahra Sokak
  18. Yiğitler Burcu Parkı
  19. Mevlevi Müzesi
  20. Girne Kapısı
  21. Barbarlık Müzesi
  22. Kıbrıs Araba Müzesi

Yeme-İçme

  1. The Walls Inn
  2. Cafe No.3
  3. El Sabor Latino
  4. Budak Pastanesi
  5. Saraba Ev Yemekleri
  6. Aysu’s Cakes and Bakery
  7. Bildiğin Meyhane
  8. Çember Restaurant
  9. Mamülcüoğlu
  10. Eskikonak Meyhanesi
  11. Asmaalatı Bereket Fırını

Büyükhan


Vaktizamanında “Yeni Han” ve “Han-ı Cedîd” diye de bilinen Büyükhan, Kıbrıs’ın en büyük hanı ve Lefkoşa’da Osmanlı’dan bize ulaşan iki handan biri. Zaten diğer han da Kumarcılar Hanı ve hemen yanında yer alıyor. 16. yüzyılda Osmanlı Kıbrıs’ı ele geçirince yapılan ve Osmanlı mimarisini yansıtan ilk eserlerden biri. Günümüze de gayet iyi korunarak gelebilmiş. İki katlı bir yapısı var ve katlar orta avluya bakıyor. Avluda Osmanlı mimarisinde görülen altıgen ve mermerden yapılmış köşk mescit yer alıyor. Bunun dışında geneline taş ve kemer detaylar hâkim. İki katında toplam 68 oda bulunuyormuş. Osmanlı döneminde alt kattaki odalar depo alanı, at ahırı ve ticari dükkanlar olarak kullanılmış. Üst katları ise konaklama için ayrılmış. Fakat 1878’e geldiğimizde ve Kıbrıs İngiltere’nin kontrolüne girdiğinde bu hanın hapishane olarak kullanıldığını da görüyoruz. Sonra tabii yeniden han olarak restore edilmiş ve günümüzde sanat etkinliklerinin düzenlendiği tarihi ve kültürel bir alana dönüşmüş. Günümüzde el emeği ürünlerin olduğu tezgahlar, bir restoran, Karagöz Hacivat sahnesi ve çayhane bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Arasta Çarşısı & Lokmacı Sınır Kapısı


Arasta Çarşısı, tarihi surların biraz daha aşağısında kalan Eminönü’ne benzetebileceğimiz tarihi bir açık hava çarşısı. Giyimden süs eşyalarına çeşit çeşit şey satan esnafların dükkanları yer alıyor. Bir sürü tentenin altında, zaman zaman kalabalıklaşan dar sokaklarında yürütüyor sizi. Bölgedeki pek çok insan için de aslında çocukluktan beri alışveriş yaptıkları, nostaljik ve bir anlamda da kültürel bir alan. Tatlıdan tuzluya yemek yiyebileceğiniz dükkanlar da var. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Gördüğünüz göreceğiniz en enteresan sınır kapılarından biri olan Lokmacı Sınır Kapısı, çarşının devamıymışcasına bir çardağın içinden geçerek Güney Kıbrıs’a açılıyor. Sosyal hayatın tam ortasında, kendini belli etmemeye çalışan bir hali var; sanki birinin alnındaki yarabanı gibi. Birleşmiş Milletler’in kontrolüyle yönetiliyor. 1963-1964 yıllarında çıkan çatışmalar sonucu bir dönem kapalı kalsa da 2005’te KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın uğraşlarıyla barikatlar açılmış. Resmi olarak KKTC halkına açılması ise 2008’i bulmuş. KKTC vatandaşları kimlik kartı veya pasaportlarıyla Lokmacı Sınır Kapısı’ndan çıkış yapıp Yeşil Hat üzerinde yaklaşık 100 metre ilerleyip karşı tarafın kontrol noktasından giriş yapabiliyor. Ayrıca yol araç geçişlerine de kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Kumarcılar Hanı

Kumarcılar Hanı 1600’lerin sonuna denk gelen zaman diliminde Osmanlı tarafından Kıbırs’ta yapılan on sekiz handan biri. Büyük Han’ın peşine kıvrılan tarihi ve popüler bir durak. Temelinde daha eski bir yapının olduğunu biliyoruz ama ne zaman inşa edildiğine dair kesin bir bilgi yok, Orta Çağ yapılarından diyebiliyoruz. Osmanlı’nın üstüne inşa ettiği han ise iki katlı ve günümüzde 44 odası bulunuyor. Alt odaları daha çok ahır gibi kullanılırken üst odalar yatakhane olarak kullanılırmış.  İsmiyle ilgili pek çok tartışma var ama kesin bir bilgi yok. “Kemancılar Hanı” diyenler de var bunun sebebiyse buraya konaklamaya gelen gezgin çalgıcı müzisyenler olsa gerek. İçinde pek çok restoran yer alıyor ve genelinde yerel Kıbrıs lezzetlerini tadıyorsunuz. İster revakları ve sütunlarıyla tarihi atmosferde yemek molası için uğrayabilir isterseniz de yürürken şöyle bir girip çıkabilirsiniz. Restoranların doluluğu dışında sakin ve bakımlı bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

İngiliz Koloni Mahkemesi


Atatürk Meydanı’nda yer alan ve güncel olarak Kuzey Kıbrıs Yüksek Mahkemesi olarak kullanılan İngiliz Koloni Mahkemesi, mimarisiyle hemen dikkatinizi çekecek güzellikte. Görkemli bir giriş kapısı, sıralı kemerleri, beyaz ahşap balkonları ve birbirine bağlanan binaları ile çoklu yapısı ilk göze çarpan detaylardan. Binanın temeli 15. yüzyıla, Lüzinyanların yaptırdığı bir saraya dayanıyor. Dük veya valilerin ikametgahı olarak kullanılan saray Osmanlı döneminde de ufak tefek eklemelerle aynı amaçta kullanılmaya devam ediyor. Ardından İngilizler geliyor ve tipik İngiliz koloni mimarisini yansıtacak şekilde binayı yeniden tasarlıyorlar. Zaman içinde tapu idaresi, komiserlik, posta dairesi gibi kullanım alanları olmuşsa da dediğimiz gibi günümüzde Kuzey Kıbrıs Yüksek Mahkemesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Güzel yeşillendirilmiş bir bahçesi de var. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

İngiliz Sömürge İdaresi Postanesi

Taş detayları ve balkonuyla dikkatinizi büyük ihtimalle çekecek bu yapı, 1925’de İngiliz sömürge idaresi tarafından adanın posta hizmetlerinin merkezi olsun diye yaptırılmış bir postane. 1960’a kadar da Rumların ve Türklerin bir arada çalıştığı bir yermiş. Mimari olarak İngiliz sömürge döneminin izlerini taşıyan binanın ahşap pencere detayları ve kemerli yapısı tarihi yapıyı güzelleştiriyor. Günümüzde aktif şekilde Lefkoşa Merkez Postanesi olarak kullanılıyor, yani iç kısmı hala hizmet veren klasik bir postane. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Venedik Sütunu


Atatürk Meydanı’ndaki Venedik Sütunu, 1550’de Venedikliler tarafından buradaki egemenliklerini göstermek amacıyla dikilen ve Kıbrıs’a Salamis Antik Kenti’nden getirildiği düşünülen bir hediye. Eskiden en tepesinde Venedik’in sembolü olan St. Mark Aslanı bulunuyormuş fakat Osmanlı burayı fethedince aslanı da 6 metre yüksekliğindeki sütunu da alıp Sarayönü Camii’nin avlusuna taşımışlar. Sütunu incelediğimizde altıgen bir kaidesi var ve üzerinde Venedik hanedanına mensup ailelerin armaları bulunuyor. Tepesindeki tunç küre sonrasında eklenmiş. Şehrin simgesel yapılarından biri. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Selimiye Cami

Selimiye Camii için bırakın Lefkoşa’yı Kuzey Kıbrıs’ın en önemli tarihi yapılarından biri diyebiliriz. 1209 yılında Lüzinyanlar tarafından Gotik mimariyle inşa edilmeye başlanan yapı ilk zamanlarda St. Sophia Katedrali olarak kullanılmış. Katedralliği süresince Lüzinyan kralların taç giyme törenlerine ev sahipliği yapıp adanın en büyük ibadethanesi olmuş. Derken Cenevizlilerin ve Memlüklerin yağmalarıyla karşı karşıya kalmış. Üstüne de 1400’lerde, Venedik döneminde büyük bir depremde ağır hasar görmüş ve onarılmış. Sonraki yüzyılda adadaki diğer pek çok yapı gibi bu katedral de Osmanlı’nın fethiyle minare, minber, mihrap gibi bölümler eklenerek “Ayasofya Camii” adıyla dönüştürülmüş. Birkaç yüzyılın ardından adanın müftüsü tarafından II. Selim’i onurlandırmak amacıyla adı Selimiye Cami’ne çevrilmiş. Hem Gotik hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan bu katedralden dönüşme etkileyici cami normal koşullarda haftanın her günü ziyarete açık ancak şu anda restorasyon çalışmaları nedeniyle geçici olarak kapalı. (2025) Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi, Selimiye Camisi’nin hemen yanında yer alan taş tarihi bir yapı. 12-16. yüzyıllar arasında inşa edilmiş fakat bedestenden önce de burada bir kilise varmış. 14-15. yüzyıllarda birkaç kez genişletilmiş ve değiştirilmiş. Lüzinyan ve Venedik dönemlerinde kullanım amacı dini ibadetler olsa da Osmanlı Dönemi’nde kullanımı ismindeki gibi bedesten, yani pazar yeri olarak devam etmiş. Genelde gıda ürünlerinin olduğu pazarları Türk, Yunan ve Ermeni tüccarlar için ticaret merkezi halini almış. Bizans döneminden kaldığı için mimari olarak Osmanlı bedestenlerine göre gotik ve oldukça farklı bir tarzı var tabii ki. Şimdilerdeyse kültür merkezi olarak kullanılıyor. Her hafta semazen gösterileri yapılıyor, farklı konser etkinlikleri ve sergiler bulabiliyorsunuz; Lefkoşa Surlariçi Caz Festivali’ne de ev sahipliği yapıyor ama genelde çok yoğun bir programı olmuyormuş. Çokkültürlü yapısıyla kültür merkezi olarak kullanılması bizce çok uygun olmuş. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Bandabulya


Bandabuliya kavramı, Britanya İdaresinin 1930’lu yıllarda, biraz da 1931 Kıbrıs Ayaklanmasının etkisinde kalan Kıbrıs ekonomisini canlandırmak için açmaya başladığı bir çarşı mantığı. İsmi Rumca “devamlı+satış”tan geliyor. 1932’de eski Arasta’nın ucuna kurulan Bandabuliya’ya ‘Belediye Pazarı’ yazan kabartmalı kocaman bir taş kapıdan giriyorsunuz. Girdikten sonra da sizi yüksek ahşap tavanları ve sıralı pencerelerle uzunca devam eden bir plan karşılıyor. Geniş pazarda yöresel ürünlerin satıldığı tezgahların yanında sanatsal tezgahlara da rastlayabiliyorsunuz. Hediyelik eşya ve el emeği ürünlerin satıldığından da bahsedelim tabii. Kıbrıs’ın yerel ürünlerini almak ve yerli, turist demeden her yerden insanın olduğu canlı bir pazar ortamında olmak çekiyorsa canınız, burası planınıza dahil olsun deriz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Luzinyan Evi

Luzinyan Evi, Gotik ve Osmanlı mimarisini yansıtan, yüksek kapılı taş bir yapı. Ahşap pencereleri ve cumbası mutlaka dikkatinizi çekecektir. Hatta cumbası ilk bakışta size biraz “oraya ait durmuyor gibi sanki?” diye düşündürtebilir. Tahmin edebileceğiniz gibi sonradan Osmanlı döneminde eklenmiş. Tarihine baktığımızda Lüzinyan dönemi Latin askerleri için 15. yüzyılda inşa edilmiş. O döneme ait armalara da yapıda rastlıyorsunuz. Ardından 1958’e dek Classen ailesi tarafından hem ev hem dokuma atölyesi olarak kullanılmış. 1997’den beri de müze olarak kullanılıyor. Müzede geleneksel dokuma yöntemlerine dair eserler görüyorsunuz; bir yandan da bir kültür merkezi olarak dokumacılıkla ilgileniyor. Ayrıca belirtelim içinde geleneksel yemekleri tadabileceğiniz küçük bir kafesi var. Pazartesi günleri kapalı, diğer günlerde 08-17.00 arası açık ama tam öğle vakti bir saat ziyaret kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Haydarpaşa Cami

Haydarpaşa Cami, tek minaresi ve uzun cam detaylarıyla dikkatinizi kesinlikle çekecek taş bir yapı. İnşa edilmesi 14. yüzyıla dayanan yapının mimarisi Gotik tarzda. Ayasofya’dan, yani Selimiye Camii, sonra şehirdeki en önemli Lüzinyan eserlerinden. Yapılma amacı bir kilise aslında, o dönemki adı da Azize Katerina Kilisesi. Osmanlı’nın gelişiyle camiye dönüştürülüyor. Minaresi ilk eklendiği dönemden farklı, daha uzun ince bir yapıdayken sonradan yıldırım çarpmasıyla yenilenmek durumunda kalmış. Yapıya hakim olan taş işçilikli mimarinin genelinde gotik detaylar epey hoş diyebiliriz. İç kısımdaki kubbe detaylara ek olarak oyulmuş insan başlarının olduğu giyinme odası, mahzen bölümü, çatı odası gibi kısımları da var. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Rüstem Kitabevi


Girne Caddesi üzerinde bulunan Rüstem Kitabevi, Lefkoşa’nın en eski kitabevlerinden biri. 1937’den 1970’lere dek bu bölgede İngilizce kitap satan en büyük kitabeviymiş. Bulunduğu binanın kökeni 1908’e dayanıyor. Aslında bu yapı da Osmanlı’dan izlere sahip, kemer ve taş detaylarıyla hoş bir görüntüsü var. Uzun yıllar boyunca yabancı diplomatlara, kitaplarla haşır neşir olmayı sevenlere, entelektüel gruplara ev sahipliğini yapmış. Hala tarihi dokusunu koruyor. Hangi rafta hangi kitaba rastlayacağınızın belli olmadığı gerçek bir edebiyat mabedi. Üst katındaki restoranda da ziyaretçilerine geleneksel Kıbrıs yemeklerini tatma imkanı sunuyor. Bazen süreli sergiler de olabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Arabahmet Mahallesi


Arabahmet Mahallesi ve mahallede bulunan aynı isimdeki cami, ismini Osmanlı’nın Lefkoşa’yı ele geçirişinde komutanlık yapan Arap Ahmet Paşa’dan alıyor. Hem Osmanlı hem de İngiliz Sömürge mimarisine rastlayabileceğiniz mahallenin büyük kısmı Kuzey Kıbrıs yönetiminde ama minik bir bölümü de Kıbrıs Cumhuriyeti himayesinde yer alıyor. Her döneminde farklı isimlerle anılmış bir mahalle. Baf Sokağı da denmiş Viktorya Sokağı da. 19. yüzyılların sonlarında mahallede çoğunluğu oluşturdukları için “Ermeni Mahallesi” de olmuş. Dar dolambaçlı sokakları, birkaç katlı cumbalı-cumbasız eski taş evleri, ahşap saçakları ve renkli detaylarıyla burada bir yürüyüş sonrası kahve molası verilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi

Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi 1116 yılında Kudüs Kralı Baldwin tarafından yaptırılan ve Hazreti Meryem’e adanan Gotik bir yapı. Kudüs’in işgalinden sonra pek çok tarikata ev sahipliği yapmış, ardından Lüzinyanlar döneminde manastıra dönüştürülmüş. Depremde harap görmüş yeniden Ermenilerin boyunduruğuna girmiş. Osmanlı dönemindeki kullanımı için farklı kaynaklardan farklı söylentiler var. İlki burayı fetheden II. Selim’in Ermenilere bir teşekkür hediyesi olarak vermesi çünkü Ermeniler Kıbrıs’ın fethi sırasında Osmanlı’ya yardım etmişler. İkincisi ise kilisenin Osmanlı’nın kontrolüne geçince tuz ambarı olarak kullanılmış olması. Ermeniler de bakmışlar böyle olmayacak II.Selim’le konuşup anlaşıp kiliseyi geri kazanmışlar. Dışardan avlulu, hoş, taş bir görünümü var. İç mimarisinde yüksek kubbe detayı oldukça güzel. 1960’ların karışık atmosferi sebebiyle Ermenilerin de terk ettiği kilise bir süre harap halde kalmış fakat 2009’da tekrar restore edilmiş. Günümüzde aktif bir kilise değil. Ancak turistik amaçla görmek isterseniz haftanın her günü 09-17.00 saatlerinde uğrayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Derviş Paşa Konağı

Derviş Paşa Konağı, Arabahmet Mahallesi’nde bulunan tarihi bir konak ve etnografya müzesi. İsmini anlaşılacağı üzere Derviş Paşa’dan, Kıbrıs’ın ilk Türkçe gazetelerinden Zaman‘ı yayımlayan kişiden alıyor. Alt katı taştan, üst katı kerpiçten yapılan çift katlı konağın minik, hoş bir avlusu var. Bu iç avlu aslında burada yaşayanların için yalıtık bir dış alan olarak kullanılıyormuş. Konak 1802’de Dervis Paşa tarafından yapılmış. 1979’da ise restore edilip “Folklor ve Etnofgrafya Müzesi” halini almış. Konağın odalarına göre günlük hayattan kültürel eşyalar buluyorsunuz. Baş Oda, Yatak Odası, Tezgah Odası, Mutfak gibi bölümlerin içinde farklı canlandırma ve dönem eşyaları var. Cumartesi ve pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Zehra Sokak, Yiğitler Burcu Parkı ve Yeşil Hat

Fotodan çok anlaşılmamış ama futbol sahası Yeşil Hat'ın geçtiği hendekte kalıyor.

Kıbrıs’ın Güney kısmını görebildiğiniz Zehra Sokak, Lefkoşa’nın tarihi sokaklarından biri olmasının yanında eğlencenin de yeni merkezlerinden biri. Sokak boyunca tarihi evler görüyorsunuz ve bir yandan da dizi dizi kahve dükkanı ve kafeler var. Dinamik ve yaşayan atmosferi hoş. Yeni yıl gibi zamanlarda da bazen burada sokak partileri organize edilebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Kıbrıs Sorunu yazmızdan da detaylı okuyabileceğiniz gibi Lefkoşa Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ikiye bölünüyor ve ortaya BM askerlerince korunan ve tüm adayı bölen bir Yeşil Hat çıkıyor. Kıbrıs’ta Yeşil Hat’ı kullanarak iki taraf arasında geçiş yapabileceğiniz toplam dokuz kontrol noktası var ama bunlardan Lokmacı Sınır Kapısı Lefkoşa’nın tam içinden geçiyor. Geçiş için en çok kullanılan kapı da zaten burası.

Yiğitler Burcu Parkı da hemen Zehra Sokak’ın yanında kalan ve Yeşil Hat sınırına bakan bir park. Şehrin en hip yerlerinden. Yeşil Hat sınırı da Güney kısmının görülebileceği bir genişlikte olduğu için örgü teller ardından hem Yeşil Hat’ı hem de Güney Kıbrıs’ı izleyebiliyorsunuz. Bir kafesi, otoparkı ve futbol sahası bulunan park sadece sabah saatlerinde yaya girişine açık oluyor. Akşam 18.00’den sabah saatlerine kadar askerler tarafından nöbet tutularak korunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Mevlevi Tekke Müzesi

Mevlevi Tekke Müzesi, Girne Kapısı’na birkaç adım mesafede, eskiden Mevlevi dergahı olarak kullanılan ve günümüzde müzeye dönüştürülen bir yapı. “Nedir bu Mevlevilik?” diye aklınızdan geçerse hemen açıklayalım, kendisi Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretilerinin baz alındığı Sufi tarikatının ismi. Etkin olduğu tarih 13.yy ve menşei Konya. Buradaki Mevlevihane de 1593’te Kıbrıs fatihi Arap Ahmet Paşa tarafından kurulmuş. Kah hacca gidenlerin uğrak yeri olmuş kah Sufi kardeşliğinin toplantı ve inziva alanı… Taş yapısı ve altı gösterişli kubbesi bulunuyor. Bazı Mevlevi dedelerinin mezarları da burada yer alıyor. Pek çok İslami eserin, Mevlevi çalgının ve kıyafetlerin arasında Mevlevi kültürüne dair minik bir gezintiye çıkabiliyorsunuz. Bazı günlerde semazen de izlenilebiliyor. Biletleri kapıda alabiliyorsunuz ve haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Girne Kapısı

Lefkoşa surları, şehri çevreleyen taş yapılı bir savunma duvarı. İlk olarak Orta Çağ’da inşa edilse de 16. yüzyılda Venedikliler tarafından Osmanlı saldırılarına karşı yenilenmiş. Tam bir çember biçiminde olan surlar yaklaşık beş kilometre uzunluğunda. On bir burç ve üç ana kapıdan oluşuyor. Kapılarının adları sırayla Girne, Mağusa ve Baf. Bunlardan sadece Girne Kapısı KKTC sınırlarında kalıyor. Diğer iki kapı Güney Kıbrıs’ta. Yeni̇lenme hi̇kayesi i̇se şu şeki̇lde; Kıbrıs Venedik Cumhuriyeti’nin parçası olduktan sonra savunma amaçlı yapının genişletilmesi vurgulansa da başta surları geliştirmiyorlar. Ardından Osmanlı İmparatorluğu Malta Kuşatması’nı gerçekleştirince, minik bir korkuyla surları güçlendirme fikri cazip geliyor ve surlar bu şekilde son halini alıyor. Günümüze en iyi şekilde korunarak gelen ve yenilikçi teknikler içeren Rönesans dönemi surlarından. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Barbarlık Müzesi

Barbarlık Müzesi, Kıbrıs tarihinin insanlık dışı yönlerine ışık tutarken adanın karanlık geçmişine de bakabileceğiniz noktalardan biri. Kıbrıs Rumları ve Türkleri arasında çıkan çatışmalarda sergilenen vahşeti sergiliyor. 24 Aralık 1963’te Kanlı Noel eylemleri sonucunda binbaşı Nihal İlhan’ın EOKA tarafından basılan evinin, kaybettiği ailesinin hatırasını ve yaşanan vahşeti göstermek adına özellikle müze için seçildiğini görüyoruz. Girişinde Kıbrıs’ın bölünen tarihine dair bir bilgilendirme var. Sonrasında farklı odalarda farklı ifade ediliş biçimlerine rastlıyorsunuz. Bazı odalarda kullanılan silahlar sergileniyor. Kurşun izleri arasında yürüdüğünüz odaların bazılarında hayatını kaybeden insanların eşyaları da var. 1974 Kıbrıs Harekatı’nda kaybolan, henüz bulunamamış insanların kişisel eşyaları ve fotoğraflarının bulunduğu bir alan da yer alıyor. İçerdeki deneyim sanırız herkes için farklı bir kişisel yolculuk olacaktır. Ziyaret etmek isteyenler için girişler ücretsiz. Haftanın her günü açık ve açılış saati 08.30, kapanış saati de 15.00. Perşembe günleri ise 16.30’a dek açık. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Kıbrıs Araba Müzesi

Kıbrıs Araba Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan bir müze. İçinde yüz yıl öncesinden günümüze kadar ulaşabilmiş 150’den fazla klasik otomobil sergileniyor. Sadece otomobilleri de değil tabii ki, o döneme ait benzin pompası ve araba jantı gibi aksesuarları ve reklamları da inceleyebiliyorsunuz. Müzedeki en eski araç 1901 model bir Crest Mobile ki kendisi dünyada bir tek burada varmış. 1903 Wolseley, 1918 T Forf Runabout gibi daha pek çok klasik araba da var. Bunun yanında klasik spor arabalara dair de ayrı bir bölüm bulunuyor. Haftanın her günü 09-17.00 saatlerinde gezebiliyorsunuz. Yalnızca Pazar günleri bir saat daha geç açılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Yeme-İçme

The Walls In

The Walls Inn ahşap yüksek sandalyeler, oymalı bar ve şaşalı avize detaylarıyla son derece klasik bir köşe barı ve artisan seçenekler sunan bir pub. Dış oturma alanı da bulunuyor. Haftanın her günü gece yarısına dek açıklar, hafta sonu ise bir saat daha geç kapatıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

No 3 Cafe Bar

No 3 Cafe Bar, ferah ve yüksek tavanlı bir kafe. Geniş cam detaylarıyla içerisi oldukça aydınlık. İç mekanı iki katlı ve dış kısımda da oturma alanı bulunuyor. Dilerseniz brunch yapabilir dilerseniz de kahve yanına tatlılarını tadabilirsiniz. Kitap okumak için de elverişli ve raflardaki pek çok kitaba göz atabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

El Sabor Latino

Güney Lefkoşa sınırına çok yakın bir konumda bulunan İtalyan-İspanyol mutfağı odaklı bir restoran. Menüsü çoğunlukla salatalar, makarnalar, et yemekleri ve tapaslardan oluşuyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Budak Pastanesi

Kıbrıs’a özgü sütlü böreği, sütlü-şerbetli tatlılarını ve dondurmalarını deneyebileceğiniz yaklaşık yetmiş yıllık nostaljik bir pastane.  Bunların yanında tuzlu hamur işleri de var. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Saraba Ev Yemekleri

Elinizi uzattığınızda Selimiye Camii’nin duvarlarına dokunabileceğiniz merkezi lokasyonuyla ev yemekleri yapan bir restoran. Molehiya ve Kıbrıs Köftesi gibi geleneksel lezzetler başta olmak üzere çeşit çeşit salata, kızartma, sebze ve et yemeği servis ediyorlar. Menü halinde de sipariş verebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Aysu’s Cakes and Bakery

Arnavut kaldırımlı ara sokakları geçip ulaştığınız bir köşebaşında, sevimli bir taş binada bulunan pastane. Kurabiye ve kekleri başta olmak üzere tatlılardan tuzlu hamur işlerine, limonatalardan kahvelere geniş bir menüsü var. Sokağa atılmış birkaç masası da mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Bildiğin Meyhane

Barbarlık Müzesi yakınlarında bulunan bir meyhane. Kıbrıs mutfağında önemli lezzetlerinden Garavolli’yi, yani bir çeşit salyangoz yemeğini, denemek istiyorsanız seçenekleriniz arasında değerlendirebilirsiniz. Bunun haricinde menüsünde klasik sıcak-soğuk mezeler, makarnalar, kebaplar ve tatlılar bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Çember Restaurant

Merkezin biraz dışında kalan bir Türk restoranı. Restoran diyoruz evet ama oldukça salaş görünümlü bir büfe havasında daha çok. Kıbrıs’a özgü “şeftali kebabı” menüsünde var. Ek olarak Adana’dan tavuk şiş ve şiş köfte gibi diğer pek çok kebap türünü bulabilirsiniz. Gece yarısına kadar açıklar. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Mamülcüoğlu

Çember Restaurant ile aynı cadde üzerinde kalan, 1919 yılından beri hizmet veren asırlık, aile işletmesi bir pastane. Hem iç hem de dış mekanında oturma alanı var. Kıbrıs’a özgü pilavunası, patatesli hellimli böreği, badem ezmeli kurabiyesi ve limonatası ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Eskikonak Meyhanesi

Gönyeli’de bulunan bir meyhane. Ahşabın hakim olduğu sıcak ve klasik bir meyhane bir atmosferi var. Fix menüleri bulunuyor, içinde mezeler, kebaplar, turşular, tatlılar ve meyve tabakları var. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Asmaaltı Bereket Fırını


Lefkoşa’da yerlilerin sık sık yaptığı rutin bir şey var ki o da, Asmaaltı Bereket Fırını’ndan pilavuna alıp Büyük Han’da sıcacık çay eşliğinde yemek. Size tavsiyemiz sabah güne başlamadan önce Asmaaltı Bereket Fırını’na uğrayın ve lokal Kıbrıs lezzetlerinden istediğinizi alın. Sonrasında Büyük Han’da gördüğünüz bir dükkana oturup çayınızı söyleyip kahvaltınızı yapın. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Instagram’a Da Bekleriz

 

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)

The post LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa/feed/ 2
HAMBURG’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg#respond Sun, 25 May 2025 13:03:57 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=116661 Almanya'nın limanıyla, köprüleriyle, deniziyle kuzeyli şehri, milletleri bir araya getiren çokkültürlü yapısıyla "Almanya’nın Dünya’ya açılan kapısı" Hamburg'da gezilecek yerler ve yeme-içme konusunda önerilerimizi, konaklama, ulaşım ve planlama gibi konularda da tüyolarımızı bulacağınız fırından taze çıkmış rehberimiz.

The post HAMBURG’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Ne Berlin kadar genç ve dinamik, ne de Münih kadar geleneksel ve steril… Limanıyla, köprüleriyle, deniziyle, milletleri bir araya getiren çokkültürlü yapısıyla, tam olarak “Almanya’nın Dünya’ya açılan kapısı” Hamburg. Almanya’nın ikinci en büyük şehri olup aynı zamanda ülkenin en büyük limanına da ev sahipliği yapan Hamburg, yüzyıllar boyunca denizle olan ilişkisi ve liman kültürüyle halen daha ticaretin kalbinin attığı yer. E, ticaret demek dünyanın her bir köşesinden gelen tüccarların birbiriyle etkileşimi, çeşit çeşit hammaddenin buraya uğraması ve sonucunda kültürel kaynaşma demek. Hamburg halkının Almanya’nın diğer şehirlere kıyasla daha az muhafazakar, daha açık görüşlü olmasının sebebi de işte burada yatıyor. Çünkü burası tarihi boyunca kozmopolitliğin kitabını yazmış bir şehir. Gelin sizi Hamburg’un binbir yüzü ile tanıştıralım.

Hamburg Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Hamburg’a Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

İstanbul’dan Hamburg’a tüm havayollarının direkt uçuşları var. Uçak biletinizi almadan önce mutlaka fiyat karşılaştırmasını yapın deriz. Hamburg Uluslararası Havaliman’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Hamburg Havalimanından Şehre Ulaşım

Hamburg Havalimanı ve şehir merkezi arasında ulaşımı sağlamak epey kolay. En pratik yöntemse S1 numaralı S-Bahn tren hattını kullanmak. Havalimanı ve şehrin içindeki ana tren istasyonu arasında (Hamburg Hauptbahnhof) süren bu direkt yolculuk ortalama yarım saat sürüyor. Çok erken veya geç saatlerde havalimanına varan yolcular da 606 numaralı otobüs hattıyla direkt olarak şehir merkezine ulaşabiliyor.

Taksi de daha konforlu yolculuk isteyenler için bir seçenek. Havalimanı ve merkez arasındaki bu yolculuk 20-30 dakika arasında sürüyor. Eğer sürücünüz uçuşunuza göre çıkışta hazır beklesin isterseniz Havaalanı taksinizi online rezerve etmek için tıklayın.


Hamburg’a Ne Zaman Gidilir?

Sonbahar: Hamburg tuğla kırmızısı mimarisi, kanalları ve köprüleri ile sonbahar renklerini bizce çok güzel taşıyan şehirlerden. Bu şehre yağmur, sis, pus çoğu Avrupa şehrine olmadığı kadar yakışıyor. O nedenle de sonbahar ayları sizi buraya gelmekten alıkoymasın. Yine de havalar fazla soğumadan ekim ayını hedeflemenizi öneririz.

İlkbahar & Yaz: Hamburg’un bir de yaz veya bahar halini görmek isterseniz sizi Outer Alster’de yelkenli ile açılmaktan Elbstrand’ta güneşlenmeye kadar çeşitli yazlık aktiviteler bekliyor. Ayrıca bu mevsimlerde gelmişken yakın mesafede değerlendirebileceğiniz çok güzel sayfiye alanları önerilerimiz var.

Kış: Eğer Noel döneminde Noel pazarlarını gezmeye gelmeyecekseniz, Hamburg’un kışını önermeyiz çünkü çok soğuk. O nedenle de Aralık ayı dışındaki kış aylarını pas geçebilirsiniz.


Hamburg’da Kaç Gün Gezilir?

Hamburg’a bahar ve yaz aylarında gelmiyorsanız bizce şehri gezmek için en az 2 tam gün ayırmanız yeterli olacaktır. Eğer yaz ve bahar aylarında geliyorsanız, bir günü de Hamburg’un çevresindeki yerleri keşfetmeye ayırmak isteyebilirsiniz.


Hamburg’un Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

En Merkezi / Altstadt & Neustadt: Küçük bir kanal olan Alsterfleet’in birbirinden ayırdığı Altstadt ve Neustadt birlikte Hamburg merkezi oluşturuyor. Muhtemelen Hamburg’a ilk kez geliyorsanız, tercih edeceğiniz bölgeler buralar olacaktır. Zira gezilecek yerlerin çoğu Hamburg’un tarihi ve yeni yönünü yansıtan bir madalyonun iki yüzü gibi olan bu iki bölgede kümeleniyor. Gösterişli mimarisiyle Hamburg Belediye Sarayı, Avrupa’nın en kapsamlı sanat müzelerinden Hamburger Kunsthalle ve Aziz Nikolai Kilisesi Altstadt’ta kalıyor. Yeni şehir anlamına gelen Neustadt ise Altstadt’ın devamı niteliğinde. Barok mimarisiyle Hamburg’un en büyük kilisesi St. Michaelis ve gemi müzesi Rickmer Rickmers bu bölgede gezebilecekleriniz arasında. Ayrıca yeme-içme olanakları açısından da daha zengin. Buradaki oteller de daha çeşitlilik gösteriyor.

Altstadt otellerini incelemek için tıklayın.

Neustadt otellerini incelemek için tıklayın.

En Hip / St. Pauli: Daha çılgın, daha cesur bir bölge istiyorum diyorsanız işte karşınızda St. Pauli. Pek çok gece kulübüne ev sahipliği yapan Hamburg’un Red Light District’i Reeperbahn Caddesi en günahkâr mil diye de geçiyor. Sex shopların, striptiz kulüplerinin, barların sıralanmasının yanında hip butikler, kafeler ve restoranlar da burada. Kısaca St. Pauli, namı ülkeleri aşmış gece hayatına yakın olup canlı bir atmosferde konaklamak isteyenler için biçilmiş kaftan.

St. Pauli otellerini incelemek için tıklayın.

En Şık / HafenCity: HafenCity için şehrin eski liman bölgesinin modernleştirildiği kentsel bir proje diyebiliriz. Eski limanın kırmızı tuğlalı yapılarıyla birleşen yüksek ve modern gökdelenler, limana bakan izleme terasları ve yeşil alanlar bu bölgeyi Hamburg’da daha çağdaş bir bölgede konaklamak isteyenler için ideal yapıyor. Ayrıca Hamburg’un modern simgesi Elbphilharmonie konser salonu hem mimari hem de müzik camiasındaki önemi sebebiyle görülmesi gereken yerler arasında en üst sırada.

HafenCity otellerini incelemek için tıklayın.

En Ekonomik / St. Georg: Hamburg’un İstasyon bölgesi olan St. Georg, şehrin çokkültürlü mahallelerinden. Her köşesinde başka bir ülkenin restoranına veya dükkânlarına rastlıyorsunuz. Yalnız tren garı etrafı sürekli bir akış ve çeşitli grupların toplaşma alanı olduğu için dikkatli olmakta fayda var. Hem şehir merkezine yakın olup daha uyguna konaklamak isteyenler hem de Hamburg’dan trenle başka yerlere gidecekler için tercih sebebi olabilir.

St. Georg otellerini incelemek için tıklayın.


Hamburg’da Seçtiğimiz Oteller & Evler

Hamburg’da her bütçeye uygun bir konaklama opsiyonu var. Biz sizin için birkaç otel seçtik. Ayrıca aşağıda yukarıda önerdiğimiz bölgelerin sonuna o bölgeden önerdiğimiz otelleri de ekledik.

Tortue Hamburg $$$

Neustadt’ta, St. Nikolai Kilisesi’ne beş dakika yürüme mesafesinde bulunan,  tüm oda ve dairelerinde oturma odası, banyo, klima, düz ekran tv, kahve makinesi bulunan beş yıldızlı bir otel seçeneği. İncelemek için TIKLAYIN.

Eric Vökel Boutique Apartments $$

Altstadt’ta, Alster Gölü’ne oldukça yakın, dekorasyonunda İskandinav estetiğini yansıtan daireler sunan bir işletme. Daireler yatak odası, oturma odası, yemek alanı, özel banyo ve tam donanımlı mutfaktan oluşuyor. İncelemek için TIKLAYIN.

25hours Hotel Altes Hafenamt $$

Hafen City bölgesinde, her odasının ayrı bir tasarıma sahip olduğu, 2016 yılında açılmış nispeten yeni ve dört yıldızlı bir otel. İncelemek için TIKLAYIN.

east Hotel Hamburg $$

St. Pauli’de, eski bir demir dökümhanesinin dönüştürülmesiyle otel olarak hizmet veren, hasır mobilyaların, yeşil bitkilerin ve parlak renklerin duvarlarına hakim olduğu dört yıldızlı bir otel seçeneği. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Hamburg’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– Hamburg’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Hamburg’dan çok daha fazla otel önerimizi HAMBURG’DA NEREDE KALINIR – EN GÜZEL HAMBURG OTELLERİ yazımızda bulabilirsiniz.


Hamburg’daki En Favori 3 Deneyim

1. Hamburg Limanı’nda tekne turu yapmak.
2. Hamburg Kunsthalle’de ustalarla buluşun.
3. Modern mimarisi ile meşhur Elbphilharmonie binasını keşfedin.


5 Dolar Hediyeli eSIM İle Uygun Fiyatlı İnternet

Almanya’e gitmeden önce aklınızda türlü türlü acil durum senaryoları mı dolaşıyor? Bir yeri bulmaya çalışıyorsunuz ama internet paketiniz bitmiş, garsona çeviriden bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz ama hat çekmiyor vesaire… Bunları kafada büyütmeye hiç gerek yok. Bizim de tercih ettiğimiz bir eSIM sağlayıcısı olan Roamless ile internete tek tıkla istediğiniz zaman erişebiliyorsunuz. Ayrıca sabit paketler de yok, son kullanma tarihleri de. Yani ne kadar GB’a gereksinim duyuyorsanız o kadar bakiye yüklüyor ve onu kullanıyorsunuz. Kullanmadığınız internet de boşa gitmeyip sonraki seyahatlere kalıyor. Yeni SIM kartlarla, pahalı tarifelerle uğraşmadan internet konusu çözmek için kullanışlı bir seçenek.

Ayriyeten 180’den fazla ülkede geçerli olan Roamless’ın Avrupa fiyatları da epey ekonomik. Buna “BIZEVDEYOKUZ” kodu da eklendiğinde ücretsiz şekilde 5 $ değerindeki kredi sizin olmuş oluyor! İlginizi çektiyse; Almanya’daki Roamless fırsatlarını incelemek için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Hamburg’da çok gelişmiş bir toplu taşıma ağı var. Özellikle de S bahn ve U bahn (trenler ve metro) durakları neredeyse her sokak köşesinde bulmak mümkün. Buna bir de otobüs ağını ekleyin. Gitmek isteyebileceğiniz hemen hemen her noktaya kolaylıkla ulaşabileceğinize eminiz. Yine de Hamburg planınız bir roadtrip rotası dahilindeyse, Hamburg’dan uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Hamburg Seyahatiniz Önce Bilmeniz Gerekenler ve Tüyolarımız

Hamburg Ne İle Meşhur?

Kültürlerin Buluşma Noktası Hamburg Limanı

Almanya’nın epey bir kuzeyinde bulunan Hamburg için diyebiliriz ki kendisi limanıyla ve bu liman kültürünün getirdikleriyle zaman içinde hem ekonomik hem de kültürel olarak gelişmiş bir şehir. Kökeni 12. yüzyıla, Hansa Birliği’ne dayanan Hamburg Limanı o dönemden günümüze hem şehrin hem de ülkenin en önemli ticaret noktalarından biri. Günümüzde de Avrupa’nın en büyüklerinden, öyle ki kendisi Rotterdam’dan sonra bölgenin en büyük ikinci limanı. Elbe Nehri’ne erişimi sayesinde Avrupa’nın en iç kısımlarına kadar ulaşabilmiş ve bu da onu uluslararası ticaretin vazgeçilmez limanlarından biri olarak konumlamış. Dünyanın dört bir yanından tüccarlar şehre bu limandan ayak basmış, beraberinde mallarını getirip ekonomiye katkıda bulundukları gibi kültürlerini getirip şehrin sosyo-kültürel ortamına da izlerini bırakmışlar. Portekiz, İtalya, Türkiye, Gana ve Birleşik Krallık gibi ülkelerden gelen insanlara ek olarak özellikle son birkaç yılda Çin, Pakistan, Hindistan ve Afrika’dan göçler artmış. Hamburg’un çokkültürlü mimari dokusuna eklenen Chilehaus’u bu duruma örnek verebiliriz mesela. Şili’ye gidip orada zenginleşen bir tüccarın gemiye benzer bir ev inşa ettirmesiyle Chilehaus ortaya çıkmış. Bunun gibi bir başka ev ise Afrika’dan ögeler bulabileceğiniz Afrikahaus. Portugiesenviertel, yani Portekiz Mahallesi de bu zengin kültür mozağinin bir başka örneği. Mimarisiyle, insanlarıyla, restoranlarıyla, kafeleriyle insanı Portekiz’deymiş gibi hissettiren böylesine bir bölgenin Hamburg’da bulunması da işte tam olarak limanın kentin dokusuna olan katkılarından biri.

Çılgın Hamburg Gece Hayatı

Fotoğraf Kaynak: Michael Kucharski / Unsplash

Hamburg dendi mi akla St. Pauli bölgesindeki ünlü Reeperbahn caddesiyle gece hayatı da geliyor. İçindeki mekanlar, barlar, gece kulüpleri, striptiz kulüpleri ve erotik shoplarla “Günahkar mil” lakabını alan bölge Hamburg’un Red Light District’i sayılıyor. Tahmin edersiniz ki burada gece hayatının sönük olması im-kan-sız. Bu yüzden Hamburg’da gece hayatı arıyorsanız Reeperbahn tam sizlik, tabii yukarda saydıklarımız sizin için tamamsa. Reeperbahn’dan bahsetmişken Beatles’a değinmeden olmaz. Özellikle 1960’larda uluslararası müzik sahnesinin dikkatini çeken bu bölge The Beatles’ın kariyerinin de mihenk taşlarından biriymiş. 17 Ağustos 1960’ta bu caddedeki Indra Club’da ilk performanslarını sergileyerek Reeperbahn’a önemli bir iz bırakmışlar. Hatta John Lennon’un “I was born in Liverpool, but I grew up in Hamburg” (Liverpool’da doğdum ama Hamburg’da büyüdüm) şeklinde bir demeci bile de var. Hamburglular da bu güzel karşılaşmayı Reeperbahn üzerinde oluşturdukları The Beatles Meydanı ile ölümsüzleştirmiş. Dilerseniz bu bölgeyi bir rehber eşliğinde gezip tüm sırlarına hakim olabilirsiniz. Reeperbahn’ı da kapsayan St. Pauli rehberli yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın.

Ne Venedik Ne Amsterdam, Gerçek Köprüler Şehri Hamburg

Yoksa siz hala Venedik’i mi “Köprüler Şehri” olarak biliyorsunuz? Dile kolay yaklaşık 2.500 köprüyle Hamburg, Avrupa’nın en fazla köprüsüne sahip şehri ki hayal etmeniz için şöyle söyleyelim, bu sayı Venedik ve Amsterdam’daki köprülerin toplamından epey bir fazla! Bu durum Hamburg’daki nehir ve kanalların fazlalığıyla alakalı. Elbe Nehri desen var, Alster var Bille var, var da var. E böyle bir durumda ulaşımı sağlamak için de bolca köprü yapmak lazım. Hamburg’un kimliğinin bir parçası olan bu köprü ve kanallarının tadını çıkarmak, Hamburg limanı ve Elbphilharmonie gibi şehrin simge yapılarını görebilmek içinse en iyi yol tekne turu yapmak. Şiddetle önerdiğimiz 1,5 saatlik Hamburg limanı ile Speicherstadt kanalları ve köprüleri tekne turuna bilet almak için tıklayın.

Kırmızı Tuğlalı Eşsiz Liman Mimarisi

Hamburg’un mimarisi klasik bir Alman şehrindense İsveç, Danimarka gibi Nordik ülkelerin kırmızı tuğlalı liman kenti mimarisine daha çok benziyor. Bunun sebebi de muhtemelen hem coğrafi olarak yakın olmaları hem de tarihsel ticari ilişkileri kaynaklı. 19. yüzyıl mimarisini yansıtan ve günümüzde dinamik bir hal almış bölgeleriyle Hamburg, Almanya’nın geneline bakıldığında mimari açıdan farklı ve değerli kentlerinden. Şehrin en meşhur yapısı Elbphilharmonie de cam kaplı dış cephesi ve kiremit zeminiyle bu mimariye çağdaş görünümlü bir zıtlık yaratıyor. Dünyaca ünlü İsviçreli mimarlık firması Herzog & de Meuron imzalı yapı müzikal ve mimari açıdan yalnız Hamburg’un değil, dünyanın da en önemli yapılarından biri. Aynı şekilde Speicherstadt da Hamburg’un mimari ve tarihi kimliğini yansıtan en değerli bölgelerden. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Speicherstadt kırmızı tuğladan yapılmış, neo-gotik mimarili bir depo alanı. Kanallar boyunca uzanmasıyla Hamburg’a kendine has bir atmosfer katıyor. İsterseniz bu bölgeleri rehberli bir yürüyüş turu ile de gezme şansınız var. Speicherstadt ve HafenCity rehberli yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın.

Hamburgerin Çıktığı Yer Hamburg Mutfağı

Fischbrötchen büfesi

Deniz ürünleri ağırlıklı bir yemek kültürü olan Hamburg mutfağı, şehrin kendisi gibi her kültürden insanın aynı kaba kendinden kepçe kepçe bir şeyler kattığı bir karışım gibi. Zaman içinde buradan yolu geçen tüccarlar, kaptanlar, mürettebatlar, aşçılar, yolcular ve elbette göçmenler Hamburg’un mutfak kültürüne bir şekilde katkıda bulunmuşlar. Günümüzde Michelin yıldızlı restoranların Hamburg’da sayıca çok bulunması da tesadüf olmasa gerek…

Ayrıca sadece buraya gelenler değil, Hamburg’dan gidenler de tüm dünyanın severek yediği Hamburger’i yaratarak dünya mutfağına izlerini bırakmışlar. Bu konuda çok fazla rivayet var fakat kabaca 19. yüzyılda Hamburg Limanı’ndan Yeni Dünya’ya, yani Amerika’ya, giden Alman denizci ve tüccarların yanlarında ince kıyılmış sığır eti, soğan, galeta unu, yumurta ve tuzla yapılan “Hamburg Bifteği”ni götürmeleri çoğu gastronomi otoritesi tarafından Hamburger’in asıl kaynağı olarak kabul ediliyor. New York ve Chicago gibi liman şehirlerinde de epey sevilen Hamburg Bifteği ekmek arasına konularak daha da pratik hale getirilmiş. Oradan tüm Amerika’ya ardından da tüm dünyaya yayılarak sofralarımıza kadar gelebilmiş.

Her ne kadar Hamburg günümüzde hamburgeri yiyebileceğiniz en iyi yer değilse de buraya gelmişken mutlaka denemelisiniz diyeceğimiz birkaç spesiyalini vermeden geçmeyelim:

Fischbrötchen: Bizdeki balık ekmek neyse Hamburg’da da Fischbrötchen o! Ringa balığı, uskumru veya somonla yapılan bu sandviç soğan, turşu ve mayonezle servis ediliyor. Limanıyla ünlü olan bu kentin ikonik atıştırmalarından biri. Genellikle büfelerde veya yemek stantlarında satılıyor.

Fotoğraf Kaynak: Ben Meyer, Franzbrötchen, CC BY-SA 4.0

Franzbrötchen: Hem cinnamon roll hem de ezilmiş bir kruvasan gibi gözüken Franzbrötchen, Hamburg’un en meşhur hamur işi. Bol tereyağ ve tarçınlı, tipi de üzerine oturulmuş bir kruvasan gibi. Hamburg’un 1806 ve 1814 yılları arasında Fransız işgali altında kaldığı dönemde ortaya çıktığı ve kruvasandan uyarlandığı söyleniyor. Kahvaltılarda ve kahve yanında sevilen bir eşlikçi.

Fotoğraf Kaynak: Benreis, Labskaus Spiegelei Rote Beete Rollmops, CC BY 3.0

Labskaus: Yüzyıllar önce denizcilerin besleyici bir öğünü sayılan Labskaus günümüzde de Hamburg liman kültürünün değerli bir parçası. Tuzlu sığır eti, pancar ve patates püresinde oluşan bir lapa ve yanında kızartılmış yumurta ve turşu ile servis ediliyor.

Rote Grütze: Hem Kuzey Almanya hem de İskandinavya’ya özgü olan Rote Grütze çilek, kiraz, frambuaz gibi kırmızı meyveler ve irmik gibi kabuğu çıkartılmış tahıllarla yapılan bir çeşit jölemsi tatlı. Komposto da sayılabilir. Genellikle yaz aylarında tüketiliyor ve vanilya sos/krema/soğuk sütle servis ediliyor.

Hamburg’ta Şehir İçi Ulaşım

Fotoğraf Kaynak: Alexander Bagno / Unsplash

Hamburg’da çoğu yere yürüyerek veya bisikletle gitmek epey kolay fakat şehir içi ulaşım daha çok metrolar, otobüsler ve feribotlarla sağlanıyor. Tüm bunlardan genel olarak sorumlu olan da HVV isimli şirket. Açılımı Hamburger Verkehrsverbund.

Metro Hatları: Hamburg’da dört tane U-Bahn ve dört tane S-Bahn hattı var. U-Bahn’lar şehrin merkezini kapsarken S-Bahn’lar, yani banliyo trenleri, daha kırsal alanlara ulaşım sağlıyor. Toplam 33 hattan oluşuyor.

Otobüsler: Hamburg tüm ulaşım sistemini destekleyen bir otobüs ağına sahip. Ekspres otobüslerden bölgesel otobüslere çeşit çeşit otobüs seferi düzenleniyor.

Feribotlar: Kanallarla çevrili bir şehirden sadece karayoluna bağımlı kalmasını bekleyemeyiz değil mi? Toplam altı hattan oluşan feribot ağı toplu taşımanın vazgeçilmez bir parçası olmuş. Tüm feribotlar Landungsbrücken’de duruyor ve HVV biletleriyle kullanılabiliyor.

Biletler konusunda ise çoğu şehirde olduğu gibi tek seferlik, günlük veya haftalık şekilde bilet alabiliyorsunuz. Aynı şekilde aylık ve yıllık biletler de var. Fakat Hamburg Card hem sınırsız seyahat imkanı sunması hem de turistik yerlerde indirim sağlamasıyla mantıklı bir alternatif. 1 ile 5 gün arasında farklı seçenekler sunuyor. Hamburg toplu taşıma kartı almak için tıklayın.

Hamburg’un Kısaca Tarihi

Fotoğraf Kaynak: Niklas Ohlrogge / Unsplash

Tarihinden biraz bahsedecek olursak, MS 808 yılında İmparator Şarlman tarafından Slav akınlarına karşı bölgeyi korumak için bir kale yaptırılmış. O kale de iki nehrin arasında bataklıktan hallice ağaçlık bir tepeye yaptırılmış ki Almanca’da bu bölge “hamme” yani, ağaçlık demek. Yaptırılan kale de “burg” olduğu için, ta da! Hamme+burg. Zamanla bu kelime evrilmiş, evrilmiş ve bu bölgenin adı Hamburg olup çıkmış.

Sonraki yüzyıllarda Hamburg, Hansa Birliği denen ve Kuzey ve Baltık denizlerindeki deniz ticaretindeki malların güvenle taşınmasını hedefleyen bir birliğe katılıyor ve bu da şehrin önemli bir ticaret limanına dönüşmesindeki en önemli adımlardan biri. Ardından, 16. yüzyılda din savaşları oluyor ve Hollandalı tüccarlar bu şehre göç ediyor, onların tecrübesi ve sermayesi ile ticaret daha da gelişiyor. Şehre daha önce görülmemiş kumaşlar, baharatlar, mücevherler, yiyecekler ve fikirler uğruyor.

19. yüzyıllarda Napolyon’un istilaları ve II. Dünya Savaşı sırasında aldığı yoğun bombardımanla Hamburg büyük yıkımlar yaşasa da bütün bu olumsuzluklardan sonra hızlıca toparlanmayı ve günümüzde Avrupa’nın en önemli liman kentlerinden biri olmayı da başarıyor.

Hamburg’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Hamburg Belediye Sarayı
  2. Town Hall Meydanı
  3. Mönckebergstraße
  4. Aziz Peter Kilisesi
  5. Levantehaus
  6. Chilehaus
  7. Afrikahaus
  8. St. Nicholas Kilisesi
  9. Deichstraße
  10. St. Catherine Kilisesi
  11. Alster Arcade
  12. Alte Post
  13. Neuer Wall
  14. Stadthöfe
  15. Binnenalster
  16. Kleiner Park Binnenalster
  17. Lombard Köprüsü
  18. Außenalster
  19. Kramer-Witwen-Wohnung
  20. St. Michael Kilisesi
  21. Planten un Blomen
  22. Portugiesenviertel
  23. Fernsehturm Hamburg
  24. Gängeviertel e.V.
  25. Elbphilharmonie
  26. International Maritime Museum
  27. Miniatur Wunderland
  28. Poggenmühlen Köprüsü
  29. Brooksbrücke
  30. Marco Polo Terraces
  31. Stage Theater an der Elbe
  32. Theater im Hafen König der Löwen
  33. Elbe Tüneli
  34. St. Pauli Piers
  35. Rickmer Rickmers
  36. Reeperbahn
  37. Beatles-Platz
  38. Karolinenviertel
  39. Feldstraße Bunker
  40. Flohmarkt Flohschanze
  41. Hamburger Kunsthalle
  42. Museum of Art and Industry
  43. Altonaer Fischauktionshalle
  44. U-Boot Museum Hamburg
  45. Altonaer Balkon
  46. Blankenese
  47. Treppenviertel Blankenese
  48. Römischer Garden
  49. FABRIK Hamburg
  50. Elbstrand
  51. Ahrensburg Palace
  52. Willkomm-Höft

Yeme-İçme

  1. Marshall Street Coffee
  2. Brühwerk
  3. Nord Coast Coffee Roastery
  4. Café am Fleet
  5. Elbgold City
  6. Le Lion Bar de Paris
  7. New York Bagel Bar
  8. Milch
  9. Krameramtsstuben
  10. Public Coffee Roasters
  11. Tipsy Baker Bar Hamburg
  12. Speicherstadt Coffee Roastery
  13. Fleetschlösschen
  14. Oberhafen-Kantine
  15. The Table
  16. Brücke 10
  17. Cafe Miller
  18. Playground Coffee
  19. Manufact Coffee Roasters
  20. Tazzi Pizza
  21. XO Seafoodbar
  22. Oechsle Restaurant & Weinbar
  23. Underdocks
  24. Zum Silbersack
  25. The Chug Club
  26. clockers
  27. Mutterland Stammhaus
  28. Atlantic Restaurant
  29. Otto’s Burger
  30. Drip Bar
  31. Salt & Silver – Restaurants
  32. Atlantik Fisch & BistrOceaN

1. Hamburg Tarihi Merkez Altstadt’ta Gezilecek Yerler

Adından da anlaşıldığı üzere Altstadt şehrin en eski kısmına işaret ediyor. Şehrin en eski yapıları, meydanları, sokakları bu bölgede kümeleniyor.

1.1 Hamburg Belediye Binası (Rathaus)

1842’de yaşanan Büyük Hamburg Yangını’ndan sonra eski belediye binası yanıp kül olunca yeni bir belediye binasının yapılmasına karar veriliyor. Kuzey Alman Rönesans mimarisiyle tasarlanan binanın inşası 26 Ekim 1897’de tamamlanıyor ve halkın da katıldığı büyük bir şölenle Almanya’daki en etkileyici hükümet binalarından biri olacak Hamburg Belediye Sarayı (Rathaus) hizmete açılıyor. O günden beri şehrin hem idari hem de kültürel bir simgesi olarak kullanılan Hamburg Belediye Sarayı, Hamburg Eyaleti ve Şehri’nin yönetim merkezi halinde.

133 metre genişliğe ve 111 metre derinliğe sahip olan binanın kulesi ise 112 metre yüksekliğinde. Cephesindeki dikkat çekici detaylar arasında Büyük Hamburg Yangını’nı anan bir Anka kuşu figürü ve Eski Alman İmparatorluğu’nun yirmi kral ve imparatorunun bronzdan yapılmış figürleri bulunuyor.

Sarayın içini gezmek isterseniz rehberli tura katılmanız gerekiyor. Fakat saatleri ve tarihleri idari bir yapı olduğu için günden güne değişebiliyor. O yüzden gitmeden websitesini kontrol etmeniz faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

1.2 Town Hall Market (Rathausmarkt)

Town Hall Market yani “Rathausmarkt” için Hamburg’un en popüler, en ana meydanı diyebiliriz. İsmini Hamburg Belediye Binası, Rathaus’dan alan meydan yıl boyunca Noel pazarları başta olmak festivaller, pazarlar ve siyasi eylemler gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Çevresi de mağaza, restoran ve kafelerle dolu. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

1.3 Mönckebergstraße

Her şehrin popüler bir alışveriş caddesi vardır. Paris’te Şanzelize, New York’ta 5th Avenue ve bizde Taksim… Hamburg’un o ünlü alışveriş caddesi de Mönckebergstraße. Burada tanınmış moda markalarından teknoloji devlerine, mücevhercilerden parfümerilere çeşit çeşit mağaza bulunuyor. Yeni ve eski mimarinin birleştiği sokaklarında dolaşıp bir kahve molası için herhangi bir kafeye oturmayı tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

1.4 Aziz Peter Kilisesi

Mönckebergstraße üzerindeki, ismini havari Petrus’tan alan St. Peter’s Kilisesi’nin en önemli özelliği Hamburg’un var olan en eski kilisesi olması. Ayrıca 123 metrelik kulesiyle şehrin en yüksek izleme noktasına da sahip. İlklerin ve enlerin kilisesi diyebiliriz… Tarihi 11. yüzyıla dayanan kilise yangın, dünya savaşı gibi badireleri atlattıktan sonra çok da hasar almadan günümüze gelmeyi başarabilmiş. Ayrıca ücretli şekilde izleme noktasına çıkabiliyorsunuz ama bunun için 544 basamağı çıkmak gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

1.5 Levantehaus

Yine Mönckebergstraße üzerinde kalan, 48 mağaza ve 8 restoran/bardan oluşan Levantehaus için de lüks alışveriş deneyimi vadeden bir alışveriş merkezi veya pasaj diyebiliriz. Karakteristik bir cam tavana sahip olan binası 1912 yılında Art Nouveau ve Art Deco mimarilerinin birleşimiyle inşa edilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

1.6 Chilehaus

Tuğla Ekspresyonizminin en değerli örneklerinden ve Hamburg’un ilk yüksek binalarından biri olan Chilehaus, 1920’lerde bir gemiye benzemesi amacıyla Henry Brarens Sloman isimli kişi tarafından yaptırılmış. Peki nedir hikayesi? Binanın yapımının arkasında sevimli bir minnet hikayesi yatıyor diyebiliriz. Henry Brarens Sloman Hamburg’dan beş parasız genç bir adam olarak ayrılıyor ve Şili’ye gidiyor. Şili’de yaptığı ticaretle köşeyi dönüp büyük bir servet kazandıktan sonra memleketine bir şeyler kazandırmak amacıyla, 60 yaşında Hamburg’a dönüyor. Ortaya da günümüzde UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve uzaktan bir cruise gemisini andıran Chilehaus çıkıyor. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.7 Afrikahaus

Mimar Martin Haller’in tasarımlarını baz alarak 1899 ve 1901 yılları arasında inşa edilen Afrikahaus, Afrika ile gelişmiş ilişkileri bulunan C.Woermann, Woermann-Line ve German East-Africa-Line firmaları için ofis olması amacıyla yapılmış. Egzotik bir dış cepheye sahip olan bina günümüzde sadece iç avlusuyla genel ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

1.8 Aziz Nikolai Kilisesi

12. yüzyılda denizcilerin koruyucu azizi Aziz Nicholas’a adanması amacıyla yaptırılan Aziz Nikolai Kilisesi, Büyük Hamburg Yangını’na kadar o dönemki formunu korumuş. Kilise yeniden neo-Gotik tarzda inşa edildikten ve 147,4 metrelik kulesi de eklendikten sonra 1876 yılına kadar dünyanın en yüksek yapısı olma unvanını taşımış. II. Dünya Savaşı’nda İngiliz ve Amerikan hava kuvvetleri tarafından ağır bir şekilde bombalanan kilisenin kalıntıları günümüzde savaşı yansıtan bir anıta ve sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi için alacağınız biletle birlikte kilisenin tepesine de cam bir asansörle çıkabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

1.9 Deichstraße

  

Nikolaifleet kanalı boyunca uzanan Deichstraße’de sıra sıra tarihi evleri görünce diyebilirsiniz ki “Bu evler Amsterdam’dakilere ne kadar çok benziyor!” Gerçekten de öyle, fakat Hamburg ve Amsterdam’ın benzer ticaret yollarını paylaşmasından gelen bu benzerliğin yanında evlerdeki mimari tarzın Hamburg’un geleneksel burjuva tipi mimarisini yansıttığını söyleyebiliriz. 17. ve 19. yüzyıllardan kalma bu evler ve benzerleri Büyük Hamburg Yangını’ndan önce şehirde büyük çoğunluğu oluşturuyorumuş. Yangından sonra mimari tarz değişmiş. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

1.10 Aziz Catherine Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: Dietmar Rabich, Hamburg, Speicherstadt, Zollkanal (und Katharinenkirche) — 2016 — 3004, CC BY-SA 4.0

Adını İskenderiyeli Aziz Catherine’den alan St. Catherine Church, tarihi 13. yüzyıla uzanan bir Luteryen kilisesi. Diğer pek çok tarihi yapı gibi bu kilise de Büyük Hamburg Yangınından ve II. Dünya Savaşı’ndan ağır hasar almış fakat yapılan restorasyonlarla eski görkemli haline geri döndürülmüş. Gotik mimariye sahip bu kilise yüksek kulesi ve Johann Sebastian Bach’ın 1701 ve 1720 yıllarında çaldığı orguyla ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

1.11 Hamburg-Altstadt’tan Yeme-İçme Önerilerimiz

Marshall Street Coffee

Marshall Street Coffee: Hamburg’da Avustralya kahve kültürünü deneyimleyebileceğiniz kafelerden biri. Taze çekilmiş kahve çekirdeklerinden kahveler, eggs benedict veya brioche üzerine seçenekler gibi doyurucu kahvaltı tabakları ve kek gibi alternatifler menüsünde var. Her gün açık ancak popüler bir nokta rezervasyon yaptırmak isteyebilirsiniz özellikle de hafta sonu gidecekseniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Brühwerk

Brühwerk: Bir baba ve oğlun ortak tutkularından ortaya çıkan Brühwerk, göle yakın merkezi konumuyla işten çıkanların, arkadaşlarıyla buluşanların veya bir kahve molası vermek isteyenlerin uğrak noktası. Kahvelerinin yanından sandviçleri, bagel’ları, kekleri ve kruvasanları da var. Her gün 17:00’ye kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.
Nord Coast Coffee Roastery: Nikolaifleet kanalı kenarında oturup bir şeyler yiyip içebileceğiniz popüler bir kafe. Çeşit çeşit demleme yöntemleriyle yapılmış kahvelerine ek olarak kahvaltı tabakları, sandviçleri ve waffle’ları bulunuyor. Önündeki kuyruğu beklemek istemezseniz rezervasyon yaptırabilirsiniz. Her gün 09:00 ve 17:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Cafe am Fleet

Cafe am Fleet: Nikolaifleet kanalının hemen yanında bulunan rustik dekorlu bir kafe. İster içinde isterseniz de açık havadaki kanal manzaralı masalarında oturabiliyorsunuz. Kek kahve molası, kahvaltı veya öğle yemeği için de tercih edilebilir. Ayrıca içinde bakkal gibi bir kısım mevcut. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Elbgold City: Endüstriyel, modern bir tasarıma sahip olan elbgold Innenstadt, zengin bir kahve menüsüne sahip. Oturma alanı kısıtlı. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Le Lion Bar de Paris: Klasik kokteylleriyle bilinen Le Lion – Bar de Paris Hamburg Belediye Sarayı civarında gidebileceğiniz kokteyl barlardan biri. Rezervasyon almıyorlar, pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.12 Hamburg-Altstadt’tan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Fraser Suites Hamburg $$$: Hamburg Belediye Binası’na beş-altı dakika yürüme mesafesinde bulunan Fraser Suites Hamburg beş yıldızlı bir konaklama seçeneği.

Henri Hotel Hamburg Downtown $$: Levantehaus’un hemen yanında bulunuyor ve Mönckebergstraße metro istasyonuna da yürüme mesafesinde bir otel.

The Nikolai Hamburg – Leonardo Limited Edition $$: St. Nikolai Kilisesi gibi turistik duraklara oldukça yakın, bazı odaları kanal manzaralı bir otel seçeneği.

Boardinghouse Rosenstraße $$: Hamburg Garı’na beş dakika yürüme mesafesinde, hepsinde özel banyo, tv, kahve makinesi, kettle, buzdolabı, saç kurutma makinesi gibi donanımlara sahip odalar sunan bir işletme.

2. Hamburg Yeni Şehir Neustadt’ta Gezilecek Yerler

Altstadt’ın devamı olan ve yeni şehir anlamına gelen Neustadt ise daha çok iş merkezleri, butik mağazalar, sanat galerileri, popüler cafe ve barlar ile öne çıkan nispeten yeni ama tabii ki şehrin diğer yerlerine göre de eski bir bölge. Bizim konaklama için de yeme-içme için de önereceğimiz bölgelerden.

2.1 Alster Arcade

Alster Arcade bir su yolu kenarında bulunan ve şehir plancısı Alexis de Chateauneuf tarafından tasarlanan bir pasaj. Alexis de Chateauneuf döneminde bir şeyler yemek, içmek, alışveriş yapmak ve hatta yürümek için bir pasaj eksikliği olduğunu görünce İtalya seyahatlerinden etkilenerek Venedik mimarisiyle bir pasaj yapmaya koyulmuş. Günümüzde de kendinizi Venedik’te hissedeceğiniz kemerleri, sularında süzülen kuğuları, Art Nouveau freskleri̇ ve sütunlu cephesiyle lüks mağazalara, restoranlara ve kafelere ev sahipliği yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

2.2 Alte Post (Eski Postane) ve Neuer Wall

Alte Post yani Eski Postane, 1842’de yaşanan Büyük Hamburg Yangını’ndan sonra yeniden yapılması planlanan binalardan biri. Mimar Alexis de Chateauneuf tarafından tasarlanmış ve 1847 yılında inşa edilmiş. Kiremit dış cephesi, saat kulesi ve yuvarlak kemer tarzıyla İtalyan saraylarını andıran bir tasarıma sahip. Günümüzde alt kısmında halka açık mağazalar bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Neuer Wall ise şehrin en ünlü alışveriş caddelerinden biri. Sağlı sollu büyük moda evlerinin ve zincir markaların mağazalarını bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

2.3 Stadthöfe

Stadthöfe yani Şehir Avluları, iç içe geçmiş dört avludan ve toplam sekiz binadan oluşan geniş bir alana verilmiş isim. Otellerden barlara, kafelerden mağazalara, galerilerden spor salonlarında kadar pek çok seçeneğin bulunduğu zengin bir avlular bütünü. İçinde Nazi suçlarının kurbanların adanmış bir anıt ve sergi de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

2.4 İç Alster Gölü (Binnenalster), Kleiner Park ve Lombard Köprüsü

Alster Gölü’nün küçük kısmı olan Binnenalster çevresi otel, restoran, kafe, yürüyüş yollarıyla donatılmış bir göl ve dinleme alanı. Hepi topu üç metre derinliğindeki gölde yaz ve ilkbahar aylarında yüzen kuğuları ve kürek çekenleri kış aylarında ise yeterince donarsa kızak/kayak yapan insanları görebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Kleiner Park Binnenalster ise bu gölün etrafındaki küçük parklardan biri. Ağaçlarla donatılmış, yeşilin bol olduğu doğa kokan bir alan. Yürüyüş yolları ve onlara eşlik eden tarihi binalarla ister lokal ister turist olsun herkesin durup dinlendiği, gölü ve göldeki tekneleri, kuğuları izlediği sakin bir park. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

İç (Binnenalster) ve dış (Außenalster) Alter göllerini birbirinden ayıran Lombard Köprüsü hem demiryolu hem de yaya yolu açısından önemli bir köprü. Yaklaşık 70 metre uzunluğunda ve ismini 1650’li yıllarda burada bulunan, bankaların bile kredi vermediği insanlara nakit veren “Lombard” isimli rehin dükkanından alıyor. Köprünün günümüzdeki üç kemerli gösterişli hali ise 1865’te yapılmış. Yürüyüş yapanlar, bisiklet sürenler veya sadece göllerin manzarasını izlemek isteyenlerin uğrak noktası ama özellikle fotoğrafçılar konumu sebebiyle buradan ayrılmıyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

2.5 Dış Alster Gölü (Außenalster)

Außenalster yani Dış Alster gölü şehrin göbeğinde yer alan büyük bir göl ve Binnenalster’le birleştiğinde neredeyse bir denizmiş gibi gözüküyorlar. Çevresindeki yürüme yollarının, bisiklet parkurlarının, kafe ve restoranların yanında birçok kürek ve yelken kulübü de burada aktif. Çeşitli dersler verip etkinlik düzenliyorlar. Siz de tekne, yelken veya deniz bisikletine binebiliyorsunuz. Alster Gölü’nde yelkenli tekne turuna bilet almak için tıklayın. Alster Gölü’nde klasik tekne turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

2.6 Kramer-Witwen-Wohnung

Bizdeki küçük esnaf kavramına benzeyen küçük tüccarlar yani Krämer’lar birleşmiş ve ölen meslektaşlarının dul eşleri için daireler yaptırmaya karar vermişler. 1620’de dar bir sokakta inşa edilmeye başlayan bu tarihi daireler günümüze gelene dek yenilenmiş ve 1850 ve 1860’lara ait mobilyalarla döşenmiş. O dönemin yaşantısını anlayabilmek için iyi bir seçenek olan Kramer-Witwen-Wohnung, Hamburg merkezindeki en eski konutlar diye de geçiyor. 18 yaş altındakiler için giriş ücretsiz ve salı, çarşamba, perşembe günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

2.7 Aziz Michael Kilisesi

Şehrin merkezinde bulunan Barok mimarili Aziz Michael Kilisesi, Münih’in en büyük kilisesi olma özelliğiyle önemli bir dini yapı. Yapıldığı tarihten beri yıldırım çarpmasına, büyük bir yangına ve dünya savaşına tanıklık etmiş kilise, 1912’de Protestanlar tarafından yeniden inşa edilmiş. İçinde devasa bir kilise orguna ve yirmi metre uzunluğunda bir sunağa sahip. 132 metre yüksekliğindeki çan kulesi ise panoramik bir şehir manzarasını gözler önüne seriyor. Kiliseyi gezmek ücretsiz fakat bu kuleye çıkmak ücretli. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

2.8 Planten un Blomen

Planten un Blomen yani Bitkiler ve Çiçekler, adının hakkını vererek çeşit çeşit çiçek tarhına, egzotik ağaçlara ve tropikal seralara ev sahipliği yapan 47 hektarlık büyük bir şehir parkı. İçinde bir de Japon Bahçesi de bulunuyor. Yaz aylarında düzenlenen müzikli fıskiye gösterileriyle, kış aylarında ise kurulan buz pateni pistiyle dinlemek, doğada vakit geçirmek veya piknik yapmak isteyenler için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

2.9 Portugiesenviertel (Portekiz Mahallesi)

İsmini buraya göç etmiş çok sayıdaki İspanyol ve Portekizliden alan Portugiesenviertel, bir nevi onların diaspora mahallesi olmuş. Bu mahalle ilk başlarda liman işçileri ve küçük işletmeleri ağırlarken yaşanan göçlerin ardından gastronomi ekseninde şekillenen ticarete ve yaşam tarzlarına ev sahipliği yapmaya başlamış. Otantik Portekiz mutfağına dair neredeyse her şeyi bulabileceğiniz mahallede deniz ürünlerinin hakim olduğu yemeklere ve pastel de nata gibi geleneksel hamur işlerinin satıldığı dükkanlara rastlayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

2.10 Hamburg Tv Kulesi (Fernsehturm Hamburg)

Fernsehtrum Hamburg, yaklaşık 280 metre yüksekliğiyle hem şehrin neredeyse her yerinden gözüküyor hem de kulesinin üstünden şehrin her yerini panoramik bir açıyla görebiliyor. Tele-Michel diye de bilinen bu kule, televizyon ve radyo iletim kulesi olma amacıyla mimarlar Fritz Trautwein ve Rafael Behn tarafından tasarlanıp 1966-1968 yılları arasında modernist bir mimariyle inşa edilmiş. Zamanla Hamburg’un zarif bir sembolüne dönüşen kuleye önceden çıkış olmakla birlikte günümüzde bu durum bir süreliğine askıya alınmış. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

2.11 Gängeviertel e.V.

2009 yılında tarihi Brückenviertel bölgesinde yapılacak olan yeniden planlamayı protesto etmek amacıyla sanatçılar, aktivistler ve halk tarafından ele geçirilen Gängeviertel e.V. günümüzde sergi, konser, parti ve atölyelere ev sahipliği yapıyor. Duvarlarındaki grafitiler, çizimler ve dekorasyonunda bir ordan bir burdan toplanan eşyaların kullanılmasıyla Budapeşte’nin ruin-barları gibi. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

2.12 Neustadt’tan Yeme-İçme Önerilerimiz

New York Bagel Bar

New York Bagel Bar: Hamburg’da toplam dört şubesi bulunan New York Bagel Bar, adından da anlaşıldığı gibi New York tipi geleneksel bagel’lar yapıyor. En popüler çeşitlerine ek olarak içindekileri kendiniz de seçebiliyorsunuz. Vegan ve glutensiz seçenekleri de bulunuyor. Her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Milch

Milch: Portekiz Mahallesi’nde yer alan Milch butik ve sevimli bir kafe. Kendi kavurdukları kahveleri, pastel de nata’ları, kekleri, hamur işleri ve sandviçleri bulunuyor. Köpek dostu bir kahve dükkânı olan Milch, cumartesi ve pazar günleri kapalı. Kalan günlerde de 09:00 ve 16:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Krameramtsstuben: 17. yüzyıldan kalma tarihi bir sokakta, bir iç avluda bulunan, geleneksel Alman ve Hamburg lezzetlerini modern dokunuşlarla birleştiren tabaklarıyla tarihi bir restoran. Pazartesileri hariç her gün açık. İnternet sitesi üzerinden rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Public Coffee Roasters: Neustadt çevresinde zanaatkar kahve içebileceğiniz kafelerden biri. Küçük bir dükkan, samimi bir atmosfere sahip. Her gün açık, genellikle 17.30-18.00 gibi kapatıyor. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Tipsy Baker Bar Hamburg: Lombard Körpüsü yakınlarında küçük, hafif karanlık ve duvarları çizimlerle süslenmiş bir bar. Akşamları oldukça kalabalık olabiliyor, pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

2.13 Neustadt’tan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Fairmont Hotel Vier Jahreszeiten $$$: Alter Gölü’nün hemen kıyısında bulunmasıyla manzaralı odalarda beş yıldızlı bir otel seçeneği. 2 Michelin yıldızlı bir restoranı da bulunuyor.

Clipper Boardinghouse $$: Pastel tonların ve doğal mobilyaların hâkim olduğu dekorasyonuyla, şehrin Portekiz Mahallesi kısmında tercih edebileceğiniz daire seçeneklerine sahip bir işletme.

The Madison Hotel Hamburg $$: St. Michael Kilisesi’ne iki dakika yürüme mesafesinde bulunan 4 yıldızlı bir otel seçeneği.

Motel One Hamburg $$: Renkli bir dekorasyona sahip olan, kahvaltısı sevilen bir konaklama seçeneği.

3. Speicherstadt ve HafenCity’de Gezilecek Yerler

Avrupa’nın en büyük şehir içi kentsel gelişim projesi olan HafenCity için şehrin modern ve limana bakan kısmı diyebiliriz. Proje dahilinde hem eski liman kültürü devam ettirilmiş hem de şehir su seviyesinden 8-9 metre yüksekliğe inşa edilerek sel riskine karşı önlem alınmış. Kentsel gelişiminin yanında kültürel bir merkez olmasıyla da öne çıkan HafenCity’nin en bilinen yapıları arasında Elbphilharmonie konser salonu var. Speicherstadt da kırmızı tuğlalı neo-gotik mimarisiyle UNESCO Dünya Mirası Alanı’na girebilmiş bir depo kompleksi. Hatta 260.000 metrekarelik alanıyla dünyanın en büyük depo kompleksi desek daha doğru olur. Kahve, baharat, çay ve kakao gibi hammadelerin depolanması amacıyla 19. yüzyılda kurulan bölge günümüzde çeşitli sergi, müze ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Miniatur Wunderland ve International Maritime Museum Hamburg bu müzelerden en ünlüleri.

3.1 Elbphilharmonie

Hamburg’un kültürel bir sembolü haline dönüşen Elbphilharmonie veya halk diliyle Elphi, akustiği mimarisi ve repertuarıyla dünyanın en ünlü filarmoni binalarından biri. Tarihi bir kakao ve çay deposu olan kiremit renkli Kaispeicher A üzerine yapılması planlanan bina, Herzog & de Meuron isimli ünlü İsviçreli mimarlık firması tarafından tasarlanmış. Elbphilharmonie’nin bulunduğu modern ve endüstriyel HafenCity bölgesine uyum sağlayacak şekilde cam kaplı bir dış cephe seçilmiş ve bu da kiremit zeminle birleşince geleneksel ve modern mimarinin birlikte sergilendiği bir tasarıma dönüşmüş.

Salonun akustiği ise ünlü Japon akustikçi Yasuhisa Toyota tarafından tasarlanmış. Kendisi ayrıca Sydney’deki opera binasının akustiğini yapan kişi. Öyle bir sistem kullanılmış ki hiçbir izleyici sahneye 30 metre mesafeden istese de uzak olamıyor. Klasik eserler canlı şekilde burada yorumlanıyor, dünyanın en iyi sanatçıları burada sahne alıyor, büyük yıldızların veya geleceği parlak olan sanatçıların yolu mutlaka buradan geçiyor… İnternet sitesinden etkinlikleri takvim edip burada bir konser deneyimi yaşayabilirsiniz.

Vaktiniz yoksa da ücretsiz şekilde en üst katındaki terasa ücretsiz olarak gişeden alacağınız çıkış bileti ile çıkıp şehir manzarasını inceleyebilir, güneşi batırabilir veya içinde buluna kafe-restoranlarda bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Dilerseniz plazayı ve çevresini rehberli bir yürüyüş turu ile de gezebilirsiniz. Elbphilharmonie ve çevresi rehberli yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

3.2 International Maritime Museum

Deniziyle, denizciliğiyle ve deniz ticaretiyle ünlü bir şehrin bu alanlar hakkında bir müzesi olmaması şaşılacak bir durum olurdu… Neyse ki International Maritime Museum Hamburg var. 3000 yıllık denizcilik tarihini gözler ününe seren koleksiyonlara, haritalara, tarihi belgelere ve çoğunlukla maketlere ev sahipliği yapan 9 katlı bir binadan oluşuyor. Bu konulara ilgi duyanlar için biçilmiş kaftan. Her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında açık. Uluslararası Maritime Müzesi’ne bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

3.3 Miniatur Wunderland

İddia ediyoruz, Miniatur Wunderland çocuk, genç ve yaşlı demeden herkesin içindeki o oyunbaz ruha hitap edecek bir Alice Harikalar Diyarı. Peki nedir burası diye soracak olursanız, Miniatur Wunderland dünyanın en büyük minyatür tren dünyasına ev sahipliği yapıyor. Sadece tren raylarıyla da sınırlı değil. İkiz kardeşler Frederik ve Gerrit Braun’un “Neden dünyayı minyatür şekilde yapıp içine tren yolları eklemiyoruz?” diye sormasıyla Almanya’dan tutun da İtalya’ya, Amerika’dan Brezilya’ya 2001 yılından beri pek çok ülkenin bazı ikonik noktalarını minyatür sanatına çeviriyorlar. 2 katlı, yaklaşık 1700 metrekarelik geniş model alanı, 16 kilometreden fazla döşeli ray sistemi, 1.000’den fazla bina ve ortalama 290.000 minyatür figürün bulunduğu inanılmaz büyük ve ilgi çekici bir yer. Her 15 dakikada bir gece oluyor ve minyatürlerin bir de gece versiyonlarını görme şansınız oluyor. İçeride 2-3 saat geçirmeniz garanti. Hamburg’a yolunuz düştüğünde elbet en turistik ve tarihi noktaları gezeceksiniz ama Miniatur Wunderland hem size hem de seyahatinize renk katacak büyülü bir müze. Özellikle de çocuklu gezginseniz, kesinlikle buraya bir şans vermenizi tavsiye ediyoruz. Yılın her günü genel olarak akşam saatlerine kadar açık ama günden güne değişebiliyor. İnternet sitesi üzerinden ziyaret saatlerini öğrenebilir ve online şekilde biletinizi de satın alabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

3.4 Poggenmühlen Bridge

Instagram’da gördüğünüz ve Hamburg’a giden neredeyse herkesin paylaştığı “o” fotoğraf noktası var ya, orası işte burası! Kiremit tonlu binaların çevrelediği kanal görüntüsünün en iyi yakalandığı yerlerden biri bu köprü. Fazlasıyla fotojenik bir bölge. Tekne turuna da çıktığınızda bu kareyi yakalayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

3.5 Brooksbrücke

Alster Nehri’nin üstünde bulunan Brooksbrücke, Hamburg’un en eski köprülerinden biri. 17. ve 19. yüzyıllar arasında ahşap bir köprüyken 1800’lerin sonunda taşlarla yeniden inşa edilmiş ve ardından Kaiser II. Wilhelm’in destekleriyle de bugünkü halini almış. Nehri izlemek için ideal bir konumda bulunan Brooksbrücke, köprünün iki ucundaki Ansgar, Barbarossa, Europa ve Hammonia heykelleriyle de karakteristik bir görüntüye sahip. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

3.6 Marco Polo Terraces

HafenCity’de bulunan Marco Polo Terraces, popüler bir açık hava alanı. Şehir ve liman manzarasına bakan taş döşeli, sıralı teraslardan oluşuyor. Özellikle yaz aylarında kalabalıklaşan teraslar limanı izlemek, dinlenmek ve şehirden uzaklaşmak isteyenlerin ortak buluşma noktalarından. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

3.7 Stage Theater an der Elbe ve Theater im Hafen

Fotoğraf Kaynak: Avda, Hamburg – Wunder von Bern – König der Löwen – 2016, CC BY-SA 3.0

Elbe Nehri kenarındaki yüzen iskelelerden biri olan Landungsbrücken’e yapılmış Stage Theater an der Elbe şehrin en ünlü tiyatro mekanlarından. 12 metre cam yüksekliğiyle modern bir tasarıma sahip olan binası yaklaşık 1850 kişiyi alabiliyor. “I’ve never been to New York”, “The Miracle of Bern”, “Mary Poppins” ve “Frozen” gibi üst düzey müzikallere ev sahipliği yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Hemen onun yanındaki Theater im Hafen ise Aslan Kral’ın hikayesini anlatan ünlü König der Löwen müzikalinin evi. Disney’in animasyon filminden ilham alınarak yapılmış bu müzikal Elton John ve Tim Rice’ın müzikleriyle sahnelenirken Afrika rüzgarları estiren tropikal dekorlar sahneye ve hatta binanın dışına eşlik ediyor. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

3.8 Speicherstadt ve HafenCity’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Speicherstadt Coffee Roastery

Speicherstadt Coffee Roastery: Kırmızı tuğlalardan yapılmış bir binada bulunan Speicherstadt Coffee Roastery, metal direk ve dekorasyonlardan oluşan endüstriyel bir tasarıma sahip. Özellikle kahveleriyle tercih ediliyor ama tatlı ve sandviç gibi yiyecekler de menüsünde mevcut. Kahve çekirdeği veya öğütülmüş kahve satın almak isterseniz de içinde bir dükkan kısmı bulunuyor. Her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Fleetschlösschen by Daniel Wischer

Fleetschlösschen by Daniel WischerKuzey Alman mutfağından lezzetler sunan bir restoran. En ünlü spesiyalleri ise balık ekmekleri. Fish and Chips konseptinde bir yer diyebiliriz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Oberhafen-Kantine: Kanal manzaralı, dışarıdan büfeye veya kulübeye benzeyen bir pub gibi gözüken geleneksel bir restoran. Mevsimsel ve lokal lezzetler sunuyor. Sabit tabakları var evet ama günlük değişen menülerine de bir göz atabilirsiniz. Pazartesileri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

The Table: Michelin rehberinde 3 yıldıza layık görülmüş bir fine-dine restoranı. Ödüllü şef Kevin Fehling’in mekanı. Gastronomik misyonu ise eşi benzeri görülmemiş kompleks tatlar yaratabilmek. İnternet sitesi üzerinden rezervasyon yapılabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

3.9 Speicherstadt ve HafenCity’den Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Westin Hamburg $$$: İkonik konser salonu Elbphilharmonie’nin binasında bulunan The Westin Hamburg, beş yıldızlı lüks bir konaklama seçeneği.

AMERON Hamburg Hotel Speicherstadt $$: International Maritime Museum ve Miniatur Wunderland’e beş dakika yürüme mesafesinde bulunan AMERON Hamburg Hotel Speicherstadt, bu bölgedeki dört yıldızlı konaklama seçeneklerinden bir tanesi

Holiday Inn – Hamburg – HafenCity, an IHG Hotel $$: Elbphilharmonie’ye yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı bir otel seçeneği.

4. St. Pauli’de Gezilecek Yerler

Gece hayatına ilginiz varsa Reeperbahn caddesini, futbolla ilgiliyseniz St. Pauli futbol takımını ve müzikle ilgileniyorsanız The Beatles’ın ilk dönemlerinde St. Pauli’de sahne aldığını belki duymuşsunuzdur. St. Pauli bölgesi alt kültürleriyle, salaşlığıyla ve bohemliğiyle Hamburg’un Cihangir’i gibi. Barların, gece kulüplerinin, tasarım mağazalarının, butiklerin ve popüler kafelerin olduğu dinamik ve ilgi çekici bir yer. Hamburg’un daha alternatif yüzü ile tanışmak isteyenler için doğru adres.

4.1 Elbe Tüneli

Landungsbrücken ve Steinwerder bölgelerini birleştiren Elbe Tüneli’nin yapım amacı 20. yüzyılın başlarında limandan inen malları taşıyan işçiler için güvenli bir yol sağlamak ve trafiği kolaylaştırmakmış. 426,5 metre uzunluğundaki tünel dört yıl süren bir inşaattan sonra 1911’de açılmış. Zamanına göre büyük bütçeler harcanan tünelin o dönemden kalma asansörleri ve duvarlarındaki dekoratif kabartmalarını hala görebiliyorsunuz. Kullanmak için bir saat kısıtlaması bulunmuyor, yayalar ve bisikletliler de ücretsiz şekilde geçebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

4.2 St. Pauli Piers

Fotoğraf Kaynak: Julia Solonina / Unsplash

St. Pauli Piers veya diğer adıyla Landungsbrücken, 1839’da inşa edilen fakat 1907’den itibaren aktif olarak kullanılmaya başlanan tarihi bir liman iskelesi. O zamanlarda Amerika’ya giden transatlantik gemiler bu limandan kalkarken günümüzde ancak turistik tur tekneleri buralarda kümeleniyor. O yüzden bu iskele hem Hamburg’un denizcilik tarihine ışık tutuyor hem de tekne gezilerinin ve hop-on-hop-off otobüs turlarının da başladığı yer. Buradaki işletmelerin çoğu fish & chips veya balık ekmek (fischbrötchen) satan ye kalk yerler. Yine de martı sesleri eşliğinde önünüzden geçen gemileri izlemesi keyifli. Ayrıca gün batımında çok daha etkileyici oluyor, bizden söylemesi. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

4.3 Rickmer Rickmers

Rickmer Rickmer gemiden dönüştürülmüş bir müze ve Hamburg’un denizcilik tarihine atıf yapan tarihi sembollerden biri. İnşasına 1896 yılında başlanan gemi ilk başta bazı deniz macerlarına atılmış ve yük gemisi olarak kullanılmış olsa da 1983’te Hamburg Limanı’na demir atarak müzecilik kariyerine yönelmiş. Hamburg’un denizcilik tarihine dair belge ve eserleri görebilir ve restoranında yemek yiyebilirsiniz. Her gün 10:00 ve 18:00 saatleri arasında ziyarete açık. Rickmer Rickmers Müzesi’ne bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

4.4 Reeperbahn

St. Pauli ve Beatles-Platz’dan bahsederken adını geçirdiğimiz o ünlü Reeperbahn’a geldi sıra. Envai çeşit bar ve restoranı, sex shopları, striptiz kulüpleri ve genelevleriyle bu cadde sınırları aşan popüler bir gece hayatına ev sahipliği yapıyor. Vakti zamanında “Reeper” isimli halat yapan işçiler burada çalıştığı için adı oradan geliyor fakat günümüzde bu olay tamamen yok olmuş, “Die sündigste Meile” yani “en günahkâr mil” olarak anılıyor. Amsterdam’ın Red Light District’ini gördüyseniz eğer oraya epey benzeteceksiniz. Gündüz kuzu geceleri kurt olan semtin altını üstüne getirmek isteyenler için sadece yetişkinlerin katılabileceği rehberli turlar bile var. Reeperbahn rehberli yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

4.5 Beatles-Platz

Reeperbahn caddesinde bulunan bu bronz Beatles heykellerinin yapılmasının bir amacı var! The Beatles i̇çi̇n Hamburg’un çok ayrı bi̇r yeri̇ olduğu bi̇li̇nen bi̇r gerçek. Bunun sebebi de 17 August 1960’ta Beatles’ın Almanya’da ilk kez Hamburg’da sahne almış olması. Beatles’ın parlak geleceğinin başlangıç noktası Reeperbahn’da Indra isimli bir mekân. John Lennon’ın “Liverpool’da doğdum ama Hamburg’da büyüdüm” sözleri de bu şehrin onlar için önemini daha iyi vurguluyor. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

4.6 Karolinenviertel

Hamburg’un en renkli ve farklı semtlerinden biri olan Karolinenviertel antika dükkanları, küçük kafeleri ve sanat galerileriyle oranın Çukurcuma’sı sayılır. Yerel tasarımcıların butik dükkanları, genellikle yerel halkın bildiği kafeler ve grafitilerle dolu sokaklarıyla Hamburg’un biraz daha farklı bir yönünü keşfetmek isteyenler için ideal.

Özellikle de Marktstraße, Karolinenviertel’in en ünlü alışveriş caddesi. Butikler, tasarım ürünlerinin satıldığı mağazalar, takı ve mücevher dükkanları ve lüks markalar… Ne ararsanız burada bulabiliyorsunuz. Hiçbir şey satın almasanız bile boydan boya yürümesi keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

4.7 Feldstraße Bunker (Flakturm IV)

Ağaçlarla ve yeşil bitkilerle sarmalanmış Feldstraße Bunker’a bugün dışardan bakıldığında Babil’in Asma Bahçeleri’ni andırsa da yaklaşık 80 yıl öncesine ışınlanıp dışardan şöyle bir baksaydınız muhtemelen daha soğuk ve brutal bir manzarayla karşılaşacaktınız. II. Dünya Savaşı döneminde Müttefiklerin şehre yaptığı bombardımana bir cevap olarak Hitler tarafından inşa emri verilen uçaksavar kulesi mimari ve tarihi açıdan önemli bir yapı. Neyse ki bu ağırlığını bir noktada kenara bırakmış ve günümüzde konser, sergi gibi kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca içinde vakit geçirebileceğiniz otel, restoran, kafe ve barlar da var. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

4.8 Flohmarkt Flohschanze

Fotoğraf Kaynak: Oxfordian Kissuth, Flohmarkt im Karoviertel, CC BY-SA 3.0

Yaz kış demeden her cumartesi saat 08.00’den 16.00’ya kadar süren Flohmarkt Flohschanze, Feldstraße metro istasyonun hemen karşısında kurulan bir bit pazarı. İçinde antika eşyalardan giysilere, takılardan biblolara bir sürü araç-gereç satan tezgah var. Bizdeki pazarlarda nasıl gözlemeci mutlaka varsa, orada da currywurst satan birileri mutlaka oluyor. Hiçbir şey almasanız bile dolanması keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

4.9 St. Pauli’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Brücke 10

Brücke 10: St. Pauli İskeleleri’nde konteyner gibi bi yerde bulunuyor ve Elbe Nehri’ne bakarak balık ekmek yiyebileceğiniz balık restoranlarından biri. İster iç mekânında ister ayaküstü isterseniz de nehir kenarında bir yere oturarak çeşit çeşit balık ekmeğin tadını çıkarabiliyorsunuz. Her gün 22:00’ye kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Cafe Miller

Cafe Miller: Özellikle vegan ve vejetaryen seçenekler açısından zengin bir cafe. Kahvaltısı 14:00 civarına kadar sürüyor. Glütensiz kek, pasta ve tatlılar menüsünde bulunanlar arasında. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/playgroundcoffee

Playground Coffee St. Pauli: Adının da yansıttığı gibi Playground Coffe kahvenin farklı yönlerinin keşfedildiği yenilikçi bir kahveci. 2014’ten beri kendi kahve çekirdeklerini kavuruyorlar, paketliyorlar ve satıyorlar. Küçük dükkanında içtiğiniz kahveye eşlik edebilecek yancı ürünler de mevcut. Her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Manufact Coffee Roasters: Yüksek tavanlı ve modern dekore edilmiş bir kahve dükkanı. Kahveden kruvasana, cheesecake’ten kurabiyelere pek çok yiyecek-içecek seçeneği mevcut. Her gün 18:00’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Tazzi Pizza: Tazzi Pizza, otantik kubbe fırınıyla St. Pauli’de Napolitan pizzalar yapan bir pizzacı. El yapımı tatlı ve mezelerinin yanında bir içecek menüsü de var. Her gün açık, rezervasyon yaptırmanız tavsiye edilir. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/xo.hamburg

XO Seafoodbar: Michelin yıldızlı şef Fabio Haebel’in birkaç mekanından biri. Sürdürülebilirlikle saf ürünlerin birleştiği bir deniz mahsulleri restoranı. Balık, istiridye, karides ve midye odaklı tabakları var. Pazartesi ve salı günleri hariç her gün açık, rezervasyon tavsiye edilir. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Oechsle Restaurant & Weinbar: Dünyanın dört bir yanından gelen baharatların süslediği tabaklarını modern ve ince bir işçilikle sunmayı hedefleyen bir restoran-şarap barı. Pazartesi ve salı günleri kapalı, internet sitesi üzerinden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/underdockshamburg

Underdocks: Hamburg’da birkaç şubesi bulunan, deniz mahsulleri kullanarak sokak yemeği konseptinde balık ekmek, balık taco, balık burger gibi lezzetler sunan bir mekan. Her gün 12.00’den itibaren açık. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Zum Silbersack

Zum Silbersack: Reeperbahn’da bulunan ve dış cephesi birbirinden farklı tasarımlarla kaplı kült bir pub. 1949 yılına dayanan bir geçmişi de var. Erna ve Friedrich Thomsen çifti tarafından kurulmuş. St. Pauli fanatikleri arasında popüler. Herkese hitap etmeyebilir ama Hamburg’un alternatif kısmını yakından görmek isteyenler için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

The Chug Club: “50 Best Discovery” listesine seçilen ve tekila-mezcal üstüne uzmanlaşmış bir kokteyl barı. Rezervasyon kabul etmiyorlar, her gün açık. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ClockersHamburg

clockers: İç mekanındaki görkemli ağaca eşlik eden loş aydınlatmasıyla St. Pauli bölgesinde bulunan bir bar. Pazar, pazartesi ve salı günleri kapalı, kalan günlerde akşam 8’de açılıp gece 1’e 3’e kadar hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

4.10 St. Pauli’den Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Empire Riverside Hotel $$: Boydan boya cam kaplı odalarıyla panoramik Hamburg manzarası sunan otellerden biri.

Hotel St. Annen $$: St. Pauli ile Schanzenviertel arasındaki sessiz sakin bir sokakta bulunan Hotel St. Annen üç yıldızlı bir konaklama seçeneği.

Live in the heart of Hamburg $: İki yatak odası, tam donanımlı bir mutfak, küvetli bir banyo ve bir çekyattan oluşan totalde 64 metrekarelik bir daire seçeneği.

5. St. Georg’da Gezilecek Yerler

Hamburg’un İstasyon bölgesi olan St. Georg, şehrin çokkültürlü mahallelerinden. Yalnız gezilecek yerler bakımından zengin bir bölge değil. Özellikle de göçmen nüfusunun fazla olduğu mahallelerden. O nedenle de dünya mutfaklarından restoranlar ve büfelerle oldukça renkli ve yer yer kaotik bir yapısı var.

5.1 Hamburger Kunsthalle

Şehirde tek bir müze gezmeye vaktim var, orası neresi olmalı? diye soracak olursanız cevabımız kesinlikle Hamburger Kunsthalle olur. Hamburger Kunsthalle, Orta Çağ’dan günümüze dek gelen birkaç yüzyıllık zengin koleksiyonuyla Almanya’nın en geniş sanat müzelerinden biri. Zaman içinde eklenen binalarla genişlemiş ama isminin kaynağı, 1850 yılında bir “sanat salonu” olarak kurulmasından geliyor. Günümüzde gördüğümüz kırımızı tuğlalı karakteristik binası mimarlar Georg Theodor Schirrmacher ve Hermann von der Hude tarafından tasarlanmış.

İçinde eski ustalar Rembrand ve Rubens gibi sanatçıların eserleri, Alman romantizminden başyapıtlar, izlenimcilikten klasik modernizme oradan çağdaş ve modern sanat akımlarındaki eserlere çeşitli ve zengin bir koleksiyon var. Elbette koleksiyonundaki en önemli eser, Caspar David Friedrich’in ünlü tablosu “Sis Denizinin Üzerindeki Gezgin”. Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açık. Biletler internet sitesinden alınabilir, 18 yaş altına ücretsiz. Hamburger Kunsthalle giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

5.2 Museum of Art and Industry

Museum of Art and Industry, Avrupa’nın en önemli tasarım müzelerinden biri. Carl Johann Christian Zimmermann tarafından Neo-rönesans tarzda tasarlanan bina 1877’de müze olarak açılmış. İçinde antik dönemlerden kalma ve Avrupa, Asya, Orta Doğu gibi bölgelerden eserler, el sanatları ve eşyalar bulunuyor. Sadece bunlarla da sınırlı değil, modern ve çağdaş dönemin bütün ürünleri, günlük hayattan parçalar, çizgi romanlar ve plastik atıklar gibi pek çok endüstriyel ürün bu müzede sergileniyor. Pazartesi günleri kapalı, giriş 18 yaş altındakiler için ücretsiz. Ayrıca her gün müzenin kapanmasına son bir saat kala indirimli şekilde gişeden bilet alıp daha uyguna müzeyi gezebilirsiniz. Sanat ve Endüstri Müzesi’ne giriş bileti almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

5.3 St. Georg’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

MUTTERLAND Stammhaus

MUTTERLAND Stammhaus: Hamburg Merkez İstasyonu yakınlarında bulunan, ne ararsanız bulabilirsiniz gibi gözüken bir mekan. İçinde bulunan şarküteri mağazasına ek olarak kahvaltı tabakları, kekler, çörekler, sandviçler, salatalar, öğle yemeği, akşam yemeği ve içecekler gibi daha pek çok alternatifi içeren restoran, kafe ve barı bulunuyor. Haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Atlantic Restaurant: Alster Gölü’ne bakan panoramik manzaralı bir konumda bulunan Hotel Atlantic Hamburg, bir otel olmasının yanında Michelin yıldızlı bir restorana da ev sahipliği yapıyor. Şef Alexander Mayer ve ekibinin hazırladığı tabaklar geleneksel lezzetlerin modern dokunuşlarla yeniden harmanlanmış hali. Bir dress code’u var, o da smart casual. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Otto’s Burger: Hamburg’da toplam dört şubesi bulunan Otto’s Burger, genellikle vejetaryen olan hamburgerlerinin yanında ek ücretle sipariş verebileceğiniz etli, tavuklu ve pastırmalı hamburger seçeneklerine de sahip. Her gün öğlen 12’den gece 10-11’e kadar açık. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

5.4 St. Georg’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hotel Atlantic Hamburg, Autograph Collection $$$: İç ve Dış Alter göllerinin kesiştiği bölgede bulunan, göl veya iç avlu manzaralı odaları olan 5 yıldızlı, lüks bir otel.

The George Hamburg $$: Alter Gölü’ne yakın konumlu, dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Göl manzaralı bir saunası olan otelin klasik bir dekorasyonu var.

Aparthotel alsterSuite $$: Endüstriyel vintage diyebileceğimiz bir tarza sahip olan, hem Alster Gölleri’ne hem de Hamburg Merkez Tren İstasyonu’na yakın bir aparthotel.

La Bodega – Designer Apartment an der Alster $: İki yatak odası, bir oturma odası, banyo ve tam donanımlı mutfağıyla 90 metrekarelik bir daire. Maksimum 4 kişinin konaklaması mümkün.

6. Altona’da Gezilecek Yerler

Altona ise şehrin tarihi çekirdeğini ve alternatif St. Pauli bölgesini geçtikten sonra gelen en geniş çeper bölge. Her ne kadar resmi olarak Hamburg’un merkez mahallelerinden biri olsa da bizce çok merkez sayılmaz. Özellikle de tarihi Hamburg diyebileceğimiz Altstadt ve Neustadt bölgelerinde oldukça uzak kalıyor. O nedenle de burada bahsedeceğimiz yerler daha çok “zamanınız varsa” kategorisine giriyor.

6.1 Altonaer Fischauktionshalle

Fotoğraf Kaynak: Frank Schwichtenberg, Altonaer Fischmarkt, April 2014 06, CC BY-SA 3.0

Hamburg geleneklerinden biri haline dönüşmüş olan Altonaer Fischauktionshalle, vakti zamanında sadece balık pazarının kurulduğu bir yermiş. Ardından eski eşyaların, antikaların, kıyafetlerin, tatlıların ve deniz ürünlerinin satıldığı, konserlerin düzenlendiği bir etkinlik alanı haline gelmiş. Dikkat edilmesi gereken nokta sadece pazar günleri kuruluyor ve 06:00 – 12:00 saatleri arasında açık. Balık pazarı da 09:00 gibi kapanıyor. Gece partiledikten sonra sabahın ilk ışıkları ile soluğu burada alıp kahvaltıyı balık ekmek ile yapmak bir Hamburg gece hayatı klasiği. Yaz ve kış mevsiminde saatler değişiklik gösterebilir, gitmeden internet sitesinden kontrol etmekte fayda var. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

6.2 U-Boot Museum Hamburg

U-Boot Museum II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan ve U-434 isimli, Sovyetler’e bağlı bir denizaltı. Yarısı suyun dışında, yarısı suyun içinde bulunan denizaltının içini gezerken burada yaşamın nasıl olduğunu, aracın nasıl çalıştığını rehberle veya kendi başınıza deneyimleyebiliyorsunuz. Tarihe veya denizciliğe ilginiz varsa özellikle ilginizi çekecektir. Her gün 20:00’ye kadar ziyarete açık. Eklemek gerekir ki, kapalı alanlarda rahat edemiyorsanız burası pek sizlik olmayabilir. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

6.3 Altonaer Balkon

Fotoğraf Kaynak: Swenrauh, Altonaer Balkon (1), CC BY-SA 3.0

Enfes bir liman manzarasına sahip olan Altonaer Balkon gemilerin gidip gelmesini, demir atmalarını ve şehir manzarasını deniz kokusu eşliğinde izleme fırsatı sunuyor. Elbe Nehri üstünde, Yaklaşık 27 metre yükseklikte bulunan bu park-seyir alanı dinlenmek isteyenlerin, piknik yapanların veya sadece limanı izlemek isteyenlerin ortak buluşma alanı. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

6.4 Blankenese ve Treppenviertel

Fotoğraf Kaynak: Kroppe, Hamburg-Blankenese(01), CC BY-SA 3.0

Hem nehir kenarında hem de yeşillik ve ağaçlık olan Blankenese, Hamburg’un sakin bir bölgesi. Bir zamanlar balıkçı köyüyken günümüzde Hamburg’un Beverly Hills’i gibi bir yer. Güzel görünen lüks villaların, arabaların bulunduğu ve üst tabakanın konuşlandığı bir bölge. Şehirden uzaklaşıp kafa dinlemek için ideal. Ayrıca tepelere kadar uzanan merdiven ağlarına sahip, bu da Blankenese’i yürüyerek gezmek için büyüleyici bir yer haline getiriyor. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

Merdivenler Bölgesi diye anılan Treppenviertel de adının hakkını veriyor çünkü burası yaklaşık 5000 basamaktan oluşan merdiven ağlarına sahip bir bölge. Dar sokakları, villaları ve tepede olmasının sağladığı manzarasıyla hem turistler hem de yerliler için keyifli bir gezi bölgesi. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

6.4 Römischer Garten

Fotoğraf Kaynak: Pauli-PiratRömischer Garten Thuja-Hecke (2)CC BY-SA 4.0

Blankenese’den bahsederken tepelere kadar uzanan merdivenlerden bahsetmiştik. İşte 128 taş basamaklı o merdiveni çıkmayı tamamladığınızda İtalya’dan Blankenese’e ışınlanmış gibi gözüken zarif bir bahçeye ulaşacaksınız. Roma tarzı peyzaj düzenlemesine sahip, bunun yanında estetik trabzanlar ve heykeller de çevrili. Yüksekteki konumuyla şehir manzarasına, peyzaj düzenlemesiyle de keyifli bir doğa kaçamağına olanak sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

6.5 Fabrik

Fotoğraf Kaynak: Frank Schwichtenberg, Fabrik Hamburg innen 02, CC BY-SA 3.0

Fabrik, dışardan devasa tuğla duvarları ve bacalarıyla bir fabrika gibi gözükse de aslında konserlerin, kongrelerin, film gösterimlerinin ve daha pek çoğunun düzenlendiği bir kültür-sanat mekanı. Ressam Horst Dietrich ve Mimar Friedhelm Zeuner tarafından 1971 yılında kurulmuş. Ardından da bahsettiğimiz gibi bir etkinlik alanına dönüştürülmüş. BB King, Meat Loaf, Nirvana ve Miles Davis başta olmak üzere cazdan rock’a, klasik müzikten hip hop’a değişen türlerden çok sayıda sanatçı burada sahne almış. Konserlere ek olarak başka etkinlikler de düzenleniyor tabii; çizgi roman ve anime kongeleri, çocuk tiyatroları, sergiler ve atölyeler… Kısaca Hamburg’un sol-anarşist tarihiyle ilgilenenler veya 70’lerin politik atmosferinde doğan bu kültür projesini incelemek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir etkinlik alanı. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

6.6 Elbstrand

Fotoğraf Kaynak: Alstersegler, Elbstrand in Hamburg-Övelgönne, CC BY-SA 4.0

Özellikle güneşli günlerde gidilmesi tercih edilen Elbstrand, Elbe Nehri kenarında yer alan boylu boyuna uzanmış bir kumsal. Birkaç adım atmanızla birlikte ayaklarınız Elbe Nehri’nde ıslatabiliyorsunuz. Tabii doğal bir deniz manzarasından çok konteyner gemilerinin hareketlerini ve demir atışlarını izleyebildiğiniz “endüstriyel” bir manzaraya sahip. Güçlü akıntıları olabildiği için yüzmek için tavsiye edilmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

6.7 Altona’dan Yeme-İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/_dripbar_

Drip Bar: Dışarıdan bir binanın giriş dairesiymiş gibi gözüken fakat zili çalınca loş atmosferli bir kokteyl barıyla karşılaştığınız bir mekan. Pazar ve pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Salt & Silver – Restaurants: İki gezgin şef, Cozy ve Jo’nun kurduğu Salt & Silver çoğunlukla Latin Amerika mutfağından lezzetler içeren bir menüye sahip. İnternet siteleri üzerinden rezervasyon yaptırmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Atlantik Fisch & BistrOceaN: Hamburg Balık Pazarı’nda bulunuyor ve deniz mahsulleri sunan bistrolardan biri. Eminönü’ndeki balık ekmek veya pasajlarda balıkçıların yaptığı salaş sandviçlerinki gibi bir kültüre benziyor. Taze balık, yengeç, ıstakoz, istiridye ne ararsanız hepsini bulabileceğiniz menüsü ve cömert porsiyonlarıyla tam bir fiyat-performans mekânı. Pazar günleri kapalı. Kalan günlerde de sabahtan açılıyor, 16:00’da kapatıyor. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

7. Hamburg Çevresinde Gezilecek Yerler

7.1 Ahrensburg Palace

Fotoğraf Kaynak: Matthias Süßen creator QS:P170,Q59087075, Ahrensburg Castle-1-2019-msu-, CC BY-SA 4.0

Hamburg’un dışında ve kuzeyinde, Ahrensburg şehrinde bulunan Ahrensburg Palace bu bölgenin değerli ve sembolik yapılarından biri. General kardeşinden Peter Rantzau’ya miras kalan arazi, 1569 ve 1585 yılları arasında bir saray yapılması için kullanılmış ve ortaya beyaz tuğlalarla kaplı, Rönesans dönemi mimarili zarif Ahrensburg Palace çıkmış. Aynı zamanda müze olarak da hizmet veren sarayın ister bilet alarak içini dolaşabilir isterseniz de bahçesinde vakit geçirebilirsiniz. Mevsimden mevsime açık ve kapalı olduğu günler değişiklik gösteriyor. O yüzden gitmeden internet sitesi üzerinden kontrol etmekte fayda var. Ulaşım konusunda ise: Hamburg merkezden arabayla yarım saat, otobüslerle ortalama kırk dakika. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

7.2 Willkomm-Höft

Schulauer Fahrhaus

Willkomm-Höft için gemilerin geçip gidişini izleyebileceğiniz bir gözlem alanı diyebiliriz aslında. Hatta bu gemilere özel yerleşmiş bir seramoni kültürü var, örneğin selam durma, bayrak sallama ve bazen şarkılarla eşlik etme gibi. Burada bir şeyler yiyebileceğiniz Schulauer Fahrhaus adlı bir restoran da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

2 Günlük Hamburg Turu Planı

1. Gün: Altstadt + Neustadt + Elbphilharmonie’de Günbatımı ve Konser

Fotoğraf Kaynak: Julia Solonina / Unsplash

Hamburg’u gezmeye şehrin eski ve yeni merkezi Altstadt ve Neustadt’tan başlayın. Mönckebergstraße’den yürüyerek ve Aziz Peter Kilisesi’ne de uğrayarak Hamburg Belediye Sarayı ve Belediye Meydanı’na çıkın. Dilerseniz Belediye Binası’nı rehberli turla da gezebilirsiniz. Ardından Alster Arcade’a geçip belediye sarayına ve kuğulara karşı bir kahve molası verin. Alışveriş caddesi Neuer Wall’ı turlayıp bombardımanlarla hasar gören St. Nicholas Kilisesi’ni görün. İnsanı Amsterdam’a ışınlayan Deichstraße’de yürüyüp şehirde bozulmadan kalan en eski sokak olan Kramer-Witwen-Wohnung’u gezin. Burada geleneksel Hamburg yemekleri ile bir mola için Krameramtsstuben’i tercih edebilirsiniz. Yemek sonrası hemen orada olan şehrin en büyük kilisesi St. Michael’ı da ziyaret edebilirsiniz. Günün ikinci yarısında hava güzelse Planten un Blomen’de yeşillikler içinde veya Binnenalster ile Außenalster’de göl kenarında yürüyüş yapabilir, şehirde tek bir müze gezecekseniz bu o olsun diyeceğimiz Hamburger Kunsthalle’yi gezebilir, Portugiesenviertel sokaklarını keşfedebilir ve güneşi batırmak için tam zamanında Elbphilharmonie’nin terasındaki yerinizi alabilirsiniz. Dilerseniz gün battıktan sonra burada bir konser deneyimi yaşamak da opsiyonel.

2. Gün: Speicherstadt + St. Georg + St. Pauli

İkinci güne ilk iş Speicherstadt’ta Miniatur Wunderland’i gezerek başlayın çünkü zaman ilerledikçe kalabalıklar artıyor içerideki oksijen miktarı da bununla ters orantılı şekilde azalıyor. Burada en az bir 2 saat geçireceğinizi düşünüyoruz. Miniatur Wunderland’den çıktıktan sonra hemen yakınlardaki Chilehaus, Brooksbrücke ve Hamburg’un en meşhur fotoğraf noktası Poggenmühlen Köprüsü’nü görün. Eğer göremezseniz üzülmeyin çünkü az sonra çıkacağınız tekne turunda zaten sudan da o meşhur kareyi yakalama fırsatınız olacak. Tekne turları St. Pauli limanından kalkıyor. Buradan başlayan turlar 1-1,5 saat süren kanal ve liman turu yaptırıyor. Çok tavsiye ederiz. Tur bittikten sonra tekneden ineceğiniz yerde zaten Hamburg’un meşhur balık ekmek ve fish & chipscileri var. Brücke 10 aralarından en popüleri. Yemek molası vermek için değerlendirebilirsiniz. Biraz daha ilerlediğinizde limanın sonunda tarihi Elbe Tüneli’ni göreceksiniz. Tüm tüneli yürümeseniz de devasa asansörleri ile şöyle bir inip çıkabilirsiniz. Günün ikinci yarısında şehrin alternatif bölgesi St. Pauli sokaklarını keşfe çıkabilirsiniz. Önce semtin namı yürüyen caddesi Reeperbahn’ı yürüyüp Beatles-Platz’ı görebilir, ardından da Karolinenviertel adlı hip mekanlarla, cafelerle, plakçılarla, tasarım mağazaları, bit pazarı ile ünlü mahallesini gezebilirsiniz. Güneşi batırmak için bu seferki durağınız ise eski bir uçaksavar kulesi olan Feldstraße Bunker. Finalde gece hayatına dalmak isteyenler için de buraların şehirdeki en doğru yerler olduğunu da belirtelim.

The post HAMBURG’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg/feed/ 0
HAMBURG’DA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE HAMBURG OTELLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg-nerede-kalinir https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg-nerede-kalinir#respond Sun, 25 May 2025 13:02:21 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=120057 Altstadt'tan Neustadt'a, HafenCity'den St. Pauli'ye, bu rehberimizde Hamburg'da konaklama konusunu tüm yönleriyle masaya yatırıyor ve hem tatil modunuza hem de cüzdanınıza uygun mahalleyi ve oteli birlikte seçiyoruz.

The post HAMBURG’DA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE HAMBURG OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Elbe kıyısında geçireceğiniz zamanı hayal ediyorsunuz, keyfiniz yerinde, ancak romantizmi bir kenara bırakırsak artık şu soruyu sormanın vakti geldi: Hamburg’da nerede kalınır? Rathaus’u ile göz kamaştıran tarihi Altstadt’ta mı çılgın gece hayatıyla ünlü St. Pauli’de mi yoksa modern mimarisiyle bir mimarlık dergisinin kapağından fırlama gibi duran HafenCity’de mi… Bu yazımızda Hamburg’da konaklama konusunu tüm yönleriyle masaya yatırıyor ve hem tatil modunuza hem de cüzdanınıza uygun oteli birlikte seçiyoruz. Hamburg’da gezilecek yerler ve yeme-içme önerilerimiz için ise ana yazımız Hamburg’da Gezilecek Yerler‘e bakmayı unutmayın.

Hamburg’un Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

En Merkezi / Altstadt & Neustadt: Altstadt ve Neustadt birlikte Hamburg merkezi oluşturuyor. Muhtemelen Hamburg’a ilk kez geliyorsanız, tercih edeceğiniz bölgeler buralar olacaktır. Gösterişli mimarisiyle Hamburg Belediye Sarayı, Avrupa’nın en kapsamlı sanat müzelerinden Hamburger Kunsthalle, Hamburg’un en büyük kilisesi St. Michaelis, Alster Gölü gibi gezilecek çoğu yer bu bölgelerde zaten.

Altstadt otellerini incelemek için tıklayın.

Neustadt otellerini incelemek için tıklayın.

En Hip / St. Pauli: Ben gece hayatı, çokkültürlülük, hip mekanlar, alternatif noktalar arıyorum derseniz sizi St. Pauli’ye alalım. Pek çok gece kulübüne ev sahipliği yapan Hamburg’un Red Light District’i Reeperbahn, tasarım butikleri, popüler barlar, kafeler ve restoranlarla dolu Karolinenviertel ve Schanzenviertel gibi semtler burada. Daha çok çocuklu olmayan ailelerin ve solo gezginlerin tercihi.

St. Pauli otellerini incelemek için tıklayın.

En Şık / HafenCity: Hamburg’un eski liman bölgesinin bir kentsel dönüşüm projesi ile modernleştirildiği HafenCity, şehrin en çağdaş noktası. Kırmızı tuğlalı yapılarıyla ünlü Speicherstadt başta olmak üzere tüm bölgede yüksek ve modern gökdelenler, şık Michelin yıldızlı restoranlar, müzeler ve tabii ki Hamburg’un modern simgesi Elbphilharmonie konser salonu kümeleniyor. Yalnız buradaki otel fiyatlarının şehrin geneline göre yüksek olduğunu eklemekte fayda var.

HafenCity otellerini incelemek için tıklayın.

En Ekonomik / St. Georg: Hamburg’un İstasyon bölgesi olan St. Georg, şehrin çokkültürlü mahallelerinden. Hem şehir merkezine yakın olmak hem de daha uyguna konaklamak isteyenler için ideal. Ayrıca Hamburg’dan trenle başka yerlere gidecekler için de tercih sebebi. Yalnız tren garı etrafı sürekli bir akış ve çeşitli grupların toplaşma alanı olduğu için dikkatli olmakta fayda var. Genellikle bütçesini gözeten gezginlerin tercihi.

St. Georg otellerini incelemek için tıklayın.

Hamburg Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Fraser Suites Hamburg $$$
  2. Eric Vökel Boutique Apartments $$
  3. Henri Hotel Hamburg Downtown $$
  4. The Nikolai Hamburg $$
  5. Boardinghouse Rosenstraße $$
  6. Fairmont Hotel Vier Jahreszeiten $$$
  7. Steigenberger Hotel Hamburg $$$
  8. Tortue Hamburg $$$
  9. Side, Hamburg $$
  10. Hotel Motel One Hamburg-Fleetinsel $$
  11. The Madison Hotel Hamburg $$
  12. Clipper Boardinghouse $$
  13. Palais Esplanade Hamburg – Adults Only $$
  14. Scandic Hamburg Emporio $$
  15. Hotel Atlantic Hamburg, Autograph Collection $$$
  16. The George Hamburg $$
  17. Art Apartments $$
  18. Central Hotel bel étage
  19. Aparthotel alsterSuite $$
  20. La Bodega – Designer Apartment an der Alster $
  21. CAB20 $
  22. Empire Riverside Hotel $$
  23. east Hotel Hamburg $$
  24. NH Collection Hamburg City $$
  25. Hotel St. Annen $$
  26. Live in the heart of Hamburg $
  27. The Westin Hamburg $$$
  28. Ameron Hamburg Hotel Speicherstadt $$
  29. Holiday Inn – Hamburg – HafenCity, an IHG Hotel $$
  30. 25hours Hotel Altes Hafenamt $$

Altstadt Otelleri

1. Fraser Suites Hamburg $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hamburg Belediye Binası’na beş-altı dakika yürüme mesafesinde bulunan Fraser Suites Hamburg, Altstadt’ta tercih edilebilecek beş yıldızlı bir konaklama seçeneği. Fitness merkezi, saunası ve açık büfe kahvaltısı bulunan otelin her oda ve süitinde ücretsiz wifi, klima, tv, minibar ve özel banyo bulunuyor. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun. Ayrıca evcil hayvan dostu. Bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Eric Vökel Boutique Apartments – Hamburg Suites $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dekorasyonunda Akdeniz ve İskandinav estetiğini yansıtan daireleriyle Eric Vökel Boutique Apartments, Kunsthalle’e ve Alster Gölü’ne oldukça yakın bir işletme. Ücretsiz wifi bulunan daireleri yatak odası, oturma odası, yemek alanı, özel banyo ve tam donanımlı mutfaktan oluşuyor. İçlerinde klima, düz ekran tv, kahve makinesi ve bulaşık makinesi gibi özelliklere de sahip. Çocuklar ve evcil dostlar konaklayabiliyor. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin edilebiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Henri Hotel Hamburg Downtown $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Henri Hotel Hamburg Downtown, Levantehaus’un hemen yanında bulunan bir otel seçeneği. Mönckebergstraße metro istasyonuna da yürüme mesafesinde kalıyor. Fitness merkezi, spa, sauna ve hamam gibi özellikleri olan otel, süit ve stüdyo daireleriyle hizmet veriyor. Hepsinde düz ekran tv, kahve makinesi, kettle, minibar ve özel banyo mevcut. Bebek karyolasını da ücretsiz şekilde sağlıyorlar. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. The Nikolai Hamburg – Leonardo Limited Edition $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Nikolai Hamburg, St. Nikolai Kilisesi gibi turistik duraklara oldukça yakın konumlu bir konaklama seçeneği. Ücretsiz wifi, klima, düz ekran tv, minibar, kahve makinesi, kettle ve ütü gibi olanaklara sahip çeşit çeşit daire seçenekleri sunuyor. Kahvaltısı sevilen otelin bazı odaları kanal manzaralı. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz alınabiliyor. Maalesef evcil dostunuz sizinle burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Boardinghouse Rosenstraße $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Boardinghouse Rosenstraße, Hamburg Garı’na beş dakika yürüme mesafesinde bulunmasıyla elverişli bir konuma sahip. Daire ve odalarının hepsinde özel banyo, düz ekran televizyonlu oturma odası, kahve makinesi, kettle, minibar, saç kurutma makinesi ve ütü gibi olanaklar bulunurken sadece bazılarında teras mevcut. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası bulunuyor. Evcil hayvanların konaklaması mümkün değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

Neustadt Otelleri

6. Fairmont Hotel Vier Jahreszeiten $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Fairmont Hotel Vier Jahreszeiten, İç Alster Gölü’nün hemen kıyısında bulunmasıyla manzaralı odalarda konaklama imkanı sunan beş yıldızlı bir otel. Fitness kulübü, spa, sağlıklı yaşam merkezi gibi lüks olanakları bulunan otelin açık büfe kahvaltısı ve 2 Michelin yıldızlı bir restoranı da bulunuyor. Her oda ve süiti klasik bir tasarıma sahip. Hepsi espresso makinesi, düz ekran tv, klima gibi gerekli özelliklerle donatılmış. Çocuklarına konaklamasına uygunken maalesef evcil hayvanlar için aynı durum söz konusu değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Steigenberger Hotel Hamburg $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İç Alster Gölü’ne yürüme mesafesindeki beş yıldızlı otel Steigenberger, şehir ve kanal manzaralı odalara sahip. Her odasında ücretsiz wifi, klima, düz ekran tv, geniş bir banyo, kahve makinesi, kettle ve minibar gibi özellikler mevcut. Özel park yeri, fitness merkezi, iki restoranı ve bir barı bulunan otelin kahvaltısı da seviliyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz şekilde sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Tortue Hamburg $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

St. Nikolai Kilisesi’ne beş dakika yürüme mesafesinde bulunan Tortue Hamburg’un tüm oda ve dairelerinde oturma odası, banyo, klima, düz ekran tv, kahve makinesi ve kettle bulunuyor. Renkli duvar kağıtlarının ve büyük aynaların kullanıldığı odaları her yaştan çocuğun konaklamasına uygun. Otel aynı zamanda da evcil hayvan dostu. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Side, Hamburg $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

SIDE, Hamburg, Planten un Blomen civarında beş yıldızlı bir konaklama seçeneği. Fitness salonu, sauna, spa ve şehre bakan bir çatı terası bulunan otel ayrıca ücretsiz bir yüzme havuzuna da sahip. Her gün açık büfe kahvaltı servisi yapılan otelin odaları modern şekilde tasarlanmış ve wifi, düz ekran tv, minibar, saç kurutma makinesi gibi özellikler bulunuyor. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun, bebek karyolasını da ücretsiz şekilde sağlıyorlar. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

10. Motel One Hamburg $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Odalarında yastığı, perdesi ve tablolarıyla birlikte renkli bir dekorasyona sahip olan Motel One Hamburg, Fleetinsel’de kahvaltısı sevilen bir konaklama seçeneği. Otelin her odası anti-alerjik ve klima, oturma alanı, düz ekran uydu tv, saç kurutma makinesi, özel banyo gibi donanımlara sahip. Özel otoparkı mevcut. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

11. The Madison Hotel Hamburg $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Madison Hotel Hamburg, St. Michael Kilisesi’ne iki dakika yürüme mesafesinde bulunan 4 yıldızlı bir otel seçeneği. Avrupa ve Asya lezzetleri sunan bir restoranı ve bir şeyler içmek istediğinizde gidebileceğiniz bar kısmı var. Otelin her biriminde özel banyo, klima, kahve makinesi, kettle, düz ekran tv, minibar bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası mevcut değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Clipper Boardinghouse $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Pastel tonların ve doğal mobilyaların hakim olduğu dekorasyonuyla Clipper Boardinghouse, şehrin Portekiz Mahallesi kısmında tercih edebileceğiniz daire seçeneklerine sahip. Her dairesinde ücretsiz wifi, özel banyo ve mutfak, klima, düz ekran tv, kahve makinesi, ekmek kızartma makinesi, ütü ve bebek karyolası gibi donanımlar bulunuyor. Ortak bahçesini de kullanabiliyorsunuz. Çocuklar ve evcil hayvanlar burada konaklayabiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

13. Palais Esplanade Hamburg – Adults Only $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Palais Esplanade Hamburg, Planten un Blomen’e yürüme mesafesinde bulunan dört yıldızlı bir otel. Sadece yetişkinler konaklayabiliyor, çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun değil. Fitness merkezi, restoran ve barı bulunan otelin odaları klasik bir dekorasyona sahip. Her birinde özel banyo, düz ekran uydu tv, minibar, kettle ve çalışma masası bulunuyor. Her sabah açık büfe kahvaltı servisi de var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

14. Scandic Hamburg Emporio $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Gänsemarkt metro istasyonuna beş dakika yürüme mesafesinde bulunan Scandic Hamburg Emporio, özel otoparkı, spa ve sağlıklı yaşam merkezi bulunan konaklama seçeneklerinden bir diğeri. Büyük pencerelerin olduğu aydınlık odalarında ahşap mobilyalar kullanılmış ve özel banyo, kablolu tv, klima, çalışma masası, kettle ve buzdolabı gibi özelliklere sahip. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, isteğe bağlı bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

St. Georg Otelleri

15. Hotel Atlantic Hamburg, Autograph Collection $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hem Kunsthalle’in yanında hem de İç ve Dış Alster göllerinin kesiştiği bölgede bulunan Hotel Atlantic Hamburg konumu ve restoran, fitness merkezi ve sinema salonu gibi olanaklarıyla 5 yıldızlı lüks bir otel. Yenilenen oda ve süitlerinin hepsinde ücretsiz wifi, banyo, düz ekran tv, klima, kahve makinesi ve saç kurutma makinesi gibi donanımlar bulunurken bazı birimler göl veya iç avlu manzaralı. Çocuklar ve evcil hayvanlar burada konaklayabiliyor, bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

16. The George Hamburg $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Koyu ahşap mobilyaların, kadife döşemelerin ve abajurların yoğun olarak kullanıldığı klasik dekorasyonuyla The George Hamburg, Dış Alster Gölü’ne yakın dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Göl manzaralı bir saunası ve özel otoparkı olan otelin her odası düz ekran tv, minibar, kahve makinesi, kettle ve saç kurutma makinesi gibi özelliklere sahip. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. Art Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Ücretsiz wifi, klima, düz ekran tv, özel banyo, tam donanımlı veya mini bir mutfak, buzdolabı, kahve makinesi ve kettle gibi özelliklere sahip daireleriyle Art Apartments, Hamburg Merkez Tren İstasyonu’na yaklaşık üç dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Maksimum altı kişiyi ağırlayabilecek daireleriyle aileler için de uygun. Her yaştan çocuğun konaklamasına müsait, bebek karyolasını ücretsiz şekilde sağlıyorlar. Evcil dostunuz da sizinle kalabiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

18. Central Hotel bel étage $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Central Hotel bel étage Hamburg Merkez Tren İstasyonu’na ve Kunsthalle’e ortalama on dakika yürüme mesafesinde bulunan 200 yıllık tarihi bir binada yer alan bir otel seçeneği. Odalarda özel banyo, akıllı tv, minibar, kettle, kahve makinesi ve hatta ücretsiz portakal sıkacağı bile bulunuyor. Kendine ait bir restoranı olan otelin sadece bazı odaları balkonlu veya teraslı. Çocukların konaklamasına uygun, bebek karyolası sağlanıyor. Evcil dostunuz da ücretsiz şekilde sizinle kalabiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

19. Aparthotel alsterSuite $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Tuğla duvarları, deri koltukları ve otantik halılarıyla endüstriyel vintage diyebileceğimiz bir tarza sahip olan Aparthotel alsterSuite hem Alster Gölleri’ne hem de Hamburg Merkez Tren İstasyonu’na yakın konumda bir seçenek. Tüm oda ve dairelerinde ücretsiz wifi, özel banyo, düz ekran tv, buzdolabı, kahve makinesi ve kettle bulunuyor. Bazı daireler göl manzaralı. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun ancak bebek karyolası mevcut değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

20. La Bodega – Designer Apartment an der Alster $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

La Bodega – Designer Apartment, iki yatak odası, bir oturma odası, banyo ve tam donanımlı mutfağıyla 90 metrekarelik bir daire seçeneği. Maksimum 4 kişinin konaklaması mümkün. Düz ekran tv, çamaşır makinesi, buzdolabı, ütü, kettle, bebek karyolası, mama sandalyesi ve kahve makinesi gibi donanımlara sahip. Çocuk ve evcil hayvan dostu bir daire. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

21. CAB20 $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Hamburg’da kapsül-kabin otel deneyimini yaşayabileceğiniz CAB20 ister tek ister çift kişilik kapsül odalarıyla Almanya’nın bu konseptteki ilk oteliymiş. Her kabini ses yalıtımlı, iPod yuvası bulunuyor ve ek olarak nevresim ve havlu da temin ediliyor. Banyo ve tuvaletleri ortak, bir restoran ve barı mevcut. Çocuklar ve evcil hayvanlar burada konaklayamıyor. Bu bölgedeki uygun fiyatlı konaklama seçenekleri arasında. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 21 numara.

St. Pauli Otelleri

22. Empire Riverside Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Reeperbahn’a ve Hamburg Limanı’na yakın konumda olan Empire Riverside Hotel, boydan boya cam kaplı odalarıyla panoramik Hamburg manzarası sunan lüks otellerden biri. Fitness, spa ve sağlıklı yaşam merkezine ek olarak bir restoran ve barı da bulunuyor. Özel banyo, düz ekran tv, klima, saç kurutma makinesi her odasında mevcut. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 22 numara.

23. east Hotel Hamburg $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

east Hotel Hamburg, hasır mobilyaların, yeşil bitkilerin ve parlak renklerin duvarlarına hakim olduğu dört yıldızlı bir otel seçeneği. Özellikle ortak alanlarında tropikal bir estetiğe sahip. Eski bir demir dökümhanesinin dönüştürülmesiyle otel olarak hizmet vermeye başlamış. Çatı katında spa alanı, restoranı ve fitness salonu bulunan otelin odalarında ücretsiz wifi, özel banyo, klima, tv, minibar ve çalışma masası gibi özellikler mevcut. Her yaştan çocuğun konaklamasına uygun, evcil hayvan dostu bir otel. Bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 23 numara.

24. NH Collection Hamburg City $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dört yıldızlı bir otel olan NH Collection Hamburg City, Chile House’a on dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Sauna, buhar banyosu, çatı terası, fitness merkezi ve barı bulunan otelin kahvaltısı da seviliyor. Her oda ve süitinde ücretsiz wifi, minibar, kahve makinesi, klima, özel banyo ve düz ekran tv bulunuyor. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun, bebek karyolasını da ücretsiz şekilde sağlıyorlar. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 24 numara.

25. Hotel St. Annen $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

St. Pauli ile Schanzenviertel arasındaki sessiz sakin bir sokakta bulunan Hotel St. Annen üç yıldızlı bir konaklama seçeneği. Kahvaltısı seviliyor. Özel otoparkı, bahçesi ve barı bulunan otelin odalarında da özel banyo, klima, düz ekran tv, kahve makinesi, saç kurutma makinesi, gibi donanımlar bulunuyor. Çocuklarına konaklamasına uygunken maalesef evcil hayvanlar için aynı durum söz konusu değil. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 25 numara.

26. Live in the heart of Hamburg $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Yeşil-krem renklerinin baskın olduğu ve bitkilerle dekore edilmiş Live in the heart of Hamburg, bölgedeki uygun fiyatlı daire opsiyonlarından biri. İki yatak odası, tam donanımlı bir mutfak, küvetli bir banyo ve bir çekyattan oluşan totalde 64 metrekarelik bir seçenek. Düz ekran tv, kahve makinesi, ütü, mama sandalyesi ve fırın gibi araç gereçlere sahip. Çocukların konaklamasına uygun ancak bebek karyolası müsaitliğe bağlı. Maalesef evcil hayvanlar burada konaklayamıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 26 numara.

HafenCity Otelleri

27. The Westin Hamburg $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

İkonik konser salonu Elbphilharmonie’nin binasında bulunan The Westin Hamburg, beş yıldızlı lüks bir konaklama opsiyonu. Kapalı yüzme havuzu, spa ve sağlıklı yaşam alanı, restoran ve barı bulunan otelin her sabah servis edilen açık büfe kahvaltısı da var. HafenCity’i ve liman manzarasını gözler önünde seren boydan boya cam kaplı odalarında özel banyo, düz ekran tv ve klima gibi donanımlar mevcut. Çocuk ve evcil hayvan dostu, bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 27 numara.

28. Ameron Hamburg Hotel Speicherstadt $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

International Maritime Museum ve Miniatur Wunderland’e beş dakika yürüme mesafesinde bulunan Ameron Hamburg Hotel Speicherstadt, bu bölgedeki dört yıldızlı konaklama seçeneklerinden bir tanesi. Fitness salonu, restoranı ve barı bulunan otelin her odasına klasik bir tarz hakim ve ücretsiz wifi, klima, saç kurutma makinesi gibi araçlar bulunuyor. Çocukların konaklamasına uygun, evcil hayvan dostu bir otel. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 28 numara.

29. Holiday Inn – Hamburg – HafenCity, an IHG Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Elbphilharmonie’ye yürüme mesafesinde bulunan Holiday Inn – Hamburg – HafenCity özel otopark, spor salonu ve restoran gibi olanaklarıyla dört yıldızlı bir otel. Kahvaltısı beğeniliyor. Modern tarzda dekore edilmiş oda ve süitlerinde klima, düz ekran tv, kahve makinesi, ütü ve özel banyo bulunuyor. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun, bebek karyolası müsaitliğe bağlı. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 29 numara.

30. 25hours Hotel Altes Hafenamt $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Her odasının ayrı bir tasarıma sahip olduğu 25hours Hotel Altes Hafenamt, 2016 yılında açılmış nispeten yeni ve dört yıldızlı bir otel. Özel otoparkı, restoranı ve barı bulunuyor. Odaları ise klima, minibar, kahve makinesi, tv gibi özelliklere sahip. Çocukların ve evcil hayvanların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 30 numara.

The post HAMBURG’DA NEREDE KALINIR? – BÖLGE BÖLGE HAMBURG OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/hamburg-nerede-kalinir/feed/ 0