İstanbul | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Tue, 21 Oct 2025 15:03:26 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg İstanbul | Biz Evde Yokuz 32 32 GÜNÜBİRLİK İSTANBUL KAÇAMAKLARI – MAX 1,5 SAAT MESAFEDEKİ YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-kacamak-yerleri/ https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-kacamak-yerleri/#comments Thu, 20 May 2021 13:08:22 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=63662 Hafta sonu İstanbul'dan kaçmak için yer mi arıyorusunuz? Size İstanbul'un en güzel tatil yerlerini, doğa kaçamaklarını ve denize girilebilecek yerlerini derledik.

The post GÜNÜBİRLİK İSTANBUL KAÇAMAKLARI – MAX 1,5 SAAT MESAFEDEKİ YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Yazının başında peşinen söyleyelim; İstanbul’un içindeki çoğu kaçamak yerleri ya “Burayı da mı keşfetmişler!” diye sitem edeceğiniz bakir ama yorulmuş doğa parçaları ya da insanların şehirden uzaklaşmak, kahvaltı yapmak ya da akşam yemeği yemek için gittiği ücra koylar ve köyler. Aslına bakarsanız buralardaki restoranlar pek de öyle parmak falan yedirtmiyor ama işte hava değişikliği olsun diye, bir parça çim ya da deniz havası için, mahallemizde olsa pek de uğramayacağımız yerleri tıka basa dolduruyoruz. Bazen bu yarım yamalak keyifler için mekanlara garip garip faturalar ödüyoruz. Ve işin en tuhafı, İstanbul’da sıkıştıkça buraları yine de öpüp başımıza koyuyoruz. 😀

Tabii yazın bunlara deniz kaçamakları ve orman gezileri de ekleniyor. Ancak İstanbul plajlarında başkalarına saygısı olmayanlar nedeniyle rahat etmek mümkün değil. Havlunuzu serdiğiniz yere her an bir araba çekip yanınızda horon tepebilir, sizi mangal dumanına boğabilir, üzerinizde top oynayabilir vs… Dolayısı ile eğer yüzmeye niyetiniz varsa en iyisi bunu bir özel tesis bünyesinde yapmanız. Bir de müsilaj mevuzusu var tabii…

İstanbul’dan Diğer Kaçış Önerileri

1. İstanbul’dan Çıkmadan Resete Bas:
Gerçek anlamda bir tazelenmeye ihtiyacınız varsa buralarda bir ev tutarak tamamen uzaklaşmayı da bir düşünün:
İstanbul’da Doğa & Deniz Tatili İçin Kiralık Ev & Bungalovlar

İstanbul’da Günlük Kiralık Lüks Villalar

2. İstanbul’un Keyfini Tekne Kiralayıp Boğaz’a Açılarak Sür: İstanbul’da Günlük ve Saatlik Kiralanabilir Tekneler
3. 1,5 – 3 saat Mesafedeki Alternatifler
Biraz daha yol yapıp İstanbul’dan çıkmayı gözünüz yerse de, 1,5 ila max 3 saat mesafedeki kaçamak yerlerinden de size güzel evleri derledik:
İstanbul’a Yakın Bungalovlar ve Kiralık Evler
4. İstanbul’un En Güzel Yeşil Alanları İstanbul’un En Güzel Parkları, Koruları ve Bahçeleri yazımızda topladık.

İstanbul’da Denize Girilir mi?

Bizim Adalar’da ve Kilyos sahillerinde yüzmüşlüğümüz var ve henüz üçünü bir bacağımız çıkmadı. 🙂 Ama zor soru, herkesin kendi değerlendirmesi lazım.

Sağlık Bakanlığı Yüzme Suyu Takip Sistemi tüm sahillerimizin toksisite analizini yapıyor. Linkten her koyu tek tek görebilirsiniz. Kıyılarımızı tehdit eden müsilaja rağmen bu siteye göre İstanbul plajları sandığımız kadar vahim görünmüyor. Hatta Beykoz’da, Adalar’da, Riva’da Büyükçekmece’de, Suadiye’deki bazı plajlar mavi işaretlenmiş. Ama iyice yakınlaştırarak içine girerek bakmak gerekiyor, çünkü bir koy maviyken hemen yan koyu farklı olabiliyor. Mayoları çekmeden bakmakta fayda var ama siz yine de öncelikle kendi sağduyunuzu dinleyin.

İstanbul’un En Güzel Kaçamak Yerleri

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. İstanbul Surf School
  2. İstanbul Kiteboard Academy
  3. Burç Beach
  4. Suma Beach
  5. Solar Bach
  6. Baykuş Beach
  7. Doğada Yaşam Okulu
  8. BeeTiny
  9. Belgrad Ormanı
  10. Bahçeköy Fidanlığı
  11. Atatürk Arboretumu
  12. Life Park
  13. Zekeriyaköy
  14. Göçmen’s Ranch
  15. Garipçe Köyü
  16. Kuş Gözlem Kulesi
  17. Rumeli Kavağı
  18. Altınkum Plajı
  19. Rumeli Feneri
  20. Marmaracık Milli Parkı
  21. Camp Rumelifeneri Karavan Kampı
  22. Xtrem Aventures
  23. Uniq Açık Hava Sineması
  24. Turkcell Platinum Park
  25. Kemerburgaz Kent Ormanı
  26. Bol Pazar
  27. İstanbul Golf Kulübü
  28. Kemer Country Club
  29. Forest Kemerburgaz – Macera Parkı
  30. Göktürk Göleti Tabiat Parkı
  31. Çilingoz Tabiat Parkı
  32. İnceğiz
  33. Villa Fe Butik Otel
  34. Akademi Binicilik
  35. Grandma’s Wonderland
  36. Arka Bahçe
  37. Windsurf TR
  38. Klassis Golf Kulübü
  39. İBB Florya Sosyal Tesisleri
  40. Florya Atatürk Deniz Köşkü
  41. Florya Atatürk Ormanı
  42. Vira Kürek
  43. Altınboynuz Spor Kulübü
  44. Haliç Yelken Kulübü
  45. Fener-Balat
  46. Polonezköy Tabiat Parkı
  47. Ağaç Oyma Heykel Sergisi
  48. İstanbul Kelebek Çiftliği
  49. Zosia Teyzenin Anı Evi
  50. Częstochowska Kilisesi
  51. Polonezköy Cam Sanat Merkezi
  52. Dila Atlı Spor Kulübü
  53. Çatalay Binicilik Atlı Spor Kulübü
  54. Riva’s Club
  55. Pegasus Binicilik Kulübü
  56. Yako House & Park
  57. Komşuköy
  58. Bi Nevi Atölye
  59. Rita Çiftlik
  60. Beykoz Kundura
  61. Cam Ocağı Vakfı
  62. Seshane
  63. Anadolu Hisarı Kürek Akademisi
  64. Beykoz Öğretmenevi
  65. Küçüksu Kasrı
  66. Göztepe Tabiat Parkı
  67. Mihrabat Tabiat Parkı
  68. Hz. Yuşa Tepesi
  69. Elmasburnu Tabiat Parkı
  70. Riva Cam Sanatları Merkezi
  71. Riva Surf House
  72. Ulupelit Köyü
  73. Casa Lavanda Boutique Hotel
  74. At Köyü Binicilik Spor Kulübü
  75. Avcıkoru Tabiat Parkı
  76. Darlık Barajı
  77. Sahilköy
  78. Sahilkamp
  79. Parma Sole Boutique Hotel
  80. İncekum Macerapark
  81. Şile Feneri ve Müzesi
  82. Kavala Parkı
  83. Şile Bezi El Sanatları Merkezi
  84. Yeryüzü Pazarı
  85. Ala Kadınlar Plajı
  86. Ağlayan Kayalar
  87. Baia Beach
  88. Uzunkum Plajı
  89. Aqua Beach
  90. Kabakoz
  91. North Beach
  92. Fusha Beach
  93. Šuma Sanjati Boutique Hotel
  94. Akçakese Plaji
  95. Şile Saklıgöl
  96. Boho Tables
  97. Hacılı Köyü ve Şelalesi
  98. Gökmaslı Köyü
  99. Wineport Lodge
  100. Tranquilla Nehir Evi
  101. Lethe Exclusive Hotel
  102. Greenline Guest House
  103. Kilimli Koyu
  104. Kayra Yelken
  105. İstanbul Yelken Kulübü
  106. Marmara Yelken Spor Kulübü
  107. Kalamış Yelken
  108. Hedef Yelken
  109. İstanbul Windsurf Center
  110. Sup Yoga Island
  111. Sup Yoga Türkiye
  112. Kano İstanbul
  113. İstanbul Kürek
  114. Aydos Tepesi
  115. Forestanbul
  116. Büyükada
  117. Heybeliada Sanatoryumu
  118. İnönü Evi Müzesi
  119. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi
  120. Heybeliada Ruhban Okulu
  121. Değirmenburnu Tabiat Parkı
  122. Heybeli Sahaf
  123. Ada Beach Club
  124. Sait Faik Abasıyanık Müzesi
  125. Madam Marta Koyu
  126. Cennet Bahçesi
  127. Noya Beach
  128. Sedef Adası Plajı

Yeme-İçme

  1. Emel’in Bahçesi
  2. Kayıkhane
  3. Mako Balık
  4. Üzüm Kızı
  5. Uzunya Balık Restoran
  6. Tarihi Bilice Börekçisi
  7. Bizim Kanatçı
  8. Pideban
  9. Anzer Sofrası
  10. Limandere Kavurmacısı
  11. İzoletta
  12. Ahali 279
  13. Brio İtalian Restaurant
  14. Gusina
  15. RokaPups Cafe
  16. Antilop Brasserie
  17. Balıkçı Kahraman
  18. Güzelyer Yedigün Balık Lokantası
  19. Balıkçı Yılmaz
  20. Balıkçı Anne
  21. Üçüncü Mekan
  22. Good Mood Coffee
  23. Spicy Orman Evi
  24. Sushi Manga
  25. La Mensa
  26. Yasemin & Tuncel
  27. Stella
  28. Leonardo
  29. Polina
  30. İBB Beykoz Sosyal Tesisleri
  31. Beltur Hıdiv Kasrı
  32. Bayramoğlu Döner
  33. Wren & Spoon
  34. Yalı 77
  35. Kulindağ Dağ Evi
  36. Çam Vadisi Cafe
  37. Yoros Cafe Restaurant
  38. Poyraz Çapari Restaurant
  39. Poyraz Sahil Balık Restaurant
  40. Renkli Bahçe
  41. Mavi Kapı Cafe
  42. Mola Gözleme Evi
  43. Massha Şile Balıkçısı
  44. Rokethane Restoran Kafe
  45. Luz Cafe
  46. Heyamola Ada Lokantası
  47. Tadım Roma Dondurma
  48. Helios Coffeeshop
  49. Kalpazankaya Restaurant
  50. Four Letter Word Coffee
  51. Barba Yani
  52. Ergün Pastanesi
  53. Sinem Dondurma
  54. Jash Kınalıada
  55. Yeşil Roma Dondurma
  56. İkikapı
  57. Yuka Beach Bar
  58. Elio Sedef
  59. Liya Sedef

Avrupa Yakası’ndaki Kaçamak Yerleri

1. Yazı Yakalamak İçin Sarıyer

1.1 Kilyos Plajları

Burç Beach,  Fotoğraf Kaynak: www.bumed.org.tr

İstanbul’da geçirdiğimiz yaz günlerinin kurtarıcısı Kilyos’u duymamış olan yoktur herhalde? Avrupa yakasında yaşayan İstanbullular için en yakın denize girme noktası. Mevsim dışı gelirseniz de uzun kumsalında yürüyüş yapabilir, evcil hayvanlarınızı gezdirebilirsiniz. Katlanır sandalye ve masanızı alıp bir köşeye kurulmak da çok keyifli oluyor.  Hatta en güzel zamanı sezon dışı. Hepsi kendi içinde yeterli işletmeler olsa da elbette buradaki hiçbir işletmeden Çeşme Beach Club’ları gibi bir ortam beklemeyin hatta verdiğiniz paranın karşılığını da alabilecekmisiniz tartışılır. Sahil boyunca sıra sıra başka işletmeler ve halk plajları da var ama onların durumunu bilemiyoruz.

Burç Beach, Fotoğraf Kaynak: www.bumed.org.tr

Burç Beach: Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği BUMED’in yeri olan Burç Beach aynı zamanda bir kitesurf noktası. Eğer bu işi öğrenmeyi ciddi ciddi kafaya koyduysanız da Kilyos’ta kitesurf öğrenebileceğiniz iki okul bulunuyor:

İstanbul Surf School: Kitesurf kiralayabilir veya ders alabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

İstanbul Kiteboard Academy: Hem başlangıç seviyesinde hem  de ileri seviyede dersler sunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Yazın hafta sonları güneşi batırma konserleri ve etkinlikler de oluyor. Etraf da akşam üzeri biraz sakinlemiş olduğundan günün en keyifli saatleri bu zamanlar oluyor. Giriş için illa ki Boğaziçi Üniversitesi mensubu veya mezunu olmanız gerekmiyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/SumaBeach

– Diğer 2 popüler işletme ise;
Solar Beach – Çok uzun zamandır gitmediğimiz için güncel bir yorum yapamayacacağız. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.
Suma Beach – Bünyesinde İstanbul gece hayatının nabzının attığı yerlerden biri olan Kafes de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Baykuş Beach: Tıpkı Boğaziçililerin Burç Beach’i gibi Mimar Sinan Üniversitesi mezunlarının işletmesi olan Baykuş Beach, çadır kampı alanı da olan bir alternatif. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

1.2 Kumköy’de Balık Ya Da Kahvaltı, Sarıyer

Kumköy, Kilyos sahilinin kasabası gibi olan kısmı. Burayı denize girmek için değil daha çok kahvaltı etmelik, akşam yemek yemeğe gelmelik şeklinde düşünün. Kışın bile hareketli oluyor. Yazın da plaj öncesi ya da sonrası depoları doldurmak için pitstop yeri.

Emel’in Bahçesi: Su böreği cazip ama deniz manzarası daha cazip derseniz de burada denize karşı tam teşekküllü bir kahvaltı  ya da hamburgerli bir ayı öğünü yapabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Kayıkhane

Kayıkhane: Denize nazır gün batımına karşı bir şeyler içmek için Kayıkhane bir alternatif. Fakat duyduğumuza göre son zamanlarda artan popülaritesiyle fiyat / performans oranının düştüğü bir yer olmaya başlamış o yüzden kapısında menüye bakıp karar verin. Yaz akşamında gidiyorsanız günler öncesinden manzaralı masaları kapmak için rezervasyon yaptırın. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Mako Balık: Mako Balık da semtin balıkçıları arasında fiyat / performans olarak en optimum seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Üzüm Kızı: Kilyos’un salaş, samimi ve keyifli aile işletmesi. Tüm mezeler ortalamanın üzerinde ve genele göre uygın fiyatlı. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.dogadayasam.com.tr

Doğada Yaşam Okulu: Bahsetmeden geçmeyelim, Kilyos’ta bir koyu kapatmış, 400 dönüm bir yeşil alan içinde Doğada Yaşam Okulu var. Burası bir kendine ait bir plajı olan karavan da kabul eden bir kamp alanı. Yanı zamanda içinde survivor parkuru da var. Arada 8-12/13-17 yaş katılımcılara yönelik yaz kampları, 8-12/13-17 yaş katılımcılara yönelik sömestir kış kampları, anne-çocuk kampları, baba-çocuk kampları, özel şirket kampları, yetişkin kampları ve okul programları yapıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

1.3 Demirciköy’deki Uzunya’da Deniz & Yemek, Sarıyer

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/uzunyarestaurant

Demirciköy denize girmek için Kilyos plajlarına bir alternatif. Zaman zaman İstanbul Boğazı’nda yaşanan plankton patlamalarında buradaki koy da turkuaz renge bürünüyor. Sahilde tek bir işletme bulunuyor:

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/uzunyarestaurant

Uzunya Restaurant: Kışın da dalga sesleri eşliğinde taze balığınızı yiyebileceğiniz ya da hafta sonu brunch’ına gelebileceğiniz bir seçenek. Bizce yazdan ziyade sonbahar özellikle de palamut mevsimi olan Eylül ve Ekim ayları burası için en güzel zaman. Burç’a kıyasla biraz daha aile yeri diyebiliriz. Havanın güzel olduğu hafta sonları ve İstanbul’da denize girilebilecek nadir yerlerden olduğu için yazın kalabalık oluyor. Yer kapmak için erken gitmek lazım. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

1.4 Demirciköy’de Bir At Çiftliğinde Tiny House Deneyimi

BeeTiny Kilyos: BeeTiny, İstanbul’dan çıkmadan da adeta çıkmış gibi hissetmek isteyenler için, Kilyos, Demirciköy’de Küheylan At Çiftliği içinde yeni açılan bir tiny house işletmesi. Tesiste günlük veya haftalık tiny house kiralama yapabileceğiniz 7 farklı konsept tasarım tiny house var. Her biri İngiliz tarzı veya Güney Amerika temalı gibi birbirinden farklı tarzda tasarlanmış. Aynı zamanda tesis bir at çiftliği içinde olduğu için binicilik dersleri alabileceğiniz bir manej, açık ve kapalı etkinlik mekanları ve doğa yürüyüşü için özel parkur gibi alanlar da var. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

2. Üç Büyükler: Belgrad Ormanı, Atatürk Arboretumu ve Bahçeköy Mekanları, Sarıyer

Belgrad Ormanı: Belgrad Ormanı’nı ve içindeki 9 Tabiat Parkı hakkında tüm detayları ayrıca bir yazıda anlattık. Buraya da haritadaki yerini belirlemek için ekliyoruz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Bahçeköy Fidanlığı: Tohumdan fidana tüm meyve sebze fidanlarını ve bahçeniz için peyzaj bitkilerini bulabileceğiniz bir adres. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Atatürk Arboretumu: Aynı şekilde komşusu Atatürk Arboretumu’nu da çevrede mutlaka görülmesi gereken yerler olarak ekliyoruz. Onun da ayrıca yazısı var. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Tarihi Bilice Börekçisi: Genelde evden aç çıkanlar Sarıyer’deki meşhur börekçide yakıtları fulleyip öyle Kilyos yoluna düşüyorlar. Su böreği ve kıymalı kuş üzümlü böreği özellikle meşhur ama böreği paket alıp ertesi günde yiyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Bizim Kanatçı: Çayırbaşı’nda denizle yolu ayıran doldurma yolun hemen arkasında kalan alanda çok sevdiğimiz bir kanatçı var. Bizi dinleyin 1,5 porsiyon acılı kanat söyleyin. Dışarıdaki masalarını kapmaya bakın. İçerisinin bir espirisi yok. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Pideban: Biraz ileride ise Sarıyer’in en iyi pidecisi 1977 tarihli Pideban var. Karadenizli nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bir semt olan Sarıyer’de Karadeniz pidesinin meşhur olması kaçınılmaz zaten. Kapalı pideleri çok çıtır. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Anzer Sofrası: Sarıyer’de Karadeniz usulü serpme kahvaltı ararsanız da direksiyonu Anzer Sofrası’na çevirip Rize muhlamasını tavana uzatabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Limandere Kavurmacısı: Hemen Bilice Börekçisi ile aynı yerde ve İstanbul’da kavurma yenebilecek en güzel yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Life Park: Yazın en büyük festivallerin, eventlerin ve konserlerin gerçekleşiği alan. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

İzoletta: Hemen onun yanında çok şık bir mekan. Nikah yemekleri veya nişan organizasyonları için düşünebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

3. Hava Değişikliğine Gidilen Kahvaltıcılar & Mekanlar, Sarıyer

3.1 Zekeriyaköy ve Uskumruköy

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/ahali279

Zekeriyaköy ve komşusu Uskumruköy ne doğa, ne de farklı bir aktivite vadediyor ama bir hava değişikliği yaşayabileceğiniz güzel mekanların ve hoş işletmelerin bulunduğu ayrı bir dünyası var. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Ahali 279: Bahçe içinde bir kahvaltıya ne dersiniz? Şehrin en popüler brunch noktalarından olduğunda güzel havalarda kalabalık oluyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/brioitalianistanbul

Brio Italian: Canınız İtalyan mutfağı çekerse adresiniz burası. İncecik pizzaları başarılı. Keyifli de bir bahçesi var. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Gusina: Ormanada’nın içinde, odun ateşinde artizan Napoli pizzaları yapan ve klasik İtalyan atıştırmalıkları sunan bir restoran. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Roka Pups Cafe: Evcil hayvanınızla rahatça bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Antilop Brasserie: Zekeriyaköy’ün sevilen brasseriesi. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Göçmen’s Ranch: İlgiliyseniz gelmişken gelmişken ata binmek de güzel fikir olabilir. Özellikle de çocuklu aileler için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

3.2 Olayını Pek De Anlamadığımız Garipçe Köyü’nde Kahvaltı / Akşam Yemeği, Sarıyer

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Garipçe Köyü ise Anadolu Yakası’ndaki Ağva gibi 1990’larda parlayan şehirden kaçış noktalarındanmış. Şimdilerde eskisi kadar popüler olmasa da hala şehirden kısa bir uzaklaşma için gidiliyor. Açıkçası biz cazibesini pek anlayabilmiş değiliz ama popüler bir yer olunca atlamış olmamak için listeye koyduk. Bu kadar alternatif varken bizim tercihimiz olmazdı. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Milli  Parklar Kuş Gözlem Kulesi: Kahvaltı sonrası muhteşem bir mazara için Milli Parklar Kuş Gözlem Kulesi’ne çıkabilirsiniz. Bir taraf deniz, diğer taraf ormana bakıyor. Kuleye çıkmak ücretsiz. Altında bir de cafe var. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

3.3 Vapurla Rumeli Kavağı Balıkçıları, Sarıyer

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Bir plajı da var ama nereden baksanız Rumeli Kavağı daha çok sevilen bir balık-meze yeri. Bir sürü denize nazır, iyi not almış mekan var.

Anadolu Kavağı’nın tam karşısına düşen nokta, İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki en kuzey köşesi olan Rumeli Kavağı. Tarihi Bizans’a uzanan bölgenin ismindeki “Kavak” kelimesi gümrük anlamına geliyor. Osmanlı döneminde Karadeniz’den boğaza giren gemilerin burada gümrük işleri yapılırmış. Haliyle askeri olarak kritik bir nokta olduğundan, bölgenin halen büyük çoğunluğu daha askeri bölge sayılıyor.

En hoş yanlarından biri de buraya vapur ile gelebilmeniz. Uğrayan 2 hat var: 1) Anadolu Kavağı  – Rumeli Kavağı/ Sarıyer Hattı, 2) Boğaz Hattı. Boğaz Hattı ile gelmesine gelebiliyorsunuz da dönmesi bir dert çünkü son sefer çok erken kalkıyor. Vapur seferlerini kontrol etmek isterseniz tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Balıkçı Kahraman: Rumeli Kavağı’nın en ünlü balıkçısı Kahraman özelilkle de kalkanı ile nam salmış. Ama eğri oturup dığru konuşacak olursak bizce çektiği fiyatları karşılayan ne bir ortam, ne de servis veriyor. Salaş ambiyans ile sempatik görünüp, Lacivert hesapları çekmesi çok tutarsız. Manzarası da yok ama bir kült diye koymadan geçemedik işte. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Güzel Yer – Yedigün Balık Lokantası: Denize sıfır bir balıkçı. Terası direkt boğazın üzerinde. Dekor & ambiyans olarak kesinlikle noksan ama öyle bir terası var ki…. Mevsimlerden yazsa ve terasın birinci sırada masa kapabilirseniz burada yemeği düşünün deriz. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Balıkçı Yılmaz: Müdavimleri olan, terası olmasa da deniz manzarası, leziz yemekleri ve servis kalitesi ile ayrışan bir alternatif. Tuzludur, demedi demeyin. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Balıkçı Anne: Temizliğinden sunumlara kadın eli değdiği her noktada hissedilen özenli bir balıkçı. Tek eksiği denizden uzak olması. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Altınkum Plajı: 1990’ların en sevilen denize girme noktalarındanmış. Plajın güzelliğine inanamazsınız ama maalesef çok tadı olan bir yer değil. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

3.4 Rumeli Feneri Köyü’ne Kahvaltı Üzerine Marmaracık Koyu Tabiat Parkı, Sarıyer

Hava değişikliği dışında pek de bir şey sunmayan, ama nedense insanların yine de gittiği bir kaçış noktası da Rumeli Feneri Köyü. İstanbul Boğazı’nın giriş noktası. Boğaz’ın Karadeniz ile birleştiği noktada yer alan fener, tıpkı Anadolu Feneri’nde olduğu gibi Kırım Savaşı sırasında Rusya’yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak isteyen Fransızların yaptırdığı fenerlerden. Fransız ve İngiliz gemilerinin boğaza girişini görmek için 1856’da yaptırılan 30 metrelik fener, 1933’de Fransızlara verilen imtiyazlar iptal edilince en nihayetinde Türkiye’ye geçmiş.

Rumeli Feneri Köyü’nde yapılacak pek bir şey yok. Bir kaç salaş kahvaltı mekanı var. Yakında oturuyorsanız buyrun gelin de, aksi halde bizce pek de yol tepmeye değmez. Evinizin yakınlarında eminiz çok daha güzel kahvaltı olanakları vardır.

Kahvaltı sonrası yapacak bir şey arıyorusanız 17. yüzyılda IV. Murad zamanında inşa edilmiş olan Rumeli Feneri Kalesi’ne gidebilirsiniz. Fakat kaleden geriye sadece iki büyük kulesi ve kemerli bir giriş kapısı kalmış. Şu an biraz bakımsız durumda. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Marmaracık Koyu Tabiat Parkı: Rumeli Feneri’nin Karadeniz kıyısında koy çok hoş bir sürpriz. Karadeniz ormanlarını getirmiş, ama hırçın denizi arkada bırakmış. Burada devletin işlettiği kiralık bungalovlar ve piknik masaları var. Yazın denize girmek, kamp ve piknik yapmak için tercih ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Fotoğraf Kaynak: camprumelifeneri.com

Camp Rumelifeneri: Camp Rumelifeneri İstanbul sınırları içindeki en sevilen 60 karavan kapasiteli bir karavan kampı. Orman içinde ve denize çok yakın olmasıyla İstanbul karavancılarının şehirden kaçış durağı. Alanda bir karavan kampı için ihtiyacınız olabilecek her tür donanım var. Biz hiç karavanımızı buraya çekmedik ama hep güzel şeyler duyduk bub işletme hakkında. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Karavanımızı merak ettiyseniz tıklayın gezdirelim.

4. Ayazağa’da Macera Parkı ve Geyiklerle İç İçe Kahve İçmece, Sarıyer

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Xtremaventuresistanbul

Xtrem Aventures İstanbul: İstanbul’da sevdiğimiz performans mekanlarından biri olan Uniq İstanbul’un hemen komşusu olan Xtrem Aventures büyük küçük herkesin zevkine göre aktiviteler bulabileceği bir macera parkı. Alanda yüksek ip parkuru, ağ parkuru, zipline, quick jump, gece parkuru gibi atraksiyonlar bulunuyor. Şehir içinde macera parkuru arayışında olanlar için en doğru yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Uniq Açık Hava Sineması: Aynı zamanda Uniq İstanbul’un, Başka Sinema iş birliği ile her yaz gerçekleştirdiği açık hava film gösterimleri de güzel bir alternatif Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/turkcellplatinumpark

Turkcell Platinum Park: Pandemi döneminde ortaya çıkan açık havada vakit geçirme trendinde öne çıkan yerlerden biri Turkcell Platinum Park. Ayazağa’da ormanın içinde gerçek geyiklerin olduğu bir restoran, cafe, at binme alanı, okçuluk, koşu parkuru, off-road parkuru gibi olanakların olduğu bir yer. Hepsi için rezervasyon şart. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

5. Kemerburgaz’da Muhteşem Üçlü: Kent Ormanı + Bol Pazar’da Jazz + Macera Parkuru, Eyüp

Kemerburgaz Kent Ormanı: 2019’da açılan Kemerburgaz Kent Ormanı içindeki yürüyüş ve bisiklet parkuları, piknik alanları, çocuklar için aktivitelerle kısa sürede İstanbulluların favori hafta sonu kaçamağı oldu. İstanbul’un en nitelikli açık alanlarından birisi.

Kemerburgaz Kent Ormanı içerisinde ip parkuru, zipline, insan sapanı, roller coester zipline, tırmanma duvarı, serbest düşüş aktiviteleri ile hem spor yapıp hem de adrenalin dolu anlar yaşayabileceğiniz bir macera parkı var. Ayrıca çocuklar için çarpışan bot, vr alanı, çocuk treni, at biniş, atv, akülü trafik eğitim aracı gibi farklı aktiviteler de bulunuyor. Sadece spor yapacaklara yönelik tenis, koşu, kaykay, outdoor ve extreme gibi pek çok spor branşları için SPX Park da mevcut.

Ayrıca çok sevdiğimiz bağımsız tiyatro topluluklarından Dot‘un “Dot Ormanda” yerleşkesinin de burada olduğunu söylemeden geçmeyelim. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara. (Kapandı)

Üçüncü Mekan: Kemerburgaz Kent Ormanı içinde 2021 yazında açılan keyifli bir açık hava mekanı, yeme-içme, etkinlik ve sosyalleşme alanı. Çok çok keyifli bir alan mutlaka uğrayın. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Good&Mood Coffee: Üçüncü Mekan’a alternatif olarak bir de rengarenk bir coffee house var. Dışrıya attığı şemsiyeleri ve şezlongları çok keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Sadece Kemer Country’de takılarak bile harika bir hafta sonu planı yapılabilir: Bol Pazar, Golf ve Binicilik

Bol Pazar: Cumartesi ve pazar günleri Kemer Country’nin içinde kurulan bu nesil pazarlar kesinlikle alışverişten çok fazlasını vadediyor. Workshop’lardan konserler yakalayabileceğiniz, artizan burgercilerin taco arabalarının olduğu keyfili bir sosyalleşme alanı. Aynı zamanda tasarım köpek yağmurluklarından organik meyvelere alışveriş de yapabilirsiniz. En önemli uyarımız aç gelmeniz olur; sokak lezzetlerinden sushi’ye uzanan seçenekleriyle leziz bir durak. Ayrıca terasında gerçekleşen jazz dinletileri çok keyifli oluyor. Çocukların oyun ve atölyelerle oyalandığı bir alana sahip olması da ebeveynlere rahatça keyif yapma imkanı veriyor. Kemer Country’nin kapısında güvenlik sizi durduğunda Bol Pazar’a geldiğinizi söyleyerek geçebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Kemer Golf Club: 18 delikli sahası ile İstanbul’da golfün adresi olan Kemer Golf Kulübü’nde milli golfçülerden ders alarak golfe başlayabilirsiniz.  Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Kemer Country Club: Binicilik derslerinin yanı sıra çocuklar için Pony Club’da aktiviteler de mevcut. Üzerine bir de spa’ya uğradınız mı tatilden dönmüş gibi olursunuz. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Forest Kemerburgaz: Çocuğuyla açık havada keyifli vakit geçirmek isteyenler için uygun bir yer. Burada yüksek parkur, zipline gibi ağaçlar üzerinde atlamalı zıplamalı parkurların olduğu bir macera parkı var. Güvenlik gereği çocuğun minimum 135 cm’e erişmiş olması şart. Ayrıca min 8, max 16 kişilik bir grupla gelirseniz paintball da oynayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Spicy Orman Evi: Forest Kemerburgaz’ın hemen yanında bulunan bir etkinlik mekanı. Kahvaltıya ve yemek yemeye de gelebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/lamensarestaurant

Kemerburgaz’ın komşusu Göktürk’e de hızlıca bir değinelim. Göktürk’ün albenisi güzel restoranlarını listeledik. Onun dışında çok fazla bir şey yok.

Sushi Manga: Japon mutfağı sevenler için Göktürk’ten bir adres. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

La Mensa Restaurant: Canınız İtalyan mutfağı çekerse çevrede birkaç alternatifiniz var ama en sevileni La Mensa. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

Yasemin & Tuncel: Göktürk’ün popüler dondurmacısı. İtalyan gelatosu tarzında artizan dondurmalar yapıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Göktürk Göleti Tabiat Parkı: Dilerseniz hemen yakınlardaki Göktürk Göleti Tabiat Parkı’nda, piknik malzemelerinizi alıp göl kenarında piknik keyfi de yapabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

6. İstanbulluların Denizle Buluştuğu Çilingoz Tabiat Parkı, Çatalca

İşte İstanbulluların deniz hasretini giderdiği plajlardan birisi daha. Çatalca sahilinde, Çilingöz Deresi’nin tuzlu su ile buluştuğu nokta olan bu tabiat parkı kumlu bir plaja sahip.


Deniz, orman, Çilingöz Deresi ve sazlıkların birlikte çok güzel manzaralar oluşturduğu bir sahile sahip olsa da çok tadı olduğu söylenemez. Ayrıca yazın çok kalabalık olmasını da bekleyebilirsiniz. Her Ağustos ayından gerçekleşen Perseid Meteor Yağmurları’nı izlemek için gelinebilecek bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Buralarda başka da görülecek, yapılacak pek bir şey yok.

Kuzey Ormanları’nın içinde bir hafta sonu rotası arıyorsanız bu Kuzey Rotasına göz atabilirsiniz.

7. İnceğiz’de Mini Kapadokya + Çiftlikte Konaklama, Çatalca

Fotoğraf Kaynak: www.magaralar.gov.tr

Çatalca’nın İnceğiz mevki, Karasu Vadisi boyunca kanyon vari kaya oluşumları, insan eliyle oyulmuş mağaraları ile ünlü. Kemal Sunal’ın Salako filminin mağara sahneleri de İnceğiz’de çekilmiş. Hatta mağaralar Kemal Sunal Mağaraları diye de anılıyor. Buradaki mağara yaşamının M.Ö 5.500 yılına kadar dayandığı düşünülüyor. İçlerinden birinde küçük bir şapel ve büyük bir haç kabartması olması buranın bir dönem tıpkı Kapadokya’daki peri bacaları gibi Hıristiyanlar’ın saklanma yerlerinden olduğunu gösteriyor. Çevrede mağaralar dışında irili ufaklı mesire yerleri var fakat içlerinde uğramaya değen bir tanesi yok. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/VillaFeCatalca

Villa Fe Butik Otel: Çevrede konaklamak için bir alternatif. Çiftlik konaklaması deneyimi yaşamak için de şehre yakın yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Akademi Binicilik: Eğer biniciliğe meraklıysanız veya çocuklarınızı binicilikle tanıştırmak isterseniz yakınlarda Akdemi Binicilik var. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

8. İstanbulluların Eski Sayfiyesi Silivri’deki Organik Çiftlikler


1960’larda İstanbul’da otomobil sahibi olanların sayısı arttıkça şehirden kaçıp sayfiye yerlerine firarlar başlamış. İşte böylece 1960-1970 yılları arasında kumsalları sayesinde Silivri’nin yıldızı parlamış. Birbiri ardına yazlık siteler ve lüks villalar türemiş. Maalesef şimdilerde Silivri’nin pek bir albenisi kalmamış,  ama yine de denize hasret İstanbullular yazın sahillerini doldurmaya devam ediyor. Buralarda evler tutmak isterseniz İstanbul’da Günlük Kiralık Lüks Villalar yazımıza bakabilirsiniz.

Radarlardan düşen Silivri son yıllarda iç kesimlerindeki köylerde başlayan organik tarım çiftlikleri ve permakültür alanları ile tekrar radara girdi. Önceleri tek tük başlayan çiftlikler zamanla organik ve temiz gıdaya olan talebin artmasıyla birlikte 20’lere kadar çıkmış. Buraya geldiğinizde ev alışverişinizi yapabileceğiniz veya internet sitesinden ürünlerini sipariş edebileceğiniz çok fazla çiftlik seçeneği var. Aralarından iki isim farklı alanlarda öne çıkıyor.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/grandmaswonderland

Grandma’s Wonderland: İstanbul’u bırakıp Silivri’ye yerleşen bir ailenin oluşturduğu bir çiftlik ve restoran girişimi. İçinde meyve bahçesi, bostan, gölet ve üzüm bağı olan Grandma’s Wonderland’de, tarladan sofraya usulü işleyen, The Barn adlı bir restoran var. Dilerseniz konaklama da yapabiliyor, çeşitli workshoplara katılabiliyor ve bekarlığa veda veya düğün gibi etkinlikler düzenleyebiliyorsunuz. Pazarları brunch büfesi de kuruluyor. Her türlü rezervasyon yaptırarak gelmeniz bekleniyor.Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Malva Permakültür Çiftliği: Malva da permakültür konusunda uzman bir çiftlik. WWOOF ve TaTuTa ağına dahil bir oluşum olduğundan dönem dönem gönüllü kabul ediyorlar. Ayrıca çiftlikte permakültür üzerine çeşitli eğitimler ve atölyeler de gerçekleştiriliyor. Özellikle de organik siyez buğdayı üzerinde çalışıyorlar. Konumunu bulamadık, bir giden bize atarsa hemen ekleriz yazıya.

Arka Bahçe Doğal Yaşam Çiftliği: Büyükçekmece’de sürdürülebilir tarım yapıp organik ürünler yetiştirebileceğiniz hobi bahçeleri sunan bir çiftlik. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Windsurf TR Rüzgar Sörfü Okulu: Silivri’nin Semizkum sahilinde windsurf yapma ve öğrenme şansınız da var. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Klassis Golf Kulübü: Silivri’nin bir diğer özelliği de 1700 dönümlük arazisi ile İstanbul’da hatta Türkiye’de golf için en güzel sahalardan birine sahip olması. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

9. Bir Neslin En Güzel Anılarını Süsleyen Florya

Atatürk’ün denize girerken çekilmiş fotoğraflarını bilirsiniz. İşte o fotoğraflar İstanbul’un en eski denize girme noktalarından olan Florya sahilindeki Güneş Plajı’nda çekilmiş. 1960’larda 1970’lerde bile hala maile toplaşılıp İstanbul’dan Florya’ya gelinir, Florya sahilinde yazlık çadır kampları kurulurmuş. Gençler çadırdan çadıra arkadaşlıklar kurar, aileler komün gibi yaşar ve her yaz burada tekrardan buluşurmuş. Elbette şimdilerde Florya sahilinin de o eski tadı yok ama en azından bir neslin hafızasında anısı var.

Bugün hala buradan denize girenler var ama Sağlık Bakanlığı buraların su temizlik seviyesini “kötü” olarak işaretlediği için bizce pek de bulaşmamakta fayda var.

Fotoğraf Kaynak: tesislerimiz.ibb.istanbul

İBB Sosyal Tesisleri: Atatürk’ün bir zamanlar yüzdüğü Güneş Plajı İBB tarafından işletiliyor. Deniz manzarasına karşı bir şeyler yiyebileceğiniz veya çay kahve içebileceğiniz alanları var. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

Fotoğraf Kaynak: http://www.istanbul.gov.tr

Florya Atatürk Deniz Köşkü: Buradan denize girmeyi çok seven Atatürk’e 1935’te dönemin İBB’si tarafından hediye edilmiş köşk. Atatürk Dolmabahçe’den motorla köşke gelip denize girer ve burayı yazlık çalışma ofisi olarak kullanırmış. 1988’de müze haline getirilen köşkte ağırlanmış ünlü konuklar arasında tahtan feragat eden İngiltere kralı VIII. Edward ve eşi Windsor düşesi Wallis Simpson da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

Florya Atatürk Ormanı: Zamanında Atatürk Deniz Köşkü’ne koruluk olarak yapılmış alan da şimdilerde Florya Atatürk Ormanı olarak halka açılmış durumda.  Yürüyüş yapmak için uğranabilir. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

Not: İstanbul Akvaryum’u bilinçli olarak koymadık. Hayvanat bahçesi, akvaryum gibi insanların keyfi için vahşi hayvanların esir edildiği her aktiviteye karşıyız ve size de vicdanlı insanlar olarak gitmemenizi öneriyoruz. Çocuklarınıza merhamet ve sağduyu öğreterek, yaşayacakları dünyayı koruyarak, onlara çok daha büyük katkı sağlarsınız.

10. Haliç’te Kürek ve Balat Turu

Haliç’te her amaca ve seviyeye uygun kürek etkinlikleri ve eğitimleri düzenlendiğini duymuşsunuzdur. Burada kümelenmiş birkaç firmada ister arkadaşlarınızla hobi amaçlı ister lisanslı sporcu olup yarışlara hazırlanma amaçlı kürek çekebiliyorsunuz.

Vira Kürek: En ünlü kürek kulübü. Santralİstanbul içindeki Vira Kayıkhane’de hizmet veriyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Altınboynuz Spor Kulübü: Aslında sporcu yetiştiren bir kulüp fakat hobi küreği, rekreasyon küreği ve deniz küreği ve kano gibi branşlarda da faaliyetleri var. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Haliç Yelken Kulübü: Küreğe ek olarak yelken, sörf, kano gibi diğer branşlada da yetkin bir kulüp opsiyonu. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

Haliç’te kürek sonrasında Balat’ta kahvaltı etmek ve Fener’in tarihi sokaklarında keşif turuna çıkmak harika fikir. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

Üstelik Balat’ı size sokak sokak gezdirdiğimiz haritalı tur rotamız da mevcut: Balat Gezilecek Yerler & Haritalı Gezi Rotası

Anadolu Yakası’ndaki Kaçamak Yerleri

11. Polonezköy’de Kahvaltı & Doğa Aktiviteleri, Beykoz

Bir zamanlar Polonyalıların yaşadığı Polonezköy bugün hafta sonu brunchlarının ve kır düğünlerinin adresi oldu. Bize kalırsa Polonezköy’deki mekanların kahvaltısı pek öyle baş döndürücü değil ama doğada olmak, mekan değiştirmek insana iyi geldiğinden her zaman popüleritesini korudu.

Eğer mideniz hazır olursa köyün yerel üretimi ceviz likörü ve karanfilli vişne likörü de denemelisiniz.

Yeme İçme

Leonardo, Fotoğraf Kaynak: Gokhan Akin / Foursquare

Önceden uyaralım buradaki mekanların yorumları çok da iyi değil.

Leonardo: Polonezköy’ün en pahalı mekanı olan Leonardo normalde açık büfe sunuyordu ancak pandemi sebebiyle serpme kahvaltıya döndü. Aynı zamanda Polonya, Avusturya Fransız ve Slav mutfaklarınınden esinlenmiş bir menüsü var. Restoran müşterisi olarak havuzundan da faydalanabiliyorsunuz. Özellikle düğün ve davetlerin favorisi. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Stella: Kahvaltıya ek olarak “kendin pişir kendin ye” için mangal da veriyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Polina: Polina pastaları ile ünlü. Denilene göre tarifler ve bazı malzemeler Polonya’danmış. Yeşil bahçesinde kahvaltı etmek de mümkün ama daha limitli bir menüsü var.  Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Gezilecek Yerler

Polonezköy Tabiat Parkı: 3.000 hektar alana yayılan tabiat parkında, 5 kilometre uzunluğunda yürüyüş, koşu ve bisiklet parkuru, seyir kuleleri, kahvaltı etmelik mekanlar, piknik alanları, çocuklar için oyun parkları gibi pekçok olanak var. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

Açık Hava Ağaç Oyma Heykel Sergisi: Polonezköy Kültür Evi’nin önündeki yeşil alanda sergilenen ağaç oyması heykeller. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/istanbulkelebek

İstanbul Kelebek Çiftliği: Polonezköy Tabiat Parkı’nın kenarındaki 5 dönümlük bir botanik bahçesinde kelebek üretiliyor. Ziyarete açık. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Zosia Teyze’nin Anı Evi: Köyün girişindeki müze ev hem bu ailenin, hem de burada yaşamış halkın tarihine ışık tutuyor. Tam bir Polonez evi. Görevliler biraz keyfe keder açıp kapıyorlar, umarım yakalarsınız. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

Czestochova Meryem Ana Kilisesi: Sadece pazar günleri ibadet için açıldığında görebilirsiniz. Kendisi Polonezköy’deki ilk dinsel yapı. 1842 tarihli bir Katolik kilisesi. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Aktiviteler

Fotoğraf Kaynak: www.dilaatlisporkulubu.com

Polonezköy Cam Sanatları Merkezi: Burada gerçekleşen bir workshop’a katılmadığınız sürece çok da yapabileceğiniz bir şey yok ama sergilerini gezip, bir şeyler almak da ilginç olabilir. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

Dila Atlıspor: Açık ve kapalı maneji bulunan, restoranı, seyir terasları ile oldukça profesyonel bir binicilik tesisi. Çocuklar için pony de var. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Çatalay Binicilik ve Atlı Spor Kulübü: Hüseyinli/Çekmeköy orman içinde ata binme imkanı sunan bir çiftlik. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

Riva’s Club: Aslında çok güzel bir kır düğünü mekanı ama şehirden konaklamalı kaçmaya veya günübirlik bahçesinde kahvaltıya da gelinebilecek bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Pegasus Binicilik Kulübü: İçinde dağ evi temalı bir restoranı da olan bir diğer alternatif. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yakohouseandpark

Yako House Park: Tiny House konseptini Polonezköy’e taşıyan bir işletme. Burada kurumsal firmalar kamplar ve etkinlikler düzenliyor, markalar lansmanlarını yapıyor. Dilerseniz kahvaltıya gelebiliyor, özel günleriniz için kiralama yapabiliyor veya buradaki tiny evlerde konaklama deneyimi yaşayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/komsukoy

Komşuköy: Komşuköy GDO’suz, mevsiminde, organik üretim yapan bir çiftlik oluşumu. Hem tarlaya gel al hem de online siparişle adrese teslim şeklinde çalışıyorlar. Aynı zamanda özel günlerinizi de düzenleyebileceğiniz bir yer. Farm table konseptinde sunumlar yapıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

Bi Nevi Atölye: Beykoz’un Mahmut Şevket Paşa Köyü’nde kurulmuş doğa içinde bir etkinlik alanı. Genel olarak tasarım atölyeleri ağırlıkta ama yaz akşamlarında açık hava sinema geceleri ve yoga seansları var. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

Rita Çiftlik: İshaklı Köyü’nde, temiz tarım ve tarladan sofraya konsepti sunan bir tiny house işletmesi, etkinlik ve atölye alanı. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

12. Dağ Evinde Kahvaltı ve Beykoz Sahilinde Açık Hava Sineması, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: beykozkundura.com

Beykoz Kundura ve Sinema: İstanbul’un endüstriyel kültürel mirasının en güzide mekanlarından olan eski kundura fabrikası bir kültür-sanat platformuna evrildi. Denize sıfır konumu ve 2. köprü manzarası, muhteşem tarihi binaları buraya bizce İstanbul’un en keyifli yerlerinden birisi yapıyor.

Fotoğraf Kaynak: beykozkundura.com

Birçok film ve dizinin de çekildiği bir plato görevi gören Beykoz Kundura aynı zamanda kışın kapalı sinema salonu yazın da açık hava sineması ve etkinlik sahnesi ile yazı şehirde geçiren İstanbullular için cam simidi görevi görüyor. Programlarını websitesinden takip edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 60 numara.

Fotoğraf Kaynak: camocagi.org

Cam Ocağı Vakfı: Cam sanatı ile tanışmak için şehirdeki en doğru adres. Beykoz’un Öğümce Köyü’ndeki Cam Ocağı Vakfı, hem bir cam sanatı atölyesi hem de içindeki açık havuz, basketbol sahası ve konaklama olanakları ile sanatçılar ve bu sanatın amatörleri için tam bir şehirden kaçış noktası. Ayrıca sık sık cam sanatıyla yeni başlayacaklar için de atölye ve eğitimlerin düzenlendiği bir kompleks. Çocuklar için de farklı atölyeler ve yaz okulu var. Konum için tıklayın. Haritada 61 numara.

Seshane Eğitim ve Yaşam Merkezi: Öğümce Köyü’nde bir de 40 kişi kapasiteli konaklamalı veya konaklamasız inziva, farkındalık, yoga ve nefes çalışmaları, çeşitli seminerler, atölyeler ve mesleki eğitimlerin gerçekleştirildiği bir atölye merkezi var. Konum için tıklayın. Haritada 62 numara.

İBB Beykoz Sosyal Tesis: İstanbul Büyükşehir Belediye’nin denize sıfır cafe ve restoran tesisi. Biz restoran kısmını denemedik ama cafe kısmı manzarasıyla keyifliydi. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Fotoğraf Kaynak: beltur.istanbul

Hıdiv Kasrı Restoran: İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip Hıdiv Kasrı’nın Beltur tarafından işletilen restoranı. İstanbul’un tek bir kasrında yeme deneyimi yaşayacak olsak bu Hıdiv Kasrı olurdu. Mimarisi ile peysajı ile güzel bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Bayramoğlu Döner: İstanbul’un en iyi dönercileri listesinde her zaman görebileceğiniz isimlerden biri Kavacık’taki dev şubesi ile Bayramoğlu Döner. Büyük yerine rağmen her daim işlek ve kalabalık. Porsiyon dönerin yanında incecik  ve taze çıkmış lavaş ve salata da geliyor. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Anadolu Hisarı Kürek Akademisi: Seviyeniz ne olursa olsun Boğaz’ın sularında güne kürek çekerek veya kano yaparak başlamak için güzel bir oluşum. Kano Turu İletişim: 0 (553) 274 33 46 Konum için tıklayın. Haritada 63 numara.

Sabancı Öğretmenevi: İstanbul’un klasik, uygun fiyatlı öğretmenevlerinden ama manzarası bir harika. Manzaraya karşı çay kahve içmek için uğrayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 64 numara.

Küçüksu Kasrı: 19. yy Osmanlısından kalma Küçüksu Kasrı, İstanbul’un Balyan ailesi imzası taşıyan yapılarından. Harika bir manzaraya sahip. Sultan Abdulmecid tarafından önceki ahşap yapının yerine yaptırılmış. Gelmişken Anadolu Hisarı ve Otağtepe Korusu da gezilebilir. İçinde müze kart geçiyor. Konum için tıklayın. Haritada 65 numara.

Boğaz’da Kano: Anadolu Hisarı’nda, Boğaz’da kano yapmak isterseniz, antrenör Oğuz Toklu’nun düzenlediği kano aktiviteleri var. Kendisi ile Instagram DM’den iletişime geçebilirsiniz.

Wren & Spoon: Anadolu Hisarı’nda fleksitaryen beslenmeye uygun seçenekler bulabileceğiniz bir cafe ve kahvaltı noktası. Kürek öncesi hafif bir kahvaltı için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Yalı 77: Beykoz’un en yeni serpme kahvaltı noktası. Güneşle tatlanmış, az şekerle pişmiş, katkısız reçeller, Kars Boğatepe Köyü’nden peynirler, Toroslardan bal, Beykoz’dan salatalık ve domatesler…Çok geniş bir açık çim alanı var. Bir yandan denizi de görüyor. Yeşil ve mavi iç içe bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Kulindağ Dağ Evi: Beykoz’daki en popüler hafta sonu kahvaltı noktalarından. Ortam sanki Karadeniz’de bir dağ evindesiniz gibi. Serpme kahvaltı veriyorlar. Tahmin edersiniz ki çeşit çoğaldıkça kalite düşüyor ama şehirden uzaklaşmak için her şekilde gidilir. Aynı zamanda fotoğrafta gördüğünüz gibi 5 ahşap konaklama birimi de mevcut. Fakat konaklaması için çok da mükemmel duyumlar almadık. Sadece kahvaltıya gitmek için de mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Göztepe Tabiat Parkı: Beykoz’da orman içinde piknik ve doğa yürüyüşü yapabileceğiniz alternatiflerden. Konum için tıklayın. Haritada 66 numara.

Mihrabat Tabiat Parkı: Mihrabat Kasrı’nın da içinde bulunduğu koruyu da kapsayan tabiat parkı. Kanlıca sırtlarında olduğu için manzarası da harika. Konum için tıklayın. Haritada 67 numara.

13. Anadolu Kavağı’ndan Boğaz Manzarası, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Anadolu Kavağı daha çok mütevazi balıkçılarıyla ünlü ama biz en çok yemyeşil Boğaz manzarası ile eski İstanbul’dan kalan nadir parçalardan olmasını seviyoruz. Mütevazi balıkçıları sevenlerdenseniz Ceneviz Balık ya da Lakerde Balıkevi’ne bakabilirsiniz.

Çam Vadisi Cafe: Mahir İle Feride’nin Yeri ahşap sandalyeleri ve efsane manzarası sempatik ve doğal bir çay bahçesiydi ancak konumunu bulamayınca kapandığından şüphelendik. Umarım açıktır. Bulamazsanız da aynı sevimlilikte olmayan ama yine nefis bir manzaraya sahip olan Çam Vadisi’ne gidebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Yoros Cafe & Yoros Kalesi: Manzara keyfi için belki tercih edilebilir. Kaleden geriye çok da fazla görülecek bir şey kalmamış ama zaten çok yakın olduğu için bir göz atarsınız. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Hz. Yuşa Tepesi: İstanbul’u daha önce hiç bu açıdan gördüğünüzü sanmıyorum. Harika bir boğaz manzarası manzarası var. Ayrıca bu tepeye farklı medeniyetler ve inançlar tarafından hep kutsal bir anlam yüklenmiş. Eskiden burada bir Zeus Tapınağı ve Hagios Michael Kilisesi olduğu biliniyor. Rivayete göre Yuşa Peygamber burada ölmüş ve türbesi burada bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 68 numara.

14. Poyraz’da Kumların Üzerinde Salaş Mekanlarda Balık, Beykoz

Foto Kaynak: Çapari Restoran

İşte bir tane daha salaş mekanların olduğu, çok da özellikli olmasa da 3. Köprü’yü gören manzarası ve deniz kenarında sahile atılmış masaları için yine de gidilen yer.  İstanbul’da hala ayakların kumda yemek yemenin mümkün olduğuna kim inanırdı…  🙂  Ancak buradaki restoranlar lezzet & servis olarak bizce noksan ama siz bilirsiniz.

Poyraz Çapari Restoran: Ayaklarınız kumda ya da iskelede meze-balık için buradaki en eli yüzü düzgün yer. Yine de siz gitemden güncel yorumlara bakın. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

Poyraz Sahil Balık: Kumda ya da iskelede balık için diğer şeçenek. Konum için tıklayın. Haritada 39 numara.

Son olarak burada ikisi karışık, birisi kadınlara tahsis edilmiş 3 plaj var ama açıkçası pek rahat edeceğinizi sanmıyorum. Ahı gitmiş vahı kalmış bir kalesi de var ancak pek görülecek bir yanı kalmadığı için konum koymadık.

15. Anadolufeneri’nde Kahvaltı, Beykoz

Bu taraflar gerek yeşil alanları, gerek yapılaşmamış sahili ile İstanbul’da insana ferahlık hissi veren yerlerden. Üçüncü köprüyü gören manzarası birincil cazibesi. Sahili dolduran kayıkçı kızakları ile sanki İstanbul’dan çok uzak bir kasaba gibi. Ama gelip bir şeyler atıştırıp dönmek dışında yapılacak pek bir şey yok. Yani daha kapsamlı bir Beykoz turunun bir ayağı olabilir sadece.

Kahvaltıya gelince:

Renkli Bahçe: Kahvaltı için bir seçenek. İlerleyen saatlerde de balığa dönüyorlar ama balığı Poyraz’da kumların üzerinde yemek daha özel. Konum için tıklayın. Haritada 40 numara.

Mavi Kapı: Anadolu Feneri’nin yanında, deniz manzaralı, hanımeli değmiş bir kafe. Kahvaltı ya da kahve için uğramalık. Konum için tıklayın. Haritada 41 numara.

16. Riva Plajları İle Ünlü Ama Size Cam Sanatı Atölyeleri Verelim, Beykoz

Size “Koşuuuun, Riva’da upuzun, temizlik testini de geçmiş plajlar var!” demek isterdik ama var olmasına var da ne yalan söyleyelim plajların pek tadı tuzu yok. Ama plajların insansız fotoğrafları göz kamaştırıyor tabii. Eğer denize girme niyetiniz varsa bizce buradaki otellerin tesislerini günübirlik kullanmayı düşünebilirsiniz. Çevrede günübirlik kiralayabileceğiniz evler, konaklayabileceğiniz oteller ve bolca yeme-içme noktası da var.

Ormanla denizin birleştiği uzun ve kumluk bir kumsalı Riva Deresi ikiye bölüyor.

Elmasburnu Tabiat Parkı, Fotoğraf Kaynak: www.beykoz.bel.tr 

Elmasburnu Tabiat Parkı ve Plajı buradaki en güzel plaj. Biz görmedik ama yunus bile görenler olmuş. Fakat kesinlikle ve kesinlikle yazın hafta sonu gelmenizi önermeyiz. Konum için tıklayın. Haritada 69 numara.

Riva Cam Sanat Merkezi: Riva’nın bizce en enteresan özelliği cam sanatı konusunda önemli merkezlerinden biri olması. Riva’da bulunan, buraya özgü cam sanatını yaşatmaya devam ediyor. Günlük veya dönemlik düzenlenen cam yapım atölyelerine websitesinden ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 70 numara.

Riva Surf House: Riva’nın Türkiye’nin en iyi dalga sörfü noktalarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Hatta Riva’daki Riva Surf House’ta dalga sörfü eğitimi alabileceğinizi? Konum için tıklayın. Haritada 71 numara.

17. İstanbul’da Kır Düğünleri İçin Tercih Edilen Ulupelit Köyü, Şile

Şile’de yer alan bir başka doğaya kaçış noktası da Ulupelit Köyü. İstanbul içinde böyle bir yer var var mıymış diyeceğiniz türden yeşil bir yer. Ev yapımı organik reçel, taze yumurtadan menemen, doğal tereyağı ile kahvaltı yapmak için uygun yerlerin ve yürüyüş rotalarının olduğu nispeten az bilinen yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 72 numara.

Ulupelit demişken, burayı bu kadar öne çıkaran bir işletmeden de bahsetmeden geçmek olmaz:

Fotoğraf Kaynak: www.casalavanda.com.tr

Casa Lavanda Boutique Hotel: Türkiye’nin en iyi butik otelleri arasında gösterilen, her şeyi ile doğa ile iç içe, isminden de anlayacağınız üzere lavanta konsepti ile insana Güney Fransa hissiyatı veren bir otel. Burada konaklamasanız bile kahvaltı, yemek ve SPA için dışarıdan da gelebilirsiniz tabii önceden rezervasyon şart. İstanbul’da sezonda kır düğünleri için de düşünebileceğiniz yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 73 numara.

At Köyü Binicilik Spor Kulübü: Eğer biniciliğe meraklıysanız veya çocuklarınızı binicilikle tanıştırmak isterseniz yakınlarda At Köyü Binicilik Spor Kulübü var. Konum için tıklayın. Haritada 74 numara.

Avcıkoru Tabiat Parkı: Yakınlarda doğa içinde piknik yapabileceğiniz bir yer arayışındaysanız, Ulupelit Köyü’ne 20 dakika mesafede Avcıkoru Tabiat Parkı var. Konum için tıklayın. Haritada 75 numara.

Mola Gözleme Evi: Şile’nin olayı her köşe başında bir gözlemeci bulabilmeniz. Fakat gözlemecilerin kümelendiği yer Üvezli ve Avcıkoru’nun keşiştiği yerdeki gözlemeciler. Buradaki favori ise Mola Gözleme Evi. Gözleme çeşitlerinin yanı sıra mıhlama ve çibörek de bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 42 numara.

Darlık Barajı: Ulupelit Köyü yakınlarındaki Darlık Barajı, çevresinde doğa yürüyüşü, kıyısında piknik ve çadır kampı yapabileceğiniz bir seçenek. Yalnız etrafında restoran, cafe, market veya konaklama seçeneği bulunmuyor. Hazırlıklı gelmelisiniz. Konum için tıklayın. Haritada 76 numara.

18. Sahilköy, Şile

Fotoğraf Kaynak: www.sahilkampistanbul.com

Sahilköy Şile’nin denize girme ve kamp kurma yeri. Bir tarafı orman bir tarafı deniz olan bir bölge. Burada hem çadır kurulabilen alanlar, hem karavanınızı çekebileceğiniz yerler, hem de bungalow işletmeleri ve bungalov tarzı yerler var. Konum için tıklayın. Haritada 77 numara.

Sahil Kamp, Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Sahil Kamp: Bungalov evlerin ve çadır kampı alanlarının olduğu popüler bir kamping alanı. Kamp alanında wc, restoran gibi olanaklar mevcut. Ayrıca civarda ATV kiralama noktaları da var. Dilerseniz ormanın içlerine doğru yürüyüş de yapabiliyorsunuz. Gitmeden önce güncel yorumları okuyun mutlaka. Konum için tıklayın. Haritada 78 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/parmasole

Parma Sole Boutique Hotel: Bölgede daha lüks bir konaklama seçeneği arıyorsanız, Parma Sole Boutique Hotel bir alternatif olabilir. İtalyan mimarisini İtalyan lezzetleriyle birleştiren otel aynı zamanda şık bir kır düğünü mekanı. Konum için tıklayın. Haritada 79 numara.

İncekum Macerapark: Sahilköy’ün hemen yanındaki İncekum’da bulunan bir maceraparkı. İçinde ip parkuru, paintball, basketbol ve voleybol alanları, binicilik alanı, açık hava sineması ve kamp alanı bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 80 numara.

19. Şile Feneri, Şile

Fotoğraf Kaynak: twitter.com/silebld

Şile Feneri & Müzesi: Şile Feneri adı üstünde 50’e yakın köyü ve uzun sahil şeridi ile İstanbulluların hücum ettiği hafta sonu destinasyonlarından olan Şile’de.  Şu an dünyanın çalışır vaziyette olan en büyük ikinci deniz feneriymiş. Sultan Abdülaziz tarafından, 1858-1859 yılları arasında, Kırım Savaşı sırasında İstanbul Boğazı’na girecek gemilere yol göstermesi için inşa ettirilmiş olan fenerin yapımını da Fransızlar üstlenmiş. Fenerin en önemli parçaları olan mercekler de Paris’ten getirtilmiş.

Gündüz bile kolay görünmesi için siyah beyaz yatak çizgilerle boyalı olan fenerin ışığı 56 metreye kadar aydınlık sağlıyor. İnşa edildiği ilk yıllarda fitilli gaz yağı lambası ile çalışan fener, 1968 yılından itibaren 1000 wattlık elektrik lambası ile aydınlatılıyor. İçinde pazartesi hariç haftanın her günü ziyarete açık bir müze var. Müzede, gemiciliğe dair tarihi eşyalar, antika gaz lambaları gibi görülecek şeyler var. Konum için tıklayın. Haritada 81 numara.

Kavala Parkı: Fener’in bitişiğindeki Kavala Parkı’nda kahve içmeyi, limanda taze balık yemeyi, merkezde Şile bezinden ürünler satan dükkanlara uğramayı unutmayın. Konum için tıklayın. Haritada 82 numara.

Şile Bezi El Sanatları Merkezi: İstanbul’un ilk ve tek coğrafi işaretli ürünü olan Şile bezini üreten, satan, belediyece desteklenen bir kültürel ve sosyal destek projesi. Geldiğinizde Şile bezi yapım atölyesini de ziyaret edebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 83 numara.

Yeryüzü Pazarı: Şile Yeryüzü Pazarı, bölgedeki köy hayatınının sürdürebilirliğini sağlamayı hedefleyen, İstanbul’un Slow Food sertifikalı pazarı. Farklı Şile lezzetleri arıyorsanız, çeşitli otlar, ekşi mayalı köy ekmeği, mısır ekmeği, kestane balı, ev yapımı börekler, reçeller ve sirkeler bulabileceğiniz özel bir pazar. Konum için tıklayın. Haritada 84 numara.

Ala Kadınlar Plajı: Şile merkeze en yakın ve en eli yüzü düzgün plaj Ala Kadınlar Plajı. Şile Belediyesi’nin kadınlara yönelik şiddete dikkat çekmek ve kadın istihdamına katkıda bulunmak için bu projeyi gerçekleştirmiş. Garsonlardan cankurtaranlara burada çalışan herkes kadın. Hem plaj hizmeti alabileceğiniz hem de restoran ve cafesinde günü geçirebileceğiniz bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 85 numara.

Ağlayan Kayalar: Şile’nin doğal güzelliği. Buradaki kaya oluşumunun arasından bir su kaynağı çıkıyor. İsmini de buradan alıyor. Hemen yanından denize giriliyor ama hırçın dalgalar tehlikeli olabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 86 numara.

Baia Beach: Ağlayan Kayalar yakınındaki eli yüzü düzgün bir beach işletmesi. Cuma ve cumartesi günleri akşam üzeri kumsal Alaçatı’daki örnekleri gibi yeni nesil meyhane tadında bir restorana dönüştürülüyor. Konum için tıklayın. Haritada 87 numara.

Uzunkum Plajı: İstanbul’un mavi bayraklı plajı Uzunkum Sahili ise uzun ve geniş plajı ile bölgedeki en popüler denize girme noktası. Sezonda çok kalabalık olabiliyor. Hem ücretli girişi olan yerler hem de halk plajı gibi ücretsiz olan yeri var. Denizin dalgalı olduğu günler ise çok tehlikeli. Konum için tıklayın. Haritada 88 numara.

Aqua Beach: Uzunkum Plajı’nda düzgün bir plaj hizmeti alabileceğiniz özel işletmelerden biri. Konum için tıklayın. Haritada 89 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/silemassha

Massha Şile Balıkçısı: Şile’nin en çok tercih edilen balıkçılarından. Taze balık, levrek marin, kalamar, güveçte karides gibi seçenekleri var. Konum için tıklayın. Haritada 43 numara.

Rokethane: Şile’de çok ferah bir deniz manzarasına karşı bir şeyler yiyip içebileceğiniz, serpme kahvaltı bulabileceğiniz salaş bir mekan. Konum için tıklayın. Haritada 44 numara.

20. Eylül’de Kabakoz Size Bize Kalır Mı Ki?, Şile

Fotoğraf Kaynak: Erdal Gündüz / Foursquare

Kabakoz, yeşil doğası, güzel denizi, beyaz kumlu uzun sahili ile İstanbul’un nefes alma noktalarından. Çevrede konaklamak için oteller yerine ağırlıklı olarak bungalow pansiyonlar, kiralık “tiny house”lar ve çadır alanları bulunuyor. Civardaki bazı seçenekleri görmek için Şile ve Ağva’da Kiralık Villalar yazımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca köy içinde küçük dokuma atölyeleri var onlara uğrayıp geleneksel yöntemlerle dokunan şile bezi ürünler satın alabilirsiniz. Sahilinde salaş kendi halinizde takılabiliyorsunuz. Sabah erken gidip kendi şemsiye ve sandalyenizle güzel bir yere konuşlanabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 90 numara.

Fotpğraf Kaynak: sumasanjati.com

North Beach: Şile’de denize girebileceğiniz eli yüzü düzgün işletmelerden biri. Konum için tıklayın. Haritada 91 numara.

Fusha Beach: Bölgedeki bir diğer beach işletmesi ise Fusha. Koy şeklinde kaldığı için dalgalı olmayan bir beach. Fakat su seviyesi oldukça alçak. Konum için tıklayın. Haritada 92 numara.

Suma Sanjati: Hemen Kabakoz’un komşusu olan Boşnak köyü Yeniköy’de, şu sıralar çok popüler olan bungalov ev ve üçgen evlerin bulunduğu bir işletme. Verandalı ve orman manzaralı evlerin kimisi şömineli ve jakuzili. Kahvaltı dahil hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 93 numara.

Akçakese Plajı: Kabakoz’a 10 dakika mesafedeki, Şile merkez ve Ağva arasında kalan Akçakese Plajı da Şile’de denize girilecek en uygun yerlerden. Kumluk plajda işletme, wc, hem duş ve şezlong olanakları var. Konum için tıklayın. Haritada 94 numara.

Saklıgöl: Kabakoz’a 25 dakika mesafede kalan Karamandere Köyü’ndeki Saklıgöl, doğal bir göl değil. Yapay bir baraj gölü ama yine de doğal bir görünümü var. Çevresinde doğa yürüyüşü, kahvaltı, piknik yapabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 95 numara.

Boho Tables: Çok tatlı konseptlerde bir bekarlığa veda ve evlilik teklifi organizasyonları yapan bir etkinlik firması. Konum için tıklayın. Haritada 96 numara.

21. Hacılı Köyü Şelalesi ve Tarihi Evleri İle Gökmaslı Köyü, Şile

Kaynak: Facebook.com/hacillikoyu

Hacılı Köyü Şelalesi ve Kamp Alanı: Bir ucu Ağva’ya çıkan eski İzmit Yol üzerinde kalan, Koca Deresi kenarında sessiz, sakin ve çok güzel bir doğası olan ama çöplüğe çevirilmiş bir kafa dinleme yeri. 🙁 Yazın gelmezseniz daha iyi durumda bulabilirsiniz. İçinde 1,5 kilometrelik bir yürüyüş parkuru, kaya tırmanışına müsait alanlar, offroad parkurları, mevsiminde içinde yüzebileceğiniz bir de şelale var. Şelaleye vardıktan soran üstteki şelaleye çıkarsanız, halatlar yardımı ile tırmanabileceğiniz bir de mağarası var. Adı Gürlek Mağarası. 140 metre kadar içeri gidiyor. Karanlık olduğu için yanınızda ışık olsun. İçinde yarasaların yaşadığını da söyleyelim.

Ayrıca bu bölge Türkiye’nin mangal kömürü üretim üssü. Harran evleri gibi meşe odunlarını üst üste dizip üzerini toprakla kubbe şeklinde örtüyor ve sonra yakıyorlar. O odunlar 24 saat yanıyor için için. Mangal kömürüne dönüşüyor. Yol boyunca bu tepeciklerden onlarca görebilirsiniz. Üstlerinden duman tüten Harran evleri gibiler.

Burada çadır kampı yapanlara denk gelmek mümkün. Fakat kamp için hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Alışverişinizi Hacılı Köyü’ne bile bırakmayın, Şile’deki marketlerden bitirin. Bait ihtiyaçlarınız için köyde ufak bir bakkal var ama imkanları çok sınırlı. Ayrıca kamp alanında herhangi bir tesis dolayısıyla da wc, duş, market, su yok. Konum için tıklayın. Haritada 97 numara.

Kaynak: facebook.com/gokmaslikoyu

Gökmaslı Köyü: Hacıllı Köyü’ne 20 dakika mesafedeki Gökmaslı Köyü Şile’nin saklı kalmış yerlerinden. 600 yıllık köyde 150-200 yıllık ahşap tarihi evler bulunuyor. Köyün  harika bir de Fakradağı manzarası var. Konum için tıklayın. Haritada 98 numara.

22. İstanbul’dan Kopmak İçin Ağva, Şile

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Göksu ve Yeşilçay nehirleri arasında kalan Ağva 90’lı yıllarda İstanbulluların favori hafta sonu kaçamak noktasıydı. 2000’lerle birlikte onu Sapanca, Kilyos, Bolu, İğneada, Tekirdağ gibi yerler sollamış olsa da hala ilk 10’a girer. Özellikle de Göksu Nehri kıyısındaki ahşap bungalow otellerde konaklamak, nehirde deniz bisikletiyle veya kanoyla dolaşmak, tekne turuna çıkmak ve en favori aktivitelerden olan nehir kenarında kahvaltı etmek insana bir firar hissi veriyor.

Hava güzelse çevrede denize girilecek yerler de mevcut ama kim gelir, kim gider, plajı ne durumda bulursunuz konuları canınızı sıkabilir. Tabi bu işler yine de hep şansa bakar. En güzel koy ve plaj merkeze hemen birkaç kilometre mesafedeki, az sonra detaylı bahsedeceğimiz Kilimli Koyu. Hafta sonları çok kalabalık olabiliyor o yüzden bir fırsatını bulursanız buraya gelmek için hafta içini hedefleyin.

Fotoğraf Kaynak: www.tranquilla.com.tr

Wineport Lodge: Ağva’nın en şık konaklama mekanlarından. Göksu Nehri kıyısındaki platformu keyifli. Oda-kahvaltı hizmet veriyor. Mimarisi doğal taş ve ahşap ağırlıklı, neo-country tarzında. Kimi odalarında şömine ve jakuzi de var. Konum için tıklayın. Haritada 99 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.tranquilla.com.tr

Tranquilla Nehir Evi: Wineport’a göre nispeten daha uygun fiyatlı bir konaklama opsiyonu.  Konum için tıklayın. Haritada 100 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.lethehotel.com

– Lethe Exclusiv Hotel: Lethe Exclusive de Göksu Nehri kıyısına sıfır, oda-kahvaltı şeklinde dört mevsim hizmet veren bir butik otel seçeneği. Konum için tıklayın. Haritada 101 numara.

Greenline Guest House: Rum evlerini andıran taş mimarisi, nehir kıyısındaki iskelesi, yemyeşil bahçesi, şömineli barı ve restoranı ile oda-kahvaltı şeklinde işletilen +12 bir yetişkin oteli. Konum için tıklayın. Haritada 102 numara.

23. Kilimli Koyu, Şile

Fotoğraf Kaynak: twitter.com/silebld

Kilimli Koyu, Ağva’nın en yakın komşusu. Daha çok Kefken ve Kerpe‘nin falezli coğrafyasının ve dalgaların zamanla şekillendirdiği kaya oluşumlarının İstanbul sınırlarındaki devamı gibi bir ortamı var. Bizce insanlardan kaçmak için sonbahar veya ilkbahar aylarında gelmek lazım ama tabi en çok talebi yazın görüyor.

Çadır ve karavan kampı için yerler de var. Duyduğumuza göre en son belediye bir özel işletmeye kiralamış koyu. O nedenle de giriş ve kamp ücretli. Koyun hemen üstünde, ona hakim bir restoran var. Yemekleri için bir şey diyemiyoruz ama manzarası gerçekten harika. Konum için tıklayın. Haritada 103 numara.

24. Su Sporları için Caddebostan ve Kalamış Sahili, Kadıköy

Caddebostan ve Kalamış ise İstanbul’da hafta sonunuzu su sporları ile geçirebileceğiniz, yat turu, yelken, windsurf, paddleboard, sup yoga, kano dersleri alabileceğiniz ideal kıyı şeridi.

Yat Turu

Vira Yatçılık: Kalamış’tan çıkmalı adalara gitmeli bir yelkenli turu da hafta sonunuzu renklendirecek alternatiflerden. Hatta dilerseniz bu kaçamağı 2 gece 3 günlük Trilye’ye uzatabileceğiniz opsiyonlarınız da var. Kendi grubunuzu kurabileceğiniz gibi sizi bir gruba da dahil edebiliyorlar. Konum için tıklayın.

Kayra Yelken: Adalara doğru günübirlik, keyif amaçlı yelken turları sunuyor. Kalamış Marina’dan çıkılıp akşam dönülüyor. Gün boyunca bir yelkenli teknenin kullanımına dair birçok detay da öğretiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 104 numara.

Yelken

Fenerbahçe, Caddebostan, Kalamış, Dragos sahillerinde Türkiye’nin en iyi yelken okulları bulunuyor. Buralarda her mevsimde, her seviyeye ve yaşa uygun yelken eğitimi bulabiliyorsunuz.

Gemini Sailing: Temel, ileri ve yat olmak üzere eğitimler veren ve kurumsal etkinlikler düzenleyen bir yelken okulu. Konum için tıklayın.

İstanbul Yelken Kulübü: Çocuklar ve gençler için yelken eğitimleri sunan Ana Yelken ve yetişkinler için yelken eğitimleri veren Atak Akademi adlı iki oluşuma sahip yelken kulübü. Konum için tıklayın. Haritada 105 numara.

Marmara Yelken Spor Kulübü: Kurumsal eğitimler, yetişkin eğitimleri ve windsurf eğitimleri bulabileceğiniz bir spor kulübü. Aşağıda bahsettiğimiz İWC de burada faaliyet gösteriyor. Konum için tıklayın. Haritada 106 numara.

Kalamış Yelken: Temelden ileriye yetişkin, genç yat takımı ve antrenör yetiştiren bir spor kulübü. Konum için tıklayın. Haritada 107 numara.

Hedef Yelken: Temel ve ileri yelken, açık deniz kaptancılığı gibi eğitimler sunan bir okul. Konum için tıklayın. Haritada 108 numara.

Windsurf ve SUP

İstanbul Windsurf Center: Caddebostan sahilindeki İWS’de hem windsurf hem kürek sörfü yani Stand up Paddle Board (Sup) hem de Sup yoga yapmayı öğrenbiliyorsunuz. Hatta buradan hareketle Adalar’a gidip orada paddle board yapma gibi geziler de düzenliyorlar. Acemiyseniz eğitim alabilir ve gerekli malzemeleri yine buradan temin edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 109 numara.

Sup Yoga

Karada yoga yapmayı seviyorsanız neden Sup üzerinde denizde yoga akışları yapmayı da öğrenmeyesiniz?

Sup Yoga Island: İstanbul ve Datça’da Sup Yoga, Sup, meditasyon ve nefes çalışmaları sunan Caddebostab Yoga’dan çıkma bir oluşum. Konum için tıklayın. Haritada 110 numara.

Sup Yoga Türkiye: Caddebostan Yoga kurucu ve eğitmeni Sinem Perek ile Caddebostan’daki Türk Balıkadamlar Kulübü’nde gerçekleşen hafta sonu sup yoga dersleri var. Konum için tıklayın. Haritada 111 numara.

Kano

Kano İstanbul: İstanbul Yelken Kulübü bünyesinde kurulan Kano Istanbul ile Fenerbahçe’den 1 saatte Moda’ya, 2 saatte Caddebostan’a ve 4 saatte Suadiye’ye kano ile kürek çekebilirsiniz. Herhangi bir tecrübe veya sertifikaya ihtiyacınız yok. Konum için tıklayın. Haritada 112 numara.

Kürek

İstanbul Kürek: Kürek sporunun asıl yeri Haliç ama Maltepe sahilindeki İstanbul Kürek de bu sporun Anadolu yakasındaki temsilcisi. Konum için tıklayın. Haritada 113 numara.

25. Aydos Tepesi, Sultanbeyli

Adını Bizans döneminden kalma bugünkü Sultanbeyli İlçesinde bulunan Aydos Kalesi’nden almış. 537 metrelik yüksekliği ile İstanbul’un en yüksek tepesi. Aydos Tepesi’ni ziyaret etmişken aynı zamanda Aydos Orman’ının yürüyüş ve koşu parkurlarından istifade edebilir, Aydos Gölü’nde deniz bisikletine binebilir, çadır kampı veya piknik yapabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 114 numara.

Forestanbul: Aydos Tepesi’ne gelmeden, Alemdağ Ormanı içinde yer alan macera parkı. Yüksek ip parkuru, zipline, tırmanış, dev salıncak, serbest düşüş gibi atraksiyonlar var. Konum için tıklayın. Haritada 115 numara.

26. Büyükada, Adalar

Her zaman altını çizdiğimiz gibi Büyükada İstanbulluların en büyük şansı. Her ne kadar idari olarak İstanbul’a bağlı olsa da kafa olarak ondan çok uzakta bir yer. Her mevsimi ayrı güzel her köşesi ayrı keyifli. O yüzden onu ayrı bir rehberde detaylı inceleyerek anlatmak, nerede denize girilir, nerede kahvaltı edilir, nasıl ulaşım sağlanır gibi sorulara açıklık getirmek en doğrusuydu: Büyükada’da Gezilecek Yerler. Bu yazımızı okumadan Büyükada planı yapmayın deriz. Konum için tıklayın. Haritada 116 numara.

Ayrıca burada ev tutmak isterseniz de çok güzel seçenekler var. Onlar da şu yazımızda: Büyükada’da Kiralık ve Villa ve Tatil Evleri

27. Heybeliada, Adalar

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Deniz, kum, tarih, işlemeli köşkler, kurulan sofralar, neşeli akşamlar…Heybeliada’da her gece mehtaba çıkmayalım da ne yapalım? Bir zamanlar adadaki bakır madenlerinden bakır çıkarıldığından Rumca adı Halki yani bakırmış Heybeliada’nın. Fiziki olarak bir heybeye benzediğinden son olarak adı Heybeliada kalmış adanın. Büyükada’dan sonra Prens Adaları’nın ikinci büyük adası ama en yeşil olanı. 16. yüzyılda İstanbul’daki veba salgınlarından kaçan varlıklı Hristiyanlar, Heybeliada’ya gelip yerleşmiş. Ada 20. yüzyılda ne yangınlar ne depremler atlatmış. 1924’te adanın sembollerinden meşhur sanatoryum açıldığında ada en parlak dönemini yaşamış. Adada görülmesi gereken başlıca yerlere gelirsek:

Heybeliada Sanatoryumu: Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi sayılan sanatoryum 2005’te kapatılarak kaderine terk edilmiş. O nedenle de şu an gezilmesi ne yazık ki mümkün değil. Umarız bir gün burası için de gereken önem verilir. Konum için tıklayın. Haritada 117 numara.

İnönü Evi Müzesi: Heybeliada’nın yazlıkçıları arasında bir zamanlar senatoryuma da yatmış olan İsmet İnönü de varmış. Kendisi buraya geldiğinizde görebileceğiniz, şimdilerde müze ev olan Mavromatakis Köşkü’nde ailesiyle beraber kalmaya gelirmiş. Konum için tıklayın. Haritada 118 numara.

Hüseyin Rahmi Gürpınar Müze Evi: Türk edebiyatının önemli isimlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bir zamanlar oturduğu ev de pazartesi günleri hariç her gün edebiyat severlerin ziyaretini bekliyor. Müzeye dönüştürülmüş olan evde, şairin kitapları ve özel eşyaları bulunuyor. Ev adanın en güzel tepelerinden birinde konumlanmış olduğundan manzarası da çok güzel. Konum için tıklayın. Haritada 119 numara.

Heybeliada Ruhban Okulu: Osmanlı’dan beri çokça tartışılan görkemli Heybeliada Ruhban Okulu da adada görülmeden geçilmemesi gereken yerlerden. Konum için tıklayın. Haritada 120 numara.

Değirmenburnu Tabiat Parkı: Heybeliada’da çam ormanı içinde piknik, yürüyüş yapabileceğiniz, bisiklete binebileceğiniz tabiat parkı ve mesire yeri. Konum için tıklayın. Haritada 121 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/heybelisahaf

Heybeli Sahaf / Zaman Satan Dükkan: Gelmişken İstanbul’un en sevimli sahaflarından biri olan a uğrayıp ikinci el kitaplar arasında kaybolmamak olmaz. Sahibi bey de çok hoşsohbet. Konum için tıklayın. Haritada 122 numara.

Luz Cafe: Heybeli Sahaf’ın karşısındaki Luz Cafe’de de damla sakızlı Türk kahvesi molası verebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 45 numara.

Heyamola Ada Lokantası: Adanın en sevilen lokantası. Balık-meze yapmak için doğru adres. Konum için tıklayın. Haritada 46 numara.

Tadım Roma Dondurmacısı: Adada dondurma için 1950’lerden beri işleyen adres. Konum için tıklayın. Haritada 47 numara.

Helios Coffeeshop: 2022 baharında kapılarını açmış, tarihi bir Heybeliada konağında hizmet veren kahve-tatlı durağı. İnönü Müzesi Evi’nin hemen yan komşusu. Konum için tıklayın. Haritada 48 numara.

Ada Beach Club: Adada beach hizmeti alarak denize girebileceğiniz noktalarından. Ben daha kendi halinde, havluyu atmalık denize girme noktaları istiyorum derseniz Alman Koyu, Çam Limanı Koyu ve Akvaryum Koyu gibi seçenekleriniz var. Konum için tıklayın. Haritada 123 numara.

28. Burgazada, Adalar

Fotoğraf Kaynak: pxhere.com

Burgazada Prens Adaları içinde en tatlı, en özgün, en kendi halinde ve en huzurlu olanı. Büyükada ve Heybeliada’dan sonra en büyük üçüncü Prens Adası. En eski adı Antigoni olan Burgazada, adını Büyük İskender’in generali Antigone’den alıyor. Kendisinin adanın tepesine bir kale yaptırdığı, sonrasında bu kale nedeniyle adanın isminin Yunanca kale anlamına gelen Burgaz’a dönüştüğü söyleniyor. 1800’lere gelindiğinde Burgazada, özellikle de İstanbullu yazarların, sanatçıların, Rum, Ermeni ve Yahudi cemaatinin tercih ettiği yazlık yerlerden biri haline gelmiş. Adaya geldiğinizde belirli bir ücret karşılığında deniz kulüplerinden istifade edebilir, bisiklet kiralayıp Kalpazankaya’ya gidebilir, denize girebilir, adaya tepeden bakmak için Bayraktepe’ye çıkabilir, sahildeki restoranlarda balık yiyebilirsiniz. Gelelim Burgazada’da mutlaka görün diyeceğimiz yerlere:

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

Sait Faik Abasıyanık Müze Evi: Türk edebiyatının usta hikayecisi Sait Faik Abasıyanık’ın Burgazada’daki köşkü. Yazarın ölümünden sonra eserlerinin telif haklarından gelecek tüm gelirleri bıraktığı Darüşşafaka Cemiyeti tarafından müze eve çevrilmiş olan köşkte, yazarın el yazması eserleri, fotoğrafları ve eşyaları bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 124 numara.

Madam Martha Koyu: Burgazada’nın bir diğer özelliği de İstanbullu kampçıların favori çadır kampı noktalarından olan Madam Martha Koyu’nun burada olması. Fakat ada sakinleri ve kampçılar arasında geçtiğimiz senelerde çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle plaj eskisi gibi halka açık değil özel bir işletmenin tekelinde. Yine de ücretinizi ödeyip bu güzel koyda kamp yapıp denize girip gün batımının tadını çıkarabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 125 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/kalpazankayarestaurant

Kalpazankaya Restaurant: Belki de İstanbul’un en güzel gün batımlarından birine şahit olacağınız bir restoran ama daha önce yaşanan sıkıntılı olaylar var. Araştırıp öyle gidersiniz. Konum için tıklayın. Haritada 49 numara.

– Four Letter Word Coffee: Kahve-tatlı molası verebileceğiniz bir adres. Konum için tıklayın. Haritada 50 numara.

Barba Yani Restoran: Sahilde bir şeyler yiyebileceğiniz seçeneklerden biri. Konum için tıklayın. Haritada 51 numara.

Cennet Bahçesi: Çok fazla el değiştiren ve o sezonda açık olup olmayacağını bilmediğimiz yerlerden ama açıksa çok keyifli. Burada çok güzel konserler ve etkinlikler yakalayabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 126 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/burgazada_ergun

Ergün Pastanesi: Adadan ayrılmadan adanın en eski işletmelerinden Ergün Pastanesi’nde taze çıkmış çilekli milföy pastasını deneyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 52 numara.

Sinem Dondurma: Damla sakızlı, limonlu veya vişneli dondurmasıyla Burgazada’da dondurma için en doğru adres. Konum için tıklayın. Haritada 53 numara.

29. Kınalıada, Adalar

Prens Adaları’nın İstanbul’a en yakın olanı, vapurların ilk durağı, en az turistik olanı Kınalıada. Bu adada turistik mekanlar, restoranlar yok. Daha çok yerellerin uğrak yeri küçük, samimi işletmeler var. Bir ucundan bir ucuna yürümesi de 30 dakika kadar olunca, burada yapabilecekleriniz diğer adalara göre daha sınırlı kalıyor. Bizce Kınalıada’da yapılacak en güzel şey sezonda denize girmek ve sahilde keyif yapmak. Adanın en güzel tarafı da, hemen merkezinden denize girilebiliyor oluşu ve her ne kadar teknelerin yanaştığı kıyı da olsa suyunun oldukça berrak ve temiz olması.

Jash Kınalıada: Cihangir ve Kınalıada’daki şubelerinde İstanbul’un unutulan lezzetlerini yıllardır özenle hazırlayan, Ermeni yemek kültürünü yaşatan bir restoran. Konum için tıklayın. Haritada 54 numara.

Yeşil Roma Dondurma: Kınalıada’da dondurma için en popüler adres. Konum için tıklayın. Haritada 55 numara.

İki Kapı Cafe: Yorgunluğu bir kahve ve tatlı ile gidermek için ideal. Konum için tıklayın. Haritada 56 numara.

Yuka Beach Bar: Eğer bu kadar merkezden denize girmek istemezseniz, merkezi yürüyerek 20 dakika geçtiğinizde karşınıza Noya Beach içindeki Yuka Beach Bar çıkıyor. Burası gerek ortamı, gerek hizmeti ile tercih edilebilir. Mutlaka güneşi batırana kadar kalın akşam üzeri saatlerinin keyfini çıkarın. Konum için tıklayın. Haritada 57 numara.

Noya Beach: Yuka Beach’in de içinde bulunduğu plaj işletmesi. İçindeki Yuka Beach Bar ile adanın yaz sezonunda en popüler noktalarından. Konum için tıklayın. Haritada 127 numara.

30. Sedef Adası, Adalar

Fotoğrak Kaynak: Instagram/ liya_all

Büyükada’dan geçilerek kolayca ulaşılabilen Sedef Adası ise Büyükada’nın +1 programı. Hem turistik olmayan hem de İstanbullular arasında bile yaygın olarak bilinmeyen bir cennet. Sadece bir iki restoran ve denize girilecek plajlardan ibaret. Burada yapılacak en güzel şey, gündüz plajından denize girmek ve yemeğe kalmak.

Elio Sedef Restoran: Adada yemek yiyebileceğiniz ve denize girebileceğiniz iki yerden biri. Sedef Adası’na da Elio Sedef’in müşterileri için özel hizmet veren tekneleri ile Büyükada İskelesi’nden geçebiliyorsunuz. Eğer kalabalık bir grupsanız, Büyükada’dan veya anakaradan tekne kiralayarak veya deniz taksi ile ulaşım sağlamak da bir seçenek. Konum için tıklayın. Haritada 58 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/eliosedef

Liya (Club Ada Sedef): Adada denize girip bir şeyler yiyip içebileceğiniz ikinci adres. Özellikle düğün ve nişan gibi organizasyonlar için tercih ediliyor. Burası da kendi iskelesine shuttle hizmeti sağlıyor. Konum için tıklayın. Haritada 59 numara.

Sedef Adası Halk Plajı: Adanın tek halk plajı. Şehir Hatları Vapurları’nın Sedef Adası’na uğrayan seferleri veya Büyükada’dan kalkan motorlar ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 128 numara.

The post GÜNÜBİRLİK İSTANBUL KAÇAMAKLARI – MAX 1,5 SAAT MESAFEDEKİ YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-kacamak-yerleri/feed/ 4
SULTANAHMET CAMİ – HİKAYESİ VE GİTMEDEN BİLMENİZ GEREKENLER https://www.bizevdeyokuz.com/sultanahmet-cami/ https://www.bizevdeyokuz.com/sultanahmet-cami/#comments Thu, 18 Mar 2021 19:27:00 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=49404 İstanbul'un tarihi semtine adını veren, her daim kalabalık olan Sultanahmet Cami tüm İstanbul'a görmesi gereken yerler listlerinde en üst sıralarda yer alıyor. Bana sorarsanız daha estetetik camiler var ama elbette Sultanahmet Cami'ni tarihteki ve şehir silüetindeki yeri ile bambaşka bir ağırlığa sahip. Gitmeden önce tarihinden kılık kıyafete bilmeniz gerekenleri toparladık.

The post SULTANAHMET CAMİ – HİKAYESİ VE GİTMEDEN BİLMENİZ GEREKENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
İstanbul’un tarihi semtine adını veren, her daim kalabalık olan Sultanahmet Cami yabancı “İstanbul’da görmesi gereken yerler” listlerinde en üst sıralarda yer alıyor. Bana sorarsanız, Rüstem Paşa ve Ortaköy Camileri başta olmak üzere İstanbul’da daha estetetik camiler var ama elbette Sultanahmet Cami’ni tarihteki ve şehir silüetindeki yeri ile bambaşka bir ağırlığa sahip. Zaten camiyi yaptıran Sultan I. Ahmet de tam olarak bunu yapmak istemiş: İstanbul’un her yerinden görünecek, heybetli bir cami ile İstanbul’a imzasını atmak.

Böylece Osmanlı’nın tek 6 minareli camisi yapılır. 20 bini aşkın İznik çinisi ile yerden göğe bezenir. Yabancıların bu camiye “Blue Mosque” demesinin sebebi de bu çinilerdir. Cami ilk yapıldığında hem yurt içinde, hem de dışında oldukça tepkiyle karşılanmış. Halk devlet kasasının gereksiz harcamalarla boşaltılmasına, müslüman dünyası da Kabe’deki 6 minareli dünyanın tek camisi ile yaşırmasına bozulmuş. O kadar ki Sultan Kabe’deki camiye 7. minare yaptırmak zorunda kalmış. Az sonra her şeyi anlatacağız.

Bu yazımızda Sultanahmet Cami’ne gitmeden önce kılık kıyafetten tarihine bilmeniz gereken tüm konulara yer verdik. Ayrıca bildiğiniz gibi Sultanahmet Bizans ve Osmanlı’nın yani iki önemli imparatorluğun en önemli yapılarının bulunduğu yer.

Tarihi yarımadaya geldiğinizde göre mutlaka buralara da uğramayı düşünmüşmelisiniz:

Topkapı Sarayı – Osmanlı İmparatorluğu’nun kalbinin attığı yer
Yerebatan Sarnıcı – Burayı sakın atlamayın!
Ayasofya – Dünyanın en etkileyici yapılarından
Kapalı Çarşı – Ne alınır, nereden alınır, neleri görmek lazım ve tarihi hakkında bilgi

Sultanahmet Cami’ni Ziyaret İçin Bilgiler

Fotoğraf Kaynak: Alex Azabache / Pexels

Sultanahmet Cami’ni Gezmeye Ne Kadar Vakit Ayırmalı?

Öncelikle şunu söylemek gerekir karda kışta gitmediyseniz kapıda uzunca bir kuyruk bulmayı bekleyebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında 1 saat kadar sıra beklemek gerekebiliyor.  Planlarınızı yaparkan aklınızda olsun. Camiyi görmek içinse içinde 10-20 dakika yeterli oluyor. Ama

Sultanahmet Cami’ne Giriş Ücretli mi?

Giriş ücretsiz.

Sultanahmet Cami Ziyaret Saatleri

Sultanahmet Cami ibadete sabah ezanı ile açılıyor, yatsı namazı bitimi ile kapanıyor.

Yaz Yönemi: 08:30 – 18:30
Kış dönemi: 08:30 – 17:00

Cuma Günü Uyarısı: Cuma günleri ise caminin ibadete ayrılan bölümü ziyarete kapatılıyor, 14.30’da açılıyor ve ziyaretçilerden anlayış göstermeleri rica ediliyor. Cuma günleri bu açılış saatine kadar cami temizleniyor, ibadete hazırlanıyor.
Yaz Dönemi: 14:30 – 18:30
Kış Dönemi: 14:30 – 17:00

Sultanahmet Cami’ne Gelmeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Fotoğraf Kaynak: Osman Köycü / Unsplash

– Kılık-Kıyafet: Bu dini yapı ibadete açık olduğundan manevi değerlere ve içeride namaz kılan kişilere saygı olarak kıyafetlere dikkat edilmesi isteniyor. Yani, hem caminin içinde hem de bahçesinde belirtilen kurallara uygun giyinmek gerekiyor. İçeri mini etek, şort, omzunuzu açıkta bırakan kolsuz üst ve başınız açık giriş yapamıyorsunuz. O nedenle de yaz günlerinde tedbirli gelmeniz gerekiyor. Fakat cami bu konuda turistler için bir sistem geliştirmiş. Girişteki kabinde, haşemaya benzer kumaştan tek parça bir elbise veriliyor. Ziyaret bitiminde aynı kabine kıyafetleri iade ediyorsunuz ama pek hijyenik durduklarını söyleyemem.

– Sessizlik: İbadet ve ziyaret yerleri ayrılmış fakat ibadet eden kişilerin gürültüden etkilenmesi istenmediğinden sessiz konuşmak özellikle belirtilen kurallardan.

– Uzun Kuyruklar: Daha önce belirttiğimiz gibi camiye giriş ücretsiz. Bu nedenle havaların ısındığı, turist ziraretlerinin yoğun olduğu dönemlerde burası oldukça kalabalık oluyor. Hatta girişte uzun kuyruklarla karşılaşmanız da mümkün.

– Ramazan Ayları: Özellikle Ramazan aylarında, belediyenin iftar çadırlarından birinin Sultanahmet meydanında kurulması nedeniyle, caminin bahçesinde oruç açmak için oturan bir kalabalık oluyor. Bu kalabalığı görünce ziyaretinizden vazgeçebilirsiniz, üstelik epey erken saatte geliyorlar. Bir de oluşan çöp yığını var ki, sormayın gitsin.

– Alışveriş: Caminin kendi yapısına ek olarak aynı külliye içinde Arasta Çarşısı’na uğrayabilirsiniz. Burası caminin doğusunda kalıyor. Özellikle uzaktan geldiyseniz ve hatıralık veya hediyelik bir şeyler satın almak istiyorsanız bu çarşı oldukça uygun. Türk el sanatlarından ürünler, çiniler, dokuma halılar gibi büyüklü küçüklü seçenekler var.

Sultanahmet Cami’nin Tarihi

Fotoğraf Kaynak: Hans-Jürgen Weinhardt / Unsplash

Sultan I. Ahmet İstanbul’un Her Yerinden Görünecek Bir Cami Yapılmasını Emreder

14 yaşında tahta çıkan, 19 yaşında ise kendi adına bir cami yapılmasını isteyen Sultan I. Ahmet, adına yapılacak bu caminin İstanbul’un her yerinden görünecek bir cami olmasını istemiş. Ayrıca, I.Ahmet bu caminin mimarlık kadar sanat yönünün de ön planda olmasını istediğinden, hem mimar hem sedef ustası olan Mimar Sedefkar Mehmet Ağa ile anlaşmış. Mehmet Ağa yapacağı eserin Süleymaniye ve Ayasofya gibi iki önemli dev ile yarışacağınn farkındaymış. Bu tatlı rekabet ortaya her noktasında sanatın ve canlılığın göründüğü Sultanahmet Cami çıkmış.

Savruk Bir Harcama Olduğunu Düşünen Halktan Camiye Tepki

Külliyenin yapıldığı erken 17. yüzyılda Osmanlı’nın ekonomik gücünün iyice azalmış olduğu, toprak kayıplarının yaşandığı, Anadolu’da isyanların başladığı biliyoruz. Böyle sancılı bir dönemde böylesine büyük bir yapının devlete ne kadar pahalıya patlamış olduğunu hayal edebilirsiniz. Üstelik Sultanahnet Cami’nin, savaş ganimetlerinden değil, devletin hazinesindeki para ile yapılıyormuş. Bu da halkın tepkisine sebep olmuş.

1590-1617 yılları arasında külliye olarak inşa edilen yapının önce cami, arasta ve hünkar kasrı bölümleri törenle açılmış. Diğer yapıların inşatı 1920’ye kadar sürmüş. Bir rivayete göre, temel atma gününde sultanın kendisi de eteğine taşları doldurup işçilere yardım etmiş. I. Ahmet 1617’de 27 yaşında öldüğünde, türbesi yapılarak kendisi buraya defnedilmiş.

6 Minareli Olması Kabe’ye Küstahlık Olarak Görülür ve Sultan Kabe’e 7. Minareyi Yaptırmak Zorunda Kalır

Bu açıdan 6 minaresi de görülebiliyor. Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Sultanahmet Cami’nin bir de sansasyonel bir yönü var. Tarih boyunca, Ayasofya Kudüs’teki Süleyman Mabedi’ni, Süleymaniye ise Ayasofya’yı aşmak istemiş. Bu rekabetin sonunda Sultanahmet Cami’nin, atalarına çok da saygısızlık yapmaması için yalnızca Ayasofya’yı aşmasına karar verilmiş ve cami, Osmanlı’da başka hiçbir örneği olmayacak şekilde 6 minareli yapılmış. Fakat bu 6 minare ona hem fazlaca görkem katmış hem de bazı çatışmalara neden olmuş. O dönem 6 minareye sahip olan Kabe’deki camiye saygısızlık olarak değerlendirilen bu durum, Sultan I. Ahmet’in Kabe’deki camiye 7. minareyi ekletmesi ile son bulmuş.

Bir başka söylentiye göre, I. Ahmet caminin minarelerini altından yaptırmak istemiş. Fakat bu karar devletin bütçesini bir hayli aşacağından, Mimar Sedefkar Mehmet Ağa “altın” kelimesini “altı” anlamış gibi yapmış ve camiyi 6 minareli yapmış.

Sultanahmet Cami’nin Mimari Özellikleri

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

1590-1617 yılları arasında bir külliye olarak tamamlanan yapı, cami, hünkar kasrı (bugün Vakıflar Halı Müzesi olarak kullanılıyor.), sibyan mektebi, medrese, arasta, darüşşifa, imarethane (bugün Marmara Üniversitesi rektörlük binası olarak kullanılıyor), konuk evi ve türbelerden oluşuyor. Elbette külliyenin en göz alıcı ve önemli parçası camisi.

Çevresi pencereli ve sekiz kapılı bir duvarla çevrili olan caminin önünde ve yanlarında geniş avlular bulunuyor. Batı cephesinde kalan avlu girişlerinin üstünde demir bir zincir asılı duruyor. Zamanında sadece padişah at sırtında caminin avlusuna girebilirmiş. O da zincir nedeniyle başını eğerek geçmek durumunda kalırmış. Camiye padişahın bile saygı duyması gerektiğini, içeri girerken kendine çeki düzen vermesi gerektiğini belirten bu sistem dikkate değer.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, caminin ikisi ön cephede, dörtü ise dört köşede olmak üzere 6 minaresi bulunuyor. Minarelerin dört tanesi üç, ikisi de iki şerefeli. Bunun bu şekilde yapılmasının nedeni de I.Ahmet’in 16. padişah olduğunu simgelemesi.

Sultanahmet Cami’nin İç Mimarisi

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Caminin iç kısmı ise, 26 sütun, 30 kubbeden oluşan, şadırvanlı, kare ve mermer bir iç avludan ve çapı 24 metre, yüksekliği 43 metreden oluşan ana kubbeli bir kare plandan oluşuyor. Ana kubbeyi, çapı beşer metre olan dört fil ayağı taşıyor. Ana kubbedeki ve yarım kubbelerdeki toplam 5 sıra dizilmiş 260 kadar pencere, mekana hiçbir camide olmayan bir aydınlık sağlıyor. Böyle görkemli yapılarda loşluğa, usul usul giren hafif ışığa alışmış olacağız ki burası oldukça canlı ve rengarenk geliyor. Bir zamanlar kandillerin, şimdilerde ise ampullerlerin bulunduğu yere yakın asılmış devasa avizeler de mekana ayrı bir hava katıyor.

Caminin içine girebileceğiniz üç kapı var fakat esas giriş Hipodrom tarafındaki kapıdan. Hipodrom kapısından girdiğinizde hemen karşınıza mermer mihrap ve onun yanındaki minber çıkacak. Bu kısımda Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Mehmet Ağa’nın mimarlığını ressamlığıyla nasıl güzel birleştirdiğini görebilirsiniz. Minberin üzerinde oymaları yakından incelemeyi ihmal etmeyin. Diğer tarafta görünen balkonu andıran bölmeler ise sultanların locaları.

Mavi Cami (Blue Mosque)

Fotoğraf Kaynak: Plato Terentev / Pexels

Camiye hangi kapısından girerseniz girin sizi çinili, süslü, renkli bir manzara karşılıyor. Burası adeta bir çini galerisi gibi çünkü içeride 21.000’i aşkın İznik çinisi var. Tüm duvarlarda, mavi, yeşil, firuze, kırmızı renkli, ağırlıklı olarak bitki motifleriyle yapılmış çini panolar bulunuyor. Yukarıda bahsettiğimiz pencerelerden yayılan ışıkla bu çinilerin renkleri daha da ortaya çıkıyor.

Turistler arasında Sultanahmet Cami için “Blue Mosque” yani “Mavi Cami” denildiğini duymuşsunuzdur. Çünkü Batı dünyası, Sultanahmet Cami’ni bu şekilde adlandırıyor. Bunun nedeni de işte bu bahsettiğimiz çinilerin yarattığı mavi tonlarındaki iç mekan görünümü.

Türbeler

Sultanahmet Cami’nin türbesinde toplam 36 sanduka bulunuyor. İçeride, başta caminin yaptırılmasını sağlayan I. Ahmet’inki olmak üzere, eşi Kösem Sultan, oğulları II. Osman (Genç Osman), IV. Murat ile onun çocuklarının mezarları bulunuyor. Türbenin arkasında ise Ayasofya’da da bulunan muvakkithane yani namaz saatlerinin ölçüldüğü yer bulunuyor.

Sultanahmet’te Gezerken Acıkırsanız

Fotoğraf Kaynak: Mustafa Türkeri

Sultanahmet Köftecisi

Artık nereye baksak aynı isimle açılan köfteciler zinciri görüyoruz. Fakat asıl Sultanahmet Köftecisi’nin yeri tabii ki Sultanahmet’te. Buraya kadar gelmişken bu kadar taklit edilen köfteyi bir deneyin, adet yerini bulsun. Tabii Sultanahmet’in kendisi gibi köftecisi de kalabalık ama günün başında zaten sıra beklemeye alışıyorsunuz. Bir porsiyon köfte, yanına piyaz ve ayran üçlemesinden şaşmayın. Adres: Alemdar, Divan Yolu Cd. No:12, 34110 Fatih Tel: (0212) 513 64 68 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Sultan Köşesi

Eğer “günü sağlıklı kapatayım” diyorsanız, Sultan Köşesi ev yemekleri ile ünlü, tarihsel doku içinde kalan bir mekan var. Sultanahmet’e gelmişken günün ruhuna yakışır yiyecekler istiyorsanız da köfte, kebap, pide gibi seçenekler de mevcut. Adres: Sultan Ahmet, Küçük Ayasofya Cd. No:6, 34122 Fatih Tel: (0212) 516 66 06 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Rami Restaurant

Eğer Sultanahmet gezinizin sonlanması akşamı bulduysa, Rami Restaurant’ı tercih edebilirsiniz. Bu restoran, sanatçı Rami Uluer’in eviymiş daha sonra kağıt kebabı, saray güveci gibi Osmanlı yemeklerini tadabileceğiniz bir restorana dönüştürülmüş. Terasından nefis bir ışıklandırılmış Sultanahmet Camisi manzarası da var. Adres: Sultanahmet, Utangaç Sk. No:6, 3412 Tel: (0212) 517 65 93 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Sultanahmet Cami’ne Nasıl Gidilir?


Sultanahmet Cami, Tarihi Yarımada’da, Fatih ilçesi sınırları içinde kalıyor. Sultanahmet Cami’ne en kolay ulaşım Bağcılar-Kabataş tramvay hattı ile sağlanıyor çünkü durak hemen caminin önündeki yolda kalıyor.

Karşıdan gelenler için de Kadıköy ya da Üsküdar’dan kalkan Eminönü vapurları veya Marmaray alternatifi var. Vapurdan indiğinizde, Eminönü’nde bulunan tramvay durağından Bağcılar-Kabataş hattına geçiş yapabilirsiniz. Marmaray’dan Sirkeci durağında indiğinizde de yukarıdaki tarifle aynı şekilde tramvay hattını kullanabilir ya da Sirkeci’den Gülhane’yi takip eden yol üzerinden kısa bir yürüyüş ile Sultanahmet Meydanı’na laşabilirsiniz.

Kendi aracınızla gidecekseniz Sultanahmet Cami’nin çevresindeki sokakların trafiğe kapalı olduğunu belirtmemiz gerekir. Topkapı Sarayı’na yakın konumda bulunan otoparkı, Four Seasons Oteli’nin paralelindeki otoparkı ya da çevre liselerin etrafındaki otoparkları tercih edebilirsiniz.

The post SULTANAHMET CAMİ – HİKAYESİ VE GİTMEDEN BİLMENİZ GEREKENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/sultanahmet-cami/feed/ 5
İSTANBUL’A YAKIN BUNGALOV EVLER VE KİRALIK VİLLALAR https://www.bizevdeyokuz.com/istanbula-yakin-bungalov-evler-kiralik-villalar/ https://www.bizevdeyokuz.com/istanbula-yakin-bungalov-evler-kiralik-villalar/#respond Mon, 01 Mar 2021 20:12:56 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=76745 İşte her İstanbulluya can simit olacak bir yazı: İstanbul'a yakın bungalovlar ve doğa kaçamakları! Burnumuzun ucunda neler varmış, neler! Yakınlıklarına göre 3 gruba ayırdık: 1) İstanbul'un içindeki bungalovlar ve doğa kaçamakları, 2) 1,5-2 saat mesafedekiler, 3) 2,5 - 3 saat mesafedekiler.

The post İSTANBUL’A YAKIN BUNGALOV EVLER VE KİRALIK VİLLALAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
İşte her İstanbulluya can simidi olacak bir yazı: İstanbul’a yakın bungalovlar ve doğa içinde villalar! Yakınlıklarına göre 3 gruba ayırdık. Müsait vaktinize göre değerlendirirsiniz. Şimdiden harika bir tatil diliyoruz.

1) İstanbul’daki bungalovlar ve doğa kaçamakları: Burnunuzun ucunda, hiç beklemediğiniz doğallıkta bungalov evler ve kiralık villalar var! Şile, Beykoz, Adalar’a bir de bu gözle bakın.

2) 1,5-2 saat mesafedekiler: Elbette ulaşım süreniz nerden yola çıktığınıza göre süre değişebilir ama takribi bir sinema filmi süresinde hafta sonunuzu komple değiştirebilirsiniz!

Sakarya, Kırkpınar, Sapanca, Kocaeli, Kartepe, İzmit, Tekirdağ, Yalova, Bursa, Uludağ, İznik gibi İstanbul’un etrafındaki ilk halkadaki bungovlar ve tatil evleri sizi bekler.

3) 2,5 – 3 saat mesafedekiler: Biraz daha yol yapmaya sıcak bakarsanız da İğneada, Kırklareli, Edirne, Bolu, Yedigöller, Düzce gibi doğası ile ünlü yerlerde çok hoş evler var. Biraz daha uzaklaşırsanız Kazdağları ve Edremit’i de düşünebilirsiniz.

İstanbul İçinde

Şile’deki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

1. Šuma Disanje, Yeniköy

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sumasanjati
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sumasanjati

Şile’nin Yeniköy mevkiinde, thermowood ağaçtan üretilmiş, birbirinden bağımsız 22 adet bungalov ev ve üçgen evin bulunduğu bir işletme Šuma Sanjati. 20, 25, ve 50 metrekare olarak değişen evlerin hepsi verandalı ve orman manzaralı. Kimi evlerde şömine ve jakuzi de bulunuyor. Oda ücretlerine kahvaltı dahil. Evler üç kişilik. İçlerinde banyo ve minibar mevcut. Detaylı bilgi için: Instagram

2. Sahilkamp’ın Denize Karşı Bungalov Evleri, Sahilköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sahilkampistanbul

Şile Sahilköy mevkiinde bulunan Sahilkamp’ta deniz manzaralı, 2 kişilik ahşap küçük üçgen evler bulunuyor. İçinde yataktan başka bir şey yok yani daha çok üçgen bungalovlarda kamp yapıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz. Çevrede yemek yiyebileceğiniz restoran var. Kışın konaklamaya elverişli değil çünkü portatif ısıtıcılar çok etkili olmuyor. Fakat kendi bungalovunuz önünde ateş yakabiliyorsunuz. Girişler 15.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Bebekler için uygun değil. Evcil hayvan kabul ediliyor. Sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

3. Villa Çınarhan, İsaköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Ağva’da nehir kenarında, 6 kişi kapasiteli, 3 yatak odasında 6 yatak ve tek banyo olan ahşap dubleks villa. Evde, wifi, ısıtma, mutfak, tv, ücretsiz otopark, çalışma alanı var. Klima ve çamaşır makinesi yok. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

– Şile ve çevresindeki en güzel kiralık villa, bungalov ve tatil evlerini, Şile ve Ağva’da Kiralık Villalar yazımızda topladık.

– Şile’deki tüm otelleri görmek için tıklayın.

Ağva’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

4. Wineport Lodge

Fotoğraf Kaynak: www.tranquilla.com.tr

Ağva’nın en güzel oteli seçilen Wineport Lodge, oda-kahvaltı hizmet veren bir butik otel. Açık havuzu, nehir kenarında restoranı ve şarap evi de bulunan otel, doğal taş ve ahşap ağırlıklı olarak, neo-country tarzda dizayn edilmiş odalar sunuyor. Odalarda klima, tv, çalışma alanı, çay-kahve makinesi, saç kurutma makinesi, wifi mevcut. Kimi odalarında şömine ve jakuzi de var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

5. Lethe Exclusive Hotel

Fotoğraf Kaynak: www.lethehotel.com
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/lethe_exclusive

Göksu Nehri kıyısında  dört mevsim hizmet veren bir butik otel olan Lethe Exclusive Hotel’de, toplam 2 kişi kapasiteli, kendinen banyolu, standart oda seçeneği. Tesiste sabahları verilen kahvaltı da ücretlere dahil. Oda içinde, wifi, ısıtma, tv, klima gibi donanımlar mevcut. Odaya girişler 14.00 – 19.00 saatleri arasında yapılıyor. Çiftler için ideal fakat çocuklar ve bebekler için uygun değil. Evcil hayvan kabul edilemiyor. İç mekanlarda sigara içiliyor. Detaylar için: Websitesi

6. Tranquilla River Lodge

Fotoğraf Kaynak: www.tranquilla.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.tranquilla.com.tr

Göksu Nehri kıyısındaki Tranquilla Nehir Evi’nde, 2 kişi kapasiteli, tek yataklı ve en suite banyolu Raindance Suite seçeneği. Tesiste sunulan kahvaltı fiyatlara dahil. Odalarda wifi, çay-kahve makinası, klima ve tv mevcut. Odaya girişler 14.00 – 21.00 saatleri arasında yapılıyor. Çiftler için ideal fakat çocuklar ve bebekler için uygun değil. Kapalı alanlarda sigara içmek yasak ve odaya evcil hayvan kabul edilemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

– Ağva ve çevresindeki en güzel kiralık villa, bungalov ve tatil evlerini, Şile ve Ağva’da Kiralık Villalar yazımızda topladık.

– Ağva’daki tüm otelleri görmek için tıklayın.

Beykoz’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

7. Kulindağ Dağ Evi, Mahmutşevketpaşa

Kulindağ Dağ Evi, Beykoz’daki en popüler hafta sonu kahvaltı ve konaklama noktası. Toplam 5 ahşap konaklama birimi mevcut. Eğer sadece kahvaltıya gelecekseniz de mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Konaklama için 9 yaşından büyük misafir kabul ediyorlar. Her bungalow, tek bir oda ve banyodan oluşuyor, odalarda sadece ısıtma, mevcut. Tv, klima, minibar bulunmuyor. Odalarda sigara içilmiyor. Evcil hayvan kabul edilemiyor. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram.

8. Riva Deresi Kıyısında Villa, Öyümce

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Riva Deresi kıyısında, geniş, yeşilllik ve meyve ağaçlarıyla dolu bir bahçe içinde, havuzlu, 13 kişi kapasiteli bir konaklama seçeneği. Daha çok kalabalık gruplar için hatta bekarlığa veda gibi aktiviteler için uygun. İçinde şömine, mutfak, wifi, tv, çamaşır makinesi mevcut. Girişler 14.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

9. Yako House Park, Cumhuriyet

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yakohouseandpark
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/yakohouseandpark

Yako House Park, bir tiny ev inşaat firması olan Yako’nun Beykoz’dakli tiny house’lardan oluşan konaklama alanı. Burada kurumsal firmalar kamplar ve etkinlikler de düzenliyor, markalar lansmanlarını da yapıyor. Dilerseniz kahvaltıya gelebiliyor, özel günleriniz için kiralama yapabiliyor veya buradaki tiny evlerde konaklama deneyimi yaşayabiliyorsunuz. Daha çok komünite içinde olmayı seven, doğada izole olmayı tercih etmeyenlere uygun bir yer. Eğer her şeyden herkesten izole, kafa dinleme tatili arıyorsanız, sizin için doğru yer değil. Çocukların bayılacağı türden bir seçenek. Tiny house’ların açık hava sinemaları bile oluyor. Tesis yeme-içme konusunda her türlü hizmeti sağlıyor. Detaylı incelemek için: Instagram

Beykoz ve çevresindeki en güzel kiralık villa, bungalov ve tatil evlerini, İstanbul’da Kiralık Hafta Sonu Evleri ve Villalar yazımızda topladık.

Büyükada’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

10. Lale Köşk

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Büyükada’nın en güzel konaklarla dolu Nizam Bölgesi’nde, 150 yıllık bir tarihi köşkün otele dönüştürüldüğü Lale Köşk’te toplam 9 kişilik bir konaklama seçeneği. Tüm kat size ait oluyor. İçinde 4 yatak odası, 5 yatak olan, 2 banyo bulunuyor. Köşkte mutfak, tv, wifi, çamaşır makinesi, çalışma alanı, ısıtma gibi donanımlar mevcut. Sabahları kahvaltı servisi de yapılıyor. Girişler 14.00 sonrasında çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Ev içinde sigara içmek yasak keza tamamen ahşap bir yapı. Evcil hayvan kabul edilemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

– Büyükada’daki en güzel kiralık villa, köşk ve tatil evlerini, Büyükada’da Günlük Kiralık Villa, Köşk ve Tatil Evleri yazımızda topladık.

İstanbul’a Yakınlık: 1,5 – 2 Saat Mesafede

Sakarya’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

11. Aymadarta Boğazköy, Geyve

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.co.in
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.co.in

Geyve mevkiinde bulunan, 9 kişi kapasiteli, 3 yatak odasında 6 yatak ve tek banyo bulunan bir şale seçeneği. Kafe kısmında serpme kahvaltı servisi de alabiliyorsunuz. Evin içinde wifi, klima, mutfak, ısıtma, çamaşır makilnesi, tv gibi her tür donanım mevcut. Kalabalık gruplar için çok uygun. Girişler 14.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Sigara içilebiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

12. Dağ Evim, Geyve

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Gevye’de bulunan Dağ Evim, aynı mevkiide ama birbirlerine çok da yakın olmayan konaklama seçenekleri sunuyor. Dağ Evim, 5 kişi kapasiteli, 2 yatak odasında 3 yatak ve banyo bulunan bir dağ evi. İçinde mutfak, tv, çamaşır makinesi, ısıtma mevcut. Wifi ve klima gibi donanımlar bulunmuyor. Gerçekten kafa dinlemek isteyecekler için ideal bir seçenek. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

13. Piramit Evim 1-2-3, Geyve

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Piramit Evler de Dağ Evim’in bünyesinde araziye dağılmış 3 ahşap piramit ev. Her biri 4 kişi kapasiteli, tek banyolu ve mutfaklı. İçinde ısıtması da var ama klima, tv, wifi gibi donanımlar yok. Girişler 15.00 – 20.00 saatleri arasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00’de. Evler ahşap olduğu için içeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. 3 numaralı piramit evin ismi ise Engelsiz Evim. Adından da anlayabileceğiniz üzere engelli vatandaşlar için özel olarak düşünülmüş kolaylıklara sahip bir bungalov.

Piramit Evim 1: Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.
Piramit Evim 2: Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.
Engelsiz Evim: Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

14. Mini Dağ Evim, Pamukova

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Mini Dağ Evim, Pamukova’da, doğa içinde bir mini bir ahşap ev seçeneği. Toplam 3 kişi kapasiteli evde mini bir mutfak, tv, banyo, saç kurutma makinesi, ısıtma, çalışma alanı bulunuyor. Wifi ve klima mevcut değil. Girişler 14.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evde sigara içiliyor. Instagram

Sakarya’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Sapanca’da Günlük Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Kırkpınar’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

15. Butik Evler Sapanca Tiny House’lar

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/butikevlersapanca
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/butikevlersapanca

Butik Evler Sapanca bünyesinde, 2 kişilik 4 tiny house seçeneği bulunuyor. Dördü de çiftler için ideal. İçlerinde kendi banyosu, mini mutfak, saç kurutma makinesi, klima, tv, wifi bulunuyor. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Ev içinde sigara içilmiyor. Girişler 14.00 – 24.00 saatleri arasında yapılıyor. Çıkış saati ise 11.00. Evcil hayvan da kabul edilemiyor. Detaylı bilgi için tıklayın.

16. Heinz Restaurant’ın Üçgen Bungalov Evleri

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/heinzrestaurantsapanca

Sapanca bu kadar Sapanca olmadan önce de bölgenin en sevilen kahvaltı mekanlarından biri olan Heinz’ın bünyesinde dört bungalov bulunuyor: Suat Dede’nin Evi-1-2-3-4. Konaklamaya kahvaltı hizmeti de dahil. Bungalovlar maksimum 4 kişinin minimum 2 kişinin kalmasına uygun. Isıtma klima ile sağlanıyor. Girişler 14.00’te çıkış 12.00’de yapılıyor. Evlerde sigara içilemiyor. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram

Kırkpınar’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Sapanca’da Günlük Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Sapanca Gölü Kenarındaki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

17. Göldibi Küçük Ev

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Sapanca Gölü’nün hemen kıyısında, inanılmaz manzaralı, 2 kişilik, en suite banyosu olan bir bungalov ev seçeneği. İçinde klima, tv, saç kurutma makinesi mevcut. Wifi yok. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati de 12.00’de. Evde sigara içilebiliyor. İşletme kahvaltı servisi de veriyor. Evcil hayvan kabul edilemiyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için tıklayın.

18. Sasa Harmanlık Bungalovları

Sasa Harmanlık, Sapanca Gölü kenarında, toplam 9 Karadeniz’e özgü serender mimarisi ahşap evden oluşan bir butik otel. Fiyatlara kahvaltı da dahil hizmet veriyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Odalarda wifi, klima, banyo, şömine, tv, balkon veya veranda bulunuyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

19. Gölevi Konaklama

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/golevikonaklamarestaurant
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/golevikonaklamarestaurant

Göl Evi, Sapanca Gölü manzaralı, mobil tiny house seçenekleri sunan bir işletme. Her bir konaklama biriminin içi ev gibi döşenmiş. 3 kişilik Senior mobil evlerde, açılıp yatak olabilen bir L koltuk, klima, mini buzdolabı, su ısıtıcısı, tv, çay-kahve makinesi gibi olanaklar mevcut. Evlerin kendine özel keyifli bir verandası da var. İşletme evcil hayvan dostu. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırak için tıklayın.

Sapanca’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Sapanca’da Günlük Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Sapanca Merkez’deki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

20. Kütük Evler

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Güldibi mevkiinde bulunan 4 adet kütük ev, 4 kişi kapasiteli, 2 yatak odasında 3 yatak olan, 2 banyolu, bahçe içinde ve havuzlu bir ahşap villa seçeneği. Evde mutfak, wifi, tv, çamaşır makinesi, saç kurutma makinesi, çalışma alanı mevcut. Girişler 11.00 sonrasında yapılıyor çıkış saati ise 14.00. Evcil hayvan kabul ediliyor. İçeride sigara içilebiliyor. Evde etkinlik düzenlenemiyor. 4 No’lu evin kendine özel jakuzisi de bulunuyor. İncelemek için: Instagram

21. Hobbit Evleri

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sapancahobbit @rabiakarbuz53

Her yerde hızla yaygınlaşan Hobbit evlerinin Sapanca şubesi. Dere kenarındaki işletme, 1-3 kişilik, içindeki banyosu olan Hobbit evleri sunuyor. Daha çok çocuklu ailelere hitap eden bir yer. Girişler 14.00’te çıkış 12.00’de yapılıyor. Detaylı bilgi için: Instagram

22. Doğa Jakuzili Bungalow

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/dogabungalowsapanca

Sapanca’nın meşhur jakuzili üçgen bungalovlarının bulunduğu işletme. Bungalovların içinde buzdolabı, ocak, su ısıtıcısı, tost makinesi, elektrikli cezve gibi her tür donanımın bulunduğu bir mutfak, iki kişilik yatak ve banyo bulunuyor. Detaylı bilgi için: Instagram

Sapanca’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Sapanca’da Günlük Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Sapanca’daki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

23. Ahşap Ev

Fotoğraf Kaynak: www.tatildekirala.com

Toplam 2 yetişkin bir çocuk olmak üzere 3 kişi kapasiteli, içinde banyosu olan iki katlı bir ahşap ev. İçinde mutfak, tv, ısınma, wifi, çamaşır makinesi var. Girişler 15.00’te çıkış ise 10.00’da yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Evde sigara içilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

24. MC Sapanca

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/mcsapanca

MC Sapanca, çift kişilik, 3 kişilik ve 4 kişilik lüks bungalovlar sunuyor. İçlerinde asma katta yatak odası, kendinize ait bahçe ve barbekü, oturma alanı, veranda, tv , wifi, mutfak, banyo ve klima bulunuyor. Dört kişilik bungalovlarda çocuk yatağı da mevcut. İşletme her sabah kahvaltı servisi de veriyor. İncelemek için: Websitesi

25. Seyr-i Vadi Sapanca

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/seyrivadidagevi – @ugurisik1

Seyr-i Vadi Dağ Evi, bir cephesi neredeyse tamamen cam olan ve yeşile bakan, ahşap bir ev seçeneği. Toplam 5 kişi kalabiliyor. Evde mutfak ekipmanı, mangal, soba, klima mevcut. Yemek konusu için tedarikli gelmeniz gerekiyor. Detaylı bilgi için: Instagram

26. Manz-Aras

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/manz_aras
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/manz_aras

Manz-Aras, toplam 5 kişinin kalmasına uygun bir ahşap ev. Evde mutfak ekipmanı ve mangal mevcut. Yemek konusu için tedarikli gelmeniz gerekiyor. Isınma için soba, klima, şömine ve elektrikli ısıtıcılar mevcut. Evin yakınlarında yürüyüş yolları da var. Evde kutu oyunları seçenekleri de bulunuyor. Girişler 14.00’te çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervayon yaptırmak için tıklayın.

27. Hypnos Sapanca

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/hypnosapanca

İstanbuldere’de bulunan Hypnos Sapanca, Türkiye’nin ilk kubbe evler konseptli glampingi. Çadırların içinde 2 kişi konaklayabiliyor. İçlerinde wifi, şömine, klima, jakuzi mevcut. Tesiste sabahları sunulan kahvaltı fiyata dahil. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Sapanca’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Sapanca’da Günlük Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Kocaeli’deki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

28. İkiz Dağ Evi, Eriklitepe

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Eriklitepe Tabiat Parkı yolunda kalan yan yana iki konaklama biriminden oluşan ikiz bir şale seçeneği. Evler toplam 4 kişi kapasiteli. İki katli olan evlerde alt katta açık mutfak, oturma alanı, kuzine, banyo ve veranda, üst katta ise şömineli geniş oturma odası ve bir yatak odası bulunuyor. İçlerinde şömine, tv, gibi donanımlar var fakat wifi ve klima yok. Girişler 15.00 sonrasında, çıkışlar 12.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Sigara içiliyor.

Şale 1: Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.
Şale 2: Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

29. Villa Gudca, Dilovası

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Dilovası’nda, 6 kişi kapasiteli, 3 yatak odasında 3 yatak ve tek banyolu, havuzlu bir villa seçeneği. Evde şömine, mutfak, wifi, kurutucu, ütü, tv, çamaşır makinesi, çalışma alanı mevcut. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış ise 11.00’de. Evde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

30. Papuli Köy Evi, Karamürsel

Papuli Köy Evi, Çamçukur Köyü’nde, geleneksel Doğu Karadeniz mimarisiyle inşa edilmiş, 2 katlı kargir bir evin otele dönüştürülmüş hali. Toplam 7 odası var. Özellikle de kahvaltısı çok meşhur. Otel müşterileri kahvaltı dahil hizmet alıyor fakat dışarıdan sadece kahvaltısı için de gelebiliyorsunuz. Elbette rezervasyon yaptırmak şartıyla. Detalı bilgi için: Websitesi ve Instagram

31. Narköy, Kandıra

Fotoğraf Kaynak: www.narkoy.com

Narköy, Kandıra’da bulunan, ekoturizm odaklı, sürdürülebilirlik esaslarına göre dizayn edilmiş bir konaklama, çalışma, organik tarım, eğitim ve deneyim kompleksi. Buraya geldiğinizde organik reçel yapımından ekmek yapımına birçok atölyeye rastlayabilirsiniz. Ayrıca doğa yürüyüşleri, yoga ve açık havada film keyfi gibi başka aktivitelere de katılabilirsiniz. Odalarında banyo, çalışma masası, minibar, wifi mevcut. Delüks oda, suite oda, ev ve han olmak üzere dört farklı konaklama birimi var. Kimilerinde kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve çay-kahve ikramı fiyatlara dahil. İncelemek için: Websitesi

Kartepe’de Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

32. Neriman’s Lake House

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Toplam 8 kişi kapasiteli, 4 yatak odasında 5 yatak bulunan, 2,5 banyolu, çok sevimli dekore edilmiş rustik bir kır evi seçeneği. İçinde wifi, şömine, mutfak, kurutucu, ısıtıcı mevut. Klima ve tv bulunmuyor. Girişler 15.00 sonrasında, çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Evde sigara içmek yasak. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor fakat evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

33. Pentalow Jakuzili Luxury Cabin

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Pentalow Luxury Cabin, doğanın içinde, jakuzili, müstakil bir ahşap üçgen ev seçeneği. Toplam 6 kişi kapasiteli, 2 yatak odası, 2 yatak ve tek banyosu var. İçinde mutfak, ısıtma, tv, mangal gibi olanaklar var. Wifi ve klima bulunmuyor. Girişler 15.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

34. Bonus: Ormanya

Fotoğraf Kaynak: www.ormanya.com
Fotoğraf Kaynak: www.ormanya.com

Ormanya, ülkemize gittikçe popülerleşen, Yüzüklerin Efendisi serisinden ilham alan Hobbit Evleri konseptini getiren yer. Uzuntarla Tabiat Parkı’nda bulunan Ormanya, aynı zamanda Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi olarak işlev gören, içinde çocuklar için öğrenme alanları, kamp alanı, doğa parkurları, kuş gözlem noktaları da olan bir doğa kompleksi. Yalnız altını çizelim burada konaklama Hobbit Evleri’nde değil çadır ve karavan kamp alanında yapılıyor. Evler dekor amaçlı yapılmış. Kamp alanında elektrik, duş, wc gibi temel ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz ortak kullanımlı alanlar mevcut. Özellikle çocuklu ailelerin favorisi. Pazartesi günleri kapalı. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram

İzmit’te Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

35. Çiftlikte Pleasure Room

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

İzmit’te doğa içinde, toplam 2 kişi kapasiteli ahşap kabin seçeneği. Tek yataklı ve banyolu ahşap ev içinde içinde wifi, mutfak, şömine, saç kurutma makinesi ve ısıtma var. Evde klima ve tv bulunmuyor. Girişler 14.00 sonrasında, çıkışlar ise 12.00’de yapılıyor. Evde sigara içmek yasak fakat evcil hayvan kabul ediliyor. İncelemek için: Instagram

Maşukiye’deki Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

36. Cansu Tatil Köyü

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/cansutatilkoyu @elif.yumakli

Cansu Tatil Köyü, Maşukiye’de, içinde dereler akan bir yerde, 2+1 renkli üçgen evler bulunan bir konaklama opsiyonu. Bungalovlarda tv, minibar, wifi, saç kurutma, ısıtıcı, klima mevcut. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

37. Babil Bungalow

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/babilbungalowboutiquehotel

Bu şirin Hobbit evi tipi bungalovların bulunduğu yer de Maşukiye’deki Babil Bungalow. Bungalovlarda wifi, tv, minibar, klima, saç kurutma makinesi bulunuyor. Evlerde sigara içilmiyor. İşletmede konaklama fiyatlarına kahvaltı dahil. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırak için tıklayın.

38. Era House

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Kartepe’de bulunan eRa House, doğa içinde, 16’dan fazla kişi kapasiteli, 6 yatak odasında 7 yatak olan, 4,5 banyolu, geniş bahçeli ve havuzlu bir villa. Kalabalık gruplar için ideal. İçinde, mutfak, şömine, ütü, otopark alanı, çamaşır makinesi, saç kurutma makinesi ve wifi mevcut. Klima yok. Evcil hayvan kabul ediliyor. Mülk içinde sigara içiliyor. Giriş 15.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Tekirdağ’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

39. 8 Dönüm Arazi İçinde Çiftlik Evi, Bahçeköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Bahçeköy’de, doğa ile iç içe, 2 kişi kapasiteli, tek yatak odasında tek banyolu bir çiftlik evi seçeneği. Evde wifi, mutfak, şömine, tv, çalışma alanı, çamaşır makinesi bulunuyor. Girişler 12.00 sonrasında yapılıyor, çıkış ise 12.00’de. Evcil hayvan kabul ediliyor ve evde sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

40. Ganos Dağ Evi, Şarköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/ganosdagevi

Ganos Dağ Evi, 360 derece deniz manzarası olan, 2 kişi kapasiteli bir seçenek. İçinde veranda, şömine, mutfak, wifi bulunuyor. Evin elektriği güneş enerjisi ile sağlanıyor. Evde tv bulunmuyor. Evcil hayvan dostu. Yiyecek içeceği kendiniz getirmeniz gerekiyor. Girişler 15.00 – 20.00 saatleri arasında, çıkış saati ise 12.00’de yapılıyor. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Evde parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Evde sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

41. Barbaros Bağ Evi, Yazır Köyü

Barbare Bağları’na geldiniz, Trakya’nın doğasına doydunuz, sonrasında Barbaros Bağ Evi’nde konaklama yapabiliyorsunuz. Burada balkonlu ve deniz manzaralı, bahçe manzaralı, 2-3-4 kişilik seçeneklerde oda seçenekleri var. Her şey dahil hizmet veriliyor. Fiyatlara, sabah, öğle ve akşam yemeği, konaklama da dahil. Detaylar için: Websitesi ve Instagram

Yalova’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

42. Doğa İçinde Ahşap Dağ Evi, Selimiye

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Yalova’da, doğanın içinde, 8 kişi kapasiteli, 2 katlı, 2 yatak odalı ve tek banyolu bir şale seçeneği. İçinde şömine, tv, klima, saç kurutma makinesi ve mutfak mevcut. Wifi bulunmuyor. Girişler 13.00 – 15.00 saatleri arasında yapılıyor. Çıkış saati ise 11.00’de. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Evde parti veya etkinlik düzenlenemiyor ama sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

43. Bağdat Resort, İnebeyli

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/bagdatresort

Bağdat Resort, Yalova’nın İnebeyli Köyü’nde hizmet veren ve ahşap bungalovlar ve hobbit evi tarzı ahşap evler sunan bir tesis. 2 kişilik olan konaklama birimlerinde verenada, wifi, tv, klima, banyo, minibar bulunuyor. Serpme kahvaltı konaklama fiyatına dahil. Otele giriş saati en erken 14:00, çıkış saati en geç 11:30. Ev içerisinde sigara içilmiyor ve evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

44. Alişler Yurdu, Fıstıklı Köyü

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/alisler_yurdu_
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/alisler_yurdu_

Alişler Yurdu, Yalova’nın Fıstıklı Köyü’nde bir doğal yaşam alanı ve inziva noktası. Doğa ile iç içe, ekolojik esaslara göre yaşanılan alanda, yoga kampından meditasyon kampına, bendir atölyesinden permakültür atölyesine, nevruz kutlamalarından yaratıcı drama eğitimine doğayla ve iç benlikle bağlantı kurmamıza aracı olacak harika etkinlikler düzenleniyor. İncelemek için: Instagram

Bursa’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

45. Mütevelli Çiftliği, Kaymakoba

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Kaymakoba Köyü’nde, 12 kişi kapasiteli bir çiftlik evi olan Mütevelli Çiftliği, 5 yatak odasında 10 yatak olan, kalabalık gruplar için ideal bir seçenek. Evde wifi, mutfak, havuz, şömine, saç kurutma makinesi, tv mevcut. Girişler 15.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Sigara içiliyor ve evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Uludağ’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

46. Öztürk Dağ Evi

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Toplam 4 kişilik, 2 yatak odasında 3 yatak olan bir dağ evi olan Öztürk Dağ Evi de yine Uludağ’dan bir seçenek. İçinde mutfak, ısıtma ve şömine mevcut. Fakat wifi, klima, tv, çamaşır makinesi gibi elektronik donanımlar bulunmuyor. Girişler 11.00 – 18.00 saatleri arasında, çıkış ise 14.00’de yapılıyor. Bebekler ve küçük çocuklar için uygun değil. Ev içinde sigara içmek yasak ve evcil hayvan da kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

47. Sarıalan Orman Köşkleri

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sarialanormankoskleri
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/karinnaormankoskleri

Sarıalan Orman Köşkleri, Uludağ Kayak Merkezi’ne yakın ahşap evler sunuyor. B tipi evlerde 6 kişi, C tipi evlerde ise 4 kişi kalabiliyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Çobankaya Orman Köşkleri de yine yanı bölgede, çam ormanının içerisinde kalan 21 ahşap orman köşkünden oluşan, Karinna Hotel’e bağlı bir işletme. Evler, salon, yatak odaları, mutfak ve banyodan oluşuyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon için tıklayın.

İznik’te Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

48. Kır Evi

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

İznik’te, toplam 6 kişilik, 3 yatak odasında 3 yatak ve 4 banyo bulunan bir kır evi seçeneği. Evde mutfak, klima, şömine, tv mevcut fakat wifi bulunmuyor. Girişler 13.00 sonrasında yapılıyor, çıkış saati ise 14.00. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Ev içinde sigara içilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

49. Lake House

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/lakehouse.iznik
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/lakehouse.iznik

Lake House, İznik Gölü kenarında, doğa içinde, 12 odalı, çok hoş bir butik otel. Otel 12 yaş üzeri müşteri kabul ediyor. 2 kişilik odalarda kahve makinesi, tv, klima, en suite banyo, saç kurutma makinesi, wifi mevcut. Fiyatlara kahvaltı dahil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Girişler 14.00-22.00 arasında, çıkış ise 13.00’de yapılıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

İstanbul’a Yakınlık: 2,5 – 3 Saat Mesafede

İğneada’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

50. Longosphere Glamping

Fotoğraf Kaynak: longosphere.com
Fotoğraf Kaynak: longosphere.com

Longosphere Glamping, İğneada’nın alamet-i farikası haline gelmiş işletmesi. Aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor çünkü hemen doluyor. Ayrıca tek gece konaklama yapamıyorsunuz minimum 2 gece konaklama şartı aranıyor. Tesiste iki türde çadır mevcut: Sincap ve Kaplumbağa çadır. İlki tipi çadır şeklinde, içinde wc ve banyo bulunmayan sadece çadır konseptli bir konaklama seçeneği. Diğeri ise bungalov şeklinde, kendi wc ve banyosu olan opsiyon. Tesiste birçok restoran, bar, aktivite olanağı var. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Kırklareli’nde Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

51. Nefes Mekan, Vize

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/nefesmekan
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/nefesmekan

Nefes Mekan, Kırklareli’nin Vize ilçesinde 8 dönümlük bir alana kurulu ünlü bir butik bir bungalov otel işletmesi. Havuzu da var. Evlerin her birinin kendi verandası var. İçlerinde klima, saç kurutma makinesi mevcut. İşletmenin yemeklerinin çıktığı Nefes Mutfak’ta kullanılmak üzere aynı arazide sebze yetiştiriliyor. İşletme 15 yaş üstü misafir kabul ediyor. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram

52. Palivor Çiftliği, Demirköy

Fotoğraf Kaynak: palivor.com
Fotoğraf Kaynak: palivor.com

Lezzetleri ürünleri ile bilinen Palivor Çiftliği’nin Kırklareli’ndeki tesisinde konaklama fırsatınız var. Burada farklı konseptlerde birkaç çiftlik evi ve dağ evi seçenekleri var. Kimisi maksimum 10, kimisi 8, kimisi de 7 kişi kapasiteli. Evlerde Amerikan mutfak, şömine, barbekü alanı, tv, teras gibi donanımlar var. Dilerseniz çiftlikten yeme içme servisi de alabiliyorsunuz. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

53. Dessera Bağ Evi, Ahmetçe Köyü

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/dessera_bag_evi
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/dessera_bag_evi

Ahmetçe Köyü’nde bulunan Dessera Bağ evi, Vino Dessera’nın konaklama sunan bağ evi. Burada 5’i süit oda olmak üzere toplam 33 oda bulunuyor. İki kişilik konaklama paketlerinde, öğle ve akşam yemeği, bağ gezisi ve ertesi gün sabah kahvaltısı dahil. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

54. Bakucha Vineyard, Hamitabat Köyü

Fotoğraf Kaynak: www.bakucha.com
Fotoğraf Kaynak: www.bakucha.com

Hamitabat Köyü’nde bulunan Bakucha Vineyard Hotel ise Arcadia Bağları’nın bağ evi konseptli oteli. Her biri özel teraslı 26 junior suiteten oluşan otelde, yüzme havuzu, restoranında leziz yemekler sizi bekliyor. Ayrıca Sanitas Spa’nın burada bir şubesi de bulunuyor. Gelmişken üzüm bağlarını gezebilirsiniz. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Edirne’de Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

55. Demircioğlu Kamp, Keşan

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/demircioglukamp

Edirne’nin en ünlü bungalov işletmesi olan, suyun kenarında, ahşap piramit evlerin bulunduğu Demircioğlu Kamp, Keşan’da konumlanıyor. Alanda 2-3 kişilik bungalov evler var. Geldiğinizde derede kano yapma şansınız da var. Tesis kahvaltı dahil hizmet veriyor. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram

Bolu’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

56. Köroğlu Dağları Manzaralı Dağ Evleri, Yumrukaya

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Yumrukaya mevkiinde, Köroğlu Dağları manzaralı üç dağ  evi bulunuyor. Her biri 8 kişi kapasiteli. İçlerinde 3 yatak odası, 4 yatak, tek banyo, yerden ısıtma, wifi, mangal, mutfak, ısıtma, şömine, tv bulunuyor. Evlere girişler 15.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evlerde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor.  Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

57. Tahta Ev, Afşar

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Tahta Ev ise Afşar mevkiinde, toplam 6 kişilik, 2 yatak odasında 4 yatak olan, tek banyolu ekolojik bir ahşap ev seçeneği. Evde mutfak, ısıtma, şömine, saç kurutma makinesi mevcut fakat klima, tv ve wifi yok. Girişler 14.00 sonrasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. İçeride sigara içilebiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

58. Dağ Evi, Demirciler

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Bolu’nun Demirciler mevkiinde, 6 kişilik, en suite banyolu, çardaklı bir kır evi seçeneği. Ev içinde şömine, mutfak, ısıtma, çalışma alanı var. Klima, wifi, tv yok. Girişler 13.00 sonrasında, çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor, Evde sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

59. Sakintepe, Fındıcak Köyü

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Sakintepe
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/sakintepe

Bolu’nun Fındıcak Köyü’nde konumlanan Sakintepe, ev konforunda lüks dağ evleri sunan bir işletme. İlk başta birkaç kişilik bir şale ile yola çıkan Sakintepe bugün 50 kişilik kapasitesiyle bölgedeki gözde işletmelerden. Geldiğinizde ata binme şansınız da var. Detaylı bilgi için: Websitesi ve Instagram 

Bolu’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Mengen’de Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

60. Fikri Atalay Konağı Bungalovları

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Fikri Atalay Konağı bungalovları ise Mengen’den üçgen evlerde konaklama seçeneği. Evler toplam 5 kişilik, 2 yatak odalı ve en suite banyolu. Fiyatlara serpme köy kahvaltısı da dahil. Evlerde wifi, klima, tv mevcut. Girişler  14.00 – 16.00 arasında, çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. İçeride sigara içiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. 

61. Lucky Deer Dağ Evi

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/LuckyDeerMountain
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/LuckyDeerMountain

Lucky Deer Dağ Evi, 12 kişilik, 6 yatak odasında 14 yatak ve 6 banyo bulunan, doğa içinde bir çiftlik evi. Evde şömine, mutfak, wifi, tv ve saç kurutma makinesi mevcut. Her gün açık büfe kahvaltı hizmeti de veriliyor. Girişler 13.00 sonrasında, çıkış ise 13.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Detaylı bilgi için tıklayın.

62. Hindiba Doğa Evi

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/hindiba_dogaevi
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/hindiba_dogaevi

Hindiba Doğa Evi ise yoga retreat’lerinin ve inziva kamplarının İstanbul’a yakın bir numaralı adresi. Yedigöller yolu üzerinde kalan, Mengen yakınlarındaki tesis, doğa içinde, tercihinize göre taş ya da ahşap evlerde konaklama seçeneği sunuyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Mengen’den çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Mudurnu’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

63. Dağ Evim

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Dağ Evim, toplam 4 kişilik, 2 yataklı ve tek banyolu bir dağ evi seçeneği. Eve özellikle elektrik tesisatı döşenmemiş. Gece aydınlatma için mum ışığı kullanılıyor. Isınma ise şömine ile sağlanıyor. Sıcak su için de odunlu termosifon bulunyor. Girişler 10.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 15.00. Evde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Bolu’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Abant’ta Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

64. Gövem Kütük Villa

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Gövem Kütük Villa, toplam 8 kişilik, 4 yatak odalı ve 2 banyolu bir dağ evi seçeneği. Evde wifi, mutfak, ısıtma, şömine, tv, çamaşır makinesi mevcut. Girişler 14.00-20.00 saatleri arasında, çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Ev içinde sigara içilebiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

65. Yeşil Ev Masal Evleri

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/abantyesilevmasalevleri
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/abantyesilev

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’den ilham alan bir konsept sunan Abant Yeşil Ev Masal Evleri, şömineli, bahçe manzaralı 14 farklı döşenmiş, 2-3-4-6 kişi kapasiteli arasında değişen ahşap evler sunan bir işletme. Evlerde ısıtma, wifi, tv mevcut. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Yemek ve kahvaltı edebileceğiniz bir restoranı var. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

66. Abant Lotus Hotel

Fotoğraf Kaynak: abantlotus.com
Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/abantlotusotel

Abant Lotus Hotel, Abant’ın muhteşem doğası manzaralı 27 odası bulunan, keyifli bir dağ oteli seçeneği. Kahvaltı fiyatlara dahil. Odalarında klima, wifi, tv, minibar, çay-kahve makinesi bulunuyor. Otelin ek ücret karşılığında istifade edebileceğiniz bir spa merkezi de bulunuyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

67. Korudam Butik Otel

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/abantkorudambutikotel

Korudam Butik Otel, 9 adet dağ, bahçe veya orman manzaralı odaları olan buna ek olarak müstakil üçgen bungalov ve klasik bungalov seçenekleri de sunan dağ evi konseptli bir butik otel. Oda kahvaltı hizmet veriyor. Odalarında wifi, en suite banyo, ısıtma ve tv mevcut. Evcil hayvan kabul ediliyor. Wifi var. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Abant’tan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Kartalkaya’da Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

68. Kartaltepe Boutique Hotel Ağaç Ev

Kartaltepe Boutique Hotel, Kartalkaya Kayak Merkezi’ne 25 dakika mesafede yer alan bir dağ oteli. Otelin standart odaları da mevcut fakat oteldeki en özel konaklama opsiyonu bu şirin ahşap ağaç evi. İçinde tv, wifi, ısıtma, banyo mevcut. Sabahları servis edilen açık büfe kahvaltı da fiyatlara dahil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

69. Sarı Ev

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Kındıra mevkiindeki Sarı Ev ise üç dönümlük bir bahçe içinde, 8 kişilik bir dağ evi seçeneği. İçinde wifi, mutfak, ısıtma, şömine, tv, çamaşır makinesi mevcut. Girişler 10.00-20.00 saatleri arasında, çıkış ise 12.00’de yapılıyor. Evde parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Evcil hayvan kabul ediliyor ve içeride sigara içilebiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Bolu’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Yedigöller’de Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

70. Habitat Mesire Evleri

Yedigöller Milli Parkı’nın içerisinde Habitat Mesire Evleri dışında çadır atmadığınız sürece herhangi bir tesis bulunmuyor çünkü burası bir milli park. Habitat Mesire Evleri, doğa içinde, 7 gölün hepsine yürüme mesafesinde üç farklı tipte ahşap ev sunuyor: Nazlı Ev, Serin Ev ve Pisagor Ev. Nazlı ev maksimum 4 kişilik ve mutfağı yok. Diğerleri 6 kişilik ve mutfaklı. Hepsinin içinde kendi banyosu var. Hiçbirinde tv, wifi, klima gibi olanaklar yok. Sadece ısıtma mevcut. Yeme-içme konusunda destek için Habitat Restoran var ama kendi yemeğinizi yapacaksanız gelmeden önce alışverişinizi yapmanız gerekiyor çünkü yakınlarda market bulunmuyor. Genel olarak Girişler 14.00 sonrasında, çıkış ise 11.00’de yapılıyor. Evlerde sigara içmek yasak. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor ama evcil hayvan kabul ediliyor. İncelemek için: Websitesi

Bolu’dan çok daha fazla bungalov, tiny house ve villa seçeneğini Bolu’da Kiralık Villa ve Dağ Evleri yazımızda bulabilirsiniz.

Düzce’de Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

71. Wolf Garden, Akçakoca

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Wolf-Garden-109610514232820
Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Wolf-Garden-109610514232820

Wolf Garden, Akçakoca’da, toplam 3 kişilik üçgen evler, ağaç evler, Hobbit evleri, butik karavan konaklaması ve altıgen evde konaklama gibi farklı alternatifler sunan, doğa ile iç içe bir işletme. Evlerin içinde çift kişilik bir yatak ve tek kişilik yer yatağı, wc, banyo, seyyar mutfak, ısıtıcı, tv mevcut. Detaylı bilgi için: Instagram

Bonus: Kazdağları (5-6 saat)

Kazdağları’nda Bungalov Evler ve Kiralık Villalar

72. Antik Vadi Bungalovları, Akçay

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/antikvadi
Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Antik Vadi, Akçay’da dere kenerında konumlanan, 2-3-4-5 kişilik olarak değişen, 5 farklı tipte ve konseptte ahşap evler sunan bir işletme. Bütün evlerde wifi, saç kurutma makinesi, tv, klima ve banyo mevcut. Sabah verilen kahvaltı da fiyatlara dahil. Girişler 15.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 11.00. Ev içinde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

73. İda Natura, Kızılkeçili

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

İda Natura ise Kızılkeçili’de, Kazdağları Milli Parkı’na çok yakın bir bungalov işletmesi. Hem üçgen evler hem de normal ahşap bungalov seçenekleri sunuyor. Evlerde ısıtma, klima, tv, wifi, banyo mevcut. Girişler 14.00 – 16.00 saatleri arasında yapılıyor. Evlerde sigara içmek yasak fakat evcil hayvan kabul ediliyor. Buradan trekking, jeep safari turları ve bisiklet turları ayarlamaları da yapabiliyorsunuz. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

74. Yiva Kazdağları

Fotoğraf Kaynak: yivaotel.com.tr
Fotoğraf Kaynak: yivaotel.com.tr

Yiva Kazdağları, içinden geçen dere geçen, doğa ile iç içe, minimalist bir yaşam alanı. Ahşap bungalovlarda konaklama sağlıyor. Bungalovlar kendinden banyolu ama içlerinde klima ve televizyon bulunmuyor. Sadece oda hizmeti sunuyor. Kahvaltı fiyatlara dahil değil. İşletme evcil hayvan dostu. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

The post İSTANBUL’A YAKIN BUNGALOV EVLER VE KİRALIK VİLLALAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/istanbula-yakin-bungalov-evler-kiralik-villalar/feed/ 0
BÜYÜKADA’DA GÜNLÜK KİRALIK VİLLA, KÖŞK VE TATİL EVLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/buyukada-kiralik-villa/ https://www.bizevdeyokuz.com/buyukada-kiralik-villa/#respond Thu, 18 Feb 2021 13:56:39 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=76686 Her İstanbullu Büyükada'da (ya da diğer adalardan birinde) yazlık sahibi olma hayali kurmuştur bir kere. Şanslıyız ki paylaşım ekonomisi ev sahibi olmadan bu evlerin keyfini çıkartmanın yolu açtı. Bu yazımızdaki manzaralı villaları, tarihi köşkleri, orman içindeki evleri tutarak bu zevke ortak olabilirsiniz.

The post BÜYÜKADA’DA GÜNLÜK KİRALIK VİLLA, KÖŞK VE TATİL EVLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Her İstanbullu Büyükada’da (ya da diğer adalardan birinde) yazlık sahibi olma hayali kurmuştur bir kere. Şanslıyız ki paylaşım ekonomisi ev sahibi olmadan bu evlerin keyfini çıkartmanın önünü açtı.

Siz de birkaç gün ya da haftalık Büyükadalı olmak isterseniz bu yazımızdaki tarihi köşkleri, orman içindeki evleri ya da  manzaralı villaları tutarak bu artık zevke ortak olabilirsiniz.

Şunu da belirtmek lazım ki Adalar’a nakliyenin zorluğu sebebiyle evlerin çoğu yenileme yapmamışlar. O yüzden genellikle eski dönemlerin zevki ve malzemelerini taşıyorlar. Biz aralarından eleyerek daha bakımlı bulduklarımızı listeledik.

Fotoğraf Kaynak: Ekrulila / Pexels

Büyükada’da Gezilecek Yerler yazımızdan da kendinize güzel bir plan yapabilirsiniz.
Vapur seferlerinin saatlerini Şehir Hatları‘ndan öğrenebilirsiniz.

Artık şalterleri indirerek biraz rahatlama vakti. Şimdiden harika bir tatil diliyoruz.

DİĞER RÜYA GİBİ KİRALIK VİLLALAR

İstanbul’dan çıkmalı ve tatili biraz daha uzatmalı bir program yapacaksanız, Türkiye’nin her yerinden en güzel kiralık villaları derlediğimiz çok kapsamlı bir yazımız daha var: Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri

= Favorilerimiz

Büyükada’da Kiralık Villa ve Tatil Evleri

1. Büyükada’da Müstakil Ev

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Büyükada’nın Maden bölgesinde, Sedef Adası’na bakan kısmında, 5 kişi kapasiteli, 3 yatak odasında 6 yatak ve tek banyo olan bir ev seçeneği. Evde tam teşekküllü bir mutfak, wifi, ütü, tv, çamaşır makinesi, çalışma alanı, saç kurutma makinesi mevcut. Girişler 10.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Mülkte parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Ev içinde sigara içilebiliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

2. Lale Köşk 1

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Büyükada’nın Nizam Bölgesi’nde, 150 yıllık bir tarihi köşkün otele dönüştürüldüğü Lale Köşk’te 9 kişi kapasiteli, 4 yatak odasında 5 yatak olan, 2 banyolu konaklama seçeneği. Köşkte mutfak, tv, wifi, kurutucu, ütü, çamaşır makinesi, çalışma alanı, ısıtma, saç kurutma makinesi mevcut. Sabahları kahvaltı servisi de var. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Ev ahşap olduğundan içeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti ve etkinlik düzenlenemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

3. Lale Köşk 2

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Yine Lale Köşk’te, tüm katın size ait olabileceği konaklama opsiyonu. Toplam 7 kişilik, 3 yatak odasında 3 yatak ve 1 banyo size ait olacak. Yine size ait mutfak, wifi, kurutucu, tv, ütü, çamaşır makinesi, çalışma alanı, ısıtma, saç kurutma makinesi var. Sabahları kahvaltı servisi de oluyor. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Ev ahşap olduğundan içeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti ve etkinlik düzenlenemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

4. Lale Köşk 3

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Kalabalık bir grupla değil çift olarak gelecekseniz, Lale Köşk’ten oda da kiralayabilirsiniz. 2 kişi kapasiteli, tek yatak odasında tek yatak ve banyo olan odada, wifi, tv, ısıtma, saç kurutma makinesi var. Sabahları kahvaltı veriliyor. 14.00 – 23.00 saatleri arasında giriş yapabiliyorsunuz. Çıkış saati ise 12.00. Bebekler için uygun değil. Sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

5. Rasim Bey Köşkü

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Rasim Bey Köşkü, Büyükada’da Vatikan Rezidansı ile tarihi Hamdiye Camii arasında bulunan 150 yıllık tarihi bir köşk. Toplam 10 kişi kapasiteli, 4 yatak odasında 6 yatak olan 2 banyolu bir konaklama seçeneği. Eve ayakkabı ile girilmemesi, içeride sigara içilmemesi rica ediliyor. Köşkte mutfak, wifi, kurutucu, ütü, tv, çamaşır makinesi, çalışma alanı, saç kurutma makinesi, ısıtma mevcut. Girişler 12.00 – 14.00 saatleri arasında yapılıyor. Çıkış saati 10.00. Sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

6. Anastasia Meziki Hotel’de Oda

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Anastasia Meziki Hotel, Büyükada merkezde, bahçe içinde, 200 yıllık italyan mimarisi tarihi bir köşk’ün otele dönüştürülmüş hali. Odaları 2 kişi kapasiteli tek yataklı ve en suite banyolu. Her sabah bahçede kahvaltı servisi oluyor. Odalarda wifi, saç kurutma makinesi, ısıtma, klima, tv mevcut. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Sigara içmek yasak. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

7. Kiralık Modern Ev

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Toplam 7 kişilik. 3 yatak odasında 4 yatak ve 2,5 banyosu bulunan modern mobilyalarla döşenmiş bir ev seçeneği. Konutta mutfak, tv, wifi, çamaşır makinesi ve klima gibi olanaklar var. Giriş çıkış saati de 12.00. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

The post BÜYÜKADA’DA GÜNLÜK KİRALIK VİLLA, KÖŞK VE TATİL EVLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/buyukada-kiralik-villa/feed/ 0
İSTANBUL’DA KİRALIK HAFTA SONU EVLERİ & VİLLALAR https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-hafta-sonu-evleri-kiralik-villalar/ https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-hafta-sonu-evleri-kiralik-villalar/#respond Thu, 18 Feb 2021 12:44:28 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=74504 İşte size şehirden çıkma zahmetine girmeden şehirden uzaklaştırarak tatil moduna girmenizi sağlayan İstanbul içinde kiralık villalar. Şehrin kaosunsan uzak ama imkanlarından faydalanabilecek yakdar yakın olması ile hem rahatlatıcıi hem de pratik bir haftasonu kaçamağı.

The post İSTANBUL’DA KİRALIK HAFTA SONU EVLERİ & VİLLALAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
İşte size şehirden çıkma zahmetine girmeden şehirden uzaklaştıraran İstanbul içinde kiralık villalar. Hafta sonu kaçamağı düşünenlere, arkadaşlarını, ailesini bir eve toplamak isteyenlere ya da İstanbul’da nefes alabilecek yer arayanlara duyulur!

Bu yazımızdaki evler İstanbul’undan kaosunsan uzak ama hala şehrin imkanlarından faydalanabileceğiniz kadar da yerleşimlere yakın yerler. Yani eve yemek söylemek isterseniz ya da restorana gitmek isterseniz çevrenizde seçenekler bulabilirsiniz. Eğer doğaya daha da yakın olmak isterseniz Şile ve Ağva’da Kiralık Evler yazımıza da mutlaka göz atın.

Pamuk gibi yumuşayarak evinize döneceğiniz bir hafta sonu geçirmenizi diliyoruz!

 = Favorilerimiz

İSTANBUL’DA KİRALIK HAFTA SONU EVLERİ

1. Riva Deresi Kıyısında Villa, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Riva Deresi kıyısında, 7 dönümlük çeşitli meyve, çam, kavak ağaçları ve çiçeklerle kaplı  bahçe içinde, 13 kişi kapasiteli, 5 yatak odasında 9 yatak olan, 3,5 banyolu ve havuzlu bir villa. Nişan, düğün, doğum günü, bekarlığa veda gibi organizasyonlara uygun. Evde ücretsiz otopark, şömine, mutfak, wifi, ütü, tv, çamaşır makinesi var. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati 12.00. İçeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

2. Doğanın İçinde Villa, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Beykoz’da 5 kişi kapasiteli, 2 yatak odasında 3 yatak ve 2 banyo bulunan doğa içinde bir villa seçeneği. Villada mutfak, jakuzi, wifi, klima ve ısıtma mevcut. Girişler 12.00’de yapılıyor. İçeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul ediliyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

3. Tiny House, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Beykoz’da doğa içinde, toplam 3 kişi kapasiteli, tek yatak odasında tek yatak ve tuvalet olan bir tiny house. İçinde mutfak ve klima mevcut. Wifi, tv ve ısıtma bulunmuyor. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış da 12.00’de. Ev içinde sigara içiliyor ve evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

4. Kır Evi 407 – Deluxe – Country Club, Polonezköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Polonezköy Doğal Yaşam Parkı’nın içinde, 4 kişi kapasiteli, 2 yatak odasında 2 yatak olan 2 banyolu bir ev. Ev çevresinde, iki yüzme havuzu, kayık ve gölet, safari orman parkuru, hayvanat bahçesi, macera parkı, çocuk oyun parkları bulunuyor. Evde ücretsiz otopark, şömine, mutfak, saç kurutma makinesi, ısıtma var. Wifi ve klima mevcut değil. Girişler 12.00 – 14.00 arasında yapılıyor. Çıkış ise 12.00’de. Evcil hayvan bulunmuyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Sigara içiliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

5. Saklı Bahçe Villa, Zekeriyaköy

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Zekeriyaköy’de, 12 kişi kapasiteli, 4 yatak odasında 4 yatak ve 4 banyo olan, havuzlu ve bahçeli bir villa seçeneği. Binada ücretsiz otopark, şömine, mutfak, spor salonu, jakuzi, wifi, kurutucu, ütü, tv mevcut. Girişler 15.00 sonrasında yapılıyor. Çıkış saati ise 12.00. Evcil hayvan kabul ediliyor. Evde sigara içiliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

ŞİLE VE AĞVA’DA KİRALIK VİLLA VE BUNGALOV EVLER

Şile ve Ağva’da, doğaya yakın tüm kaçamak adresleri için Şile ve Ağva’da Kiralık Villalar yazımıza göz atmanızı öneririz.

The post İSTANBUL’DA KİRALIK HAFTA SONU EVLERİ & VİLLALAR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-hafta-sonu-evleri-kiralik-villalar/feed/ 0
ŞİLE VE AĞVA’DA KİRALIK EVLER – İSTANBUL’DA DOĞA VE DENİZ TATİLİ İÇİN EVLER https://www.bizevdeyokuz.com/sile-agva-kiralik-villa/ https://www.bizevdeyokuz.com/sile-agva-kiralik-villa/#respond Mon, 11 Jan 2021 15:03:47 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=68124 İnsan İstanbul'da beton yığınının içindendeyken aslında şehrin mavi bayraklı plajlara, Karadeniz'i aratmayan ormanlara ve günlük kiralayabileceğiniz villalara sahip güzel bir kaçamak yeri olabileceğini de unutuyor. Ama hatırlamak lazım çünkü insanın her reset düğmesine basma ihtiyacı olduğunda tatile gitmesi mümkün olmuyor.

The post ŞİLE VE AĞVA’DA KİRALIK EVLER – İSTANBUL’DA DOĞA VE DENİZ TATİLİ İÇİN EVLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
İnsan İstanbul’un beton yığınının içindeyken aslında şehrin mavi bayraklı plajlara, Karadeniz’i aratmayan ormanlara ve günlük kiralayabileceğiniz villalara sahip güzel bir kaçamak yeri olabileceğini de unutuyor. Ama hatırlamak lazım çünkü her reset düğmesine basma ihtiyacı duyduğumuzda tatile gitmek mümkün olmuyor. Oysa hafta sonları İstanbul’un biraz dışındaki kiralık villalardan tutmak bile insanı şaşırtıcı bir şekilde tazeleyebiliyor. Özellikle de Şile ve yine ona bağlı olan fakat içinden geçen nehirlerle çok daha özel bir konuma sahip olan Ağva, doğaya yakın olmaları, sosyal imkanlara yakınlıkları ve kiralık villa seçeneklerinin çokluğu ile değerlendirilebilecek kaçamaklar.

“Bir hafta sonu ayıracak kadar bile vaktim yok” derseniz İstanbul Gezi Rehberi‘mizden günübirlik yapabileceğiniz fikirler bulabilirsiniz. Ama amacınız kafayı biraz olsun boşaltmaksa gelin, 1-2 günlüğüne Ağva ya da Şile’de ev tutup bulunduğunuz ortamı tamamen değiştirin.

Bu yazımızda İstanbul içinde ama kafa olarak İstanbul’dan uzaklaştıran tatil evlerini bulacaksınız. Pamuk gibi yumuşamış ve hafiflemiş olarak döneceğiniz bir hafta sonu olmasını diliyoruz!

DİĞER RÜYA GİBİ KİRALIK VİLLALAR

İstanbul’dan çıkmalı ve tatili biraz daha uzatmalı bir program yapacaksanız, Türkiye’nin her yerinden en güzel kiralık villaları derlediğimiz çok kapsamlı bir yazımız daha var: Kiralık Villa, Bungalov ve Tatil Evleri

= Favorilerimiz

Şile Ve Ağva’da Kiralık Villa Ve Tatil Evleri

1. Royal Blue, Şile

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Şile’de 9 kişi kapasiteli, 4 yatak odasında 4 yatak olan 5 banyolu bir villa. Villada wifi, jakuzi, ısıtma, mutfak, havuz, tv, klima mevcut. Girişler 16.00’da yapılıyor. Çıkış saati ise 10.00. Sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

2. Üçgen Bungalov Evler, Şile

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Şile’nin Sahilköy mevkiinde bulunan, denize karşı, 2 kişilik ahşap küçük üçgen evlerde konaklama opsiyonu. İçinde sadece yer yatağı var. Yani aslında çadır kampının bungalov versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Kahvaltı da fiyatlara dahil. Isınmak için bungalovunuzun önünde ateş yakabiliyorsunuz. Girişler 15.00 sonrasında, çıkış da 12.00’de yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Konaklama birimini detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

3. Lethe Standart Oda, Ağva

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Ağva’daki Göksu Nehri kıyısında bir butik otel olan Lethe’de, 4 kişi kapasiteli, tek oda, yatak ve banyolu bir oda seçeneği. Sabahları kahvaltı servisi de var. Odada, wifi, ısıtma, tv, klima mevcut. Girişler 14.00 – 19.00 saatleri arasında yapılıyor. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Parti veya etkinlik düzenlenemiyor. Sigara içiliyor. Detaylı bilgi: Websitesi

4. Nehir Kenarında Ahşap Dubleks Villa, Ağva

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Ağva’da nehir kenarında, 6 kişi kapasiteli, 3 yatak odasında 6 yatak ve tek banyo olan ahşap dubleks villa. Evde, wifi, ısıtma, mutfak, tv, ücretsiz otopark, çalışma alanı var. Klima ve çamaşır makinesi yok. Girişler 14.00 sonrasında yapılıyor. Evcil hayvan kabul ediliyor. Sigara içiliyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

5. Raindance Bungalow Suite, Ağva

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Raindance Suite, Ağva’da Göksu Nehri kıyısındaki Tranquilla Nehir Evi bünyesinde yer alan 2 kişi kapasiteli, tek yatak odasında tek yatak ve en suite banyo olan bir konaklama seçeneği. Tesiste kahvaltı sunuluyor. Odada wifi, klima ve tv var. Girişler 14.00 – 21.00 saatleri arasında yapılıyor. Çocuklar ve bebekler için uygun değil. Evde sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

6. Ağaç Ev, Şile

Fotoğraf Kaynak: www.airbnb.com.tr

Şile’de ağaç evde konaklama deneyimi yaşamak için tercih edebileceğiniz bir şeçenek. Toplam 3 kişi kapasiteli, tek yatak odasında tek banyo olan, bahçe içinde bir ahşap ağaç ev. İçinde wifi, tv, mutfak, şömine, klima gibi olanaklar var. Sabahları kahvaltı servisi de veriliyor. Girişler 15.00 sonrasında yapılıyor.  Çocuklar (2-12 yaş) için uygun değil. İçeride sigara içmek yasak. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Konaklama birimini incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

The post ŞİLE VE AĞVA’DA KİRALIK EVLER – İSTANBUL’DA DOĞA VE DENİZ TATİLİ İÇİN EVLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/sile-agva-kiralik-villa/feed/ 0
İSTANBUL’UN EN GÜZEL PARKLARI, KORULARI VE BAHÇELERİ https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-parklar-korular-bahceler/ https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-parklar-korular-bahceler/#comments Thu, 03 Dec 2020 19:22:14 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=73761 Evlerin balkonsuz, apartmanların bahçesiz, semtlerin parksız kaldığı İstanbul'da şehir sakinlerine ilaç gibi gelecek, şehrin en güzel yeşil alanlarını topladığımız bir nefes alınabilir yerler liste hazırladık. İstanbul'da doğanın bu kadar bakir ve vahşi olduğuna şaşıracağınız yerler var!

The post İSTANBUL’UN EN GÜZEL PARKLARI, KORULARI VE BAHÇELERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Evlerin balkonsuz, apartmanların bahçesiz, semtlerin parksız kaldığı İstanbul’da nefes almak iyice zor bir hal aldı. Biz de şehir sakinlerine ilaç gibi gelecek şehrin en güzel yeşil alanlarını topladığımız liste hazırladık.

Eklemeleriniz ve güncellemeleriniz varsa yorumlara bekleriz.

Bunlar dışında hafta sonu İstanbul’da farkı bir şeyler yapmak isterseniz, önerilerimiz burada: İstanbul

İstanbul’un En Güzel Parkları, Koruları ve Bahçeleri

Sarıyer Belgrad Ormanı, Atatürk Arboretumu, Atatürk Kent Ormanı, Maslak Kasrı, Emirgan Parkı, Baltalimanı Japon Bahçesi, Ortaköy-Yeniköy Boğaz Hattı
Beşiktaş Etiler Sanatçılar Parkı, Ulus Parkı, Yıldız Parkı, Bebek Parkı, Kuruçeşme Parkı, Dilek Sabancı Parkı, Abbasağa Parkı
Şişli Maçka Demokrasi Parkı, Ihlamur Kasrı ve Dünya Barış Parkı
Bakırköy Atatürk Florya Ormanı
Eyüp Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Kemerburgaz Kent Ormanı
Çatalca Çilingoz Tabiat Parkı
Kadıköy Moda Parkı, Caddebostan Sahili, Moda Sahili, Fenerbahçe Parkı, Kalamış Parkı, Yoğurtçu Parkı, Göztepe Parkı, Selamiçeşme Özgürlük Parkı, Fenerbahçe-Maltepe Sahili
Üsküdar Validebağ Korusu, Fethipaşa Korusu, Cemile Sultan Korusu, Kuzguncuk Bostanı, Küçük Çamlıca Korusu, Büyük Çamlıca Korusu
Beykoz Mihrabat Korusu, Beykoz Korusu, Otağtepe, Hıdiv Kasrı Korusu, Polonezköy Tabiat Parkı
Ataşehir Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
Çekmeköy Alemdağ Ormanı
Kartal Aydos Ormanı
Adalar Büyükada Tabiat Parkı

Avrupa Yakası’ndaki Park, Koru ve Bahçeler

1. Belgrad Ormanı, Sarıyer

Belgrad Ormanı, İstanbul’un en geniş yeşil alanı. Hem şehrin oksijen deposu hem de İstanbulluların spor merkezi, şehirden kaçış planı, piknik ve mangal noktası kısacası bir hafta sonundan bekleyebileceği her şeyi. Toplam 6.200 metrelik Neşet Suyu Koşu ve Yürüyüş Parkuru koşucuların favorisi. Wikiloc’tan orman için rotaları takip ederek kalabalıklardan kaçabilirsiniz. Hafta sonları hafta içine göre daha çok insan trafiği oluyor ama aylardan yaz ve bahar olmadığı için o korkulan piknikçi kalabalıkları olmuyor. Burada yapacağınız bir koşu veya yürüyüş sonrası parkurun başlangıcındaki alanda, mevsim meyvelerinden taze sıkılmış bir meyve suyu ile kendinizi ödüllendirmeyi unutmayın. Konum için tıklayın.

Belgrad Ormanı konusunda lafı burada kısa kesiyoruz çünkü kendisi hakkında çok detaylı bir yazımız mevcut: Belgrad Ormanı-Nerde, Nasıl Gidilir, Yeme-İçme

2. Atatürk Kent Ormanı, Sarıyer

Mayıs 2020’de yani tam da Pandemi döneminde kapılarını açan Atatürk Kent Ormanı, evde kalan bünyelere ilaç gibi geldi. Biz bu parka bayıldık, şehrin içinde böyle büyük bir koru olduğuna inanamayacaksınız. Hacıosman ve Darüşaffaka metro duraklarının arasında kalan kocaman vadiyi kapsıyor. Düzenleme olarak da çocuk oyun alanlarından oryantiring parkurlarına tam bir Avrupa parkı olmuş. İstanbul Belediyesi’ne şapka çıkartıyoruz.

Fakat, burayı piknik ve mangal yapabileceğiniz bir mesire yeri gibi düşünmeyin. Çimlere dilediğiniz gibi oturup yayılıp piknik yapamıyorsunuz. Daha aktif İstanbullular için düşünülmüş. Ayrıca içinde basketbol sahası, çocuk oyun alanları, festival alanı gibi bölümler var.

Yürüyüş parkuru ise toplam 12 kilometre. Yani spor yapacaklar için oldukça tatmin edici. İçinde bir de küçük üç göl var. İçinde cafeler de var. Giriş kapısı Hacıosman Metro çıkışına oldukça yakın. Metro ile ulaşım sağlayıp kısa bir yürüyüşle rahatlıkla ulaşıyorsunuz. Aslında Darüşşafaka metro durağından da girişi olacak fakat henüz daha tamamlanmamış (2020). Herhangi bir giriş ücreti yok. Akşam 22.00’a kadar açık. Konum için tıklayın.

3. Atatürk Arboretumu, Sarıyer

Atatürk Arboretumu, İstanbul’da Ekim-Kasım aylarında ağaçların renk dönüşümüne şahit olabileceğiniz en güzel adreslerden. Burası bir arboretum yani ağaç parkı olduğu için zengin bir ağaç çeşitliliğine sahip. Bu da ortaya çıkan manzaraları daha eşsiz yapıyor. Yine buranın da bir mangal, piknik yapabileceğiniz bir mesire yeri olmadığının, bisikete de binilemediğinin, hayvan dostlarımızın da giremediğinin altını çizelim. Gelip görüp yürüş yapıp ortamın tadını çıkarmalık bir yer. Konum için tıklayın. Detayları Atatürk Arboretumu yazımızda bulabilirsiniz.

4. Maslak Kasrı, Sarıyer

Maslak Kasrı, Büyükdere Caddesi üzerinde, Maslak Oto Sanayi’nin karşısındaki Askeri ormanlık arazide bulunan tarihi Osmanlı kasırlarından oluşan yeşil alan. İçinde Kasr-ı Hümayun, Mabeyn-i Hümayun, Paşa dairesi, çadır köşk ve limonluk olmak üzere beş tarihi yapı bulunuyor. Yapımına II. Mahmud döneminde başlanan kasır, Abdülaziz döneminde de yeni bölümler eklenerek genişletilmiş. Özellikle de Avrupa saraylarının “orangerie”lerini andıran limonluk adlı sera bölümü çok güzel fotoğraf kareleri vadediyor. Giriş ücretli. Kapıda size kasırların tarihçesini anlayan bir elektronik rehber cihazı da veriliyor. İçinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz cafesi de bulunuyor. Konum için tıklayın.

5. Emirgan Korusu, Sarıyer

Her sene Mart-Nisan aylarında Lale Festivali’nin gerçekleştiği Emirgan Korusu, İstanbul Boğazı’nı tepeden gören konumu ile harika bir yürüyüş parkuru ve piknik noktası. İçinde küçük bir gölet, çocuklar için oyun alanı, Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk olmak gezip görebileceğiniz üç turistik nokta var.

Sarı Köşk aynı zamanda bir şeyler içebileceğiniz veya kahvaltı edebileceğiniz bir cafe olarak işletiliyor. Lale mevsiminde gelirseniz inanılmaz bir kalabalıkla karşılaşmaya hazır olun. Yılın diğer dönemlerinde ise lale dönemine oranla nispeten daha az kalabalık oluyor. Emirgan’a kadar gelmişken, koruda yürüyüşün ardından, hemen korunun bitişiğindeki Sabancı Müzesi’nde sergi gezdikten sonra, MSA’nın Restoranı’nda yemek molası vermek civarda yapılabilecek en güzel program combosu olur. Konum için tıklayın.

6. Baltalimanı Japon Bahçesi, Sarıyer

Baltalimanı Japon Bahçesi, 2003’te “Türkiye’de Japon Yılı” vesilesiyle 1970’lerden beri kardeş şehir anlaşması bulunan İstanbul ile Shimonoseki belediyeleri işbirliği ile kurulmuş küçük bir Japon Bahçesi. Bu parkı spor veya yürüyüş amaçlı olarak düşünmeyin daha çok geçerken uğramalık ve Japon kültürünü tanımalık. En önemli özelliği de bahçede ilkbaharda pembe pembe açan meşhur Japon ağacı sakuralardan olması.

Ayrıca bahçe içinde çay odası (yogetsuan), şelale, gölet, çardak gibi her Japon bahçesinde olması gereken diğer temel unsurlar da var. Bizce Konya’daki Japon Bahçesi İstanbul’dakinden daha başarılı ama burası da genel bir fikir veriyor. Buraya geldiğinizde programı yürüme mesafesindeki SSM ve Emirgan Korusu ile birleştirebilir veya tam tersi yöne yürüyerek Aşiyan’a ve Bebek’e geçebilirsiniz. Konum için tıklayın.

7. Ortaköy – Yeniköy Sahili, Beşiktaş-Sarıyer

Sarıyer’den başlayıp kesintisiz bir şekilde Karaköy’e kadar uzanan Avrupa Yakası sahil şeridinin herhangi bir noktasından başlarsanız başlayın Boğaz’ın masmavi suları eşliğinde keyifli bir yürüyüş sizi bekliyor. Yine de bizce yürüyüş için en ideal aralık, aşırı turistik olan Ortaköy’ü geçtikten sonra Yeniköy’e devam eden yaklaşık 12 kilometrelik kısım.

Ortaköy Cami’nden başlayacağınız rotayı;
Arnavutköy Akıntı Burnu’nda 3 kilometreye,
Rumeli’de 6 kilometreye,
Sakıp Sabancı Müzesi’nde 8 kilometreye
Yeniköy sahilinde 11 kilometreye tamamlayabilirsiniz.

Bu hattın en güzel avantajı da mola verebileceğiniz birçok seçeneğinizin olması. Rotayı yürümek yaklaşık 2.5 saat sürüyor ama dilediğiniz kısmını yürüdükten sonra geri kalan yolu bisikletle de tamamlayabilirsiniz. Tek yapmanız bir İSBİKE hesabı açmak ve rota üzerindeki bisiklet duraklarından bisiklet kiralamak. Konum için tıklayın.

8. Bebek Parkı, Beşiktaş

Bebek Parkı, 30 sene öncesinin İstanbulu’nun nostaljisini yaşamak için ideal yerlerden. Çünkü Bebek dediğimiz popüler semt bundan 30 sene önce, çocuklarınızın yüzyıllık ağaçların arasında rahat rahat koşturabileceği parkı, adaçayı içip simit yiyebileceğiniz klasik kahvesi, badem ezmesi ve mabel sakızı alabileceğiniz Meşhur Bebek Badem Ezmesi ile hafta sonları deniz kıyısında biraz huzur bulmaya gelebileceğiniz ideal adresti. Şimdi ise her daim cıvıl cıvıl olan parkın çevresindeki mekanlarda kahvaltı edip “al götür” kahvenizi alarak pazar yürüyüşü yapabilir veya parkı, Ortaköy’den ya da tam tersi yönden Emirgan’dan yapacağınız yürüyüşünüzün bitişine denk getirip mola verebilirsiniz. Dilerseniz, parkın içindeki iskeleden kalkan vapurla Emirgan, Anadolu Hisarı ve Kanlıca’ya doğru mini bir boğaz turu yapabilirsiniz. Bir de burada her sene Bebek Şenliği ve Petival gibi etkinlikler de oluyor. Bebeğiniz veya evcil hayvanınız varsa ilginizi çekebilir. Konum için tıklayın.

9. Kuruçeşme Parkı, Beşiktaş

Kuruçeşme Parkı da Bebek Parkı’na gelmeden karşınıza çıkacak olan, özellikle de tur teknelerinin ve lüks yatların demir attığı, Bebek Parkı’na oranla daha sessiz sakin ama daha az yeşil küçük bir park. Parkın hemen karşısında arabanızı park edebileceğiniz bir otopark var. Buraya aracınızı park edip Kuruçeşme Parkı’nı yürüyüş başlangıcı yapabilirsiniz. Kuruçeşme sahilinde kahvaltı veya akşam yemeği için çok güzel seçenekler olduğunu da söyleyelim. Fakat her şekilde hafta sonu dışında bir günü seçmenizde fayda var. Konum için tıklayın.

10. Etiler Sanatçılar Parkı ve Alman Deresi Yürüyüş Yolu, Beşiktaş

Etiler’in Akatlar tarafında kalan, yeşilliklerin içerisinde, sessiz ve sakin bir park olan Sanatçılar Parkı, İstanbul’un gizli kalmış cevherlerinden biri. İki bölümden oluşuyor. Birincisi örtünüzü ve atıştırmalıklarınızı kapıp rahat rahat yayılabileceğiniz, yaz akşamlarında gençlerin gitarlarını alıp kendi aralarında çalıp söyledikleri park. Burada bir de belediyenin cafesi var. Oldukça makul fiyatlara yiyip içebiliyorsunuz.

İkincisi hemen parkın devamındaki Alman Deresi Yürüyüş Yolu. Burası da günlük spor ihtiyacınızı karşılayana kadar turlayabileceğiniz 1.500 metrelik bir tartan piste, bir basketbol sahasına ve bir yoga çadırına sahip. Çocuklar için güzel oyun alanları da var. Burada dönem dönem çeşitli açık hava konserleri ve festivaller de düzenleniyor. Etiler metro durağına yürüme mesafesindeki park, yürüyüşün ve koşunun yanında, arkadaşlarla buluşmak için de ideal. Konum için tıklayın.

11. Ulus Parkı, Beşiktaş

Ulus’ta Boğaz gören harika bir konumda kalan Ulus Parkı’nın tadını bizden çok Araplar çıkartıyor. İçindeki şahane manzaralı ama pek de matah olmayan kafesi, mevsim tanımaksızın, 7/24 Arap turistlerle dolu. Park kısmı ise küçük ve yokuşa kurulu. Yani egzersizden çok çimlere yayılmaya gelmelik bir park. Medeni insanlar içinde güzel . Konum için tıklayın.

12. Dilek Sabancı Parkı, Beşiktaş

Sabancı Vakfı ve Beşiktaş Belediyesi işbirliğiyle 2002’de Levent’te açılan bu ufak park, engelli bireylerin erişimi için asansör, engelli aracı şarj üniteleri, kabartmalı park haritası ile şehrin en kapsayıcı parkı. Hatta park, engelli çocukların yardım almadan eğlenebilecekleri Türkiye’deki engelli dostu ilk park olma özelliği taşıyor. Yürüyüş yolları kısa ama ağaçların içindeki basketbol sahası çok keyifli. Konum için tıklayın.

13. Yıldız Parkı, Beşiktaş

Beşiktaş – Ortaköy arasında yer alan Yıldız Parkı veya Yıldız Korusu, 1600’lerden beri şehrin en önemli yeşil alanlarından biri. 17. yüzyılda Kazancıoğlu adlı bir ailenin özel mülkü olan koru, IV. Murat tarafından satın alınarak kızı Kaya Sultan’a hediye ediliyor. Lale Devri’nde Çırağan Sarayı’nın arka bahçesi olan koru, 1877’den itibaren Yıldız Sarayı’nın dış koruluğu haline gelen koru, 1940’tan sonra Yıldız Parkı olarak halka açılıyor. Şu anda İstanbul Belediyesi’ne bağlı olan parkta spor veya piknik yapabiliyor, dilerseniz içindeki köşklerde bir şeyler yiyip içebiliyorsunuz.

Park spor anlamında sınırlarını zorlamak isteyenler için bire bir. Sınırları zorlamak diyoruz çünkü oldukça yokuşlu bir park. Çevresini tam tur dönmek 3 kilometre kadar yürümeniz veya koşmanız gerekiyor. Peyzaj düzenlemesi, güzel kasırları, boğaz manzarası ve kocaman ağaçları bile bir harika. Hafta içi daha boş oluyor. Şelalenin olduğu turistik alan dışındaki yerler çok daha tenha oluyor. Burada birçok ahşap piknik masası var. Arazi büyük olduğu için illa ki kendinize uygun bir yer bulabiliyorsunuz. Parkın içinde çay kahve içebileceğiniz, kahvaltı edebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz yerler de var. Bunlar restoran olarak işletilen Malta Köşkü ve Çadır Köşkü. Araçla girerseniz otopark parası ödüyorsunuz ama yaylara giriş ücretsiz. Konum için tıklayın.

14. Abbasağa Parkı, Beşiktaş

Abbasağa Parkı, Beşiktaş sakinlerinin mahalle arası parkı. Genellikle mahalle sakinleri tarafından tercih edilen bir yer olduğu için komşuları Yıldız ve Maçka parklarınana göre çok daha sakin bir park. 1941 yılında halka açılmış olan bu yeşil alan ismini, haremde görevli bir haremağası olan Abbas Ağa’dan alıyor. Parkın en önemli özelliği ise zaman zaman toplumsal meselelerin konuşulduğu ve tartışıldığı forumların burada gerçekleştiriliyor olması. Bir nevi zamanında Yunan kentlerinde olduğu gibi Abbasağa Parkı da şehirde tartışma ortamını sağlayan bir kent agorası niteliğinde. Konum için tıklayın.

15. Maçka Demokrasi Parkı, Şişli

Asya Yakası’nda Caddebostan Sahili neyse Avrupa Yakası’nda oturanlar için Maçka Demokrasi Parkı da o. Spor yapanlar, çocuğunu gezdirenler, piknik yapanlar, köpeği ile frizbi oynayanlar gibi manzaralar ile karşılaşacaksınız. Çok merkezi bir park olması ile de her daim kalabalık. Özellikle yaz akşamlarında, parkın her köşesi kalabalık piknik yapan arkadaş grupları, ipte yürüme pratiği yapan gençler, yoga veya pilates yapan spor grupları, müziğini dinleyen, kitabını okuyan, köpekleri ile güneşlenen çiftlerle dolu oluyor. Yer kapmak için çok gece kalmadan gelmiş olmanız gerekiyor.

İçinde cafe var fakat herkes çevre marketlerden kendi alışverişini yapıp gelmeyi daha çok tercih ediyor. İçinde tuvalet ihtiyacınız için belediyenin akbille işleyen tuvaletlerinden var. Yalnız tuvaletler yaz kış demeden 21.00 gibi erken bir saatte kapanıyor. O yüzden o saatten sonra ne kadar içtiğinize dikkat edin yoksa civardaki mekanların kapısını çalmak durumunda kalabiliyorsunuz. Konum için tıklayın.

16. Ihlamur Kasrı ve Dünya Barış Parkı, Şişli

Zamanında padişahların günübirlik dinlenme ve ata binme amacıyla kullandıkları kasırlardan biri olan Ihlamur Kasrı şehir içinde gerçek bir vaha. Neo-Barok usluptaki kasır, 19. yy Osmanlı yapılarının şehirdeki en zarif örneklerinden. Sultan Abdülmecid tarafından 1849 ila 1855 yılları arasında, dönemin ünlü mimarlarından Garabet Balyan’a inşa ettirilmiş olan Ihlamur Kasrı’nda, biri Sultan Abdülmecid’in resmi işleri ve törenler için kullanılan Merasim Köşkü biri de padişahın çevresindekiler ve haremi için tahsis edilmiş Maiyet Köşkü olmak üzere 2 yapı bulunuyor.

Bizce kasrın en güzel yanı, Dolmabahçe Sarayı’nın peyzaj çalışmalarını yürüten Alman bahçıvanlar tarafından yapılmış olan bahçesi. Özellikle de Mart’ın üçüncü haftasından sonra kasrın bahçesindeki büyük manolya ağacı iri pembe çiçeklerini açmış oluyor ve ortaya enfes kareler çıkıyor. Sırf bu ağacı fotoğraflamak için insanlar o hafta buraya akın ediyor. Ayrıca Maiyet Köşkü pazartesi günleri hariç kafeterya olarak hizmet veriyor. Burada tost ve çay gibi atıştırmalıkların yanı sıra serpme kahvaltı gibi seçenekler de var. Ihlamur Kasrı’na giriş ücretli. Gerçekten de Nişantaşı veya Beşiktaş civarındaysanız gelip görmenizi tavsiye edeceğimiz noktalardan.

Dünya Barış Parkı ise Ihlamur Kasrı’nın hemen karşısındaki yokuşlu park. Yıllardır kimsenin gitmediği bir yeşil alan olsa da bu sene (2020) park yenilendi. Yeni düzenleme ile yapılan aydınlatmayla, eklenen çardaklarla, köpek gezdirme ve çocuk oyun alanlarıyla daha sıcak daha vakit geçirilebilir bir yer haline getirildi. Fakat bizim de deneyimleme fırsatımız henüz olmadı. Konum için tıklayın.

17. Florya Atatürk Ormanı, Bakırköy

Zamanında Florya sahilinden denize girmeyi çok seven Atatürk’e, 1935’te dönemin İBB’si tarafından hediye edilmiş Atatürk Deniz Köşkü’ne koruluk olarak yapılmış alan düzenlenerek şimdilerde Florya Atatürk Ormanı olarak halka açılmış durumda. Yürüyüş yapmak için uğranabilir. Konum için tıklayın.

18. Gülhane Parkı, Fatih

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olan Gülhane Parkı, ismini aldığı gül bahçelerinin bulunduğu bir yermiş. 3 Kasım 1839’da demokratikleşmenin ilk adımı Gülhane Hatt-ı Hümayunu yani Tanzimat Fermanı burada okunuyor. 1912 yılında İstanbul şehremini Cemil Topuzlu tarafından düzenlenerek park haline getiriliyor ve halka açılıyor. Cumhuriyet döneminde Atatürk, halka latin harflerini ilk kez bu parkta 1 Eylül 1928’de gösteriyor. Atatürk’ün naaşı Ankara’ya gönderilmeden önce, İstanbul’daki son tören burada 19 Kasım 1938 tarihinde yapılıyor. Anlayacağınız burası birçok tarihi olaya sahne olmuş tarihi bir nokta.

2003 yılında kapsamlı bir renovasyondan geçirilen park içindeki Has Ahırlar Binası da 2008’de İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi haline getiriliyor. Gülhane Parkı’nı, Sirkeci, Eminönü, Mısır Çarşısı, Sultanahmet, Yerebatan Sarnıcı gibi turistik turlarınıza bir durak olarak ekleyebilirsiniz. Tarihe meraklıysanız, parkın hemen üst tarafında kalan Arkeoloji Müzeleri’ni gezebilir, edebiyata meraklıysanız park içindeki Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi’ni gezebilirsiniz. Konum için tıklayın.

19. Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Eyüp

Göktürk Göleti Tabiat Parkı, bir zamanlar sadece Göktürklülerin bildiği bir sırken pandemi sonrası İstanbul’un her yerinden insanların biraz yeşilin içinde hava almak, kalabalıklardan uzaklaşmak için geldiği bir yer haline geldi. Öyle ki hafta sonları tıpkı Belgrad Ormanı gibi kapısında uzun kuyruklar oluşmaya başladı. Burada yürüyüş veya piknik masalarında piknik yapabilir ya da bisiklete binebilirsiniz. Belirlenen alanlarda mangal yapabiliyorsunuz fakat gölde yüzmek ve balık avlamak yasak. Alana giriş ücretli. Otopark, wc, yeme-içme alanı gibi olanaklar da mevcut. Konum için tıklayın.

20. Kemerburgaz Kent Ormanı, Eyüp

Kemerburgaz Kent Ormanı Belgrad’dan kaçanların en yeni gözdesi. 2019’da açılan Kemerburgaz Kent Ormanı, Alibeyköy Baraj Gölü kıyısına, ormanların kucağında bir çayıra kurulmuş. Peysaj düzenlemesi, tesisleri ve yenilikçi park anlayışı ile pek sevildi. Hal böyle olunca da hafta sonları kapısında uzun kuyrukların olması kaçınılmaz.

Peki burada neler yapabilirsiniz? Öncelikle kendi bisikletinizle veya alandan kiralayabileceğiniz bisikletlerle bisiklete binebilirsiniz. Ayrıca çocuk bisikleti, go kart ve akülü araç kiralama şansınız da var. Sonrasında Alibeyköy Baraj Gölü çevresinde yürüyüş yapabilirsiniz. Piknik masalarında piknik yapabilirsiniz. Fakat ateş yakmak ve mangal yapmak, göle girmek ve avlanmak kesinlikle yasak. Kış aylarında burada seyyar bir buz pateni pisti de kuruluyormuş bizden söylemesi.

Alanda çocuklar için de birçok oyun alanı var. Hatta onlar için klasik kaydırak ve salıncakların yanı sıra dönme dolap, atlıkarınca gibi lunapark eğlenceleri de mevcut. Ayrıca parkta sporseverler için basketbol ve voleybol sahaları ve tenis kortları da unutulmamış. Son olarak çok sevdiğimiz bağımsız tiyatro topluluklarından Dot‘un yeni yerleşkesinin de burada olduğunu söylemeden geçmeyelim.

İçinde 2021 yazında açılan keyifli bir açık hava mekanı, yeme-içme, etkinlik ve sosyalleşme alanı olan Üçüncü Mekan‘a da mutlaka uğrayın. Açık havada sosyal mesafeli oyunlarını izlemek için sabırsızlanıyoruz. Wc, yeme-içme alanı, otopark olanakları bulunuyor. Girişler ücretli. Konum için tıklayın.

21. Çilingoz Tabiat Parkı, Çatalca

Son olarak “Burası İstanbul mu?” diyeceğiniz bir yer var: Çilingöz Tabiat Parkı. Çatalca sahilinde, Çilingöz Deresi’nin tuzlu su ile buluştuğu nokta olan alan tabiat parkı statüsünde. Deniz, orman, Çilingöz Deresi ve sazlıklar birlikte çok güzel manzaralar vadediyor. Göz alabildiğine kumluk olduğundan, özellikle evcil hayvanınızla uzun yürüyüşler için ideal. Fakat yazın kaçın kaçabildiğiniz kadar çünkü deniz tatilcilerinin akınına uğruyor. Konum için tıklayın.

Kuzey Ormanları’nın içinde bir hafta sonu planı arıyorsanız bu Kuzey rotasına göz atabilirsiniz.

Anadolu Yakası’ndaki Park ve Bahçeler

22. Fenerbahçe Parkı, Kadıköy

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Adını, Bizans döneminden beri burada bulunan ve şu anki yapısı 1857 yılına ait olan deniz fenerinden alan Fenerbahçe Parkı, Kalamış bölgesinin en keyifli yeşil alanı. Fenerbahçe Adası’nın büyük kısmını oluşturan parkın en önemli özelliği, her sene İstanbul Caz Festivali’nin “Parklarda Caz” etkinliğinin artık gelenekselleşmiş adresi olması. Yılın o günü, insanlar piknik sandalyelerini örtülerini ve favori atıştırmalıklarını alarak, festival sahnesinin önüne kuruluyor ve caz dolu çok keyifli bir hafta sonu geçiriyor. Bizim de her sene kaçırmadığımız İstanbul etkinliklerinen. Park içinde ve çevresinde birçok cafe bulunuyor. Konum için tıklayın.

23. Yoğurtçu Parkı, Kadıköy

Kadıköy’de küçük ama çok sevilen bir yeşil alan Yoğurtçu Parkı. Elbette bunda en büyük pay, parkın Şükrü Saraçoğlu Stadı’na çok yakın konumda olması. Her maç öncesi ve sonrası, park en coşkulu kutlama alanlarından biri haline geliyor. Pakrın hemen önünde, Fenerbahçe’nin gelmiş geçmiş en sevilen oyuncularından biri olan Alex De Souza’nın bir heykeli bulunuyor. Heykelle fotoğraf çektirmek için gelenleri yine Yoğurtçu Park’ı karşılıyor. Lale Devri’nde Kadıköy’ün sevilen mesire alanlarından biri olan parka adını veren 18. yüzyıldan kalma Yoğurtçu Çeşmesi de parkta bulunuyor. Açsanız, parkın hemen karşısında kalan ve şehrin en güzel kruvasanlarını bulabileceğiniz Brekkie’de leziz bir mola verebilirsiniz. Fakat hafta sonları önünde deli gibi bir sıra oluştuğunu baştan söyleyelim. Konum için tıklayın.

24. Caddebostan Sahili, Kadıköy

Caddebostan Sahili, bizce Anadolu Yakası’nın kurtarılmış bölgelerinden. Tıpkı Avrupa Yakası’ndaki izdüşümü Maçka Parkı’nda olduğu gibi, burası da özellikle yazın İstanbulluların medeni bir şekilde eğlendikleri, piknik, paten, yürüyüş, koşu yaptıkları, bisiklete bindikleri uzun bir sahil şeridi. Sahilin bir tarafı yeşil alan olduğu için burada rahatlıkla kendinize uygun bir alan bulabiliyorsunuz ama yine de çok da akşamüstüne kalmadan yerinizi kapın deriz. Zira yaz akşamları burada iğne atsanız yere düşmüyor. En keyifli ve popüler yer, Caddebostan Migros’un arka tarafından başlayan ve Fenerbahçe yönünde devam eden tarihi köşklerin bulunduğu kesim. Bu  noktada basketbol sahaları, cafe ve çay bahçeleri, tuvalet gibi hizmetler de mevcut. Burada da Ortaköy hattında olduğu gibi İSBİKE istasyonları var. Yürüyüşünüze veya koşunuza bir yerden sonra bisikletle devam edebilirsiniz. Konum için tıklayın.

25. Moda Sahili, Kadıköy

Moda Sahili de Caddebostan Sahili gibi keyifli yürüyüş alanlarından. Kayalıklarında saatlerce oturulası ve denizi seyredilesi. Ayrıca burada bulunan 1917 tarihli Moda İskelesi de görülmesi gereken yapılardan. İskele’de ayrıca bir de küçük bir restoran bulunuyor. İster pazar kahvaltısı edebilir ister sadece manzaraya karşı çay kahve içebilirisiniz. Hazır buraya gelmişken Moda’ya çıkıp sokaklarında dolaşmayı, dondurma yemeyi, şirin cafelerinde bir şeyler içmeyi veya kahvaltı etmeyi ve Barış Manço Müze Evi’ni görmeyi de programınıza ekleyin. Konum için tıklayın.

26. Moda Parkı, Kadıköy

Moda’nın sahili ayrı güzel, parkı da ayrı güzel. Daha çok Moda sakinlerinin tercih ettiği parkın girişindeki yaşlı amcadan kuş yemi alıp güvercinleri beslemek bir park klasiği. Moda Parkı aynı zamanda günbatımını izleyebileceğiniz güzel bir nokta. Sahilde bir yürüyüş yapıp bir çay molası vermek için de ideal. Özellikle de Caddebostan’daki kalabalıktan sıkılanlar için çok iyi bir alternatif. Konum için tıklayın.

27. Kalamış Parkı, Kadıköy

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/onaranlarkulubu

Kalamış Parkı, Kalamış Marina’nın devamında kalan yeşil alan. Aslında çevredeki diğer parkların yanında çok da öne çıkan bir yer değildi taa ki 2020’ye kadar. Çünkü en son 2020’de Nike, Onaranlar Kulübü ve Kadıköy Belediyesi desteği ile Kalamış Parkı’nda harika bir dönüşüm projesi geliştirdi. Park içerisinde yer alan basketbol sahası, açık kaykay parkı, koşu yolu ve voleybol sahası rengarenk yenilendi. Ayrıca parka komünite alanı, gökyüzü hamakları ve masa tenisi sahası da eklendi. Konum için tıklayın.

28. Göztepe 60. Yıl Parkı, Kadıköy

Göztepe 60. Yıl Parkı kısaca Göztepe Parkı, her ne kadar büyük ve düzenlenmiş bir park olsa da bize fazla beton geldiğinden favorilerimiz arasında değil. İçinde özel tasarım akvaryumlar, lale ve gül bahçeleri, çocuklar için tematik oyun alanları bulunsa da yine de bizce ona yakın bir konumda kalan Selamiçeşme Özgürlük Parkı buradan çok daha keyifli. Çünkü daha az beton ve daha çok yeşilin olduğu bir park. Konum için tıklayın.

29. Selamiçeşme Özgürlük Parkı, Kadıköy

Selamiçeşme Özgürlük Parkı, Bağdat Caddesi’nin yeşil alanı. Gerçekten güzel yeşillendirilmiş bir park olduğundan şehir içinde güne sporla başlamak için ideal yerlerden. Park içinde hem yürüyüş ve koşu yapabileceğiniz bir parkur hem basketbol veya tenis oynayabileceğiniz saha ve kortlar bulunuyor. Parkın son kısmında yer alan piknik alanları da piknikçiler için düşünülmüş. Çok sevdiğimiz Kadıköy Organik Pazarı da her hafta çarşambaları yine burada kuruluyor. Park içinde çocuk kütüphanesi, cafe, çok hoş bir Osmanlı yapısı olan Filizi Köşk de yer alıyor. Konum için tıklayın.

30. Fenerbahçe – Maltepe Sahili, Kadıköy-Maltepe

Avrupa Yakası’nın Ortaköy-Yeniköy Boğaz hattı varsa Anadolu Yakası’nın da Fenerbahçe-Maltepe sahil hattı var. Bu hat kesintisiz ve düzenlenmiş parkuru ile hem yürüyüş, hem koşu hem de bisiklet ve paten yapacaklar için ideal alan. Fenerbahçe Orduevi’nin biraz ilerisindeki 1,5 kilometrelik tartan pist ile başlayıp, antrenmanınızı Bostancı İskele’sinde 5 kilometreye, Küçükyalı Beltur’da 7 kilometreye ya da Maltepe Cevahir Otel’de 11 kilometreye tamamlayabilirsiniz. Konum için tıklayın.

31. Mihrabat Korusu, Beykoz

Mihrabat Korusu, Osmanlı Imparatorluğu’nun son döneminde Mısır’lı Abbas Halim Paşa’nın kızı Rukiye Hanım’a yüz görümlüğü olarak hediye edilmiş, Kanlıca sırtlarından boğaza bakan, Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu’nu gören bir manzarası olan bir yeşil alan. Mihir “Ay ve Güneş” anlamına geliyor. Abad da “güzelleştirmek” demek. Mihrababat ise Ay’ın ve Güneş’in en güzelleştirilmiş hali anlamını veriyor. Zaten Ay ve Güneş buradan çok güzel görünüyor. Bu güzellik Yahya Kemal Beyatlı ve Özdemir Asaf gibi şairleri çok etkilemiş hatta Özdemir Asaf’ın Mihrabat Korusu’na atfen yazdığı bir şiiri bile bulunuyor. Şimdilerde içinde restoran, cafe ve özel davet ve organizasyon alanları olan özel bir sosyal tesis olarak işletiliyor. Özellikle de pazar kahvaltıları için tercih edilebilir bir seçenek. Önce dilediğinizce yer sonra da koruda yapacağınız 3 kilometrelik bir yürüyüşle yediklerinizi eritirsiniz. Konum için tıklayın.

32. Beykoz Korusu, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: tesislerimiz.ibb.istanbul

Sultan II. Abdülhamid döneminden kalma Beykoz Korusu, Beykoz ile Paşabahçe arasındaki sırtlardan başlayarak Riva’ya kadar uzanan Abraham Korusu’nun daha bilindik adı. Boğaz’daki korularının en büyüklerinden olan ve Fransız bahçe mimarları tarafından düzenlenmiş olan koru içinde, asırlık ağaçlar, iki büyük mağara, yürüyüş parkurları, güzel köşkler, kuş evleri, havuzlar bulunuyor. Ayrıca içindeki Beykoz Koru Sosyal Tesisi de Boğaz’ın favori kahvaltı, düğün, nişan, davet ve organizasyon alanlarından. Konum için tıklayın.

33. Hıdiv Kasrı Korusu, Beykoz

Fotoğraf Kaynak: beltur.istanbul

Hıdiv Kasrı ise bizce tüm İstanbul kasırları arasında en güzel peysaja sahip ve zarif olanı. Çubuklu sırtlarındaki kasır, 1907’de Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati’ye, Art Nouveau tarzında yaptırılmış. Zaten geldiğinizde ortamdaki Toskana havasından İtalyan dokunuşunu hemen fark ediyorsunuz. Hıdivlik Osmanlı döneminde Mısır valilerine verilen unvan. 19. yüzyıl sonlarında Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa, Mısır’daki İngiliz hakimiyetine tepki olarak buradaki arsayı satın alıyor ve Hıdiv Kasrı’nı İstanbul’a hakim bu tepe üzerine inşa ettiriyor.

Mısır İngilizler tarafından işgal edilince Abbas Hilmi Paşa da İsviçre’ye sürgüne gönderiliyor fakat ailesi 1934’e kadar bu kasırda yaşamaya devam ediyor. İstanbul Belediyesi tarafından satın alınarak kamulaştırılmış olan kasır ve onu çevreleyen koru, şimdilerde Beltur tarafından işletiliyor. Hıdiv Kasrı’nın diğer önemli bir özelliği de buharla çalışan ilk asansöre sahip olması. Özellikle sonbaharda ve ilkbaharda güzel olan koruda 1,5 kilometrelik bir yürüyüş yapabilir, sonrasında da köşkün bahçesinde manzaraya karşı kahvaltı edebilirsiniz. Giriş ücretsiz. (2020 yılında kasır restorasyonda görünüyor gitmeden önce mutlaka arayıp durumunu kontrol edin.) Konum için tıklayın.

34. Otağtepe Korusu (Fatih Korusu Tema Vehbi Koç Kültür Merkezi), Beykoz

Hepimizin Instagram’dan bildiği ama belki de henüz gitmeye fırsat bulamamış olabileceği bir yerde sıra. Kavacık’ta, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün hemen sağında yer alan o pitoresk tepeden bahsediyoruz. Şimdilerde ismi Fatih Korusu Tema Vehbi Koç Kültür Merkezi olsa da eski ismi olan Otağtepe Parkı olarak anılmaya devam ediyor. Zamanında Fatih Sultan Mehmet’in, İstanbul’un fethi için hazırlıklarını yapmak üzere tam burada otağı kurduğu düşünülüyor. Parkın içinde manzara terasları, yürüyüş yolları, TEMA ürünleri satış noktası ve oturma alanları bulunuyor. Hafta sonları çok kalabalık olabiliyor o yüzden güzel fotoğraflar yakalamak için hafta içlerini tercih edin. İçinde cafe tarzı bir yeme-içme alanı yok. Giriş ücretsiz. Konum için tıklayın.

35. Polonezköy Tabiat Parkı, Beykoz

Polonezköy Tabiat Parkı, bol oksijenli yeşilliği, içinde bulundurduğu canlı türleri ile gerçek bir doğa kaçamağı. 3.000 hektar alana yayılan tabiat parkında, 5 kilometre uzunluğunda yürüyüş, koşu ve bisiklet parkuru, seyir kuleleri, kahvaltı etmelik mekanlar, piknik alanları, çocuklar için oyun parkları gibi pekçok olanak var. Tabiat parkında bir de hayvanat bahçesi var fakat biz mantalite olarak hayvanat bahçelerine karşı olduğumuzdan burayı önermiyoruz. Konum için tıklayın.

36. Validebağ Korusu, Üsküdar

Validebağ Korusu, Anadolu Yakası’nın ikinci en büyük yeşil alanı. 1999’da Doğal SİT Alanı ilan edilen koru, yaşları 100 ile 400 arasında değişen anıt ağaçlara ve Hababam Sınıfı’nın çekildiği Adile Sultan Kasrı ve Abdülaziz Av Köşkü gibi iki görkemli tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. İçindeki yolları farklı şekilde bağlayarak rotalar çıkarmak mümkün. Konum için tıklayın.

37. Fethipaşa Korusu, Üsküdar

Fotoğraf Kaynak: tesislerimiz.ibb.istanbul

İstanbul’un denize nazır korularından biri de adını II. Mahmud ve I. Abdülhamid dönemlerinde valilik, elçilik ve nazırlık yapan Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa’dan alan Fethipaşa Korusu. Burası da belediyeye bağlı bir tesisin olduğu yerlerden. Burada Boğaz’a karşı kahvaltı keyfi kaçmaz. Koru içinde tarihi ağaçlar, Cemil Meriç’in 1948-1960 yılları arasında konakladığı köşk dahil olmak üzere iki tarihi köşk, basketbol sahası ve çocuk oyun alanları var. En güzel zamanı, Boğaz’ı iki yaka süsleyen erguvanların açtığı bahar mevsimi. Konum için tıklayın.

38. Cemile Sultan Korusu, Üsküdar

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/CemileSultanKorusu

Cemile Sultan Korusu ise, II. Abdülhamit’in kardeşi Cemile Sultan’a hediyesi. Şu an ise İstanbul Ticaret Odası tarafından yönetiliyor. İçinde yine İTO’ya ait bir tesis mevcut. Bu tesis özellikle de düğün, davet gibi organizasyonlar için tercih ediliyor fakat kahvaltı için de tercih edilebilir. Koru içinde İTO üyelerinin kullanımına açık yüzme havuzu, basketbol sahası ve tenis kortu gibi sosyal alanlar da bulunuyor. Konum için tıklayın.

39. Kuzguncuk Bostanı, Üsküdar

Kuzguncuk’ta yapacağınız bir hafta sonu kahvaltısının üzerine Kuzguncuk Bostanı’nda bir yürüyüş iyi gider. İlia’nın Bostanı diye de geçen bostan İstanbul’un merkezinde kalan ve aktif olarak kullanıma açık tek bostan.  Bostanın bir kısmı da Kuzguncukluların sebze meyve ekip hasat yapmasına açık. Anaokulu ve ilkokullar da zaman zaman buraya çocukları getirip aktif öğrenme yapıyorlar. Konum için tıklayın.

40. Küçük Çamlıca Korusu, Üsküdar

Küçük Çamlıca Korusu, zamanında II. Mahmut’un atla gezintiye veya ava çıktığı bir yeşil alanmış. 1940’da İstanbul valisi Lütfü Kırdar tarafından kamulaştırılarak halka açılmış. 1980’e kadar bakımsız kalan alan, İstanbul Belediyesi tarafından içine çocuk oyun alanları, spor alanları ve süs havuzları ekletilip düzenletilerek yeniden halka açılmış. Fıstıkçamları, karaçam, kızılçam, servi, çınar, gürgen ve ıhlamur ağaçlarından oluşan bir doğası var. Ayrıca Su Köşkü ve Küçük Çamlıca Köşkü olmak üzere iki güzel yapı bulunuyor. Konum için tıklayın.

41. Büyük Çamlıca Korusu, Üsküdar

Fotoğraf Kaynak: tesislerimiz.ibb.istanbul

İsmini Büyük Çamlıca tepesinden alan koruluk, Osmanlı döneminde edebiyata ve şarkılara konu olmuş gözde gezinti yerlerinden. Küçük Çamlıca Korusu’na göre daha küçük ve daha dar bir alanda bulunuyor. Burası da tıpkı Küçük Çamlıca Korusu gibi Lütfü Kırdar tarafından 1940’da kamulaştırılmış. İstanbul’u panoramik olarak seyredebileceğiniz Çamlıca Tepesi de burada. Alanda bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir restoran da var. Özellikle hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. Konum için tıklayın.

42. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, Ataşehir

Burası Ümraniye – Ataşehir arasında, üzerinde ot bile bitmeyen bir otoyol kavşağında yaratılmış 46 hektarlık bir vaha. 50 bin bitki türüne ev sahipliği yapan park aynı zamanda ülkemizdeki biyoçeşitliliği yaşatma projeleri yürüten bir araştırma merkezi. Bitki ressamlığı, kış çayları, balkonda çilek yetiştiriciliği gibi keyfli atölyeler de yapıyorlar. Hazır lale mevsimi olduğundan 19. yüzyılda Amasya’dan toplanarak Avrupa’ya götürülmüş ve Türkiye’de kalmamış olup, kurumun çabalarıyla yurduna geri getirilen “yitik lale”yi sorabilirsiniz. Konum için tıklayın.

43. Alemdağ Ormanı Yürüyüş ve Bisiklet Parkuru, Çekmeköy

Çekmeköy’deki Alemdağ Ormanı ise tüm rotalar arasında keşfe en açık olanı. Şehrin içinde bir parkur olmadığından bir hafta sonu bisikletleri aracınıza yükleyip gidilmesi gereken yerlerden. Toplam 3 parkur var. İlki 5.850 metre, ikincisi 9.300 metre, üçüncü parkur ise 16.500 metre. İlk iki parkur koşu ve yürüyüş için, üçüncü parkur ise bisiklet için ideal. Konum için tıklayın.

44. Aydos Ormanı, Kartal

Güney Ormanları’nın günümüze ulaşan parçalarından biri olan, Kartal’a bağlı Aydos Ormanı, 537 metre ile İstanbul’un en yüksek noktası Aydos Tepesi’ndeki Bizans döneminden kalma kalesi, Aydos Orman Gölü, yürüyüş rotaları ile Anadolu Yakası’nın Belgrad Ormanı. Buraya geldiğinizde, gölde deniz bisikletine binebilir, çadır kampı veya piknik yapabilir, yürüyüş ve koşu parkurlarından istifade edebilirsiniz. Orman içinde hizmet veren yeme-içme yerleri, piknik ve mangal alanları, çocuk oyun parkı gibi yerler de var. Girişi ücretli. Konum için tıklayın.

45. Büyükada Tabiat Parkı, Adalar

Her ne kadar İstanbul’a bağlı olsa da kafa olarak ondan çok uzakta bir yer Büyükada. Her mevsimi ayrı güzel her köşesi ayrı keyifli. Onu da şehirde nefes alma duraklarınız arasına bir numaradan yazın deriz. Yaklaşık 5 hektarlık bir alanı kaplayan ve içinde kızılçam, erguvan, çitlembik, meşe, kocayemiş ve defne gibi türlerin bulunduğu Büyükada, 2011’den beri Tabiat Parkı statüsüne sahip. Adanın özellikle de güney kesiminin tamamını kaplayan yeşillik alanda, deniz manzarasına karşı piknik yapmak, yemek yemek, yürüyüş yapmak ve denize girmek için duş, soyunma kabini, şezlong, şemsiye gibi olanakların da bulunduğu uygun alanlar bulunuyor. Hepsine yürüyerek ulaşabilirsiniz ama en az bir yarım saat sürer. Dilerseniz bisiklet kiralayabilir veya adanın merkezindeki saat kulesinin yanından kalkan ve akbille işleyen shuttlelara binerek ulaşım sağlayabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Bonus: Ballıkayalar Tabiat Parkı

İstanbul sınırları içinde olmasa da Kocaeli, Gebze’deki Ballıkayalar Tabiat Parkı da kaya tırmanışı yapanlar için bizden şehre yakın bir alternatif olarak bonus gelsin. Kaya tırmanışı yapmıyorsanız da sorun değil piknik, doğa yürüyüşü yapmak da diğer seçenekleriniz. Buradan tüm detayları Ballıkayalar Tabiat Parkı Rehberimizde bulabilirsiniz. Konum için tıklayın.

The post İSTANBUL’UN EN GÜZEL PARKLARI, KORULARI VE BAHÇELERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-parklar-korular-bahceler/feed/ 1
KAPALIÇARŞI: TARİHİ, GEZİLECEK YERLERİ, ALIŞVERİŞ REHBERİ https://www.bizevdeyokuz.com/kapalicarsi/ https://www.bizevdeyokuz.com/kapalicarsi/#comments Tue, 12 May 2020 21:08:42 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=49403 Yüzlerce yıllık tarihi, 4000 dükkan, 500 tezgahtan ve 21 kapısı ile dünyanın en büyük kapalı tarihi üstü kapalı çarşısı olan Kapalıçarşı'yı ister alışveriş, ister kültürel gezi niyetine en az bir kez görmek gerekir. İşte bu yazımızda ziyaretinizin en iyi şekilde geçmesi için tarihinden en güzel dükkanlara Kapalıçarşı hakkında bilmeniz gerekenleri bulacaksınız.

The post KAPALIÇARŞI: TARİHİ, GEZİLECEK YERLERİ, ALIŞVERİŞ REHBERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Fatih Sultan Mehmet’in inşaatını başlattığı 1460 yılından 1990’lara kadar Kapalıçarşı İstanbulluların hayatında önemli bir alışveriş yeriydi. Kıymetli bir insana özel bir hediye alınacağında, ev döşenirken ya da piyasada kolay kolay bulunmayan bir şeye ihtiyaç olunduğunda akla ilk Kapalı Çarşı gelirdi. Bugün bile 4.000 dükkanı, 500 tezgahı ve 21 kapısı ile dünyanın en büyük tarihi üstü kapalı çarşısı.

Yıllar içinde AVMlerin açılması, uluslarası markaların pazara giriş yapması ve insanların tüketim alışkanlıklarının değişmesi ile pubucu dama atıldı. Ama sokakları hiç boşalmadı çünkü İstanbulluların bıraktığı yerleri turistler çoktan doldurmuştu bile.

Müşteri portföyü ile birlikte elbette arz-talep dengeleri de değişti. Bir zamanlar açık arttırma ile halı, altın, antika satan bedestenler, turistlere taklit saat, çanta, futbol forması satan tezgahlarla ile doldu. Müşterisi, ürünleri, esnafı, hepsi değiştiyse de buraları bilen bir çift göz ile hala kaliteli ve otantik ürünler bulmak mümkün. Merak etmeyin, siz de bizdensiniz ve bu yazımızda sizinle en sevdiğimiz dükkanları da paylaşacağız.

Doğruya doğru; Kapalıçarşı’nın yeni dokusunu pek haz etmiyoruz. Fakat Kapalıçarşı yine de önemli bir ulusal kimlik sembolü, uluslararası bir rekabet alanı ve ülke ekonomisinin nabzının tutulduğu yer. Kur her zıpladığunda mikrofonu kapan habercilerin soluğu Kapalıçarşı’da alması boşuna değil. Anlayacağınız Kapalıçarşı her haliyle bir güç ifadesi. İster alışveriş için, ister bir kültür gezisi niyetine herkesin burayı en az bir kez görmesi gerekir. İşte bu yazımızda ziyaretinizin en iyi şekilde geçmesi için, tarihinden en güzel dükkanlarına, Kapalıçarşı hakkında bilmeniz gerekenler tüm faydalı bilgileri bulacaksınız.

Kapalıçarşı’nın Tarihi


Kapalıçarşı’nın İç Bedesten denilen çekirdek kısmı ile ilgili 2 tez var: Kimisi 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından sıfırdan yaptırıldığını iddia ediyor, kimisi Bizans’tan kalma bir yapının üzerine yapıldığını. Her şekilde, Kapalıçarşı’nın resmi kuruluşu 1461 olarak kabul ediliyor. Daha sonraki yıllarda farklı padişahların yaptıkları eklemelerle çarşı genişledikçe genişlemiş ve 61 sokak ve 4.000 civarında da dükkanın bulunduğu 31.000 m2’lik bir kompleks haline evrilmiş.

O zamanlar Kapalıçarşı ahşaptan yapılmaymış ve başından yangın tehditi hiç eksik olmamış. İlki 1546’da çıkmış ve ardından yıllar içinde beşi büyük olmak üzere bir çok yangın atlatmış. Kapalıçarşı her seferinde küllerinden yeniden doğmuş. Üzerine yıkıcı depremler ile sarsılmış. 1766’da yaşanan deprem sonrası, II. Mustafa döneminde çarşı onarılıp, Lale Devri özelliklerini taşıyan Beyazıt ve Nuruosmaniye kapıları eklenmiş. 1894’te yine büyük bir deprem sonrası kullanılmaz hale gelmiş. Bu dönemde Kapalıçarşı kullanılamayınca ticaret de durmuş. II. Abdülhamid’in maddi yardımlarıyla yeniden inşa edilen çarşı, günümüzdeki halini almış.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir köşesinden ve İpek Yolu ile Asya’dan gelen ürünler burada satılırmış. 1880’de yapılan bir sayıma göre Kapalıçarşı’da, 4399 tane dükkan, 2 bedesten, 24 han, 1 hamam, 1 türbe, 1 cami, 10 mescit, 1 sebil, 8 kuyu, 2 şadırvan, 16 çeşme olduğu belirtiliyor. Bu belgelerden, bir çok yapının günümüze ulaşamadığını görüyoruz.

Kapalıçarşı Çalışma Saatleri

Fotoğraf Kaynak: avery ng / Flickr

Kapalıçarşı Ziyaret Saatleri & Günleri

Kapalıçarşı eskiden pazarları kapalıydı. Haftanın 6 günü açıktı. Şimdi ise her gün sabah 8.30’dan akşam 19.00’a kadar açık. Dini bayramlarda ise tüm bayram boyunca dükkanlar kapalı.

Kapalıçarşı’yı Gezmeye Ne Kadar Vakit Ayırmalı?

Kapalıçarşı’yı hakkını vererek, kahve ve yemek molası da dahil gezmek için en az 3 saat ayırmanız gerekir. Ben yemeği pas geçeceğim derseniz de en az 1,5 saat ayırın deriz.

Kapalıçarşı’ya Giriş Ücretli Mi?

Hayır, Kapalıçarşı’yı gezerken herhangi bir giriş ücreti ödemiyorsunuz.

Kapalıçarşı Ziyareti İçin Bilgiler

Fotoğraf Kaynak: svenwerk / Flickr

Açlık Durumu
Kapalıçarşı civarında birçok ünlü esnaf lokantası bulunuyor. Kahve molası içi de yerler var.

21 Kapısınının Hangisinden Girmeli?
Kapalıçarşı’nın toplam 22 kapısı var. Haliyle nereden girmeli diye soracaksınız. Beyazıt, Çarşıkapı, Çuhacıhan, Kuyumcular, Mahmutpaşa, Nuruosmaniye, Örücüler, Sepetçihan, Takkeciler, Tavukpazarı ve Zenneciler kapıları en büyük olanları. Fakat en çok kullanılan iki kapısı, Beyazıt ve Nuruosmaniye kapıları. Çünkü çarşının ana caddesi olan Kalpakçılar Caddesi bu iki kapı arasında uzanıyor.

Hola!
Tipiniz ortalama Türk ama giyim kuşamınız biraz Avrupaiyse tüm selamları İspanyolca almak zorunda kalırsınız. Ama bir de sarışın, renkli gözlüyseniz Avrupa’nın batı ucu İngiltere’den, doğu ucu Rusya’ya gelinceye kadar her dilde hatrınız sorulur. Esnafın dil becerisine şapka çıkarıyoruz ama bu ilgi aşırı bezdirici olabiliyor.

“Merhaba” şeklindeki cevabınız onlar için kötü haber çünkü daha pazarlığa bile başlamadan fiyatları indirdiniz  🙂

En İyi Fiyatlar
Etiket fiyatlarına aldanmayın. Kapalıçarşı’da her zaman pazarlık yapabileceğinizi unutmayın. Eğer verilen tekliften memnun kalmazsanız, başka dükkanlara devam edin. Söylediğim gibi nadide ürün satan çok az dükkan var. Aynı ya da benzer ürünü 10 dükkanda daha bulmanız muhtemel. Ama ne olur, ne olmaz, o dükkanın ve kartvizitinin fotoğrafını çekin. Olur da geri gelmek isterseniz anca bu şekilde bulabilirsiniz. Hafızanıza güvenmeyin.

Israra Direniş
Kapalıçarşı esnafı dişlidir. Hatta “Kapalıçarşı’da yetişmek” bir ünvandır, bir satışçı için Harvard’da doktora yapmak gibidir. Bir ürüne göz ucuyla bile bakarsanız, onu size satmak için şanslarını denerler. Çaylar, sodalar ısmalanır, muhabbet ilerletilir. Cüzdandan çocuk, torun fotoğrafları çıkarılır…. Bir an gelir, bu kadar ilgiden sonra satın almadan çıkarsanız ayıp olur psikolojisine girersiniz. O yüzden gerçekten birşeyler almayı düşünmüyorsanuz bizce hiç oturmayın. Ama unutmayın ki tüm ilgi ve ısrara rağmen hiç bir şey satın almak zorunda değilsiniz.

Kapalıçarşı Nasıl Gezilir?

Kaynak: Kapalıçarşı Derneği

En güzeli çok kafa yormadan Kapalıçarşı’da kaybolmak. Zaten Kapalıçarşı’ya yeniyseniz, kaybolmanız kaçınılmaz. Onlarca sokak var ve açıkçası hepsi birbirlerine çok benziyor. Labirentten hallice olan Kapalıçarşı’da belli bir sokağa gitmeye çalışıyorsanız esnaftan yardım almak işinizi kolaylaştıracaktır.

Genel bir fikir olarak şunu bilseniz yeterli; dikey ve yatay eksende boydan boya kesintisiz geçen iki ana cadde var; yatayda Kalpakçılar, dikeyde ise Yağlıkçılar.
– Kalpakçılar Caddesi, Nuruosmaniye ve Beyazıt kapılarını birbirine bağlıyor ve üzerinde Sandal Bedesteni bulunuyor.
– Yağlıkçılar Caddesi ise Çarşıkapı ve Örücüler kapılarını birbirine bağlıyor. Bu cadde üzerinde ise Şark Kahvesi ve Kapalıçarşı’nın iki dua meydanından (esnafın sabah işe başlamadan önce beraber dua ettikleri alan) biri bulunuyor.

Kapalıçarşı Hakkına İlginç Bilgiler

Fotoğraf Kaynak: Agnes Chang / Flickr

– Kapalıçarşı’da, her sokak bir meslek grubuna ayrılmıştı. Dolayısı ile sokak isimleri de Aynacılar, Hasırcılar, Kilitçiler, İpekçiler, Kürkçüler, Yorgancılar, Terlikçiler, Fesçiler şeklindeydi. Bugün isimler devam ediyor ancak bazı meslek grupları yok oldu. Aynı ürünlerin bir yerde toplanması sayesinde rekabet, ticari ahlak ve usta-çırak ilişkilerini denetleyen meslek loncaları verimli bir şekilde çalışabiliyordu. Ürünler sadece devletin belirttiği fiyattan satılabiliyordu ve reklam yapmak yasaktı.

– Çoğu meslek ve dükkan babadan oğula aktarılırdı. Dolayısı ile ailelerin nesiller boyunca biriktirilmiş güvenilirlikleri oldu. O kadar ki halk parasını banka niyetine tutması için esnafa verirdi. Kapalıçarşı gece ve gündüz bekçileri ile güvenlik önlemleri yüksek bir yerdi.

– O zamanlar dükkanlar bugünki gibi oda şeklinde değillerdi. Raflar vitrin görevi görürdü, ve esnaf da hemen önündeki bankta otururdu. Bu yüzden dükkanlara dolap denirdi. Enleri 1.8 – 2.4 m, derinlikleri 0.91 – 1.22 m olurdu. Günün sonunda perdeler çekilerek dolaplar kapanırdı.

– Mücevherat, silah gibi kıymetli ürünler İçbedesten’de satılırdı. Sandal Bedesteni’nde ise ipek ticareti dönerdi. Sandal da zaten ipek ve pamuktan oluşan kumaşa verilen isim.

– Osmanlı döneminde yasaya göre Müslümanların sarı, Ortodoks Rumların mavi, Musevilerin siyah, Ermenilerin kırmızı ayakkabı giymesi gerekiyordu. Bu alışverişler binlerce ayakkabının bulunduğu Pabuççular Pazarı’ndan yapılırdı.

– Güvenlik önlemleri gereği geceleri Kapalıçarşı kapalıydı. Sadece sultan açtırabiliyordu. Tarihindeki ilk ve tek gece açılışı 1867’de Sultan Abdulaziz’in Mısır’dan dönüşünü kutlamak için oldu. Sultan at üzerinde sokaklardan geçerek halkı selamladı.

– Kapalıçarşı İmparatorluk’taki en zengin ve güvenli yerlerden birisiydi. 1870’de Kapalıçarşı’ya gelen bir İngiliz buranın birkaç Rothschild ailesini cebinden çıkartabileceğini yazmış. Çok sıkı güvenlik önemleri vardı.  Hatta Seyahatnamesi’nde Kapalıçarşı’ya yer veren Evliya Çelebi, burayı “muazzam güçlü bir kale” ye benzetmiş. Hırsızlık çok nadir bir olaydı. O yüzden 1591’deki İçbedesten’den 30 bin altın çalındığında İstanbul sallanmıştı. Kapalıçarşı inceleme sebebiyle 2 hafta kapatılmış, işkenceler ve sorgular neticesinde hırsız bulunmuştı: İranlı bir misk satıcısıydı. Sultan 3. Murat’ın sayesinde işkence ile ölüm yerine asılarak cezalandırılmıştı.

– Orta Çağ’da Kapalıçarşı’da restoran bulunmuyordu. Herkes sefertaslarında kendi yemeğini getiriyordu. Bulunabilen yiyecekler Halıcılar Caddesi ve Acı Çesme Caddesi’nde büfeler de satılan döner ve tavuk göğsüydü. Sultan 2. Mahmut’un gizlice halka karışıp burada tatlı yemeye geldiği söylenir.

– Kapalıçarşı Osmanlı kadınlarının sosyal hayatta katılabildiği ender yerlerdendi. Tanzimat dönemi itibariyle Sultan’ın ailesindeki ve haremdeki kadınlar da Kapalıçarşı’ya gelebilmeye başlamıştı.

Kapalıçarşı’nın Bedestenleri

Kaynak: Flickr / Tom Page

Osmanlıca’da Bezzazistan denilen Bedesten, içinde bez satılan yer anlamına geliyor. Zamanla üstü kapalı tüm çarşılar için kullanılan, içinde kumaş, mücevher, silah ve benzeri değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı anlamında genel bir terim haline geliyor.

Kapalıçarşı’nın bedestenlerinde de zamanında, değerli malların alımı satımı ve kimi zaman da mezatı yani açık arttırma satışı olurmuş. Aynı zamanda bedestenler, emanetçi görevi de görürmüş. Duvar içlerindeki ve yeraltındaki mahzenleri emanet kasası olarak kullanılırmış. Bedestende bir yer sahibi olmak, bir esnafın ulaşabileceği en yüksek noktaymış. Bedestenlerdeki değerli eşyaları, bölükbaşı denilen korumalar korurmuş. Hatta James Bond filminden hatırlayacağınız Kapalıçarşı’nın çatısındaki üzerinde motosiklet kullanılan ince yollar bu bekçilerin devriye gezebilmesi için yapılmış.

Kapalıçarşı’nın bir enteresan yönü de sınıflandırılamayacak kadar karışık olması: Tarihi ama aktif olarak kullanılan, koruma altında ama yaşayan, şahıslara ait ama kamusal bir alan. Dükkanlarının esnaflara, duvarlarının devlete, yollarının ise belediyeye ait olduğu enteresan bir yönetim mekanizmasına sahip.

İç Bedesten (Cevahir Bedesteni)

Üstü 15 kubbe ile örülü kesme taştan oluşan ve 1.365 m2’lik bir alanı kapsayan Bezzazistan-ı Atik, İç Bedesten veya diğer adıyla Cevahir Bedesteni için Kapalıçarşı’nın kalbi diyebiliriz. 1461 yılında, Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmış orijinal çarşı olan bedesten, eskiden olduğu gibi bugün de mücevharatçıların, kuyumcuların ve antikacıların yer aldığı, tüm Kapalıçarşı’nın en özel bölümü. Cevahir Bedesteni, etrafına yapılan yeni dükkanlarla şimdiki Kapalıçarşı’nın oluşmasına öncülük etmiş. Geleneksel atmosferi sonuna kadar hissedebileceğiniz bir yer.

Sandal Bedesteni

Nuruosmaniye Kapısı tarafında kalan Sandal Bedesteni yani eski adıyla Bezzazistan-ı Cedid’in Fatih zamanında veya Kanuni zamanında yapıldığı düşünülüyor. 1280 m2’lik alan, zamanında kumaş, iplik, halı alışverişinin olduğu yermiş. Zaten Sandal Bedesteni ismini de Bursa’da üretilen özel bir kumaştan alıyor. Şimdilerde ise daha çok taklit kıyafet ve çanta satan dükkanların olduğu bir yer. 80’li yıllara kadar bu bedesten, müzayede evi gibi işlevini sürdürmüş. Burada her pazartesi ve salı halı ve diğer değerli eşyaların mezatları olurmuş.

Kapalıçarşı’nın Hanları

Eskiden bir kervansaray olup, bugün takı atölyelerinin olduğu Zincirli Han. Foto: Flickr / Marcus_jb1973

Kapalıçarşı’ya tüm dünyadan gelen alıcılar ve satılıcıların konaklaması için hanlar da yapılmış. Kapalıçarşı’da Rabia, Yarımtaş, Evliya, Ağa, Astarcı, Sarraf, Büyük Safran, Küçük Safran, Çukur, Zincirli ve Varakçı olmak üzere 11 adet tamamen dışa kapalı olan han, Sorguçlu, Bodrum, Cebeci, Çuhacı ve İç Cebeci olmak üzere 5 tane de yol geçen hanı olarak da tanımlanan herkesin girip çıkabildiği açık han bulunuyor. Çarşının günümüze ulaşmış belli başlı hanları ise şöyle:

Zincirli Han

Zincirli Han, Kapalıçarşı’nın en ünlü, en çok fotoğraflanan hanı. Kapalıçarşı’nın Nuruosmaniye kapısından girince sağdan ikinci sokağa sapıp yolun sonuna kadar gittiğinizde karşınıza çıkıyor. Kırmızı cephesi, koyu yeşil panjurları ve avlusu ile öne çıkan handa, şimdilerde kuyumcu atölyeleri bulunuyor. Hanın yapılış tarihinin ise 18.yüzyıl sonlarına denk geldiği düşünülüyor. Hanın en eski sakini ise Şişko Osman’ın halı dükkanı. Gelmişken uğramadan geçmeyin. Konum için tıklayın.

Cebeci Han

Cebeci Han, Kapalıçarşı’nın kuzeyinde Yağlıkçılar Caddesi üzerinde bulunuyor. İnşa tekniği bakımından 18.yüzyıla ait olduğu düşünülen, iki avlulu ve iki katlı han, eskiden tüccarların konakladığı yerlerdenmiş. 1894 depreminde büyük hasar gören han, uzun süre harabe halinde kaldıktan sonra onarılarak tekrar kullanıma açılmış. Konum için tıklayın.

Çuhacı Han

Çuhacı Han, Kapalıçarşı’nın Kılıççılar Sokak ile Çuhacı Han Sokak’ları arasında kalan hanı. Yine kesin olmamakla birlikte 18. yüzyıla tarihlenen han, Lale Devri’nde Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış. Burada bir tür yünlü kumaş olan çuhanın ticareti yapılırmış. Bundan dolayı da adı Çuhacılar Han kalmış. 1755’deki büyük Hocapaşa yangınında büyük hasar gören han, kısmen yenilenmiş fakat günümüzde gelen yapı orijinal özelliklerini tamamiyle kaybetmiş. Konum için tıklayın.

Kalcılar Han

Kalcılar Han, Kapalıçarşı’nın Mahmutpaşa Kapısı’nın girişinde bulunuyor. İsmini ise kuyumcuların alet edavatlarından arta kalan tozlardaki altın parçalarını ayıklayan ve onları geri dönüşüme sokan kalcılardan alıyor. Yapının 18. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Bugün ise gümüşçülerin, gümüş ve döküm atölyelerinin olduğu bir han. Konum için tıklayın.

Kapalıçarşı ve Altın Piyasaları

Kaynak: Flickr / Esther Lee

Evet, kur bir dalgalanıyor, mikrofonu kapan soluğu Kapalıçarşı’da alıyor. Merkez Bankası, borsalar, Eminönü esnafı, pazarcılar varken neden bu televizyoncuların Kapalıçarşı sevdası?

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e altının en sıcak döndüğü yer olduğu için, Kapalıçarşı’nın piyasalar üzerinde büyük bir etkisi var. Denilene göre en küçük kuyumcunun kasasında bile 20 kg saf altın bulunuyor. Döviz ve altın burada alınıp satıldığı için borsaların ve bankaların bile Kapalıçarşı’daki altın fiyatları yakın takibindedir. Hatta internet devrinden önce döviz satıcıları ellerinde telsizle gezerek en güzel fiyatları raporladıkları için Kapalıçarşı’ya ayaklı borsa denirdi. Dünyadaülke ekonomisine yön verebilen başka bir tarihi mekan var mıdır acaba?

Kapalıçarşı’nın bakımsız halleri, ensafının ekonomik gücü hakkında sizi yanıltmasın. Rivayet o ki; Kıbrıs Savaşı sırasında Kapalıçarşı esnafının topladığı para ile savaş uçağı alınmıştır.

Kapalıçarşı’dan Ne Alınır & Ünlü Dükkanlar

Her yerde olduğu gibi burada da hiç bir özelliği olmayan dükkanlar ve bir de gerçekten uğramaya değer dükkanlar var. Bizce bu dükkanlar uğramaya değer:

Çiniciler

Kaynak: Flickt / Eric Sehr

Bildiğiniz üzere İznik çinisi ile meşhur. Bu Osmanlı sanatı ile ilgili bilgi almak için tıklayın: Çini Sanatı ve İznik Çinisi 

İznik-Art

Bir çini ustası olan Kütahyalı İsmail Yiğit’in dükkanı İznik-Art, İznik çini ve çömleklerini bulabileceğiniz bir yer. Kendisi, orijinaline sadık kalarak ürettiği Osmanlı çinileri ile bu sanatı yaşatan isimlerden. Adres: Beyazıt, Orta Kazaslar Cad. No:64, 34755 Fatih Tel: (0212) 512 34 73  Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

İznik Classics

İznik Classics de Tahir Eğinci’nin geleneksel ve çağdaş üslupta yapılmış İznik çinileri bulabileceğiniz dükkanı. Oprah Winfrey de kendisinin müşterilerinden. Adres: İç Bedesten Şerif Ağa Sokak No: 188 (Cevahir Bedesteni) Tel: +90 (212) 520 25 68 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Cam Ürünler

Fleme Cam

Osmanlıda yemek takımlarının, sunumların ne denli özenli olduğunu bilirsiniz. Cam ürünler de o dönemin vazgeçilmeziymiş. Fleme Cam’da, üfleme sanatı kullanılarak yapılmış Osmanlı sofralarını hissedebileceğiniz ürünler var. Bardak, kadeh, parfüm şişesi gibi çeşitlerin olduğu dükkanda camlar renkli ve renksiz üretiliyor. Kapalıçarşı’ya yolunuz düşerse bu dükkana gelip göz zevkinizi doyurabilir, cam sanatı hakkında bilgi alabilirsiniz. Adres: Perdahcılar Sokak.

Deri

Koç Deri

Hollywood ünlülerine ürün satması ile iç piyasada da sosyetik derici olarak isim yapan Koç Deri kaliteli ürünleri ve uzlaşmacı fiyatları ile Kapalıçarşı’nın popüler dükkanlarından. İki şubesi var biri Kapalıçarşı’nın hemen arka sokağında. Diğeri de Nişantaşı’nda. Biz Kapalıçarşı tarafındaki şubenin bilgilerini veriyoruz. Adres: Mollafenari, Tavuk Pazarı Sk. No:27 Tel: (0212) 514 40 14 Konum için tıklayın.

Tekstil Ürünleri

Kaynak: Flickr / Beliz Ertenan

Abdulla

Kapalıçarşı’nın arka sokağında, Cemil İpekçi’nin de favorilerinden olan, daha çok hamam temalı ürünler satan bir dükan. Fes Cafe ile aynı mekanda 2 konsept olarak hizmet veriyor. Doğal sabunlar, peştemallar ve Türkiye’nin yöresel kumaşlarından bulabilirsiniz. Adres: Mollafenari, Ali Baba Türbe Sk. No:15, 34120 Fatih Tel: (0212) 526 30 70 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Eğin Tekstil

Eğin Tekstil, yüksek kalitede peştemaller, bornozlar, havlular, yatak örtüleri, masa örtüleri ve başta Denizli’nin el dokuması kumaşları olmak üzere yöresel kumaşlar bulabileceğiniz bir dükkan. Bu dükkanın, Hobbit, Truva, Son Samuray ve Karayip Korsanları gibi yüksek bütçeli Hollywood prodüksiyonlarında kullanılacak kostümler için kumaş tedarik ettiğini de söylemeden geçmeyelim. Adres: Kapalıçarşı, Yağlıkçılar Cad. No. 1, Örücüler Kapısı Tel: +90 212 514 34 46 Konum için tıklayın.

Ottoamano

Sandal Bedesteni’nde 1986’dan beri hizmet veren Ottoamano, eşarplar, kaftanlar, paşminalar gibi otantik tekstil ürünleri bulabileceğiniz bir dükkan. İpek ve kaşmirden yapılmış yüksek kaliteli ürünlere göz atmak isteyeceksiniz. Adres: Sandal Bedesteni No.10 Konum için tıklayın.

Sivaslı İstanbul Yazmacısı

Sivaslı Yazmacı, çarşının en eski kumaşçılarından. Renk renk kumaşlar, peştamallar, yazmalar var. Donna Karan, Bahar Korçan, Dice Kayek, Gaultier, Cavalli ve Valentino gibi birçok tasarımcıya kumaş tedariği yapmış bir yer. Adres: Beyazıt, Yağlıkcılar Sok. No:57, 34126 Fatih Tel: (0212) 526 77 48 Konum için tıklayın.

Muhlis Günbattı

Muhlis Günbattı, sadece Osmanlı kumaşları değil, aynı zamanda çeyizlikler, cam kandiller, kilimler ve halılar da bulabileceğiniz bir dükkan. Adres: Beyazıt, Perdahçılar Sk. No:48, 34000 Tel: (0212) 511 65 62 Konum için tıklayın.

Halı ve Kilim

Fotoğraf Kaynak: Neeku / Flickr

Şişko Osman

Zincirli Han’daki, Şişko Osman yıllardan beri Kapalıçarşı’nın en ünlü halıcısı olagelmiş dükkan. Burada, ülkenin dört bir yanından gelmiş halı ve kilimleri bulabilirsiniz. Adres: Acı Çeşme Sokak, Zincirli Han No.15 Tel: +90 212 528 35 48 Konum için tıklayın.

Ethnicon

Türk halıları üzerine çokça tecrübesi bulunan Mehmet Güreli’nin patchwork halılar ürettiği mağazası
Adres: Beyazıt, Takkeciler Sk. 51-53, 34126 Fatih Tel: (0212) 527 68 41 Konum için tıklayın.

Dhoku

Dhoku da caddenin hemen karşısındaki Ethnicon’un da sahibi olan Mehmet Güreli’nin ikinci markası. Ethnicon’a göre daha modern tasarımlı seçenekler bulabileceğiniz bir halı&kilimci. Adres: Beyazıt, Kapalıçarşı, Takkeciler Sk. No.58-60, 34126 Fatih Tel: Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Recep Karaduman

Burası da aslen Nevşehirli olan Recep Karaduman’ın, halı ve kilim dükkanı. Koleksiyonu, ağırlıklı olarak Anadolu halılarından oluşmasına rağmen, İran, Kafkasya, Orta Asya ve Balkanlar gibi bölgelerden de örnekler içeriyor. Adres: Beyazıt, Takkeciler Sk. No:54, 34126 Fatih Tel: (0212) 528 66 11 Websitesi ve konum için tıklayın.

Sinbad

1996 yılından beri hizmet veren Sinbad Halı da geleneksel desenli el yapımı halılardan, çağdaş veya antika halılara geniş bir koleksiyon sunuyor. Adres: Beyazıt, Kapalı Çarşı, Terziler Sk. No:2 D:6, 34126 Fatih Tel: Websitesi ve konum için tıklayın.

Antikacılar

Minyatür Antikacı (Minyatür Nautical Antiques)

Minyatür Antikacı, İç Bedesten’de bulunan, en az 60 yıllık Kapalıçarşı esnafı olan Hasan Yedek’in, dünyanın dört bir yanından topladığı, güneş saatlerinden, pusulalara, dürbünlerden, asırlık dalgıç kıyafetlerine, denizcilikle ilgili harika antikalar bulabileceğiniz küçük dükkanı. Adres: İç Bedesten, No: Beyazıt, Kapalıçarşı İş Bedesten No:240, 34755 Fatih Konum için tıklayın.

Takıcılar

Kafkas Jewellery

Fazıl Kırgız tarafından 1950 yılında kurulan Kafkas, Kapalıçarşı’ndaki en eski kuyumcusu. Kaliteli mücevherler kullanılarak el sanatları ile buluşan takılar, bugün Kapalıçarşı dahil İstanbul’da toplam 5 mağazada satışa sunuluyor. Adres: Beyazıt, Kalpakçılarbaşı Cad., 34126 Fatih Tel: (0212) 522 03 26 Websitesi ve konum için tıklayın.

Mavi Köşe

Mavi Köşe de antika mücevher severleri tatmin edecek bir dükkan. Burada II. Mahmud’un köstekli saatinden, sultanların broşlarına kadar özel parçalar bulabilirsiniz. Adres: İnciciler Sokak No:10-12 Tel: 0212 519 06 86 Konum için tıklayın.

Serhat Design

Serhat Design, Serhat Geridönmez’in, Antik çağın olağanüstü zerafetini moderne uyarlayan tasarımlarını bulabileceğiniz bir dükkan. Bu dükkanın tasarımları, New York’taki Museum of Arts and Design’ın hediyelik eşya kısmında da satılıyor. Adres: Cevahir Bedesteni, Kapalıçarşı Tel: (+90) 533 263 7979 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Timuçin Jewelry

Bir şubesi de Nişantaşı’nda olan, Timuçin Jewelry, 1984’ten beri otantik ve vintage takı tasarımı yapıyor. Ender bulunan parçalar bulabileceğiniz bir yer. Adres: Kapalıçarşı Kalpakçılar Cad. No 24-26. Konum için tıklayın.

Geleneksel Sanatlar

Nick Merdenyan

Nick Merdenyan, 1968 yılından beri Kapalıçarşı’da “Yaprakların efendisi” olarak anılan bir sanatçı. Kendisi kurutulmuş yapraklar üzerine tezhip ve kaligrafi çalışmaları yaptığı eserleri ile dünyaca üne sahip. Adres: Kapalıçarşı iç bedesten No: 24 Tel: +90 212 513 54 73 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Özel Yapım Takı

16.yüzyılda zirveye çıkan ihtişamla birlikte, Osmanlı İmparatorluğu’nda mücevharat tasarımı da bir zanaat olarak ön plana çıkıyor. Özellikle de Trabzon’da doğup büyümüş olan Kanuni Sultan Süleyman, Trabzon’da yakından gözlemleme şansı bulduğu takı kültürünü, İstanbul’a geldiğinde beraberinde getiriyor ve imparatorluğun en iyi kuyumcularını ve ustalarını buraya çekecek takı atölyeleri kurduruyor.

Dünyanın dört bir yanından, Topkapı Sarayı’nın atölyelerinde çalışmak üzere 90 kuyumcu ve mücevher tasarımcısını şehre getiriyor. Özellikle de bu konuda çok iyi oldukları bilinen Rum, Pers, Arap, Musevi ve Ermeni ustalar şehre yerleşmeye başlıyor. O dönemden bu döneme, Kapalıçarşı, halen daha İstanbul’un Ermeni kuyumcu ve zanaatkarlarının çoğunun küçük atölyesine ev sahipliği yapıyor.

Bugün Kapalıçarşı’daki atölyelerde altın, pırlanta, inci işlenmeye devam ediyor. Bu da istediğiniz herhangi bi tasarımı özel sipariş ile yaptırabileceğiniz anlamına geliyor. O kadar çok işlem oluyor ki atölyelerden çıkan tozdan her senede 6 kilogram altın dönüştürülüyormuş. Ayrıca kanalizasyona karışan tozları arıtarak geçinenler de var.

Kapalıçarşı’da Yeme-İçme

Her gün 22 bin esnafın çalıştığı Kapalıçarşı’da tahmin edersiniz ki lokantalar da müşterilerinin sadakati için yarış halinde. İyi lezzeti, iyi fiyata vererek müdavim kazanmaya çalışıyorlar. Mütevazi ama leziz mekanlar bulmayı bekleyebilirsiniz.

Gaziantep Burç Ocakbaşı

Kapalıçarşı deyince akla ilk gelen yerlerden Burç Ocakbaşı, çarşının köklü bir lezzet durağı. Burada kebap, şiş, lahmacun gibi sizi Gaziantep’e ışınlayacak seçenekler var. İşletmede çalışan herkes has be has Gaziantepli. Adres: Beyazıt Mah, Parçacılar Sk., 34000 Fatih Tel: (0212) 527 15 16 Konum için tıklayın.

Mardin Et ve Kebap Salonu

Çıtır çıtır bir lahmacun üzerine Mardin usulü zırh kebabı yiyebileceğiniz, yöresel Mardin lezzetlerinin tadına bakabileceğiniz esnaf lokantası tarzı bir kebapçı. Adres: Mollafenari, İskender Boğazı Sk. No:45, 34120 Tel: 05315973683 Konum için tıklayın.

Köfteci Mustafa

Köfteci Mustafa, Vedat Milor’dan onaylı bir köfteci. Köfteleri sulu ve yumuşak, piyazı ise oldukça meşhur. Kuzu pirzolası ve kuzu şişi de beğeniliyor. Adres: Mercan, Mercan Cami Çk. No:6, 34126 Fatih Tel: (0212) 512 35 25 Konum için tıklayın.

Pedaliza Restaurant

Burası özellikle yabancı turistler tarafından tercih edilen bir restoran fakat farklı bir şeyler yemek isteyen Kapalıçarşı gezginlerinin de uğrak noktası. Sarma, dolma, et yemekleri, helva gibi Türk yemekleri yiyebileceğiniz yerlerden. Adres: Beyazıt Mah., Yağlıkçılar Cad. Cebeci Han D:55, 34126 Fatih Tel: (0212) 522 43 33 Konum için tıklayın.

Havuzlu Restaurant

Şark Kahvesi’nin arkasındaki sokakta yer alan Havuzlu Restoran, Kapalıçarşı’nın çevresinde değil de içinde yer alan sayılı restoranlardan biri. Saray kebabı ve Kafkas kebabı gibi kuzu yemekleri başta olmak üzere otantik Türk mutfağını deneyimleyebileceğiniz adreslerden. Yabancı misafirlerinizi götürmek için iyi bir seçenek. Adres: Beyazıt, Gani Çelebi Sk. Kapalıçarşı No:3, 34126 Fatih Tel: (0212) 527 33 46 Websitesi ve konum için tıklayın.

Bahar Restaurant

Havuzlu Restaurant’ın sahipleri tarafından işletilen Bahar Restaurant, Kapalıçarşı esnafının da tercih ettiği bir esnaf lokantası. Nuruosmaniye kapısı tarafında kalan Bahar Restaurant’ta kredi kartı geçmiyor. Fiyatlar uygun. Adres: Kapalıçarşu Nuruosmaniye kapısı yanı, Yağcı Han No:13 Tel: (0212) 512 74 39 Konum için tıklayın.

Subaşı Lokantası

Şubaşı Lokantası’nın yorumları o kadar kötü ki koysak mı, koymasak mı diye çok arada kaldık. Ancak 1956’dan beri Kapalıçarşı’da işleyen bu tarihi bir esnaf lokantası bir Kapalıçarşı klasiği olduğundan çıkartmak istemedik ama müşterileri çok sitemle dolu diye de belirtmemiz lazım. Genelde şikayetler buranın turistikleştikçe fiyatların arttığı ve aynı lezzetin olmadığı yönünde. Biz kötü bir deneyim yaşamadık. Patlıcan yemekleri, kuzu yemekleri, pilavı ve senede sadece 1 ay çıkan kuzu kokoreçi meşhur. Bir şubesi de Sirkeci’de var. Adres: Mollafenari, Kılıçcılar Sk. No:2, 34120 Fatih Tel: 90 212 522 47 62 Konum için tıklayın.

Fahri Usta

Fahri Usta, yine Vedat Milör’ün önerdiği ancak yine yorumları pek de iyi olmayan yerlerden. Her güne farklı bir lezzet, gittiğinizde sürpriz bir seçenek ile karşılaşacağınız, yorucu bir Kapalıçarşı gezisi sonrası öğle yemeği için uygun yerlerden. Serviste güler yüz sizin için önemliyse burası sizi mutlu etmeyebilir. Adres: Fevzi Çakmak, 1121. Sk. No:7, 34220 Konum için tıklayın.

Aslan Restaurant

Aslan Restaurant, Kapalıçarşı civarındaki klasik bir esnaf lokantası. Bir apartmanın birinci katında olduğu için penceresinden, önünden gelip geçenleri izleyebiliyorsunuz. İster ızgara balığınızı yiyin, ister döner porsiyon yiyin her şekilde memnun kalacağınız bir yer. Adres: Mollafenari, Vezirhan Cd. No:66, 34120 Fatih Tel: (0212) 513 76 10 Konum için tıklayın.

Lokanta 1741

Biraz daha fine dining bir konsept arıyorsanız hatta yanınızda İstanbul’a ilk kez gelmiş turist dostlarınız varsa Kapalıçarşı’ya yürüyerek 7 dakika mesafedeki Cağaloğlu Hamamı’nın terasındaki Lokanta 1741’i de düşünebilirsiniz. Tarihi yarımadada alkol bulabileceğiniz ender işletmelerden. Tadım menüsü ve şarap menüsü var. Kokteylleri de başarılı. 19. Time Out Yeme İçme Ödülleri’nden En İyi Restoran ödüllü. Menüde genel olarak geleneksel Türk mutfağının çağdaş yorumları var. Websitesi Adres: Alemdar, Prof. Kazım İsmail Gürkan Cd. No:34, 34110 Fatih Tel: 0533 145 17 41 Konum için tıklayın.

Day Day Pastanesi

Kapalıçarşı’daki Cebeci Han içinde 1969’da açılmış olan tarihi pastane. İsmi Ermenice’de “dayı” anlamına geliyor. İnanılmaz taze ürünleri var ve fırından çıktığı anda yok satıyor. Kapısında kuyruklar oluşuyor. Herkes ne çıkarsa onu alıyor. Özellikle de tahinli çörek severlere hayatlarında yiyip yiyebilecekleri en güzel, kıyır kıyır tahinli çöreği burada bulabilecekleri müjdesini verebiliriz. Onun dışında tarçınlı elmalı kurabiyesi, ekleri, tepsi keki, koko ve acıbademleri de meşhur. Adres: Mollafenari, İskender Boğazı Sk. No:18 Tel: 02125196462 Konum için tıklayın.

Kuveloğlu Han’daki Tarihi Pide Fırını

Canınız çıtır çıtır bir pide çekerse ve Kapalıçarşı civarındaysanız, yolunuzu mutlaka tarihi Kuveloğlu Han içinde talaş fırınında pide yapan Tarihi Pide Fırını’na düşürmelisiniz. Sebzelisi, peynirlisi, kavurmalısı, kıymalısı hepsi ayrı ayrı leziz. Mekan çok küçük ve samimi. Instagram Adres: Demirtaş, Kıble Çeşme Caddesi Tesviyeci Sokak Kuveloglu İş Hani No:1, Küçük Pazar Cd. No:7 Tel: 05333774917 Konum için tıklayın.

Kahve Molası

Kaynak: Flickr / LoamTramin

Şark Kahvesi

Kapalıçarşı’nın kalbinde bulunan Şark Kahvesi, bakır semaverden tavşan kanı çayı, duvarlardaki nostaljik resimleri, fonda çalan müziği ile çarşı içinde çay / kahve molası vermeniz gereken yer. Adres: Beyazıt, Yağlıkçılar Sk. No:134, 34126 Fatih Tel: (0212) 512 11 44 Konum için tıklayın.

Fes Cafe

1996’da kurulan Fes Cafe, ünlü İngiliz Monocle Dergisi tarafından, “Dünyanın En İyi 4’üncü Bağımsız Perakendecisi” seçilmiş bir cafe. 2018’e kadar tek yeri Kapalıçarşı’nın tam kalbindeki şubesiymiş ama sonrasında onun hemen yakınlarındaki bir sokakta bulunan ve yukarıda gezilecek dükkanlar arasında da saydığımız Abdulla’nın içinde yeni yerini açmış. İkinci şubesinde tasarım ürünleri de satılıyor. Websitesi 1. Şube Adres: Halıcılar Cad. No:62 Kapalıçarşı, 34440 2. Şube Adres: Mollafenari, Ali Baba Türbe Sk. No:15, 34120 Fatih Tel: (0212) 526 30 70 Konum için tıklayın.

Kapalıçarşı’ya Nasıl Gidilir?

Fotoğraf Kaynak: JD Lasica / Flickr

Kapalıçarşı konumu itibariyle turistik mekanlara yakın ve farklı giriş kapıları bulunuyor. Ziyaretçiler için ulaşım oldukça rahat, trafiğe hiç girmeden ulaşım sağlayabiliyorsunuz.

– Toplu taşıma kullanacaksanız tramvay en pratik yöntem. Kabataş- Bağcılar tramvay hattı üzerinde hangi duraktan binerseniz binin Beyazıt Durağı’nda ineceksiniz. Belediye otobüsleri de şehrin pek çok yerinden Beyazıt Meydanı’na doğrudan hareket ediyor.

– Anadolu Yakası’ndan geliyorsanız Marmaray oldukça kısa sürede sizi Sirkeci’ye ulaştıracak. Sirkeci’den yukarıda bahsettiğim şekilde tramvaya aktarma yapabilir ve Beyazıt’ta inebilirsiniz.

“Biraz keyif yapa yapa geleyim, zamanın önemi yok” diyorsanız da vapuru tercih edebilirsiniz. Üsküdar ve Kadıköy’den doğrudan Eminönü’ne vapurlar var, vapur iskelesinin hemen önünde de tramvay. Tramvaya Bağcılar yönüne doğru binmelisiniz.

– Kendi aracınız ile gelecekseniz Beyazıt Meydanı’nın etrafında otoparklar var. Biraz geride ise Topkapı Sarayı’na yakın bir konumda otopark var. Sultanahmet bölgesindeki liselerin etrafında da bazı otoparklar mevcut.

Tarihi Yarımada’nın Diğer Durakları

İstanbul’un göz bebeği Tarihi Yarımda’da buraları da gezmelisiniz:
Ayasofya
Sultanahmet Cami
Yerebatan Sarnıcı

 

The post KAPALIÇARŞI: TARİHİ, GEZİLECEK YERLERİ, ALIŞVERİŞ REHBERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kapalicarsi/feed/ 6
YEREBATAN SARNICI HAKKINDA: TARİHİ, BİLET ÜCRETLERİ, GİZEMLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/yerebatan-sarnici/ https://www.bizevdeyokuz.com/yerebatan-sarnici/#comments Mon, 20 Apr 2020 11:25:01 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=49405 Sultanahmet'te bulunan Yerebatan Sarnıcı İstanbul'un en özel tarihi mekanlarından. Hatta iddia ediyoruz, burası kadar insanı mistik büyüsü ile insanı içine çeken bir yer daha İstanbul'da yok. Bu yazımızdan gidenler için faydalı bilgilerin yanı sıra Yerebatan Sarnıcı'nın tarihi, mimarisi ve efsaneleri ile ilgili bilgileri bulacaksınız.

The post YEREBATAN SARNICI HAKKINDA: TARİHİ, BİLET ÜCRETLERİ, GİZEMLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bizans döneminde şehrin su ihtiyacını gidermek için inşa edilen Yerebatan Sarnıcı hiç şühpesiz İstanbul’un en özel tarihi mekanlardan. Yerebatan Sarnıcı’na uğramayan bir Sultanahmet gezisi düşünülemez bile. Bir Aya Sofya ya da Topkapı Sarayı kadar tarihe yön vermiş bir mekan olduğunu söylenemez ama bu 1500 yıllık yapının o kadar mistik ve etkileyici bir ambiyansı var ki kesinlikle atlamamak gerekir. Biliyoruz, Sultanahmet gezileri oldukça yorucu olabiliyor, sakın pes edip Yerebatan Sarnıcı’nı pas geçmeyin. Söz veriyoruz ki “İyi ki ısrar etmişsiniz” diyeceksiniz. Zaten diğerlerinden farklı olarak, hızlıca gezilebilen bir yer.

Bu yazımızda hem Yerebatan Sarnıcı’nın tarihi ve mimarisine dair bilgileri, hem de hakkındaki efsaneleri bulacaksınız. Ayrıca ziyaretine gidecekler için de gezi rehber niteliğindeki notlarımızı topladık.

Not: Yerebatan Sarnıcı’nda zaman zaman akustik dinletiler düzenleniyor. Bilet bulursanız sakın kaçırmayın.

Yerebatan Sarnıcı’nın Tarihi

Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından, imparatorluk ikametgahı Büyük Saray’ın ve bölgedeki diğer yerlerin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış. Aslında ondan önce I. Constantinos tarafından aynı yerde zaten bir sarnıç varmış. Fakat o sarnıç, bölgede çıkan bir yangın sonrası büyük hasar görmüş. I. Justinianus, yanan sarnıcı onarıp genişletmiş ve günümüze gelen sarnıcı oluşturmuş. Sarnıcın suyu da Bozdoğan Kemeri ve başka su kemerleri ile Belgrad Ormanı’ndan getiriliyormuş.

140 x 70 ölçülerinde olan ve 9800 metrekareye yayılan sarnıç, her sırada 28’den 12 sütun dizisi olmak üzere toplam 336 sütundan oluşuyor. Yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan sarnıcın içi oldukça görkemli, geniş ve bol sütunlu olduğundan, sarnıç zamanla “Yerebatan Sarayı” olarak adlandırılmış.

Bizans Dönemi sonrası sarnıç kapatılmış ve yüzyıllar boyunca kaderine terk edilmiş şekilde kalmış. Üzerine evler yapılmış. Daha sonra Osmanlılar buradaki su durgun olduğu için (çünkü makbul olan akan su) sarnıcı yalnızca Topkapı Sarayı’nn bahçesini sulamak gibi işlerde kullanmış. Sarnıç, III. Ahmet ve II. Abdülhamit dönemlerinde onarım görmüş. 1940’larda sarnıcın üzerine kurulmuş evler temizlenmiş, 1955’de 3 yıl sürecek olan temizleme ve onarım çalışmaları başlatılmış. Bugün sarnıcın sularında yaşayan aynalı sazan balıkları (1500’lü yıllardan kalan kaynaklarda da sarnıçta balıkların varlığından söz ediliyor.) da işte o zaman sarnıca eklenmiş. 1987 yılına gelindiğinde ise belediye sarnıca gezi platformu da ekleyerek onu ziyarete açmış.

Yerebatan Sarnıcı’nı Ziyaret İçin Bilgiler

Yerebatan Sarnıcı’nı Gezmeye Ne Kadar Vakit Ayırmalı?

Yerebatan Sarnıcı oldukça geniş bir alana yayılıyor, hakkını vererek gezmesi ortalama 45 dakika kadar sürüyor.

Müzekart Geçiyor Mu?

Yerebatan Sarnıcı, Kültür Bakanlığı’na bağlı değil bu nedenle Müzekart burada geçmiyor.

Yerebatan Sarnıcı Bileti Nasıl Alınır

Online bilet satışı var. Hem Passo’dan hem de Radar İstanbul uygulamasından alabiliyorsunuz. Kapıdan bilet almaya kalkarsanız uzun bir sıra beklemek durumunda kalırsanız. Bizce her zaman online olarak alın.

Yerebatan Sarnıcı İndirimli / Ücretsiz Giriş

8 yaşından küçük çocuklar hiçbir ücret ödemeden giriş yapabiliyor.

Sesli Rehber

Sarnıç içinde karşınıza çıkan küçük kulübede görevliler var ve sesli rehber konusunda yardımcı oluyorlar. Sesli rehberler buradaki gezinizi öylesine yürümekten çok daha anlamlı hale getirecektir.

Yerebatan Sarnıcı Ziyaret Saatleri

Yerebatan Sarnıcı, haftanın her günü ziyarete açık. Saat 09.00- 17.30 arasında her gün gidebilirsiniz. Tek istisna dini bayramların birinci günlerinde oluyor ve sarnıç ilk gün saat 13.00’da açılıyor.

Yerebatan Sarnıcı’nı Gezmeye Başlamadan Önce

-Heykel Sergisi: Yerebatan Sarnıcı İBB tarafından restore edilip açıldığında içeride bir de heykel sergisi oluşturuldu. Bizce sarnıcın mistik atmosferine çok yakışmış bir sergi olmuş. Yukarıya sergiden birkaç fotoğraf da bıraktık.

– Işıklandırma: Sarnıcın mistik havasını korumak ve içerideki sanat eserlerine vurgu yapmak için olsa gerek içerisi oldukça loş bırakılmış, bu da sütunlardaki bazı motifleri görmeyi zorlaştırıyor. Bu konuda bizim yazımız yol gösterici olacaktır. Fakat telefon ile fotoğraf çekmek oldukça zor.

– Islak Platform: Bahsettiğimiz yapı bir sarnıç olunca içinde bolca su olması da normal. Sarnıç ziyaretçileri gezi platformunda yürüdüğünden suyla bir temasta bulunmuyor fakat bu platformun ıslak olduğuna da ara ara şahit olabilirsiniz. Hatta tavandan damlayan suları görürseniz de şaşırmayın. Bunun nedeni sarnıçta buharlaşan suların yeniden yoğunlaşması. Bu yüzden yazın buharlaşma daha fazla olduğu için tavandan daha fazla su damlıyor, haliyle yürüme platformu da ıslanıyor. Altı kaymayan ayakkabılar giymenizde fayda var.

– Nem: Az önce bahsettiğimiz buharlaşma, mekanda inanılmaz bir nem yaratıyor. Bu nedenle de nemli ortamlarda nefes alma zorluğu çekenleri uyarmakta da fayda görüyoruz.

– Su Seviyesi: Yerebatan Sarnıcı’ndaki su seviyesi kimi zaman restorasyon çalışmaları nedeniyle kasti olarak düşürülebiliyor. Böyle bir döneme denk gelirseniz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Zira tarihi bir su sarnıcını gezerken insan içinde su da görmek ve gelenekselleştiği üzere suya para atarak dilek dilemek istiyor. O nedenle gitmeden önce telefon edip sarnıcın su seviyesi hakkında son durumu hakkında bilgi almanızı tavsiye ederiz. Çünkü bazen tamamen boşaltılmış bile olabiliyor. Özellikle de turist arkadaşınızı götürecekseniz, kesinlikle sorun çünkü sonrasında ballandıra ballandıra anlattığınız Yerebatan Sarnıcı içinde su faktörü eksik olunca beklentileri karşılamayabiliyor.

– Dilek Dilemek: Suda bozuk paralar göreceksiniz. Bunlar ziyaretçilerin attıkları dilek paraları. Siz de buraya geldiğinizde suya para atıp dilek dileyebiliyorsunuz. Bu paraların ara sıra görevliler tarafından toplanarak sarnıcın kasasına konulduğu söyleniyor tabii kesin mi bilemiyoruz.

Yerebatan Sarnıcı Sütunları

Sarnıcın içinde her biri dokuz metre yüksekliğinde olmak üzere toplam 336 tane sütun var. Gezerken mimari açıdan çeşitlilik fark edebilirsiniz. Bu da o dönemin eski yapılarından devşirilmiş farklı farklı sütunların Yerebatan Sarnıcı’nda bir araya getirilmesinden kaynaklanıyor. Bu sütunlardan köşeli ve yivli olan birkaç tanesi dışında tamamı silindir biçiminde. Ayrıca sütunların başlıklarının 98’i Korint üslubuna, bir bölümü de Dor üslubuna sahip.

Medusa Başlı Sütunlar

Yerebatan Sarnıcı’nın sütunları arasından hiç şüphesiz en çok merak edilenleri ise altında Medusa Başı bulunan üç sütun. Medusa Başları sarnıç içinde kuzeybatı yönünde ilerleyince köşede, merdivenle inilen iskelenin aşağısında kalıyor. Sütunların altında tepetaklak duran başların görüntüsü size sanki sütunlar yeterince uzun değilmiş de altına ekleme yapılmış hissi verebilir fakat bir Roma yapısından IV. yüzyılda yontulduğu düşünülen bu başların nereden, nasıl getirildikleri tam olarak bilinmiyor. Hal böyle olunca da sütunların gizemli havası korunmuş, işin içine mitoloji de olunca sütunlar iyice ünlenmiş.

Mitolojiden hatırlayacağınız üzere, Medusa yılan başlı bir kadın. Medusa’ya dair efsanelerin en ünlüsü ise Medusa’nın bir kıskançlığa kurban gittiği yönünde. Efsaneye göre Medusa siyah gözlü, uzun saçlı çok güzel bir kadınmış ve Zeus’un oğlu olan yarı tanrı Perseus ile aşk yaşıyormuş. Perseus’a aşık olan Athena kıskançlıktan Medusa’nın güzelliğini elinden almış, saçlarını da yılana çevirmiş. Bu lanetten sonra Medusa’ya bakmaya cesaret eden her erkek taşa dönüşüyormuş. Perseus daha sonra Medusa’nın başını keserek onun gücüyle birçok düşmanı yenmiş. Diğer efsaneye göre ise üç kardeşten biri olan Medusa, kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahipmiş. İşte bu koruyucu özelliği nedeniyle, Medusa’nın başı Antik Yunan’dan beri önemli yerleri korumak için kullanılıyormuş.

Ağlayan Sütun (Gözyaşı Sütunu)

Dalları budanmış bir ağaç gövdesini andıran ve üzerinde tavus gözü denilen motiflerin olduğu Ağlayan Sütun diğer sütunların aksine ıslak görünüyor ve bu sütunun da Medusa Başlı sütunda olduğu gibi efsaneleri var. Efsaneye göre sütunun üzerindeki bu motifler, Yerebatan Sarnıcı’nın yapım aşamasında çalışan kölelerin çektikleri eziyetlerin bir temsiliymiş. Sütun, sarnıcın orta yerinde bulunuyor. Gövdesindeki deliğe parmağını sokanların dileklerinin gerçekleşeceğine dair de bir halk inancı var. Bu nedenle bu sütuna “dilek sütunu” da deniyor.

Hazır Yerebatan Sarnıcı’na Gelmişken

Yerebatan Sarnıcı, Sultanahmet Meydanı’nda yer aldığından yakınlarda Ayasofya, Sultanahmet Cami, Hipodrom gibi görülecek yerler de var. Buraya kadar gelmişken aralarında yürüme mesafesi olan bu yapıları da görmek isteyebilirsiniz. Zaman kalırsa Kapalıçarşı da çok uzak sayılmaz.

Şerefiye Sarnıcı

Fotoğraf Kaynak: www.serefiyesarnici.istanbul

Bu tarafa gelmişken Yerebatan Sarnıcı’ndan sonra Sultanahmet Meydanı’nın hemen arkasında kalan, Yerebatan Sarnıcı’na yürüyerek 8 dakika mesafede kalan Şerefiye Sarnıcı’nı özellikle görmenizi tavsiye ederiz. Sarnıç 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından başarılı bir restorasyon çalışması ile düzenlendi ve ziyarete açıldı. Işıklandırması, mistik atmosferi ile çok görülesi bir yer. Yaklaşık 1.600 yıllık bir geçmişe sahip sarnıç İstanbul’un en eski su yapılarından biri. 2. Theodosius (408 – 450) döneminde yapıldığı düşünülüyor. Her gün 09.00 – 19.00 saatleri arasında ziyarete açık. İçinde 360 derece mapping sistemi de olan sarnıçta her saat başında 10 dakikalık mapping show da oluyor. Konum için tıklayın.

Yeme-İçme

Yerebatan Sarnıcı’nı gezip bir de gelmişken Sultanahmet’e görülecek diğer yerleri de aradan çıkarayım derseniz, karnınız bir hayli acıkacak. Gezinizin sonunda bir şeyler yiyeceğiniz veya mola verip bir kahve içebileceğiniz birkaç mekan önerisi verelim.

Yemek Molası İçin: Tarihi Sultanahmet Köftecisi

Tarihi Sultanahmet Köftecisi nam-ı diğer Selim Usta’nın Yeri, isminden de anlayacağınız üzere meşhur Sultanahmet Köftesi’nin gerçek yeri. 1920’den işleyen köftecide klasikten şaşmayın, tercihiniz bir porsiyon ızgara köfte yanına piyaz olsun. Burada kredi kartının geçmediğini hatırlatalım. Adres: Alemdar Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 12 Tel: 02125200566-02125136468 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

Kahve Molası İçin: Poika Cafe

Poika Cafe, tramvaydan indiğinizde karşınıza çıkacak ara sokaklardan birinde kalıyor. Zaten hemen dikkatinizi çekecektir çünkü kendisi tüm otantik dokudan farklı olarak modern bir cafe. Kahveleri Petra’dan, çayları Chado’dan. Özellikle tam pencere kenarındaki masada sokağın nabzını tutmak gibisi yok. Burada kahvaltılık veya atıştırmalık sandviç gibi seçenekler de var. Adres: Alemdar, Hacı Tahsin Bey Sk. No:7/A, 34110 Fatih Tel: 0543 595 61 16 Konum için tıklayın.

Yerebatan Sarnıcı’na Nasıl Gidilir?

Sarnıca en kolay ulaşım Kabataş-Bağcılar tramvayı çünkü Sultanahmet durağında inince sarnıca kısa sürede yürünebiliyor. Marmaray ile gelecek olanlar Sirkeci durağında indikten sonra Sirkeci tramvay durağından tramvaya binerek Sultanahmet durağında inebilir. Karşıdan vapurla gelecek olanlar Eminönü’nden aynı şekilde tramvaya binebilir ya da buradan kalkan belediye otobüslerini tercih edebilir. Kendi aracınızla gelmek istiyorsanız Eminönü ya da Topkapı Sarayı’nın etrafındaki otoparkları kullanabilirsiniz.

The post YEREBATAN SARNICI HAKKINDA: TARİHİ, BİLET ÜCRETLERİ, GİZEMLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/yerebatan-sarnici/feed/ 1
AYASOFYA – SIRLARI VE GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER https://www.bizevdeyokuz.com/ayasofya/ https://www.bizevdeyokuz.com/ayasofya/#comments Mon, 06 Apr 2020 09:04:16 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=49402 Ayasofya'nın cami olmadığı dönemde, Türkiye'nin en iyi rehberlerinden Ali Canip Olgunlu eşliğinde yaptığımız bir turdan aklımızda kalanları bu yazımızda anlattık.

The post AYASOFYA – SIRLARI VE GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bazıları Ayasofya için “dünyanın 8. harikası” diyor. Ayasofya’nın uluslararası önemini ve döneminin ne kadar ötesinde bir yapı olduğunu düşünürsek bu hiç de abartılı bir söylem değil. Gerçekten Ayasofya, sanatsal ve mimari anlamında dünyanın en değerli eserlerinden biri. Buna bir de dini önemi eklenince ortaya dünyanın en değerli kültürel varlıklarından biri çıkıyor. Haliyle tüm dünyada en çok ziyaret edilen turistik yerler arasında.

Buna karşılık, müthiş detaylar ve gizemler barındıranan Ayasofya’yı çoğumuz çok yüzeysel tanıyoruz. Ortalama bir insanın konu hakkında bilgisi Bizans’tan kalan bu eserin, döneminde dünyanın en büyük yapısı olduğu, İstanbul’un fethinden sonra camiye dönüştürüldüğü, sonra bir müze olarak hizmet ettiği şimdi ise yeniden cami olduğu ile sınırlı.

Biz de aslında ne kadar az bildiğimizi Türkiye’nin en iyi ve en donanımlı rehberlerinden biri olan sevgili Ali Canip Olgunlu ile Ayasofya’da harika bir gece turu yapınca anladık. Artık Ayasofya’yı daha başka takdir ediyoruz. Bu yazımızda, Ali Canip Bey ile gezme şansı olmayan, tüm tarih meraklıları için. Tur boyunca öğrendiğimiz kıymetli bilgileri sizlerle paylaşıyoruz ki siz de kendi kendinize bir Ayasofya turu yapabilin.

Ayasofya’yı Ziyaret İçin Bilgiler

Fotoğraf Kaynak: Musa Ortaç / Pexels

Ayasofya’yı Gezmeye Ne Kadar Vakit Ayırmalı?

Bu sizin ne kadar detaylı gezmek istediğinize bakar. Minimum yarım saat, ama hakkıyla gezmek isterseniz 2+ saatinizi ayırmayı düşünün. Ayrıca bazı dönemlerde kapıda 1 saate varan uzun bilet kuyrukları olduğunu da söyleyelim.

“Alt tarafı tarihi bir kilise nasıl o kadar sürebilir?” derseniz, gerçekten anlamak için karşınıza çıkacak mozaik ve çinileri incelemek ve yapılış hikayelerini öğrenmek, yapının yapıldığı dönemin mimari özelliklerini anlayarak detay detay gezmeniz gerekiyor.

Müzekart Geçiyor Mu?

-Hayır 2024’te yapılan yeni düzenleme ile artık Müzekart geçmiyor.

Ayasofya Giriş Ücreti Ne Kadar?

Camii kısmı ücretsiz. Yabancı ziyaretçiler için üst kat 25 Euro, TC vatandaşları için 850 TL.

Ayasofya Ziyaret Saatleri

1 Kasım- 15 Nisan: 09.00-17.00
15 Nisan- 31 Ekim: 09.00- 19.00

Ayasofya’nın Kapalı Olduğu Günler

Ayasofya pazartesi günleri hizmet vermiyor.
Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günleri yarım gün ziyarete kapanıyor.

Ayasofya Ne Demek

Ayasofya yani Hagia Sophia kelime anlamı olarak kutsal bilgelik, ilahi bilgelik demek.

“Hagia” yani “Aya” sözcüğü kutsal, “Sophia” yani “Sofya” sözcüğü de Eski Yunancada bilgelik anlamına gelen “sophos” sözcüğünden geliyor. Kutsal bilgelik de Ortodoksluk’ta, Tanrı’nın üç niteliğinden biri sayılıyor. 

Ayasofya’nın Tarihi

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Ayasofya, günümüzdeki son halini alana kadar aynı yerde bir değil, tam 3 kez inşa edilmiş. Son kez inşa edilmesinin ardından, 1000 yıl boyunca dünyanın en büyük katedrali olma özelliğini kimselere bırakmamış. Hem Roma, hem de Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış olan İstanbul’da dini hayatın merkezi olmuş.

Son Ayasofya’dan önceki iki Ayasofya, halkın çıkardığı isyanlardaki yangınlarla yerle bir olurken, günümüzdeki Ayasofya’nın da kubbesi depremle yıkılmış ve baştan yapılmış. Şimdi 3 Ayasofya’nın tarihinden de kısaca bahsedeceğiz:

Birinci Ayasofya

Birinci kilisenin inşaatı, İstanbul’u Roma İmparatorluğu’nun başkenti yapan, Hristiyanlığı Milano Fermanı ile serbest bırakan ve Hristiyanlığın bağlayıcı kurallarının konulduğu İznik Konseyi’nin gerçekleşmesine ön ayak olan Büyük Konstantin (I. Constantinus M.S 272 M.S 337) tarafından başlatılıyor. Tamamlanıp ibadete açılması ise M.S 360’da, oğlu Konstantios tarafından gerçekleşiyor. İlk kilise, Yunanca Büyük Kilise anlamına gelen Megalo Eklesia olarak adlandırılıyor fakat M.S. 404 yılında çıkan halk ayaklanmasında yakılıp yıkılıyor ve geriye pek bir şey kalmıyor.

İkinci Ayasofya

İmparator II. Theodosyus (M.S. 408-450) tarafından 415 yılında inşa ettirilmiş olan 2. kilise, İmparator Justinianos (M.S. 527-565) zamanında M.S 532’de çıkan ve tarihe Nika İsyanı olarak geçen büyük halk ayaklanması sırasında yıkılıyor.

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

2. kiliseden geriye, avludaki ve bahçedeki sütunlar kalmış. Ayrıca 1935 yılında yapılan kazılarla, bugünkü kilisenin zemininin yaklaşık iki metre altında, ikinci kilisenin anıtsal girişinin merdivenleri, ve 12 havariyi simgeleyen koyun kabartmaları ile süslü friz parçaları ortaya çıkarılmış. Bunların hepsini, yapıya girmeden önce, Ayasofya’nın bahçesinde biraz vakit geçirerek inceleyebilirsiniz.

Günümüz Ayasofyası: Üçüncü Ayasofya

Dünyanın en eski ve hızlı inşa edilen katedrali oluyor

Bugün günümüze kadar gelen üçüncü Ayasofya, İmparator Justinianos (M.S. 527-565) tarafından, Miletli fizikçi İsidoros, şimdiki Aydın olan Tralesli matematikçi Antemios’a yaptırılıyor. İnşaat, 23 Şubat 532’de başlayıp 5 yılda tamamlanıp 26 Aralık 537’de ibadete açılıyor. Antemios, inşatın ikinci yılında vefat ediyor ama yapıyı İsidoros tamamlıyor. Yapımında 1000 kalfa ve usta ile 10.000 işçi çalışıyor. Dünyanın en eski katedrali olma özelliğine sahip olan Ayasofya aynı zamanda dünyanın en hızlı inşa edilen katedrali ünvanına da sahip oluyor.

Bir haçlı seferinde yağmalanıyor

Dördüncü Haçlı Seferi sırasında, Venedik Cumhuriyeti’nin 41. Doçesi Enrico Dandolo komutasındaki Haçlılar, İstanbul’u ele geçirip Ayasofya’yı yağmalıyor. Bu dönemde Ayasofya büyük bir tahribat geçiriyor.

İstanbul’un fethinin ardından Ayasofya

1453 yılında İstanbul’un fethi ile Ayasofya camiye çevriliyor ve İslami unsurlar yapıya ekleniyor. Ayasofya’ya ilk minare, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa ediliyor. Ahşap olan bu minare günümüze kalmıyor. Daha sonra Sultan II. Bayezid döneminde yapıya bir minare daha ekleniyor.

Ayasofya ve kubbesi II. Selim döneminde (1566–1574) Mimar Sinan tarafından payandalarla ve kemerlerle sağlamlaştırılıyor ve yapıya bir minare, hünkar mahfili ve II. Selim’in türbesini ekliyor. 1600’lere gelindiğinde ise II. Murat’ın ve III. Mehmed’in türbeleri de yapıya ekleniyor.

Osmanlı döneminde yapıya, mermer minber, hünkar mahfiline çıkan galeri, müezzin mahfili, vaaz kürsüsü gibi daha birçok ekleme daha yapılıyor. III. Murad Bergama Antik Kenti’nden çıkarılmış, Helenistik dönemden kalma, “bektaşi taşı”ndan yapılma iki küpü Ayasofya’nın ana salonuna yerleştiriyor. I. Mahmud ise yapıya bir kütüphane, bahçesine bir medrese, bir imarethane ve bir şadırvan ekletiyor. Böylece Ayasofya, adeta bir külliyeye dönüşüyor.

Abdülmecit döneminde Ayasofya, Osmanlı dönemindeki en ünlü restorasyonlarından birini geçiriyor. 1847 ile 1849 yılları arasında, İtalyanı asıllı Fossati kardeşler, yapının kubbe, tonoz ve sütunlarını sağlamlaştırıyor ve yapının iç ve dış dekorasyonunu yeniden elden geçiriyor. Üst kattaki mozaikleri temizleyip çok tahrip olanları sıvayla kaplıyorlar. Altta kalan mozaik motiflerini de bu sıva üzerine resmediyorlar. Kazasker Mustafa İzzed Efendi’nin (1801–1877) eseri olan, önemli isimlerin hat sanatıyla yazılı olduğu yuvarlak dev tablolar yenilenip sütunlara asılıyor.

Ayasofya’nın müze ve sonrasında yeniden cami oluşu

Ayasofya, 1 Şubat 1935’te müze oluyor ve 1985’de Ayasofya, Hipodrom, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan “Arkeolojik Park” çerçevesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giriyor. Son olarak 24 Temmuz 2020’de yeniden “Cami” statüsüne geri çevrildi. Zemini halıyla kaplandı ve namaz kılınan yerdeki mozaiklerin üzeri 1 dakikada açılıp kapanan, elektronik raylı sistem perde ile kapatıldı. Bu perdeler namaz vakitleri devreye giriyor namaz bitince de mozaiklerin üzeri yeniden açılıyor. Namaz sırasında üzeri kapanan mozaik ve freskler arasında Absis Mozaiği (Theotokos Mozaiği) hemen onun yanındaki Cebrail mozaiği ile pandantiflerdeki Serafim Melekleri freskleri bulunuyor.

Döneminin En Büyük Yapısı

Fotoğraf Kaynak: Berk Özdemir / Pexels

Dediğimiz gibi, Ayasofya hem dünyanın en eski katedrali hem de dünyanın en hızlı inşa edilen katedrali. Ayrıca yapıldığı dönemden itibaren 1000 yıl boyunca, İspanya’daki Sevilla Katedrali (1520) tamamlanana kadar da dünyanın en büyük katedrali olma ünvanını korumuş bir mega yapı. Aradan geçen onca zamana rağmen, halen daha yüzölçümü bakımından, Vatikan’daki St. Petro (1506-1626), Londra’daki St. Paul (1675-1711) ve Sevilla Katedrali’nden sonra bugün hala dünyanın en büyük 4. katedrali olmaya devam ediyor.

Ayasofya’nın Mimari Özellikleri

 

Yukarıdaki videoda, yapının mimarisi tüm detayları ile gayet açık bir şekilde anlatılıyor. İzlemeden önce bazı mimari terimleri gözden geçirmek isteyebilirsiniz:

Narteks: Narteks, erken Hristiyan ve Bizans bazilika ve kiliselerinde yaygın olarak görülen, genellikle yapının batı yönünde bulunan giriş bölümü.
Apsis: Kiliselerin sunak odasını kapsayan, çoğunlukla yarım daire ya da çokgen, çok nadir durumlarda dikdörtgen planlı yapı. İsa’nın doğduğu mağarayı temsil ediyor.
Nef: Kilise ve bazilikalarda, birbirinden sütun veya ayaklar ile ayrılan, uzunlamasına alanların her biri. Kilisenin ana gövdesi.
Pandantif: Kare veya dikdörtgen şekilli bir alan üzerine bir kubbe inşa etmek için dört köşeye oturtulan ters üçgen veya portakal dilimi biçimindeki yapı şekli.
Payanda: Yapıyı gerek dengede tutabilmek gerekse çökmesini ya da kaymasını engellemek amacıyla kullanılan göğüsleyici dayanak.
Fresk (Fresko): Sıva tabakası ıslakken üzerine bitki kökleri ezilerek elde edilen kök boya ile yapılan duvar resmi. Boyalar sıva yaşken sürülüyor. Sıva ve boya beraber kuruyor.
Mozaik: Bir yüzeyin, taş, cam, tuğla, metal veya deniz kabuğu gibi çok çeşitli malzemelerin farklı renklerdeki küçük parçacıklarının yan yana getirilmesi yöntemiyle süslenmesi ile üretilmiş eser.

Mimarlık Tarihinde İlk Kez: Bazilikal Plan ve Merkezi Kubbe Bir Arada

Fotoğraf Kaynak: Unsplash

Mimar Sinan’a ilham veren tasarımı

Ayasofya ile birlikte, dünya mimarlık tarihinde ilk kez bir dikdörtgen planın ortasında oluşturulan kare üzerine, merkezi bir kubbe, onun etrafında da ana kubbeyi destekleyecek yarım kubbeler inşa ediliyor. Sonradan, Osmanlı döneminde Mimar Sinan’ın yapmış olduğu camilerde de bu plan kullanılmaya devam ediliyor. Yani Ayasofya mimarisindeki en önemli özellik, apsisli, narteksli ve nefli geleneksel bazilikal zemin planı ile pandantifli merkezi kubbe planının bir arada kullanılması.

Fakat ana kubbe, yapımından 20 yıl sonra yıkılıyor. Yapının ilk mimari olan fizikçi İsidoros aradan geçen zarfında vefat ettiğinden, İmparator Justinianus, İsidoros’un yeğeni genç İsidoros’u kubbenin yeniden inşa edilmesi için görevlendiriyor. Yeğen İsidoros, eski kubbenin kiremitlerinden daha hafif kiremitler kullanıp, kubbeyi yükselterek ve çökmeye neden olan ek silindirik yapıyı iptal ederek onarımı gerçekleştiriyor.

Ayasofya’nın bir apsisi, 3 nefi, iç ve dış olmak üzere 2 narteksi bulunuyor. Yapının kubbe yüksekliği ise 55.6 metre. Kubbe tam bir daire şeklinde olmayıp eliptik bir forma sahip.

Mimari Tarihinde İlk Kez: Pandantiflerin Kullanılması

Tarihte pandantiflerin uygulandığı ilk yapı da Ayasofya. Kubbe her bir kemerin en üst noktasına oturursa ve fazladan bir destek olmazsa çatlayıp çökebilir. İşte pandantif denilen bu ters portakal dilimi gibi kavisli köşelikler dörtgen zemin üzerinde kubbe için dairesel zemin oluşturuyor. Bu pandantifler, kubbenin ağırlığını ana taşıyıcı payelere verip zemine yönlendiriyor.

Yüzyıllar Sonra Eklenen Payandalar

Ayasofya inşaatı bittikten sonra yüzyıllar sonra dışarı doğru büküldüğü görülünce ana destek payelerine dışarı doğru uzanan çıkıntılar ekleniyor. Bu çıkıntılar, tıpkı Gotik mimarideki destek payandaları gibi payelerin itişini yere doğru çevirmek için tasarlanmış.

Ayasofya’nın 7 tanesi doğuda, 5 tanesi batıda, 4 tanesi kuzeyde, 4 tanesi güneyde ve 4 tanesi de ağırlık kulesinde olmak üzere toplam 24 adet destek payandası var. Payandaların bir kısmı Doğu Roma döneminde, bir kısmı ise Osmanlı döneminde yapılmış.

İslamiyet İle Eklenen Minareler

Ayasofya’ya minare eklenmesi, İstanbul’un 1453’teki fethinden sonra camiye çevrilmesi ile oluyor. Aslında camiye çevrildikten sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından yarım kubbelerden birinin üzerine ahşap bir minare daha yapılmış. Fakat bu minare günümüze kalmamış. Şu an Ayasofya’nın 60 metrelik toplam 4 minaresi var. Güney doğuda bulunan tuğla minare, üslup bakımından Fatih Sultan Mehmet veya 2. Beyazıt dönemine tarihlendiriliyor. Topkapı Sarayı’nın giriş kapısına bakan cephedeki minarenin ise Edirne’deki Selimiye Cami’nin minaresine benzerliğinden dolayı 2. Selim döneminde Mimar Sinan tarafından yapılmış olabileceği düşünülüyor. Güney batı ve kuzey batı yönündeki ikiz minarelerin ise Sultan 3. Murat döneminde Mimar Sinan tarafından yapıldığı biliniyor.

Dış Narteks

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Narteks, erken dönem Hristiyan ve Doğu Roma bazilika ve kiliselerinde görülen tipik giriş koridorları. Ayasofya’nın da bir iç bir dış olmak üzere iki narteksi bulunuyor. Dış narteksine girdiğinizde, karşınıza Sultan Abdülmecid’in mozaik tuğrası çıkıyor. Burada mutlaka görmelisiniz diyeceğimiz bölüm burası. Çünkü bu tuğra, 1847-1849 yıllarında Fossati kardeşlerin Ayasofya’da yaptığı onarımlar sırasında Ayasofya’nın duvarlarından dökülen orijinal mozaik tanelerinden İtalyan usta Lanzoni’ye yaptırılıyor.

Burada dikkat edebileceğiniz bir diğer öğe de yılanlı kase. İçinde iki yılan motifi olan bu büyük mermer çanak, Bergama Antik Kenti’ndeki meşhur hastane kompleksi Asklepion’un kaplıcasından buraya getirilmiş. Bildiğiniz üzere yılan tıbbın simgesi. Bu simgenin hikayesi de yine Bergama Antik Kenti’ndeki Asklepion’a uzanıyor. Zamanında Asklepion’a ölecek gibi olan hastalar kabul edilmezmiş. Günlerden bir gün hastaneye yine böyle ümitsiz bir vaka gelmiş ve kapıdan çevrilmiş. Hasta üzgün bir şekilde ayrılırken, bir tastan süt içen iki yılan görmüş. Bari öleceksem hemen öleyim diyerek zehirli olduğunu düşündüğü sütü içmiş ve iyileşmiş. Bundan sonra da bu iki yılan tıbbın ve ezcacılığın simgesi olmuş.

Ayrıca dış nartekste, İmparatoriçe İren’in, Zeyrek’teki Pantakrator Kilisesi’nden çıkarılmış olan lahti ve 1166’da Ayasofya’da toplanan ruhani meclisin aldığı dini kararları içeren, asılları 1567’de Sultan II. Selim tarafından kaldırılmış olan Sinod Kararları’nın alçı kopyası da bulunuyor.

Ayasofya’nın Kapıları

Fotoğraf Kaynak: Selim Çetin / Pexels

Dış Narteksten İç Nartekse Geçiş Kapıları

Ayasofya’nın batı cephesindeki dış narteksten iç nartekse geçişte sizi 5 kapı karşılıyor. En ortadaki, ve onun sağındaki ve solundaki bronzla kaplı üç büyük meşe kapı 1500 yıllık. Diğer iki kapı ise orijinalliklerini ilk üçüne oranla koruyamamış. Aslında Ayasofya ilk inşa edildiğinde kapı sayısı 7 imiş. Çünkü 7 rakamı, Roma’da uğurlu rakammış. Fakat daha sonra yapılan onarımlarda 4 kapı iptal edilmiş.

Kaynak: Mohamed Khair/ Pexels

İç Nartekseten Ana Mekana Geçiş Kapıları

İç nartekse ana mekana girişte ise sizi dokuz kapı karşılıyor. Aslında 4. Haçlı Seferi (1204-1261) sırasında yaşanan yağmalama öncesinde, bu kapılar altın ve gümüş süslemeler ile süslüymüş ve çok ihtişamlılarmış. Dokuz kapından en ortadaki kapı İmparator kapısı olarak biliniyor. İmparatorlar Ayasofya’ya oradan giriş yapıyormuş.

İmparator Kapısı (Emperial Kapı)

Ayasofya’daki en büyük kapı İmparator Kapısı. İmparatorlar ana mekana bu kapıdan giriyorlarmış. Kapının sağ ve sol yanındaki mermerlerde çöküntüler var. Bunlar, kapıda sağlı sollu hazır bekleyen muhafızların burada dikilmeleriyle oluşmuş. Kapının üstünde ise 9. yüzyıldan kalma İmparator Kapısı Mozaiği bulunuyor. Aşağıda daha detaylıca bahsettik.

Roma ve Osmanlı kaynaklarında, bu kapının, Hz. Nuh’un gemisinin tahtalarından yapıldığı söyleniyor. Hatta Roma ve Osmanlı dönemlerinde, denizciler İstanbul’dan ayrılmadan önce bu kapıyı ziyaret edermiş.

Orea Porta (Vestibül Kapı) ve Savaşçılar Geçiti

Fotoğraf Kaynak: Musa Ortaç / Pexels

Güzel Kapı anlamına gelen Orea Porta yani Vestibül Kapı, yapıya yandan giriş sağlayan kapı. M.Ö 2. Yüzyıla ait olduğu için Ayasofya’da bulunan en eski mimari parça. Bronz kapı, M.S 838’de, İmparator Teofilus zamanında (M.S. 829-842) Tarsus’daki antik döneme ait bir pagan tapınağından sökülüp buraya takılıyor. Kapı Ayasofya’ya sığmayınca, zemin kazdırılıyor ve kapı o şekilde takılıyor

Doğu Roma döneminde, imparatorlar ve imparatoriçeler Orea Porta’dan iç nartekse giriş yapıp imparator kapısından ana mekana geçermiş. İç nartekse geçmeden önce, imparator kılıcını ve tacını kapının önündeki Savaşçılar Geçiti denilen koridorda bırakırmış. Muhafızları da onu bu koridorda beklermiş. Güzel Kapı’dan girdiğinizde ise koridorun sonunda karşınıza 8. yüzyıldan kalma Sunu Mozaiği çıkıyor. Aşağıda detaylıca bahsettik.

Ayasofya’nın Sütunları, Sütun Başlıkları ve Mermerleri

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Ayasofya’da, ana mekanda 40, diğer bölümlerde 67 olmak üzere toplam 107 sütun bulunuyor. Ana bölümdeki 16 sütun Efes Antik Kenti’ndeki Artemis Tapınağı’ndan, dört köşede yer alan 8 adet kırmızı renkteki sütunlar ise Mısır’daki Heliopolis’ten diğer sütunlar ise Lübnan’daki Baalbek Tapınağı’ndan ve imparatorluğun diğer bölgelerinden getirilmiş.

Ayasofya’nın dantel dantel işlenmiş, impost-kapital stilinde olan ve sadece Ayasofya’ya özgü olan sütun başlıklarının bazılarında ise İmparator Justinyen ve İmparatoriçe Theodora’nın monogramları bulunuyor. Sütunların temelinde ve tavanla birleştiği yerde kurşun kullanılmış. Çünkü kurşun, sütunun belli bir dereceye kadar esnemesine izin veren bir malzeme.

Ayasofya’nın iç kısmında duvarlar ve zemin tamamen mermerlerle kaplı. Ayasofya’daki mermerlerin en önemli özelliği, hepsinin büyük mermer blokların ikiye kesilmesi ile oluşturulmuş olması ve simetrik olarak döşenmiş olmaları. Duvarlara dikkatli bakarsanız, mermerin dokusunun bir yanındaki mermer ile eş olduğunu fark edebilirsiniz. Tıpkı Rorschach Testi gibi.

Suriye’den sarı, Marmara Adası’ndan beyaz, Yunanistan’dan yeşil mermerler getiriliyor. Zemin ise tamamen Marmara Adası’ndan getirilen mermerlerden döşeniyor.

Ayasofya’nın Mozaikleri

Ayasofya’da göreceğiniz en önemli şeylerden biri şüphesiz ki mozaikler. Kilisenin çok farklı yerlerinde karşınıza çıkacak olan bu mozaikleri mutlaka detaylıca inceleyebilirsiniz. Genel bir bilgi olarak, ikona ve fresklerde, Hz. İsa başında bir hale ve haç, Hz. Meryem ise başında bir hale ile tasvir ediliyor.

Sunu Mozaiği

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Güzel Kapı’dan girdiğinizde koridorun sonunda karşınıza çıkan mozaik, 8. yüzyıldan kalma, Ayasofya’nın sembol mozaiği olan Sunu Mozaiği. Bu mozaik, Fossati tarafından 1849’da yapılan onarımlarda ortaya çıkarılıyor. Mozaiklerde, ortada Hz. Meryem, kucağında çocuk İsa, solunda elinde İstanbul’un bir maketini tutan şehrin kurucusu I. Konstantin, sağında ise elinde Hz. Meryem ve Hz. İsa’ya takdim edilmek üzere Ayasofya’nın maketini tutan İmparator Jüstinyen bulunuyor.

Not: Güzel Kapı’nın üstünde, ziyaretçiler Ayasofya’dan çıkarken Sunu Mozaiği’ni atlamasınlar diye konulmuş büyük bir ayna var.

Absis Mozaiği (Theotokos Mozaiği)

Fotoğraf Kaynak: pixabay.com

5 metrelik absis mozaiği, absisin yarım kubbesinde yer alıyor. Mozaikte Hz. Meryem, üzeri değerli taşlarla süslü minderli bir taht üzerinde oturuyor. Kucağında da çocuk İsa var. M.S. 867 yılında yapılan bu mozaik, İkonaklazma (M.S. 726-847) döneminden sonra Ayasofya’ya yapılan ilk figüratif tasvir olma özelliğine sahip. Bu mozaik ve hemen onun yakınlarındaki Cebrail mozaiği namaz esnasında elektronik perde ile kapatılıyor.

Deisis Mozaiği

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

1262 tarihli “Deisis” yani “Yakarış” mozaiğinde sağda Vaftizci Yahya, solda Hz. Meryem, ortada ise Hz. İsa bulunuyor. Deisis mozaiğinde, Meryem Ana ve Vaftizci Yahya, insanlığın affedilmesi için Hz. İsa’ya yakarıyor. Bu mozaiğin en çarpıcı yanı, Hz. İsa’nın yüzünün sağ ve sol yarılarındaki yüz ifadesi farklı olması. Fakat bu farklılık, herhangi bir hatadan kaynaklanmıyor. Mozaiğe biraz ileriden baktığınızda, İsa’nın gözlerinin size bakar hale geldiğini fark ediyorsunuz.

Kommenoslar Mozaiği

Fotoğraf Kaynak: www.needpix.com

12. yüzyıla tarihlenen mozaik panoda, İmparator II. Ionnes Kommenos ile eşi Macar asıllı İren ve oğulları II.Aleksios yer alıyor. Kompezisyonun ortasında kucağında çocuk İsa ile Hz. Meryem tasvir edilmiş. İren, Macar asıllı olduğundan, örgülü, kızıl saçlı, renkli gözlü, beyaz tenli ve pembe yanakları ile Orta Avrupalılara özgü bir tipte gösterilmiş. Panonun yanında yer alan payenin üzerinde ise genç yaşta hastalıktan ölen Prens II.Aleksios yer alıyor. Prens, hastalıktan öldüğü için oldukça solgun benizli betimlenmiş. Ayasofya’ya maddi bağışta bulunan aile adına bu mozaik yaptırılıyor.

Zoi Mozaiği

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

11. yüzyıla tarihlenen bu mozaik panoda ise İmparator IX. Konstantinos (1042-1055) ve İmparatoriçe Zoi (Zoe) betimlemesi yer alıyor. İmparator ve imparatoriçenin ortasında da Hz. İsa bulunuyor. Hz. İsa’nın başının iki yanında, JESUS KHRISTOS harflerini içeren IC ve XC monogramları var. Bu mozaik pano, imparator ailesinin Ayasofya’ya yaptığı bağışı sembolize ediyor.

Tahta kalabilmek için toplam 3 kez evlenen İmparatoriçe Zoi, her defasında mozaikte eşinin yüzünü yeniletmiş. Güzellik ve gençlik takıntısı olan Zoi, kendi mozaiğini de 3 defa yeniletmiş ve ustalardan portresini daha genç göstermelerini istemiş.

İmparator Kapısı Mozaiği

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

9. yüzyıldan kalma bu mozaik, İmparator Kapı’nın üst duvarında bulunuyor ve İmparator Kapısı Mozaiği olarak adlandırılıyor. Mozaikte, ortada Hz. İsa, sağ madalyonda Cebrail, sol madalyonda Meryem görülüyor. Sol alt kısımda görülen sakallı kişi ise Bizans imparatorlarından VI. Leon. Ortodoksluk mezhebinde, en fazla üç kez evlenilmesine izin veriliyor fakat İmparator VI. Leon, erkek çocuğunun olabilmesi için dört kez evleniyor ve dinden afaroz ediliyor. Bu yüzden de mozaikte Hz. İsa’dan özür dileyip secde eder şekilde tasvir edilmiş.

Tympanondaki Patrik Mozaikleri

Yapının kuzey yönündeki yarım kemerli nişler içerisinde, 9.-10. yüzyıla tarihlenen patrik mozaikleri bulunuyor. Günümüze sadece 3 tane patrik mozaiği iyi durumda gelebilmiş. Bunlar, birinci nişteki İstanbul patriği Ignatus, dördüncü nişte İstanbul patriği Aziz Yuannes Krizostomos, altıncı nişte ise Antakya patriği Aziz Ignatus Theoforos.

İmparator Aleksandros Mozaiği

İmparator Aleksandros’un (M.S. 912-913) 10. yüzyıla tarihlenen mozaiği, göz önünde olmayan kuytu bir köşede kalıyor. Roma tarihinde silik bir kişiliğe sahip olduğu bilinen Aleksandros, Abisi VI. Leon tarafından saltanata ortak edilmiş.

Ana Mekanda Görülecekler

Pandantiflerdeki Melekler

Fotoğraf Kaynak: www.needpix.com

Pandantiflerin üzerine de 4 melek tasviri işlenmiş. Bu melekler, cennette tanrının tahtını koruduğuna inanılan, bir baş ve altı kanattan oluşan Serafim Melekleri. Doğuda yer alan melekler mozaikten yapılmış, batıdaki iki melek ise Doğu Roma döneminde bozulmuş ve fresk olarak yenilenmiş. Bu meleklerin yüzleri, Osmanlı Dönemi’nde madeni bir kapak ile kapatılmış. 2009’da kubbede yapılan mozaik onarımları sırasında kuzey doğudaki meleğin yüzünü örten kapak kaldırılmış. Bu melek tasvirleri de namaz sırasında kapatılan freskler arasında.

Ayasofya’nın Küpleri

Ayasofya’nın yan neflerinde 2 adet küp göreceksiniz. Bunlar III. Murad döneminde Ayasofya’ya getirilen, Bergama Antik Kenti’nde bulunan Helenistik döneme tarihlenen küpler. Bektaşi taşı denilen monoblok mermerden yapılmış olan küpler, ortalama 1250 litre sıvı alabilen devasa küpler. Bu küplerden, kandillerde ve bayram namazlarında halka şerbet dağıtılıyormuş. Diğer zamanlarda da içinde su olan bir sebil gibi kullanılıyorlarmış.

Aslında bu küpler II.Mahmud’a kadar üç taneymiş ve üçüncüsü ve aralarından en süslüsü, Bergama’daki Küplü Hamam’da bulunuyormuş. II. Mahmud, Fransa Kralı’nın ricası üzerine Küplü Hamam’daki küpü ona hediye ediyor. Şu an üçüncü ve en süslü olan küp Paris’teki Louvre Müzesi’nde görülebiliyor.

Ompalyon

Fotoğraf Kaynak: fusions of horizon – Flickr

Ompalyon, “dünyanın merkezi, göbeği” anlamına geliyor. Bu nokta, Doğu Roma döneminde, imparatorların törenle taç giydikleri yer. Ortadaki büyük daire Hz. İsa’yı, etrafındaki 12 daire ise 12 havariyi temsil ediyor. Taç giyme töreninde imparator ortada duruyor, etrafındaki dairelere de din adamları diziliyor.

Hızır Makamı

İstanbul’da dara ve sıkıntıya düşenlerin Hızır ile buluşabileceklerine inanılan bazı makamlar bulunuyor. Bunlar Ayasofya, Çemberlitaş’taki Atik Ali Paşa Cami, Üsküdar’daki Atik Valide Cami. Bu noktalarda 40 kez sabah namazı kılınırsa, Hızır’ın görüneceği inancı var. Ayasofya’daki Hızır makamı ise Ayasofya’nın tam orta yeri diye geçen, kubbenin tam altındaki mermer üzerine kazınmış olan X noktası.

Dilek Sütunu (Ağlayan Sütun)

Fotoğraf Kaynak: Flickr – Brian Jeffrey Beggerly

Dilek sütunu iç mekanda kuzeybatı yönünde ilerlediğinizde karşınıza çıkacak. Adından da anlaşılacağı üzere günümüzde ziyaretçilerin dilek tutmak için uğradığı bir sütun bu. Efsaneye göre ise sütunun hastalıkları iyileştiren kutsal bir özelliği var. Sütunun ortasındaki oyuğun içi hafif ıslak, parmağınızı oyuktan içeri sokup çıkarınca ağrıyan yere sürüyorsunuz ve ağrı geçiyor, o ıslaklık da Meryem’in gözyaşları. Denemesi bedava!

Vaftiz Teknesi

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Ayasofya’dan avluya çıkarken, sol tarafınızda kalan oda vaftizhane. Ayasofya camiye çevrilince, bu oda kandil yağlarının depolandığı bir yağhane olarak kullanılıyor. 1639’da Sultan 1. Mustafa’nın vefatından sonra da türbeye çevrilen vaftizhanenin vaftiz teknesi, 1943’de Ayasofya’nın bahçesindeki bir kazıda ortaya çıkıyor ve asıl yerine geri konuyor.

Üst Galerilerde Görülecekler

Sağ Galeri’de imparatoriçe locası, Deisis Mozaiği, mermer kapı, Viking yazısı, Henricus Dandolo’nun yerdeki mezar taşı, eğik sütunlar, Zoi Mozaiği ve Kommenoslar Mozaiği yer alıyor. Sol Galeri’de ise İmparator Aleksandros Mozaiği bulunuyor.

İmparatoriçe Locası

İmparatoriçeler, üst katın üst katın güney nefindeki imparatoriçe locasından taç giyme törenlerini izliyormuş. İmparatoriçe locasından günümüze, mermer başlı iki küçük sütun ve imparatoriçenin tahtının konacağı yeri gösteren dairesel yeşil porfir taşı kalmış.

Mermer Kapı

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Üst katta bulunan mermer kapıdan halkın geçmesine izin yokmuş. Patrikhane görevililerinin toplantılarını yaptıkları bölüme bu kapıdan geçilirmiş. Kapının bir tarafının cenneti diğer tarafının da cehennemi temsil ettiği söyleniyor.

Viking Yazısı

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Bizans döneminde, Vikingler nehirleri kullanarak Karadeniz’e, oradan da İstanbul’a gelmişler. İmparatorlara paralı askerlik yapmışlar. Üst kattaki güney galeride, mermer küpeşte üzerinde, “Halvdan” isimli bir askerin Runi alfabesi ile kazınmış ismi var. Gittiğinizde bu detayı da atlamayın. Zaten özellikle cam bir plaka ile kaplanmış. Kolaylıkla yerini bulabilirsiniz.

Henricus Dandolo’nun Mezarı

Fotoğraf Kaynak: Wikipedia

Dan Brown’un Cehennem adlı romanını okuyanlar hatırlayacaktır, Henricus Dandolo, 4. Haçlı Seferi’ni (1204-1261) yöneten ve kör olduğu söylenen Venedik Doçesi, 1205 yılında 70 yaşında İstanbul’da ölüyor ve Ayasofya’ya gömülüyor. Fakat daha sonra İstanbul Latinlerin elinden kurtarıldığı zaman, 1261’de Bizanslılarca Ayasofya’daki mezarı açılıyor ve Dandolo’nun kemikleri denize atılıyor. Henricus Dandolo adına konan sembolik mezar taşı Ayasofya’nın üst galerisinde bulunuyor.

Eğik Sütunlar

Üst kat galerisindeki kimi sütunların Pisa Kulesi gibi eğik olduğunu fark edeceksiniz. Bunlar kubbenin oluşturduğu basınçtan dolayı eğilmiş olan sütunlar.

Cami Olduktan Sonra Eklenen Bölümler

Mihrab ve Minber

Mohamed Khair/ Pexels

Üzerinde hutbe okunan, merdivenli yapı olan minber, Sultan III. Murad döneminde yapılmış. 16. yüzyıl mermer işçiliğinin en güzel örneklerinden.

Namaz kıldırırken cemaatin önünde durduğu, kıble yönündeki duvarın ortasında bulunan oyuk ve girintili yer olan mihrab da 19. yüzyıldan kalma. Bolca altın yaldız kullanılarak yapılmış olan oldukça gösterişli mihrabın iki yanında, Kanuni devrinde, Macaristan’daki bir kiliseden getirtilmiş olan büyük kandiller yer alıyor.

Ayrıca, mihrabın sağ duvarında Osmanlı sultanlarının hat sanatı eserleri, sol yanındaki duvarda ise dönemin önemli hattat ustalarının eserleri asılı.

Hünkar Mahfili

Padişahların ibadeti için oluşturulmuş, özel mekanlara hünkar mahfili deniyor. Ayasofya’nın ilk hünkar mahfili hakkında bilgi yok. Günümüze ulaşan hünkar mahfili, Sultan Abdülmecit zamanında, Fossati kardeşler tarafından eklenmiş.

Büyük Hat Levhaları

Fotoğraf Kaynak: Mütecevvil / Pexels

Ana mekana asılı 8 büyük yuvarlak hat levhaları, Sultan Abdülmecit (1839-1861) döneminde, Fossati kardeşlerin restorasyonu zamanında, dönemin en ünlü hattatlarından Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılmış. Bunlar, 7,5 metre çaplarıyla dünyanın en büyük hat levhaları. Bu 8 levha üzerinde, Allah, Hz. Muhammed, dört halife Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in isimleri yazılı. Dikkat edebileceğiniz bir diğer ayrıntı da kubbenin üzerine, yine Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından Kuran-ı Kerim’in Nur Sure’sinin 35. ayeti yazılmış olması.

I. Mahmud Kütüphanesi

Osmanlının, Ayasofya’ya bıraktığı izlerin en önemlilerinden, I.Mahmud Kütüphanesi. Ayasofya’nın güney kısmına ilerlediğinizde ana mekanda karşınıza çıkacak olan altın rengi görünümlü, süslü motifli yer kütüphane. 1739 yılında I.Mahmud tarafından yaptırılıyor. Kütüphanenin kapı kulbunda ise Allah’ın 99 isminden biri olan “Ya Fattah” yazıyor. Ya Fettah, “kullarına hayır ve rızk kapılarını açan” “zorlukları kolaylaştıran” anlamına geliyor. Zaten bundan dolayı da Osmanlı döneminde kapı tokmaklarında sıkça bu ifadenin kullanıldığı görülüyormuş.

Türbeler

Osmanlı padişahları, ebedi olarak Ayasofya’da ikamet etmeyi isterlermiş. Girişin hemen sağında, dış mekanda yer alan türbeler bunun bir göstergesi. Sultan III. Selim Türbesi, Sultan III. Murat Türbesi, Sultan III. Mehmet Türbesi, Sultan I. Mustafa ve Sultan İbrahim Türbesi ve Şehzadeler Türbesi bu bölgede yer alıyor.

Türbelerin bulunduğu alana girmek için Topkapı Sarayı’na çıkan yoldaki sol kapıdan girip ücretsiz ziyaret edebiliyorsunuz. Türbelerin bulunduğu odalara girmek isterseniz ayakkabılarınızı çıkartmanız gerekiyor.

Muvakkithane

Muvakkithane, Osmanlı’da, güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kişiler olan muvakkitlerin, namaz vaktini ve saati tespit ettikleri, küçük çapta astronomi çalışmaları yaptıkları mekanlar. Ayasofya’nın Muvakkithanesi de Sultan Abdülmecit tarafından Fossati kardeşlere yaptırılıyor Muvakkithanenin yerinde, Bizans döneminde de bir saat kulesi varmış.

Sıbyan Mektebi

Dış mekanda bulunan Sıbyan Mektebi, yine Osmanlı’nın buraya bıraktığı önemli yapılardan. Sıbyan Mektebi şu an sergi salonu olarak da kullanılılıyor. Çeşitli toplantı ve konferanslara ev sahipliği yapan Sıbyan Mektebi binasının etkinliklerini takip edip katılabilirsiniz.

Şadırvan

Bahçeye çıktığınızda, I. Mahmud’un 1739 yılında yaptırdığı, oldukça süslü bir şadırvan karşınıza çıkıyor. Sekiz mermer sütundan oluşan şadırvanın 16 musluğu var. Şadırvanın olduğu yerde, Bizans döneminde de bir çeşme varmış. Ayasofya’ya girmeden önce inananlar bu çeşmede ellerini ve yüzünü yıkarlarmış.

Sultanahmet’e Gelmişken

Buraya kadar gelmişken,
Yerebatan Sarnıcı
Sultanahmet Cami
Topkapı Sarayı
Şerefiye Sarnıcı, Theodosius Dikilitaşı (Obeliks), Yılanlı Sütun ve Örme Sütun, Gülhane Parkı gibi Sultanahmet Meydanı etrafındaki diğer tarihi yerleri de ziyaret edebilirsiniz.

Zaman kalırsa Kapalı Çarşı da çok uzak sayılmaz.

Ayasofya’ya Nasıl Gidilir?

Ayasofya’ya en kolay ulaşım tramvay ile sağlanıyor çünkü önünde durak var. Bağcılar-Kabataş tramvay hattını kullanarak Sultanahmet durağında inince hemen Ayasofya’ya varabilir ya da Gülhane durağında inerek biraz daha yürüyebilir ve etraftaki yapıları keşfedebilirsiniz.

Karşıdan gelenler için ise vapur alternatifi var. Kadıköy ya da Üsküdar’dan Eminönü vapuruna bindiğinizde hedefe oldukça yaklamış oluyorsunuz. Eminönü’nde bulunan tramvay durağından yukarıda bahsettiğimiz şekilde Bağcılar-Kabataş tramvay hattını kullanarak Bağcılar yönünde hareket edebilirsiniz.

Marmaray karşıdan gelenler ya da Avrupa yakasından gelip yolunu kısaltmak isteyenler için oldukça iyi bir alternatif. Marmaray’dan Sirkeci durağında indiğinizde yukarıdaki tarifle aynı şekilde tramvay hattını kullanabilir ya da Sirkeci’den Gülhane’yi takip eden yol üzerinden kısa bir yürüyüş ile Ayasofya’ya ulaşabilirsiniz.

Kendi aracınızla gidecekseniz Sultanahmet Camii’nin çevresindeki sokakların trafiğe kapalı olduğunu bilmelisiniz. Topkapı Sarayı’na yakınlarında bulunan otoparkı ya da çevre otoparkları tercih edebilirsiniz.

Yeme-İçme

Tarihi yarımadayı gezerken karnınız iyice acıkacak. Merak etmeyin yemek için mekan önerilerimiz de var:

Lokanta 1741

Akşam yemeğine kalacaksanız ve biraz daha fine dining bir konsept arıyorsanız Ayasofya’ya yürüyerek 5 dakika mesafedeki Cağaloğlu Hamamı’nın terasındaki Lokanta 1741 harika bir seçim olacaktır. Kendisi 19. Time Out Yeme İçme Ödülleri’nden En İyi Restoran ödüllü. Ayrıca Tarihi Yarımada’da alkol bulabileceğiniz ender işletmelerden. Tadım menüsü denenebilir. Menüde genel olarak geleneksel Türk mutfağının modern varyasyonları var. Websitesi Adres: Alemdar, Prof. Kazım İsmail Gürkan Cd. No:34, 34110 Fatih Tel: 0533 145 17 41 Konum için tıklayın.

Saade Kahvaltı

Saade Kahvaltı, Sultanahmet Cami manzarasına karşı kahvaltı edebileceğiniz, şehrin popüler kahvaltıcılarından. Fakat bir gün önceden telefon etmeniz gerekiyor çünkü ona göre hazırlanıyorlar. Pazartesi ve Salı günleri kahvaltı yok. Fiyatlar biraz pahalı ama fiyata rağmen her şey taptaze ve lezzetli, manzara da güzel. Çay sınırsız. Adres: Sultanahmet Mahallesi, Akbıyık Caddesi, No 90, Fatih, İstanbul Tel: 0533 335 04 45 Websitesi ve konum için tıklayın.

Tarihi Sultanahmet Köftecisi

Sultanahmet’te geçen bir gün, Sultanahmet Köftecisi’nde sonlanmadan tamamlanmış olmaz. Meşhur Sultanahmet Köftesi’nin gerçek yeri 1920’den beri Selim Usta’nın yeri. Bir porsiyon ızgara köfte yanına piyaz yemek için burası en doğru adres. Her katı günün her saati dolu. Önünde kuyruklar olduğu da oluyor. Burada kredi kartının geçmediğini hatırlatalım. Adres: Alemdar Mahallesi Divan Yolu Caddesi No: 12 Tel: 02125200566 -02125136468 Websitesi ve konum için tıklayabilirsiniz.

A’Ya Terrace Four Seasons Hotel

A’Ya Terrace, Ayasofya’nın ikonik fonu eşliğinde, Four Seasons Hotel’in restoranı A’Ya Terrace’ın açık hava bölümü, gün batımı eşliğinde bir şeyler içip şık bir akşam yemeği yemek için ideal yer. Mutlaka rezervasyon yaptırın. Adres: Cankurtaran, Tevkifhane Sk. No. 1, 34110 Fatih Tel: (0212) 402 30 00 Websitesi ve konum için tıklayın.

Seven Hills Restaurant

Seven Hills Restaurant, Sultanhamet’in turistik mekanlarından biri. Terasına çıktığınızda bir yanınıza Ayasofya’yı, diğer yanınıza Sultanahmet’i alacağınız eşsiz bir manzarası var. Kalamar, ızgara, pazı sarması gibi geniş menüye sahip. Ayasofya turunuzdan önce gelip terasta serpme kahvaltı da tercih edebilirsiniz. Adres: Cankurtaran, Tevkifhane Sk. No:8 Kat:3, 34122 Fatih Tel: 0534 522 37 93 Websitesi ve konum için tıklayın.

Turk Art Terrace Restaurant

Turistlerin hem İstanbul manzarasını seyretmek hem de Türk yemeklerini deneyimlemek için geldiği bir restoran olan Turk Art Terrace Restaurant, alkollü ya da alkolsüz menüleri olan bir seçenek. Ayasofya’yı uzaktan seyretmek için yalnızca kahvenizi alıp terasta oturmak için de tercih edebilirsiniz. Adres: Cankurtaran, Tevkifhane Sk. No:12, 34122 Fatih Tel: 0542 392 12 21 Websitesi ve konum için tıklayın.

Matbah Restaurant

Matbah Restaurant, Türkiye’de Osmanlı Saray Mutfağı’nın en önemli temsilcilerinden biri. Ayasofya’nın hemen yanıbaşında, Caferağa Medresesi’nin yanındaki Ottoman Hotels’in içinde yer alan restoranın menüsünde zamanında Osmanlı saraylarında servis edilen yemekleri bulabilirsiniz. Adres: Cankurtaran, Caferiye Sk. 6/1, 34400 Fatih Tel: +902125146151 Websitesi ve konum için tıklayın.

Konyalı 1897

Konyalı zaten Osmanlı Mutfağı denince akla gelen ilk yerlerden. Yılların deneyimini menüsüne ve sunduğu hizmete taşıyan bir işletme. Topkapı Sarayı’nın hemen dibinde olduğundan harika bir İstanbul manzarası da var. Belki klasik bir Sultanahmet gezisinde değil ama yurt dışından misafiriniz varsa ona harika bir jest olur. Adres: Sultanahmet Mahallesi Topkapı Sarayı, 34122 Fatih Tel: +902125139696 Websitesi ve konum için tıklayın.

The post AYASOFYA – SIRLARI VE GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/ayasofya/feed/ 1