A.B.D. | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Wed, 30 Apr 2025 20:38:41 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg A.B.D. | Biz Evde Yokuz 32 32 SAN FRANCISCO GECELERİNİN EN POPÜLER BARLARI https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-barlari/ https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-barlari/#respond Tue, 05 May 2020 10:55:13 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=61800 San Francisco'da akşam otelinize dönüp, dizi izlemeyi planlamıyordunuz herhalde? Hayatta bırakmayız. Aralarında içki yasağı döneminin gizli mekanlardan tutun da hipsterlerın üşüştüğü barlara şehrin en kült ve özellikli yerlerini kapsayan bir liste hazırlardık.

The post SAN FRANCISCO GECELERİNİN EN POPÜLER BARLARI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
San Francisco’da Yeme-İçme konusunu netleştirdiysek şimdi sıra geldi gece çıkmaya! Bu yazımızda da bölge bölge San Francisco gece hayatına giriş niteliğindeki mekanları veriyoruz. San Francisco’da Gezilecek Yerler yazımızdan da burada geçireceğiniz günlerin detaylı planlamasını yapabilirsiniz.

Union Bölgesinde

Bourbon & Branch

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/bourbonandbranch

Bourbon & Branch da San Francisco’da ünlü bir içki yasağı dönemi barı. Burada o yasaklı dönem atmosferini olduğu gibi yaşatmak için bazı kurallar geçerli. Bunların arasında sessiz olmak, cep telefonu kullanmamak ve fotoğraf çekmemek de var. Tüm bunlar ve ortam sizi anında 1920’lere ışınlıyor. Adres: 501 Jones St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-346-173 Konum için tıklayın.

Hogwash

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/hogwashsf

Hogwash de mahallenin popüler barlarından. Spesiyal ikilisi ev yapımı sosis ve  kızarmış turşu. Sosisler, avokado ve salamura lahana gibi farklı soslarla servis ediliyor. Adres: 582 Sutter St, San Francisco, CA 94108 Tel: +1 415-361-5500 Konum için tıklayın.

Mikkeller Bar SF

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/MikkellerBarSanFrancisco

Mikkeller Bar, iş çıkışı sosisli sandviç ve patates kızartması hayali kuranların çevredeki bir numaralı adreslerinden. Adres: 34 Mason St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-984-0279 Konum için tıklayın.

Whitechapel

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/whitechapelsf

Burası da bölgenin en iyi cin barı. Mekanın dekoru da Victoria dönemi Londonrası’nın metro istasyonu şeklinde. Eksantrik aydınlatmaları ve metro fayansları ile kaplı duvarları var. Köri soslu fish&chips ve pancar ezmesi gibi atıştırmalıklar da sunuyor. Adres: 600 Polk St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-292-5800 Konum için tıklayın.

Heyes Valley Bölgesinde

Smuggler’s Cove

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/smugglerscovesf

Bölgenin popüler, tiki (bambudan, tropik bir bar tarzı) bir konseptli kokteyl barı. Rezervasyona ihtiyacınız yok. Çok penceresi yok, çok az masası var. Adres: 650 Gough St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-869-1900 Konum için tıklayın.

Biergarten

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/BiergartenSF

Hayes Valley’deki Biergarten, havanın güzel olduğu zamanlarda insanların akın ettiği, bir sürü piknik masası, atıştırmalık sosis tabakları ve pretzellerin olduğu bir açık hava barı. Oturunca kalkmak bilmeyeceğiniz bir ortamı. Adres: 424 Octavia St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-445-4556 Konum için tıklayın.

Absinthe Brasserie & Bar

Fotoğraf Kaynak: Facebook

Şehrin en dinamik yeme-içme bölgelerinden olan Hayes Valley’de, 1998 yılında açılmış olan ve bölgede yerini sağlamlaştırmış bir mekan. Şehrin en favori happy hour noktalarından biri olan brasserie-bar. Adres: 398 Hayes St, San Francisco, CA 94102 Tel: +1 415-551-1590 Konum için tıklayın.

Toronado

Fotoğraf Kaynak: Johan W / Foursquare

Lower Haight’taki Toronado en az 30 yıllık bir mekan. Bar köpek dostu, sadece nakit para geçiyor ve arkadaşlarınızla takılmak için ideal yer. Mekanda yemek servisi yok fakat barın hemen yanında bir sosisçi var. Adres: 547 Haight St, San Francisco, CA 94117 Tel: +1 415-863-2276 Konum için tıklayın.

Anina

Fotoğraf Kaynak: James Brown / Foursquare

Hayes Valley’deki Anina mahallenin rahat takılmalık barı. Özellikle açık havada takılmak için gerçekten eğlenceli bir ortamı ve arka bahçesi var. Happy Hour da bu bölümde gerçekleşiyor. Adres: 482 Hayes St, San Francisco, CA 94102 Konum için tıklayın.

Haight Ashbury Bölgesinde

The Alembic

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/alembicsf

Haight Ashbury Bölgesinde, karanlık, eski görünümlü bir bar. Gelenekselden orijinale değişen seçenekler sunuyor. Hafta sonları brunch’ı da oluyor. Adres: 1725 Haight St, San Francisco, CA 94117 Tel: +1 415-666-0822 Konum için tıklayın.

Chinatown Bölgesinde

Comstock Saloon

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ComstockSaloon

Comstock, Chinatown bölgesinde günün yorgunluğunu atabileceğiniz klasik bir bar. İçeri girdiğinizde 1920’lerin Jazz dolu yıllarına ışınlanmış gibi oluyorsunuz. Klasik seçeneklerden oluşan bir menüsü var. Adres: 155 Columbus Ave, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-617-0073 Konum için tıklayın.

Misson Bölgesinde

Trick Dog

Fotoğraf Kaynak: www.trickdogbar.com

Trick Dog, şehrin en popüler barlarından biri. Haftanın neredeyse her günü kalabalık. Hatta bu kalabalık bunaltıcı olabiliyor ama bizim gibi Arnavutköy barları sıkışıklığına alışkın İstanbullulara buradaki kalabalık çok da koymuyor. “Trick Dog” adlı hotdog’u ile ünlü. Adres: 3010 20th St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-471-2999 Konum için tıklayın.

True Laurel

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/truelaurelsf

Yemek öncesi veya sonrası aperitif almalık bir mekan. Bar yemekleri olarak da ızgara sebzeler, dip soslara batırıp yemelik kıtır ekmekler gibi seçenekler var. Son aylarda brunch servisi de vermeye başlamış. Adres: 753 Alabama St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-341-0020 Konum için tıklayın.

Zeitgeist

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ZeitgeistSF

Çakıl taşlarla dolu arka bahçesi ile kendinizi Berlin’in biergarten’lerinde gibi hissedebileceğiniz bir mekan. Uzun piknik masaları da bu atmosferi destekliyor. Adres: 199 Valencia St, San Francisco, CA 94103 Tel: +1 415-255-7505 Konum için tıklayın.

Southern Pacific Brewing

Fotoğraf Kaynak: www.southernpacificbrewing.com

Mission’daki, adını 1900’lerin başında Harrison Caddesi’nden geçen Güney Pasifik Demiryolu hattından alan bir birahane. Bizdeki bomontiada’ya benzeyen bir yer. Mekan da oldukça geniş çünkü burası on bin metrekarelik eski bir depo. Havanın güzel olduğu bir gün için ideal yerlerden. Adres: 620 Treat Ave, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-341-0152 Konum için tıklayın.

ABV

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ABVsf

Mission ve Castro arasında kalan ABV, popüler bir bar. Menüsünde ise peynir tabakları, paylaşımlık hamburgerler gibi seçenekler var. Rezervasyon kabul etmiyor. Adres: 3174 16th St, San Francisco, CA 94103 Tel: +1 415-294-1871 Konum için tıklayın.

El Techo

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ElTechoSF

Şehir manzarasının izlenebildiği, bol miktarda güneş ışığı, barında Latin Amerika sokak yemekleri bulabileceğiniz, Mission’un kalbinde bir rooftop barı. Mekanda happy hour’lar da oluyor. Adres: 2516 Mission St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-550-6970 Konum için tıklayın.

Monk’s Kettle

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/monks.kettle

Şehirdeki popüler birahanelerden biri. Köşe başını tutuyor olmasıyla da gelen geçen yerel halkı izlemek için ideal yerlerden biri. Yemek olarak da patates, hamburger gibi eşlikçileri bulabilirsiniz. Adres: 3141 16th St, San Francisco, CA 94103 Tel: +1 415-865-9523 Konum için tıklayın.

North Beach Bölgesinde

Vesuvio Cafe

Fotoğraf Kaynak: Mickey / Foursquare

Meşhur City Lights Kitabevi’nin hemen karşısında yer alan, İtalyan mimar Italo Zanolini tarafından tasarlanmış ve 1916’da tamamlanmış olan binada yer alan bu cafe-bar da North Beach bölgesinin ve Beat kuşağının simge mekanlarından. Adres: 255 Columbus Ave, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-362-3370 Konum için tıklayın.

15 Romolo

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/15Romolo

Binası tarihi olan 15 Romolo, eski ve ünlü The Basque Hotel and Restaurant’ın 20 sene önce bara çevrilmesiyle oluşturulmuş. Oldukça loş ve karanlık bir atmosferi var. Buraya gelmek için en iyi zaman, iş çıkışı Happy Hour saatleri. Adres: 15 Romolo Pl, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-398-1359 Konum için tıklayın.

Castro Bölgesinde

Hi Tops

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/hitopssf

Hi Tops, Castro’nun sport bar’ı. Yani bardaki devasa ekranlardan spor müsabakalarını izleyebildiğiniz bir yer. Ayrıca kızarmış tavuk, sandviç veya pretzel gibi bar atıştırmalıkları da bulabileceğiniz bir bar. Elbette San Francisco’nun en büyük Gay komünitesinin de sevdiği ve sıklıkla takıldığı mekanlardan biri. Adres: 2247 Market St, San Francisco, CA 94114 Tel: +1 415-551-2500 Konum için tıklayın.

Embarcadero Bölgesinde

Verjus

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/VerjusSF

Yüksek beyaz duvarları ve parlak kırmızı tavanı ile özel bir kulüp hissi veren mekan aslında bir şarap barı. Eşlikçi olarak da tahmin edebileceğiniz üzere İspanyol ve Fransız mutfağından seçenekler sunuyor. Pazartesi ve pazarları kapalı. Adres: 528 Washington St, San Francisco, CA 94111 Tel: +1 415-944-4600 Konum için tıklayın.

Fisherman’s Wharf Bölgesinde

The Interval at Long Now

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/LongNowInterval

San Francisco’nun en ilginç barlarından. San Francisco merkezli Fütürist bir dernek tarafından kurulmuş, Steampunk üslubunda dekore edilmiş, içinde kütüphane, cafe ve bar olan, büyük kavramların tartışıldığı bir bilim merkezi. Adres: Landmark Building A, 2 Marina Boulevard, San Francisco, CA 94123 Tel: +1 415-496-9187 Konum için tıklayın.

The Snug

Fotoğraf Kaynak: www.thesnugsf.com

Filmore tarafında, içeceğinizin yanına, poke bowl’lar, tavuk kanatları ve pita ekmekli humus gibi atıştırmalıklar bulabileceğiniz bir bar. Adres: 2301 Fillmore St, San Francisco, CA 94115 Tel: (415) 252-7966 Konum için tıklayın.

SoMa Bölgesinde

21st Amendment

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/21stAmendment

SoMa bölgesinde, haftanın yedi günü açık olan bir birahane. Hafta sonları saat 14’e kadar brunch servisleri var. Diğer günlerde ise taze hazırlanmış pub favorilerini bulabirsiniz. Adres: 563 2nd St, San Francisco, CA 94107 Tel: +1 415-369-0900 Konum için tıklayın.

Local Edition

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/localeditionsf

İçinde canlı caz alanı ve diğer akustik enstrümanlar için bir sahne olan nostaljik atmosferli bir bar. Mekan, Hearst Binası’nın bodrum katında bulunuyor. Bir şeyler yiyip içerken bir yandan da caz müzik dinleyebileceğiniz bir yer. Adres: 691 Market St, San Francisco, CA 94105 Tel: +1 415-795-1375 Konum için tıklayın.

Bloodhound

Fotoğraf Kaynak: www.bloodhoundsf.com

SoMa’da bulunan Bloodhound, San Francisco’nun 2. Dünya Savaşı temalı, rustik tarzdaki barlarından. Kuş sürüsü ile donatılmış tavanın altında, ahşap ağırlıklı bir dekoru var. Barda bilardo da oynanabiliyor. Adres: 1145 Folsom St, San Francisco, CA 94103 Tel:+1 415-863-2840 Konum için tıklayın.

Nob Hill Bölgesinde

Peacekeeper

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Peacekeeper-351746728780977

Nob Hill’deki cam tavanlı Peacekeeper, güzel günlerde içerisini bolca güneş ışığı ile dolduran atmosferi, şöminesi, bilardo masası ile ismi gibi huzurlu ve keyifli bir bar. Adres: 925 Bush St, San Francisco, CA 94109 Tel: +1 415-504-2502 Konum için tıklayın.

The post SAN FRANCISCO GECELERİNİN EN POPÜLER BARLARI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-barlari/feed/ 0
SAN FRANCISCO’DA NEREDE KALINIR https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-nerede-kalinir-oteller/ https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-nerede-kalinir-oteller/#comments Sat, 29 Feb 2020 16:06:45 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=61631 Malum San Francisco çok pahalı olunca en kritik konularından birisi San Francisco'da nerede kalınır oluyor. Veya gündüz sakin olan bir mahalle gece bir anda tekinsizleşebiliyor. O nedenle de San Francisco'da nerede kalınır konusunun sapını çöpünü sizin için ayıkladık.

The post SAN FRANCISCO’DA NEREDE KALINIR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Arkadaşlar en kritik konularından birisi San Francisco’da nerede kalınır. Malum San Francisco çok pahalı, taksisiz, mümkün olduğunca yürüyerek ya da bisikletle gezebileceğiniz konumlar seçmek bütçede dev fark yaratıyor. Diğer Amerikan şehirlerine kıyasla gelişmiş bir toplu taşıma ağı var ama gelmeyen otobüsleri ile ünlü. Toplu taşıma haritasını buradan inceleyebilirsiniz.

Ayrıca bazı mahalleler gündüz gayet iyiyken, akşamları huzursuz edici insanlarla terk edilebiliyor. İnsanlar sabah uyandıklarında arabalarının camlarının kırılmış olması gibi durumlarla karşılaşabiliyorlar. San Francisco için tehlikeli diyemeyiz ama kör göze de parmak sokmamak lazım. Gelenleri şok eden bir diğer konu da şehirdeki evsiz ve akıl sağlığı yerinde olmayan kişi sayısı. Burada iyi bakıldıkları için başka şehirlerden toplayıp buraya getirdikleri söyleniyor. İnsanlar genelde varlıklarından rahatsız oluyorlar ama asıl risk altında olanların olduğunu da lütfen unutmayın.

Enteresandır ki San Francisco’nun sahil şeridi pek gelişmemiş ve tercih edilmiyor. Genelde atıl kalmış, endüstriyel alanlar. Buraları da yavaş yavaş dönüşüme girdi ama daha henüz oturmadı.

Bunlar gibi noktaları göz önünde bulundurarak size San Francisco’da kalınacak en iyi bölgeler ve buralardaki en iyi otelleri toparladık.

San Francisco Gezinizi Böyle Planlayın

– San Francisco’da ne yapılır, neleri kaçırmamak lazım derseniz, sizi San Francisco Gezi Rehberi‘mize alalım.
– San Francisco’da ne yenir, nerede yenir için de San Francisco Restoranları‘na bekleriz.

San Francisco’da Nerede Kalınır


Her mahallenin kendine özgü bir karakteri ve tarih var. San Francisco’da Gezilecek Yerler rehberimizden bunları okumalısınız. Kalacağınız mahalleyi seçerken bu çok önemli olacak. Hızlıca mahallelerin avantaj ve dezavantajlarına bakacak olursak:

En İyi Mahalleler

Haight-Ashbury: “Aşk Yazı”nın yıldızı, şehrin hippi akımının dinamosu Haight-Ashbury San Francisco’nun en karakterli mahallelerinden ve mimari olarak da en hoş yerlerinden. Ufak butikler, tatlı kafeler ve Victorian denilen tarzda evler var. Golden Gate Park’ına yakınlığı da bonus. Ama ot kokusu ile barışık olmanız lazım. Kaliforniya’da esrar yasal ve sosyal olarak kabul görüş bir konu. Sigara içmek çok daha büyük bir tabu desek yalan olmaz.

Haight-Ashbury otellerini incelemek için tıklayın.

Nob Hill: Merkezi yerler arasındaki en nezih mahalle. Hatta yereller “Snob Hill” diye isim bile takmışlar. Haliyle şehrin en şık otel ve restoranları burada. Eğer bütçe kısıtlamanız yoksa düşünebilirsiniz. Tek dezavantajı çok yokuşlu oluşu.

Nob Hill otellerini incelemek için tıklayın.

Union Square: Şehrin en turistik yeri olan Union Square haliyle çok merkezi. Birçok turistik yere yakın ve toplu taşıma bağlantısı çok iyi. San Francisco’ya iş için gelen konaklamak için genelde Financial District’e yakınlığı sebebiyle tercih ediyor. Ama özgün bir San Francisco deneyimi için doğru yer değil.

Union Square otellerini incelemek için tıklayın.

Hayes Valley: Yine kafeler ve butiklerle dolu olan bir semt Hayes Valley şehrin en hoş semtlerinen. Bir yandan canlı, bir yandan da Union Meydanı gibi turistik değil. Buradan yürüyerek kolayca birkaç anahtar noktaya ulaşmak mümkün.

Hayes Valley otellerini incelemek için tıklayın.

İkinci Sırada Önerdiğimiz Mahalleler

SoMa: Yani South of Market hemen downtown’un bitişiğindeki konumu ile kalmak için tercih edilen yerlerden. Eskiden endrüstriyel binalar teknoloji firmalarının gelmesi ile mahalle dönüşmüş. Bir sürü trendi, inovatif restoran var. Toplu taşıma da elverişli; bolca otobüs geçiyor. Böylece BART denilen raylı taşıma sistemine geçiş de kolay. Ama biraz soğuk ve karaktersiz bir semt.  İçinden otoyol geçiyor. Ancak haritadan çok çaktırmasa da oldukça büyük bir alan, kendi içinde alt mahallelere ayrılır. 3rd Street ve Embarcadero arası en düzgün yeri ama genel bir prensip olarak 5th Street’in doğusu iyi diye düşünebilirsiniz. Bazı mahalleleri iyi, bazıları değil. Önerdiğimiz oteller iyi taraflarındakiler.

SoMa otellerini incelemek için tıklayın.

Castro: Şehrin LGBTİ+ merkezi olan Castro aynı zamanda gece hayatına yakın olmak isteyenler için en eğlenceli seçenek (tabi eğer homofobik değilseniz). Şehrin hem metaforik, hem de kelime anlamıyla en renkli yeri.  Diğer bir güzeliği de Dolores Park’a yakınlığı.

Castro otellerini incelemek için tıklayın.

North Beach – San Francisco’nun küçük İtalyası.

North Beach otellerini incelemek için tıklayın.

Chinatown – San Francisco’nun Çin mahallesi. Çin’in dışındaki en büyük Çin yerleşimi.

Chinatown otellerini incelemek için tıklayın.

Tercih Etmediğimiz Mahalleler

– Merkezi olmayan hiç bir mahalleyi önermiyoruz. Golden Gate Köprüsü’nü görüyor ya da plaja yakın gibi hatalara düşmeyin. Git gelle kaybettiğiniz zamana değmez. Uygun fiyatlı diye de aldanmayın, onun parası yollarda hayli hayli çıkar.

Merkezi olup da önermeyeceğimiz yerler de var:
– Tenderloin. Bir nevi Beyoğlu’nun arka sokakları gibi düşünebilirsiniz. Madde bağımlıları ve evsizlere destek üniteler & klinikler daha çok buralarda olduğu için bazı insanlar burada konaklamayı tercih etmeyebiliyor.

– Mission da her ne kadar yerellerin yolunu düşürdüğü, sevdiği ve  San Francisco’ya giden herkesin yolunu düşürmesini önereceğim bir mahalle olsa da konaklamak için herkese göre değil çünkü Tenderloin ile aynı dezavantajlara sahip. Mission teknoloji şirketlerinin gelişi ile hızlıca dönüşüyor, o yüzden Tenderloin kadar sıkıntılı değil.

San Francisco Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. Stanyan Park Hotel
  2. The Laurel Inn
  3. The Willows
  4. The Ritz-Carlton, San Francisco
  5. Fairmont San Francisco
  6. Four Seasons Hotel San Francisco at Embarcadero
  7. Omni San Francisco Hotel
  8. Le Meridien San Francisco
  9. Orchard Hotel
  10. Golden Gate Hotel
  11. FOUND Hotel San Francisco
  12. San Francisco Proper Hotel
  13. Phoenix Hotel
  14. Parker Guest House
  15. Beck’s Motor Lodge
  16. Nineteen 06
  17. Columbus Inn
  18. San Remo Hotel
  19. Green Tortoise Hostel San Francisco
  20. Club Donatello
  21. Orchard Garden Hotel
  22. SW Hotel
  23. Four Seasons Hotel San Francisco
  24. The Clancy, Autograph Collection

Haight-Ashbury Otelleri

Stanyan Park Hotel $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Haight Caddesi üzerinde, Viktorya dönemi tarzında bir binada olan ve yine Viktorya dönemi tarzı bir dekorasyona sahip olan Stanyan Park Hotel, San Francisco Ulusal Tarihi Yapılar Listesi’nde yer alan bir otel. Ücretsiz Wi-Fi erişimli, mutfaklı, tv ve minibarlı odaları bulunan otelde, her gün açık büfe kahvaltı servis ediliyor. Hafta içi akşamüstü de çayı servisi var. Otelin ücretli havalimanı servisi bulunuyor. Otelin kendine ait otoparkı yok ama yol üzeri park seçenekleriniz var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Viktorya dönemi tarzında bir bina
🏊 Havuzu yok.

Laurel Inn, a Joie de Vivre Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Laurel Inn, a Joie de Vivre Hotel de tam olarak Haight-Ashbury üzerinde olmasa da ona yakın olan Pacific District’te yer alan üç yıldızlı bir otel seçeneği. Otel evcil hayvan dostu. Odalarda ücretsiz Wi-Fi erişimi, tv, klima, kahve makinası, minibar var. Otelde ücretsiz çay-kahve servisi, restoran, fitness olanakları mevcut. Kahvaltı ücretlere dahil. Otelin ücretli kendi otoparkı var. Havalimanı transfer hizmeti yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

🚙 Otopark var.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🏊 Havuzu yok.

The Willows Inn $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Yine Haight-Ashbury üzerinde olmasa da ona yakın olan bir otel olan Willows Inn, oda kahvaltı veren bir otel. Otelde WiFi erişimi ücretsiz. Her sabah ücretsiz kontinental kahvaltı servis ediliyor. Odalarda banyo yok ortak kullanımlı banyo var. Ücretli havalimanı servisi ve yakın bir yerde umumi ücretli otopark var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Oda-kahvaltı
🏊 Havuzu yok.

Nob Hill Otelleri

The Ritz-Carlton $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Beş yıldızlı The Ritz-Carlton, Nob Hill’in en lüks oteli. Union Meydanı’na 10 dakikalık yürüme mesafesindeki otel, restoranları, sunduğu spa ve fitness hizmeti, açık büfe kahvaltısı ile her türlü lüks ihtiyacını karşılıyor. Otelin açık büfe kahvaltısı ücrete tabi. Odalarında tv, küvetli banyo, minibar, klima, çay-kahve makinası ve ücretli WiFi mevcut. Otelin ücreti otoparkı da var. Otele evcil hayvan kabul edilmiyor ve havalimanı transferi bulunmuyor. Oteli incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

🚙 Ücretli otopark
🍳 Ücretli açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Teraslı
🏊 Havuzu yok.

Fairmont San Francisco $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

San Francisco Uluslararası Havaalanı araçla 20 dakika, Golden Gate Köprüsü’ne 6 kilometre, Nob Hill’de konumlanmış, Golden Gate Köprüsü, Alcatraz, Coit Tower ve Financial District’in panoramik manzaralarını bulacağınız beş yıldızlı Fairmont San Francisco’da tam teşekküllü spor salonu ve spanın yanı sıra 3 restoran bulunuyor. Wifi ücretli. Kahvaltıda açık büfe kontinental kahvaltı sunuluyor. Otele evcil hayvan kabul ediliyor. Ek ücret karşılığında transfer hizmeti de var. Oteli incelemek için ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

🚙 Ücretli otopark
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Golden Gate Köprüsü manzaralı
🏊 Havuzu yok.

Financial District Otelleri

Four Seasons Hotel San Francisco at Embarcadero $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

San Francisco’nun nefes kesen manzarasına sahip 5 yıldızlı bir otel. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri için hizmet veren bir brasserie’ye, 24 saat açık bir fitness merkezine sahip otele evcil hayvan kabul ediliyor. Odalarda, Wi-Fi erişimli, klima, tv, minibar, kahve makinası bulunuyor. Havalimanı transfer hizmeti yok. Otelin kendine ait ücretli otoparkı var. Oteli incelemek için ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

🚙 Ücretli otopark
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Şehir manzaralı
🏊 Havuzu yok.

Omni San Francisco $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kaliforniya Caddesi ve Montgomery Caddesi’nin kesişimindeki Omni San Francisco da şehirdeki 4 yıldızlı seçeneklerden. Odalarda WiFi, klima, minibar, kahve makinası ve tv mevcut. Otelde kahvaltının servis edildiği bir cafe, fitness merkezi, alakart restoran var. Kahvaltı açık büfe ve ücrete tabi. Otele evcil hayvan kabul ediliyor. Ek ücret karşılığında transfer hizmeti de var. Otelin kendine ait park ücretli yeri de var.  Oteli incelemek için ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

🚙 Ücretli otopark
🍳 Ücretli açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Şehir manzaralı
🏊 Havuzu yok.

Le Meridien San Francisco $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Financial District’teki uygun fiyatlı otel seçeneklerinden olan Le Meridien, dört yıldızlı bir konaklama seçeneği. Otelde, WiFi erişimi, fitness merkezi, restoran, bar bulunuyor. Açık büfe kahvaltı fiyatlara dahil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Havalimanı transferi bulunmuyor. Otelin kendi otoparkı var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

🚙 Ücretsiz otopark
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Şehir manzaralı
🏊 Havuzu yok.

Union Square Otelleri

Orchard Hotel $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Union Square’e yakın dört yıldızlı bir butik olan The Orchard Hotel, içinde geleneksel dekora sahip geniş odaları, bir restoranı, fitness odası, ücretsiz WiFi olan bir konaklama seçeneği. Odalarında, minibar, tv, klima, kahve makinası mevcut. Kahvaltı fiyatlara dahil. Otelin kendi otoparkı yok fakat ona yakın bir yerde anlaşmalı olduğu ücretli bir otopark var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Ek ücret karşılığında havalimanı transfer servisi bulunuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

🚙 Otoparkı yok.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Butik otel.
🏊 Havuzu yok.

Golden Gate Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Golden Gate Hotel, Union bölgesinde mütevazi, üç yıldızlı bir otel. Tesiste her gün kontinental kahvaltı ve ücretsiz ikindi çayı sunuluyor. Kimi odalar ortak banyolu kimileri özel banyolu. Ayrıca, odaları bahçe veya şehir manzaralı. Otel evcil hayvan dostu. Otel genelinde ücretsiz Wi-Fi erişimi bulunuyor. Havalimanı transfer hizmeti yok. Otelin kendi otoparkı da yok fakat yakınlarında ücretli otopark var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Bahçe veya şehir manzaralı odalar
🏊 Havuzu yok.

FOUND Hotel San Francisco $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

FOUND Hotel San Francisco, Union meydanına yakın, hostel tipi yatakhaneleri de olan uygun fiyatlı bir otel. Yatakhanelerinki dahil tüm odalar özel banyolu. Otelde kahvaltı servisi bulunmuyor. Tüm odaları klimalı ve televizyonlu. Yalnız gezginler için uygun. Otelde WiFi erişimi ücretsiz. Otoparkı ve havalimanı transfer servisi yok. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

🚙 Otoparkı yok.
🍳 Kahvaltı servisi yok.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Hostel tipi yatakhane mevcut.
🏊 Havuzu yok.

Hayes Valley Otelleri

San Francisco Proper Hotel, a Member of Design Hotels $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

San Francisco Proper Hotel, a Member of Design Hotels, tarihi Flatiron binasında yer alan dört yıldızlıf bir tasarım oteli. Ücretsiz WiFi erişimine sahip otelde, her oda ayrı tasarıma sahip. Her odada minibar, saç kurutma makinesi, klima bulunyor. Ek ücret karşılığında masaj hizmetleri de sağlanıyor. Fiyatlara kahvaltı dahil değil. Otel, evcil hayvan dostu. Otelin kendi otoparkı yok fakat yakınlarda park yeri var. Otelin kendi fitness alanı ve restoranı da bulunuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Ücretli kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Tasarım oteli
🏊 Havuzu yok.

Phoenix Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Otelde, ücretsiz otopark, açık yüzme havuzu ve her odada tv, saç kurutma makinası, çalışma masası ve ücretsiz Wi-Fi bulunuyor. Odaları bahçe manzaralı. Otelin kahvaltı servisi yok. Evcil hayvan kabul ediliyor. Havalimanı servisi bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

🚙 Ücretsiz otopark
🍳 Kahvaltı servisi yok.
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Bahçe manzaralı
🏊 Havuzu var.

Castro Otelleri

Parker Guest House $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Castro bölgesindeki Parker Guest House, bahçeli ve özel otoparkı olan, 3 yıldızlı bir otel. Odalarda, WiFi, saç kurutma makinası, tv bulunuyor. Her sabah ücretsiz kontinental kahvaltı servisi oluyor. Otelin bir de güneşlenme terası var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelde rezervasyona tabi olarak özel park yeri mevcut. Havalimanı transfer hizmeti yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

🚙 Ücretli otopark.
🍳 Ücretsiz açık büfe kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Teraslı
🏊 Havuzu yok.

Beck’s Motor Lodge $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Beck’s Motor Lodge, Castro Bölgesi’nde yer alan üç yıldızlı bir motel. Motelde, WiFi erişimi ve otopark ücretsiz. Odalarında, küçük buzdolabı, tv, klima, kahve makinası mevcut. Motelde geniş bir güneşlenme terası vardır. Motel bünyesinde çamaşır yıkama olanakları da sağlanmaktadır. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Kahvaltı servisi yok ve havalimanı transfer hizmeti yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

🚙 Ücretsiz otopark
🍳 Kahvaltı yok.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Güneşlenme terası var.
🏊 Havuzu yok.

Nineteen 06 $

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/1906mission

Aynı bölgede yer alan, oda ve kahvaltı hizmet sunan uygun fiyatlı bir işletme. Ortak alanda ücretsiz WiFi erişimi mevcut. Her odada tv ve klima bulunuyor. Banyolar ortak. Ortak banyolarda saç kurutma makinesi ve ücretsiz banyo malzemeleri var. Kahvaltı ücrete tabi. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Havalimanı transfer hizmeti ve otopark yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Ücretli kahvaltı
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Oda-kahvaltı
🏊 Havuzu yok.

North Beach Otelleri

Columbus Inn $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Columbus Inn, üç yıldızlı bir otel seçeneği. Odaların her birinde klima, tv, kahve makinesi, küvetli banyo bulunuyor. Otelin ücretsiz kapalı otoparkı var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Havalimanı transfer hizmeti yok. Otelin kahvaltı servisi de bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

🚙 Ücretsiz otopark var.
🍳 Kahvaltı yok.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Üç yıldızlı otel.
🏊 Havuzu yok.

San Remo Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

San Remo Hotel, bölgedeki iki yıldızlı bir otel seçeneği. Odaları antikalarla donatılmış. Otelde, ücretsiz Wi-Fi erişimi var. Tüm katlarda ortak banyo bulunuyor. Otelin Fior d’Italia 1800’lü yıllardan kalma bir İtalyan restoranı var. Otelin kendi otoparkı yok fakat yakınlarda ücretli otopark var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin kahvaltı servisi de bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Kahvaltı yok.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 İki yıldızlı otel.
🏊 Havuzu yok.

Green Tortoise Hostel $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Green Tortoise Hostels San Francisco, North Beach’in Little Italy semtinde yer alan uygun fiyatlı bir hostel. Tesiste Wi-Fi erişimi ücretsiz. Tüm konaklama birimleri yatakhane şeklinde. Hostelde, langırt ve bilardo oynanabilen büyük salon ve ortak mutfak da bulunuyor. Her sabah yumurta, yulaf ezmesi, simit, taze meyve suyundan oluşan ücretsiz bir kahvaltı servis ediliyor. Gün boyu ücretsiz çay ve kahve servisi de var. Pazartesi, çarşamba ve cuma günleri ücretsiz akşam yemeği sunuluyor. Ek ücret karşılığında havaalanına dönmek için havaalanı servisi var. Otoparkı yok fakat yakınlarda ücretli otopark var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Kahvaltı dahil.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Hostel
🏊 Havuzu yok.

Chinatown Otelleri

Club Donatello $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Chinatown’daki Club Donatello, ücretsiz WiFi erişimine sahip geniş odalar, İtalyan restoranı, fitness salonu, teras ve saunaya sahip 4 yıldızlı bir otel. Odalarında, klima, tv, minibar, saç kurutma makinası mevcut. Teras katındaki bar, şehrin panoramik manzarasına sahip. Kahvaltı fiyatlara dahil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Havalimanı transferi ve otoparkı yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Kahvaltı dahil.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Teraslı ve manzaralı
🏊 Havuzu yok.

Orchard Garden Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Chinatown’daki Orchard Garden Hotel, dört yıldızlı ekolojik bir konaklama seçeneği. Fitness merkezi ve terası da olan otelde, WiFi ücretsiz. Odalarda organik banyo malzemeleri, tv, klima, minibar, saç kurutma makinası var. Otelin içindeki restoran, yine organik malzemelerden Amerikan mutfağı seçenekleri sunuyor. Fiyatlara kahvaltı dahil. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Otelin ücretli havalimanı servisi de var. Kendi otoparkı yok fakat yakın bir yerde uygun fiyatlı bir otopark var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 21 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Kahvaltı dahil.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Dört yıldızlı otel
🏊 Havuzu yok.

SW Hotel $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Çin Mahallesi ve North Beach mahalleleri arasında kalan SW hotel, odalarda ücretsiz Wi-Fi erişimi sunan, günlük kontinental kahvaltı servis eden uygun fiyatlı bir otel seçeneği. Otelde her sabah ücretsiz çay ve kahve servisi de yapılıyor. Otelin ücretli havalimanı servisi bulunuyor. Otelin kendine ait otoparkı yok ama yakın park yeri seçenekleriniz var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 22 numara.

🚙 Otopark yok.
🍳 Kahvaltı dahil.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Üç yıldızlı otel
🏊 Havuzu yok.

SoMa Otelleri

Four Seasons Hotel San Francisco $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Four Seasons San Francisco, spa alanı,fitness merkezi, yetişkinler için kapalı havuzu ve restoranı ile San Francisco’nun en lüks otellerinden biri. Bazı odaları San Francisco manzaralı. Tüm odalarında klima, tv, minibar, kahve makinası var. Evcil hayvan kabul ediliyor. Otelin havalimanı transfer hizmeti yok fakat ücretli otoparkı var. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 23 numara.

🚙 Ücretli otopark
🍳 Kahvaltı dahil.
🐩 Evcil havyan kabul ediliyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Şehir manzaralı
🏊 Havuzu var.

The Clancy, Autograph Collection $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

The Clancy, Autograph Collection da SoMa bölgesindeki nispeten uygun fiyatlı otellerden. İçinde bir restoran, bar, fitness merkezi var. Ücretsiz WiFi sunan otelde ücretli kahvaltı servisi var. Ses yalıtımlı odalarında tv, klima, minibar var. Kimi odaları şehri manzaralı. Otelin kendine ait ücretli otoparkı var. Evcil hayvan kabul edilmiyor. Havalimanı transfer servisi yok. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 24 numara.
🚙 Ücretli otopark.
🍳 Kahvaltı dahil değil.
🐩 Evcil havyan kabul edilmiyor.
🚌 Toplu taşımaya yakın.
📍 Merkezi
🌃 Şehir manzaralı
🏊 Havuzu yok.

San Francisco’daki Tüm Otelleri Görmek İçin Tıklayın.

The post SAN FRANCISCO’DA NEREDE KALINIR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-nerede-kalinir-oteller/feed/ 4
SAN FRANCISCO’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco/ https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco/#comments Tue, 18 Feb 2020 00:36:44 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=56900 Her gidişimde San Francisco'nun ününü hep anlamsız şişirilmiş bulmuştum. Pek de bir olayı olmayan, gökdelenli, dev bloklardan oluşan herhangi bir Amerika şehriydi işte. Bu muydu uğruna şarkılar yazılan, dünyada inovasyonun kalbi olduğu söylenen yer? Kuvvetle muhtemel gittiğinizde siz de çok farklı hissetmeyeceksiniz. Ancak son gidişimizde şehrin görünmez perdesi aralandı ve bambaşka bir San Francisco'ya tanıklık ettik. Bu yazıda sizin için de perdeyi aralıyoruz.

The post SAN FRANCISCO’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Üniversiteyi Amerika’da okudum. 2-3 kez San Francisco’ya gitmiş ve her seferinde San Francisco’nun ününü gereksiz şişirilmiş bulmuştum. Bir turist gözüyle güzel havası dışında pek de bir olayı olmayan, gökdelenli, dev bloklardan oluşan herhangi bir Amerika şehriydi işte. Bu muydu uğruna şarkılar yazılan, dünyada inovasyonun kalbi olduğu söylenen yer?

Kuvvetle muhtemel gittiğinizde siz de çok farklı hissetmeyeceksiniz. Burning Man vesilesi ile yolumuz düşmese, biz de muhtemelen tekrar gitmezdik. Ancak bu 3. gidişimizde inanılmaz bir şey oldu ve şehrin görünmez perdesi aralandı. Bambaşka bir San Francisco’ya tanıklık ettik.

Meğer bu şehrin kodunu kırmak için buradaki teknoloji çevrelerinden başarılı bir arkadaşınızın olması gerekiyormuş. Bu gidişimizde Bilgehan’ın ODTÜ’den bir arkadaşının evinde kaldık ve onun çevresi ile tanıştık. Kendisi Udemy‘nin kurucu ortaklarından. Sayesinde bizim için inanılmaz kafa açıcı ve ilham verici bir gezi oldu.

Buradaki iş adamları artık Maslow’un piramidinin o kadar yukarılarında dans ediyorlar ki, kimsenin artık para kazanmak için iş yaptığı yok. Herkes dünyayı değiştirecek sonraki büyük şeyi bulma kafasında (ve tabii egosunda). Gerçekten uçuyorlar. Hayallerde sınır ya da imkansız diye bir şey yok, bir fikir dünya için pivotsal nitelikte ve arkasındaki ekip parlak olsun yeter. Her türlü kaynak bir şekilde yaratılıyor. Burada yaşamıyor ama Elon Musk bahsettiğimiz tip insanları anlatmak için iyi bir örnek.

AirBnB, Google, Facebook, Pinterest, Whatsapp gibi birçok “game changer” şirket de zaten burada.

İnsanlar resme bu kadar yukarıdan bakınca tahmin ederseniz ki kim ne giymiş, kiminle ne yapmış gibi şeyler aşırı önemsiz detaylar kalıyor. O yüzden insanlar çok özgürler. Toplumsal baskı yok ama o büyük fikri yapan kişi olmak için insanların kendi içinden gelen büyük bir baskı var. Burayı anlatan çok komik bir dizi var Silicon Valley diye. İzlemediyseniz şiddetle tavsiyemiz olur.

Bununla birlikte beyinler işten fazlasıyla yandığı için kafayı boşaltmak için birçok araç var. Yoganın bin türü, enerji koçları, şifacılar, esctatic danslar, saykodelikler, şunlar bunlar. Dünyadaki başka hiçbir yere benzemiyor ama turist olarak gezerken bunu pek fark edemiyorsunuz. Özetle, burayı takdir etmek için turist değil, yerel olmak lazım. Hatta yerel olmak da yetmez, inovasyon camiasından olmak lazım çünkü bu şehrin cazibesi ne çehresinde, ne de mekanlarında, ne de gezilecek yerlerinde. Her şey şehrin büyülü kültürel kodunda gizli.

Son yüz yılın en büyük devrimlerinin buradan çıkması tesadüf değil. Siyahi özgürlük hareketi Black Panthers, Summer of love (çiçek çocuklar), teknoloji devrimleri, hepsi burada fitillenip dünyaya yayılmış. NY ile birlikte LGBTİ+ özgürlük hareketin en önemli beşiklerinden biri olmuş. Statükoyu bozmak bu şehrin DNA’sında var.

Biz elbette bu yazımızda bu şehrin gezilecek yerlerini ve klasik turistik aktiviteleri listeledik ama dediğimiz gibi San Francisco turist olarak anlaşılabilecek bir yer pek değil. Gitmeden San Francisco’dan inovasyon (sosyal/ teknolojik vs… fark etmez) çevrelerinden birisi ile arkadaş olun demek de makul bir öneri değil. O yüzden elimizdeki yakın şey onların takıldığı gibi eksantrik mekanlara gitmek ve belki bir iki teknoloji şirketi kampüsü görmek. Aşağıdaki SFO Ruhu bölümünde ilgili önerilerimizi bulacaksınız. Yine de söylemek lazım ki bunlar da içgörü sağlamakta oldukça yetersiz kalacaktır.

San Francisco Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

San Francisco’ya Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

San Francisco ile Türkiye arasında 10 saatlik bir zaman farkı var. O yüzden sizi uzun bir yolculuğun beklediğini önceden söyleyelim. Türkiye’den, San Francisco Uluslararası Havalimanı’na THY’nin direkt uçuşları mevcut. Aktarmalı uçarak ulaşımı daha uygun fiyata getirebilirsiniz. Örneğin daha uygunsa önce Los Angeles’a veya New York’a uçup iç hatlardan San Francisco’ya geçebileceğiniz avantajlı biletleri takip edin.

– San Francisco Uluslararası Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.

Havalimanından şehre ulaşım için de UBER ya da Lyft markalarının transfer araçlarını tercih edebilir veya gitmeden önce online olarak taksinizi rezerve edebilirsiniz. Havaalanı taksinizi online rezerve etmek için tıklayın.


San Francisco’nun Hangi Bölgesinde Konaklamalı

Haight-Ashbury: San Francisco’nun en karakterli mahallelerinden ve mimari olarak da en hoş yerlerinden. Ufak butikler, tatlı kafeler ve Victorian denilen tarzda evler var. Golden Gate Park’ına yakınlığı da bonus.

Haight-Ashbury otellerini incelemek için tıklayın.

Nob Hill: Merkezi yerler arasındaki en nezih mahalle. Haliyle şehrin en şık otel ve restoranları burada. Eğer bütçe kısıtlamanız yoksa düşünebilirsiniz. Tek dezavantajı çok yokuşlu oluşu.

Nob Hill otellerini incelemek için tıklayın.

Union Square: Şehrin en turistik yeri olan Union Square haliyle çok merkezi. Birçok turistik yere yakın ve toplu taşıma bağlantısı çok iyi.

Union Square otellerini incelemek için tıklayın.

Hayes Valley: Yine kafeler ve butiklerle dolu olan bir semt Hayes Valley şehrin en hoş semtlerinen. Bir yandan canlı, bir yandan da Union Meydanı gibi turistik değil.

Hayes Valley otellerini incelemek için tıklayın.


San Francisco’da Seçtiğimiz Oteller & Evler

En kritik konularından birisi San Francisco’da nerede kalınır. Malum San Francisco çok pahalı, taksisiz, mümkün olduğunca yürüyerek ya da bisikletle gezebileceğiniz konumlar seçmek bütçede dev fark yaratıyor. Ayrıca bazı mahalleler gündüz gayet iyiyken, akşamları huzursuz edici insanlarla terk edilebiliyor. İnsanlar sabah uyandıklarında arabalarının camlarının kırılmış olması gibi durumlarla karşılaşabiliyorlar. Biz de sizlere güvendiğimiz bölgelerden birkaç öneri getiriyoruz.

Four Seasons Hotel Embarcadero $$$

San Francisco’nun nefes kesen manzarasına sahip 5 yıldızlı bir otel. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri için hizmet veren bir brasserie’ye, 24 saat açık bir fitness merkezine sahip otele evcil hayvan kabul ediliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Omni San Francisco $$

Omni San Francisco da şehirdeki 4 yıldızlı seçeneklerden. Odalarda WiFi, klima, minibar, kahve makinası ve tv mevcut. Kahvaltı açık büfe ve ücrete tabi. Otele evcil hayvan kabul ediliyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Orchard Hotel $$

Union Square’e yakın dört yıldızlı bir butik olan The Orchard Hotel, içinde geleneksel dekora sahip geniş odaları, bir restoranı, fitness odası, ücretsiz WiFi olan bir konaklama seçeneği. Odalarında, minibar, tv, klima, kahve makinası mevcut. Kahvaltı fiyatlara dahil. İncelemek için TIKLAYIN.

Club Donatello $

Chinatown’daki Club Donatello, ücretsiz WiFi erişimine sahip geniş odalar, İtalyan restoranı, fitness salonu, teras ve saunaya sahip 4 yıldızlı bir otel. Odalarında, klima, tv, minibar, saç kurutma makinası mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan San Francisco’daki tüm otelleri ve kiralık evleri inceleyebilirsiniz.

– San Francisco’daki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Fiyat karşılaştırmalarını kişi başı maliyetlere göre yapıyoruz. Özellikle evlerde çok kişi konaklama yapılabileceği için ev kiralamak daha avantajlı oluyor. Ayrıca daha fazla San Francisco oteli önerisi için SAN FRANCİSCO’DA NEREDE KALINIR yazımız da var. Şimdiden harika bir tatil diliyoruz.


5 Dolar Hediyeli eSIM İle Uygun Fiyatlı İnternet

Kim Amerika gibi bir destinasyona gidip sürekli wifi aramak veya bir türlü çekmeyen internet bağlantıları ile uğraşmak ister ki? Buna bir de cep yakan yurt dışı tarifelerini ve SIM kart takıp çıkarma konusunu ekleyelim. Bu devirde arık kimse! Tüm bunlarla uğraşmak yerine eSIM sağlayıcısı olan Roamless sayesinde internet konusunu hem ekonomik hem de kolay şekilde çözebilirsiniz. Yapmanız gereken şey sadece tek seferliğine telefonunuza yüklemek. Böylelikle sonraki tüm seyahatlerinide aynı meşakkatli süreçleri yaşamadan eSIM’inizi kullanmaya devam ediyorsunuz. Sabit tarifeler olmadığı için ihtiyacınız olan GB kadar kredi yüklüyorsunuz. Son kullanma tarihi olmadan 180’den fazla ülke içinde istediğiniz zaman harcıyorsunuz.

Roamless’ta fiyatlandırmalar da özellikle diğer internet sağlayıcılarına göre fazlasıyla da uygun. Ek olarak BIZEVDEYOKUZ kodunu kullanırsanız, 5$ değerindeki krediyi de ücretsiz şekilde kazanarak 2 GB’tan fazla internetin keyfini çıkarabiliyorsunuz. Amerika’daki Roamless fırsatlarını incelemek için TIKLAYIN.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

San Francisco’da araç bir lüks değil bir gereklilik. Eğer şehir içinden ayrılmayacaksanız tramvay ile idare edebilirsiniz ancak şehrin çevresini de plana dahil etmek olmazsa olmazlardan olduğundan bizce kesinlikle araç kiralayın. Yoksa çok şey kaçırırsınız. San Francisco’dan uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

San Francisco’da Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Golden Gate Köprüsü
  2. Marshall’s Beach
  3. Baker Beach
  4. Battery Spencer
  5. Fisherman’s Wharf
  6. Pier 39
  7. North Beach
  8. City Lights Booksellers & Publishers
  9. Sentinel Building
  10. Transamerica Piramidi
  11. Washington Square
  12. Coit Kulesi
  13. Lombard Street
  14. Embarcadero
  15. Ferry Building
  16. Exploratorium
  17. Aquarium of the Bay
  18. Filbert Steps
  19. Chinatown
  20. Union Square
  21. San Francisco Modern Sanatlar Müzesi
  22. Maiden Lane
  23. Mission District
  24. Dolores Park
  25. The Castro Theatre
  26. Haight-Ashbury
  27. The Painted Ladies
  28. Golden Gate Park
  29. Japanese Tea Garden
  30. Alcatraz Adası
  31. Twin Peaks
  32. Ocean Beach
  33. Sausalito

Yeme-İçme

  1. Crab House at Pier 39
  2. Bubba Gump Shrimp Co.
  3. Golden Boy Pizza
  4. Tony’s Pizza Napoletana
  5. Stella Pastry
  6. Liguria Bakery
  7. Caffe Trieste
  8. Mama’s
  9. Golden Gate Bakery
  10. Mister Jiu’s
  11. Chong Qing Xiao Mian
  12. Good Mong Kok Bakery
  13. Mr. Holmes Bakehouse
  14. Bourbon & Branch
  15. La Taqueria
  16. Taqueria Cancun
  17. Taquería El Farolito
  18. Dumpling Time

1. Gün: Klasik Turist Durakları

1. Golden Gate Köprüsü’nden Başlayın

Bir zamanlar Full House dizisinin jeneriğinde göre göre evimizin manzarası gibi kanıksadığımız, bizim de üstü açık kırmızı bir arabamız olsa da üzerinden saçlarımızı dalgalandırarak geçsek dediğimiz köprü, San Francisco’yu Kaliforniya’nın kuzey yerleşimlerine bağlayan Golden Gate. 1933 yılında, Mühendis Joseph Baerman Strauss yönetiminde başlayan inşaatı 4 yıl sürmüş olan Art-Deco stilindeki köprü, 1964’e kadar da “Dünya’nın en uzun asma köprüsü”ymüş ama 1964 yılında New York’taki Verrazano-Narrows köprüsü bu ünvana konmuş.

San Francisco’nun en çok turist çeken noktası olduğu için belli bir saatten sonra çok kalabalık oluyor. Fotoğraflarınıza insan kafaları girsin istemiyorsanız, sabahın erken saatlerinde burada olmaya bakın.

Golden Gate Köprüsü’ne Nasıl Gidilir?

Eğer araç kiralamadıysanız, kaldığınız yere Uber çağırmak en mantıklısı olacaktır. Malum, taksiler çok pahalı. Bu şekilde, şehrin downtown denilen merkezinde kalıyorsanız, 8-10 dolara Golden Gate’e ulaşırsınız. Böylece ister köprünün yakınındaki manzara noktalarına gider, ister köprüden bisikletle, yürüyerek veya araçla geçer, isterseniz de köprüyü gören sahillerden birine gidebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Bizce Köprüyü Yürüyerek Geçmenin Bir Esprisi Yok

Hem aşırı esiyor, hem de ona dışarıdan bakmak yerine üzerinde olmak çok da bir şey ifade etmiyor. Tıpkı New York’taki Özgürlük Anıtı’na çıkıp oradan şehre bakmak vs New York kıyılarından ona bakarak güzelliğini takdir etmek gibi. Ayrıca köprü fazlasıyla uzun. Tek gidiş yaklaşık 2.7 kilometre. Yani gidiş dönüş nereden baksanız, 5.5 kilometre. Bizce bu vaktinizi ve enerjinizi şehir içine saklasanız çok daha iyi edersiniz. İlla üzerinden geçicem derseniz de araçla veya bisikletle geçmek daha akıllıca olur. Yok ben illa ki yürüyeceğim derseniz de köprünün ayaklarına kadar gidip dönebilirsiniz. Ama dediğimiz gibi onu güzelce görecek manzara tepelerine gitseniz hem daha güzel fotoğraf açısı yakalarsınız hem de manzaraya doyarsınız. Dilerseniz köprüyü denizden görme şansınız da var. Bu yol da farklı bir Golden Gate deneyimi vadediyor. Tekneler Fisherman’s Wharf ‘daki Pier 43 1/2 ‘den kalkıyor ve tur Golden Gate’e doğru 1 saat sürüyor. Golden Gate tekne turuna bilet almak için tıklayın.

En Güzel Manzara İzleme Noktaları

Golden Gate’i gören hem karşıda hem de şehir merkezi tarafında çok fazla nokta var. O yüzden biz size en güzel olduğunu düşündüğümüz 3 noktadan bahsedeceğiz:

Marshall’s Beach en klasik Golden Gate fotoğrafı çekme noktası. Gerçekten de konum olarak köprüyü çok güzel gören bir açısı var. Özellikle de sis tabakası okyanus hizasına indiğinde harika kareler yakalayabiliyorsunuz. Bu plaj aynı zamanda, yürüyüş yapmak, kuş gözlemi yapmak, kaya oluşumlarını ve doğal kır çiçeklerini keşfetmek için harika bir plaj. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Baker Beach de Marshall’s Beach’ten hemen sonra gelen plaj. Buradan Golden Gate Köprüsü’nü daha uzak konumdan ama daha geniş bir açı ile görüyorsunuz. Önceliğiniz Marshall Beach olsun ama burası da güneşlenmek, piknik yapmak ve yürüyüşe çıkmak için güzel bir opsiyon. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

– Battery Spencer ise Golden Gate Köprüsü’ne çok farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak, karşı yakadan bir gözlem noktası. Arka fonda San Francisco’nun olduğu bir fotoğrafım olsun diyorsanız burası en doğru yer. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

2. Fisherman’s Wharf ve Pier 39


Eh… Yani çok da bir olayı yok ama zaten başında San Francisco’da gezilecek yerlerin çok da ahım şahım olmadığını söylemiştik. Şehrin en klasik turist duraklarından biri olduğu için yine de görmek lazım tabi.

Fisherman’s Wharf içinde Pier 39’in de bulunduğu, nasıl tarif etsem, had bir yaşam merkezi diyelim. 1800’lerde San Francisco’ya İtalya’dan göç etmiş olan balıkçılar tarafından kurulmuş, daha sonra 5 yıldızlı bir otel, mağaza, restoranlar ve müzelerin yer aldığı bir komplekse evrilmiş. Epey büyük bir alan. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Pier 39 Fisherman’s Wharf’ın en popüler kısmı çünkü deniz aslanları burayı mesken tutmuş. Bize denk gelmedi ama deniz aslanı göre şansınız var. Ayrıca, Alcatraz’a ve Golden Gate’e kalkan tur tekneleri de Pier 39’dan kalkıyor. Fakat bizce tekne turları çok da gerekli değil. Pas geçebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Fisherman’s Wharf’ta yapılacak en güzel şey deniz mahsüllerine doymak
– Pier 39’daki Crab Houseta yengeç yiyebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.
– Forest Gump filminden hatırlayacağınız Bubba Gump Shrimp Co.‘nun bir şubesi de Fisherman’s Wharf’ta bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

ÖNERİ: San Francisco’da, bizdeki Martı’lar gibi Uber’in JUMP, Ford’un Spin diye paylaşımlı scooter sistemleri var. Ayrıca Lime ve Scoot diye 2 tane daha bağımsız marka var. Bunları kullanarak şehirde gezmek de mümkün. Sıkışırsanız taksi yerine Uber veya Lyft gibi firmaların transfer ve carpool hizmeti de alabilirsiniz. Çünkü taksi fiyatları uçmuş durumda.

3. North Beach Bölgesi

Fotoğraf Kaynak: picjumbo.com

North Beach, Beat Kuşağı’nın ruhunu hissedebileceğiniz tatlı cafeleri ve kitapçıları, pötikareli örtülü restoranları,  retro barları, renkli evleri ile bir küçük İtalya. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, San Francisco, tıpkı New York gibi, buraya İtalya’dan göç etmiş İtalya asıllı göçmenlerin yoğunluklu olarak yerleştiği yerlerden. Haliyle de burada Little Italy adlı bir İtalyan mahallesi var.

Dilerseniz Little Italy bölgesinde 3 saatlik bir gurme yürüyüş turuna da katılabilirsiniz. Böylelikle North Beach ve Little Italy’nin sahne arkasını rehberle keşfetmiş, harika yerel yemeklerin tadına bakmış, ve bunları yapan yerel mekanları keşfetmiş olursunuz. North Beach ve Little Italy gurme yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara. Haritada 7 numara.

North Beach’te Görülecek Yerler

City Lights Bookstore, 261 Columbus Ave. adresinde, bölgenin en ünlü noktası. Zamanında Beat kuşağı yazarları, A Allen Ginsberg ve Yolda adlı meşhur kitabın yazarı Jack Kerouac’ın takıldığı, 1950 tarihli kitabevi. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.
Sentinel Binası diğer adıyla Colombus Kulesi San Francisco’nun en ikonik binalarından, Francis Ford Coppola’ya ait. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.
Transamerica Piramidi de North Beach yürüyüş rotası üzerinde görebileceğiniz diğer görülecek yerler. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.
Washington Square Park da bölgenin en keyifli yeşil alanı. Etrafta oynayan köpeklerin, piknikçilerin ve yoga yapan insanların olduğu, yüksek ağaçlarla çevrili huzurulu bir yer. Banklarında oturup mola vermelik. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.
– Başka kaynaklarda öneriler arasında Telgraf Tepe’deki Coit Kulesi‘ne öneriler arasında görebilirsiniz. Ama kule, bölgenin her yerinden görünüyor zaten. Yakınına gitmenize gerek yok. Konum için tıklayın. Onun yerine vaktinizi Little Italy sokaklarında avare gezmeye ayırın deriz. Haritada 12 numara.

North Beach’te Ne Yenir?

– Little Italy denince elbette akla başta pizza olmak üzere nefis İtalyan lezzetleri geliyor. 2 meşhur pizzacı:
Golden Boy salaş bir yer ve dilim pizza satıyor. “Deep dish” denilen tarzda; kalın tart hamurlu pizzalar yapıyor. Amerikalılar çok seviyor bence eh. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.
Tony’s ise Napoliten tarzda yapıyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

– Kahve tatlı ikilisi için: Stella‘nın sacripantina ve tiramisusu harika. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.
Liguria da bir diğer İtalyan pastanesi. Fırından tek bir şey çıkıyor o da klasik Foccacia ekmeklerini denemelisiniz. Genellikle sabah 10-11 arası hepsi bitiyor. Erken gelin. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.
Caffe Trieste de bölgenin ilk kahvecisi. 1956’da açılan kafenin müdavimleri arasında Jack Kerouac, Allen Ginsberg, Bill Cosby, Michael Douglas gibi isimler var. Denilene göre, Francis Ford Coppola Godfather’ın senaryosunun çoğunu burada yazmış. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

– Kahvaltının adresi ise yine bir klasik olan Mama’s. Ama kapısında sıra beklemeye hazırlıklı olun. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

4. Lombard Sokağı

Russian Hills’ten aşağı kıvrım kıvrım inen Lombard Sokağı “dünyadaki en çarpık sokak”. 1920’li yıllarda, bu denli dik bir yokuşu çıkmak için yüksek çekiş gücüne sahip araçlar olmadığından, mahalleli de çareyi böyle virajlı bir yol yapımında bulmuş. Bugün ise ekmeğini Instagrammerlar yiyor.

Yolu, 1922’de şehir mühendisi Clyde Healy tasarlamış. Bu yol yapılmadan önce eğim 27 dereceyken, 16 dereceye düşmüş. Toplam 126 metrelik yokuşun başından sonuna 8 viraj ve her virajı süsleyen yeşil bir alan bulunuyor. Ayrıca, sokağın her iki tarafına da 250 basamaktan oluşan, yayalar için yapılmış bir alan bulunuyor. Alfred Hitchcock’un 1958 yılında çektiği Vertigo filmi ve meşhur Bill Cosby dizisi bu sokakta çekilmiş. Tramvay ile Lombard’a gelmek çok kolay çünkü Powell-Hyde hattı sokağın çok yakınından geçiyor.

Fakat bu yolu yapmanın en eğlenceli yolu bizce GoCar’lara binmek. İki kişilik GoCar’lara atlayıp Lombard Street, Fisherman’s Wharf, Golden Gate Köprüsü gibi turistik yerleri görmek çok keyifli. Üstelik bu araçlar kendinden GPS’li ve sesli rehberli. Geçerli bir ehliyete sahipseniz artı birinizi yanınıza almak ve gaza basmak. GoCar turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

5. Embarcadero Bölgesi

Ferry Buiding

Financial District diye geçen şehrin finans ve iş merkezinin hemen önünde kalan Embarcadero Bölgesi, iş çıkışında veya arasında bir şeyler yemek içmek isteyen beyaz yakalıların da sık sık uğradığı bir yer olduğundan hareketli barlara ve restoranlar ile dolu. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Embarcadero Bölgesi’nde Gezilecek Yerler

Ferry Building 100 yıldan fazla bir süredir San Francisco sahilinin simgesi. Tıpkı İstanbul’daki Haydarpaşa ve Sirkeci Garları gibi, San Francisco’ya trenle gelen insanların, şehre ayak bastıkları ilk yer olması açısından önemli. 1898’de açılan Feribot Binası, Gold Rush döneminden 1930’lara kadar da şehre deniz yoluyla gelen göçmenlerin de indikleri yer olmuş. Daha sonra, Bay Bridge ve Golden Gate Köprüsü’nün açılması, otomobillerin yaygınlaşması ile birlikte, şehre feribotla ulaşım giderek azalmış. 1950’lerde iyice atıl kalan Ferry Building, 2003’te dört yıllık bir restorasyondan çıkarak bir açık pazar ve alışveriş alanına çevrilmiş. Ferry Building, pazartesi cuma arası 10.00-19.00, cumartesileri 08.00-18.00, pazarları ise 11.00-17.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

– Pier 15’te bulunan Exploratorium ise, bildiğiniz tüm bilim müzesi kalıplarını kafanızdan silecek bir yer. Burası ilk okulda öğrendiğiniz veya öğrendiğinizi sandığınız her şeyi interaktif bir şekilde deneyimleyerek hafızanızı olabilecek en eğlenceli şekilde tazeleyebileceğiniz bir bilim merkezi. 2013’te açılmış olan merkez, 1969 yılında profesör ve deneysel fizikçi olan Frank Oppenheimer tarafından kurulmuş. 650’den fazla uygulamalı bilimsel deney içine kendinizi kaybediyorsunuz. İster bir kasırgaya girin, ister optik aynalarda ters dönün, isterseniz de bir sis köprüsü üzerinde yürüyün… Salı-pazar 10.00-17.00 arasında, sadece perşembe günleri 18 yaş üstü için 18.00-22.00 saatleri arasında açık. Pazartesileri kapalı. Online bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Bay Akvaryumu da burada ama bizce atlanabilir. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

– San Francisco’nun gizli kalmış sırlarından biri olan Filbert Steps de bu bölgede. Telegraph Hill’e çıkan, ünlü papağan sürüsünün evi olan yeşillikler ve bahçeler arasına gizlenmiş, nostaljik evlerle çevrelenmiş bu merdivenler, şehir içinde yapabileceğiniz en güzel yürüyüş rotalarından. Merdivenlerden çıkarken gözünüz de papağanlarda olsun. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

ÖNERİ: Bir de San Francisco’nun ana caddesi Market Caddesi boyunca ilerleyip sırasıyla Castro Bölgesi, alışveriş ve finans bölgelerinden geçerek, Feribot Binası ve Embarcadero boyunca kuzeye dönerek Fisherman’s Wharf’ın kalbine giden, nostaljik tranvaylarının geçtiği F hattına binmek de olmazsa olmazlardan. Bu hat yılın 365 günü sabah 6.00’dan gece yarısından sonra 01.00’e kadar çalışıyor. Tramvaylar gündüz saatlerinde her altı dakikada bir, sabahları ve akşamları 10-15 dakikaları bir geçiyor.

6. Chinatown (Çin Mahallesi)


San Francisco’daki Çin mahallesi ABD’nin en büyük ve en eski Çin mahallesi. Hatta sadece ABD’de değil, burası Asya kıtası dışındaki en büyük Çin mahallesi. Tıpkı Little Italy’i kuran İtalyanlar göçmenler gibi, Çin mahallesi de 1848-1855 arasında yaşanan Gold Rush denilen “altına hücum” döneminde ve sonrasında San Francisco’ya göç etmiş Çinli göçmenlerin gelip yerleştiği ve beraberlerinde kültürlerini de getirdikleri yer. Haliyle buraya geldiğinizde, meşhur Çin kapısından geçmek, bol bol Çin yemeği yemek ve karmaşık tabelalarla dolu renkli sokakları fotoğraflamak olmazsa olmazlardan.

Dilerseniz San Francisco’nun Çin Mahallesi’nde 3 saatlik bir rehberli yürüyüş turuyla dünyanın Asya dışındaki en büyük Çin Mahallesi’nde lokal yemekleri tadabilir, meşhur fal kurabiyelerinin yapımına tanıklık edebilir, geleneksel pişirme teknikleri hakkında bilgi edinebilirsiniz. Chinatown gurme yürüyüş turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Chinatown’da Ne Yapılır?

– Yeşil kiremitli ve ejderha heykelli, ülkedeki tek otantik Chinatown kapısı ve Grant Avenue görülmeye değer.

Chinatown’da Ne Yenir?

Golden Gate Bakery‘de Çin’in geleneksel yumurtalı tartı  “Dan Tat” deneyebilirsiniz. Kabuğu çıtır çıtır, yumurtalı kreması yumuşak ve ipeksi olan tartlar her daim taze ve fırından yeni çıkmış oluyor çünkü fırından çıktığı anda yok satıyor. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

– Chinatown’da yemek yemek isterseniz üç nokta önerimiz var:
Michelin yıldızlı Mister Jiu’s Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.
Daha mütevazi olan Chong Qing Xiao Mian Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.
Dim Sum gibi elde bir şeyler atıştırmak için Good Mong Kok Bakery Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

7. Union Square ve Çevresi

San Francisco Modern Art Museum

Financial District’in ön tarafı Embarcadero bölgesiyse arka tarafı da Union Square bölgesi oluyor. Burası için San Francisco’nun Times Square’i diyebiliriz. Çünkü burası da Times gibi etrafı sinemalar, sanat galerileri, müzeler, alışveriş merkezleri, tiyatrolar, konser mekanları, yeme-içme alanları ile çevrili işlek bir meydan. Ama meydanın kendisi çok bir şey vadetmiyor asıl olay meydanı çevreleyen sokaklarda. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Union Square Etrafında Görülmesi Gereken Yerler

San Francisco Modern Sanatlar Müzesi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük modern ve çağdaş sanat müzelerinden. Burada, Frida Kahlo, Gerhard Richter ve Andy Warhol gibi dünyanın dört bir yanındaki sanatçıların çalışmalarını görebilir, açık hava heykel bahçesinde takılabilir veya içindeki üç restorandan birinde mola verebilirsiniz. Tam 25, öğrenci 19 Dolar. Cumadan salıya 10.00.– 17.00 perşembeleri 10.00-21.00 arası açık. Çarşambaları kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Mr. Holmes Bakehouse‘ın muffin ve croissant karışımı cruffin’leri meşhur, tıpkı New York’taki Dominic Ansel Bakery’nin meşhur ettiği croissant ve donut karışımı cronut’lar gibi .Öyle ki insanlar sıraya giriyor, hafta içleri 7’de hafta sonları 8’de açılan dükkandaki ürünler saat 11.oo olmadan bitiyor. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Bourbon & Branch de San Francisco’da bir içki yasağı dönemi barı. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

– Alışveriş yapmak isterseniz burada Macy’s gibi bir çok büyük mağaza var.

– İkonik Cable Car ile kısa bir San Francisco turuna ne dersiniz? Cable Car’a binmek için günlük kartlar var. Bu tramvay’la gezmesi hem eğlenceli hemde daha kolay. Canınız sıkılınca inebilir, indiğiniz bölgeyi gezebilir daha sonra tekrar binebilirsiniz. Bu noktada özellikle Powell/Hyde hattını tercih edip Union Square veya Çin Mahallesi’nden binip Canary Wharf’a kadar bu tramwayla gidebilirsiniz.

– Bu bölgede gezebileceğiniz bir diğer nokta da butiklere ve sanat galerilerine ev sahipliği yapan Maiden Lane. Burası şehrin eski Red Light bölgesi ama şimdilerde bizdeki Karaköy gibi bir dönüşüm geçirmiş. Aynı sokağın sonunda, San Franciso’daki tek Frank Lloyd Wright eseri Spiral Interior binası da bulunuyor. Mimariye ilginiz varsa kaçırmayın. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

2. Gün: Altkültür & Mahalle Turu

İlk gün Fisherman’s Wharf, Golden Gate Köprüsü, Chinatown, Lombart Sokağı gibi San Francisco’nun en turistik yerlerini bitirdiyseniz, sıra geldi şehre daha derinlemesine girişmeye. San Francisco’yu, San Francisco yapan çokkültürlü mahallelere girmeye, parklarında takılmaya, şehri bir San Franciscolu gibi yaşamaya…

8. Mission District ve Dolores Park

Hafta sonu Dolores Park

San Francisco kültürüne bir bakış atmak isterseniz, ilk durağınız San Francisco’daki alt kültürlerin evi olagelmiş bölgesi Mission bölgesi olsun. Örneğin, 1980’lerde ABD’deki en büyük LGBTQ topluluklarından biri bu bölgeden çıkma. Şehirdeki sanatçı kesim burada. Özgür ruhlu kültürün, duvar resimleri ile şehrin duvarlarına yansıdığı sokak sanatının en güzel örnekleri yine burada. Yılın farklı dönemlerinde gerçekleşen çok sayıda festival, karnaval ve geçit töreni de burada. Anlayacağınız Mission bölgesi, San Francisco’nun Beyoğlu’su.

Burada mutlaka hem yerel latino esintili yemekleri hem de bugün bölgeye damgasını vurmuş sayısız kültürü keşfetme fırsatına sahip olacağınız gurme bir rehberli yürüyüş turuna çıkmalısınız. Bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Mission’da Gezilecek Yerler

– Restoranlar, cafeler, barlarla dolu Mission ve Valencia caddeleri en hareketli yerleri.
Dolores Park ise bölgenin en keyifli yeşil alanı. Özellikle de hafta sonları örtüsünü, pikniğini kapan geliyor. Genç, kariyer sahibi hipsterlerin takılma noktası. Seyyar satıcılar pazarcıların “Aşkam pazarııı!” diye bağırdığı gibi “Psychedelic chocolates!” diye geziyor. Tam bir San Francisco kesiti. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.
– Bölgede iki sanatçı kolektifinin işleri var. Bu kolektifler Precita Eyes Muralists ve çoğu zaman politik işler yapan Clarion Alley Mural Project. Her ikisi de sokak sanatı turları düzenliyor. Bunlardan birine katılarak sokak sokak gezmek, buradaki alt kültürlerin şehre kattığı sanat anlayışını daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.

Mission’da Ne Yenir

– Burası aynı zamanda San Francisco’ya ilk ayak basan İspanyolların ve sonrasında bölgeye hakim olan Meksikalıların da etkisinin hissedildiği bir yer. Gelsin burritolar, gitsin tacolar:
La Taqueria Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.
Taqueria Cancún Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.
Taqueria El Farolito Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

– Yiyip yiyebileceğiniz en güzel dumplingleri Dumpling Time’da bulacaksınız. “Manyak iyi” falan gibi aşırı iddialı cümleler kurmak istiyorum ama Asya yemeklerini sevmeyen insanlar da olduğu için sakin geçiyoruz. Pazar brunchları için şehrin en popüler yerlerinden. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

9. LGBTİ+ Bölgesi Castro ve Castro Tiyatrosu


Tüm şehirler içinde San Francisco, LGBTİ+ kültürü açısından dünyadaki en önemli şehirlerden. Harvey Milk’in mirasını yaşatıyor. Kendisi Kaliforniya’da, cinsel yönelimini açıklayarak belediye meclisine seçilen ilk eşcinsel politikacı. Bu noktada Sean Penn’in Harvey Milk’i canlandırdığı filmi de izlemenizi tavsiye ederiz.

Castro bölgesi de San Francisco’daki LGBTİ+ topluluğunun yoğun olarak yaşadığı mahalle. Her köşe başının gökkuşağı bayrağı ile süslü olduğu, gay çiftlerin özgürce hafta sonunun keyfini çıkardığı, gay barlar ve striptiz kulüplerinde sabaha kadar eğlendiği, sokak partileri verdikleri, capcanlı bir yer. Herhangi bir bara girmek veya partiye katılmak için LGBTİ+ birey olmanız şartı aranmıyor.

Castro Tiyatrosu da bu bölgede görmeniz gereken ikonik noktalardan biri. Burası adeta mahallenin geçirdiği evrimin simgesi konumunda. 1922’de inşa edilen tiyatro, 1976’ya kadar yerel bir sinema olarak kullanıldıktan sonra daha çok yabancı filmlere, festival filmlerine ve ilk gösterimlere yer veren bir sinema salonuna evrilmiş. Bu dönemden sonra Castro Tiyatrosu, LGBTİ+ sinemasına da yer vermeye başlamış. 2008’de Gus Van Sant’ın Oscar ödüllü filmi Milk’in dünya prömiyeri de Castro Tiyatrosu’nda gerçekleştirilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

ÖNERİ: San Francisco Onur Haftası yani San Francisco Pride’ın tarihi genel olarak Haziran ayının son haftasına denk geliyor ama kentte haziran ve temmuz ayları boyunca, özellikle Castro ve Mission mahallelerinde birçok sokak partisi açık hava etkinliği oluyor.

10. Hippie Bölgesi Haight-Ashbury

Haight ve Asbury adlı iki caddenin kesişiminden oluşan Haight-Asbury ise daha çok San Francisco’nun hippi ruhunu yansıtan bir yer. Zamanında Jefferson Airplane, Janis Joplin’in yaşadığı, John Lennon ve Yoko Ono’nun da müdavimi olduğu bölge, 1967’de “Hippi Yazı” veya “Aşk Yazı”nda bağımsız müziğin, sanatın ve yaratıcılığın merkeziymiş.

Psychedelic Shop adlı, içinde çeşitli uyarıcı uyuşturucu maddelerin satıldığı bir dükkan burada açılınca, kiralar da ucuz olduğundan, Hippie’ler burada kümelenmeye başlamış ve gün geçtikçe çoğalmışlar. Şimdilerde ise burası bağımsız filmcilerin, tiyatrocuların, müzisyenlerin uğrak noktası. Ara sokaklarına girip çıkıp keşif yapabileceğiniz, ikinci el dükkanları, vintage mağazaları, kitapçıları, plak dükkanlarını gezebileceğiniz mahalleyi turlarken fotoğraf makinenizi hazırlayın çünkü yakalanacak çok kare var. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

11. Alamo Meydanı ve The Painted Ladies

Fotoğraf Kaynak: Pexe – Belle Co

Alamo Meydanı, San Francisco’ya gelmiş her Instagram fenomeninin hesabında gördüğünüz, restore edilip rengarenk boyanmış Viktorya dönemine ait yedi evin bulunduğu yer. Konu aslında bundan ibaret ama şehrin en ikonik karelerinden birisi.

Alamo, 1800’lerin ortasından sonlarına kadar şehrin gözde yerleşim bölgelerinden biriymiş. O dönemdeki en popüler mimari stil de Queen Anne stili mimariymiş. Britanya’da doğan, Sanayi Devrimi etkisi ile ABD’de de popüler olan bu mimari stile göre, yapılar genellikle kuleli, girişleri verandalı, asimetrik cepheli, cumbalıymış. Kullanılan malzeme de ağırlıklı olarak tuğlaymış. Aslında bu tarz evlerden bu bölgede çok varmış ama 1906’da yaşanan deprem sonrası çoğu yıkılmış. Sadece bu 7’li ayakta kalıp bugüne kadar gelebilmiş. Yerel halk da evlere Painted Ladies yani “Boyalı Hanımlar” adını vermiş. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

12. Golden Gate Parkı ve Japon Çay Bahçesi


Mühendis William Hammond Hall tarafından tasarlanmış olan park 1017 dönümlük dev bir alana yayılıyor. Hayır Golden Gate Köprüsü ile hiçbir ilişkisi yok hatta yakında bile değil. Sadece Golden Gate Köprüsü ile aynı ismi taşıyor. Peki Golden Gate Park’ın Central Park’tan daha büyük olduğunu biliyor muydunuz ? Ya bir bizon sürüsünün evi olduğunu? 1871’de yılında açılıp sonraki 150 yıl içinde daha da genişleyerek büyümüş olan parkın içinde çeşitli bahçeler, göller, müze, sanat galerisi, konser alanı, futbol sahası, bilim akademisi, botanik bahçesi ve vahşi yaşam parkı gibi bölümler bulunuyor. Burada, Amerikan futbolu oynayan gençlerden sabah sporunu yapan San Franciscolulara, çimlerde uzananlardan, köpeğini gezdirenlere herkesi bulmak mümkün. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

Park çok büyük, o yüzden hepsini gezmeye vaktiniz olmayacaktır ama özellikle mutlaka görün diyeceğimiz yer Japon Çay Bahçesi olur. Burası huzur bulmak için gelebileceğiniz bir yer. 1894’te 5 dönümlük alana inşa edilen zen bahçesinde yeşil çayınızı yudumlayabilirsiniz. Bu iki bölgeyi gezmenin en pratik ve eğlenceli yolu ise bir segway (elektrikli scooter) turuna katılmak. Golden Gate Park segway turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Diğer Günler

13. Alcatraz Adası

Onlarca dizi ve filme konu olmuş olan ada 1861-1963 yılları arasında ülkenin en azılı suçlularının tutulduğu cezaevi olarak kullanılmış. Artık bir müzeye dönüştürülmüş. Hücreleri, yemekhaneyi, kütüphaneyi görebiliyor ve burada kalmış mahkumların ve gardiyanların ağzından tüm yaşanmışlıkları kulaklıkla dinleyebiliyorsunuz. Her ne kadar Alcatraz Adası isim yapmış bir yer olsa da, bizce pek de öyle kaçırılmaz bir yanı yok. Zaten Golden Gate Köprüsü için geçerli olan şey Alcatraz için de geçerli: adayı seyretmek  üzerine çıkmaktan daha güzel. Ama SFO’da uzun kalıyorsanız vakit ayırmayı düşünebilirsiniz.

San Francisco’da Alcatraz’ı görmek gibi bir niyetiniz varsa günde yalnızca sınırlı sayıda insanın girebildiği ve orada bulunacağınız gün için biletlerin önceden tükenmesinin çok olası olacağı aklınızda olsun. O nedenle de biletinizi gitmeden önce almanız en mantıklısı olur. Alcatraz Adası’na online bilet almak için tıklayın. Alcatraz Adası’na gitmek için, Pier 39’daki iskeleden adaya geçen teknelere biniyorsunuz. Gidiş dönüş ulaşım, sıra beklemeden giriş ve sesli rehber ücrete dahil. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

14. Twin Peaks


360 derece inanılmaz bir Körfez manzarasına sahip ikiz tepeler yanı zamanda nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Mission Blue kelebeklerinin de 3 yaşam alanında biri. Twin Peaks, en çok ABD’nin Bağımsızlık Günü olan 4 Temmuz’da kalabalık oluyor çünkü bu noktadan şehrin farklı köşelerinden atılan tüm havai fişekleri görebiliyorsunuz. Burasının baya yüksek konumlu olduğunu o yüzden de hangi mevsim giderseniz gidin estiğini unutmayın. Yanınıza mevsimine göre ekstra bir şeyler alın. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

15. Ocean Beach

San Francisco’nun en büyük plajı olan Ocean Beach, sadece manzara seyretmeye, piknik yapmaya, güneşi batırmaya, yürüyüşe çıkmaya, bisiklete binmeye gelebileceğiniz bir plaj. Sisli havalarda manzara çok daha nefes kesici oluyor. Ne yazık ki suda çok güçlü akıntılar olduğu için yüzmek için tehlikeli. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

16. Sausalito

San Francisco merkeze 7 kilometre mesafede olan Suasalito bölgesi de günübirlik ziyaret edebileceğiniz, San Francisco’nun genelinden çok farklı bir hissiyata sahip yerlerden. Burada hayat, merkezden çok daha huzurulu ve yavaş akıyor. Kıyı hattındaki rengarenk evleri, küçük cafeleri, yeşil doğası ile şehir hayatından kaçan San Franciscoluların sığınağı. Sausalito bölgesine gitmek için ister Golden Gate Köprüsü’nü, isterseniz de feribotla denizyolunu tercih edebilirsiniz. Golden Gate’i bisikletle geçip Sausalito’yu turlayıp dönüşte feribotla şehre dönmek favori yöntemimiz. Eğer altınızda arabanız varsa, Sausalito’ya 20 dakika sürüş mesafesinde kalan, bizdeki Belgrad Ormanı misali ormanlık alan olan Muir Woods’a gidip yürüyüş yapmak da harika fikir. Bunun için bu iki programı birleştiren yarım günlük turlara katılmayı ve bir taşla iki kuş vurmayı da düşünebilirsiniz. Sausalito ve Muri Woods turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

17. Stanford Üniversitesi Kampüs Ziyareti

Bizim göbek bağı gömücülerin favori yeri olan meşhur üniversitelerin kampüsleri, Amerika’da da turistler bir çekim noktası. Stanford’ı görmek isterseniz, kendi kendinize yapabileceğiniz gezebilir ya da saat 11.30 ve 15.30’da öğrenciler tarafından yapılan bir saatlik Kampüs Yürüyüş Turu’na katılabilirsiniz.

Sonrasında, Stanford kampüsünün 100 metre yukarısındaki Hoover Tower gözlem platformundan bölgenin panoramik manzarasını görebilir, kampüsün yemekhanelerinde yemek yiyebilirsiniz. Daha fazla vaktiniz varsa, Herbert Hoover Sergi Köşkü’nü görebilir, sanat müzeleri olan Cantor Sanat Merkezi ve Anderson Koleksiyonu’nu ziyaret edebilir, Bing Konser Salonu, Dinkelspiel Oditoryumu ve Memorial Oditoryumu gibi gösteri mekanlarından birinde seyredicek bir şeyler bulabilir, Stanford Atletizm takımının tarihini ve mirasını içeren ücretsiz müzeyi gezebilirsiniz. Stanford Üniversitesi ziyareti için daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa websitesine göz atabilirsiniz. Konum için tıklayın.

18. Silikon Vadisi

Geldik ekonomik boyutu birçok ülkeden daha büyük olan, dünyadaki tüm teknoloji ve bilişim şirketlerinin genel merkezlerinin ve arge departmanlarının bulunduğu, Apple, Google, Facebook, Oracle, SpaceX, Tesla Motors, Intel, HP, Cisco Systems’in evi meşhur Silikon Vadisi’ne! San Francisco’ya arabayla sadece 1 saat mesafedeki Santa Clara Vadisi’nde bulunan Silikon Vadisi’ni turlarla gezme şansınız var. 4 saatlik turlala, Facebook, Google ve Apple’ın ana merkezlerini, Silikon Vadisi’nin temellerinin atıldığı Stanford Üniversitesi’ni ziyaret ediyorsunuz. Bizce San Francisco’ya kadar gelmişken bir gün ayırmaya değer bir deneyim. Konum için tıklayın.

San Francisco’dan Meşhur Hafta Sonu Kaçamakları

19. 17 Mile Drive

San Francisco merkeze 2,5 saat mesafede olan 17 Mile Drive, ABD’deki en ikonik road trip yollarından. “Pacific Coast Highway” isimli kısmının ünlünü illa duymuşsunuzdur. Rota boyunca, hayalet ağaçlar, İspanyol Körfezi, Cypress Point seyir alanı, Pebble Beach, Pacific Grove, Del Monte Ormanı, Bird Rock gibi harika manzaralı duraklardan geçiyorsunuz. Tüm rotayı bu linkte bulabilirsiniz.

20. Napa Vadisi


Sideways filminden etkilenenlerdenseniz, San Francisco’ya gelmişken, ona 1 saat mesafedeki Napa Vadisi’ni de kaçırmamak isteyeceğinizi düşünüyoruz. Dünyanın en prestijli yemek okullarından, gelmiş geçmiş en iyi şeflerden Anthony Bourdain’nin mezun olduğu Culinary Instute of America’nın bulunduğu, gövdeli Cabernet’lerin, meyveli Merlot’ların ve kadifemsi Chardonnay’lerin yetiştiği, 400’den fazla şarap imalatçısının bulunduğu meşhur bağlar burada. Bölgedeki tüm şarap bağlarının listesini burada bulabilirsiniz.

Bölgeye araba ile gelip dilediğiniz gibi gezmek en iyisi ama dilerseniz Napa Valley Wine Train diye Napa ve St. Helena arasında çalışan bir gezi treni de mevcut. Buna atlayıp trenin durduğu duraklarda inip harika bağ manzaraları eşliğinde yola devam edebiliyorsunuz. Dilerseniz planlamaya hiç karışmayacağınız, sizi San Francisco’dan alıp Napa ve Sonoma vadilerinde nokta atışı yerlere götürüp getiren, rehberli bir tura katılmayı da tercih edebilirsiniz. San Francisco çıkışlı günübirlik Napa ve Sonoma Vadileri turuna bilet almak için tıklayın.

21. Tahoe Gölü


Biliyorsunuz Amerika tarih ve estetik fakiri bir yer ve en büyük cazibesi doğal güzelliklerinde yatıyor. Tahoe de Amerika’nın en ama en güzel doğasına sahip yerlerden. San Francisco merkeze 3 saat 15 dk mesafede olduğundan çoğu kalbur üstü San Franciscolu’nun burada tatil evleri var. Yazın Tahoe’da yüzmek, ormanlarında trekking yapmak, kışınsa kayak imkanları ile en güzel kaçamak yeri. Burada birçok harika kiralık ev var. AirBnB’den bakabilirsiniz. Genelde Burning Man’den çıkanlara da detoks kampı görevi görüyor. Kaliforniya ve Nevada eyaletleri sınırında bulunan göl, 2 milyon yıl önce buzulların erimesiyle oluşmuş, Kuzey Amerika’nın en büyük buzul gölü. Suyunun temizliği ve berraklığı anlatılmaz yaşanır. ABD’nin ikinci, dünyanın beşinci en derin gölü olması ile de dalış ve su sporlarına çok elverişli. Mutlaka kano kiralayıp birkaç saat koydan koya gezmelisiniz. Konum için tıklayın.

22. İkonik Highway One

California State Route 1 yani (SR 1), Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde kıyı hattı boyunca uzanan bir eyalet karayolu. San Diego’dan başlayarak Los Angeles, Malibu, Santa Barbara, Monterey, Santa Cruz ve San Francisco gibi şehirlerden geçerek Leggett’e uzanan 10 saatlik yol, ABD’nin ikonik rotalarından biri. Rota boyunca, inanılmaz sahil yolu manzaraları ve duraklar sizi bekliyor. Rotanın detaylarını burada bulabilirsiniz.

23. Balina Gözlemi

San Francisco yakınlarında, buraya geldiğiniz zamana bağlı olarak balina gözlemi yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Aylardan Kasım-Mayıs arasıysa, Kambur Balinalar’ı, Aralık-Mayıs arasıysa Gri Balinalar’ı ve Katil Balinalar’ı, Temmuz-Ekim arasıysa Mavi Balinalar’ı gözlemleme şansınız var. San Francisco çıkışlı tüm balina gözlemi turları için SF Whale Watching ve San Francisco Whale Tours firmalarının websitelerinden ulaşabilirsiniz.

24. Yosemite Milli Parkı

Çok yakın olduğunu söyleyemesek de San Francisco’ya arabayla 3,5 saat mesafede olan Yosemite Milli Parkı da bölgede çok daha fazla zamanı olacaklar için güzel bir hafta sonu destinasyonu. Burası dört mevsim deneyimleyebileceğiniz görkemli bir park. Hayranlık uyandıran manzaralar mı istersiniz, nefes kesen şelaleler mi yoksa birbirinden güzel yürüyüş rotaları mı…İster ilk gelişiniz olsun, isterse onuncu, burada her zaman yeni bir şeyler bulabilirsiniz. Eğer aracınız yoksa şanslısınız ki San Francisco’dan Yosemite’e getirip götüren günübirlik turlar da var. Yosemite turuna bilet almak için tıklayın. Konum için tıklayın.

San Francisco’da Yeme-İçme

Yukarıda karnınız açıktığında hangi mahallede ne var anlattık ama bir de bazı yerler var ki yolunuzdan çıkıp gitmelisiniz. San Francisco’da zevkten 4 köşe olduğumuz yerleri okumak için tıklayın: En İyi San Francisco Restoranları

Instagram’a Da Bekleriz

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

The post SAN FRANCISCO’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco/feed/ 10
SAN FRANCISCO’DA YEME-İÇME https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-ne-yenir-restoranlar/ https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-ne-yenir-restoranlar/#respond Thu, 30 Jan 2020 11:08:24 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=58070 Evet büyük porsiyonların ülkesindeki tek normal boyutta yemek yiyen şehre hoş geldiniz. San Francisco ülkenin en iyi yemeklerini yiyecebileceğiniz, en cool restoranlarına ev sahipliği yapan şehirlerin başında geliyor. Buyrun San Franciscolular nerelerde takılıyor.

The post SAN FRANCISCO’DA YEME-İÇME appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Evet, dev porsiyonlar ülkesinde yarısı büyüklüğünde servis yapıp (bizim normalimize tekabül ediyor), 2 katı fatura kesen şehre hoş geldiniz. Güzel haberse nitelikli yemek yiyebileceğiniz bir sürü yerler olması.

Birçok popüler mekana ev sahipliği yapmakla birlikte Fisherman’s Wharf, Embarcadero, Pier 39 gibi bölgeler çok turistik bölgeler. O yüzden buralardaki restoranlar daha çok isim yapmış ama pek de özel lezzetler sunmayan yerler. Sultanahmet Köftecisi’nin Amerikan versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Bir yandan “Özelliksiz yerler, gitmeyin” demek istiyorum ama bir yandan da o gerçek Amerikalar ki denemeniz lazım. Yani neticede aşağıda yazdığımız her mekan kendi klasmanında önemli yerler ve San Francisco’yu değilse bile Amerika gerçeğini yansıtıyorlar.

Fakat bizim  önerimiz tabi ki San Francisco’ya gelmişken, keşifler yapmanız, butik tatlar denemeniz. Bu noktada Mission ve Castro gibi hip ve çokkültürlü bölgelerdeki mekanlar ise bir o kadar trendi, yenilikçi ve keşfe değerler. Keza South of Market ve Nob Hill şehrin en inovatif restoranlarına ev sahipliği yapan diğer yerler.

O yüzden bu yazımızdaki mekanları, bu uyarılarımızı göz önüne alarak değerledirin deriz.

San Francisco Gezinizi Böyle Planlayın

– San Francisco’da ne yapılır, neleri kaçırmamak lazım derseniz, sizi San Francisco Gezi Rehberi‘mize alalım.
– San Francisco’da nerede kalınır kritik bir konu çünkü şehrin bazı mahalleler geceleri problematik olabiliyor. San Francisco’da Nerede Kalınır yazımızda sizin için sapını çöpünü ayırdık, en iyi mahalleleri ve önermediğimiz yerleri bulabilirsiniz.

Union Bölgesinde

Del Popolo

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/pizzadelpopolo

Del Popolo, Mayıs 2012’de camla kapatılmış bir nakliye konteyneri içindeki mobil bir pizzacı olarak işe başlamış. Napoliten pizza yapan pizzacı 2015’te sabit mekanını açmış. Doğal mayalanmış hamurdan odun ateşinde pişmiş pizzalar yapıyor. Adres: 855 Bush St, San Francisco, CA 94108 Tel: +1 415-589-7940 Konum için tıklayın.

Marlowe

Fotoğraf Kaynak: Jesse Engle / Foursquare

Park Tavern’in sahiplerinin bir diğer mekanı da Marlowe. 2010 yılında açılan Amerika bistrosu, et merkezli bir menüye sahip. Baharatlı yumurta ve Brüksel lahanalı burgeri bir klasik. Adres: 500 Brannan St, San Francisco, CA 94107 Tel: +1 415-777-1413 Konum için tıklayın.

Wildseed

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/wildseedsf

Burası Union bölgesinin plant-based restoranı. Havadar, kolay ulaşılabilir ve lezzetli seçenekler sunan bir yer. Menüde aperatifler ve salataların yanı sıra Neatball Masala gibi doyurucu yemekler de var. Köfte gibi görünen et aslında mercimek ve mantardan yapılıyor. Çikolatalı dondurma ile servis edilen sıcak çikolatalı keki de ünlü. Adres: 2000 Union St, San Francisco, CA 94123 Tel: +1 415-872-7350 Konum için tıklayın.

Nob Hill

House of Prime Rib

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/HouseOfPrimeRib

Her San Francisco’daki “en iyiler” listesinde bulunan bir kaburga restoranı. Burası beyaz masa örtülerinde yemek yiyeceğiniz ve basit bir menü bulacağınız bir restoran. Menüsünde beş farklı kaburga ve patates püresi, Yorkshire pudingi ve kremalı ıspanak gibi klasik seçenekler var. Adres: 1906 Van Ness Ave, San Francisco, CA 94109 Tel: +1 415-885-4605 Konum için tıklayın.

Liholiho Yacht Club

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/liholihoyachtclub

Liholiho, San Francisco’ya Hawaii rüzgarı getiren bir mekan. Menüsünde, poke bowl’lardan, karamelize ananaslı dondurmaya Hawaii yemekleri bulunuyor. Adres: 871 Sutter St, San Francisco, CA 94109 Tel: +1 415-440-5446 Konum için tıklayın.

Swan Oyster Depot

Fotoğraf Kaynak: Peter Abou Chacra – Foursquare

Swan Oyster Depot, dört Danimarkalı kardeşin 1912’de açtıkları istiridye ve taze deniz ürünleri barı. Burada Dungeness yengeç, tavuk ve tütsülenmiş balık gibi seçenekleriniz de var. Biraz farklı bir şey denemek isterseniz, soslu yengeç bacakları gibi seçeneklerden birini deneyebilirsiniz. Sadece nakit geçiyor. Adres: 1517 Polk St, San Francisco, CA 94109 Tel: +1 415-673-1101 Konum için tıklayın.

Misson Bölgesinde

El Tonayense Food Truck

Fotoğraf Kaynak: Gary Stevens / Flickr

En az 20 senedir Mission District’te olan El Tonayense Food Truck, isminden de anlayabileceğiniz üzere, basit ama lezzetli sokak yemekleri satan bir yemek vagonu. El Tonayense de ödüllü truck’lardan. Gerçek bir SF klasiği. Salsa soslarının tarifini gizli tutuyorlar. Gittiğinizde nefis taco’larını ve burrito’larını deneyin. Adres: 1719 Harrison St Konum için tıklayın.

Tartine Bakery & Tartine Manufactory

Instagram-Tartine Manufactory

Sadece Mission District’in değil tüm SF’nin en iyi kruvasanlarını, ekşi mayalı ekmeklerini, sandviçlerini bulabileceğiniz fırın. Los Angeles ve Kore’de de bir şubeleri var. Ne zaman giderseniz gidin kapısında sıra oluyor ama yılmayın. Fırına 15 dakika yürüm mesafesinde ise, Tartine Manufactory diye bir yeri daha var. Burası çok daha geniş ve ferah o yüzden biz de bu yerin de bilgilerini veriyoruz. için tıklayın
Tartine Bakery Adres:
Tartine Manufactory Adres: 595 Alabama St, San Francisco, CA 94110 Tel: (415) 487-2600 Konum için tıklayın.

Jane On Fillmore

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/janeonfillmore

Fillmore Street’de yer alan Jane, kahveleri, tamamı organik malzemelerle yapılan yiyecek seçenekleri ile bölgedeki en popüler adreslerden. Kahvaltı için hafta içi bile kuyruk olan mekanda öğle yemeği için de seçenekler oluyor. Her şey günlük yapılıyor. Adres: 2123 Fillmore St, San Francisco, CA 94115 Tel: +1 415-931-5263 Konum için tıklayın.

Delfina

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/DelfinaSF

Bir San Francisco klasiği olan mekanlardan Delfina da. Burası ödüllü bir İtalyan trattoriası. İtalyan mutfağını tercih ediyorsanız, bölgedeki doğru adreslerden biri. Pizzaları başarılı, makarnaları günlük ve el yapımı. Adres: 3611 18th St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-437-6800 Konum için tıklayın.

Foreign Cinema

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/foreigncinemasf

Foreign Cinema, bir yandan yemek yerken bir yandand da dev ekranda oynayan filmleri izleyebileceğiniz farklı bir mekan. Filmler İngilizce altyazılı gösteriliyor. Yani filmin sesi öyle çok fazla açık olmuyor. Hem öğle hem akşam menüsü var. Özellikle köri soslu susamlı çıtır tavuk çok seviliyor. Hangi hafta hangi film oynuyor websitesinden takip edebiliyorsunuz. Mutlaka rezervasyon gerekiyor. Websitesi Adres: 2534 Mission St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-648-7600 Konum için tıklayın.

Taqueria El Farolito

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/Taqueria-El-Farolito

Taco, enchilada, quesadilla ve burrito gibi Meksika lezzetlerini tadabileceğiniz bir zincir restoran. Cumartesi ve pazarları brunch da oluyor. Adres: 2779 Mission St, San Francisco, CA 94110 Tel: 1 415-824-7877 Konum için tıklayın.

4505 Burgers & BBQ

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/4505bbq

Parmaklarınızı yemeye hazır mısınız? Alamo Square’in hemen bir sokak arkasında barbekü restoranı brisketleri ile ünlü. Porsiyon da alabiliyorsunuz ama brisketli BBQ sandwich isteyin. Bu kadar müthiş ekmek arası birşey yemediniz. Domuz yiyorsanız Smoked Rib Plate de efsane. Adres: 705 Divisadero St, San Francisco, CA 94117 Tel: +1 415-231-6993 Konum için tıklayın.

The Mill

Fotoğraf Kaynak: www.themillsf.com

Alamo Square yakınlarında bulunan The Mill, San Francisco’nun en iyi cafelerinden biri. Aynı zamanda tostu ile de ünlü. Ev yapımı ekmekleri reçel sürüp yemelik. Ortamın dekorasyonuna İsveç atmosferi hakim. Burası laptop alıp çalışmak için de bire bir. Adres: 736 Divisadero St, San Francisco, CA 94117 Tel: +1 415-345-1953 Konum için tıklayın.

Craftsman and Wolves

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/craftsmanwolves

Craftsman and Wolves, Rebel Within adlı, içinde yumurta olan muffin gibi bir spesiyali olan fırın ve cafe. İki şubesi var biz ilk şubesini veriyoruz. Haftanın yedi günü, hamur işleri, kekler, turtalar, ekmekler, kruvasanlar, tatlılar ve öğle yemeği için sürekli değişen bir menü sunuyorlar. Adres: 746 Valencia St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-913-7713 Konum için tıklayın.

La Taqueria

Fotoğraf Kaynak: Graham Davis / Foursquare

1990’dan beri Mission bölgesinin favori taco ve burrito mekanlarından. Hatta Mission-stili burrito’nun yaratıcısı. Alüminyum folyoya sarılmış devasa büyüklükteki burrito’da pirinç bulunmuyor. Quesadilla ve guacamolesi de başarılı. Adres: 2889 Mission St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-285-7117 Konum için tıklayın.

flour + water

Fotoğraf Kaynak: Brian Pokorny / Foursquare

2009’da Mission bölgesinde açılmış olan flour + water, özellikle makarnaları ile ünlenen bir mekan. Menü düzenli olarak değişiyor. Kapısında sıra beklemek istemezseniz, önceden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Burası yakın zamanda aynı bölgede bir de pizzacı açtı. Orası da denenebilir. Adres: 2401 Harrison St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-826-7000 Konum için tıklayın.

Loló

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/lolorestaurantsf

Meksika’nın yemek kültürünü, San Francisco’nun yaratıcı mutfak kültürü ile birleştiren bir füzyon restoranı. Menünün çoğu, empanadas, tapas ve tacos gibi seçeneklerle daha çok paylaşım için tasarlanmış. Fakat sadece bir şeyler içmek için bile uğrayabileceğiniz yerlerden. Keza Margaritası çok seviliyor. Adres: 974 Valencia St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-643-5656 Konum için tıklayın.

Stonemill Matcha

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/stonemillmatcha

İşte tamamen matcha’ya adanmış bir mekan. Matcha latte’den, matcha turtaya, matcha kek’ten kruvasan’a aklınıza gelebilecek her türlü abur cuburun matchalı halini bulabileceğiniz, matcha severler için cennet gibi olan mekan. Adres: 561 Valencia St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-796-3876 Konum için tıklayın.

Burma Love

Fotoğraf Kaynak: www.burmainc.com

Burma’nın mutfak kültürünü, çağdaş bir yorumla deneyimleme fırsatı bulabileceğiniz bir Burma restoranı. Özellikle sebze yemekleri ağırlıklı. Rezervasyon yaptırarak gitmenizi tavsiye ederiz. Adres: 211 Valencia St, San Francisco, CA 94103 Tel: +1 415-861-2100 Konum için tıklayın.

Beretta

Fotoğraf Kaynak: berettasf.com

İnce hamur pizzaların ve her zaman taze, organik ve mevsimlik çağdaş İtalyan yemeklerinin tadını çıkarabileceğiniz rahat ama şık bir mekan. Adres: 1199 Valencia St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-695-1199 Konum için tıklayın.

Lolinda

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/LolindaSF

Arjantin mutfağından, ceviche, chorizo ve domuz pirzolası gibi seçenekleri bulabileceğiniz, et ağırlıklı bir Arjantin restoranı. En üst katında da restoranın, Latin Amerika sokak lezzetlerini bulabileceğiniz bir teras barı var. Adres: 2518 Mission St, San Francisco, CA 94110 Tel: +1 415-550-6970 Konum için tıklayın.

Chinatown Bölgesinde

Golden Gate Bakery

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/isthegoldengatebakeryopentoday

Chinatown’un en popüler fırınlarından biri. Özellikle de yumurtalı küçük tartları ile ünlü. Öyle popüler bir tart ki günün her anı fırından sıcak sıcak yenileri çıkmaya devam ediyor. Gerçek adı dan tat. Özel bir Çin tarifine göre yapılıyor. Bazen fırın rastgele kapalı olabiliyor, o yüzden gitmeden önce bu siteye bir bakın. Adres: 1029 Grant Ave, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-781-2627 Konum için tıklayın.

China Live

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ChinaLiveSF

Burası, Eataly’nin ödüllü bir Çin versiyonu. George ve Cindy Chen tarafından kurulmuş olan China Live, San Franciscolulara, gerçek Çin mutfağını tanıtmak adına kurulmuş. İçinde farklı restoranlardan barlara, workshop alanlarından alışveriş alanlarına farklı bölümler bulunan bir yer. Adres: 644 Broadway, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-788-8188 Konum için tıklayın.

Mister Jiu’s

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/misterjius

Burası da Chinatown’un en havalı restoranlarından. Menüsü Çin ve Amerikan mutfağının füzyonundan oluşuyor. Kanton klasiklerine modern Kaliforniyalı bir dokunuş yapılmış. Ortam çok şık. Adres: 28 Waverly Pl, San Francisco, CA 94108 Tel: +1 415-857-9688 Konum için tıklayın.

Castro Bölgesinde

Frances

Fotoğraf Kaynak: www.frances-sf.com

Yerel pazarlardan, çiftliklerden ve üreticilerden gelen malzemelerle hazırlanan seçenekleden oluşan, günlük olarak değişen bir menü sunan Frances, tam bir mahalle restoranı. Balla pişirilmiş pirzola, kremalı şnitzel ve rezene lahana salatası gibi trend seçenekler bulmanız muhtemel. Adres: 3870 17th St, San Francisco, CA 94114 Tel:+1 415-621-3870 Konum için tıklayın.

Starbelly

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/StarbellySF

Starbelly de Castro Bölgesi’ndeki rahat ve samimi bir mahalle restoranı. Mevsimsel menüsü ile herkes için lezzetli bir şeyler sunuyor. Ahşap panelli arka verandası çok keyifli. Adres: 3583 16th St, San Francisco, CA 94114 Tel: +1 415-252-7500 Konum için tıklayın.

Anchor Oyster Bar

Fotoğraf Kaynak: Pinterest

Castro bölgesinin, 40 yılı aşkın bir sürededir hizmet veren deniz mahsulü ve istiridye barı. Menüsü kısıtlı ama başarılı. Özellikle de jumbo karidesli sezar salatası çok beğeniliyor. Adres: 579 Castro St, San Francisco, CA 94114 Tel: +1 415-431-3990 Konum için tıklayın.

Fisherman’s Wharf ve Pier 39 Bölgesinde

Crab House

Fotoğraf Kaynak: www.crabhouse39.com

San Francisco’nun meşhur çorbası Clam chowder veya deniztarağı çorbasını denemek için Pier 39’daki Crab House iyi bir seçenek. Ağız sulandıran, bağımlılık yapan bir menüsü var. Yengeç keki de başarılı. Mekan ayrıca, Golden Gate Köprüsü ve Fisherman’s Wharf’ın nefes kesici manzarasına da sahip. Adres: 203 Pier 39, San Francisco, CA 94133 Tel:+1 415-434-2722 Konum için tıklayın.

Bubba Gump Shrimp Co.

Fotoğraf Kaynak: www.pier39.com

1994 tarihli Forrest Gump’ı izlemeyeniniz yoktur heralde? İşte burası Forrest Gump filminden esinlenilmiş bir Amerikan deniz ürünleri restoranı zinciri. İsminden de anlaşıldığı gibi karidesin envai çeşit yemeğini bulabileceğiniz bir yer. Mekana ilham veren film sahnesini de şuraya bırakıyoruz:

Apple Bee’s ya da TGIF’i biliyorsanız aşağı yukarı benzer klasmanda yerler, onların karides versiyonu diyebiliriz. Bilmiyorsanız, orta direk ailelere daha çok hitap eden, rahat ortamlı bir zincir şeklinde özetleyebiliriz. Adres: 3Tel: +1 415-781-4867 Konum için tıklayın.

In And Out Burger


Yine bir film meşhuru zincir. “Big Lebowski” filminde geçen fast food zinciri In And Out Burger de aslında sadece SF değil tam bir Kaliforniya klasiği. Müdavimleri arasında bir zamanlar dünyanın en iyi şefleri arasında olan Anthony Bourdain ve Gordon Ramsey de var. Mc Donalds’ın Kaliforniya versiyonu. Bizce pek bir espirisi yok ama o kadar büyük bir Kaliforniya kültü ki mutlaka denemelisiniz. Adres: 333 Jefferson St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 800-786-1000 Konum için tıklayın.

Scoma’s

Instagram

Yine deniz manzaralı bir Fishermen’s Wharf restoranı. 1965’den beri hizmet veriyor. Istakoz bisque, istiridye çorbası, karışık kabuklu deniz ürünleri ızgarası çok başarılı. Yengeç risotto’su da çok beğeniliyor. Adres: 1965 Al Scoma Way, San Francisco, CA 94133, Tel: +1 415-771-4383 Konum için tıklayın.

Boudin Sourdough

Fotoğraf Kaynak: www.wikipedia.com

1849 yılında Fransa’nın Burgonya kentindeki usta fırıncı ailesinin oğlu Isidore Boudin, Gold Rush zamanı San Francisco’ya gelmiş ve Fransız teknikleriyle madenciler arasında popüler olan mayalı ekmeği yaratmış. Sonrası gelmiş. Aslında burası bir fırın zinciri, ama ekmek içinde gelen yengeç çorbası çok başarılı. Adres: Baker’s Hall, 160 Jefferson St, San Francisco, CA 94133 Tel:  +1 415-928-1849 Konum için tıklayın.

Boudin Bistro

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/BoudinSFWharf

Burası da aynı markanın, restoranı. Fisherman Wharf kıyısındaki bu sahil restoranında, Boudin’in meşhur mayalı hamurlu ekmeğinin yanında deniz ürünleri, biftek, salata ve makarna gibi seçenekler de var. Adres: 160 Jefferson St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-351-5561 Konum için tıklayın.

Fog Harbor Fish House

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/fogharborfishhouse

Fog Harbor Fish House, sarımsakla kavrulmuş yangeç, fish n chips, biftek, ödüllü clam chowder gibi seçeneklerle San Francisco sahilinde keyifli bir yemek deneyimi sunuyor. PIER 39’un ikinci katında yer alan restoran, Alcatraz, deniz aslanları ve Golden Gate Köprüsü manzaralı. Adres: San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-421-2442 Konum için tıklayın.

Palette Tea House & Dim Sum

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/paletteteahouse

Şehrin en büyük dim sum mekanlarından olan Palette Tea House Ghirardelli Meydanı’nda bulunuyor. Gökkuşağı renkli dim sum’lar, eğlenceli erişteler bulabileceğiniz bir Çin restoranı. Adres: 900 North Point St b201, San Francisco, CA 94109 Tel: +1 415-347-8888 Konum için tıklayın.

SoMa Bölgesinde

Dumpling Time

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/DumplingTimeSF

Dumpling Time, özellikle akşam yemeği için ideal, küçük ve canlı bir dim sum noktası. İçerisi genellikle 20’li yaşlarında insanlarla dolu oluyor. Burası, uzun ortak masaları, neon tabelaları ile eğlenceli bir geceye başlamak için doğru yer. Fakat burası her zaman bir bekleme sırası oluyor. Gyozalarını ve dim sum’larını denemelisiniz. Yaklaşık 30 dolara buradan çıkabilirsiniz. Adres: 1 Division St, San Francisco, CA 94103 Tel: +1 415-525-4797 Konum için tıklayın.

Waterbar

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/waterbarsf

San Francisco’nun Embarcadero sahilinde kalan Waterbar, San Francisco’nun en önde gelen deniz ürünleri restoranlarından biri. Hem körfezin, hem de Körfez Köprüsü’nün, Treasure Island’ın ve San Francisco siluetinin panoramik manzarasını sunan yerlerden. Oldukça şık bir ambiyansı var. İstiridye denemek isterseniz doğru adreslerden. Rezervasyon gerekli. Adres: 399 The Embarcadero, San Francisco, CA 94105 Tel: +1 415-284-9922 Konum için tıklayın.

Saison

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/saisonsf

Şefleri yemek servis ettiği yeri görebildiğiniz bu restoranda yerel malzemeler ve mevsimsel tatlara karışıyor. Mekanın spesiyali deniz kestanesi fakat somon, soslu fileto balıklar, ceviche gibi seçenekler de bulunuyor. Adres: 178 Townsend St, San Francisco, CA 94107 Tel: +1 415-828-7990 Konum için tıklayın.

Embarcadero Bölgesinde

Boulevard

Fotoğraf Kaynak: www.boulevardrestaurant.com

Boulevard da Embarcadero bölgesindeki Fine Dining noktalardan. San Francisco’nun fast food kültürüne inat domuz et, kuzu etli veya yumuşak kabuklu yengeçli klasik ve rafine tabaklar, klas bir restoran ortamı bulabileceğiniz yerlerden. Daha çok romantik buluşmalar veya iş yemekleri için ideal. Rezervasyon gerekli. Adres: 369 The Embarcadero, San Francisco, CA 94105 Tel: +1 415-543-6084 Konum için tıklayın.

La Mar Cebicheria Peruana

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/lamarsf

Burası bir Peru restoranı. Deniz ürünleri sevenler Perulu La Mar’da mutlu olurlar. Peru’ya özel tiradito’ları, ceviche’leri (Perulu usulü Japon sashimi) empanada’ları, etleri ve deniz ürünleri başarılı. Rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz. Adres: Pier 1 1/2 The Embarcadero, San Francisco, CA 94105 Tel: +1 415-397-8880 Konum için tıklayın.

Slanted Door

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/theslanteddoor

Tarihi Feribot Binası’ndaki ikonik Slanted Door, çarpıcı bir Körfez Köprüsü manzarası, aromalı Vietnam yemekleri sunan bir restoran. Ödüllü bir kokteyl ve şarap menüsü var. Ev yapımı Hindistancevizi püresi ile yapılan pina coladasını deneyin deriz. Adres: One Ferry Building #3, San Francisco, CA 94111 Tel: +1 415-861-8032 Konum için tıklayın.

Hog Island Oyster Co.

Fotoğraf Kaynak: hogislandoysters.com

Hog Island Oyster Company, aynı adı taşıyan istiridye çiftliğinin istiridye barı, restoranı ve perakende satış mağazası. Ferry Building Marketplace’in kuzey ucunda kalıyor. San Francisco Körfezi’ne bakan yerden tavana pencerelerden muhteşem bir manzara ve taze istiridyeler sunuyor. Menüde kabukta istiridye çeşitleri, geleneksel istiridye yahnisi, buğulanmış istiridye ve istiridye çorbası gibi seçenekler var. Adres: Ferry Building, One, #11, Tel: +1 415-391-7117 Konum için tıklayın.

North Beach Bölgesinde

Mama’s

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/mamasofsf

Little Italy’deki Mama’s, haftanın her günü kapısında sıra olan San Francisco kahvaltıcılarından. Bizce her şeyi ortaya söyleyin ki daha fazla şeyi deneyin. Zaten porsiyonlar da oldukça büyük. Scramble Egg’den Eggs Benedict veya omlet çeşitlerine harika seçenekler var. Sandviçleri ve French Toast’ları, Pancake’leri çok başarılı. Pazartesi günleri kapalı ve kredi kartı kabul etmiyorlar. Adres: 701 Stockton St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-362-6421 Konum için tıklayın.

Caffe Trieste

Fotoğraf Kaynak: wikimedia.org

Little Italy’deki Caffe Trieste de gerçek İtalyan kahvesi bulabileceğiniz, geleneksel bir İtalyan cafesi. Mekan kahvesini kendi öğütüyor. Çalışanları da İtalyan kökenli, müzikleri de İtalyan müzikleri. Anlayacağınız burada kendinizi İtalya’da hissetmeniz muhtemel. Adres: 601 Vallejo St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-982-2605 Konum için tıklayın.

Golden Boy

Fotoğraf Kaynak: Iyhon Chiu – Flickr

North Beach bölgesinin, 1978’den beri açık olan pizzacısı Golden Boy, San Francisco’nun en iyi pizzacıları arasında gösteriliyor. Kurucusu Peter Sodini, San Francisco’ya Sicilya usulü pizzaları getiren kişi. Hatta buranın pizzaları, “Sanfrancilian” olarak adlandırılıyor. Şimdi ise Sodini’nin oğulları onun mirasını yaşatıyor. Adres: 542 Green St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-982-9738 Konum için tıklayın.

Tony’s

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/tonyspizza

İlhamını, Napoli’nin pizzacılarından alan Tony’s, Tony Gemignani’nin Napoliten pizzayı San Francisco’da yaşatma tutkusundan doğmuş küçük bir pizzacı. 1991’den beri açık olan Tony’s, İtalya’daki Dünya Pizza Kupası’nda En İyi Margherita Pizza ve Pizza Yapımı Dünya Şampiyonası’nda En İyi Pizza Romana da olmak üzere pekçok ödül kazanmış bir yer. Aynı zamanda Tony, bu ödülleri kazanmış ilk Amerikalı olmuş. Adres: 1570 Stockton St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-835-9888 Konum için tıklayın.

The Italian Homemade Company

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/theitalianhomemadecompany

Burası San Francisco’da dört şubesi bulunan zincir bir İtalyan restoranı. Özellikle makarna konusunda iddialı. Öğle yemeği için ideal. Çünkü uzun oturmalık değil ye-kalk usulü işleyen bir yer. Take away olanağı da var. Adres: 716 Columbus Ave, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-712-8874 Konum için tıklayın.

Park Tavern

Fotoğraf Kaynak: parktavernsf.com

San Francisco’nun tarihi North Beach semtinin kalbinde yer alan Park Tavern, bistro seçenekleri sunan 3 yıldızlı bir Amerikan tavernası. Restoranın şık ve eklektik bir dekoru, Washington Square Park’a bakan havadar bir kafesi ve açık mutfağı var. 2012’de açıldığından beri San Francisco Chronicle’nın En İyi 100 mekan listesinde uzun süredir yer alan Park Tavern, aynı zamanda Marlowe’nin işletmecilerinin mekanı. Adres: 1652 Stockton St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-989-7300 Konum için tıklayın.

Sotto Mare Oysteria and Seafood Restaurant

Fotoğraf Kaynak: Julia Pearson / Foursquare

North Beach’in kalbindeki Sotto Mare, otantik bir İtalyan restoranı deneyimi sunuyor. Burası da şehirdeki en taze balık ve kabuklu deniz hayvanlarını bulabileceğiniz restoranlardan. İstiridye, Boston tarzı Clam Chowder, Crab Cioppino, deniz mahsullü salata, makarnalar ve risotto burada tercih edebileceğiniz ürünlerden sadece birkaçı. Adres: 552 Green St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-398-3181 Konum için tıklayın.

Trattoria Contadina

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/trattoriacontadina

1984’te açılan İtalyan “trattoriası”Contadina, üçüncü nesil tarafından işletilen bir aile işletmesi. Mekanın bir de mottosu var: Sorunları kapıda bırakın. Yemeğinizin tadını çıkarın! Menüsünde, antipasti, salata, ev yapımı makarna gibi klasik İtalyan seçenekleri var. Yemekler taze ve mevsimlik malzemeler kullanılarak hazırlanıyor. Adres: 1800 Mason St, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-982-5728 Konum için tıklayın.

Il Casaro Pizzeria & Mozzarella Bar

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/ilCasaroPizzeria

North Beach’teki, odun fırını pizzaları ve makarnalarıyla ünlü İtalyan restoranlarından biri. Özellikle burratası ve Napoliten pizzası çok seviliyor. Ayrıca burada, gece yarısı atıştırması yapmak için Napoli’nin sokak lezzetlerini de bulabilirsiniz. Adres: 348 Columbus Ave, San Francisco, CA 94133 Tel: +1 415-677-9455 Konum için tıklayın.

Bonus: San Francisco Havalimanı Civarı

Millbrae Pancake

Şehri terk etmeden önce son bir kez tatlı kaçamağı yapabileceğiniz 1956’dan beri hizmet veren bir kahvaltıcı. Sadece pancake yok krep, tost ve waffle gibi kahvaltılık başka seçenekler de var. Özellikle Swedish pancake’i çok seviliyor. Adres: 1301 El Camino Real, Millbrae, CA 94030 Tel: +1 650-589-2080 Konum için tıklayın.

The post SAN FRANCISCO’DA YEME-İÇME appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/san-francisco-ne-yenir-restoranlar/feed/ 0
BURNING MAN’E KİMLER GİDİYOR – HİPPİLERDEN, BİLYONERLER VE ÜNLÜLERE https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kimler-gidiyor/ https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kimler-gidiyor/#respond Tue, 07 Jan 2020 08:53:36 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=59957 Burning Man son senelerde Elon Musk gibi teknoloji dehalarından, Paris Hilton gibi ünlülere epey yüksek profilli insan çekiyor. Burning Man komitesi hayatın her kesimden insana kucak açsa da Burnerlar bilyonlerlerin varlığının buradaki karşıt kültürü tehdit ettiğini düşünüyor. Bakın Burning Man'e kimler kimler gidiyor.

The post BURNING MAN’E KİMLER GİDİYOR – HİPPİLERDEN, BİLYONERLER VE ÜNLÜLERE appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Burning Man Nevada’daki Black Rock City’de gerçekleşiyor, ancak aslında San Francisco, Kaliforniya çıkışlı. Her şey 1986 yazında küçük bir arkadaş grubunun sahilde 2,7 metre yüksekliğindeki bir heykeli yakmak için bir araya gelmesiyle başlamış. Her yıl daha fazla insan bu bonfire’a (şenlik ateşi diye kötü bir tercümesi var) katılıyor. 4 yıl sonra bu toplaşma o kadar kalabalıklaşıyor ki, polis duruma müdahale ediyor ve o zamandan beri Burning Man Nevada’da gerçekleşmeye başlıyor.

Bunu, her ne kadar Burning Man’a katılım dünyanın dört bir yanından olursa olsun, bunun yine de San Francisco merkezli bir olay olduğunu ifade etmek için söylüyorum. Ve hepimiz San Francisco’nun bambaşka bir dünya olduğunu biliyoruz. Burası, 1963’teki aşk yazından bu yana, dünyaya sanat ve sevgi ile ataşlenmiş devrimler yayıyor. Hippilerden Vietnam karşıtı protestolara ve Afro-Amerikan devrimci hareketi Kara Panterlere kadar birçok önde gelen karşı-kültür hareketinin üssü konumunda.

Silikon Vadisi’nin gelişimi ile SFO’nun bu öncü kültürel dokusuna bir de son yüzyılın en büyük teknoloji devrimcileri eklendi. AirBnB, Facebook, Pinterest, Google, Whatsapp, Apple gibi dünyanın en büyük game-changer’larından bazıları burada…

İki devrimsel güç bir araya gelince şehir inovasyon ve yaratıcılığın dünyadaki en büyük merkezi haline geliyor. Yani San Francisco ruhu hippi, aklı mühendis, fütürist bir devrim dinamosu. İşte Burning Man’in hem katılımcı profilinde gördüğünüz şey de tam olarak bu.

Sanatçılardan Hippilere, Google, Facebook, SpaceX ve Diğer Teknoloji Babalarına Herkes Burada 


Bir sürü kar amacı gütmeyen kurum çalışanı, itfayeci, masör, öğretmen, hippi ve sanatçı ile tanıştım. Yani yaşamın her kesiminden insanlarla… Ancak benim kişisel deneyimime göre, bunlar Burning Man’de en çok temsil edilen meslekler değillerdi. Burning Man’a yüksek katılım maliyetinin bir seleksiyonu dayattığı yadsınamaz bir gerçek. Gerçek istatistikler belki farklıdır, ancak benim tanıştığım insanların çoğu teknoloji çevrelerinden geliyordu.

Elon Musk (space-x), Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg Burning Man’e gelen bazı teknoloji patronları. Playa’nın hissiyatının da ne kadar siber aleme (cyberspace) benzediğine inanamazsınız.

Teknoloji sektöründe Burning Man epey kabul görmüş bir ritüel. Hatta Google kendi genel merkezlerinden Burning Man’e şirket otobüsü kaldırıyor. Ayrıca Google’ın kurucuları Larry ve Sergey yeni CEO ararken, adayları Eric Schmidt’i test etmek için Burning Man’e götürmüşler. Burada adaptasyon yeteneğini, ekiple nasıl çalıştığını, yeniliğe ne kadar açık olduğunu, zor şartlarla nasıl mücadele ettiğini gözlemlemiş ve ona göre işe almışlar. Okumak isterseniz burada.

Burning Man’in Nüfusunun Giderek Elitleştiği Doğru Mu?

Teknoloji sektörünün Burning Man’e ilgisinin sonucunda katılımcıların giderek daha elitleştirdiğini anlatan bazı rakamlar: Yapılan bir araştırmaya göre 2004’te katılmcıların  %61’i en az üniversite mezunuymuş, 2013’te bu rakam %67’ye çıkmış. Amerika genelinde ise oran sadece %29.

Haliyle katılımcıların gelir seviyesi de artmış: Yıllık 100,000$ ve üzeri kazanan insan sayısı 2004’te %11 iken, 2013’te %21 olmuş. Okumak isterseniz makale burada.

CNBC 2017 katılımcılarının yıllık gelirisin ortalama 60.000 USD olduğunu yazmış.

Burning Man ve Ünlüler

https://www.instagram.com/p/B19rDJCndhu/

Türkiye Burning Men’i ilk Şeyma Subaşı ile duydu ve maalesef Şeyma Subaşı’nın algısı Burning Man’e yapıştı. Özellikle Şeyma Subaşı değil, algısı diyorum çünkü yargılayıcı olmak istemiyorum. Şeyma Subaşı belki çok sevilesi bir insandır ama insanlardaki algısının pozitif olmadığı konusunda hemfikir olabiliriz. Umarım anlattıklarımdan Burning Man ve Şeyma Subaşı algısının birbirlerinden uzak olduklarını fark etmişsinizdir.

Bu demek değil ki; Şeyma ya da başka ünlüler buraya ait değiller ya da burada kabul görmezler. Burning Man’e bir sürü popüler figür geliyor. Meşhur teknoloji patronlarına ek olarak, Susan Sarandon ve Will Smith gibi yıldızlar da, Paris Hilton ve Victoria’s Secret modelleri de geliyor. Çoğu zaman kostümlerin altından tanınmadan topluma karışabildikleri nadir yerlerden olduğundan Burning Man’i çok seviyorlar. Buyrun yukarıda Major Lazer, Paris Hilton ve Blondish’in Burning Man de beraber çektikleri fotoğraf.

Bazı Zenginlerin Burning Men’in Prensiplerine Uymamasına Tepkiler

Burning Man’e git gide daha fazla imkan sahibi insan katılmasının bir sonucu olarak son senelerde “Billionaire’s row” diye adlandırılan zengin kampları oluşmaya ve Burning Man ruhunu ve prensiplerini tehdit ettiği gerekçesi ile Burnerlardan çok tepki çekmeye başladı.

Ters Tepkiler

Burning Man öyle biletinizi alıp gidebileceğiniz bir etkinlik değil. Sadece bilet alıp Burning Man’a gidemezsiniz. Aylar gerektiren bir hazırlık süreci var. Kamplar sene boyunca etkinlikler (BBQ, film gecesi, turlar, vs…) düzenleyerek Burning Man masrafları için para biriktiriyor, Burning Man topluluğuna sunacakları hediyeleri ve sanat eserlerini hazırlıyorlar. Jenaratöründen mobilyasına kampın alt yapısı ile ilgileniyorlar. Ve tüm bu meşakatli hazırlıkları kamp üyeleri birlikte yapıyorlar. Yani etrafına büyük bir dayanışma ve beraber üretme kültürü var.

Zahmeti burada da bitmiyor. Burning Man’e vardığınızda kampınıza tahsis edilmiş bomboş bir arazi alıyorsunuz .Kalacağınız tesisi buraya ekipçe sıfırdan kendiniz kuruyorsunuz. Bu işlem de birkaç gününüzü alıyor. Ha tabi bir de bunun 20 saatlere varan alana giriş trafiği var. Ayrıca çöldeyken her gün birçok yokluklarla mücadele ediyorsunuz. Elektirik yok, su yok, gündüz serin gece sıcak yer yok, yemek yapman lazım, temizlenmen lazım, barınman lazım, vs… Yani Burning Man çok ama çok zahmetli bir iş ama zaten ruhunu da bundan alıyor.

Burning Man’in CEO’su Goodell şöyle demiş, “Burning Man is anything but convenient, and therein lies its transformative potential!” yani “Burning Man en konfordan uzak şey, insanıları dönüştürücü gücü de buradan geliyor.” Gerçekten de insanlar çölün zor şartlarında küllerinden yeniden doğuyorlar.

Anahtar Teslim Lüks Kamplara Burning Man Posta Koydu

O yüzden zengin kişilerin evlerinin konforunu aratmayacak lükste kamplar kurmaları için ekipler kiralamaları senelerdir büyük tartışma konusuydu. Bunlara “turnkey” ya da “plug-and-play” kamplar deniyor. Sahipleri alana vardıklarında kampları hazır, odaları soğutulmuş, yemekleri ısıtılmış oluyor. İçinde temizlik personeli, şef aşcı gibi hizmetlilerin de olduğu söyleniyor.

Bu insanların parayı basıp bu süreci satın almaları (10.000 USD’dan başlıyormuş) Burning Man’in kendine yetmek, metayı terk, komün olmak gibi temel ilkeleri ile direkt çelişiyor. Normalde Burning Man’de sizin kampınız olmayan bir yerde bile rica ettiğinizde yiyip içer, konaklar ve imkanlarından faydalanırsınız. Burning Man kültürü böyle bir şey. Onların kamp alanlarını bariyerlerle kapamaları buradaki birlik hissini zedeliyor ve içeriye normalde olmayan sınıfsal ayrımları taşıyor.
Dolayısı ile Burning Man’ın değerlerini tehdit ettiği düşünülüyor.

Burning Man’den Kovulan Zenginler

Burning Man, Humano the Tribe isimli bilyoner kampını çevre ilgili kurallarına hassasiyet göstermediği için 2018’de kapattırmış, 12 kampa da uyarı çekmiş. Mashable‘a bu kamp göre kişi başı 100.000 USD kadar tutabiliyormuş. Tabi medyanın böyle konuları şişirmeye bayıldığını da göz önünde bulundurmak lazım.

Burning Man Ayrımcılık Yapmadan Zenginleri de Dahil Etmenin Yollarını Arıyor

Diğer taraftan da Burning Man’in diğer önemli bir kuralı olan herkesi ama herkesi dahil etmek. Milyoner ya da ünlü olduğu için kimse dışlanmamalı. Elon Musk gibi bir adamın Mars’da koloni kurmak yerine burada yeri tırmıklamaya zaman ayırmasını ya da Paris Hilton gibi ömründe muhtemelen ütü bile yapmamış birisinin gelip de burada kazık çakmasını beklemek ne realistik, ne de adil.

Burning Man’ın kurucusu, geçen sene 70 yaşında kalpten ölen Larry Harvey “Ben de bir turnkey kampta kalıyorum” diyerek konunun fazla abartıldığını söymemiş (Kaynak: Sacbee). Ayrıca Burning Man’de bir sürü yaşını almış insan da var, onları da böyle bir efora mecbur etmemeli.

Özetle, bu iki birbiri ile çelişen prensibi nasıl bir arada yaşatabileceklerini çözmeye çalışıyorlar.

The post BURNING MAN’E KİMLER GİDİYOR – HİPPİLERDEN, BİLYONERLER VE ÜNLÜLERE appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kimler-gidiyor/feed/ 0
BURNİNG MAN’DE TEMATİK KAMPLAR – NEDİR VE NASIL KATILINIR https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kamplar/ https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kamplar/#respond Mon, 06 Jan 2020 13:30:00 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=59956 Bu yazımızda, Burning Man'deki tematik kampların A-B-C’sini anlatacağız. Nelerdir, ne yaparlar, nasıl dahil olabilirsiniz?

The post BURNİNG MAN’DE TEMATİK KAMPLAR – NEDİR VE NASIL KATILINIR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Burada anlattığımız hazırlıkları, Burning Man – Nasıl Bir Yer, Neler Oluyor yazımızda paylaştığımız bilgilerin üzerine temellendireceğiz. Bu yüzden henüz onu okumadıysanız, bu yazıyı okumadan önce ona biraz zaman ayırmanızı tavsiye ederiz.

Kamplara Nasıl Dahil Olunuyor?

Davet üzerine. Bunlar senelerdir Burning Man’e gidip gelen arkadaş gruplarından oluşuyor. O kamptan bir arkadaşınız olacak ki o kamp liderine bu sene yeni birisini almaya yerimiz var mı diye sorsun. Genelde her kamp yeni üye alıyor ama referans şartı ile.

Kamplarda Neler Oluyor?

Theme camplerden birinin barı

Her kamp kendi içeriğine kendi karar veriyor. İşte kampınıza sormak isteyebileceğiniz bazı sorular:

1. Kaç öğün ortak yemek çıkacak?

Bizde sadece akşam yemekleri ortaktı. Rotasyonlu bir şekilde yemek yapıp, bulaşık yıkıyorduk. Diğer öğünleri herkes kendisi hallediyordu ama ortak mutfak kullanıma açıktı. Bulduğumuz gibi bırakıyorduk.

Arkadaşımızın kampında 3 öğün çıkıyordu. Ama ortak mutfak bile kurmayan kamplar da olabilir. Kamp karar veriyor.

Tabi ne kadar çok öğün, o kadar çok mutfak işi demek. Bizim kampın dengeleri bizce harikaydı. Ortak akşam yemeğinde ekiple bir araya gelmek güzel ve günün geri kalanında serbest olmak bizim için idealdi.

Ama şunu da kampa teklif edebilirsiniz; “Ben yemekten anlamam, onun yerine kurulumda çalışayım vs…”

2. Ortak duş alanı kurulacak mı? Kurulacaksa atık su ortak mı depolanacak?

Atıksu toplama ve taşıma için bir düzenleme yoksa, kendi başınıza bir çözüm bulmanız gerekir. Fikirler için Burning Man Rehberi‘mizi okuyabilirsiniz.

3. Jeneratör getirilecek mi?

Bizim kampta ortak buzdolabı yoktu. Herkes kendi piknik buzluklarını getirmişti. Müzik sistemi ya da klimalı ortak olan gibi elektrik gerektiren şeyler de yoktu. Dolayısı ile jeneratör de yoktu. Jeneratör varsa elbette bir de benzin bütçesi çıkıyor. Bazı kamplar güneş enerjisi kullanıyor. Bunların hepsi elbetteki yeni bir masraf kalemi.

4. Ortak gölge alan kurulacak mı?

Genelde her kampta oluyor. Kimisinin mobilyası kamp koltuğu, kimisinin ki salonlardaki L koltuk. Kampa kalmış.

5. Dekorasyon olarak ne yapılacak?

Bazı kamplarda özenle düşünülmüş yapılar ve süslemeler var. Genelde kampların benimsedikleri bir tema oluyor. Örneğin Bee Charge isimli kamp, süslemelerini siyah-sarı yapıyor, petek şeklinde enstalasyonlar hazırlıyorlar vs…  Diğerlerinde yok. Unutmayın ki kampı kurmak için de sizden çalışmanız bekleniyor.

6. Art car yapılacak mı?

Art car’lar harikalar. Hem eğlenceliler hem de Burning Man topluluğuna büyük birer armağanlar. Ancak art car demek masrafların da artması demek.

7. Burning Man topluluğuna ne hediye verilecek?

Burning Man –  Nasıl Bir Yer, Neler Oluyor yazımızda bahsettiğimiz gibi:

Kamplar (theme camps) ise genellikle çok daha kompleks aktivitelere soyunuyorlar. Ceplerinden binlerce hatta yüzbinlerce dolar harcayarak art car’lar yapıp, ücretsiz yemekler dağıtıp, klimalı yatakhane vs gibi şeyler kuruyolar. Ama herkes gücüne göre. İmkanları daha az olanlar saç örme standı gibi daha maliyetsiz şeyler düzenliyorlar.

Bu hazırlıklara hem paranız hem de zamanınızla katılmanız bekleniyor.

8. Kamp kendine ayrı bir tuvalet kuracak mı?

Bunlar bazı temel konular ama çok daha sofistike kamplar da yapılıyor.

Not: Yukarıdaki sorulara verilen her “evet” in zaman taahhüdü ve para anlamına geldiğini unutmayın. Çünkü her şeyi kendiniz getirip götürüyor, oradaki kurulumunu yapıyor, sonrasında depoluyor, ilgileniyorsunuz. Bunların hepsi zaman taahhüdü gerektiriyor.

Art car

Kamp Ücretleri

Kamp yaptığınız alanın kirası gibi bir şey söz konusu değil. Ancak yukarıdaki her kalem ayrı bir masraf. Bu masraflar kişi başına bölünüyor ve kamp liderine herkes kendi üzerine düşeni ödüyor.

Kamp eşyaları her sene kullanılmak üzere bir yerde depolanıyor (depo ücreti de var). İlk sene mutfak gereçleri alındıysa, gelecek sene başka bir şeye bütçe ayrılarak kamplar geliştiriliyor. Bazı kampların dekorları gerçekten muhteşem.

Burner arkadaşım yok. Kampa dahil olmadan gidilir mi?

Solo kamp atan da çok. Yani tabi ki gidilir ama çok daha zor olur. Ortak alanları kullanabilmek büyük rahatlık.

Çadırlıysanız en büyük probleminiz atık suyu (Duş, El yıkama, Yemek Hazırlığı) nasıl depolayıp geri götüreceğiniz Bu nedenle sadece çadırla gelirseniz ve kampınız yok ise atık su konusunu ne yapacağınızı iyice planlayın.

Ama karavanlıysanız, çoğu probleminiz çözülmüş oluyor çünkü zaten içinde ihtiyacınız olan tüm donanım ve olanaklar var.

Solo gidenler birşeye ihtiyaçları olursa kamplardan rica etsinler. Herkes kucak açacaktır.

Kendim için yapmam gereken hazırlıklar neler?

Burning Man’e gitmek sıkı bir hazırlık gerektiriyor. Bizim check list’imizi ve önerilerimizi buradan okuyabilirsiniz: Burning Man Rehberi: Bilet, Hazırlıklar & Dahası

The post BURNİNG MAN’DE TEMATİK KAMPLAR – NEDİR VE NASIL KATILINIR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-kamplar/feed/ 0
BURNING MAN – İÇERİDE NELER OLUYOR https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man/ https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man/#comments Fri, 27 Sep 2019 21:09:53 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=56608 Burning Man'e gitmeden önce ilk okumanız gereken yazımız. Nasıl bir yer? İçeride neler oluyor? Kimler gidiyor? Medyada, internette gördüklerinizi unutun. Çoğu gitmeden, görmeden fikir bildiriyor. Gittik, gördük, WOWWW!! Ütopya ve distopya arası yepyeni bir medeniyet. Gelin benden 1. elden dinleyin.

The post BURNING MAN – İÇERİDE NELER OLUYOR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
1 hafta Burning Man + 1 hafta San Francisco’nun ardından beynimi yakan şiddette bir ilhamla döndüm. Sanırım hayatımda yaşadığım yaşayacağım en büyük, en özel deneyimdi. Üzerinden aylar geçti, hala etkisinden çıkmayorum. Vay be… Bunu kim, nasıl hayal etmiş, mümkün olabildiğince bir ordu insanı nasıl ikna etmiş ve dünyanın en büyük beyinleri nasıl bu kadar saçma ve dahiyane bir fikrin arkasından seferber olmuş…

Dünyada bunun ötesinde bir tecrübe bence yok. Bunu hem dünyayı gezen, hem de mesleği kültür sanat organizasyonu yapmak olan 2 insan olarak söylüyoruz. Bunun yanında gördüğümüz, düşünündüğümüz her şey kutunun içinden çıkamamış, yaratıcılık yoksunu kalıyor.

Çok şey anlatmak istiyorum. Ah, o kadar çok duygu, ilham ve mutlulukla doldum ki… Ama açıkçası Türkiye o kadar kalıplar ve önyargılarla yaşayan bi yer ki herkesin Burning Man’e hiç aynı paralelden bakabileceğini sanmıyorum. Ekşisözlük’ü okudum, daha gitmeden herkes fikir sahibi. Varsayımlarla beslenen önyargılar… Burning Man’i de ülke olarak Şeyma Subaşı ile tanımış olmamız biraz da tuz biber oldu. Bu kadar kendini açmış bir yere de önyargı gibi kitle imha silahları sokmak istemiyorum. O yüzden biraz endişe ve oto-sansür ile yazıyorum açıkçası.

Burnerlardan olan Elon Musk, “If you haven’t been, you just don’t get it” demiş. Gerçekten de insanın hayal gücü göremeden kavramaya yetmiyor. Fotoğraflardan, medyadaki abartılı yansımalarda sanki çılgın bir festivalmiş gibi görünüyor, ama bu daha medyatik hale getirmek için özellikle yüzelselleştirilerek çarpıtılmış bir anlatım. Aslında bundan çok ama çok daha büyük birşey: adamlar resmen çölün ortasında geçici bir medeniyet kuruyorlar ve burası gelmiş geçmiş hiç bir medeniyete benzemiyor. Kemerlerinize takın, şimdi sizi inanılmaz bir yolculuğa çıkartıyoruz.

NOT:
1. Atlamadan okumanızı öneririm, çünkü yazının bir akışı var, bir yerini kaçırırsanız diğer yerini anlayamazsınız.
2. İçinde playa ya da MOOP gibi anlamadığınız Burning Man jargonu görürseniz yazının en altında ufak bir sözlüğümüz var.

Burning Man’de Basındık


Burning Man’de basın kartı verilen dünyadaki 30 kişiden biriydik. Nihayet Burning Man yazı dizimiz bitti ve yayında! Eylül’de yazdığım ilk draftler, sizlerden gelen yorumlarla yaptığım revizyonlar, yazıların İngilizce’ye çevrilip Burning Man’e onaya yollanması derken benim için oldukça yoğun bir süreç oldu.

Bir yandan bize verilen bu inanılmaz şansın heyecanı, bir yandan böyle tanımlara sığmayan bir yeri aktarmanın zorluğu, diğer yandan da basın olmak için imzaladığımız çarşaf çarşaf kontratın sorumluluğu var… Neyse ki yeni yıla girmeden onaylar geldi ve 4 nur topu gibi yazımız artık yayında.

Okumak isterseniz diğer yazılarımız:
Burning Man’e Kimler Gidiyor
Burning Man’de Tematik Kamplar
Burning Man Biletleri ve Hazırlıkları

 

Burning Man’e Gitmeye Nasıl Karar Verdik?

 

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz) on

Önce bizi tanımayanlar için adım Duygu, Brown Üniversitesi mezunuyum ama İstanbul’da yaşıyorum. Bilgehan da ODTÜ işletmeden mezun. 6 yıllık birlikteliğimizin ardından 2018’de evlenmeye karar verdik.

Burning Man’e gitmenin benim için büyük bir hayal olduğunu bilen Bilgehan’ın ODTÜ’den yakın arkadaşı Oktay “Düğün hediyeniz benimle birlikte Burning Man olacak” dediğinde havalara uçtuk.

Basındık diye bedavacıyız sanılmasın, Burning Man biletlerimizi kendimiz ödedik. Satın alabilmemiz için biletleri Oktay buldu. Bilet bulmak o kadar zor ki inanın birisininn size satın almanız için bilet bulması bile tek başına büyük bir hediye.

Düğün hediyemiz olarak birçok Burning Man hazırlığı Oktay yaptı. Burning Man hazırlıkları çok uzun ve meşaketli oluyor. Aylarca hazırlık yapanlar var. Ama Oktay sayesinde ilk kez gelenlerin geçirmediği kadar konforlu bir Burning Man yaşadık.

Bilet meselesini son ana kadar çözemememiz sebebiyle uçak biletleri çok pahalanmıştı. Dolayısı ile daha uygun fiyatlı olan İstanbul – Stockholm – Helsinki – San Francisco şeklinde 2 günlük bir yolculukla gitmemiz gerekti ve neticede Burning Man başladıktan 2 gün sonra anca alana varabildik.

Burning Man Nedir?

Altitude Lounge buradaki “theme camp”lerden biri. Kampta kalanlar yapıyı kendileri kuruyor. Herkese açık, isteyen üzerine çıkabilir.

Burning Man’i tek bir tanıma sığdırıbileceğinden emin değilim. Herkesin Burning Man’i deneyimleme şekli farklı. Yüz Burner’a sorun, yüz farklı yanıt alırsınız. Kimileri bunu bir parti, kimileri meditasyon, kimileri ise aile olarak görüyor…

Bana sorarsanız, Burning Man yeni bir medeniyet denemesi. Bir toplumu tanımlayan tüm unsurları içeriyor: Çekirdek aileler, geniş aileler, ortak bir kimlik, gelenekler, ritüeller ve ortak bir ahlaki kod… Buraya kadar her topluma benzese de kafa yapısı çok çok farklı:

Nevada’da çölün ortasında, her sene sıfırdan ve sadece bir haftalığına varolmak üzere Black Rock City adında, 70,000 nüfuslu bir şehir kuruluyor. Halkı dünyanın dört bir yanından yaşıyor ve her sene 1 hafta burada buluşuyor. Aileler kan bağı ile oluşmuyor, dışarıda çıplaklık gibi utançla karşılanan şeyler burada hoşgörü ile karşılanıyor ve para gibi yüceltilen diğer şeyler de burada geçmiyor. Yani bir bakıma burası yepyeni bir medeniyet.

Yani Burning Man’a bir “festival” demek son derece basite indirgeyici. Evet, dünyanın görüp görebileceği en iyi eğlenceyi sunduğu doğru ama bu, burada inşa edilen medeniyetin birçok sütunundan sadece bir tanesi. Sanat, eğlence, komün hayatı, maneviyat, açık fikirlilik ve yaratıcılık bu medeniyetin kültürel dokusunu oluşturuyor.

Limitsiz Özgürlük?


Burning Man çılgın bir yer olarak algılanıyor ama bu fikrin nereye dayandığını bilemiyorsanız bu çok sığ bir tanımlama. Burning Man’in en büyük değerlerinden biri herkesin güvende hissedeceği ve kabül gördüğü bir alan yaratmak. Burning Man’de ise ahlak kişisel seçimler konusunda kesinlikle yargısız olma ilkesine dayanıyor. Böylece herkes hoşgörüleceğini bildiği için gardlarını indiriyor, kalplerini açıyor ve kendilerini serbest bırakıyor ve herkes kabul görüyor.

Kimse sizi kişisel tercihleriniz yüzünden yargılamayacak olsa ne yapardınız? İşte burası aynı zamanda işin eğlence boyutunun da başladığı yer.

Gördüğünüz her şey büyülü; şatolar yapılıp sonra ateşe veriliyor (çünkü metanın değerlisizliği üzerine bir anlayış var), yanınızdan  kamyon büyüklüğünde ışıktan bir kuzu geçiyor, yerin içinden dev bir el çıkıyor, kıyafetler dünyanın sonu gelmiş gibi… Meta değersizleştikçe absürdite ve sanatsal dışavurum güçleniyor. Arkada bir yerlerde her zaman seni duygudan duyguya taşıyan müzik çalıyor. Bir mutluluk, umut ve ilham patlaması hissediyorsunuz. Ve bu ortamda tüm çıplaklığınızla kendiniz olma özgürlüğüne sahipsiniz.

İşte bu yüzden herkesin benzersiz bir Burning Man deneyimi var. Çünkü herkes kendi iç çağrısını takip ediyor. Kimileri kendini dövüş pistinde buluyor, diğeri bir art car’ın üstünde çıplak dans ediyor, bir başkası alacakaranlıkta yoldan gelen geçene omlet ikram ediyor. Bunların hepsi bu topluma ait olmanın eşit derecede kabul edilebilir yolları ve hepsi de tipik Burning Man manzaraları. Diğer bir deyişle, Burning Man onunla ne yaparsanız odur.

Burning Man’in 10 Altın Kuralı

İnanılmaz derecede özgür bir yer olsa da, çok katı kuralları da var, hepsi de bir saygı ve uyum topluluğu inşa etmek üzere tasarlanmış. Bunlara Burning Man’in etik kuralları diyebiliriz:

1- Kendine yetmek (Self-reliance)

Black Rock City’de akan su veya elektrik gibi bir altyapı yok. Burada çölün zorluklarıyla yalnız başınıza karşı karşıyasınız. Yemek, su ve barınak vb. gibi konuları önden düşünmek zorundasınız. Burada hayatta kalmak için ihtiyacınız olan her şeyi yanınızda getirmeniz gerekiyor. Hepsini Burning Man Rehberi – Bilet, Hazırlıklar ve Dahası yazımızdan öğrenebilirsiniz.

2- Metayı terk (Decommodification)

Black Rock City’de para kullanmak, satış yapmak yasak. İçeride yemekten masaja her şey ücretsiz, hediye olarak veriliyor.

3- Hediye kültürü (Gifting)

Burning Man, Black Rock halkını karşılık beklemeden birbirine iyilik yapmaya teşvik ediyor. Herkes Burning Man topluluğuna bir şeyler vermek, insanların deneyimlerini güzelleştirmek için çabalıyor. Kimisi gönüllü olup Burning Man’in organizasyonunda çalışıyor, başkaları parti, BBQ, açık büfe, konferans gibi etkinlikler düzenleyip insanları ağırlıyor ya da DJ’lik/ akrobasi gibi şovlar yapıyorak yetenklerini Burning Man haklına sunuyorlar .

İnsanların bu topluma fayda sunma konusunu ne kadar ciddiye aldıkları çok etkileyici. Kendi ceplerinden on binlerce dolar harcayanlar var güzel bir hediye sunabilmek için. Ama hediyenizin illa maliyetli birşey olması gerekmiyor, bir istasyon açıp bir iki saat boyunca gelen insanların saçlarını da örebilirsiniz. Önemli olan insanlara bir servis sunmak.

4- Arkanda iz bırakmamak (Leave No Trace)

Doğayı korumak önemli. Oraya ait olmayan hiçbir şey orada kalmamalı. İçme suyunuzu dahil toprağa dökemezsiniz çünkü oraya ait değil, üzerinizden  yere düşen sim tanesini bile toplamalısınız çünkü o da oraya ait değil. Sadece atıklarınınızı değil, kılınızı tüyünüzü dahil toplayarak, her şeyi ama her şeyi eve geri götürüyorsunuz.

5- Radikal dahil etme (Radical Inclusion)

Engellisi, yaşlısı, çocuğu, homoseksüeli, aseksueli, kapalısı, nudisti, vs… herkes ama herkes bu toplumun değerli bir parçasıdır, ve Black Rock halkı önyargısızca herkesi kucaklamalıdır. NOKTA.

6- Radikal şekilde kendini ifade etme (Radical Self-Expression)

Ne giydiğiniz, bisikletinizi veya kampınızı nasıl dekore ettiğiniz, nasıl yürüdüğünüz bile kendinizi ifade etmenin bir yolu. Burning Man de sizi yaratıcı ve sınırsız olmaya teşvik ediliyor. Kendinizi ifade ederek sanat yaratıyor ve diğer insanların Burning Man’daki deneyimlerine katkıda bulunuyorsunuz.

7- Komün olmak (Communal Effort)

Birlikte üretmek, dayanışmak, etrafındaki insalara sahip çıkmak yani birlik olmak çok önemli. Amerika gibi bireyselliğin zirvede olduğu bir toplumda şaşırtıcı şekilde iyi başarmışlar. Ayrıca insanlarda derin bir aidiyet duygusu var. “The playa provides” diye bir laf var, buradaki yardımlaşma kültürünü anlatıyor. Mesela 1 haftalık yemek stoğunuza birşey oldu ve açıkta kaldınız. Hiç endişe etmeyin, insanlar sizi besler, doyur ya da durumunuza bir çözüm üretir.

8- Topluma karşı sorumluluk (Civic Responsibility)

Kişilerin tüm davranışlarında toplumun iyiliğini ve yasaları gözetmesi gerekiyor. Yani aslında Burning Man’a ait bir kural değil, daha çok bir hatırlatma.

9- Katılım (Participation)

Dünyadaki değişimin kişide başlaması gerektiği ilkesi. Burning Man’ı kural kitapçığında “İnsanların kalplerini açacak davranışlar sergilemek için herkes üzerine düşeni yapmalı” şeklinde açıklamışlar.

10- Anda kalmak (Immediacy)

Anda kalmamak bizi hem kendi iç dünyamızdan, hem de etrafımızdaki insanlardan, hem de doğadan koparıyor. Burning Man “Sadece bedenen değil; kafa olarak da burada ol” diyor.

Şunu söyleyebiliriz ki; bu saydığımız 10 prensibe genel olarak herkes çok sadık. Özellikle de kimsenin elinde fotoğraf makinası fotoğraf peşinde koşmadığını söylemek isterim. Elbette insanlar fotoğraf çekiyor, anılarını ölümsüzleştiriyor ama o kadar. Öyle Instagram için kendini parçalayan falan görmedik. Arada illa Paris Hilton gibi çıkıntılar vardır ama önemsenmeyecek kadar azınlıktalar.

Bileti 450 Dolar ama Size Ne Alt Yapı, Ne de Eğlence Sağlıyor


Doğru okudunuz: 450 dolar karşılığında aldığınız tek alt yapı porta potty denilen festival tuvaletleri. Ne elektirik, ne su, ne konser vs gibi etkinlik sağlıyorlar.

Eee neye para veriyoruz o zaman? Ona da geleceğiz.

Tüm şehri sokak sokak katılımcılar kendileri kuruyor. Yani kendi elektriğinizi, suyunuzu, mutfağınızı, müziğiniz, etkinliğinizi vs evinizden kendininiz götürüyorsunuz. Burning Man’de katılımcıların  ilk birkaç gününü inşa işleri ile uğraşarak geçiriyor zaten.

Sıkı çevre kurallarının olması da ayrı bir iş yükü getiriyor. Mesela MOOP (matter out of place) çok hassas bir konu. Duş mu aldın, o su yere değmemeli. Kirli suyunu depolayıp evine götürmen lazım, asla yerde ateş yakamazsın, tüm çöpünü evine geri götürmen lazım gibi yerinde ama yorucu kurallar var. Anlayacağınız Burning Man baştan aşağı aşırı zahmetli birşey.

İnanmazsınız ama bu iyi ki de böyle! Çünkü doğal bir seleksiyon oluyor. Rahatına düşkün ve takıntılı insanların zaten gözünde büyüyor ve gitmiyorlar. Böylece içeride açık fikirli bir insan topluluğu oluşuyor ve pürüz insanlar büyük oranda eleniyor.

Buranın yaşam şartlarının dayanışma gerektirmesi zaman içinde insanların bir araya gelip “theme camp” ya da kısaca kamp dediğimiz birimler kurmaya teşvik etmiş. Her bireyin kendi için bir jeneratör, mutfak ve duş düzeni kurması, atık su depolaması hem saçma, hem de zor. O yüzden bunları ortaklaşa yapan kamplar oluşmuş. Ama tabi bu sadece pragmatik bir birleşme olmuyor. Aynı insanlarla senelerce Burning Man’e gide gele baya aile oluyorsunuz, beraber eğleniyor, beraber duygulanıyor, birbirinizi kolluyor, çekip çeviriyorsunuz. Bir nevi kabile gibisiniz.

Şu Kampları Biraz Daha Anlatabilir Misin?

Elbette. Tema kamplarının nelerdir, bu kamplardan ne bekleyebilir ve onlara nasıl katılabilirsiniz gibi konular için, Burning Man’de Kamplar yazımıza göz atabilirsiniz.

Burning Man Etkinlik Sağlamıyorsa Nasıl Eğleneceğiz?

Burning Man’e piano çalarak şarkı hediye etmek isteyenler için bırakılmış bir piano.

Burning Man bir festival değil. Size ne şov, atkivite vs sağlıyor, ne de kendileri burada çalması için DJ tutuyorlar (ama isteyen herkes çalabiliyor, kimse para almıyor ya da davet edilmiyor. Açık sahne gibi düşünebilrsiniz). Yukarıda bahsettiğim hediye verme prensibi gereği katılımcılar kendileri herkesin katılımına açık etkinlik düzenliyorlar.

Hayatım boyunca daha fazla eğlendiğimi veya daha büyük bir performans gördüğümü sanmıyorum. Burning Man, sanatın dönüştürücü gücünün açık arayla en aşırı ve en güçlü ifadesi.

İlk gidişinizde kesinlikle büyüleniyorsunuz. Özellikle de ilk gecenizde bisikletinizle Playa’ya doğru pedallarken, farklı bir boyuta veya gezegene geçimişsiniz gibi hissediyorsunuz. Çölün karanlığı ve boşluğu da hissiyatınızı çok büyütüyor. On binlerce ışıklandırılmış bisiklet ve insan, ateşböceği sürüsü gibi etrafınızda dolaşıyor. Sağdan soldan art car’lar geçiyor. Playa’daki dev enstalasyonlar ve sanat eserleri arasında pedal çeviriyorsunuz. Mutluluktan gözlerim dolmuştu ilk gördüğümde.

Tüm aktiviteler katılımcılar tarafından organize ediliyor! Bunun için kendi ceplerinden binlerce dolar harcıyorlar!

Burada 24/7 süren etkinlikler kasırgasından, hepsi katılımcılar tarafından düzenlenen bir gösteri patlamasından bahsediyoruz.

Ancak sanatı sadece müzik, heykeller ve playadaki enstalasyonlar olarak düşünmeyin. Burada herkes, giyinişi, davranışı, var olma biçimi ile kendi başına bir performans. Tüm Burner’lar, birbirlerinin deneyimini zenginleştirmeye çalışıyor. İnsanlar hem kamplarıyla toplu olarak hem de bireysel olarak birçok hazırlık yapıyorlar.

Yani herkes aynı anda hem katılımcı, hem küratör, hem sanatçı hem de bazen sanat eserinin kendisi. Bu oldukça devrimci bir yaklaşım.

Birey Olarak Performansın Bir Parçası Nasıl Olunur?

Yeteneklerini ve kaynaklarını karşılık beklemeden insanlara açıyorlar. Mesela birey olarak beceriniz fal bakmaksa fal bakabilirsiniz, ya da playa’ya yerleştirilen piyanoları çalarak insanlara ufak bir resital sunabilirsiniz. Kostümünüzle insanları etkileyebilirsiniz. Açık mikrofon sahnelerinde şarkı ya da şiir okuyabilirsiniz. Birisi ile tanıştığınızda ona küçük ve beklenmedik bir hediye sunabilirsiniz.

Biz Türkiye’den giderken tanıştığımız insanlara hediye etmek için 500 tane nazar boncuğu götürdük. Ayrıca sokakta güneşe kavrulduğunu fark ettiğimiz insanlara ikram etmek için su tabancalarına güneş kremi doldurduk. Hiç tanımadığınız birinin size gelip “Yanakların çok kızarmış, biraz krem sürmek istersin diye düşündüm” demesinin sizde yaratacağı minik mutluluk ve bunun bir su tabancasından üzerine fışkırtarak yapılmasının eğlencesini hayal edin. Ta da! Siz de başkalarının deneyimi güzelleştiren bir performanssınız!

Kamp Olarak Performansın Bir Parçası Nasıl Olunur?

Tema kamplarında bir bar

Kamplar (theme camps) ise genellikle çok daha kompleks aktivitelere soyunuyorlar. Ceplerinden binlerce hatta yüzbinlerce dolar harcayarak art car’lar yapıp, ücretsiz yemekler dağıtıp, klimalı yatakhane vs gibi şeyler kuruyolar. Ama herkes gücüne göre. İmkanları daha az olanlar saç örme standı gibi daha maliyetsiz şeyler düzenliyorlar.

Neticede herkes topluluğa katkıda bulunuyor ve kimse bunu para ya da başka bir çıkar için yapmıyor. İçeride herşey ücretsiz ve herkese açık. İnsanların tek motivasyonu sadece ve sadece Burning Man komunitesine katkı sağlamak.

Aktiviteleri Nasıl Takip Edebiliriz?

Tüm kamplar, Burning Man’a düzenleyecekleri faaliyetlerin yeri / zamanı hakkında bilgi veriyor. Ve Burning Man de tüm bu bilgileri bir kitapta ve bir uygulamada derliyor. Girereken size program kitapçığı veriliyor ancak kitapçığın içeriği biraz daha sınırlı. Burning Man’e katılmadan önce uygulamayı indirmek en iyisi.

Bir Günümüz Nasıl Geçiyordu?

Çoğu insan, gece ayakta kalıp gündüz sıcağında uyumayı tercih ediyor.

Gün batımı ve gün doğumu çölde günün en güzel zamanları, çoğu insan gibi, biz de ikisini birden yakalamaya çalıştık. Bu da güneşin doğuşuna kadar ayakta kalmamız, sabah 7 ya da 8 civarında da uyumaya gitmemiz demekti. Bu şekile biz de gündüz sıcaklarını olabildiğince uyuyarak atlatmış olduk. Yine de saat 11 gibi çadırımız çok sıcak oluyordu ve uyanmak durumunda kalıyorduk. Burning Man’de çok fazla uyumayı beklemeyin.

Uyanınca arkadaşımızın karavanına kaçıp birlikte kahvaltı hazırlıyorduk. Bu da 13.00’e kadar sürüyordu yani daha çok öğle yemeği gibi oluyordu. Sonra bisikletlerimize atlayıp ve aktivitelerine katılmak için kamptan kampa pedal çeviriyorduk. Ya da bizim kampımızda bir etkinlik varsa, kalıp barda çalışıyorduk.

Gündüz Aktiviteleri

Biz günü farklı kamplarda takılmak, etkinliklerine katılmak ve yeni insanlarla tanışmak için kullanmayı tercih ettik.

Kamplarda çok harika etkinlikler var; seminerler, atölyeler, oyunlar, seanslar, gösteriler, vb… Hepsine, Burning Man’de listelenen tüm faaliyetlerin olduğu “Time to Burn” adlı uygulayı indirerek görebiliyorsunuz. Katılamek için tek yapmanız gereken şey gitmek. İçerideki herşey zaten ücretsiz. Etkinliklerin bolluğu ve çeşitliliği aklınızı başınızdan alıyor. O yüzden biz de gündüzleri hep bisikletlerimize atlayıp bir aktiviteden diğerine pedalladık. Çoğu zaman hedeflediğimiz destinasyonlara ulaşamadık bile çünkü yolda farklı kamplara giriverdik. Çoğu zaman megafonlu bir kişi sizi kampındaki aktiviteye davet ediyor. Fotoğrafta gördüğünüz kupayı kazandığımız eş taşıma yarışmasına da işte böyle katıldık.

Kampta Paylaşımlı Yemek

Bizim kampımızda akşam yemeği 19:00’da başlıyordu. Eğer yemekte görevlisysek, yardım etmek için bir saat kadar erken gelmemiz gerekiyordu. Kampta hazırlanan yemeklerin çoğu zahmetsiz yemeklerdi ama yemek 25-30 kişilik olacağı için yine de biraz zaman alıyordu.

Eğer görevli değilsek, her zaman yaklaşık 30 dakika kadar geç kalıyorduk ve tüm yiyecekler çoktan gitmiş oluyordu. Sonra tencereyi ekmekle sıvamaca. 🙂

Akşam yemeğinden sonra uykumuz geliyordu. Elbette, sabah uyuduğumuz o kısa uyku yeterli olmuyor. O yüzden biz de akşam yemeğinden sonra iki saat kadar şekerleme yapıyorduk. Anlayacağınız, denizciler gibi vardiyalar şeklinde uyuyorduk. Öğleden sonra bir vardiya ve akşam bir vardiya.

Playa’da Geceler

Uyandığımızda, bisikletlerimize atlayıp doğrudan Playa’ya gidiyorduk. Playa geceleri o kadar güzel ki bazen bisikletimizi saatlerce amaçsızca sürmekten başka bir şey yapmıyorduk. Diğer zamanlarda ise bisikletlerimizi park edip enstalasyonlara tırmandık, tanıştıklarımızla sohbet ettik ya da müzik çalan art car’ların peşinden bisikletimizi sürdük, playanın ücra yerlerinde ufacık DJ setleri bulduk. Bazen insanlar bir yerde toplanmaya başlıyordu, biz de merak ediyorduk, oraya gidip katılıyorduk. Tapınağa gidip duygularımıza sarılıp sarmalanıyorduk. Güneş doğuncaya kadar deneyimler ve duygulardan oluşan bir karışımın tadını çıkarıyorduk.

Kısacası, Burning Man’da bir günü nasıl geçireceğinize dair bir kılavuz yok. En basit cevap, her çağrıya evet demek.

Burning Man Kime Göre?


Burning Man’ın hippilere göre mi yoksa milyarderlere göre mi olduğu hakkında çok fazla söz dönüyor. Burada herkese yer var. Ruh olarak hippi ama elbette git gide daha elitleşiyor. San Francisco’nun teknoloji merkezi olarak yükselişi de bu konuyu doğrudan etkiliyor. Burning Man, Burner’ları memnun etmek ve değişen dünyaya uyum sağlamak arasında bir denge kurmaya çalışıyor ama açıkçası bu tezat pek kolay çözülecek gibi durmuyor.

Ünlüler ve milyarderler gibi bazı magazinsel burner’lar hakkında çok daha fazlasını bu yazımızda okuyabilirsiniz: Burning Man’e Kimler Gidiyor

Karar Verdim, Gidiyorum! Nereden Başlıyoruz?

Bilet bulmak, hazırlıklar apayrı maceralar. Onları bu yazımızdan okuyabilirsiniz: Burning Man Hazırlıkları

Biletler Neden Ücretli?

Boeing’den artcar yapmışlardı! WOW!

Sıkça sorulan sorulardan birisi biletlerin ücretli olmasını da geçtim, bu kadar pahalı olması Burning Man’in prensipleri ile çelişmiyor mu?

Burning Man kar amacı gütmeyen bir kurum ama tahmin edersiniz ki epey bir ciro yapıyor. 2017 vergi beyanına göre 36.7 milyon dolarmış. Bu organizasyonu çevirmek için kullanılıyor. Artan para gelecek sene ki etkinliğin kasasına aktarılıyormuş.

Unutmamak lazım ki her sene buradaya sıfırdan geçici bir şehir kuruluyor. İçine Burning Man boyunca servis vermesi için geçici bir havalimanı bile kuruluyor. Yani inanılmaz büyük bir operasyon. Hem bütçe, hem de büyük bir ekip gerektiriyor.

Haliyle Burning Man’in 12 ay boyunca full-time çalışan bir ekibi var. Ayrıca binlerce gönüllü de çalışıyor ama bazı kritik pozisyonlar maaşlı kişilermiş.

Şehir kurma ve personel masraflarına ek olarak, Burning Man aynı zamanda bazı sanat projeleri için fon sağlıyormuş. Örneğin Türkiye’den bir sanatçı kafasındaki deniz anası enstalasyonu için Burning Man’de sergilemek için organizasyona yazıyor. Sanatçının bu eseri oluşturduğu süre boyuncaki yaşam giderleri, eserin maliyeti, alana nakliyesini ve sanatçının ulaşım giderleri kapsayan fonlar sağlıyorlarmış.

Ayrıca her çeşit insanın katılımını sağlamaya çalıştıkları için gücü yetmeyen kişilerin de katılımına destek oluyorlar. Mesela Afrika’dan gelecek bir grup insanın uçak biletleri dahil tüm masraflarını fonlamışlardı.

Ayrıca üzerine şehir kurdukları arazinin kiralanması, temizlenmesi, içerdeki sağlık vs hizmetleri için yine bir kaynak oluşturmaları lazım.

Sanırım bilet ücretleri bunlara gidiyor. Artıyor ya da artmıyor hiçbir fikrim yok. Ancak ben de böyle bir oluşumdan daha yaratıcı ve eşitleyici kaynak oluşturma çözümleri umuyorum ileride.

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal Meyda

Sosyal Medya’yı hiç sevmiyorlar. Hele ki influencerları. Hatta geçen senelerde içeride internet varmış, bu sene yoktu. Bunun birkaç sebebi var:
– İnsanları andan koparıyor
– Fotoğraflar burayı anlatmayacak kadar yetersiz kalıyor.
– Influencerlar ve ünlüler buraya marka sponsorlukları ile gelip burayı para kazanamak için kullanıyor. Victoria’s Secret sponsorluğunda buradaki sanat eserlerini fon olarak kullanarak buradan ürün pazarlamak son derece yanlış ama olmuş olan şeyler. Bu sene de Major Lazer Popeye’s uçağı ile Burning Man’e geldi. Uçağın üzerindeki eşek kadar Popeye’s logosunun önünde, elinde 2 koca poşet Popeye’s poşedi ile poz verip Instagram’da paylaştı. Not cool.

Burning Man’in değerlerini dinamitlemek gibi bir şeydi bu. Bir tek influencerlar mı şuursuz? Hayır ama onlar yapınca global boyutta oluyor.

Kaça Mal Olur?

Burning Man Hazırlıkları yazımızdan okuyabilirsiniz.

Madde Kullanımı

Burning Man Nevada’da ve federal arazi üzerinde yapılıyor. Yani alkol hariç her şey yasak. İçerideki bardalarda alkol ücretsiz. Amerika’da alkol içebilmek için 21 yaşından büyük olmanız gerekiyor. Bunun için barlarda kimlik ibrazı şart. Kimliğin kendisi yerine telefonunuzdaki fotoğrafını da kabul ediyorlar. Burası bu konularda özerk bir alan değil. Etkinlik girişinde ve içinde polisler var. Aynı zamanda sivil polisler de var. Güvenlik güçleri ve katılımcılar arasında da tampon olan Burning Man gönüllüleri Ranger’lar var. 7/24 kendi araçlarıyla devriyedeler.

Çocuklar ve Yaşlılar

Burning Man’de hiç beklemediğimiz kadar çocuk vardı. 60’larda San Francisco’da saçlarına çiçek takan gençler bugün Burning Man’e torunları ile geliyorlar. 3 nesilden insanı kolaylıkla görebilirsiniz.

Çocuklu aileler için kurulmuş kamp alanları ve aktiviteler var. Aileler onları yaşlarına uygun olan yerlere götürmüyorlar. Etrafta olan biteni pek anladıklarını sanmıyorum ama eminim çok ilginç buluyorlardır. Bununla birlikte ben kendi çocuğumu götürmemeyi tercih ederdim. Orada görecekleri şeylerden değil, çölün sağlığa zararlı şartlarına girmelerini istemeyeceğimden. Ben bu konularda yeterince yenilikçi olamıyor olabilirim.

70-80 yaşında da bir sürü katılımcı var. Hem de bazıları gönüllü olup, çalışıyor bile. Burning Man gerçekten yaşsız bir yer. Tek şart kapalı fikirli olmamak.

Çevre kirliliği

Burning Man’in açık yüreklilikle tartıştığı bir konu da etkinliğin yarattığı çevre problemleri.

Bütün katılımcıların ortak iş birliği ile etkinliğin çölün üzerindeki etkisini minimize ediliyor. Yukarıda anlattığım gibi oradan gelmemiş hiç bir şeyin orada kalmaması sağlanıyor. Etkinliğin hiç bir aşamasına bir yerde bir çöp tanesi bile göremezsiniz. Birisinin kostümünden tüy kopup uçmuşsa falan da mutlaka birileri onu yerden alır. Kamp toparlanınca tüm alanda kamp mensupları omuz omuza dizilip mıntıka temizliği yapılıyor.

Herkes gittikten sonra Burning Man ekipleri de omuz omuza dizilip TÜM şehri adımlayıp 1 ay boyunca temizlik yapıyormuş. Aynı zamanda araç ve bisiketlerin sahada yarattığı değişikleri restore ediyorlarmış. Bu sırada her kampın alanının temizliğini notlayıp, bir harita yayınlıyorlar. Haritada yeşil  olarak görünen kamplar tekrar davet ediliyor, kırmızı olanları da engelliyorlar.

Burning Man sadece Playa’daki çevre problemleri ile ilgilenmiyor. Katılımcıların playayı derli toplu bırakıp, çöplerini yakın bir yerleşimdeki çöplere yığmlarını istemiyorlar. Çünkü bu da Burning Man kirliliği. Yol üzerinde sıkışıp çalılara işemek de hoş karşılanmıyor ve insanları yapmamaları konusunda uyarıyorlar. Ancak bazı insanlar yine de ihlal ediyor.

Tuvaletler

Önce şu iki kelimeye bi ısınalım:
Grey Water – Lavabo, çamaşır ve ya bulaşık makinası suyu gibi kullanılmış su. Katılımcıların ürettikleri grey water’ı alandan uzaklaştırmak kendi görevleri. Black Water ise tuvaletteki dışkı ve idrar içeren su. Bu iki terminoloji aslında suyun toksisitesini ifade etmek için kullanılıyor.

Alana konulan porta pottyler, yani portatif festival tuvaletlerdeki atığı onlar çözüyorlar. Ama eğer onları kullanmayacaksanız kendi çözümünüzü üretmeniz lazım. Ve atığınızı da kurallara uygun bir şekilde yok etmek sorumluluğu size ait.

Sonuç

“Adam”, 2019

Günün sonunda, Burning Man maalesef gitmeden, sadece fotoğraflarına ve medyadaki yanımalarına bakarak idrak edilebilecek bir yer değil. Hatta medya konuları marjinalize etmekten ekmek yediği için ana akım kaynaklardan beslenenlar Burning Man’in çılgın bir festival ya da parti gibi görecektir. Bu arada o da doğru, Burning Man çok marjinal bir yer, aynı zamanda harika bir parti de ama bu sadece buz dağının görünen tarafı. Asla buna indirgenemez.

Böyle düşünen kimseyi de suçlamıyorum, gerçektende orada bulunmadan bunu anlamak imkansız. Çevremizde Burning Man’e 7-8 kere gitmiş ve hayattı Burning Man’dan Burning Man’e yaşayan yabancı ve Türk arkadaşlarımız olmasına rağmen biz bile tam kavrayamamışız. Anca gidince, hatta iki gün sonra anladık. İlk günleriniz idrak ve adaptasyonla geçiyor. 🙂

“Burning Man is what you make of it” derler çünkü barındırdığı öğelerden hangisine yöneliyorsanız sizin için Burning Man o oluyor. Terapi, aidiyet, parti, dostluk, sevgi, çılgınlık, yorgunluk, sınırlarının zorlanması, manevi çöküş ya da yeniden diriliş vs… Burning Man farklı insanları için farklı şeyler ifade edebilir. Aslında size ayna tutuyor.

Gerçekten sevgi ile örülmüş bir yer. Tibet Budisti arkadaşım Burning Man’in dini sevgi olan bir tarikata benzetilebileceğini söyledi dedi. Ha, herkesin Burning Man’in 10 prensibe uygun mu davranıyor derseniz hayır, ama %99’unun uyduğuna şahit olduk. Gerçekten insanlan birbirine şefkat ve saygı ile yaklaşıyor. İçeride ön yargı yok. Zaten bu kadar özgürlüğü kaldıramayanlar da bir daha geri gelmiyor, doğal seleksiyon oluyor.

Ve işin garibi, belki ilk günlerde o kadar sevgi pıtırcığı gibi hissetmezken, sadece uyum sağlamak için bazı şeyleri yaparken, birkaç gün sonra kalbinizin açıldığını görüyorsunuz. İnanmazsanız, buyrun bir de kanlı bıçaklı Facebookçulardan dinleyin:

Bilmeyenler için büyük kavganın hızlı versiyonu: Moskovitz ve Zukerberg Facebook’un kurucuları ve aynı zamanda Harvard’dan oda arkadaşları. Ama aslında fikri Harvard’dan tanıdıkları Winklevoss ikizlerininin firması ConnectU’dan “çalmışlar”. Asla konuşmadıkları gibi mahkemede birbirlerini ölümüne parçaladılar ve neticede Facebook onlara 65 milyon dolar ödemek zorunda kaldı. İki büyük düşman Burning Man’de karşılaşırlar.

Moskovitz : “Bu adamlar şu dünyada düşmanım diyeceğim tek kişiler, ama playadaki ilk içgüdüm onlare sarılarak selamlamaktı [Burning Man’de el sıkmak yerine sarılarak tanışıyorsun]. Daha yeni Burning Man’e varmışlardı, o yüzden nasıl tepki vereceklerinden emin değildim ama çok kibarlardı ve zaten neden böyle davrandığımı Burning Man’in sonlarına doğru anlayacaklarından eminim.

Geri döner dönmez Tyler Winklevoss’dan Facebook’tan arkadaş ekleme talebi geldi ve Burning Man’in değerleri hakkında yazışmaya başladık. Ruhani bir yolculuk yaşadığını tarif etti. Kafamda onlarla bir karşılaşmanın nasıl gideceğine dair bir sürü karanlık fantezim vardı (Tyler her şekilde nezaket çerçevesinde olurdu diyor), ama playada her şey gülünç bir şekilde netti: Orada hepimiz aynı topluluğun üyesiydik. Aslında hepimiz hep öyleydik.”

Kaynak: Business Insider

Burning Man’in bence en büyük başarısı bu: Kafalara reset atan yeni bir medeniyet yaratmak. İşin en büyülü kısmıda Cumartesi boğmak istediğin adamı, Pazar günü sarılabilecek kadar insanı gerçekten dönüştürebilmesi.

Burning Man Jargonu

Mutant Vehicle (artcar)

“Bu kız ne diyor” demeyin diye bu yazıda geçen bazı kelimeler:

Black Rock City (BRC) – Burning Man’in Nevada’nın Black Rock Çölü’ne kurduğu, fiziksel olarak 7-10 gün kadar yaşayan devasa bir şehir. Yani ana etkinliğin yapıldığı yer. Bunu dışında da Afrika’da, Israil’de, Çin’de, Miami’de ve bir sürü başka yerde bir sürü Burning Man buluşmaları oluyor.

Playa – Black Rock City’de enstalasyonların olduğu alan. Black Rock City çember şeklinde kuruluyor. Playa da halkanın orta kısmındaki boşluk yer.

Deep Playa – Playa’nın en uzak köşeleri

Theme Camp – Arkadaş gruplarının bir araya gelerek kurdukları üniteler. Kısaca kamp (camp) şeklinde bahsediliyor. Her kampın bir teması olduğu ve bu tema etrafında faaliyet gösterdikleri için temalı kamplar olarak geçiyor. Burning Man’deki etkinlikleri bu kamplar organize ediyorlar. Yani Burning Man’i yaşatan ve gerçekleştiren temel birimler. Bizim kampımızın adı Pickleback Mountain’dı, bir barımız vardı ve burada sürekli turşu suyu & viski dağıtıyorduk. Başka arkadaşlarım Bee Charge diye bir kamptaydı. Artcarları ve kamplarının dekorasyonu arı şeklindeydi.

Artcar ( ya da Mutant Vehicle) – Bir sanat parçasına dönüştürülmüş hareket eden araçlar. Büyüleyici şeyler! Bazılarının üzerinde ses sistemi ve ışıklar oluyor. Gittikleri yerleri partiye dönüştürüyorlar. Bazıları ise sadece gözlerinizi alamadığınız birer sanat parçası.

Burner – Burning Man’den mezun olan kişi 🙂

Man, “Adam” -Burning Man’in kurucusu Larry Harvey, Jerry James ve arkadaşları 1986’da biten bir ilişkinin yükünü atmak için plajda buluşarak ahşap bir adam yakarlar. Yıllar içinde etkinler büyüyerek bugünkü halini alır ve etkinliğin simgesi olur. Adam sondan önceki gün yani Cumartesi gecesi yakılıyor. Her sene tasarımı değişiyor.

Temple , “Tapınak” – Dini bir fonksiyonu olmayan ama derin ruhani anlam taşıyan, çok duygusal bir yapı. Onun da her sene tasarımı değişiyor. Başka bir adı ve teması oluyor. Bu sene (2019) adı Temple of Direction‘dı.

MOOP (Matter Out of Place) – Çöle ait olmayan cisim yani playada kirlilik yaratan şeyler. Bu çok geniş düşünülmesi gereken bir kavram. Temiz suyu bile yere dökmemeniz gerekiyor, çünkü su oraya ait değil ve dolayısı ile bir nevi ekosistemde tahribat yaratıyorsunuz eğer dökerseniz.

Ranger – Rangerlar yıllarca Burning Man’e katıldıktan sonra artık güvenlik olarak diğer burnerlara hizmet etmek için gönüllü olan kişiler. İçeride herhangi bir problem yaşadığınızda onlara ulaşıyorsunuz. Pasaportunuz mu kayboldu? İçeride polis istasyonu da var ama polisten önce ranger’a gidin, daha çok faydası olur. Ailenize acil ulaşmanız mı lazım? Ranger’a gidin, gibi gibi…

The post BURNING MAN – İÇERİDE NELER OLUYOR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man/feed/ 12
BURNING MAN REHBERİ – BİLET, HAZIRLIKLAR & DAHASI https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-hazirliklari/ https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-hazirliklari/#comments Tue, 24 Sep 2019 20:28:00 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=56810 Burning Man - Nasıl Bir Yer, Neler Oluyor yazımızı okuduysanız, ikinci sırada okumanız gereken yazımızdasınız. Çünkü burada anlattığımız hazırlıkları diğer tarafta paylaştığımız bilgilerin üzerine temellendirdik.

The post BURNING MAN REHBERİ – BİLET, HAZIRLIKLAR & DAHASI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Merhaba sevgili burner-to-be,

Bu yazıyı okumadan önce mutlaka ama mutlaka Burning Man – Nasıl Bir Yer, Neler Oluyor yazımızı okumanı öneririm çünkü burada bahsedilen hazırlıkları anlayabilmeniz için önce oradaki işleyişi bilmeniz gerekiyor. Burada anlattığımız hazırlıkları diğer tarafta paylaştığımız bilgilerin üzerine temellendireceğiz.

– o –

En temel soru ile başlayalım: Nasıl bilet bulacağız?

1. Burning Man Biletleri


Burning Man hazırlıkları için ilk işimiz biletlerin satış takvimini takip etmek oldu. Biletler aşama aşama satışa çıkıyor. Her sene biletleme sistemini geliştirmeye çalışıyorlar o yüzden aşamalar değişebiliyor. Bu sene son hali böyleydi, ama ileriki senelelerde değişebileceğini aklınızda bulundurun.

1. Grup Satışı

Yanlış bilmiyorsam bu uygulamaya bu sene ilk defa geçildi. İlk önce biletler Burning Man’deki kamplara satıldı. Bunun amacı da burayı yaşatan, güzelleştiren gruplara öncelik vermek. Kimisinin akıl almaz büyüklükte yatırımları var; art car’lar, tesisler, dekorlar falan… Bu kişiler dışarıda kalmasın diye bilet satışlarını ilk olarak halka açmadan, kamplara yaptılar. Sonuçta Burning Man’i yaşatan onlar. Söylenene göre 50.000 bilet bu şekilde satılmış. Tanesi 425 dolar + servis ücretleri. Yani 480 dolar civarında.

2. Ana Satış

– Ağustos sonu olan etkinlik için bilet satışı Nisan’da açıldı.
– Bilet alabilmek için önce Burning Man’in sisteminde kendinize bir profil olmuşturmanız gerekiyordu.
– Bir kişi en fazla 2 bilet alabiliyordu.
– Ücret yine 480 dolar civarındaydı.
– Ayrıca aracınızla geliyorsanız 100 dolarlık bir de vehicle pass almanız lazım
– Sadece Mastercard ve Visa kabul ediyorlardı.
– Ayrıca aynı kart ile sadece 1 kez alışveriş yapabiliyordunuz.
– Bu sene 23.000 bilet bu şekilde satılmış.

Bizi önceden uyarmışlardı, satışın açıldığı an sisteme gitmeniz lazım, yoksa alamazsınız diye. Saniyesinde sıraya girmemiz ve 3 saat bilgisayar başında beklememize rağmen maalesef alamadık, biletler bitmişti. Gerçekten milisaniyeler ile yarışıyorsunuz.

3. Ek Bilet Satışı

Temmuz ayında az sayıda bilet daha satıldı. Bilet almak isteyenler 24 – 26 Temmuz arası Burning Man’in sistemine kayıt oldular, 31’inde satış gerçekleşti. Bu turda biletler 550 dolardan satıldı.

4. Bilet Devri

Bu seneki yeniliklerden biri de buydu: Daha önce bilet alıp da gelemeyecek olan kişilerin biletlerini Burning Man’e geri devrettiği bir sistem kurdular. Bilet arayanlar sisteme kredi kartı bilgilerini verdiler, sistem otomatik olarak ilk kayıt olanları geri verilen biletlerle eşleştirdi. Biz bunda da avucumuzu yaladık.

Biz bu turların hiç birinden bilet bulamadık. Oktay da bize kendi Burning Man çevresinden bilet bakıyordu ama bir türlü bir şey çıkmadı. Artık birkaç hafta kalmıştı ve umudumuzu yitirmiştik. Hatta o tarihlere iş ve bir de yolculuk koyduk. Derken Whatsapp’ımızda Oktay’dan harika bir mesaj ile uyandık: Bir arkadaşı gidemiyormuş ve ondan biletlerini normal fiyatından satın alabilirmişiz! Biz anca bu şekilde bilet bulabildik.

Anlayacağınız bilet bulmak aşırı zor. Hele Amerika’da eşiniz dostunuz yoksa…

Önemli : Biletlerinizi internet üzerinden satın alıyorsunuz ancak maalesef size biletinizi dijital olarak yollamıyorlar. Biletiniz size posta ile yollanıyor. Yani mutlaka ama mutlaka çalınma / kaybolma ihtimali düşük bir yere yollayın. Satın aldığınıza dair elinizde kanıt olsa da elinizde biletin kendisi yoksa içeri giremezsiniz.

Diğer Bilet Bulma Yolları

Low Income Tickets – Farklı gelir seviyelerinden insanları dahil etmek için indirimli bilet programları var. Tanesi 210 USD. Nisan ayında başvurmanız gerekiyor. Nisan ayında başvuruluyor.

Gönüllülük – Burning Man’de belli bir saat (galiba 60) çalışmaya gönüllü olarak ücretsiz bilet alabilirsiniz.

Karaborsa – Bazı insanlar gitmeyecek olmasına rağmen kara borsada satmak için bilet almaya çalışıyor. Amerika’ya uçarken tanıştığımız Berlinli bir Burner bileti için 1200 dolar ödemiş mesela. Onun bir arkadaşı ise 1700 dolar! Burning Man’ın en çok dert ettiği şeylerden biri bu çünkü Burning Man en büyük prensiplerinden birisi metadan uzaklaşmak, hele biletin kendisinin metaya çevrilmesini hiç istemiyorlar. Siz de karaborsadan alarak bu fırsatçıları beslemeyin. Ayrıca kendinizi Burning Man’in kapısında scannerlerin okumadığı sahte bir biletle de bulabilirsiniz.

Peki, başka nasıl masraflarımız olacak? Bir bardak soğuk suyu hazır bulundurun, çünkü daha maliyetlerin başındayız.

2. Burning Man’e Gitmenin Toplam Maliyeti

Artcar’ın en kadar iyi olduğuna bakar mısınız?

Biz çok şanslıydık çünkü Burning Man bize bir arkadaşımızın düğün hediyesiydi ve bizim için birçok hazırlığı o yaptı. Daha güzel bir hediye düşünülemezdi, ona çok teşekkür ederiz.

– Standart bilet : 450 $

– Vehicle Pass : 100 $

– Kamp ücreti :  Yukarıda bahsettiğimiz yazıyı okumuş olduğunuzu varsaydığım için tekrar kamp ücretinin ne olduğunu anlatmayacağım. Okuma tembelleri için alana verdiğiniz kira parası olmadığını söyleyeyim. En ucuz kamplar kişi başı 120 -150 dolardan başlıyor, kampın içeriğine göre 2000’e kadar çıkıyor. Ama plug-and-play kamplardan bahsediyorsak 10.000$.

– Konaklama: Karavan haftalık 5000 USD’den başlıyor/ Shiftpod 800-1300 USD arası / Çadır 40’tan başlayıp 1000 dolara kadar çadır var.

– Uçak bileti : Burning Man Labor Day’i içine alacak şekilde planlanıyor, o da Amerika’da bir resmi tatil. Yani uçak biletleri normalden de pahalı oluyor. En yakın havalimanı Nevada’daki Reno’da.

– Araba kiralama & benzin

– Araba yıkama :  100$

– Kıyafetler : Kiralama yapacaksanız kişi başı 500 lira civarında. Satın alacaksanız sonu yok…

– Yiyecek : İçecek: Kişinin en kadar çok yediğine ve ne yediğine göre değişiyor. Biz kişi başı 1 haftalık yemeğimiz için 120 dolar harcadık.

– Bisiklet: 100$

– Hediyeler: Biz Türkiye’den 500 tane nazar boncuğu götürdük insanlara dağıtmak için. İki de su tabancasını güneş kremi ile doldurup insanlara ikram etmeyi planladık. 350 TL tuttu. Ama çok daha küçük ya da çok daha büyük bir şey de yapılabilir.

TOPLAM: Genelde kişi başı 1300 ile 5000 USD arası (uçak hariç) bir masraf oluşuyormuş.

3. Theme Camp’lere Katılıyor Musunuz?

Kamp alanları

Burning Man’deki tema kampları, burada hayatta kalma birimleri ve aileniz. Birlikte yaşıyor, birlikte yemek yiyor, birlikte parti veriyor ve birlikte çalışıyorsunuz. Bir kampa katılmanın birçok faydası ve sorumluluğu var. Bu kamplarda ne olduğunu, işlerin nasıl yürüdüğünü ve onlara nasıl katılacağınızı öğrenmek için Burning Man’de Kamplar yazımızı okuyun.

Bizim arkadaşımız senelerdir Burning Man’e gittiği için o zaten bir kamptaydı ve biz de onun kampına eklenebildik. Bu sayede mutfak, oturma alanı gibi ortak kullanım alanlarımız, her akşam beraber hazırlayıp yediğimiz bir öğünümüz, hediye olarak her gün turşu suyu ve viski dağıttığımız bir barımız, bir de nemlendirici maske partimiz vardı. Artcar’ımız yoktu.

Tabii ki tüm bu hazırlıkların bir maliyeti vardı. Yemek gibi belirgin maliyetlerin yanı sıra, kamp eşyalarının taşınması ve depolanması gibi daha az görünür maliyetler de vardı. Tüm ortak masraflar kişi başı bölündüğünde çıkan kamp ücreti 190 dolar civarındaydı fakat bir başka arkadaşımızınki kişi başı 2000 dolardı.

Her kamp ne kadar büyük bir hazırlık yapacağına kendi karar veriyor. Bizimki, genellikle makarna ve salata gibi basit bir şeyin çıktığı tek öğün paylaşımlı yemeğin olduğu minimal kamplardandı. Ama bazı kamplar açık büfeli 3 öğün yemek çıkarıyordu. Ne jenaratörümüz ne de buzdolabımız vardı. Kendi tuvaletini ve buzdolabı getiren hatta kliması olan kamplar da vardı. Bazı kamplar kendi tuvaletini getiriyor, kendi duşlarını kuruyor, taze ve atık su depoları oluşturuyor vb. Paket büyüdükçe marsaflar da artıyor.

4. Kampların Sene Boyu Süren Hazırlıkları

Yine dehşet güzel bir artcar daha

Burning Man’e gelmek için illa bir kampa katılmanız şart değil. Kendi başınıza gelip, buraya bir çadır atabilirsiniz ama bu çok daha zorlayıcı. Ayrıca bu deneyimi diğer kamp üyeleriyle de paylaşmak gerçekten çok güzel.

Eğer bir kampa dahilseniz ya da kendiniz bir sanat / etkinlik yapmayı planlıyorsanız bir yıla yayılan bir hazırlık süreci sizi bekliyor. Bildiğiniz üzere Burning Man katılımcıların organize ettikleri etkinlikler ve performanslardan oluşuyor. Bu, buradaki hediye kültürünün bir parçası. O yüzden kamplar Burning Man ailesine verecekleri hediye için epey bir bütçe ve zaman ayırıyor.

Mesela Artcar’lar kampların bence Burning Man’e verilen en güzel hediyelerden birisi. Sanırım bunun, Burning Man’ı büyülü bir yer haline getirme konusundaki etkisi büyük. Fakat bu da önemli bir yatırım. Çoğu Artcar, araçların modifiye edilmesinden oluşturuluyor. Bir araç alıp, onu modifiye etmek için atölye kurmaları lazım.  Kamplar artcar’a ek olarak başka hediyeler de düzenliyorlar. Bu çölün ortasında buzdan bir şato kurmak veya satranç öğretmek veya birinin saçını örmek kadar basit bir şey olabilir.

Bu oluşan masrafları fonlamak için kamp üyeleri yıl boyu parti, BBQ, kermes düzenlemek gibi çeşitli found rasing aktiviteleri yapıyorlar. Sizin de elbette kamp üyesi olarak bunlarda yer almanız bekleniyor. Ama okyanusun öbür tarafından pek mümkün olmuyor tabi. Onun yerine kampınıza bütçesel destek olarak ya da Burning Man’de herkesden çok çalışarak destek olmayı teklif edebilirsiniz.

Bu kolektif çalışmalara ek olarak, bu noktadan sonraki hazırlıkları ise kendiniz yapıyorsunuz:

5. Burning Man’e Hazır Mısınız?

5.1 Konaklama


Karavan
– Elbetteki karavanın konforu hiç bir şeyde yok. Özellikle banyosu ve mutfağının olması çok iyi çünkü atık suyu kendi kendine depoluyor. Ayrıca jeneratör getirirseniz dahili klimasını da kullanabilirsiniz. Burning Man’e katılanların %30’u karavan tercih ediyor ancak kiralama şirketleri Burning Man zamanı fiyatları abartıyor, haftalık kiralama ücretleri 5000 dolardan başlıyor. Arkadaşımız Oktay’ın bir Airstream’i vardı ve çok sıcak olduğunda onun karavanına sığınma lüksümüz vardı.

Shiftpod – İkinci en iyi alternatifiniz shiftpod denilen NASA’nın ürettiği malzemelerden yapılan bir nevi yurt. İçinde ayağa kalkabiliyorsunuz, çok geniş oluyor (evin bir odası kadar var) ve izolasyonu çadıra bin basar. Kurulumu inanılmaz pratik. Bizim arkadaşımız Oktay’ın kendi karavanı var, bize de bir shiftpod ayarlamıştı. Bizim içinde kocaman bir şişme yatağımız vardı, müthiş konforluydu. Tavsiye deriz.

Çadır – En az konforlu  ve en ekonomik seçeneğiniz de tabi ki çadır. Çadır Burning Man için zorlayıcı ama yine de yayın bir seçenek.

Çölde geceler soğuk oluyor. Yorgan ya da iyi ısıtan bir uyku tulumu şart.

5.2 Su & Su Kapları

– İçmek, temizlik, vs için ihtiyaç duracağınız tüm suyu kendinizin getirmesi gerekiyor. Kişi başı günlük 1 galon (6 litre) öneriliyor ama bize yetmedi. Bence günlük minimin 8 litre olmalı.

-Kullanmadığınız temiz su ve atık suyunuzu kendinizin geri götürmesi gerektiğini unutmayın. Kampında ortak duş ya da atık su depolama sistemi olmayanlar genellikle şişme bir havuz getirip içinde duş alıyor. Suyun bir kısmı buharlaşıyor ama çoğu kalıyor. Onu da bidonlayıp beraberinizde geri götürüyorsunuz. Bir bidon suyu öğlen dışarıda bıraksanız birkaç saate ısınıyor. Yani sıcak su problemi yaşamazsınız.

– Kamptan çıkarken yanınızda 2 – 3 litre su ile ayrılmanız gerekiyor. Biz CamelBack götürdük, çok rahat ettik ama farklı mataralar da olur.

– Bir de çantanızda sürekli kırılmayacak (mesela metal) bir bardak taşımanız lazım. Etrafta bir sürü içecek ikramı oluyor ama kendi bardağınızı getirmeniz gerekiyor.

– Playadayken suyunuz biterse, ne kadar uzak olursanız olun mutlaka kampa dönüp doldurun. Playanın kumunun, insan vücudundaki suyu çekmek gibi bir özelliği var. Hiç fark etmeden dehidrasyon yaşayabilirsiniz.

5.3 Yemek

– Tüm öğünlerinizi yanınızda götürmeniz lazım. Biz genellikle hazır çorba, chili gibi hazırlanması kolay şeyler götürdük. Ama hemen hemen günün her anı bir kampta yemek ikramı oluyor.

– SFO yönünden geliyorsanız, yiyeceklerinizi Burning Man’den önceki son büyük şehir olan Reno’dan almanızı öneririz. Böylece coolera buz koymayı da ertelemiş olursunuz.

– Eğer ortak mutfaklı bir kampta kalmıyorsanız yanınızda ocak, tencere, bulaşık gibi düzenekleri de götürmeniz lazım.

Önemli: Burning Man’e giriş ve çıkışlar çok trafikli oluyor. Bazen bir gün kuyrukta geçiyor. O yüzden yemek ve suyunuzu +2 gün şeklinde düşünün deriz. Arabada tüketilebilecek türden yiyecek ve suyunuzun bulunduğundan emin olun.

5.4 Cooler & Buz

– 10 gün konserve yiyeceklerde yaşamak için uzun bir zaman. Elbette insan taze sebze meyve de yemek istiyor. İyi bir coolerı buzla doldurursanız 5 gün kadar soğuk tutuyor. Amerika’daki tüm büyük süpermarketlerde paket buz bulabilirsiniz. Tavsiyemiz buz paketlerini açmadan cooler’a koymanız. Bu şekilde biraz daha uzun süre dayanıyorlar.

– Burning Man’de tek satın alabileceğiniz 2 şey buz ve çay-kahve. Baktınız cooler’daki buzlar eriyor, yenisini satın alabilirsiniz.

5.5 Bisiklet / Segway / Scooter / Boosted Board


Black Rock City kocaman bir yer. Bir ucundan bir ucuna yürümek 1-2 saatinizi alabilir. O yüzden buraya herkes kendi ulaşım aracını getiriyor. Aralarında en yaygın olan bisiklet. Bisiklet dışında elektrikli scooter, boosted board vs gibi araçlar da tercih ediliyor. Ama bunları sarj etmek için jenaratörünüzün de olması lazım.

Genelde playanın tozu bisikletleri (ve her şeyi) yiyor. O yüzden çöle uyumlu bir bisiklet olması lazım. Yani;
– Beach cruiser denilen bisikletler en ağrısız seçenek. Dağ bisikletleri de OK ama kum/ toz kabloları ve mekanizmaları yediği için tercih etmezdim.
– İyi bir bisiklet götürüp harcamayın, kötü bir bisiklet götürüp yolda kalmayın. Burning Man özellikle süpermarket ya da spor mağazası gibi işi bisiklet üretmek olmayan ama kendi markası adı altında bisiklet satan yerlerden uzak durulmasını, en çok onların bozulduğunu söylemiş.

Satın atın alacaklar için yönlendirmeleri şu şekilde
a) Yeni 100$’lık 3’lü speed bir beach cruiser
b) İkinci eli 100$’lık 3’lü speed cruiser, dağ bisikleti ya da yenisi 500$ eden elektirikli bisiklet almanız.
c) İkinci el için Craigslist ve Facebook yaygın olarak kullanılıyor.
d) Eğer mağazaların üretimi bisikletlerden alacaksanız da Roadmaster, Huffy, Pacific gibi mağazaların 100$’lık, ön ve arka süspansiyonu olan vitesli modellerini öneriyorlar.

Kiralayacaksanız
Kiralayacaksanız mutlaka vakitlice kendinizi garantiye alın. Yol üzerinde çözmeye çalışmayın, açıkta kalabilirsiniz. Aynı zamanda sona kalan dona kalıyor, kiraladıysanız revervasyonunuz olsa bile ellerindeki bisikletler sayıca çokken varmak lazım ki seçme şansınız olsun.

Reno Bike Project : Reno Burning Man’e 2 saat mesafedeki en yakın büyük şehir. Buradaki Burning Man için tasarlanmış 2. el bisikletler satıyor. Sıfır bisiklet aldıysanız onu Ikea gibi kendiniz birleştirmeniz gerekiyor ya da buraya yollatarak birleştirtebilirsiniz.

Playa Bike Repair: Burning Man’in içindeki bir oluşum. Bisiklet kiralayarak playada bozulan bisikletleri tamir etmek için fon yaratıyorlar. Online rezervasyon yapabiliyorsunuz. Erkenden rezervasyonunuzu yapın; ya kalmıyor, ya da uçaklar gibi son dakika fiyatları çok artıyor.

Hammer and Cyclery da bir diğer bisiklet kiralayarak, playada ücretsiz tamir sunan organizasyon. Aynı zamanda bisikletinizi geri götürmek istemezseniz onlara bağışlayabilirsiniz. More Than a Bicycle diye bir oluşumları var ve bisikletleri Afrika’ya yolluyorlar.

–  Burner Bikes LLC – Playaya 12 km mesafedeki uygun fiyatlı bir kiralamacı. burnerbikesllc@icloud.com

– Playada tabi ki paylaşımlı bisiketler de var ama işinizi şansa bırakmanızı önermeyiz.

Bisikletinizi Kişiselleştirme 

Ulaşım aracınız da performansın bir parçası olmalı. Kendinizi kıayetlerle radikal bir şekilde ifade ettiğiniz gibi aracınızla da etmelisiniz. O yüzden herkes bisikletini dekore ederek kişiselleştiriyor. Bizim bisikletlerimizi arkadaşımız Oktay ayarlayıp götürdüğü için biz sadece ışıkla süsleyebildik. Bisikletlerinizi ışıklarla süslemek kesinlikle gerekli olsa da, bisikletinizi daha yaratıcı bir şekilde dekore etmenizi tavsiye ederim. Işıkla süslemek güvenliğiniz için şart tabii ama sadece ışıkla süslerseniz gündüz bisikletiniz çıplak kalıyor. İnanın bize insan çok yavan hissediyor. 🙂

Bisikletler çok karışıyor! Kişiselleştiremek bunun önüne geçiyor ama siz yine de üzerine adınızı yazın!

Bir de mutlaka sepet takmanızı öneririm. Çok faydalı oluyor.

Tamir – Anladığınız üzere Playa’da ücretsiz bir tamir istasyonları var ama ellerindeki malzeme biter, sizin bisikletinizin özel bir parçası vardır gibi durumlar için hazırlıklı olmak isteyebilirsiniz. Her sene Playa’da 4000 bisilet bozuluyormuş. Yani her 18 bisikletten biri.

5.6 Işık


Kamp ışınığınız dışında, mutlaka kendi üzerinizi aydınlatmak ve bisikletinizi süslemeniz için ışık götürmeniz lazım yoksa kesin birisi size çarpar. Ben bisiklet için monkey lights’e bayılıyorum (hem çok tatlı, hem de tekere bakmama rağmen önümü de aydınlatıyor) ama her şey olur. Ne kadar çok ışık, o kadar iyi. Sürekli bisiklet üzerinde olmadığınız için mutlaka kendinizi de ışıklandırmanız lazım.

Aynı zamanda ledli eldivenler, pelerinler ya da ipler gibi ışıklı aksesuarlar da götürmenizi öneririm. Çölün sonsuzluğa uzanan zifir karanlığında onlarla oynamak çok eğlenceli oluyor. Netflix’in Stranger Things dizisini izleyenler için şöyle açıklayayım, gece playanın hissiyatı sanki “upside down”a gitmişsiniz gibi ve ışıklarla çok eğleniyorsunuz.

5.7 Kıyafetler

Tutu Tuesday

Burning Man’de insanların bir bilgisayar oyunundan ya da Mad Max’ten fırlamış gibi giyindiklerini fark etmişsinizdir. Kendinizi günlük kıyafetlerinizin içinde son derece sıkıcı ve özelliksiz hissedersiniz. Giyim kendini ifade etmenin en bariz şekli ve insanlar buna gerçekten zaman ve bütçe ayırıyor.

Amerika’da hazırlık yapacaksanız – Burada  yaşayanlar için buraya uygun kıyafet bulmak çok kolay, internet bir sürü seçenekle dolu. Favorim Dolls Kill, hem kadınlar, hem erkekler için güzel şeyler var. Thrift shop’larda her zaman enteresan parçalar oluyor.

Yani Burning Man’den 1-2 hafta önce giderseniz, hem kamp hazırlıklarınızı tamamlarsınız, hem de kıyafet bakarsınız. Bizim öyle bir şansımız olmadı, her şeyi bulmak için İstanbul’da 1 günümüz vardı.

İstanbul’da hazırlanacaksanız – Tahmin edersiniz ki Türkiye gibi insanların çılgın stiller konusunda muhafazakar olduğu yerlerde kıyafet bulmak zorlayıcı olabiliyor. O yüzden normal mağazalar değil de, dizi ve sinemalar için kıyafet kiralayan yerlere bakmanızı öneririz. Taksim’de bir sürü mağaza var. Biz en fazla çeşiti Mr. Retro’da bulduk, neredeyse hemen harşeyimizi oradan çözdük. Çok iyi niyetliler ve çok yardımcı oldular ama hijyen konusunda çok iyi olduklarını söyleyemeyiz.

Kıyafet seçimi – Geceleri epey soğuk oluyor, gündüzleri ise aşırı sıcak. Aynı gün içinde hem mayo, hem de kürk giyiyorsunuz. Yani her gün için 2’şer kıyafete ihtiyacınız var. Gece giydiklerimizi tekrar tekrar giydik ama gündüz kıyafetleri ile çok terlediğimizden onları 2. kez giymek mümkün olmadı. Kıyafet hesabınızı yaparken aklınızda olsun.

Elbette kendinizi nasıl ifade etmek istediğiniz konusunda hiç bir sınır yok, isterseniz çıplak gezin. Ama ben oradayken keşke daha parlak ya da ışıklı şeyler getirseymişim dedim. Naçizane önerim hem kadınlar, hem de erkekler için bu şekilde.

Eldiven – Bir de gece bisikletle giderken elleriniz çok üşüyor. Eldiven iyi fikir.

Ayakkabı – Terlik giymeyi düşünmeyin çünkü playa’nın tozu ya da kumu diyelim, bildiklerinize benzemiyor. Asla su ile çıkmıyor. Teninize yapışıyor ve kurutuyor. Terlikle gezerseniz birkaç güne ayaklarınız çatlayıp yara olma ihtimali var. Ortam hiç steril değil, ayrıca yürürken canınız yanar. Yani ayaklarınızı koruyacak ayakkabı tercihleri yapın. Biz gece gündüz bot ile gezdik. Kolay giyip çıkartılan bir şey seçmenizi tavsiye deriz çünkü çadıra girip çıktıkça illallah geliyor.

Sırt çantası – Su, güneş kremi, dudak kremi, atıştırmalık, kayak gözlüğü, fener, bardak gibi her yan yanızda bulundurmak isteyeceğiniz şeyler için bir çanta şart. Yeri gelmişken, bunları hep yanınızda taşıyın.

Burner Bazaar – Biz San Francisco’ya uçtuk, oradan Oktay’ın arabasını alıp, Reno üzerinden Burning Man’e geldik. Katılımcıların büyük bir yüzdesi San Francisco ve civarından geldiği için bu yol üzerine ufak pazarlar kurmuşlar. Kritik şeylerinizi almadan yola çıkmayın, ama eğlenceli parçalar için buralara bakabilirsiniz.

Önemli – Etnik kıyafetler elbette Burning Man ortamına çok yakışıyor ancak yerel kültürlere ait kıyafet ve sembolleri burada aksesuar olarak kullanmak çok o topluma saygısızlık olarak algılabilir.

Haftanın Günlerine Göre Kıyafet Temaları – Zaman içinde bazı günlerin kıyafet temaları oluşmuş ama öyle herkesin sıkı sıkıya yaptığı bir şey değil. Yani aman kıyafetim yok diye stres olmayın ama katılması da çok eğlenceli. Genelde yeni Burner’lar daha çok ilgi gösteriyor. Bazı temalar kulağınıza feminen gelebilir ama Burning Man cinsiyetçi bir yer değil. Kadın erkek herkes uyuyor.

Billion Bunny March – Adı üzerine herkes tavşan gibi giyiniyor
Tutu Tuesday – Salı günü kadın erkek herkes rengarenk tutular giyiyor
White Wednesday – Herkes bembeyaz giyiniyor.

5.8 Benzin


– SFO yönünden geliyorsanız son garanti benzinci Fernley’de yani Burning Man’e 2 – 2,5 saat mesafede. Buraya geldiğinizde mutlaka depoyu fulleyin. Hatta bir bidon da benzin doldurun. Daha sonra Nixon’da bir istasyon daha var ama açık olmayabiliyor. Açıksa tekrar fulleyin.

– Her fırsatta fullemeniz yönündeki ısrarımızın sebebi Burning Man giriş ve çıkışlarında yaşanan yoğun trafiğin benzini hızlıca tüketmesi. Ulaşımı geçtim, alana giriş/çıkışlar 12 saat kadar sürebiliyor.

5.9 Kum Fırtınasına Hazırlık


Toz kaçınılmaz. Bazen öyle bir fırtına oluyor ki göz gözü görmüyor. Goggles dediğimiz kayak gözüklerinden getirmeli ve ağzınızı gözünüzü bedeviler gibi iyice sarmak için şal getirmelisiniz. Playanın tozun aslında insan sağlığına zararlı, kanserojen maddeler içeriyor. Fırtına çıktığında karbon filtreli maskelerden takmak iyi bir fikir. Biz kendimize Amazon’dan sipariş ettik. Kişi başı 2’şer tane alın derim.

5.10 Kişisel Bakım

Playada en büyük düşmanınız güneş ve toz. İkisi bir yandan vücudunuzu çok kurutuyor. Toz bi değişik, ıslak mendille ya da su ile çıkmıyor. Sirke en etkili yöntem. Hem vücud, hem de eşyalarınızı temizlemek için ıslak mendik kutusuna bolca sirke döküp, öyle silinmeniz öneriliyor. Eğer duş imkanınız varsa sabunlu su da yardımcı oluyor.

Neticede çok kuruyorsunuz. Her gün dudak kremi ve nemlendirici uygulayın. Güneş kremini sürmeyi ve şapka takmayı da ihmal etmeyin.

5. 11 İçeride Telefon Çekmiyor

Gelmeden ofise, ananıza babanıza haber verin: İÇERİDE TELEFON ÇEKMİYOR! Oley!!!

Geçen senelerde baz istasyonları ile destekliyorlarmış ve cayır cayır çekiyormuş. Sanırım artık insanların anda kalmalarını garantilemek için koymuyorlar. Bu çok özgürleştiren bir his. Tüy gibi hafifliyorsunuz ama gelmeden önce iletişim gerektiren tüm işlerinizi halletmeniz lazım.

Acil bir şey olursa Burning Man görevlilerine gidin, içeride bazı personeller için internet var. Onlar yardımcı olur. Diğer bir seçeneğiniz de Burning Man’den çıkıp 10 – 20 dakika kadar uzaklaşmak. O zaman tekrar çekiyor. Ama millet bir post atmak için girip çıkıp gereksiz trafik yaratmasın diye giriş çıkışları kişi başı 20 dolar yapmışlardı bu sene.

5. 12 Time to Burn Uygulamasını Gelmeden İndirin

Girişte size bir etkinlik kitapçığı dağıtıyorlar. Burada genelde sadece en büyük şeyler yer alıyor; örneğin “Mayan Warrior’da sunrise set” gibi. Yiyecek içecek dağıtanları bu kitapçıkta bulamayabilirsiniz. En kapsamlı bilgi Burning Man’in uygulamasında oluyor ancak alanda internet olmadığı için buraya varmadan telefonunuza indirmiş olmalısınız.

5. 13 Diğer


Tırmık – Burning Man’den ayrılırken üzerinde kamp yaptığınız alanı içindeki sim parçasına kadar MOOP’tan arındırmanız gerekiyor. Onun içinde yerdeki taşları önce tırmıklıyorsunuz, sonra da aralarında bir şey var mı diye inceliyorsunuz. Herkesde tırmık oluyor, kolayca ödünç alabilirsiniz ama bir türlü sıra gelmiyor!! En geniş ağızlısından bir tırmık alıp, işinizi önce bitirmek size trafikten çok zaman kazandırabilir.

Bol bol bol battal boy çöp poşedi.

Her derde deva gorilla tape.

Powerbank

Kaybolmasını istemediğiniz eşyalarınızın üzerine mutlaka adınızı ve kampınızın adresini yazın. Eşyalarınız sihirli bir şekilde tıpış tıpış sizi buluyorlar! Burning Man telefon ekranınızı da bu şekilde değiştirmenizi öneriyor.

Burning Man Nerede ve Nasıl Gidilir


Nereye Uçuyoruz?

Black Rock City  (BRC) – Burning Man’in gerçekleştiği yer. Kendine ait geçici bir havalimanı kuruluyor. Ancak uluslararası seferler bulunmuyor. Amerika içinden gelenler şuradan kalktığı şehirleri inceleyebilir.

Reno –  BRC’ye en yakın büyük şehir. Araları 2 saat civarında. Burada bir havalimanı (Reno -Tahoe) var. Uluslararası uçuş yok ama Amerika’nın başka şehirlerinden kolayca bağlanabilirsiniz. Reno ve BRC dışındaki tüm haritada işaretli şehirlere Türkiye’den direkt uçabiliyorsunuz. Oradan da Reno’ya bağlabilirsiniz.

Reno’dan da BRC’ye gitmek için araç kiralayabilirsiniz ya da Burning Man Express‘e binebilirsiniz.

San Francisco (SFO) BRC’ye en yakın uluslararası havalimanı burada. Biz de buraya uçmayı tercih ettik. SFO’dan BRC’ye yine Burner Express ile ulaşabilirsiniz. Ya da özel aracınızla.

Burner Express

Burning Man’e San Francisco ve Reno’dan otobüsler epey pahalılar. Ayrıca Burning Man’e götürmeniz gereken tonlarca şeyin sığması mümkün değil. Anca sizin eşyalarınızı götüren birisi varsa kullanmayı düşünün. Güzel yanı ise Burning Man’in girişinde oluşan uzun kuyrukları beklemeden direkt içeri girmesi.

Araç ya da Karavan Kiralama

Burner Man’a çok fazla eşya götürmek gerekiyor. Genelde 2 kişi ve eşyalarının standart bir binek araca sığması mümkün olmadığından insanlar pick-up ya da U-Haul’dan kamyon kiralıyorlar. Arabaları römork çekenler römork ile geliyor.

En konforlu opsiyon ise elbette karavan. İster karavan, ister başka bir araç kiralayın normalin dışında kiralar ödemeyi beklemelisiniz. Çünkü 1) Burning Man Labor Day resmi tatiline denk geliyor.  2) Burning Man’in tozu bizim tanıdık toza hiç benzemiyor. Daha çok kireç tozu gibi yapışan ve suyla silerek çıkmayan bir yapısı var. Burning Man için kiraladığınızı duyar duymaz temizlik ücretleri biniyor. Kiralarken bunu saklamaya çalışmayın, siz ne kadar temizlerseniz temizleyin o toz kendini belli ediyor.

Araçla geliyorsanız aracınız için ayrıca vehicle pass denilen biletten almayı unutmayın.

Burning Man’a Giriş

Kapılar Pazar açılıyor. İlk birkaç gün girişte aşırı uzun bir kuyruk bekleyebilirsiniz. Aşırı uzundan kastım 12-15 saat bile olabilir. O yüzden yemeğinizi vs hazırlayarak gelmelisiniz. Yola bir iki tuvalet koyuyorlar ama pek sık değil. Gördüğünüz yerde girin. Beklerken Burning Man Information Radio’yu  (94.5 FM) açın. Oradan sürekli bekleme sürelerine ve süreçlere dair bilgi akışı oluyor.

Biz çarşamba günü alana giriş yaptığımız için trafik yaşamadık.

Yön ve Adres Bulma


Çölde kurulmuş 80 bin kişilik geçici bir şehirde kapınızı, arkadaşlarınızı, aktiviteleri nasıl bulacaksınız? Burning Man’in kendine özgü bir adres sistemi var. Mesela bizim kampımızın adresi 8.45 & C’di.

Playanın ortasındaki “adam” ve yıldızlı temsil ettiğim “tapınak” alandaki en büyük ve görünür şeyler.  Onları birleştiren mental bir çizgi çiziyorsunuz. Kamplara giden yönü 6, deep playa’ya giden yönü 12 oluyor. Böylece dilimlerine yönlerine göre yön belirtebiliyorsunuz. Kampların bulunduğu alan iç içe geçmiş hilallerden oluşuyor. İçten dışa doğru a’dan z’ye doğru isimlendiriliyor. Genellikle yanlış anlaşılmasın diye harf bir kelime ile kodlanıyor, C= cupid, E= Echo gibi.

Playada göreceğiniz birçok referens noktası hareketli şeyler oluyor. O yüzden bisikletinizi bağlarken mümkünse sabit bir enstelasyona koyun ve hangi saatte olduğuna dikkat edin.

Burning Man Ritüelleri

Lamplighters – Gönüllüler

The Man Burn

Hiç şüphesiz adamın yakılışı en çok bilinen Burning Man ritüeli. Cumartesi, yani kapanıştan bir gece önce playa’da oluyor. İzlemek için 70-80 bin kişi etrafında dev bir halka yapıyor. Artcar’lar da oturan insanların etrafında bir çember oluşturuyor. Her birinden müzik ve ışık yükselirken havai fişekler eşliğinde adam yakılıyor.

Temple Burn

“Tapınak” bütün Burning Man’in en duygusal yeri. Bir arkadaşımız içeri girdiğinde ağlamaya başladığını söylediğinde pek anlam verememiştik. Gidince benim de gözlerim doldu. Temple’e girdiğinizde bir anda buradaki mutluluk ortamından çıkıp dünyada ne kadar çok acı olduğu ile yüzleşiyorsunuz.

Burası çoğunlukla insanların kaybettikleri yakınlara adanmış bir yer. İnsanları özledikleri için anıtsal bir şeyler hazırlayıp buraya bırakıyorlar. Kimisi kaybettiği eşi için bir fotoğraf panosu hazırlamış, kimisi babasınının kafasından eksik etmediği şapkayı buraya getirmiş, ve uzun uzun onlara mektuplar yazmışlar. Özlemlerini, pişmanlıklarını, yarım kalanları anlatıyorlar. Aynı zamanda insan burayı hayatlarından çıkarmak istedikleri acılarını gömmek için de kullanıyorlar. Kanserle mücadele eden birisi takmak zorunda olduğu aparatları getirmiş, aldatılan birisi karısının iç çamaşırını, kendini sevdiklerine verdiği zarar için affedemeyen birisi onların fotoğraflarının üzerine özür dilerim yazmış, ve daha nicesi.

Burning Man’in son günü, yani Pazar, Temple’ı yakarak sembolik bir şekilde acılara son veriyorlar. Tüm burnerlar yine 70-80 bin kişilik dev bir çember oluşturuyor ve onların dışına da artcarlar diziliyor. Ama ne müzik, ne de bir konuşma oluyor. Çölün derin sessizliğinde odunların çıtırtısını dinliyorsunuz. Bir de burnunu çekerek ince ince sevdiklerinin arkasından ağlayanları.

Lamplighters

“Adam”a giden yolun her akşam gaz lambaları ile aydınlatılması gerekiyor. 1993’te bu bir gelenek haline gelmiş. Her sene 1000 kişi bu işi yapmak için gönüllü oluyor. Aynı olimpiyatlardaki meşale gibi bir sembolik anlam taşıyor. İlk defa Burning Man’e gidiyor ve neye nasıl gönüllü olacağınızı bilmiyorsanız başlamak için çok doğru bir yer. Gönüllü olmak için bilgiler burada.

Burning Man Sonrası “Decompression”

Reno’da bir Two Chicks isimli diner’da yumurtaları gömdük

Burning Man’den çıkıp direkt uçağa binerseniz depresyona girersiniz. O yüzden Burning Man sonrası alıştıra alıştıra gerçek hayata dönmek için ritüeller oluşmuş, buna “decompression” deniyor.

Ritüellere geçmeden BRC’den ayrılma telaşına da hızlıca bir girelim: Pazar akşamı tapınağın yanması ile birlikte Burning Man kapanışa geçiyor. Ama Cumartesi’den Burning Man’den çıkış trafiği başlıyor. Pazartesi sabahı erken hareket etmemize rağmen 2 saatlik Reno’ya biz 6,5 saatte vardık. O yüzden tavsiyemiz kapı trafiği için günün yeni ağardığı saatleri hedeflemeniz. Sıraya girer girmez Burning Man Information Radio’yu  (94.5 FM) açın. Sıraya ilk girdiğinizde anonslarda duyduğunuz tahmini çıkış süresi sizin ne kadar trafikte bekleyeceğinizi anlatıyor.

Reno’ya Gelmek: Birinci ritüel Reno’daki “burner friendly” otellerde konaklamak. Burner friendly şu anlama geliyor; oradan ayrılırken yanınızda getirdiğiniz tüm çöpü alıyorlar (çöpü öyle her yere atamıyorsunuz, o yüzden bu büyük bir servis), otelin girişinde tozunuzu püskürtmen için yüksek basınçlı hava pompası var (true story) ve bir pool party oluyor.

Ama tabi en güzel yan medeniyetin sıcak duş, yaylı yatak gibi gözünü yağını yediğimin konforlarına erişirken bir yandan hala Burning Man’den kopmamak. Sokaklarda, otelde insanlar aynen Burning Man kıyafetlerini giymeye devam ediyorlar. Genelde insanlar Pzt ve Salı olmak üzere 2 gün kalıyorlar ama bana 1 gün yetti çünkü Reno küçük bir Las Vegas ve ben bu fabrika gibi kumar otellerini aslında hiç haz etmiyorum. Bununla birlikte Burning Man canıma okuduğu için çok iyi geldi. En çok tercih edilen iki otel Grand Sierra Resort ve Sands.

Tahoe Gölü’ne Gitmek: Bence ikinci ve birinciden çok daha güzel olan rituel de ya bizim gibi Reno’dan sonra ya da direkt Burning Man sonrası yer yüzündeki cennet olan Tahoe Gölü’ne gitmek. Aşağıdaki Instagram paylaşımımızdan gördüğünüz birçok doğa harikasına taş çıkarır. Burada AirBnb’den ev tutabilirsiniz. Grup olarak çok daha mantıklı oluyor çünkü evler büyük.

Biz konfor ihtiyacımızı Reno’da giderdiğimiz için buraya sadece günübirlik geldik ve sonra keşke burada 2 günlük ev tutsaymışız dedik. Eşsiz güzellikte bir yer. Ne gölde yüzmeye, ne de ormanında gezmeye doyamadık. Giderseniz mutlaka Sand Harbor’dan kano kiralayın. Secret Bay en güzel koy ama çıplaklık size göre değilse doğru seçim olmayabilir.

Sanırım bizden Burning Man nasihati bu kadar! Happy burn!

Instagram’a Da Bekleriz!

 

The post BURNING MAN REHBERİ – BİLET, HAZIRLIKLAR & DAHASI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/burning-man-hazirliklari/feed/ 1