Doğada | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Tue, 03 Oct 2023 10:12:31 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Doğada | Biz Evde Yokuz 32 32 HERKESİN BİLMESİ GEREKEN TEMEL HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/temel-hayatta-kalma-teknikleri https://www.bizevdeyokuz.com/temel-hayatta-kalma-teknikleri#comments Sat, 07 Jan 2017 08:54:39 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=9309 Temel hayatta kalma becerilerinin sadece uçak kazası gibi ekstrem durumlarda işe yarayacağını sanmayın!

The post HERKESİN BİLMESİ GEREKEN TEMEL HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kampa, offrada, trekkinge geçirenler için temel hayatta kalma tekniklerini bilmek şart ama sakın sadece doğada vakit geçirenlere gerekebileceği gibi bir aldanmaya kapılmayın! Ya da uçak kazasıydı, gemi batmasıydı gibi çok ekstrem durumlarda ancak işe yarayacağını…

Çok daha basit, gündelik hayatın içinde, beklenmedik durumlar oluşabilir ve kendinizi bu hayatta kalma tekniklerini kullanmak zorunda kalmış bulabilirsiniz. Mesela, bir yerden bir yere arabanızın konforunda giderken, tipide mahsur kalabilir, siste yolunuzu kaybedebilir, ya da tatlı tatlı yüzerken kendinizi bir akıntıyla bir yere sürüklenmiş bulabilirsiniz.

O yüzden hayatta kalmanın A’sını B’sini mutlaka bilmek lazım. Burada size okuyarak anlayabileceğiniz temel bilgiler ve becerileri derledik. Ama tabi ki konu bundan çok daha derin ve birçok beceri uygulamayla pekiştirme istiyor. O yüzden size tavsiyemiz daha yetkin olabilmek için TEMEL HAYATTA KALMA EĞİTİMİ almanız olur. Ayrıca doğada vakit geçiren bir insansanız en doğru malzeme nasıl seçilir öğrenmek için KAMP MALZEMELERİ yazımıza da mutlaka bi göz atın deriz.

0. Yola Çıkmadan Önce


İlk ve en önemli kural: Nereye giderseniz gidin mutlaka bir yakınınıza, arkadaşınıza veya ailenize nereye gittiğinizi ve ne zaman dönemeyi planladığınızı haber verin.

Hayatta kalma becerilerinin amacı yardım gelinceye kadar kendinizi idare edebilmenizi sağlamak. Böyle durumlarda sizi aramaya geleceğini düşündüğünüz biri varsa, en doğrusu orayı mesken edinip beklemek. Beklerken de aşağıdaki becerilere ihtiyacınız olacak.

1. Uygun Bir Kamp Yeri Bulmak


Doğru kamp yerini seçmeyi öğrenmeniz güvenliğiniz için çok önemli. Yaban hayvanlarından sakınmak ve kuru kalmak iki gözetmeniz gereken kriter. Dere kenarında kamp fikri hoşunuza gidebilir ama tehlikelidir. Sulak alanlarda ve içinden su geçen vadilerde kamp kurmaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Çünkü ani su baskınlarının ani olmasının bir sebebi var. Hatırlar mısınız bilmiyoruz, yıllar önce Kazdağları’nda dere kenarında kamp yapan Kemer Country’nin sahibi Esat Edin 3 çocuğu ile birlikte ani bir su baskınına kapılmış ve can vermişti. Hatta kamp yaptıkları yerde bir damla yağmur bile yağmıyordu. Ancak göremedikleri kadar uzakta bir yerde yağan yağmur, dereye karışıp, sel olmuş ve kamp alanlarını basmıştı. Dakikalar içinde, hiç beklemezken bulunduğunuz alan sular altında kalabilir. Kamp alanını seçerken mümkün olduğunca devrilme tehlikesi olan ölü ağaç gövdeleri ve kayalar, böcek yuvaları gibi potansiyel tehlikelerden uzak bir alan seçin. İdeal olan; 4-5 dakika mesafesesinde akarsu olan, ateş yakmak ve barınak yapmak için kuru ağaçların olduğu, rüzgara ve diğer doğa şartlarına korunaklı bir konuma sahip yerler. Aynı zamanda birçok yırtıcı hayvan suya gelmek için hep aynı yolu kullanır. Kamp yapacağınız yerde hayvan pisliği ya da ayak izi var mı bakın. Varsa yerinizi değiştirin.
 

2. Barınak Yapmak

hayatta kalma
Hiç şüphesiz soğuk havalarda hayatta kalmanın önündeki en büyük tehlike hipotermi. Bu nedenle eğer doğada uzun süre vakit geçirecekseniz, önceliğiniz soğuktan iyice izole edilmiş bir barınak yapmak.

Bulunuduğunuz coğrafyanın şartlarına en uygun barınağı yapmayı öğrenmeniz için kursa gitmenizi tavsiye ederiz. Yazın, kışın, orman ya da çöl/ çolak arazi şartlarında bambaşka teknikler uygulayabilirsiniz. Ormanlık arazide yapabileceğiniz basit barınaklardan biri yukarıdaki resimdeki gibi bir prizma oluşturmak. 3 kalın dal asıl iskeleti oluşturuyor. Daha küçük dalları iki tarafına istifleyin. Daha sonra oluşturduğunuz bu iskeleti yapraklar ve yosunlarla katmanlar halinde örün. Karışık geldiyse TEMEL HAYATTA KALMA EĞİTİMİ‘mizin videosundan izleyebilirsiniz. Son olarak, kendinizi soğuk tabandan mümkün olduğunca iyi izole etmeye bakın. Çünkü korumaya çalıştığınız vücut ısınızı emecek olan en büyük düşmanınız soğuk zemin. Bunun için yatacağınız yerde bir izolasyon tabakası oluşturmanız lazım. Etraftaki kuru dal ve yapraklardan 10 – 15 cm kadar bir yükseklik oluşturacak şekilde bir yığın yaratın. Yanınızda mat ve uyku tulumunuz varsa bile ekstra izolasyon göz çıkartmaz.

Kar ortamında ile kalın bir kar duvarına kapak fotoğrafında bizim yaptığımız gibi bir mağara oyabilirsiniz. Buradaki püf noktası kapısını eşyalarınızda örteseniz dahi bir havalandırma deliği bırakmak. Böyle vücud ısınızla eriyen kar bir yandan donar ve sertleşir. Mağara güvenli bir hale gelir.

Not: Kuru kalmak da hipotermiyi önlemek için çok önemli!

3. Kıvılcım Yaratmak

haka-2
Ateş yakabilmek en temel hayatta kalma becerilerinden. Bunun için hangi ortamda ve etrafınızdaki hangi malzemelerle kıvılcım yaratabilirsiniz bilmeniz lazım. Mesela yolda giderken tipide kaldınız. Arabanızın aküsüyle ateş yakabileceğinizi biliyor muydunuz? Tek yapmanız gereken aküye minik bir kısa devre yaptırmak. Bir iletken tel (firkete, kolye vs… ) veya alüminyum folyo ile (hatta sakız kağıdı bile olur) akünün pozitif ve negatif uçlarını birbirine bağlayın. Şimdi, çıkan kıvılcımlarla kolayca tutuşabilecek bir şeyleri buluşturursanız ateşiniz için gereken ilk tutuşmayı sağlamış olursunuz. Benzer mantık piller için de geçerli.

Pil ya da akü yardımı ile ateş nasıl yakılır?

Ateş yakmanın daha bir sürü yolu var. Elinizin altında hiç bir malzeme olmasa bile doğadaki malzemelerle sürtünmeyi kullanarak ateş yakabilirsiniz. Buna bushcraft ateşi diyoruz. Eğer doğada vakit geçiren insanlarsanız bu gibi becerileri öğrenmek için kursa gitmeniz bir gün hayatınızı kurtarabilir.

Mercek ya da mercek etkisi yapan şeyler (su şişesi gibi) ile ateş yakma:

4. Ateşi Büyütmek


Akü kıvılcımı ile oluşturduğunuz ateşi gerçek bir kamp ateşine çevirebilmek için ateşi doğru şekilde beslemeniz lazım. Kuru, kolay alev alan malzemelerden bir yığın yapın. Bir yandan ateşinize yardımcı olacak ulaşabileceğiniz malzemelerden ne var onları değerlendirin. Mesela yanınızda kolonya, aseton gibi yanıcı şeyler var mı? Dudak kreminiz varsa yanınızdaki pamuk ya da bir minik bir parça kumaşı iyice kreme buladığınızda mumlanır. Böylece çok daha aheste bir şeklide yanarak çok daha fazla şeyi tutuşturma şansı sağlar. Tek yapmanız gereken pamuk gibi kolay yanan bir maddeyi dudak kremine bulamak. Normalde o pamuk parçası aynı dakika içinde yanıp sönecekken, bu şekilde kremle mumlanmış pamuk 10 dakika bile yanmaya devam edebilir.

Ateşimize dönelim: İlk olarak kürdan inceliğindeki dalları yakmaya çalışmanız lazım. Onlar tutuştuktan sonra biraz daha kalın olan kulak temizleme çubuğu boyundaki dallara geçebilirsiniz. Bunu yaparken de, ateşin oksijen alabilmesi için onları korun üzerine çadır gibi birbirine çatmanız lazım. Hava alabilmesi için çok sıkı dizmemeye özen gösterin. Onlar da tutuşunca sıra kalem tipi dallarla aynı şeyi yapmakta. Ön kolunuz kalınlığında bir kütüğü ateşin yanına koyun. O da yanmaya başlayana kadar işleme devam edebilirsiniz. Alevler büyüdüğünde, büyük dalları ve kütükleri ekleyebilirsiniz.

5. İçilebilir Suyu Bulmak


Doğada iki tip su ile karşılaşabilirsiniz: Biri içilebilir duru su diğeri de sizi öldürebilecek kadar içilemez durumdaki su. Eğer ki suyun içilip içilemeceği üzerine ikilemde kaldığınız bir durum olursa zararlı maddeleri öldürmede %100 etkili en iyi opsiyon suyu kaynatmak. En az 10 dakika kaynatmak lazım. Aklınızda olsun: Hareket halindeki su yani akan su, her zaman duran sudan iyidir. Bir dere varsa mesela, suyunuzu derenin göllenen kıyılarından değil de suyun aktığı yerden doldurun.

Özellikle de bu uzun süre durgun kalmış gölet ve su birikintisinden bulduğunuz bir suysa. Fakat bazı durumlarda suyu kaynatma gibi bir şansınız olmayabilir. O zaman da yağmur, kar, çiy gibi kaynaklar en güvenilir opsiyonlar. Örneğin, bir bez parçası veya bandanayla yağmur, kar ve ciy sularını kolayca bir beze çektirip bezi de bir kaba sıkabilirsiniz.

Ayrıca bulunduğunuz yerde devedikeni, kaktüs ve asma gibi su emen bitkiler varsa onları da sıkarak suyunu çıkarabilirsiniz.

6. Suyun Olmadığı Yerde Su Yaratmak

water.usgs.gov

Şeffaf torba (terleme torbası) ile su toplamak. Tıpkı insanlar gibi bitkiler de gün boyunca terlerler. Tabi tek fark onların terlemesinden ortaya içilebilir saflıkta temiz su ortaya çıkması. Bu suyu toplayabilmek için tek yapmanız gereken temiz bir şeffaf plastik torbayı ağacın bol yeşil yapraklı bir dalına geçirmek ve ağzını sıkıca kapamak. Günün sonunda bitkiden çıkan su torbanın dibine çökmüş içmeye hazır olacak. Yazın, büyük bir torbadan günde 1 bardak suya yakın su elde etmek mümkün.

Denizde, çölde, soğuk hava şartlarında tabi başka yöntemler geliştirmeniz lazım. Bunları uygulamalı olarak öğrenmek için yine kursa gidebilirsiniz.

Bir diğer yöndem de derinlerdeki toprağın ve bitkilerin nemini kullanmak:


1. Hiç gölgede kalmayan, sürekli güneş alan bir yere 50 cm derinliğinde bir delik açın.
2. İçine yeşillik atın.
3. Çukurun ortasına kabınızı koyun.
4. Çukurun üzerini şeffaf bir plastik ile örtün.
5. İçeriye hava gitmesini engellemek için plastiğin etrafını toprak ve taşlarla iyice izole edin.
6. Plastiğin tam ortasına, içerideki kabın üzerine tekabül edecek şekilde bir taş koyun ve 1 gün beklemeye bırakın. Güneş içeriyi ısıttıkça toprak ve bitkilerdeki nem buharlaşacak, plastiğin altında yoğunlaşacak ve taş yardımı ile altındaki kapta toplanacaktır.
Bu işlem en iyi yazın sonuç verir. Bir de tüm gün buharlaşma sağlayabilmek için ne kadar günün erken saatlerinde düzeneği kurarsanız, o kadar fayda sağlarsınız.
7. Ertesi gün başka bir delik açarak devam edebilirsiniz.

7. Yenebilir Bitkileri Ve Canlıları Teşhis Etmek


Eğer bir hayatta kalma durumu varsa, ulaşılması güç yerlerdeki meyveleri toplama girişimleri sadece o an sizin için değerli olan enerjinize yazık eder. Çözüm: yenebilir bitkiler (mantarlar, yosunlar, meyveler, otlar, kaksüsler) ve canlılar (kurbağa, küçük balıklar, kertenkeleler… vs.) gibi daha az efor harcayarak ulaşabileceğiniz opsiyonlara yönelmek. Farklı coğrafyalarda en kolay ve sık bulunan yenilebilir bitkiler farklı oluyor ama kuzu kulağı, ısırgan, yaban ıspanağı (kazayağı) ve karahindiba mevsimine göre ülkemizde daha sık görünenlerden. Tabi hangi bitkilerin yenebilir hangilerinin yenilemez olduğunu ayırt etme becerisi biraz da çalışma, bilgi birikimi ve hafıza ile alakalı. Temel hayatta kalma eğitiminde bu bitkileri işliyor, buluyor ve yiyorsunuz. Aynı zamanda şifalı bitkileri de öğreniyorsunuz. Antiseptik, ödem sökücü vs nitelikte bir sürü bitki var.

Hayatta kalma durumunda birinci önceliğiniz hastalanmamak. Hastalanırsanız kendinize bakamayacak kadar aciz düşersiniz çünkü. Into The Wild’daki Alexander Supertramp’i de böyle kaybetmiştik hatırlarsınız. Zehirlenmeyle mücadele, açlıkla mücadeleden daha tehlikeli olabilir. Unutmayın ki 3 hafta yemeden yaşamak mümkün.

8. Kapan Kurmak ve Avlanmak

Avlanmak için çatal uçlu mızrak kullanmak, yılandan balığa birçok canlıyı yakalamak için iyi bir fikir. Kesinlikle tek keskin uçlu mızraktan çok daha etkili. Yaklaşık 2,5 cm çapındaki bir fidanı kesip, kalın olan ucunu keskin bir bıçak veya keskin bir taşla dört eşit parçaya ayırıp uçlarını keskinleştirin. Çatal uçlu mızrağınız hazır!

Kapan kurmak için çok pratik ve etkili yöntemler var. Özellikle sincap, tavşan gibi hayvanlar için. Ama bunları uygulayarak öğrenmeniz lazım. Yine önerimiz kursa gitmeniz.

9. Gündüz Yön Bulmak

gunese-gore-yon-bulma

 

Eğer GPS’iniz, pusulanız, haritanız yoksa bile, yine de şansınız yüksek çünkü gökyüzü her daim yol gösterir. Dünyanın her yerinde en bilindik yöntem doğudan doğup, batıdan batan güneşe bakarak yol bulmak. Başka bir yöntem de analog bir saatle yön bulmak: Saatinizi elinize alıp yere paralel bir şekilde tututun. Sonra elinizi yere paralel tuturak akrep (kısa olan kol) güneşi işaret edececek şekilde saati hizalayın. Şimdi akrep güneşi gösterirken, akrep ve 12’nin arasındaki açının tam ortasından geçen bir çizgi hayal edin. İşte bu kuzey-güney hattı. Türkiye gibi bir Kuzey Yarım Küre ülkesindeyseniz hattın güneşe bakan ucu güney, güneşe ters kalan yönü de kuzey. (Güney yarım küredeyse güneşe bakan yön kuzey oluyor.) Eğer dijital saat kullanıyorsanız da saatin analog halini bir kağıda çizip aynı işlemi yapabilirsiniz. Gün ışığından tasarruf edilen zamanlarda (kış) yön bulmak için de hayali çizgiyi 12 yerine akreple 1’in arasına çekin.

10. Gece Yön Bulmak

Küçükayı’nın sonundaki diğer yıldızlar arasındaki en parlak yıldız olan Polaris yani Kuzey Yıldızı’nı bulun. Eğer bir çırpıda Küçükayı’yı ve Kutup Yıldızı’nı bulamadıysanız, Büyükayı’yı bulup, gözünüzle Büyükayı’nın son iki yıldızdan geçen ve yukarı doğru uzayan hayali bir çizgi çekin. İşte o çizgi üzerinde Kutup Yıldızı’nı kolayca bulabiliyorsunuz. İsminden de anlaşılacağı gibi Kutup Yıldızı’nın gösterdiği yön her zaman Kuzey Kutbu’nu yani Kuzey’i gösteriyor. Eğer gökyüzünde hilal ay varsa, hilalin iki ucunu hayali bir çizgi ile birleştirip çizgiyi yukarı doğru uzatın. Yukarı doğru uzadığı yön kuzeyi gösteriyor. Bir kere yönleri belirledikten sonra, gün ışığında yola devam etmek üzere yakınınızda bir dönüm noktası alın. Bu tekniği uygularken ayın gökyüzüne daha yukarıda olduğu bir anı beklemek daha iyi sonuç verecektir.  (Burada yazanlar kuzey yarım küre için geçerli). 

11. Borina Düğümü Atmak

Düğümler, hayatta kalma senaryolarında çok önemli rol oynayabilen becerilerden. Özellikle tuzak kurma, barınakları sağlamlaştırma, yük taşıma hatta bir uçurumdan aşağı güvenle inme gibi çok kilit yerlerde işe yarayabiliyorlar. İdealde, düğüm repertuarınızda bulunması gereken onlarca şey var. Ama tek bir tanesini öğrenecekseniz borina düğümü yapmayı öğrenin. Çünkü bu düğüm, cankurtaran niteliğinde. Çok yönlü kullanılabilen bu düğümün hem öğrenmesi hem yapması kolay. Hem sıkışmayan, hem de kaymayan bir yapısı var. Bu yüzden bir nesneyi ipe tutturmak için çok güvenli bir düğüm. Özellikle de ipte ağır bir nesne varsa. İpi ne kadar sert çekerseniz, düğüm de o kadar sıkı olur.

12. SOS Sinyali Göndermek


Olur da güçten düşecek kadar yaralanırsanız, hayatta kalma sinyali sizi kurtarmaya gelenlere nerede olduğunuzu belli etmek için tek şansınız olabilir. İki method var ki, doğru kullanıldığı takdirde, sizi arayan birileri varsa kesinlikle dikkatlerini çekmeyi garanti ediyor. Birincisi, işaret ateşi yakmak. Diğeri de ayna ile sinyal vermek.

İşaret ateşi ile SOS

İşaret ateşi yakmada ilk kural, maksimum görünürlük için açıklık alanda olmak. Ateşin dumanını dağılmaması için ağaçların ve kayalıkların olmadığı açıklıklar ve tepelikler ideal yerler. Ateşi yakmadan önce yerdeki nemden odunların etkilenmemesi için yerden yüksek bir platform oluşturmak da önemli. Ayrıca olur da acil, hızlı bir sinyal ateşi yakmak zorunda kalabilirsiniz diye yanıcı materyallerinizi bitirmeyip saklamanızda da yarar var. Bir kere ateşi yaktınız mı, kalın bir duman üretmek için bol yeşillikli dallar kullanın. (Özellikle kışın çam ağacının yeşil dalları gibi).
Duman orman yangını tehlikesine karşı alarmda olan ormancıların, jandarmanın, yakında yerleşim varsa halkın dikkatini çekmenin etkili bir yoludur.

Ayna sinyali ile SOS

Ayna sinyali ile, gece ya da gündüz, el fenerinden kilometrelerce daha uzağa sinyal vermek mümkün. Üstelik bunun için mağazadan alınmış sinyal aynasına da gerek yok. Elinizin altındaki herhangi bir yansıtıcı yüzey de iş görür. Hatta cep telefonu ekranı bile olabilir. Kendinize bir hedef belirleyin (bu bir bot, tekne veya uçak olabilir) ve yansıtıcı yüzeyi elinizle bir ileri bir geri oynatarak ay ışığından da yararlanarak sinyal verin.

SOS sinyali nasıl verilir?

SOS sinyalini ışık (ayna & fener) ya da ses (ıslık, düdük) yardımıyla verebilirsiniz. Sizi arayan kurtarma görevlileri ya da sinyali verdiğiniz uçağın pilotu ve gemi kaptanları sinyali tanıyacak şekilde eğitimlidir. SOS sinyali mors alfabesine göre verilir, kodu da 3 kısa, 3 uzun, 3 kısadır. Tekrar etmeden önce 3 saniye ara vermek önemlidir. Örneklemek gerekirse:
Sesle: Bip, Bip, Bip, Biiiiiiiiiiiip, Biiiiiiiiiiiip, Biiiiiiiiiiip, Bip, Bip, Bip
Işıkla: kısa flaş (feneri açık kapama gibi), kısa flaş, kısa flaş, uzun ışık tutma (feneri 3 saniye açık tutmak gibi), uzun ışık tutma, uzun ışık tutma, kısa flaş, kısa flaş, kısa flaş   – Bunu yaparken yardım istediğiniz yeri hedeflemeniz gerektiğini unutmayın.

Sahilde ya da kardaysanız da taşları dizerek SOS yazabilirsiniz.

Instagram’a Da Bekleriz

https://instagram.com/p/pf2nMoPxzG/

 

The post HERKESİN BİLMESİ GEREKEN TEMEL HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/temel-hayatta-kalma-teknikleri/feed/ 27
ORYANTİRİNG & MACERA YARIŞI – BİLGİLER & ETKİNLİKLER https://www.bizevdeyokuz.com/oryantiring-macera-yarisi https://www.bizevdeyokuz.com/oryantiring-macera-yarisi#comments Mon, 21 Dec 2015 17:49:21 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=8137 Oryantiring (Orienteering) ve Macera Yarışları ile ilgili genel bilgiler, Türkiye'deki etkinlikler, ilgili kurumlar ve organizasyonlar

The post ORYANTİRİNG & MACERA YARIŞI – BİLGİLER & ETKİNLİKLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Çok sevdiğimiz ve aynı zamanda yaparken çok eğlendiğimiz Oryantiring Sporunun ve Macera Yarışlarının ABC’sini bu yazımızda derledik. En son katıldığımız yarış şehirde yapılan bir macera yarışıydı. Onun da videosunu buradan izleyebilirsiniz.

ORYANTİRİNG NEDİR?

Oryantiring (Orienteering veya Yön bulma) 7den 70’e herkese uygun, tek başınıza, grup olarak veya aileniz ve çocuklarınız ile beraber yapabileceğiniz, haftasonunuza renk katacak, doğayla veya şehirle haşır neşirken bir taraftan da hem fiziksel hem de zihinsel idman yapacağınız harika bir spor.

Oryantiringi ormanların patikalarında ya da şehirlerin sokaklarında satranç oynamaya benzetebiliriz. Katılımcılar harita ve pusula(zorunlu değil) yardımıyla yönünü bulup, harita üzerinde belirtilen kontrol noktalarına ulaşıp en kısa zamanda bitiş çizgisine ulaşmayı hedeflerler.

Bu sporda koşmak ikinci planda kalıyor. Stratejinizi belirlemek, plan yapmak ve yapılan bu planı uygulamak kazanmanın en önemli sırrı.

Oryantiring yarışmalarında, yarış başında haritalar size teslim ediliyor. Gitmeniz gereken yerler ya harita üzerinde işaratlenmiş oluyor, ya da koordinatları ayrı verilmiş olup sizin işaretlemeniz gerekiyor. Yarışın başlaması ile birlikte harita ve pusula yardımıyla yer şekillerini okuyarak yönünüzü bulup kontrol noktalarına ulaşmaya çalışıyorsunuz.

ORYANTİRİNG ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Oryantiringin başka bir disiplin ile birleştirilerek, yapıldığı yer veya formata göre türevleri oluşmuş. Koşu, bisiklet, kayak, gece, patika, park, bayrak, skor, macera yarışları, dağ maratonu gibi oryantiring unsurları barındıran türevleri var.

MACERA YARIŞI NEDİR?

Macera yarışı, birden fazla disiplini içinde barındıran (Oryantiring, koşu, bisiklet, yüzme, kano vb.) belirli bir etap içinde ve zaman kısıtı çerçevesinde organize edilen yarışlardır. Genellikle doğada olan versiyonları varsa da çok eğlenceli şehir versiyonları da mevcut.

Her macera yarışının kendine göre kuralları, zaman kısıtı ve puanlama sistemi var. Bazıları bir kaç gün sürerken bazıları bir kaç saatlik. Bazılarında harita üzerindeki tüm noktalara uğramanız gerekirken, bazılarında belirli bir strateji oluşturup sadece belirli noktaları ziyaret ederek yarışı bitirebilirsiniz.

Macera yarışlarında özellikle de şehir versiyonlarında gittiğiniz noktalarda sizi başka eğlenceli görevler & bulmacalar bekliyor olabilir. Bunları çözerek puanlarınızı arttırıp yarışa devam edersiniz.

Oryantiring yani yön bulma disiplini bir çok Macera Yarışı’nın olmazsa olmazıdır. Geri kalan disiplinler yarışlara göre farklılık gösterirler.

BEN DE YARIŞMAK İSTİYORUM

Oryantiring ve Macera Yarışlarında bir kez yarışmaya başlar iseniz keyfini alıp gerisini getireceğinize garanti verebiliriz. Öncelikle harita okuma, pusula kullanma gibi becerilerinizi geliştirerek hazırlıklara başlayabilirsiniz. Bununla ilgili şehrinizde Oryantiring ile ilgilenen kulüpleri bulup onlara katılmanızı tavsiye ederiz. Eğer bulamıyorsanız Oryantiring Federasyonu il temsilcinizin bilgisine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.  İnternetten araştırmanıza da İstanbul Orienteering Spor Kulübü’nun sayfasında Orienteering başlığı altından başlayabilirsiniz. Eğer İstanbul’daysanız Oryantiring Akademi’nin kursları mevcut. Üniversite öğrencisiyseniz bir çok üniversitede Oryantiring Kulüpleri veya başka kulüplerin altında Oryantiring bölümleri mevcut.

Bundan sonra da oryantiring ve macera yarışlarını takip edip katılmanızı öneririz. Kısa parkurlarla başlayıp tadını aldıktan sonra, neden bu kadar kısa diye organizatörlere hayıflanmaya başlarsınız.

Benim kondüsyonum yetmez demeyin ve bu konuya çok takılmayın. Yorulduğunuz yerde yürürsünüz. Tek başınıza, iki kişilik grup olarak hatta aileniz ve çocuklarınız ile birlikte katılabileceğiniz her seviyeye uygun bir çok etkinlik mevcut. Aşağıda listesini bulabilirsiniz. Hem bedeninizi hem de zihninizi çalıştırabileceğiniz harika bir fırsat sunar Oryantiring ve Macera Yarışları.

Bu yarışlar genelde doğada olsa da özellikle şehir yarışı yakalarsanız kesinlikle kaçırmayın deriz. Şehrin sokaklarındaki yarışlar çok çok eğlenceli geçiyor.

YARIŞLAR İÇİN GEREKEN MALZEMELER

Oryantiring ve Macera yarışlarının en güzel taraflarından biri de, eğer zaten temel spor malzemeleriniz var ise, başlamak için pusula dışında malzeme yatırımına ihtiyaç olmaması.

Giyim için koşuya uygun olan her malzeme Oryantiring ve Macera Yarışları’nda da giyilebilir. Ayakkabınız ise hangi tür zeminde olacaksanız ona uygun olursa daha rahat edersiniz. Doğa için “Trail Running” ayakkabıları iyi bir opsiyon olur. Bu tür bir ayakkabınız yoksa tabanı kaymayan bir spor ayakkabı tercih edin deriz. Özellikle yağmurlu havalarda GoreTex spor ayakkabılar sizi rahat ettirir. Uzun etkinliklerde küçük bir çantaya da ihtiyaç duyacaksınız.

Dağ bisikletiniz var ise bisikletli oryantiring etkinliklerine ve macera yarışlarının bisikletli parkurlarına da katılabilirisiniz.

TÜRKİYE’DEKİ ORYANTİRİNG VE MACERA YARIŞLARI

Aşağıda Türkiye’deki Oryantiring ve Macera Yarışı ile ilgili organizatörleri, kurumları ve yarışları derledik. Sizin de önerileriniz var ise yorum kısmına yazarsanız listemize ekleriz.

GOPR0056

TÜRKİYE ORYANTİRİNG FEDERASYONU

Türkiye’de Oryantiring sporunun yaygınlaşması için ülke bazında çalışmaktadır. Antrenörlük – hakemlik kursları, seminerler, kamplar düzenliyor ve sadece İstanbulla sınırlı kalmayarak diğer şehirlerde de yarışlar organize ediyor. Websitesinde yarış takvimini de bulabilirsiniz.

Federasyon’un neredeyse bütün illerde temsilcisi bulunuyor. Oryantiring il temsilcisi görevinde bulunan kişiler o ilin içerisinde gerçekleşen bütün organizasyonlar hakkında en bilgili kişilerdir. Kendi ilinizin il temsilcisine ulaşarak oryantiring sporuna nasıl başlayabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Websitesi

MACERA AKADEMİSİ – RACESETTER

Oryantiring, macera ve dayanıklılık sporları konusunda Türkiye’nin en eski ve aktif organizasyon şirketlerinden biridir. Tüm güncel yarışlarına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise bazılarını her sene bazılarını da zaman zaman düzenledikleri oryantiring ve macera yarışlarını bulabilirsiniz.

İstanbul Spring Orienteering Cup: Baharda yapılan ve hem şehirde hem de doğada etapları olan bir kaç gün sürmesiyle Oryantiring Festivali tadındaki etkinlik. Bir sonraki yarış 2017’de yapılacak.
Websitesi

Bizim İstanbul Spring Orienteering Cup Maceramızı aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz.
ISTANBUL SPRING ORIENTEERING CUP

Kurabiye Macera Yarışı: Doğada yapılan, bisiklet, koşu, kano, ip inişi vb. disiplinlerin olduğu tek günlük bir yarıştır. Bisikletsiz yarışmak isteyenler için koşu ile başka disiplinlerin birleştiği parkurlar da vardır. Bir sonraki yarış 2016’da yapılacak.
Websitesi 

Yeniay Macera Yarışı: Gece yapılan bir macera yarışıdır. Bisiklet, koşu, kano, ip inişi vb. disiplinler mevcuttur. Bisiklet yerine koşmayı tercih edenler için ayrıca koşu ve bir kaç disiplinin birleştiği başka parkurlar da mevcuttur. Bir sonraki yarışın zamanı belli değil.
Websitesi

Şehir Macerası: Hem eğlenmek, hem spor yapmak, hemde şehirden uzaklaşmak istemiyorsanız Şehir Macerası’na katılın deriz. Yarışmanın amacı şehirde gizlenmiş görevleri yerine getirerek verilen sürede en fazla puanı toplayan takım olmak. Bir sonraki yarışın zamanı belli değil.
Websitesi

İSTANBUL ORIENTEERING SPOR KULÜBÜ

Türkiye’de Oryantiring’i bir spor dalı olarak benimsenmesinde aktif rol oynayan kurum, 2000’li yılların başlarında kurulup 2003 yılında dernekleşmiştir.

Pazar Antrenmanları: İOG her pazar, genel olarak Belgrad Ormanı’nda oryantiring antrenmanları düzenliyor. Bu antrenmanların öncesinde yeni başlayanlara temel oryantiring eğitimi de sağlıyor. Haftalık açılan online kayıt sisteminden kayıt olarak antremanlara katılabiliyorsunuz. Online kayıt önemli çünkü haritalar kişi sayısına göre basılıyor.
Websitesi

İst5Days: 2003 yılından beri her yıl geleneksel olarak Ekim ayı sonunda İstanbul’un 5 farklı yerinde düzenlenen uluslararası bir oryantiring yarışması. Türkiye’nin en kapsamlı Oryantiring organizasyonu. Her yıl ortalama 26 ülkeden 800 sporcu İst5Days’de yarışıyor. Yarışmada Kapalıçarşı, Sultanahmet, Heybeliada ve Büyükada gibi etaplar var.
Websitesi

Altın Yüzükler: Türkiye’nin İlk ve Tek Aile Oryantiring Yarışması. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde yapılıyor. Evliler, Flörtler, Aile, Arkadaşlar ve İnatçı Bekarlar gibi eğlenceli kategorileri var.
Websitesi

DASK

1989’da Ankara’da kurulan Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği, bugüne kadar birçok doğa etkinliği gerçekleştirdi. Bunlardan en eskisi ve artık gelenek haline gelmiş olan ADAM yani Anadolu Dağ Maratonu.

Anadolu Dağ Maratonu (ADAM): Doğa sporcularının doğada sınırlarını zorlayıp, kendilerini bir level yukarıya çıkarmalarına olanak veren bir maraton. Her yıl DASK tarafından düzenlenen maratonda ikişer kişiden oluşan takımlar, kendilerine verilen pusula ve haritayla arazide parkuru tamamlayacak çıkışı bulmaya çalışıyorlar. Fakat herşey bu kadar kolay değil. Çıkışı bulmaya çalışırken, check pointlere uğramaları ve çadır – uyku tulumu ikilisiyle bir gece arazide konaklamak zorundalar. Yani işin içinde oryantiring de var dayanıklılık da zeka da.
Websitesi

ORYANTİRİNG AKADEMİ

Oryantiring alanına odaklanan ve alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan eğitimler ve etkinlikler gerçekleştiren bir şirkettir. Burada ülkemizin çocuklara yönelik ilk eğitim sistemi bulunmaktadır.  Özellikle tanıtım etkinlikleri ve yaratıcı yarışları ile sporun geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyorlar.

Oryantiring Eğitimleri: Eğitimler Çocuk & Genç beraber ve Yetişkin olmak üzere iki grupta veriliyor ve antrenörler tarafından teorik ve pratik uygulamalar şeklinde gerçekleştiriliyor. Eğitimleri tamamladıktan sonra üst düzey yarışmalara da katılabilecek seviyeye ulaşabiliyorsunuz.
Websitesi

Tanıtım Etkinlikleri:  Sporun tanınması için Tanıtım Etkinlikleri gerçekleştiriyor. Gece oryantiring deneyimi yaşamak isterseniz haftaiçi İstanbul’un farklı noktalarında yaptıkları etkinliklere gidebilirsiniz. Aynı zamanda her cumartesi Belgrad Ormanları’ndaki etkinliklere katılıp deneyiminizi arttırabilirsiniz. Bisikletle oryantiring etkinlikleri de mevcut.
Websitesi

Hobi Kulüpleri: Bu hobi kulüplerinde hem Oryantiring deneyimi kazanarak doğada bulunabilir hem de yeni insanlarla tanışabilirsiniz.
Websitesi

Kadıköy Macerası: Kadıköy’de düzenlenen keyifli bir şehir macera yarışıdır.
Websitesi
Bizim Kadıköy Maceramızın videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.
KADIKÖY MACERA YARIŞI

DİĞER ÖNEMLİ YARIŞLAR

Antalya Orienteering Festivali: Bir kaç gün süren uluslararası bir yarışmadır.
Websitesi

Adalararası MaceraAda Yarışları: Yüzme, bisiklet ve oryantiringin birleştiği parkuru birden fazla adayı kapsayan İstanbul’da yapılan bir macera yarışıdır.
Websitesi

Lycian Challenge: Patika koşusu, Trekking, İp etapları, Navigasyon, Dağ bisikleti, Sea kayak, Yüzme, Kanyoning, Kano disiplinlerinin olduğu bir kaç gün süren Fethiye’de düzenlenen bir macera yarışıdır.
Websitesi

The post ORYANTİRİNG & MACERA YARIŞI – BİLGİLER & ETKİNLİKLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/oryantiring-macera-yarisi/feed/ 2
DOĞADA HAYATTA KALMA EĞİTİMİ – ISSIZ ADA, SEN Mİ BÜYÜKSÜN, BİZ Mİ? https://www.bizevdeyokuz.com/hayatta-kalma-okulu https://www.bizevdeyokuz.com/hayatta-kalma-okulu#comments Fri, 20 Jun 2014 12:04:49 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1226 Temel Hayatta Kalma Eğitimi: Yemek, yön nasıl bulunur, nasıl barınılır? Şifalı bitkiler, yaban hayvanlarından korunma.

The post DOĞADA HAYATTA KALMA EĞİTİMİ – ISSIZ ADA, SEN Mİ BÜYÜKSÜN, BİZ Mİ? appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki HAYATTA KALMA OKULU VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın. 
 

 


 

 

“Şu tepede ne manzara vardır, haydi oraya tırmanalım!”, “Kazdağ’ını şimdi böğürtlen, çilek bürümüştür, hadi kampa gidelim!”, “Bisikletli oryantiring yarışı varmış, katılalım!”, “Bodrum’a flamingolar gelmiş, hadi bu haftasonu kanoyla yanlarına gidip, turlayalım!”, “Vadide bol kar birikmiş, hadi kayak pistinden çıkalım!”

haka-1
Bir cesaretle atıyoruz kendimizi maceraya ama kelleler hep Allah’a emanet. Annelerin hep yürekleri ağızında, tek defansımız Paulo Coelho’nun lafı: “Macera tehlikeli sanıyorsan, rutini dene. Asıl rutin adamı öldürür.” Tabi bu sav tartışmalarda siyah kuşaklı annelerin tek aduketiyle ikiye bölündüğünden ve işin aslı, biz de canımızı yolda bulmadığımızdan, bir şeylerin ters gitme ihtimaline karşı tedbirli olmaya karar verdik. Bilge’nin Bear Grylls hayranlığını “Of, o adam baştan aşağı Hollywood” tenkitlerime rağmen azalmaması da faktör olmadı değil.

Birbirimizi kaybedebiliriz, yemeklerimizi hain domuzlar tüketebilir, karşımıza kurt sürüsü çıkabilir… Bırakın kurdu, trafoya giren bir kedi ülkeyi çökertebiliyorsa, vahşi bir ayı neler neler yapabilir. Doğada vakit geçireceksek hayatta kalma eğitimi almamız şart. O zaman Hayatta Kalma Okulu. Ding dong! Kutsal Abi biz geldik. Aramızda henüz hayatta kalma eğitim almamış olanlar mutlaka temel hayatta kalma teknikleri yazımızı okusun gözünü seveyim. 

haka2
Kutsal Abi eski komando olmanın yanı sıra, aynı anda hem sertifikalı hayatta kalma uzmanı, hem lisanslı paraşüt sporcusu, hem yamaç paraşütü eğitmeni, hem sertifikalı trekking rehberi, hem de lisanslı dağcı olduğundan, birçok disiplinin öğretisini bir araya getirerek kapsamlı seviye seviye kurslar hazırlamış. Biz henüz hafif sikletler Temel Hayatta Kalma eğitimini alacağız. Bir fırın ekmek yedikten sonra Kutsal Hoca’nın kurduğu Pusula Doğa Sporları’ndaki “çölde, açık denizde, soğuk bölgelerde, düşman bölgesinde hayatta kalma” ağır siklet eğitimlerine de talibiz.

İlk gün tuzumuz kuru. Henüz tırnaklarımıza toprak dolmamış parmaklarımızla bisküvilerimizi çaya batırarak sınıfta teorik dersi dinliyoruz. İki güne ısırganların kızarttığı ellerimizle közde salyongoz pişiriyor olacağımızdan haberimiz yok. Hangi yılan tehlikeli, su nasıl filtrelenir, yanımızda ne taşımalıyız, önce bir not, sonra çaydan bir fırt alıyoruz. Hop, bir dakika, nasıl yani, hayatta kalma eğitiminde yanımızda techizat ne arar dediyseniz hemen açıklayalım: Ee, siz tenis oynamaya gidiyorsanız haliyle yanınızda tenis raketiniz, spor ayakkabınız, t-shirtünüz var. Ayağınızı burksanız, kullanacağınız malzemeleriniz belli. Raket ile atel mi yaparsınız, t-shirtten bandaj mı, bağcıktan askı mı size kalmış.

haka-2

Aynı şekilde doğaya gittiyseniz, bu bir niyet üzerinedir, ister yürüyüş, ister bisiklet olsun. Tenise gidip raket götürmemek nasıl hıyarlıksa, doğaya gidip yanına almaması öyle hıyarlık olan bazı vazgeçilmezler var işte. Bıçak, çok amaçlı pense, minik ipler, matara, düdük, çakmaktaşı gibi… Annelerin, en komple besinlerden diye cebimize attıkları “5 gün hayatta tutan” hurma “acil durum kitlerini” kullanmamız gereken bir durumla karşılaşmamışız iyi ki de… Doğaya gittiysen, oraya bir niyet üzerine gittiğinden, oraya don-atlet gitmemişsindir. Bir gün kendini ormanın ortasında dımdızlak bulabileceğin olsa olsa iki senaryo var: Ya birileri sana eşek şakası yapmıştır, (o zaman Allah yardımcın olsun), ya da uçağın düşmüş ve sen mucizevi bir şekilde hayatta kalmışsındır ( o zaman da zaten Allah sana yapacağını yapmış, daha ne yapsın).

İkinci gün erkenden kalkıp, İstanbul’a sadece 2 saat mesafede olduğuna inanamayacağımız bakirlikte bir yere gidiyoruz. Dimdik vadilerden fışkıran gür orman, ormandan gelen tehşis edemediğimiz vahşi sesler. Uzakta ayı görürsek ne yapıyorduk? Hurma gösteriyorduk, onlar da haç görmüş vampir gibi patlıyorlardı. Ne hurması, çok ses çıkarıyorduk, ses… 🙂

haka-3

O vadiden içeri dalıyoruz. 7 kilometrelik yürüyüşümüzün asıl amacı çevreyi tanımak ama ufak ufak derse de başlıyoruz. Kutsal Abi sevinçle bulduğu otu kesip, “Hah, bu ot suya atınca balık sersemletir, kolayca avlarsın” diyor. Bir başka otu tehşis edip, gövdesini soyuyor, birer parça atıyoruz ağzımıza. Bazılarının tadı güzel, bazılarının tadı idare eder, ama başı dardayken sultan sofrası gibi gelir insana. Hurmaların çekirdeklerini ekip meyve vermesini beklememize gerek kalmayacak olması ümit verici. Bir yandan akşama çay yapmak için ısırganotu ve papatya topluyoruz. Hayatta kalırken keyif de yapacağız. 🙂 Bir başka bitkiyi çiğneyip çıkarıyor ağzından, yaralanırsak bunu yaranın üzerine basarız, enfeksiyonu önler. Her söküğümüzü doğadan dikiyoruz.

Gelin görün ki karnını sadece bitkiyle doyurmak imkansız. 7 km de bulabula anca bir öğünlük bitki bulursun, o da şansın yaver giderse. Avlanmadan hayatta kalmak imkansız. Çalılar hışırdıyor, içinde birşey var… Amanın. Yılan yakalamayı göstermek istiyordu hocamız, o fırsat bu olabilir! Heyecanlıyız… Biraz çalıları gözlemledikten sonra hışırtının cinsinden içerdekinin kaplumbağa olduğunu anlıyor, aksiyon beklediğimizdne biraz hayal kırıklığına uğruyoruz ama yemek yemektir günün sonunda.

haka-4

Kaplumbağayı eline alıp anlatıyor, nasıl temizlenir, pişirilir. Korkup kafasını içeri çektikçe içimiz kıyılıyor. Açlıktan mecbur kalsak bile çok zor olur canını almak. Bulduğumuz yere bırakıyoruz kendisini, hemen toz oluyor. Aferin, kimsecikler görmesin seni. Merak etmeyin, biz uçağımız düşerken sucukları bulup cebimize doldurduğumuzdan, bize akşam ziyafet var.

Aslında doğada hayatta kalmamız gerektiği durumda önceliğimiz yemek bulmak değil. Doğada ilk yapman gereken şey hem ruh, hem de fiziksel sağlığın için barınak yapmak. Avlanma, tuzak kurma, oltasız balık tutma konularına sonra geleceğiz. Sağda solda devrilmiş ağaçlardan irili ufaklı dallar bulup yığıyoruz. Hem ateş, hem de barınak için lazımlar. İki çeşit barınak öğreniyoruz, bir bushcraft tarzı, tamamen doğal maddeden, bir de pançomuzu kullanarak. Ocak yapmak için, şiş yapmak için, barınak yapmak için, olta yapmak, tuzak kurmak için her şey ama her şey için odun yontmak gerekiyor. Bıçağın yoksa yanmışsın arkadaş. Benim kollar perte çıkıyor saatlerce yontmaktan, beylerse azimle devam ediyorlar. Issız bir adaya düşersem yanıma alacağım üç şey: çakmaktaşı, bıçak, ve Bilge. Bileğine güvenenlereyse önerimiz; çakmaktaşı, bıçak, çok amaçlı pense.

haka-1

Çeşit çeşit ateş yakma yöntemi öğrendik, etrafında çeşit çeşit hikaye dinledik. Bugünlük bu kadar yeter, ertesi gün eğitime devam.

Ee, sucukları yedik bitti, ikinci gün ne yapacağız? Kutsal Abi ile birlikte salyongoz toplayıp, sümükleri akmasın diye onları yapraklara dürüyoruz. Açlık başımıza vurdu, gözümüze marula dürülmüş mercimek köftesi gibi duruyorlar. Fransızlar hapur hupur indiriyorsa mideye, vardır bir iş. İlk lokmayı çekinerek atıyoruz ağzımıza, aaa tadı midye dolma gibi. Hadi bugünü de kurtartık.

Güneş saatiyle yön mü bulmadık, farazi uçaklara SOS mi göndermedik, sincaplara tavşanlara tuzaklar mı kurmadık, vahşi hayvanların izinini mi sürmedik… Onlar da bizim izimizi sürmeden oradan ayrılmaya karar verdik. Artık kendimizi kemale erdik gibi hissediyoruz. Sanki Tarzan gibi sarmaşıktan sarmaşığa atlayarak İstanbul’a dönebiliriz. Aaa-ağağa-aaa!

haka3
Sarmaşıklarla kırmızı ışıklarda durdurmakta problem çıkaracağı için yine arabamıza dönmeye karar verdik. Arabada hocamızla trekking rotaları danışıyoruz. Yenice’ye gidin diyor. “Yanlız o tarafa giderseniz yanınızda göz yakmaz bebek şampuanı da götürün.” Ne alaka diyoruz birbirimize bakıp. Diyor, “Biz 3 arkadaş o tarafa trekkinge gitmiştik. Göle girip yıkanalım dedik. Hepimiz sabunla yıkanıyoruz. Gözlerimizi bir açtık, gölün kıyısında su içmeye inmiş bir kurt sürüsü!”

Issız ada listesini derhal revize ediyoruz: çakmaktaşı, bıçak, bebek şampuanı!

 

HAYATTA KALMA OKULU / PUSULA DOĞA SPORLARI
Hayatta Kalma Okulu Websitesi / Facebook
Pusula Doğa Sporları Websitesi / Facebook

EN TEMEL HAYATTA KALMA KİTİ:
Avcı Bıçağı, çok maksatlı pense (mutlaka testeresi olsun) -hayatınız en çok bu ikisine bağlı, en sağlamından alın, tiz pusulalı düdük, en az 3m/ tercihen 5 m kadar ince ama sağlam ip (örneğin paraşüt ipi), ateş başlatıcı malzeme (Çakmaktaşı veya magnezyum çubuğu)
EKLENMESİ FAYDALI DİĞER MALZEMELER:
Askeri panço, pamuk (ıslak ortamlarda ateş başlatmak için), matara, aliminyum ilk yardım battaniyesi, çok kapsamlı antibiyotik, Sinyal Aynası. Eğer yatırım yapmak isterseniz de SOS sinyali gönderen kişisel takip cihazları.
HAYATTA KALMA EĞİTİMİNİZ YOK, DOĞADA KAYBOLDUNUZ:
Aşağıdakiler genel yaklaşımlar. Duruma göre aşağıdakilerin tersini yapmak da mantıklı olabilir.
– Geride sizin kaybolduğunuzu anlayacak birileri (grubunuz, yolculuğunuzu haber verdiğiniz jandarma komutanlığı, evinizde sizi bekleyeniniz) varsa, kaybolduğunuz alandan çok uzaklaşmayın.
– Gece kesinlikle ilerlemeyin. Öğleden sonra barınağınızı yapmaya koyulup, geceyi korunaklı geçirin.
– Enerjinizi, suyunuzu, yiyeceğinizi dikkatli harcayın.
– Kimse sizin orda olduğunuzu bilmiyorsa (ki bunu asla yapmayın, hep birilerini haberdar edin) dere yatağı bulup akış yönüne doğru takip edin. Dereler sizi medeniyete ulaştıracaktır.
– Mutlaka arkanızda iz bırakarak ilerleyin.
– Siz siz olun, temel hayatta kalma ve ilk yardım eğitimlerinizi alın.
NE GÖTÜRMELİ?
Kamp malzemesi: çadır, bot, safari tarzı giyim, 50 lt. sırt çantası, çelik kupa… (ne kadar konfor aradığınıza göre , mat, uyku tulumu, kafa feneri, harita pusulası)
DİĞER EĞİTİMLER:
– Düşman Bölgesinde Hayatta Kalma
– Soğuk Bölgelerde Hayatta Kalma
– Açık Denizde Hayatta Kalma
– Kurak Bölgelerde Hayatta Kalma
– Çocuklar İçin Hayatta Kalma
– Trekking & Kampçılık
– Pusula, Harita & GPS
– Temel Fotoğraf

The post DOĞADA HAYATTA KALMA EĞİTİMİ – ISSIZ ADA, SEN Mİ BÜYÜKSÜN, BİZ Mİ? appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/hayatta-kalma-okulu/feed/ 19
ISTANBUL SPRING ORIENTEERING CUP https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-spring-cup https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-spring-cup#comments Mon, 10 Mar 2014 11:22:27 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=408 Hem zihni, hem vücudu canlandıran en eğlenceli şeylerden biri bu! İlk gün Sultanahmet'te, diğer 2 gün ormanda verilen noktalara en hızlı şekilde varmaya çalıştık.

The post ISTANBUL SPRING ORIENTEERING CUP appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
“Yine geldi pazartesi, yine hiçbir şey yapamadan  bitti haftasonu.”

Kirliler sepette iyice yığıldı, annanelerimizi ziyarete yine gidemedik, Ikea’dan 2 ay önce aldığımız uyduruk raf hala kutusunda duruyor, bir arkadaşımızın da doğum gününü kaçırdık ama biz böyle hissetmiyoruz. Az şey sığdırabilsek de, dopdolu bir haftasonuydu bu. Çünkü Istanbul Spring Orienteering Cup’a yarışıyorduk.

1. ETAP

photo1

Cuma akşamı saat 19.00 Sultanahmet’te hiç alışılmadık manzaralar var: 6 minareyi ve kendi kellesini aynı kareye sığdırmaya çalışan turistler dağılmış, yerlerinde bir saniyeye 6 squat sığdırmaya çalışan, ve o soğukta shortlu shirtlü takılmalarından ötürü kalplerinin uranyum pompaladığınından şüphe ettiğimiz kişiler, Daft Punk’a ritim tutturmuş ısınıyorlar.. Enerjiler yüksek, herkesde bir heyecan, bir mutluluk… Yarış ruhu tüm meydana yayılmış, seyyarlara bile bir gözü peklik, bir cevvallilk. Sedece bizim haftasonumuzu değil, şehrin ritmini değiştiren işler görmek ne güzel. Macera Akademisi’nin ellerine sağlık.

19 ve 33 numaralarımızı göğüsümüze takıp, siyah taytlı beylerin arkasında çıkış için sıraya girdik. Seneye biz de mi siyah tayt giysek ne, sanki samurailara karşı yarışacakmışız gibi bir baskıya sokuyor insanı. Arkamızda da her sene istisnasız dereceye giren Kuleli’nin cengaverleri ve altını kimseye kaptırmaya niyeti olmayan çakı gibi yabancılar var. The Avangers’in bir bölümünü çekiyoruzlar falan heralde.

photo2

Çıkış saatimizin gelmesiyle bir elimizde pusula, öbür elimizde harita koşmaya başlıyoruz. Banklardan atlayanlar, çimlerden koşanlar, hurraaa!! Herkes çılgınlarca check pointleri arıyor. Tezgahlarını sabahtan kurmuş olan esnaflar şimdi anlıyorlar sabah sağa sola yerleştirilen turuncu garip şeylerin ne işe yarıdığını. Hepimiz kakara kikiri koşuyoruz. Kestaneci arkamızdan bağırıyor, “Abla! Burda, burda! Hiç gitme!” Elinde de bir point lazer, tezgahın başını bırakmadan yarışa dahil olmanın formüllerini geliştirmiş. Bilmiyor ki herkeste aynı harita yok, olsaydı da o check pointin sırası gelmeden basamazdık. Doğru sırada check pointlerde olmak gerekiyor. Malum yarıştayız, açıklamaya zaman yok.. Biz de durmadan geçiyoruz önünden ama o ısrarla arkamızdan bağırıyor, “Yaw, nereye gidiyon!? Burda dedik ya!” Bir Sultanahmet Cami’ne, bir Gülhane parkına koşuyoruz. Her ağacın arkasından yarışmacı fışkırıyor, zigzaglar çiziliyor, haritalar hışırdıyor. Bir check pointten çıkmış, sıradakine doğru sprint atarken, bu sefer yaşına hürmetten ötürü atlayamadığımız bir çift durduruyor; “Yavrum bu ne yarışı?” Haydaaa… Dayıcım madem anlamışsın yarıştayız, neden durduruyorsun yarışmacıları? “Yön bulma yarışı bey amca”. “O haritalardan mı buluyorsunuz?” Hı hı amcacım. “Haa anladım. Niye öyle uzak uzak koymuşlar ki noktaları. Gördüm çocuklar hep kan ter içinde.” Hadi amcacım, gözünü seveyim amcacım… Bu sırada Afrikan bir işportacı, Gülhane’nin girişini kaçıran yarışmacılara ıslık çalıyor, dilimizi bilmediği için el kol hareketiyle kemeri işaret ediyor. Herkes müdahil, herkes seferber. Müthiş bir his.

Az sonra kestanecinin yanındaki check pointin sırası geliyor. Tabanlara kuvvet koşuyoruz. 54 nolu noktaya check olurken abinin arkamızdan sitemkar sesi geliyor, “Ben sana dediydim burda diye. Dinlemedin ki… Böyle boşuna döner durursun.” Sen de haklısın abi. İnsan iki makas almak istiyor yanaklarından ama finish’e bir kala vakit yok!

3 günlük yarışın ilk ayağını bitirip uyumaya gidiyoruz. Eee, ertesi gün için zinde olmak gerek.

2. ETAP

GOPR0034

Şimdi burda, cumartesi sabahı zımba gibi kalktık yazabilmek çok isterdim ama çok öyle olmadı. Yağmurlu ve buz gibi bir sabaha, hele hele cumartesi sabahına 8’de kalkmak istemiyor tabi vücut. Kendisini harika bir yarış, tatlı insanlar ve bol eğlence vaadleriyle ikna edip, Çekmeköy’deki Taşdelen’e götürdük ama arabadan inerken hala mızmızlıyordu biraz. Neyse ki, samuraiları görmek sıkı bir jump start etkisi yaptı da açıldık. Malesef o vakte kadar kendisi biraz uyuşuk olduğu için çıkış saatimizi kaçırmıştık bile. Bizim suçumuz varsa namerdiz, bütün kabahat onun.

Tepemizde yağmur bulutları, üzerimizde pançolar koşturuyoruz bayır aşağı… Yanımızdan bir Kuleli jet gibi geçerken ABSler tutmuyor, hoooop çamurların içine. Hacıyatmaz gibi hemen kallkıyor, hiç birşey olmamış gibi koşmaya devam ediyor. Gurur duyuyoruz Kuleliler’imizle. Onlardan ilhamlanıp patikasız yerlere dalıyoruz. Balçıklara bata bata çalıların içinden geçerken adeta Oscarlar’da bir kırmızı halı deneyimi yaşıyoruz; herkes dokunmak istiyor, dokundumu da bırakmıyor. Pançoları yırta yırta buluyoruz sonunda check pointi. Bravo bize, dörte birini bitiridik bile ve daha bol bol zaman var!

GOPR0056

Derken korktuğumuz başımıza geliyor. Dün nazlanmaya başlayan dizim, artık baya baya isyan ediyor. Zonkluyor, ağrıyor. Hayıııııır, daha hala yarışın başındayız! Durup bir durum analizi yapmamız lazım. Koşmaya devam edersek yarışı bitirmemize diz izin vermeyecek. İki opsiyon var; ya yarıştan çekileceğiz, yada yürüyerek devam edeceğiz. Yanımızdan 76 yaşında Danimarkalı bir hanımefendi geçiyor, içimizi azim ve umut doldurarak. Yola devam. Bir lastiğimiz patlamış olabilir ama elimizde hala navigasyon becerileri kozumuz var. Onu da geçtim, bu oyunu oynamanın zevki yeter.

Telaşsız ama hakkını vere vere yarışı bitirdik. Biraz sobanın etrafında diğer yarışmacılarla birlikte ısındıktan sonra da evimize döndük. Çok eğlenmiştik ama şu diz problemi moralleri bozuyordu tabi. Kös kös dizimizi buzlarken Macera Akademsi’nden gelen tweet bir anda bizi şenlendirdi: “Bugün madalyanız vardı”. Hayda! Gerçekten mi? Ee süper! Şu buzlama işlemlerine iki birayla devam edelim o zaman!

3. ETAP

GOPR0114

Belgrad Ormanı’ndaki son etapa giderken bir yandan simit kemiriyoruz, bir yandan yol soruyoruz, Belgrad’a çok geldik ama Ayvad Bendi de neresi? Ayvad Bendi içinden şırıl şırıl bir dere akan, piknikçi kalabalıklardan uzak, mis gibi bir yermiş.

Dizde dizlik, cebimizde Temel Reis dopingleri saldırıyoruz hedeflere. Diz çok hızlı gitmemize izin vermiyor ama kendimizce gazlıyoruz. Bugün katılım daha yüksek. Dağlardan tepelerden insan akın akın insan koşuyor. Samurayların arkasında koşan bıdı bıdı ilk okulların, liselerin orienteering klüpleri de var. Onlar ayrı katagoride yarışıyorlar tabi ki.

Parkur ilerledikçe tenhalaşıyor. Ormanla başbaşa kaldıkça bir huzursuz ince ince sızmaya başlıyor. O zaman insana acaba yanlış mı geldim şüphesi çöküyor işte. Ya ormanda kaybolursam? Tam o sırada o check pointi bulmak var ya, çifte bayram! Tekrar tekrar check in olası geliyor insanın.

Peki ya gerçekten ormanda yanlız başıma kaybolursam? Gayet olası birşey bu. Haritayı yanlış okuyup, kendini ıssız bir köşe de bulmak da var tabi. Sonuçta alışmamış göze izohipsi manalandırmak kahve falındaki figürleri manalandırmaktan çok daha zor. Bu kuşkular kalp atışlarını hızlandırmaya başladı mı kendimize şunları hatırlatmamız lazım:

GOPR0139

Kaçkarlar’da değil, Belgrad’dayız. Bu ihtimal göz önünde bulundurularak belirlenmiş bir yarıştasınız. Medeniyet o kadar da uzakta değil.

Belgrad’ın her yeri patika dolu. O patikalar da yollara çıkıyorlar. Haydi geçmiş olsun.

Yanlız değisiniz, profesyonel bir organizasyonun içindesiniz. Saat kaçta çıktığınız, kaçta hangi noktaya check-in olduğunuz belli. Sizi nerde arayacaklarını çok iyi biliyorlar.

Ee, analar babalar da birtanecik çoçuklarının ellerine bir pusula verip ormana salabildiklerine göre…

Yarışma bizi bir dereye getirdi. Bir de baktık kalan check pointleri öbür yakaya koymuşlar. Dereyi geçmemiz lazım. Köprü yok tatlı tatlı geçelim, ip yok Tarzanlık yapalım. Bir tane ağaç devrilmiş ama o da pek bi cılız. Gittiği yere kadar görür bizi ama pek bi kaçarı yok suya batmanın. İlla o paçalar sıvanacak. Önce birimiz geçtik, sonra öbürümüz. Çantalar atıldı, yakalandı, atkılar, bereler sabitlendi, fotograf makinaları uzatıldı falan, o sırada olan oldu, bizim SI suya düştü! Eyvah eyvah! SI’sız olmaz ki! SI (sports identity) olmadan check-in olmamızın yani o hedefe doğru sırada verdığımızı ispatlamamızın imkanı yok. Napıcaz?

Çaresiz yarıştan çekilmeye karar verdik. Bir yandan da oyuna doymamış çocuklar gibi devam etmek istiyoruz, çünkü çok eğlenceli. Annenin istopun en güzel yerinde yemeğe çağırması gibi birşey. Biz yemeği kaçırdığımızı bilsek de oyuna devam etmeye karar verdik. Bir iki kaybolmuş insanla karşılaştık, onları da peşimize taktık, sohbet muhabbet diğer birkaç check pointi de bulduk.

Biz Evde Yokuz’un katıldığı ilk yarışmadan Sultanahmet’ten etabından kazandığımız bir gümüş madalya, iki çift bol çamurlu ayakkabı, üç kayıp insanın bin teşekkürü, 4 miligram salgılanmış adrenalin ve sonsuz gülücükle dönüyoruz.
Harika bir haftasonu için Macera Akademisine kocaman teşekkürler.

Bir dahaki sefere sağlam dizlere ve mümkünse solungaçlara sahip dostlara ihtiyacımız var. Sizi de bekleriz!

GOPR0111

MACERA AKADEMİSİ
Websitesi / Facebook / Twitter

BAŞKA YARIŞLAR?: Macera Akademisi yıl boyunca birçok farklı yarış düzenliyor. Takvimi de bu bağlantıda.
KİM KATILABİLİR?: Harita ve pusula becerisine güvenen her yaşa ve herkese açık.
Erkek ve kadınlar ayrı kategorilerde yarışıyorlar. Bunlar da kendi içinde yaşa göre daha küçük kategorilere bölünmüşler.Yarışmak zorunda değilsiniz, sadece oynamak için katılmak da mümkün.
NE GÖTÜRMELİ?: Kafa lambası (gündüz etaplarında bile yanınızda olsun kaybolma riskine karşı), pusula, spor ayakkabı (tercihen outdoor training) Havaya Göre: güneş gözlüğü, kasket / eldiven, bere, yağmurluk
NASIL HAZIRLANILIR?: Istanbul Orienteering Grubu ile orienteering öğrenebilir yada geliştirebilirsiniz. Oryantiring Federasyonu‘ndan diğer illere dair bilgi alabilirsiniz.
İLETİŞİM: +90 (212) 281 7975 & +90 (212) 281 6019 / info@maceraakademisi.com

The post ISTANBUL SPRING ORIENTEERING CUP appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/istanbul-spring-cup/feed/ 10