Dört Teker | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Fri, 11 Aug 2023 20:49:01 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Dört Teker | Biz Evde Yokuz 32 32 KARDA TÜRKİYE ŞAMPİYONUYLA RALLİ YAPTIK https://www.bizevdeyokuz.com/karda-ralli https://www.bizevdeyokuz.com/karda-ralli#respond Fri, 22 Jan 2016 12:00:45 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=8885 Türkiye Ralli Şampiyonu Murat Bostancı’nın pilotluğunda S2000 ralli otomobilinin yan koltuğunda kar üzerinde inanılmaz bir ralli deneyim yaşadık.

The post KARDA TÜRKİYE ŞAMPİYONUYLA RALLİ YAPTIK appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Her sene Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yapılan Sarıkamış Kış Oyunları bu sene 16-17 Ocak’ta Sarıkamış Kayak merkezinde yapıldı. Biz de KuzeyDoğa Derneği’nden tanıdığımız festivalin organizatörlerinden arkadaşımız Emrah’ın davetiyle hemen düştük yola.

Bu sene Transanatolia ekibinin de festivale dahil olmasıyla, Sarıkamış Oyunları harika bir motor sporları festivaline dönüşmüş. OffRoad yarışlarına ek olarak, Castrol Ford Team Türkiye ve Borusan Motorsport Akademi de etkinliğe katılmış.

Biz de 2015 Türkiye Rallisi takımlar şampiyonu Castrol Ford Team Türkiye’nin S2000 ralli otomobilinin yan koltuğuna oturma şansını yakaladık ve 2014-2015 Türkiye Ralli Şampiyonu olan ve aynı zamandan Avrupa Ralli Kupası’nı ilk kez ülkemize getirerek büyük bir başarıya imza atan Murat Bostancı’nın pilotluğunda kar üzerinde inanılmaz bir ralli deneyimi yaşadık. Yukarıdaki videoda bu deneyimimizi izleyebilirsiniz.

Bize bu fırsatı veren Sarıkamış Kış Oyunları ekibine ve Castrol Ford Team Türkiye’ye çok çok teşekkür ediyoruz.

The post KARDA TÜRKİYE ŞAMPİYONUYLA RALLİ YAPTIK appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/karda-ralli/feed/ 0
SİMİTÇİ METİN’İN FERRARİ HAYALİ GERÇEK OLURSA? https://www.bizevdeyokuz.com/ferrari https://www.bizevdeyokuz.com/ferrari#comments Thu, 17 Jul 2014 08:38:17 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1519 Allem ettik, kallem ettik, Simitçi Metin'in dünyada en çok yapmak istediği şeyi olan Ferrari'ye sürüşünü gerçekleştirdik. Biz Evde Yokuz gurur ve mutlulukla sunar:

The post SİMİTÇİ METİN’İN FERRARİ HAYALİ GERÇEK OLURSA? appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki SİMİTÇİ METİN’İN FERRARİ HAYALİ GERÇEK OLURSA? VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Hepimizin bir hayali var.

Biz Evde Yokuz’un ölmeden önce yapmak istediği şeyler listesi, mentos atılmış (evde yoksa tuz da olur) koladan bile daha kabarık. Ne kadar yudumlarsak yudumlayalım, azalmıyor, kabardıkça da kabarıyor. 🙂

Heyecanlı kabarcıklar saçan bir tek biz değiliz elbet. Hepimizin bir hayali var. Sizlerin listelerinde neler var merak ettik. Dedik, sokağın nabzı SokakRoportajlari.com ile tutulur, uçtuk yanlarına. Hem onları, hem bizi köpük köpük heyecanlandıran bir fikir geldi aklımıza.

Aldık mikrofonu elimize, çıktık beraber sokağa. “Ölmeden önce en çok yapmak istediğiniz şey nedir?” diye insanlara sorarken, bizim gibi kabarcıklarını zor zapteden birilerini aradık: maksat hayalinin gerçekleştirmesinde bizim de tuzumuz olsun, hep beraber coşalım köpük köpük!

sokak-ropaortajlari-bey-featured-prog

Simitçi Metin için herhangibi bir gündü. Aslında öyle olmadığını bir iki hafta sonra anlayacaktı.

O sırada Beşiktaş iskelesinde tesadüf eden kim varsa, onlara soruyorduk. O gün de, biz, Biz Evde Yokuz, SokakRoportajlari.com ile buluşmaya bisikletle köprüyü geçme etkinliğinden gelmişiz. Karnımız aç, dilimiz damağımız kurumuş. Bir su, bir de simit keyfi ile kendimize gelelim diye gittiğimiz tezgahta tabi ki mikrofonu simitçimize de uzattık. Hayallerini öyle içten anlattı ki, röportajın sonununda yanından ayrılamadık. Bir yandan yanında simit kemirirken, bir yandan muhabbet ettik. Bize nasıl müziği sevdiğini, arabasını nasıl zorladığını, maceralarını anlattıkça, gördük ki Metin’in de bizim gibi evde oturamayan, kanı kaynayangillerden. Bizimle köpük köpük coşacak kişiyi bulduğumuzu anladık. Tanıştığımıza çok memnun olduk Metin!

RÖPORTAJIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!

Artık yanından ayrılma vakti geldiğinde, mikrofon uzattığımız herkesten aldığımız gibi ondan da temas bilgilerini istedik.

Demez mi, “Ben 3 hafta sonra İstanbul’dan gideceğim, size yengemin telefonunu vereyim”!

Haydaaa! No 1: Nerden çıktı bu İstanbul’dan ayrılmak!

İşte o anda elimiz ayağımız dolandı. Eyvah dedik, böyle çat diye nerden, nasıl Ferrari bulacağız? Hadi diyelim Ferrari’yi bulduk, ya Metin gitmiş olursa?

Haldur huldur Ferrari aramaya giriştik. Şimdi size bir soru: Ferrari nasıl aranır? Tornavidea değil ki kapı kapı dolaşıp sorasın. Düşündük, aklımıza dizi setleri, futbolcuların magazin dergilerindeki kare kare fotografları geldi. Sinema- TV sektöründe çalışan arkadaşlara, doğru yanlış, hakkında, zamanında bir futbolcularla mahalle maçı yaptığına dair rivayetler olan tanıdık tanımadık herkese salık verdik, hayırlı bir iş için bize bir Ferrari lazım. 🙂 Ha tabi bir de çok acil!

Ortalıkta bir Ferrari hayaleti dolaşıyor.

Bir sürü yerden haber geliyor, şunda da varmış, bunda da varmış, falanca geçen yaz yerde kırmızı Ferrari ile görünmüş, hatta bir önceki yaz da siyahına binlermiş, miş de miş… Sahibinden.com’ bakınca bir sürü Ferrari var gibi duruyor. İlk başta bir oh dedik, Ferrari bulmak o kadar zor olmayacak herhalde. Nitekim, peşini sürmeye başlayınca da, ilk bir iki adımdan sonra dalgalar süpürmüşcesine birden kayboluyor izi. Bir yandan bir Ferrari hayaletidir etrafta geziyor, dedikodusu geliyor, tam sobe diyeceğiz bakıyoruz orda kimse yok… Bir garip. Aldı mı içimizi bir endişe. Yok yok, haklıymışız, Ferrari bulmak zor olacak. Hadi bulduk, acaba bir de sahibi gönlü bol biri çıkacak mı? Metin’in hayalini gerçekleştirmek için yardım etmeye ikna edebilecek miyiz… ve Metin gitmeden!

Go Car Rental’da Ferrari’yi görünce, Nuh’un gemisini bulmuş gibi olduk!

ferrari-1

Araştırmalarımız sonucunda “hayalet Ferrari” vakalarının en çok Ataşehir’de görüldüğünü öğrendik. Uzunca bir liste çıkarıdık, nerelerde görülmüş. Baktık, kapı kapı gezmekten başka çare yok. Ah Metin, valla sende de ne şeytan tüyü varmış… Go Car Rental’ın önüne geldiğimizde nuhun gemisini bulmuş gibi olduk. Orda, kapılarının önünde, yanındaki Bentleylere, Porcheler nispet yaparcasını kırmızı kırmızı parlıyordu. Metin haklı, kırmızı olsun, iki kuruş fazla olsun!

Bir çok araba kiralama şirketiyle görüşmüştük . Hep olumlu karşılanıyor ama sonrasında geri adım atmalarıyla hayal kırıklığı yaşıyorduk. Bolca “Ferrari’miz var” duymuş ama kendisini görememiştik. Meğer bu Ferrari’den çok az sayıda varmış, onca araba kiralama şirketi de onlardan alıp kiralıyormuş. Şimdi taşlar yerlerine oturdu. Ee tabi, Ferrari bu kadar ender bir şey olunca aldı mı bizi bir stres, Metin’in hayali için arabayı verirlerse, verirler, çalacak başka kapı da yok.

Bir evin, bir kızını, Metin için istemeye oturduk masaya. Durumu anlattık. Dedik, “Metin’in hayatta en çok yapmak istediği şey Ferrari’ye binmek, ve sizin desteğiniz olmadan bunu gerçekleştirmiz imkansız.”

Barış Bey’in de içinde köpük köpük kabaran bir heyecan olacak ki, bize “Tamamdır! Ancak 2 gün içinde bu işi halletmemiz lazım çünkü sonrasında rezervasyonu var” dedi. Barış Bey öyle destek verdi ki Metin’in hayalini gerçekleştirmeye, birebir kendisi gelmek istedi sürpriz gününe. Ancak, sonra işler güçler izin vermeyince bize Ersin Bey eşlik etti.

Haydaaa! No 2: Sürprizi ayarlamak, çekim hazılığı yapmak, ve Metin’i Ferrari’ye bindirmek için sadece 2 günümüz mü var!

Ferrari’yi kaptığımızda içimizden boyunlarına atlamak geldi ama tabi yakışık almayacağından tuttuk kendimizi. Sonra dışarıya çıkar çıkmaz küçük çapta çığlıklar atmadık değil. 🙂

Sevinçten zaten at gibi koşturan kalbimiz, bir de üzerine 2 güne herşeyi yetiştimeyenin telaşı gelince iyice dört nala bağladı. Arkadaşlarımızı arıyoruz, Apo, İbo, Aytuğ, Berkay, Mehmet Abi nolur bize Perşembe gününüzü ayırın, bize gizli kameramanlık yapmanıza ihtiyacımız var. Bizdeki kamera sayısı yetmez, daha fazla bulmak lazım, Metin’in o gün o saatte orda olacağını garantiye almak, tezgahtan onu Ferrari ile kaptıktan sonra yerine kimin bakacağını ayarlamak lazım da lazım…

Haydaaa! No 3: Bir de baktık ki, Metin gitmiş!!

ferrari-2

Nasıl yaparız, nasıl ederiz diye fikir yürütmek için bir de Beşiktaş’a geldik ki, Metin tezgahında yok! Bizim ise onun hayalini gerçekleştirmek için tek kurşunumuz var, onu da 2 gün içinde kullanmazsak kaybedeceğiz.Yerinde başka bir kişi. Koştuk gittik yanına. Nefesimizi tutup sorduk, “METİN NERDE???!!”. O da daha o gün devralmış tezgahı. “Ben tanımıyom abi, ama herkes onu soruyor”. Başımızdan aşağı kaynar sunlar indi. Tam ayarladık Ferrari’yi diye seviniyorduk ki kaçırdık Metin’i. Bu kalbe bu kadarı fazla. “Peki nerde buluruz?”. Meğer tezgahların da sahipleri ve işletenleri taksiler gibi başka insanlar olabiliyormuş. “Ben bilmem, belki patron bilir”. Patronu aradık, ona da ulaşamadık mı… Valla yazık bizim kalbimize…

Metin’in 10 parmağında 10 marifet: hem simitçi, hem dolmuşçu, hem de yakında Ferrari pilotu.

Hemen yengesini aradık. Telefonu Metin’in kardeşi aldı. Metin nerde? Biz ona sürpriz hazırlamıştık da…

Öğrendik ki, anneleri rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar. Şimdi durumu iyiymiş ama Beşiktaş’ı bırakması uygun gelmiş, ve biz kardeşiyle konuştuğumuz sırada o karşıda dolmuşçuluk yapmaktaymış. Annesi iyi, Metin iyi, ve hala burda, bir oh çekebiliriz o zaman. “Biz yarın için Metin’e büyük bir sürpriz hazırladık. Sizin yardımınıza ihtiyamız var, bir yerlerde buluşsak? Aman birşey söyleme, çok büyük sürpriz!”

Metin’in arkasından tezgah çevirmek için kardeşleri ile buluştuk.

Oturmuş Metin’in kardeşlerinin gelmesini beklerken kapıdan içeri Metin ve kardeşi beraber girmez mi!!!!! Az buz şey atlatmadı bizim kalpler. Meğer onlar Metin’in tek yumurta ikizi Çetin ve küçük kardeşleriymiş. 🙂 Kardeşlerini mutlu etmek için kalkıp ta Gebze’den gelmişler.

Büyük gün hemen ertesi gün. Metin 2 günde bir dolmuşa çıkıyormuş ve aksi gibi sürpriz günü direksiyonda olması gereken günmüş. Dedik Ferrari ile dolmuşun önünü kesemeyiz, siz ne yapın edin, yarın günleri değiştirin, Metin tezgahta olsun.

Çetin’in gözleri kardeşi için muzip muzip parlayarak, “Biz hallederiz onu, sıkıntı yok” diyince anladık ki çok sağlam bir suç ortağımız var. Nasıl yapacaksın, ne diyeceksin diye sormadık bile. Top sende Çetin. 😉

ferrari-3

Geldi çattı sürpriz günü.

Metin olay mahaline gelmeden, pozisyonlarına konuşlanmak ve prova yapmak üzere bitanecik arkadaşlarımızı sabahın köründe kalkıp, geldiler. Hemen bir senaryo geliştirildi. İki kişi turist, iki kişi vapurları çeken öğrenci, bir kişi de arabasıyla uğraşan birisi oldu. Hummalı bir çalışmanın ardından, arkadaşlarımızı pozisyonlarında bırakarak, arabayı almaya Go Car Rental’a gittik.

Ve beklenen an…

Yukarıda görüntüler varken, fazla söze gerek yoktur herhalde.

Metin’in mutlu köpükleri bizimkilerini, bizim köpükler onunkileri çoşturdukça çoşturdu. Metin’in hayallerinin gerçekleşmesini sağlayan Go Car Rental’a ve bize yardım eden arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz. SokakRoportajlari.com ile muzipliklerimiz devam edecek.

Herkese içine mentos atılmış kolalı günler.

The post SİMİTÇİ METİN’İN FERRARİ HAYALİ GERÇEK OLURSA? appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/ferrari/feed/ 42
LE MANS 24 SAAT YARIŞI https://www.bizevdeyokuz.com/le-mans-24-saat-yarisi https://www.bizevdeyokuz.com/le-mans-24-saat-yarisi#comments Wed, 09 Jul 2014 21:58:29 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1401 Motor sporlarının maratonu sayılan Le Mans 24 Saat Yarışı'nda takımlar 24 saat durmadan yarışıyor! Biz Evde Yokuz Audi'nin Pitstop ve Lounge'dan bildiriyor!

The post LE MANS 24 SAAT YARIŞI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki LE MANS 24 SAAT YARIŞI VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.
 
Dünya’nın en efsanevi Motorsporları etkinliğinden biri olan Le Mans 24 Saat Yarışı’nda ne işimiz mi vardı? Castrol Edge bir yarışma yapmış. İsmi Güçlü Deneyimler. Birisi deneyim mi dedi, bi dakika, orası bizim işimiz diyip linki tıkladık. Yarışmaya katılırken tabiki ilk ödüllere bakılır. Ödül Le Mans yarışını Audi VIP paketi ile izleme. Pakette Helikopterden, Kartinge, Audi Racing Hotel’de konaklamadan, pit turlarına. Belli ki bize iyi bakılacak. Ama itiraf etmeliyiz ki paketin içinde Audi R8 deneyimini görünce diğer deneyimleri bir kenara bırakıp, bunu bizim kazanmamız gerek dedik o an.
 
Yarışmanın katılımı kolay. Bir soru soruluyor ve sizin cevabınız jüri tarafından değerlendiriliyor. Seçilen 2 kişiye de ödül veriliyor. Bizim sorumuz: “Hayatta yapmak istediğin en çılgın deneyim nedir?” di. Listemiz uzun olunca seçtik içlerinden en çılgınını. 500 karaktere sığdırıp, son başvuru tarihinde, tam saat 23:58’de gönderik başvurumuzu. Daha 24 saat geçmeden telefonumuz çaldı ve tabi ki çığlık, bağırış, çağırış… Le Mans’a gidecek iki kişiden biri Bilge. Bundan sonra yaşananları Bilge’nin ağzından okuyacaksınız.
 
24 Heures du Mans

Le Mans Paris’e yakın küçük bir şehir. Le Mans 24 Saat Yarışı ise dayanıklılık yarışlarından dünyanın en eskisi ve cumhuriyetimizle yaşıt. Tam 91 yıldır yapılıyor ve tüm dünyadaki motorsporları aktivitelerinin en prestijlilerinden. Adı üstündeki bu yarışta, tam bir gün boyunca takımlar pistteki en çok turu atabilmek için kıyasıya yarışıyorlar.
 
lemans1
 
Havalimanında buluşuyoruz. Ekibimiz küçük. Castrol’den projenin mimarı Duygu ve yarışmanın diğer kazananı Ayhan Abi… Yolculuk detayları olmayacak bu yazıda ama yolculuk boyunca hissiyatım hiç değişmedi: Bir yandan heyecan, bir yandan da “Niye ikimiz de kazanamadık şu yarışmayı. Le Mans’ın tozunu attırırdık beraber.” üzüntüsü.

Cumartesi sabah hızlı trenden Le Mans’ta inmemizle macera başlıyor. Bizi Audi Racing Hotel’e götürecek servis araçlarına biniyoruz. Piste yaklaştıkça trafik kilit. Kilit dediysek Formula 1’deki İstanbul Park kilidinden değil, Fransız usülü. Ama servis şöförleri bizi trafiksiz yerlerden kaçırıp yarış boyunca kullanabileceğimiz pistin hemen yanındaki Audi Racing Hotel’e getiriyorlar. Otele girdiğimiz anda bu haftasonu en çok göreceğim rengin kırmızı ve beyaz olduğunu anlıyorum. Bu otel Le Mans’a özel prefabrik bir yapı. Odalar taş duvarlarla değil paravanlar ile ayrılıyor. 4m2 lik bir kutudayız, bir yatağımız, bir de masamız var odada.
 
lemans2
 
Hemen eşyaları atıp pisti ve paketimizle giriş yapabileceğimiz yerleri keşfe çıkıyoruz. Audi misafirlerine unutulmaz bir yarış deneyimi yaşattırmak için herşeyi düşünmüş. Tam start-finish düzlüğünde Racing Club, en güzel virajlardan birinde Racing Arena, tam pitlerin üstünde piti kanlı canlı izlediğimiz Racing Lounge ve harika bir restaurant Racing Garden. Mekanlar ve ikramlar herşey birbirinden güzel. Mekanlar arası her daim servis araçları hazır.

Dakika bir gol bir: Felix Baumgartner!!!

Daha yarış başlamadan mekanlardan birinde Felix Baumgartner’le karşılaşıyoruz 🙂 Evet yanlış okumadınız, namı değer uzaydan dünyaya atlayan adam. Muhtemelen en efsane Evde Yok. Ben yakalamışken kaçırır mıyım? Hemen soruyorum. Bir sonraki bomba ne diye? Öğreniyoruz ki Nürburgring pistinde Audi R8 ile başka bir 24 saat yarışında yarışmakta. Umarım bir gün Evde Yoklar bölümümüz için merak ettiğimiz soruları uzun uzun sorarız.
 
lemans6
 
Saatler 15:00’a yaklaştığında biz de startı izlemek için hazır ve nazırız. Ve efsanevi Le Mans 24 saat yarışı saatler 15:00’ı gösterdiğinde başlıyor. Takımlar 24 saatte en çok turu atmak için herşeylerini ortaya koyacaklar. Takımların en iddialılar Audi, Porsche ve Toyota. Ama Audi son yıllarda kupaları hep silmiş süpürmüş. Bu yılda çok iddialı derken 3 aracının birincisi daha yarışın ilk zamanlarında bastıran sağanak ile kaza yapıp yarış dışı kalıyor.

Motorsporlarının beni en çok etkileyen tarafı teknolojinin ve insanın sınırlarının test ediliyor olması. Ne süper teknolojiye sahip olmak ne de pilotun ve takımın yetenekleri tek başına kazanmaya yetiyor. Tüm ekipler hem teknolojilerinin hem de kabiliyetlerinin sınırlarını zorluyorlar her yarışta. Le Mans’da bir de işin içine 24 saatin gerektirdiği dayanıklılık giriyor. Tabiki 24 saat direksiyon sallayan tek bir pilot yok. Bir aracın 3 sürücüsü var ve bir sürücü maksimum 14 saat direksiyon başında kalabiliyor. Takım direktörü pilotla telsizden konuşmaya yetkili tek kişi. Mühendis ekip sürekli sensörlerden aracın durumunu takip ediyor ve tüm stratejik kararlar alınırken bu veriler çok büyük bir rol oynuyor.
 
lemans3
 
Duygu’ya sorduk: “Nedir motor yağını bu kadar önemli kılan sebep?”. Cevaplıyor: “Audinin yarıştığı araç R18 e-tron. Böyle güçlü bir araç için de ileri teknoloji bir yağ gerekmekte. Castrol de bu araca özel olarak yağ geliştiriyor. Teknolojinin gelişmesiyle günlük yaşamda kullandığımız araçlarda da, küçük hacimli motorlardan, yüksek performanslar elde ediliyor. Tabi performans yükselirken motor parçalarındaki basınç ve sürtünme de çok çok artıyor. Bu nedenle bu araçların yağının da güçlü olması çok önemli sürtünmeyi azaltmak ve motorun verimini arttırmak için.”

Deneyimler, deneyimler…

Ve helikopter turu vaktimiz geliyor. 10 dakika olsa da hem helikoptere biniyor olmak hem de yarışa havadan tanık olmak harika. Açık ara en özgür hava aracı sanırım helikopter. Her yarışta motorsporları pilotu olsam ne güzel olur diyen ben, helikopter sonrası net çark ediyorum. Pilot olacaksam kullanacağım araç kesinlikle helikopter. Helikopterden sonra Audinin düzenlediği karting turnuvasına katılıp boyumun ölçüsünü alıyorum. Sırada Audi R8 V10 deneyimi var. 0’dan 100 km’ye 3,8
saniyede çıkan 525 beygirlik bir canavar. Kaskı takıp kapıyı kapatınca macera başlıyor. Araç tek kelimeyle müthiş. Yanlarken asfalta yapışmış pençelerini hissediyorsunuz. Hızlanması da kafanızı koltuk başlığına yapıştıracak cinsten.
 
lemans4
 
Le Mans bir yarıştan öte başlı başına bir festival. Çadırlar, karavanlar, katılımcı markaların yaptığı aktiviteler, yemek yerleri, konserler, lunapark… Yarışa ilgi büyük. 7den 70’e toplam 250.000 kişi varmış bu sene. Motorsporları severlerin yanı sıra, bu severler de takmışlar eşlerini kollarına, tutmuşlar çocuklarının ellerinden yarışı izlemeye gelmişler hep beraber. Oradaki manzarayı görünce kendi ülkesinde aynı ilginin olmaması üzüyor insanı.
Yarış tüm hızıyla devam ederken havanın kararmasıyla tribünler boşalıyor. Herkes konserlere, eğlenceye ordan da çadır ve karavanlara. Ama az da olsa tribünlerde uyku tulumuna sarılmış hala heyecanla yarışı izleyen bir kitle var. Benim yarışı izlemekten en keyif aldığım zamanlar bu zamanlardı. Benim de az sonra yatmaya gidecek olma düşüncem, orada canını dişine takmış yarışan takımlara saygısızlık gibi geliyor bir an ama sonra uyku ağır basıyor ve prefabrik otele geri dönüyorum. Otelde saat kurmak ve cep telefonu yasak. Heryer sadece paravanla ayrıldığı için saat veya telefon yerine uyandırma servisimiz devreye giriyor. Kapınızı tıktıklayan otel görevlileriyle uyanıyorsunuz. Ve maceraya pit turu ile devam…

Telsizlerimizi takıp iniyoruz aşağıya. Rehberimiz ekipleri, neyin ne olduğunu ve geliştirdikleri yeni teknolojiyi anlatıyor. En son geliştirilen teknolojilerden biri Laser Light. Her farda bir bilgisayar var ve aracın pistte yerine göre daha direksiyonu çevirmeden ilgili yeri aydınlatıyor.Yarışta sürücü değişirken, koltuk da değişiyor çünkü tüm koltuklar her sürücünün kalıbı alınarak yapılmış. Bir de tabiki içecek termosları. O konu en hassas konulardan. Her pilotun içeceği farklı olunca termosları da farklı renkte. Pitte yanlışlıkla termoslar karışırsa pilotlar bir sonraki pite kadar değiştiremedikleri için konudan sorumlu arkadaş fena fırça yiyiyormuş. Şansımıza biz ordayken iki araç da pitegeliyor. Pitteki ortam gergin, herkes makina gibi çalışıyor.

Yavaş yavaş yarışın sonuna geliyoruz. Derken Audi’nin bir aracı pite geliyor ve 17 dakika pitten çıkamıyor. Takım allak bullak, Audi taraftarları daha iki gün önce Hollanda’dan 5 yiyen İspanya taraftarlarını aratmıyor. Peki yarışın sonucu ne mi oldu? Audi Sports Team birinci ve ikinci 🙂 Yarış sonunda mikrofonda yarışı değerlendiren eski Le Mans pilotu kulaklara küpe lafı ediyor. “Never never never ever give up! – Hiç ama hiç bir zaman pes etme!”

The post LE MANS 24 SAAT YARIŞI appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/le-mans-24-saat-yarisi/feed/ 2
4X4 DEĞİL, DIRT X DIRT – OFF-ROAD https://www.bizevdeyokuz.com/off-road/ https://www.bizevdeyokuz.com/off-road/#comments Mon, 26 May 2014 08:33:55 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=955 "Aracının bir yerini kırmak racondandır, takla atmak ise şahanedir”. Offroad kursunda gördük; gerçekten bu işin tadı arabayı "kırmadan" çıkmıyor. :D

The post 4X4 DEĞİL, DIRT X DIRT – OFF-ROAD appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki OFF-ROAD VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Birisinin “Hem severim, hem döverim” dediğini duyarsanız, ağzının payını vermeden önce, “Japoncu musun, Amerikancı mı?” diye sorup, ne demek istediğinizi anlıyor mu bir kontrol edin, lakin o bir offroadcu çıkabilir. Bir yandan araçlar çok seviliyor; her tatil onunla planlanıp, zamlanan maaşlarla ilk hediyeler onlara alınıyor, öbür yandan arabaları hırpalamak için hep fırsat kollanıyor. İşte bu yüzden offroad jargonunda arabalar bozulmaz, kırılır. Bir offraodcu “Her gezide aracının bir yerini kırmak racondandır, takla atmak ise şahanedir” demiş. Gittik, gördük, gerçekten de bu işin tadı arabayı balçığa saplamadan, dereyi sığ yerden geçmek varken, inadına derine sürmeden çıkmıyor.

offroad-post1

Şöyle offroad ile kırlarda bayırlarda dolaşacağımız, hatta uzun bir tatile gidebileceğimiz, bir yer olsa diyorduk ki Fethiye’de aradığımız yeri bulduk. Gördük ki offroada niyet eden birisinin kendine bir araç almadan da bu işi denemesi mümkünmüş.

Bruce Lee’nin mi, Chuck Norris’in mi kuşağı daha kara tartışıladursun, biz Chuck Norrisçiyiz, çünkü herşey 1985’ten 93’e Mustang’i, Ventura’sı, Firebird’ü ile 20’ye yakın araç değiştirecek kadar Amerikan otomobili tutkunu olan Halil Abi’yi kamyonete özendirmesiyle başlamış. Halil Abi kendine 50’ye yakın araç yapmış. Her offroadcu gibi itinayla yaptığı araçları, itinayla kırmış. Ehli bir offroadcu olmak için arabayla bütünleşmek lazım diyor, onun içinde beraraber maceraya atılmak, “sonra zaten film kopuyor”. Arabanın içine beline kadar su girerek nehir de geçmiş, tuzlu suda arabasını Game Over çıkıncaya kadar da zorlamış, balçıklarda arabayı rehin de bırakmış, arka camdan da çıkılmış… “Arabalarıma aşıktım ama onlara hiç acımadım.” diyor. Şu an filosunda cayır cayır Japon bebekleri var, ama eski Amerikan aşklarını da fotograf fotograf saklıyor.

Daha ilk defa bir offroad aracı kullanacak olmamıza rağmen günün menüsünde istah kabartan dere geçişleri, çamur hendekleri ve dimdik tırmanışlar var. Parkur deneyimli bir offroadcunun kalp atışlarını hızlandırmayabilir, ama biz muntazam şehir yolladında otomatik vites araba kullanmaya alışık insanlarız.

Heyecan var mı var, ama kafamız rahat, ne de olsa hemen ön araçtan sonsuz tecrübeye sahip Halil Abi telsizden bize takdik veriyor: 1’e al, geri gel, tekrar dene, hop hop!!! … Halil Abi valla fena saplandık, oldu, olmadı, yok takıldık, hah çıktık!! derken kurtlarımızı dökeceğimize, kurtlandıkça kurtlanıyoruz. Halil Abi’nin iş makinalarını sokarak oluşturduğu yapay parkur görünce iyice alıyoruz coşkuyu. Önden geçip nerde ne yapacağımızı telsizden aşama aşama anlatıyor. Anladın mı? Anladık tabi… Birinci çamur rampasını tırmanıp, ikinciye girerken ortadaki balçık havuzunda bardağa düşen arı gibi çırpınırken buluyoruz kendimizi. Debelendikçe batıyoruz. Telsizden yönlendirmeler geliyor ama nafile. Noldu arı vız vız vız?

offroad-post3

Birimiz direksiyonda, öbürümüz teker daha iyi tutsun diye camdan çıkıp kapıya oturmuş tekrar deniyoruz. Hani İspanya’da binlerce insanın katıldığı hep haberlerde görüğümüz bir tomates savaşı var ya, gaza basmamızla birlikte sanki hepsi bizi hedef almışçasına çamur yağıyor üzerimize. Doğa ile mücadeleden nasıl bir coşku alıyorsa insan, sanki o yağan çamur değil, saçlarım ahenkle dans ediyor efekti fönüymüş gibi camda oturmuş gülümsüyorum. Ön camdan içeri ışık sızmıyor ve biz kapı açılmayacak kadar çamura batmışız. Ne yaptık biz ya! Allah’tan arabada vinç var diyerek mahçup mahçup Halil Abi’ye bakarken, o direksiyona geçip tereyağdan kıl çeker gibi çıkartıp koyuyor önümüze arabayı. Ee, 31 yıllık offroad tecrübesi…

Çamurda debelenmeye bayıldık, tek sıkıntı akşam kalmayı planladığımız otelin kapısının açıldığı anda yüzümüze kapanma ihtimali. Buz gibi bir derede yüzüp atıyoruz üzerimizdeki çamuru. Bir çıkıyoruz, Halil Abi harika bir muhabbet sofrası kurmuş bize. Yönetmen sandalyeleri açılmış, peynir dilimlenmiş, bardaklar bile soğutucudan çıkarılmış. Yaşasın! 31 yıllık offroad hayatında Halil abi ne misafirler ağırlamış, doğada ne keyifler yapmış. Biz de bütün tecrübelerinden nasipleniyoruz. Hava kararıyor, hiç kalkasımız yok yanından.

offroad-post2

Bir gün offroad denemek güzeldi, ama merağımızı dindireceğine daha da çok meraklandırdı. Ne de offroada, ne de Halil Abi’nin hikayelerine doyabildik. En güzeli, ve size de tavsiyemiz, her araçta 2-3 kişi olacak şekilde bir ekip toparlayıp, her akşam başka bir yerde kamp yaparak, şöyle mangallı, hamaklı birkaç günlük bir offroad safari planlamak. Günlerce doğanın içinde, sabahları offroad, akşamları balık tutmaca, kamp ateşinde cızbız, yıldız seyretmece… Kamp eşyası bulma sıkıntısı da yok, Halil Abi hem 4*4, hem de kamp eşyalarını sağlıyor.

“Mükemmel bir tatil programı olurdu ama önümüzdeki tatilde Nevşehir’de bir düğüne davetliyiz” diyoruz, evlenen arkadaşlarımız gücenmesin, kös kös. “Ordan Fethiye’ye gelinceye kadar tatil biter…” “Aklınızda olsun, arabaları misafirlerimizin istediği yere götürüp, farklı yerlerde de safari yapabiliyoruz” diyor. Bir an, peribacalarının arasından tozutarak geçen, camında gelin duvağı dalgalanan ard arda dizilmiş 4*4’ler hayal ediyoruz, gözlerimiz parlıyor. Sonra, arabaya attığımız güzelim fıstıklı çikolatalı pastayı hayal ediyoruz; her katı bir cama yapışmış, üzerinde beyaz şekerlemeleri yerine çamurdan kulecikleri. Bize fön efekti gibi geliyor da, o pastaya kıyamadık işte.

Ha bir de offroada ilginiz var ama nereden başlayacağım diyorsanız size en yakın off-road kulübünün kapısını çalın mutlaka.

LİKYA OUTDOOR EXCURSIONS

NE GÖTÜRMELİ?
– Islanması ve çamura girmesi sıkıntı olmayan kıyafetler, mayo, güneş gözlüğü,
– Bizim midemiz çok hassas olmasına rağmen hiç sıkıntı yaşamadık ama önlem olarak bulantı giderici ilaç bulundurmak faydalı olabilir.
– Gecelemeyi düşünenler sinek spreyi tavsiye edilir.
Nerde, ne zaman yapmalı?
Offroadun tadı çamurda, tozda, dik rampada, sulak yerlerde çıkıyor. Yapay parkur bunu zaten her zaman sağlıyor. Safari düşünülüyorsa da, bunlar göz önünde bulundurarak planlanmalı. Yağışlı mevsimler bol çamur ürettiğinden offroadcular tarafından sevilirler ancak tecrübe seviyenize göre Likya Excursion’dan da yönlendirme alabilirsiniz. Rota çıkarmak için Google Earth’ten faydalanabilirsiniz.
NASIL BİR ALTYAPI GEREK?
Manuel vites kullanabilmeniz yeterli. Mekanikten anlamanız gerekmiyor, çünkü zaten yanınızda Halil Abi var.
KİMLER GİDEBİLİR?
Ailece de gidilir, kankalarla da. Önemli bir sağlık problemi olmayan herkese uygun.
İLETİŞİM: +90 535 704 3989

The post 4X4 DEĞİL, DIRT X DIRT – OFF-ROAD appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/off-road/feed/ 57
NASIL GİDİYOR ARABA, İKİ TEKER HAVADA! – İKİ TEKER https://www.bizevdeyokuz.com/iki-teker https://www.bizevdeyokuz.com/iki-teker#comments Wed, 21 May 2014 04:20:15 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=59 Arabasının ya başını ya kıçını fotoğraflayabildiğimiz hızlı ralli pilotu olarak tarihe geçen Volkan Işık'ın arabasında 2 teker havada gitme adrenalin patlaması

The post NASIL GİDİYOR ARABA, İKİ TEKER HAVADA! – İKİ TEKER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki İKİ TEKER VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Şu dünyayı mutlu mutlu paylaşan kadın ve erkeklerin bir anda kendilerini zıt kutuplarda bulduğu 3 konu: Araba, futbol, kırmızı et tutkusu.

… diyorsanız, size haberlerimiz var!

Kırmızı et ve futbol vakalarını başka bir deneyime havale edelim, Volkan Işık ile iki teker deneyimi kadın-erkek, herkesin içine öyle bir motor sporları virüsü yerleştiriyor ki, sormayın!

Volkan Işık’ı, 1989′dan beri, “arabasının ya başını, ya kıçını fotoğraflayabildiğimiz hızlı ralli pilotu” olarak tanıyoruz. 1999′da Portekiz Rallisi’nde FİA Teams Cup kategorisinde 1. olmuş, aynı yıl Çin Rallisi’nde genel klasmanda 6′ncı olarak Dünya Ralli Şampiyonasında puan alan ilk ve tek Türk olarak tarihe geçmiş, ve Avrupa’daki  nice yarıştan şampiyonlukla dönen medar-ı iftiharımız, şu an Volkan Işık Akademi’de usta sürücüler ve ralliciler yetiştiriyor.

Photo 2013-07-04 12.25.03 AM

İşte böyle bir duayenin yan koltuğunda, aksiyon filmlerinden fırlama, iki tekere kalkmış bir arabada gitmenin kalp çarpıntısını deneyimlemek mümkün.  Vücudunuz koltuktan sola düşmeye çalışırken,  kafanızı çevirdiğinizde Volkan Işık’ın  kafasının ve asfaltı neredeyse yanyana gördüğünüzde önce bir renginiz atıyor. Kollarınız uçuşmak istiyor, poponuz kaymak istiyor, ama bu macera sırasında size düşen tek görev vücudunuza hakim olmak olduğundan bir yerden bir kontrol buluyor insan. Derken, tam Volkan Işık’ın adete merket alış-verişine gider rahatlığını görünce tam nabızlar düşüyor ki,  iki tekerden tekrar dört tekere düşmenin sarsıntısıyla tekrar bir yüreğiniz ağzınıza geliyor.

Kelle koltukta, ama Allah’tan Volkan Işık’ın koltuğunda. İki teker üzerinde gidiyor olmanın heyecanı ve Volkan Abi’nin sakinliği birbirine tezat, menepoz zamanı kadınların üşüse mi, pişse mi seçememesi gibi birşey. Emniyet kemerini zorlayan vucud diyor PANİK!, Volkan Işık’a bakan gözler diyor birileri çay demlesin.

Volkan Abi ile çay içmeden geri dönmedik tabi, yer çekimine meydan okumayan bir ortamda… Hemen sizin de merak ettiğinizi tahmin ettiğimiz sorularımızı soru verdik:

IMG_0974

Her arabayla iki tekerde gitmek mümkün mü? Volkan Işık her arabayla yapabileceğini düşünüyor. Yüksek arabaları kaldırmak daha kolay ama dengede götürmesi daha zormuş alçak arabalara göre.

Peki, özel bir donanım gerekiyor mu? Daha ziyade, “donanımsızlık” gerekiyor çünkü yeni jenerasyon arabaların güvenlik sistemleri bizim yan kaldırmayı çalıştığımız arabayı engellemeye koşullanmış. Onun dışında, araba yan kalktığında motorun kendini yağlamaya devam edebilecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Haznede yağın solda birikip motora aktarılamaması tam bir felaket senaryosu. Son olarak, havada kalan tekerleklere de güç uygulayacak bir araba olması lazım.

Başka ne lazım? Tutma kalibiliyeti yüksek asfalt ve tekerlek,

Türkiye’de bunu kaç kişi yapıyor? Sıfır. Zaten dünyada topu topu 30 kişi varmış. Vay be Volkan Abi…

Bu işin A’sı B’si ne? “Kıçınla arabayı hissetmek” yani gözlerin kapalıyken bile arabayı %100 hissedebilmek. Ve tabi ki cesaret.

Arabayı hiç devirdi mi? Çok… Hala da olağan birşey.

Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim iki tane? Bu ne? – Biz Evde Yokuz! Oraya bir motor sporları sever gittik, iki motor sporları sever geri döndük.

 

VOLKAN IŞIK AKADEMİ
Websitesi / Facebook / Twitter
DENEYİM: İki Teker
FİYAT: Şu anda satışı yok.
DİĞER DENEYİMLER: Karting, Volkicar, Ralli Eğitimi, İleri Sürüş Teknikleri Eğitimi
İLETİŞİM: 0 (212) 641 2040 / info@volkanisikakademi.com
ADRES: Yıldız Teknik Üniversitesi, Davutpaşa Kampüsü, Esenler, İstanbul

 

The post NASIL GİDİYOR ARABA, İKİ TEKER HAVADA! – İKİ TEKER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/iki-teker/feed/ 3