Havada | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Thu, 21 Nov 2024 22:32:48 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg Havada | Biz Evde Yokuz 32 32 AFF EĞİTİMİ (ACCELERATED FREE FALL – HIZLANDIRILMIŞ SERBEST DÜŞÜŞ) https://www.bizevdeyokuz.com/aff-egitimi https://www.bizevdeyokuz.com/aff-egitimi#comments Mon, 01 Dec 2014 12:11:43 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1965 En kısa yoldan paraşütçü olmanın yolu AFF (Accelerated Free Fall - Hızlandırılmış Serbest Düşüş) eğitimi hakkındaki tüm bilgiler.

The post AFF EĞİTİMİ (ACCELERATED FREE FALL – HIZLANDIRILMIŞ SERBEST DÜŞÜŞ) appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Bu yazıyı okumadan önce Serbest Paraşüt – Skydiving ile ilgili genel bilgiler için bağlantıdaki yazımızı okumanızı öneririz. SERBEST PARAŞÜT – SKYDIVING (GÖKYÜZÜ DALIŞI) HAKKINDA

Serbest Paraşüt (Skydiving – Gökyüzü Dalışı) nasıl öğrenilir?

Eğer Serbest Paraşüt yani Skydiving öğrenmek istiyorsanız, en hızlı şekilde paraşütçü olabilmenin yolu bir AFF (Accelerated Free Fall – Hızlandırılmış Serbest Düşüş) eğitimine gitmeniz. Tüm dünyada kullanılan bu eğitim tekniği sayesinde çok kısa zaman içinde kendi başınıza uçabilir hale gelebilirsiniz. Ama kursa yazılmadan bir paraşütle atlayış merkezinde (Dropzone) mutlaka Tandem (İkili) atlayış yapmanızı öneririz. Böylece Skydiving’in neye benzediğini deneyimlemiş olursunuz.

AFF kursunda toplam 8 düzey vardır. Her bir düzeyde başarılı olduktan sonra bir sonraki düzeye geçebilirsiniz. Ülkelere göre çok küçük farklılıklar olsa da tüm dünyada eğitimler bir standarda bağlanmıştır. Yer eğitimleri ile başlayıp önce iki eğitmenle, sonra da tek eğitmenle tüm düzeyleri geçmeniz gerekir. 8 düzeyi tamamlayanlar AFF eğitimini bitirmiş olur.

AFF Level 1’den 7’ye tüm atlayışlar 12.000 (Bazı yerlerde 14.000) feet’ten yapılır ve eğitmenleriniz tarafından videoya çekilir.

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM SERBEST PARAŞÜT(SKYDIVING) DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

AFF Kursu Seviyeleri

  • AFF Level 1: Yerde minimum 1 gün süren teori eğitimleri ile başlar. Yer eğitimleri bitince iki eğitmen eşliğinde ilk atlayışınızı gerçekleştirirsiniz. Eğitmenler sizi atlayış başlangıcından itibaren, paraşütünüzü açana kadar sıkıca tutar. Bu atlayışta havada vücut pozisyonunu koruma, altimetrenizi (Yükseklik ölçer) kontrol etme, paraşüt açma provaları yapılır. Yere inerken de telsiz ile size paraşüt kontrolü için yönerge verirler. Aşağıya indiğinizde videonuz üzerinde geri bildirim alırsınız. Eğer eğitmenleriniz seviyenizi yeterli bulursa bir sonraki düzeye geçersiniz, bulmaz ise 1. düzeyi tekrarlamak zorundasınızdır. Bu prosedür güvenliğiniz açısından her düzey için böyle işler.
  • AFF Level 2: Artık Level 1’de Skydinig’in neye benzediğini gördünüz. Level 2’de ise Level 1 ile gene iki eğitmen ile aynı alıştırmaları yaparsınız. Durumunuza bağlı olarak eğitmenlerden biri sizden çok kısa bir süreliğine ayrılabilir.
  • AFF Level 3: Level 1 ve Level 2 deki alıştırmalara ek olarak iki eğitmeninizde sizi havada bırakır ve havadaki vücut pozisyonuza ve ne kadar stabil durduğunuza bakar.
  • AFF Level 4: Artık bu düzey ve sonrasında tek eğitmenle atlayışınızı yaparsınız. Bu düzeyde hem sağa hem sola 90 deecelik dönüş eğitimi yapılır.
  • AFF Level 5: Hem sağa hem de sola 360 derecelik dönüş eğitimi yapılır.
  • AFF Level 6: Bu düzeyde takla atıp havada tekrar aynı pozisyona gelmeniz gerekir. Aynı zamanda “tracking” denilen ön tarafa çok hızlı manevra eğitimi yapılır.
  • AFF Level 7: Tüm öğrendiklerinizi birleştirdiğiniz düzeydir. Takla, hem sağa hem sola 360 derece dönüş ve tracking yapıp paraşütünüzü açarsınız.
  • AFF Level 8: Burada 5.000 feet’ten tek başınıza atlayıp paraşütünüzü açarsınız. Bu düzeyde uçaktan alçak irtifadan yapılan bir atlayışın neye benzediğini görürsünüz. Genellikle kamera kaydı yapılmaz.

Aşağıdaki videoda AFF Level 1’den 7’ye neler yaşandığınız izleyebilirsiniz.

AFF Eğitimi nerede alınabilir?

Türkiye’deki tek opsiyon Türk Hava Kurumu, Efes Paraşütle Atlayış Merkezi’dir. Başka AFF eğitimi alabileceğiniz herhangi bir yer yoktur. İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan merkezin websayfasından bilgi alabilirsiniz. Kurs zamanları ve detaylar ile ilgili de merkezi aramanızı tavsiye ederiz. THK konaklama imkanı sunmamaktadır fakat Selçuk’ta bir çok konaklama alternatifi bulabilirsiniz.

Eğer yurtdışında alacak iseniz de hava vs gibi şartlar nedeniyle kursun uzayabileceğini göze alıp gitmekte fayda var. Yurtdışında bir çok alternatif bulabilirsiniz. Merkez seçerken eğitim alanların yorumlarını okuyup, sıkı bir araştırmayla karar vermek en doğrusu. Havadan gol yememek içinse havanın çok bozmayacağı ülkeleri seçmek eğitim süresini minimuma indirir. Konaklama sağlayan merkezler de mevcuttur.

AFF Eğitimi ne kadar sürer?

Sizin kabiliyetinize ve ilerleyişinize, hava durumuna, atlayış merkezindeki uçağın doluluğuna göre değişiklik gösteren bir durumdur. Eğer Türkiye’de kurs alacaksanız önerimiz haftasonu ile bir kaç haftaiçi günü birleştirip başlangıcını yapmanız, takip eden haftasonları da eksik kalan levellarınızı tamamlamak şeklinde olur. Zaman açısından rahat olanlar içinse hiç ara vermeden devam etme opsiyonu da vardır.

accelerated-free-fallPhoto by David Ooms / CC BY

AFF Eğitimi fiyatı ne kadardır?

Ücretlendirme politikası merkezden merkeze değişiklik gösterir. Tüm eğitimi de içerebilir, düzey düzey ayrı da ücretlendirilebilir. Eğer düzeylerden birisini tekrar etmek zorunda kalırsanız ekstra bir ücret vermek zorunda kalırsınız. Eğitim 8 atlayış içerse de genelde 9-10 atlayış ile kurs biter. Ama herşeyi iyi yaparsanız 8 atlayış ile de rahatlıkla bitirebilirsiniz. Güncel fiyat bilgilerine merkezlerin websitelerinden veya arayarak ulaşabilirsiniz. THK 21 saatlik yer eğitimi, 1 tandem atlayış ve 1 kamera çekimini başlangıç paketi olarak sunuyor ve geri kalan düzeyleri ayrı ayrı ücretlendiriyor.

Eğitimden sonra

Eğitimden sonra FAI A lisansı alabilmek için tek başınıza 25 atlayış yapmanız gerekir. Bu sayı ülkelere göre değişmektedir. FAI A lisansı ile dünyadaki herhangi bir atlayış merkezinde (Dropzone) kendi başınıza atlayış yapabilirsiniz. AFF eğitiminden sonra, bu kadar yatırım yaptığınız sporu ilerletmek için mutlaka planlarınıza bu atlayışları da dahil edin. Bu atlayışlarda sadece atlayış başına bir ücret ödersiniz.  Malzemeniz yok ise malzeme de kiralamanız gerekir.

Serbest Paraşüt – Skydiving öğrenmek bütçe ve zaman gerektiriyor ama havadayken aldığınız tarif edilemez haz, başka bir şekilde tadamayacağınız özgürlük hissi ilk atlayışınızdan itibaren öyle bir zehirliyor ki sizi, bakmışsınız hayatınızı, tatillerinizi paraşüt üzerine kurguluyorsunuz. Ölmeden önce yapılması gerekenler listesinde ilk sıralarındaki Serbest Paraşüt’ü en azından Tandem atlayışla olsa bile deneyimlemeden gözümüz açık giderdi. Aşağıdaki bağlantıda maceramızı izleyebilirsiniz. Darısı AFF kursunun başına.

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM SERBEST PARAŞÜT(SKYDIVING) DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

parasut-kursuPhoto by Andy Ciordia / CC BY

Kaynaklar: AFF School, Türk Hava Kurumu, Wikipedia

The post AFF EĞİTİMİ (ACCELERATED FREE FALL – HIZLANDIRILMIŞ SERBEST DÜŞÜŞ) appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/aff-egitimi/feed/ 9
SERBEST PARAŞÜT – SKYDIVING (GÖKYÜZÜ DALIŞI) HAKKINDA https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut-skydiving https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut-skydiving#comments Mon, 01 Dec 2014 00:32:17 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1940 Serbest Paraşüt (Skydiving) ile ilgili pratik bilgiler. Malzemeleri, sayısal bilgiler, nasıl öğrenileceği, atlayış tipleri...

The post SERBEST PARAŞÜT – SKYDIVING (GÖKYÜZÜ DALIŞI) HAKKINDA appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Photo by Mark Wilson / CC BY

Yazıda Serbest Paraşüt, Skydiving, Gökyüzü Dalışı kavramları birbirinin yerine kullanılmıştır.

Paraşütle Atlama nedir?

Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşluka ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman serbest düşüş olarak adlandırılır. Atlanılan yüksekliğe göre paraşütü serbest düşüş yapmadan da açmak gerekebilir.

Serbest Paraşüt Malzemeleri?

  • Kanat (Paraşüt): Çeşitli ebat ve performans yapılarında, açılış şokuna dayanıklı naylon malzeme den (kimi polyester katkılı) imal edilmiş, fren ipleri ile kumanda verilebilen, alt ve üst iki kumaş yüzeyin dik kumaş duvarlar aracılığı ile birbirine dikilerek, cell cell (hücre hücre) dediğimiz hava alıkları ile aerofoil bir yapıda oluşturulmuş; kanat adını verdiğimiz paraşüttür.
  • Harness (Kuşam): Paraşütçüyü askı ipleri ve taşıyıcı kolonlar ile kanata bağlayan, üzerinde ana paraşüt, yedek paraşüt, kılavuz paraşüt ve açma sistemlerini bulunduran kuşam ve çanta tertibatıdır.
  • Yedek Paraşüt: Ana paraşüt açılmadığında veya açılan paraşüt taşıma özelliğini kaybettiğinde paraşütçünün hayatını kurtarmak üzere tasarlanmış, yine aynı ana paraşüt yapısında ve şeklinde ikinci paraşüttür. Bu paraşüt kesinlikle yedek katlama işlemini iyi bilen profesyonel katlayıcılar tarafından itina ile katlanır ve kesinlikle açılır. Açılmama oranı hemen hemen hiç yoktur.

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM SERBEST PARAŞÜT(SKYDIVING) DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

  • Rasıt (Kılavuz Paraşüt): Ana paraşütü hava basıncı ve hızı sayesinde harnessten çekip almak için paraşütçü tarafından boşluğa bırakılan, çok küçük çapta ( takriben 50 cm. ila 70 cm. çapları arasında değişen ), paraşüt açma paraşütüdür. Kılavuz paraşüt düşüş sırasında boşluğa el veya yay sistemi ile bırakılır, düşüş hızının yüksekliği sayesinde çekme gücü kazanan kılavuz paraşüt (rasıt) çanta kapaklarını tutan pimi yerinden çıkartır ve içinde paraşüt olan navlakayı çekip alarak, paraşütün açılmasını sağlar.
  • Otomatik Açma Mekanizması (Cyprus): Paraşütçünün yedek paraşütü açma girişiminin başarıya ulaşmaması, havada bayılması veya yedek paraşütü açmada gecikmesi durumunda hıza ve basınç değişikliğine bağlı olarak otomatik bir sistem yedek paraşütün açılmasını sağlar.
  • Atlayış Gözlüğü: Yüksek süratte düşüş sırasında paraşütçünün gözünü şiddetli hava akımından ve tozdan koruyan gözlüktür.
  • Atlayış Başlığı: Çeşitli tiplerde; deri başlık, yarım kask veya full face denilen tam kapalı başlık. Full face başlığın camlı yapısı sayesinde atlayış gözlüğü takmaya gerek yoktur.
  • Altimetre: Kola takılan yükseklik ölçerdir.

parasut
Photo by Lachlan Rogers / CC BY

Serbest Paraşüt ile ilgili sayısal bilgiler?

  • Serbest düşüşün uzunluğu hava aracından çıkılan yüksekliğe ve serbest düşüş sırasıda paraşütçünün vücut hareketlerine bağlı olarak uzayıp kısalır. Tandem atlayışlarda 10.000 feet’ten (3.048 m)yapılıyorsa 30 saniye, 12.000 feet’ten (3.658 m) yapılıyorsa yaklaşık 40-45 saniye serbest düşüş şansı olur.
  • Paraşütçüler serbest dalış sırasında yaklaşık saatte 200km’yi bulan hızlara ulaşırlar.
  • Serbest paraşüt dikkat ve eğitim gerektiren ekstrem bir spordur. İlk bakışta çok tehlikeli gibi görünse de, istatistiklere bakıldığında ise güvenli olduğu söylenebilir. ABD Paraşüt Birliği (USPA) istatistiklerine göre 2013 yılında gökyüzü dalışlarındaki 1000 atlayışta 0,0075 oranda ölüm meydana gelmiştir. Tandem atlayışlarda da bu oran çok daha azdır (1000 atlayışta 0,003). Yani bir insanın üzerine yıldırım düşüp ölme ihtimali serbest paraşütten daha fazladır.
  • 2012’de Red Bull Stratos projesi kapsamında Felix Baumgartner 127,852 feet ‘ten (38,970 m) atlamış, ses hızını geçip en yüksekten paraşütle atlama rekorunu kırmıştır. 2014’te ise Alan Eustace bu rekoru 135,890 feet’e (41.419 m) yükselterek Felix’in dünya rekorunu elinden almıştır.

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM SERBEST PARAŞÜT(SKYDIVING) DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

Serbest Paraşüt nasıl öğrenilir?
Serbest paraşüt ülkemizde iki farklı metod ile öğretilmektedir.

  • Static Line: THK tarafından kursu ücretsiz olarak verilmektedir. 5 gün süreli kursun sonunda 1.200-1.500 feet (366 – 457 m) arasında bir yükseklikten tek bir atlayış yaparsınız. Paraşütünüz uçaktan atlarken, uçağa bağlı bir ip yardımıyla otomatik olarak açılır. Detayları bu bağlantıdan öğrenebilirsiniz. Başlangıç kursunu alıp devam etmek isteyen paraşütçüler tekamül kurslarına devam edebilir.
  • AFF (Accelerated Free Fall – Hızlandırılmış Serbest Düşüş):  Dünyada da en çok tercih edilen ve en hızlı paraşüt öğrenme metodu budur. Eğer bu sporu hızlıca öğrenmek istiyorsanız almanız gereken eğitim AFF’dir. Öğrenci kısa sürede kendi başına atlayabilecek hale gelir. Detaylar için AFF EĞİTİMİ (ACCELERATED FREE FALL – HIZLANDIRILMIŞ SERBEST DÜŞÜŞ) yazımıza bakablirsiniz.

parasut-formasyon

Photo by US Air Force / CC BY

Dünyada ve Ülkemizde Yapılan Çeşitli Atlayış Tipleri:

  • FS ( Formation Skydiving): Takım yarışması; havada ikili, dörtlü veya çoklu tutuşmalı eşli çalışmalardır.
  • Hedef Atlayışı: Takım yarışması; 3 cm. çapında bir noktaya topuk dokundurmak için yapılan takım atlayışıdır.
  • Style: Ferdi yarışma; yüksek süratle düşerken havada yapılan seri hareketlerdir.
  • CF (Canopy Formation): Takım yarışması; açık paraşütle grup olarak yapılan çalışmalardır.
  • Free Style: Ferdi yarışma; düşüş sırasında estetik hareketler yapılan çalışmalardır.
  • Tandem: İki kişinin önlü arkalı birbirine bağlı olarak yaptığı atlayış türüdür.
  • Wingsuit: Günümüzde serbest paraşüt sporu ileri teknoloji ürünü ve yüksek kabiliyetli malzemeleri sayesinde paraşütçüler havada ileri kayışla yüzlerce metre, hatta irtifaya bağlı olarak birkaç kilometre paraşüt açmadan uçabilmektedir. Bunu Wing Suit denilen kol altı ve bacak arası perdeleri olan özel bir tulumla gerçekleştirmektedirler. Bu atlayış “Bird Man” atlayışı olarak bilinir.
  • BASE jumping: Açılış sürati çok yüksek olan özel paraşütler ile de çok alçak irtifası olan yerlerden BASE (Buliding-Antenna-Span-Earth) adı verilen sıra dışı atlayışlar yapılabilmektedir.

Kaynaklar: Kutsal Zafer Şahin, Türk Hava Kurumu, Wikipedia, USPA

The post SERBEST PARAŞÜT – SKYDIVING (GÖKYÜZÜ DALIŞI) HAKKINDA appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut-skydiving/feed/ 1
4.000 METREDEN SERBEST PARAŞÜTLE ATLAMA, İZMİR https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut#comments Wed, 27 Aug 2014 19:31:42 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1693 Öyle bir adrenalin ki; hiç bu kadar kadar diri ve yenilmez hissetmedik. Müzisyen ve sıkı bir serbest paraşütçü olan Hayko Cepkin de bizimle atladı. Yapmak isteyenler için tüm bilgileri derledik.

The post 4.000 METREDEN SERBEST PARAŞÜTLE ATLAMA, İZMİR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE SERBEST PARAŞÜT (SKYDIVING) VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Macera dolu yolculuğumuzun hikayesini henüz okumadıysanız bu yazıdan önce sizi şuraya alalım: Biz Evde Yokuz Yollarda

İstanbul’dan firarımız aynı aksiyon filmleri senaryosu gibi oldu. Biz köprüden geçtikten hemen sonra birden köprüde koas başlıyor, yeşil ışığın son saniyesinde geçiyoruz, arkamızda kalanları iş çıkışı canavarı yutuyor, feribotun kalkmasına saniyeler kala kendimizi içeri atıyoruz ve ardımızdan feribotun kapağı kapanıyor. Sonraki sahnede beşimiz kol kola, sakin sularda yeni bir başlangıca doğru gün batımında ilerliyoruz.

Beşimiz derken, tüm Biz Evde Yokuz ekibini kastediyorum; Caretta karavanımız, sarı Fiat 500L’miz, kuçumuz Google ve biz ikimiz.

Yol boyunca sürekli gözler üzerimizde. Herkes bu minik konvoya selam veriyor, kornalar çalınıyor, saat çok geç olmuşsa önümüze geçip dörtlülerini yakıyorlar. Sanki kralın kızını kurtarmış da, vaad edilen topraklara dönüyormuşuz gibi karşılanıyoruz. Erderhayı yenmek kolay değil, savaşçılar yorgun. Yatıp uyuyoruz.

Pırıl pırıl bir güne uyandık. Karavanımızın camında kuşlar, böcekler cıvıldayacağına kamyonlar tıslıyor, pompalar klikliyordu. Gece enerji stoklarımız erimiş ve kendimizi anca bir benzinciye atabilmiştik. Senaristi küstürmeyeceksin.

serbest-parasut

İzmir il sınırlarındayız. İzmir’in havalimanı Adnan Menderes iken, Selçuk levhası itibariyle, karpuzcusundan otelcisine kime havaalanını sorsak akıllarına ilk olarak Selçuk-Efes Havaalanı geliyor, ama yol tarifini alabilmek için önce amcaları atlamak konusunda ikna etmemiz gerekiyor. “Bir şey olmaz amcacım, bak, hocalar günde kaç kere atlıyorlarlar”, “Sen paraşütü açamasan bile, belli bir irtifada paraşüt otomatik olarak kendini açıyor zaten”leri ardı ardına sıralayıp en nihayetinde biletimizi alıyoruz. Öyle kimseye bedavaya yol tarifi yok, önce caydırılamaz olduğunu ispat etmen lazım.

Yol tarifine iliştirilmiş birer dilim kapruz ikramımızı alıyoruz. Açız ama yemek yemememiz konusunda tembihliyiz, sonra yukarıda bu kadar şenliği mide kaldırmayabilir. Gökyüzünden yeryüzüne karavanımızın mutfağında neler piştiğini anons etmenin bir manası yok 🙂 İlaç gibi geldi o karpuz. Sağolsun.

Alaçatı’ya windsörf öğrenmeye gidecekken rüzgarın azlığı nedeniyle rotayı Selçuk’a çevirmiştik ama atlayış için de belli hava şartlarının sağlanması gerekiyor. Hep bi rüzgarın iki dudağının arasından çıkacak lafa tabiyiz. Bakalım, bugün sultanımız bize geçit buyuracak mı?

Havaalanına varınca doğru yer güvenliğinden sorumlu Vedat Abi’yi buluyoruz. Hayır demesinden korkarak tek gözümüzle bakıyoruz suratına. Gülümseyerek 12 sortisindesiniz diyor. Bir yandan bir rahatlama, öbür yandan soğuk bir ter basıyor, yani artık iş bildiğin ciddiye bindi. Beti benzi atmış tedirgin suratların yanında beklemeye koyuluyoruz. Yanına oturduğumuz bayan eşini ikna etmeye çalışıyor, “Nolacak canım, alt tarafı paran yanar, hala vazgeçebilirsin ki…” diyor destek arayarak bize bakarak. Gözlerimizi kaçırıyoruz.

hayko-cepkin

Meraklı gözlerle olup biteni izliyoruz. Uçaktan atlayanlar, müthiş hızlı bir şekilde iniyorlar, tam “Eyvah adam fosil olacak!” derken yere santimler kala anlaşılmaz bir şekilde yavaşlayıp kelebek gibi konarken, paraşütü de yanına yıkılıveriyor. Google’da hayatında ilk gez gördüğü havadan inen bu insanlara hav hav da hav hav. Sanki az  önce saatte 200 km hızla mevlaya koşmuyormuş gibi, sukunetle paraşütleri toplayıp içeri yanımıza geliyorlar. Biz ise onları izlerken Jaws’ı görmüş gibiyiz. Sürekli birşeyler seriliyor, dürülüyor, ipler toplarlanıyor. sol taraflarında bir dikiş makinası, sanki dropzone da değil de kumaş fabrikasında gibiyiz. Birileri bir işaret veriyor, herkes bırakıp işini ekrana koşuyor atlayışını izlemeye. Telaşlı hanımın beyi Caretta’mızdaki yazıyı okuyup, “Evde oturan erken ölür, di mi?” Gözlerimiz gözlerinde kafa sallıyoruz. Kusura bakma teyzecim. 🙂

Ekrana bakanlar arasında en “Evde Yok”luğu ile gıpta ettiğimiz müzisyenlerden Hayko Cepkin’i görüyoruz. Kendisi sıkı serbest paraşütçülerden. Hayatını bunun üzerine kurgulayıp Selçuk’a taşındığını bildiğimizden, onu da orda görmeyi umuyorduk ama yine de onunla denk gelmek sürpriz oldu bizim için. Heyecanla gidiyoruz yanına, acaba rica etsek bizimle aynı sortide atlar mı ki? “Sortiniz kaçta?” Yaşasın! Kralsın be Hayko!

Eğitime çağırılıyoruz. Pilot biz değiliz diye arabanın arka koltuğunda takılır gibi takılabileceğimizi sanmayalım diye uzun uzun anlatıyorlar yapmamız gerekenleri.  Bizim her hareketimizin düşüşe etkisi oluyor, ellerin açık yada kapalı olması bile fark yaratıyor. Uçağın içinde, atlarken, düşerken bize düşen işler var. Kafa yukarıda olacak, bacakları öyle gelişine bırakmak yok, dizlerden kırıp sabit bir şekilde  muhafaza edeceğiz, kollar kafamızın iki yanına açılacak, bilekler aşağıya doğru serbest bırakılacak… Videodaki görüntüler bizi bir yandan gaza getirirken, düşerken kalan yarım aklımızla hatırlayıp uygulamamız gereken bilgiler strese sokuyor. Alıştırma yapma şansın yok, ne öğrendiysen, direk uygulaman lazım, 4000 metreden düşerken. Gel de heyecanlanma. 🙂

skydive-efes

Saat 12’yi vuruyor. Üzerimizi giyinip, uçağa biniyoruz. İnşallah balkabağı olmayız. Hayko’nun espirileri, beraber atlayacağımız hocalarımızın muhabbeti stresimizi alıyor, uçakta herkes pek mutlu. Kakara kikiri… Yükselen uçaktan aşağıda artık seçilemeyen karavan ve arabamıza bakınca kalbimiz tam motora bağlayacakken, birisi bir espiri daha yapıyor nabız dönüyor normale. Espiri denince bir Fransız, bir Alman, bir de Türk sanılmasın, espiriler genelde kapısı olmayan uçaktan birimiz düşerse üzerine. 🙂 Kimsenin derdi yükselen uçaktan fırlamak değil bu arada, düşüşten kaybedilen saniyeler.

Altimetreler gülümsüyor, 4.000 metredeyiz. Stres yok ama içimize sığamayan mutlu bir heyecan var. Bu mutluluğun tarifi yok, başka hiç bir şeye benzemiyor. Önce Hayko atlıyor. Gözlerimiz yerinden fırlamış onun aşağıya doğru yok oluşunu izliyoruz. Kapıda durmak işin en zor kısmı. İşin ciddiyetini orda anlıyorsun, Allah’tan düşünmene fırsat vermeden hocandan kendini bırakma komudu geliyor da içindeki şeytana uyuyorsun. Birkaç saniye daha fazla beklesen mutlu heyecanın yerini panik alacak. Sen daha acab-  demeden, – aaaAAA bulutlardasın…

200km hızla aşağı düşerken ağzın gözün senden bağımsız hareket ediyor. Dudakların bıngıl bıngıl dalgalanıyor, yanaklarında aşağıya Ajda Pekkan olarak varacakmışcasına bir gerilme hissi. Bir yandan da yapman gerekenleri düşünmeye çalışıyorsun, neydi, bacaklar hocanınkinin ortasında, dizlerden kırık, sabit… İki tane kafaya vurup heyecandan takılan jetonların düşmesini sağlamak istiyorsun ama ellerinin pozisyonunu bozman ne mümkün. Vücudun rüzgar tarafından mıncıklanırken gözlerin sayılı saniyelerinde aşağıdaki manzarayı beynine yazmaya çalışıyor. O Efes’in çık çık bitmeyen 24.000 kişilik tiyatrosu mini minicik görünüyor, İzmir ise uçsuz bucaksız. O kadar hızlı iniyorsun ki, her göz açıp kapayışında birşeyleri kaçırıyorsun. Tam herşeyi kontrol altına alıyorsun ki hoca paraşütü açıyor. “Eee, nasıldı?” Woohooo!! ki ne Wohoooo!!!

dropzone-efes

Uçaktan gökyüzüne balıklama dalıp paraşütü açana kadar geçen 45 saniyede dünya bizi bir vakum gibi kendine çekiyor. Bu his asla anlatılabilecek bir his değil. Kesinlikle herkesin yaşaması gerekiyor. Ölmeden önce yapılacaklar listesine ilk ilk sıradan girmesi gereken bir şey varsa o da gökyüzü dalışı (skydiving).

Kuru topraklarda sarı sarı arabamız ve beyaz karavanımız seçilebilir olmaya başlıyor tekrar. Biraz daha yaklaşınca da Bilge’nin rengarenk sürpriz doğum günü pankartı. İçeride de “Nice Evde Olmamalara” yazılı pastası. Tam durulmuş inerken hocamız paraşüte bir iki yürek hoplatan sert manevra yaparak şenlendiriyor ortamı. Son bir adrenalin toprili ile yere ayak basıyoruz.

Bütün hocalar, uçak pilotları, tüm dropzone ekibi beraber kesiyoruz pastayı. Tatlı yiyelim, tatlı uçalım. Hocalar ve yeni öğrencileri tekrar göklere uçuyor, biz Alaçatı’ya doğru yeni maceralara.

efes-dropzone

SKYDIVE EFES
Websitesi / Instagram / Facebook / Twitter

YER
– Efes Havalimanı, Selçuk, İzmir
NELER YAPILIR?
– Tandem Serbest Paraşüt
– AFF (Accelerated Free Fall) Eğitimi
REZERVASYON?
– Haftasonu çok yoğunlar birkaç hafta önceden ayarlamak lazım.
– Hafta içleri daha rahat. Birkaç gün önceden aramak yeterli.
NE ZAMAN YAPILIR?
– Atlayışa elverişli hava şartlarını bizler hava durumuna bakarak kestiremeyiz. En doğrusu Dropzone’u arayıp bilgi almak.
– Çıkıp Selçuk’a gelmeden arayıp uçuş olabilecek mi sorun. Rezervasyonunuz olsa da hava uygun değilse atlayamayabilirsiniz.
PRATİK BİLGİLER
– Mideniz dolu gelmeyin. Heyecandan yada paraşüt manevralarından mideniz bulanabiliyor.
– Kapalı spor ayakkabı, uzun saçlar için toka gerekli. Ayrıca, etek/elbise giyilmemesi önerilir.
– Tandem atlayışı yapmak için yaş sınırlaması bulunmamakla birlikte 18 yaşından küçük katılımcılar bir ebeveyninin izni ile atlayış yapabilir.
– Minimumu Kilo Limiti: 45 kg, Maksimum Kilo Limiti: 90 kg, Maximum Boy Limiti: 1,90 cm.
– İsterseniz ek bir ücret ile atlayışınızın videousunu da çektirebiliyorsunuz.

The post 4.000 METREDEN SERBEST PARAŞÜTLE ATLAMA, İZMİR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/serbest-parasut/feed/ 47
KAPADOKYA BALON TURU – GÜVENLİ Mİ & FİYATLAR & BİLGİLER https://www.bizevdeyokuz.com/balon https://www.bizevdeyokuz.com/balon#comments Sun, 03 Aug 2014 22:11:33 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1611 Dünyanın bir numaralı balon yapılacak yeri olan Kapadokya'da ne zaman, hangi firma ile balon turu yapılır? Tur bilgileri ve tüyolar.

The post KAPADOKYA BALON TURU – GÜVENLİ Mİ & FİYATLAR & BİLGİLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kapadokya’da yapılacak en unutulmaz şey hiç şüphesiz gün doğumunda balon ile peri bacalarının üzerinden uçmak. Hatta bir tek Kapadokya’nın değil, tüm Türkiye’nin en özel deneyimlerinden. Bu yazımızda balon turu nedir, nasıl yapılır, kimlere uygundur, ne zaman ve hangi firma ile yapılmalı gibi konulardan bahsedeceğiz.

Kapadokya’dan önerdiğimiz diğer unutulmaz aktiviteler için: Kapadokya’dan Benzersiz 25 Aktivite

Önce İlk Soru: Kapadokya’da balona binmek güvenli mi?

Balonun en güvenli hava aracı olduğu söylenir. İstatistikler, balon kazalarının çok çok ender gerçekleşen vakalar olduğunu gösteriyor. Bir kere bunu bir kenara koyalım. Pilotaj konusuna kafanız takılırsa, balon pilotlarının Sivil Havacılık tarafından verilen profesyonel eğitimlere tabi tutulan kimseler olduğunu ve özel sertifikasyonlara sahip olmak zorunda olduklarını bilmenin içinize su serpeceğiniz umuyorum.

Malzeme kalitesine gelecek olursak da, tüm balon firmalarının malzemelerinin sıkı ve düzenli denetimden geçiyor ve hiçbir firmanın lisanssız uçuş gerçekleştiremiyor.

Fakat eğer aşırı derecede yükseklik korkunuz ya da panik atağınız varsa, yakın bir zamanda ameliyat geçirmişseniz veya hamileyseniz, uzmanların balon turunu önermiyor.

En İyi Sezon ve Hava Koşulları

Hem yazın, hem de kışın ayrı bir güzel Kapadokya. Havanın ve rüzgarın durumuna göre her mevsim yapılabiliyor. Çünkü balonların havalanıp havalanmaması durumu, hava koşullarına değil daha çok rüzgara bağlı bir durum. Örneğin yağmurlu günlerde de balonların havalanması mümkün, asıl önemli kriter rüzgar şartlarının değişken olmaması.

Aynı şekilde, havanın açık ve güneşli olması balonun kesin havalanacağı anlamına da gelmez. Önemli olan rüzgardır. Elbette sağanak yağmur yağacağı önceden belliyse, uçuşlar iptal edilir. Fakat genellikle hava tahminleri, rüzgar tahminlerine oranla daha önceden belli olduğundan, sizin ayarlamalarınız hava durumuna göre yapmanız mümkün. Fakat rüzgarın son dakika azizliklerine çare yok. Yazın en önemli avantajı, hava durumunun azizliğine uğrama ihtimalinizin düşük olması.

Hava Balon Uçusuna Uygun Mu Nasıl Bakılır

Bizce yukarıdaki tüm konular dışında, asıl endişe etmeniz gereken tek konu rüzgar. Zaten tüm uçuşların yapılıp yapılamayacağı da ona bağlı. Kaza oranını en aza indirmek ve güvenliği sağlamak için yeşil, sarı, kırmızı bayrak uygulaması var. Balonların havalanıp havalanamayacağına Sivil Havacılık karar veriyor ve her yarım saatte bir uygunluk durumunu websitelerinde bildiriyorlar. Eğer yeşil bayrak varsa bu havanın uçuş için uygun olduğunu gösteriyor. Sarı bayrak varsa tüm balonlar beklemek durumunda. Kırmızı bayrak varsa o gün için tüm uçuşlar iptal demek oluyor. Tüm firmalar, bu websitesindeki açıklamalara tabi. Yani hiçbir firma kafasına göre hareket edemiyor. 

Balon Turu & Neler Dahil

Balona binmeye karar verdiğinizde, hangi firmayı seçerseniz seçin, bineceğiniz günden önce rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Böylece hem yerinizi garantilemiş oluyor, hem de erken rezervasyon fırsatlarını da yakalamış oluyorsunuz.

Uçuş yapacağınız günkü program da tüm balon turlarında aynı:

– Şirketlerin servisleri sizi, 04.50 – 05.30 arasında hava daha karanlıkken servis ile kaldığınız otelden alarak ofislerine götürüyorlar, burada kahvaltınızı yapıyorsunuz.

– Ardıdnan Sivil Havacılık’tan uçuş onayı verildikten sonra balonların kalkacağı alana araçlarla gidiyorsunuz. Uçuş öncesi brifing yapıldıktan sonra balonlar hazırlanıyor ve sepetlere biniyorsunuz, kemerleriniz bağlanıyor sonra uçuşa geçiyorsunuz.

– İndiğiniz zaman da şampanya ve atıştırmalık bir şeyler ikram ediliyor, fotoğraflar çekiliyor. Alkol kullanmıyorsanız alkolsüz şampanya da açıyorlar. Katılım sertifikanızı verdikten sonra sizi araçlarla otelinize bırakıyorlar.

– Tüm bu süreci, otelinizden alınma, hazırlık, 1 saat uçuş ve kapanış ve otelinize geri bırakılış şeklinde düşünürseniz, balona ortalama bir 3 saatinizi ayırmanız gerekiyor.

Balon Turu Fiyatı


Balon şirketlerinin giderlerinin yüksek olmasından dolayı fiyatlar da dudak uçurtuyor ama sezon sonu fiyatlar neredeyse yarı yarıya oluyor. 
Mevsim durumu, özel günler, lüks ihtiyacı, kişi ve yabancı turist sayısına göre fiyatlar değişebiliyor.

Sezon sonu sezonda olduğu kadar balon göremeseniz de en önemli avantajı bindiğiniz sepetin tam dolu olmaması oluyor. Bu size daha rahat hareket etme özgürlüğünü veriyor. Fiyatlarını yüksek bulabilirsiniz ama kullandıkları balonların maliyeti çok yüksek ve belli bir saate kadar uçuş yapabiliyor. Saatini doldurduktan sonra balonu yeniliyorlar. Fiyatlar kış sezonunda kişi başı 140 – 160 Euro, Mayıs ayından sonra gelen yaz sezonunda ise 160 – 180 Euro arasında değişiyor ve uçuş süresi ortalama bir saat sürüyor.

Hangi Şirket

Kapadokya’da balon turu yaptıran yaklaşık 25 ayrı firma var ama deneyimli bir şirketle uçuş yapmayı isterseniz ilk balon firmasını kuran Kapadokya Balloons veya bizim de tercihimiz Butterfly Baloons’a bakabilirsiniz. İlk aşamada, sabahın ilk saatlerinde aynı anda 100 balonun uçuşuna izin veriliyor. Fakat günün ilerleyen saatlerinde talep olursa, hava koşulları da uygunsa 50 balon daha havalanabiliyor.

Önemli tüyolar

– Elbette hava muhalefeti belirleyici oluyor. Kapadokya’ya gitmeden hava durumuna bakın, hatta balon operatörünüzü arayıp bir sıkıntı öngörüyorlar mı sormanızı öneririz.

– Genelde şirketler balon hazırlıkları bittikten sonra misafirlerini balona götürüyorlar ama bizce hazırlıkları izlemek de keyifliydi.

– Şapkaydı, gözlüktü gibi aksesuarlarınıza sahip çıkın.

– Sabahın ilk saatleri yazın bile serin oluyor, unutmayın.

DİĞER BİLGİLER
– Uçuş minimum 1 saat sürüyor.
– Sepetlere balonun büyüklüğüne göre 12-16 arası yolcu binebiliyor.
– Sigorta, Transfer ve Kahvaltı fiyata dahil. 6-12 yaş arası %50 indirimli. 6 yaş altı kabul edilmiyor.
– Her yolculuğun bitiminde bir ritüel olan şampanya patlatılıyor.

Bizim Kapadokya’da Balon Turumuz Böyleydi

Sabahın köründe odamızın dibinde ötüp durup bizi hasta eden horozdan öç alabilecek kadar erken uyandık. Ama namussuzun peşine düşecek ne halimiz, ne de vaktimiz var. Tipik 5 dakika kala uyanmalardan birini daha yapıyoruz. Servis aracı bizi almaya geldiğinde ayakkabılarımızı bile bağlayamadan indik aşağı. Ne de olsa, gecenin karanlığında arada kaynıyoruz. Derbeder bindiğimiz arabadan, normal iki insan gibi inmemize yetecek kadar yol da var. Bilge, düğmen yanlış iliklenmiş, Duygu, saçların karışmış derken Butterfly Balloons’a vardık.

Mevsim yaz olmasına rağmen daha gün doğmadığı için hava serin mi serin. Biraz önceye daha önceye kursaydık şu saati belki aşağı inip, soğuk şamarı yiyip, üzerimize birşeyler daha alırdık. Artık bi dahaki sefere diyeceğim, ama kimi kandırıyoruz. 🙂 Az dişimizi sıkınca güneş de doğacak zaten. Balon yolcuları yavaş yavaş toplanıyorken, çalışanlardan birisi yanımıza gelip soruyor, “Kahvaltı yaptınız mı?” Gömleğin 2 düğmesini ilikleyebilmişiz, nerde kahvaltı… “İçerde kahvaltı ikram ediyoruz, siz de buyrun.” Buyurmaz mıyız!? Mideye poğaça, iliklerimize sıcak çay gitsin.

Pilotumuzla tanışıyoruz. Önce serin hava, sonra kahvaltı… Gayet uyanmışız, ve meraklı Melahatler gibi soru sorup duruyoruz. “Biz balonun nasıl kurulduğunu görmek istiyoruz, biz gruptan önce gitsek olmaz mı??” Pilotumuzun gülümsemesi üzerine takılıyoruz hazırlık yapan ekibin peşine. Gecenin karanlığında, dizi dizi geçen arabaların farlarında peribacaları bir kayboluyor, bir geliyorlar. Sanki duyularımız bizimle kafa buluyor. Gözlerimizi dört açmış seyrediyoruz. Hemen kamerama davranıyorum, bu şovu çekmem lazım. Ben 5 dakikada hazır olamıyorken, kameramdan zalimce salisede uyanıp yakalamasını bekliyorum. İnatla basıyorum deklanşöre üst üste ama nafile. Gerçi, o benden daha ince, biraz daha ışık olsa, kırmazdı beni, 3-5 demeden çekerdi yine.

Dümdüz bir açıklığa geliyoruz. Balonlar çoktan serilmiş. Küçükken kovamızla toplayıp, sahile yaydığımız denizanaları gibi, birinin gelip onları evlerine kavuşturmasını bekler gibiler. Bomboş arazide balonları şişirmeye başlayan vantilatörlerin azminden başka çıt yok. Ufak ufak şişmeye başlayan balonumuzun içine giriyoruz. Biz kaldırdıkça içeriden balonu, o üzerimizi örtmeye çalışıyor. Balonun içinde kayboluyoruz. Kıkırtılarımızın yakınlığından anlaşılıyor ki dipdibeyiz ama çarşaf gibi balonun altında yön duyumuzu kaybetmiş vaziyetteyiz. Bizi yutabilecek kadar büyük birşeyin içine girmek, 3 yaşındayken yemek masasının altına çadır kurduğumuzdan beri unuttuğumuz bir his. O yüzden balon büyüdükçe sanki biz de büyüyoruz. Yavaş, çok şişme! Vantilatörler azmettikçe, eriyen karların altından baş gösteren araba silecekleri gibi ayaklarımızdan yukarı yavaş yavaş belirmeye başlıyoruz. 2 vantilatör, 5 pompa sonra tekrar yetişkinleriz işte.

balon-kapadokya

Ateşleyicilerden sıcak hava basmaları için çıkıyoruz balonun içinden. Güneş hala piyasada yok ama hava ufaktan aydınlanmaya başlamış. İlerde diğer misafirleri getiren servis aracının farları beliriyor. Uzaktan propan ile şişirilen balonlar yıldız kümesi gibi görünüyordur kesin.

Mayışık balonlar birer birer kalkıyorlar ayağa. Yere bağlı sepetler arada bir ipleri yokluyor. Onlar bile 15 dakikada kıpır kıpırlar, utanıyoruz yarım saat öncesine kadar hala şaşı bakan halimizden.

Sepetlere doluşuyoruz. İplerin de çözülmesiyle, gökyüzüne salınıveriyor denizanaları. Yükselirken dört yanımız balon. Akıntıya teslim olmuş bir sürü olarak eforsuzca gidiyoruz. Rüzgar nereye, biz oraya. Kurak Kapadokya’nın üzerinde rengarenk tonlarca balon. Rüzgar ile birlikte hareket ettiğimiz sepetin içinde hiç rüzgar yok. Hareket eden nesnelerin içinde rüzgar yemeye çok alışmışız, sanki biz hava da asılıyız da altımızda dünya hareket ediyor.

Direnç yok, ses yok, sadece akıştayız. Hani balon zaten sessiz bir alet, ama misafirlerde manzara karşısında dut yemiş bülbül gibi suskunlar. Vadilerden, daha uyanmamış evlerin, beyaz önlükleriyle arabaya tepsi tepsi ekmek taşıyan fırıncıların üzerinden, turistlerin henüz ele geçirmediği peribacalarından geçiyoruz. Güneş mordan pembeye doğru boyuyor herşeyi. Bütün Kapadokya’yı tek bir hamle de yutuyoruz. Arada bir kameralardan ve balonun ateşleyicilerinden gelen ses dürtüklemese hepimiz hipnotize olmuş gibiyiz. Bir başkadır bizim memleketimiz…

Diğer balonlardan ufak ufak uzaklaşıp, kimseciklerin olmadığı bir bozkıra doğru gidiyoruz. Biz alçaldıkça sarı sarı otların içinden bize doğru bir araç geliyor. Pilotumuz iniş pozisyonuna geçmemizi söylüyor, sepette çöküp sıkı sıkı tutunıyoruz. 1-2-3… Hop yere yatıyor sepet. Bir metre kadar sürüklendikten sonra balonu da söndürmeye başlıyor pilot.

Zaten manzara sarhoşu misafirlere bir de şampanyalar açılıyor. Türk’ünden Japon’una herkesin ağzı kulaklarında. Bütün gün göbek taşında yoğurulmuşcasına hafifiz.

Fotograf makinalarının hafızası dolmuş, şampanya içmeye alışık olmayanların yanakları kızarmış, servis aracına biniyoruz. Balonumuz yine sahile vurmuş gibi, öyle yatıyor.

YouTube’a De Bekleriz

The post KAPADOKYA BALON TURU – GÜVENLİ Mİ & FİYATLAR & BİLGİLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/balon/feed/ 26
PARAMOTOR – MOTORLU YAMAÇ PARAŞÜTÜ HAKKINDA https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor-motorlu-yamac-parasutu https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor-motorlu-yamac-parasutu#comments Sun, 03 Aug 2014 18:12:01 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1580 Paramotor (Motorlu Yamaç Paraşütü) ile ilgili pratik bilgiler. Malzemeleri, avantajları, teknik bilgiler, yamaç paraşütü ile arasındaki farklar, eğitimi...

The post PARAMOTOR – MOTORLU YAMAÇ PARAŞÜTÜ HAKKINDA appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Photo by fluxair / CC BY

Paramotor nedir?

  • Paramotor, pilotun paraşütüne ek olarak bir de sırtında pervaneli motor taşıdığı bir hava aracıdır.
  • Aynı zamanda Motorlu Yamaç Paraşütü veya PPG (Powered Paragliding) olarak da bilinmektedir.

Paramotor malzemeleri

  • Motor: Pilotun ileri doğru hareket etmesini ve yükselmesini sağlar.
  • Paraşüt (Kanat): Havada süzülmeyi sağlar
  • Harness: Pilotu paraşüte ve motora bağlayan uçuş koltuğudur.
  • Yedek Paraşüt
  • Ses engelleyici kulaklık ve kask

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM PARAMOTOR DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

Paramotor’un avantajları

  • Dünyadaki en basit ve en güvenli hava araçlarından birisidir.
  • Kendi aracınızla kolayca taşıyabilirsiniz.
  • Kurulumu 15-20 dakikada tamamlanır.
  • Havalanmak için boş bir alan yeterlidir.
  • Motoru havada dursa bile (Gerekli bakımları yapılmış malzeme ile görülmesi nadirdir) paraşüt sayesinde güvenli bir iniş gerçekleştirilebilir.

pamotor-nedir
Photo by enxebre / CC BY

Paramotor ile ilgili temel teknik bilgiler
Aşağıdaki bilgiler paramotor malzemelerinin özelliklerine ve pilota göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak paramotor:

  • 25km – 70km arasında hız yapabilir.
  • 5.400 metreye kadar yükselebilir fakat bir çok uçuş 150m altında yapılır.
  • Saatte yaklaşık 2,5 – 3 litre yakıt tüketir.
  • Depo büyüklüğüne bağlı olarak bir depo ile 100-150 km arası mesafe katedilebilir.
  • İlgili malzeme sağlanarak 2 kişi ile de uçuş gerçekleştirilebilir.
  • Trike denilen tekerlekli versiyonu da mevcuttur.
  • Belirlenen bölgelerde uçuş izni olmaksızın uçabilirsiniz. Bu konu ile ilgili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün ilgili yönetmelikleri ve havacılık forumları mutlaka gözden geçirilmeli, uçuştan önce tecrübeli pilotlara danışılmalıdır.

Paramotor ve Yamaç Paraşütü arasındaki farklar

  • Yamaç paraşütünde kalkış için yüksek bir dağ-tepe gerekmektedir. Paramotor ile düz bir alanda kalkış ve aynı yere iniş yapılabilir.
  • Yamaç paraşütü ile termaller yakalanarak yükselebilirken, paramotor da bu motor ile sağlanır.
  • Yamaç paraşütünde iniş planlaması hatasız yapılmalıdır, hata yapıldığında inilecek yer alternatifi çok azdır. Paramotor, motoru ile tekrar yükselebildiği için iniş planında hata var ise tekrar yükselip başka bir yere inilebilir.

paramotor

Photo by eeh / CC BY

Paramotor nasıl öğrenilir?

  • Yamaç paraşütü eğitimi almış olmak avantajlıdır fakat şart değildir. Mutlaka sertifikalı bir eğitmenden ders alınması gerekmektedir.
  • Eğitimler hava şartlarına, ve öğrenen kişinin kabiliyetine göre yaklaşık 10 gün sürmektedir.
  • Paramotor ile ilgili kursları ve eğitmenleri internet araması ve havacılık forumlarından kolayca bulabilirsiniz.
  • Eğitime başlamadan önce mutlaka tandem yani iki kişilik uçuş yapıp hissiyatını görmenizi öneririz.

BİZ EVDE YOKUZ’UN TANDEM PARAMOTOR DENEYİMİ İÇİN TIKLAYIN.

Kaynaklar: Erdoğan Şanslı, Wikipedia, Uzman TV, Türkiye Yamaç Paraşütü Forumu

The post PARAMOTOR – MOTORLU YAMAÇ PARAŞÜTÜ HAKKINDA appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor-motorlu-yamac-parasutu/feed/ 4
KAĞITTAN DEV BİR UÇAK YAPSAK DA UÇSAK! – MICROLIGHT https://www.bizevdeyokuz.com/microlight https://www.bizevdeyokuz.com/microlight#comments Thu, 24 Jul 2014 18:17:31 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=1182 Microlight kuşlardan bile zarif uçuyor. Sanki ağırlığı yok. Bir oksijen partikülüsün de, hava zaten senmişsin gibi esmek Ölüdeniz'in üzerinde.

The post KAĞITTAN DEV BİR UÇAK YAPSAK DA UÇSAK! – MICROLIGHT appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki MICROLIGHT VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Şunu gördük; sudan çıkmış balık ile insanların en iyi empati yapacağı yer muhtemelen bir hava aracı. Karada kendimizi ne kadar elementimizde hissediyorsak, havayı da bir o kadar yabancılıyoruz. Ne acayiptir ki kalbimiz en çok mutluluk ve heyecanla güven alanımızdan en uzak yerde çarptı. Kendimizi sonsuz hissettik. Havadayken ağzımızı sudaki balıklar gibi açıp kapıyorsak; o, microlightla uçaken saniye basşı ağızımızdan çıkan “wow!”lardan.

microlight-1
Sabahları ayılmak için yüzüne çarptığın soğuk su birden insanı kendine getirir ya, bir de saatte 90km hızla, 1960 metrelik Babadağ’a tepeden bakarken suratına çarpan rüzgarı düşün. Ayağımızdaki terlikleri ne olur, ne olmaz, Ölüdeniz’e bağışlamamak için çıkarıp Microlight’ın ceplerine koyduk. Rüzgar vücudumuzu öyle tatlı yalıyor ki biraz uğraşsak sanki ayak parmaklarımız ıslık çalacak. Belki de zaten küçük bir senfoni çıkarmışlardır da haberimiz yoktur. Motor sesini duymamak için kulaklık taktığımızdan, tek duyabildiğimiz şey mikrofondaki pilotlarımız Gustave ve Özgür’ün sesi. Pilotumuz Özgür Türk Hava Kurumu’nda pilotluk eğitimi almadan önce konservatuarda opera okumuş. Bizim parmakların resitaline kaç puan  verirdi acaba?

Küçükken “kağıttan dev bir uçak yapsam da uçsam” fantezimizin gerçekleğe en yaklaştığı yer microlight. Havada ağırlığı yokmuş gibi, sanki bir üflemeye konmuş uçuyor, süzülüyor. Hem boşlukta gibisin, hem değil. Bir oksijen partikülüsün de, havanın zaten kendisi senmişsin gibi gidiyor. O sonsuzluk hissi ordan geliyor işte.

microlight-2
Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona sprem verirseniz, size bir çocuk verir. Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir. Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Kendisine verileni çarpıp çoğaltarak geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız da karşılığında bir bataklıklarda boğulmaya hazır olmalısınız. Microlight’ın içinde de Aziz Nesin’in tasvir ettiği bu kadın ruhu var. Bir microlighta ne verirseniz verin, onu daha büyük hale getiriyor. Ona güzel havalarda çıkartırsanız, size sefa verir. Onu maksimum 90 derece açıya kadar yatırarak uçurursanız, size adrenalin verir.

Fly South’un sahibi Gustave 20’ye yakın senedir çeşitli araçlarla uçtuğundan içimiz rahat, ince kadın ruhunun hassasiyetlerini çözmüş. Hem senelerin tecrübesi var, hem de her uçuştan önce mutlaka hava durumu ve rüzgar şiddetine bakılıyor. Eee, kadın ruhu özen ister.

microlight-3
Özgür de, Gustave da deneyimli pilotlar. Ne hikayeler var, ne hikayeler var, Akrobatik hareketler deneyip grey-out (bütün görüntülerin birbirine karışıp gri bir bulamaç haline gelmesi) sınırlarında G kuvveti de yemişler, havanın birden ters köşe yapması ile çok büyük belalardan da sıvışmışlar. Bir keresinde hava o kadar sertmiş ki normalde 2 parmakla kullandığı trapezi (dümen) zapt etmeye çalışırken Özgür’ün omzu çıkmış. En bombası ise Özgür bir gün arkadaşıyla uçarken etrafı iki F16 ile sarılmış! Radarlarını alarma geçiren şeyi yakından görünce tövbe tövbe diyip dönmüşler tabi …

Kağıt uçak diyince pofuduk beyaz bulutların içinde süzülen kırılgan bir alet düşündüyseniz, hooop orada durun. Neydi, kadın ruhunun bataklıklarında boğuşmak da vardı. Bu kağıt uçakla çok sıkı maceralar var. Hem romantiklerin, hem de mücadeleyi sevenlerin ağzına bir parmak bal çalan bir microlight hikayesi de Brian Milton’nın microlight ile 80 günde dünyayı gezmesi. Üstelik meltemli palmiyeli yerlerden geçmek varken Alaska gibi zor hava şartlarını seçmiş. Rusya’nın Sibirya’dan geçmesine izin vermemesi belki de hayırlı birşey olmuştur. Zor hava şartlarıyla kafa bulan başka iki çılgın da 2004’te Everest’in (8848m/ 29035ft) üzerinde 9229 metrede uçan Richard Meredith-Hardy and Angelo D’Arrigo.

microlight-4
3000 metreden sonra havadaki oksijen ciddi miktarda azalır. O yüzden yüksek irtifa uçuşlarında hiperoksi çok ciddi bir tehdit oluşturur. El ve eldiveni eşleştiremeyecek kadar muhakeme gücü yittiğinden pilotlar mutlaka oksijen taşırlar. Bu maceralarda zaten daha çok tehlikeyi oluşturan Microlight’ın değil, pilotların maruz kaldığı şartlar. Nitekim kağıt uçak diye bahsettiğimiz Microlight şaşırtıcı şekilde bir çok uçaktan çok daha dayanıklı. 6 +/-2 G kuvvetini kaldırabilecek kadar da cengaver. Kadın ruhu hassas olabilir ama dirençte babayiğitlere taş çıkartır.

Hadi F16ları kızdıralım ya da hadi akrobasi yapalım gibi paketler sunmuyolar tabi ki. Bunlar birer gençlik anısı. Yerine; iki gün insanı ağzı kulaklarında gezdiren, tatlı tatlı uçup, biraz Ölüdeniz manzaralarıyla, biraz mutlu oksijen molekülü psikolojisiyle birlikte sonsuzluk ve mutluluk paketi var.

microlight-5
Bir Yaşar Kopuz şiiri:

Uçmak,
Uçmak ne güzel masmavi mutlulukta.
Taş yok diken yok bu yolculukta.
Çık çıkabildiğine,git gidebildiğine,
Korkma, engeller yok, ne de mutsuzluk gibi dar.
Uç, gez, mutlu ol olabildiğin kadar.

FLY SOUTH
Websitesi

YER:
Fethiye / Hisarönü
NE GÖTÜRMELİ?
– Güneş gözlüğü ve rüzgarlık
– Eğer terlikle giderseniz, uçuş esnasında terliklerinizi yerde bırakıyorsunuz. Tercih etmezseniz, ayağınızdan uçmayacak bir şey giymeniz gerek.
NE ZAMAN YAPILMALI?
Havanın ve rüzgarın durumuna göre her saat yapılabiliyor ama güneşin batış zamanı harika kareler vermekte. Rezervasyonunuzu mutlaka önceden yapın.
KİMLER GİDEBİLİR?
Maksimum kilo sınırlaması var. Rezervasyon sırasında size sorulacaktır.

The post KAĞITTAN DEV BİR UÇAK YAPSAK DA UÇSAK! – MICROLIGHT appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/microlight/feed/ 6
İSTANBUL’U İZLİYORUM, YÜREĞİM AĞZIMDA – PARAMOTOR https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor#comments Tue, 29 Apr 2014 13:42:40 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=501 Kuzey ormanların üzerinden havalandık. Maslak’ın gökdelenleri birer fidancığa dönüştü. İstanbul ayaklarımızın altında!

The post İSTANBUL’U İZLİYORUM, YÜREĞİM AĞZIMDA – PARAMOTOR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
ÖNCELİKLE yukarıdaki PARAMOTOR VİDEOMUZU izleyiniz. Aşağıdaki yazılarda da detayları okuyabilirsiniz. Youtube Kanalımıza abone olmayı unutmayın.

Yeni deneyimler için radarımız hep açık. Bazen bizim gibi deneyim kaşifleriyle beraber, bazen ikimiz tadını çıkartıyoruz bu deneyimlerin. Geçen haftaysa ilk defa hiç tanımadığımız insanlara, sen de gel bizimle dedik. Okyanusa şişede mesaj bıraktık yani. İrem de plazasının camına tıklayan şişedeki mesajı okuyup, uçmaya varım diyenlerden. Websitemize bıraktığı yorum ile pilotumuzu kandırmayı başarınca da, bize sadece kuş ile bulutu buluşturmak kaldı.

PARAMOTOR / MOTORLU YAMAÇ PARAŞÜTÜ HAKKINDA PRATİK BİLGİLER İÇİN TIKLAYIN!


paramotor-1
Kuzey ormanlarına girerken arabanın arka camında Maslak’ın gökdelenleri birer fidancığa dönüşüyor. Gökyüzü gri ama arabamızın içi gökkuşağından daha renkli, şamata, muhabbet gırla çünkü birazdan uçacağız!

İrem ve arkadaşı Ezgi pozitif mi pozitif insanlar. Ağaçlı Köyü’nün kahvehanesindeki abiler amcalar uçacağımıza değil de, 3 kız-1 erkekli masamıza şoke oluyorlar. 3 sade kahve, 1 büyük çay. Tepelerinde dönüp duran pervane seslerine pek bi alışmışlar. Biliyorlar ki, kuzey rüzgarı beraberinde Erdoğan Şanslı’yı ve öğrencilerini getirir. Bakkala uğradık atıştırmalık almak için, kocasının yerine bakan teyze leblebinin fiyatını bilmiyor ama paramotor nedir biliyor, işte öyle bir yer burası.

Sahilde yayılmış paraşütler, öğrencilerinin motorlarını kontrol eden Erdoğan Hoca’nın zigzagları, bagaj kapakları açık arabalardan inen malzemeler, elden ele gezen ingiliz anahtarı ve pervanenin vidalarını sıkan ciddi suratlarda ilk motor sesiyle birden ağızların kulaklara varması insanın kanını kaynatıyor, sabırsızlıkla bekliyoruz. Erdoğan Hoca birer apoletli pilot tulumu uzatıyor, sırf o tulumu giymesinde bile insanın ayaklarını yerden kesen birşey var.

Erdoğan Hoca’nın telsizi elinde, öğrencileri ardı ardına tereddütsüz havalanıyorlar. Ee, ne de olsa emin ellerdeler. Hocamızın bi kanat takıp uçmadığı kalmış zaten; gyrocopter, microlight, ultralight ne varsa kullanmış, binlerce kez uçaktan atlamış, İstanbul’dan paramotorla kalkıp Bulgaristan sınırını gezmeye giden, bi de yolda Tekirdağ’da köfte yemeye duran insan, daha ne olsun…

Bize nasıl kalkacağımızı anlatıyor, sağdan dönüp koşacaksın. 4. adımında havadasın zaten. Bağlanıyoruz ve başlıyoruz Karadeniz’e doğru koşmaya. Daha ayakkabılara kum kaçamadan hoooop havadayız.
200-300m yükseliyorsun ama sanki 7 göğü geçiyor insan: sırasıyla, önce endişe, sonra heyecan, sonra hayret, sonra idrak, sonra özgürlük ve mutluluk ve en nihayetinde huzur.

paramotor3
En güvenli hava araçlarından birindeyiz, taa ki hocamız tut diye kontrolleri uzatana kadar. Allahım, arkamdaki pervane mi yoksa yüreğim mi pır pır eden? Sonra normalleşiveriyor herşey birden bire. Sanki karacıl değilmişiz de, doğamız buymuş gibi. Altımızda sahile vurdukça köpüren dalgaları gösteriyor ve diyor ki “Bu şerittten dümdüz devam.” Arkamızı kaya gibi hocaya yaslamışız, kontroller elimizde, rüzgar bizden yana, bizi durdurabilene aşkolsun… Ne korkudan, ne de telaştan eser var, sadece özgürlük hissi. Sanki rüzgarın kendisi olduk da esiyormuşçasına…

Yere yenilenmiş olarak ayak basıyor insan. Öyle güzel bir his ki, hepimiz birer Vecihi olup fır fır uçmak istiyoruz İstanbul’un üstünde. Hocam benden pilot olur mu? Nasıl olunur? Hocam! Hocam!

Erdoğan Hoca ile İstanbul Paramotor’dan aşağı yukarı 10 günlük bir eğitim aldıktan sonra lisanslı bir paramotor pilotu olunabiliyormuş! Üstelik lisans kılı kırk yaran İsviçreliler tarafından APPI onaylı! Teorik eğitimden sonra, ilk aşamada yerde paraşütle, sonra tandem çalışıyormuşuz, sonra telsiz eşliğinde ilk solo uçuşu gerçekleştirebiliyormuşuz. Kanatlanmak işte bu kadar basit! Sonra canımız iskender istedi, hop 2 saate Bursa İskender’in bahçesine, tost mu istedi hop Susurluk’a tost yemeye!

Haa bi de, öncülük etmeyi seven kadınlara duyurulur: Türkiye’nin hala kadın paramotor pilotu yokmuş! Yani ilk siz olabilirsiniz! Yanlız elinizi çabuk tutun, kapanın elinde kalır.

Son olarak, şöyle havasını soluya soluya, peşinden havlayan köpeklerini ve daha sarı ışıkta kornaya yüklenen taksilerini duya duya bu şehri yukarıdan seyretmek her İstanbullu’ya şiddetle tavsiye edeceğimiz bir deneyim. İstanbul Paramotor’un Maltepe ve Göktürk’ten tandem uçuşları mevcut. 200m’den martılara simit beslemek de bonusu… Ada vapuru out, paramotor in!

PARAMOTOR / MOTORLU YAMAÇ PARAŞÜTÜ HAKKINDA PRATİK BİLGİLER İÇİN TIKLAYIN!


İrem’den:

paramotor2
Size de olur mu bilmiyorum, insan bazen uçmak ister.Gokyuzune bakar uçmak ister…Kuşa bakar uçmak ister…Uçağa bakar uçmak ister, uçaktan bakar uçmak ister…
Sonra kalır o his biryerlerde, unutulur gider.
Bazen de olmaz dediğiniz olur, birileri çıkar “hadi!” der.
Ben o “hadi”nin pesine takıldım bugün.Ayaklarimi yerden kestim gökyüzüne daldım.Kuşlara bir selam çaktım, yüzümde anlamsız bir gülümseme, aklımda hayatım boyunca unutmayacağım bir kaç kare…”Bugünün” anlamı büyüdü bende.
Diyeceğim şu ki; size de bir gün Biz Evde Yokuz ekibinden bir mail düşerse , size de “hadi” derlerse hiç düşünmeden takılın peşlerine.hayatınızın en güzel deneyimlerinden biri o “hadi”nin arkasında sizi bekliyor olabilir çünkü. 🙂

İSTANBUL PARAMOTOR
Websitesi / Facebook / Vimeo

NELER YAPABİLİRİZ?
– 7 dak tandem uçuş – 100 TL, 20 dak tandem uçuş – 200 TL, Video çekimi – 100 TL
– Paramotor pilotluk eğitimi – Erdoğan Hoca’ya danışınız
NE GÖTÜRMELİ?: Güneş gözlüğü ve koşmaya uygun ayakkabılar, kadınlar için saç tokası ve etek olmayan alt
NEREDE YAPILIR?: Hava durumuna göre Maltepe Sahil veya Göktürk
İLETİŞİM: +90 533 953 2788

The post İSTANBUL’U İZLİYORUM, YÜREĞİM AĞZIMDA – PARAMOTOR appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/paramotor/feed/ 3