KKTC | Biz Evde Yokuz Aktivite, Macera & Gezi Sitesi "Evde Oturan Erken Ölür ;)" Sun, 31 Aug 2025 13:25:07 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.6.4 https://www.bizevdeyokuz.com/wp-content/uploads/cropped-beyweb-icon-32x32.jpg KKTC | Biz Evde Yokuz 32 32 KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/ https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/#respond Fri, 06 Jun 2025 12:20:40 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=120164 Tüm diplomatik problemler gibi, Kıbrıs sorunu da sadece bir adanın ikiye bölünmüşlüğünden ibaret olmayan, farklı kesimlerce farklı yorumlanan karmaşık ve çok katmanlı bir düğüm. Bu yazımızda süreci KKTC ziyaretimiz esnasında bize anlatıldığı şekiliyle sizlere aktarıyoruz.

The post KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Tüm diplomatik problemler gibi, Kıbrıs sorunu da sadece bir adanın ikiye bölünmüşlüğünden ibaret olmayan, farklı kesimlerce farklı yorumlanan karmaşık ve çok katmanlı bir düğüm. Bu yazımızda süreci KKTC ziyaretimiz esnasında bize anlatıldığı şekliyle sizlere aktarıyoruz. Eğer sizin başka bir görüşünüz ya da anınız varsa lütfen yorumlarda paylaşarak daha geniş bir açıdan bakmamıza katkıda bulunun.

Yakın Tarihimizde Kıbrıs ve Türk-Rum Kısımları Arasındaki Tansiyon

300 Yıllık Osmanlı Yönetiminin İngilizlere Geçmesi

Kuzey Kıbrıs’taki Türk ve Rum kısımlarındaki tansiyonu anlayabilmek için tarihte biraz geriye gitmek gerekiyor. Kıbrıs 1570’ten 1878’e kadar ortalama 300 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan bir ada. 1878’de ise Rusya tehdidi ortaya çıkınca Osmanlı tarafından İngiltere’ye “kiralanıyor” veya bir süreliğine yönetimi devrediliyor. Ancak işler öyle ilerlemiyor; İngiltere 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı resmen ilhak ettiğini dünyaya duyurduktan sonra buradaki Osmanlı hakimiyeti resmen bitiyor. Aradan bir süre geçtikten sonra hem İngiltere’nin egemenliğinin zayıfladığı hem de II. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlık hareketlerinin başladığı bir dönem var. İşte tam da o sıralarda adaya kaos ve kin dolu dönemin tohumları ekiliyor.

Kıbrıslı Rumların Yunanistan İle Birleşme İdeolojisi: Enosis

“Enosis” (Eνωσις) kavramını tarihe meraklıysanız öğrenmiş veya anne-babalarınızdan o dönemleri konuşurken duymuş olabilirsiniz. Kendisi Yunanca’da “birlik” demek. Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşme idealinin sloganı. O dönemde Enosis bir ideoloji olarak sokaklarda yayılıyor, Rumların zihinlerinde büyüyor. İdeolojiyi somutlaştırmak için 1951 yılında, komünist AKEL ve aşırı sağcı EOKA örgütleri kuruluyor. Eklemek gerekir ki, EOKA’nın kurucusu ve lideri Yeoryos Grivas Kıbrıs’ın tarihini okurken sık sık karşınıza çıkacak bir isim. Kendisi bombalarla, saldırılarla İngilizleri korkutup adadan kaçıracağını düşündüğü için Yunanistan’dan silah yardımı alıyor ve faaliyetlerine başlıyor. Yani sonraki yıllarda Türklere saldırılarıyla gündeme oturacak olan bu terör örgütleri aslında İngilizleri adadan göndermek amacıyla kurulmuş. Fakat İngilizlerin bu duruma verdiği tepki Grivas’ın beklediğinden daha farklı. Tarihte, farklı kıtalarda sık sık kullandıkları bir taktik: “Böl ve Yönet.”

İngilizlerin “Böl ve Yönet” Stratejisi Türk – Rum Gerilimini Ateşliyor

İngilizler kendi polis kadrolarındaki boşluğu adadaki Türklerle doldurmaya başlıyor. Bu hamleyle Rumların odak noktası artık İngilizler değil, Türkler oluyor. Türk- Rum kısımları arasındaki tansiyonun bu noktada çıkmaya başladığını söyleyebiliyoruz. 1955’te Londra’da bir konferans düzenleniyor. Burada ne Rumlar Türkleri Kıbrıs için bir taraf olarak görüyor ne de Türkiye’nin Kıbrıs gibi bir sorunu var.  İngiltere ise doğal olarak Türkiye’yi destekliyor çünkü Rumları desteklemesi onun adada artık olmaması demek.

Kıbrıs Geriliminin Türkiye’ye Sıçraması

Zamanla Türklere yapılan saldırılar artınca bu sefer Türkler de örgütleniyor, adaya Anadolu’dan silah sevkiyatları başlıyor. Hürriyet Gazetesi’nin “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacak” başlıkları atmasıyla Kıbrıs’taki çatışma ve katliamlar Türkiye’de bilinir hale gelmeye başlıyor. “Ya Taksim Ya Ölüm” de aynı şekilde halk arasında en çok tekrar edilen sloganlar arasında. Dediğimiz gibi bunun öncesinde Türkiye’nin Kıbrıs’la bir münasebeti yok, Kıbrıs İngilizlerin hakimiyetindeki bir ada olarak görülüyor. Elbette bu mesafeli duruştan, “Ya Taksim Ya Ölüm” haline gelinmesinin de bir sebebi olmalı. Dönemin Kıbrıs Türk Kurumları Federasyon Başkanı Rauf Denktaş bu süreç için şöyle diyor; “Onlar ‘Kıbrıs Yunan’ındır’ iddiasında bulunduğu sürece bizimki de ‘Kıbrıs Türk’tür’ olmalıydı ki, eninde sonunda ortada buluşabilelim.” Belirli bir süre müzakerelerle geçiyor. 1958’de Yunanistan Birleşmiş Milletler’e başvurarak Kıbrıs’ın kendi kaderini tayinini istiyor. Beklentisi adanın çoğunluğunun Rum olduğu gerekçesiyle Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine yol açıp Enosis’i sağlamak.

Kıbrıs İki Toplumlu Federe Bir Devlet Oluyor

İngiltere ve ABD’nin Türkiye’nin yanında durmasına ek olarak Türk Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Yunan Dışişleri Bakanı Evangelos Averoff’un çabalarıyla iki toplumlu federe bir devlet düşüncesinin temelleri atılıyor. Adanın başkanının hem Enosis’in öncülerinden hem de Kıbrıs Ortodoks Kilisesi başpiskoposu Makarios, başkan yardımcısının da Rauf Denktaş olduğu bir federasyon düşüncesi… Hem Yunan hem de Türk tarafı bu düşüncede anlaşıyor aslında. Bu uzlaşma, 1960 Zürih ve Londra Anlaşmalarının temelini oluşturuyor oluşturmasına ama maalesef imza için Londra’da masaya oturulduğunda Makarios itiraz ediyor. Dönemin Yunanistan başbakanı Konstandinos Karamanlis çözüm istediği için zorla da olsa Makarios imzayı atmak durumunda kalıyor. Böylece 16 Ağustos 1960’da Kıbrıs iki toplum tarafından imzalanan anayasayla resmen bağımsız bir devlet oluyor.

Kıbrıslı Rumların Diplomatik Çözüm Sürecini Terk Edip Silaha Sarınması

Bu anayasa her iki devlete de eşit hakları tanıyan, bir milletin diğer milleti yönetmesine izin vermeyen bir anayasa oluyor. Hem bu anayasayı hem de Grivas’ın Yunanistan’a geri dönmesinin hayal kırıklığıyla karşılayan Rum kesmi “Akritas Planı” denen planı devreye sokuyor. Akritas Planı için kısaca adadaki Kıbrıs Türklerinin etkisini azaltarak Kıbrıs’ı Yunanistan’la birleştirmeyi hedefleyen plan diyebiliriz. Temelinde yine Enosis düşüncesi yatıyor. Bu noktadan sonra kasıtlı olarak Kıbrıslı Türklere zulüm başlıyor. Kanlı Noel ve Küçükkaymaklı Katliamı başta olmak üzere mahallelere, kahvehanelere ve okullara düzenlenen saldırılarla ölü ve yaralı sayısı günden güne artıyor. Artık bu noktada Türkiye’nin müdahalesi devrede. İlk başta gözdağı vermek için birkaç hava uçuşu, ardından şiddeti artan askeri müdahaleler…

Kanlı Noel: Kıbrıslı Rumlar ile Türkler Arasındaki Gerilimin Etnik Çatışmaya Dönüştüğü Trajik Dönüm Noktası

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Akritas Planı, Rumların Enosis idealini gerçekleştirmek için uygulamaya soktukları bir plan. Amaç adadaki Türkleri zayıflatmak, yapılan saldırılar göz önünde bulundurulduğunda adadan silmek ve kontrolü sağladıkları Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamaktı. Kanlı Noel de adı gibi bu planın en acılı ve zalim örneği olarak bilinir. Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki travmatik ilişkinin düzeltilmeye çalıştığı anlarda bile zihinlerde canlanan kanlı bir dönüm noktası. Çatışmalar toplamda dört gün dört gece sürüyor. Başlangıcı ise 21 Aralık 1963’te yani Noel gecesine yakın EOKA’cılar tarafından Kıbrıs Türk alayının doktoru Nihat İlhan’ın evinin basılmasıyla oluyor. Yazması zor,  Kanlı Noel’in Küvet Katliamı olarak anılması da bu evinin küvetinde ailenin Nihat Bey’in eşinin ve 3 çocuğunun katledilmesine dayanıyor. Kıbrıs Türkleri bu saldırılara hazırlıksız yakalanıyor, tek yapabildikleri o an Türkiye’den bir destek görmek.

Bu esnada EOKA saldırılarına Nikos Sampson önderliğinde Türklerin fazlaca olduğu ve Türk Mukavemet Teşkilatı’nın da merkezi olan Küçük Kaymaklı köyünde devam ediyor. Buradaki saldırılar ve ölümler sebebiyle Nikos Sampson’a Kıbrıslı Türkler tarafından “Küçük Kaymaklı’nın Kasabı” lakabı da konuyor. Akabinde saldırılar kısa sürede Lefkoşa başta olmak üzere tüm adaya yayılıyor.

Türkiye, Garantör Ülke Olarak Müdahale Etmeyi Ciddi Şekilde Düşünse De, Önce Diplomatik Yollarla Olaylar Soğutulmaya Çalışıldı

Yaşanan gelişmeler Türkiye’nin sessiz kalacağı bir noktada değil, diğer garantör ülkelerle iletişim kurulmaya çalışılıyor fakat ortada ne bir ses var ne de bir seda. Bu noktada Türkiye siyasetinin başında İsmet İnönü’nün olduğunu da belirtelim. Göz korkutmak ve ‘buradayız’ mesajı verebilmek için Kıbrıs’a iki tane uçak yollandıktan hemen sonra Makarios ve İngiltere’den toplantı talebi geliyor. Toplantıdan sonra ilk ateşkes anlaşması imzalanıp üç ülkenin askerlerinden oluşan bir barış gücü oluşturuluyor. “Yeşil hat” bu noktada Kıbrıs’ın tarihine giren bir uygulama. Lefkoşa’yı ikiye ayıran hattın adı. İngiliz general Peter Young tarafından harita üzerine yeşil bir kalemle çizildiği için bu adı almış. Bu hattın çizilmesinden sonra kantonlar oluşturuluyor ve Türkler yeşil hattın ötesine göç ediyor. Bu göçler devam ettikçe de Kıbrıs’ın iki kimlikli problemli ilişkisi derinleşiyor da derinleşiyor.

“Ayşe Tatile Çıksın” İle Başlayan Kıbrıs Barış Harekatı Ve Sonrası

EOKA’nın İyice Radikalleşmesi

Kanlı Noel’den Kıbrıs Barış Harekatı’na uzanan süreç müdahale tehditleri, iki toplumun arasında artan şiddet olayları ve istikrarsız dönemlerle dolu. Fakat işlerin patlak verdiği nokta Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974’te gerçekleşen bir darbe. Makarios, Küçükkaymaklı’nın baş aktörü Nikos Sampson ve destekçileri tarafından indiriliyor. “E bunların ikisi de EOKA’cı neden birbirlerini indiriyorlar?” diye sorarsanız, burada karşımıza çıkan yeni bir kavram var; EOKA B. EOKA hatırlarsanız Kıbrıs’tan İngilizleri kovmak ve bu şekilde Yunanistan’a bağlanmak üzerine kurulmuştu ve Makarios da önde gelen liderlerindendi. Fakat zamanla kendi içlerinde Makarios’un bu ideale paralel davranmadığı ve yeterince hizmet etmediği düşünülüyor. EOKA’cılar tarafından Kıbrıs’ın federal yapısını-bağımsızlığını reddeden ve tamamen Yunanistan’a bağlanmasını hedefleyen EOKA-B kuruluyor. Kısaca yeni EOKA B eski EOKA’yı deviriyor.

Türkiye 1960 Garanti Anlaşması’na Dayanarak Müdahale Kararı Alır

Bu darbe Türkiye için fazlasıyla tehditkar çünkü iş artık, Kanlı Noel olayları da göz önüne alındığında, Kıbrıs’taki Türk toplumunu kaybetmeye kadar gitmesi demek. Amerika ve İngiltere’nin karşı çıkmasına rağmen hemen o gece düzenlenen bir MGK toplantısında Kıbrıs’a askeri bir müdahale yapılmasına karar veriliyor. Türkiye bu kararı hem garantör ülke olmasına hem de 1960 Garanti Anlaşması’nın 4. maddesine dayanarak alıyor. Madde diyor ki “Mevcut Antlaşma hükümlerinin ihlali halinde, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, bu hükümlerin uygulanmasını sağlamak için gerekli beyanlar veya önlemler konusunda birlikte istişare etmeyi taahhüt ederler. Ortak veya uyumlu bir eylem mümkün olmadığı takdirde, üç garanti eden güçten her biri, mevcut antlaşma ile yaratılan durumu yeniden tesis etme amacıyla eylemde bulunma hakkını saklı tutar.”

Denizden Girne’ye Çıkartma, Havadan Lefkoşa’ya İndirme

Ordunun hazırlıksız olması, olası bir savaş ihtimali ve ambargolara rağmen 20 Temmuz 1974’ün sabah saatlerinde Türk askerleri havadan paraşütle Kıbrıs’a iniyor. Bu karar alınmasında etkili olan Türk siyasiler için de bir parantez açalım. O dönem cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, başbakan Bülent Ecevit ve başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan. Denizden Girne’ye çıkartma, havadan Lefkoşa’ya indirme yapılıyor. Fakat hem Rumların verdiği karşılık hem Beşparmak Dağları’nın aşılmasındaki zorluk hem de Amerika ve İngiltere’nin diplomasi önerileriyle harekatın ilk kısmı birkaç gün içinde sonlandırılıyor. Ateşkes ilan ediliyor. 1. Cenevre Konferansı’nda Türkiye’nin elindeki tek kazanç Kıbrıs’taki Türk toplumunun diğerleri tarafından tanınması. Bir hafta sonra 2. Cenevre Konferansı da düzenleniyor. Bu sefer Türk ve Rum liderler de konferansta fakat durum için artık en uygun söz “aynı tas aynı hamam”. Hiçbir çözüm üretilmediğini gören Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş Bülent Ecevit’i arayarak ona harekatın en sembolik sözünü fısıldıyor: “Ayşe Tatile Çıksın.”

“Ayşe Tatile Çıksın”

Ayşe, Turan Güneş’in ODTÜ’de okuyan 19 yaşındaki kızı. Kendisinin üniversitedeki son sınavları bitmiş ve tatil planları yapıyor. Bu esnada Turan Güneş de bakıyor ki ortalık karışık ve olaylar daha da hiddetlenecek, Ayşe’yi tanıdık birileri varsa onlarla birlikte tatile göndereyim ki güvende olsun diye düşünüyor. En son bu konuyu konuşmuşlar. Ardından Bülent Ecevit ve Turan Güneş görüşüyorlar. Bu konferansın bir yere varmayacağı ve ikinci harekatın gerekli olduğu konusunda hemfikirler. Fakat başka ülkelerin kendilerini dinlediklerini düşünüp harekatı başlatmak için gizli bir parola oluşturmaya karar veriyorlar. Turan Güneş’in de aklına kızıyla yaptığı en son konuşma geliyor. En sonunda parola “Ayşe Tatile Çıksın” olup çıkıveriyor.

Sonrasında Yaşananlar

14 Ağustos 1974’te başlayan Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci kısmından sonra yaşananlar arasında adanın fiilen kuzey ve güney olarak ayrılması, iki millet arasında yaşanan nüfus değişimi ve Türkiye’ye yapılan ambargolar var. Daha pek çok olay yaşanıyor tabii fakat kısaca özetlemeye kalktığımızda Kıbrıs Barış Harekatı’nın hem Türkiye hem Yunanistan hem de Doğu Akdeniz için önem arz eden ve dengeleri değiştiren bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliyoruz.

KKTC ve Güney Kıbrıs

1974’te Yunanistan’la birleşmek istemesi ve sonrasında Türkiye’nin askeri müdahalesi ile ada ikiye bölünüyor: Türklerin yoğun olarak yaşadığı kuzey kısmı ve Rum ağırlıklı olan güney kısmı. KKTC kısmını dünyada tanıyan bir ülke yok, hukuken Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bağlı ve siyasi çekişmeler ardı ardına devam ediyor. Tüm seyahatinizde aslında iç içe bir adada iki tarafı ayıran kapılar görmek garip oluyor. KKTC vatandaşları kapıdan rahatlıkla geçebiliyorlar ama Güney Kıbrıs kimliği olmayanlar veya sonradan vatandaşlık almış Türkler Güney Rum kesimine geçemiyor. Güneyden biri kuzeye alışverişe geçebiliyor mesela, burada sınır denen şey sahiden üzerine düşünülesi.

Yeşil Hat

Barış Harekatı sonrasında ikiye bölünen Lefkoşa’da, ince bir duvarla ayrılmış bir sokağa denk gelebiliyorsunuz. Bir ev KKTC yan evi Güney Kıbrıs. Şehir iki tarafın da başkenti. Tüm adayı bölen ve BM askerlerince korunan yeşil hat Lefkoşa’dan da geçiyor. Bu hat kimi yerlerde özellikle de şehir içinde 3 metreye kadar düşüyor. Yeşil hatta denk gelen ne varsa boşaltılmış. Lefkoşa’nın havalimanı da bu hatta denk gelip kaderine terk edilmiş, zamanında beş yıldızlı olan bir otel de. Şehir içinde Lefkoşa’da bir sınır kapısı var. Schengen vizeniz olsa da buradan geçemiyorsunuz.

Annan Planı ve Sonrası

Annan Planı özünde Kıbrıs’ın 30 yıllık bölünmüşlüğüne bir son vermek amacıyla Birleşmiş Milletler’in o yıllardaki Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanmış bir plan. Amaç Kıbrıs Rum Devleti ile Kıbrıs Türk Devleti olarak iki kurucu devletten oluşan Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti (United Cyprus Republic) adında yeni bir federal devletin kurulması.

İsviçre tipi bir federasyon modelinden oluşan ve toplam beş kez revizyona uğrayan bu planın anayasal zemini biraz incelendiğinde hem Kıbrıs Rum Devleti’nin hem de Kıbrıs Türk Devleti’nin eşit yetkilere sahip olduğu görülüyor. Eşit sayıda temsilciden oluşan bir Senato ve Temsilciler Meclisine ek olarak, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcısından oluşan bir Başkanlık Konseyi ile yönetilmesi hedeflenmiş. Zamana yayılmış aşamalı bir toprak düzenlemesi, mülkiyetle ilgili kararları verecek özel bir komisyonun kurulması ve kurulacak olan federal cumhuriyetin AB üyesi olarak tam üyeliğe alınması da hedeflenen idealler arasında.

Bu planların uygulanabilmesi için bir referandum yapılmasına karar veriliyor ve bu referandum da Kıbrıs’ın hem Rum hem de Türk tarafında eş zamanlı olarak 24 Nisan 2004’te yapılıyor. Yapılıyor yapılmasına ama iki taraf arasında çıkan sonuçlar arasında neredeyse bir uçurum var. Kıbrıs Türkleri, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti adındaki yeni federal devletin kurulmasına %65 oranında “evet” derken, Kıbrıs Rumları %75 oranında “hayır” diyor. Böylece Kıbrıs’ta barışı sağlamayı hedefleyen Annan Planı, Kıbrıs Türkleri tarafından kabul edilirken Kıbrıs Rumlarının hayır demesi üzerine yürürlüğe giremiyor.

Avrupa Birliği Komisyonu, Annan Planı’nın başarısız olmasını Kıbrıs için büyük bir fırsatın kaçışı olarak görüyor. O dönem Kuzey Kıbrıs’ın bu plana yaklaşımı barışçıl olduğu için AB ve BM tarafından vaatler veriliyor ve deyim yerindeyse ödüllendirilmeye layık görülüyor. Fakat yıllar içinde yaşananlar oldukça farklı ilerliyor. Güney Kıbrıs AB’ye alınırken Kuzey Kıbrıs, verilen sözlerin aksine, ambargolar ve izolasyon politikasıyla baş başa bırakılıyor.

The post KIBRIS SORUNU: KIBRIS BARIŞ HAREKATI, KKTC & BUGÜN appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-sorunu/feed/ 0
LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa#comments Thu, 29 May 2025 21:33:46 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=107652 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti, hem Türk hem de Rum kültürlerinin izlerini taşıyan, her köşesinde farklı bir hikaye barındıran ve yakın tarihimizin en taze izlerini taşıyan Lefkoşa'da gezilecek yerler, yeme-içme ve konaklama önerilerimiz.

The post LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Girne’nin hareketli sosyal hayatının, Karpaz’ın uçsuz bucaksız sahilinin övgüsünü duymuştuk da kimse bize Lefkoşa’nın Kıbrıs‘ın en beğenilesi yeri olabileceğine dair sufle vermemişti. Biz size verelim de, ola ki; güneşin kavurduğu bir Ağustos gününde Kıbrıs’taysanız, bardaktan buzu eksiltmeyen bir beach’in cazibesine kapılıp dünyanın son bölünmüş başkentini tanıma fırsatını kaçırmayın. Sadece 5-6 saatinizi ayırarak bile şehrin ana çekirdeğini gezebilirsiniz.

Lefkoşa, ilk kez başkentlik statüsüne 12. yüzyılın sonlarında, Lüzinyanlar (Fransızlar) döneminde kavuşmuş. Üzerinden kimler gelmiş, kimler geçmişse de Lefkoşa’nın tahtı hiç sallanmamış. 1571’de Osmanlı, 1878’de İngilizler yönetimi ele geçirdiğinde başkentliğine devam etmiş. 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda yine başkenti Lefkoşa olmuş. 1974’te ada fiilen ikiye bölününce parçalanan şehir, bir yarısı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, diğer yarısı ile Güney Lefkoşa ise Kıbrıs Cumhuriyeti’ne başkentlik yapmaya devam ediyor. Şöyle bir baktığınızda İstanbul’dan bile daha uzun bir başkentlik geçmişi var. İşte kendine özgü sempatik oturaklılığı ve Avrupalı çehresiyle Doğu Akdeniz yaşam tarzını harmanlaran karakteri buradan geliyor. Özellikle de Suriçi Mahallesi’nde yürürken Kıbrıs’ın çok katmanlı kültürel mirasını adanın hiçbir yerinde olmadığı kadar yoğun hissediyorsunuz. Bir evin tabanı Venedik tarzı olup, üstü Osmanlı stiline dönebiliyor ve komşusu bir İngiliz yapısı olabiliyor.

Başkentliğini anlattık, şimdi de şehrin zaten sıra dışı olan mirasına bir doku daha ekleyen bölünmüşlük konusuna gelelim: 1963 yılında Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında Kanlı Noel olarak bilinen olaylar başlayınca, Birleşik Krallık ordusundan General Peter Young Türk ve Rum mahallelerinin temasını kesmeyi düşünür. Bir toplantı sırasında masadaki haritaya elindeki yeşil kalemle şehri  bölen üstünkörü bir çizgi çeker. Sırt sırta evler, parklardaki oyuncaklar, akrabalar, sevgililer farklı taraflara düşer. Geçici bir çözüm olarak kabaca çizilen bu hat 74’te gerçekleşen Barış Harekatı ile de siyasi sınıra dönüşür. Yer yer 3-5 metreye kadar daralan hattı gezerken, yanı başında çalan kilisenin çanını duyup kendisini görememek, az katlı Türk tarafından Rum kesminin yüksek binaların silüetini izlemek, Birleşmiş Milletler tarafından korunan tampon bölgenin kenarındaki kafelerde sıradan bir manzaraya karşı yudumlar gibi kahve içenlere katılmak, şehir sakinlerinden Kuzey Kıbrıslı bir Lefkoşalı olmayı dinlemek çok ama çok enteresan bir his.

Aşağıda paylaştığımız bilgilerle kolaylıkla Lefkoşa’yı yürüyerek gezebilirsiniz. Geri döndüğünüzde bizimle yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın.

Şehrin sürprizli mimari dokusu

Lefkoşa Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Lefkoşa’ya Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

KKTC’ye Türkiye’den tüm havayollarının Lefkoşa Ercan Havalimanı’na direkt uçuşlar var. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka seçenekler arası fiyat karşılaştırmasını yapın deriz.

Ercan Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Lefkoşa’ya Ne Zaman Gidilir?

Kuzey Kıbrıs yaz aylarında aşırı sıcak ve nemli oluyor. Eğer deniz tatili için değil sadece Lefkoşa’yı gezmeye gelecekseniz, Haziran – Ağustos ayları arasından uzak durun deriz.

Buna karşılık sıcaklıkların makul düzeylerde seyrettiği Nisan – Mayıs ile Eylül – Ekim ayları arası bizce adanın en ideal zamanları. Kış ayları ise sadece Lefkoşa için değil tüm Kıbrıs için direkt pas geçebileceğiniz dönem diyebiliriz.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçin Vize / Pasaport Gerekiyor Mu?

  • Kuzey Kıbırs Türk Cumhuriyeti Türk vatandaşlarından ne vize ne de pasaport istiyor. Yeni tip çipli kimlik kartınız ile adaya geçiş yapabiliyorsunuz.
  • Elbette tercihinize göre pasaportunuzla da giriş yapabilirsiniz ANCAK ileride bir gün Yunanistan’a giriş yapmak istiyorsanız, KKTC’ye girerken ve çıkarken pasaport memurunun damga basmamasını rica etmelisiniz. Ayrıca bu damga hem Schengen başvurularınızda sıkıntı yaratabiliyor.
  • Bir önemli nokta da kimlikle giriş yapacak çocukların yaşları kaç olursa olsun, kimliklerinde fotoğraflarının bulunması zorunluluğu. Bu konu çok önemli çünkü çocukların ilk kimlikleri genellikle fotoğrafsız oluyor. Aksi halde sınırdan geçemiyorsunuz. Pasaportta ise böyle bir sorun olmuyor çünkü pasaport çıkartmak için zaten yaş kaç olursa olsun fotoğraf zorunluluğu var.

Lefkoşa’ya Ne Kadar Gün Ayırmak Lazım?

Yarım gününüz varsa şehrin şehrin tüm hikayesini anlatan çekirdeğini, müzelere girmediğiniz takdirde yürüyerek gezebilirsiniz. Yani aşağıdaki gezilecek yerler haritasına baktığınızda Yeşil Hat boyunca öbeklenen yerler.

Tam gününüz varsa, meşhur fırınından pilavuna yemek, Zahra Sokak’taki mekanlarda şehrin genç yönünü yaklamak gibi ritüellere de fırsatınız olur.


Lefkoşa’da Seçtiğimiz Oteller

KKTC’de deniz sezonu dışında bir zamanda, kültür tatili modunda bir gezi planladıysanız Lefkoşa merkezde konaklayıp adanın her yerini gezebilirsiniz. Ancak halihazırda tüm Kuzey Kıbrıs konaklama konusunda çok da farklı seçenekler sunan bir yer değilken Lefkoşa da bu konuda adanı bizce en zayıf noktası. Buradaki oteller oldukça mutevazı olan konukevleri veya orta bütçeli şehir otelleri minvalinde. Pek de öyle hoş butik oteller, konsept oteller bulmayı beklemeyin deriz. Biz yine de bu bölgeden birkaç seçeneği aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

Güneş Rezidans $$

Sivrihisar mevkiinde, fitness merkezi, havuzu, havaalanı servisi ve ücretsiz otoparkı olan üç yıldızlı bir konaklama seçeneği. Odalarında özel banyo, klima, kahve makinesi, minibar, düz ekran tv bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Nicosia Eagle Eye $

Lefkoşa merkezde bir butik otel seçeneği. Açık büfe kahvaltısı var. Oda ve dairelerinde wifi, tv, klima, özel banyo, kettle, minibar ve kahve makinesi gibi donanımlar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

TasEV Guesthouse $

Venedik Sütunu’na üç dakika yürüme mesafede bulunan bir konukevi. Otantik bir dekorasyonu var. Tüm birimlerinde ücretsiz wifi, klima, buzdolabı, özel banyo, çamaşır ve kahve makinesi bulunuyor. İncelemek için TIKLAYIN.

Pedieos Guest House $

Lefkoşa’da, iyi bir kahvaltısı olan konukevi seçeneği. Birimlerinde özel banyo, klima, düz ekran tv, buzdolabı, kettle gibi donanımlar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Kuzey Kıbrıs’taki tüm otelleri ve daireleri inceleyebilirsiniz.

– Kuzey Kıbrıs’taki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Kıbrıs’tan daha fazla konaklama önerilerimizi içeren bir KUZEY KIBIRS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KIBRIS OTELLERİ yazımız da var.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Kıbrıs’ı gezmek için ilk şart Ercan Havalimanı’ndan araç kiralamak. İlk şart diyoruz çünkü araçsız bu adayı keşfetmeniz oldukça zor. Adada toplu taşıma ağı çok sınırlı ve sadece ana merkezler arasında işleyen minibüsler gibi seçeneklerden ibaret. O nedenle de altınızda bir araç olması biraz şart gibi. Kıbırs’ta uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Lefkoşa’da Gezilecek Yerler

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Büyük Han
  2. Arasta
  3. Lokmacı Sınır Kapısı
  4. Kumarcılar Hanı
  5. İngiliz Koloni Mahkemesi
  6. Lefkoşa Merkez Postanesi
  7. Venedik Sütunu
  8. Selimiye Camii
  9. Bedesten Hagia Nikola Kilisesi
  10. Bandabuliya
  11. Lüzinyan Evi
  12. Haydarpaşa Cami
  13. Rüstem Kitabevi
  14. Arabahmet Mahallesi
  15. Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi
  16. Derviş Paşa Etnoğrafya Müzesi
  17. Zahra Sokak
  18. Yiğitler Burcu Parkı
  19. Mevlevi Müzesi
  20. Girne Kapısı
  21. Barbarlık Müzesi
  22. Kıbrıs Araba Müzesi

Yeme-İçme

  1. The Walls Inn
  2. Cafe No.3
  3. El Sabor Latino
  4. Budak Pastanesi
  5. Saraba Ev Yemekleri
  6. Aysu’s Cakes and Bakery
  7. Bildiğin Meyhane
  8. Çember Restaurant
  9. Mamülcüoğlu
  10. Eskikonak Meyhanesi
  11. Asmaalatı Bereket Fırını

Büyükhan


Vaktizamanında “Yeni Han” ve “Han-ı Cedîd” diye de bilinen Büyükhan, Kıbrıs’ın en büyük hanı ve Lefkoşa’da Osmanlı’dan bize ulaşan iki handan biri. Zaten diğer han da Kumarcılar Hanı ve hemen yanında yer alıyor. 16. yüzyılda Osmanlı Kıbrıs’ı ele geçirince yapılan ve Osmanlı mimarisini yansıtan ilk eserlerden biri. Günümüze de gayet iyi korunarak gelebilmiş. İki katlı bir yapısı var ve katlar orta avluya bakıyor. Avluda Osmanlı mimarisinde görülen altıgen ve mermerden yapılmış köşk mescit yer alıyor. Bunun dışında geneline taş ve kemer detaylar hâkim. İki katında toplam 68 oda bulunuyormuş. Osmanlı döneminde alt kattaki odalar depo alanı, at ahırı ve ticari dükkanlar olarak kullanılmış. Üst katları ise konaklama için ayrılmış. Fakat 1878’e geldiğimizde ve Kıbrıs İngiltere’nin kontrolüne girdiğinde bu hanın hapishane olarak kullanıldığını da görüyoruz. Sonra tabii yeniden han olarak restore edilmiş ve günümüzde sanat etkinliklerinin düzenlendiği tarihi ve kültürel bir alana dönüşmüş. Günümüzde el emeği ürünlerin olduğu tezgahlar, bir restoran, Karagöz Hacivat sahnesi ve çayhane bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Arasta Çarşısı & Lokmacı Sınır Kapısı


Arasta Çarşısı, tarihi surların biraz daha aşağısında kalan Eminönü’ne benzetebileceğimiz tarihi bir açık hava çarşısı. Giyimden süs eşyalarına çeşit çeşit şey satan esnafların dükkanları yer alıyor. Bir sürü tentenin altında, zaman zaman kalabalıklaşan dar sokaklarında yürütüyor sizi. Bölgedeki pek çok insan için de aslında çocukluktan beri alışveriş yaptıkları, nostaljik ve bir anlamda da kültürel bir alan. Tatlıdan tuzluya yemek yiyebileceğiniz dükkanlar da var. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Gördüğünüz göreceğiniz en enteresan sınır kapılarından biri olan Lokmacı Sınır Kapısı, çarşının devamıymışcasına bir çardağın içinden geçerek Güney Kıbrıs’a açılıyor. Sosyal hayatın tam ortasında, kendini belli etmemeye çalışan bir hali var; sanki birinin alnındaki yarabanı gibi. Birleşmiş Milletler’in kontrolüyle yönetiliyor. 1963-1964 yıllarında çıkan çatışmalar sonucu bir dönem kapalı kalsa da 2005’te KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın uğraşlarıyla barikatlar açılmış. Resmi olarak KKTC halkına açılması ise 2008’i bulmuş. KKTC vatandaşları kimlik kartı veya pasaportlarıyla Lokmacı Sınır Kapısı’ndan çıkış yapıp Yeşil Hat üzerinde yaklaşık 100 metre ilerleyip karşı tarafın kontrol noktasından giriş yapabiliyor. Ayrıca yol araç geçişlerine de kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Kumarcılar Hanı

Kumarcılar Hanı 1600’lerin sonuna denk gelen zaman diliminde Osmanlı tarafından Kıbırs’ta yapılan on sekiz handan biri. Büyük Han’ın peşine kıvrılan tarihi ve popüler bir durak. Temelinde daha eski bir yapının olduğunu biliyoruz ama ne zaman inşa edildiğine dair kesin bir bilgi yok, Orta Çağ yapılarından diyebiliyoruz. Osmanlı’nın üstüne inşa ettiği han ise iki katlı ve günümüzde 44 odası bulunuyor. Alt odaları daha çok ahır gibi kullanılırken üst odalar yatakhane olarak kullanılırmış.  İsmiyle ilgili pek çok tartışma var ama kesin bir bilgi yok. “Kemancılar Hanı” diyenler de var bunun sebebiyse buraya konaklamaya gelen gezgin çalgıcı müzisyenler olsa gerek. İçinde pek çok restoran yer alıyor ve genelinde yerel Kıbrıs lezzetlerini tadıyorsunuz. İster revakları ve sütunlarıyla tarihi atmosferde yemek molası için uğrayabilir isterseniz de yürürken şöyle bir girip çıkabilirsiniz. Restoranların doluluğu dışında sakin ve bakımlı bir yer. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

İngiliz Koloni Mahkemesi


Atatürk Meydanı’nda yer alan ve güncel olarak Kuzey Kıbrıs Yüksek Mahkemesi olarak kullanılan İngiliz Koloni Mahkemesi, mimarisiyle hemen dikkatinizi çekecek güzellikte. Görkemli bir giriş kapısı, sıralı kemerleri, beyaz ahşap balkonları ve birbirine bağlanan binaları ile çoklu yapısı ilk göze çarpan detaylardan. Binanın temeli 15. yüzyıla, Lüzinyanların yaptırdığı bir saraya dayanıyor. Dük veya valilerin ikametgahı olarak kullanılan saray Osmanlı döneminde de ufak tefek eklemelerle aynı amaçta kullanılmaya devam ediyor. Ardından İngilizler geliyor ve tipik İngiliz koloni mimarisini yansıtacak şekilde binayı yeniden tasarlıyorlar. Zaman içinde tapu idaresi, komiserlik, posta dairesi gibi kullanım alanları olmuşsa da dediğimiz gibi günümüzde Kuzey Kıbrıs Yüksek Mahkemesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Güzel yeşillendirilmiş bir bahçesi de var. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

İngiliz Sömürge İdaresi Postanesi

Taş detayları ve balkonuyla dikkatinizi büyük ihtimalle çekecek bu yapı, 1925’de İngiliz sömürge idaresi tarafından adanın posta hizmetlerinin merkezi olsun diye yaptırılmış bir postane. 1960’a kadar da Rumların ve Türklerin bir arada çalıştığı bir yermiş. Mimari olarak İngiliz sömürge döneminin izlerini taşıyan binanın ahşap pencere detayları ve kemerli yapısı tarihi yapıyı güzelleştiriyor. Günümüzde aktif şekilde Lefkoşa Merkez Postanesi olarak kullanılıyor, yani iç kısmı hala hizmet veren klasik bir postane. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Venedik Sütunu


Atatürk Meydanı’ndaki Venedik Sütunu, 1550’de Venedikliler tarafından buradaki egemenliklerini göstermek amacıyla dikilen ve Kıbrıs’a Salamis Antik Kenti’nden getirildiği düşünülen bir hediye. Eskiden en tepesinde Venedik’in sembolü olan St. Mark Aslanı bulunuyormuş fakat Osmanlı burayı fethedince aslanı da 6 metre yüksekliğindeki sütunu da alıp Sarayönü Camii’nin avlusuna taşımışlar. Sütunu incelediğimizde altıgen bir kaidesi var ve üzerinde Venedik hanedanına mensup ailelerin armaları bulunuyor. Tepesindeki tunç küre sonrasında eklenmiş. Şehrin simgesel yapılarından biri. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Selimiye Cami

Selimiye Camii için bırakın Lefkoşa’yı Kuzey Kıbrıs’ın en önemli tarihi yapılarından biri diyebiliriz. 1209 yılında Lüzinyanlar tarafından Gotik mimariyle inşa edilmeye başlanan yapı ilk zamanlarda St. Sophia Katedrali olarak kullanılmış. Katedralliği süresince Lüzinyan kralların taç giyme törenlerine ev sahipliği yapıp adanın en büyük ibadethanesi olmuş. Derken Cenevizlilerin ve Memlüklerin yağmalarıyla karşı karşıya kalmış. Üstüne de 1400’lerde, Venedik döneminde büyük bir depremde ağır hasar görmüş ve onarılmış. Sonraki yüzyılda adadaki diğer pek çok yapı gibi bu katedral de Osmanlı’nın fethiyle minare, minber, mihrap gibi bölümler eklenerek “Ayasofya Camii” adıyla dönüştürülmüş. Birkaç yüzyılın ardından adanın müftüsü tarafından II. Selim’i onurlandırmak amacıyla adı Selimiye Cami’ne çevrilmiş. Hem Gotik hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan bu katedralden dönüşme etkileyici cami normal koşullarda haftanın her günü ziyarete açık ancak şu anda restorasyon çalışmaları nedeniyle geçici olarak kapalı. (2025) Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi, Selimiye Camisi’nin hemen yanında yer alan taş tarihi bir yapı. 12-16. yüzyıllar arasında inşa edilmiş fakat bedestenden önce de burada bir kilise varmış. 14-15. yüzyıllarda birkaç kez genişletilmiş ve değiştirilmiş. Lüzinyan ve Venedik dönemlerinde kullanım amacı dini ibadetler olsa da Osmanlı Dönemi’nde kullanımı ismindeki gibi bedesten, yani pazar yeri olarak devam etmiş. Genelde gıda ürünlerinin olduğu pazarları Türk, Yunan ve Ermeni tüccarlar için ticaret merkezi halini almış. Bizans döneminden kaldığı için mimari olarak Osmanlı bedestenlerine göre gotik ve oldukça farklı bir tarzı var tabii ki. Şimdilerdeyse kültür merkezi olarak kullanılıyor. Her hafta semazen gösterileri yapılıyor, farklı konser etkinlikleri ve sergiler bulabiliyorsunuz; Lefkoşa Surlariçi Caz Festivali’ne de ev sahipliği yapıyor ama genelde çok yoğun bir programı olmuyormuş. Çokkültürlü yapısıyla kültür merkezi olarak kullanılması bizce çok uygun olmuş. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Bandabulya


Bandabuliya kavramı, Britanya İdaresinin 1930’lu yıllarda, biraz da 1931 Kıbrıs Ayaklanmasının etkisinde kalan Kıbrıs ekonomisini canlandırmak için açmaya başladığı bir çarşı mantığı. İsmi Rumca “devamlı+satış”tan geliyor. 1932’de eski Arasta’nın ucuna kurulan Bandabuliya’ya ‘Belediye Pazarı’ yazan kabartmalı kocaman bir taş kapıdan giriyorsunuz. Girdikten sonra da sizi yüksek ahşap tavanları ve sıralı pencerelerle uzunca devam eden bir plan karşılıyor. Geniş pazarda yöresel ürünlerin satıldığı tezgahların yanında sanatsal tezgahlara da rastlayabiliyorsunuz. Hediyelik eşya ve el emeği ürünlerin satıldığından da bahsedelim tabii. Kıbrıs’ın yerel ürünlerini almak ve yerli, turist demeden her yerden insanın olduğu canlı bir pazar ortamında olmak çekiyorsa canınız, burası planınıza dahil olsun deriz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Luzinyan Evi

Luzinyan Evi, Gotik ve Osmanlı mimarisini yansıtan, yüksek kapılı taş bir yapı. Ahşap pencereleri ve cumbası mutlaka dikkatinizi çekecektir. Hatta cumbası ilk bakışta size biraz “oraya ait durmuyor gibi sanki?” diye düşündürtebilir. Tahmin edebileceğiniz gibi sonradan Osmanlı döneminde eklenmiş. Tarihine baktığımızda Lüzinyan dönemi Latin askerleri için 15. yüzyılda inşa edilmiş. O döneme ait armalara da yapıda rastlıyorsunuz. Ardından 1958’e dek Classen ailesi tarafından hem ev hem dokuma atölyesi olarak kullanılmış. 1997’den beri de müze olarak kullanılıyor. Müzede geleneksel dokuma yöntemlerine dair eserler görüyorsunuz; bir yandan da bir kültür merkezi olarak dokumacılıkla ilgileniyor. Ayrıca belirtelim içinde geleneksel yemekleri tadabileceğiniz küçük bir kafesi var. Pazartesi günleri kapalı, diğer günlerde 08-17.00 arası açık ama tam öğle vakti bir saat ziyaret kabul etmiyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Haydarpaşa Cami

Haydarpaşa Cami, tek minaresi ve uzun cam detaylarıyla dikkatinizi kesinlikle çekecek taş bir yapı. İnşa edilmesi 14. yüzyıla dayanan yapının mimarisi Gotik tarzda. Ayasofya’dan, yani Selimiye Camii, sonra şehirdeki en önemli Lüzinyan eserlerinden. Yapılma amacı bir kilise aslında, o dönemki adı da Azize Katerina Kilisesi. Osmanlı’nın gelişiyle camiye dönüştürülüyor. Minaresi ilk eklendiği dönemden farklı, daha uzun ince bir yapıdayken sonradan yıldırım çarpmasıyla yenilenmek durumunda kalmış. Yapıya hakim olan taş işçilikli mimarinin genelinde gotik detaylar epey hoş diyebiliriz. İç kısımdaki kubbe detaylara ek olarak oyulmuş insan başlarının olduğu giyinme odası, mahzen bölümü, çatı odası gibi kısımları da var. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Rüstem Kitabevi


Girne Caddesi üzerinde bulunan Rüstem Kitabevi, Lefkoşa’nın en eski kitabevlerinden biri. 1937’den 1970’lere dek bu bölgede İngilizce kitap satan en büyük kitabeviymiş. Bulunduğu binanın kökeni 1908’e dayanıyor. Aslında bu yapı da Osmanlı’dan izlere sahip, kemer ve taş detaylarıyla hoş bir görüntüsü var. Uzun yıllar boyunca yabancı diplomatlara, kitaplarla haşır neşir olmayı sevenlere, entelektüel gruplara ev sahipliğini yapmış. Hala tarihi dokusunu koruyor. Hangi rafta hangi kitaba rastlayacağınızın belli olmadığı gerçek bir edebiyat mabedi. Üst katındaki restoranda da ziyaretçilerine geleneksel Kıbrıs yemeklerini tatma imkanı sunuyor. Bazen süreli sergiler de olabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Arabahmet Mahallesi


Arabahmet Mahallesi ve mahallede bulunan aynı isimdeki cami, ismini Osmanlı’nın Lefkoşa’yı ele geçirişinde komutanlık yapan Arap Ahmet Paşa’dan alıyor. Hem Osmanlı hem de İngiliz Sömürge mimarisine rastlayabileceğiniz mahallenin büyük kısmı Kuzey Kıbrıs yönetiminde ama minik bir bölümü de Kıbrıs Cumhuriyeti himayesinde yer alıyor. Her döneminde farklı isimlerle anılmış bir mahalle. Baf Sokağı da denmiş Viktorya Sokağı da. 19. yüzyılların sonlarında mahallede çoğunluğu oluşturdukları için “Ermeni Mahallesi” de olmuş. Dar dolambaçlı sokakları, birkaç katlı cumbalı-cumbasız eski taş evleri, ahşap saçakları ve renkli detaylarıyla burada bir yürüyüş sonrası kahve molası verilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi

Bizim Leydi Tire Ermeni Kilisesi 1116 yılında Kudüs Kralı Baldwin tarafından yaptırılan ve Hazreti Meryem’e adanan Gotik bir yapı. Kudüs’in işgalinden sonra pek çok tarikata ev sahipliği yapmış, ardından Lüzinyanlar döneminde manastıra dönüştürülmüş. Depremde harap görmüş yeniden Ermenilerin boyunduruğuna girmiş. Osmanlı dönemindeki kullanımı için farklı kaynaklardan farklı söylentiler var. İlki burayı fetheden II. Selim’in Ermenilere bir teşekkür hediyesi olarak vermesi çünkü Ermeniler Kıbrıs’ın fethi sırasında Osmanlı’ya yardım etmişler. İkincisi ise kilisenin Osmanlı’nın kontrolüne geçince tuz ambarı olarak kullanılmış olması. Ermeniler de bakmışlar böyle olmayacak II.Selim’le konuşup anlaşıp kiliseyi geri kazanmışlar. Dışardan avlulu, hoş, taş bir görünümü var. İç mimarisinde yüksek kubbe detayı oldukça güzel. 1960’ların karışık atmosferi sebebiyle Ermenilerin de terk ettiği kilise bir süre harap halde kalmış fakat 2009’da tekrar restore edilmiş. Günümüzde aktif bir kilise değil. Ancak turistik amaçla görmek isterseniz haftanın her günü 09-17.00 saatlerinde uğrayabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Derviş Paşa Konağı

Derviş Paşa Konağı, Arabahmet Mahallesi’nde bulunan tarihi bir konak ve etnografya müzesi. İsmini anlaşılacağı üzere Derviş Paşa’dan, Kıbrıs’ın ilk Türkçe gazetelerinden Zaman‘ı yayımlayan kişiden alıyor. Alt katı taştan, üst katı kerpiçten yapılan çift katlı konağın minik, hoş bir avlusu var. Bu iç avlu aslında burada yaşayanların için yalıtık bir dış alan olarak kullanılıyormuş. Konak 1802’de Dervis Paşa tarafından yapılmış. 1979’da ise restore edilip “Folklor ve Etnofgrafya Müzesi” halini almış. Konağın odalarına göre günlük hayattan kültürel eşyalar buluyorsunuz. Baş Oda, Yatak Odası, Tezgah Odası, Mutfak gibi bölümlerin içinde farklı canlandırma ve dönem eşyaları var. Cumartesi ve pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Zehra Sokak, Yiğitler Burcu Parkı ve Yeşil Hat

Fotodan çok anlaşılmamış ama futbol sahası Yeşil Hat'ın geçtiği hendekte kalıyor.

Kıbrıs’ın Güney kısmını görebildiğiniz Zehra Sokak, Lefkoşa’nın tarihi sokaklarından biri olmasının yanında eğlencenin de yeni merkezlerinden biri. Sokak boyunca tarihi evler görüyorsunuz ve bir yandan da dizi dizi kahve dükkanı ve kafeler var. Dinamik ve yaşayan atmosferi hoş. Yeni yıl gibi zamanlarda da bazen burada sokak partileri organize edilebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Kıbrıs Sorunu yazmızdan da detaylı okuyabileceğiniz gibi Lefkoşa Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ikiye bölünüyor ve ortaya BM askerlerince korunan ve tüm adayı bölen bir Yeşil Hat çıkıyor. Kıbrıs’ta Yeşil Hat’ı kullanarak iki taraf arasında geçiş yapabileceğiniz toplam dokuz kontrol noktası var ama bunlardan Lokmacı Sınır Kapısı Lefkoşa’nın tam içinden geçiyor. Geçiş için en çok kullanılan kapı da zaten burası.

Yiğitler Burcu Parkı da hemen Zehra Sokak’ın yanında kalan ve Yeşil Hat sınırına bakan bir park. Şehrin en hip yerlerinden. Yeşil Hat sınırı da Güney kısmının görülebileceği bir genişlikte olduğu için örgü teller ardından hem Yeşil Hat’ı hem de Güney Kıbrıs’ı izleyebiliyorsunuz. Bir kafesi, otoparkı ve futbol sahası bulunan park sadece sabah saatlerinde yaya girişine açık oluyor. Akşam 18.00’den sabah saatlerine kadar askerler tarafından nöbet tutularak korunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Mevlevi Tekke Müzesi

Mevlevi Tekke Müzesi, Girne Kapısı’na birkaç adım mesafede, eskiden Mevlevi dergahı olarak kullanılan ve günümüzde müzeye dönüştürülen bir yapı. “Nedir bu Mevlevilik?” diye aklınızdan geçerse hemen açıklayalım, kendisi Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretilerinin baz alındığı Sufi tarikatının ismi. Etkin olduğu tarih 13.yy ve menşei Konya. Buradaki Mevlevihane de 1593’te Kıbrıs fatihi Arap Ahmet Paşa tarafından kurulmuş. Kah hacca gidenlerin uğrak yeri olmuş kah Sufi kardeşliğinin toplantı ve inziva alanı… Taş yapısı ve altı gösterişli kubbesi bulunuyor. Bazı Mevlevi dedelerinin mezarları da burada yer alıyor. Pek çok İslami eserin, Mevlevi çalgının ve kıyafetlerin arasında Mevlevi kültürüne dair minik bir gezintiye çıkabiliyorsunuz. Bazı günlerde semazen de izlenilebiliyor. Biletleri kapıda alabiliyorsunuz ve haftanın her günü açık. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Girne Kapısı

Lefkoşa surları, şehri çevreleyen taş yapılı bir savunma duvarı. İlk olarak Orta Çağ’da inşa edilse de 16. yüzyılda Venedikliler tarafından Osmanlı saldırılarına karşı yenilenmiş. Tam bir çember biçiminde olan surlar yaklaşık beş kilometre uzunluğunda. On bir burç ve üç ana kapıdan oluşuyor. Kapılarının adları sırayla Girne, Mağusa ve Baf. Bunlardan sadece Girne Kapısı KKTC sınırlarında kalıyor. Diğer iki kapı Güney Kıbrıs’ta. Yeni̇lenme hi̇kayesi i̇se şu şeki̇lde; Kıbrıs Venedik Cumhuriyeti’nin parçası olduktan sonra savunma amaçlı yapının genişletilmesi vurgulansa da başta surları geliştirmiyorlar. Ardından Osmanlı İmparatorluğu Malta Kuşatması’nı gerçekleştirince, minik bir korkuyla surları güçlendirme fikri cazip geliyor ve surlar bu şekilde son halini alıyor. Günümüze en iyi şekilde korunarak gelen ve yenilikçi teknikler içeren Rönesans dönemi surlarından. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Barbarlık Müzesi

Barbarlık Müzesi, Kıbrıs tarihinin insanlık dışı yönlerine ışık tutarken adanın karanlık geçmişine de bakabileceğiniz noktalardan biri. Kıbrıs Rumları ve Türkleri arasında çıkan çatışmalarda sergilenen vahşeti sergiliyor. 24 Aralık 1963’te Kanlı Noel eylemleri sonucunda binbaşı Nihal İlhan’ın EOKA tarafından basılan evinin, kaybettiği ailesinin hatırasını ve yaşanan vahşeti göstermek adına özellikle müze için seçildiğini görüyoruz. Girişinde Kıbrıs’ın bölünen tarihine dair bir bilgilendirme var. Sonrasında farklı odalarda farklı ifade ediliş biçimlerine rastlıyorsunuz. Bazı odalarda kullanılan silahlar sergileniyor. Kurşun izleri arasında yürüdüğünüz odaların bazılarında hayatını kaybeden insanların eşyaları da var. 1974 Kıbrıs Harekatı’nda kaybolan, henüz bulunamamış insanların kişisel eşyaları ve fotoğraflarının bulunduğu bir alan da yer alıyor. İçerdeki deneyim sanırız herkes için farklı bir kişisel yolculuk olacaktır. Ziyaret etmek isteyenler için girişler ücretsiz. Haftanın her günü açık ve açılış saati 08.30, kapanış saati de 15.00. Perşembe günleri ise 16.30’a dek açık. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Kıbrıs Araba Müzesi

Kıbrıs Araba Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan bir müze. İçinde yüz yıl öncesinden günümüze kadar ulaşabilmiş 150’den fazla klasik otomobil sergileniyor. Sadece otomobilleri de değil tabii ki, o döneme ait benzin pompası ve araba jantı gibi aksesuarları ve reklamları da inceleyebiliyorsunuz. Müzedeki en eski araç 1901 model bir Crest Mobile ki kendisi dünyada bir tek burada varmış. 1903 Wolseley, 1918 T Forf Runabout gibi daha pek çok klasik araba da var. Bunun yanında klasik spor arabalara dair de ayrı bir bölüm bulunuyor. Haftanın her günü 09-17.00 saatlerinde gezebiliyorsunuz. Yalnızca Pazar günleri bir saat daha geç açılıyor. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

Yeme-İçme

The Walls In

The Walls Inn ahşap yüksek sandalyeler, oymalı bar ve şaşalı avize detaylarıyla son derece klasik bir köşe barı ve artisan seçenekler sunan bir pub. Dış oturma alanı da bulunuyor. Haftanın her günü gece yarısına dek açıklar, hafta sonu ise bir saat daha geç kapatıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

No 3 Cafe Bar

No 3 Cafe Bar, ferah ve yüksek tavanlı bir kafe. Geniş cam detaylarıyla içerisi oldukça aydınlık. İç mekanı iki katlı ve dış kısımda da oturma alanı bulunuyor. Dilerseniz brunch yapabilir dilerseniz de kahve yanına tatlılarını tadabilirsiniz. Kitap okumak için de elverişli ve raflardaki pek çok kitaba göz atabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

El Sabor Latino

Güney Lefkoşa sınırına çok yakın bir konumda bulunan İtalyan-İspanyol mutfağı odaklı bir restoran. Menüsü çoğunlukla salatalar, makarnalar, et yemekleri ve tapaslardan oluşuyor. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Budak Pastanesi

Kıbrıs’a özgü sütlü böreği, sütlü-şerbetli tatlılarını ve dondurmalarını deneyebileceğiniz yaklaşık yetmiş yıllık nostaljik bir pastane.  Bunların yanında tuzlu hamur işleri de var. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Saraba Ev Yemekleri

Elinizi uzattığınızda Selimiye Camii’nin duvarlarına dokunabileceğiniz merkezi lokasyonuyla ev yemekleri yapan bir restoran. Molehiya ve Kıbrıs Köftesi gibi geleneksel lezzetler başta olmak üzere çeşit çeşit salata, kızartma, sebze ve et yemeği servis ediyorlar. Menü halinde de sipariş verebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Aysu’s Cakes and Bakery

Arnavut kaldırımlı ara sokakları geçip ulaştığınız bir köşebaşında, sevimli bir taş binada bulunan pastane. Kurabiye ve kekleri başta olmak üzere tatlılardan tuzlu hamur işlerine, limonatalardan kahvelere geniş bir menüsü var. Sokağa atılmış birkaç masası da mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Bildiğin Meyhane

Barbarlık Müzesi yakınlarında bulunan bir meyhane. Kıbrıs mutfağında önemli lezzetlerinden Garavolli’yi, yani bir çeşit salyangoz yemeğini, denemek istiyorsanız seçenekleriniz arasında değerlendirebilirsiniz. Bunun haricinde menüsünde klasik sıcak-soğuk mezeler, makarnalar, kebaplar ve tatlılar bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Çember Restaurant

Merkezin biraz dışında kalan bir Türk restoranı. Restoran diyoruz evet ama oldukça salaş görünümlü bir büfe havasında daha çok. Kıbrıs’a özgü “şeftali kebabı” menüsünde var. Ek olarak Adana’dan tavuk şiş ve şiş köfte gibi diğer pek çok kebap türünü bulabilirsiniz. Gece yarısına kadar açıklar. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Mamülcüoğlu

Çember Restaurant ile aynı cadde üzerinde kalan, 1919 yılından beri hizmet veren asırlık, aile işletmesi bir pastane. Hem iç hem de dış mekanında oturma alanı var. Kıbrıs’a özgü pilavunası, patatesli hellimli böreği, badem ezmeli kurabiyesi ve limonatası ünlü. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Eskikonak Meyhanesi

Gönyeli’de bulunan bir meyhane. Ahşabın hakim olduğu sıcak ve klasik bir meyhane bir atmosferi var. Fix menüleri bulunuyor, içinde mezeler, kebaplar, turşular, tatlılar ve meyve tabakları var. Pazar günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

Asmaaltı Bereket Fırını


Lefkoşa’da yerlilerin sık sık yaptığı rutin bir şey var ki o da, Asmaaltı Bereket Fırını’ndan pilavuna alıp Büyük Han’da sıcacık çay eşliğinde yemek. Size tavsiyemiz sabah güne başlamadan önce Asmaaltı Bereket Fırını’na uğrayın ve lokal Kıbrıs lezzetlerinden istediğinizi alın. Sonrasında Büyük Han’da gördüğünüz bir dükkana oturup çayınızı söyleyip kahvaltınızı yapın. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Instagram’a Da Bekleriz

 

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)

The post LEFKOŞA’DA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/lefkosa/feed/ 2
KUZEY KIBRIS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KIBRIS OTELLERİ https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-nerede-kalinir https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-nerede-kalinir#respond Mon, 19 May 2025 06:37:49 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=117022 Kuzey Kıbrıs'ın yüksek yatak kapasitesine rağmen zevk sahibi konaklama imkanları oldukça limitli. Seçenekler bağıran cinsten "lüks" casino otelleri, mütevazi konukevleri ve orta bütçeli şehir otelleri arasına sıkışıyorsa da değerlendirmeye değer neresi varsa bulup sizin için çıkardık. ;)

The post KUZEY KIBRIS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KIBRIS OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kuzey Kıbrıs, yüksek yatak kapasitesine rağmen zevkimize göre otel bulmakta zorlandığımız bir yer. Buradaki oteller ya çok lüks (fakat bağıran cinsten), göze pek de hitap etmeyen dekorasyonlara sahip devasa casino otelleri ya da oldukça mütevazi olan konuk evleri veya orta bütçeli şehir otelleri. O yüzden adada pek de öyle hoş butik oteller, konsept oteller, Kaş’tan veya Yunan adalarından alışkın olduğunuz sonsuzluk havuzlu villalar bulmayı beklemeyin deriz. Ama merak etmeyin, adada değerlendirmeye değer neresi varsa bulup sizin için çıkardık.

Tabii her şeyden önce asıl tatil modunuza göre bir seçim yapmanız gerekiyor. Kıbrıs’a deniz tatiline mi yoksa kültür gezisine mi geliyorsunuz?  Cevabınız deniz tatili ise önereceğimiz bölge Girne veya Gazimağusa olur. Girne’nin denizi çok da parlak değil o nedenle de Gazimağusa bizim için bu konuda biraz daha öne çıkıyor. Eğer Kıbrıs’a sezon dışı bir zamanda geliyorsanız ve denize girme gibi bir şansınız hiç olmayacaksa Lefkoşa gibi daha şehir merkezi olanaklarına sahip bir bölgede konaklamanız mantıklı olur. Her şekilde ada bir oteli kendinize merkez edinip her yerini görebileceğiniz büyüklükte. Ama 5 gün ya da üzeri kalıyorsanız o zaman konaklamanızı iki farklı bölgeye bölmeyi de düşünebilirsiniz.

Kıbrıs’ın konaklamanızı önerdiğimiz bölgelerinden en güzel seçenekleri sizler için çıkardık. Henüz okumadıysanız Kıbrıs’ta Gezilecek Yerler yazımızı okumadan plan yapmaya başlamayın. 🙂

Kuzey Kıbrıs’ın Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Adanın Ana Merkezi Lefkoşa: Her ne kadar denize kıyısı olmasa da Güney ve Kuzey Kıbrıs’ı ayıran stratejik nokta ve sınır kapısının bulunduğu yer olması sebebiyle Lefkoşa KKTC’nin resmi merkezi. Hem Kuzey Kıbrıs’ın hem de Güney Kıbrıs’ın başkenti. Haliyle de ticaretin, kültürün ve ulaşımın da merkezi. Osmanlı izlerinin görülebileceği önemli yapılar, kafe ve restoran seçenekleri açısından zengin. Daha çok butik otel, konukevi, orta bütçeli şehir oteli veya kiralanabilir daire şeklinde konaklama seçenekleri sunuyor. Eğer deniz sezonu dışında bir mevsimde, kültür gezisine Kıbrıs’a geldiyseniz, adada konaklamanızı tavsiye edeceğimiz bölge her yere yakınlık, ulaşım ve havalimanının konumu sebebiyle burası olur.

Lefkoşa otellerini incelemek için tıklayın.

– Resort Tatili İçin Girne: Girne adanın kuzeyinde kalan en popüler resort tatili noktası. Merkezi restoranların ve barların yoğun olduğu klasik bir liman şehri modunda. Uzun bir sahil hattına sahip bu sebeple plajlar açısından da zengin ancak denizinin kalitesi adanın diğer yerlerine göre daha zayıf kalıyor. Bizce Girne’yi asıl güzel yapan yerleri iç kesimlerinde kalan Karmi veya Kormaçit gibi çevre köyleri, Bellapais Manastırı ve St. Hilarion Kalesi gibi sürprizli tarihi yapıları. Fakat tüm sahil hattı boyunca bölgenin asıl cazibe noktaları içlerinde casinoların da bulunduğu lüks resort oteller. Zaten adada en çok konaklama seçeneğinin bulunduğu bölge de burası. Elbette resort hotel tatilini tercih etmeyecekler için Girne’nin denize kıyısı olmayan bölgelerinde özellikle de Bellapais’te farklı seçenekler de var.

Girne otellerini incelemek için tıklayın.

– Deniz Tatili İçin Gazimağusa: Biz adaya deniz tatili için geldiysek Girne yerine Gazimağusa bölgesini tercih ederdik. Burası bir liman ve üniversite kenti. Hem tarihi ve turistik gezilecek yerler açısından oldukça önemli noktalara sahip, hem lüks otellerdense bütçe dostu butik otel, konukevi ve daire seçenekleri mevcut hem de Girne’ye göre denizi daha güzel. Elbette adadaki en güzel deniz konaklama olanaklarının çok sınırlı olduğu Karpaz Yarımadası’nda ama ondan sonra bizce en iyi plajlar adanın Gazimağusa ve onun devamındaki İskele bölgesinde kalıyor.

Gaziamağusa otellerini incelemek için tıklayın.

KKTC Otelleri Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

  1. TasEv Boutique Hotel $
  2. Nicosia Eagle Eye Boutique Hotel $
  3. Sun Rezidans $$
  4. Pedieos Guest House $
  5. Djumba Hotel & Cafe $
  6. Kaya Palazzo Resort & Casino $$$
  7. Cratos Premium Hotel $$$
  8. Lord’s Palace Hotel SPA Casino $$$
  9. Merit Park Hotel Casino & Spa $$$
  10. Bellapais Gardens Hotel $$
  11. Kemerli Konak Boutique Hotel $$
  12. Bellapais Apartments $$
  13. Olive House $$
  14. The Rocas Hotel $$
  15. Gillham Vineyard Hotel $$
  16. Salamis Bay Conti Resort Hotel $$$
  17. Grand Sapphire Resort & Casino $$$
  18. La Terrazza Hotel Cyprus $$
  19. La Regina Veneziana Guest House $
  20. Grand Sapphire City Hotel $
  21. Golden Palms Guest House $

Lefkoşa Otelleri

1. TasEV Guesthouse $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

TasEv Guesthouse, tarihi Venedik Sütunu’na üç dakika yürüme mesafede bulunan bir konukevi. Otantik bir dekorasyonu var. Tüm birimlerinde ücretsiz wifi, klima, buzdolabı, özel banyo, çamaşır ve kahve makinesi bulunuyor. Sevilen bir kahvaltısı mevcut. Çocukların konaklamasına uygun hatta talebe göre bebek karyolasını ücretsiz olarak veriyorlar. Ne yazık ki evcil hayvan kabul etmiyorlar. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 1 numara.

2. Nicosia Eagle Eye $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Lefkoşa’da bir butik otel seçeneği. Açık büfe kahvaltısı var. Ücretsiz wifi sağlıyor. Oda ve dairelerinde düz ekran tv, klima, özel banyo, kettle, minibar ve kahve makinesi gibi donanımlar mevcut. Bazı birimlerinde şehir manzaralı balkon da bulunuyor. Her yaştan çocuk için uygun fakat evcil dostlar kabul edilmiyor. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 2 numara.

3. Hotel Sun (Güneş Rezidans) $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Sivrihisar mevkiinde, fitness merkezi, havuzu, havaalanı servisi ve ücretsiz otoparkı olan üç yıldızlı bir konaklama seçeneği. Sade tasarıma sahip odalarında özel banyo, klima, kahve makinesi, minibar, düz ekran tv bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı mevcut. Evcil dostunuz sizinle kalamıyor ama çocuklar için konaklama mümkün. Bebek karyolası ne yazık ki bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 3 numara.

4. Pedieos Guest House $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Mevlevi Tekke Müzesi’ne beş dakika yürüme mesafesinde bulunan geleneksel tarzda bir konukevi. Ayrıyeten iyi bir kahvaltısı ve havaalanı servisi var. Araba kiralama konusunda da yardımcı oluyorlar. Birimlerinde özel banyo, klima, düz ekran tv, buzdolabı, kahve makinesi, kettle mevcut. Çocuklar ve evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 4 numara.

5. Djumba Hotel & Cafe $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Derviş Paşa Etnoğrafya Müzesi’ne çok yakın mesafede bulunan bir otel seçeneği. Havaalanı servisi, ücretsiz otoparkı ve restoranı bulunuyor. Açık büfe kahvaltı dahil hizmet veriyor. Tüm odaları özel banyo, klima, düz ekran tv, buzdolabı ve kettle gibi özelliklere sahipken sadece bazı odaları manzaralı. Çocuklar ve evcil dostlar için uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 5 numara.

Girne Otelleri

6. Kaya Palazzo Resort & Casino $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Üç yüzme havuzu, spa merkezi, fitness merkezi, havaalanı servisi ve otoparkı bulunan beş yıldızlı bir otel seçeneği. Ayrıca kendine ait plaj alanı ve sevilen bir açık büfe kahvaltısı var. Oda ve süitleri klasik-lüks tarzda. İçlerinde özel banyo, düz ekran tv, minibar, klimaya sahip. Çocuklar için bir çocuk kulübü de var. Evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Bebek karyolası ücretsiz olarak temin ediliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 6 numara.

7. Cratos Premium Hotel Casino & SPA $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Girne’nin en lüks 5 yıldızlı casino otellerinden biri. Otelin odalarında bahçe manzaralı balkon, minibar, klima ve tv mevcut ama bazı odaları deniz manzaralı. Her gün açık büfe kahvaltı servisi var. Havuzu, fitness merkezi, spası ve çocuk oyun alanı da mevcut. Evcil hayvanlar otele kabul edilmiyor. Her yaştan çocuğun konaklamasına açık. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 7 numara.

8. Lords Palace Hotel SPA Casino $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kendisine ait bir plajı da bulunan beş yıldızlı bir casino oteli seçeneği. Üç yüzme havuzu, çocuk oyun alanı, otopark, spa ve fitness merkezi, üç restoran ve özel plaj alanı gibi olanaklara sahip. Odalarında banyo, kettle, minibar, tv ve özel banyo bulunuyor. Çocukların konaklaması için uygun, bebek karyolası ücretsiz. Yalnız evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 8 numara.

9. Merit Park Hotel Casino & SPA $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Dört yüzme havuzu, özel plaj alanı, çocuk kulübü, tenis kortu, spa ve fitness merkezi bulunan beş yıldızlı bir casino oteli seçeneği. Açık büfe kahvaltısı var. Odaları klima, minibar, kablo tv, özel banyo ve kahve makinesi gibi özelliklere sahip. Bebek karyolası ücretsiz olarak veriliyor, her yaştan çocuğun konaklamasına uygun. Fakat evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 9 numara.

10. Bellapais Gardens $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Bellapais Manastırı’na iki dakika yürüme mesafesinde bulunan bir konaklama seçeneği. Açık yüzme havuzu, otoparkı, havaalanı servisi, açık büfe kahvaltısı ve restoranı var. Odaları elverişli ve özel banyo, düz ekran tv, klima, saç kurutma makinesi, ütü gibi olanaklara sahip. Çocuklar ve evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 10 numara.

11. Kemerli Konak Boutique Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Zeytinlik Köyü’nde bulunan bir butik otel. Açık yüzme havuzu, restoranı ve barı bulunuyor. Odalarında özel banyo, minibar, klima, kettle, emanet kasası ve düz ekran tv mevcut. Bazı odaları dağ ve havuz manzaralarına bakıyor. Yürüme mesafesinde Archway a la Carte Restaurant adlı kendisine ait bir mekanı da var. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 11 numara.

12. Bellapais Apartments $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Bellapais Manastırı yakınlarında daire olarak tercih edebileceğiniz deniz manzaralı konaklama seçeneği. Ücretsiz wifi ve otopark hizmetine ek olarak havaalanı servisi de bulunuyor. Her dairesi klima, düz ekran tv, özel banyo, fırın, kahve ve bulaşık makinesine sahip. Evcil dostların aksine çocuklar burada kalabiliyor. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 12 numara.

13. Olive House $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Girne Kalesi’ne on dakika yürüme mesafesinde bulunan 100 metrekare büyüklüğündeki bir daire seçeneği. İki yatak odası, bir oturma odası, tam donanımlı mutfak, banyo, bahçe ve park yerinden oluşuyor. Ayrıca şömine, barbekü, klima, fırın, buzdolabı ve çamaşır makinesi de mevcut. Çocuklar ve evcil dostlar için uygun, bebek karyolası ücretsiz olarak alınabiliyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 13 numara.

14. The Rocas Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kayalar köyündeki The Rocas Hotel açık yüzme havuzu, otoparkı, restoran ve barı bulunan bir otel seçeneği. Günlük a la carte kahvaltı servisi de var. Oda ve süitlerinde deniz manzaralı bir balkon, klima, tv, wifi ve kettle gibi donanımlar mevcut. Çocukların ve evcil dostların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 14 numara.

15. Gillham Vineyard Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Malatya Şelalesi yakınlarındaki, panoramik bir manzara sunan bir bağ oteli seçeneği. Ücrete tabi olan havaalanı servisi, açık havuzu, spor alanı ve restoranı mevcut. Odalarında plazma tv, klima, saç kurutma makinesi, minibar, kahve makinesi ve özel banyo bulunuyor. Çocuklar ve evcil hayvanlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 15 numara.

Gazimağusa Otelleri

16. Salamis Bay Conti Hotel Resort & SPA & Casino $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kocareis Plajı yakınlarında, iki yüzme havuzu, fitness alanı, çocuk kulübü, havaalanı servisi, özel plaj alanı ve spa merkezi gibi imkanlar sunan beş yıldızlı bir casino oteli. Açık büfe kahvaltısı var. Odalarında özel banyo, klima, uydu tv, minibar ve kettle gibi donanımlar mevcut. Her yaştan çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostlar için uygun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 16 numara.

17. Grand Sapphire Resort & Casino $$$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Özel plaj alanı, üç yüzme havuzu, spa merkezi ve restoranı bulunan beş yıldızlı bir konaklama seçeneği. Kahvaltı servisi mevcut. Odaları havuz manzaralı balkona açılıyor. Hepsi özel banyo, kettle, kahve makinesine sahip. Bazı odalarında buzdolabı ile donatılmış mutfak da bulunuyor. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası müsaitliğe bağlı sağlanıyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 17 numara.

18. La Terrazza Hotel $$

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Havaalanı servisi, fitness merkezi ve restoranı bulunan bir şehir oteli seçeneği. Kahvaltı dahil hizmet veriyor. Odalarında doğal tonlar ve malzemeler kullanılmış. Hepsi klima, tv, kettle, saç kurutma makinesi, kahve makinesi, minibar gibi özelliklere sahip. Çocuklar burada kalabiliyor, bebek karyolası ücretsiz. Maalesef evcil dostlar için uygun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 18 numara.

19. La Regina Veneziana $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

La Regina Veneziana, Venedik Sarayı’na ve Othello Kulesi’ne beş dakika yürüme mesafesinde bulunurken otantik bir Kıbrıs evinde konaklama imkanı sunuyor. Sevilen bir kahvaltısı var. Odaları klima, tv, klima, saç kurutma makinesi, kettle, minibar ve özel banyoya sahip. Evcil dostların aksine çocukların konaklamasına uygun. Bebek karyolası ücretsiz. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 19 numara.

20. Grand Sapphire City Hotel $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Gazimağusa Limanı bölgesindeki dört yıldızlı bir şehir oteli seçeneği. Yüzme havuzu, otoparkı, havaalanı servisi, spa ve fitness merkezi mevcut. Odalarına doğal tonlar hakim ve hepsinde özel banyo, düz ekran tv, minibar, çalışma masası, kettle gibi donanımlar bulunuyor. Her sabah açık büfe kahvaltı servisi var. Çocukların için uygun, bebek karyolası ücretsiz. Evcil dostlar kabul edilmiyor. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 20 numara.

21. Golden Palms Guest House & Cafe $

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Konum olarak Gazimağusa Kalesi civarından bir konukevi. Ücretsiz wifi bağlantısı ve ücretsiz otoparkı mevcut. Odalarının her biri bahçeye açılıyor hepsinde veranda, düz ekran tv, buzdolabı, kettle, minibar, çalışma masası ve özel banyo bulunuyor. Çocukların konaklamasına uygun fakat bebek karyolası bulunmuyor. Evcil dostlar için uygun değil. Oteli detaylı incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Haritada 21 numara.

The post KUZEY KIBRIS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KIBRIS OTELLERİ appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kibris-nerede-kalinir/feed/ 0
KIBRIS’TA GEZİLECEK YERLER https://www.bizevdeyokuz.com/kibris/ https://www.bizevdeyokuz.com/kibris/#comments Wed, 14 May 2025 19:16:46 +0000 https://www.bizevdeyokuz.com/?p=109547 Kıbrıs'a gitmeyi düşünüyor, Kıbrıs görmeye değer mi, görecekleriniz sizi tatmin eder mi, neresine ne kadar zaman ayırmalı, nasıl bir rota çıkarmalı anlamak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Herhangi bir plan ya da rezervasyon yapmadan önce ilk okumanız gereken yazımız budur.

The post KIBRIS’TA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
Kıbrıs daha çok kumarhaneleri ve deniz turizmi ile anıldığından, biz ise daha çok kültür gezisi sevdiğimiz için Ada’ya hep bi mesafeli durmuştuk. Gördük ki, sadece kimlik kartı ile gitme kolaylığında olmasına rağmen Kıbrıs’a gitmemek için bunca sene boşuna ayak sürümüşüz. O yüzden yazımıza bizim gibi Kıbrıs görmeye değer mi emin olamayanların içine su serperek başlayalım: Kıbrıs’ın uzaktan sığ göründüğüne bakmayın, Venedik, Fransız ve İngiliz mirası ile size beklediğinizden çok farklı çehreler sunabilen ve sınırlar/ kimlik konularında zihninizi ateşleyecek derinlikte bir yer.

Bununla birlikte eğer gönül eğlendirmeye gidecekseniz, 1974’ten beri süregelen siyasi izolasyon ülkenin imkanlarını oldukça kısıtladığı için iyi yeme-içme, alışveriş, tasarım, lüks namına beklentilerinizi yüksek tutmayın. Madalyonun diğer tarafında ise bu “az gelişmişliğin” imkan tanıdığı uçsuz bucaksız sahillerini ve bozulmamış doğasını yaşayabilmenin lüksü var. Tanrıça Venüs’ün denizden çıkıp yeryüzüne ayak bastığına yer olduğuna inanılan Kıbrıs’ta elbette el değmemiş, mitolojik güzellikte kumsallar (özellikle Karpaz) sizi bekliyor. Doğal güzelliklerine Girne ve Lefkoşa’nın tarihi yapılarını, Bellapais ve Karmi gibi şirin köyleri de beklediğimizde Kıbrıs’tan zihni formatlayacak 3-4 günlük bir kaçamak çıkartabilirsiniz. İşte bu yazımızda da böyle bir kaçamağın taslağını planlamak için gereken bilgileri bulacaksınız.

Burada sizi nelerin beklediğinin fragmanı niteliğindeki Kıbrıs hikayelerimize de bir göz atın deriz!

Kıbrıs Seyahati Planlaması – Gitmeden Önce

Kuzey Kıbrıs’a Nasıl Uygun Fiyatlı Uçak Bileti Bulurum?

KKTC’ye Türkiye’den tüm havayollarının Lefkoşa Ercan Havalimanı’na direkt uçuşlar var. Her şekilde uçak biletinizi almadan önce mutlaka seçenekler arası fiyat karşılaştırmasını yapın deriz.

Ercan Havalimanı’na uygun fiyatlı UÇAK BİLETİ bulmak için TIKLAYIN.


Kuzey Kıbrıs’a Feribotla Nasıl Gidilir?

Türkiye’den Kıbrıs’a feribot seferlerinin en sık ağı Mersin limanından ama Taşucu Limanı’ndan da seferler oluyor. Her iki limandan da kalkan feribotlar Kuzey Kıbrıs’taki ana feribot limanı olan Girne Limanı’na yanaşıyor. Yolculuk genellikle 1.5-2 saat kadar sürüyor. Yaz sezonunda günde en az bir ya da iki sefer oluyor. Özellikle de yaz sezonunda biletleri önceden almak önemli.


Kıbrıs’a Ne Zaman Gidilir?

Kuzey Kıbrıs yaz aylarında aşırı sıcak ve nemli oluyor. Haliyle bizim tüm Akdeniz bölgemizden bile güneyde olan bir adadan bahsediyoruz. Yazı sıcaklıklar açısından çok bunaltıcı olsa da o dönemde Antalya’ya tatile gitmekten çok da rahatsız olmayanları zorlamaz diye düşünüyoruz. Kısacası Haziran – Ağustos ayları arası bizim gitmeyi tercih edeceğimiz bir dönem değil ama gidilmez mi gidilir tabii ne de olsa yazlık yer.

Buna karşılık sıcaklıkların makul düzeylerde seyrettiği Nisan – Mayıs ile Eylül – Ekim ayları arası bizce Kıbrıs’ın en ideal zamanları. Bu dönemler Akdeniz ile flört etmek için en doğru zamanlar bizce. Kış ayları ise Kıbrıs’ın direkt pas geçebileceğiniz dönemi diyebiliriz.


Kıbrıs’a Gitmeye Değer Mi?

Kıbrıs seyahat etmek istediğimiz yerler arasında pek de öncelikli değildi. Her ne kadar yurt dışı olsa da kafamızda Türkiye’nin devamı gibi canlanıyor, kumar & deniz dışında pek da yapılacak bir şey yok gibi geliyordu. İstanbul’u kara kış teslim almış ve bebekli bir aile olarak hareket kabiliyetimiz limitli olmasa muhtemelen daha uzun süre bu önyargının esiri olurduk. Gidince gördük ki, o klasik Kıbrıs paketini yaşamak istemeyenler için de adada 2-3 günü dolduracak kadar çok şey var. Bir kültür gezisi olarak da oldukça ilginç. Fransız, Venedik, Rum, Osmanlı ve İngiliz kültürleriyle harmanlanmış Kıbrıs’ta beklediğimizden daha ilginç bir tarih ve görkemli yapılar bulduk. Ayrıca Türk-Rum kısımları arasındaki gerilimi yerinde dinlemek, dünyanın tek ikiye bölünmüş başkentini tanımak, dünyanın en büyük terk edilmiş yerleşimlerinden biri olan Kapalı Maraş (Varosha)’ı arşınlamak başka hiç bir yerde yaşayamayacağınız, sürreal ve filozofik tecrübeler. Özetle, beklediğimizden daha derin bir ziyaret oldu. Kıbrıs’ı yağmur çamurda gezmemize rağmen güzel vakit geçirdik. Demek ki deniz sezonunda gitsek daha bile keyif alırdık.


Neden Kıbrıs’a Gidilir?

  • En bilindik neden; deniz, kum, güneş…
  • Türkiye’de de var bunlar derseniz, “ama Kıbrıs daha hesaplı” argumanı var.  Gerçi ülkemizin enflasyonist ortamında artık İspanya  bile yanımızda ucuz kaldı artık.
  • Vize gerekmediği gibi, pasaport bile gerekmiyor. Kimliğinizle gidebilirsiniz.
    ÖNEMLİ:
    1. Çocuğunuzun kimlik kartında fotoğrafı olmazsa sınır geçemezsiniz (Ya da pasaportu ile uçmalı)
    2. Pasaport ile giriş yapacaksanız ileri de diğer ülkelerle, özellikle de Yunanistan ile vize problemi yaşamamak için ülkeye giriş ve çıkışta pasaport memurundan damga vurmamasını isteyin.
  • Kumarhaneleri ile meşhur
  • Yakın tarih meraklıları ve kültür turizmi için de ilginç.
  • Yaz sezonu bizimkine göre daha uzun. Ekim’de bile yaz tatiline Kıbrıs’a gidilir.

Ama…

  • Gastronomik olarak çok da özel bir deneyim beklemeyin.
  • Alkol ve sigaranın ucuz olması ile biliniyor. Evet, ülkede çoğu şey bize göre daha uygun fiyatlı ama pek zengin seçenek olmadığı için alışveriş yapmak için tercih edilesi değil. Zaten siyasi sebeplerle yabancı markalar da yok. Alışveriş imkanlarını bir ortalama bir Anadolu şehri gibi düşünebilirsiniz.
  • Keza lüks marinalar, kulüpler, mekanlar arıyorsanız buradaki imkanlar limitli kalacaktır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İçin Vize / Pasaport Gerekiyor Mu?

Kuzey Kıbırs Türk Cumhuriyeti Türk vatandaşlarından vize istemediği gibi pasaport da istemiyor. Yeni tip çipli kimlik kartınız ile adaya geçiş yapabiliyorsunuz. Elbette pasaportunuzla da giriş yapabilirsiniz ancak ülkeye girerken ve çıkarken pasaport memurunun damga basmamasını rica edin. Aksi halde Yunanistan’a bir daha giremezsiniz, Schengen başvurularınızda da sıkıntı olabilir. Ayrıca kimlikle giriş yapacak çocukların yaşı kaç olursa olsun, kimliklerinde fotoğrafları olması gerekiyor aksi halde ülkeye alınmıyorlar. Bu konu çok önemli çünkü çocukların ilk kimlikleri genellikle fotoğrafsız oluyor. Pasaportta ise böyle bir sorun olmuyor çünkü pasaport çıkartmak için fotoğraf zorunluluğu var.


Kuzey Kıbrıs’a Ne Kadar Gün Ayırmak Lazım?

Bizce bu tamamen keyfinize kalmış bir seçim.
Eğer deniz sezonunda gitmiyorsanız, 2 günde ekspres bir Kıbrıs turu yapabilirisiniz ama 3 gün daha yerinde ve telaşsız olur.
Deniz sezonunda gidiyorsanız, şöyle bir Karpaz yarımadasına doğru uzanayım, Kıbrıs’ın Girne ve Lefkoşa dışındaki yüzünü de göreyim derseniz tatilinizi rahatlıkla 4-5 güne çıkarabilirsiniz. Yazın şehir, ören yeri gezmek için gündüzler aşırı sıcak olduğundan keşif gezilerinizi 9-12 arasında planlayın. Bu gezinizi verimsizleştireceği için buyrun öncelikle görmenizi tavsiye ettiğimiz yerler:


Öncelikli Görülmesi Gereken 3 Yer

  1. Lefkoşa Sokakları (Yürüyüş rotaaı için Lefkoşa yazımıza uğrayın)
  2. Kapalı Maraş
  3. Bellapais Manastırı

Kuzey Kıbrıs’ın Hangi Bölgesinde Konaklamalı?

– Deniz Tatili veya Lüks Tatil İçin Girne & Gazimağusa: Girne bölgesi lüks casino otelleri ile kendini turizm sahnesinde konumlarken Gazimağusa ise daha çok güzel denizi ve resort otel turizmi ile öne çıkıyor. Denize girilebilecek bir mevsimde geldiyseniz, önceliğinizin bu iki bölgeden biri olması en mantıklısı olur.

Girne otellerini incelemek için tıklayın.

Gaziamağusa otellerini incelemek için tıklayın.

– Kültür Tatili İçin Lefkoşa: Eğer KKTC’ye deniz sezonu dışında geldiyseniz ve kültür tatili yapacaksanız, adanın asıl merkezi Lefkoşa’da konaklamayı tercih edebilirsiniz. Böylece çok daha ekonomik seçenekler de bulabilir, havalimanına ve gezilecek diğer her yere de eşit mesafede kalmış olursunuz.

Lefkoşa otellerini incelemek için tıklayın.


Kuzey Kıbrıs’ta Seçtiğimiz Oteller

Kuzey Kıbrıs bizce konaklama konusunda çok da farklı seçenekler sunan yerlerden biri değil. Buradaki oteller ya çok lüks, devasa, göze pek de hitap etmeyen dekorasyonlara sahip casino otelleri ya da oldukça mutevazı olan konukevleri veya orta bütçeli şehir otelleri. Pek de öyle hoş butik oteller, konsept oteller, Kaş’tan veya Yunan adalarından alışkın olduğunuz sonsuzluk havuzlu villalar bulmayı beklemeyin deriz. Biz adada konaklamanızı önerdiğimiz bölgelerden birkaç seçeneği aşağıya bırakıyoruz ama yazının devamında da bölge bölge incelediğimiz Kıbrıs’tan daha fazla otel önerisini bulabilirsiniz.

Cratos Premium Hotel $$$

Girne’nin en lüks 5 yıldızlı casino otellerinden biri. Otelin odalarında bahçe manzaralı balkon, minibar, klima ve tv mevcut ama bazı odaları deniz manzaralı. İncelemek için TIKLAYIN.

Kemerli Konak Boutique Hotel $$


Girne’nin Zeytinlik Köyü’nde bulunan bir butik otel. Açık yüzme havuzu, restoranı ve barı bulunuyor. Odalarında özel banyo, minibar, klima ve düz ekran tv mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

La Regina Veneziana $$

Gazimağusa’da, Venedik Sarayı’na ve Othello Kulesi’ne beş dakika yürüme mesafesinde bulunan otantik bir Kıbrıs evi. Sevilen bir kahvaltısı var. Odaları klima, tv ve klimaya sahip. İncelemek için TIKLAYIN.

Pedieos Guest House $

Lefkoşa’da, iyi bir kahvaltısı olan konukevi seçeneği. Birimlerinde özel banyo, klima, düz ekran tv, buzdolabı, kettle gibi donanımlar mevcut. İncelemek için TIKLAYIN.

Aşağıdaki bağlantıdan Kuzey Kıbrıs’taki tüm otelleri ve daireleri inceleyebilirsiniz.

– Kuzey Kıbrıs’taki tüm OTELLER ve EVLER için TIKLAYIN.

Kıbrıs’tan daha fazla konaklama önerilerimizi içeren bir KUZEY KIBIRS’TA NEREDE KALINIR? – EN GÜZEL KKTC OTELLERİ yazımız da var.


Araba Kiralamak Gerekir Mi?

Kıbrıs’ı gezmek için ilk şart Ercan Havalimanı’ndan araç kiralamak. İlk şart diyoruz çünkü araçsız bu adayı keşfetmeniz oldukça zor. Adada toplu taşıma ağı çok sınırlı ve sadece ana merkezler arasında işleyen minibüsler gibi seçeneklerden ibaret. Bir de Karpaz taraflarında da gitmeyi planlıyorsanız, planlamıyorsanız da bizce planlamalısınız, altınızda altı biraz yüksek bir araç olması iyi olur zira genel olarak o bölgede yollar oldukça bozuk. Kıbırs’ta uygun fiyatlı araç kiralamak için TIKLAYIN.

Kıbrıs’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Bütçe ve Maliyetler

 

Kategori Konaklama (Gecelik) Yemek (Günlük) Günlük Bütçe
Düşük Bütçe $20-$50 $10-$20 $30-$70
Orta Bütçe $50-$100 $20-$40 $70-$140
Yüksek Bütçe $100-$300+ $40-$80+ $140-$380+

 

Yeme-İçme Deneyimleri Olarak Beklentilerinizi Düşük Tutun

Kıbrıs iyi hoş ama gidip gördüğümüz üzere belki casino ve resort otel turizmine daha çok eğildiğinden belki de talep azlığından bilemiyoruz, bizce yeme-içme sektörü çok ilerlememiş. Bir kere restoranların çoğu ya klasik meyhane tarzında ya da bir şekilde tutmuş zincir markaların şubeleri. Kendine has, nitelikli, şöyle hem göze hem damağa hitap edecek mekanlar bil elin parmağını geçmiyor. O yüzden Kıbrıs’ta bir Bodrum, bir Çeşme bir Urla kalibresinde ortamlar ve mekanlar bulmayı beklemeyin deriz.

Fiyatların Türkiye’ye Göre Uygunluğu Ama Seçenek Yokluğu

Kıbrıs alkol ve sigaranın ucuz olması ile biliniyor. Evet, ülkede çoğu şey bize göre daha uygun fiyatlı ama pek zengin seçenek olmadığı için alışveriş yapmak için tercih edilesi değil. Zaten siyasi sebeplerle yabancı markalar da yok. Alışveriş imkanlarını bir Anadolu şehri gibi düşünebilirsiniz. Lüks marinalar, kulüpler, mekanlar arıyorsanız buradaki imkanlar yine çok limitli kalacaktır.

Kıbrıs’ın İç İçe Geçen Çok Katmanlı Mimarisi



Kıbrıs sokaklarında katman katman bir mimari doku bulmak çok güzel! Hatta Kıbrıs’ın mimarisi için geçmişten bugüne medeniyetlerin üst üste inşa ettiği mimari bir atlas diyebiliriz sanki. Güzelliği ve stratejik konumuyla Akdeniz’in cennet adalarından biri olan Kıbrıs’ı pek çok medeniyet ele geçirmek istemiş.

Bunun sonucunda Miken Uygarlığından Fenikelilere, ardından Roma ve Bizans’a, Lüzinyanlar’dan (Fransız) Venediklilere, Osmanlı’dan İngilizlere çeşit çeşit pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu da ne demek, sokaklarında yürürken o çağdan şu uygarlığa tanık olacağınız farklı mimarili yapılar demek. Adada bir yanda Salamis Antik Kenti ile Roma dönemine ışınlanırken diğer yanda Bellapais sizi Frenk Gotiği, Othello Kalesi ise Venedik etkisindeki mimarisiyle kendisine hayran bırakıyor. Osmanlı’nın etkisini de hiçe sayamıyoruz tabii ki. Lefkoşa’daki Büyük Han döneminin etkileyici kervansarayları arasındayken Selimiye Camii ve Lala Paşa Camii de önceden bir katedral olup dönüştürülen eklektik yapılardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

İngiliz Priz Sistemi Var

Priz, Kıbrıs’a seyahat ederken aklınızda bulundurmanız gereken bir konu. Sonuçta havaalanından indiğinizde şarjı bitmiş telefonunuza priz ararken karşılaştığınız manzarayla üzülün istemeyiz. Kıbrıs’ta İngiltere’de de olduğu gibi Type G denilen üç girişli prizler var. Türkiye’deki iki girişli Tip C prizlerden farklı. Bu yüzden valizinize bir de adaptör eklemeniz lazım. Çok acil durumda kalırsanız oradaki marketlerde de bulabilirsiniz, fakat priz konusunu garantiye alın deriz.

Trafik Sol Şeritten Akıyor, Direksiyonlar Da Sağ Tarafta

Kıbrıs için en mantıklı ulaşım aracının araba olduğunu söyleyebiliriz. Otobüs ve minibüsler de var fakat arabanın avantajlı olduğunu düşünüyoruz. Kendi aracınızla gitmeseniz bile Kıbrıs’ta araba kiralama seçenekleri epey yaygın. Diyelim araba kiralamaya karar verdiniz, bu durumda göz önünde bulundurmanız gereken birkaç durum var:

– Kıbrıs’ın İngiliz sömürgesi olduğu dönemden yadigar bir özellik, hem Rum hem de Türk kesiminde trafik sol şeritten akıyor.

– Buna karşılık, arabalarda direksiyon sağ tarafta. Adapte olmanız biraz vakit alsa da çok uzun sürmeyecektir.

– KKTC’de Türk ehliyeti geçerli.

KKTC’de Türk Lirası Geçiyor Mu?

Cevap evet. Kuzey Kıbrıs’ta da Türk Lirası resmi para birimi. Fakat Pound ve Euro da gayet geçerli olan para birimleri. Hatta çoğu yerde TL yerine Euro veya Pound cinsinden fiyatlandırma görebilirsiniz çünkü sürekli oynayan ve değer kaybeden TL fiyatları her gün güncelleme gereği doğurduğundan fiyatları daha sabit para birimlerinden yazmak çok daha mantıklı.

Kıbrıs Sorununu Araştırın

İngiliz hükmünün ardından 1960’ta adada iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti kurulur. Ancak Kıbrıslı Rumların Yunanistan’a bağlanma suretiyle anayasal düzeni değiştirmeye girişmesi ve Rumların Türk ailelere saldırdığı 1963’teki Kanlı Noel olayları ile bütünlük bozulur. Gerilim tırmandıkça Türkler ve Rumlar yerleşkelerini ayırırlar ve bu daha sonraki gerçekleşen bölünmenin temelini oluşturur. 1974’te Yunanistan desteği ile darbe yapılarak Kıbrıs yönetimine ayrılıkçı terör örgütü lideri getirilir. Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak adanın kuzeyine askeri müdahalede bulunur ve Kıbrıs fiilen ikiye bölünür. Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası alanda tanınırken, kuzeyde 1983’te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sadece Türkiye tarafından tanınmaktadır. Gelişmelerden yarım asır sonra bile kalıcı bir çözüm sağlanamamıştır. Kıbrıs sorunu bugün hâlâ Doğu Akdeniz’deki enerji, güvenlik ve kimlik meseleleriyle iç içe geçmiş, çözümü karmaşıklaşmış bir uluslararası kriz.

Yarım asırdır meselenin çözülememesinden de anlayacağınız üzere konu çok iki cümleye sıkıştırılamayacak kadar karmaşık. Ancak mutlaka öğrenilmesi lazım çünkü tarihte önemli bir yere sahip, hem de adanın çehresinden imkanlarına Kıbrıs deneyiminizin her anı eninde sonunda bu konuya çıkıyor. O nedenle de gitmeden önce Kıbrıs Sorunu: Kıbrıs Barış Harekatı, KKTC & Bugün yazımızı okumayı es geçmeyin.

Kıbrıs’ta Gezilecek Yerler Haritası

Haritayı zoom yaparak detaylı görüntüleyebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

  1. Lefkoşa
  2. Girne Kalesi
  3. Girne Yat Limanı
  4. St. Andrew’s Kilisesi
  5. Ağa Cafer Paşa Camii
  6. Hasan Kavizade Huseyin Efendi Çeşmesi
  7. Arhangelos Michail İkon Müzesi
  8. Bellapais Manastırı
  9. Karmi Köyü
  10. St. Hilarion Kalesi
  11. Antiphonitis Kilisesi
  12. Kormaçit Köyü
  13. Mavi Köşk (The Blue House)
  14. Buffavento Kalesi
  15. Panagia Apsinthiotissai
  16. Tarihi Tank
  17. Lala Mustafa Paşa Cami
  18. Namık Kemal’in Zindanı
  19. Othello Kalesi
  20. Kapalı Maraş
  21. St. Barnabas Manastırı
  22. Salamis Harabeleri
  23. Dipkarpaz Milli Parkı
  24. Apostolos Andreas Manastırı
  25. Kantara Kalesi
  26. Ayfilon Kilisesi
  27. Soli Antik Kenti Harabeleri
  28. Aziz Mamas Manastırı
  29. Lefke
  30. Cengiz Topel Anıtı

Yeme-İçme

  1. Archway Restaurant
  2. The Meyhane
  3. Niazi’s Restaurant
  4. Treasure Restaurant
  5. Kybele Restaurant
  6. Yorgo Kasap Restaurant
  7. Ego Bar
  8. Eziç Peanuts
  9. Eziç Lapta
  10. Silver Rocks Restaurant
  11. The Soulist Coffee & Music House
  12. Rest
  13. Bellapais Coffee House
  14. Driftwood – Restaurant, Bar & Beach
  15. Tervetuloa Restaurant
  16. Nima Restaurant & Lounge Bar
  17. Dragon Chinese Takeaway Restaurant
  18. Master Roaster
  19. Tezgah Cafe
  20. Bellapais Gardens Restaurant
  21. Lido Cyprus
  22. Best Burger “Alsancak”
  23. Castello Restaurant & Bar
  24. Petek Pastahanesi
  25. Roots Seaside Cafe & Bar
  26. The Palm House
  27. Eagle’s Nest Restaurant and Edge Bar
  28. Tatlı Hayat
  29. Sertbay Restoran
  30. Eziç Yeniboğaziçi
  31. Garavolli Cafe Bar Restaurant
  32. Café Paris & Bakery
  33. Caleo Fine Dining Restaurant
  34. Kadı Restoran
  35. Körfez Restaurant
  36. Epic Burger
  37. Cortado Espresso bar Long Beach
  38. PeraMackenzie

Plajlar

  1. Alagadi Turtle Beach
  2. Escape Beach Club
  3. Kervansaray Halk Plajı
  4. Mare Monte Beach
  5. Barış Plajı
  6. Beach Camelot!
  7. Suna’s Beach Club
  8. Esentepe Public Beach
  9. Maraş Plajı
  10. Palm Beach Plajı
  11. Glapsides Plajı
  12. Koca Reis Beach
  13. Bedis Beach Pavillion
  14. Altınkum Plajı
  15. Ayfilon Beach
  16. Zafer Burnu Plajı
  17. İskele Belediyesi Makenzi Halk Plajı
  18. The Island of Beach ‘Yilmaz’ lovely chap

1. Lefkoşa’da Gezilecek Yerler



Avrupalı mimarisi, dinamik sosyal hayatı ile Kıbrıs favorimiz başkent Lefkoşa. Böyle bir deniz tatili cennetinde gidip de kalbimizi adanın ortasında kalan Lefkoşa’ya kaptırmak inanın bizim için de sürpriz oldu. Barış Harekat’ından önce de adanın başkenti olan şehir,  ortasından geçen Yeşil Hat ile iki bölünmüş. Bugün Lefkoşa, Kıbrıs’ın hem kuzeyinin hem de güneyinin başkenti olup, ikiye bölünmüş dünyanın tek başkenti.

Bir mahallesini geziyoruz, klasik bir Osmanlı kasabasındayız, bir mahallesini geziyoruz Venedik ve İngiliz mimari unsurları ile Avrupa’ya ışınlanıyoruz. KKTC’de bir kafede oturuyoruz ama hapşırsak güney Kıbrıs’tan “Çok yaşa” diyecekleri kadar da diğer tarafa yakınız. İşte adanın bu kültürel mozaiğini hiç bir yerde hissetmediğimiz kadar Lefkoşa’da hissettik. Aynı zamanda şehirde 6 üniversite olması da burayı kültürel ve sosyal olarak çok daha hareketli bir yer yapıyor.

Gelelim burada neleri göreceğinize… Müzeydi, tarihi mekandı, hiç biri size sokakları yürümek kadar Lefkoşa’yı anlatmayacak. Önceliğiniz Surlariçi Bölgesi’ni sokaklarını gezmek olsun. Venedik yapılarından devşirilen Osmanlı yapıları, Osmanlı mimarisinden devşirilen İngiliz yapıları… Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Sürekli Osmanlı arastasında dönüp durmayın, farklı dokuları da görün diye birkaç durak ekleyelim:

– Osmanlı mirası için insana Bursa’ya düşmüş gibi hissettiren Büyük Han, arastanın içindeki sürpriz Lokmacı Sınır Kapısı ve Gotik bir kiliseden devşirilen Selimiye Camii.
Yeşil Hat denilen, iki taraf arasında sınır oluşturan tampon bölge, Lefkoşa’nın içinden de geçiyor. Coğrafyanın ve beşeri şartların mümküm kıldığı yerlerde hat oldukça geniş ama Lefkoşa’nın içindeki bazı noktalarda çok daralıyor, 3,3 metreye kadar düşüyor.
– Holy Cross Catholic Church‘ü hedeflerseniz (hattın içinde kalıyor) bitişik nizam bir sokağın ortasından geçen hatta ve sınır komşuluklarına şahit olabilirsiniz. Yalnız kiliseye girişler Rum tarafından olduğu için ziyaret edemezsiniz.
Kuzey Kıbrıs Yüksek Mahkemesi (Eski İngiliz Koloni Mahkemesi) ve çaprazındaki tarihi posthane binası.
Girne Cadddesi’ndeki Levanten doku.
– 107 yıllık taş konakta bulunan 1937 tarihli Rüstem Kitabevi.
Sınır Parkı‘na gidip Güney Kıbrıs’a bakın.
– Oradan bir setin üzerinden diğer tarafa bakan Zehra Sokak’taki hoş mekanlarda takılın. Sanırım şehrin en hip yeri burası.
– Kafeler, barlar ve mağazalarla dolu şehrin alışveriş caddesi ve Dereboyu’nu gezmek isterseniz de Suriçi’nden uzaklaşmanız gerekiyor. Lefkoşa’yı bu rehbere sıkıştırmayıp yeme-içme mekanları ve gezilecek yerleri ile ayrı bir yazıda anlattık. Daha fazlası için o yazımızı okumalısınız: Lefkoşa’da Gezilecek Yerler.

Lefkoşa’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

TasEV Guesthouse $ : Venedik Sütunu’na üç dakika yürüme mesafede bulunan bir konukevi. Birimlerinde ücretsiz wifi, klima, özel banyo ve kahve makinesi bulunuyor. Kahvaltı servisi de var.

Nicosia Eagle Eye $: Açık büfe kahvaltısı olan bir otel. Odalarında wifi, özel banyo, gardırop, kettle, minibar ve kahve makinesi gibi özellikler mevcut.

Djumba Hotel & Cafe $$: Havaalanı servisi, ücretsiz otoparkı ve restoranı bulunan bir otel. Odaları klima, düz ekran tv, buzdolabı ve kettle gibi özelliklere sahip.

Hotel Sun $$: Fitness merkezi, çatı havuzu, havaalanı servisi ve ücretsiz otoparkı olan üç yıldızlı konaklama seçeneği. Odalarında özel banyo, klima, kahve makinesi, minibar, düz ekran tv bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı mevcut.

2. Girne’de Gezilecek Yerler

Girne Kıbrıs’ın her ne kadar kumarhane otelleri ile özdeşlemiş olsa da çokkültürlü dokusu, Karmi gibi sevimli dağ köyleri, Bellapais Manastırı gibi harika yapıları ile adanın en sürprizli bölgesi. Tabii deniz kum güneş keyfine mola verip arabasına atlayıp keşfetmesini bilenlere… Zaten Girne bölgesinin denizi o kadar da matah değil. Yer yer Alanya gibi bulanık ve kayalık olabiliyor. Eğer yazının devamında sesimize kulak verirseniz çok daha güzel denize girme fırsatları da yakalarsınız. 😉 O yüzden Girne’yi deniz tatilinden çıkarıp kültür tatili hanesine rahatlıkla yazabilirsiniz.

2.1 Girne Merkez

2.1.1 Girne Kalesi ve Batık Gemi Müzesi


Girne Kalesi, 7. yüzyılda Arap akınlarına karşı korunmak için Bizanslılar tarafından yapılmış bir kale kompleksi. Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı mimarisinden izler görüyorsunuz. İngiliz Sömürge İdaresi döneminde polis okulu ve onlara karşı çıkan ayaklanmalarda tutuklananları tutmak için hapisane olarak kullanılmış. Genişçe dikdörtgen bir alana yayılmış ve bütün heybetiyle limanın incisi. İçeride oda oda birkaç kısmını gezebiliyorsunuz. Girişte ise sizi Batık Gemi Müzesi karşılıyor. 1967’de Kıbrıs sularında bulunan batık geminin 2.300 yıl önce battığı düşünülüyor ve bu onu dünyanın en eski batık gemilerinden biri yapıyor. Müzede geminin çıkarılma çalışmalarının fotoğrafları, 15 metre uzunluğundaki gövdesi ve bazı kısımları sergileniyor. Kaleye pazar günleri dışında haftanın her günü 18.00’a dek girebiliyorsunuz. Biletleriyse girerken küçük bir ücret karşılığında alabiliyorsunuz. Bizce kaleden Girne Limanı görüntüsü tüm adadaki en güzel karelerden biri. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

2.1.2 Girne Yat Limanı


Bu liman eskiden ticaretin merkezlerinden biriymiş ve ada ticaretinde büyük öneme sahipmiş. At nalına benzeyen limanın büyük bir kısmı Venedikliler tarafından şekillendirilmiş. Ana karaya da oldukça yakın cep şeklindeki limanın savunmasında hemen yakınındaki kale önemli rol oynamış. Günümüzde yatlar ve balıkçı tekneleri arasında yürüyüş yapmak için keyifli. Çevresinde restoran ve barlar yer alıyor ama biraz fazla turistik, iç kısımlarda daha güzel seçenekler bulabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

2.1.3 Saint Andrew Kilisesi

Fotoğraf Kaynak: Michal Klajban, St. Andrew’s Church, Kyrenia, Northern Cyprus, CC BY-SA 4.0

1913 yılında Aziz Andrew’u anmak adına inşa edilmiş, Girne merkezdeki beyaz minik Anglikan kilisesi. Günümüzde adada yaşayan İngilizlerin ibadet edebilmesi için aktif olarak açık. İçerde 1950’lerden dini parçalar ve 6. yüzyıla dayandığı düşünen bir vaftiz kasesi sergileniyor. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

2.1.4 Ağa Cafer Paşa Cami

Ağa Paşa Camisi, Girne Limanı’na yürürken eski taş yapısıyla dikkatinizi çekecek, tek minareli bir cami. Çift taralı merdiven girişinden ya da giriş cephesindeki kemerli yapılardan da anlayabileceğiniz üzere Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyor. İç mimarisi ise klasik bir cami şeklinde. 1580 yılında inşa edilmiş. Günümüzde cami aktif olarak ibadete açık. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

2.1.5 Hasan Kavizade Hüseyin Efendi Çeşmesi

Hasan Kavizade Hüseyin Efendi Çeşmesi’nin hangi yılda yapıldığı bilinmiyor olsa da bir Osmanlı Dönemi çeşmesi. Muhtemelen ismini de yaptıran kişiden alıyor. Kesme taşlar kullanılarak inşa edilen çeşme zamanla doğa ve şehirle içiçe geçmiş. 2020’li yılların başında orijinal dokusu bozulmadan restore edilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

2.1.6 Arhangelos Michail İkon Müzesi

Girne Limanı’na yürüme mesafesindeki bu müze aslında 1860 yılında inşa edilen bir kilise binası. Çan kulesi ise 25 yıl sonra ekleniyor. Kilisenin dışında Bizans Dönemi’ne ait bir lahit de bulunuyor. İbadet amaçlı kullanılsa da 20. yüzyıl sonlarında müzeye dönüştürülüyor ve 17-19. yüzyıllara ait ikonlar burada sergileniyor. Bembeyaz yapının dış mimarisinden fark edeceksiniz ki hayli yıpranmış ve bakımsız kalmış. Dönem dönem kapalı olabiliyor bu yüzden içini gezemeyebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

2.2 Bellapais Manastırı


Bellapais yani, Türkçe’deki karşılığıyla Beylerbeyi köyünde bulunan bu tarihi bir manastır Doğu Akdeniz’de Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri, Yakın Doğu’daki en güzel Frenk binası sayılıyor. 1187’de Selahaddin Eyyübi’nin Kudüs’ü ele geçirmesinin ardından çoğu Fransız rahiplerden oluşan katolik Augustinian Tarikatı Kıbrıs’a sığındı ve Bellapais köyünde ilk manastırı kurdular. Daha sonra adaya hükmeden Lüzinyan kralları da Fransız kökenliydi, dolayısıyla bu rahipleri destekleyip Bellapais gibi yapılar inşa etmelerine yardım ettiler. Bu yüzden manastır hem mimari olarak hem kültürel olarak Fransız Gotik tarzı taşır. 1198’de ilk yapılar inşa edilmiş, bugünkü görkemli hâlini ise 13. yüzyılın ortalarında almış. Zaten Kıbrıs Fransızların yönetiminde zenginlik olarak altın çağını yaşıyor.

Takip eden yıllarda da manastıra Osmanlı’nın hiç dokunmadan Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’ne devretmesiyle yapı kilise olarak kalmaya devam ediyor. Katoliklerin adaya hükmettiği dönemlerde Ortodoks Rumlar oldukça baskı altındaymış. Osmanlı donanması kuşatmaya geldiğinde Rumlarla bir anlaşma yapmışlar. Şehre giren gizli tünelleri göstermeleri karşılığında, adanın tüm Katolik kiliseleri onlara verilmiş. Bu yüzden kiliseler iki mezhebin de izlerini taşıyor.

Konser salonu olarak kullanılan alanda kurşun izleri sizin de hemen dikkatinizi çekecektir. Bu izler zamanında Rum çetelerin köy halkını korkutmak amacıyla sıktıkları kurşunlarmış. Plan işe yaramış ve o dönem burada yaşayan Türkler buradan yankılanan kurşun seslerinden korkup köyden kaçmış, evlerini terk etmek zorunda kalmışlar.

Yüksek kemerlerini ve zarif taş işçiliğini incelerken oturup bir şeyler atıştırabileceğiniz bir kafesi de var. Giriş ücretli. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

2.3 Karmi Köyü



Meşhur Karmi Köyü adadaki İngiliz ve Rumlar’ın yerleşim yerlerinden biri ve genelde İngiliz Köyü olarak geçiyor. Şimdilerde resmi ismi Karaman olan köy ilk olarak 1970’lerin seksi yıldızlarından Raquel Welch’in oynadığı Beloved filminin Karmi’de çekilmesiyle üne kavuşmuş. Barış Harekatı sonrası burada yaşayan Rumlar köyü terk edince bir müddet hayalet köy olmuş. Sonra devletin turizme kazandırma çabaları sonrasında tekrar hareketlenmiş. Bugün çok sayıda İngiliz yaşadığı için İngiliz köyü olarak geçiyor. Şirin konaklar süslü sokaklarının merkezinde ise Meryem Ana Kilisesi var. Aslında oldukça sakin, dar sokaklı, Arnavut kaldırımlı, doğal güzellikleri olan bir köy. Yalnızca köy sakinlerinin işlettiği birkaç işletme ve atölye var. Açılış kapanış saatleri de köy halkının keyfine göre değişiyor. Londra’daki telefon kulübeleri gibi bir kulübe de bu köyde ve sevilen fotoğraf noktalarından biri. Sakin ve doğa içinde bir yürüyüş için popüler bir nokta. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

2.4 St. Hilarion Kalesi

Fotoğraf Kaynak: Zairon, Kyrenia – Girne Burg St. Hilarion 2, CC BY-SA 4.0

St. Hilarion Kalesi de Karmi Köyü gibi Karaman’a bağlı, dik ve sarp bir kayanın üstüne konumlanmış bir kale yapısı. Kıbrıs’ta Beşparmak sıradağlarının 3 ana kalesinden biri. Diğer ikisi de Kantara ve Buffavento. Tam olarak ne zaman kim tarafından yaptırıldığı bilinmese de yaygın kanı 11. yüzyıl ve Bizanslılar olduğu yönünde. Kale ismini zamanında buraya gelip inzivaya çekilmiş olan bir papazdan alıyor. Şehre yukarıdan bakmak için oldukça yüksek bir konumda ama ulaşması düşündüğünüz kadar kolay olmuyor. Yaklaşık 1 saatlik yatay seyreden bir tırmanıştan sonra zirveye çıkmak için de 730 metrelik bir merdiven çıkmanız gerekiyor. Umarız kondisyonlusunuzdur. Sırf bu yüzden çocukla gezmek biraz zorlayabilir. Yanınıza mutlaka su ve yükseklik nedeniyle yukarılar serin olabileceği için kalın bir şeyler almanızı ayrıca mutlaka spor ayakkabı giymenizi tavsiye ederiz. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

2.5 Antiphonitis Kilisesi

Antiphonitis kilisesi, Kalograia Köyü yakınlarındaki dağlık kısımda yer alan 12. yüzyılda inşa edilmiş bir kilise. Özellikle 15. yüzyılda, Bizans dönemi ikona ve dini resimlerin yok edilmesi hareketi yani İkonoklazm döneminde ayrıca dikkat çekmiş. Bu kilisenin de klasik Bizans tarzındaki dış mimarisinden öte en dikkat çekici özelliği aslında iç mimarisindeki renkli freskleri ve ikonları. Bu yüzden o dönemde oldukça tahrip edilmiş. Yine de korunduğu kadarıyla iç fresk ve mozaikleri oldukça hoş. Bazılarında İsa’nın yaşamı tasvir edilirken bazılarında dini sahneler ve azizler tasvir edilmiş. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

2.6 Kormacit Köyü (Koruçam)

Fotoğraf Kaynak: muffinn, Kormakitis general, CC BY 2.0

Kormacit Köyü’nü Koruçam ismiyle de duyabilirsiniz. Bu köy 1974’te adadaki 4 Maronit – Kıbrıs’a 7. yüzyılda Lübnan’dan gelip yerleşen Hristiyan müritlere verilen ad – yerleşim yerinden biriymiş. Bu tarihten sonra ise devlet kontrolünde göç ettirilmişler. O zamanlar 4 köyde toplam 2000 Maronit yaşarken bugün bu sayı yüze kadar inmiş durumda. Köyün nüfusu çok fazla olmasa da hala Maronitler için bir yerleşim yeri hatta günümüzde tek yerleşim yeri. Göçenlerin bir kısmı Lübnan’a bir kısmıysa Kıbrıs’ın farklı yerlerine göçmüş ama şuan yalnızca bu köy özelinde adada bir Maronit nüfusu var diyebiliriz. Geçimini hayvancılıktan sağlayan bu konuda kendini oldukça geliştirmiş bir. Hem sakin dokusunu, hem de kültürel değerlerini hem de nüfussal anlamdaki otantikliğini korumaya çalışan yerlerden. Aziz Georgios Kilisesi karşısındaki köy kahvesinde ve yeme-içme bölümünde bahsedeceğimiz kasap restoranda köyle ilgili bolca sohbet fırsatına hazır olabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

2.7 Mavi Köşk (The Blue House)

Çamlıbel’deki bu köşkü dışarıdan farketmeyebilirsiniz çünkü ağaçların içinde gizlenmiş bir şekilde duruyor. 1956’da İtalyan asıllı bir Rum olan Pablo Pavilides tarafından inşa ettirilmiş. Pablo Bey zamanında Orta Doğu’nun en büyük silah kaçakçılarından biriymiş. Aslında biraz da burdan bağdaştırılabilir şekilde köşk, dışardan ağaçlar yüzünden gözlemlenemezken içeriden daha iyi bir menzile sahip. Bir de rivayete göre villa bittikten sonra gizliliğinin korunması adına mimarı da öldürülmüş. İsmindeki maviyi ise mavi pencere detaylarından almış. Şimdilerde köşk asker ve polis denetiminde. İçerisinde antika eşyalar ve kasalar gibi zenginlik fışkıran detaylar var. Belirli gruplar halinde ve belirli aralıklarla asker rehberliğinde içeri alınabiliyorsunuz ancak fotoğraf çekmek yasak. Bahçe kısmında para atıp dilek dilemenin adetten olduğu minik bir dilek havuzu da var. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

2.8 Buffavento Kalesi

Fotoğraf Kaynak: Dickelbers, Buffavento castle 5, CC BY-SA 3.0

Beşparmak Dağları’nda, deniz seviyesinden 950 metre yükseklikte bulunan bir diğer kale ise Buffavento Kalesi. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor fakat ilk olarak Bizans döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. 14. yüzyılda Lüzinyan Dönemi’nde yeniden yapılandırılıyor. Şimdilerde kale duvarlarının bir kısmı bulunuyor ve genel olarak yekpare bir bütünlük yok. Seyir noktası olaraksa bir hayli güzel ama merdiven çıkmayı sevmeyenlere göre değil çünkü resmen bir süre tırmanıyorsunuz. Merdivenlerin asla bitmeyeceğini düşünebilir ve hatta yarı yolda cayabilirsiniz ama direnin yukarıda manzara şahane. Bir de yukarısı hayli esiyor üstünüze bir şeyler alsanız fena olmaz. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

2.9 Panagia Apsinthiotissa

Fotoğraf Kaynak: Chris06, Panagia Apsinthiotissa (6), CC BY-SA 4.0

Rivayet o ki, Bizans döneminde bir keşiş elindeki Meryem Ana ikonunu koruyabilmek için bu bölgedeki bir mağaraya ikonayı saklamış. Gel zaman git zaman tuhaf bir ışığın mağarayı işaret ettiğini gören köylüler, mağaranın girişinin pelin otu yani bizim bildiğimiz adıyla apsent bitkisiyle kapandığını ve doğal olarak ikonayı koruduğunu görünce bunun bir anlamı olduğunu düşünüp aynı yere bu manastırı inşa etmişler. Ardından da adını Panagia (Meryem Ana) ve Apsinthiotissa (pelin otu) koymuşlar. Maalesef bu ilgi çekici hikayesine karşılık manastır günümüzde oldukça ilgisiz bırakılmış, gerekli bakımları ve restorasyonları yapılmamış. Yine de 12. yüzyıla uzanan tarihi ve haç planlı yapısıyla Buffavento Kalesi civarında farklı bir tarihi durak. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

2.10 Tarihi Tank

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 1024 metreyle en yüksek noktası Selvi Tepe’de bulunan bu tarihi tank 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın en sembolik kalıntılarından biri. Hemen yanındaki hitabede yazan yazı az çok ne olduğunu bizlere anlatıyor: “Bu tank Türk’e has atılganlık ve cüretkarlığın anıtlanmış bir örneği ve simgesidir.” 2 Ağustos 1974’te, Lapta muharebeleri sırasında Rum mevzilerinin ele geçirmek için görevlendirilen TSK’ya ait bu tank gece karanlığında, o zorlu dağ yollarında yere döşeli mayınlara basarak payetlerini kaybetmiş. O andan itibaren de hareket edememiş. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

2.11 Girne’de Denize Girilecek Yerler

– Alagadi Kaplumbağa Plajı: Kaplumbağaların üreme alanlarından olduğu için koruma altında olan bir plaj. Gündüz ücretsiz bir plaj ancak yumurtalara zarar verilmesin diye 20.00 den sonra girişi yasak. Bazı bölgeleri dikkatli olmanız için işaretlemişler. Geniş ve kum bir plaj. Herhangi bir işletme yok, sessiz sakin bir yer ve öyle çok kalabalık olmuyor. Yakınlarda da işletme bulmak meşakatli bu yüzden hazırlıklı gitmenizde fayda var. Bazen çevre bakanlığı halka açık kaplumbağa gözlem etkinlikleri de düzenleyebiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

Escape Beach

Escape Beach Club: Temiz suyu ve kumlu plajıyla ücretli bir beach club. İçinde şezlong, şemsiye ve duş bulunuyor. Dalgakıranların olması sebebiyle denizi dalgasız. Ayrıca yiyecek ve içecek servisleri de var. Aşırı lüks bir deneyim beklemeyin mutevazı bir işletme. Girne merkezden minibüslerle de buraya ulaşabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Kervansaray Halk Plajı: Girne Belediyesi’ne bağlı bir halk plajı. Makul bir giriş ücreti var. Plaj yer yer taşlık olsa da kumlu bir zemine sahip. Şezlong ve şemsiyelerine ek olarak bir şeyler içip atıştırabileceğiniz bar ve büfe kısmı var. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Mare Monte Beach: Kum zemini ve sığ denizi ile Girne merkezin yakınlarında tercih edebileceğiniz farklı bir alternatif. Çok büyük olmayan bir belediye plajı. Genellikle ailelerin uğradığı bir yer. Kabin, duş, şezlong, şemsiye ve bar gibi olanaklara sahip. Belirtmek gerekir ki dönem dönem yosunların ve denizanalarının oranı artabiliyormuş. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Barış (Lara) Plajı: Geniş bir kumsal şeridine sahip, berrak denizli plaj. Şezlong, şemsiye sağlıyor. Ek olarak bir işletmeye sahip. Son zamanlarda yalnızca askeri personelin kullanımına açık olduğu söyleniyor fakat yine de gitmeden aranıp bilgi alınabilir. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Beach Camelot: Bölgedeki ücretli işletmelerden biri. Kumsal hattı, temiz suyu ve adım adım yavaşça derinleşen denizi ile tavsiye ediliyor. Fiyat olarak değişen kategorilere sahip. Şezlong ve şemsiye fiyatlara dahil. Duş, soyunma kabini ve wc bulunuyor. Ayrıca su aktiviteleri düzenliyorlar. Kendisine ait yeme-içme kısmı da var. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Suna’s Beach Club: Genellikle çiftlerin tercih ettiği popüler bir plaj işletmesi. Giriş ücretli, şezlong ve şemsiye bulunuyor. Temiz ve berrak suyuyla öneriliyor fakat zemini yer yer taşlık. Canlı müzik performansları da oluyor. Su sporları imkanı da var. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Esentepe Halk Plajı: Yakınlarında restoran ve kafe gibi işletmeler olan yer yer kumlu yer yer taşlı bir halk plajı. Tuvalet, soyunma odası, şezlong ve şemsiye bulunuyor. Denizi çabuk derinleşebiliyor. Bungalovda konaklama imkanı da mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

2.12 Girne’den Yeme İçme Önerilerimiz

Archway Restaurant: Kahvaltı veya akşam yemeği için tercih edilebilecek bir restoran. Şeftali kebabını denemek isterseniz menüsünde var. Ortam geleneksel Kıbrıs meyhanesi tarzında. Garsonları bile folklorik kıyafetler içinde servis yapıyorlar. Yalnız fiyatlar genele göre biraz yüksek kaçabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 1 numara.

The Meyhane: Kıbrıs’ın misafirperverliğini ve meyhane kültürünü bir arada sunan bir restoran. Seçebileceğiniz farklı menüleri bulunuyor. Konum olarak Zeytinlik köyünde. Konum için tıklayın. Haritada 2 numara.

Niyazis: Girne Kordonboyu’nda, meze ve kebap odaklı başka bir restoran. Özellikle de şeftali kebabı için tercih ediliyor. Popüler bir mekan, bu sebeple rezervasyon yaptırıp gitmek daha faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 3 numara.

Treasure Restaurant: Karmi Köyü’nde bulunan ve yüksek konumuyla panoramik bir manzara sunan otantik bir restoran. İster kahvaltı ister akşam yemeği için tercih edebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 4 numara.

Kybele Restaurant: Bellapais Manastırı’nın hemen yanında bulunan bir Kıbrıs klasiği restoran. Dünya mutfağından lezzetleri sunuyorlar. Panoramik manzaralı geniş bir mekanı var. Rezervasyon yaptırmış olmak faydalı olur. Konum için tıklayın. Haritada 5 numara.

Yorgo Kasap: Fırın Kebap Maria’nın Yeri diye de geçen, Kormaçit (Koruçam) Köyü’ndeki meşhur kasap restoran. Duvarları bir sürü resim, fotoğraf ve posterle kaplı olan ve elli yılı geçkindir hizmet veren otantik bir aile işletmesi. Menüsü meze ve kebap ağırlıklı. Ev yapımı sucuğu, beyaz lahana salatasını, taş fırında 5 saatte pişen eti ve mezelerini mutlaka denemeniz lazım. Konum için tıklayın. Haritada 6 numara.

Ego Bar: Yeşilliklerle çevrili bir avlusu olan Girne merkezdeki popüler bir bar. Canlı müzik etkinlikleri de düzenleniyor. Daha çok avlulu binasının nostaljik atmosferi için gidilir. Konum için tıklayın. Haritada 7 numara.

Eziç Peanuts: Eziç restoran zincirinin Girne’de deniz kenarı şubesi. Menüsünde Türk ve Dünya mutfağından pek çok tabağa sahip. Mutlaka gidin demek için değil de bölgedeki menüsü geniş olan seçenekleri vermek için ekliyoruz. Konum için tıklayın. Haritada 8 numara.

Eziç Lapta: Eziç restoranlarının Lapta şubesi. Her şubesinde olduğu gibi kahvaltıdan salatalara, atıştırmalıklardan tatlılara günün her öğünü için tercih edilebilir. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

Silver Rocks Restaurant: Şöminesi, manzaralı konumu ve kendine ait iskelesiyle Lapta bölgesinde bulunan bir restoran. Başta kaya levreği menünün yıldızı. Özellikle hafta sonu rezervasyon yaptırmak faydalı olacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

The Soulist Coffee & Music House: Başta jazz ve rock olmak üzere çeşitli müzik etkinlikleriyle dikkat çeken bir kahve dükkanı. Görüntüsü kovboyların uğradığı salonlara benziyor gibi. Menüsünde öğünlük tabaklardan ziyade atıştırmalık seçenekler mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/restcoffees

Rest Coffee: Zeytinlik’te bulunan rustik ve bohem tarzlı üç katlı bir kafe. Kahveleri ve atıştırmalıklarını deneyebilir ardından çekirdek kahve de satın alabilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

Bellapais Coffee House: Bellapais Manastırı’nın yanında bulunan bir kafe. İster manastırı gezdikten sonra kahve molası vermek için ister de Kıbrıs kahvesini, havuçlu kekini ve kurabiyelerini tatmak için uğranabilir. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/DriftwoodRestaurantCyprus

Driftwood – Restaurant, Bar & Beach: İskelede masaları olan plaj kenarı bir restoran. Hem şezlong-şemsiyeleri de dahil olmak üzere plajını kullanabilir hem de restoranında oturup deniz ürünleri yoğunluklu yemeklerini tadabilirsiniz. Ayriyeten kahvaltı menüsü bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

Tervetuloa Restaurant: Türk ve Kıbrıs mutfağı odaklı bir otel restoranı. Su kabağı lambalar ve bitkilerle çevrili bir terası bulunuyor. Canlı müzik etkinlikleri de dönem dönem mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/nimacyprus

Nima Restaurant & Lounge Bar: Modern ve şık tasarımıyla Kordon Boyu’nda bulunan ve zarif sunumlu tabaklar servis eden bir restoran. Bir şeyler içmek istediğinizde tercih edebileceğiniz lounge barı da bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

Dragon Chinese Sushi: 1980 yılından beri hizmet veren, Kıbrıs’ın en klasik Çin restoranı. Take-away olarak da hizmet veriyor. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

Master Roaster: Ozanköy bölgesinde, endüstriyel bir tasarımı olan kahve dükkanı. Paket kahve de satın alabiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

Tezgah Cafe: Zeytinlik civarında otantik, nostaljik ve sessiz sakin ambiyansıyla sevilen bir kafe. Taze cheesecake’leri, pasta ve tartları var. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

Bellapais Gardens Restaurant: Bellapais Manastırı yanında bulunan aynı isimli otelin restoran kısmı. Manzaralı ve şömineli, sıcak bir atmosferi var. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

Lido Cyprus: Hem bir plaj işletmesi hem de bir restoran. Taze, organik ve mevsimine uygun malzemelerle hazırlanan lezzetlere sahip. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

Best Burger “Alsancak”: Alsancak kasabasında bulunan bir hamburgerci. Menüsünde hot dog ve dürümler de var. Pratik bir şeyler atıştırıp yola devam etmek için uğranabilir. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

2.13 Girne’den Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Kaya Palazzo Resort & Casino $$$: Üç yüzme havuzu, spa merkezi, havaalanı servisi ve otoparkı bulunan beş yıldızlı otel. Ayrıca kendine ait plaj alanı ve sevilen bir kahvaltısı var. Oda ve süitleri şık bir tasarıma sahip, gerekli donanımlara sahipler.

Merit Park $$$: Dört yüzme havuzu, özel plaj alanı, spa ve fitness merkezi bulunan beş yıldızlı bir konaklama seçeneği. Açık büfe kahvaltısı var. Odaları klima, kablo tv, özel banyo ve kahve makinesi gibi özelliklere sahip.

Bellapais Gardens $$: Bellapais Manastırı’na iki dakika yürüme mesafesinde bulunan bir konaklama seçeneği. Açık yüzme havuzu, otoparkı, havaalanı servisi, açık büfe kahvaltısı ve restoranı var. Odaları elverişli ve özel banyo, düz ekran tv, klimaya sahip.

Girne Yeşiltepe Gillham $$: Malatya Şelalesi yakınlarındaki otel, panoramik manzara sunan yüksek bir konumda bulunuyor. Teras havuzu, çamaşırhanesi ve restoranı mevcut. Odalarında plazma tv, minibar, kahve makinesi ve özel banyo var.

3. Gazimağusa’da Gezilecek Yerler

Gazimağusa, Kuzey Kıbrıs’ın Helenistik dönemde kurulmuş ve bir çok medeniyetin izini taşıyan ilçesi. Osmanlı Dönemi’nde adanın merkezi yerlerinden biri olmuş ve zaten “gazi” ünvanını da bu dönemde Osmanlı burayı işgal etmek istediğindeki kahramanlıklarından almış. Liman kenti olduğundan tarih boyunca önemli rol oynamış. Gezme noktalarından zaten az sonra bahsedeceğiz ama çeşitli medeniyetlerden miras kalan yapılarla iç içe geçmiş mimari dokusu, geleneksel çarşısı, eski taş evleri ve Kapalı Maraş bölgesi burada karakter oluşturan detaylardan.

3.1 Gazimağusa Merkezi

3.1.1 Lala Mustafa Paşa Cami


Lala Mustafa Paşa Cami’nin önünde fotoğraf çektirip sonra da eşe dosta Notre Dame de Paris diye yutturma fikri çık aklımızdan! Lala Mustafa Paşa Camisi Kıbrıs’ın en büyük camilerinden biri. 1328’de adada hakimiyet süren Fransız Lüzinyan hanedanı tarafından Gotik bir katedral olarak inşe edilmiş ve o zamanlar adı Latin Aziz Nikolas Katedrali imiş. Osmanlılar adayı 1571’de alınca 1572’de yapıya minare ekleyerek onu bir camiye çevirmiş. Sonrasında da Kıbrıs fatihi Lala Mustafa’nın adını vermişler. Büyük bir avlunun etrafına inşa edilmiş. Hem özünde inşa edildiği Gotik mimariden hem de Osmanlı mimarisinden izler taşıyor. Örneğin avlusundaki şadırvan Osmanlı’dan kalma. Dış mimarisi kadar içi de süslemeler ve fresklerle bakımlı. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

3.1.2 Namık Kemal’in Zindanı

Adadaki bir başka sürpriz de Venedik etkisi. 1192 ile 1489 yılları arasında adaya hükmeden Fransız Lüzinyanlılardan sonra adayı ta ki Osmanlılar alana kadar 1489-1571 yılları arasında Venedikliler yönetmiş. Katedralin karşısına da bir saray yaptırmışlar. O zamanlar bir saray olan yapı Osmanlı döneminde bir zindan olarak işlev görmüş ve şimdi ise Osmanlı’nın baskıcı rejimini simgeleyen yerlerden biri olarak gerçek bir hafıza mekanı. Osmanlı’nın çoğu siyasi tutsağını gönderdiği yer olsa da bunlardan biri Namık Kemal olunca da ismi böyle anılmış. Bugünse ona dair bir müzeye dönüştürülmüş. Kaldığı küçücük oda ve eserlerini görebiliyorsunuz.

Potansiyel bir devrimci ve imparatorluğa tehdit olarak görülen Namık Kemal’in de “Vatan Yahut Silistre” oyunu yüzünden yolu buraya düşmüş. Oyun Sultan Abdülaziz Dönemi’nde sistem eleştirisi yüzünden tehlikeli kabul edilip yasaklanmış. Sultan Abdülaziz de Namık Kemal’i Kıbrıs’a sürgüne göndermiş. Kendisi az önce bahsettiğimiz Venedik Sarayı’nın zemin katındaki buz gibi ve karanlık bir odada 1873-1876 seneleri arasında 38 ay boyunca kalmış. Neyse ki 3 sene sonra Abdülaziz tahttan indirildiğinde İstanbul’a dönmüş. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

3.1.3 Gazimağusa Kalesi (Othello Kalesi)

Gazimağusa Kalesi 14. yüzyıl Lüzinyan Dönemi’nde inşa edilmiş bir kale yapısı. İlk yapıldığı dönemde etrafı derin bir hendekle çevrili olduğundan “Geçilmez Kale” olarak da anılıyormuş. 16. yüzyılda Venedikliler başa geçtiğinde git gide güçlenen ve büyüyen Osmanlı’nın eninde sonunda Kıbrıs’ı da alacağı endişesiyle kaleyi bir topçu tabyasına çevirmişler. Zaten kale girişinde de ona son şeklini veren Kaptan Nicolo Foscarini’nin adı yazıyor ve Venedik’in sembolü olan aslanlara da yapıda rastlıyorsunuz. Bir rivayete göre de Leonardo da Vinci’nin de 1481 yılında Kıbrıs’ta iken Venediklilere kaleyi güçlendirmekle ilgili tavsiyelerde bulunduğu ve kalenin savunmasıyla ilgili danışmanlık yaptığı söyleniyor. Mimari olarak tipik bir Orta Çağ kalesi. Kale içinde surları, kuleleri ve iç avluyu görebiliyorsunuz. Kalenin ismi Shakespeare’nin Othello oyunu ile de anılıyor. Oyunda da baş karakter olan Othello Kıbrıs’a geliyor ve olaylar silsilesi devam ediyor. Farklı medeniyetlerin izlerini taşımasıyla adada mutlaka görülesi yerlerden biri. Konum için tıklayın. Haritada 19 numara.

3.2 Kapalı Maraş



Kapalı Maraş Gazimağusa’ya gitmek için başlı başına bir sebep. Son yıllarda ziyarete açıldığı belki kulağınıza gelmiştir zaten. 70’lerin Las Vegas’ı, dünya jet sosyetesinin tatil yeri olan Varoşa, Barış Harekatı ile birlikte terk edilerek dünyanın en büyük hayalet yerleşimlerinden biri oluyor. Zamanında casinolar, gece kulüpleri ve resortlarla dolu altın kumlu 6,5 kilometrelik bu sahil senede 700.000 turisti ağırlıyormuş. Aralarında Elizabeth Taylor, Bridgette Bardot gibi dönemin en büyük yıldızları da var. İşte 1974’ten beri kapalı olan o sahil şeridi 2020’de kısmen de olsa ziyarete açıldı. Elbette halen daha bir kısım askeri bölge. Hem Türk hem BM askerleri bulunuyor. Alan çoook büyük yürüyerek gezmek saatlerinizi alır. Girişte bisiklet, scooter kiralayabilir ya da golf arabalarına binebilirsiniz. Terk edilmiş evler, yağmalanmış dükkanlarla dolu sokaklar, damlarda BM Barış Güçleri’ne ait gözetleme kuleleri ile postapokaliptik bir hali var. Son derece enteresan bir deneyim. Fakat çökme riskinden ötürü binaların içine girmek yasak. Burada İngiliz kraliyet ailesinin de bir oteli varmış ismi Golden Sands. Şu anda o yapı ve daha pek çok bina BM güçleri tarafından kullanılıyor. Yazın gelirseniz meşhur plajını kullanabiliyorsunuz. Rivayete göre kumları Mısır’dan getirilmiş. Bizim aklımıza pek yatmamış olsa da denizi çok güzel. Konum için tıklayın. Haritada 20 numara.

3.3 St. Barnabas Kilisesi ve Manastırı


İkiz kubbeli bir kilise ve avlu kısımlarından oluşan St. Barnabas Manastırı MS 477 yılında ismindeki gibi St. Barnabas adına yapılmış bir dini kompleks. Aziz, Barnabas Kıbrıs’ın koruyucu azizi. Aslen Salamis şehrinde yaşayan bir Musevi. Kudüs’te gördüğü hukuk eğitimi sırasında Hristiyanlığa geçmiş ve ömrünü hristiyanlığı yaymaya adamış. Barnabas, bir Kıbrıs ziyareti sırasında kızgın Yahudi topluluğu tarafından öldürülmüş. Takipçileri cesedini ve Matta İncili’nin bir kopyasını gizlice buraya gömmüşler. Mezar anca 400 yıl sonra bulunmuş. Bir rahip rüyasında Aziz Barnabas’ı görmüş ve onun söylediği yeri kazıp bedenine ve İncil’e ulaşmış. Hatta daha sonra kazıda bulunan incilin Bizans imparatoruna hediye edilmesi neticesinde Kıbrıs kiliselerine özerklik verilmiş. İçerisinde Hristiyanlık tarihine dair eserler ve St. Barnabas’ın hayatını anlatan freskler, el yazmaları sergileniyor ve yalnızca müze olarak kullanılıyor. Haftanın her günü 18.00’a dek ziyaret edebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 21 numara.

3.4 Salamis Antik Kenti



Salamis Harabeleri Kıbrıs’ın en büyük antik şehri Salamis’in kalıntıları içeriyor. Gerçekten oldukça büyük, kısa sürede gezebileceğiniz bir yer değil ve tabanlara kuvvet. MÖ. 11. yüzyılda Anadolu’dan ve Yunanistan’dan gelen kavimler tarafından kurulduğu düşünülüyor. Akdeniz’in merkezindeki stratejik konumunun getirdiği ticari avantajlar sayesinde oldukça zenginleşip güç edinmiş. MÖ 5. yüzyılda kendi adına ilk sikkeyi basmış. Bu da antik çağda bir kentin gücünün en önemli göstergelerinden biriymiş. MÖ 1. yüzyılda Kıbrıs Roma himayesine girince, Roma imparatorluğuna bağlanmış. Asurlular, Mısırlılar, Persler ve Romalılar tarafından birçok akına uğrayan şehir varlığını hep sürdürmüş ancak on yıl arayla ard arda vuran iki büyük depreme yenik düşmüş. Yine de antik tiyatro, hamamlar, su kanalları, saray bölümü, agora, sur kalıntıları gibi görülecek arkeolojik kısımları var. Geldiğinizde bir dönemin günlük yaşamına, dini ritüellerine, mimari özelliklerine, estetik zevklerine dair pek çok bulgudan bir fikir edinebiliyorsunuz.

Kıbrıs mermer yatakları bakımından fakir bir ada olduğu için buradan çıkarılan heykellerde beyaz mermer yerine siyah mermer kullanımına rastlıyoruz. Yeraltı tanrısı Hades’in eşi Persephone tasviri olduğu düşünülen (genellikle çift katlı elbise ve dalgalı saçlar ile betimleniyor) bu heykelde olduğu gibi. Hamam kompleksinin bir parçası olan havuz etrafında dizili olan heykeller arasında en öne çıkanı da Zeus ile Demeter’in kızı Persephone heykeli. Mitolojiye göre Hades çiçek toplayan Persephone’yi yeraltından yeryüzüne çıktığı atlı arabası ile ölüler ülkesine kaçırır sonra da ona bir nar ikram eder. Ölüler ülkesinde narı yiyen Persephone’nin bir daha yeryüzüne çıkması yasaklanınca Hades ile evlenmek zorunda kalır. Konum için tıklayın. Haritada 22 numara.

3.5 Gazimağusa’da Nerede Denize Girilir?

– Maraş Plajı: İnce kumlu plajı, sığ ve git git ancak derinleşmeye başlayan tertemiz deniziyle halen daha kontrol altında olan ama 2020 yılında turizme açılan Kapalı Maraş bölgesinin ünlü halk plajı. Şezlong, şemsiye kiralama hizmeti, soyunma kabini, tuvaletleri ve işletmesi mevcut. Belediye otobüsleri ve bisikletler ile ulaşım kolay. Ayrıca terk edilmiş binalar denize çok yakın olduğundan öğleden sonra binaların gölgesi plaja düşüyor. Yani kendinden şemsiyeli olduğu için havlunuzu atıp denize girme fırsatınız da var. Konum için tıklayın. Haritada 9 numara.

– Palm Beach Plajı: Yine Kapalı Maraş bölgsinde, oldukça geniş bir alana yayılmış ünlü plaj. Sahilin kenarında Kapalı Maraş’ın terkedilmiş, yıkık dökük yapıları bulunuyor. Bu sebeple farklı bir atmosferi var. Suyu berrak, zemini kum. İçinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz işletmesi de var. İster ücretli olarak şezlongları, şezlong kullanılmayacaksa da ücretsiz halk plajı alanı kullanılabiliyor. Konum için tıklayın. Haritada 10 numara.

– Glapsides Plajı: Dalgasız, yavaş derinleşen suyu ile çocuklar için çok ideal bir plaj ama tesis için ancak ortalama diyebiliriz. Makul bir ücret karşılığında şezlong ve şemsiye sağlayan bir halk plajı burası. Suyu berrak, plaj şeridi sadece kumdan oluşuyor. Soyunma kabinleri ve duş alanları mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 11 numara.

– Koca Reis Beach: Yeniboğaziçi bölgesinde, şezlong ve şemsiyeleri bulunan kumluk bir plaj. Suyu buradaki diğer pek çok plaj gibi berrak, temiz ve sığ. Plajda restoran seçenekleri de bulunuyor. Konum için tıklayın. Haritada 12 numara.

– Bedis Beach Pavillion: Salamis Antik Kenti’ne yürüme mesafesinde bulunan bir sahil işletmesi. Şezlong ve şemsiye kiralama hizmeti bulunuyor. Zemini kumla kaplı. Denizi ise temiz. Konum için tıklayın. Haritada 13 numara.

3.6 Gazimağusa’dan Yeme İçme Önerilerimiz

Fotoğraf Kaynak: www.instagram.com/castellorestaurant_

Castello Restaurant & Bar: Kıbrıs mutfağını canlı müzik eşliğinde deneyebileceğiniz, otantik görünümlü hoş bir restoran-bar. Menüsü kırmızı et ve meze ağırlıklı. Konum için tıklayın. Haritada 23 numara.

Petek Pastahanesi: Kahvaltıdan tatlılara ve hamur işlerine geniş bir ürün yelpazesinde hizmet veren bir pastane. Noel ve Halloween dönemlerinde dükkanlarını süsleyip tematik ürünler de çıkarıyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/people/Roots-Cafe-Bar/100094414461827

Roots Seaside Cafe & Bar: Koca Reis Beach yakınlarında, sahilde masaları ve sezonda şezlongları da olan denize sıfır konumda, eli yüzü düzgün bir cafe & bar. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

The Palm House: Deniz manzaralı masaları olan, Kıbrıs kahvaltısı için tercih edebileceğiniz yerleden. Pazartesi günleri kapalı. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/eaglessnest

Eagle’s Nest Restaurant and Edge Bar: Panoramik manzaralı konumuyla canlı müzik eşliğinde yemek yiyebileceğiniz bir restoran. Daha çok akşam yemeği için uygun. Ek olarak manzaralı bar kısmı da var. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

Tatlı Hayat: Gazimağusa merkezdeki İstiklal Caddesi üzerinde, çeşit çeşit tatlı ve hamur işi sunan bir kafe. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

– Sertbay Restoran: Şeftali kebabı, yaprak döner ve fırın kebabı gibi et yemekleri sunan salaş bir restoran. Daha çok esnaf lokantası konseptinde. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

Eziç Yeniboğaziçi: Kuzey Kıbrıs’ta birkaç şubesi bulunan ve kahvaltı, brunch, öğle, akşam yemeği demeden neredeyse her öğün için uygun seçenekler sunan bir kurtarıcı restoran. Yeniboğaziçi şubesinin tasarımı da diğerlerine göre oldukça modern ve şık. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

3.7 Gazimağusa’dan Önerdiğimiz Oteller ve Evler

Fotoğraf Kaynak: Booking.com

Grand Sapphire Resort & Casino $$$: Özel plaj alanı, üç yüzme havuzu, spa merkezi ve restoranı bulunan beş yıldızlı bir konaklama seçeneği. Odaları balkon, özel banyo, wifi, tv ve kahve makinesi gibi donanımlara sahip.

Salamis Bay Conti Hotel Resort $$: Kocareis Plajı yakınlarında iki yüzme havuzu, havaalanı servisi, özel plaj alanı ve spa merkezi gibi imkanlar sunan beş yıldızlı otel. Odalarında özel banyo, klima, uydu tv, minibar ve kettle gibi donanımlar mevcut.

La Terrazza Hotel $$: Havaalanı servisi, fitness merkezi, kahvaltı servisi ve restoranı bulunan bir otel. Odalarında wifi, banyo, klima, tv gibi özelliklere sahip.

Golden Palms Guest House & Cafe $: Gazimağusa Kalesi civarında, odalarının her birinde veranda, tv, buzdolabı, kettle, minibar, çalışma masası ve özel banyo bulunan uygun fiyatlı bir konukevi.

4. İskele’de Gezilecek Yerler

İskele bölgesi Kıbrıs’ın son yıllarda yeni yeni gelişmeye ve yatırım almaya başlayan yükselen değeri. Özellikle de Long Beach plaj bölgesi ve birbiri ardına açılan nitelikli mekanları ile adada deniz tatiline yeni bir alternatif olan bölgenin en önemli özelliği tabii ki Kıbrıs’ın bakir cennet burnu Karpaz Yarımadası’nın buraya bağlı olması. Yalnız henüz daha konaklama sektörü açısından geliştiğini söyleyemeyiz. Buradaki otellerin kalitesini önerecek kadar yeterli bulmadık. O nedenle de konaklamanızı tavsiye edeceğimiz bölgeler arasında İskele yer almıyor.

4.1 Karpaz Yarımadası

Fotoğraf Kaynak: Andriana Ring / Pexels

Adanın en uç tarafı Karpaz Yarımadası olarak geçiyor. Karpaz’a ulaşım yolu çok güzel diyemeyiz, yolun bir kısmı hayli bozulmuş. Vardığınızda buranın sevimli eşekleri camdan kafasını size uzatabilir, aman korkmayın onlar bölgenin sevimli haraç toplayıcıları. Yalnız eşek dışkılarına karşı hep tetikte olun. Karpaz’ın denizi bizce muazzam. Belki de tüm Kıbrıs’ın en güzel denizi orada ama tesisleşme olmadığı için yolları kötü ve çocukla seyahatte çok zorlanabilirsiniz. Eğer kamp yapmayı seviyorsanız adadaki açık ara en güzel kamp noktaları da burada. Kumlarında ayak izi bile olmayan uzunca sahil bölgesi yürüyüş yapmak ve doğayla iç içe kalmak için de hayli ideal. Özellikle de Beşparmak Dağları boyunca uzanan, Koruçam Burnu’ndan Karpaz Yarımadası’na kadar devam eden, dar patikalardan dağ zirvelerine çeşit çeşit etaptan oluşan ve yaban hayatı kucaklayan 255 kilometrelik bir rota olan Beşparmak Trail’in en güzel kısmı burada.

4.1.1 Dipkarpaz Milli Parkı

Fotoğraf Kaynak: Zairon, Dipkarpaz Kap Apostolos Andreas 05, CC BY-SA 4.0

Yaban eşeklerinin sembolü haline geldiği Dipkarpaz Milli Parkı, KKTC’nin neredeyse en batısından en doğusuna kadar uzanarak 9500 hektarlık geniş bir alanı kaplıyor. Az sonra bahsedeceğimiz Altınkum Plajı, Apostolos Andreas Manastırı, Ayios Philon Kilisesi gibi gezilecek yerler sınırları içinde bulunuyor. Kampçılık ve doğa yürüyüşü için uygun olan bölgede bungalov gibi çeşitli konaklama seçenekleri de mevcut. Girişler ücretsiz. Konum için tıklayın. Haritada 24 numara.

4.1.2 Apostolos Andreas Manastırı

Fotoğraf Kaynak: Julez A., Apostolos Andreas Monastery seaside, CC BY-SA 3.0

Apostolos Andreas Manatırı Karpaz Yarımadası’nda yer alan Hristiyanlar için oldukça önemli bir Manastır. Ana kilise binası, şapel ve avludan oluşuyor. İç mekanı ise fresk ve ikonlarla süslenmiş. Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Andreas’a adanmış. Hristiyanlığa göre Andreas, Kudüs’e giderken su sıkıntısı baş göstermiş ve gemiden inip manastırın bulunduğu noktaya bastonuyla vurduğunda buradan su fışkırmaya başlamış. Bir gözü kör kaptansa bu suyla yüzünü yıkadığında gözü açılmış. Suyun bulunduğu yere de bir şapel inşa edilmiş. Bir Hristiyanlık mucizesine sahne olan yerlerden biri olduğundan Rumlar için dini önemi büyük. 1974 harekatı sonrası Rumlar güneye göçünce önceleri manastırda ibadet azalmış ama sınır kapıları açılınca tekrar ziyaretler başlamış. Ücretsiz olarak ziyaret edebiliyorsunuz. Konum için tıklayın. Haritada 25 numara.

4.1.3 Kantara Kalesi

Kantara Kalesi Beşparmak Dağları’nda yer alan Kıbrıs’ın üçüncü ve son kalesi. MS. 965 yılında Karpaz Yarımadası ve Mesarya Ovası’nı kontrol etmek için inşa edildiği düşünülüyor. Kale tarihi hakkında detaylı ve kesin bilgi bir yok ama Bizanslılar Dönemin’nde inşa edildiğini biliyoruz. Lüzinyan ve Ceneviz dönemlerinde başta gözetleme kalesiyken genişletiliyor. Stratejik bir üst olarak ve savaşlarda savunma amaçlı kullanılıyor. Şimdilerde ise güzel manzarası için ziyarete açık. Diğer iki kale gibi çıkışı çok da tırmanışlı değil sadece 10-15 dakikalık bir merdiven çıkmanız gerekecek. Cüzi bir giriş ücreti var. Gün batımı saatlerinde giderseniz manzarası çok daha güzelleşiyor. Konum için tıklayın. Haritada 26 numara.

4.1.4 Ayios Philon (Ayfilon) Kilisesi

Ayios Philon Kilisesi ismini Karpaz insanlarına Hristiyanlığı tanıtan piskopostan alıyor. Kilise MÖ 5. yüzyılda inşa edilmiş ve son şeklini MS 14. yüzyılda almış. Orijinal zemini mozaiklerle kaplıymış ve tahrip edilip yeniden inşa edilince korunamamış ama mozaiklerin kalan kısmı şuan koruma altında. Karşısında da antik bir liman yer alıyor. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

4.2 İskele’de Nerede Denize Girilir?

Altınkum Sahili – Fotoğraf Kaynak: Julian Nyča, Karpaz Coast 3, CC BY-SA 3.0

– Altınkum Sahili: Adanın uç kısmında kalan Altınkum Sahili Karpaz Yarımadası’nın en meşhur denizli sahili. Yolu bir hayli bozuk ve zorlayıcı, önden söylemekte fayda var. Belki de bu yüzden böylesine bakir kalabilmiş. Vardığınızda şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz hiçbir işletme olmuyor bu yüzden hazırlıklı gitmek gerek. Ancak sahilde büfe ve tam sahilde olmasa da ona bakan kısımda bir şeyler yiyebileceğiniz salaş bir restoran var. Sahil incecik kumdan oluşuyor ve denizi de tertemiz. Sahili de hayli geniş, minikler için de keyifli. Konum için tıklayın. Haritada 14 numara.

– Ayfilon Beach: Mavi ve turkuaz tonlarının hakim olduğu deniziyle tertemiz bir plaj. Zemini kum. İster ücretsiz bir şekilde havlunuzu atabiliyorsunuz isterseniz de işletmenin şezlonglarını ücret karşılığında kullanabiliyorsunuz. Soyunma kabinleri, duş ve wc gibi olanaklar da mevcut. Konum için tıklayın. Haritada 15 numara.

– Zafer Burnu Plajı: Kuzey Kıbrıs’ın en uç bölgesinde bulunan el değmemiş, doğal bir plaj. Kumluk şeridi, tertemiz ve turkuaz deniziyle İskele bölgesinin en güzel plajları arasında. Yakınlarında bir restoran bulunuyor. Ulaşım konusunda biraz sorun yaşanabilir fakat altı yüksek bir araçla sorun kalmayacaktır. Konum için tıklayın. Haritada 16 numara.

– İskele Belediyesi Makenzi Halk Plajı: İskele bölgesinin Long Beach denilen ve yeni yeni yatırımlarla gelişen bölgesinde, uzun kumlu sahil şeridiyle ünlü bir halk plajı. Suyu berrak. Belediyeye ait bir büfeye de sahip. Lunaparka yakınlığı ve oyun alanlarının olmasıyla özellikle çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek için de uygun. Konum için tıklayın. Haritada 17 numara.

The Island of Beach ‘Yilmaz’ lovely chap: Dipkarpaz’ın cennetten çıkma isimsiz plajlarından birinde, salaş ve samimi bir plaj barı. İster bir şeyler yiyip içmek, ister kamp yapmak, ister şezlong, şemşiye kiralayıp plajının tadını çıkarmak için gidebileceğiniz bir işletme. Konum için tıklayın. Haritada 18 numara.

4.3 İskele’den Yeme-İçme Önerilerimiz

Garavolli Cafe Bar Restaurant: Karpaz Yarımadası’nda, Kilitkaya Köyü’nde bulunan otantik bir restoran. Mezeleri, ızgaraları, fırın kebabı ve kuzu çevirme gibi yerel Kıbrıs lezzetlerini tatma imkanınız var ama en çok da mekana ismini de veren, Kıbrıs’a Fransızlar döneminden yadigar bir spesiyal olan “garavoll” yani salyangozu tatma imkanınızın olduğu yer olması ile özel. Konum için tıklayın. Haritada 31 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/CafeParisBakery

Café Paris & Bakery: İskele bölgesinde kruvasandan cheesecake’e çeşit çeşit tatlı ve hamur işi bulabileceğiniz bir kafe. Kahvaltı tabakları da var. Konum için tıklayın. Haritada 32 numara.

Caleo Fine Dining Restaurant: Her çeşit et ağırlıklı tabaklarının yanında menüsünde ravioli veya risotto gibi alternatifler de bulunan bir restoran. İsmi fine-dining olsa da biz tam da fine-dining demezdik. Canlı müzik etkinliklerine de denk gelebilirsiniz. Konum için tıklayın. Haritada 33 numara.

Kadı Restaurant: Yeşilköy’de, Karpaz Anayolu kenarında fırın kebabıyla dikkat çeken, salaş birr aile işletmesi. Salata, yoğurt, turşu ve humus gibi yan ürünler de sunuyorlar. Konum için tıklayın. Haritada 34 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/iskelekorfez

Körfez Restaurant: Deniz kenarında, salaş meyhane kültürünü modern dokunuşlarla sunan bir restoran. Menüsü balık, tavuk, et ürünleri ve mezeler ağırlıklı. Konum için tıklayın. Haritada 35 numara.

Epic Burger: İskele civarında hamburger yemek istediğinizde tercih edebileceğiniz bir hamburgerci. Masterchef’e de katılan iki yarışmacının iş birliği sonucu ortaya çıkmış. Konum için tıklayın. Haritada 36 numara.

Fotoğraf Kaynak: www.facebook.com/cortadomagusa

Cortado Espresso bar Long Beach: Milkshake’ten sıcak çikolataya, latteden çeşit çeşit single origin kahve seçeneğine sahip bir kahve dükkanı. Konum için tıklayın. Haritada 37 numara.

Pera Mackenzie: Canlı müzik etkinliklerinin de düzenlendiği, şık dekorasyonlu bir Akdeniz mutfağı restoranı. Menüsünde salata, makarna, pizza, atıştırmalıklar, ana yemekler, sushilere çok seçenek var. Konum için tıklayın. Haritada 38 numara.

5. Güzelyurt’ta Gezilecek Yerler

Güzelyurt bölgesi Kıbrıs’ın narenciye ağaçları ile dolu, hayatın hemen hemen her yerinde yavaş şehir modunda aktığı sakin ilçesi. Burada ne resort oteller, ne popüler mekanlar ne de turistik plaj işletmeleri var. O yüzden bu bölgeden yeme-içme veya konaklama önerilerimiz ne yazık ki yok.

5.1 Soli Antik Kenti Harabeleri

Fotoğraf Kaynak: Monoskolaggi, Soli-3, CC BY-SA 4.0

Soli Antik Kenti, M.Ö. 13. yüzyılda Truva Savaşı’ndan dönen Atinalılar tarafından kurulduğu düşünülen bir kent. Madenleri, su kaynaklarına yakınlığı ve verimli toprakları sayesinde döneminin önemli kentlerinden biri olmuş. Uzun süre Perslerin egemenliğinde kalmış, her ne kadar halk İyon ayaklanmasına katılmış olsa da şehir hakimiyetini geri alamamış. Sonrasındaysa Romalıların himayesine girmiş. Madenleri tükenip ve limanları çamurla dolmaya başlayınca da önemini yitirmiş ve en son Arap akınlarıyla da tahrip olmuş ve kaderine terk edilmiş. Şimdilerde kazı çalışmaları bir kısmında devam ediyor. Yarım daire şeklinde ve 4 bin kişi ağırlayabilen, gayet iyi korunmuş bir antik tiyatrosu var. Günümüzde de bazı etkinlik ve konserler için aktif olarak kullanılıyor. Bu kısım dışında agora ve bazilika gibi yerlerini gezebiliyorsunuz. Soli Bazilikası da Kıbrıs’ın ilk kiliselerinden kabul ediliyor. Konum için tıklayın. Haritada 27 numara.

5.2 Aziz Mamas Kilisesi

Aziz Mamas Kilisesi tarihinin 5. yüzyıla uzandığı düşünülen fakat çeşitli dönemlerde yeniden inşa edilmiş ve genişletilmiş bir kilise. Hristiyanlığı yayan keşişlerden biri olan Aziz Mamas’a adanmış. Hakkındaki şehir efsanelerinden biri de duyduğumuza göre şöyle, inzivaya çekilen keşiş devlete vergi ödemediği için tutuklanmak isteniyor. Götürülürken de yolda bir kuzuya saldıran bir aslan görüyorlar. Askerler dehşet içinde olaya bakarlarken Aziz Mamas çıkıp kuzuyu aslanın elinden kurtarıyor ve kollarında şehre kadar taşıyor. Bu yüce davranış karşısında da vergiden muaf tutuluyor. Hatta bu hikaye yüzünden biraz komik gelebilir ama Aziz Mamas vergi kaçıranların da koruyucu azizi olarak anılıyor. Kilisenin iç kısmıysa klasik bir tarzda. Koyu ahşap detaylar, çeşitli ikonlar ve ince işçilikler görüyorsunuz. İbadete de ziyarete de açık bir kilise. Konum için tıklayın. Haritada 28 numara.

5.3 Lefke

Lefke Kıbrıs’ın tarihi limanlarından biri. Antik dönemlerde zengin bir maden ocağı olarak bilinirmiş bu yüzden de tarih boyunca medeniyetlerin ilgisini çekmiş. M.Ö. 1500’lere uzanan bir bakır madenciliği geçmişi var. Bu sayede Roma ve Bizans döneminde önemli yerleşim yerlerinden biri olmuş. Şimdilerde KKTC’nin birkaç Citta Slow’undan biri. Portakalıyla çoğu kişinin bildiği bu sakin Kıbrıs ilçesi aynı zamanda hurma ağaçları, limon ve zeytin bahçeleri ile çevrili yemyeşil bir kasaba. Her yıl kasım ayında düzenlenen Lefke Hurma Festivali ve haziran aylarında düzenlenen Lefke Ceviz Festivali gibi gelenekselleşmiş festivalleri de var. Denk gelirseniz mutlaka katılın. Konum için tıklayın. Haritada 29 numara.

5.4 Cengiz Topel Anıtı

Fotoğraf Kaynak: ToprakM, Monument of Cengiz Topel, Lefka – Aircraft, CC BY-SA 4.0

Lefke’de bulunan bu anıt, Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi olan Cengiz Topel anısına inşa edilmiş. Kıbrıs’ta işlenen insanlık suçlarını kontrol altına almak amacıyla 1964’te Erenköy bölgesinde Türk jetleri ile düzenlenen uyarı uçuşlarında pilot yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı darbe alıyor. Kontrolden çıkan uçaktan paraşütle bir şekilde kurtulan fakat Rum birliklerinin kontrolündeki bölgede esir düşen Cengiz Topel burada maalesef uğradığı işkenceler sonrası şehit ediliyor. Anıt, Türkiye’nin Kıbrıs için verdiği barış ve bağımsızlık mücadelesinin anlamlı bir simgesi. Lefke’de ziyaret edilmesi gereken yerler arasında. Konum için tıklayın. Haritada 30 numara.

Üç Günlük Kıbrıs Planı

İlk Gün: Girne ve Çevresi

İlk gün keşfe Girne’de Yat Limanı, Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi ve yarım saat mesafedeki ismi gibi güzel Bellapais Köyü ve İngilizlerin yaşadığı köy Karmi ile başlayın. Öğlen sıcaklar bastıracağı için aradaki vakti deniz kenarına ayırın. Örneğin Alagadi Kaplumbağa Plajı’nı hedefleyebilirsiniz. Eğer deniz sezonu değilse Saint Hilarion veya Buffavento Kalesi gibi yüksek noktalara doğru biraz eforlu ama efora değen kısa trekkingler yapabilirsiniz. Günü 1 saat yol yapıp 500 yıl önce Lübnan’dan göçen Maronit (Macit) halkının kurduğu Kormacit Köyü’nde, Yorgo’nun kasap dükkanında bitirin.

İkinci Gün: Karpaz ve Gazimağusa

Ertesi gün istikamet Dipkarpaz Köyü. Köyün Rum kahvesinde bol köpüklü kahvenizi içerken tavla atanların muhabbetlerine yarenlik edip bölgenin en güzel koylarından Zafer Burnu’na veya Altınkum Sahili’ne geçin. Yolda birbirinden tatlı eşekler arabanıza yanaşıp sizden yolluk isteyecek sakın korkmayın. Günün ikinci yarısında ise Gazimağusa’ya geçip Othello Kalesi, Namık Kemal’in Zindanı ve Lala Paşa Cami gibi yapıları gezip Kapalı Maraş bölgesinde bisiklet kiralayıp gezin. Günün finalini ise Maraş Plajı’nda denize girerek yapın. Eğer deniz sezonu değilse vaktinizi Salamis Antik Kenti ve Aziz Barnabas Manastırı’nı görmekle değerlendirebilirsiniz.

Üçüncü Gün: Lefkoşa

Üçüncü gün artık planda başkent Lefkoşa var. Son güne burayı alma nedenimiz havalimanının da burada olması. Tarihi PTT binası, Arasta Çarşısı ve tarihi hanları, Luzinyan Evi, Kıbrıs Otomobil Müzesi, Derviş Paşa Konağı ve 107 yıllık taş konakta bulunan 1937 tarihli Rüstem Kitabevi Lefkoşa’da görülecek adreslerden sadece birkaçı. Hepsine yarım gün ayırıp akşam da uçağınıza binip dönüşe geçebilirsiniz.

Ta Mısır’dan Fransa’ya Uzanan Miras Zenginliği

Kıbrıs, Akdeniz’deki stratejik konumuyla tarih boyunca bir çok medeniyetin geçiş noktası, ilgi odağı olmuş bir ada ülkesi. Antik dönemlerde Mikenler, Mısırlılar’dan Asurlu’lara, Pers İmparatorluğuna kadar bir çok medeniyetin etkisinde kalıyor. Yerleşiminin M.Ö. 10.000 yılına dek gittiği düşünülüyor. MÖ. 6.000’lerde aldığı göçlerle çanak çömlek yapımı, sonrasında bakırcılık, alet yapımı derken ticari anlamda ekonomisi farklı bir noktaya gelmeye başlıyor.

Kıbrıs M.S. Roma İmparatorluğu’nun etkisine giriyor ve bu giriş ada için önemli dönem noktalarından oluyor. Hem adada Hristiyanlık yayılmaya başlıyor hem de bölge tarım ve ticaret açısından gelişiyor. Orta Çağ boyunca yine Lüzinyanlar ve Venedikliler gibi pek çok medeniyet adaya hakim oluyor ama 1571’de Osmanlı hakimiyetine girene dek Roma İmparatorluğu’na ait kalıyor. Osmanlı döneminde bugünkü Lefkoşa gibi şehirleri kuruluyor. Elbette Hristiyan etkisi zamanla dönüşüyor ve İslam izleri oluşmaya başlıyor. I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla ada Birleşik Krallık’a bağlı bir koloni olarak yönetiliyor. Yine Karmi gibi pek çok köyde yahut şehir düzeninde bunun izlerini görebiliyorsunuz. Sonrası ise zaten malumunuz.

Gelmişken Ne Yemeli? – Eklektik Kıbrıs Mutfağı

Garavolli (Salyangoz)

Hellim peynirinin baş rolü oynadığı Kıbrıs mutfağı zengin tarihi sebebiyle pek çok kültürün izlerini taşıyor. Burada Akdeniz’in ferah lezzetlerinden tutun da Orta Doğu’nun baharatlarına, Rumların zeytinyağlılarından Türklerin hamur işlerine çeşit çeşit lezzeti bir arada buluyorsunuz. Hatta arada çok sürpriz lezzetler de var. İşte bu lezzetlerden birkaçı ve ardındaki hikayeler;

– Hellim Peyniri: Salataların, sandviçlerin ve kallavi bir kahvaltı masasının vazgeçilmezi hellim, Kıbrıs’a özgü yarı sert yapılı bir peynir. Orijinal bir hellimin içinde makbul olan keçi sütü kullanılması fakat günümüzde koyun ve inek sütünden de yapılıyor. Hatta marketlerde gördüklerimiz çoğunlukla inek sütünden. Yüksek ısıya dayanıklı olması sebebiyle ızgarada veya tavada kızartıldıktan sonra erimiyor, şöyle bir suyunu salıp çekip hafif rengi döndükten sonra servise hazır hale geliyor.

– Şeftali Kebabı: Şeftali kebabı hem Kıbrıs türklerinin mutfağında hem de rum mutfağında yeri var. Bize biraz ağır geldi ama deneyin mutlaka. Hayvanın gömleğinden yapılıyor. Et gömleğe sarılıp pişiriliyor. Gömlek ne derseniz, kuzunun göğüs kafesindeki organları karın kısmındaki organlardan ayıran yağlı zarın adı.

Pilavuna

– Pilavuna: Fonetik olarak bizim pilava benzese de hiç alakaları yok. Kendisi Kıbrıs’a özgü geleneksel bir hamur işi. Özelliği içinde hem tatlı hem de tuzlu malzemelerin olması. Kuru üzüm, kuru nane, hellim, talar peyniri, un, süt yoğurt, tereyağı ve damla sakızından, diğer bir deyişle mastikadan oluşuyor. Genellikle kahvaltı masasında bulunuyor ama özellikle Rumlar tarafından Paskalya’da, Türkler tarafından da bayramlarda ve özel günlerde yapılıyor.

– Nor Böreği: Adını hellimin peynir altı suyundan yapılarak elde edilen “nor” peynirinden alan bir Kıbrıs böreği. Un, tuz ve su ile yapılmış klasik bir hamuru ve nor peyniri, şeker ve tarçından oluşan bir iç harcı var. Kızgın yağda kızartıldıktan sonra ister sıcak, ister soğuk tüketilebiliyor.

– Bidda Badadez: Kıbrıs’ın sevilen lezzetlerinden biri olan atıştırmalık bize Patso’nun ekmekle değil de lavaşla yapılan versiyonunu anımsattı. İsmini el açması lavaş yani bidda’dan ve kızarmış patates badadez’den alıyor. En orijinal ve sade hali bu iki malzemeden ibaret fakat hellimli, köfteli ve tavuklu versiyonları da mevcut.

– Ballı Hellim Böreği: Bu da hellim böreğinin tatlı hali. Yufka veya hamura sarılan hellimler tavada kızartıldıktan sonra balla servis ediliyor. Özellikle tatlıyı ve tuzluyu bir arada sevenlerin favori Kıbrıs lezzetlerinden.

– Samsı Tatlısı: Türkiye’de ve Kuzey Afrika’da farklı çeşitleri bulunan tatlının Kıbrıs versiyonu. Ana malzemeleri badem, şeker ve gül suyu. Yapılışında ilk olarak hamur veya yufkanın içine badem dolgulu bir iç harç konuyor. Ardından ister rulo ister muska şekli verilerek yağda kızartılıyor. Gül suyu eklenmiş şerbette biraz bekledikten sonra da yemeye hazır.

– Garavolli: Geldik Kıbrıs mutfağının en sürprizlisine… Kıbrıs mutfağı da aynı mimarisi gibi adaya hükmeden farklı medeniyetlerin izini taşıyor. Kıbrıslı Türklerin de yediği “gravolli” yani saylangoz Orta Çağ’da adayı yöneten Fransızlardan miras. Adada sevilen bir meze. Hatta mezeden de öte çok eskilerde et yerine pilava veya fasulyeye konuyormuş.

– Keçiboynuzu (Harnup): Keçiboynuzu, Akdeniz bölgesinde ve özellikle Kıbrıs’ta yetişen bir bitki türü. Halk arasındaki diğer adı harnup. Doğal şeker, lif, kalsiyum, demir açısından zengin. Sindirimi kolaylaştıran, enerji veren ve bağışıklığı güçlendiren bu bitki İngilizlerin adaya hakim olduğu dönemde Kıbrıs’ın ihracatının yıldızıymış, bu sebeple “Kıbrıs’ın Siyah Altını” diye de biliniyor. Üstelik mücevherlerle olan tek bağlantısı bu değil. Bizim bugün elmasların miktarını belirtmek için kullandığımız “karat” kavramı var ya, o işte keçiboynuzundan geliyor! Etimolojik olarak kökeni Arapça’ya, yani keçiboynuzu anlamına gelen karrat kelimesine dayanıyor. O dönemin insanları keçiboynuzunun tohumları aynı ağırlıkta olduğu için ve hiç değişmediği için bu tohumları mücevherlerin ağırlığını ölçerken kullanıyormuş. Bir keçiboynuzu tohumu 0.2 gramken, zamanla o 0.2 gram da eşittir 1 karat olmuş… Bu da böyle enteresan bir bilgi 🙂

Instagram’a Da Bekleriz

 

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Biz Evde Yokuz (@bizevdeyokuz)

The post KIBRIS’TA GEZİLECEK YERLER appeared first on Biz Evde Yokuz.

]]>
https://www.bizevdeyokuz.com/kibris/feed/ 8